Turkcell 3G’nin Kapsama Alanı Genişliyor

Cep telefonu operatörü Turkcell, altyapı çalışmalarını tamamladığı kayak merkezleri ve 453 kilometrelik İstanbul-Ankara otoyolunun tamamını da 3G kapsaması altına aldı. Uludağ, Kartalkaya, Palandöken, Kartepe, Sarıkamış, Erciyes, Ilgaz, Davraz, Saklıkent kayak merkezlerinde de artık Turkcell 3G hizmetinden faydalanacak. Firma 30 Temmuz’da 3G için yatırımlarını genişletmeye başlamıştı.


Turkcell sayesinde Amasya Kral Mezarları’ında bile internete girebileceksiniz

İlk önce büyük şehirleri, kapsama alanı içerisine alan Turkcell daha sonra ise yazlık tatil yöreleri için çalışmaya başladı. Operatörün şimdiki hedefi ise karayolları ve kışlık tatil mekanları. Firmanın bu yatırımları kapsamında Nevşehir Kapadokya, (Ürgüp, Göreme, Avanos), Karabük Safranbolu, Bartın,  Amasra ve İnkumu, Trabzon Uzungöl, Bolu Abant ile Amasya Kral Mezarları, Sivas Gökmedrese, Ağrı İshak Paşa Sarayı‘da 3G yatırımına dahil oldu.

:: Turkcell’in 3G hizmetlerinden memnun musunuz?

 

iPhone’da Bing Zamanı

Geçtiğimiz hafta, Bing‘in iPhone‘a geleceğini duyurmuştuk. Bugün de aylardır bunu dileyen kullanıcıların, dileğinin gerçekleştiğini duyuruyoruz. Artık Microsoft tarafından yayınlanan resmi Bing uygulaması Apple Store‘da yerini aldı. Bing, daha önce sadece Windows Mobile platformuna ait bir uygulamaya sahipti ve BlackBerry platformu için de çalışmalarına başlamıştı.

Ücretsiz olarak yayınlanan iPhone uygulaması, mobil platformda arama yapma imkanını kuvvetlendirmeyi hedefliyor. Bing iPhone ayrıca sesli arama, popüler başlıkları arama gibi özelliklere de sahip. Kasım ayının ortalarına doğru pazar payını %10 civarına çıkarmaya yaklaşan Bing, bu yeni uygulamayla birlikte popülaritesini daha da artıracak gibi gözüküyor.

:: Konuyla ilgili görüşlerinizi bizimle paylaşın

Masaüstünde Süper Bilgisayar

Belçika’da bulunan Antwerp Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, masaüstü bilgisayardan süper bilgisayar performansı almayı başardılar. Tahmin edebileceğiniz gibi, bahsi geçen bu masaüstü bilgisayar hergün iş yerimizde ya da evlerimzde kullandıklarımızdan biraz farklı. FASTRA II adı verilen bu mini süper bilgisayarda tam tamına 13 tane grafik işlemci bulunuyor.

Altı adet GTX 295 ve bir adet GTX 275 kasada bu şekilde duruyor

FASTRA II’nin üzerinde altı adet NVIDIA GeForce GTX 295 ve bir adet GeForce GTX 275 yer alıyor. Çift grafik işlemcili GTX 295’lerle birlikte sistemde bulunan GPU sayısı 13′e ulaşıyor. Yedi tane ekran kartını takmak için de standart anakartlardan farklı bir model kullanmak gerekiyor. Araştırmacılar bunun için ASUS’un P6T7 WS Supercomputer adlı anakartını kullanmışlar. Bu anakartın üzerinde yedi tane PCIe slotu yer alıyor.

{pagebreak::Diğer donanımlar}

Diğer donanımlar

13 tane grafik işlemci ile baş edecek CPU ise Intel Core i7 920 (2,93 GHz) olarak seçilmiş. Toplamda 1200 Watt güç harcayan bu sistem için bir adet Thermaltake Toughpower (1500 W) ve üç adet Thermaltake PowerExpress (450 W) güç kaynağı kullanılmış. Bu mini bilgisayarda toplam 12 GB RAM (6 x 2GB Corsair DDR3 1333 MHz) yer alıyor. Sistemde işletim sistemi olarak Linux CentOS 5.3 kullanılıyor.

Sistemde ASUS P67T WS Supercomputer anakart ve dört adet Thermaltake güç kaynağı kullanılmış

Tüm donanımlar bir araya geldiğinde maliyeti 6000 Euro olan FASTRA II, tomografi uygulamaları için kullanılacak. Araştırmacılar, FASRTA II’nin üniversitede bulunan 512 çekirdekli AMD Opteron tabanlı süper bilgisayarla hemen hemen aynı performansı (12 Teraflop) verdiğini söylüyorlar. 90KW çeken süper bilgisayara oranla 1,2 KW’lık FASTRA II gayet iyi bir çözüm gibi duruyor. Ancak sistem tamamen sorunsuz değil. Araştırmacılar sistem için özel bir BIOS geliştirmek zorunda kalmışlar. Ayrıca sürücülerde ve diğer yazılımlarda da uyumluluk sorunları bulunuyor. Ancak yine de süper bilgisayarlara kıyasla çok daha az güç harcayan ve benzer performans gösteren FASTRA II diğer tüm çözümleri geride bırakıyor.

:: Böyle bir sistemi evinizde oluşturmak ister miydiniz?

Need for Speed Sudan Ucuz

Electronic Arts‘ın dünyaca ünlü yarış oyunu serisi Need for Speed’i (NFS) oynamayan kalmayacak! Yılbaşı dolayısıyla Direct2Drive sitesinde öyle bir indirim yapıldı ki, muhtemelen kullanıcılar yeni yıla NFS: ProStreet oynarken girecek.

Kullanıcılara yılbaşı sürprizi şeklinde yapılan uygulamada, Need for Speed: Shift’ten bir önceki yapım (Arada Undercover var) olan ProStreet’in fiyatında %75’e yakın indirim yapıldı! Bu sayede 19.95$ olan oyunun tutarı, 4.50$‘a kadar inmiş oldu. Uygulama kapsamında hergün farklı bir oyunun fiyatında indirim olacak. Dolayısıyla ProStreet’i indirmek istiyorsanız acele edin. Yapımı 4.50$ karşılığında satın alıp indirmek için tıklayın.

:: Need for Speed: ProStreet’i Direct2Drive üzerinden indirecek misiniz?

Microsoft Haklı Çıktı!

Korsan yazılım kullanımının bireylere, kurumlara ve ekonomilere verdiği hasarlara karşı uyarılarda bulunan Microsoft‘a bu kez destek araştırma firması KPMG‘den geldi. KPMG’nin sahte yazılımların arka planına dikkat çeken ve “Uygunsuz Gerçeklik” adını taşıyan araştırması, korsan yazılımlar ile kurumsal bilgi güvenliği arasındaki derin ilişkileri gün ışığına çıkardı. Araştırma korsan yazılım kullanımının yüksek olduğu ülkelerin kötü niyetli İnternet ataklarından da neredeyse aynı oranda etkilendiğini gösteriyor.

Düşük maliyetleri ve İnternetten kolay ulaşılabilirlikleri nedeniyle korsan yazılımların ekonomik açıdan büyük bir kayıp oluşturduğuna dikkat çeken KPMG araştırmasına göre lisanssız yazılım kullanan bireyler ve kurumlar, bilgi güvenliği başta olmak üzere çok sayıda tehditle karşılaşıyor. Microsoft Türkiye Telif Hakları Müdürü Elçim Barkay, KPMG araştırmasının bulguları hakkında şunları söyledi:

“Sayısı giderek artan şüpheli yazılımlar sadece bilgisayar sistemlerine virüs bulaştırmakla kalmıyor, kişisel ve kurumsal bilgilerin çalınmasına da yol açabiliyor. KPMG araştırmasının vurguladığı başka bir boyut ise, işin organize suç niteliğinin ve oluşturduğu ekonominin büyüklüğünü de gösteriyor. Genelde bu tür yasadışı yazılımların geniş çaptaki dağıtımını küresel organize suç örgütleri gerçekleştiriyor.

Genelde siber suç aleminde faaliyet gösteren bu tür yapılanmalar, örneğin yazılım robotları yaratarak bilgisayarların denetimini ele geçiriyor ve sanayi casusluğuna varan boyutlarda bilgi hırsızlığını hedefleyebiliyorlar. Microsoft gerek lisanslı yazılım kullanımı için tüketicileri bilinçlendirirken, yazılım mühendisliğine ve güvenlik teknolojilerine yaptığı yatırımlar ile bilişim endüstrisine de liderlik yapıyor. Ayrıca korsan yazılım piyasasının yaygın olduğu ülkelerde, uluslararası bilgi birikimi ve deneyimimiz ile organize suç örgütlerini engellemeye çalışan yerel güvenlik güçlerine yardımcı olmaya çalışıyoruz.”

Korsanı Bol Olanın Bilgisayarı Virüsten Kurtulmuyor

Korsan yazılım kullanımıyla casus yazılım (malware) ataklarından etkilenme arasındaki ilişkiselliği inceleyen KPMG uzmanları, bugüne kadar pek üzerinde durulmayan bir gerçeği ortaya koydu. Korsan yazılım pazarının büyüklüğü arttıkça sistemlerin riski daha da yükseliyor. KPMG’nin araştırmasına göre korsan yazılım pazarı büyük olan ülkelerde bilgisayarlara zararlı kod bulaşma ilişkiselliği %74 gibi yüksek bir oranı buluyor. Örneğin, satılan her 4 yazılımdan 3’ünün sahte olduğu Arnavutluk‘ta her dört bilgisayardan biri kötü niyetli atakların kurbanı oluyor. Lisanslı-lisanssız kullanım oranı %57 olan Bahreyn‘de ise her üç bilgisayardan birinin İnternet saldırılarından kötü bir şekilde etkilendiği ortaya çıkmış. Hindistan’da bu tür saldırıların 2007 yılında ekonomiye yaklaşık 2 milyar dolar zarar verdiği hesaplandı.

:: Korsan yazılım hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın

Uzayda İşler Karışıyor

RPG türünün Star Wars: Knights of the Old Republic, Neverwinter Nights, Baldur’s Gate ve Dragon Age gibi önde gelen örneklerini geliştiren BioWare firması, son yıllardaki amiral gemisinin kaptan köşküne yeniden kuruldu. Öyle ki, tamamlanmak üzere olan Mass Effect 2 için tanıtımlar son hızıyla sürüyor. Yapımın yeni yayınlanan videosu Dirty Dozen Trailer adıyla kullanıcılara sunuldu.

#http://trailers-ll.gametrailers.com/gt_vault/10875/t_masse2_dirtydozen_ts.flv#

Ayrıca videonun sonunda, 22 Aralık‘ta yayınlanacak daha uzun bir trailer’ın da duyurusu yapılıyor. Mass Effect 2, yalnızca PC ve X360 için 26 Ocak 2010’da raflarda yer bulacak.

:: Mass Effect 1’i oynamış mıydınız? Yapım hakkında ne düşünüyorsunuz?

Milyonlar Modern Warfare 2 Oynuyor

Geçtiğimiz günlerde Times dergisi tarafından yılın oyunu seçilen Modern Warfare 2‘nin konsollarda satış başarısı, Amerika’da tüm Kasım ayı boyunca sürdü. Öyle ki, sadece PS3 ve X360‘da yapım, 6 milyon kopya sattı.

NPD’nin açıkladığı listeye göre yapım PlayStation 3’de 1.87 milyon satılırken, X360’da 4.20 milyon gibi yüksek bir rakama ulaştı. Yalnızca Kasım ayı için hazırlanan listenin devamında, 1.39 milyonluk satış rakamı ile Wii için New Super Mario Bros. bulunuyor. Assassin’s Creed 2 (X360) ve Left 4 Dead 2 (X360), Call of Duty’nin ve Mario’nun takipçileri olarak gözüküyor…

:: Modern Warfare 2’nin satış rakamları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce serinin devamı aynı başarıyı tekrarlayabilir mi?

Dünyanın ilk 4G/LTE Şebekesi

TeliaSonera‘nın Stockholm’de sunduğu ticari mobil genişbant şebekesi dünyanın en hızlı ve en büyük ağı oldu. Ericsson Başkanı ve CEO’su Carl-Henric Svanberg, bu tarihi olay ile ilgili olarak, “Bugün mobil genişbant alanında yeni bir dönem başladı. 4G adı da verilen LTE teknolojisiyle mobil genişbant deneyimi eşsiz seviyelere taşınıyor. LTE hızı, genişbant erişiminde tam anlamıyla rahat bir erişim olanağı sağlıyor,” dedi.

Yeni nesil mobil iletişim teknolojisi olan LTE, büyük miktarlardaki verileri en az maliyetli ve enerji tasarrufu sağlayarak aktarmak, frekans bandının kullanımını optimize etmek ve havada fibere yakın bir iletişim hızı sunmak için tasarlandı. Gecikme sürelerindeki azalmayla kullanıcılar artık HD video ve ağ oyunları gibi tüm çevrimiçi servislerden zahmetsizce yararlanabiliyor.

TeliaSonera’nın Başkanı ve Mobil Servisler Bölüm Lideri Kenneth Karlberg ise şunları söyledi: “Müşterilere 4G servislerini sunma konusunda dünyadaki ilk operatör olmaktan gurur duyuyoruz. Ericsson ile yürüttüğümüz başarılı işbirliği sayesinde, 4G’yi Stockholm’deki müşterilerimize planlanandan da önce sunuyoruz.”

 

Planlanandan önce hayata geçen bu ticari girişim, bugüne kadarki en büyük uygulama olma özelliğini taşıyor.

 

Stockholm şehir merkezi Ericsson LTE şebekesinin kapsamına girerek, bugüne kadar hayata geçen en büyük LTE uygulaması olma unvanını elde etti. TeliaSonera’nın müşterileri, kısa bir süre önce piyasa sürülen Samsung LTE modemini kullanarak bu ilk LTE servisinden yararlanabilecekler.

Bunun yanında Ericsson, LTE ürünlerinin ticarileşme sürecini tamamlayarak ve üretimini genişleterek yeni LTE uygulamaları için de hazırlıklarını tamamladı. Sistemin bir arada çalışabilirliği ise, farklı operatörlerin şebekelerinde bulunan pek çok farklı cihazla ayrıntılı bir şekilde test edildi.

:: 4G bize ne zaman gelir?

Geleceği Evinize Taşıyın

Ev ve ofisleri geleceğin “akıllı” ortamlarına dönüştüren özellikleriyle ZyXEL NSA-210, çoklu medya içerikleriyle uğraşan günümüz teknoloji kullanıcılarının ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılıyor. 2 TB‘a kadar çıkabilen depolama kapasitesine sahip olan NSA-210, çoklu paylaşım, kimlik doğrulama, veri şifreleme ve veri yedekleme işlemleri için de kullanılıyor. Şık ve kompakt tasarımı, uygun fiyat ve zengin özellikleri ile NSA-210‘un, evinde film, müzik ve dijital veri arşivleyen kullanıcıların oldukça ilgisini çekmesi bekleniyor.

NSA-210 sıradan evleri geleceğin akıllı evlerine dönüştürüyor

Geleceğin akıllı evlerine doğru çok önemli bir adım olan NSA-210, sahip olduğu DLNA 1.5 sertifikası ile bir medya sunucusu olarak farklı türdeki ve markalardaki dijital cihazlarla uyumlu bir şekilde çalışabiliyor. Evini bugünden akıllı bir eve dönüştürmek isteyenlerin tercih edeceği NSA-210, üzerinde depoladığı video, resim ve müzik gibi dosyaların DLNA uyumlu cep telefonu, HDTV, medya oynatıcı ve PDA gibi cihazlar tarafından erişimini sağlayarak dijital bir eğlence merkezine dönüşüyor.

Bittorent P2P dosya transfer yazılımına sahip olan cihaz, gelişmiş dosya kontrol özellikleri sayesinde kullanıcının indirmek istediği her tür dosyayı bilgisayar kapalıyken bile, hatta istediği hafta, gün ve saatte otomatik bir şekilde elde etmesini sağlıyor. NSA-210, FTP sunucusu olan, YouTube ve Flickr ile çalışan internet severlerin de işlerini kolaylaştırıyor. Geleceğin teknolojilerini üreten ZyXEL’in NSA-210 ürünü, üzerindeki dosyaların otomatik olarak FTP sunucusuna, gerektiği şekilde yüklenmesini sağlıyor. Aynı şekilde, kolayca yapılan bir ayarlamayla NSA-210, üzerine yeni depolanan video ve fotoğrafları da otomatik olarak kullanıcı adına YouTube ve Flickr’a yükleyebiliyor. Böylece kullanıcıları saatlerini ve emeklerini boşa harcamaktan kurtarıyor.

Tek tuşla tüm elektronik cihazlar üzerindeki bilgileri yedekleme imkanı sunuyor.


NSA-210, ev ve ofis kullanıcılarına çok kullanışlı yedekleme özellikleri de sunuyor. Memeo Auto-backup yazılımıyla NSA-210, PC’ler üzerindeki verileri otomatik olarak kendi üzerine yedeklerken, “Copy/Sync” tuşuyla da USB bellek, kart okuyucusu ve dijital fotoğraf makinesi gibi harici kaynaklar üzerindeki bilgileri kendisine hızla kopyalayabiliyor. Dahası yedekleme planlayıcısı sayesinde kullanıcılar isterlerse genel bir yedekleme programı oluşturarak, NSA-210 üzerindeki bilgilerin başka bir depolama birimine otomatik olarak yedeklenmesini sağlayabiliyorlar.

Güç gösterisi: Gelişmiş güç yönetimi özellikleri

ZyXEL NSA-210, güç yönetimine imkan veren özellikleriyle işlemlerinizin durmasına ya da yarım kalmasına izin vermeyerek kontrolü elden bırakmıyor. Elektrik kesintisi olduğunda tekrar açılma, kapalı kalma ve eski durumu muhafaza etme opsiyonları sayesinde, kullanıcıların uzaktan cihaza müdahale etmesine gerek kalmadan yarım kalan dosya transferlerinin kaldıkları yerden devam etmesini mümkün kılıyor.

Bunun yanı sıra doğanın korunmasına verdiği önemle büyük yatırımlar yapan ZyXEL’in tüm diğer ürünleri gibi NSA-210 da enerji tüketim konusunda cimri davranıyor. Sıradan NAS ve depolama cihazlarına göre %85 daha az enerji tüketerek küresel ısınmaya dur diyen NSA-210, yoğun olarak kullanıldığı saatleri tespit ederek, otomatik bir şekilde kendini açıp kapatıp gereksiz yere enerji de tüketmiyor.

:: Bu tarz bir ürüne ihtiyacınız var mı?

Android Market 20 Bini Devirdi

2009 yılının belki de en önemli hadiselerinden biri de Android ve beraberinde gelen yenilikler oldu. Hızla büyüyen ve gelişen bir mobil platform haline gelen mobil işletim sistemi, kısa sürede oldukça iyi bir konuma ulaştı. Android Market ile kullanıcılarının elini üçüncü şahıs yazılımlar sayesinde daha da güçlü bir seviyeye getiren Google, oldukça çeşitli bir arşiv de oluşturmuş oldu.


Google düzenlediği etkinliklerle hem geliştiricileri yeni yazılımlar konusunda teşvik ediyor, hem de kullanıcılara daha geniş ve daha fonksiyonel üçüncü şahıs yazılımlar sunuyor.

Üzerinden henüz bir yıl gibi kısa bir süre geçmiş olmasına karşın 20.000 uygulamayı barındıran uygulama mağazası, içeriğin %62.2’lik bölümünü ücretsiz olarak sunarak önemli bir işin altına imza atıyor. Buna karşın yılda 50.000 yeni içeriği bünyesine katan Apple’ın App Store’u, barındırdığı uygulamaların %77’lik kısmına belirli bir ücret karşılığında erişim sağlanabilmesine olanak tanıyor.

:: Oranlar arasındaki uçurum Android’in hızlı yükselişinde önemli rol oynuyor mu dersiniz?

Toshiba Cepleri Sevindirecek

0

Japon üretici iPhone’da da kullanılan NAND bellekleri ile mobil cihaz üreticilerinin tercih ettiği isimlerin başında geliyor. Gelişen teknolojiyle, bitmek tükenmek bilmeyen bir hızla artan daha fazla bellek ihtiyacı elbette ki mobil cihazlar için de önemli bir husus. 16 GB ve 32 GB kapasiteli yongalarıyla daha az enerji tüketimi daha yüksek performans sunan bellekler, 32 nm mimarisine sahip.


HD videoların da cebe girmesiyle bellek ihtiyacının çok daha hızlı bir şekilde artacağı aşikar.

2010 yılı için önemli planlar yapan Japon üretici 64 GB’lık belleklerini yılın ilk çeyreğinde üreticilere göndermiş olacağını ifade ediyor. Bu da demek oluyor ki 64 GB dahili hafızaya sahip akıllı telefonları 2010 yılının ilk çeyreğinde görmeye başlayacağız.

:: Akıllı telefonunuzda daha fazla hafızaya ihtiyaç duyuyor musunuz? Cihazınızda en çok hangi dosya türleri yer işgal ediyor?

Sony Ericsson Satio İnceleme

Symbian Vakfı’nın en önemli müttefiklerinden biri de Sony Ericsson. Firmanın son dönemdeki akıllı telefon açılımındaki önemli cihazlardan biri olan Satio, güçlü donanımsal özellikleriyle, ilk duyurulduğu günden itibaren çok konuşulmaya başlandı. Bir süre önce bazı yazılımsal hatalarıyla gündeme gelen cihaz, yayınlanan yeni firmware sayesinde, artık çok daha güçlü ve sorunsuz olarak karşımıza çıkıyor.


Satio, Nokia X6’da da kullanılan Symbian^2’ye en yakın işletim sistemini kullanıyor.

Nokia N97 ve Samsung i8910HD’de olduğu gibi Symbian^2’ye en yakın işletim sistemini kullanan cihaz, bu alanda da önemli bir rekabetin tam ortasına düşmüş durumda. Rakiplerinden güçlü donanımsal özellikleriyle sıyrılan Satio, özellikle çoklu ortam yetenekleriyle fark yaratıyor. 12 megapiksel kamera, Xenon flaş, 3.5″ rezistif dokunmatik ekran ilk etapta dikkat çeken özellikler.

{pagebreak::Kamera Performansı}

Kamera Performansı

Satio, fotoğraf odaklı bir telefon olma iddiasında olmasa da nitelikleri cihazı bu alana doğru itmeye yetip de artıyor bile. Zaten birçok kullanıcıyı belki de ilk etapta ciddi manada cezbeden bir özellik de Satio’nun 12 megapiksellik kamerası ve HD video kaydı özelliği. Sony tecrübesi de bu özellikle birleşince, kusursuz bir fotoğraf performansı düşünüyorsanız bu konuda kısmen hayal kırıklığı yaşamanız olası.


HSDPA ile 7.2 Mbps’e kadar indirme hızına erişebilen Satio, HSUPA ile 3.6 Mbps hızında gönderim yapabiliyor.

Yeterli ışık altında yapılan çekimlerde cihaz, detayları yakalamada makul sayılabilecek bir performansa sahip. Özellikle makro mod altında, inanılmaz sonuçlara ulaşmanız mümkün. Xenon flaşa sahip oluşu cihazın gece çekimlerinde üst düzey performans sağlaması için yeterli değil ne yazık ki. Zira son derece güçlü olan bu flaş, 8 megapiksellik Nokia N86’nın çift led flaşı ile kıyaslandığında ciddi bir hayal kırıklığı olarak karşımıza çıkıyor. Buğulanmış ve mat gece çekimleri Satio’nun en büyük eksisi. Nokia N82’nin Xenon flaşı ile kıyasladığınızdaysa Satio’nun ne derece büyük bir hayal kırıklığı olduğu ortaya çıkıyor.

HD video kaydı için de en ince detayların düşünüldüğü Satio’da bir de Led aydınlatıcı bulunuyor. Bu led, gece yapılan video kayıtları için düşünülmüş. Daha önce pek rastlamadığımız bu özellik keskin bir zekanın ürünü ve gerçekten güzel bir performans sunuyor. Video kaydının fotoğraf kalitesine nazaran daha iyi olduğu Satio, MP4 formatındaki kayıtlarda son derece başarılı. Üstelik video çözücülerin sıkıştırma performansını da çok beğendiğimizi söylemeliyiz.

{pagebreak::Tasarım}

Tasarım

Kamera koruması cihazda bütün olarak konumlandırılmış. Bu sayede, durum ışığı, lens, xenon flash gibi tüm parçalar korunmuş oluyor. Ayrıca bunun cihaza çok şık bir hava da kattığını ilk görüşte fark etmemek mümkün değil. Ancak arka kapakta kullanılan malzemeye de dikkat çekmeden geçmeyelim. Bu bölge, parmak izini aşırı derecede belli ediyor ve çok kötü bir görüntü oluşturuyor. Ancak çizilmeye karşı oldukça kaliteli olduğunu da söylemeliyiz. Bunun yanı sıra rezistif ekranda kullanılan özel kaplama sayesinde, güneş ışığı altında bile ekranın rahatça görüntülenebilmesi sağlanmış. Bu özelliği Nokia da N97 modelinde kullanmıştı.

Cihazın sol kenarında bir tuş kilidi konumlandırılmış. Bu kilit, dokunmatik ekranlı hemen her cihazda rastlanan, ekran klavyesinden farklı bir görevde değil. Hemen altına klasik bir Sony Ericsson bağlantısı, onun yanına da microSD kart yuvası eklenmiş. Bu yuvanın Sony’nın kendi geliştirdiği memory stickler ile çalışmadığını da belirtelim. Diğer kenarda ise multimedya tuşlarını görüyoruz. İlk olarak hem ses açıp kapamaya hem de kamerada yakınlaştırma fonksiyonunu yerini getirmeye yarayan, klasik bir iki yönlü tuş dikkatimizi çekiyor. Onun yanında bir Sony Ericsson klasiği olan PlayNow tuşu ve çoklu ortam butonu mevcut. Tahmin edebileceğiniz üzere deklanşör de yine bu yüzde bulunuyor.

{pagebreak::Sistem Özellikleri}

Sistem Özellikleri

Satio, i8910HD’de olduğu gibi HD kalitesinde video kaydı yapabiliyor. Samsung’un düştüğü hataya düşmeyerek çok daha güçlü bir sistem kullanan Sony Ericsson, hem kayıt hem de oynatma esnasında yüksek performans sunuyor.

256MB RAM ve OMAP3 grafik hızlandırıcıya sahip olan ürün, 600 MHZ’lık ARM Cortex A8 3430 işlemcisini kullanıyor. Ayrıca grafik çipi olarak PowerVR SGX üründeki yerini almış. Dahili yığın depolama ünitesi bulunmayan Satio, 32GB’a kadar microSD kartları çalıştırabiliyor. Ayrıca kullanıcıya sunulan sistem hafızası 128MB. Dahili depolamaya sahip olmayışı cihazın eksi bir değeri. Buna karşın yüksek ram oranı 5. Sürüm Symbian kullanan cihaza neredeyse hiç ram bellek sorunu yaşatmayacaktır.


Satio 2, 5, 9, 10 ve 12 megapiksel boyutlarında resim çekebilmeye olanak tanıyor.

Alışıldık Symbian arayüzünden daha farklı bir tasarıma sahip olan cihaz, daha çok Symbian UIQ kullanıyormuş hissi veriyor. Özel bir bekleme ekranı da cihazda yerini alan niteliklerden. Bunun yanı sıra ön yüklü widgetlar ile cihazın yazılımı son derece zengin bir hale getirilmiş. Ayrıca Satio’nun kısıtlı bir şekilde de olsa Kinetic Scrolling yeteneğine sahip olduğunu belirtelim.

{pagebreak::Detaylardaki Eksikler}

Detaylardaki Ekiskler

Her mobil cihazda olduğu gibi elbette Satio da kusursuz değil. Ancak atlanan özellikler cihazın sanki biraz aceleye mi getirilmiş sorusunun kafalarda uyanmasına sebep oluyor. Sony Ericsson’un kullandığı Xenon flaş en önemli kusur. Zira bu flaş güçlü olmasına karşın resimlerde kaliteyi fazlasıyla düşürüyor. Söylememiz gereken bir başka olumsuz husus da Symbian arayüzü konusunda. Firma tarafından fazlasıyla kişiselleştirilen bu kullanıcı ekranı, Symbian’ın kullanım kolaylığından bir hayli uzak. Yazılımsal olarak dikkat çeken bir başka olumsuz durum da flaş videoların oynatılması konusunda. Zira bir flaş videoyu oynatmak istediğinizde 256 MB RAM neredeyse tamamen meşgul ediliyor. Çıkış portları konusunda da firma son derece cimri davranmış. Standart bir Sony yuvasının dışında artık hemen her cihazda görmeye alıştığımız, 3.5mm ses yuvası ve standart bir USB portu ne yazık ki bulunmuyor.

Tüm bunların dışında dikkat çeken diğer olumsuz hususları ise şu şekilde sıralayabiliriz: Cihazda ön yüklü bir DivX veya XviD oynatıcının yer almaması, ofis belgesi düzenleyicinin bulunmaması, güçlü bir stereo hoparlörün yerine, küçük bir mono buzzerın ön yüze konumlandırılmış olması, artık bir akıllı telefon standardı haline gelen dijital pusulanın (magnetometre) yer almıyor olması.

Kullanıcılar tarafından da raporlanan küçük hatalar ve fabrika çıkışında 1000 mAh olarak belirlenen pilin yetersiz performansı, bu küçük multimedya canavarını doya doya kullanmanızı kısıtlayacak olsa da cihazın, diğer güçlü özellikleriyle Sony Ericsson’un uzun süreli suskunluğunu güçlü bir çığlığa dönüştüreceği kesin.

:: Sony Ericsson Satio hakkındaki fikirlerinizi SDN forumlarında paylaşın.