Bugün yayınlanan yeni beta sürümünde WhatsApp, kullanıcılar tarafından geri bildirim sayfalarında çok talep edilen önemli bir iyileştirmeyi nihayet getirmeye hazırlanıyor. WABetaInfo tarafından keşfedilen yeni özellik, yakında Kanallar güncellemelerinde yayınlanan tüm içerikleri aramanıza yardımcı olacak. Bir süredir beklenen bu işlev geç de olsa kullanıcılara kazandırılacak. İşte detaylar…
WhatsApp Kanalları için arama özelliği geliyor
WhatsApp Kanallarında aramayı gerçekleştirmek için kullanıcının ekranın üst kısmındaki üç noktaya dokunması ve büyüteç düğmesini seçmesi yeterli olacak. Kullanıcıların beklediği yeni özellik, yayınlanan son beta sürümünde ortaya çıktı. Yeni özelliğin nasıl görüneceğini aşağıdaki ekran görüntüsünden inceleyebilirsiniz.
Bu yenilik aslında çok basit bir gelişme olarak görülmesine rağmen yine de kanal arama fonksiyonu, ilgili bilgiyi bulması gereken kişilerin baş ağrısını çözecek.
Bilindiği gibi şu anda bir kanalda arama yapmak için sayfayı manuel olarak kaydırmanız gerekiyor. Bu özellikle tek bir günde birçok güncelleme yayınlayan kanallarda, görevi zorlaştıran ve yorucu hale getiren bir unsur olarak biliniyor.
Dünyanın en çok kullanılan anlık mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp'ta yeni bir açık keşfedildi. İşte bilmeniz gerekenler...
WABetaInfo bu önemli yeniliği şu cümleyle özetliyor: “Kullanıcılar aradıkları güncellemeyle ilgili anahtar kelimeleri veya kelime öbeklerini kolayca girebilecekler.“
Şu anda beta sürümünde test edilen yeni özellik yakında muhtemelen tüm kullanıcılara sunulacak.
Intel Corporation, 2024 yılının üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı ve bu dönemde elde edilen 13,3 milyar dolarlık gelir, geçen yılın aynı çeyreğine göre %6 oranında bir düşüş gösterdi. Şirket, bu çeyrekte GAAP (Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri) bazında hisse başına kazancını -3,88 dolar, non-GAAP bazında ise -0,46 dolar olarak duyurdu.
Üçüncü çeyrek sonuçlarında, Intel’in aldığı yeniden yapılandırma ve varlık değer düşüklüğü kararlarının önemli bir etkisi oldu. Şirket, özellikle maliyet azaltma stratejileri doğrultusunda 15,9 milyar dolar değer düşüklüğü ve 2,8 milyar dolarlık yeniden yapılandırma gideri ayırdı. 2025 yılına kadar 10 milyar dolarlık bir maliyet düşürme hedefine ulaşmayı planlayan Intel, bu hedefe ulaşmak adına agresif adımlar attığını belirtti.
Intel CEO’su Pat Gelsinger, maliyet düşürme ve verimliliği artırma odaklı stratejilerinin üçüncü çeyrekte olumlu sonuçlar verdiğini belirtti. Gelsinger, özellikle x86 ürün portföyünü güçlendirme çabalarının ve Intel 18A teknolojisine yönelik ilginin, şirketin maliyet azaltma stratejisinin doğru yolda olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Intel CFO’su David Zinsner ise üçüncü çeyrekte kaydedilen yeniden yapılandırma giderlerinin kârlılığı olumsuz etkilese de uzun vadede bu adımların daha güçlü bir mali yapı oluşturmak için gerekli olduğunu ifade etti. Intel, üçüncü çeyrek boyunca 4,1 milyar dolar işletme nakdi elde ederken, hisse başına 0,5 milyar dolarlık temettü ödemesi yaptı.
Üçüncü çeyrekte Intel’in brüt kâr marjı %15, non-GAAP brüt kâr marjı ise %18 olarak kaydedildi. Şirketin araştırma-geliştirme (Ar-Ge) ve genel yönetim giderleri ise geçen yılın aynı dönemine göre %4 artarak 5,4 milyar dolara ulaştı. Operasyonel kârda büyük bir düşüş yaşanarak -%68,2 seviyesine gerileyen şirketin, net zararı 16,6 milyar dolar olarak kaydedildi.
Bu dönemde Intel’in ürün gruplarına göre performansında, Client Computing Group (CCG) gelirleri 7,3 milyar dolar olarak açıklanırken, yıllık bazda %7’lik bir düşüş yaşandı. Ancak, Data Center ve Yapay Zeka (DCAI) grubunda gelir %9 artarak 3,3 milyar dolara ulaştı; Network ve Edge (NEX) grubu da %4 artışla 1,5 milyar dolar gelir elde etti. Öte yandan, Intel Foundry gelirleri %8 düşüşle 4,4 milyar dolarda kaldı.
Şirket, üçüncü çeyrekte yeniden yapılandırma ve varlık değer düşüklüğü maliyetlerinde önemli bir artış kaydetti. Yeniden yapılandırma giderleri 2,8 milyar dolar olurken, bu giderlerin 528 milyon doları nakit dışı maliyetlerden oluştu. Ayrıca, Intel’in bazı üretim varlıklarının hızlandırılmış amortismanı ve değer düşüklüğü giderleri için 3,1 milyar dolar ayrıldı.
Özellikle Mobileye birimi için 2,9 milyar dolarlık şerefiye (goodwill) değer düşüklüğü kaydedilirken, ABD’deki ertelenmiş vergi varlıkları için 9,9 milyar dolarlık bir değer düşüklüğü karşılığı ayrıldı. Intel CFO’su David Zinsner, yeniden yapılandırma adımlarının şirketin uzun vadeli kârlılığını ve likiditesini güçlendirme yönünde olduğunu belirtti.
Üçüncü çeyrekte Intel, AMD ile ortak bir girişim olan x86 Ekosistem Danışma Grubu’nu kurarak sektördeki diğer önemli teknoloji şirketleriyle iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu grup, yazılım geliştirme süreçlerini basitleştirmek, farklı üreticiler arasında uyum sağlamak ve geliştiricilere standart araçlar sunmak için çalışmalar yürütecek.
Ayrıca, Intel IBM ile iş birliği yaparak yeni nesil Intel Gaudi 3 yapay zeka hızlandırıcılarını IBM Cloud’da sunmayı planlıyor. Bu iş birliği, kurumsal yapay zeka çözümlerini daha maliyet etkin hale getirmeyi ve inovasyonu teşvik etmeyi amaçlıyor.
Intel ayrıca, Amazon Web Services (AWS) ile çok yıllık bir anlaşma üzerinde çalışarak yeni nesil özel bir Xeon 6 çipini geliştirmek için iş birliğine gittiğini açıkladı. Bu çip, Intel 18A üzerine inşa edilen yeni bir yapay zeka kumaşıyla AWS için özelleştirilecek.
Intel, ayrıca ABD Hükümeti’nin CHIPS ve Bilim Yasası kapsamında Secure Enclave programına 3 milyar dolara kadar doğrudan fon sağlama hakkını kazandı. Bu program, ABD’de güvenilir yarı iletken üretiminin güçlendirilmesini hedefliyor.
Intel’in geleceğe yönelik planlarında önemli bir adım da Intel Foundry Services (IFS) birimini bağımsız bir yan kuruluş olarak yapılandırma kararı oldu. Bu yeni yapı, Intel’in hem dış müşterilerine hem de tedarikçilerine daha şeffaf ve bağımsız bir mali yönetim sağlamayı hedefliyor.
Şirketin 2024 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin mali beklentileri, gelir hedefini 13,3 milyar ile 14,3 milyar dolar arasında gösteriyor. GAAP bazında hisse başına kaybın 0,24 dolar, non-GAAP bazında ise 0,12 dolar kâr olması bekleniyor. Brüt kâr marjı beklentisi ise GAAP bazında %36,5, non-GAAP bazında %39,5 olarak açıklandı.
Son dönemde Fotoğraflar’dan Drive’a, Gemini’den Meet’e birçok uygulaması için hem görsel hem de işlevsel birçok yenilikle karşımıza çıkan Google, tabir-i caizse yerinde duramıyor. Dünyaca ünlü şirket, şimdi de Haritalar uygulaması için özellikle sürücüleri çok mutlu edebilecek yepyeni bir özellik üzerinde çalışıyor.
Google Haritalar için artık durak eklenebilecek!
Google, Haritalar’ı Gemini yapay zeka desteği ile güçlendirerek kullanıcılarına daha akıllı bir seyahat deneyimi sunuyor. Haritalar, gezilecek yerler veya yapılacak aktiviteler konusunda öneriler sunacak ve grup aktiviteleri planlamaya yardımcı olacak. Bir mekanın sessiz bir atmosfere sahip olup olmadığını veya açık havada oturma alanı bulunup bulunmadığını dahi sorabileceksiniz.
Bunun yanı sıra, sürücüler için rota boyunca turistik noktaları ve yeme-içme duraklarını ekleyebilecekleri ‘durak ekleme’ özelliği geliyor. Navigasyon sırasında daha net şerit bilgisi ve yol tabelaları gibi detaylar da sunulacak. Ayrıca güzergah üzerindeki hava durumu aksaklıklarını raporlama özelliği de eklenecek.
Haritalar, varış noktasına yaklaşırken yakındaki otoparkları gösterecek ve yürüme rotasını Sokak Görünümü (Street View) veya artırılmış gerçeklik desteğiyle sunacak. Bu özellikler, ilk etapta 30’dan fazla büyük şehirde kullanıma sunulacak.
Google Haritalar, yepyeni bir özelliği test etmeye başladı. Ünlü ve çok sevilen uygulama, artık yapay zekadan yararlanacak.
Google’ın bu yeni özellikleri öncelikle ABD ve bazı diğer bölgelerde kullanıma sunuluyor. Türkiye için kesin bir tarih henüz verilmiş değil, ancak bu özelliklerin Türkiye’ye de gelmesi bekleniyor.
Peki, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Google Haritalar’a eklenen bu yenilikler, sürücüler için gerçekten faydalı olacak mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın!
Nintendo bugün kendi müzik platformunu kullanıcılara sundu. Bu yeni uygulama, popüler franchise oyunlarının hayranlarının, en sevdikleri oyunlarda çalan müziklerin keyfini çıkarabilecekleri bir platform olarak duyuruldu. Nintendo Music olarak adlandırılan uygulama şu anda Android ve iOS için mevcut durumda. İşte detaylar…
Nintendo Music neler sunuyor? İşte özellikleri
Nintendo şirketi yeni müzik platformu ile ilgili merak edilen tüm detayları paylaştı. Şirket yaptığı duyuruda, şarkıların “kullanıcının akıllı cihazında” duyulabileceğini vurguluyor. Bu da hizmetin yalnızca akıllı telefonlarında değil diğer platformlarda da kullanılacağını gösteriyor.
Şu anda bu hizmete Nintendo Switch Online aboneliği olan herkes erişebilir. Buradan şirketin oyunlarının müziklerini yayınlamak veya indirmek mümkün olacak. Ayrıca çalma listeleri oluşturup paylaşabilecek ve kategoriye göre müzik arayabileceksiniz.
Efsane korku oyunu serisi Outlast için sevindiren haber geldi! Popüler serinin sinema uyarlaması için çalışmalar başladı.
Nintendo Music platformundan The Legend of Zelda, Super Mario Bros, Metroid ve Animal Crossing gibi birçok farklı oyundan parçalar dinlemek mümkün olacak. Aynı şekilde, yalnızca şu anda piyasaya sürülen oyunların yanı sıra diğer nesillerin oyunlarından da müzik dinlemek mümkün olacak.
Platform ayrıca, kullanıcılar için parça önerileri gibi diğer yayın hizmetlerinde olduğu gibi işlevlere de sahip. Aynı zamanda oyun için bir tür spoiler sağlayan şarkıları gizlemek isteyip istemediğinizi de seçebilirsiniz. Bununla birlikte parçaların oynatılmasını kesintisiz olarak 60 dakikaya kadar uzatma seçeneği de bulunuyor.
Oyun sektörü son yıllarda sık sık krizlerle gündeme geldi. Ekonomik dalgalanmalar, Disco Elysium yapımcısı ZA/UM gibi yaratıcı stüdyoların kapanışı ve sektördeki büyük çaplı işten çıkarmalar, oyun dünyasında giderek artan bir belirsizlik yaratıyor. Bu belirsizlik ortamında, ünlü oyun yapımcısı ve eski ZA/UM geliştiricisi Dora Klindzic, oyun endüstrisi hakkında oldukça çarpıcı bir açıklamalarda bulundu.
Disco Elyisum yapımcısı, sektörden umutsuz!
Adını, Türkçe dil desteğiyle sunulması sonrası ülkemizde de büyük bir yanı uyandıracak şekilde duyuran Disco Elysium’un baş yapımcısı Klindzic, görünen o ki oyun sektörünün gidişatından hiç memun değil. Yaptığı bir röportajda çeşitli açıklamalar yapan yapımcı, “Bence bu endüstri bitmiştir. Ama neyse ki video oyunları değil.” şeklinde konuştu.
– Disco Elysium…
Oyun dünyasında yaşanan kriz, özellikle pandemiden sonra daha da arttı. Birçok stüdyo kapanırken, bazıları ise köklü değişimlere gitmek zorunda kaldı. Bu noktada, Disco Elysium’un yapımcıları olan ZA/UM stüdyosu da kendi içinde bölünmeler yaşadı ve bu ayrılıklardan doğan yeni stüdyolar oyun dünyasında yeniden var olma çabası içerisine girdi.
Ünlü yapımcının açıklamaları, aslında karamsar gibi görünse de oyun endüstrisinde bir dönüşüm sürecine işaret ediyor. Büyük stüdyoların ve ‘AAA’ projelerin ağırlığı altında ezilen geliştiriciler, yeni süreçte kendi yollarını çizmek için bir araya geliyor.
Hideo Kojima, yaptığı bir açıklamayla Death Stranding serisine yeni başlayacak oyuncuları mutlu etti. İşte detaylar...
Oyun endüstrisi, şu an belki de tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Birçok stüdyo kapanırken, geliştiriciler işsiz kalıyor ve sektörde büyük bir belirsizlik hakim. Ancak yapımcının da belirttiği gibi, bu kriz aynı zamanda yeni fırsatları da beraberinde getiriyor. Bağımsız stüdyoların yükselişi, oyun dünyasında yaratıcı yapımları daha fazla görmemize de sebep olabilir.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Oyun sektörü gerçekten sona mı yaklaşıyor, yoksa bu bir dönüşüm sürecinin başlangıcı mı? Görüşlerinizi yorumlarda bekliyoruz!
Meta’nın CEO’su Mark Zuckerberg, sosyal medyanın giderek sosyallikten uzaklaştığını ve bu durumun endişe verici olduğunu açıkladı. Zuckerberg’e göre, yapay zeka içerikli paylaşımların artışı, sosyal medyada insan ilişkilerinin zayıflamasına neden oluyor. Peki, bu durumun ardında ne yatıyor ve süreç nasıl ilerleyecek?
Zuckerberg, Meta platformlarında yapay zeka üretimli içeriklerin artacağını ve Facebook gibi platformlarda AI içeriklerinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Meta CEO’su, bu yeni içeriklerin kullanıcı deneyimini iyileştireceğini savunsa da, bu durumun insan yapımı içeriklerin azalmasına ve sosyal bağlantıların zayıflamasına neden olduğunu iddia ediyor.
“Eğer Feeds’in büyük trendlerine bakarsanız, başlangıçta her şey arkadaşlarınızdan gelen güncellemelerdi,” diyen Zuckerberg, “Sonrasında içerik üreticileri de ekledik ve şu anda Instagram ve Facebook’taki içeriklerin büyük kısmı arkadaşlarınızdan değil, algoritmik olarak ilginizi çekeceğine inandığımız önerilen içeriklerden oluşuyor,” şeklinde konuştu.
Meta’nın algoritmaları, kullanıcıların ilgisini çekecek içerikleri öne çıkarmak için yapay zeka üretimli paylaşımları destekliyor. Bu içerikler, daha fazla etkileşim ve platformda daha uzun süre vakit geçirilmesini sağlıyor. Zuckerberg, bu stratejinin başarılı olduğunu ve kullanıcıların platformda kalma süresini artırdığını ifade etse de durumun tehlikelerini de gözler önüne serdi.
Ubisoft/ kullanıcı verilerini Meta ile paylaşmayla suçlanıyor. Buna göre iki şirket arasında gizli bir anlaşma olabilir.
Zuckerberg’in açıklamaları, Facebook ve Instagram’ın giderek insan yapımı içeriklerden uzaklaştığını gösteriyor. AI tarafından üretilen içeriklerin yaygınlaşması, platformların sosyalliğini zayıflatıyor. Zuckerberg, bu durumu bir evrim olarak nitelendiriyor. Ancak, bu durumun paylaşılan gerçek deneyimleri azaltmasından da hoşnut değil gibi…
Zuckerberg, yapay zekanın kullanıcı deneyimini zenginleştirmek için etkin bir şekilde kullanılacağını belirtiyor. Ancak, bu durumun insan bağlantıları üzerindeki etkisi konusunda soru işaretleri var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yapay zeka içerikleri, sosyal medya deneyimini nasıl etkiler? Yorumlarınızı bekliyoruz!
Marvel Sinematik Evreni, Multiverse Saga ile daha önce görmediğimiz sürprizleri hayranlara sunmaya hazırlanıyor. Özellikle eski karakterlerin geri dönüşüyle ilgili heyecan verici söylentiler gündemde…Yeni dönemde Marvel, hayranların uzun zamandır beklediği bir karakteri yeniden canlandırmayı planlıyor. Peki, kim? (Dikkat: Avengers serisini izlemediyseniz, yazının devamında spoiler olabilir!)
Thanos, Avengers evrenine geri mi dönüyor?
Marvel hayranları uzun süredir Thanos’un dönüşüyle ilgili söylentilerle çalkalanıyor. Bildiğiniz gibi Avengers: Endgame’de karakterin hikayesi dramatik bir şekilde son bulmuş olsa da, Marvel’ın Multiverse Saga’sı sayesinde ölümlerin kalıcı olmadığıını biliyoruz. Bu anlamda, Thanos’un geri dönmesi yakın gibi…
Thanos’un geri dönmesi, hem karakterin hikayesini tamamlamak hem de Marvel evrenine yeni bir tehdit eklemek açısından önemli. Hayranlar, Secret Wars filminde Thanos’un geri dönerek eski mücadelelere yeni bir boyut katacağı fikrine sıcak bakıyor. Dahası, Thanos’u canlandıran Josh Brolin, New York Comic Con’da karaktere geri dönmeye açık olduğunu belirtti.
İşte Brolin’in açıklamaları:
“Şaka yapmıyorum. Thanos’u oynamakla ilgili bir şeyler var ve karakteri geri getirecekler gibi hissediyorum. Ancak bunu doğru şekilde yapmak zorundalar… Ryan Reynolds ile Taylor Swift hakkında konuşuyoruz. Ancak Deadpool 4 hakkında konuşmalıyız. Bir ileri bir geri gidiyoruz ama onların aklındakilerle benimkiler bir yerde örtüşmeli. Eğer Thanos’u geri getireceksek, bunu doğru bir biçmde yapmalıyız.”
Insomniac Games tarafından geliştirilen Marvel’s Wolverine cephesinde tatsız gelişmeler var. İşte detaylar ve bilmeniz gerekenler...
Brolin, Thanos’u yeniden canlandırmaya hevesli olduğunu ve hikayeye uyduğu sürece bu rolü kabul edeceğini ifade etti. Oyunun ayrıca, tıpkı Downey Jr. gibi farklı bir karakterde, hatta Deadpool evreninde Cable karakteriyle geri dönme ihtimali de konuşuluyor.
Marvel hayranları, Thanos ve Cable’ın dönüşü için oldukça heyecanlı. Peki, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Thanos’u bir kez daha görmek sizi heyecanlandırıyor mu? Görüşlerinizi yorumlarda bekliyoruz!
Her ne kadar sosyal medya, etkileşim, bilgiye kolay erişim ve günün keyifsiz anlarından bir kaçış noktası olarak görülse de, günümüzde oldukça tehlikeli alanlarda da kullanıcıların mental sağlığını tehdit edebiliyor. Yapılan bir araştırma, özellikle sanal dünyada işlenen cinsel suçlar konusunda en tehlikeli sosyal medya platformunun hangisi olduğunu gözler önüne serdi. İşte o platform ve araştırmanın detayları…
Snapchat, en tehlikeli sosyal medya platformu!
İngiltere’de çocuklara yönelik cinsel içerikli mesajlarla ilgili raporlanan suçların neredeyse yarısının Snapchat üzerinde gerçekleştiği belirlendi. Ulusal polis verilerine göre, 2023-2024 döneminde toplam 7,062 çocuklara yönelik cinsel iletişim vakası kaydedildi ve bu vakaların yüzde 48’i Snapchat’te yaşandı.
NSPCC, yaptığı açıklamayla, Snapchat’in çocukları koruma konusunda ciddi eksiklikler taşıdığını ve platformun özellikle kaybolan mesajlar gibi özellikleri nedeniyle istismarcılar için çok daha cazip hale geldiğini belirtiyor. NSPCC Çocuk Güvenliği Politikası Müdürü Rani Govender, Snapchat’te rapor edilen içeriklerin ciddiye alınmadığını ve bu durumun çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yarattığını söyledi.
iOS için ilk olarak 2011 yılında kulllanıcıların beğenisine sunulan Snapchat, tam 13 yıldır yoksun olduğu özellliğe kavuşuyor. İşte detaylar!
Birleşik Krallık hükümeti ise Snapchat gibi platformlara karşı daha sıkı önlemler almayı planlıyor. Aralık ayında yürürlüğe girecek olan ‘Çevrim İçi Güvenlik Yasası’ ile teknoloji firmalarının çocukları koruma sorumluluğu artacak. Bu yasa kapsamında platformların yasa dışı içerik risklerine dair değerlendirmelerini yayımlamaları zorunlu olacak.
Snapchat temsilcisi ise BBC’ye yaptığı açıklamada, gençleri korumak için içerik denetimini sıkılaştırdıklarını ve ihlal durumlarında hesapları askıya aldıklarını belirtti.
Konuyla ilgili fikirlerinizi yorumlarda bekliyoruz: Sizce sosyal medya platformları, çocuk güvenliğini sağlamak adına yeterince önlem alıyor mu? Yorumlarınızı paylaşmayı unutmayın!
Dünyanın en zengin iş insanlarından olan ve Apple’ın beyni konumundaki Tim Cook, bugünlerde Apple iPhone özelinde kendisini fazlasıyla heyecanlandıran bir gelişmeden söz etti. İşte ünlü iş insanının açıklamaları ve hem kendisini hem de Apple hayranlarını sevindiren gelişme…
Tim Cook: iOS 18.1, kullanıcıları cezbediyor
Tim Cook’un heyecanının ardında yatan sebep, Apple’ın yeni iOS 18.1 güncellemesinin önceki sürümlere göre çok daha fazla ilgi görmesi… Apple CEO’su, iOS 18.1’in indirme oranlarının iOS 17.1 ile kıyaslandığında çok daha yüksek olduğunu belirtti. Kullanıcıların, yeni özelliklerin yanı sıra güvenlik iyileştirmeleri ve performans artışlarına olan ilgisinin, bu güncellemenin rekor sayıda indirilmesine yol açtığını ifade söyledi.
Apple için bu ilgi, kullanıcıların yenilikleri hızla benimsemesi açısından büyük bir başarı anlamına geliyor. Cook, özellikle iOS 18.1’deki yeniliklerin kullanıcı deneyimini önemli ölçüde iyileştirdiğini ve Apple’ın sürekli gelişen bir ekosistem sunduğunu belirtti. Bu gelişme, Apple’ın işletim sistemlerine olan bağlılığını ve kullanıcıların yeni teknolojilere uyum sağlamaya ne kadar hevesli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Son dönemde Çin ziyaretlerini sıklaştıran Apple CEO'su Tim Cook, bu ziyaretleri neden yapıyor? İşte gerekçesi...
Tim Cook, yaptığı açıklamada iOS 18.1’in güvenlik ve performans alanında getirdiği yeniliklerin yanı sıra, kullanıcılara daha akıcı ve verimli bir deneyim sunduğunu belirtti. Apple’ın her yeni güncellemede kullanıcı taleplerine daha fazla odaklandığını vurgulayan Cook, bu ilginin Apple’ın gelecek vizyonunu şekillendirmesi açısından da kritik olduğunu söyledi.
Kullanıcıların iOS 18.1’e olan yoğun ilgisi, Apple’ın işletim sistemi ekosistemini sürekli iyileştirme hedefinin ne kadar doğru bir strateji olduğunu ortaya koyuyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Apple’ın yeni güncellemeleri gerçekten kullanıcıları heyecanlandırıyor mu? Konuyla ilgili fikirlerinizi yorumlarda bekliyoruz!
Elon Musk, dünya liderleriyle bir araya gelerek teknoloji ve yapay zeka üzerine yaptığı görüşmelerle sık sık gündeme geliyor. Bu kez ne Trump ne de Putin’le değil, farklı bir devlet lideriyle buluşan Musk, yapay zeka alanındaki stratejik hamleleri değerlendirdi. Peki, Musk’ın bu sefer kimle buluştu ve görüşmede hangi konular öne çıktı?
Musk ve Rishi Sunak yapay zeka üzerine konuştu
Hatırlayacağınız üzere, geçtiğimiz haftalarda Elon Musk’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile tam 2 yıldır gizlice görüştüğü ortaya çıkmıştı. Musk’ın diğer devlet liderleriyle, özellikle Donald Trump ile ilişkisi de bilinirken, bu denkleme şimdi de İngiltere Başbakanı Rishi Sunak dahil oldu.
Bu kez Elon Musk’ın görüştüğü isim İngiltere Başbakanı Rishi Sunak oldu. İkili, İngiltere’nin yapay zeka alanında küresel rekabette kendine güçlü bir yer edinmesi için izlenecek yol haritasını masaya yatırdı. İngiltere, ABD ve Çin gibi devlerle yarışacak bir strateji geliştirmeyi hedeflerken, Musk’ın bakış açısı bu süreçte belirleyici olabilir.
Dünyanın en zengin iş insanları Elon Musk ve Jeff Bezos'un sebep olduğu karbon emisyonuna inanamayacaksınız.
Toplantının diğer bir odak noktası, yapay zekanın etik ve güvenli kullanımını sağlamak üzerine oldu. Sunak, yapay zekanın toplum üzerindeki etkilerini dikkate alarak güvenlik vurgusu yaparken, Musk ise bu alanda cesur adımların önemine dikkat çekti. Görüşme, İngiltere’nin küresel arenada yapay zeka stratejilerini güçlendirme planlarına Musk’ın katkı sağlayabileceğini gösteriyor.
Bu buluşma, İngiltere’nin yapay zeka sahnesinde nasıl bir pozisyon alacağına dair önemli ipuçları sundu. Sizce Elon Musk’ın önerileri, İngiltere’nin yapay zeka yarışında öne çıkmasına yardımcı olabilir mi? Konuyla ilgili fikirlerinizi yorumlarda bekliyoruz!
Amazon CEO’su Andy Jassy, şirketin büyüme stratejisini destekleyecek ve sektörde kendisini öne çıkaracak gizli bir güçten söz etti. Jassy’nin açıklamalarına göre Amazon Web Services (AWS), yenilik odaklı bir strateji ile teknoloji dünyasında yeni bir çığır açmaya hazırlanıyor. Peki, Amazon’un henüz kimsenin bilmediği bu gizli silahı ne?
Amazon, yapay zeka alanında kozunu oynamamış!
Amazon’un en güçlü yanlarından biri olan AWS, şirketlerin dijitalleşme süreçlerini hızlandırmak ve verimliliklerini artırmak için yeni nesil teknolojilere yatırım yapıyor. Jassy, AWS’in büyük veri analitiği ve otomasyon gibi alanlarda sunduğu çözümlerle hem küçük hem de büyük işletmelerin ihtiyaçlarını karşılayacak altyapıları geliştirdiklerini belirtiyor.
Jassy’nin açıklamalarına göre, Amazon’un yapay zekaya olan ilgisi yeni değil. Ancak şirket, rakiplerinden farklı olarak stratejik bir zamanlamayla hareket etmeyi tercih ediyor. Yani Amazon, tam olarak doğru anı bekleyerek kullanıcılarına farklı bir deneyim sunacak bir hamle yapmayı planlıyor.
DeepL, Avrupa’da NVIDIA DGX GB200 sistemine sahip SuperPOD altyapısını ticari olarak kullanmaya başlayan ilk şirketlerden biri oldu.
Amazon’un bu hamlesinin ne zaman ve nasıl gerçekleşeceği şimdilik belirsizliğini koruyor. Ancak bu gizemli ‘gizli silah’, Amazon’u yapay zeka alanında daha üst sıralara taşıyabilecek potansiyele sahip görünüyor. Yapay zeka alanında artan rekabette Amazon’un hamlesi sektörde dengeleri değiştirebilir ancak karşısında ChatGPT ve Gemini gibi güçlü rakipler olduğunu da unutmamak gerek.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce ünlü şirket, yeni nesil yapay zeka teknolojileri alanında rakiplerini geride bırakabilir mi? Görüşlerinizi yorumlara bekliyoruz!
Death Stranding, Hideo Kojima’nın hikaye anlatımıyla öne çıkan, bazı oyuncular için benzersiz, bazıları içinse kafa karıştırıcı bir deneyim olarak hatırlanıyor. İkinci oyunun duyurulmasıyla birlikte hem eski oyuncular hem de seriye yeni katılmak isteyenler için önemli bir soru gündemde: İlk oyunu oynamayanlar, ikinci oyuna kolayca adapte olabilecek mi? İşte, Kojima’nın bu konuda verdiği müjde…
Death Stranding 2’de ilk oyunun özeti yer alacak!
Death Stranding 2: On the Beach, serinin ilk oyununu oynamamış ya da hikayeyi tam hatırlamayan oyunculara özel bir ‘hikaye özeti’ (recap) özelliği sunacak. Ana menüde sürekli erişilebilecek olan bu özet, oyuncuların ilk oyundaki olayları hızlıca gözden geçirmesini sağlayarak ikinci oyuna sorunsuz bir geçiş yapmalarına olanak tanıyacak.
İlk oyunun hikayesi, post-apokaliptik bir dünyada Sam Porter Bridges’ın insanları tekrar bir araya getirme çabası üzerine kuruluydu. Ancak detaylı anlatım ve yoğun olay örgüsü, özellikle seriye yabancı olan oyuncuların hikayeyi takip etmesini zorlaştırmıştı. Bu ‘hikaye özeti’ özelliği, hem geçmişi tazelemek isteyen eski oyuncular hem de seriye ilk kez adım atanlar için oldukça faydalı olacak.
Birçok farklı yapımdan tanıdığımız ünlü aktör Mads Mikkelsen, Death Stranding 2 oyununda olmayacak. İşte detaylar...
Kojima, oyun evrenini daha geniş bir kitleye açmak adına önemli bir adım atarak bu özelliği oyuna ekliyor. Yeni oyunun hikayesini anlamak isteyenler, bu sayede eksik bilgiyle devam etmek zorunda kalmayacak ve Death Stranding 2’ye rahatlıkla adapte olabilecekler.
Peki siz bu yenilikle ilgili ne düşünüyorsunuz? İlk oyunu oynadınız mı? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmanızı bekliyoruz.