Öğrencilere Özel Yazııcı

Bilgisayarların her sektöre girişiyle birlikte artık çıktı almak çok önemli bir hal aldı. Özellikle öğrenciler, ders notlarını ve araştırmalarını daha faydalı kullanmak için basmak zorundalar. Ancak, printer’ların daha çok şirketleri hedefleyerek tasarlanması, işlerini hızlı halletmek isteyen öğrenci ve ev kullanıcıları için hiç de pratik bir çözüm değil.


Seride akıllı tarama özelliği bulunuyor

Piyasadaki bu boşluğu fark eden Canon, yeni ürünleriyle basit ve hızlı kullanılan baskı cihazları piyasaya sürdü. PIXMA MP250 ve MP270 adlı cihazlar 480 PI kalitede baskı yapabiliyor. Bu printer’larda bulunan hızlı açılış özelliği sayesinde, vakit kaybetmeden ürünleri baskıya hazırlamak mümkün.

Ücretsiz yazılımları ev kullanıcısına yönelik

Ayrıca, akıllı tarama adı verilen teknoloji sayesinde, cihazın scanner (tarayıcı) kısmına bir kağıt koyduğunuzda, printerlar işlemi kendiliğinden yapıyor. Seriyle birlikte gelen yazılımlar arasında karanlık çıkmış fotoğrafları otomatik olarak düzeltme gibi fonksiyonlara sahip Auto Photo Fix II yer alıyor.

Bu program, fotoğrafı çok sayıda bölgeye ayırdıktan sonra akıllı hesaplamalar yaparak her bölgedeki düşük ışık seviyesini hesaplıyor ve fotoğrafın kontrast, parlaklık ve rengini otomatik olarak düzelterek kullanıcılara daha iyi ve dengelenmiş fotoğraflar sunuyor.

:: Canon’un yeni ürünlerini pratik buldunuz mu?

Canon, HD’yi Cebe Soktu

Canon, küçük ve rahatlıkla taşıyabileceğiniz kadar hafif yeni video kameraları ile 1920×1080 Full HD görüntü kalitesini cebinize getiriyor. Yeni Canon LEGRIA HF20 ve LEGRIA HF200, 340 gr ağırlıkları ile dikkat çekiyor.

 

Canon LEGIRA HF20

Çift flash bellekli LEGRIA HF20, 12 saati aşkın kayıt süresi ve 32 GB dahili flash bellek ile doğrudan hafıza kartına çekim yapma imkanı sunuyor. LEGRIA HF200 ise fazladan filmleri ve fotoğrafları SDHC kartlara kaydediyor.

:: Bayramlarda ve tatillerde geçirdiğiniz anları kameraya kaydediyor musunuz?

2009’da Ekran Kartı Pazarında Neler Oldu?

2009 yılı aslına bakılacak olursa ekran kartı piyasası ve grafik teknolojileri bakımından durgun bir yıl oldu. Yılın ilk yarısında çok az sayıda ürün piyasaya çıkarken, ikinci yarının neredeyse tamamı ise DirectX 11 destekli modelleri bekleyerek geçti.

GTX 295, Kasım ayına kadar piyasanın en güçlü kartı olarak kaldı

2009’un başlarına NVIDIA, GeForce GTX 295 ile damga vurdu. Çift grafik işlemcili bu canavar, Kasım ayına kadar piyasanın en güçlüsü oldu.

55 nm mimarisi ile üretilen GTX 285 ve özellikle GTX 260 ile, NVIDIA kullanıcıların ilk tercihi olurken AMD bu dönemde HD 4870 ve HD 4850′den başka bir şey sunamadı.

Bu kartların performansları NVIDIA’nın arkasında kaldığı için AMD 2009’un ilk yarısında çok varlık gösteremedi.

{pagebreak::İlk yarıdan sonrası}

İlk yarıdan sonrası

2009’un ilk yarısını önde bitiren NVIDIA, ikinci yarıda enteresan işler yapmaya başladı. Bu dönemde NVIDIA kartların adlarını değiştirmeye başladı. Bu durum insanların kafalarını karıştırıyordu.

Buna en büyük örnek GeForce 9800 GTX+’in adının GeForce GTS 250 olarak değiştirilmesi oldu. NVIDIA’nın modellerinin isimlerini değiştirme politikası büyük tepki topladı.

HD 4770, AMD/ATI’nin ilk 40 nm denemesi oldu

40 nm denemeleri

Yaz aylarına girmeden önce AMD ilk 40 nm’lik kartını piyasaya çıkardı. Radeon HD 4770 firmanın ilk 40 nm’lik kartıydı fakat çok fazla sorunlu olması piyasaya az sayıda sürülmesine yol açtı.

Aslına bakılacak olursa HD 4770, 40 nm mimarisi ile ilgili sorunlar yaşanacağının ilk işareti oldu. Bu sorunlar günümüzde de hala yaşanıyor.

{pagebreak::DirectX 11 gösterisi başlıyor}

DirectX 11 gösterisi başlıyor

Yaz sonu ise AMD’nin gösterisinin başladığı dönem oldu. Computex’de Evergreen kod adını verdiği ilk DirectX 11 destekli grafik işlemcisinin tanıtımını yapan AMD, bu yeni teknoloji ile ilgili ilk görüntüleri de dünyaya göstermiş oldu.

Eylül ayı geldiğinde ise dünyanın ilk DirectX 11 destekli ekran kartları olan Radeon HD 5870 ve HD 5850 piyasaya çıktı. Daha sonra, yine üçüncü çeyrek içerisinde bu ailenin orta sınıf üyeleri olan HD 5700′ler piyasaya sürüldü.

Dünyanın DirectX 11 destekli ilk ekran kartı HD 5870

Alışkanlıklar değişiyor

AMD, DirectX 11 destekli serisi ile bazı alışkanlıklarından da vazgeçti. Daha önceleri grafik işlemcilerine RV700 gibi isimler veren şirket, yeni serilerde Cypress ve Juniper gibi isimleri tercih etti.

Ayrıca çift grafik işlemcili modellerin adlarının sonuna X2 eki getiren AMD, üzerinde iki adet Cypress bulunan kartının adını HD 5970 olarak belirledi. Bu kart, GTX 295′i geçerek piyasanın en güçlü kartı oldu.

{pagebreak::NVIDIA ne yapıyor?}

NVIDIA ne yapıyor?

AMD, ilk DirectX 11 destekli ekran kartı olan HD 5870’i 23 Eylül tarihinde piyasaya çıkardı ve o günden bugüne NVIDIA henüz bu yeni DirectX’e destek veren bir ürün piyasaya sürmedi.

Bu dönemde sadece, DX 10.1 destekli ve 40 nm mimarisi ile üretilmiş giriş seviyesi GT 240′ı piyasaya sürüldü. Ancak NVIDA’nın boş durduğunu da söyleyemeyiz.

HD 5870’in piyasaya çıkmasından bir hafta sonra NVIDIA yeni nesil grafik işlemcisinin tanıtımını yaptı. Fermi adı verilen bu yeni GPU, anlatılanlara bakılacak olursa AMD’nin HD 5000 serisinden daha güçlü olacak fakat piyasaya ne zaman çıkacağı belli değil.

Fermi’nin ne zaman piyasaya çıkacağı bilinmiyor

Önceleri Kasım denilen, daha sonra Aralık ve Ocak’a ertelendiği belirtilen çıkış tarihinin kesin olarak ne zaman olacağı bilinmiyor.

Sektörün uzmanları, Fermi tabanlı ilk ürünlerin en erken 2010’un ilk çeyreğinin sonlarına doğru piyasaya çıkacağını iddia ediyorlar.

{pagebreak::2009’un kesin galibi}

2009’un kesin galibi

NVIDIA’nın olmadığı piyasada AMD’nin altın günlerini yaşadığın söyleyebiliriz, fakat şirket şu an yaptığından daha fazlasını yapabilirdi. Çok daha iyi satış rakamları yakalayabilecekken, yaşanan üretim sorunları nedeniyle piyasaya yeterli sayıda HD 5000 serisi kart çıkamıyor.

Yonga üreticisi TSMC’nin 40 nm sürecinde büyük sorunlar yaşadığı biliniyor. Bu durum da AMD’nin çok daha iyi sonuçlar elde etmesini engelliyor.

AMD/ATI, HD 5000 serisi ile piyasada tek olmanın keyfini sürüyor

AMD Mart’a kadar rahat

Tüm bunlara rağmen 2009’un galibi kim diye soracak olursanız kesin cevabımız AMD/ATI olacaktır. Üretim sorunlarına rağmen bir milyon adete yakın sayıda HD 5000 ekran kartı satan şirket piyasada tek olmanın keyfini sürüyor.

Uzun zamandır liderlik için çalışan şirket, nihayet emeğinin karşılığını alıyor. Bu durum en azından NVIDIA, Fermi’yi piyasaya sürene kadar devam edecek ki, bu da en az 3 aylık bir süre daha demek.

:: 2009 yılında ekran kartı pazarının galibi sizce kim? 2009’da yeni bir ekran kartı aldınız mı? Aldıysanız, hangi modeli tercih ettiniz?

Global HP’in İşleri Artık Türk’lerden Sorulacak

Uluslar arası şirketler, kalitelerini ve rekabetlerini artırmak için kendilerine bağlı ülke grupları arasında bazı yarışmalar düzenler. HP Global‘in yaptığı, en iyi hizmet yarışmasını bu yıl Türkiye ofisi kazandı. Firmanın ülkemizdeki ayağı bu sayede aynı ödülü üçüncü kez üst üste kazanmış oldu.


Mehtap Akça Ünal ödül sayesinde terfi etti

50 ülke artık onun sorumluluğunda

Söz konusu yarışma Afrika, Ortadoğu, Yunanistan ve İsrail (EMEA) bölgelerini kapsıyor. HP Türkiye kazandığı ödül sayesinde, tüm bu ülkeler arasında en başarılı kurum olarak seçildi. Şirketin Global temsilciliği ise üçüncü senedir alınan ödülü es geçmedi ve HP Türkiye Teknoloji Hizmetleri Müdürü Mehtap Akça Ünal‘ı EA Kurumsal Sunucu Veri Depolama ve Network Cihazları Servis Direktörü‘lüğüne terfi ettirdi.

Ünal yeni görevinde toplam 50 ülke için kritik kararlara imza atacak.

:: HP Türkiye’nin bu başarısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yeni iPhone Oyunu İle FPS Devrimi!

iPhone, sahip olduğu şaşırtıcı oyun becerileriyle insanları hayrete düşürmeye devam ediyor. Şunu rahatça söyleyebiliriz ki; gelmiş geçmiş en gerçekçi FPS ürünüyle karşı karşıyayız. Çünkü bu yapımda vurmanız gerekenler, arkadaşlarınızın ta kendisi!

Shadowforce isimli üreticinin geliştirdiği yapımda 4 kişi, cep telefonlarında beliren dürbün vasıtasıyla birbirlerinin peşine düşebiliyor. Vurulan kişinin iPhone’u sert bir titreşimle sarsılarak, kullanıcının oyun dışı kaldığını belirtiyor. Gunman tecrübesi yaşarken silahınızı mı doldurmak istiyorsunuz? iPhone’nuzu hafifçe sallamanız yeterli. Akılcı proje sayesinde, Apple’ın mucizesi bir kez daha gündeme oturuyor.
::Bu tür bir yapımdan hoşlanır mısınız?

 

Ferrari de Tasarrufa Gidiyor

Yaşadığımız tüketim çağının bize en büyük mirası, dünyanın kaynaklarını aynı hızla kurutmaya başlamamız. Bir dönemin otomobillerinle övünmek için, insanlar araçlarının hızları ve harcadığı fazla benzin miktarını ballandıra ballandıra anlatırlardı. Ancak günümüzde, tüketiciler araba alırken, tercihlerini tasarruf yapan modellerden yana kullanıyor.

Az yakıt tüketen ve hem enerji hem de benzinle çalışan hybrid (hibrit) modeller günümüzün en popüler araçları haline geldi. Araştırmacıların petrol rezervlerinin en iyi kullanımla bile 300 yıllık ömrü olduğunu açıklaması da, bir dönemin benzin canavarı araçlarıyla övünen otomotiv firmalarını bile alarma geçirmiş durumda.

Dünyada adı tasarrufla asla anılmayacak bir araç firması bile, hybrid modellere geçmek için çalışmalarına başladı. İnanması zor ama bu firma kırmızı alev, Ferrari‘nin ta kendisi. İtalyan Quattroroute adlı dergi, en son sayısında bu ilginç projeyi de dünyayı açıklamış oldu. 588 GTB Fiorano adlı bu aracın resmi tanıtımı Mart 2010‘daki Geneva Otomobil Fuar‘ında yapılacak.

Tasarruf için hızdan vaz geçmek mi gerecek?

Araç özel tasarlanmış hybrid motoru sayesinde, yüzde 35 enerji tasarrufu yapabilecek. Ancak bu tarz benzin ve elektrik karışımı motorların en büyük sorunu hızla aralarının peki iyi olmaması. Hibrit teknolojide enerji çabuk bittiği için, sürücülerde 15-20 dakikadan fazla yüksek hız yapamıyor. Bu durum ise akla, ister istemez Ferrari acaba hız kesecek mi sorusu getiriyor?


Yeni otomobilin tasarım resmi

Tüketicilerin bu marka araçları hız ihtiyaçlarını karşılamak için satın aldığı bilinen bir gerçek. Eğer firma, yüksek beygir gücü ve performansı enerji tasarrufu birleştirirse, otomobil sektöründe yeni bir dönem açabilir. Ancak bunun yerine, Ferrari mevcut hybrid teknolojisini devam ettirirse, araçlarında tasarruf önemleri almasının hiçbir anlamı kalmayacak.

Çünkü sürücüler yine benzine yüklenmek zorunda.Derginin ortaya çıkarttığı bir başka gerçek ise, firmanın 2014‘de tüm araçlarını hybrid motorluya çevirmek için çalışmalara başlaması.

:: Sizce ünlü otomotiv firmasının aldığı bu karar doğru mu? Hızı azalmış bir Ferrari hala size çekici geliyor mu?

 

LİG TV’yi İnternetten HD İzlemek!

4

Bir Turkcell grup şirketi olan SuperOnline, yeniliklerine son sürat devam ediyor. Fiber bağlantı seçenekleri ile gündeme gelen şirket, şimdi de internet üzerinden film ve Lig TV gibi özel yayınları izleterek dikkatleri üzerine çekiyor.

Videoyu İzleyin

#video_5029#

Durmadık, SuperPlay adlı bu servisi yerinde denedik, internetten Lig TV‘yi hem de HD olarak izledik, film satın aldık, fragman izledik.

Aklımıza takılanları da bu projenin yaratıcılarından Superonline İş ve Ürün Geliştirme Proje Yöneticisi Güney Yasavur‘a sorduk. Tüm deneyimlerimizi yukarıdaki videoda izleyebilirsiniz.

Genel Değerlendirme

  • İnternet hızınıza göre kaliteyi otomatik ayarlıyor, takılmadan izliyorsunuz. 
  • Fiyatı çok uygun.
  • Arşiv şimdilik az ama giderek genişliyor.
  • Altyazı seçenekleri başarılı ancak daha belirgin olabilir.
  • Çok sade ve kullanışlı bir arabirime sahip.

:: İnternet üzerinden böyle bir imkan varken korsana gerek var mı? Forumda tartışıyoruz.

Toyota Hibrit İstasyon Kuracak

Dünyaca ünlü otomobil markası Toyota, hibrit teknolojisine geçişin en ciddi adımlarından birini önümüzdeki yıl atacak. Öyle ki, satışa sunacağı otomobillerin yanısıra, kendi özel hibrit istasyonunu da kuracak olan Toyota, böylelikle petrol tüketiminin azalmasında kendi üzerine düşen görevin çoğunluğunu yerine getirmiş olacak.

2010’da 21 istasyon açmayı planlayan firma, halihazırda bulunan ve dünyanın ilk seri üretim hibrit otomobili olma özelliğini taşıyan Prius‘u buradan şarj etmek mümkün olacağını açıkladı. İstasyonun üzerindeki paneller sayesinde, güneş enerjisini elektirik enerjisine çevirecek olan Toyota, bu sayede gelecekte satışa sunacağı hibrit araçlar için de alt yapı sağlamış olacak.

Uygulama ilk olarak Japonya’nın 11 farklı bölgesinde gerçekleştirilecek. Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde, 2015 yılında Avrupa’nın hibrit teknolojisine geçmeyi planladığını duyurmuştuk.

:: Sizce bu teknolojinin dünyada standartlaşması ne kadar sürer?

Hapisten Kaçtı, Facebook’a Yazdı

Hapishaneden kaçan bir insan ne yapar? Bu sorunun cevabını birçok film ve dizide görebilirsiniz. Bir şekilde güvenli bir bulup sığınmayı ya da ülkeyi terk etmeyi düşünür, bunun için hiç dikkat çekmeden durmaya çalışır. En azından dizi ve filmlerde hep bu şekilde olurdu. Ancak gerçek hayatta hiç de böyle olmuyormuş.

Lynch’in hayranları arasında Türkler de bulunuyor

İngiltere’de bulunan Hollesey Bay Hapishanesi’nden geçtiğimiz Eylül ayında kaçmayı başaran Craig Lynch adlı kişi, kaçtığı günden beri Facebook hesabını güncelliyor. Silahlı soygun yaptığı sebebiyle 7 yıla mahkum olan Lynch’in 3000’den fazla hayranı var. Bu hayranların arasındaki 48 kişinin Türk olduğunu da belirtelim. Polis, Facebook yetkilileri ile iletişime geçerek yerini belirlemeye çalışsa da, Lynch hala kaçmaya ve hayran kitlesini artırmaya devam ediyor. Craig Lynch’in Facebook sayfasını merak ediyorsanız buradan ulaşabilirsiniz.

:: Craig Lynch sizce neden böyle bir şey yapıyor?

Bayonetta’dan TV Reklamı

Avrupa’da 8 Ocak 2010‘da satışa sunulacak olan Bayonetta, ana karakterinin seksi modellemesi sayesinde gündemden bir türlü düşmüyor. Yurt dışında televizyon tanıtımlarıyla desteklenen yapım, ilgiyle bekleniyor. Platinium Games tarafından geliştirilen Bayonetta, etkileyici görselleri ile aksiyon macera türünü birleştiren yapısıyla dikkat çekiyor.

#http://destructoid.a.ec.viddler.com/f6617253b3a9958f1f82d0a5d262bf00f1e3a536.flv#

:: Sizce ülkemizde de oyunların reklamları televizyonlarda gösterilmeli mi?

Microsoft’un Merkezinde Staj Yapan Türk

Ünlü yazılım firması Microsoft, her yıl 9.5 milyon dolarlık bir bütçeyi AR-GE (Araştırma Geliştirme) grupları için ayırıyor. Bu sayede, şirket dünya çapında araştırma konusunda en çok yatırım yapan firmalardan biri. Proje kapsamında firma, dünyanın 6 şehrinde kurduğu araştırma merkezlerinde, başarılı bulduğu öğrencilere eğitim ve staj da veriyor.

Microsoft tarihinde ise ilk kez, bir Türk öğrenci proje kapsamında seçilip, firmanın ana merkezinde staj yapma hakkı kazandı. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Softlab Araştırma Laboratuvarı‘nda doktora yapan, Ayşe Tosun 5 haftalık stajı için firmanın İngiltere, Cambridge‘de bulunan ana merkezine davet edildi.


Microsoft stajyerlerini uzun araştırmalar sonucunda seçiyor

Microsoft Research Center adlı bu departmanda, 46 farklı araştırma grubunda çalışan 800 uzman bulunuyor. Türk öğrenciyse, bu birimler arasında toplam 6 araştırmanın yürütüldüğü Yazılım Güvenilirliği (Software Reliability) departmanında görev aldı.

Kritik bir hatanın düzeltilmesinde yardımcı oldu

Ayşe Tosun‘un stajı sırasında içinde bulunduğu proje tamamlanamadı. Ancak, üstleri Türk öğrencinin performansından memnun oldukları için görevi bitmesine rağmen, onunla bilgileri paylaşmayı devam etme kararı aldılar. Tosun, bu tecrübenin hem doktorası hem de gelecekteki kariyeri için büyük bir şans olduğunu söyledi.


Ayşe Tosun’un performansı üstleri tarafından çok beğenildi

5 hafta gibi kısa bir sürede orada bulunmasına rağmen, doktora öğrencisi yazılım konusunda birçok yeni dil ve bilgi öğrenmeyi başarmış. Anlaşılan firma, stajeriyle bağlantısını koparmayı hiç düşünmüyor. Microsoft, hala devam eden bazı projelerine uzaktan yardımda bulunması için Ayşe Tosun’a teklif götürdü. Öğrencinin stajı sırasında, içinde bulunduğu grup bir programın üzerinde çalışıyorlardı.

Ancak yazılımda ortaya çıkan üç kritik hata nedeniyle, Tosun’un stajı oldukça hareketli geçti. Doktora öğrencisi, Microsoft çalışanlarına bu hataların düzetilmesi konusunda yardımda bulundu. Microsoft’un araştırma merkezi stajyer alımı konusunda çok sıkı kurallara sahip bir departman. 2005’den bu yana, bu merkezde sadece 6 doktora öğrencisi ve 1 doktora sonrası stajyer çalışabildi.

:: Türk öğrencinin bu başarısıyla gurur duydunuz mu? Onun yerinde olmak ister miydiniz?

Gran Turismo 5’den İlginç Hata!

Yalnızca Sony‘nin oyun konsolu PlayStation 3 için geliştirilen Gran Turismo 5 için yayınlanan Time Trial demosu, yapımın zaman karşı yarış moduna ışık tutmuştu. Merakla beklenen yapımı deneme fırsatı bulan kullanıcılar, ilginç bir hata ile karşılaştı.

Oyunun fizik motorunda yer alan hata, otomobilin, yandaki uyarı levhalarıyla girdiği etkileşim sonucu havalanmasına yol açıyor. İşte Gran Turismo 5’in fizik bug’ını gözler önüne seren video:

#http://umtrailers.gametrailers.com/gt_usermovies/um_122/um_27506-611701-gt-1261943813.flv#

Yapımın tam sürümü, Mart 2010’da raflarda yer alacak.

:: Gran Turismo 5’in fizik motorundaki bu hata hakkında ne düşünüyorsunuz?