Eğlencenin Yeni Adı

Bütün multimedya dosyalarını ve eğlence içeriklerini kolaylıkla idare etmek için bir dizüstü bilgisayara ihtiyaç duyanlar artık hiçbir şeyden taviz vermek zorunda kalmayacak. Yeni Sony VAIO F Serisi kullanıcısına Full HD videolar ve RAW görüntü dosyaları üzerinde çalışmak, Blu-ray Disc sürücüsü ile film seyretmek ve diğer işler için gerekli her şeyi sağlıyor.

VAIO F, 16.4″ (41.6cm) Full HD VAIO Display Premium ekranıyla film, oyun ve kişisel medya koleksiyonlarını hayata taşıyor. Intel Core i7 işlemci serisi (dört çekirdekli) sayesinde baş döndürücü bir multimedya performansı garanti eden VAIO F Serisi ayrıca, Blu-ray Disc yazıcı ve zorlu video uygulamaların üstesinden kolaylıkla gelmek için 8 GB’lık DDR3 ana bellek taşıyor.

CUDA paralel mimarisi ile 1 GB’lık GDDR3 VRAM belleğe sahip olan seri NVIDIA GeForce GT330M grafik kartı sayesinde şaşırtıcı derecede detaylı 3D grafiğin yanı sıra Full HD videoları çok akıcı şekilde ve kristal netliğinde oynatma olanağı sağlıyor.

 

Sony’nin yeni VAIO F Serisi dizüstü bilgisayarları Şubat 2010’dan itibaren Türkiye’de satışa sunulacak .

 

Yeni VAIO F Serisi standart olarak gelen Blu-ray Disc sürücü veya Blu-ray Disc Combo sürücüsü sayesinde etkili bir film izleme aracı haline geliyor. Sony’ye özel Motion Reality HD ve Video Optimiser, Blu-ray Disc’lerdeki Full HD filmlerin daha yumuşak ve akıcı olarak oynatılmasını garanti ediyor.

Sony Dolby Home Theater v3‘ün zengin ses özelliği ile canlı kişisel sinema deneyimine fazladan bir boyut daha katan VAIO F serisi müzik, sinema ve oyun keyfi sürerken güçlü surround sesin sizi alışılmamış bir berraklıkla sarmasına izin veriyor.

Dizüstü bilgisayarla birlikte gelen yazılımlar arasında dört çekirdekli işlemciyle daha da çarpıcı bir performans sağlamak için optimize edilmiş PMB (Picture Motion Browser) VAIO Edition’ın son sürümü de yer alıyor.

:: Dizüstünde yeni nesil oyunları oynuyor musunuz?

Natal Güçlü Anlaşmalarla Geliyor

Oyun dünyasıyla biraz ilgiliyseniz son bir yıldır Natal ismini bol bol duymuşsunuzdur. Microsoft‘un büyük bir devrim yaratacağını iddia ettiği bu proje sayesinde, kontrol cihazlarına gerek kalmadan oyun zevkini yaşamanızı hedefliyor.

Bunun için, firma Hollywood‘da kullanılan yüz tarama ve hareket yakalama teknolojisini evlere uygun hale getirdi.

Geçtiğimiz haftalarda, Natal’ın 2010 yılı içerisinde piyasaya sürüleceği doğrulanmıştı. Yaşanan bu gelişme üzerine akıllarda kalan en büyük soru ürünün hangi yapımcılar ve oyunlar tarafından destekleneceğiydi.

Yapımcıların yüzde 80’i Natal’ı sevdi

Microsoft yöneticilerinden Robbie Bach‘ın CBC televizyonuna yaptığı röportajlar Xbox 360 sahiplerinin yüreğine su serpecek cinsten.

İddialara göre ürün sadece birkaç yapımcı tarafından desteklenecekti. Ancak Microsoft’un resmi açıklamasına göre sektörün kemikleşmiş şirketlerinden birçoğu daha şimdiden projeye sıcak baktı.

Natal için özel oyun yapmaya evet diyen firmaların sayısı resmi açıklamalara göre piyasanın yüzde 80′nini oluşturuyor. Bach ayrıca Wii ile hem arayüz hem de iş modeli olarak büyük farklılık göstereceklerini vurguladı.

Yönetici verdiği demeci ise Alan Wake ve yeni Halo‘ların Natal’a uygun sistemlere sahip olacaklarını açıklayarak bitirdi.

:: Project Natal ilginizi çekiyor mu? Sizce iddia edildiği gibi firma oyun dünyasını değiştirebilecek mi?

HD-DVD Geri mi Döndü?

Uzun zaman önce biten format savaşlarının mağlup tarafı olan HD-DVD’leri bir daha göremeyecğiz sanıyorduk fakat yanılmışız.

Çin merkezli TCL adlı bir firmanın CES 2010′daki standında tanıttığı China Blue HD adlı bir ürünün üzerinde HD-DVD logosunu görenler oldukça şaşırdı.

Ürünün üzerinde HD DVD logosu bulunuyor

Benzer özelliklere sahip bir Blu-ray oynatıcısının yanında bulunan cihazın piyasada artık neredeyse hiç olmayan bir formata destek veriyor olması gerçekten enteresan.

:: Sizce HD-DVD geri dönebilir mi?

NVIDIA Lüksü Sever

Geçtiğimiz haftalar içinde NVIDIA’nın Audi marka otomobillerin içine Tegra tabanlı sistemler yerleşitreceği haberini sizlerle paylaşmıştık. NVIDIA’nın Volkswagen Group ile yaptığı anlaşma sonrasında bu sistemlerin sadece Audi‘lerde değil, gruba dahil olan diğer markalarda da kullanılabileceği belirtilmişti.

Yeni alınan haberler bu söylentilerin doğru olduğunu ortaya koydu. Yapılan bir açıklamada Audi’den sonra, Volkswagen Group’a dahil bir diğer marka olan Lamborghini‘nin de Tegra tabanlı navigasyon ve araç içi görüntü sistemleri kullanacağı belirtildi.

Lamborghini’ler de Tegra’ya sahip olacak

NVIDIA Tegra kullanan Lamborghini‘lerin ne zaman piyasaya çıkacağı açıklanmadı. Ancak Audi’lerin 2012‘de piyasaya çıkacağı düşünülürse, Lamborghini‘lerin de bundan önce piyasayda olmayacağı söylenebilir.

Volkswagen Group‘ta bu iki markanın yanı sıra, Seat, Skoda, Bugatti ve Bentley de yer alıyor. Senede yaklaşık altı milyon otomobil satan grup, NVIDIA için büyük bir pazar oluşturuyor.

:: Arabanızda Tegra tabanlı bir sistem olmasını ister misiniz?

 

 

Kırılmayan Telefonu Kırdı

CES 2010 fuarı en son teknolojilere sahne olmasının yanı sıra bazı ilginçliklere de ev sahipliği yaptı. Bunlardan belki de en ilginci, BBC muahbirinin Sonim adlı bir telefon modelinin yetkilisiyle yaptığı röportaj sırasında meydana geldi.

Sonim XP3 gerçekten de çok dayanıklı bir cihaz

Hiçbir şekilde hasar görmediği iddia edilen telefonu yayın sırasında teste tabi tutan muhabir, beklenmedik bir olaya neden oldu.

Yetkili, muhabirden telefonu denemesini ve eğer bir şekilde kırmayı ya da hasar vermeyi başarırsa ona yeni bir tane hediye edeceğini söyledi. Telefonu bir akvaryumun köşesine hızla vuran muhabir en sonunda ekranı kırmayı başardı.

Bu kareden sonra neler olduğunu görmek için resmin üzerini tıklayın

Hem yetkiliyi, hem de muhabiri şaşkına çeviren olay sonrasında Sonim adlı telefonun karizması yerle bir oldu denilebilir. Ancak telefonun yine de çok sağlam olduğunu belirtmek gerek.

:: Hiçbir şekilde hasar görmediği iddia edilen telefonlardan hiç kullandınız mı?

AMD’nin Yeni Yonga Seti Geliyor

Alınan son haberlere göre AMD, daha önce duyurduğu 890GX adlı yonga setini Nisan ayında piyasaya sürecek. Dorado adı verilen platformun bir parçası olacak olan 890GX yonga seti, SB850 güney köprüsüne sahip olacak.

SB850’nin sahip olduğu en önemli özellik ise SATA 6.0 Gbps desteği verecek olması. Böylece, bu yonga setine sahip olan anakartları üretecek olan markalar, SATA 6.0 Gbps için ayrı bir kontrolcü eklemek zorunda kalmayacaklar.

ECS ve ASUS, 890GX yonga setli bazı modellerini CES 2010’da tanıtmıştı

890GX’in diğer dikkat çeken özellikleri arasında DDR3 bellek desteği, CrossFireX ve Hybrid CrossFire olanağı sunması ve DirectX 10.1 deteği veren bir tümleşik grafik yongasına sahip olması bulunuyor.

CES 2010 fuarında, bu yonga setine sahip bazı modeller ASUS ve ECS tarafından gösterilmişti. Ancak 890GX’in asıl tanıtımının Mart ayında Almanya’da düzenlenecek olan CeBIT fuaronda yapılacağı belirtiliyor.

:: AMD yonga setli anakartlardan memnun musunuz?

İnternet Güçlendirilecek mi?

Geçtiğimiz hafta içerisinde The Internet Engineering Task Force, kısa adıyla IETF kuruluşu, interneti güçlendirmek gerektiğini açıklamış ve çeşitli protokoller üzerinde iyileştirme yapılmasını onaylamıştı.

IETF’ye göre, internet üzerinden yapılan işlemlerin ve iletişimlerin daha hassas yapılması gerekiyordu. Uzmanlara göre ise bu iyileştirme çalışmaları en az bir sene sürecek.

 

İnternet bankacılığında gerçekleştirilen iletişimlerin ve kredi kartı ile yapılan işlemlerin şifreleme yöntemlerinin güvenliklerinin artırılması gerekiyor. Bunun için Transport Layer Security, yani TLS protokolünde bir takım onarma işlemleri yapılacak.

TLS protokolünün, tıpkı Secure Socket Layer (SSL) gibi kusursuz işlemesini isteyen IETF, tarayıcıların ve sunucuların da güvenliklerinin artırılması gerektiğini açıkladı.

:: Sizce internet güvenli bir ortam mı? Bu iyileştirmelere gerek var mı?

Late last week, the Internet Engineering Task Force
(IETF) approved a fix to the protocol that guards most sensitive
transactions and communications online. But experts expect it to take a
year for the fix to be fully applied.

The patch repairs a flaw in the protocol that encrypts sensitive
communications, including most banking and credit-card transactions. It
repairs the Transport Layer Security (TLS) protocol, which has
superseded the Secure Socket Layer (SSL) protocol. TLS is built into
Web browsers and Web servers and protects high-value information.

Turkcell Sorunları Olmadan Engelleyecek

Turkcell Global Bilgi, firmanın müşterilerinin yaşadıkları memnuniyetsizliklerin şikâyete dönüşmeden tespit edilip çözümlenmesi amacıyla Müşteri Check-Up Programı adlı sistemini geliştirdi. Operatör bu şekilde, çağrı merkezlerine gelen şikayetlerini hepsini tek tek değerlendirip, gelecek yaşanması olası hataları şimdiden düzeltmeyi hedefliyor.

Kısacası firma, sorunları olmadan düzenlemek için uğraşıyor. Peki sistem nasıl çalışacak? Herhangi bir nedenle ilgili Turkcell çağrı merkezi Global Bilgi’yi arayan her bir müşteri, geliştirilen sistem doğrultusunda takibe alınıyor.

Müşteri memnun olana kadar çalışacaklar

Müşterinin çağrı merkezi teması, ne kadar sürede talebinin karşılandığı, ilk kontakta çözüm durumu, müşterinin aynı talep için arama sayısı gibi müşteri memnuniyetine doğrudan etki eden kriterlere göre otomatik olarak analiz edilerek memnuniyetsizlik riski hesaplanıyor.

Memnuniyetsizlik riski yüksek olan müşteriler uzman bir ekip tarafından aranarak memnuniyetleri yeniden kazanılıyor. Ayrıca müşteri yeniden çağrı merkezi ile temas kurduğunda, hesaplanan memnuniyetsizlik riskleri müşteri temsilcisi tarafından görülerek müşteriye verilen hizmet içeriği geçmiş deneyimlerine göre şekillendiriliyor.

Aynı zamanda, tüm müşteriler için memnuniyetsizlik riski yaratan kriterler analiz edilerek müşteriye etki eden tüm süreç çalışmalarına yön veriliyor.

:: Turkcell’in bu yeni hizmeti ilginizi çekti mi? Sizce bu tarz bir yöntemle olaylar daha rahat çözülebilir mi?

 

 

Facebook CEO’su İçin Gizlilik Önemsiz

Bir internet efsanesi olan Facebook aynı zamanda sanal dünyanın kurallarını değiştiren site olarak da anılacak. Bu sosyal ağdan öncen hemen herkes kişisel bilgilerini internette vermek konusunda paranoyakça davranıyordu. Ancak sırf popüler olduğu için kullanıcıları bu sayfa üzerinden tüm bilgilerini ve hatta sonradan pişman olacakları fotoğraflarını bile paylaştı.

Özellikle bu sanal sosyalleşme sitesinin geçtiğimiz ay kendiliğinden değiştirdiği gizlilik ayarları nedeniyle, Facebook kullanıcılarının profilleri bir süre herkese açık hale gelmişti. İşin vahim kısmı ise bu ayarları es geçen ya da yapmayı bilmeyen kullanıcılarının birçoğunun, hâlâ profillerinin halkla açık durumda olmaları.

Ancak kararından kendide olumsuz etkilenen Facebook CEO’su geçen gün verdiği bir konferansta internette özel hayatın olmayacağını savundu. Mark Zuckerberg, konuşmasında insanların kişisel bilgilerini paylaşmamak gibi sosyal normları niye sanal dünyaya taşıdıklarına anlam veremediğini söyledi.

CEO: Biz sorumsuzluk değil devrim yaptık

Zuckerberg ünlü sosyal ağın temellerini Harvard‘daki bir öğrenci odasında atarken, arkadaşları projenin işe yaramayacağını çünkü kimsenin kişisel bilgilerini internete vermek istemeyeceğini iddia etmişler. Ancak 25 yaşındaki CEO yarattıkları yeni sanal düzen sayesinde, birçok eski kafalı şirketin zarar gördüğünü ve gizlilik esaslı politikalarından vazgeçtiğini de belirtti.

Zuckerberg’e göre kendisi yaptığı bu yeniliklerle internette yeni bir dönem açtı. Bu devrimi yapmak için 350 milyon kullanıcının profilini gizlilikten yoksun hale getirdiğini hatırlatan ve sizce bu kişilerin hepsi o ayarları okuyup güvenli olacak şekilde düzenleyip düzenlemediğini sorgulayan bir soru üzerine ise sosyal ağ krallının verdiği cevap ise oldukça ilginç.

Mark Zuckerberg olayla ilgili kararlarının hatalı olduğunu kabul etmeyip, yaptıkları şeyin aslında büyük bir devrim olduğunu savundu. CEO soruya “Bu kadar kullanıcının özel ayarlarını değiştirmek her şirketin yapabileceği bir şey değil. Ancak daha önce bahsettiğim sosyal normları kırmak için böyle devrim niteliğinde bir hareket yapmak zorundaydı” cevabını verdi.

:: Facebook CEO’su sizce ne kadar sorumlu bir yönetici? Sosyal ağın yaptığı değişikliklerden memnun musunuz?

France Telecom’dan iTablet’e Destek

Daha önce hakkında birçok bilgi yayınladığımız Apple‘ın dijital tableti, bilindiği üzere 2010 içerisinde satışa sunulacak. Merakla beklenen cihaz hakkında yeni bir bilgi açıklandı. France Telecom firması, kendi mobil operatörlerinden biri olan Orange şirketiyle beraber, Apple’ın dijital tabletine 3G hizmeti verecek.

Ayrıca, üzerinde mini bir webcam’in de bulunacağı belirtilen tablette, 3G bağlantısı desteği de bulunacak. Bu sayede tablet ile çektiğiniz görüntüleri aynı zamanda izleyebileceğiniz gibi, internet üzerinden paylaşabileceksiniz.

Apple, yeni teknolojisinin tanıtımını, 27 Ocak’da San Francisco’da büyük bir basın toplantısıyla yapacak. Dijital tablet teknolojisi ile ilgili daha fazla bilgi almak için tıklayın.

:: Dijital tablet teknolojisi ilginizi çekiyor mu?

Facebook’ta Alan Wake Tanıtımı

Dünyanın önde gelen sosyal ağlarından Facebook, sadece insanlar arasında bir iletişim aracı değil, aynı zamanda firmaların da duyurularını yapmak için kullandıkları bir platform oldu.

Uzun zamandır Alan Wake oyununu geliştiren Remedy Entertainment da, bu konuya tam bir örnek teşkil ediyor. Oyunun ilk resmi oynanış videosunu Facebook üzerinden yayınlayan firma, haber sitelerinden önce sosyal ağdaki takipçileriyle buluştu. İşte o trailer:

#video_5044#

Yapımın ana karakteri olan ve aynı zamanda oyuna ismini de veren Alan Wake, başarılı bir roman yazarıdır. Sevgilisi yanındayken gördüğü rüyalar ona ilham verir ve sabah kalktığında onları kaleme alır. Bu sayede büyük ilgi gören kitaplar yazan Alan Wake’in birgün sevgilisi ortadan kaybolur.

Artık geceleri rüya göremez olan Wake, öykü yazamamaya başlamıştır. Bu problemler yüzünden hastaneye yatan kahramanımız, sevgilisine epeyce benzeyen biriyle tanışır. Kısa süre sonra yeniden rüyalarına kavuşan Alan Wake, tekrar yazmaya başlamıştır. Ancak bu kez bir fark vardır; zira gördüğü kabuslar, artık rüya olmaktan çıkmış, gerçek hayatta yaşanır olmuştur. Onları durdurmak için tek çözüm ise uyumamaktır…

:: Xbox 360’ın Alan Wake’i mi yoksa PlayStation 3’ün Heavy Rain’i mi daha çok ilginizi çekiyor?

CES 2010’un En Saçma Cihazları

Dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarlarından biri olan CES, iki gün önce sona erdi fakat etkileri hala devam ediyor. En büyüğünden, en küçüğüne, teknoloji dünyasının en önemli markaları bu fuarda yeni ürünlerini tanıttılar.

CES 2010, geçtiğimiz seneki fuara göre daha çok ilgi gördü

Tanıtılan bu cihazlar genel olarak katılımcıları etkilerken, bazıları ise o kadar ilgi görmedi. İlgi gördülerse bile bunu saçmalıklarına borçluydular. İşte karşınızda CES 2010’un en saçma cihazları.

{pagebreak::1}

720p çözünürlük sunan bu televizyon şekil itibariyle fuarın en saçma ürünleri arasındaydı

{pagebreak::2}

Cep telefonunuzun titreşimini cebinizdeyken hissedemiyorsanız, neden bileğinize bağlamıyorsunuz? Bu ürün sayesinde hiçbir aramayı kaçırmayacaksınız.

{pagebreak::3}

Bu gördüğünüz şey aslında bir bilgisayar. Donanım olarak çok gelişmiş özelliklere sahip olmayan bu ürünün asıl özelliği üzerinde Swarovski taşlar ve altın olması. Saçmalık ise fiyatından ileri geliyor. Ürünün fiyatı tam 45 bin dolar.

{pagebreak::4}

Fingerist adı verilen bu aparat ile iPhone ile gitar çalaraken daha çok havaya gireceksiniz.

{pagebreak::5}

Gimme Tunes adı verilen bu pembe ayakkabılar aslında ayakkabı değil, USB ile bilgisayarınıza bağlayabileceğiniz hoparlörler.

:: Bu cihazlar arasında sizce en saçması hangisi?