NVIDIA çalışanı dünyanın en büyük asal sayısını keşfetti!

Geçmişte NVIDIA için çalışan Luke Durant, dünyanın en büyük asal sayısı keşfiyle dünya çapında dikkat çeken bir başarıya imza attı. Hem matematik hem de teknoloji dünyasında ses getiren keşif için binlerce grafik işlemcinin (GPU) gücünden yararlandı. Elde edilen asal sayı, 2^136,279,841 – 1 formülüne sahip ve yaklaşık 41 milyon rakamdan oluşuyor. İşte dünyanın en büyük asal sayısı…

Öncelikle Durant, bu keşfi için GIMPS (Great Internet Mersenne Prime Search) adı verilen bir platformu ve onun ücretsiz sunduğu yazılımı kullandı. GIMPS, Mersenne asal sayıları adı verilen özel bir asal sayı türünü keşfetmek için yıllardır çalışmalarını sürdürüyor.

Matematik

Mersenne asal sayıları merak edenlerimiz için, bu sayılar 2’nin kuvvetinden bir eksik olan sayılar olarak tanımlanıyor ve bu tür asal sayılar, diğer asal sayılardan çok daha nadir bulunuyor. Durum böyle olunca, hem keşfetmesi zor hem de oldukça özel sayılar olarak kabul ediliyorlar.

23andme iflas ediyor: Milyonların DNA’sı tehlikeye girdi!

23andme iflas ediyor: Milyonların DNA’sı tehlikeye girdi!

İnsanların DNA testiyle soy bilgilerini çıkarabilen 23andme şirketi batmanın eşliğine geldi. Kullanıcıların DNA'ları tehlike altında.

Durant’ın dünyanın en büyük asal sayısı keşfi, 17 ülkedeki 24 veri merkezi bölgesinde kullanılan binlerce GPU ile gerçekleştirildi. Özellikle, NVIDIA A100 GPU bu aşamada büyük bir rol oynadı. Fakat bu devasa sayıyı doğrulamak için keşiften sonra başka platformlarda çeşitli asal testleri yapılması gerekti. Doğrulama işlemi oldukça karmaşık ve ileri matematiksel hesaplamalar gerektiriyordu.

Yapılan tüm testlerle birlikte sonuçlar kesin olarak onaylandı ve Durant, devasal asal sayının gerçekliğini matematik dünyasına sunmayı başardı. Bu arada, yapılan keşif ayrıca GIMPS platformunun tarihinde bir ilk. Zira Durant, GIMPS üzerinde bulut bilişim altyapısını kullanarak bir Mersenne asal sayısı keşfeden ilk kişi oldu.

Durant’ın, projeye başlarken bu keşfi grafik kartlarının bilimsel araştırmalardaki gücünü göstermek amacıyla başlattığını ifade ettiğini de belirtelim. Bu kadar uzun bir sayıyı gözünüzde canlandırmak zor olabilir; merak edenler için GIMPS web sitesinde indirilebilir durumda. Bu keşif hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Read this news article in English

iMessage çocukları koruyacak: Devrim niteliğinde yenilik geldi!

Apple, çocukların dijital güvenliğini artırmak amacıyla iMessage uygulamasına yeni bir özellik getiriyor. İlk olarak İlk olarak sadece Avustralya’da beta sürümüyle kullanıma sunulacak olan bu yenilik, çocukların maruz kaldıkları uygunsuz içerikleri doğrudan şirket yetkililerine bildirmelerini sağlayacak.

iMessage, çok daha güvenli bir platform olacak

Teknoloji devi Apple, iOS 17 ile birlikte 13 yaş altı kullanıcılar için varsayılan olarak aktif olan iletişim güvenliği önlemlerini bir adım öteye taşıyor. Yeni sistem, iPhone’ların çıplaklık içeren görüntü ve videoları otomatik olarak tespit etmesine ve gerekli durumlarda müdahale etmesine olanak tanıyor.

Güvenlik sistemi, iMessage, AirDrop, FaceTime ve Fotoğraflar uygulamalarında çalışıyor. Cihaz üzerinde gerçekleşen tespit işlemi, kullanıcı gizliliğini korumak amacıyla tamamen yerel olarak yapılıyor. Sistem, uygunsuz içerik tespit ettiğinde genç kullanıcıya iki aşamalı bir uyarı ekranı gösteriyor ve içeriği görüntülemeden önce ebeveyn veya veli ile iletişime geçme seçeneği sunuyor.

Google ve Apple arasındaki iMessage kavgası sonlanıyor mu?

Google ve Apple arasındaki iMessage kavgası sonlanıyor mu?

Google, RCS mesajlaşma sisteminin sonunda Apple tarafından benimseneceğine dair bir bildiri paylaştı. İşte detaylar!

Şirket, özelliği ilk olarak Avustralya’da test ederken, ilerleyen dönemlerde dünya genelinde kullanıma sunmayı düşünüyor. Bu yeni özellik, Avustralya’nın 2024 yılı sonuna kadar teknoloji şirketlerinin çocuk istismarı ve terör içeriğini denetlemesini zorunlu kılan yeni yasalarnın ardından geldi ve ülke genelinde şimdiden olumlu tepkiler aldı.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Benzeri bir özelliğin ülkemiz için de kullanılması gerektiğini düşünüyor musunuz? Görüşlerinizi paylaşmayı ihmal etmeyin.

Read this news article in English

Yok artık: En ünlü yapay zeka modellerini 3 mesajla hacklediler!

Palo Alto Networks’ün güvenlik birimi Unit 42 tarafından yapılan yeni bir araştırma, yapay zeka dil modellerinin (LLM) güvenlik önlemlerini aşmak için kullanılan akıl almaz bir tekniği ortaya çıkardı. ‘Aldatıcı Sevinç’ (Deceptive Delight) adı verilen bu yöntem, yapay zekaların zararlı içerik üretimi yapması için sadece üç adımlık bir etkileşime ihtiyaç duyuyor.

Yapay zeka modelleri güvenli mi?

Araştırmacılar, bu tekniğin tehlikeli istekleri zararsız görünen sorguların içine gizleyerek çalıştığını belirtiyor. Yapılan testlerde, sekiz farklı model üzerinde 8 bin deneme gerçekleştirildi ve vakaların yüzde 65’inde zararlı yanıtlar elde edilebildi. Bu oran, geleneksel yöntemlerle yapılan doğrudan zararlı isteklerde sadece yüzde 6 seviyelerinde geziyordu.

Tekniğin çalışma prensibi şu şekilde: Zararlı içerik gündelik ve masum konularla harmanlanıyor ve bu sayede yapay zekaların güvenlik mekanizmaları aşılabiliyor. Örneğin, sevdiklerine kavuşma ve çocuk doğumu gibi olumlu olaylarla yapay zeka tabir-i caizse yumuşatılıyor ve daha sonrasında bu mesajlar tehlikeli içerikleri birleştirerek modelin her iki konuya da yanıt vermesini sağlıyor.

Türkiye’nin yapay zekadaki geleceği, Bilişim Zirvesi’24’de tartışıldı!

Bu keşif, yapay zeka güvenliği konusundaki endişeleri artırırken sektörde yeni önlemlerin alınması gerektiğini de gözler önüne seriyor. Özellikle bazı modellerde yüzde 80’in üzerinde başarı oranına ulaşan bu teknik, yapay zeka sistemlerinin güvenlik açıklarına karşı ne kadar savunmasız olabileceğini gösteriyor.

Daha önceki haberlerimizden de anımsayacağınız üzere, yapay zeka modellerini zararlı içerik üretmeye yönlendirmek için dünyada az konuşulan dillerin kullanılması gibi bir yöntem geliştirilmişti. Henüz o soruna çözüm bulunamamışken, şimdi de ‘Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır’ metodu ile karşı karşıyayız.

Siz bu konu da ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlara bekliyoruz.

Read this news article in English

Evcil hayvanınıza neden AirTag takmamalısınız?

10

Bildiğiniz gibi evcil hayvan sahipleri için minik dostlarımızınn güvenliği her zaman öncelikli konular arasında yer alıyor: Son dönemde popülerlik kazanan Apple AirTag takip cihazının evcil hayvan takibi için kullanılması ise pek de iyi bir fikir değil. Peki, neden evcil hayvanınıza AirTag takmamalısınız?

AirTag, hayvanlar için sağlık riski taşıyor!

Apple tarafından geliştirilen AirTag, kişisel eşyaların takibi için geliştirilen, Find My ağındaki Apple cihazları aracılığıyla bluetooth sinyalleri üzerinden çalışan küçük bir takip cihazı… Bavul, çanta ve anahtarlık gibi eşyalar için tasarlanan bu cihazlar, son zamanlarda evcil hayvan sahipleri tarafından farklı bir amaçla kullanılmaya başlandı.

evcil-hayvaniniza-neden-airtag-takmamalisiniz-2

Veteriner uzmanlar, AirTag kullanımının evcil hayvanlar için önemli sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle köpeklerin AirTag’i çiğneme veya yutma riski bulunuyor. Cihazın içindeki pilin midede parçalanması durumunda, asit yanıklarına ve ciddi iç organ hasarlarına yol açabileceği söyleniyor. Bu durumlarda acil cerrahi müdahale ve oldukça maliyetli operasyonlar gerekebiliyor.

Apple’dan iPad Mini serisi için sürpriz karar!

Apple’dan iPad Mini serisi için sürpriz karar!

iPad Mini 8 nihayet OLED ekranla gelebilir. Mini 7'de LCD ekran kullanan şirketin, uygun fiyatlı serisinde OLED'e geçeceği söylendi.

AirTag’lerin evcil hayvan takibi için uygun olmamasının bir diğer nedeni ise teknik kısıtlamalar. GPS takip cihazlarının aksine AirTag’ler yalnızca çevredeki Apple cihazları aracılığıyla konum bilgisi sağlayabiliyor. Bu da özellikle kırsal alanlarda veya Apple cihazlarının az olduğu bölgelerde takip işlevini imkansız hale getiriyor. Kısacası, AirTag ile evcil hayvan takibi, sağlıklı olmamasının yanı sıra verimli bir yöntem de değil.

Her ne kadar ekonomik bir çözüm gibi görünse de, bu cihazların evcil hayvanlar için kullanımı ciddi riskler taşıyor. Hem sağlık açısından hem de teknik kısıtlamalar nedeniyle, evcil hayvan sahiplerinin daha güvenli ve özel olarak tasarlanmış çözümleri tercih etmeleri daha sağlıklı olacaktır.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı ihmal etmeyiniz.

Yerli ve milli insansız otonom sualtı aracı: STM NETA tanıtıldı

STM, Türkiye’nin milli savunma sanayiindeki mühendislik gücünü temsil eden yerli ve milli İnsansız Otonom Sualtı Aracı (İOSA) STM NETA modelini ilk kez SAHA EXPO Fuarı’nda tanıttı. Bu araç, Türk savunma sanayii için mayın tespiti ve denizaltı savunma görevlerinde kritik bir rol üstlenecek.

STM NETA, 300 metre derinlikte mayın tespiti yapabilme kapasitesine, modüler ve esnek yapıya sahip. Kompakt tasarımıyla iki kişi tarafından taşınabilen bu araç askeri alanda mayınların tespiti, sınıflandırılması ve teşhisi görevlerinde kullanılmak üzere geliştirildi. Yüksek otonomi seviyesi ve 24 saate kadar kesintisiz görev yapabilen bataryasıyla geliyor.

Araç, deniz altındaki tehlike bölgelerinde yandan taramalı sonar ve sentetik açıklıklı sonar (SAS) gibi gelişmiş sonar sistemleriyle hızlı ve etkili bir tarama yapabiliyor. Bu özellikleri sayesinde, askeri görevlerin yanı sıra, sivil alanlarda da boru hatlarının incelenmesi, jeofizik araştırmalar ve deniz arkeolojisi gibi geniş bir yelpazede hizmet sunuyor.

Savunma sanayiinde büyük buluşma: SAHA EXPO 2024

Savunma sanayiinde büyük buluşma: SAHA EXPO 2024

SAHA EXPO 2024, 22-26 Ekim tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. İşte tüm detaylar...

STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, STM’nin Türk Donanması’na ve dost ülkelere askeri deniz platformları ve sualtı araçları sunduğunu belirtti. İnsansız hava araçlarındaki otonom kabiliyetler ve komuta kontrol mühendislik becerileri STM NETA’ya entegre edilerek denizaltı operasyonlarında kullanım için daha ileri versiyonlarının da geliştirilmesi planlanıyor.

Elon Musk’tan şok itiraf! Tesla’nın tam otonom modu sınırlı mı?

Elon Musk, Tesla araçlarının yıllardır vaat edilen tam otonom sürüş (FSD) yeteneğine sahip olmayabileceği konusunda sessizliğini bozdu. Tesla’nın 2019’da piyasaya sürdüğü HW3 donanımı, o dönem için otonom sürüşe hazırlıklı olarak tanıtılmıştı ve Tesla kullanıcılarına bu donanım için ekstra ücret ödeyerek gelecekte otonom sürüşten faydalanabilecekleri söylenmişti. Ancak, Musk’ın son açıklamaları mevcut HW3 donanımının tam otonom sürüş için yeterli olmayabileceğini ortaya koydu. İşte detaylar…

Tesla, yakın zamanda geliştirdiği HW4 donanımın HW3’ten birkaç kat daha güçlü olduğunu belirtiyor. HW4, daha fazla işlem gücüne sahip bir beyin gibi çalışarak otonom sürüşteki ihtiyaçlara daha iyi yanıt verebiliyor. Musk, “HW4 ile her şey daha kolay çalışıyor ve HW3 ile aynı güvenlik seviyesine ulaşmak çok daha zor” diyerek, HW3’ün FSD’yi gerçekten gözetimsiz kullanabilecek seviyede güvenilir olup olmayacağı konusunda bazı endişeler taşıdığını itiraf etti.

Bu sebeple, FSD özellikleri için HW3 donanımına sahip kullanıcılar ileride HW4’e geçmek zorunda kalabilir. Yine de Musk’ın söylediğine göre, Tesla mevcut FSD paketini satın almış olan kullanıcılara ücretsiz HW4 yükseltmesi sağlayacak.

Tesla Supercharger 29 Ekim’de herkese ücretsiz olacak!

Tesla Supercharger 29 Ekim’de herkese ücretsiz olacak!

Tesla Supercharger şarj istasyonu 29 Ekim'de ücretsiz olarak açılacak. Şirket, tüm otomobil sahiplerine bu fırsatı sunacak.

Fakat, HW3 ve HW4 arasındaki farklı güç ve kamera bağlantı sistemi, bu geçişin donanımsal olarak zorlayıcı olabileceğini ortaya koyuyor. HW4’ün mevcut araçlara entegre edilmesi, Tesla için maliyetli ve teknik açıdan zorlayıcı bir süreç olacak. Dahası, bu yükseltmenin başarısı hakkında bile kesin bir bilgi yok; Musk, “HW3’ün gerçekten yükseltilebilir olup olmadığını henüz bilmiyoruz” diyerek bu belirsizliği doğrulamış oldu.

Tesla’nın yalnızca kamera tabanlı bir sistemle otonom sürüş sağlaması, bazı uzmanlarca eleştiriliyor. Rakiplerinin kullandığı LIDAR teknolojisinin yer almaması, güvenlik endişelerine yol açıyor ve Tesla’nın otonom sürüşte geri kalmasına neden olabileceği düşünülüyor. Örneğin, Musk’ın uzun süredir vaat ettiği otonom taksi projelerinin gerçekleşmesi için HW4 bile yeterli olmayabilir ve gelecekte daha da güçlü bir donanım gereksinimi doğabilir.

Son gelişmelere bakılırsa, Musk’ın uzun süredir verdiği otonom sürüş sözlerinin halen tam anlamıyla yerine getirilemediği söylenebilir.

Read this news article in English

Dünyayı bağımlısı yapan oyuna Cyberpunk 2077 içeriği geldi: Üstelik ücretsiz!

Geçtiğimiz ay Android ve iOS için piyasaya çıkan ve PC’de gösterdiği korkunç başarıyı katlayarak devam ettiren kart oyunu Balatro, şimdi de Cyberpunk 2077 içeriğiyle oyuncuları mutlu etti. Tıpkı yayınlanan ilk güncelleme gibi bu güncelleme de tüm Balatro sahiplerine ücretsiz bir biçimde sunuluyor. İşte detaylar ve bilmeniz gerekenler…

Balatro için Cyberpunk 2077, Stardew Valley ve dahası…

Son dönemin en çok konuşulan bağımlılık yapıcı oyunlarından Balatro, yeni içeriklerle oyuncuların karşısına çıkmaya devam ediyor. Friends of Jimbo 2 paketi ile birlikte oyuna Cyberpunk 2077, Stardew Valley ve daha birçok popüler oyundan kozmetik kartlar eklendi.

Playstack ve LocalThunk’ın geliştirdiği, poker temalı roguelike oyunu Balatro, çıktığı ilk günden bu yana büyük bir başarı yakaladı. Özellikle mobil platformlara gelmesiyle birlikte popülerliği katlanarak artan oyun, şimdi de ücretsiz içerik güncellemesiyle oyuncularını mutlu etmeye devam ediyor.

Cyberpunk 2077, Slay the Spire, The Binding of Isaac ve Stardew Valley gibi sevilen oyunlardan ilham alınarak tasarlanan kartlar, oyuncuların koleksiyonlarına renk katacak. Şunu da ekleyelim: Yeni güncelleme paketi, oyuna sadece kozmetik değişiklikler getiriyor. Bu kartların oyunun mekaniklerine herhangi bir etkisi bulunmuyor.

Cyberpunk 2077, AMD ve Intel’in büyük desteğini aldı!

Cyberpunk 2077, AMD ve Intel’in büyük desteğini aldı!

Cyberpunk 2077 için büyük güncelleme paketi geldi. Yeni AMD FSR3 ve Intel Xe Super Sampling destekleriyle grafik performansı uçacak.

Daha önce The Witcher, Among Us, Vampire Survivors ve Dave the Diver gibi popüler oyunlardan da kartların eklendiği Balatro, böylece oyun dünyasının en sevilen karakterlerini bir araya getirmeye devam ediyor.

Poker mantığıyla roguelike türünü birleştiren Balatro’da oyuncular, normal poker ellerine ek olarak Joker kartlarını kullanarak güçlü kombinasyonlar oluşturuyor. Oyuncular çip kazanarak ilerliyor ve gizli bonus elleri keşfederek final patronuyla karşılaşmaya hazırlanıyor.

Siz bu güncelleme ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Oyunu deneme fırsatınız oldu mu? Görüşlerinizi yorumlara bekliyoruz.

WhatsApp, ‘Bu nasıl yoktu?!’ dedirten yeni bir özellik getirdi!

Dünyanın en popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, kullanıcı deneyimini iyileştirmeye yönelik yeniliklerine bir yenisini daha ekledi. Uygulama, mesajlara verilen emoji tepkilerini kişiselleştirme özelliğini test etmeye başladı. Bu yenilik, kullanıcıların sık kullandıkları emojileri hızlıca erişilebilir hale getirerek iletişimi daha kolay hale getirmeyi hedefliyor.

WhatsApp, en çok kullanılan emojileri başa getirecek

En yeni beta sürümlerinden birinde keşfedilen bu yeni özellik, WhatsApp’ın Android beta sürümü 2.24.22.16’da test edilmeye başlandı. Bu yenilikle birlikte, kullanıcıların en çok tercih ettiği emojiler tepki listesinin en üstünde gösterilecek.

whatsapp-bu-nasil-yoktu-dedirten-yeni-bir-ozellik-getirdi-2

Şu an itibarıyla Instagram, Telegram ve Facebook Messenger gibi diğer popüler iletişim uygulamalarınını tamamında bulunan özellik, çok yakında WhatsApp kullanıcılarına da sunulmuş olacak.

Şu an mevcut sürümlerde WhatsApp, mesajlara tepki verme özelliğinde yalnızca temel emojileri içeren sabit bir liste sunuyor. Yeni güncellemeyle birlikte kullanıcılar, kendi kişiliklerini yansıtan ve sık kullandıkları emojilere daha kolay erişebilecek. Tepki menüsünde en çok kullanılan ilk yedi emoji görünür olacak ve kullanıcılar sola kaydırarak diğer emojilere ulaşabilecek.

WhatsApp, kullanıcıların en büyük sorununa çözüm üretti!

WhatsApp, kullanıcıların en büyük sorununa çözüm üretti!

WhatsApp, özellikle sık telefon değiştiren kullanıcıların yaşadığı büyük bir sorunu çözmeye hazırlanıyor. İşte detaylar...

Uygulama, son dönemde Topluluklar, grup sohbetleri, kanallar ve durum güncellemeleri gibi modern iletişim araçlarıyla kendini sürekli yeniliyor. Yakında gelmesi beklenen Durum Güncellemeleri için müzik desteği özelliğiyle birlikte WhatsApp, kullanıcılarına daha zengin bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı ihmal etmeyin.

Eski OpenAI çalışanı: “Şirket, interneti mahvetti!”

OpenAI, özellikle artık kâr amacı gütmeyen bir şirket olmadığını açıkladıktan sonra adeta fırtınalı bir sürece girmiş durumda… Şirketin hisselerinin düşmesi, yönetim ekibindeki ağır topların birbiri ardına şirketten ayrılması derken, şimdi de eski bir OpenAI çalışanı, eski firması hakkında açtı ağzını yumdu gözünü. İşte o ismin yaptığı açıklamalar…

Eski çalışan: OpenAI, yasalara uymuyor!

OpenAI’dan ayrılan araştırmacı Suchir Balaji’nin açıklamaları teknoloji dünyasında yankı uyandıracak gibi görünüyor. Berkeley mezunu genç araştırmacı, şirketin telif hakları konusundaki tutumunu sert bir dille eleştirirken, yapay zeka devinin iş modelinin yasal mevzuatlara hiçbir şekilde uymadığını iddia etti.

– Suchir Balaji

2020 yılında OpenAI’a katılan ve GPT-4 projesinde görev alan 25 yaşındaki Balaji, kişisel bloğunda yayımladığı yazıda, şirketin ABD telif hakları yasalarına uymadığını iddia etti. Yapay zeka teknolojisine başlangıçta hastalıkların tedavisi ve yaşlanmanın durdurulması gibi insanlığa fayda sağlayacak çözümler üretme hayaliyle yaklaşan Balaji, dört yıllık çalışma sürecinin ardından bu yaz şirketten ayrılma kararı aldı.

Türkiye’nin yapay zekadaki geleceği, Bilişim Zirvesi’24’de tartışıldı!

Balaji’nin açıklamaları, ChatGPT’nin adil kullanım standartlarına uymadığını ortaya koyuyor. Bu standart, telif hakkı sahibinin izni olmadan, telif hakkı korunan materyallerin sınırlı kullanımına izin veren yasal bir süreci temsil ediyor.

Bu iddialar, OpenAI’a karşı açılmış olan çok sayıda davayı da destekler nitelikte… Şirket şu anda Sarah Silverman, George R. R. Martin, John Grisham gibi ünlü isimlerden, The New York Times, The Denver Post ve Chicago Tribune gibi saygın medya kuruluşlarına kadar geniş bir yelpazede telif hakkı ihlali davalarıyla karşı karşıya kalmış durumda ve bu davaların sonucu merakla bekleniyor.

OpenAI ise iddialara karşı yaptığı açıklamada, AI modellerini adil kullanım ilkelerine uygun şekilde ve yasal kararlar çerçevesinde geliştirdiklerini iddia ediyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlara bekliyoruz.

Read this news article in English

TÜİK, çocukların en çok kullandığı uygulamayı açıkladı: Hayır, TikTok değil!

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 yılında gerçekleştirdiği Çocuklarda Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisini ortaya koydu. Araştırma sonuçları, teknoloji kullanımının çocukların günlük yaşamlarında giderek daha merkezi bir rol oynadığını gözler önüne seriyor. İşte detaylar ve ortaya çıkan istatistikler…

TÜİK: Çocuklarda internet kullanımı yüzde 91.3

Araştırmaya göre, düzenli cep telefonu kullanan çocukların yüzde 32.6’sı telefonlarını en az yarım saatte bir kontrol ediyor. Bu oran 11-15 yaş grubunda yüzde 42.8’e kadar yükseliyor. Çocukların sosyal medya kullanım alışkanlıkları incelendiğinde, YouTube’un yüzde 96.3’lük kullanım oranıyla açık ara birinci sırada olduğu görülüyor. Bunu Instagram yüzde 41.5 ve TikTok yüzde 26.2 ile takip ediyor.

TÜİK verilerine göre, dijital platformlarda geçirilen sürenin artması, çocukların günlük aktivitelerini de önemli ölçüde etkiliyor. Araştırmaya katılan çocukların yüzde 34.4’ü ekran başında daha fazla zaman geçirdikleri için daha az kitap okuduklarını belirtirken, yüzde 33.3’ü ders çalışmaya daha az zaman ayırdığını ifade ediyor. Ayrıca, çocukların yüzde 25.5’i aileleriyle daha az vakit geçirdiklerini bildiriyor.

Asgari ücretle alınabilecek en iyi akıllı telefonlar

Asgari ücretle alınabilecek en iyi akıllı telefonlar

Asgari ücretle alınabilecek en iyi akıllı telefonlar hangileri? Sizler için öne çıkan birbirinden kaliteli seçenekleri bir araya getirdik.

TÜİK verilerine göre, hafta sonları ekran başında geçirilen süre daha da artıyor. Düzenli internet kullanan çocukların yüzde 53.6’sı hafta sonları günde en az iki saat internette vakit geçiriyor. Bu durum özellikle 11-15 yaş grubunda daha da artıyor. Bu yaş grubundaki çocukların yüzde 63.5’i hafta sonları günde en az iki saatlerini internet kullanımına ayırıyor.

Uzmanlar, bu sonuçların çocukların dijital teknoloji kullanımının daha dengeli bir şekilde yönetilmesi gerektiğini, çocukların akıllı telefon ve internet erişimlerinin engellenmese de kontrol altında tutulması konusunda ebeveynleri uyarıyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlara bekliyoruz.

Oyuncuları dolandıran yapımcı, yeni oyununu da iptal etti!

Oyun tarihinin belki de en büyük dolandırıcılık vakalarından biri olan The Day Before ve yapımcı Fntastic cephesinde garip gelişmeler olmaya devam ediyor. Sadece bir hafta içerisinde The Day Before sunucularını kapatarak adeta tüyen Fntastic, geçtiğimiz haftalarda ‘temiz bir sayfa’ açmak isteyerek yeni bir oyun duyurmuştu. Görünen o ki bu oyun da adeta fason çıktı.

Yapımcı, bir oyunu daha öğüttü!

Tüm dünyaya adeta afişe olan Fntastic’in kötü şöhretli geçmişi devam ediyor. Şirket, SGD 20 bin hedefli Kickstarter kampanyasının yeterli ilgiyi görmemesi üzerine Escape Factory projesini rafa kaldırdığını duyurdu. Ancak asıl dikkat çekici olan, aynı açıklamada anında yeni bir oyun projesi duyurmaları oldu.

ITEMS adı verilen bu yeni proje, şirketin açıklamasına göre bir aksiyon-korku oyunu olacak. Fntastic, oyunun geliştirilmesi için gereken kaynakları mobil oyunlardan elde edilecek gelirlerle karşılayacaklarını belirtti.

Hatırlayacağınız üzere Fntastic, geçtiğimiz yıl The Day Before ile oyun tarihinin en tartışmalı çıkışlarından birine imza atmıştı. Oyun, OpenCritic’te 12 gibi resmen fecaat bir puan alırken, Metacritic’te ise sadece 7 incelemeye ulaşabildi ve incelemelerin tamamı olumsuzdu. Şirket, oyunun başarısızlığının ardından sunucuları kapatarak adeta ortadan kaybolmuştu.

Yeni Super Mario oyunu, çıkışına iki hafta kala korsana düştü!

Yeni Super Mario oyunu, çıkışına iki hafta kala korsana düştü!

Nintendo'nun merakla beklenen yeni oyunu Mario & Luigi: Brothership, resmi çıkışına iki hafta kala internete sızdırıldı.

Oyun dünyasının önde gelen isimleri, oyunu destekleyecek kişilere Fntastic’in geçmiş sicilini araştırmaları konusunda uyarılarda bulundu. Şirketin The Day Before’dan sonra ikinci kez proje değiştirmesi, finansman modelindeki belirsizlikler ve geçmişteki tartışmalı uygulamalar, ITEMS projesinin de tabir-i caizse patlama olasılığını artırıyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı ihmal etmeyin.

Read this news article in English

Galaxy S25 Ultra, bu özelliğiyle iPhone 16 Pro’nun gerisinde kalacak!

Akıllı telefon denince piyasanın en kayda değer 3-4 firmasından biri olan ve aynı zamanda dünyanın en iyi OLED ekran üreticilerinden biri olan Samsung, yeni dönemde piyasaya sürmeye hazırlandığı amiral gemisi Galaxy S25 Ultra ile en büyük rakibi Apple’ın iPhone 16 Pro’sunun gerisinde kalabilir. İşte detaylar ve bilmeniz gerekenler…

Galaxy S25 ekranı, iPhone 16 Pro kadar iyi olmayacak!

Samsung’un merakla beklenen amiral gemisi Galaxy S25 Ultra’nın ekran özellikleriyle ilgili önemli bir gelişme ortaya çıktı. Güney Koreli teknoloji devi, bu cihazda kendi ürettiği en yeni nesil OLED paneli kullanmayarak rakiplerinin gerisinde kalabilir.

Galaxy S25 Ultra renkleri, s25 ultra tasarımı, s25 ultra işlemci

Kore’nin saygın teknoloji haber kaynaklarından gelen haberlere göre, bu beklenmedik kararın arkasında hem maliyet faktörleri hem de akıllı telefon pazarındaki doygunluk yatıyor. Display Supply Chain Consultants’ın CEO’su Ross Young da bu bilgiyi doğrulayarak, kararın arkasındaki temel sebebin maliyeleri azaltmak ve telefondan olabileceği kadar çok kâr elde etmek olduğunu belirtti.

Gelelim iki ekran arasındaki farka: M14 panel ile M13 panel arasındaki farklar önemli düzeyde. Yeni nesil M14 paneller, yüzde 20-30 daha yüksek enerji verimliliği sunuyor ve daha uzun kullanım ömrü vadediyor. Ayrıca, kırmızı döteryum host teknolojisi sayesinde daha canlı ve doğal renk üretimi sağlıyor. Google Pixel 9 Pro’nun 3.000 nit parlaklık seviyesine ulaşabilmesi de bu yeni panel teknolojisi sayesinde mümkün olmuştu.

Samsung, Galaxy Ring’e boyut atlatacak bir patent aldı!

Samsung, Galaxy Ring’e boyut atlatacak bir patent aldı!

Samsung, tek bir boyutla tüm kullanıcıların parmağına uyum sağlayacak esnek bir Galaxy Ring yüzük patenti aldı.

Sektör uzmanları, Samsung’un bu kararının arkasında yatan bir diğer nedenin de şirketin OLED panel yenileme stratejisini değiştirmesi olduğunu belirtiyor.

Artık hem Samsung hem de Apple, amiral gemisi modellerinde OLED panel teknolojisini her yıl yerine iki yılda bir yenilemeyi tercih ediyor. Bu stratejinin, mevcut panellerin yüksek performansı ve akıllı telefon pazarındaki yavaşlama göz önüne alındığında mantıklı bir hamle olduğu düşünülüyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce Samsung, ezeli rakibinin gerisinde mi kalacak? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı ihmal etmeyin.

Read this news article in English