Netbook’lara Taze Kan

Intel Atom işlemci ailesini genişletti. Netbook sistemler için düşünülen N450, D410 ve çift çekirdekli D510 adlı işlemciler bir önceki işlemci ailesinden çok daha hızlı olmakla kalmıyor, %20’ye kadar daha düşük güç tüketmesiyle de ilgi çekiyor. Yeni nesil işlemcilerde Grafik biriminin ve bellek kontrolörünün işlemcinin içinde gömülü olması, işlemci boyutunu %70’e kadar düşürmenin yanı sıra toplam güç tüketimini de ciddi bir şekilde düşürüyor. Bunun avantajı, bu sayede çok daha performanslı pillerle çok daha yüksek bir kullanım süresinin elde edilmesi.

 

Yeni nesil Atom işlemcilerle (Pine Trail) 2010 yılının Ocak ayında tanışacağız.

 

Intel Atom N450 sadece Netbook sistemlerde kullanılacak. D410 ve D510 buna ek olarak masaüstü sistemlerde, daha doğrusu Nettop’larda da kullanılacak.

Intel’in açıklamasına göre, yeni nesil Atom işlemcilerini, Acer, Asus, Dell, Fujitsu, Lenovo, MSI, Samsung ve Toshiba gibi toplam 80 üretici kullanmayı planlıyor.

:: Netbook, Notebook ya da süper ince SULV Notebook. Sizin tercihiniz kimden yana olur ?

Opera Mobile’dan Kasım 2009 Rakamları

Norveçli web tarayıcı Opera, bilgisayarlarda olduğu kadar mobil cihazlar için de ayrı bir öneme sahip. Opera Turbo özelliği sayesinde, birçok kullanıcının ilk tercihi olmayı başaran web tarayıcı, periyodik olarak yayınladığı verilerin Kasım ayağında da bunu kanıtlar nitelikte istatistikî bilgiler sunuyor.

41.7 Milyon kullanıcıya erişme başarı gösteren Opera Mini üzerinden bir ay içersinde, 18.8 milyar web sayfası görüntülendi. Bu sayfalar üzerinden toplam transfer edilen veri miktarı da 271.8 terabyte. Bu oranları geçen ay ile kıyasladığımızda sırasıyla % 5.3, %9.5 ve %8.3’lük artışlara tekabül ediyor. 2008 yılının rakamlarına baktığımızda ciddi bir uçurum olduğunu görüyoruz. Zira kullanıcı sayısı % 154’lük bir artış göstererek adeta tavan yapmış durumda.

Opera Mini’nin en hızlı yayıldığı ülkeler listesinin en tepesinde yer alan Güney Afrika, şaşırtıcı bir sonuca imza atıyor. Yazılımın en çok kullanıldığı 10 ülke ise şu şekilde sıralanmış: Güney Afrika, Nijerya, Kenya, Mısır, Gana, Libya, Fildişi Sahilleri, Zambiya, Tanzanya ve Nambiya.

Opera Mini üzerinden en çok ziyaret edilen web sayfaları Google, Facebook, Yahoo ve Wikipedia olurken, yazılımın en çok kullanıldığı mobil cihazlar listesinin ilk 10 sırasında ise Nokia ve Sony Ericsson markalı telefonlar yer alıyor.

:: Opera Mini’nin Afrika ülkelerindeki popülaritesinin kaynağı sizce ne olabilir?

General Mobile Storeoid!

DSTL1 ile Androidli akıllı telefonlar pazarına merhaba diyen General Mobile’ın ikinci Androidlisine dair sızdırılan bazı haberleri sizlere burada duyurmuştuk. Android Market’tan farklı olarak yeni bir uygulama mağazası açma fikrini kısa bir süre önce de açıklayan firma, bu kez sözlerini eyleme döktü.


Hatırlanacağı üzere Motorola da Android’e özel kendi uygulama mağazasını bir süre önce duyurmuştu.

Yeni bir Androidli telefon adı gibi duran Storeoid adını, yeni mağazasına veren General Mobile, bu hamle ile Android pazarında ne kadar ciddi olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Henüz yapım aşamasındaki yazılım mağazası, genel Android uygulamalarının yanı sıra, firmaya özel spesifik yazılımları da barındıracak. Konu hakkında daha fazla detaylı bilginin mağaza tam manasıyla faaliyete geçtikten sonra açıklanacağını belirten Storeoid geliştiricileri, kullanıcıları ödeme konusunda olabildiğince özgür bırakacaklarını ifade ediyorlar. İşte mağazadan ilk resimler…

{pagebreak::General Mobile Storeoid 2}

{pagebreak::General Mobile Storeoid 3}

{pagebreak::General Mobile Storeoid 4}

{pagebreak::General Mobile Storeoid 5}

{pagebreak::General Mobile Storeoid 6}

{pagebreak::General Mobile Storeoid 7}

{pagebreak::General Mobile Storeoid 8}

 

:: Androidli bir akıllı telefon için tercihinizi General Mobile’dan yana kullanır mısınız?

Opera’dan Chrome’a Sağlam Transfer

Hızlı, pratik ve kullanıcıyla dost Google markasına ait olması nedeniyle hızla yükselen Google Chrome‘a nihayet eklenti desteği geldi. Yazılım firmaları da bu başarılı tarayıcıya faydalı eklentiler yapmak için adeta yarışa girdi. Önce Opera‘da kilit özelliklerden biri; sonrasında ise Firefox‘ta bir eklenti olarak karşımıza çıkan Speed Dial de Chrome’a uyarlandı.

:: Speed Dial eklentisini Google Chrome beta sürüm için buradan kurabilirsiniz.

Chrome’un “sık kullanılanlar” sekmesini değiştirerek, kendi seçtiğiniz favori siteleri 6×6 satır-sütuna kadar yeni sekmelere yerleştirebileceğiniz Speed Dial eklentisi, arkaplan konusunda da oldukça cömert davranıyor. Dilerseniz sevdiğiniz bir resmin URL’sini girerek, arkaplan olarak onu da kullanabilirsiniz.

:: Speed Dial eklentisini kullanıyor musunuz?

Sistem Tepsisinden Her Yere Erişin

Kullandığınız programlar için masaüstüne kısayol koyup güzel bir duvar kağıdını bozmak ya da karmaşık masaüstünüzde simge aramakla uğraşmak istemiyorsanız, sistem tepsisinde bir “sık kullanılanlar” ikonu yerleştirmek akıllıca bir çözüm olabilir.

:: Sistem tepsisine favoriler simgesi ekleme videosunu izleyin.

MedalFolders adlı ücretsiz program da sistem tepsisine koyduğu simge üzerinden sık kullandığınız klasörlere erişmenizi sağlıyor. Programın kurulumu ve kullanımını bu videoda bulabilirsiniz:

:: Takıldığınız noktaları forumda sorun.

Nokia N97’ye Daha Fazla Ram!

N97‘nin bellek konusundaki sıkıntıları artık herkes tarafından kabul görmüş bir durum olarak dikkat çekiyor. Konuyu küçük iyileştirmeler ile düzeltme yoluna giden Nokia, özellikle ram canavarı üçüncü şahıs çoklu ortam yazılımları ve internet uygulamaları karşısında çaresiz kalıyor.

Yayınlanan firmware sürümleri ve ram patchleri ile kullanıcıların şikayetlerini göz ardı etmediğini gösteren Finlandiyalı üretici, bu kez Memory Reorganiser adı verilen üçüncü şahıs bir yazılımı duyurdu. Sadece 52 KB boyutundaki mobil program, yazılım güncelleme seçeneği ile edinilebiliyor. Memory Reorganiser’ı kurulum adımları da tamamlandıktan sonra “Uygulamalar” klasörü altına yerleşen simgesi ile çalıştırabiliyorsunuz.

Beş saniye gibi kısa bir sürede gerekli işlemleri tamamlayan Memory Reorganiser, firmware sürümlerine ve cihazda yüklü olan yazılımlara göre farklılık göstermek kaydıyla, ram üzerinde 2 MB ile 6 MB arasında bir rahatlama yaratabiliyor.

Resmi bir mobil uygulama olduğundan Nokia güvencesi altında işlemleri gerçekleştiren yazılım, yaptığı kalıcı değişikliklerin ardından kendini siliyor.

:: Akıllı telefonunuzda an itibariyle kaç mb boş ram var? SDN forumlarında paylaşın.

Predator’ler Hacklendi

Amerikan askerlerinin ele geçirdikleri dizüstü sistemlerinde, keşif için kullanılan ve üsse görüntüler yollayan Predator uçaklarının video kayıtlarına rastlandı. Iraklı direnişçiler, Rus yazılımı olan SkyGrabber yardımıyla, Predator uçaklarının video kayıtlarını uydudan gelen veri akışlarını yakalayıp kayıt etmeyi başardı.

 

Amerika Hükümeti, insansız hava araçları için farklı bir şifreleme tekniği geliştiriyor.


Dizüstü sistemlerdeki görüntüler 2008 yılının aralık ayı kayıtlarına kadar uzanıyor. Bu da direnişçilerinin uzun zamandır bu bilgilere ulaşabildiğini gösteriyor. İşin ilginç tarafı ise, Amerikan Hükümeti’nin bu tür güvenlik açıklarından haberdar olması. Hatta yeni insansız uçaklar olan ve Predator‘un yerini alacak olan Reaper modellerde de benzer bir durum söz konusu. Video verileri, üsse herhangi bir şifreleme işlemine tabi tutulmadan yollanıyor. Bu da teknolojiyi bilen kişilerin bu verilere rahatlıkla ulaşılmasını sağlıyor.

:: Gelecekte askerler yerine yazılımcılar mı savaşacak? Bu konu hakkındaki yorumlarınızı bizimle paylaşın.

Nokia, N82 Kullanıcılarını Unutmadı!

Nokia’nın beklenmedik bir hamle ile gerçekleştirdiği, üst seviye Symbianlı modellerinin güncellenebilmesi olanağından faydalanan bir başka akıllı telefon da N82 oldu. Xenon flaşı ile hâlâ yeni çıkan telefonların, fotoğraf kalitesi kıyaslamalarında yer alan ve çok başarılı sonuçlara imza atan N82, anlaşılan o ki Nokia’nın da gözdelerinden.

V35 firmware versiyonu ile N95 ve N95 8GB modellerinde olduğu gibi, güvenlik açıkları konusundaki düzenlemeler ile bilindik sistem hatalarının giderilmesi gibi özellikler taşıyor. Bunun yanı sıra mobil internet hususundaki iyileştirmeler de ilk bağlantı esnasında kendini belli ediyor.


Güncellemenin tüm getirdikleri bir yana, Nokia’nın, cihazlarını sattıktan sonra, üzerinden birkaç yıl geçmiş dahi olsa desteğini kesmemesi, kullanıcılardan gelen hatalar doğrultusunda bile bir güncelleme yayınlamayan birçok markaya umuyoruz ki güzel bir örnek olur.

Nokia Clublar aracılığıyla yahut Nokia Software Updater üzerinden sahip olabileceğiniz güncelleme, kullanıcı verilerini yükseltme sırasında korumayı amaçlayan UDP fonksiyonuna da sahip. Yeni firmware HelloOX2 ile kırılabiliyor.

:: Nokia’nın satış sonrası desteğinden memnun musunuz?

Kırılmış iPhonelara Bluetooth Klavye

iPhone, kapasitif dokunmatik ekranı ile en başarılı cihazlardan biri olsa da sanal klavye iPhone ve iPod Touch kullanıcıları için de en büyük sorun. Kullanıcılarını birçok konuda kısıtlayan Apple, Bluetooth üzerinden fiziksel klavyelerin kullanılmasını da istemiyor. Ancak her konuda olduğu gibi bu konuda da kullanıcıların imdadına Jailbreak işlemi yetişiyor.

Buna göre Cydia üzerinden yüklenebilen Bluetooth Klavye Sürücüleri sayesinde, Bluetooth destekli tüm fiziksel klavyeleri de kullanabilmek olanaklı hale geliyor. Açık kaynak kodlu BTstack projesinin bir ürünü olan uygulama, bir tür emulatör mantığı ile çalışıyor.

Demo olarak görünen yazılımı çalıştırdıktan sonra kullanmak istediğiniz Bluetooth klavyeyi görünür yaparak tarama yapın. Listeden klavyenizi seçin ve güvenli iletişim için gerekli şifreyi girin. Eşleşmenin ardından klavyenizi kullanmaya başlayabilirsiniz.

Geliştirici bu ilk sürümde sürümde CAPS-LOCK tuşu, shift ve işaretçi ile seçim, kopyalama, kesme ve yapıştırma fonksiyonları gibi özelliklerin çalışmadığını belirtiyor.

:: iPhone Bluetooth klavye üreticilerinin de yüzünü güldürür mü dersiniz?

Alcatel-Lucent’e Vizyon Ödüllü

Alcatel-Lucent, GPON (Gigabit Pasif Optik Ağ) teknolojisiyle IEC InfoVision Ödülü‘ne layık görüldü. GPON teknolojisi bina içi optik ağ terminalleri, ses, görüntü ve verileri optik sinyallere dönüştürüyor.Firma normalde iş yerleri için kullanılan bu sistemi evler içinde uygun hale getirdi. Alcatel-Lucent’in bu ödülü kazanmasını sağlayan uygulaması ise, ürünlerinin yüzde 30 oranında tasarruf yapabilmesi.

Ev terminallerinin sayısını sınırlandırıp maliyeti azaltan bu sistemler, erişim, taşıma ve ağ merkezi dahil tüm seviyelerde kullanılabilme özelliğine sahip. Şirket yöneticileri, şu anda kullandıkları sistemi daha da geliştirip, en az kurumsal müşterileri kadar ev müşterilerini de hedef kitlelerini ekleyeceğini belirtti.

Alcatel-Lucent üzerinde çalıştıkları yeni projelerde, evlere fiber kablo döşeme hizmetlerini daha kolay ve ucuz hale getirmeyi hedefliyor. Bu gelişmede daha hızlı internet bağlantısı satan sektörlerinde işine yaramış olacak.

:: Firmanın geliştirdiği bu teknoloji hakkında yorumlarınız nelerdir?

Manzara Fotoğrafları Çekim Teknikleri

Fotoğraf çekmek kendi içinde bile birçok alt kategoriye ayrılır. Örneğin anı fotoğraflarıyla, içerisinde bir kompozisyon bulunan sanat fotoğrafları, birbirlerinden tamamen ayrı kategorilerde yer alır. Bunların dışında, profesyonel alanlarda kullanılmak üzere çekilen fotoğraflar da vardır. Buna en iyi örneklerden biri de, düğünlerde çalışan fotoğrafçıların çektiği fotoğraflardır. Anı fotoğrafı olarak düşünülse de, doğru bir teknik ve uzman bir kullanım ile birlikte, anı ve sanat fotoğraflarının tam ortasında yer alır. Fotoğraf çekmenin en keyifli yanlarından birisi ise, çektiğiniz fotoğrafı bilgisayar karşısında ya da basılı halde görmektir. Tabii ki bunun için iyi fotoğraflar çekmeniz gerekiyor.

Sizin için ilk olarak, güzel manzara fotoğrafları nasıl çekilir onu anlatacağım. Manzara fotoğrafları, kompozisyonu zengin tutulduğu veya ışığı iyi yakalandığı sürece mükemmel sonuçlar verir. Her şeyden önce iyi bir manzara fotoğrafı çekmek için sık sık gezmeniz gerekiyor. Bu, zihninizde fotoğrafın nasıl zenginleşeceğine karar vermenizi geliştirir. Ayrıca bir kere gezdiğiniz yeri, bir başka sefer gezerken, sahneye farklı bakış açılarından bakmanızı sağlar. Bu, tıpkı ilk seferde anlamadığınız bir filmi, ikinci seyredişinizde daha iyi anlamanıza benzer. Bu şekilde, tüm fotoğrafı önce zihninizde oluşturmalı, ondan sonra öğrendiğiniz tekniklerle birlikte sahneyi fotoğrafa dökmelisiniz.

{pagebreak::Bakış Açısı}

Bakış Açısı

Manzara fotoğraflarında dikkat etmeniz gereken en önemli nokta; insanların göremediği bakış açılarını fotoğraflara yansıtmaktır. Örneğin görsel açıdan hoş bir manzara ile karşılaştıysanız, hemen deklanşöre basıp fotoğrafını çektiğiniz zaman güzel fotoğraf çekmiş olmazsınız. Zira, sizden önce belki de yüzlerce kişi aynı noktadan geçerken manzaradan etkilenmiş ve o bölgeyi fotoğraflamıştır. Hatta kartpostallarda veya artık internette, aynı açıyla çekilmiş yüzlerce benzer fotoğrafla karşılaşabilirsiniz. Bu da fotoğrafınızın anlamını yitirmesine sebep olur. Bunu engellemek için, daha önce kimsenin görmediği açılardan manzaraları fotoğraflamaya gayret gösterin.

Aynı şekilde yol kenarında ya da bitkilerin sık olduğu bölgelerde çok güzel bir çiçek gördüyseniz, bu çiçeği fotoğrafınıza iyi yansıtmak için, kesinlikle çiçeği yukarıdan görünümle çekmemelisiniz. Çünkü oradan geçen bir insan zaten o çiçeği tepeden görüyor olacaktır ve fotoğrafınız birçok insana anlamlı gelmeyecektir. Bir çiçeği orijinal bir şekilde çekmek istiyorsanız, tamamen yere uzanmanız gerekebilir. Böylece başka insanların görmediği bir açıyı, insanlara göstererek, fotoğrafınızı anlamlandırabilirsiniz.

{pagebreak::Oranlar Önemlidir}

Oranlar Önemlidir

Bir manzara fotoğrafı çekerken, fotoğraf makinenizin vizöründen baktığınızda yatay olarak görüntüyü üçe bölmeniz gerekir. Her bölüm, 1/3’lük bir kesre sahip olmalı. Bunun kompozisyonunuza kattığı zenginlik, yadsınamaz bir gerçek. Örneğin, eğer gökyüzünün güzelliğine dikkat çekmek istiyorsanız, fotoğrafınızda gökyüzüne 2/3 oranında yer ayırmalı, yeri ise en aşağıdaki 1/3’lük kısma dahil etmelisiniz. Aynı şekilde, yer odaklı bir çekimde, gökyüzüne en üstteki 1/3‘lük kısmı ayırmanız, oldukça iyi sonuçlar almanızı sağlayacaktır. Eğer gün doğumu ya da gün batımı fotoğrafları çekmek istiyorsanız, mutlaka görüş alanınızın içerisinde, kompozisyonu zenginleştirecek öğelere yer vermelisiniz. Örneğin, gün batımı fotoğrafında, Güneş ile sizin aranızda yer alacak olan bir cisim, ters ışık tekniği sayesinde simsiyah çıkacak ve bu da gün batımı anlatımını zenginleştirecektir.

Gün doğumu ve batımı demişken, bir manzara fotoğrafı çekmek için de en uygun zamanın sabah ve akşam olduğunu bilmenizde fayda var. Zira Güneş’ten gelen ışınlar, günün o saatlerinde yatay bir güzergah izledikleri için, oldukça yumuşak ve tatlı bir görüntü oluşmasını sağlarlar. Öğle saatlerinde yapılan çekimlerde, tepeden gelen Güneş ışınları görüntüyü keskinleştirecektir (ki bu çoğu zaman iyi bir şey değildir). Aynı şekilde, öğle saatlerinde yapılan bir çekimde Güneş, harika manzaranın ortasında bulunuyor olabilir ve bu da, fotoğrafınızın patlamasına (fotoğrafçılık sözlüğünde over exposed olmasına) sebep olur.

{pagebreak::Düşük ISO Tercih Edin}

Düşük ISO Tercih Edin

Eğer bir göl veya deniz fotoğrafı çekecekseniz, yine sabahın ilk ışıklarında çekim yapmanızı tavsiye ederim. Bir önceki paragrafta anlattığım ile aynı mantıkta düşünürsek, sabahları doğudan gelen yatay ışınlar, gölün ya da denizin üzerinde çok yumuşak bir doku yaratacak ve bu da fotoğrafı zenginleştirecektir. Diğer taraftan, fotoğrafın en alt kısmını direkt deniz veya göl ile başlatmamanızı tavsiye ederim. Bu, hem görüntüyü bozar, hem de kompozisyonu düşürür. Mutlaka yerin suyla kesiştiği yerleri fotoğrafınıza katın. Çok daha kaliteli fotoğraflar elde ettiğinizi göreceksiniz.

Şimdi de biraz teknik kısma girelim. Manzara fotoğrafları çekerken, özellikle gün doğumu ve batımını tercih edin dememizden sonra tahmin ediyorsunuz ki, size bir adet üçayak (tripod) lazım olacak. Zira öğle saatlerine nazaran, ışık debisinin az olduğu bir saatte, fotoğrafınızın film hızını (ISO) yükseltmek oldukça amatör bir iştir. Bunun yerine makinenizi bir üçayağa monte edip, düşük enstantane hızlarında çalışmanızı tavsiye ederim. Bu, tabii ki bulunduğunuz yere, saate, ışığın nereden geldiğine bağlı olarak değişir fakat, düşük ISO’yla çalışmanız her zaman daha iyi sonuçlar verir. Ayrıca bir manzara fotoğrafında, alan derinliğine çok da fazla önem vermeniz gerekmediğinden, f durağını 8, 9, 11 gibi değerlerde tutabilirsiniz. Böylece enstantane hızını düşürür ve hoş fotoğraflar elde edebilirsiniz.

{pagebreak::Lenslerin Önemi}

Lenslerin Önemi

İşin lens kısmı ise, verdiğim ipuçları kadar önemlidir. Manzara fotoğrafları çekmeye çıkmışsanız, yanınızda hem geniş açılı bir objektif (lens), hem de bir adet teleobjektif taşımanızı tavsiye ederim. Genel plan çekim yaparken, bir teleobjektif kullanmak ne kadar mantıksız ise, gün batımında Güneş’e doğru uçan kuşları çekmek için de geniş açılı bir objektif kullanmak o kadar anlamsızdır. Geniş açılı fotoğraflar için, 18-135mm, 28-75mm gibi objektifler size yeterli gelecektir. Teleobjektif olarak da 70-300mm objektifleri tercih edebilirsiniz. Zaten fotoğraf çekmeye çıktıkça, nasıl bir objektife ihtiyacınız olduğunu kafanızda şekillendireceksinizdir.

Üçayak ile yapılan çekimlerde her ne kadar sorun olmayacağı düşünülse de, özellikle ufkun gözüktüğü fotoğraflarda kadraja dikkat etmeniz gerekir. Yamuk bir kadraja sahip fotoğrafın bozduğu kadar hiçbir şey, kompozisyonu bozamaz. Bunun için yeni D-SLR makinelerde çeşitli kadraj düzeltici eklentiler olmasına rağmen, gözünüzle ufuk çizgisini yatay bir düzlemde sabit tutmayı öğrenmeniz gerekir. Bir diğer önemli nokta ise, Güneş ışınlarının fotoğraflarınıza yaptığı parlamalar. Bunları engellemek için parasoley adı verilen ve objektifin ucuna takılan bir eklenti mevcut. Fiyatları da oldukça uygun değerlerde bulunuyor. Bunun dışında, elinizle ya da bir cisim yardımıyla parlamanın olduğu yerin çaprazını kapayarak (tabii ki elinizin ya da cismin kadraja girmesine engel olarak) parlamaları da ortadan kaldırabilirsiniz.

Tüm bu ipuçlarını ve tavsiyeleri uygulamaya dökerseniz, karşınıza çıkan fotoğraflarınızdan memnun kalacağınıza eminim. Fotoğraf çekmek, ayrı bir tutkudur ve bu tutkuyu, tekniğiniz ve tarzınız ile birleştirdiğinizde, ortaya çıkan sonuç her zaman sizi mutlu eder. Haydi bakayım deklanşörünüze kuvvet

:: Bu yazı işinize yaradı mı?

Ekran Kartlarını Değiştirecek Teknoloji

Günümüzde piyasaya çıkan ekran kartlarının çoğunda 1 GB grafik bellek yer alıyor. Bu bellekler, grafik işlemcinin ihtiyacı olan belleği kartın üzerinden hızlıca kullanmasını ve sistemin belleğinden harcanmamasını sağlıyor. Ekran kartlarında kullanılan bellek miktarı, giderek gelişen grafik teknolojisine ayak uydurabilmek için artma eğilimi gösteriyor. DirectX 11 bu yeni teknolojilere örnek olarak gösterilebilir.

Hynix dünyanın en önde gelen bellek üreticilerinden biri

GDDR5 biçimli bellekler son dönemde ekran kartlarında standart hale geldi. İlk kez 2007 yılında piyasaya çıkan bu belleklerin tercih edilmesindeki en önemli etken yüksek bant genişliği sunmaları. Artık GDDR5 belleklerde 7 Gbps seviyesine ulaşılabilmiş durumda. Şimdi ise bu alanda çok önemli bir gelişme daha yaşandı.

{pagebreak::Grafik belleklerde yeni adım}

Grafik belleklerde yeni adım

2007 yılında ilk 65 nm’lik 1 GB GDDR5′i piyasaya süren firma olan Hynix de o günden bu yana büyük gelişmeler kaydetti. Dünyanın en önde gelen bellek üreticilerinden olan firma şimdi de dünyanın ilk 40 nm’lik 2 GB GDDR5 belleklerini ürettiğini duyurdu. Bellekler 7 Gbps bant genişliğine sahipler.

ATI’nin amiral gemisi olan HD 5970’te 2 GB bellek bulunuyor

Yeni geliştirilen bu bellekler 1,35 V ile güç tüketimini minimuma indirmeyi hedefliyor. Böylece bir önceki 50 nm’lik modellere oranla %20′lik bir güç tasarrufu sağlanmış. Hynix, 2 GB’lık bu yeni yongaların seri üretimine 2010’un ikinci yarısında geçmeyi planlıyor. Yeni geliştirilen bu belleklere ekran kartı üreticilerinden büyük talep gelmesi bekleniyor. Daha az güç tüketen ve daha az yer kaplayan bu yeni bellekler sayesinde ekran kartlarında 2 GB bellek yakın bir gelecekte standart hale gelebilir.

:: Ekran kartlarında 2 GB belleğe henüz ihtiyaç var mı?