Symbian Vakfı Kendini Aştı

En yoğun kullanılan mobil işletim sistemi olma sıfatını korumayı başaran Symbian, arşivindeki binlerce sıra dışı uygulamayla da önemli bir güce sahip. Bu durumu bir adım öteye taşımaya kararlı görünen Symbian Vakfı, görünüşte küçük ancak işleyişte oldukça önemli bir işe imza attı.

Symbian.org altında yer alan ideas.symbian.org adresli web sayfası, mobil kullanıcılarının fikirlerini paylaştığı bir internet ortamı. Bu sayfa üzerinde, Symbian meraklıları, sevdikleri mobil işletim sisteminin gelecekte girmesini istedikleri çerçeveyi ve uygulama fikirlerini paylaşabiliyorlar. Özellikle istedikleri yazılımı bulmakta zorluk çeken kullanıcılar, fikirlerini paylaşarak, geliştiricilerin bu türde yazılımlar geliştirmesine ön ayak olmuş oluyorlar. Bu durumdan da elbette ki kârlı çıkan yine son kullanıcılar oluyor.

Oldukça basit ve Symbian’ın yeni yüzünü yansıtan bir yapıda tasarlanan sayfa, herhangi bir fikri desteklemek, uygulama önerinizi paylaşmak ve oy vermek için de üye olma şartı koşuyor. Buradan sayfaya giderek üye olabilir ve vakit kaybetmeden hayalinizdeki yazılımın faaliyete geçmesine vesile olabilirsiniz.

:: Hayalinizdeki mobil uygulamayı SDN üyeleriyle paylaşın.

Intel ATOM 2 ile Tanışın

İşlemci, grafik yongası ve bellek kontrolörünü üzerinde barındıran yeni ATOM 2, Pine Trail kod adını sahip olacak. İlk olarak N450 (1.66 GHz) sonra da N470 ile tanışacağımız ATOM 2, 1.83 GHz sistem saat frekansı ile çalışacak. Sözü edilen bu işlemciler 2 GByte bellek kapasiteli ve Condor Peak adlı yeni bir WLAN modülüne sahip yeni Netbooklar sistemlerde kullanılacak. Bu Netbook sistemler, 20-32 GByte SSD ya da 160 GByte SATA sabit disklerle birlikte çalışacak.

 

Intel, ATOM 2 işlemci kullanan Netbook sistem üreticileri için yaklaşık 349 Dolarlık bir sistem satış fiyat tavsiye etti.

 

N450 ve N470’in en büyük avantajı, işlemci, grafik yongası ve bellek kontrolörünün aynı yonga üzerinde yer alması. 6.5 Watt’lık bir güç tüketen N470, günümüzde kullanılan N270’den (sadece işlemci için 2.5 Watt) daha fazla güç tüketiyor gibi görünse de, platform olarak bakıldığında çok daha az güç tüketmesi ile dikkat çekiyor.

:: Netbook almayı düşünüyor musunuz?

Facebook’a Her Yerden Video Yükleyin

D-SLR makinelerde ya da benzeri teknolojik ürünlerde kullanılan ve Wi-Fi desteği sayesinde internete kolayca dosya yükleyebilmeyi sağlayan kartların üreticisi Eye-Fi, şimdi de bulunduğumuz yerden Facebook‘a video yükleyebilmemizi sağlayacak kartlar üretiyor. Bu işlem için herhangi bir bilgisayara ise gerek duymayacağız.

Kaydedilen videoyu bu kart sayesinde direkt olarak Facebook’a yükleyebileceğiz ve arkadaş listemize ileti olarak yollayabileceğiz. Sadece video değil, fotoğraf yüklemek de mümkün olacak. Ayrıca Facebook dışında, Flickr, Picasa gibi ünlü 25 site daha desteklenecek. Ürünü bir an önce piyasaya sürmeyi hedefleyen firmanın CEO‘su Jef Holove, Facebook ile yaptıkları bu anlaşmadan, iki tarafın da karlı çıkacağından emin olduğunu söyledi.

:: Bu kartın avantajlarından yararlanmak ister miydiniz?

Nintendo’dan Yeni Oyun Konsolu

Oyun dünyasında emin adımlarla ilerlemeye devam etmek isteyen Nintendo‘nun, yeni ürünü DSi LL adındaki bir el konsolu. Uzun süredir sır gibi saklanan bu oyuncak, ilk bakışta DSi’dan daha büyük ekran sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Tokyo’daki bir basın toplantısında oyun devi Nintendo, bu yeni ürününü tanıttı. DSi LL adlı ürün ile, sektördeki eski oyunculara hitap etmek istediğini açıklayan Nintendo ayrıca ekranın, DS’e oranla büyük olmasının sebebinin, bunun avantajlarından yararlanmak istemeleri olarak açıkladı.

4.2″ ekrana sahip olan DSi LL daha büyük bir kalem ve önceden yüklenmiş 3 oyunla birlikte Japonya’da 20.000 Yen‘e satılacak. Bu, 135 Euro‘ya tekabül ediyor. Ürünün Avrupa fiyatı ise henüz açıklanmadı. DSi LL’in önümüzdeki haftalarda piyasaya sürülmesi bekleniyor.

:: Bu ürün hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Apple’dan Sihirli Fare

Eski dostumuz fareler, zamanla tasarımlarında değişiklikler yaşasa da hep standart özelliklere sahipti. Ancak firmalar bu cihazları evrimleştirmeye kararlı. Geçtiğimiz günlerde Microsoft geleceğin fare tasarımlarını açıklamıştı. Bu olaya cevap çok geçmeden Apple tarafından geldi.


Hiç sihirli durmuyor değil mi?

Firma iPhone‘da kullandığı teknolojileridende faydalanıp Sihirli Fare (Magic Mouse) adlı bir cihaz yarattı.  Bu fare sihrini teknolojisinden alıyor. Geliştirilmiş optik okuyucusu sayesinde, her yüzende çalışabiliyor. Hem Bluetooth‘a hem de normal kablosuz bağlantı noktalarına uygun.

Hiç hiçbir tuş bulunmayan bu ürünün üst kısmı sensörlerle kaplı. Farenin üzerine hafifçe dokunduğunuz zaman Apple logosu yanmaya başlıyor ve cihaz aktif oluyor. Yaptığınız ayarlara göre aletin özellikleri de değişiyor. İsterseniz parmaklarınızı dış yüzeyde hareket ettirerek imleci kımıldatabiliyorsunuz.


Ne sihirdir ne keramet el çabukluğu marifet

Tıklama yapmak için sağ ya da sol tarafa dokunmak yeterli oluyor. Aynı şekilde sayfaları aşağıya almak ya da programına göre resim çizmek içinde farenin üst yüzeyindeki sensörler kullanılabiliyor.

:: Farelerin aldığı bu yeni hal ilginizi çekti mi?

Airties Avrupa’ya Açılıyor

AirTies, IPTV alanındaki yurtdışı projelerine bir yenisini daha ekledi. Kısa bir süre önce Hindistan pazarına IPTV alıcısı “Set-top-box” platformu ile doğrudan giriş yapan AirTies, Hollanda’nın önde gelen servis sağlayıcılarından biri olan Caiway firmasını müşteri portföyüne ekledi. 143.000’i aşkın aboneye TV ve radyo yayını sunan Caiway, AirTies set-top-box platformunu kullanarak, IPTV servisi ile fiber yapı üzerinden 350’den fazla TV ve radyo kanalını mevcut ve yeni abonelerine sunacak.

 


AirTies, kablosuz ağ çözümlerinin ardından, IPTV ile de Avrupa pazarına iddialı bir giriş yaptı.

 

Caiway, NAND flash bellek kullanarak canlı yayın durdurma, geri alma, ileri sarma özelliklerini standardında bulunduran tek set-top-box olan AirTies alıcısını uygulamaya alacak. Hızlı merkezi işletim ünitesine (processing unit) sahip bu ürün ile Caiway abonelerine HD yayın kalitesi, kablosuz seçenekleri, ve gelişmiş grafik özellikleri olan bir IPTV çözümü sunacak.

:: Airties’ın ürünlerin kullanıyor musunuz?

Hava Gitarı Gerçek Oldu

Birçok müzik sever, parçaları dinlerken Hava Gitarı (Air Guitar) hareketini yapar. Temelde hiçbir işe yaramayan bu hareket sadece dinleyicinin psikolojik olarak müzik aletini çalıyormuş gibi hissetmesini sağlar. Ancak teknolojinin yardımıyla bu olayda değişmeye başladı. Son yıllarda açıklanan geleceğin kontrol cihazlarına bir yenisi daha eklendi.


Guitar Hero oynamak için müzik aleti çalıyormuş gibi yapmak yeterli olacak

Temelde, eller doluyken aygıtları çalıştırmak için geliştirilen bu teknoloji, hemen oyun dünyasına da uyarlandı. Microsoft tarafından geliştirilen sistem, kollardaki kasların hareketlerine göre hangi tuşa bastığınızı algılıyor. Böylece Guitar Hero oynarken, Air Guitar hareketini yaptığınız an sistem tuşlara basıyormuş gibi davranıyor. Eğer bu teknoloji beklenilen başarıyı yakalarsa, gelecekte birçok cihazı dokunmandan çalıştırabileceğiz.

:: Bu teknoloji etkin şekilde uygulana bilecek mi?

Panda Cloud Antivirus Yenilendi

İlk olarak nisan ayında karşılaşıp oldukça memnun kaldığımız Cloud Antivirus, tehlike tespit oranı konusunda Panda’nın kazandığı başarıyla yoluna tam gaz devam ediyor. Son olarak yayınlanan 3. beta sürümü, birçok hata ve performans sorununa çözüm getiriyor.

Gelişmiş bir tarama performansı ile birlikte daha düşük sistem kaynakları tüketimi de sağlayan Panda Cloud Antivirus programını indirmek için artık yenilenen CloudAntivirus.com web sitesinden ücretsiz bir hesap açmanız gerekiyor.

:: Cloud Antivirus’ü kullandınız mı?

BioShock 2’den Kız Kaçırma Videosu

Geçtiğimiz yıllarda satışa çıkan Bioshock, müthiş konusu ve içerdiği bilimkurgu ögeleriyle FPS türüne yenilikler getirmişti. Bu yüzden birçok eleştirmen tarafından yılın oyunu seçilecek kadar yüksek puanlarla ödüllendirilmişti. Devam oyunundan da benzeri bir başarı beklediğimiz yapım için yeni bir video yayınlandı. Bu trailer’da kullanıcı, Little Sister‘ı ele geçirmeye çalışıyor.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/10456/t_bioshock2_captures_001.flv#

PC, Xbox360 ve PlayStation 3 için geliştirilen BioShock 2, eğer yeni bir ertelemeye tabi tutulmazsa, 9 Şubat 2010’da raflarda yer bulacak. Bilindiği üzere oyun, 2009’un son çeyreğinde piyasaya sürülecekti. Ancak erteleme kararı alan yapımcılar, BioShock 2’yi 2010’a taşıdı.

:: BioShock 2’nin grafikleri kalitesi, sizce ilk oyundan ne kadar ileride?

Need for Speed: Shift Çoklu Oyuncu Rehberi

EA’nin geliştirdiği ve son yıllarda düşüş yaşayan Need for Speed serisi, bu yıl adına yaraşır şekilde gaza yüklenerek, müdavimlerini sevindirdi. Özellikle PC platformunda büyük beğeni toplayan yapımı, inceleyip 10 üzerinden 8.9 puan vermiştik. Bu kez Need for Speed: Shift‘i çoklu oyuncu açısından değerlendirip, hem yapıma alışmamış olanlara, hem de müsabakalarda beklediği sonucu alamayanlara küçük bir rehber niteliğindeki bu yazıyı kaleme aldık. Doğru modifiye ve araç tercihleriyle, adınızı bir numaraya yazdırmanız hiç de zor değil.

Evvela bir süre yapay zekaya karşı mücadele edip, para kazanmanız gerekiyor. Bu yüzden oyundaki ilk yarışınız çok önemli. Zira birinci müsabakanızdan sonra sürüşünüze göre Driving Assist’leriniz belirleniyor. Bunun anlamı şu, eğer sıkı bir simülasyon oyuncusu değilseniz, otomobili sürmekte çok zorlanmanız muhtemel. Hatta karşılaşacağınız ilk virajda kendinizi kum pistinde bulabilirsiniz. Bu yüzden Driving Assist‘ler sayesinde, yapay zeka sizin adınıza virajlara yaklaşırken hız kesiyor ve ayrıca manevralarınızı da dengeliyor.

Eğer ilk müsabakanızda kötü bir yarış çıkarırsanız, o zaman assist’ler daha fazla devreye giriyor. Bu da otomatikman sürüşünüzü etkiliyor. Dolayısıyla, hangi zorluk seviyesinde oynarsanız, yarışları üst sıralarda bitirip para alma ihtimaliniz farklılaşıyor.

{pagebreak::Online Arenaya Ne Zaman Çıkmak Gerek}

Online Arenaya Ne Zaman Çıkmak Gerek?

Oyunda online arenada boy göstermek için acele etmeyin. Zira çaylakların çoklu oyuncu istatistikleri daima kötü oluyor. Kendi kurduğum yarışlardan da gözlemlediğim kadarıyla, kariyerde 3-5 yarış kazanıp (Rakiplerinizin istatistikleri görülebiliyor), ardından internet üzerinden yarışlara katılanlar, genellikle müsabakayı ya en arkada bitiriyor ya da daha mücadele sona ermeden oyundan çıkıyor.

Bu yüzden deneyim kazanmak için yapay zekaya ile yarışmak şart. Kişisel düşüncem, 20-30 yarıştan sonra online arenaya geçiş yapmanızdır. Bunun anlamı, Tier 3 seviyesine gelmeden ya da henüz geldiğinizde, 20-30 müsabaka aşamasına gelecek olmanızdır.

{pagebreak::Hangi Otomobili Almalıyım}

Hangi Otomobili Almalıyım?

Bu deneyimin size getireceği en önemli avantaj, çaylak olmayacağınız için yarışlarda ilk sıralara oynayıp, iyi bir istatistik yakalamanız olacaktır. Ancak her şey sürüş kabiliyetleriniz değil tabii ki. Altınızdaki arabanın da performansı iyi olmalı. Bu yüzden otomobil alıp, modifiye yapmaktan çekinmeyin. İstediğiniz seviyeye gelmiyorsa, sattığınızda ona harcadığınız tüm parayı geri alıyorsunuz. Dolayısıyla ortada bir kaybınız olmuyor, zamandan başka.

Audi TT 3.2 Quattro ve Audi R8, yapımın keşfedilmiş ve modifiyeye iyi yanıt veren otomobillerinden. Ayrıca 2010 model Ford Shelby GT500 de, yeni parçalarla beraber şaşırtıcı sonuçlar verebiliyor. Ancak online ortamda bu otomobil henüz keşfedilmediğinden, rakiplerinizde pek sık görmeyeceksiniz. Koenigsegg CCX ya da Pagani Zonda gibi otomobillerde modifiye seçeneği olmadığı için (NFS: Pro Street’de Pagani Zonda modifiye edilebiliyordu), bu sınıfa oynamak çok fazla keyif vermiyor. Ancak yine de hızı ve dengeli yol tutuşuyla 1994 model McLaren F1, alanında gayet iyi.

{pagebreak::Modifiyenin Püf Noktaları}

Modifiyenin Püf Noktaları?

Sakın aracınızı satın alıp, tüm modifiyeleri yapmakla uğraşmayın. Neden mi? Çünkü onlardan bir çoğu aracınızın hızını düşürüyor. Özellikle yol tutuş (Handling) ile ilgili çok fazla şeyi kafanıza takmanıza gerek yok. Bu özellik düşük bile olsa, zamanında fren yaparak sorunsuz dönemeyeceğiniz viraj yok. Dolayısıyla aklınız fikriniz hız (Speed) ve hızlanmada (Acceleration) olsun. 0-100 kilometre arasına 3 saniyenin altında çıkabilen ve puan olarak 10’un altında olan bir otomobil, gerçekten iyi demektir. Ancak bunun için, yani puanı düşük tutmak için (Puan sistemi rekabet konusunda dengeyi sağlamak için düşünülmüş) her modifiyeyi yapmamak gerekiyor.

Örneğin seçeneklerde maksimum 10.00 puana kadar olan rakiplerle yarış yapmak istediğinizi belirliyorsunuz. Sizde Dodge Viper SRT10 var ki, bu otomobilin puanı 10.00. Karşınıza 9.90’lık bir Audi TT geldiğini varsayalım. Mantıken sizin aracınız daha yüksek puana sahip olduğu için avantajlı gözüküyor. Ancak buradaki kandırmaca şu, frenlerle ya da yol tutuşla ilgili yaptığınız modifiyelerde puanınızı artırıyor. Dolayısıyla yarışa başladığınızda sizden çok daha hızlı bir araç ile karşı karşıya geldiğiniz gerçeğiyle karşılaşabilirsiniz.

{pagebreak::Tunning Ayarlarına Gerek Var mı}

Bu tablonun oluşmaması için, modifiye yaparken, bar ikonlarına aldanmayıp, diğer menü olan performans değerlerine bakmanız. Bu sayede, hangi parçayı eklediğinizde, hızda ne gibi bir değişim olduğunu anında görüyorsunuz (Örneğin Body Kit’leri kullanmayın, zira … Bu deneme yanılma aşaması için epey zaman harcayabilirsiniz fakat bitirdiğinizde, şahane bir otomobiliniz olacağını da unutmayın.

Tuning Ayarlarına Gerek Var mı?

Bu soruya tek kelimeyle yanıt verecek olursak, diyeceğim “Var” olacaktır. Ancak gelişmiş ayarlara girmeden de bu ürkütücü düzenlemeleri yapabilirsiniz. Burada en çok kullanmanız gereken hız ve hızlanma arasındaki denge olacaktır. Pistleri tanımaya başladıktan sonra, hangisinde hızlanma gerekecek, hangisinde son sürat gerekecek, bunları ezberleyeceksiniz. Ona göre ayarlarınızı yaparak yarışa katılabilirsiniz.

Buradaki tek problem, ayarlardan sonra rakamlara baktığınızda, hiçbir performans farkı gözükmüyor oluşu. Ancak değişimi yarışta hissedeceksiniz… Genel olarak aracınızı seçip doğru modifiye ve ayarlarla güçlendirdikten sonra, iş sizin sürüş deneyiminize kalıyor. Eğer kariyerde 20-30 yarış yaptıysanız, online arenada da çok zorlanmayacaksınız. Hatta kendinizden çok daha deneyimli oyuncuları bile yenmeniz söz konusu. İyi yarışlar

:: Online ortamda Need for Speed: Shift oynuyor musunuz? Oynuyorsanız, yaşadığınız problemler neler?

AMD Eski Kullanıcılarını Görmezden Geldi

AMD, kullanıcılarını şaşırtan bir karar alarak DirectX 9 destekli ATI Radeon ekran kartlarının Windows 7 için resmi olarak desteklenmeyeceğini duyurdu. Windows 7 ile bu kartları kullanmak isteyenler Vista sürücülerini yükleyebilecekler fakat bu sürücülerde Windows 7 sürücülerinde bulunan özelliklerin hiçbiri bulunmayacak. Ayrıca Windows 7 altında kullanılan Vista sürücüleri AMD tarafından resmi olarak desteklenmeyecek. Yani en basit şekilde anlatmak gerekirse Windows 7 sürücüleri bu kartlara destek vermeyecek.

ATI Radeon X1300 serisi de Windows 7’den mahrum olacaklar arasında

Söz konusu kartlar ise şunlar: ATI Radeon 9500 serisi, ATI Radeon 9550 serisi, ATI Radeon 9600 serisi, ATI Radeon 9700 serisi, ATI Radeon 9800 serisi, ATI Radeon X300 serisi, ATI Radeon X550 serisi, ATI Radeon X600 serisi, ATI Radeon X700 serisi, ATI Radeon X800 serisi, ATI Radeon X850 serisi, ATI Radeon X1050 serisi, ATI Radeon X1300 serisi, ATI Radeon X1550 serisi, ATI Radeon X1600 serisi, ATI Radeon X1650 serisi, ATI Radeon X1800 serisi, ATI Radeon X1900 serisi, ATI Radeon X1200 serisi, ATI Radeon X1250 serisi, ATI Radeon X2100 serisi ve ATI Radeon Xpress serisi.

NVIDIA, GeForce 6 serisine kadar sürücü desteği veriyor

Her zaman için kullanıcıların isteklerine göre hareket etmesiyle bilinen AMD’nin şimdi böyle bir karar almış olması oldukça enteresan. Listede bulunan kartların desteklenmeyecek olması, insanlara zorla yeni kart aldırmak için düşünülmüş pek de hoş olmayan bir taktik olarak düşünülebilir. Öte yandan NVIDIA’ya baktığımızda sunulan yeni Windows 7 sürücülerinin GeForce 6 serisine kadar destek verdiğini görüyoruz.

:: AMD’nin bu kararı hakkında ne düşünüyorsunuz?

11 nm ve Ötesi

Eğer her şey planlandığı gibi giderse Intel, 2009’un son çeyreğindeki 32 nm mimarisinden sonra, 2011′in son çeyreğinde 22 nm’ye geçmiş olacak. Şirketin açıkladığı yol haritaları da zaten bunu hedeflediklerini gösteriyor. Intel iki yıl arayla transistör boyutlarını değiştirme geleneğinden vazgeçmek istemiyor.

Transistör boyutları daha ne kadar küçülecek?

22 nm’den sonra ise 2013′ün son çeyreğinde 15 nm, ondan iki yıl sonra yani 2015′te ise 11 nm’ye geçilmesi planlanıyor. Bundan sonrasını konuşmak içinse henüz erken gibi gözüküyor. 11 nm’den sonra gelinecek seviye muhtemelen 7 nm olacak. Bunun için de 2017′yi beklemek zorundayız. Intel bu süreçte üretim konusunda bir sıkıntı yaşamazsa planlarını gerçekleştirebilir.

:: Transistör boyutundaki bu küçülme sizce ne zaman sınıra ulaşacak?