iPhone Kredi Kartlarını Okuyacak!

Apple‘ın popüler telefonu iPhone, mobil dünyayı baştan aşağı değiştirmeye devam edecek gibi gözüküyor. iPhone için üretilen uygulamalar, iPhone platformunu zenginleştirirken, şimdi de Mophie adlı bir geliştirici firma, iPhone için ürettiği batarya pack’leriyle gündemde.

Firma, ürettiği batarya eklentilerinde kredi kartlarının iPhone’lar tarafından okunabileceğini açıkladı. CES 2010‘da tanıtılacak olan eklenti, iPhone’un ucuna takılacak.

Bu sayede iPhone kullanıcıları birçok alışveriş sitesinden kredi kartlarıyla alışveriş yapabilecek.

:: Bu eklentinin yararlı olacağını düşünüyor musunuz?

Live Mobil Oyunculuğu Değiştirecek

Zamanı biraz geri alıp 2006 yılına dönersek Bill Gates, Live platformuyla ilgili hayallerini açıklayan bir konuşma yapmıştı. Microsoft‘un eski CEO‘suna göre Windows Live platforumu, hem oyun hem de sosyal anlamda konsol, PC ve hatta cep telefonlarını bile tek ortamda toplamayı hedefliyordu.


Live platformu en aktif şekilde Xbox 360’da çalışıyor

Ancak aradan geçen 4.5 yıl içerisinde hala Windows Live şirketin istediği özelliklere sahip değil. Özellikle Games for Windows kampanyası altında çıkan PC oyunlarında bu platform hala zayıf gözüküyor. Windows 7‘nin çıkışıyla birlikte, firma Live’i daha güçlü hale getirmek için çalışmaları başlatmıştı.

Öncellikle oyun ve sosyal platformlar için Live’e yeni özellikler eklenecek ve kullanıcıların programı vazgeçilmezleri arasına alması sağlanacaktı.

Projenin esas amacı iPhone’da üstünlük mü?

Microsoft bu amaçlarına ulaşmak ve Bill Gates’in hayaline biraz daha yakınlaşmak için yeni Live geliştiricilerini işe almaya başladı. Proje kapsamında X-Box Live oyunları, Windows Mobile‘a uygun hale getirilecek. Bilindiği gibi Microsoft bir süre önce, iPhone için yatırımlar yapacağını açıklamıştı. Yeni Live projeleri arasında, mobil cihazlarda çoklu oyunculu yapımları geliştirilmesi de bulunuyor.


Proje bittiğinde, cep telefon, PC ve konsol tek bir platformda birleşmiş olacak

Anlaşılan firma, iPhone ve Live yatırımlarını ortak bir projede birleştirmek için çalışmalara başladı. PC oyunculuğunun önemi giderek düşerken sektörün geleceği mobil cihazlarda olacak gibi gözüküyor.

:: Mobil cihazınızda hiç oyun denediniz mi? Sizce oyunların geleceği telefonlarda mı?

Denizlere Açılma Vakti

İçinde bulunduğumuz Ocak ayı içerisinde Avrupa’da satışa sunulması planlanan PT Boats: Knights of the Sea‘nin demosu yayınlandı! İkinci Dünya Savaşı konulu yapımda, yalnızca savaşın deniz üzerindeki bölümleri kurgulanıyor. Yayınlanan demoda, 3 uçak, 16 deniz birimi ve 3 tutorial görevden oluşan geniş bir oyun materyali kullanıcıları bekliyor.

840 MB’lık demoyu indirebileceğiniz link’leri buradan bulabilirsiniz. Bazı 64 bit işletim sistemlerinde hata veren PT Boats: Knights of the Sea’nin bu probleminin yamayla düzeltilmesi bekleniyor.

:: Demoyu indirecek misiniz?

Bayonetta’ya Aşık Olmak İçin 5 Neden

Eğer bir aksilik olmazsa, Avrupa kullanıcılarıyla 8 Ocak 2010 tarihinde buluşacak olan Bayonetta oyunu için, ilginç bir video hazırlandı. Yalnızca PlayStation 3 ve Xbox 360 için geliştirilen yapımı satın almamız için 5 nedenin gösterildiği videoda, oyun içi görüntüler yer alıyor. İşte Bayonetta için 5 sebep:

#http://a3.video.blip.tv/1630010758224/Originalgamer-5ReasonsToLoveBayonetta693.flv#

Bayonetta’yı Satın Almak İçin Sebepler:

5. Breakdance

4. Resident Evil 4 bağlantısı

3. Özel(!) ataklar

2. İşkence komboları

1. Seksi Bayonetta

:: Sizce bu nedenler Bayonetta’yı almanız için yeterli mi?

Tarayıcı Özellikli Çerçeve

Hammacher Schlemmer daha çok ilginç hediye fikirleri ile ilgi çeken bir marka. Buna en güzel örnek piyasaya sürdüğü dijital çerçeve. Tarayıcı teknolojisine sahip olan bu ürün, çerçevenin altında resimleri alıp 300 dpi çözünürlüğüne tarayıp hafızaya atabiliyor. Tek bir tuş ile yapılan bu işlem sayesinde, taranan resimler 1 GByte belleğe aktarılıp anında Slideshow olarak gösterilebiliyor.

Ürünün yaklaşık fiyatı 200 Dolar.

 

Bu dijital çerçeve 8 inç büyüklüğünde ve 800×600 piksel çözünürlüğü destekliyor. 1 GByte hafıza, üzerinde bulunan kart okuyucu ile genişleyebiliyor. Çerçevenin sahip olduğu hoparlör seti, kullanıcıya MP3 dinlemenize de olanak tanıyor.

:: Dijital çerçeve almayı düşünüyor musunuz?

IT Teknolojisine Ayak Uydurmak

Yapılan çeşitli araştırmalarda iş dünyasının temel değerleri değişiyor. Organizasyon şemaları yenileniyor, inovasyondan (yenilikler) bahsediliyor ve şirkete değer yaratma konuşuluyor. Rekabete ayak uydurmak için açık olmak gerekiyor. Ayrıca birbirleriyle haberleşen ve sanal bir bağ kuran şirketlerin oluşması şart. Bu da gözleri yine internete çeviriyor. Çünkü bilgi teknolojilerini birbirine bağlayan en önemli unsur, kuşkusuz internet.

Web 2.0/3.0 kesinlikle geleceğin sosyal ve ekonomik devrimi. Web 2.0 sadece içeriğin daha iyi sunulması değil, birçok cihazın birbirine bağlanması için büyük bir önem taşıyor. Tabii burada genç neslin rolü de büyük bir önem taşıyor. Günümüzün gençleri, ebeveynleri sayesinde, teknolojiyle çok daha erken tanışıyor. Bu gençler, teknolojilerle tanışmakla kalmıyor, daha korkusuz bir şekilde servis ve hizmetleri de kullanmayı öğreniyor. PC’yi kaynaklara ulaşmak veya haberleşmek için kullanıyorlar. Bazılarımız gibi PC’yi akıllı bir daktilo gibi görmüyorlar.

Bu esasında göz ardı edilmemesi gereken bir durum. Çünkü internetin diğer bir avantajı, şirketlerin açık olmasını sağlaması ve bu sayede de çok daha kolay bir şekilde işbirliğine gidilebilmesi. Bir şeyini gizlemeyen ve bilgiyi paylaşmayı seven kişiler burada önemli bir rol oynayacak. Ne de olsa işbirliğini bilmeyen ve bilgisini paylaşmayan ve tek başına hareket eden şirketler, yakın gelecekte bu rekabetten geri düşecek. Araştırma, ürün geliştirme veya yenilikler, mutlaka bir ağ yapısının içinde olmalı. Şirketler bu ağda bilgilerini paylaştıkları gibi, ürün ve teknoloji gelişimini de bir birlik içinde yapmalı.

Gelecekte, içine kapanık olmayan, kaynakları paylaşan ve işbirliğine giden şirketler büyük başarılar elde edecek. Benzer bir durum insanlar için de geçerli.

 

Bunun günümüzde çok güzel örnekleri var. Hepimizin bildiği USB teknolojisi, birçok şirketin beraberce ortaklaşa çalışması sonucu ortaya çıktı. USB’nin başarısı daha da gelişti ve günümüzde USB 3.0 teknolojisi ile tanıştık.

Diğer bir örnek Kanadalı Goldcorp şirketinin internete açılması ile yakaladığı başarı. Goldcorp‘un Jeologları altın rezervlerini bulmakta güçlük çekmesi sonucu, gizli olan Jeoloji verileri internette yayınlandı. Goldcorp bu verileri kendi sayfasına koyarken altın rezervi bulan kişilere yarım milyon dolar ödül vereceğini taahhüt etmesiyle, tam 1000 kişi başvurdu. Goldcorp bu yöntem sayesinde tam 3.5 milyar dolarlık altın rezervleri buldu.

Bilgisayarlar 2020’de Akıllı Olacak

Birçok araştırmaya rastlamak mümkün. Bilgisayarlar 2020 yılına kadar akıllı olacağını herkes söylüyor. Bilgisayarlar aptal makine kavramından kurtulacak ve insanlara gerçekten yardım eden cihazlar olacak. Özellikle haberleşme alanında bir devrim yaşanacak.

Bu, esasında hayal değil çünkü geriye baktığımızda bilgisayarların son 12 yıldaki performansının 1000 kat yükseldiğini söyleyebiliriz. Bellek kapasitesi veya sabit disk kapasitelerindeki artış da benzer bir ivme gösteriyor. Bu verileri 2020 yılına göre hesaplarsak, 100 Terabyte kapasiteli bir iPhone hiç de hayal değil.

Fakat bundan önemlisi kuşkusuz Open Source standardı. Açık kaynak kodu gelecekte çok büyük bir rol oynayacak. Bunun en güzel örneği Apple iPhone. Apple, iPhone’u piyasaya sürerken Apple Store mağazalarını da iPhone için açtı. Bu sanala mağazada iPhone uygulamalarını satın alabiliyorsunuz. İsteyen kişiler iPhone için uygulamalar yazıp bu mağazalarda satışa çıkartabiliyor. Neticede ilk başlarda yüzlerce olan yazılımlar inanılmaz derecede büyüdü. Çok fazla olan uygulama sayısı, iPhone’un satışlarını artırmakla kalmadı, Apple’ın yazılım satışını da müthiş bir şekilde yükseltti.

Gelecekte Bizi Neler Bekliyor

Orman yangınlarını söndüren robotlardan tutun, sizinle konuşan afişlere kadar birçok fikir görmek mümkün. Bunların çoğu size saçma gelebilir. Fakat endüstri farklı bir şey yaratmak için ellerini sıvamış durumda. Örneğin bilgisayarlara dokunmadan onları yönetmek kesinlikle hayal değil. Bunun örneklerini Almanya’da (Toshiba) görmüştüm.

Akıllı alışveriş merkezlerini görmemiz an meselesi. RFID (Kablosuz haberleşme) teknolojisini kullanan bu merkezler sayesinde kasa kuyruğu sona eriyor. Alışveriş arabasına doldurduğunuz ürünleri hesaplayan RFID sistemi, mağazadan çıktığınızda hesabı kredi kartından otomatik olarak düşüyor.

Duygu ve hislerle hareket eden robotlarla 2020’de tanışacağız. Siemens araştırmalara tam gaz devam ediyor. Bundan da önemlisi vücudunuza enjekte edeceğiniz bir BioSilikon yongası (Intel) sayesinde, hücrelerinizi kansere karşı test edebilmeniz. Bu yonga kablosuz haberleşme teknolojisi yardımıyla test verilerini, ev doktorunuza gönderecek ve erken teşhis yöntemi ile daha rahat bir hayat yaşayacaksınız.

Bu örnekleri elbette çoğaltmak mümkün. Ama esas önemli olan nokta açık olmak ve işbirlikleriyle kaynakları paylaşmak. Kapalı kutu modeli eskilerde kaldı. Kendi Network’ünü kuran şirketler, internette bulunan sayısız insanlardan faydalandığı gibi, yeni ürünler geliştiriyor ve bu sayede de yeni pazarlar yaratıyor.

:: Geleceği nasıl görüyorsunuz?

 

Winamp’ta Şarkı Listesi Nasıl Hazırlanır?

Bilgisayarınızda bulunan müzikleri her seferinde tek tek seçip çalmaktansa, Winamp‘ta bir şarkı listesi oluşturarak programı her açtığınızda sevdiğiniz parçaları çalmaya hazır bulmak, büyük oranda vakit tasarrufu sağlayacaktır. Daha önce kurulum ve temel kullanım bilgilerini bu sayfada sizlerle paylaştığımız başarılı medya oynatıcı Winamp’ta şarkı listesi(playlist) oluşturma animasyonunu izleyerek, kendi şarkı listenizi kolayca oluşturabilirsiniz.

:: Winamp playlist oluşturma animasyonunu izleyin.

:: Takıldığınız noktaları forumda sorun.

ShiftDelete.Net Mutlu Yılar Diliyor – VİDEO

4

İyisi kötüsüyle 2009‘u geride bıraktık. En büyük ve en hızlı değişim, tabii ki teknoloji alanında yaşandı. Değişen teknolojiyi tüm dünya ile aynı anda izleyerek Türkiye‘deki okurlara aktaran ShiftDelete.Net ekibi, editörleri ve tüm çalışanları ile kamera karşısına geçip kısaca 2009‘u değerlendirdiler, 2010‘dan ne beklediklerini anlattılar.

Ekibimizden 2010’a Mesaj Var, İzleyin!

#video_5032#

:: Sizin için 2009 nasıl geçti, 2010’dan ne bekliyorsunuz? Forumda paylaşın.

The Saboteur PS3 İnceleme

Puan: 10/7.7

Pandemic Studios tarafından geliştirilen ve duyurulduğundan bu yana merakla beklenen The Saboteur, nihayet test merkezimizde yerini aldı! Yaklaşık 7 dakikalık bir kurulumdan sonra PlayStation 3’de oynamaya hazır hale gelen yapımın hikayesi İkinci Dünya Savaşı yıllarında geçiyor.

The Saboteur’u tipik savaş oyunlarından ayıran unsurların başında, yapımın konusu ve tarzı geliyor. Kontrol ettiğimiz karakter olan Sean, ortalama bir yarış pilotudur (Bunu oyuna başladıktan sonra öğreniyoruz). Birgün yarıştığı rakiplerinden birinin yaptığı bir hile, Sean’ın yarışı erken noktalamasına sebep olur.

Onu geçen Nazi subayından intikam almaya çalışırken en iyi arkadaşı öldürülen kahramanımız için artık şartlar değişir. Direnişe katılıp, kendini Nazi’lere karşı savaşırken bulur…

{pagebreak::Gizlilik Ön Planda}

Gizlilik Ön Planda

Bir kere The Saboteur, paldır küldür düşmanın üzerine yürüyeceğiniz tarzda bir oyun değil. Zaten oyunun başlarında siz silahsız, düşmanlarınız ise tam teçhizatlı olduğundan, 1-0 yenik başlıyorsunuz. Ancak sizi öne geçiren şey, yaptığınız planlar oluyor.

Örneğin bir yere bomba koymak ya da birini takip etmek için, ortalarda salınarak ilerlemiyorsunuz. Gizlenerek ilerleyeceğiniz bir oyun tarzını benimsemeniz gerekiyor.

{pagebreak::Lekesiz Kıyafetler}

Lekesiz Kıyafetler

Bu yüzden giysi değiştirme gibi seçeneklerimiz de var. Üzerinde kan lekesi olmayan bir Nazi üniforması ile askerlerin arasına karışabiliyoruz. Bu açıdan yapım aynı Hitman‘i andırıyor.

Bir başka taraftan ise tıpkı Assassin’s Creed. Zira yönettiğimiz karakter Sean, binaların dış cephelerine öyle bir tırmanıyor ki, kendinizi Kudüs topraklarında suikast yapmaya hazırlanan Altair zannediyorsunuz. Hatta öyle sıçrayışlar yapıyoruz ki, Sean’a kostümünü çıkarmış bir Örümcek Adam(!) demek yersiz olmaz.

{pagebreak::Eski Yarışçı Yeni Direnişçi}

Eski Yarışçı Yeni Direnişçi

Zor durumlarda hemen bir araca atlayıp kaçabilme imkanınız mevcut. Bu açıdan da oyun GTA gibi görünüyor. Geniş sayılabilecek haritası ile yapım, İkinci Dünya Savaşı yıllarının Paris’ini yansıtıyor.

The Saboteur’un başlardaki parçalı kurgusu nedeniyle, kısa bir süre Nazi Almanya’sına da gittiğimiz yapımda, motorlu araçlar büyük önem taşıyor. Zira bazen gitmeniz gereken yer bir hayli uzakta olduğu için, yoldan bir araç çevirmeniz gerekiyor.

{pagebreak::Yapay Zeka}

Yapay Zeka

Halkın bu gibi durumlara tepkisiz olması, savaş yılları olmasıyla bağdaştırılabilir mi, orası tartışılır fakat bari ses çıkarsalardı demekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Birinin arabasını çaldığınızda, çoğunlukla el kol hareketi yapmaktan başka bir şey yapmıyorlar.

Oyunda kilit önem taşıyan araç kullanımı, The Saboteur’u emsalleriyle karşılaştırdığımızda gayet kolay diyebiliriz. Kontrollere kısa sürede alışacağınızdan emin olabilirsiniz. Motor ve otomobiller zaten çok fazla hızlı olmadığı için, viraj almada pek bir derdiniz olmayacak. Tek sorun, trafik; GTA IV’dekinin beşte biri kadar da olsa, dar sokaklarda ufak bir kaos yaşamanıza yol açabiliyor.

{pagebreak::Gelişen Özellikler}

Gelişen Özellikler

Artık hemen hemen her tür oyuna eklenen karakter geliştirme ya da yeni yetenek kazandırma gibi özellikler, The Saboteur’da da mevcut. “Perks” başlığı altında toplanan bu ekstralarda, sabotaj seviyeniz, yarışçlılık, patlayıcı uzmanlığı ve uzun mesafeli nişancılık gibi toplamda 10 başlık bulunuyor. Bunların her birinin de 3 seviyesi olduğunu düşününce, GTA tipi bir aksiyon oyunu için bir hayli geliştirilebilir içeriğin bulunduğunu söyleyebiliriz.

Görevler esnasında epey işimize yarayabilecek olan bu özellikler, bazı yerlerde kilit önem taşıyor. Dolayısıyla siz ilerlerken bir yandan da bunları kazanmaya başlıyorsunuz. Zamanı geldiğinde ise bu özellik zaten sizde mevcut oluyor…

{pagebreak::Görseller ve Müzikler}

Görseller Ve Müzikler

Oyunun en dikkat çekici yanlarından biri grafikleri. Zira siyah beyaz ağırlıklı görseller, yalnızca olumlu olaylar gerçekleştiğinde renklenmeye başlıyor. Psikolojik bir alt metin de katılan yapımın görselliği, eski siyah beyaz filmleri andırıyor. Ancak grafiklerden çok fazla bir şey beklemeyin.

PlayStation 3’de The Saboteur’dan çok daha başarılı görsellere sahip oyunlar oynadık. Animasyonlara gelecek olursak, yapım bu açıdan da çok iyi durumda değil. Kaplamalar ise, başroldekiler de dahil olmak üzere, ortalamanın biraz üzerinde o kadar…

Sesler ve müzikler, oyunun tarzını belki de en çok yansıtan ögeler. Kendinizi oyun kaptırıp giderken, müziklerin arka plandaki rolü büyük oluyor. Özellikle konuşma seslerinin bir hayli başarılı olduğu yapımda, uzun diyaloglara da hazırlıklı olun.

{pagebreak::Son Sözler}

Son Sözler

Genel olarak bakıldığında The Saboteur, içerdiği özellikler ve grafik tarzıyla sıra dışı gibi görünse de, uzun müddet oynamaya çalışırsanız, sıkma potansiyeli yüksek bir yapım. Hem atmosferi, hem de görev yapısı olsun, PlayStation 3’ün başında sizi uzun süre tutamayabilir.

Eğer canınıza gizliliğin ön planda olduğu bir yapım çekiyorsa, o zaman The Saboteur’u denemenizde yarar var fakat hareketli bir oyun arıyorsanız, daha iyi bir alternatif beklemeniz gerekiyor (Maalesef yakın zamanda bu türde iyi bir oyun çıkmadı). İndirilebilir içeriklerle oynama süresi artacak olan yapım, şimdilik 10 saat civarında bir keyif vadediyor.

Puan: 10/7.7

:: The Saboteur oyunu hakkında görüşlerinizi bizimle paylaşın.

Apple Sağır Etmiyor

Apple’ın avukat ordusu dün yeni bir zafere imza attı. Geçtiğimiz yıl, iPod kulaklıklarının duyma sorunları yaşatacağı iddiasıyla açılan davada Apple suçlu bulunmuştu. Joseph Birdsong ve Bruce Waggoner adlı iki kişi, iPod kulaklıklarının tasarımındaki bir hata yüzünden, uzun süreli kullanımdan sonra duyma kaybı yaşatabileceğini iddia etmişti.

iPod’un kulaklıklarının sağır ettiğine dair kesin kanıtlar yok

Apple’ın bu dava sonucuna yaptığı temyiz talebi dün kabul edildi. Böylece iPod kulaklıklarının duyma kaybına yol açacağına dair verilen karar iptal edilmiş oldu. Mahkemeden yapılan açıklamada, davacıların iPod kulaklıklarının duyma kaybına yol açtığına dair kesin kanıtlar ortaya koyamadığını, sadece olası bir tehlikeyi dile getirdikleri belirtildi. Mahkeme, bu sebeplerden, Apple’ın temyiz talebini kabul ettiğini açıkladı.

:: iPod kulaklıkları sizde herhangi bir duyma sorunu yaşattı mı?

Nokialar İçin Profesyonel Araçlar

Akıllı telefonunuz bilinmeyen bir nedende dolayı arıza yaptı ve format atmak zorunda kaldınız. Tüm ayarları yeniden telefon üzerinden girmek ve cihazınızı alıştığınız düzene geri getirmek oldukça zahmetli bir iş olacaktır. Ancak tüm bu ayarları bilgisayar üzerinden hızlıca düzenleyebileceğiniz bir araç olsa hoş olmaz mıydı?

Muhtemelen Nokia da buradan yola çıkarak bu yazılımı geliştirmiş. Çoğunlukla profesyonel kullanıcılara ve Nokia Clublara tavsiye edilen Nokia Configuration Tools, yeni sürümüyle kullanıcılara daha fazla optimize seçeneği sunuyor.

Nokia PC Suite üzerinden çalışan yazılımın, Ovi Suite ile çalışmıyor olması bir dezavantaj. Ancak fonksiyonelliği sayesinde bu zahmete gerçekten değiyor. Wi-Fi ayarları, VPN konfigurasyonu, VoIP seçenekleri, E-Posta ayarları gibi gelişmiş özellikleri düzenleyebiliyor olmanızın yanı sıra, rehber, mesaj ve üçüncü şahıs yazılım düzenlemeleri gibi özellikler de içeriyor.

Önceki versiyonlarında sadece E serisi akıllı telefonlar ile çalışan yazılım bu versiyonda Nokia E51, E52, E55, E60, E61, E61i, E62, E65, E66, E70, E71, E72, E75, E90, N97 ve N97 Mini ile uyumlu çalışıyor. Nokia Configuration Tool 5.0 yazılımını buradan indirebilirsiniz.

:: Yazılım hakkındaki düşüncelerinizi SDN forumlarında paylaşın.

Bu Sefer AMD Davalı Oldu

Intel, 2009 yılının dava rekortmenlerinden biri olur da rakibi AMD boş durur mu? Tayvanlı teknoloji firması olan Richtek Technology, AMD‘yi patent ihlali yaptığı gerekçesiyle davacı oldu.

Uluslararası Ticaret Komisyonu‘nun desteğiyle Richtek Technology, AMD’yi ve çözüm ortaklarından Sapphire, XFX ve Diamond Multimedia‘yı mahkemeye vererek hukuki yoldan hakkını arayacak.

Konuyla ilgili olarak resmi bir açıklama yapmadı. Yetkililer ise AMD’nin davayı kazanacağını düşünüyor. Richtek Technology ise, kendilerini haklı olarak gördüklerini ve davayı kazanacaklarından emin olduğunu söyledi.

:: AMD’nin bu davayı kazanacağını düşünüyor musunuz?