Acaba Doğru mu? (F-secure)

3

İlgili gelişmeyi okurlarımızdan geldiği gibi size aktarabilirdik. Ama hem Microsoft, hem de F-Secure‘un bu konudaki bazı açıklamalarıyla da karşılaşınca durumun gerçekten de anlatıldığı ciddi olabilmesi ihtimalinde durarak sizlerle paylaşmak istedik. Anlatılanlara göre söz konusu virüs, ayın 3’ünde aktif hale gelerek sistemleri ele geçirmeyi planlıyor.

Nedir bu virüs?
İşin daha da ilginç tarafı ise söz konusu virüsün sadece bir adı olmaması. Nyxem, Kama Sutra, MyWife isimleri altında e-postalarla gelen bu virüs, sisteminizdeki e-posta istemcisini ele geçirerek adres defterinizdeki masum kişilerin bilgisayarlarına bulaşmaya çalışıyor.

Nasıl korunuruz?
Bu konudaki uyarı ve önlemler, hem Microsoft‘tan hem de F-Secure‘den geldi. Kullandığınız anti virüs programını (kullanmadığınızı düşünemiyoruz bile)  mutlaka güncel tutmalısınız.

:: F-secure’un bu konudaki açıklaması ve acil çözümünü ise buradan öğrenebilirsiniz.

Aman dikkat.

SDN

Amazon.com’dan Yazarlara Blog

Amazon.com‘da satışı yapılan kitapların yazarlarına açılan blog’larda, yazarlar kitap ile ilgili düşüncelerini ve duyurularını yazabilecekler. Amazon.com üyeleri ise bu blog’ları takip ederek yazar-okuyucu arasındaki köprüyü bir nebze olsun kaldırabilecek. "Hangi yazarın sitesi var, varsa adresi nedir?" gibi sorulara cevap aramak yerine kitabını satın almak istediğiniz yazara Amazon.com‘dan bir mesaj iletmek ve bu mesaja yanıt almak, gerçekten güzel fikir değil m

:: Yazarların listesine ulaşmak için buraya tıklayın.

Türkiye’de online alışveriş
 
Bu kıyaslama ne kadar doğru olur bilinmez ama, ülkemizdeki online alışveriş mağazaları ise her geçen gün şikayet üstüne şikayet almakla meşguller.

Bir sabit disk sipariş edildiğinde en geç 3 gün içerisinde getirmekle yükümlü olduklarını sitelerinde beyan ederken, neden bir haftadır o sabit diski alamadığınızı sorduğunuzda ise "en kısa zamanda" ölçü birimini bol bol kullandıklarını görmekten sıkılan müşteriler olduğunu duyduk.

SDN

Microsoft’tan Yine Aynı Şarkı

31 Ocak’ta güvenlik araştırmacısı Tom Ferris tarafından, Internet Explorer 7 Beta 2 önizleme sürümünde orta dereceli bir açık bulundu. "Urlmon.dl" dosyasından kaynaklanan açık Internet Explorer 7’nin’ DoS (Denial of Service) saldırılarına açık olması gibi bir problem yaratıyor. Programın çökmesine sebep olabilen bu açık hakkında ayrıntılı bilgi için buraya  tıklayabilirsiniz.

:: IE 7 Beta 2 kullanıcıları, programın açığını test etmek için buraya tıklayabilirler.  IE 7 Beta 2 bu linke tıklandığında hata verecektir.

Yazar: Özlem Özgöbek (Serbest Yazar)

SDN

Site sahibi olmak (2. Bölüm)

8

Daha önce de söylediğimiz gibi alan adı, evinizin sadece posta adresine benzer.
Posta adresi olan ama yerinde yeller esen bir evin işe yaramadığı gibi, hosting’i
(web alanı) olmayan alan adı da hiçbir işe yaramaz. Sitede yayınlanacak olan
bütün dosyalarınız bu alanda kalacaktır. Şimdi de adım adım, “Bir web alanı
nasıl alınır ve yönetilir?
” sorusuna cevap arayalım.

Ücretli mi ücretsiz mi?

Ücretsiz alan adı olduğu gibi, ücretsiz hosting firmaları da vardır. Ancak,
sınırlı alan ve bant genişliği, istemediğiniz halde açılan reklamlar, teknik
desteğin neredeyse hiç olmaması gibi konular nedeniyle, gelişen teknolojisi
ve ucuzlayan fiyatları nedeniyle, konusunda uzman olan bir firmadan, ihtiyacınıza
uygun olan web alanını almanızı tavsiye ediyoruz.

Web alanı satın almak için gerçekten de iyi düşünmelisiniz. Alan adı konusunda
başınız bu kadar ağrımazken, neden web alanı konusunda bu kadar düşünmeniz gerektiğine,
yazımızın ilerleyen kısımlarında bahsedeceğiz.

Hosting firmasını nasıl test ederim?
Ne yazık ki Türkiye’de web alanı ticareti yapan firmaların sayısı yüzlercedir
ve güvenebileceğiniz firmaların sayısı ise belki yüzü bile bulmayabilir. Kendi
tecrübelerimizden faydalanarak komik de olsa aşağıdaki testleri uygulayabilirsiniz;

Web alanı satın alacağınız firma, kurumsallaşmış mı? Bunu anlamanın en kolay
yolu, ödeme yaparken, kredi kartından ödeme yapmak yerine “XXX bankasındaki
Ahmet Dokuzmegapiksel hesabına para yatırıp bize haber verin
” yazıyorsa o siteden
uzak durun.

Diyelim ki çevrimiçi alışveriş sayfası mevcut. Eğer bu sayfa, “Https” ile başlamıyorsa,
yani güvenlik sertifikası yok ise asla kredi kartı bilgilerinizi paylaşmayın.

Söz konusu firma, yukarıdaki adımları başarı ile geçmiş ise son aşama olarak
referanslarını inceleyin. Host ettikleri web sitelerinin hızlarını bir kullanıcı
olarak test edin.

Web alanı satın alacağınız şirketi belirlerken dikkat etmeniz gereken diğer
kriterler de şöyle;

Alanın boyutu
Web alanınızın boyutu sizin için önemlidir. Sitenizin özelliklerine göre uygun
bir alan seçmelisiniz. Bu alanı, daha sonra genişletebilirsiniz ama kullanmayacağınız
alan için boşuna ücret ödememelisiniz. Web siteniz için gerekli olan dosya boyutunu
önceden tahmin edebilirsiniz. Tasarım aşamasında iken bile bu alan, net olarak
belli olmaktadır. Genelde 100 MB’ı pek aşmazlar.

Hız
Alanınızın sınırları belli ise, sıra geldi hız testine. Aslında bu testi nasıl
yapacağınızı daha önceden belirtmiştik. Bunun için referans olarak gösterilen
web sitelerini ziyaret edebilirsiniz. Tıpkı o sitenin kullanıcısı gibi siteleri
dolaşabilir ve eğer uygunsa dosya indirebilirsiniz. Bu testi yapmak için özel
programlar olsa da biz, kullanıcı olarak ziyaret ederek test etmenin, yardımcı yazılımlar ile elde edilen en net sonuçlar ile
aynı fikri vereceğini daha önce de tecrübe ettik.

Bandwith (Bant genişliği)

Web alanınızın boyutu ve hızı mükemmel olabilir. Hesaplamanız gereken bir diğer
unsur da bant genişliği. Bant genişliği, web trafiği olarak da adlandırılır.
Sitenizde 3 MB’lık bir dosya olabilir. 3 MB, sadece alanın boyutu ile ilgilidir.

Ama söz konusu dosyayı o ay içerisinde 1000 kez indirdiklerinde 3000 MB (yaklaşık
3 GB) bant genişliği kullanmış olursunuz. Sitenizin trafiğini de hesaplamalısınız
ya da tahmin etmelisiniz. Bu konuda tahminler yapmak ise zordur. Nerden mi biliyoruz?
SDN desek…

Bant genişliği konusunda ise firmalar biraz daha esnektir. Anlaşmanın üstünde
olan her 1 GB için ortalama 1 dolar gibi bir ücret istemektedirler. Gelecek
ay, geçmiş verilere bakarak bant genişliği konusunda kendinize uygun olan hosting
paketine terfi edebilirsiniz.

:: Dataxi.com’un değişik ihtiyaçlara cevap veren hosting paketlerini incelemek
için buraya
tıklayın.

Teknik Destek
Web alanınızın boyutu yüksek, sunucunun hızından çok memnunsunuz ve sitenize
uygun bir bant genişliği kullanıyorsunuz. Sıra geldi, teknik destek testine.
Bu konu da satın alma kararı vermek kadar önemli sayılır. Sunucunuzun güvenliği,
kullanılan yazılımların güncellenmesi, bazı teknik sorunlarda hızlı ve kesin
çözümlerin sunulması da çok önemlidir. Artık birçok web hosting firması, bu
konuyu

– E-posta
– Form
– Forum
– Chat
– Telefon
– Anında mesajlaşma

gibi seçeneklerle çözmektedir. Siz de satın alacağınız alan için 24 saat ulaşabileceğiniz
teknik yetkili aramalısınız. Web sitenizin ziyaretçilerini karşılayacak olan
web alanı (hosting) paketi satın almak için bilmeniz gereken en önemli bilgileri
bu yazıda paylaştık. Bir sonraki bölümde ise seçeceğiniz hosting paketleri konusunda
nelere dikkat etmeniz gerektiğine değineceğiz.

İlgilendiğiniz hosting şirketi size çok ucuz fiyatlar öneriyorsa şüphelenebilirsiniz.
Ama şüphelenmeniz gereken yerlerden biri de hem fazla fiyata hem de son derece
eksik destek ve güncelleme ile hosting paketi satan popüler firmalar.

Bu konuda
bilgi sahibi olmayan kişileri deyim yerindeyse tuzağına düşüren hosting firmalarının
her dediğine kanmamalı, bu konu için biraz zaman ayırarak araştırma yapmalısınız.
Web alanı satın almayacak olsanız bile, bu konuda aklınıza takılan her türlü
konuyu Dataxi.com uzmanlarına danışabilirsiniz.

:: Yazı dizisinin ilk bölümü olan “Site Sahibi Olmak (1. Bölüm)” başlıklı yazıyı
okumak için buraya tıklayın.

Not: Yakında
yayınlayacağımız 3. bölümde ise sunuculardaki teknik özelliklerden ve
sitenizi yönetmeniz için geliştirilen en yeni  web uygulamalarından
bahsedeceğiz.
 

Tel:
+90 (212) 223 33 03
Fax:
+90 (212) 299 11 79
E-posta:
bilgi@dataxi.com
Web:
http://www.dataxi.com


A D V E R T O R I A L

Xerox’tan Süper Buluş!

Xerox, yeni bir buluşa daha imza
attığını ve bu yenilik için patent başvurusunda bulunduğunu açıkladı. Xerox
bilim adamları, dokümanın içine yerleştirdikleri renk kodları ile, faksla gelen
veya yazıcı, fotokopi cihazı tarafından siyah beyaz basılan bir dokümanı tekrar
renkli bir doküman haline getirmenin yolunu keşfettiler.

Konferansta açıklandı
Geliştirilen bu yaklaşım, bilim adamları Karen M. Braun ve Ricardo
L. De Queiroz
tarafından, Görüntüleme Bilimi ve Teknolojileri Topluluğu‘nun,
Breziliya’daki Brasilia Üniversitesi‘nde gerçekleştirilen yıllık "Renk
Görüntüleme Konferansı
"nda "Renkli’den Griye ve Tekrar Renkliye: Siyah
Beyaz Görüntü Üzerinde Renk Gizleme
" adlı sunumla kamuoyuna duyuruldu.

Braun ve De Queroz adlı Xerox bilim adamları, sunumlarını günlük hayatımızda
yaşanan bir problemi tanımlayarak başladılar.


Siyah ve tonları, kodlanarak daha sonra renklendiriliyor.

Renk sorunu, tarih oluyor
Renkli bir dokümanın siyah beyaz
bir makinadan çıktısı alındığında, çoğaltığında veya faks çekildiğinde, renklerin
kararması, grinin tonlarına dönüşmesi ve bir çok rengin de aynı gri tonlarda
ve parlaklıklarda görünerek, orjiinal renklerin gerçekte ne renk olduğunun algılanamaması
sorununu gündeme getirdiler.

Bu sorunun özellikle grafiklerde ve tablolarda
büyük sorun yarattığını, "pasta grafiklerin (pie chart)", "sütun
grafiklerin (bar chart)
" siyah beyaz basıldıklarında bölümlenmiş kısımlarının
grinin aynı tonlarını taşımalarından dolayı bu grafik ve tabloların anlamsızlaştığını
belirttiler.

Tanımlanan bu sorunu çözmek için bilim adamları ilk önce siyah beyaz
görüntülerdeki farklı renkleri temsil eden aynı gri tonlarını, desen ve doku
olarak birbirinden nasıl farklılaştırabileceklerini araştırdılar. Geliştirilen
metodla, sarı, kırmızı, yeşil, mavi gibi renklerin mikroskopik olarak farklı
doku ve desenlerle temsil edilmesi sağlanarak, siyah beyaz basıldığında bile
bu renklerin tanımlanabilmesi sağlandı.

Renkler için kodlar kullanıldı
Her rengin açıklığından, koyuluğuna
kadar, her bir renk tonu için ayrı desen ve doku kodları geliştirildi. Mikroskopik
olarak görülen kodlanmış desen ve dokularla siyah beyaz basılan bir dokümanın,
kodlarının çözülerek renkli bir doküman haline getirilmesi ya da tekrar kodlanarak
siyah beyaz hale getirilmesi mümkün oldu. Bu geliştirilen yaklaşımla siyah beyaz
bir faks görüntüsünün, orjinal renklerine döndürülerek renkli bir doküman haline
gelmesi sağlandı.

Renkleri algoritmik olarak kodlayan bu teknolojinin, günlük hayatımızda kullanılabilmesi
için siyah beyaz yazıcılar üzerinde kullanılan bir yazılım haline getirilmesine
çalışılıyor. Siyah beyaz yazıcılara entegre edilecek bu yazılım, kendisine gönderilen
renkli görüntüleri her bir renk için ayrı bir doku ve desen kodlayarak basacak.


Buluşun patenti, Xerox’ta.

Siyah – beyazdan, renkliye
Siyah beyaz basılan bu kağıt, daha sonra aynı yazılıma sahip farklı bir renkli
fotokopi makinasında çoğaltıldığında ya da çok fonksiyonlu bir makinede tarandığında
kodlar algılanıp, çözülerek renkli bir doküman olarak taranması ya da çoğaltılması
mümkün olacak.

Böylece renk kodları görüntünün içine gizlenerek basılan siyah
beyaz bir dokümanı, istendiğinde renkli bir doküman haline getirmek mümkün olacak.

Patent, Xerox’ta
Xerox bu buluşu yakın bir zamanda kendi ürünlerine entegre ederek, buluşun
patentine sahip olmaktan dolayı, başka bir marka ve üründe yer almayacak bu
özellikle, Xerox marka baskı ve görüntüleme sistemlerini rakiplerinden farklılaştırmayı
planlıyor.

Rakamlarla Xerox’ta AR-GE
Xerox, Uzak Doğu yapılanması Fuji Xerox’la beraber her yıl ortalama 1.5 milyar
dolarlık bir kaynağı AR-GE çalışmalarına ayırıyor. Xerox’un bünyesinde 1100
bilim adamı bulunuyor.

Xerox’un A.B.D., Kanada ve Avrupa’da yer alan AR-GE laboratuvarlarında
iş uygulamaları, elektro mekanik sistemler, dijital görüntüleme, bilgisayar,
renk bilimi ve baskı teknolojileri alanlarında araştırmalar yapılıyor.

Bilgi için: Xerox Türkiye
Tel: (800) 211 30 97 – Ücretsiz
Fax: (212) 267 09 04

SDN

Yazılımlar 64-Bit’e Hazır mı?

Microsoft, Intel ve HP, 64-Bit’e verdikleri desteği ‘Avantaj 64‘ programını
Türkiye’ye getirerek sürdürüyor. Bu desteklerini basın ve katılımcılarla paylaşan Microsoft,
Intel ve HP, 64-Bit platformundaki yazılım ve donanım çözümlerini tanıttı. Toplantıda
aynı zamanda, ‘Avantaj 64’ programı kapsamında Microsoft Türkiye’de kurulan
ilk 64-Bit Destek Merkezi duyuruldu. Söz konusu Destek Merkezi’nde, yazılım
geliştiren iş ortakları ve müşterilere 64-Bit platformunda yazılım geliştirme
konusunda ücretsiz eğitim olanağı sunuluyor.


Türkiye’deki bilişim devleri 64 bit için buluştu.

Microsoft cephesi
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan konuşmasında şunları
söyledi: "Kaliteli yazılım geliştiren çok sayıda şirketin bulunduğu Türkiye’nin,
bilgi toplumuna dayalı bir rekabet ile Avrupa Birliği’ne yazılım ihraç edecek
konuma geleceğine inanıyoruz. Kalifiye eleman ve ARGE, bu hedefe ulaşmadaki
en kritik unsurlar arasında yer alıyor. Microsoft olarak, Araştırma-Geliştirmenin
bilişim sektörünün lokomotifi olduğuna, 7 milyar dolarlık ARGE yatırımı sayesinde
pazarda lider konumda olduğumuza inanıyoruz. ‘Avantaj 64′ kapsamında Microsoft
iş ortaklarına ve müşterilerine hizmet verecek olan 64-Bit Destek Merkezi’ni,
Microsoft Türkiye’de kurmamız da, yazılım sektörüne ve yazılım geliştiricilere
yaptığımız yatırımın bir sonucu. HP ve Intel gibi, iki öncü firmanın da aralarında
bulunduğu iş ortaklarımızla birlikte, bu platforma verdiğimiz desteği ‘Avantaj
64′ programı çerçevesinde sürdürüyoruz.
"

Intel cephesi
Intel Türkiye Genel Müdürü Ege Ertem, konuşmasının başında Türkiye’de 2007
yılı sonunda oluşacak toplam 35 bin adetlik sunucu pazarının tamamen 64-Bit
olarak gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini ifade ettikten sonra, yapılan araştırmaların
2012 yılında bugün işlenilenin 30 katı daha fazla veri işleneceğini ortaya koyduğunu
belirtti.

Kullanıcılara, artan veri ihtiyacının işlenebilmesi için gerekli kapasite
ve performansı, son 64-Bit ve çoklu çekirdekli platformların sağlayacağını vurgulayan
Ertem, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Intel olarak, geçtiğimiz yıldan bu
yana pazara çıkardığımız ve önümüzdeki dönemde çıkaracağımız Itanium 2, Xeon
ve Pentium4 gibi pek çok yeni nesil 64-Bit ve çoklu çekirdekli platformların
sağladığı performans, bellek ve kapasite artışı sayesinde işini büyütmek isteyen
işletmelere ölçeklenebilir çözümler sunuyoruz. Türkiye’de Microsoft ile beraber
yazılım ve donanım firmalarına yönelik olarak yürüttüğümüz ortak çalışmadan
son derece memnunuz. Uygulama geliştiricilerin, 32-Bit uygulamalarını 64-Bit
ve çoklu çekirdekli platformlara kolay ve hızlı bir şekilde taşıyabilmeleri
için bu ay içerisinde laboratuvar eğitimleri düzenleyeceğiz. Bu eğitimlerde
aynı zamanda katılımcılar ile Intel’in yazılım geliştirmeye yönelik araçlarını
da paylaşacağız.
"

HP cephesi
HP Türkiye Genel Müdürü S. Şahin Tulga, konuşmasında Itanium’un global Yazılım
Evleri (ISV) tarafından çok büyük ilgi gördüğünü ifade ettikten sonra sözlerine
şöyle devam etti: "Artık firmalar, ya kullandıkları yazılımları Itanium
mimarisine taşıyorlar, ya da HP Integrity platformlarında geliştiriyorlar. Dünyada
bu gibi uygulamalar takip edilirken, yerel Yazılım Evlerinin de (ISV), rekabet
avantajı yakalamak için bu gelişmelere ayak uydurmaları gerekiyor."

Yazılım sektöründeki uzmanlar, 64-Bit Microsoft-Intel platformunun analitik
çözümler, veri tabanı çözümleri, ERP, Yüksek Performans Yazılımları ve Güvenlik
çözümleri için en uygun platform olduğu konusunda görüş birliği içinde. 64-Bit
çoklu çekirdekli platform, günümüz iş uygulamalarının ihtiyaç duyduğu yüksek
performans, ölçeklenebilirlik ve erişilebilirlik konusunda büyük avantajlar
sağlıyor.

Bilgi için: http://www.64advantage.com

SDN

Internet Explorer 7 (Beta 2)

Yeni tarayıcıyı bilgisayarımıza kurabileceğimizi tahmin etmiyorduk. Bunun nedeni
işletim sisteminin dilinin Türkçe olması idi. İlk beta sürümde bu şekilde bir
hata ile karşılaşmıştık. Ama bu sefer yanıldık. Internet Explorer Beta 2‘nin
İngilizce olmasına rağmen Windows XP Türkçe ‘ye de kurulabiliyor. Kurulmasına kuruluyor da, kaldırmada biraz sorun yaşadık. Flash animasyonu izlerken siz de bize hak vereceksiniz.

:: 11,2 MB‘lık kurulum dosyasını SDN Download sayfasından güvenle indirmek için
buraya tıklayın.

Yenilikleri aslında bir yerden tanıyorsunuz!
Kurulumdan sonra bilgisayarı yeniden başlatmanız gerekiyor. Tarayıcı içerisinde
özellikle merak ettiğimiz yenilikler arasında;

– Sekmeli tarama
– RSS okuyucusu
– Pishing Filter
– Arama motoru çubuğu

yer alıyordu. Tarayıcının kurulumundan, kullanımına kadar tüm yeniliklerini
detaylarıyla inceledik ve bu incelememizi de kayıt altına aldık. Hazırladığımız
animasyonun (Sanıyoruz Internet Explorer 7 için dünyada da ilk) dosya boyutu
3,5 MB. Ancak, akıcı bir animasyon olduğundan siz izlerken bir yandan
da veri transferi gerçekleşecek ve size zaman kazandıracaktır.


Kurulum ekranından bir görüntü

Animasyona geçmeden önce önemli bir noktayı daha hatırlatalım. Programı denedik,
beğendiğimiz ve beğenmediğimiz tarafları oldu ancak en dumur anımızı, programı
kaldırmak istediğimizde yaşadık.

Kaldırmak için kasmak gerekiyor!
Çünkü Program Ekle/Kaldır menüsünde bu yazılımı
göremiyorsunuz. Neyse ki, Microsoft’un haber gruplarında bu sorumuzun da cevabını
bulduk. Nasıl mı? Aşağıdaki animasyonu izlemeniz yeterli 😉


IE 7’den genel bir görüntü

:: Internet Explorer 7 (Beta 2) kurulumu, kullanımı, ipuçları ve yeniliklerini
koltuğunuza yaslanarak izlemek için buraya tıklayın.

Bilgi için: Microsoft

SDN

E-postanın Kölesi Olduk

1

Araştırmaya katılan 1700 çalışandan beşte biri, sürekli e-postalarını kontrol
ettiğini ve ulaşamadığı anda da panik yaşadığını ifade ederken, e-posta kullanımının
bağımlılık yarattığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 75 oldu. Türkiye’nin de içinde yeraldığı EMEA Bölgesi (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) nde
gerçekleştirilen araştırmada, e-posta hacminin son bir yıl içinde yüzde 47 arttığı
da belirlendi. Bu oran 500 veya daha fazla kişi çalıştıran büyük şirketlerde
yüzde 200’e çıkıyor.

Çalışanların yüzde 15’i e-posta için 2 çalışma gününü ayırıyor
Araştırmaya katılanların yüzde 52‘si gelen e-postalarını okuma, cevaplama
ve yazımı için günde iki saat ve üzerinde zaman harcıyor. Yüzde 15‘i ise günde
4 saat bir diğer ifadeyle beş çalışma gününün ikisini sadece bu işe ayırıyor.

Çalışanların yüzde 54‘ü e-postalarını sabah saat 9’dan önce kontrol ediyor.
Bu grupta yeralanların bir bölümü bu işlemi sabah 6’da yapıyor.

Çoğunluk e-posta
kontrolünü saat 5 civarında sona erdirirken, araştırmaya katılanlardan bu işlemi
gece yarısında yaptığını söyleyenler de var.

Araştırma, e-posta’nın çalışanlar tarafından temel bir iş aracı olarak görüldüğünü
de ortaya çıkardı. Çalışanlar, e-posta’yı, toplantı detaylarını kontrol etmek
(yüzde 74), kontak bilgilerini yönetmek (yüzde 62), belge bulmak (yüzde 74)
ve görev delege etmek (yüzde 46) gibi aktivitelerin de dahil olduğu iş faaliyetleri
için bir ana sistem olarak kullanıyor.

Ofis dışında mobil cihazlardan e-posta kontrolü yaygın
Araştırma, mobil cihazların da e-posta kontrolünde yaygın olarak kullanıldığını
ortaya çıkardı. Katılımcıların yüzde 31‘i e-posta’larına erişebilmek için mobil
cihazları kullanıyor. Bu cihazları tercih edenlerin yüzde 34‘ü sabah kalktıklarında
ilk olarak e-posta’larını kontrol ediyor.

Yüzde 30‘u ise gece yatmadan önce
bu kontrolü yapıyor. Katılımcıların yüzde 72‘si e-postalarını ofis dışında kontrol
ederken, bunların yüzde 40‘ı kontrollerini tatilde veya hasta olduklarında gerçekleştiriyor.

Mobil e–posta kullanıcılarının yüzde 65‘i mobil cihazlarını ortaklarının veya
yakın arkadaşları ve ailelerinin yanında işle ilgili olarak kullanıyor.

Katılımcıların yüzde 27‘si e-postalarını iş saatlerinin dışında kontrol etmenin
stresi artırdığını söylerken, yüzde 23 gibi önemli bir bölümü ise bunun stresi
azalttığını ifade ediyor.

Mobil e-posta kullanıcılarının yüzde 43‘ü ofis dışından
e-postaya erişimin kendilerini daha verimli kıldığını, yüzde 75‘lik grup ise
e-posta sistemi kullanımının kontrol altında tutulmasının işverenlerinin değil
kendi sorumlulukları olduğuna inandıklarını belirtiyor.

Artık e-posta karekterleri de var!
Araştırma, bilgisayar kullanıcılarını e-posta kullanımlarına göre disiplin
yanlısı olanlar, bağımlılar, fobisi olanlar ve bunalmış olanlar şeklinde 4 ana
kategoriye ayırıyor.

Disiplin Yanlısı Olanlar: Katılımcıların yüzde 49’u e-posta’yı nerede ve
ne zaman kullanacakları konusunda kesin kuralları var. Bu gruba dahil olanlar
e-posta kullanımını, iş saatleri ve işyerleriyle sınırlandırıyor.

Bağımlılar: Katılımcıların yüzde 21’i dürtüsel olarak e-postalarını kontrol
ediyor ve erişemedikleri anda da paniğe kapılıyor.

Fobisi Olanlar: Katılımcıların yüzde 10’unun e-posta konusunda teknofobisi
var. Bu grupta yeralanlar, en basit işlevleri kullanıyor ve sözlü haberleşmeyi
tercih ediyor.

–  Bunalmış Olanlar: E-posta bombardımanından bunaldıklarını belirten ve katılımcıların
yüzde 6’sını oluşturan bu gruba dahil olanlar ise e-posta kutusunu açmaktan
bile ürküyor. Bunun sonucunda da e-posta’ların çoğu okunmuyor.

E-posta’nın son yıllarda sadece bir haberleşme aracı olmaktan çıkarak, kritik
bir iş aracına dönüştüğünü ifade eden Symantec EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı
Lindsey Armstrong
, teknolojinin çalışan nüfus üzerindeki hakimiyetini endişe
verici bulduklarını söyledi.

Armstrong, kuruluşların çalışanların tamamen bunalacakları
zamanı beklemek yerine artan bilgi akışını yönetebilmelerine yardımcı olacak
politikalar ve yol göstericilerin üretilmesi konusunda şimdiden düşünmeye başlamaları
gereğinin de altını çizdi.

Çalışanlara öneriler
Araştırmanın sonunda çalışanlara e-postaları yönetme konusunda bazı tavsiyelere
de yer verildi.

1. E-postanıza ne zaman ve nerede eriştiğinizi düşünün

2. Acil bir haberleşme beklemediğiniz sürece işlerinizi bitirebilmek için belirli
sürelerde çevrimdışı olarak çalışmaya gayret edin. Başka bir e-posta haberleşmesinin
içine çekilmek için kendinizi mecbur hissetmeyin.

3. Gelen posta kutunuzu yönetin. Bir e-postayı okuyup, gereğini yaptıktan
sonra dosyalayın. Gelen posta kutunuzdaki e-postaların sayısını azaltmak için
sadece sizin aksiyon almanızı gerektirenleri saklayın. Çünkü bu mesajlar daha
sonra sizin “yapılması gerekenler” listenizi oluşturacak.

4. Elektronik haberleşmeye dayanan bir dünyada kaşılıklı konuşma çok daha değerlidir.
Sadece karşılıklı konuşmanın mümkün veya uygun olmadığı zamanlarda e-postayı
kullanın.

5. Sizin mesajınızı gerçekten kimlerin bilmesi gerektiğini düşünün ve ona göre
kopyalayın. Bir e-posta’ya dahil edilmiş iseniz "hepsini cevapla” seçeneğinin
gerçekten gerekli olup olmadığına karar verin.

Kurumlara öneriler
Symantec, mevcut e-posta salgını ile mücadele etmeye yardımcı olmak için kuruluşlara
önerilerini ise şöyle sıraladı:

1. Yöneticilerin, bilgi depolamayı merkezi olarak kontrol edebilmesine ve düşük
maliyetli katmanlı depolama çözümlerine imkan veren arşivleme çözümlerinin uygulanması.

2. Kullanıcılara gelen istenmeyen mesajların miktarını kontrol altında tutmaya
yardımcı olacak spam filtereleri kullanılması. Bunlar özellikle uzaktan erişen
çalışanlar için e-posta indirme süresini azaltması açısından son derece yararlı.

3. Çalışanlar e-postalarını nasıl etkin olarak yönetebilecekleri konusunda
eğitilmeli. Böylece mesajlarını duruma göre ya dosyalarda saklayacaklar ya da
silecekler.

4. Çalışanların BT bölümleri ile ortak çalışması sağlanmalı. Böylece tüm gerekli
sistem yedeklemeleri zamanında ve doğru olarak yapılacaktır.

5. Çalışanlar e-posta göndermek yerine mümkünse meslektaşları ve müşterileri
ile konuşmaya teşvik edilmeli.

6. Çalışanlar gereksiz olarak çok sayıda kişiye e-posta’ların kopyalarını nezaketen
göndermeyi bırakması konusunda teşvik edilmeli.

7. Çalışanlar ‘bölgesel ofis’ bilgilerini içeren mesajların şirket içinde haberleşmeye
açık olarak gönderilmesi gibi gereksiz e-posta gönderimini bırakması konusunda
teşvik edilmeli.

SDN

Google, Araç Çubuğunu Büyüttü

8

Kullandığınız tarayıcının Internet Explorer ya da Firefox olması fark etmiyor.
Google, bu araç çubuğunu tarayıcınızla bütünleştirmeye niyetli. Her ikisi için
de kurulum dosyası mevcut. Bu dosyaların en güncel olanlarını SDN Download sayfasında
bulabilirsiniz. Google Toolbar’ın son sürümü olan Google Toolbar 4.0’da ise bazı etkili yenilikler bulunuyor.
Önce bu yeniliklerden kısaca bahsedelim, daha sonra da araç çubuğunun
kurulup kullanılması ile ilgili bilgileri vereceğiz.

Yenilikler!


Google Toolbar, adres satırının hemen altında kendine yer buluyor.


Spellcheck(Yazım denetimi):
Diyelim ki SDN forumlarına süper bir mesaj yazacaksınız
ama bu mesajınızın imla hatalarına uygun olmasını da can-ı gönülden istiyorsunuz.
Tıpkı Microsoft Word’ün yaptığı yazım denetimi gibi bir uygulamayı bu alanlarda
da kullanabilirsiniz. Google Toolbar’ın bir butonuna basarak.

AutoFill (Otomatik Doldurma): Formlarda girmeniz gereken bilgiler genelde her
zaman aynıdır. Adınız, soyadınız, e-posta adresiniz, vs… Bu bilgileri her forma
girmekten sıkılan kişilerdenseniz o zaman Google Toolbar, bu işlemleri de sizin
yerinize gerçekleştirebiliyor.

AutoLink (Otomatik Link): Bu özellik sadece Amerikanya için geçerli. Adresinizi
yazdığınızda, söz konusu adrese anında bir link veriliyor. Ne linki mi? Google
Maps’deki yeri. Türkiye’deki şehirler ve sokaklar henüz bu veritabanı içerisinde
yer almıyor. Google Maps’in bu hizmeti ülkemize gelene kadar en yakın Tekel
bayiini kullanmaya devam edeceğiz.

AutoUpdate (Otomatik Güncelleme): Google Toolbar’ın yeni versiyonu var mı yok
mu diye araştırmanıza da gerek kalmadı. Otomatik güncelleme ile yeni versiyon
yayınlanır yayınlanmaz anında size haber veriliyor ve yeni versiyon kısa süre
otomatik olarak yükleniyor.

Google Tolbar nasıl yüklenir?
Öncelikle kullandığınız tarayıcı bilmelisiniz. Biz, üşenmeyip her iki tarayıcı
için de nasıl kurulum yapıldığını adım adım açıklayacağız.

Firefox için Google Toolbar Kurulumu


Firefox’ta Google Toolbar kurulumu

 Siz de SDN editörleri gibi
Firefox kullanıyorsanız buraya tıklayarak kurulum
dosyasını indirebilirsiniz. Firefox "Yazılım Kuırulumu" penceresi geri
sayımdan sonra kuruluma başlamak için sizden onay isteyecektir. "Şimdi
kur" butonuna basarak kısa süre içerisinde Google Toolbar‘ı
tarayıcınıza yüklemiş olacaksınız.

Firefox kullanıcıları, Google Toolbar‘ın aktif olması için tarayıcılarını kapatarak
yeniden açmaları gerekiyor. Bu adımdan sonra araç çubuğunun kurulu olduğunu
görebileceksiniz.

Internet Explorer için Google Toolbar Kurulumu


Internet Explorer’da Google Toolbar kurmak için
kurulum dosyasını indirmeniz gerekiyor.

Internet Explorer kullanmakta ısrar edenlerdenseniz o zaman Google Toolbar kullanmak
için buraya http://toolbar.google.com/ tıklayın. "Download Google Toolbar"
butonuna tıklayarak 550 KB‘lık kurulum dosyasını indirdikten sonra veya direkt
olarak çalıştırın.

Bu pencerede ülkenizi seçmeniz gerekiyor. Daha sonra aşağıda bulunan "Agree
& Continue
" butonuna basmalısınız.

Eğer gelişmiş özelliklerle kurmak istiyorsanız sıradıki pencerede ise "Enable
advanced features
" onay kutucuğunu işaretleyin. Daha sonra da "Finish"
butonuna basarak kurulumu tamamlayın.

Google Toolbar ile neler yapılabilir?
Aslına bakarsanız arama işlemleri için Google’ın web sayfasını açmanıza gerek
kalmadan anında kutucuğa yazarak arama yapmanızı sağlayan bu araç, gün geçtikçe
gelişerek daha fazla işlevsellik kazandı. Firefox, zaten bir arama çubuğu ile
kuruluyor ancak aramanın dışında bazı özellikler de sadece bu çubukta yer alıyor.

En fazla kullanılan Google Toolbar uygulamaları arasında, tek tıklamada site
içi arama, resim arama yer alıyor. Bunun dışında bulunduğunuz sayfanın Google
tarafından verilmiş olan puanını da öğrenebiliyorsunuz. Buna, Google Rank deniyor
ve neye göre verildiği ise net değil. Mesela ShiftDelete.Net’in Google Rank’ı
koskocaman bir Sıfır 🙂

Service Pack 2 ile beraber gelen açılır pencere engelleyicisi, Google Toolbar’da
da bulunuyor. Bulunduğunuz sayfa ile ilgili olarak blog’unuza (Blogger.com’dan
alınmış bir blog hesabı olmak zorunda) anında yazı yazabilmeniz için de bir
buton bulunuyor.

Seçenekler
Google Toolbar’ı kendi isteklerinize göre daha da şekillendirebilir ve kullanışlılığını
arttırabilirsiniz. Bunun için araç çubuğu üzerinde yer alan "Options"
butonuna basmanız yeterli. İlgili ayarlar aşağıdaki pencere olarak karşınıza
gelecektir.

Google Toolbar 4.0‘ın henüz Türkçe sürümü bulunmuyor. Mart sonuna kadar 16 dilde hazır olması planlanıyor.

Daha fazla bilgi için: http://toolbar.google.com

SDN

Şu Çılgın PC’ciler!

"Elin oğlu" diye hitap ettiğimiz bir takım başarılı kişiler, yine yaptılar yapacaklarını. 8 Mhz‘lik bir bilgisayarda Windows XP çalıştırmasını başardılar. Oysa Microsoft, Windows XP’nin çalışması için minimum 233 Mhz işlemci gerektiğini söyliyor. Bu kriterlere bir de 64 MB RAM ekleniyor. Aşağıdaki bağlantıya tıkladığınızda (İng.) siz de göreceksiniz ki adım adım yapılan uygulamalar ile Windows XP, 8 Mhz‘lik bir işlemci ve 20 MB‘lık RAM’i olan bir bilgisayarda çalışıyor.

Operasyonun bazı ekran görüntüleri



Daha fazlası
Tüm bu işlemlerin nasıl yapıldığını ekran görüntüleri ile beraber adım incelemek isterseniz, buraya tıklayabilirsiniz.

Kaynak: Winhistory

SDN

Telefonların En Şekeri!

Uzak…. Çok uzak bir galakside Jedi’lar Sith Lordları vardı. Evet,
teknoloji de doruklardaydı. Bu fantastik senaryo, George Lucas’ın
sahibi olduğu Lucas Arts tarafından filme çevrildi. Ve dünyadaki
bilimkurgu manyakları, bu filmin fanatiği oldular -başta ben-. Hatta
öyle ki İngiltere’de dinini Jedi olarak yazdıran binlerce kişi mevcut.
Peki, hatırladığımız karakterleri saysak; Luke -Lucas’ın Luke’u da
olabilir- Skywalker, Darth Vader sonra Princess Leia. Peki Luke kadar
meşhur bir robot desem… Tabii ki R2D2 (Artuditu diye okunuyor yanlış
olmasın).

Star Wars fanatiklerine
Evet, kendine ait fanı olan nadir robotlardan. Fan grubunu elde ederken o hiç konuşmadı,
sadece işini yaptı. İnanıyorum, çoğu kişi filmi izlerken böyle bir
robota sahip olmak istemiştir.


30 cm’lik dünyanın en tatlı telefonu

Üç filmde (numarayla 4-5-6) rolü
yine büyüktü. Fakat 1-2-3’te inanılmaz yeteneklere sahipti. Ama sonra
bunlara ne oldu herkes merak ediyor:) Sadede gelmek gerekirse evet
herkes böyle bir robot evinde ister.

Gelen çağrıyı cevaplamayabilirsiniz
Fakat teknoloji o kadar ileride
olmadığından ya da daha ileri olduğundan, yardımcı pilotlar direkt
makinelere yerleştirildiğinden R2D2 telefonuyla karşı karşıyayız.
Aslında sade bir robot ama eğlenceli.

Siz karşı tarafı ararken
olağanüstü yeteneklerini göremiyoruz. Ama arandığımızda bu robot 30
cm’lik boyuyla kafası dönmeye, biplemeye ve R2D2’ya özgü sesler
çıkarmaya devam ediyor.

En uygun fiyatlı robot
Star Wars’la alakalı güzel ürünler üretildiğini
söylemek biraz zor. Bu ürün, basitliğiyle ve sevimliliğiyle fanların
gönlünde yer edecek bir ürün olmaya aday. (Tabi lazer olmayıp da camdan
yapılma kılıçları saymazsak.

Sakın onlarla savaşmayın, kırılıyorlar) Ve
biri sizi arayıp da evden ulaşamadığında (Yani siz telefonu
açmadığınızda) yanında bahanesiyle birlikte 40 euro’ya satılıyor. Bence
eğlenceli ve Star Wars fanları için gerçekten de bulunmaz bir ürün.

Fiyatı: 51 Euro
Satın almak için: Boysstuff
Yazar: Fatih Yenihayat

SDN