iOS 18.2 Beta ne zaman yayınlanacak? İşte yenilikler

Geçtiğimiz haftalarda duyurduğu iPhone 16 serisi ve diğer cihazlar ile birlikte pazarda tekrardan hakimiyet kurmayı başaran Apple, etkinlikte ayrıca yeni iOS sürümünü duyurdu. 16 Eylül itibariyle cihazlara yayınlanan iOS 18, beta versiyonlarını da almaya başladı. Direkt olarak iOS 18.1 Beta yayınlanmıştı ve şimdi de iOS 18.2 Beta için çalışmalar devam ediyor. İşte detaylar…

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Apple, yeni özelliklerle birlikte iOS 18’i duyurdu. En dikkat çeken özelliklerden olan ve lansman etkinliğinin büyük bir kısmını kaplayan Apple Intelligence özellikleri oldu. Birkaç hafta içerisinde iOS 18.1 tam sürümünün tanıtılması beklenirken, iOS 18.2 Beta için de detaylar ortaya çıkmaya başladı.

Önceki yıllara bakacak olursak Apple genellikle .1 güncellemelerini Ekim’in sonlarında yayınlıyor. Bu yıl da aynısı olması beklenirken popüler Apple analisti Mark Gurman’ın yaptığı açıklamalara göre firma bu yıl belki Ekim ortasında bile güncellemeyi yayınlayabilir.

Apple, OpenAI yatırımını geri çekiyor olabilir!

Apple, OpenAI yatırımını geri çekiyor olabilir!

Apple, yapay zeka için yapmaya hazırlandığı OpenAI yatırımlarından geri çekilmiş gibi görünüyor. İşte detaylar...

Apple, genellikle aynı zamanlarda güncellemeleri sunmayı seviyor. Geçmiş yıllar ise şu şekildeydi:

iOS .1 yayınlanmaiOS .2 Beta
iOS 1725 Ekim26 Ekim
iOS 1624 Ekim27 Ekim
iOS 1525 Ekim27 Ekim

Bu tabloya bakacak olursak bu yıl da aynı tarihlerde bir güncelleme yayınlanabilir ve en fazla 3 gün içerisinde de iOS 18.2 Beta yayınlanabilir. Peki beta sürümü ile neler geliyor? Apple Intelligence özellikleri yayınlanmaya başlıyor.

  • Emoji oluşturmayı sağlayan Genmoji
  • Image Playground
  • ChatGPT entegrasyonu
  • Siri için Kişisel içerik farkındalığı

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Read this news article in English

Google Mesajlar, ‘Sonunda!’ dedirten yeni özellikle geliyor!

Google, popüler mesajlaşma uygulaması Google Mesajlar için yepyeni bir özellik eklemek üzere kolları sıvadı. Teknoloji devi, kullanıcılarını istenmeyen uluslararası mesajlardan korumak amacıyla ‘ülkeler arası spam klasörü’ adı verilen yeni bir sistem geliştiriyor.

Google Mesajlar ile yurtdışı spam mesajlar belli olacak

Güvenilir kaynaklarından edinilen bilgilere göre, yeni özellik şu anda test aşamasında. Google Mesajlar’ın beta sürümünde keşfedilen bu yenilik, özellikle Samsung Galaxy cihazlarda deneniyor. Uzmanlar, yakın gelecekte tüm Android cihazlara gelmesini bekliyor.

Yeni spam klasörünün çalışma prensibi oldukça basit: Sistem, gelen uluslararası mesajları otomatik olarak analiz ediyor ve şüpheli bulduklarını bu özel klasöre yönlendiriyor. Böylece kullanıcıların ana mesaj kutusunu temiz ve düzenli tutması hedefleniyor. Ancak Google, spam olmayan uluslararası mesajların da yanlışlıkla filtrelenmemesi için özel algoritmalar kullanıyor.

Google Mesajlar kullanıcıları, yeni özellik aktif olduğunda spam klasörüne düşen mesajlar için bildirim alıp almamayı seçebilecekler. Bu da kullanıcılara daha fazla kontrol imkanı sunacak.

Google, Gmail’de resmen devrim yaptı: Artık…

Google, Gmail’de resmen devrim yaptı: Artık…

Dünyaca ünlü bilişim ve teknoloji şirketi Google, Gmail'i bir başka boyuta taşımaya kararlı görünüyor. İşte yeni gelen o özellik...

Google’dan henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, yeni özelliğin önümüzdeki aylarda tüm kullanıcılara sunulması bekleniyor. Bu gelişme, dijital güvenlik konusunda atılan önemli adımlardan biri olarak görülüyor ve diğer teknoloji devlerinin de benzer önlemler alması için bir örnek teşkil edebilir.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizle yorumlar kısmında ve sosyal medya hesaplarımız aracılığıyla paylaşmayı ihmal etmeyin.

Read this news article in English

Galaxy S25 Ultra’nın RAM kapasitesi önemli bir detayı gün yüzüne çıkardı!

Samsung, yeni Galaxy S25 Ultra modeliyle amiral gemisi segmentinde çıtayı bir kez daha yükseltiyor. Son gelen sızıntılara göre cihaz, 16 GB RAM seçeneğiyle piyasaya sürülecek. Telefonun, bellek kapasitesindeki artış sayesinde yapay zeka (AI) görevlerinde büyük bir fark yaratacağı söyleniyor.

Sızıntı yapan Iceuniverse’e göre, Galaxy S25 Ultra’nın üç farklı konfigürasyonu olacak. İlk model, 12 GB RAM + 256 GB depolama ile gelirken, diğer iki versiyon ise tam 16 GB RAM ile sunulacak. Bu versiyonlar 512 GB ve 1 TB depolama seçenekleri ile kullanıcılara geniş depolama imkanı sunacak.

https://twitter.com/UniverseIce/status/1839634259998318673?t=kK6RrHcwH9JJpENy4N3nWA&s=19

Artan bellek kapasitesinin en büyük amacı, cihazın özellikle yapay zeka işlemlerinde yüksek performans sergilemesi. Samsung, rakipleri karşısında yapay zeka teknolojilerini daha akıllı ve verimli hale getirmeyi planlıyor. Bu da tabi ki, daha fazla RAM ile mümkün olacak. Yani Galaxy S25 Ultra, sadece bir akıllı telefon olmanın ötesine geçerek, güçlü bir yapay zeka asistanı gibi çalışacak diyebiliriz.

Samsung’un S Pen’siz katlanabilir telefonu ortaya çıktı!

Samsung’un S Pen’siz katlanabilir telefonu ortaya çıktı!

Samsung W25 modelinde S Pen desteği sunmayacak. Ancak, bunun yerine daha farklı bir özellikle karşımıza çıkacak.

Ayrıca, Galaxy S25 ve S25+ modelleri de 12 GB RAM ile piyasaya çıkacak. Her iki model de 256 GB ve 512 GB depolama seçeneklerine sahip olacak. Bu modeller de kullanıcılar için oldukça güçlü seçenekler sunacak olsa da, Galaxy S25 Ultra’nın sunduğu 16 GB RAM ile fark yaratacağı kesin.

Kısacası, Samsung’un yeni amiral gemisi, sadece yüksek RAM kapasitesiyle değil, aynı zamanda yapay zeka deneyiminde de devrim yaratma potansiyeline sahip. Bu kadar güçlü bir cihazla günlük işleri yapmak veya oyun oynamak fazlasıyla tatmin edici bir deneyim sunabilir. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Read this news article in English

Mark Zuckerberg’in Wi-Fi şifresi ortaya çıktı!

Mark Zuckerberg tarafından ‘verimlilik yılı’ olarak adlandırılan 2023’te Meta’da büyük değişimler yaşandı. Binlerce çalışanın işine son verildi, yönetim kademeleri azaltıldı ve şirket giderlerini kısmak için radikal adımlar atıldı. Bu ‘verimlilik’ hamlesi 2024’te de devam etti. Üst düzey yönetici sayısı azaltıldı ve tasarruf önlemleri sürdürüldü.

Zuckerberg, ‘verimlilik’ olayına takmış dururmda!

Ancak diğer yandan Meta, yapay zeka alanında OpenAI, Microsoft, Google ve Amazon ile rekabet edebilmek için GPU’lara ve veri merkezlerine de büyük yatırımlar yapmaya başladı. Bu durum, Zuckerberg’in hala verimlilik takıntısı olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.

Bu sorunun yanıtı, bu hafta Silikon Vadisi’nde düzenlenen ve şirketin gelecekteki tüm planlarının basınla paylaşıldığı Meta Connect konferansında ortaya çıktı. Etkinliğe katılan teknoloji muhabiri Pranav Dixit, konferansın Wi-Fi şifresinin “effici3ncy” (verimlilik) olduğunu fark etti ve bunu sosyal medyada paylaştı.

Dixit’in Threads’teki paylaşımı kısa sürede ilgi çekti ve bizzat Mark Zuckerberg tarafından beğenildi. Bu durum, Meta CEO’sunun şirket maliyetlerini kontrol altında tutma konusundaki kararlılığının devam ettiğine ve bu bilginin birebir doğru olduğuna dair önemli bir işaret olarak algılandı.

Uçan market arabası gerçek oldu! Hem de takip ediyor

Uçan market arabası gerçek oldu! Hem de takip ediyor

Güney Koreli araştırmacılar, uçan market arabası geliştirdi. Mini drone gibi davranan bu ürünle market alışverişleri değişecek.

Uzmanlar, Zuckerberg’in bir yandan yapay zeka gibi maliyetli projelere yatırım yaparken, diğer yandan verimliliğe odaklanmayı sürdürdüğünü belirtiyorlar. Meta’nın açık kaynaklı yapay zeka modeli Llama gibi projeler devam ederken, şirket içi tasarruf politikasının da sürdüğü görülüyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizin Wi-Fi şifreniz ne? Yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Read this news article in English

Apple, OpenAI yatırımını geri çekiyor olabilir!

Apple, bilindiği üzere yapay zeka için yetersiz çalışmalarla sektörde tutunamamıştı ve çalışmaları bir kenara bırakarak halihazırda yapay zeka sektöründeki liderlerle çalışmaya yönelmişti. Ortaya çıkan yeni rapora göre Apple, yatırım yapmaya karar verdiği OpenAI için karardan vazgeçti ve yatırım yapmayı planlamıyor. İşte detaylar…

OpenAI bir finansman turu düzenliyor ve birçok firmanın bu tura katılması bekleniyor. Apple da geçtiğimiz ay ilk olarak OpenAI yatırımı için görüşmeler gerçekleştiriyordu hatta Apple Intelligence için de OpenAI ile görüşüldüğü biliniyor. Apple’ın yatırımlarının ne miktarda olduğu bilinmezken yeni rapora göre Apple, finansman turuna katılmak için artık görüşmeler yapmıyor yani katılmayı planlamıyor.

Yapay zeka firması OpenAI, hem Microsoft hem de Nvidia’dan gelebilecek yatırımlarla 6.5 milyar dolarlık finansman turuna hazırlanırken, Apple’ın katılmayı planlamaması şirket içinde de tartışmalara ve değişikliklere yol açtı. Eski Apple tasarım şefi Jony Ive, OpenAI ile bir AI ürünü tasarlamak için çalıştığını duyurdu.

Apple sınırları zorluyor: AirPods kalp hastalıklarını tespit edebilecek

Apple sınırları zorluyor: AirPods kalp hastalıklarını tespit edebilecek

Apple, gelecekteki AirPods kulaklıkların kalp hastalıklarını tespit edebilmesine yardımcı olacak bir patent aldı.

Raporda ise şu açıklamalar bulunuyor:

“Apple, 6,5 milyar dolar toplaması beklenen OpenAI finansman turuna katılmak için artık görüşmelerde bulunmuyor. Bu, iPhone üreticisinin Silikon Vadisi’ndeki bir diğer büyük şirkete yapacağı nadir bir yatırımın son anı olacak. Bilgi sahibi bir kaynağa göre, Apple yakın zamanda önümüzdeki hafta tamamlanması planlanan turda yer alma görüşmelerinden çekildi.”

Önceki raporlara göre teknoloji devi, OpenAI şirketine bir ödeme yapmamış ve ChatGPT’yi iOS 18’e entegre etme çalışmalarını sürdürüyor. Ödeme yapılmamasının sebebi olarak ise iOS 18 entegrasyonunun ödemeye eşit veya daha büyük değer taşıdığı düşüncesi.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Read this news article in English

Samsung’un S Pen’siz katlanabilir telefonu ortaya çıktı!

Samsung, yeni W25 katlanabilir telefonuyla yine gündeme geldi. Ancak bu kez biraz şaşırtıcı bir iddiayla karşımıza çıktı. W25 modeli, S Pen desteği olmadan geliyor. Bu durum, birçok Samsung hayranı için beklenmedik olabilir, çünkü katlanabilir telefonlarda S Pen, büyük bir yenilik olarak görülüyordu. Peki, bu durum cihazın cazip olmasının önüne geçer mi? Aslında pek sayılmaz…

Samsung W25’in en dikkat çekici özelliklerinden biri, titanyum metal kasaya sahip olması. Samsung, bu modelde ilk kez titanyum malzeme kullanıyor. Titanyum kullanılmasının bu cihazı daha dayanıklı ve şık bir hale getireceği söyleniyor.

samsung-w25-s-pen-katlanabilir-telefon

Ancak bu materyalin kullanımı, S Pen ile uyumlu olmaması gibi bir dezavantajı da beraberinde getiriyor. Daha önceki Galaxy Fold modellerinde kullanılan karbon fiber güçlendirilmiş plastik (CFRP) malzemesi, S Pen’i desteklemek için tercih edilmişti. Ancak titanyumun bu konuda bazı sınırlamaları var.

Galaxy Z Fold Special Edition tasarımı ortaya çıktı!

Galaxy Z Fold Special Edition tasarımı ortaya çıktı!

Galaxy Z Fold Special Edition için yeni paylaşımlar devam ediyor. Cihazın tasarımı da ortaya çıktı. İşte ayrıntılar...

Peki W25, S Pen olmadan nasıl bir deneyim sunacak? Telefonun şık ve dayanıklı yapısı, katlanabilir ekran teknolojisi ile birleşince, S Pen olmadan da oldukça etkileyici bir kullanım sunabilir. Özellikle iş dünyasında yoğun kullanılan katlanabilir telefonlar için titanyumun sağladığı ekstra dayanıklılık, bu cihazı daha uzun ömürlü ve sağlam bir seçenek haline getiriyor.

Bu arada W25, aynı zamanda Galaxy Z Fold6 Slim olarak da adlandırılabilir. Buradan, cihazın diğer katlanabilir Samsung modellerinden daha ince geleceğini varsayabiliyoruz. Samsung, S Pen’i kaldırmış olabilir ama cihazı yine de cazip hale getirmek için önceki modellerde olmayan seçenekler sunuyor.

Kısacası, W25 katlanabilir telefon, S Pen olmadan da etkileyici bir cihaz olmayı başarabilir. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Read this news article in English

vivo, Android 15 güncellemesini yayınlayan ilk firma oldu!

Google, Android 15’i yayınlamak için hala uğraşırken, kullanıcılar artık sabırsızlanmaya başladı. Henüz Samsung ve Google gibi üreticiler beta sürümlerinde testler yaparken, vivo bugün yaptığı duyuru ile birlikte Android 15 güncellemesini seçili amiral gemisi cihazlara duyurdu. İşte Android 15 güncellemesi yayınlanan ilk Android telefonlar…

Birçok yeniliği beraberinde getiren Android 15, Pixel 9’dan bile önce vivo modellere yayınlanmaya başladı. Henüz tam sürümün Ekim ortalarında duyurulması beklenirken, vivo tarafından böyle bir hamle gelmesi şaşırtıcı oldu. vivo, ilk Android 15 erişimini şimdilik yalnızca vivo X100 serisi, vivo X Fold 3 Pro, ve iQOO 12 gibi amiral gemilerine sundu.

Google sonrası ilk hamle genellikle Samsung’dan gelirken, vivo yaptığı hareketle Google’ın bile önüne geçmeyi başardı. Henüz Samsung için tarih bile belli değil. Firma, yeni Android güncellemesini Funtouch OS 15 ile beraber sunmaya başladı.

vivo X200 Pro Satellite Edition, AnTuTu rekoru kırdı!

vivo X200 Pro Satellite Edition, AnTuTu rekoru kırdı!

vivo tarafından geliştirilen ve önümüzdeki haftalarda tanıtılması beklenen vivo X200 Pro Satellite Edition, AnTuTu rekoru kırdı...

Funtouch OS 15 ile gelen özellikler arasında birçok yapay zeka özelliği de bulunuyor. Galeri uygulamasındaki AI silgi, Google Fotoğraflar’daki özelliğe benzer olarak geliyor. Bunun yanı sıra yeni güncelleme, çevredeki kişiler konuşurken telefon ekranına kelimeleri yansıtan Canlı Tercüme özelliğini de ekledi.

Android 15 de birçok özellik sunuyor ve bunlar arasında en dikkat çekenlerden biri de Özel Alan oldu. Güvenli bir şekilde kişisel uygulamalar düzenlenebiliyor ve ekran paylaşımı kısıtlanabiliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Read this news article in English

Güneş enerjisiyle şarj olan akıllı telefon geliyor!

Ulsan Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nden (UNIST) bir araştırma ekibi, güneş ışığıyla şarj olabilen akıllı telefon vizyonunu gerçeğe dönüştürmek üzere önemli bir adım attı. Geliştirdikleri şeffaf güneş hücreleri, akıllı telefonların ekranlarına, arabaların camlarına ve binaların yüzeylerine entegre edilebilecek.

Akıllı telefon, uzun dönem ekstra şarja ihtiyaç duymayabilir!

Profesör Kwanyong Seo liderliğindeki ekip, arka kontaklı bir tasarım kullanarak, güneş hücresinin tüm bileşenlerini arka panele yerleştirdi. Bu sayede ön yüzey tamamen şeffaf ve renksiz kalabildi. Ayrıca, hücreler arasındaki boşlukları ortadan kaldıran ve opak metal tellere olan ihtiyacı gideren ‘Dikişsiz Modülleştirme’ teknolojisini de geliştirdiler.

Ekibin 16 santimetre karelik şeffaf güneş hücresi modülü, yüzde 20 ile %14.7 arasında değişen geçirgenlik oranlarıyla verimlilik elde etti. Doğal güneş ışığı altında bir akıllı telefonu başarıyla şarj ederek, ekranların enerji kaynağı olarak kullanılabileceğini gösterdi.

Akıllı evlere akıllı temizlik: EZVIZ

Akıllı evlere akıllı temizlik: EZVIZ

Akıllı ev teknolojilerinin önde gelen isimlerinden EZVIZ, geliştirdiği akıllı robot süpürgelerle ev temizliğinde yeni bir dönem başlatıyor.

Bu gelişme, yenilenebilir enerjiyi günlük hayatımıza entegre etmenin yolunu açacak gibi görünüyor. Gelecekte, telefonlarımızı şarj etmek için prize bile ihtiyaç duymayabiliriz. Belki yine yakın geleccekte araç camları ve bina pencereleri de enerji üretebilecek. Bu teknoloji, enerji verimliliğini artırırken karbon ayak izimizi azaltmamıza da yardımcı olabilir.

Araştırmacılar, bu çalışmanın şeffaf silikon güneş hücrelerinin ticarileştirilmesi için önemli bir adım olduğunu vurguluyor. Gelecekte, bu teknolojinin daha da geliştirilerek çeşitli endüstrilerde kullanılması planlanıyor.

Read this news article in English

‘PlayStation’ın Babası’ndan konsol hakkında beklenmedik itiraf!

Ken Kutaragi, video oyun dünyasının efsane isimlerinden biri ve “PlayStation’ın Babası” olarak tanınıyor. PS1, PS2 ve PS3 konsollarının geliştirilmesine öncülük eden Kutaragi, 2024 Tokyo Oyun Fuarı’nda yaptığı konuşmada, PlayStation’ın doğuş hikayesini anlattı ve şaşırtıcı bir itirafta bulundu: Başlangıçta neredeyse hiç kimse PlayStation’ın başarılı olacağına inanmıyordu.

PS Babası Kutaragi’den beklenmedik açıklamalar…

Kutaragi, 1993 yılının başlarına, yani PlayStation 1’in Japonya’da piyasaya sürülmesinden yaklaşık iki yıl öncesine götürdü bizi. O dönemde, kendisi ve diğer kurucu üyeler, çeşitli geliştiricilerden görüş almak için dünya turuna çıkmışlar. Ancak aldıkları geri bildirimler hiç de umut verici değilmiş.

playstationin-babasi-konsol-hakkinda-beklenmedik-itiraf-2

PlayStation’ın Babası Kutaragi, konuyla ilgili şunları kaydetti:

“Onların beklentilerini ve beklemediklerini duymak istedik. Bu yüzden onlarca, belki yüzlerce şirketi ziyaret ettik. Çok sayıda oyun yapımcısıyla görüştük, bu harika bir anıydı… Ama hiç ilgilenmiyorlardı. Sadece ‘Yapmayın. Birçok şirket denedi ve hiçbiri başarılı olamadı. Siz de başarısız olacaksınız,’ dediler.”

Xbox CEO’sundan PlayStation eleştirisi: Yerleri yanlış…

Xbox CEO’sundan PlayStation eleştirisi: Yerleri yanlış…

Xbox patronu Phil Spencer, PlayStation DualSense kontrolcüsündeki "X" düğmesinin yerini beğenmedi. İşte detaylar.

Kutaragi ve ekibi, bu olumsuz görüşlere rağmen yollarına devam ettiler ve sonunda tüm şüphecileri haksız çıkardılar. Ancak PlayStation’ın ilk günlerinde bu kadar büyük bir direnişle karşılaşması gerçekten şaşırtıcı. Kutaragi, Sony içinde bile kimse başarılı olacağımıza inanmıyordu,” diyerek durumun ciddiyetini vurguladı.

Bu yıl 30. yaşını kutlamaya hazırlanan PlayStation, geçmişten bugüne inanılmaz bir yol kat etti. Yakın zamanda piyasaya sürülen PS5 Pro özel sürüm paketinin, fiyatına rağmen birkaç saatte tükenmesi, markanın halen ne kadar popüler olduğunu gösteriyor.

Kutaragi’nin bu açıklamaları, başarının her zaman kolay gelmediğini ve bazen herkes ‘olmaz’ dediğinde bile risk almanın önemini bir kez daha hatırlatıyor.

Read this news article in English

Sinema efsanesi Steven Spielberg’in Call of Duty sevdası şaşırttı!

Dünya sinemasının en büyük isimlerinden biri olan Steven Spielberg, pek çok kişiyi şaşırtacak şekilde Call of Duty oyunlarını çok seviyor. CoD serisinin bir hayranı olan Hollywood efsanesinin, bu oyunları klavye ve fare ile oynamayı tercih eden bir PC oyuncusu olduğu belirtiliyor.

Film yapımcısının hayatına dair bu detayı ortaya çıkaran kişi, Lynked: Banner of the Spark oyununda da çalışan oğlu Max Spielberg oldu. Max, babasının pek bilinmeyen bu ilgisini ilk kez ortaya çıkardı. İşte detaylar…

Steven Spielberg’in gizli hayranlığı ortaya çıktı

“Beni oyun sektörüne sokan oydu” diyen Max, babasının oyunlara oldukça ilgi gösterdiğini ve harika bir oyuncu olduğunu dile getiriyor. Steven Spielberg’in oyun konsolları ile arasının iyi olmasa da iyi bir PC oyuncusu olduğunu vurguluyor.

Steven Spielberg’in harika bir oyun bilgisayarı olduğunu dile getiren ve “bu bizim birlik noktamız” diyen Max, babasının kendisine “Hangi yeni Call of Duty’yi oynamalıyım? Bana en iyi beş nişancı oyununun listesini gönder, indireceğim ve sen eve geldiğinde onları birlikte oynayabiliriz” dediğini söylüyor.

Tarihin en iyi oyun serisi belli oldu! (GTA değil)

Tarihin en iyi oyun serisi belli oldu! (GTA değil)

Baldur's Gate en sevilen oyun serisi oldu Oyuncu puanlamalarına göre oyun tarihindeki en yükse puan bu yapımlara ait.

“Eski tarz” bir PC oyuncusu olan Steven Spielberg, kontrolcülerde pek iyi olmadığı için klavye ve fare kullanarak oyun oynamayı tercih ediyor. Hatta Max, Indiana Jones serisine benzettiği için onu Uncharted oynamaya ikna etmeye çalıştığını da söylüyor:

“Her zaman bir Call of Duty hayranıydı., CoD oynamayı çok seviyor. Hikaye oyunlarına gerçekten ilgi duyuyor. Ben her zaman ona Uncharted oynamasını söylüyorum. Bilirsiniz, Indiana Jones’a benzediği için bunu sevecektir.”

Max Spielberg, babasının da çok sayıda mobil oyun da oynadığını söyledi. Halihazırda oyun sektöründe çalışan Max, Steven Spielberg’in oyun geliştirme süreçlerini yakından takip ettiğini, konsept çizimlerini ve ilerlemeleri dikkatle izleyip bazen kendisine önemli fikirler de sunduğunu belirtti.

Read this news article in English

Joker’in yönetmeni, devam filmini çekme sebebini açıkladı

Joker: Folie à Deux, ilk filmde yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşen Arthur Fleck’in hikayesini anlatmaya devam ediyor. Devam filmi Joker’in büyük kritik ve ticari başarısından sonra gelse de yönetmen Todd Phillips, bu heyecanla beklenen devam filminin arkasındaki itici gücün ne olduğunu anlattı. İşte detaylar…

Todd Phillips, Arthur Fleck’e olan hayranlığını anlattı

Entertainment Weekly’ye konuşan Phillips, Arthur Fleck karakterine olan hayranlığının ona neden başka bir Joker filmi yapma konusunda ilham verdiğini açıkladı. Serinin yönetmenine göre kendisi ve başrol oyuncusu Joaquin Phoenix, orijinal filmin çekimleri bittiğinde çok büyük bir üzüntü yaşadı. İkili, karakter hakkında keşfedilecek daha çok şey olduğunu düşünerek karakterin hikayesini yarıda bırakmak istemedi.

Phillips, “İlk Joker’den sonra Joaquin ve ben gerçekten çok üzgündük. Gerçekten çok üzgündük… Bitmesini istemedik” dedi ve şunları ekledi: “Sadece birlikte çalışmayı sevdiğimiz için değil, Arthur’dan ayrılmak istemediğimiz için… Arthur’u sevdik ve o karaktere bağlandık. Basitçe söylemek gerekirse, onunla daha fazla zaman geçirmek istedik.

Netflix’te izlenmesi gereken en iyi filmler (2024)

Netflix’te izlenmesi gereken en iyi filmler (2024)

Netflix'te izlenmesi gereken filmler listesi ile karşınızdayız! İşte platformda yer alan en kaliteli ve ödüllü film önerileri...

Arthut Fleck karakteri filmde annesi Penny Fleck’i ve talk-show sunucusu Murray Franklin’i öldürmek de dahil olmak üzere bazı korkunç eylemler gerçekleştirmiş olsa da, Phillips karakterin kesinlikle cinayet eğiliminden daha fazlasına sahip olduğu konusunda ısrar etti.

Yönetmen, şiddet içeren bir yetiştirme tarzı, gerçek aşka olan arzusu ve onu her zaman dışlayan topluma karşı isyanı göz önüne alındığında, Arthur’un bazı kurtarıcı niteliklere sahip olduğuna dikkat çekti. Phillips’in açıklamalarının devamı şöyle oldu:

“Karakterin bazı sorunları vardı. Bu açık… Ama içinde bir ışık, bir güzellik ve romantizm var. Bu, Joaquin’le başından beri konuştuğumuz bir konu. Evet, o dünyaya ayak uyduramıyor. Ancak onun içinde müzik kadar romantizm de var.”

Peki sizin Joker: Folie à Deux filminden beklentileriniz neler?

Read this news article in English

Apple sınırları zorluyor: AirPods kalp hastalıklarını tespit edebilecek

Teknoloji devi Apple’ın AirPods kablosuz kulaklık serisine yönelik planları sanıldığından çok daha büyük görünüyor. Şirket, AirPods kulaklıkları işitme cihazı olarak çalıştırabilmenin yanı sıra şimdi eli daha da artırarak sağlık odaklı önemli bir yenilik getirmeye hazırlanıyor. Apple’ın gelecekteki bir kulaklık modelinin kalp hastalıklarını tespit edebilme yeteneğine sahip olabileceği belirtiliyor. İşte detaylar…

AirPods’un sağlık odaklı yeni patenti ortaya çıktı

İlk olarak iOS 18 işletim sisteminde, Apple’ın kalp atış hızını ölçmek için daha önce yayınlanmamış AirPods modellerini kullanabileceğine dair kanıtlar bulundu. Beklenen yeni özelliğin önümüzdeki yıl AirPods Pro 3 ve Powerbeats Pro’ya gelebileceğine dair söylentiler aktarıldı.

Şimdi ise şirketin aldığı yeni bir patent, AirPods cihazlarının yalnızca kalp atışlarını değil, aynı zamanda olası kardiyovasküler hastalıkların varlığını da tespit edebileceğini gösteriyor. Patently Apple web sitesinde paylaşılan yeni patent, kulak kanalına yönlendirilen mikrofonların kalp hastalığını tanımlamak için kullanılabileceğini vurguluyor.

Apple’ın uygun fiyatlı tableti iPad 11 beklenenleri!

Apple’ın uygun fiyatlı tableti iPad 11 beklenenleri!

Apple tarafından önümüzdeki ay düzenlenecek etkinlikte tanıtılması beklenen iPad 11, özellikleri ve uygun fiyatı ile dikkat çekebilir...

Mikrofon tarafından yayılan ve bir filtre tarafından işlenen bir sinyal, bir algoritma tarafından analiz edilecek. Bu farklı kalp aktivitelerinde yakalanan sinyalleri karşılaştırarak olası kalp patolojilerini gösterebilecek değişiklikleri tanımlayabilecek.

Başlangıçta bradikardi (anormal derecede düşük kalp hızı) ve taşikardi (anormal derecede yüksek kalp hızı) tespit edilebiliyordu. Ancak patent aynı zamanda daha karmaşık tespitlerin de yapılabileceğine işaret ediyor.

Peki siz Apple’ın bu önemli patentiyle ilgili neler düşünüyorsunuz?

Read this news article in English