NVIDIA GeForce GTX 470 Test

Haddinden fazla uzun süren bekleyiş nihayet sona erdi. NVIDIA en sonunda DirectX 11 destekli ilk modellerini bugün itibariyle tüm dünyada piyasaya çıkarıyor.

Fermi kod adına sahip olan yeni bir grafik işlemci mimarisi ile üretilen ilk kartlar olan GeForce GTX 480 ve GeForce GTX 470, bugünden itibaren yavaş yavaş raflardaki yerini almaya başladı.

İşte karşınızda GeForce GTX 470

Piyasaya çıkan iki yeni modelden, fiyat/performans oranı ötekisine göre daha iyi olan GeForce GTX 470′in test sonuçlarına ve diğer özelliklerine geçmeden önce, Fermi’nin hikayesini yeniden bir hatırlayalım.

{pagebreak::DX 11 serüveni}

DirectX 11 serüveni

Windows 7′nin piyasaya çıkmasıyla beraber oyun dünyası yeni bir DirectX ile tanıştı. DirectX 11, ışıklandırma ve gölgelendirme efektlerinin yanı sıra Tesselation adı verilen ve kaplamaları daha da detaylandıran bir teknolojiyi beraberinde getirdi.

Tesselation’ın yaptığı etkiyi ejderhanın göğüs kısmında görebilirsiniz

Her DirectX sürümünde olduğu gibi , bunda da ekran kartı üreticilerinin desteği gecikmedi.

Aslına bakarsanız, ekran kartı üreticisi desek daha doğru olur, çünkü ATI kısa bir süre içinde DX11 destekli kartlarını piyasaya çıkarırken, NVIDIA’dan ses seda çıkmadı.

{pagebreak::Fermi’nin duyuruluşu}

Fermi’nin duyuruluşu

ATI, HD 5000 serisinin ilk üyelerini piyasaya sürdükten yaklaşık bir hafta sonra, NVIDIA büyük bir konferans düzenleyerek Fermi adını verdiği yeni grafik işlemci mimarisini tanıttı.

NVIDIA CEO’su, Fermi tanıtımında

Bu tanıtımdan sonra NVIDIA çok uzun bir süre sessiz kaldı. ATI, HD 5000 serisinin her seviyeden üyelerini bir bir piyasaya sürerken, NVIDIA sadece arada sırada Fermi ile ilgili duyurularla yetindi.

Yapılan bu duyuruların ortak özelliği NVIDIA’nın Fermi’nin çok üstün bir mimari olduğunu ve rakiplerinin çok ilerisinde, hatta iki katı daha iyi performans göstereceğini iddia etmesiydi.

{pagebreak::Ertelenen tarihler}

Ertelenen tarihler

NVIDIA’nın sürekli yeni iddialar ortaya atıp, ortaya herhangi bir kart çıkarmaması, ATI’nin pazarda tek başına kalmasını sağladı. Fermi kartlarının piyasaya çıkış tarihi hakkında çok sayıda söylenti ortaya atıldı.

Önce 2009’un sonlarına doğru piyasaya çıkacağı söylenen, daha sonra Ocak ayına denilen, ancak en sonunda 2010’un ilk çeyreğinde denilerek belirli bir zaman belirtilmeyen Fermi’lerin, ne zaman çıkacağı ancak Şubat ayının sonunda belli oldu.

Kart piyasaya çıkana kadar çeşitli fuarlarda demolar gösterildi

NVIDIA, ATI Radeon HD 5870’in piyasaya çıkmasından tam 6 ay sonra, 26 ve 27 Mart tarihlerinde GTX 400 serisi kartlarını piyasaya çıkaracağını açıkladı.

Ve en sonunda o gün geldi çattı. Uzun bir süredir, çok laf az iş politikası yürüten ve beklentileri inanılmaz şekilde artıran NVIDIA’nın, DirectX 11 destekli ilk kartları er meydanına çıktı.

{pagebreak::Yeni mimari ve teknik özellikler}

Yeni mimari ve teknik özellikler

Sonuçlardan önce GTX 470′in sahip olduğu teknik özelliklerden bahsetmemek olmaz.

40 nm mimarisine sahip GF100 adlı bir GPU’yu barındıran kartta tam tamına 3 milyar 200 milyon adet transistor bulunuyor. GTX 470’in bünyesinde yer alan GF100, 607 MHz frekansta çalışıyor.

448 adet shader’ı bünyesinde barındıran kartta 837 MHz’de çalışan 1280 MB GDDR5 bellek yer alıyor. Belleğin frekansı rakiplerine göre düşük olsa da, 320-bit’lik arayüz ile bu açık kapatılıyor.

GTX 470’te 3 milyar 200 milyon adet transistor bulunuyor

Kartın sahip olduğu özelliklerin biraz enteresan olduğunu söylemek gerek. 1280 MB bellek, 320-bit bellek arayüzü, 607 MHz GPU ve 837 MHz bellek hızları, daha önce görmeye alışık olduğumuz türden seviyeler değil. Bunların bazılarının ortalamanın üzerinde, bazılarının da altında olduğunu belirtmek gerek.

Şimdi, GeForce GTX 470′in, NVIDIA’nın iddialarını gerçekleştirebilen bir kart olup olmadığını görelim.

{pagebreak::Test sistemi}

Test sistemi

Anakart: Asus P6T Deluxe
İşlemci: Intel Core i7 XE 965
Bellek: 2 x 2 GB Kingston 1333 MHz DDR3
Güç kaynağı: Thermaltake 750 watt
Sabit disk: Seagate Barracuda 1,5 TB
Optik Sürücü: LG 22X DVD yazıcı

{pagebreak::3DMark Vantage}

{GRAPH::531}

{GRAPH::532}

{GRAPH::533}

{GRAPH::534}

{pagebreak::Crysis}

{GRAPH::535}

{GRAPH::536}

{GRAPH::537}

{pagebreak::FarCry 2, World in Conflict, Dirt 2}

{GRAPH::538}

{GRAPH::539}

{GRAPH::550}

{pagebreak::Call of Juarez}

{GRAPH::540}

{GRAPH::541}

{pagebreak::Unigine Heaven 2.0}

{GRAPH::542}

{GRAPH::543}

{GRAPH::544}

{GRAPH::545}

{pagebreak::STALKER Call of Pripyat}

{GRAPH::546}

{GRAPH::547}

{GRAPH::548}

{GRAPH::549}

{pagebreak::Sıcaklık}

{GRAPH::551}

{pagebreak::Sonuçların gösterdikleri}

Sonuçların gösterdikleri

GeForce GTX 470′in ortaya koyduğu performansı iki açıdan değerlendirmek gerekiyor. DirectX 11 performansı ve diğerleri şeklinde değerlendirmek, bu kart hakkında daha sağlıklı fikir edinmemizi sağlayacaktır.

Kartın DX11 performansı gayet iyi

Ürün sıralamasına baktığımız zaman, GTX 470′in esas rakibi HD 5850 olarak gözüküyor. DX11 performansına baktığımızda, NVIDIA’nın iyi bir iş çıkardığını söylemek gerek. Kart genelde, hem HD 5850′ten, hem de bazı testlerde HD 5870′ten daha iyi sonuçlar verdi.

Ancak bu farkların, özellikle oyunlarda, çok büyük olmadığını söylemeliyiz. Yani ortada NVIDIA’nın iddia ettiği gibi iki kata varan performans farkları bulunmuyor. Heaven benchmark dışında ortada çok önemli bir fark yok.

{pagebreak::DirectX 11 olmayınca}

DirectX 11 olmayınca

DirectX 11 dışındaki testlerde ise GTX 470′in bizleri çok da fazla etkilemediğini söylemek gerek.

3D Mark gibi sentetik testlerin yanı sıra, Crysis gibi önceki nesli zorlayan oyunlarda kart, HD 5870’in gerisinde kalmasının yanı sıra, HD 5850’ye de geçildi. Ayrıca HD 4870 X2 ve HD 4890′ın da zaman zaman GTX 470 ile yakın olduğunu gördük.

Kart, DX11 dışındaki durumlarda zorlanıyor

NVIDIA’nın önceki nesil kartlarına baktığımız da ise, DirectX 11 dışındaki durumlarda GTX 470′in GTX 285 ve GTX 275 ayarında bir kart olduğunu söylemek mümkün.

{pagebreak::Üç önemli nokta}

Üç önemli nokta

Genel olarak baktığımızda GeForce GTX 470′in gerçekten üst seviye bir ekran kartı olduğunu söyleyebiliriz. Kart, özellikle DX 11 destekli uygulamalarda, zaman zaman HD 5870′i bile performans açısından zorlayabiliyor. Peki ne karşılığında?

GTX 470′in üç önemli sıkıntısı var. Birincisi, DX11 dışındaki durumlarda çok da etkileyici bir performans gösterememesi. Piyasadaki DX 11’li oyun sayısına baktığımızda, burada gösterilen performansın şu an için çok da önemli olmadığını söyleyebiliriz. Ayrıca, DX 11’de de kart rakiplerinden, iddia edildiği gibi büyük bir fark yaratamıyor.

GTX 470 ortalamanın üzerinde ısınan bir kart olmuş

Isınma ve fiyat

İkinci sorun ise ısınma. GTX 470, bazı kartların ağır yük altında ulaştığı sıcaklığa, işletim sisteminde hiçbir şey yapmazken ulaşıyor. Kart, Crysis Warhead’de 74, Unigine Heaven’da 83 derece sıcaklığa kadar çıktı. Bu durum, çok büyük bir sıkıntı yaratıyor. Öyle ki birkaç kez sistemin kilitlendiğine şahit olduk.

Üçüncü ve belki de en büyük sorun ise fiyat. GeForce GTX 470′in 600$’a yaklaşan fiyatı gerçekten dudak uçuklatıyor. Çift GPU’lu HD 5970’in 750 $, HD 5870’in 500 $, HD 5850’in ise 400 $ olduğu düşünülürse, benzer bir performans için yaklaşık 100 $ daha fazla vermek, çoğu kişinin işine gelmeyecektir.

{pagebreak::Beklediğimize ne kadar değdi?}

Beklediğimize ne kadar değdi?

Neredeyse bir senedir üst seviye ekran kartı çıkarmayan, en büyük rakibinin DX 11 destekli ilk kartından altı ay sonra GTX 400 serisini piyasya süren NVIDIA’nın, geçen bu uzun süreyi teknik olarak çok iyi değerlendirebildiğini söylemek zor.

Fermi tabanlı kartların devrim yaptığını söylemek zor

NVIDIA, altı ay geriden geldiği için DX 11 trenini çoktan kaçırmış bile olabilir. Sistemini yeni nesile geçirmek isteyen çoğu insan çoktan ATI HD 5000 serisine geçti. NVIDIA’yı bekleyenler ise, keşke bu kadar çok beklemeseydik diyebilirler.

İlk duyurulduğu günden beri çok üstün olacağı belirtilen Fermi’nin, iyi fakat, söylendiği kadar muhteşem olmaması, NVIDIA’nın başını ağrıtabilir.

:: GeForce GTX 470’in gösterdiği performans hakkında ne düşünüyorsunuz?

iPad Uygulamaları Ortaya Çıkmaya Başladı!

Apple‘ın merakla beklenen yeni ürünü iPad, piyasaya sürüleceği gün yaklaştıkça kullanıcıları heyecanlandırmaya devam ediyor.

Teknoloji meraklıları iPad ile ilgili olabilecek her detayı pür dikkat araştırırken, bir teknoloji sitesi iTunes bünyesinde “Onaylanan Uygulamalar” isimli bir bölüm keşfetti. Bölümde yer alan uygulamaların ise başında HD veya XL ismi yer alıyor.

Henüz bu kısaltmaların tam olarak ne anlama geldiği bilinmese de, iPad için özel üretildiği anlamına geldiği düşünülüyor. Resmi olarak iPad için yayınlanacağı belli olan uygulamalar ise şunlar:

– Ammoin HD
– Azkend HD
– Flight Control HD
– Grind HD
– HD Recovery
– Labyrinth 2 HD
– NBA Hotshot HD
– Numba HD
– Plants vs. Zombie HD
– Sparkle HD
– Worms HD

:: iPad uygulamalarının iPhone veya iPod Touch ürünlerinde çalıştırılamaması sizce doğru bir tercih mi?

Xbox 360’a USB Desteği Nisanda!

Microsoft’un, başarılı oyun konsolu Xbox 360 için yeni planlar yaptığını, bu planlardan birinin de konsola USB desteği olduğunu sizlere geçtiğimiz günlerde belirtmiştik.

Xbox Live kullanıcılarının bu destek için çok fazla beklemesine gerek yok gibi gözüküyor. Zira USB desteğinin 6 Nisan‘da yeni bir güncellemeyle geleceği açıklandı. Açıklama resmi olmasa da, firmadan kimsenin yalanlamaması ve güvenilir kaynakların tarihi doğrulaması, kullanıcıların içini rahatlattı.


Resmi açıklama gelmemiş olsa da, bu görseller firma tarafından yayınlandı

Bu destek sayesinde Xbox Live kullanıcıları, kullanıcı profillerini, save dosyalarını, çeşitli verilerini Xbox konsolu üzerinde değil de USB belleğinde saklayabilecek. Böylece diğer Xbox 360 konsolları açısından mobil kullanıcı olacak.

:: Sizce Xbox 360 bu adımıyla birlikte başarısını 2010’da da sürdürebilir mi?

Google’dan Fiber Ağ Projesi!

İleri gelen yazılım ve teknoloji firmalarından biri olan Google, fiber ağ işine girmeye hazırlanıyor. Firma, resmi blog’unda yayınladığı yazıda, kendi geliştirdikleri bir fiber-optik network programı üzerindeki çalışmalarına hız vereceğini belirtti.

#http://video.shiftdelete.net/y/bb05c131cee373e2edd8636b40083e5c.flv#

Geçtiğimiz ay içerisinde de ultra yüksek güçte bir ağ kurmayı planladığını açıklayan Google‘ın, bu amacının fiber ağ ile ilgili olduğu da ortaya çıkmış oldu. Firma, 50.000 ile 500.000 arasında kullanıcının bu ağlardan yararlanabilmesini umuyor.

Firma ilk aşamada Google ana binasının bulunduğu şehirde denemeleri başlatacak. Proje tamamlandığında ise her kullanıcı, 1 Gbps hızla internete erişebilecek.

:: Google’ın bu çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Telefonunuza Yeni Bir Görünüm Kazandırın

iPhone’un başarılı görsel arayüzü, geliştiricilerin de beğendikleri her yönünü üçüncü şahıs yazılımlar ile diğer mobil platformlara aktardığı bir duruma dönüştü. Buradan hareketle yola çıkan bir mobil yazılım olan vMenu, Symbian’ın alışıldık klasörler ile ayrılan görünümüne farklı bir soluk getiriyor.

vMenu, bir takım ayarları tanımlı hale getirerek hem kullanım kolaylığı sağlayan hem de telefonunuzdaki tüm işlevlere kolayca erişebilmenize olanak tanıyan, kullanımı da son derece keyifli bir mobil yazılım. Uygulamanın İngilizce ve Çince olarak iki farklı dil seçeneği bulunuyor. Kurulumun ardından karşılaştığınız ilk sorguda, ön tanımlı internet erişim noktasını seçmeniz isteniyor.

{pagebreak::Menu Görünümü ve Kinetic Scrolling Desteği}

Menu Görünümü ve Kinetic Scrolling Desteği

Yazılım kendi arayüzünden yeni bir menu oluşturuyor. Klasörlerin yer almadığı bu seçenekte telefonunuzdaki tüm işlevlere ulaşmak için özel ekranlar oluşturuluyor. iPhone’da olduğu gibi bu ekranlar arasında kolaylıkla geçiş yapabiliyorsunuz.

{pagebreak::Menü Öğelerini Düzenleme}

Menü Öğelerini Düzenleme

Ekranda herhangi bir noktaya uzun süreli baskı uygularsanız, ekran öğelerini düzenleme moduna geçmiş oluyorsunuz. Buradan istediğiniz öğeyi tıklayarak silebilirsiniz. Ekranın en üstüne konumlandırılan iki ayrı seçenek göreceksiniz. Buradan sol kısımda yer alan seçeneğe tıkladığınız takdirde düzenleme modundan çıkabilir, sağ kısımdan ise ekrana yeni simgeler ekleyebilirsiniz.

{pagebreak::Ayarlar}

Ayarlar

İlk ekranda yer alan vSettings adımından yazılıma dair bir iki küçük ayarı değiştirebiliyorsunuz. Ön tanımlı tarayıcının seçimi, giriş sayfası belirleme, erişim noktası seçimi, otomatik başlatma özelliği ayarlarını buradan düzenlemeniz mümkün.

Symbian OS9 çekirdeğini taşıyan tüm dokunmatik ekranlı akıllı telefonlarda çalışan yazılıma burada yer alan SDN Download sayfalarından hemen ulaşabilirsiniz.

:: Yazılımda karşılaştığınız sorunları SDN Forumlarında paylaşın.

Sling Player Yakında Android’de

Evinizdeki televizyona bağlanan küçük bir cihaz SlingBox. Bu küçük kutu sayesinde evinizdeki televizyon sisteminin tüm nimetlerinden, nerede olursanız olun internet üzerinden faydalanabilmeniz mümkün hale geliyor.

Ülkemizde de satışa sunulan cihaz, akıllı telefonlar için de çeşitli yazılımlara sahip. Bu sayede zaman ve mekân sınırı olmadan mobil cihazınızdan istediğiniz televizyon kanallarını izleyebilmeniz mümkün hale geliyor. Daha önce iPhone versiyonu ile epey ilgi gören Sling Player şimdi de Android kullanıcılarını sevindirmeye hazırlanıyor. Kısa süre içersinde Android işletim sistemine sahip telefonların hizmetine sunulacak olan Sling Player, 3G yahut Wi-Fi üzerinden Sling Box’a bağlanabilmenize de olanak tanıyacak.

:: SlingBox türevi teknolojilerin geleceğin teknolojisi olarak nitelendirilmesini doğru buluyor musunuz?

Emek Koruyan Web Sitesi

Fikir ve sanat hırsızlığının tarihi neredeyse, insanlık kadar eski. En ünlü yazar ve besteciler bile önemli eserlerinin çalınmasından şikayet etmişlerdir. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte ise, sanal dünyada yayınladığınız eserlerinizin başkalar tarafından izinsiz kullanılması çok daha kolay bir hale geldi.

Teknoloji kendi yarattığı sorunu çözmek için yeni bir iş kolu oluşturuyor. Sanal imzayla birlikte özel bilgilerinizi daha güvenli hale getirebilirsiniz.


Adobe’un hazırladığı site oldukça ilginç animasyonlara sahip

Dijital imza hırsızlığa karşı koruyor

Adobe bu sistemin yaygınlaşması için özel bir web sitesi hazırladı. Emeginikoru.com adlı site, Flash animasyonu desteğiyle bu yeni sistemin nasıl çalıştığını anlatıyor.

Temel olarak sistem, sahip olduğunuz belgeleri ISO dosyası haline getiriyor. Bunu yaparken de, Adobde‘dan satın aldığını özel dijital imzanızı kullanıyor.(Başarı Hikayesi: Sahiplen.com)

Herhangi bir sorun yaşadığınız zaman ise, Adobe bu imza sayesinde eser üzerinizdeki hakkınızı kanıtlamanızı sağlıyor. Sistem hakkında detaylı bilgi için bu linke tıklayabilirsiniz.

::  Fikir ve sanat eserlerinizi korumak için bu sistemi kullanır mısınız?

 

Türkiye’nin İlk 3D TV’si

LG’ye özel IOP(Integrated Optical Plate) panel teknolojisi ile geliştirilen ve her noktayı kaplayan arka LED aydınlatmaların yer aldığı tek teknoloji olan LG Full LED Slim 3D TV, 400 Hz hızı sayesinde pazardaki en gerçekçi ve en akıcı 3D görüntü deneyimini yaşatıyor (En İyi Kameralı Telefonlar).

Olağanüstü netliğe sahip 3D görüntü kalitesinin ardında TruMotion 400Hz teknolojisinin yanısıra, 10,000,000:1 dinamik kontrast oranı da yer alıyor. LG Full LED Slim 3D TV, tam anlamıyla izleyicilerini aksiyonun kalbine götürüyor.

LG, geliştirdiği dünyanın tek 400 Hz hızına sahip Full LED Slim 3D TV’sini 20 Nisan 2010 tarihinde Türk kullanıcılarının beğenisine sunacak.

 

LG’nin geliştirdiği ve televizyon dünyasındaki yaklaşımları tamamen değiştirecek yeni INFINIA Serisi’nin 3D özellikli öncü modeli, sadece 22.3mm olan ince gövdesi ve mükemmel 3D görüntülere izin veren 8.5mm süper dar çerçevesi ile dikkat çekiyor (GSM Sektöründe Bir İlk).

LG Full LED Slim 3D TV ayrıca başka bir “ilk”e daha imza atıyor. Çoklu Resim Formatı’nı destekleyen ürün, kullanıcılara 3D içerikler yaratmalarına imkan tanıyor. Kullanıcılar 3D kameralarıyla çektikleri görüntüleri PC’de dönüştürmek zorunda kalmadan LG 3D TV’den izleyebiliyor.

LG 3D TV ile birlikte sunulan 3D Gözlük, USB üzerinden şarj edilebiliyor ve 40 saat kesintisiz izleme keyfi sunuyor.

:: 3D teknolojisini oturma odasına neden taşımak istersiniz?

İnternet Doğayı koruyabilir mi?

Earth Institude ve Ericsson‘un birlikte New York‘ta düzenlediği State of the Planet (Gezegenin Durumu) konferansı geçtiğimiz günlerde gerçekleşti. Toplantı konuşma yapan Ericsson yöneticilerigelişen dünyanın en büyük ihtiyacının telekom sektörü olduğunu açıkladı. Bu doğrultuda firma, Milenyum Gelişim Hedefleri (MGH), adlı bir proje başlatıyor.

Ericsson‘a göre günümüzde 4.6 milyar olan cep telefonu kullanıcı sayısı önümüzdeki beş yıl içerisinde 7 milyara yükselecek.

İnternetin yaygınlaşması karbon miktarını azaltır

Telekomünikasyonun ekonomik canlanma üzerindeki rolü üzerinde duran yöneticiler, dünya çapında hükümetlerin mevcut finansal kriz ortamından çıkmak için altyapı harcamalarının öneminin giderek daha çok farkında olduğunu vurguladı.

Firmanın görüşüne göre 21. yüzyılda düşük karbon ekonomisine ulaşmak için ilk şart olarak  genişbant teknolojilerini kullanmak gerekiyor. Telekominakasyon yöneticilerinin görüşüne göre, eğer devlet hizmetleri ve  taşımacılık gibi hizmetler internet üzerinden yapılabilir hale gelirse ekonomi ve doğal sorunlar çözülebilir.

:: Telekom şirketlerinin bu iddiasını gerçekçi buluyor musunuz?

 

Supreme Commander 2 PC İnceleme

Puan: 7.3/10

Geçmişte Dungeon Siege serisi ve Demigod gibi yapımları geliştiren Gas Powered Games imzalı Supreme Commander 2, 2008’den bu yana geliştiriliyordu. İlk oyunun bittiği yerden sonrasını konu alan yapımda, United Earth Federation, Cybran Nation ve Illuminate‘in arasındaki savaş yeniden alev alır ve Supreme Commander 2 bu noktadan hayatımıza girer…

Supreme Commander’ı seriye taşıyan yeni yapım da, sistem ihtiyacı bakımından ilki gibi orta seviyedeki makineleri zorluyor. Bu yüzden sisteminize güvenmiyorsanız, oyunun Campaign ya da Skirmish moduna girmeden önce Options’ı ziyaret etmenizde fayda var. Detaylı sayılabilecek görüntü ayarlarında performansı etkileyecek müdehaleler yaptıktan sonra, yapımın senaryosunda vakit geçirmeye hazırsınız demektir.

{pagebreak::Herkes Strateji Oyunu Oynamayı Öğrenecek}

Herkes Strateji Oyunu Oynamayı Öğrenecek

Sanırım yapımcılar, “Herkes strateji oyunu oynamayı öğrenecek” sloganıyla işe başlamış! Zira Campaign’e girdiğinizde kendinizi zorunlu olarak tutorial modunda buluyorsunuz ve sıkıcı öğrenme süreci başlıyor. Eğer daha önce strateji oyunu oynamadıysanız, bu bölüm gerçekten yararlı. Ancak biraz türün yapımlarıyla haşır neşir olanlarınız varsa, zaten tutorial’da bahsedilenleri gözü kapalı yapacaktır.

Maalesef üniteyi seçmek de dahil olmak üzere, bir dizi gayet bilindik eylemi yaptıktan ve uzun uzun açıklamalarını dinledikten sonra Supreme Commander 2’deki serüvene ilk adımımızı atıyoruz.

{pagebreak::C&C Benzerliği}

C&C Benzerliği

Serinin bu oyunu, menülerinden tutun da, birimlerine ve hatta görsellerine kadar birçok detayıyla Command & Conquer 3’e (C&C3) benziyor. Ancak birkaç yıl evvel satışa sunulmasına karşın C&C 3, bina yıkılmaları gibi anlarda Supreme Commander 2’den daha başarılı gözüküyor…

Yeni yapımda bir numaralı kaynağımız Mass. Bunu kazanmak için Mass Extractor kurmanız gerekiyor. Tabii tüm bu inşaat işini başlatanın ACU adı verilen dev robot birimi olduğunu hatırlatalım. Ana binanızı ACU ile kuruyorsunuz, devamını ise inşaat birimleri hallediyor. Ekranın altındaki bar’da bulunan seçenekler (Basic, Advanced, Expermentals) sayesinde, karargahınızı kuruyorsunuz.

{pagebreak::Büyük Ordular}

Büyük Ordular

Başlangıçta sınırlı sayıda birim üretebilirken, ilerledikçe hemen her strateji oyununda olduğu gibi daha çok birim çıkarma imkanınız oluyor. Maalesef yapımın en büyük problemi burada başlıyor. WarCraft tarzı stratejinin ön planda olduğu bir yapımdansa, birim çokluğuna dayalı bir tarzı var Supreme Commander 2’nin. Yani çok fazla taktik yapmanıza gerek kalmadan, kalabalık bir şekilde düşmana saldırıp, onu yok edebiliyorsunuz.

Hatta çoğunlukla işler böyle yürüyor. Maalesef öyle çok iyi bir birimler arası denge filan beklemeyin. Her ırkta bulunan 6’şar görev boyunca, kalabalık bir ordu kurmanız işin büyük bir kısmını aşmanız anlamına geliyor…

{pagebreak::Detay Yoksunluğu}

Detay Yoksunluğu

Görsel olarak Supreme Commander 2, günümüz grafik teknolojilerinin geldiği noktadan biraz uzakta. Başta da dediğim gibi, grafiksel olarak Command & Conquer 3’ü (C&C3) andırıyor ama C&C3’den daha başarılı görsellere sahip sayılmaz. Gelişmiş zoom özelliği sayesinde haritaya ve birimlere yakından bakabiliyorsunuz. Bu anlarda görsellerin detay seviyesi moralinizi bozabilir.

Dev haritalar göze hoş gelse de, bazıları biraz fazla boş. Dikkatli incelerseniz, aslında üzerlerinde kayda değer bir şey olmadığını görüyorsunuz. Buna karşın haritada iki büyük ordunun birbiriyle savaştığını izlemek gayet keyifli. Genel olarak bakıldığında yapımcıların grafiklerden çok oynanışa ağırlık verdiği görülüyor. Hatta bu sebeple görselleri detaysız bile hazırladıkları söylenebilir.

{pagebreak::Savaşın Sonu}

Savaşın Sonu

Sesler ve müzikler açısından da parlak bir oyun değil Supreme Commander 2. Klasik atmosferi tamamlayan işitsel öğeler, akılda kalıcı melodiler sunmuyor. Yani oynadığınız bölümün dramatik yapısına pek bir katkı yaptıkları söylenemez.

Genel olarak bakıldığında Supreme Commander 2, strateji oyunu tutkunları için çok iyi bir başlık sayılmaz. Ancak ilk yapımı beğenenler ve fütüristik bir serüven yaşamak isteyenler için ideal bir yapım. Eğer oynayacak RTS (Real Time Strategy – Gerçek Zaman Strateji) bulamıyorsanız, öyleyse Supreme Commander 2 imdadınıza yetişebilir. Ancak yine de Command & Conquer 4’ü beklemenizde yarar var.

Puan: 7.3/10

:: Supreme Commander 2 hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Avrupa’nın En Şeffaf Şirketlerinden Biriymiş?

Turkcell, 23 Mart tarihinde Amsterdam’da gerçekleşen IR Global Rankings ödül töreninde “Kamuya Yapılan En İyi Finansal Bilgilendirme” dalında ödül kazandı.

Alanında en prestijli oluşumlardan biri olarak kabul gören IRGR ödüllerine bu sene aralarında Microsoft, IBM ve Procter & Gamble gibi dünyanın önde gelen kurumsal isimlerinin de yer aldığı 503 şirket katıldı. Bu şirketler coğrafi bölgelerine göre beş gruba ayrıldı. Turkcell, Avrupa bölgesinde Deutsche Telekom, Credit Suisse, Bayer ve BP gibi önde gelen şirketler arasında değerlendirilerek ödüllendirildi (Turkcell Akademi’ye Büyük Ödül).

Turkcell‘in ödüle layık görüldüğü “Kamuya Yapılan En İyi Finansal Bilgilendirme” dalında şirketlerin finansal bilgilerini nasıl açıkladıkları belirleniyor ve derecelendirme yapılıyor.

 

Turkcell, 5 kişilik teknik komite tarafından bu kriterlere göre değerlendirilerek ödüllendirildi.

 

Bu değerlendirmede açıklamanın içeriğine ve açıklanan bilgilerin kamuoyuna genel olarak nasıl sunulduğuna bakılıyor. Yapılan analizde, her katılımcının son finansal açıklamasına ilişkin olarak finansal olmayan işletme bilgileri, gelir tablosu, bilanço ve ilgili kalemler, nakit akışı, yönetim analizleri, konferans görüşmeleri ve sunumlar gibi başlıklar altında sağlanan bilgilerin kalitesi esas alınıyor (Turkcell’e ABD’den Ödül).

:: Turkcell’in aldığı ödüller hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın?

Symbian’ın Büyük Ayıbı!

Symbian^3 konusundaki çalışmalarına bir süredir devam eden Symbian Vakfı, ülkemizde de en çok tercih edilen mobil işletim sistemi. Nokia başta olmak üzere, Samsung ve Sony Ericsson gibi dev isimler, Symbian’lı akıllı telefonları ile bu alanda rol oynayan isimler. Açık kaynak kod olmasının ardından geliştiricilere daha fazla özgürlük vaat eden işletim sisteminin son hamlesi ise bir hayli ilginç.


Geliştirici araçlarını yüklemeye çalıştığınızda bu hata ile karşılaşıyorsunuz.

Buna göre Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bir takım ülkelerde Symbian için yazılım geliştirmek mümkün olamayacak. Symbian Vakfı resmi sayfalarına girdiğinizde, bulunduğunuz konumdan dolayı Symbian^2 geliştirme araçlarını indirmenizin mümkün olamadığına dair bir hata mesajı ile karşılaşıyorsunuz. Tüm Avrupa Birliği ülkelerinin yer aldığı listede, Singapur, Tayvan, Vietnam, Meksika, Malezya, Hindistan, İsrail gibi ülkelerin var olmasına karşın Türkiye’den erişime engel konuluyor. Symbian Vakfı cephesinden ise şu ana kadar konu hakkında herhangi bir açıklama yapmadı.

:: Bu durum Symbian’a olan tavrınızın değişmesine sebep olur mu?