Cisco’dan Yeni Nesil Yönlendirici

Cisco bu sıralar yeni yönlendiricisiyle gündeme geliyor. “Sınırsız Ağlar” (Borderless Networks) mimarisi ve 5 aşamalı planlı ile kullanıcılarına daha iyi bir performans göstermeyi amaçlayan yeni yönlendirici ISR (Integrated Services Routers) G2, kurumlara ve hizmet sağlayıcılara, video ve işbirliği gibi uygulamalar konusunda kolaylıklar sağlayacak gibi gözüküyor.

Yeni mimariye göre ISR G2, yönlendirme, anahtarlama, kablosuz ve güvenlik teknolojilerinin ağ altyapısı ile entegre olmasını sağlayarak, ağ hizmetlerinin kullanımını destekleyecek. Ayrıca bilgi teknolojisi yöneticilerine, ağları daha kolay yönetme gibi imkanlar da sağlamayı hedefliyor. Cisco, ISR G2‘ye en çok bu bakımdan güveniyor diyebiliriz.

Cisco‘nun enerji çözümü olan EnergyWise desteği de bu seride yerini alıyor ve ISR G2 yönlendiriciler entegre EnergyWise uyumlu anahtarlama modülleri ile donanıma dayalı bir kontrol sağlayacak gibi gözüküyor.

:: Cisco’nun yeni yönlendiricisinde başarılı olacağını düşünüyor musunuz?

Korsanlar Sosyal Paylaşım Ağlara Saldıracak

Kaspersky Lab, 2010 yılı tehditlerini açıkladı. Siber suçların 2010 yılında nasıl seyredeceğiyle ilgili öngörülerde bulunan Kaspersky Lab uzmanları, 2009 yılında işletim sistemini ele geçirmek için geliştirilen virüs ve kötü niyetli programların öne çıktını belirtirken, 2010 yılında ise saldırıların hedef değiştireceğini öngördü.

Kaspersky Lab uzmanları, geçmişte ağırlıklı olarak bireysel kullanıcılar ve web sitelerini hedef alan saldırıların, yeni yılda sosyal paylaşım ağlarına yöneleceğini belirtiyor. Uzmanlar, TDSS ile Virut gibi kötü amaçlı yazılım ve programların hızlı yayılması için kullanılan ağların, 2010 yılında saldırıların ana hedefleri olacağını söylüyor.

 

iPhone ve Android mobil telefon kullanıcılarını uyaran uzmanlar, bu telefonların özellikle siber suçluların odağında olduğu belirtildi.

 

Uzmanlar, modern siber suçluların hem yasallaşmak hem de maddi çıkar sağlamak için trafiği artıracaklarına dikkat çekiyor. DoS saldırıları ve istenmeyen posta gönderimlerini yönlendiren korsan bilgisayar ağlarının önümüzdeki yıl daha gri bir çizgiye doğru yönelecekleri belirtiliyor.

Özellikle oyun sitelerinde yaşanan Trojan saldırılarında görülen azalmanın 2010 yılında ise sahte antivirüs yazılımlarda aşağı yönlü bir eğilim izlenmesi bekleniyor. Uzmanlar, sahte antivirüs yazılımların artık eskisi kadar karlı olmadığını ve denetlemelerin gittikçe arttığını da kaydetti.

Web Hizmetleri de Tehlikede

Kaspersky Lab Küresel Araştırma ve Analiz Takım Direktörü Alex Gostev, kötü amaçlı yazılımların 2010 yılında çok daha karmaşık bir hale bürüneceğini ve antivirüs programlarının zarar görmüş bilgisayarları onarmada ağır kalabileceğini söyledi.

Gostev, güvenlik yazılım şirketlerinin ise buna karşı çok daha güçlü koruma çözümleri geliştireceğini ifade etti. Web hizmetlerinin yeni yılda da saldırılara maruz kalacağını ve en çok etkilenecek hizmetin ise Google’ın Wave hizmeti olacağını söyleyen uzmanlar, saldırıların ise şöyle gerçekleşeceğini savundu: Önce istenmeyen posta gönderimi yapılacak. Daha sonra phishing (oltalama) yöntemiyle saldırılar gerçekleşecek. Güvenlik açıklarının tespit edilmesinden sonra ise kötü amaçlı yazılım saldırıları başlayacak.

:: Cep telefonunuza Anti virüs yazılımı kurmayı düşünüyor musunuz?

 

SATA’yı USB 3.0’a Çevirin

USB 3.0 standardı Intel ve AMD’nin henüz destek vermemesine rağmen yaygınlaşmaya devam ediyor. Bu yeni standardı destekleyen cihazlar birer birer piyasadaki yerlerini almaya başlıyorlar.

USB 3.0′ın vaat ettiği yüksek veri hızlarını mevcut ürünlerle yakalayabilmek için, adaptörler de ortaya çıkmaya başladı.

Ürünün yurtdışındaki fiyatı 48 $

Bunların belki de en dikkat çekeni Brando adlı firmanın piyasaya çıkardığı SATA-USB 3.0 dönüştürücü. SATA arayüzüne sahip olan sabit disklerimizi USB 3.0 girişi olan bir anakarta takmak artık bu adaptör ile mümkün.

Bu cihaz ile elde edebileceğiniz fazladan hıza ulaşmak için ise 48 $’ı gözden çıkarmak zorundasınız.

:: USB 3.0 destekli cihazları kullanmayı düşünüyor musunuz?

Chrome Netbook’un Detayları Belli mi?

Önce söylenti olarak yayılan Google tabanlı Chrome Netbook‘un teknik özellikleri belli olmuş gibi gözüküyor. Teknoloji dünyasında hemen her sektörde bir ürünü olan Google’ın, yeni ürünü olma potansiyeline sahip Chrome Netbook, söylentilere göre 10.1 inç TFT HD-ready çoklu dokunma destekli bir ekrana sahip olacak.

Bunun yanı sıra sistemin 2GB belleğinin ve WiFi, Bluetooth ile birlikte 3G gibi bağlantı seçeneklerinin olacağı iddia ediliyor. Söylentiler bunlarla bitmiyor. Chrome Netbook, 64GB Solid-state sürücüye sahip olacak. Söylentiler, resmi bir ağızdan onaylanmadığı sürece netbook esrarını korumaya devam edecek gibi gözüküyor.

:: Sizce Chrome Netbook piyasaya sürülecek mi?

Word 2007 Yoluna Devam Ediyor

Geçtiğimiz günlerde sitemizde yayınladığımız haberde Microsoft’un, kendisine açılan bir dava sonucu alınan karar yüzünden ABD’de artık Word satamayacağını sizlere duyurmuştuk.

i4i adlı bir yazılım şirketi, Microsoft’un Word 2007’de kullandığı bazı XML özelliklerinin kendisine ait olduğu iddiasıyla açtığı davayı kazanmış, ABD mahkemeleri de Microsoft’un bu özellikleri barındıran Word 2007′yi satmasını yasaklamıştı. Microsoft’un yaptığı temyiz başvurusu da reddedilmişti.

Microsoft’un temyiz talebi reddedilmişti

Uzmanlar, bu davanın Word satışını durduramayacağını, Microsoft’un bu özellikleri barındırmayan bir sürüm çıkararak bu yasaktan kurtulacağını belirtiyordu. Beklenen oldu ve Microsoft, davada konusu geçen XML özelliklerini içermeyen bir Word sürümü çıkardı.

Yama, davada bahsi geçen XML özelliklerini ortadan kaldırıyor

Microsoft’un OEM Partner Center sitesinde yayınlanan “2007 Microsoft Office Supplement Release” adlı yama yüklendiğinde, DOCX, DOCM ve XML dosyalarında yer alan bazı XML özellikleri kullanılamayacak. Dava ABD’de açıldığı için, ülkemizdeki kullanıcılar henüz bu yamayı yüklemek zorunda değiller.

:: Word 2007 kullanıyor musunuz?

Altair, Film İle Geri Döndü!

Ubisoft firması tarafından geliştirilen ve kısa sürede fenomen haline gelen Assassin’s Creed’in popüler kahramanı Altair, bu kez kısa film ile karşımızda! Serinin fan’ları tarafından hazırlanan yaklaşık 10 dakikalık videonun tam adı Assassin’s Creed: Initiation.

İlk oyunda yönettiğimiz Altair karakterinin geçmişine ışık tutan bu kısa film, TheDuoGroup adı verilen, animasyonlar hazırlayan bir şirket tarafından yapıldı. Aşağıdaki player’dan izleyebileceğiniz videonun, Assassin’s Creed öyküsüyle alakalı hiçbir resmiyet taşımadığını hatırlatalım.

#http://trailers-ll.gametrailers.com/gt_vault/12510/t_duog_assassinsc_initiation_z089.flv#

Bilindiği üzere Altair’i yönettiğimiz serinin ilk oyununda 1191 tarihinde yaşanan olaylar konu alınıyordu. Assassin’s Creed 2’de ise takvim yaprakları 1476’yı işaret ederken, ana karakterimiz Ezio olmuştu…

:: Assassin’s Creed: Initiation’ı beğendiğiniz mi?

Torrentlerin Gözdesi Call of Duty 6 Oldu

4.1 milyon kişi Call Of Duty 6‘nın PC sürümünü indirdi. Torrent sitelerinde birinci sıraya yerleşen bu oyun, Xbox 360 sürümü de oldukça ilgi çekti. İkinci sırayı, 2009’un ortalarında çıkan ve 3.2 milyon indirme sayısı ile şaşırtan SIMS 3 adlı oyun oldu.

Yorumcular tarafından eleştirilen, Almanya gibi büyük bir pazarda geri çekilen ve genelde de satışlarda başarı yakalamayan Protoype, listenin üçüncü sırasına yerleşti. Listenin devamında Need for Speed:Shift ve Street Fighter 4 yer alıyor.

 

Bu senenin yasal olmayan Download birincisi Call Of Duty: Modern Warfare 2 oldu.

 

Xbox 360 oyunlarında, 970 000 Download sayısı ile Call Of Duty 6 en çok indirilen oyun oldu. Street Fighter 4 ikinci sırayı, Prototype üçüncü, Dirt 2 dördüncü ve UFC2009 beşinci sıraya yerleşti.

Yasal olmayan Wii oyunlarında New Super Mario Bros, 1.15 milyon indirme sayısı ile zirveye yerleşti. Listenin devamında Punch-Out, Wii Sports Resort, The House of the Dead ve Mario Power Tennis adlı oyunları görmek mümkün.

:: Bu listenin sıralaması sizi şaşırttı mı? Sizin birinciniz kim?

NVIDIA, Fermi’yi Erteledi!

AMD’nin geçtiğimiz Eylül ayından bu yana DirectX 11 destekli kartları piyasada bulunmasına karşın, NVIDIA cephesi hâlâ bu yeni teknolojiye adım atamadı. Fermi adı verilen yeni yonga setini duyuran firma, DirectX 11 desteğiyle çıkartacağı ilk modellerini önce Kasım 2009’da satışa sunacağını duyurmuştu.

Verilen erteleme kararı neticesinde çıkış tarihi olarak Ocak 2010 işaret edilen Fermi için bir erteleme haberi daha geldi. NVIDIA cephesinden yapılan açıklamada, yeni yonga setinin Mart 2010‘da satışa sunulacağı belirtildi. 

İlk olarak 40 nm GDDR5 bellekli Fermi-GF100‘ü piyasaya sürecek olan NVIDIA, ardından yılın ikinci çeyreğinde üst seviye kullanıcılar için GF104’ü raflara dizecek. 

:: Sizce DirectX 11 savaşını ilk hamle yapan AMD mi yoksa henüz yeni kartlarını piyasaya sürmeyen NVIDIA mı kazanacak?

Yeni Firefox Rötar Yapıyor!

Görünen o ki Mozilla, kullanıcılarına her zaman iyi haber vermiyor. Birçok kesim tarafından Internet Explorer‘ı tahtından indirebilecek olan tek tarayıcı olarak görülen Firefox’un, yeni sürümü 3.6  beklenilenden daha ileri bir tarihte yayınlanacak. Yeni sürümü 2009 sonunda yayınlayacağını açıklayan Mozilla, Firefox 3.6‘yı 2010’un ilk çeyreğinde yayınlamayı planlıyor.

Sadece 3.6 değil, Firefox 4.0 da ertelemeden nasibini almış durumda. 2010’un ortalarında yayınlanması beklenen tarayıcının, 2011’e sarkabileceği belirtildi. Firefox 4.0’a giden yolda, birçok yeniliği tarayıcılarına entegre etmeyi planlayan Mozilla, görünen o ki piyasaya en iyisini sürmek için uğraşıyor.

:: Firefox 3.6’nın başarılı olacağını düşünüyor musunuz?

Microsoft, SATA Sorununu Çözdü

Microsoft, Windows 7 ve Windows Server 2008 R2′de karşılaşılabilien önemli bir hatayı düzelttiğini açıkladı.

1 TB ve üstü kapasiteye sahip, SATA arayüzlü sabit disk sahiplerinin başına gelebilecek sorunda, kullanıcılar işletim sistemini uyku modundan çıkardıktan sonra mavi ekran ile karşılaşabiliyorlardı.

Karşılaşılan hataların kodları şunlar: STOP 0x0000007A, STOP 0x00000077, STOP 0x000000F4

Microsoft, geniş kapasiteli sabit disklerin 10 saniyeden daha uzun bir sürede hazır hale gelebildiklerini, bunun da uyku modundan çıkmak için çok yavaş olduğunu ve sorunun bundan kaynaklandığını belirtti.

Bu hata ile karşılaşan Windows 7 ve Windows Server 2008 R2 kullanıcıları, Microsoft’un yayınladığı yamayı buraya tıklayarak indirebilirler.

:: Böyle bir sorunla karşılaştınız mı?

Gece Fotoğrafları Çekme Teknikleri

Gece fotoğraf çekmek, gündüz çekmekten çok daha zordur. Bunun başlıca sebebi, yeterli ışık kaynağının olmamasıdır. Sabahın ilk ışıklarından, son ışıklarına kadar açık hava fotoğraflarına eşlik eden Güneş, gece bizleri karanlığa boyayarak bir anlamda elimizi kolumuzu bağlar.


Fotoğraf: Akhun Aktosun
Dolunay olduğu zaman esprili fotoğraflar da çekebilirsiniz

Her ne kadar şehir ışıkları ya da Ay vasıtasıyla bizlere ulaşan Güneş ışınları olsa da, bunlar yetersiz kalmaktadır. Gece fotoğraf çekmek için birçok farklı teknik mevcuttur ve siz, nasıl bir fotoğraf çekmek istiyorsanız, o fotoğraf için en uygun tekniği uygulayarak yetersiz ışık kaynağı sorununu halletmeniz gerekir.

Her şeyden önce yetersiz ışık kaynağı sorununu yenmeniz için yanınızda bir adet üçayak, yani tripod bulundurmanız gerekiyor. Bu üçayağın önemini, üçayak kullanmadığınızda ortaya çıkan ve hiçbir şey anlaşılamayan fotoğrafları görünce daha iyi anlayacaksınızdır.

{pagebreak::Uzun Pozlamanın Önemi}

Uzun Pozlamanın Önemi

Gece çekimi demek, bir anlamda uzun pozlama yapmak demektir. Uzun pozlama deyince 0.5 saniyeden, çok uzun sürelere kadar değerler aklınıza gelebilir. Enstantane ayarını, yani pozlama süresini artırdığınızda, fotoğraf makinenizin perdesi daha uzun süre açık kalacaktır.


Fotoğraf: Akhun Aktosun
Şehir ışıkları çoğu zaman şık görüntüler sunar

Böylece makinenin içerisine daha fazla ışık toplanacaktır. Unutmayın, fotoğraf dediğimiz olgu aslında bir ışık demetidir. Perdeyi ne kadar açık tutarsanız, o kadar çok hareketi algılamış olursunuz. Tabii diyaframı da buna bağlı olarak açık ya da kapalı tutmanız, fotoğrafınızın daha da göze hoş gözükmesini sağlayacaktır.

Eğer bulunduğunuz şehri gece saatlerinde fotoğraflamak istiyorsanız, elinizdeki en iyi imkanlardan biri üst geçitlerdir. Üçayağınızı üst geçitte fotoğraflamak istediğiniz bir yere konumlandırıp, makinenizi de üçayağa monte ettikten sonra, ayarlamaları yapmaya başlamalısınız.

{pagebreak::Makinenin Ayarları}

Makinenin Ayarları

Öncelikle düşük ISO tercih etmeniz, fotoğraflarınızda oluşacak gürültü, yani noise miktarını azaltacaktır. Belki 1600 gibi, 3200 gibi ISO değerleri size daha cazip teklifler sunuyor olsa da, bir üçayağınız olduğu sürece ISO’dan yana korkunuz olmasın. Sonuçta fotoğrafınızı uzun pozlayacaksınız. Ardından ne tür bir fotoğraf istediğinizi kafanızda belirleyin.


Makinenizi Bulb moduna getirdikten sonra
pozlama konusunda özgürsünüz

Eğer binalardan gelen ışıkların baskın olduğu bir fotoğraf istiyorsanız, pozlama süresini artırıp f durağını 8 civarına getirebilirsiniz. Bundan farklı olarak, trafikte ilerleyen araçların farlarından oluşan bir fotoğraf istiyorsanız, makinenizin enstantane öncelikli modunu tercih edebilirsiniz.

Birkaç deneme yanılmadan sonra en uygun enstantane değerini bulacaksınızdır. Sonuç olarak, yol üzerinde araba değil de baştan sona kadar bir çizgi göreceksiniz. Bunun sebebi, siz fotoğrafa başladığınızda araba bir noktadayken, perde kapandığında arabanın başka bir noktada olmasıdır.


Fotoğraf: Akhun Aktosun
İstanbul’da gece gökyüzü fotoğrafı çekmek, ışık kirliliği yüzünden çok da mantıklı değil

Aradaki süre zarfı boyunca makineniz, arabanın her hareketini algılayıp kaydedecektir. Bu şekilde çekilen fotoğraflarda çoğu zaman ortaya güzel sonuçlar çıkar.

{pagebreak::Gökyüzü Fotoğrafçılığı}

Gökyüzü Fotoğrafçılığı

Gece fotoğrafları arasında bir dal var ki, neredeyse bütün fotoğraf dalları arasında en uçuk kaçık olanı diyebiliriz. Gökyüzü fotoğrafçılığından, diğer bir ismiyle astrofotoğrafçılıktan bahsediyoruz. Bol yıldızlı bir yerde kafamızı yukarıya kaldırdığımızda gördüğümüz yıldızları fotoğraflamak, sanıldığı kadar kolay değil.


Fotoğraf: Akhun Aktosun
Bu fotoğraf, Antalya’da sabaha karşı 3’te 40 dakikalık pozlamayla çekildi.
Yıldızların nasıl iz bıraktığına dikkat edin (O parlak cisim Jüpiter)

Bunun için birçok farklı ekipman gerekebiliyor. Bazen gökyüzü fotoğrafçılığı çok pahalıya gelebiliyor, bazen de çok az bir ekipmanla harika fotoğraflar çıkartılabiliyor. Şahsen benim de en çok ilgilendiğim fotoğraf dalı olan gökyüzü fotoğrafçılığı, hemen her şeyin somut olduğu fotoğrafçılığın belki de en soyut çalışmalarıdır.

Fotoğrafçılık bir tutkuysa, gökyüzü fotoğrafçılığı bambaşka bir tutkudur. Bir adet üçayağa, geniş açılı bir objektife ve tercihen uzaktan kumandaya ihtiyacınız var. Daha önce bir pozlamayı en fazla ne kadar uzun tuttunuz? 10 saniye mi? Gökyüzü fotoğrafçılığında 10 saniye oldukça az bir süredir.

{pagebreak::Hareketi Algılamak}

Hareketi Algılamak

Makinenizin perdesini 30 dakika veya daha fazla açık tutmanız gerekebilir. Birçok makine pozlama süresini manüel olarak 30 saniyeye kadar çıkartabildiği için, bu tür fotoğraf çekerken makinenizin enstantane ayarını BULB‘a getirmelisiniz. BULB, siz deklanşöre ne kadar süre basılı tutarsanız o kadar süre boyunca çekim yapar demektir.

Haliyle 30 dakika boyunca deklanşöre basılı tutamayacağınız için bir uzatma kablosuna veya uzaktan kumandaya ihtiyacınız olacaktır.


Fotoğraf: Akhun Aktosun
Pozlama süresi 1 saate yaklaştıkça, yıldızların izleri de uzuyor

Ben uzatma kablosu yerine uzaktan kumanda tercih ediyorum. Canon için piyasada bulunan uzaktan kumanda benim işimi görüyor. Bu kumanda ile BULB modundayken ilk basışınızda perde açılırken, ikinci basışınızda perde kapanır. Artık aradaki süreyi ne kadar tutacağınız size kalmış. Şahsen perdeyi 1 saat açık tutmuşluğum bile vardır. Perde ne kadar açık kalırsa, o kadar fazla ışık toplayacaktır.

Yıldızların hareketi de şahane bir şekilde vurgulanacaktır. Tabii ki aslında hareket eden yıldızlar değil, Dünya‘dır. Fakat göreli harekete göre biz sabit, yıldızlar hareketli gibi gözüküyor. Perdeyi dakikalarca açık tutarken makinenizin işlemcisinin yanmamasına dikkat edin. Fakat gecenin köründe Güneş olmadığından genelde sıcaklık bir sorun olmuyor. Çünkü hava zaten soğuk oluyor.

{pagebreak::ISO Hep Düşük}

ISO Hep Düşük

Yıldız fotoğrafı çekerken kesinlikle ISO’yu düşük tutmalısınız. Belki “ISO’yu yüksek tutarsam, zamandan kazanırım” diye düşünebilirsiniz. Haklısınız da. Fakat ortaya çıkan fotoğrafın sahip olduğu noise’ları görünce, “keşke bir yarım saat daha bekleseydim de, beklediğime değseydi” diyeceksiniz. Yıldızların fotoğrafını çekerken muhtemelen düşüneceğiniz son şey alan derinliği olacaktır.


Fotoğraf: Akhun Aktosun
Mavi tonlarında bir gökyüzü, göze de hoş görünür

Haliyle F durağını 2.8, 3.5 gibi değerlerde tutmanın hiçbir anlamı yok. Tercihen F8 olmakla birlikte, 6.3’ten sonraki değerleri tercih etmelisiniz. Sonraki adımda kompozisyonunuzu iyi oluşturmalısınız. Yıldızların bize belli bir uzaklığı olmasına rağmen, fotoğraf makinesine bunu anlatamazsınız. O yüzden odağı sonsuza almanız en iyisi olacaktır.

Beyaz dengeyi (White Balance) Tungsten‘e getirirseniz, gökyüzünün koyu mavi tonlarında çıkmasını sağlamış olursunuz. Burada espri, beyaz dengeyi 3500 Kelvin‘den düşük tutmanız. Daha sıcak değerlerde turuncu bir gökyüzü olacaktır.


Fotoğraf: Akhun Aktosun
Samanyolu Galaksisi’nin bir kolunu bu şekilde
fotoğraflamak için 45 dakika pozlamanız gerekir

Çekeceğiniz fotoğrafta görüntünün 2/3’ünü yıldızlara ayırırken, 1/3’ünü de yere ayırırsanız, hem anlatımınız hem de görsellik artar. Mümkünse fotoğrafın en altını bir dağ, ağaç topluluğu, göl vs. ile başlatın.

Artık yapmanız gereken tek şey BULB modunda deklanşöre (yani uzaktan kumandanın veya uzatma kablosunun tuşuna) basıp, kahvenizi içmeye başlamak. Üçayağı sarsmamak adına 2 saniyelik bekleme moduyla fotoğrafı başlatmanızı tavsiye ederim.

{pagebreak::Kutup Yıldızı Kompozisyonu}

Kutup Yıldızı Kompozisyonu

Yıldız fotoğrafları çekerken kutup yıldızına dikkat edin. Orijinal adıyla Ursa Minor Alpha, Küçük Ayı takımyıldızının en parlak yıldızıdır. Dünya’nın kendi etrafındaki dönüş ekseni üzerinde olduğu için, tüm yıldızlar bu yıldızın etrafında dönüyor, kendisi de sabit duruyor gibi gözükür.


Fotoğraf: Akhun Aktosun
Kutup yıldızını kadrajın ortasına alırsanız,
görsel açıdan çok başarılı fotoğraflar çekebilirsiniz

Dilerseniz kutup yıldızını odaklayıp, fotoğrafı 1 saate yakın pozlayarak dairesel bir fotoğraf elde edebilirsiniz. Ya da kutup yıldızını gördüğünüz yerde, arkanızda kalan yeri fotoğraflayarak maksimum radyal harekete sahip yıldızları fotoğraflayabilirsiniz. Bu da bir başka şahane gökyüzü fotoğrafıdır.

İşin teknik kısmına girersek; yıldızın, bulunduğu noktaya bir daha gelebilmesi için tam bir (1) gün geçmesi gerekecektir. Bu da 360 dereceyi 24 saatte tamamlaması demektir. Ufak bir hesapla, yıldızların saatte 15 derece radyal harekete sahip olduğunu bulabilirsiniz.


Fotoğraf: Akhun Aktosun
Fotoğraf makinenizi teleskoba monte edebilirsiniz,
ya da bu fotoğrafta olduğu gibi ilkel yöntemler kullanabilirsiniz

Kısacası 1 saatlik fotoğraf demek; yıldızın 15 derece yer değiştirmesi demektir. Artık nasıl bir fotoğraf çekmek istiyorsanız, kafanızda bu hesaplamaları yaparak birbirinden şahane yıldız fotoğrafları çekebilirsiniz.

Eğer yıldızları hareketleriyle değil de sabit bir şekilde fotoğraflamak istiyorsanız, lensiniz ne kadar hızlı olursa olsun karanlık fotoğraflar elde edeceksiniz. Çünkü 30 dakikalık bir fotoğrafta bile makineniz, çok az sayıda yıldızın ışığını alacaktır. Uzun pozlama yapmaya mahkumsunuz.

{pagebreak::Yıldızları Sabitleyin}

Yıldızları Sabitleyin

Yıldızları durgun birer nokta olarak çekmek istiyorsanız, bir adet takip motoru satın almalısınız. Bu takip motorları, Dünya’nın dönme hızına eşit, fakat ters yönde dönmektedir. Dolayısıyla ne kadar süre geçerse geçsin makine sabit bir yere odaklanmış olacak ve yıldızlar 10 dakikalık fotoğraflarda bile sabit duracaktır.


Fotoğraf: Akhun Aktosun
Odağı sonsuza almazsanız, bu fotoğraftaki gibi netlik sorunu yaşarsınız

Geniş açılı bir objektif her zaman sizin işinize yarayacaktır. Zira ne kadar çok bölge, o kadar ışık demektir. Dolayısıyla 10-20mm‘lik objektiflerden, 18mm‘lik objektiflere kadar birçok seçeneğiniz mevcut. Tüm bu cümlelerimden anladığınız üzere, astrofotoğrafçılık basit ama zahmetli bir iştir. Emek ve özveri ister. Sabahlara kadar makine başında durmanız gerekebilir. Fakat her şeye rağmen, ortaya çıkan sonuca paha biçemezsiniz.

:: Yıldızların fotoğraflarını çekmeyi denediniz mi? Gece fotoğraf çekmek size keyifli bir uğraş gibi geliyor mu?

Apple Tablet PC’yi Üretecek Firma Belirlendi

Foxconn Elctronics Apple’in Tablet PC ürünlerini (Kod adı: iSlate) üretecek. Kardeş şirket olan Innolux‘da bu ürünlerin dokunmatik ekran teknolojilerinden sorumlu olacak. Söylenenlere göre Wintek adlı şirket ileri bir tarihte ikinci üretici olarak da atanabilecek.

Apple’ın, üreticilerden 10 inç ve oldukça sağlam bir ekran istemesi Apple Tablet PC’lerin çıkış tarihini 2010’un ilk çeyreğine kaydırdı. Foxconn’un kardeş şirketi olan G-Tech Optoelectronics ekranı güçlendirmek için bilgilendirildi. Buna ek olarak Wah Hong Industrial adlı şirket de Apple’dan sipariş aldı.

Apple, söylentilere göre 7 ve 11 inç Tablet PC’ler için de ilgileniyor. Hatta OLED ekranlı ürünler de planların arasında.


Apple, Tablet PC’yi 2010 yılının Ocak ayında duyurmayı ve Mart/Nisan ayında da satmayı planlıyor. Apple bu yüzden büyük bir üretici ile anlaşmak zorunda. Apple iPod ürünlerin, üreten Foxconn bu alanda oldukça etkili. Fakat Foxconn oldukça kötü bir imaja sahip. 2006 yılında çalışma şartları için eleştirilen Foxconn, Çin’deki fabrikalarındaki işçileri 15 saat çalıştırması ve çalışanlardan yarısından fazlası asgari ücretin altında bir ödeme alması ile gazetelere çıkmıştı.

:: Apple bu konuda başarılı olabilecek mi? Başarılı olmayan Tablet PC teknolojisi Apple ile hareketlenecek mi?