Apple ile Nokia Arasında Sular Durulmuyor

Araştırma ve geliştirme için yüksek meblağlar ödeyen Nokia, haklı olarak patentli teknolojilerinin rakipleri tarafından kullanılmasını istemiyor. Kısa bir süre önce Apple’ın bu yönde bir ihlali olduğu gerekçesiyle dava açan Nokia, Wi-Fi konusunda 10 maddelik ihlal dosyası sunmuştu.

Apple konuyu her fırsatta ısrarla yalanlarken, ilginç bir şekilde karşı atağa geçtiğini duyurdu. Yapılan açıklamada sahip olduğu 13 patentin Nokia tarafından ihlal edildiğini belirten firma, hukuki süreci başlattıklarını açıkladı. Apple hukuk danışmanı Bruce Sewell, “Diğer firmalar bizim teknolojilerimizi çalarak değil, kendi ürettikleri ile bizimle rekabet etmeliler.” diyerek olayın iyice kızışmasına sebep olacak gibi görünüyor.

Apple tarafından ihlal edildiği iddia edilen patentler ise maddeler halinde şu şekilde;

Patent #5634074

Patent #6343263

Patent #5,915,131

Patent #5555369

Patent #6239795

Patent #5315703

Patent #6189034

Patent #7469381

Patent #RE 39,486

Patent #5455854

Patent #7383453

Patent #5,848,105

Patent #5379431

:: Nokia ile Apple arasındaki bu atışma hakkında ne düşünüyorsunuz?

Daha Düşük Fiyatlar Hayal Değil Mi?

Windows Mobile uygulamalarının yüksek bedelleri her zaman konuşulan bir konu olmuştur. Üçüncü şahıs yazılım geliştiricileri, WinMo kullanıcılarının tepkisine aldırış etmeden, belirledikleri fiyatlardan pek de şaşmazlar. Bu durumun Windows Marketplace ile ciddi manada değişeceğini düşünenler de bu kanılarında ne kadar yanıldıklarını çok geçmeden anladı.

Symbian’ın Ovi Store’u ve iPhone’un App Store’u ile kıyaslandığında Maketplace üzerinde yer alan mobil yazılımlar, ciddi fiyat farkları oluşturuyor. Kullanıcıların da tepkisi karşısında Marketplace yetkilileri yahut yazılım geliştiricileri kayıtsız kalamamış gibi görünüyor. Zira son aylarda Marketplace üzerinden satışa sunulmuş olan birçok uygulama, eski versiyonlarına kıyasla oldukça düşük bedeller üzerinden kullanıcılarla buluşmaya başladı.

Öyle ki yapılan araştırmalarda, Marketplace’in ilk zamanlarında satışta olan yazılımların fiyat ortalaması 15 dolar ile 20 dolar seviyelerinde iken, şu anda baktığımızda bu oranın 5 dolar ile 10 seviyelerine indiği açıkça görülüyor. Hatta yeni yazılımların çoğunlukla 5 dolar altından satıldığı da dikkat çeken bir başka ayrıntı.

Düşen fiyatların mobil uygulamalar arasındaki aşırı rekabetten mi kaynaklandığı yoksa Marketplace yetkililerinin bir baskısı sonucunda mı oluştuğunu, şu an için tahmin etmek pek de kolay değil. Ancak bu durumun kullanıcılar cephesinde içten içe bir heyecan yarattığı kesin.

:: Windows Marketplace üzerinden yazılım satın alıyor musunuz? Son dönemde düşen fiyatlar sizin de dikkatinizi çekti mi?

Ovi Store 1 Milyonu Devirdi

Nokia’nın Ovi çatısı altından topladığı web servisleri çok sevilmesine karşın, bunların içinde olumsuz okların hedefine maruz kalan tek servis olarak dikkat çeken Ovi Store, bu durumu yalanlarcasına günden güne büyümeye de devam ediyor. Firma yetkililerinden edinilen bilgiye göre Ovi Store, bir günde bir milyon indirme rakamını çoktan geride bırakmış durumda. Üstelik bu rakamın aydan aya %100 artış gösteren bir doğrultuda ilerliyor olması çok daha önemli bir husus olsa gerek.

Ovi Store’un kısa sürede atıl kalacak bir servis olacağı ve tarihin sayfalarına gömüleceği iddia edilse de bu durumun ne kadar asılsız olacağını her ortamda kanıtlayan Nokia, mobil uygulama mağazasının gelişim sürecine dair de güzel bilgiler aktarmaktan geri durmuyor. Buna göre, Ovi Store’da kısa sürede ciddi yenilikler olacak. Özellikle Nisan ayı olarak ön görülen Ovi Store v2’nin faaliyete geçişi, servise yeni bir ivme kazandıracak gibi görünüyor. Yeni sürüm ile birlikte daha kullanışlı ve görselliği ön planda bir web sayfasının yanı sıra, mobil cihazlar ve mobil operatörler ile daha fazla etkileşim içinde bir arayüz oluşturulacağı belirtiliyor.

:: Ovi Store üzerinden ayda ortalama kaç uygulama indiriyorsunuz?

Ülkemizde Sanal Güvenlik Ne Kadar Önemli?

Dün düzenlenen bir toplantıyla UTM (Birleşik Tehdit Yönetimi) cihazları üreten WatchGuard Türkiye piyasasına tanıtıldı. Firma, ağ güvenliği konusunda donanımsal bazlı çözümler geliştiriyor. Konu güvenlik olunca, toplantı söz alan konuşmacılarda bu konunda ilginç rakamlar konuşuldu.

Intercomp yöneticilerinin yaptığı açıklamaya göre Türkiye dünyada, ağ ve sanal güvenlik konusunda en az yatırım yapan ülkelerden biri. Amerika’da şirketlerin bu konuya harcadığı bütçe yüzde 60‘ları bulurken, Türkiye’de ise bu rakam sadece yüzde 6 seviyesinde. Konuşmacılar şirketlerin geleceklerini güvenceye almaları için bazı ufak tüyolar da verdi. Bu ipuçlarına göre şirketinizi sanal saldırılara karşı korumak için ilk önce kendinize bir güvenlik politikası belirlemeniz gerekiyor.

Elektronik postaların, dışarıdan gelecek saldırılara karşı kontrol altına alınması, firewall kullanılması ve şirket çalışanlarının sanal güvenlik konusunda bilgilendirilmesi de hayat kurtaracak önlemler. WatchGuard tarafından yapılan araştırmaya göre, malware, spam ve spyware‘ler ise güvenlik tehdidi konusunda dünya çapında ilk üçü oluşturuyor. Firma ürünlerindeki, firewall, anlık log tutma özellikleri sayesinde müşterilerine donanımsal bazda güvenlik sunuyor.

:: Şirketinizdeki bilgilerin güvenliği için hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?

Facebook’u Daha Gizli Hale Getirin

Birkaç gün önce milyonlarca Facebook kullanıcısı hesaplarını açtığı zaman yeni bir uyarıyla karşılaştılar. Bu uyarı penceresinde site tarafından yeniden düzenlenmiş gizlilik ayarları bulunuyordu. Ancak sayfayı bu şekilde kabul ederseniz, sistem sizi çok daha şeffaf bir hale getiriyor. Ünlü sosyal ağ sitesinin bunu yapmasındaki en büyük neden, Google’ın yeni başlattığı gerçek zamanlı arama özelliğinde daha fazla yer almak istemesi. Yeni sistemle birlikte, gizlilik ayarlarınızı yeniden teker teker yapmak zorundasınız. Sanal dünyada tekrar gizli kalmak için bir kaç ip ucumuz var.


Buradaki her seçeneği eski ayarlar olarak işaretlerseniz biraz daha gizli olacaksınız

Öncellikle karşınıza çıkan ayar ekranındaki birçok şeyi eski ayarlar sekmesine getirin. Bu basit yöntem sizi biraz daha koruyacaktır. Adınızı aratan herkesin, fotoğraflarınızı ve bazı kişisel bilgilerinizi görmesini bu yöntemle engelleyebilirisiniz. Eğer Facebook’a hiç güveniniz yoksa, bu sayfayı es geçip ayarları kendiniz de yapabilirsiniz.

{pagebreak::Ayarları tek tek yapmak için}

Ayarları tek tek yapmak için

Facebook kendi ayarlarınızı değiştirmeniz konusunda bile size pek güvenmiyor. Ekranın üst kısmında bulunan mavi panelden ayarlar mesüne girin ve oradan da gizlilik sekmesini tıklayın. Burada ufak bir sürprizle karşılaşacaksınız çünkü sistem sizin bu ayarları değiştirmenizi kilitlemiş durumda. Her ne kadar güvenlik amaçlı dese de sitenin esas istediği teknolojiyle fazla haşır neşir olmayan kullanıcıları sistemin seçtiği ayarlara zorlamak. Önce şifrenizi girip paneli aktif hale getirin.


Facebook’a güvenmeyenler ayarları tek tek değiştirebilir

Buradan karşınıza eski seçeneklere benzer ayarlar çıkacak. Normalde profil içeriğimi sadece arkadaşlarım görebilir demeniz yeterli. Ancak bu duruma da güvenmiyorsanız, özelleştir sekmesini kullanabilirsiniz. Bu menü sayesinde, ismini yazdığınız kişiler o bilgileri hiçbir zaman göremeyecektir. Aynı şekilde sadece bu kişiler görsün kısmına tıklarsanız, belirlediğiniz liste dışında kimse sayfanızdaki bilgilere bundan sonra ulaşamayacak. Özellikle bu bu ayarı kişisel bilginizin güvenliği için fotoğraf ve e-posta adresinizin yazdığı sekmelerde uygulamanızı tavsiye ediyoruz.

{pagebreak::Paylaşımlarınızı nasıl korursunuz?}

Paylaşımlarınızı nasıl korursunuz?

Google‘ın gerçek zamanlı arama özelliği, bu arama motoru üzerinde paylaştığınız video, dosya ve yazıların da başkaları tarafından görüntülenmesini sağlıyor. Bundan kurtulmak için ise artık her paylaşımın altınd beliren ufak bir kilit şeklindeki simgeyi kullanabilirsiniz. Bu simgeye tıkladıktan sonra yukarıda anlattığımız ayarlara benzer seçeneklerle karşılaşacaksınız. Buradan, istediğiniz kişilere duvar yazılarınızı ve videolarınızı göstermeyebilirisiniz. Ancak her seferinde bu ayarla uğraşmak istemiyorsanız ilk önce, özelleştir  seçeneğine tıklayın.


Bu kutucuğu işaretleyerek sürekli aynı ayarları yapmaktan kurtulacaksınız

Karşınıza çıkacak olan ekranda ise yine  sadece belirli kişiler görsün kısmını seçin. Buradan güvendiğiniz insanların isimleriyle bir lise oluşturun. Daha sonra ise ekranın altında çıkan bunu varsayalın ayarım yap seçeneğine tıklayın. Bu şekilde, sadece istediğiniz insanlar size ait paylaşımları görebilecek. Bu ayarlardan bazıları, kurunun yanında yaşı yakacak olsa da Facebook’un yeni uygulamasında gizli kalmanın en güvenli yöntemleri ancak böyle sağlanabiliyor.

:: Facebook sizce eskisi kadar gizlilinize önem veriyor mu?

 

İnternette Üçüncü Boyuta Bir Adım Daha

İnternet dünyası, Mozilla ile Khronos Group’un yaptığı anlaşmayla birlikte üçüncü boyuta bir adım daha yaklaştı. Khronos Group’un geliştirdiği WebGL adı verilen uygulama geliştirme arayüzü ile programcıların, internete donanım tarafından hızlandırımış üç boyutlu grafikler getirmesine olanak tanıyacak.

Üç boyutlu internete bir adım daha yaklaştık

Web tarayıcılarımızdan üç boyutlu içeriğe ulaşma fikri gerçekten kulağa çok hoş geliyor fakat bunun için önümüzde daha çok zaman olduğunu söylemek gerek. Apple, Google, Mozilla ve Opera, WebGL çalışma grubuna üyeler ve bu hayalin bir an önce gerçek olması için çalışıyorlar.

:: İnternet tarayıcılarından üç boyutlu içeriğe erişmek ister miydiniz?

Her Gün 34 GB

California San Diego Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, insanların günde kaç GB’lık dijital veri ile karşılaştıklarını belirlemek için bir çalışma yaptılar. Çalışmada, televizyon, bilgisayar, radyo ve önceden kaydedilmiş ses dosyaları (MP3, vb.) dikkate alındı.

 

Televizyonlar hayatımızda önemli bir yere sahip

Araştırmanın sonucunda, bir insanın günde ortalama 34 GB boyutunda dijital veri ile karşılaştığı sonucuna varıldı. Bu hesapla ABD’de yılda toplam 3,4 Zettabyte (3400 trilyon GB) dijital veriyle etkileşim içinde olunduğu sonucuna da ulaşıldı.

Günlük 34 GB verinin %54’ü oyunlara ait

Araştırmada elde edilen ilginç sonuçlardan biri de oyunların günlük dijital veri etkileşimimizin büyük oranını kaplaması oldu. Araştırmaya göre her gün karşılaştığımız 34 GB’lık verinin %54′ü oyunlardan geliyor. Günlük verinin %34,77′ü de televizyondan geldiği ortaya çıktı. Eğer bu araştırma ilginizi çektiyse, detaylı sonuç raporunu buradan okuyabilirsiniz.

:: Araştırmanın sonuçları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Borderlands PC İnceleme

Puan: 10/8.3

FPS türü için geliştirilen oyunlar, son yıllarda gelenekselden sıyrılmaya başladı. Geçmişe baktığımızda, ilk FPS’lerin satışa sunulduğu 80’lerin sonundan (Wolfenstein, Doom, Heretic…) 2000’lere kadar hep birbirinin aynısı oynanışa sahip, benzeri senaryolu yapımlar oynadık. Ancak son birkaç yıldır bu türde ciddi gelişmeler oluyor. Artık RPG türüyle birleşmeye başlayan, grafiğin ilk planda olmadığı yapımlar satışa sunulmaya başlandı. Hatta senaryosu ve oynanışıyla, görsel kalitesini unuttuğumuz BioShock gibi isimlerle de karşılaştık…

Geleneksel FPS geliştiricileri bile artık sıra dışı işlerin peşinde. Türü modernleştirmek için elinden geleni yapıyor. Bunlardan biri de ilk Half-Life’ın ek paketlerini ve Brothers in Arms serisini geliştiren Gearbox Software. Türün başarılı örneklerine imza atan yapımcılar, yakın zamanda Borderlands’i 2K Games ile beraber piyasaya sürdü. Call of Duty ve Crysis gibi son yılların standart FPS’lerinden farklı olarak Borderlands, hem mizah anlayışı, hem atmosferi, hem de içerdiği level atlama sistemiyle, modern bir FPS gibi görünüyor.

{pagebreak::Cell Shaded Tekniği}

Cell Shaded Tekniği

İlk kez 2000 yılında Jet Set Radio’da kullanılan Cell Shaded tekniği, daha sonra Mirror’s Edge’de, Okami’de, Prince of Persia ve Street Fighter IV’de kullanıldı. Üç boyutlu görsellere, kenar çizgileri ekleyen bu teknik sayesinde, karikatürize bir görüntü yakalanmış oluyor. Modellemelerdeki derinlik algısı bir nebze yıkılarak, sanki iki boyutlu izlenimi elde ediliyor. Oyunun içeriğinde bulunan, kan ve vahşet gibi ciddi öğeler ile de, tam manasıyla bir ironi yakalanıyor. İşte Borderlands görsel olarak böyle bir oyun.

Unreal Engine 3 ile geliştirilen gerçekçi üç boyutlu modellemeler, Cell Shaded tekniği ile eğlenceli görseller haline gelmiş. Çevre modellemelerinden karakterlere kadar gördüğünüz her şeyin kenarlarında çizgiler var. Karakterlerden bahsetmişken, Soldier, Siren, Hunter ve Berserker olmak üzere dört seçeneğimiz olduğunu belirtelim.

Sadece kullandıkları silahlar açısından farklılıkları olan bu karakterlerden Siren yakın dövüşte uzmanken, Hunter uzaktan dürbünlü tüfek ile işini hallediyor. Soldier tipik bir asker ve makineli tüfekler konusunda deneyimliyken, Berserker ise patlayıcı uzmanı! Kimi seçerseniz seçin, görevlerde bir değişiklik olmuyor. Yani oynayış tarzınıza göre dilediğiniz tipi seçebilirsiniz.

{pagebreak::Wall-E de Buradaymış}

Wall-E de Buradaymış

Karakterimizi seçtikten sonra Wall-E’yi hatırlatan bir robot çıkıyor karşımıza. Oyunun training, yani alıştırma diye tabir edeceğimiz bölümlerinde, robot bize eşlik ediyor. Bazı istasyonlardan, üzerimizdeki kıyafetlerin renklerini değiştirmek gibi etkileşimleri öğreniyoruz. Makineleri kullanmayı ve görev almayı da, daha yapımın başlarında deneyimliyoruz. Yanımızdaki silah adetimiz de, oyunda ilerledikçe artıyor. Genelde görev sistemi hep aynı. Gidip bir karakter ile konuşuyorsunuz ve onun verdiği görevleri kabul edip, aksiyona giriyorsunuz…

Karşınıza çıkan düşmanlar da çeşitlilik gösteriyor. Devlerle de kafa kafaya geliyorsunuz, sizle aynı boyutlardaki askerlerle de… Hatta çeşitli yaratıkların bile hedefi olmanız olası. Ancak yapay zeka konusunda ciddi bir eksisi var Boderlands’in. Düşmanlar bundan 10-15 yıl öncenin oyunlarında olduğu gibi sizi algıladıkları mesafeye girdiğiniz an üzerinize doğru gelip ateş ediyor/saldırıyor.

{pagebreak::Pandora}

Oyunda mantıklı bir saklanmadan bahsetmek güç. Zira bir bariyerin arkasında 2-3 saniye durup yeniden açığa çıkıyorlar. Hatta bu kadarla da kalmayıp, git gide size doğru yaklaşarak, adeta “Gel beni vur!” diyorlar… Olur da vurulan taraf siz olursanız, enteresan bir uygulamayla karşılaşıyorsunuz. Öyle ki, yavaş yavaş yere düşerken ekran bulanıklaşıyor ve eğer o sırada sizi indireni ve çevrede size ateş edenleri öldürürseniz devam edebiliyorsunuz. Eğer kimseyi öldüremeden bir süre beklerseniz, vurulmasanız dahi ölüyorsunuz.

Pandora

Pandora adı verilen bir gezegende geçiyor Borderlands. Burası, içerisinde gizemli teknolojiler barındıran fantastik bir dünya. Pandora’nın gözü pek savaşçıları, gezegenin sırlarını ortaya çıkarmak için savaşıyor. Bu yüzden de tehlikeli bir maceraya atılıyorlar. Bizim de diğerleri gibi amacımız, bu serüvenin sonunda gizli artifact’leri keşfedip, Pandora’nın sırlarını öğrenmek. Anlayacağınız konu derinlikten biraz uzak. Hikayenin değil, işleyişin önemli olduğu bir yapım Boderlands; geliştirilebilir karakterleri, sıra dışı dünyası, Cell Shaded tekniği sayesinde ortaya çıkan başarılı atmosferi ile modern bir FPS.

{pagebreak::Son Sözler}

Başarılı animasyonları, etkileyici müzikleri ve Co-Op özelliğiyle uzun müddet oynanabilir. Yaklaşık 20 saati bulan oynama süresi de bir diğer artısı. Eksilerine gelince, en ciddi problemi yapay zeka ve kendini tekrar eden oynanış. Sürekli görev al, yık dök, parçayı bul getir tarzı bir süre sonra sıkıyor. Neyseki birkaç bölüm sonra araç kullanmaya başlıyoruz da, böylelikle uzun uzun yol katetmekten kurtuluyoruz. Eğer türün müdavimiyseniz Borderlands’in sıra dışı tarzından hoşlanabilirsiniz de, arkanıza bakmadan kaçabilirsiniz de… Buna karşın FPS’ye burun kıvıranlardansanız, Borderlands’i sevme ihtimaliniz de yok değil. Tercihleri bir kenara bıraktığımızda ise Gearbox’ın yeni yapımının kaliteli bir iş olduğunu söylemek yersiz olmaz.

Puan: 10/8.3

:: Borderlands hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Kasım Ayı Nintendo Ayı

Dünyanın en iyileri arasında gösterilen oyun endüstrisi araştırma firması NPD Grubu, Kasım 2009 rakamlarını açıkladı. Şaşırtıcı sonuçların elde edildiğini gördüğümüz kasım ayında, Japon firması Nintendo, en fazla satan oyun konsolu geliştiricisi oldu. Nintendo‘nun Wii ve DS modelleri, kasım ayı içerisinde Xbox 360 ve PlayStation 3 satışlarını geçmiş durumda.

Nintendo’nun kasım ayında sattığı DS sayısı 1.7 Milyar. Bu sayı Nintendo‘nun Wii ve Microsoft‘un Xbox 360 satışından daha fazla. Listenin ikinci sırasında Wii varken, üçüncülükte ise Xbox 360 duruyor. Sony PlayStation 3 ise, listede dördüncü sırada yer aldı ve kasım ayı içerisinde toplamda 710.000 adet satmayı başardı. Tam liste ise şu şekilde;

– Nintendo DS (1.7 milyon sattı)
– Nintendo Wii (1.26 milyon sattı)
– Xbox 360 (819.500 sattı)
– PlayStation 3 (710.400 sattı)
– PSP (293.900 sattı)
– PlayStation 2 (203.100 sattı)

:: Bu konu hakkındaki görüşlerinizi bizimle paylaşın

 

Google’dan Güncelleme

Yazılım dünyasının devlerinden Google, dün itibariyle, iPhone platformu için geliştirdiği Google Mobile‘ın yeni versiyonunu yayınladı. Bu yeni paket ile birlikte, uygulamaya Bells & Whistles adında bir ayar eklendi. Settings kısmından bu ayara girdiğinizde, uygulamanın renklerini ve diğer benzeri ayarları kendi keyfinize göre değiştirebileceksiniz. Ayrıca sesli aramalarda artık çeşitli aksanlardan birini seçebilirsiniz. Böylece eğer aksanlı bir ingilizceye sahipseniz, bu aksan yüzünden zor anlar yaşamayacaksınız.

Aksan özelliğinin yanı sıra, dil desteklerinin arasına japonca da eklendi. Google Mobile, her geçen gün, iPhone platformunda Google’ın daha da fazla tercih edilmesini sağlıyor. Eğer bu uygulamaya sahip değilseniz ve iPhone‘unuza bu uygulamayı yüklemek istiyorsanız, buradan dileğinizi gerçekleştirebilirsiniz.

:: Google Mobile kullanıyor musunuz?

iPhone’a Ateş Basıyor

Şu sıralar en çok tercih edilen mobil cihazlardan biri olan iPhone, içeriğini genişleterek rakiplerini arka planda bırakmaya çalışıyor. Farklı oyunlar ve dokunmatik içeriklere birde özel uygulamalar eklenmeye başladı. Bunlardan biri, hemen hemen her erkek kullanıcıyı sevinçten dans ettirecek cinsten.

Çünkü, iPhone için Playboy uygulaması geliyor. Her ay yaklaşık 2 Dolar‘a satın alınabilecek bu eklentiyle birlikte, kullanıcılar derginin içeriğine erişebilecekler. Bu içerikler içerisinde, ayın röportajı, 20 soru ve cevap, particiler için espriler moda gibi bölümler bulunuyor. Ancak bu mobil cihazı kullananları biraz daha sevindirecek olaysa, Playboy’un iPhone için özel içerikte sunacak olması. Ayın güzelliğiyle ilgili, özel videolar ve sürpriz resimler bu cihaz kullanıcıları için hazırlanacak.

:: iPhone’ununuzdan Playboy dergisini okumak istiyor musunuz?

Her Şeye Rağmen Google!

Son dönemde Microsoft‘un Bing arama motoru büyük ataklar yaptı. Görünen o ki, pazar payını da giderek artırıyor. Yahoo da son dönemde yükselişe geçen arama motorlarının başında geliyor. Peki ya tüm bunlara rağmen Google’da işler ne durumda? Hitwise adlı İngiliz araştırma şirketine göre Google, Kasım 2009 dolayısıyla arama motoru piyasasının %71.6‘sını elinde tutuyor.

Yahoo ve Bing’in yükselişi göz ardı edilemez bir gerçek. Buna rağmen Google, liderlik koltuğunu kolay kolay bir başkasına bırakacak gibi gözükmüyor. Hitwise’a göre Google’ın bu kadar tutulmasının sebebi, diğer hizmetleriyle entegre bir düzineden fazla servise sahip olması ve güçlü bir arama motoruna sahip olması. Ne de olsa kimilerine göre Google, internetin başına gelmiş en güzel şey.

:: Sizce Google, internetin başına gelmiş en güzel şey mi?