Supreme Commander 2 PC İnceleme

Puan: 7.3/10

Geçmişte Dungeon Siege serisi ve Demigod gibi yapımları geliştiren Gas Powered Games imzalı Supreme Commander 2, 2008’den bu yana geliştiriliyordu. İlk oyunun bittiği yerden sonrasını konu alan yapımda, United Earth Federation, Cybran Nation ve Illuminate‘in arasındaki savaş yeniden alev alır ve Supreme Commander 2 bu noktadan hayatımıza girer…

Supreme Commander’ı seriye taşıyan yeni yapım da, sistem ihtiyacı bakımından ilki gibi orta seviyedeki makineleri zorluyor. Bu yüzden sisteminize güvenmiyorsanız, oyunun Campaign ya da Skirmish moduna girmeden önce Options’ı ziyaret etmenizde fayda var. Detaylı sayılabilecek görüntü ayarlarında performansı etkileyecek müdehaleler yaptıktan sonra, yapımın senaryosunda vakit geçirmeye hazırsınız demektir.

{pagebreak::Herkes Strateji Oyunu Oynamayı Öğrenecek}

Herkes Strateji Oyunu Oynamayı Öğrenecek

Sanırım yapımcılar, “Herkes strateji oyunu oynamayı öğrenecek” sloganıyla işe başlamış! Zira Campaign’e girdiğinizde kendinizi zorunlu olarak tutorial modunda buluyorsunuz ve sıkıcı öğrenme süreci başlıyor. Eğer daha önce strateji oyunu oynamadıysanız, bu bölüm gerçekten yararlı. Ancak biraz türün yapımlarıyla haşır neşir olanlarınız varsa, zaten tutorial’da bahsedilenleri gözü kapalı yapacaktır.

Maalesef üniteyi seçmek de dahil olmak üzere, bir dizi gayet bilindik eylemi yaptıktan ve uzun uzun açıklamalarını dinledikten sonra Supreme Commander 2’deki serüvene ilk adımımızı atıyoruz.

{pagebreak::C&C Benzerliği}

C&C Benzerliği

Serinin bu oyunu, menülerinden tutun da, birimlerine ve hatta görsellerine kadar birçok detayıyla Command & Conquer 3’e (C&C3) benziyor. Ancak birkaç yıl evvel satışa sunulmasına karşın C&C 3, bina yıkılmaları gibi anlarda Supreme Commander 2’den daha başarılı gözüküyor…

Yeni yapımda bir numaralı kaynağımız Mass. Bunu kazanmak için Mass Extractor kurmanız gerekiyor. Tabii tüm bu inşaat işini başlatanın ACU adı verilen dev robot birimi olduğunu hatırlatalım. Ana binanızı ACU ile kuruyorsunuz, devamını ise inşaat birimleri hallediyor. Ekranın altındaki bar’da bulunan seçenekler (Basic, Advanced, Expermentals) sayesinde, karargahınızı kuruyorsunuz.

{pagebreak::Büyük Ordular}

Büyük Ordular

Başlangıçta sınırlı sayıda birim üretebilirken, ilerledikçe hemen her strateji oyununda olduğu gibi daha çok birim çıkarma imkanınız oluyor. Maalesef yapımın en büyük problemi burada başlıyor. WarCraft tarzı stratejinin ön planda olduğu bir yapımdansa, birim çokluğuna dayalı bir tarzı var Supreme Commander 2’nin. Yani çok fazla taktik yapmanıza gerek kalmadan, kalabalık bir şekilde düşmana saldırıp, onu yok edebiliyorsunuz.

Hatta çoğunlukla işler böyle yürüyor. Maalesef öyle çok iyi bir birimler arası denge filan beklemeyin. Her ırkta bulunan 6’şar görev boyunca, kalabalık bir ordu kurmanız işin büyük bir kısmını aşmanız anlamına geliyor…

{pagebreak::Detay Yoksunluğu}

Detay Yoksunluğu

Görsel olarak Supreme Commander 2, günümüz grafik teknolojilerinin geldiği noktadan biraz uzakta. Başta da dediğim gibi, grafiksel olarak Command & Conquer 3’ü (C&C3) andırıyor ama C&C3’den daha başarılı görsellere sahip sayılmaz. Gelişmiş zoom özelliği sayesinde haritaya ve birimlere yakından bakabiliyorsunuz. Bu anlarda görsellerin detay seviyesi moralinizi bozabilir.

Dev haritalar göze hoş gelse de, bazıları biraz fazla boş. Dikkatli incelerseniz, aslında üzerlerinde kayda değer bir şey olmadığını görüyorsunuz. Buna karşın haritada iki büyük ordunun birbiriyle savaştığını izlemek gayet keyifli. Genel olarak bakıldığında yapımcıların grafiklerden çok oynanışa ağırlık verdiği görülüyor. Hatta bu sebeple görselleri detaysız bile hazırladıkları söylenebilir.

{pagebreak::Savaşın Sonu}

Savaşın Sonu

Sesler ve müzikler açısından da parlak bir oyun değil Supreme Commander 2. Klasik atmosferi tamamlayan işitsel öğeler, akılda kalıcı melodiler sunmuyor. Yani oynadığınız bölümün dramatik yapısına pek bir katkı yaptıkları söylenemez.

Genel olarak bakıldığında Supreme Commander 2, strateji oyunu tutkunları için çok iyi bir başlık sayılmaz. Ancak ilk yapımı beğenenler ve fütüristik bir serüven yaşamak isteyenler için ideal bir yapım. Eğer oynayacak RTS (Real Time Strategy – Gerçek Zaman Strateji) bulamıyorsanız, öyleyse Supreme Commander 2 imdadınıza yetişebilir. Ancak yine de Command & Conquer 4’ü beklemenizde yarar var.

Puan: 7.3/10

:: Supreme Commander 2 hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Avrupa’nın En Şeffaf Şirketlerinden Biriymiş?

Turkcell, 23 Mart tarihinde Amsterdam’da gerçekleşen IR Global Rankings ödül töreninde “Kamuya Yapılan En İyi Finansal Bilgilendirme” dalında ödül kazandı.

Alanında en prestijli oluşumlardan biri olarak kabul gören IRGR ödüllerine bu sene aralarında Microsoft, IBM ve Procter & Gamble gibi dünyanın önde gelen kurumsal isimlerinin de yer aldığı 503 şirket katıldı. Bu şirketler coğrafi bölgelerine göre beş gruba ayrıldı. Turkcell, Avrupa bölgesinde Deutsche Telekom, Credit Suisse, Bayer ve BP gibi önde gelen şirketler arasında değerlendirilerek ödüllendirildi (Turkcell Akademi’ye Büyük Ödül).

Turkcell‘in ödüle layık görüldüğü “Kamuya Yapılan En İyi Finansal Bilgilendirme” dalında şirketlerin finansal bilgilerini nasıl açıkladıkları belirleniyor ve derecelendirme yapılıyor.

 

Turkcell, 5 kişilik teknik komite tarafından bu kriterlere göre değerlendirilerek ödüllendirildi.

 

Bu değerlendirmede açıklamanın içeriğine ve açıklanan bilgilerin kamuoyuna genel olarak nasıl sunulduğuna bakılıyor. Yapılan analizde, her katılımcının son finansal açıklamasına ilişkin olarak finansal olmayan işletme bilgileri, gelir tablosu, bilanço ve ilgili kalemler, nakit akışı, yönetim analizleri, konferans görüşmeleri ve sunumlar gibi başlıklar altında sağlanan bilgilerin kalitesi esas alınıyor (Turkcell’e ABD’den Ödül).

:: Turkcell’in aldığı ödüller hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın?

Symbian’ın Büyük Ayıbı!

Symbian^3 konusundaki çalışmalarına bir süredir devam eden Symbian Vakfı, ülkemizde de en çok tercih edilen mobil işletim sistemi. Nokia başta olmak üzere, Samsung ve Sony Ericsson gibi dev isimler, Symbian’lı akıllı telefonları ile bu alanda rol oynayan isimler. Açık kaynak kod olmasının ardından geliştiricilere daha fazla özgürlük vaat eden işletim sisteminin son hamlesi ise bir hayli ilginç.


Geliştirici araçlarını yüklemeye çalıştığınızda bu hata ile karşılaşıyorsunuz.

Buna göre Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bir takım ülkelerde Symbian için yazılım geliştirmek mümkün olamayacak. Symbian Vakfı resmi sayfalarına girdiğinizde, bulunduğunuz konumdan dolayı Symbian^2 geliştirme araçlarını indirmenizin mümkün olamadığına dair bir hata mesajı ile karşılaşıyorsunuz. Tüm Avrupa Birliği ülkelerinin yer aldığı listede, Singapur, Tayvan, Vietnam, Meksika, Malezya, Hindistan, İsrail gibi ülkelerin var olmasına karşın Türkiye’den erişime engel konuluyor. Symbian Vakfı cephesinden ise şu ana kadar konu hakkında herhangi bir açıklama yapmadı.

:: Bu durum Symbian’a olan tavrınızın değişmesine sebep olur mu?

Hem Sağlam, Hem de Hafif

Logic Instrument adlı bir firma, dünyanın en dayanıklı bilgisayarı olduğunu iddia ettiği FieldBook adlı cihazı tanıttı.

Daha çok, orduların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tasarlanmış bir cihaz olan FieldBook, MIL-STD810G adı verilen askeri dayanıklılık standartlarını yerine getiriyor.

Bir cihazın bu sertifikayı alabilmesi için, aşırı soğuk ve sıcak havalara, suya, toza, alçak ve yükse basınca ve belli şiddetteki darbelere dayanabilmesi gerekiyor.

Cihaz, MIL-STD810G askeri dayanıklılık standartlarına uyuyor

Nelere dayanabiliyor?

FieldBook da -20 ile 50 derece arasında çalışabiliyor. Yaklaşık 1,5 metre yüksekten düşmeye karşı da dayanabilen cihaz, yağmur ve kum fırtınalarında da çalışmaya devam edebiliyor.

Ayrıca üründe bulunan ekran yoğun güneş ışığı altında bile okunabiliyor. Bu kadar dayanıklı olan FieldBook’un ağırlığı ise sadece 1,2 kg.

Intel Atom 1,6 GHz işlemciye, 2 GB RAM’e ve G-Sensor adlı bir sistemle korunan 120 GB’lık sabit diske sahip olan üründe, WiFi, Bluetooth, GPS, kamera, USB, Ethernet, RFID, ExpressCard ve mini-PCI Express seçenekleri de bulunuyor.

:: Dayanıklı olduğu iddia edilen cihazlardan kullandınız mı?

E3’e Natal Damgasını Vuracak

Microsoft oyunculuk tarihini değiştireceğini iddia ettiği Natal projesi uzun zamandan beri teknoloji tutkunlarının hayallerini süslüyor. Ancak, ünlü yazılım firmasının gizlilik politikaları ürünle ilgili hem oyun fanatikleri hem de sektör kulislerinde ilginç dedikodular dönmesine neden oldu.

Natal‘i denediğini iddia eden editörlerin çelişkili yorumları ve PlayStation fanatiklerinin kışkırtmaları nedeniyle, şu anda projeyle ilgili internette bulabileceğiniz bilgilerin birçoğu tamamen spekülasyonlardan ibaret. Nihayet Microsoft bu sorunu bitirecek bir tanıtım toplantısı düzenleyecek.

E3‘de yapılacak olan şovlarla ve demo gösterimleriyle birlikte firma Natal ile ilgili yanlış bilinen her şeyi de düzeltmiş olacak. Fuar haziran ayında düzenlenecek.

 

 :: Project Natal sizce oyunculuğun tanımını değiştirecek mi?

Verbatim’den 500 GB’lara Kombo

Güçlü Taşınabilir Sabit Sürücü dayanıklı alüminyum kasada sadece 205 gram ağırlığında ve 3Gbit/sn veri aktarım hızıyla son derece süratli hizmet sunan eSATA ile geliyor.

Bu diskin en büyük özelliği ise hem eSATA kablo hemde USB girişinden çalışabilmesi.


Diskin özellikleri ise şöyle :

  • · Ultra hızlı eSATA 3Gbit/sn kadar veri transfer hızı
  • · Güç Beslemeli eSATA ayrı bir güç kaynağı için kablo gereksinimini ortadan kaldırır
  • · Sağlam alüminyum muhafaza
  • · Nero BackItUp 4 Essentials Yazılımı yüklüdür
  • · Windows 2000 / XP / Vista / Windows 7, Mac OS X 10.1 veya üstü ve Linux ile uyumlu

:: Taşınabilir disklerde ne gibi özelliklere bakarsınız?

Yüksek Performans ile Tanışın

SD teknolojisinde en üst sınıf olan Class10 standardı ile üretilen Team SDHC flash kartlar; cep telefonu, PDA, MP3 çalar, fotoğraf makinesi vb. elektronik cihazlarda kullanılabilmesi ile fark yaratıyor.

Class-10 hızı sayesinde yüksek kapasiteli verilerinizi oldukça hızlı bir şekilde kayıt eden bu kartlar sizi bekleme derdinden kurtarması ile ilgi çekiyorlar (Team Yeni Nesil Ram’lerini Tanıttı).

Team 32GB ultra yüksek hızlı flash kart, güncel video kayıt cihazları ve fotoğraf makinalarının yükek hızlı kartlar kullanması için gerekli olan SD v3.0 standardı ile birlikte geliyor. Aynı zamanda eskiye uyumluluk için içerisinde SD v2.0 kodlarını içermesi oldukça önemli. SD v2.0 max 13 MB/Sn yazmaya imkan verirken SD v3.0 ile 20 MB/Sn hızlara ulaşılabiliyor.

 

Team SD Class 10, eski ve yeni nesil tüm SDHC uyumlu cihazlarda sorunsuz olarak çalışıyor.

 

Yüksek kapasiteli 32GB Team SDHC flash kart ile 12 megapiksel boyutunda 5420 adet veya 6 megapiksel boyutunda 15000‘i aşkın fotoğrafı saklayabiliyorsunuz. Çektiğiniz fotoğraflar her zaman yanınızda. Bunun yanı sıra SDHC kart destekli HD video kaydı yapan kameralarla da 9 Saat’e varan sürelerde kayıt yapılabiliyor.

 

Editörün Yorumu:

Bellek kartların kapasiteleri gün geçtikçe artıyor. Böyle bir durumda oldukça yüksek bir veri transfer hızına sahip olmak gerekiyor. Bu yüzden mutlaka Class 6 ya da Class 10 bellek kartları tercih edilmeli. Bizim tavsiyemiz okuma hızından çok yazma hızına dikkat etmek (CeBIT 2010: Belleklerin İddialı İsmi).

:: Bellek kartı satın alırken Class standartlarına dikkat ediyor musunuz?

Hangisine Dokunmalı?

Cep telefonları için teknoloji geliştiren Moto Labs adlı bir firma, günümüzde artık yavaş yavaş standart hale gelmeye başlayan dokunmatik ekranların ne kadar duyarlı olduğunu ölçen bir test yaptı.

Özel bir robot parmak kullanılan testte, önce geniş bir alanda ve orta şiddette, daha sonra da küçük alanda ve hafif şiddette dokunan bir parmağın, ekranlara nasıl etki yaptığı görüldü.

Testte, robot parmak ekran üzerine çapraz çizgiler çizdi. Hangi telefonun ekranının, bu dokunuşları ne kadar algıladığı, ortaya çıkan şekillerde açıkça belli oluyor.

iPhone, testte açık ara birinci çıktı

iPhone’un üstünlüğü

Yayınlanan sonuçlarda, bu akımı başlatan iPhone’un açık üstünlüğü görülüyor. HTC’nin ürettiği Droid Eris ve Nexus One da iyi performans gösterirken, teste dahil olan diğer modellerin ekranlarının çok da başarılı olmadığı görülüyor.

Özellikle Motorola’nın Droid modelinin ekranı üzerinde daha çok çalışması gerektiği açıkça görülüyor.

 

 

:: Dokunmatik ekranlardan memnun musunuz?

Bu Robot iPod’u Seviyor

Bir dönemin uçuk bilimkurgu yapımlarında, sosyal hayata karışmış robot tasvirlerini bol bol görüyorduk. Herkesin gülüp geçtiği bu dönem yavaş yavaş gerçekleşiyor. Kısa bir süre öncesine kadar prestij robotları tasarlayan firmalar şimdiyse, günlük hayatın bir parçası olacak ürünlerini piyasaya sürmeye başladı.

Rakiplerine kıyasla daha şirin ve göze hitap eden ürünler tasarlayan Robovie firması, örneğini bilimkurgu filmlerinde görmediğimiz bir robot hazırladı.

Şirin bir dost mu yoksa ufak bir casus mu?

Bu yeni Robovie modeli, iPod‘larla ortaklaşa bir biçimde çalışabiliyor. Japon firmanın son icadı olan Robovie-mr2‘in karnında iPod‘ların girmesi için özel bir boşluk bulunuyor.


Bu şirin robot göründüğünden daha sinsi olabilir?

Yaklaşık 30 CM boyundaki bu robot, kendine takılan iPod Touch‘ün tüm özelliklerini kullanabiliyor. Robovie-mr2’in gözleri iPod Touch için fotoğraf ve video çekebiliyor.

Wi-Fi sayesinde tüm hareketlerini yönetebildiğiniz robotun hoparlörü ve mikrofonu da bulunuyor. 18 ayrı hareket noktası bulunan robot aslında göründüğünden çok daha fazla çevik bir tasarıma sahip. Robovie-mr2 sahip olduğu özelliklerle aslında çok da iyi bir casus robotu da olabilir.

:: Robotların günlük hayatımıza giriş yapması ilginizi çekiyor mu?

Dell’den İş Hayatına Özel

Dell‘in iş amaçlı kullanıma yönelik PC serisine yeni üyeler eklendi. Latitude 13 ve Precision M6500 adlı bu bilgisayarlar, ince bir tasarıma sahipler.

Modellerden, Latitude 13 adlı cihazda çift çekirdekli işlemci ve 13″ ekran bulunuyor. Dell Precision M6500 modeli ise, firma tarafından güçlü bir iş biligsayarı olarak tasarlanmış.

Şirketler için özel ayarlar

Bu dizüstü bilgisayarda Intel Core i7 ve i5 çift çekirdekli işlemci bulunuyor.

İş bilgisayarı olarak tasarlanan bu modellerde sanallaştırma gibi özellikler de bulunuyor. Standart network korumasına sahip olan bu iki dizüstü bilgisayarın bazı özelliklerini de isteğe göre değiştirmek mümkün. Kullanıcılar, ürünlerine kamera, mikrafon, Blu-Ray oynatıcı, 5‘li medya okuyucu ekleyebiliyor.

:: İş yerinizde kullandığınız bilgisayarın özelliklerini yeterli buluyor musunuz?


 

NVIDIA Forceware 197.13 Yayınlandı

Geçtiğimiz günlerde beta sürücüsünü yayınlayan ATI, dün Catalyst 10.3’ün tamamlanmış sürümünü kullanıcıların beğenisine sunmuştu. Elini çabuk tutan NVIDIA, bugün itibariyle Forceware 197.13‘ü yayınladı. 

Güncel sürücü, GeForce GT 320, GeForce GT 330 ve GeForce GT 340’a destek verdiği gibi, yeni nesil ION desteğine de sahip. PhysX’in versiyonunu 9.10.0129’a yükselten Forceware 197.13, oyunlarda performans artışı da sağlıyor.

Hangi Oyunlarda Etkili?

Crysis: Warhead, H.A.W.X. ve Left 4 Dead’de %13 ile %30 arasında performansı artıran sürücü, Assassin Creed II, Battlefield: Bad Company 2, Command and Conquer 4: Tiberium Twilight, Grand Theft Auto IV: Episodes from Liberty City, Mass Effect 2, Napoleon: Total War’a çoklu grafik işlemci ve SLI desteği veriyor.

Birçok bug’ı da düzelten Forceware 197.13’ü (90 MB) indirmek için tıklayın.

:: Yeni sürücüyü indirecek misiniz?

Tarayıcılar Hacker Kurbanı Oldu

Pwn2Own hack yarışmasında dün ilk gündü. Dünyanın dört bir yanından hacker’ların yeteneklerini sergileyip, para kazandıkları turnuvanın ilk gününde dünyanın en popüler uygulamaları ve cihazları, deyim yerindeyse rezil oldu.

iPhone’un 20 saniye içinde ele geçirilmesinin dışında, her zaman güvenlik önlemleriyle övünen Internet Explorer, Firefox ve Safari de hacker’ların kurbanı oldu. Hem de dakikalar içinde.

Tarayıcılar hacker’lara birkaç dakika dayanırken, iPhone 20 saniye dayanabildi

Safari, IE ve Firefox

Safari’de bulunan bir açığı değerlendirip MacOS X kullanan sistemi ele geçiren Charlie Miller 10 bin dolar ödül kazanırken, Internet Explorer 8 üzerinden Windows’lu sistem için aynı şeyi başaran Peter Vreugdenhill de aynı ödülü kazandı.

Bunun dışında Nils kod adlı bir hacker da Firefox’un en son sürümündeki bir açığı ortaya çıkardığı için 10 bin dolarlık ödüle layık görüldü.

Yarışmada Opera ve Chrome için herhangi bir deneme yapılmadı.

 

Editörün Yorumu:

Aslında bu hiç bitmeyecek bir yarış. Firmalar güvenlik önlemleri geliştirmeye devam ettikçe, hacker’lar da bunlardaki açıkları bulacaklar. Hiçbir zaman tam güvenli bir tarayıcı yapılabileceğini düşünmüyorum.

:: Sizce tam güvenli bir uygulama geliştirilebilir mi?