Twitter Listenizden Arkaplan Oluşturun!

Twitter’ın popülerliği giderek artıyor. 140 karaktere dünyaları sığdıran kullanıcılar için Twitter uygulamaları da bitmek bilmiyor.

Son olarak Twilk adlı bir site, kullanıcıların Twitter hesaplarının arkaplanına şık bir yenilik ekleyerek adını duyurdu.

Twilk’in yaptığı iş, takip listeniz ve takipçi listenizdeki kullanıcıların profil fotoğraflarını toplayarak bir mozaik oluşturuyor ve bunu sizin sayfanıza arkaplan olarak yerleştiriyor.

Twitter’da arkaplan görseli arayanlar için farklılık olacağı kesin.

Site için: http://twilk.com/

:: Twilk hoşunuza gitti mi?

Twitter’dan İlginç Tavsiye

Sosyal paylaşım dünyasına mikroblog kavramını katan ve hızla büyümeye devam eden Twitter‘ın CEO’sundan ilginç bir tavsiye geldi. Twitter CEO’su Evan Williams, kullanıcılarından Twitter’ı bir amaç değil araç olarak görmelerini rica etti.

Günlük işlerini bir kenara atıp, sanal dünya ile fazla içli dışlı olmamaları konusunda da bir takım uyarılarda bulunan Williams’ın bu isteği Twitter’ın gerçekten başarıya ulaştığını ve kullanıcı sayısı konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamadığını gösteriyor.

:: Sanal dünyada çok fazla vakit öldürüp, gerçek dünyadan kopuyor musunuz?

Command & Conquer 4 Hayal Kırıklığı mı?

Command & Conquer 4, efsanevi serinin ve tarihin en sevilen kötü adamlarından Kane’in son yapımı olacak. Hikaye, bu yapımla tamamlanacak.

 

Fakat işler hiç ama hiç iyi gitmiyor. Gamespot ve ona yakın otoriteler, strateji fenomenine 7.0 seviyesinde notlar vermiş. Bu notlar, pek de fena sayılmaz. En azından “oynanabilir bir yapım” olduğunu gösterir. Fakat bu servisleri takip eden kullanıcılar, o kadar cömert değil. Çoğu C & C 4’e, 10 üzerinden 5’i bile layık görmüyor. Oyunseverler olarak tek isteğimiz, ilk izleminin yanıltıcı olması.

:: Sizce tarihin en iyi strateji oyunu hangisi?

Google Çok Ama Çok Kızgın

Google Nexus One satışları, kesinlikle iyi gitmiyor. Rakipler milyonları görürken, Nexus One yüzbinlere şükreder halde. Peki bunun sorumlusu ne veya kim?

 

Google’ın yeterli reklamı yapamadığı aşikar. Fakat, kullanıcılardan sıkça şikayet alan bir servis sağlayıcı işleri iyice kötüleştiriyor: AT&T. AT&T, servis anlayışı bir ara iPhone kullanıcılarını bile cihazlardan soğutmuştu. Çekmeyen telefonlar, berbat 3G servisleri ve daha nicesi gerçekleşmişti. Google, akıllıca bir hamleyle AT&T’den bırakarak T-Mobile ile anlaştı.

:: Sizce Nexus One, “Satış açısından” neden başarısız?

Motorola Droid, Apple’ı Solladı!

Motorola Droid, Google Nexus One ve Apple iPhone. Bu üçlünün ortak yanı ne mi? Akıllı telefon pazarının önemli oyuncuları olmalarından başka bir ortaklıkları yok.

 

Google Nexus One, hala hayal kırıklığığı yaratıyor. Nexus One, 75 Günde 135.000 adet sattı. iPhone ise 1 milyonla onu satış anlamında ezdi. Bu noktada devreye Motorola girdi. Motorola, 1.100.000 adetlik Droid satışı gerçekleşerek hem maddi krizi geride bıraktı, hem de lider oldu.

:: Sizce en iyisi hangisi: Motorola Droid mi, Nexus One mı, iPhone mu?

İş Arkadaşınızı Çıldırtacak Şakalar

İş yeriniz sıkıcı bir yerse, onu neşelendirmek için yapabileceğiniz bir iki ufak numara öğrenmeye ne dersiniz?

Bilgisayarının başından kısa bir süreliğine ayrılan zavallı iş arkadaşınızı, geri döndüğünde çıldırtmak aslında çok kolay. Sadece birkaç küçük hamle ile, arkadaşınıza şaka yapıp, olanları keyifle izleyebilirsiniz.

İş arkadaşlarınızı çıldırtmak ister misiniz?

Çoğunluğu Windows kullanıcıları için olan bu şakalardan bakalım hangisini beğeneceksiniz? İlerleyen sayfalarda anlatılanlar Windows Vista menülerine göre anlatıldı. XP ve 7 kullanıcıları da benzer yöntemlerle bu şakaları yapabilir.

{pagebreak::Geçici çılgınlık}

Geçici çılgınlık

Windows, sisteminizde yaptığınız işlemlerle ilgili detayları ve kayıtları geçici olarak TEMP adlı klasöre kaydeder. Bu klasörün içeriği, sizin bilgisayarınızla yaptığınız şeylere göre sürekli artar ve değişir.

İçinde gerekli, gereksiz birçok dosya barındıran bu klasör, gözlerden uzak bir yerde bulunduğu için sizi rahatsız etmez. Sadece arada sırada temizlemeniz gerekir, o kadar.

Peki, bu geçici dosyalar TEMP klasörü yerine masaüstüne kaydedilseydi ne olurdu? Masaüstünde çılgınca bir dosya kalabalığı olacağını söyleyebiliriz. İlk şakamızın konusunu da bu oluşturuyor.

Değişken değerini değiştirmeden önce eskisini kaydetmeyi unutmayın

Şaka yapmak istediğiniz arkadaşınızın bilgisayarında, Bilgisayarım simgesine sağ tıklayın, oradan özellikler kısmına gelin. Burada sol tarafta yer alan “Gelişmiş sistem ayarları” bölümüne tıklayın. Açılan pencerede alt tarafta bulunan Ortam Değişkenleri kısmına tıklayın.

Üst kısımda TEMP yazan bölümü seçin ve altta Düzenle butonuna tıklayın. Burada değişken değeri kısmını C:/Documents and Settings/All Users/Desktop olarak değiştirin.

Bunu yaptıktan sonra sistem TEMP dosyalarını masüstüne kaydetmeye başlayacak. Bu da muhtemelen arkadaşınızı çıldırtacak. Ancak bunu yapmadan önce, değişken değeri kısmında yazan şeyi kaydedin ki, şakayı geri çevirebilesiniz.

{pagebreak::Baştan başlatma}

Baştan başlatma

Şaka yapmak istediğiniz kişi, belli bir programı çok sık kullanıyorsa, bu şaka için biçilmiş kaftan demektir.

Sık şekilde kullanılan bu programın kısayolunu bilgisayarı kapatacak şekilde ayarlarsanız, şaka yapılan kişi siz söyleyene kadar neyin yanlış gittiğini anlayamayacaktır.

Hedef bölümünü değiştirin

Bunu yapmak ise gayet basit. Kullanmak istediğiniz yazılımın masaüstündeki kısayoluna sağ tıklayın ve özelliklere girin.

Burada bulunan hedef kısmına %windir%system32shutdown.exe -r -t 00 yazın. Böylece, bundan sonra, şaka yaptığınız kişi bu programın kısayoluna çift tıkladığında, bilgisayarının kapandığını görüp, ne yapacağını şaşıracak.

{pagebreak::Kablosuz farenin peşinde}

Kablosuz farenin peşinde

Bu şakayı yapmak için sahip olmanız gereken tek şey, alıcısı kuvvetli olan bir kablosuz fare. Kablosuz farenin alıcısının küçük olmasına dikkat ederseniz, şakanın ömrü daha uzun olabilir.

Yapmanız gereken şey ise, alıcıyı şaka yapmak istediğiniz kişinin bilgisayarına takmak. Bir bilgisayara birden fazla fare takıldığında, sistem ikisini birden algılıyor ve imleci iki farenin de hareket ettirmesine olanak tanıyor.

Bu şaka için alıcısı güçlü bir kablosuz fareye ihtiyacınız var

Böyle olunca, sistemine bir tane daha fare takılı olduğunu bilmeyen şaka mağduru arkadaşınız, sizin kontrolünüzde olduğunu bilmediği fare imlecinin kendi kendine hareket ettiğini görünce oldukça şaşıracak.

{pagebreak::Farenin kafası karışınca}

Farenin kafası karışınca

Fare ile yapılacak şakalar, sadece bir önceki ile sınırlı değil. Fazladan bir fare olmadan da çok eğleneceğiniz şakalar yapabilirsiniz.

Bunları yapmak için arkadaşınızın bilgisayarında denetim masasına girin. Burada fare ayarlarının olduğu bölüme gelin. Burada yapabileceğiniz iki şey var.

Fare ile birçok şaka yapılabiliyor

Birincisi, birincil ve ikincil düğmeleri değiştir kutucuğunu işaretlemek. Böyle yapınca, sol ve sağ tıklamaların yaptığı işler değişmiş olacak.

Yapabileceğiniz diğer şaka ise daha uzun ömürlü olabilir. Fare ayarlarında, üst kısımda bulunan işaretçiler sekmesine tıklayın. Burada çıkan ayarlarda, normal seçim için belirlenmiş simgeyi, gözat kısmından kum saatiyle değiştirin.

Böylece arkadaşınız, sistemin sürekli bir şeyle uğraştığını sanıp, sinir olacaktır.

{pagebreak::Tepkisiz masaüstü}

Tepkisiz masaüstü

Bu şakayı daha önce duymuş olmanız büyük bir olasılık, çünkü bu gerçekten bir klasik. Klasik olmasının sebebi ise bu şakaya mağdur kalanın kesinlikle bir süre çıldırması.

Bu şakada öncelikle yapmanız gereken şey, şaka yapmak istediğiniz kişinin masaüstünün ekran görüntüsünü kaydetmek. Bunu klavyedeki print screen tuşuyla yapabilirsiniz.

Masaüstünde hiçbir simgeye tıklanmayacak

Daha sonra, masaüstünde bulunan tüm simgeleri saklayın. Bunu hepsini bir dosyanın içine atarak ya da herhangi bir yerde sağ tıklayıp, görünüm kısmındaki Masaüstü Simgelerini Göster’in yanındaki işareti kaldırarak yapabilirsiniz.

Bundan sonraki adım ise, aldığınız ekran görüntüsünü, masaüstü arkaplanı olarak ayarlamak. Şaka yaptığınız arkadaşınızın, masaüstündeki simgelere bir türlü tıklayamadığını görünce neler yaptığını keyifle izleyebilirsiniz.

{pagebreak::Klavyede farklı harfler}

Klavyede farklı harfler

Son şakamız ise klavye ile ilgili. Sıkça kullandığımız Q ve F klavyeden başka, dünyada kullanılan birçok klavye dizilimi var. Bunlar yaygın şekilde kullanılmasa da, Windows ayarları üzerinde bu dizilimleri bulabiliyorsunuz. Bu dizilimlerden biri de Dvorak.

Denetim masasında, Bölge ve Dil Seçenekleri simgesine tıklayın. Üst kısımdaki Klavyeler ve Diller sekmesine geldiğinizde, klavye değiştir butonunu göreceksiniz. Buraya tıkladığınızda karşınıza çıkan pencerede, alt kısımda bulunan ekle tuşuna tıklayın.

Dvorak klavye dizilimi

Buradaki listede İngilizce’nin altında bulunan Dvorak’ı seçip tamama basın. Bundan sonra üst kısımdaki varsayılan giriş dilini Dvorak olarak değiştirin.

Şakayı yaptığınız arkadaşınız, klavyenin başına geçtiğinde, yazmak istediğinden çok farklı şeyler yazdığını görünce, ne olduğunu bir türlü anlayamayacak.

:: Bu şakalardan en çok hangisini beğendiniz? Bildiğiniz başka benzer şakalar var mı?

God of War 3 PS3 İnceleme

Puan: 10/9.3

Zafer için neleri göze alırsınız? İntikamınızı almak için tüm dünyanın düzenini bozacak kadar cesaretiniz var mı? Öfkenizden güç alıp, ailenize ve hatta tanrınıza kafa tutabilir misiniz? İsminiz Kratos ise, bu saydıklarım aslında tüm hayatınızı özetliyor demektir.

Bir PlayStation efsanesi olan God of War serinin, üçüncü ve son oyunuyla geri döndü. Öfkeden deliye dönmüş oyun karakterimizi en son gördüğümüzde ise Olympos‘u yerle bir etmek için tanrılara savaş açmıştı.


Kratos’un detayları arttıkça çirkinliği ortaya çıkıyor

Yaklaşık 3 yıllık bekleyişten sonra bu etkileyici sahnenin devamını ve savaşın sonunu God of War 3‘de görüyoruz….

Oyun dünyasına yakınsanız bu sıralar God of War ismini her yerde duyuyorsunuzdur. Tüm siteler, dergiler ve hatta reklamlar bile Playstation 3‘ün en iddialı oyunundan bahsediyor. Peki, Sony‘in tüm satış planlarını üzerine yaptığı bu oyun gerçekten de bunca yoğun ilgiyi hak ediyor mu?


Kratos intikamını alabilecek mi?

Kratos’un tanrıların, silahı haline geldiği ve en sonunda Ares’i öldürdüğü God of War macerası, artık ömrünü tüketmeye başlamış olan Playstation 2‘nin iki – üç yıl daha fazla yaşamasına neden oldu. 2007‘de gelen devam oyununda ise Santa Monica, stüdyosu, herkesin küçümsediği PS2 konsolunun tüm sınırlarına zorlayarak, kullanıcılara görsel şov yaşatmıştı.

{pagebreak::Mitolojik savaş başlıyor }

Mitolojik savaş başlıyor

Peki God of War 3 oyun dünyasına neler katacak? Yapım, bir önceki oyunların hikâyesini anlatan ilginç bir videoyla bizleri karşılıyor. Yunan çömleklerinin üzerindeki resimlere benzeyen bu videoyu geçme şansınız yok. Oyunda yer yer  aynı yöntemle hazırlanan videolarla karşılaşıyoruz…

Bir an önce, oyuna başlamak isteyen oyunlar için bu detay biraz rahatsız edici olmuş. Santa Monica, oyunun açılışını görsel bir şov haline getirmiş.

GOW 3’ün ilk 10 dakikasında aslında bir önceki oyunun sonunu oynuyorsunuz. Bu sayede, iki oyun arasındaki grafik farkını da görmüş oluyoruz. İlk bakışta, ise değişen kamera açıları, grafik kalitesi ve modelleme farklılıkları hemen dikkat çekiyor.


Kratos düşmanlarına karşı artık daha acımasız

Üstelik yapımda hiçbir CGI video bulunmuyor. Santa Monica‘nın denediği bu yeni tarz, GOW 3‘ün bir oyundan çok filme benzemesini sağlamış. Dövüş sırasında bir anda, kamera açıları değişiyor ve oyunun grafikleriyle hazırlanmış etkileyici videolarla karşılaşıyoruz.

Topyekûn bir savaşın içerisinde olduğumuz için, biz yolumuzu bulmaya çalışırken, arka planda Titanlar ve tanrılar birbirleriyle çatışıyor. İlk başta hazırlanan ufak bir videoyla oyun boyunca savaşacağımız tüm bossları şöyle bir süzüyoruz.


Titanlar dost mu düşman mı?

Tamamen görsel şölen olan oyunun ilk bölümü bittikten sonra ise en sonun God of War 3‘ün esas hikayesini öğrenmiş oluyoruz. Bir kez daha, her şeyini kaybetmiş olan Kratos, güçsüz ve ihanete uğramış şekilde yer altı dünyasının yolunu tutuyor.

Oyun bu noktadan sonra ancak, gerçek anlamda başlıyor. İlerleyen bölümlerde ise karaktere yeni güçlen kazandırıp, intikamını alması için yardımcı oluyoruz.

{pagebreak::Oyunda neler değişiyor?}

Oyunda neler değişiyor?

Kratos‘un ünlü silahları olan Blade of Athena bu oyunda Blade of Exile ile değişiyor. Bu sayede yapımda, yepyeni güçlere ve dövüş tekniklerine sahip oluyoruz. GOW 3‘ün dövüşleri eskiye nazaran çok daha kanlı ve etkileyici olmuş. Havaya fırlattığımız düşmanlarımızı kılıçlarımız sayesinde, kendimize çekebiliyoruz.

Aynı şekilde biz de onların yanına fırlayabiliyoruz. Daha önceki oyunlarda, şimşek ya da yer sarsıntısı gibi hazırlanan büyüler ise bu oyunda, ölüler ordusuna dönüşmüş.


Hades’e ulaşana kadar yeraltı dünyasında çeşitli sınavlardan geçmelisiniz

Yapımın hikâyesi ise GOW 2‘nin kaldığı yerden başlamasına rağmen, her şey bir anda tamamen farklı bir yapıya bürünüyor. Senaryonun geçirdiği bu değişim, hikâyenin tek bir oyunda bitmesi için gayet hızlıca devam ediyor. Anlatımdaki bu hızlıca geçişler, GOW‘un hikaye örgüsüne zarar vermiş.


Zeus’un öfkesi sadece Kratos’da değil tüm insanlığın üzerinde

Blade of Exile dışında, 3 tane daha silahımız bulunuyor. Ancak, Cestus adlı, dev eldivenler dışındaki tüm silahlar birbirine çok benziyor. Diğer oyunlardaki silah çeşitliğinin olmaması, GOW 3‘ün eski yanlarından biri.

Kratos‘un artık bir süreliğine görünmez olma, havada daha fazla kalma, duvarda yürüme ve üzerinize çullanan onlarca düşmandan kurtulma gibi birçok yeni özelliği var.

Yapımın hikayesinde büyük bir yere sahip olan Blade of Olympos ise, sadece (Rage) öfke modunda kullanılan geçici bir silah haline gelmiş.

{pagebreak::İnsanoğlunun kaderi Kratos’un elinde}

İnsanoğlunun kaderi Kratos’un elinde

Karakterimizin, intikam tutkusu Zeus‘un insanlığa düşman olmasına neden oluyor. Yapımda, Kratos bir yandan da insanoğlunun, sorumluluğunu üstleniyor.


Kratos bencilliğinden vazgeçip insanlığa yardım etmek için fedakarlıklar yapabilecek mi?

Oyundaki temel amacımız Zeus‘un gücünün kaynağını bulup onun tahtan indirmek. Bunu yapmak için, Pandora‘dan Herkül‘e ve Apollo‘ya kadar birçok ünlü mitolojik karakterle dövüşmeniz gerekiyor.

Boss dövüşleri, diğer oyunlara göre çok daha zevkli bir hal almış. Bu savaşlar tamamen görsel şölen halinde hazırlandığı için, tekrar tekrar oynamak isteyeceksiniz.


Karakterimiz racon değil kafa kesiyor

Zeus‘a meydan okuduğumuz bu yolculuk sırasında, Hephaestus gibi karakterler bize yardımcı oluyor. Süpriz bir dost tarafından yönlendirilen Kratos, belki insanlığın son umudu ancak karakterimiz bunu hiç umursamıyor.

Karşısına çıkan ve ondan yardım isteyen karakterleri ya öldürüyor ya da onları umursamıyor. God of War 3‘deki yeni silahları hak etmek için ilk önce onları taşıyan bossları öldürmemiz gerekiyor.

Tüm GOW serilerindeki silahları geliştirme yöntemi bu oyunda da devam ediyor. Ancak GOW 3‘ün en büyük farkı artık, oyuna tekrar başlmadan sahip olduğumuz tüm silahları en güçlü hale getirebiliyoruz.

{pagebreak::Kurtarıcı mı yoksa yokedici mi? }

Kurtarıcı mı yoksa yokedici mi?

God of War 1′de Pandora‘nın kutusuna ulaşmak için zekice hazırlanmış ve etkileyici sayısız tuzak ve bulmacayla uğraşıyorduk. Serinin ikinci oyununda ise, bulmacalar yerini daha fazla aksiyona bırakmıştı. God of War 3 ise kendinden önceki iki yapımın özelliklerini birleştirmiş.

GOW 1 kadar zorlayıcı bulmacalar olmasa da, yine birçok bölümün tasarımı çok yaratıcı. Blade of Exile‘ın yeni özellikleri ve oyuna eklenen dinamik dövüş sistemiyle de en az ikinci oyundaki kadar bol aksiyonlu anlar yaşıyoruz.  Kratos artık zincirlerini çok daha etkilili şekilde kullanabiliyor. Üstelik, oyunda aksiyonu zirveye çıkartan özel bir kamera açısı da bulunuyor.


Kratos artık bir düşmanı boğazından tutup diğerlerinin üzerine fırlatabiliyor

Her ne kadar bu açıyı biz kontrol edemezsek de, boss savaşları sırasında, sahneyi Kratos‘un ya da dayak yiyen kişinin gözlerinden görüyoruz. Oyunun sahne tasarımları ve arka planları birer sanat eseri ayarında olmuş. Özellikle, yer altı dünyasında dolaşırken, gökten yağan binlerce ölü, cehennemin korkunçluğunu yaşamanızı sağlıyor. İ

lk iki oyunun klasiği olan Gorgon‘lar (Medusa ve ablaları) bu yapımda da yerini bulmuş. Ancak artık Gorgon kafasını kopartmıyoruz bunun yerine, arada çıkan ve mini boss kıvamındaki bu yaratıkları dövüp, etraftaki düşmanların taşa çevrilmesini sağlıyoruz.


Blades of Exile hem gözlere hem de aksiyona yönellik

Oyundaki bulmacaları, sahip olduğumuz özel silah ve yeteneklerle çözebiliyoruz. Kratos‘un artık bu silah ve güçleri belirli süre kullanmasını sağlayan sarı bir enerji barı bulunuyor.

{pagebreak::Pandora’nun kutusu açılıyor}

Pandora’nun kutusu açılıyor

God of War 3, büyük reklam kampanyalarına ve uzun süren bekleyişe değen bir oyun. Yapımda şimdiye kadar hiçbir PS3 oyununda karşılaşmadığınız kadar güçlü bir görsellik kullanılmış.

Yıllardır, gücünün çok az bir kısmını kullanan konsol en sonunda yüksek potansiyelini oyuncuların beğenisine sunuyor. Artık GOW serisinin klasikleşmiş özelliği olan, iyi seslendirme ve etkileyici müzikler bu yapımda da kalitesini sürdürüyor. Santa Monica‘nın şimdiye kadar sunduğu hiçbir videoya kanmayın!..

Çünkü oyunun gerçek yapısı bu videolardan çok daha farklı bir şekilde tasarlanmış. Aslında oyunun en büyük artısı olan grafik ve görsel kalitesi yine yapımın en büyük eksisini de oluşturuyor.


Görsellik senaryoyu arka planda bırakmış

GOW 3‘ün grafik gücüne güvenen yapımcılar, biraz kendini tekrar eden bir oynanış hazırlamışlar. Eğer sizin için God of War amansız şidet ise bu oyunu çok seveceksiniz. Öldürdüğünüz düşmanın kanları oluk oluk Kratos‘un üzerine akıyor ve bu kan 3-4 dakika üzerinizden çıkmıyor.

Ancak ilginç bulmacalar ve sağlam bir hikaye hoşunuza gidiyorsa God of War 3 sizi biraz hayal kırıklığına uğratabilir. Kratos’un öfkeli davranışlarını ve tanrıların intikam hırsını açıklayan yeni senaryo, biraz fazla havada kalmış. Diğer iki oyunun senaryosuyla karşılaştırdığımız zaman GOW 3 fazla özensiz duruyor. 


God of War 4 mü geliyor?

Üstelik bazı mantık hataları ve sosyal mesaj vermeye çalışan oyun sonu ise sizi bir süre seriye karşı soğutabilir. Tüm bu sorunlar, çok fazla konunun tek bir oyunla anlatılmaya çalışmasından kaynaklanmış. Yapım şu anki final videosuyla hem seriyi bitiriyor hem de GOW 4 için bir açık kapı bırakıyor.

Öte yandan yapımcılar, planlanan esas sonun bir süre sonra DLC olarak PSN’e yükleneceğini de belirtti. God of War 4’ün akıbeti bu DLC‘yle birlikte ortaya çıkacka.

Son söz olarak, God of War 3 müthiş görselliği, bölüm tasarımları ve oyanış şekiliyle birlikte PlayStation 3 konsolu için çıkan en iyi oyunlardan biri. Ancak oyunun aldığı tüm bu kötü eleştirilerin temel sebebi hem yapımcıların hem de Sony’in yarattığı büyük beklenti diyebiliriz….

Puan: 10/9.3

:: God of War 3 beklentilerinizi karşıladı mı? Sizce seri devam etmeli mi?


 

Lenovo’dan F klavye atağı

Dünyanın en hızlı yazılan klavyesi olduğu uluslararası şampiyonalarda tescillenmiş F klavye, Lenovo’nun yüksek performansıyla üst düzey bir görsel deneyim yaşatan birçok ürünü için özel olarak tasarlanıyor.

Özellikle kamu kuruluşları, KOBİ’ler, basın, hukuk, tıp ve daha birçok sektörde öncelikle tercih edilen ve büyük ihtiyaç duyulan F klavyeli ürünler, Lenovo’nun tüketicilerine kulak verdiğinin bir göstergesi (En Çok PC’yi Kim Sattı?).

F klavye Lenovo’nun ThinkPad dizüstü ailesinin performans modelleri T ve W serileri olmak üzere geniş bir ürün gamında kullanılabiliyor. Lenovo’nun uzun zamandır üzerinde büyük bir titizlikle çalıştığı F klavyeli modeller; ThinkPad R500, T400, T410, T410s, T500, T510, W500, W510, W700, W700ds, W701 ve W701ds pazarda yerini alıyor.

Lenovo tüketici memnuniyetinde birinci

 

Technology Business Research Raporu’nun (TBR) sonuçlarına göre, dizüstü bilgisayarlarda tüketici memnuniyetinde Lenovo, yine birinciliği elde etti. 2009 yılı son çeyreğini kapsayan araştırmada “Kurumsal Bilişim Teknolojisi Satın Alma Davranış Biçimleri ve Tüketici Memnuniyeti Çalışması” alanında Lenovo rakipleri arasından sıyrılarak + 5 puan ile en yüksek dereceyi elde eden şirket oldu (Türkiye’de En Çok Ne Satılıyor?).

:: F klavye’li bir dizüstü sistemi sizin için bir avantaj mı? 


Bilgisayar ve Teknolojiyle Büyümek

İnsanlık tarihi boyunca her yeni teknoloji dalgası biraz korku ve yanlış bilgi ile karşılandı. Özellikle de konu çocukları ilgilendiriyorsa.

Sinema ve filmler ilk ortaya çıktığında, radyo icat edildiğinde, televizyon hayatımıza girdiğinde, bu yeni teknolojilerden rahatsızlık ve endişe duyan, hayatı olumsuz etkileyeceklerini savunan insanlar oldu.

Benzer endişe ve kaygılar, günümüzde bilgisayarlar söz konusu olduğunda da kimi ebeveynlerin aklını kurcalıyor. Bazı ebeveynler, her geçen gün evlerimize daha fazla giren bilgisayarların çocukları miskin ve uyuşuk olmaya teşvik ettiğine inanıyor (Intel Geleceği Araştırıyor).

 

Bilgisayarın Faydaları Bilinmiyor

Intel Türkiye olarak 2009 yılında Türkiye’de bilgisayar tutumlarına yönelik görüşleri değerlendirmek amacıyla yaptırdığımız araştırma Türkiye’deki kullanıcılarla ilgili de benzer sonuçları ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre bilgisayarın faydaları ülkemizde halen yeterince bilinmiyor. Yapılan ankette evde bilgisayar olmasının zararları konusundaki görüşleri sorulan kişilerin yüzde 81’i bilgisayar başında çok zaman geçirildiğini, yüzde 76′sı bilgisayarın sosyal ilişkilere zarar verdiğini, yüzde 69‘u ise zararlı internet sitelerine erişim sağladığını belirtiyor.

Örnek kitlenin sadece yüzde 13‘ü bilgisayarın bir zararı olmadığını söylüyor. Araştırmaya göre ülkemizde bugüne kadar hiç internet kullanmayanların oranı yüzde 19’ken, kadınların üçte biri hiç internet kullanmadığını ifade ediyor.

 

Ülkemizde 16-19 yaş grubunun dörtte üçü internette her gün en az bir saat zaman geçiriyor.

 

Oysa tıpkı radyo, televizyon ve sinema gibi, bilgisayar ve teknoloji de hayatımızın gelişiminde önemli rol oynuyor ve önümüzdeki dönemde hayatımızdaki olumlu etkileri daha da iyi kavranacak gibi görünüyor.

Çocukların açık görüşlülüğü ve çabucak güven duyan yapıları da, onların bilgisayar teknolojilerine çok hakim olmalarına ve çoğu zaman bu konuda ailelerinin önüne geçmelerine yol açıyor.

 

Bilgisayar Neden Satın Alınıyor

Intel Türkiye’nin “Bilgisayar Kullanımı ve Tutum Araştırması“nda da yaş ilerledikçe internete ilişkin bilgi düzeyinin zayıfladığı ve internet kullanımının düştüğü, ancak internetin gençlerin önemli bölümü için bir yaşam tarzı haline gelmiş durumda olduğu görülüyor.

Araştırmaya göre ülkemizde 16-19 yaş grubunun dörtte üçü internette her gün en az bir saat zaman geçiriyor. Şu anda bilgisayara sahibi olmayan fakat almayı planlayan hanelerin satın alma nedenlerinin başında da üçte iki ile “internete bağlanabilmek”, ikinci sırada “çocukların ödevleri” geliyor. Bu veriler ülkemizde de yeni neslin teknolojiyi kabullendiğini ve benimsediğini gözler önüne seriyor.

 

{pagebreak::Çocukların Gelişiminde Büyük Önem Taşıyor}

“Çocuklar için bilgisayarlar gerçek dünyanın ta kendisi, öğrenme ve gelişme süreçlerinin birer parçası. ” diyen Amerikalı ünlü pedagog Dr. Richard Woolfson, bilgisayarların çocukların öğrenme dünyalarını genişlettiğini, onlara yeni bir sosyal iletişim yolu sunduğunu söylüyor.

Woolfson, “Çocukların sosyal ağlar kurmalarını, gerçek hayatlarında yeni insanlar tanımalarını sağlıyor. Ayrıca eğitim süreçlerinde daha aktif katılımcılar olmalarını sağlayarak öğrenme biçimlerini değiştiriyor. Sosyal hayata dahil olma, müzik ve resim yapma, okur -yazarlığa yardımcı olması gibi yararlarıyla karşılaştırıldığında, çevrimiçi dünyanın zararları çok daha az” diye konuşuyor.

Çocukların tüm diğer etkinlikleri gibi bilgisayar kullanımının da dengeli olması gerektiğini vurgulayan Woolfson, çocuklara çevrimiçi tehlikeler hakkında bilgiler verilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Çevrimiçi ortamda kesinlikle kişisel bilgilerini paylaşmamaları gerektiği konusunda bilgilendirilmeleri, istenmeyen e-postalar ve siber saldırılar gibi negatif hareketler konusunda bilinçlendirilmeleri, bunlara uygun biçimde tepki vermeleri konusunda teşvik edilmeleri gerektiğini belirtiyor. Woolfson, korkunun ebeveynin öncelikli motivasyon aracı olmaması gerektiğinin de altını çiziyor (Intel Sarfiyatı Azaltıyor).


Hükümetler, ekonominin büyümesinde ve gelecekte daha iyi duruma gelmesinde bilgi ve iletişim teknolojilerinin rolünü iyi biliyorlar.

 

Birçoğumuz bilgisayarların internete eriştiğimiz, iş yaptığımız ya da çocuklarımızın oyun oynadıkları araçlar olduğunu düşünüyoruz. Oysa bu günlük kullanım biçimlerimizin dışında, farkında olmadan gözümüzle görmediğimiz birçok ağın da birer parçası oluyoruz.

Örneğin beğendiğimiz bir kıyafeti denediğimizde bir mağazanın tedarik zinciri sürecine katılmış oluyoruz. Ya da hava durumunu dinleyip sabah evden çıkarken yanımıza bir şemsiye almamız, tamamen yeni teknolojilerle donatılmış meteoroloji sistemlerinin sayesinde gerçekleşiyor.

Bu nedenle günümüz dünyasında ilerleyebilmek için teknolojideki gelişmeleri anlamak, bilgisayar tabanlı becerilere sahip olmak gerekiyor.

Teknolojinin hayatımızdaki yaygın etkisini ve gelecekte çocuklarımızın hayatlarında daha da artacak etkisini anlayan okullar, bilgi teknolojisine en az okuma yazma kadar önem veriyor, bilgi ve iletişim teknolojilerini eğitim programlarının merkezine yerleştiriyorlar.

{pagebreak::Sınıfta Yaratıcılık}

Sınıfta teknoloji kullanımı, çocukların yaş gruplarına bağlı olarak değişiklikler gösteriyor. Erken yaşlardaki öğrenciler bilgisayarlarla temel yazma ve sayı becerileri gibi basit etkileşimli programlar aracılığıyla iletişim kuruyor, bilgisayar programlarını çizim ve boyama için kullanıyorlar.

Bu temel kullanım seviyeleri onları sadece klavye ve ekrana alıştırmakla kalmıyor, el ve göz koordinasyonlarını geliştirmelerine de yardımcı oluyor. Çocuklar büyüdükçe bilgisayar kullanımı daha karmaşık bir hal alıyor, öğrenme biçimlerini değiştirmeye başlıyor.

Örneğin öğrencilerin matematik ve fen bilimlerini daha iyi anlamalarını sağlamak için konuların animasyonlarla anlatıldığı ve canlandırıldığı programlar, öğrencilere birbirlerinin anlattıklarına katılma ve onları eleştirme, böylece bilgiyi ve çalışma biçimlerini geliştirme şansı veriyor.  

 

Bilgisayarlar  İşbirliği ve Yaratıcılığın Gelişiminde de Büyük Rol Oynuyor

Avrupalı öğretmenler, öğrencilerinin büyük bölümünün bilgisayarların faydalarından etkin biçimde yararlandıklarını belirtiyorlar. Örneğin istatistiksel bir tablodan haritalar çıkarmanın öğrenciler için son derece kolay olduğunu ve ilgilerini daha fazla çektiğini ifade ediyorlar.

Teknoloji ve çevrimiçi öğrenme, çocukların matematik formüllerini hızlı öğrenme yollarını keşfetmelerine ve konuyu daha hızlı kavramalarına da yardımcı oluyor.

Karmaşık figürlerle ifade edilen teorileri bir bilgisayar programı ve görsel sunumlarla beslerseniz, bu teoriler çocuklar için son derece eğlenceli, anlaşılır ve düşünmeye teşvik eden bir hal alabiliyorlar (Intel, Akıllı Bilgi İşlem Çağını Başlatıyor).

 


Intel eğitime her yıl 100 milyon dolar ayırıyor

 

Intel ülkelerin bilgi toplumlarına dönüşümü ve gelişebilmeleri için çocukların doğru araçlara sahip olmalarının, doğru becerilerle donatılmalarının ve eğitimin büyük önem taşıdığına inanıyor. Bu nedenle bilgisayar kullanımının yaygınlaşması, çocukların ve gençlerin teknoloji eğitimi alabilmeleri için yoğun çaba harcıyor.

Eğitime her yıl 100 milyon dolar ayıran Intel, özellikle matematik, bilim ve teknoloji alanlarında dünyanın dört bir yanında öğretmenlere, öğrencilere ve üniversitelere yardım etmek için eğitim alanındaki projelere önemli yatırımlar yapıyor. Intel 7 kıtada 50’nin üzerinde ülkede, Intel Öğretmen Programı ve Intel Öğrenci Programı gibi özel projelerle eğitimi geliştirmek için çalışıyor.

Türkiye’de 2003 yılından bu yana Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile uygulanan “Intel Öğretmen Programı” kapsamında bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmî okullarda görev yapan 130 bin öğretmene eğitimler verildi.

Yine Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile 2005 yılından bu yana uygulanan “Intel Öğrenci Programı” ile de, ev ve okullarında teknolojiye sınırlı erişim imkânı bulunan 50 bin öğrencinin okul saatleri dışında bilgisayar tabanlı öğrenme deneyimi yaşamaları sağlandı.

:: Bilgisayarların en büyük faydaları ve dezavantajları neler?

 

 

Vodafone Kontör Devrini Kapatıyor

Sunduğu yenilikçi ürün ve hizmetlerle müşterilerinin hayatını kolaylaştıran Vodafone Türkiye, kontör-para birimi değişimini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) belirlediği yasal tarih olan 1 Nisan itibariyle uygulamaya alacak. Hizmete girecek olan yeni sistem sayesinde kontör yerine TL cinsinden yükleme gerçekleştirilecek (Vodafone Geleceğinize Şekil Veriyor!).

 

Kullanıcılarının hatlarındaki kontörlerin, ödedikleri birim fiyat üzerinden TL’ye dönüştürülecek.

 

1 Nisandan itibaren faaliyete alınacak olan yeni sistem, eski sistemde yapılan görüşmelerin örneğin “X” dakikası “Y” kontör üzerinden ücretlendirildiği gibi, “X” dakikası “Y” kuruş şeklinde ücretlendirilecek. Vodafone Türkiye aboneleri tıpkı kontör sisteminde olduğu gibi hatlarındaki bakiyeyi rahatlıkla sorgulayarak öğrenebilecekler (Vodafone’lu Gençler, Harikalar Diyarında).

Satışta olan kontör kartların geçerliliğini koruyacağı yeni sistemde bu kartları satın alan abonelerin yüklemeleri hatlarına TL olarak yansıyacak ve herhangi bir kayba uğramayacaklar.

:: Kontör hesabı kafanızı karıştırıyor muydu? 


Genius’dan Yeni Klavye Ve Fare Seti

Genius geçtiğimiz günlerde internette uygun olarak tasarladığı yeni klavye ve fare setini tanıttı.

KB C210 adlı üründe bulunan internet klavyesi, sayfalarını tararken kolay erişim sağlamaya yarayan 9 kauçuk, varsayılan kısayol tuşu, E-Posta için anında aktivasyon ve PC’nizin başında olmadığınız zamanlarda güç tasarrufu sağlayan Uyku modu gibi özelliklere sahip.

Hassas takip gücü sağlayan, gelişmiş 800 dpi çözünürlüğe sahip optik sensörlü farede ise kir birikimi sorununu çözecek özel bir yüzey kullanılmış.

:: Genius’un bu yeni ürünü ilginizi çekti mi?

 

WP7S İçin Tek İçerik Kaynağı Marketplace

Microsoft’un yeni mobil işletim sistemi Windows Phone 7 Series, ilk duyurulduğu günden itibaren büyük heyecan uyandırmıştı. Kısa sürede detayları bir bir açıklanan WP7S, kullanıcıları hayal kırıklığına yaratan yeni kısıtlamaları beraberinde getiriyor. Her ne kadar Microsoft bu durumu, güvenlik tedbirleri çerçevesinde atılmış adımlar olarak ifade ediyor olsa da epey tepki çekecek gibi görünüyor.


Windows Phone 7 Series İçin Marketplace’i sizlere burada yer alan yazımızda duyurmuştuk.

Yazılım devi tarafından yapılan açıklamalara göre, Windows Phone 7 Series cihazlar, üçüncü şahıs yazılımlara sadece Marketplace üzerinden ulaşabilecek. Hem yazılım geliştiriciler hem de kullanıcılar için çeşitli olumsuzlukları beraberinde getirecek olan bu durum, Apple tarafında iPhone için de uygulanan bir güvenlik tedbiri.


Marketplace’deki WP7S uyumlu yazılımları, bilgisayar üzerinden inceleyebilmek mümkün olacak.

Bu tutumu ile geliştiricileri Marketplace’e mahkûm eden Microsoft bu şekilde üçüncü şahıs yazılım etkinliğini de kendi kontrolünde tutmuş olacak. Hatırlanacağı üzere Mobile World Congress 2010 etkinliğinde yapılan duyuruda firma, yeni sistem için tüm özellikleri ön yüklü olarak barındıran ve üçüncü şahıs yazılımlara genel manada ihtiyaç duymayan bir sistem ifadelerini kullanmıştı. Sisteme dair diğer çarpıcı durumlar ise şu şekilde:

  • Marketplace üzerinde yer alan oyun ve uygulamaların deneme sürümleri tam sürümler halinde kısıtlı bir süre ve özellikler ile sunulacak. Kullanıcı beğendiği içeriği satın aldığı takdirde sadece kilit açılmış olacak. Yeni bir indirme yapılmayacak.
  • Geliştiricilerden alınan yıllık 99 $’lık ücret aynı şekilde devam edecek. 99 dolarlık ödeme ile sadece 5 adet Windows Mobile 6.5 uyumlu yazılımı barındırmak mümkün olacak.
  • İndirilen yazılımları tekrar indirmek ve Marketplace üzerinde yer alan bir yazılımın güncel versiyonunu yeniden Marketplace’e yüklemek ek bir ücret gerektirmeyecek.
  • Geliştiriciler ücretsiz uygulamalar yahut reklam içerikli yazılımlar sunmak için de Microsoft’un onayının yanında 99 dolarlık ücreti ödemek zorunda.
  • Yazılımları bilgisayarınızdan beğenip cep telefonunuza göndermek ve daha sonra Marketplace’den otomatik olarak indirmek mümkün olacak.

:: Böylesine sıkı tedbirler kullanıcıların ilgisinin farklı yöne kaymasına sebep olur mu?