YouTube, 2018’de kaldırılan özelliğini iPhone’lara geri getirdi

YouTube, iOS uygulamasının en son sürümüyle uzun süredir görülmemiş bir aracı yeniden kullanıma sundu. Güncellemenin gelmesiyle birlikte Apple sistemi kullanıcıları, galeride depolanan videoları bir kez daha doğrudan video platformunda paylaşabilecek. İşte detaylar…

YouTube, “özlenen” o özelliğini yeniden sundu

2018 yılına kadar YouTube, Apple sistemi kullanıcılarının doğrudan Fotoğraflar’dan veya başka herhangi bir video uygulamasından hizmete video yüklemesine olanak tanıyordu. Ancak herhangi bir açıklama yapmadan bu olasılığı ortadan kaldırdı ve yüklemeleri kendi uygulamasıyla sınırladı.

Şimdi ise uygulama, hiçbir açıklama yapmadan bu özlenen özelliğini kullanıcılara yeniden sundu. Uygulamanın kısa süre önce yayınlanan en son sürümünde (19.47.7) bu işlevin geri dönüşüne değinilmese de kullanıcılar o eski özelliğe yeniden ulaştıklarını doğruladı.

YouTube önerileri kafayı yedi! Kullanıcılar ayakta

YouTube önerileri kafayı yedi! Kullanıcılar ayakta

YouTube öneri algoritması değişiyor. Ancak bu karar, kullanıcıların video önerilerini bozmuş gibi duruyor. İşte detaylar.

iOS’ta gelen yeni güncelleme ile beraber kullanıcılar, YouTube ile paylaşım seçeneğini kullanarak galeriden veya başka herhangi bir uygulamadan videoları doğrudan platforma yükleyebilecek ve videolarını YouTube Shorts’ta yayınlayabilecek.

Bu yenilik içerik üreticileri için zaman kazandırırken, videolarını hızlı ve pratik bir şekilde paylaşmalarına olanak tanıyor. Öte yandan kullanıcılar video yükleme sürecinde daha sorunsuz bir deneyim yaşarken, uygulama içi arayüzdeki entegrasyon sayesinde daha akıcı bir kullanım elde ediyor.

Peki siz YouTube’a gelen bu özellikle ilgili neler düşünüyorsunuz? iPhone kullanıcısı olarak siz bu özelliğin geri dönüşünü nasıl buldunuz? Yorumlarınızı bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Türkiye, 60 adet F-35 alıyor! MMU Kaan ne olacak?

Geçtiğimiz günlerde ABD’den Korgeneral Jason T. Hinds F-35 konusunu görüşmek üzere Türkiye’ye geldi. Yapılan ilk açıklamada tarafların uzlaşmaya hazır oldukları dile getirildi. Fakat aradan geçen birkaç günden sonra henüz kesinlik olmasa da müjdeli haber verildi.

Türkiye, geçtiğimiz yıllarda Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi aldığı için ABD, güvenlik endişesini gerekçe göstererek Türkiye’yi F-35 programından çıkardı ve teslim töreni yapılan uçaklarına dahi el koyarak satışını engelledi.

Bunun üzerine yapılan tüm müzakereler olumsuz sonuçlandı. Türkiye de yerli milli uçak programlarına hız verdi. Hatta MMU Kaan projesi şimdiden programın 2 yıl önünde gidiyor ve 2026 dan önce planlanmayan ilk uçuşunu gerçekleştirdi.

Hürjet’in kimsenin bilmediği bir özelliği ortaya çıktı!

Hürjet’in kimsenin bilmediği bir özelliği ortaya çıktı!

İkinci prototipiyle deneme uçuşlarını gerçekleştiren yerli ve milli Hürjet için gizli denebilecek özellikler ortaya çıktı.

Hürjet’in ise 2. prototipi geçtiğimiz günlerde ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Hemen ardından Hürjet’i satın almak için şimdiden anlaşma yapmak isteyen biri Güney Amerika, diğeri de Afrika’da olan iki ülke olduğu açıklandı.

Bunun yanı sıra Türkiye yerli katmanlı hava savunma sistemlerine de ağırlık vermeye başladı. Bu projeler de büyük bir ivmeyle devam ediyor. Hisar serileri dahi seri üretime geçti ve kullanımına başlandı. Bu nedenle kısa süre içerisinde S-400’ün de yerini alacak versiyonu envantere girecek. Tabii askeri projelerde kısa sürenin birkaç yıllık bir zaman dilimi olduğunu belirtelim.

Tüm bu gelişmelerin ardından Türkiye’nin kendi 5. nesil uçağını ve hava savunma sistemlerini yapabildiğini ve elini hızlı tutmazsa pastadaki payı kaptıracağını anlayan ABD de uzlaşmaya hazır olduğunu dile getirdi ve uçak satışına sıcak baktıklarını söyledi. Ardından ABD ordusundan yetkili bir general konuyu konuşmak için Türkiye’ye geldi.

Son durumda ise Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve ABD’li bazı yetkililerin açıklamalarına göre Türkiye ABD’den 40 adet F-35A alacak. Bunun yanında TCG Anadolu’ya konuşlandırmak üzere 20 adet de F-35B alacağı dile getirildi. Tabii bu uçaklara hangarda adeta rehin tutulan ve çoktan teslim töreni yapılmış olanlar da dahil. Ek olarak 79 adet F-16’nın modernizasyon kitinden de vazgeçildiği söylendi.

MMU Kaan ve Hürjet projeleri tam gaz devam edecek. Planlanan takvime göre 2028 yılında ilk Kaan’ın teslimi yapılacak. 2033 yılına kadar da toplam 100 adet üretilecek ve teslim edilecek. Zaten Türkiye’nin de eskiden olduğu gibi ilk partide 100 adet F-35 siparişi vermeyeceğini anlamış olduk.

Yani MMU Kaan ve Hürjet’in sayısı artana ve istenen gelişmeler, hatta yerli motor projesi kapsamında motor dahil yerli şekilde üretilene kadar F-35’ler boşluğu dolduracak. Ayrıca Avrupa’dan da 40 adet Eurofighter Typhoon alınacağını hatırlatalım.

Mercedes’in mobil uygulaması Apple Watch serisine geldi!

Mercedes, mobil uygulamasının Apple Watch’lara entegre edildiğini duyurdu. Buna göre, artık araç sahipleri, Apple Watch için geliştirilen yeni uygulama sayesinde araçlarına doğrudan saatleriyle erişebilecek. Telefonuna gerek kalmadan, araçla ilgili birçok işlem kolayca halledilebilecek. Peki, hangi özelliklerden bahsediyoruz?

Aslında yeni uygulamanın amacı, Mercedes kullanıcıların telefonla uğraşma derdini ortadan kaldırmak ve işleri daha kolay hale getirmek. Ayrıca Mercedes, bu uygulamasıyla teknolojiyi araçlara entegre etme yarışında Honda, Ford ve Volvo gibi diğer üreticilerin arasına da katılmış oldu. İşte uygulamanın sunduğu bazı özellikler:

mercedes-mobil-uygulamasi-apple-watch-serisi
  • Yakıt veya batarya seviyesini kontrol etme
  • Aracı uzaktan kilitleme ve açma
  • Camların açık veya kapalı olduğuna dair bildirimleri alma
  • Aracın son park edildiği yeri bulma
  • Kalan menzili öğrenme

Bu arada, Mercedes’in yeni Apple Watch uygulaması, yalnızca 2019 ve sonrası Mercedes-Benz modelleriyle uyumlu. Ayrıca, araç modeline ve donanımına bağlı olarak uygulamadaki bazı özellikler değişiklik gösterebiliyor. Örneğin, batarya seviyesini görmek gibi bazı işlevler sadece elektrikli ve hibrit araçlarda kullanılabiliyor.

Mercedes, tekerlerdeki fren sistemini tamamen kaldırıyor!

Mercedes, tekerlerdeki fren sistemini tamamen kaldırıyor!

Mercedes, yeni elektrikli araçlarında fren mekanizmasını araçların tekerleklerinden çıkararak tahrik ünitesine entegre edecek.

Apple Watch cihazlardaki App Store üzerinden indirilebilen yeni uygulama, watchOS 9 veya üzeri işletim sistemine sahip Apple Watch’larla uyumlu. Fakat, cihazın bağlandığı iPhone’da Mercedes-Benz’in mobil uygulamasının yüklü olması gerekiyor.

Peki, bu özellikler hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Snapdragon X işlemcili laptoplar beklentileri karşılamadı!

Qualcomm’un yeni nesil Snapdragon X Elite ve Plus işlemcileriyle piyasaya sürülen dizüstü bilgisayarlar, 2024’ün üçüncü çeyreğinde çok da memnun etmeyen sınırlı bir başarı elde etti. Canalys’in raporuna göre, bu dönemde yalnızca yaklaşık 720 bin adet Snapdragon X işlemcili bilgisayar satıldı. Bu rakam, toplam PC pazarının yalnızca %0,8’ine karşılık geliyor. Başka bir deyişle, satılan her 125 bilgisayardan sadece biri Snapdragon X işlemciye sahip.

Aslında bu cihazların, ARM tabanlı işlemciler ile Windows ekosisteminde yeni bir dönem başlatacağı söyleniyordu. Ancak, x86 işlemcilerin hakimiyetindeki pazarda Apple’ın M1 ve M2 işlemcilerindeki başarısına ulaşmak şu an için zor gibi. Özellikle Apple’ın kendi donanım, yazılım ve ekosistem üzerindeki tam kontrolü, bu başarının önemli bir faktörü.

snapdragon-x-islemcili-laptoplar-beklentileri-karsilamadi

Windows cihazlarında ise hem x86 hem ARM işlemcilerle geniş bir çeşitlilik sunulmaya devam ediyor. Snapdragon X işlemcili cihazlar arasında en büyük payı, bu çiplere büyük ölçüde geçiş yapan Microsoft’un Surface serisi alıyor. Microsoft’u Dell takip ederken, HP, Lenovo, Acer ve Asus gibi markalar da bu alanda az da olsa bir varlık gösteriyor. Ancak bu markaların Snapdragon X tabanlı cihazlara tamamen geçiş yapma konusunda daha temkinli davrandığı söyleniyor.

Yeni Snapdragon X serisi detayları ortaya çıktı!

Yeni Snapdragon X serisi detayları ortaya çıktı!

Uygun fiyatlarıyla dikkat çeken yeni Snapdragon X serisi yonga setleri dizüstü bilgisayarlar pazarını karıştırabilir.

İlginç bir şekilde, üçüncü çeyrekte satılan bilgisayarların yaklaşık %20’si (13,3 milyon cihaz) yapay zeka destekli özelliklere sahipti. Yani aslında, Snapdragon X işlemcilerin yapay zeka yetenekleri nedeniyle şu an olmasa da gelecekte daha fazla ilgi görebileceğini söyleyebiliriz. Qualcomm’un ARM tabanlı işlemcilerle Windows ekosisteminde devrim yaratma planı şu an için sınırlı bir başarı elde etmiş olsa da, gelecekte bu segmentin büyüme potansiyeli yüksek. Ancak, tabiki de bu teknolojinin benimsenmesi, kullanıcılar ve yazılım geliştiriciler tarafından daha fazla destek görmesine bağlı.

Snapdragon X işlemcili bilgisayarlar hakkında ne düşünüyorsunuz? ARM tabanlı bu cihazlar x86’ya alternatif olabilir mi?

Audi Q7’nin üçüncü nesli geliyor! İşte son görüntüleri

Audi, 2026’da piyasaya sürülmesi planlanan üçüncü nesil Audi Q7 için hazırlıklarını hızlandırdı. Ortaya çıkan son casus fotoğraflara bakılırsa, yeni Q7’nin daha modern bir tasarım ve gelişmiş teknolojilerle geleceğini söyleyebiliriz. İşte detayları…

Yeni Audi Q7’nin, önceki nesillere göre hem şık hem de modern bir tasarıma sahip olacağı söyleniyor. Casus fotoğraflarda, aracın hala kamuflajla kaplı olduğu görülse de, dikkat çekici detaylar gözden kaçmıyor. Standart Q7 modeli, geniş hava girişleri ve sade bir ön ızgarayla daha “klasik” bir görünüm sunarken, daha sportif SQ7 modeli, petek yapılı bir ızgara ve üç ayrı hava girişine sahip agresif bir ön tamponla geliyor.

audi-q7-ucuncu-nesli-geliyor-iste-son-goruntuleri

Arka kısımda ise LED ışıkların yatay bir ışık çubuğuyla birbirine bağlandığı görülüyor. Yan profilde, kapı kollarının gövdeyle hizalı olduğunu görüyoruz. Bu muhtemelen, aerodinamik performansı artırmayı hedefleyen bir detay olabilir. İç mekan tasarımı henüz netleşmiş değil, ancak Audi’nin son modellerinden ilham alındığı tahmin ediliyor.

Yenilenen makyajlı Audi 2024 Model Q7 tanıtıldı!

Yenilenen makyajlı Audi 2024 Model Q7 tanıtıldı!

2024 model Audi Q7, yenilenen özelikleri ve tasarımıyla tanıtıldı. İşte fiyatı ve özelikleri ile ilgili ayrıntılar...

Bu arada, yeni Q7’nin, Audi Digital Stage adı verilen teknolojik donanıma sahip olması bekleniyor. Bu sistem, 11,9 inçlik bir Audi Virtual Cockpit, 14,5 inçlik MMI dokunmatik ekran ve opsiyonel olarak sunulan bir yolcu ekranından oluşuyor. Ayrıca, geniş iç mekan sayesinde yedi kişilik oturma kapasitesine sahip olacak.

audi-q7-ucuncu-nesli-geliyor-iste-son-goruntuleri

Motor seçenekleriyle ilgili kesin bilgiler henüz paylaşılmasa da, Audi’nin Q7 için elektrik destekli motorlar sunacağı kesin. Plug-in hibrit teknolojisinin yanı sıra, daha yüksek performans isteyen kullanıcılar için 500 beygir gücünde çift turbo V8 motorlu bir SQ7 seçeneği düşünülebilir. Ancak Audi’nin bu motoru değiştirip değiştirmeyeceği henüz bilinmiyor.

Yeni Audi Q7’nin 2026’da piyasaya sürülmesi bekleniyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

AMD açık kaynaklı yazılım platformu ROCm 6.3’ü piyasaya sürdü!

AMD, yeni nesil açık kaynaklı ROCm 6.3 yazılım platformunu resmen tanıttı. Özellikle yapay zeka (AI), makine öğrenimi (ML) ve yüksek performanslı hesaplama (HPC) alanlarında kullanılmak üzere geliştirilen platform, AMD’nin Instinct GPU’ları ile optimize edilmiş bir şekilde çalışıyor. Şirket, bu yeni yazılımın hız ve verimlilik açısından önemli gelişmeler sunduğunu açıkladı. Peki, yazılımın amacı ne? Kimlere hitap ediyor? Ayrıntılar haberimizde…

Öncelikle, ROCm 6.3 yazılım platformunun, yapay zeka ve bilimsel hesaplama süreçlerine büyük bir hız katacağını söyleyelim. Yeni yazılımla birlikte tanıtılan SGLang aracı, büyük dil modelleri (LLM’ler) ve görsel dil modelleri (VLM’ler) için özel olarak tasarlanmış. Yani, bu modellerin eğitimi ve çıkarımı sırasında 6 kata kadar daha hızlı performans sunarak işlem sürelerini ciddi anlamda kısaltıyor.

Yapay zeka modellerinin eğitim süreçlerinde kullanılan FlashAttention-2 teknolojisi, performansı 3 kat artırarak derin öğrenme projelerinde önemli bir avantaj sağlıyor. Bilimsel araştırmalarda sıkça kullanılan Fourier dönüşümleri gibi karmaşık hesaplamalar için de çoklu düğüm desteği sunan ROCm 6.3, büyük veri analizi gerektiren projelerde iş yükünü epeyce hafifletecek.

AMD Ryzen 9 X3D işlemcileri hayal kırıklığı yaratabilir!

AMD Ryzen 9 X3D işlemcileri hayal kırıklığı yaratabilir!

AMD'nin Ryzen 9 X3D işlemcileri hakkında detaylar ortaya çıktı. Önbellek konusunda beklentileri karşılayamayabilir.

Bu arada, AMD’nin ROCm 6.3’ü açık kaynaklı bir platform olarak sunması da, sektörde büyük bir ilgi uyandırdı. Çünkü, açık kaynak olması sayesinde, geliştiriciler bu yazılımı rahatça kullanabilecek ve projelerine entegre edebilecek. Ayrıca, ROCm 6.3 platformunun, popüler programlama dillerinden Python ile uyumlu çalışacak şekilde tasarlandığını da belirtelim.

Aslında, AMD’nin ROCm 6.3 ile yapmayı hedeflediği şey oldukça net. Yapay zeka ve bilimsel araştırma alanlarında lider bir yazılım platformu oluşturmak. Şirket, yazılımın hem akademik dünyada hem de endüstriyel projelerde geniş bir kullanım alanı bulmasını bekliyor.

Sizce bu platform, yazılım sektöründe gerçekten büyük bir fark yaratabilir mi? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Read this news article in English

Mercedes, tekerlerdeki fren sistemini tamamen kaldırıyor!

Mercedes-Benz, elektrikli araçlar için tamamen yeniden tasarlanmış bir fren sistemi konseptiyle karşımıza çıktı. Geleneksel fren sisteminden farklı olarak, fren mekanizmasını araçların tekerleklerinden çıkararak tahrik ünitesine entegre edecek. İşte detaylar…

Öncelikle Mercedes’in yeni sisteminin, araçlardaki rejeneratif frenleme mantığı ile uyumlu bir şekilde çalıştığını söyleyelim. Mercedes’in araştırmalarına göre, elektrikli araçlar günlük kullanımda yavaşlama ihtiyaçlarının %98’ini zaten rejeneratif frenleme ile karşılıyor. Mekanik frenler sadece acil durumlar veya maksimum frenleme gücüne ihtiyaç duyulduğunda devreye giriyor.

mercedes-elektrikli-arac-rejeneratif-fren

Yeni tasarıma baktığımızda, fren balatalarını dairesel bir yapı içinde iki diske entegre edildiğini görüyoruz. Aktarılanlara göre bu sistem, araçların köşe ağırlıklarını 90 kilogramdan fazla azaltarak sürüş dinamiğini iyileştiriyor. Ayrıca, frenleri tekerleklerden çıkararak aerodinamik açıdan optimize edilmiş tamamen kapalı jantların kullanılmasının da önünü açıyor. Bu da doğal olarak aracın menzilini artırıyor.

Mercedes frene bastı: Milyarlarca euro tasarruf edecek!

Mercedes frene bastı: Milyarlarca euro tasarruf edecek!

Mercedes-Benz, maliyetleri azaltmak için kapsamlı bir tasarruf planı hazırlıyor. İşten çıkarmalar olmayacak.

Mercedes, yeni fren sistemiyle bakım ihtiyaçlarını da bir nebze olsun azaltmayı planlıyor. Yeni fren sistemi, aracın tüm yaşam döngüsü boyunca dayanıklı kalacak. Yani, kullanıcıların fren sistemini değiştirme veya düzenli bakım yaptırma ihtiyacı önemli ölçüde azalacak. Soğutma sorununu çözmek için ise sıvı soğutmalı bir mekanizma geliştirildiği söyleniyor.

mercedes-elektrikli-arac-rejeneratif-fren

Mercedes-Benz, yeni ‘içten fren mekanizması’ konseptini şu anda test aşamasında tutuyor. Henüz piyasaya sürülme tarihi açıklanmasa da, sistemin dayanıklılığı ve verimliliği konusunda beklentiler yüksek. Yeni fren sistemi hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Google Gemini artık sizin yerinize kodlayacak! İşte efsane özellik

Google Gemini, kodlama analizi yeteneklerinde önemli bir gelişme yaşayacak. Google uygulama betasına (v15.47.28) yakın zamanda gelen bir güncelleme, Gemini’ın tek tek dosyalar yerine tüm kod dizinlerini işleyebileceğini gösteren ipuçları ortaya çıkardı.

Uygulama kodunda yapılan birkaç değişiklik, genişletilmiş işlevselliğe işaret ediyor. Bu, geliştiricilerin yakında Gemini’ın incelemesi için proje klasörlerini yükleyebileceklerini ve şu anda mümkün olandan çok daha kapsamlı bir analiz sunabileceklerini düşündürüyor.

Şu anda Gemini tek kod dosyalarını analiz edebiliyor, ancak birbiriyle bağlantılı birden çok dosyayı işlemek kapsamı dışında. Bu sınırlama, farklı kod bileşenleri arasındaki etkileşimi anlamanın önemli olduğu daha büyük projeler için kullanışlılığını kısıtlıyor. Beklenen özellik bu boşluğu kapatarak Gemini’ı çok dosyalı analiz yeteneklerine sahip ChatGPT gibi araçlarla rekabete sokacak.

Gemini’nin hafızası gelişti! Artık hiçbir şeyi unutmayacak

Gemini’nin hafızası gelişti! Artık hiçbir şeyi unutmayacak

Google, yapay zeka chatbotu Gemini 'ye, kişisel bilgileri hatırlama özelliği getirdi. Peki, bu özellik ne işe yarıyor?

Tüm kod tabanını aynı anda analiz edebilmek çeşitli avantajları beraberinde getiriyor. Gemini’ın birden çok dosyaya yayılan karmaşık hataları belirlemesine, performans optimizasyonları önermesine ve proje boyunca kodlama uygulamaları sağlamasına olanak tanıyabilir.

Geliştiriciler için bu yükseltme, önemli ölçüde zaman tasarrufu ve gelişmiş verimlilik anlamına gelebilir. Ayrıca kod sorunlarının daha hızlı tanımlanması ve çözülmesini de sağlayacaktır diye düşünüyoruz. Yine de beklentileri kontrol altında tutmak önemlidir. Bu özelliğin beta sürümünde bulunması, yayınlanacağını garanti etmiyor.

PlayStation, 30. yılını tarihi bir reklamla kutladı!

İlk olarak 3 Aralık 1994 tarihinde piyasaya sürülen Sony PlayStation ile hayatımıza giren ve o günden beri hem ülkemizde hem de tüm dünyada çok büyük hayran kitleleri edinen Sony PlayStation, 30. yılını kutluyor. Geçtiğimiz haftalarda piyasaya sürülen özel 30. yıl konsol sürümleriyle bu önemli seneyi kutlayan Sony, şimdi de gözünü meşhur Londra Metrosu’na dikmiş gibi görünüyor. İşte detaylar ve oldukça keyifli görünen görseller…

PlayStation, Londra Metrosu’nu resmen maviye boyadı!

layStation UK, Londra’nın ünlü Victoria Hattı’nda bir metro vagonunu tamamen PlayStation temasıyla yeniden tasarladı. Bu benzersiz tasarımda, PlayStation’ın ikonik ‘daire, kare, çarpı ve üçgen’ simgeleri, metro koltuklarının klasik kumaşına işlenmiş durumda ve günde onbinlerce insanın bindiği metro ile harika bir reklam kampanyası düzenlenmiş.

playstation-30-yilini-tarihi-bir-reklamla-kutladi

Transport for London (TFL) ile iş birliği yapan PlayStation, Londra metrosunun bir vagonunu 7 Ocak’a kadar sürecek özel bir tasarımla donattı. Bu iş birliği, TfL’nin son 25 yılda bir markanın metro koltuklarında reklam yapmasına izin verdiği ilk proje olma özelliği taşıyor. Simgelerin yer aldığı vagon, PlayStation hayranlarının ilgisini çekerken, Londra sakinleri için oldukça sıra dışı bir deneyim sunuyor.

playstation-30-yilini-tarihi-bir-reklamla-kutladi

Ancak bu vagonu görmek isteyenler için bir uyarı yapıldı: Tema, yalnızca Victoria Hattı’nda dolaşan tek bir vagona uygulanmış. Bu yüzden Londra’da sadece tek bir metronun tek bir vagonunda yer alan bu özel dekora denk gelmek biraz zor…

Bu, PlayStation’ın Londra ile yaptığı ilk iş birliği değil. 2020 yılında, PlayStation 5’in çıkışıyla birlikte Oxford Circus metro istasyonunun tabelaları da PlayStation’ın ikonik simgeleriyle değiştirilmişti. 2013 yılında ise, PlayStation 4’ün lansmanı için Londra’nın Oxo Tower binası, bu simgelerle aydınlatılmıştı.

playstation-30-yilini-tarihi-bir-reklamla-kutladi

PlayStation, 30. yılını kutlamak için özel etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. Özel tasarım PlayStation 5 modelleri ve bu tür yaratıcı projeler, markanın hayranlarıyla bağını güçlendirmeye devam ediyor. PlayStation’ın 30 yıllık etkisi sadece oyun dünyasıyla sınırlı kalmayıp, kültürel alanlarda da geniş yankı uyandırıyor.

Siz bu benzersiz kutlama etkinliği hakkında ne düşünüyorsunuz? PlayStation’ın Londra metrosundaki bu özel tasarımı görmek ister miydiniz? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın!

Yapay zeka 2030’a kadar iPhone’ları geçecek!

Yapay zekanın yükselişi, beraberinde elektronik atık sorununu da getiriyor. Nature Computational Science dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, teknolojik devrimin çevresel etkilerine dair çarpıcı bir uyarıda bulunuyor.

Çalışmaya göre, önümüzdeki 10 yılda yapay zeka kaynaklı elektronik atık miktarı 1,2 ila 5 milyar ton arasında bir rakama ulaşabilir. Bu, 20 milyar akıllı telefon veya 10 milyar iPhone’un üreteceği atığa eşdeğer olarak görülüyor. Yani dünya genelindeki akıllı telefon sayısının 8,5 milyarı biraz aştığı düşünüldüğünde devasa bir miktar.

ai-ab-yeni-yapay-zeka-taslagi

Ayrıca elektronik atıkların yapısı da değişiyor. Ev aletleri, ekranlar ve akıllı telefonlar klasik elektronik atıkların çoğunluğunu oluştururken, yapay zekanın yükselişiyle birlikte bilgisayar çipleri ve ekran kartları ön plana çıkıyor.

YouTube Shorts, yapay zeka destekli arka plan oluşturma aracını duyurdu

YouTube Shorts, yapay zeka destekli arka plan oluşturma aracını duyurdu

YouTube Shorts, içerik oluşturucular için yapay zeka destekli arka plan oluşturma aracı Dream Screen özelliğini kullanıcılara sundu.

Bu yüksek performanslı bilgi işlem sistemlerinin bileşenlerinin sınırlı bir ömrü olduğu göz önüne alındığında, yapay zeka her yıl yüz milyonlarca çip ve ekran kartı tüketecek ve elektronik atık sorununu daha da kötüleştirecek.

Bu artan atıkların çevresel etkisi ise oldukça derin. Elektronik atıklar genellikle cıva ve sera gazları gibi tehlikeli maddeler içeriyor ve geri dönüştürülmezse yıkıcı sonuçlara yol açabilir. Araştırmacılar, yalnızca 2023 yılında yapay zeka kaynaklı elektronik atık miktarının 2,6 ton olduğunu ve herhangi bir müdahale olmazsa bu rakamın önümüzdeki yıllarda bin kat artabileceği konusunda uyarıyor.

Buna göre çalışma, 2030 yılına kadar yapay zeka kaynaklı elektronik atık artışını yüzde 16 ila 86 oranında sınırlamak için birkaç alternatif yaklaşım öneriyor. Bunların başında, bilgisayar cihazlarının atılmak yerine yeniden kullanıldığı ve farklı amaçlarla değerlendirildiği döngüsel ekonomi modeli geliyor.

OpenAI tarafından geliştirilen yeni yapay zeka ‘Sora’ sızdırıldı!

Tıpkı rakipleri Claude Sonnet ve Google Gemini gibi dünyayı belki de hiç olmadığı bir biçimde değiştirrmeye hazırlanan ChatGPT yapımcısı OpenAI tarafından geliştirilen yeni nesil yapay zeka modeli Sora ile yeni ilgili bilgiler elimize ulaştı. Ancak bu kez, yeni yapay zeka modeli yazı değil video temelli bir kullanım vadediyor. İşte detaylar ve bilmeniz gerekenler…

Sora sızıntısınına dair perde arkası detayları…

Geçtiğimiz günlerde bir grup, OpenAI’nin henüz geliştirme aşamasında olan Sora yapay zeka video jeneratörüne erişimi sızdırdı. Hugging Face platformunda yayınlanan bir proje, Sora API’sini kullanarak 10 saniyeye kadar 1080p çözünürlükte videolar oluşturmayı mümkün kılıyor. Görünen o ki, bu grup, OpenAI’nin Sora için erken erişim kullanıcılarına dayattığı kısıtlamaları ve adaletsizliği protesto etmek amacıyla bu bilgileri paylaşmayı seçti.

Protesto açıklamalarında grup, OpenAI’nin Sora’nın erken erişim test kullanıcılarını, olumlu bir PR çalışması yapmaya zorladığını ve bu süreçte adil bir şekilde tazmin etmediğini belirtiyor. Sızıntıyı yapan grup şu ifadeleri kullandı: “Milyarlarca dolar değerindeki bir şirket için yüzlerce sanatçı, hata testi ve geri bildirim sürecinde ücretsiz olarak emek sağlıyor. Bu erken erişim programı, yaratıcı ifade ve eleştiriden çok reklam ve pazarlamaya yönelik gibi görünüyor.”

Sızıntıyı yapan grup, OpenAI’nin Sora kullanıcılarına yönelik sıkı denetimlerini de eleştirdi. Paylaşılan her videonun OpenAI tarafından onaylanması gerektiğini, sadece belirli kullanıcıların Sora ile üretilen içeriklerini sergilemesine izin verildiğini iddia ediyorlar. “Sanat programını desteklemiyoruz değil; ancak bu araç, halka sunulmadan önce şekillenirken sanatçılar ve yaratıcılık yerine PR çalışmalarını destekliyor,” şeklinde konuşan grup, OpenAI’nin yaklaşımını eleştirdi.

Sora, yazı tabanlı yapay zeka modellerinin ötesine geçerek video içerik oluşturmayı mümkün kılan bir yapay zeka modeli olarak dikkat çekiyor. Henüz halka açık olmasa da, bu teknoloji, içerik üretimi ve görsel medya alanında çığır açabilir. Sızıntıdan sonra ortaya çıkan örnekler, kullanıcıların Sora ile yüksek kaliteli kısa videolar üretebildiğini gösteriyor.

Peki siz bu sızıntı hakkında ne düşünüyorsunuz? OpenAI’nin Sora projesi, video içerik oluşturma dünyasında devrim yaratabilir mi? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Black Ops 6, şimdiye kadarki en iyi Call of Duty oldu!

Call of Duty: Black Ops 6, piyasaya sürülmesinden sadece bir ay sonra büyük bir başarıya imza atarak serinin rekorlarını paramparça etti. Activision ve Treyarch, oyunun performansını kutladı ve daha önce görmedikleri bir oyuncu etkileşimi aldıklarını söyledi.

Spesifik rakamlar açıklanmasa da stüdyo: Black Ops 6’nın oyuncu sayısı, toplam oyun süresi ve oynanan maç sayısı gibi önemli metriklerde önceki tüm oyunları geride bıraktığını doğruladı. Bu başarı, oyunun hem Birleşik Krallık hem de ABD’de internet trafiği rekorlarını kırdığı ve ABD’deki oyun harcamalarında gözle görülür bir artışa katkıda bulunduğu lansman haftasının ardından geldi.

Microsoft, Call of Duty serisinin son yapımı Black Ops 6’nın beklenmedik bir başarı yakaladığını açıkladı. 2025 mali yılının ilk çeyrek kazanç raporunu sunan Microsoft CEO’su Satya Nadella, Black Ops 6’yı “bugüne kadarki en büyük Call of Duty oyunu” olarak nitelendirdi.

CS2 zirveyi kaybetti: En çok indirilen PC oyunları!

CS2 zirveyi kaybetti: En çok indirilen PC oyunları!

SteamDB, haftanın en çok satanları listesini güncelledi. Counter-Strike 2 zirvedeki yerini kaybetti. İşte liste!

Tabii oyunun Call of serisi için bir ilk olan Xbox Game Pass’te bulunması, popüler olmasında önemli bir faktör olarak gösteriliyor.

Buna göre oyunun genel olarak beğenildiğini söylemek de mümkün. Tek oyunculu hikaye, gerilim potansiyelini tam olarak gerçekleştirememiş olsa da, yenilikçi mekanikleriyle oynanışa dinamik ve sinematik bir hava kattı.