Mark Zuckerberg’in Wi-Fi şifresi ortaya çıktı!

Mark Zuckerberg tarafından ‘verimlilik yılı’ olarak adlandırılan 2023’te Meta’da büyük değişimler yaşandı. Binlerce çalışanın işine son verildi, yönetim kademeleri azaltıldı ve şirket giderlerini kısmak için radikal adımlar atıldı. Bu ‘verimlilik’ hamlesi 2024’te de devam etti. Üst düzey yönetici sayısı azaltıldı ve tasarruf önlemleri sürdürüldü.

Zuckerberg, ‘verimlilik’ olayına takmış dururmda!

Ancak diğer yandan Meta, yapay zeka alanında OpenAI, Microsoft, Google ve Amazon ile rekabet edebilmek için GPU’lara ve veri merkezlerine de büyük yatırımlar yapmaya başladı. Bu durum, Zuckerberg’in hala verimlilik takıntısı olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.

Bu sorunun yanıtı, bu hafta Silikon Vadisi’nde düzenlenen ve şirketin gelecekteki tüm planlarının basınla paylaşıldığı Meta Connect konferansında ortaya çıktı. Etkinliğe katılan teknoloji muhabiri Pranav Dixit, konferansın Wi-Fi şifresinin “effici3ncy” (verimlilik) olduğunu fark etti ve bunu sosyal medyada paylaştı.

Dixit’in Threads’teki paylaşımı kısa sürede ilgi çekti ve bizzat Mark Zuckerberg tarafından beğenildi. Bu durum, Meta CEO’sunun şirket maliyetlerini kontrol altında tutma konusundaki kararlılığının devam ettiğine ve bu bilginin birebir doğru olduğuna dair önemli bir işaret olarak algılandı.

Uçan market arabası gerçek oldu! Hem de takip ediyor

Uçan market arabası gerçek oldu! Hem de takip ediyor

Güney Koreli araştırmacılar, uçan market arabası geliştirdi. Mini drone gibi davranan bu ürünle market alışverişleri değişecek.

Uzmanlar, Zuckerberg’in bir yandan yapay zeka gibi maliyetli projelere yatırım yaparken, diğer yandan verimliliğe odaklanmayı sürdürdüğünü belirtiyorlar. Meta’nın açık kaynaklı yapay zeka modeli Llama gibi projeler devam ederken, şirket içi tasarruf politikasının da sürdüğü görülüyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizin Wi-Fi şifreniz ne? Yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Read this news article in English

Apple, OpenAI yatırımını geri çekiyor olabilir!

Apple, bilindiği üzere yapay zeka için yetersiz çalışmalarla sektörde tutunamamıştı ve çalışmaları bir kenara bırakarak halihazırda yapay zeka sektöründeki liderlerle çalışmaya yönelmişti. Ortaya çıkan yeni rapora göre Apple, yatırım yapmaya karar verdiği OpenAI için karardan vazgeçti ve yatırım yapmayı planlamıyor. İşte detaylar…

OpenAI bir finansman turu düzenliyor ve birçok firmanın bu tura katılması bekleniyor. Apple da geçtiğimiz ay ilk olarak OpenAI yatırımı için görüşmeler gerçekleştiriyordu hatta Apple Intelligence için de OpenAI ile görüşüldüğü biliniyor. Apple’ın yatırımlarının ne miktarda olduğu bilinmezken yeni rapora göre Apple, finansman turuna katılmak için artık görüşmeler yapmıyor yani katılmayı planlamıyor.

Yapay zeka firması OpenAI, hem Microsoft hem de Nvidia’dan gelebilecek yatırımlarla 6.5 milyar dolarlık finansman turuna hazırlanırken, Apple’ın katılmayı planlamaması şirket içinde de tartışmalara ve değişikliklere yol açtı. Eski Apple tasarım şefi Jony Ive, OpenAI ile bir AI ürünü tasarlamak için çalıştığını duyurdu.

Apple sınırları zorluyor: AirPods kalp hastalıklarını tespit edebilecek

Apple sınırları zorluyor: AirPods kalp hastalıklarını tespit edebilecek

Apple, gelecekteki AirPods kulaklıkların kalp hastalıklarını tespit edebilmesine yardımcı olacak bir patent aldı.

Raporda ise şu açıklamalar bulunuyor:

“Apple, 6,5 milyar dolar toplaması beklenen OpenAI finansman turuna katılmak için artık görüşmelerde bulunmuyor. Bu, iPhone üreticisinin Silikon Vadisi’ndeki bir diğer büyük şirkete yapacağı nadir bir yatırımın son anı olacak. Bilgi sahibi bir kaynağa göre, Apple yakın zamanda önümüzdeki hafta tamamlanması planlanan turda yer alma görüşmelerinden çekildi.”

Önceki raporlara göre teknoloji devi, OpenAI şirketine bir ödeme yapmamış ve ChatGPT’yi iOS 18’e entegre etme çalışmalarını sürdürüyor. Ödeme yapılmamasının sebebi olarak ise iOS 18 entegrasyonunun ödemeye eşit veya daha büyük değer taşıdığı düşüncesi.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Read this news article in English

Samsung’un S Pen’siz katlanabilir telefonu ortaya çıktı!

Samsung, yeni W25 katlanabilir telefonuyla yine gündeme geldi. Ancak bu kez biraz şaşırtıcı bir iddiayla karşımıza çıktı. W25 modeli, S Pen desteği olmadan geliyor. Bu durum, birçok Samsung hayranı için beklenmedik olabilir, çünkü katlanabilir telefonlarda S Pen, büyük bir yenilik olarak görülüyordu. Peki, bu durum cihazın cazip olmasının önüne geçer mi? Aslında pek sayılmaz…

Samsung W25’in en dikkat çekici özelliklerinden biri, titanyum metal kasaya sahip olması. Samsung, bu modelde ilk kez titanyum malzeme kullanıyor. Titanyum kullanılmasının bu cihazı daha dayanıklı ve şık bir hale getireceği söyleniyor.

samsung-w25-s-pen-katlanabilir-telefon

Ancak bu materyalin kullanımı, S Pen ile uyumlu olmaması gibi bir dezavantajı da beraberinde getiriyor. Daha önceki Galaxy Fold modellerinde kullanılan karbon fiber güçlendirilmiş plastik (CFRP) malzemesi, S Pen’i desteklemek için tercih edilmişti. Ancak titanyumun bu konuda bazı sınırlamaları var.

Galaxy Z Fold Special Edition tasarımı ortaya çıktı!

Galaxy Z Fold Special Edition tasarımı ortaya çıktı!

Galaxy Z Fold Special Edition için yeni paylaşımlar devam ediyor. Cihazın tasarımı da ortaya çıktı. İşte ayrıntılar...

Peki W25, S Pen olmadan nasıl bir deneyim sunacak? Telefonun şık ve dayanıklı yapısı, katlanabilir ekran teknolojisi ile birleşince, S Pen olmadan da oldukça etkileyici bir kullanım sunabilir. Özellikle iş dünyasında yoğun kullanılan katlanabilir telefonlar için titanyumun sağladığı ekstra dayanıklılık, bu cihazı daha uzun ömürlü ve sağlam bir seçenek haline getiriyor.

Bu arada W25, aynı zamanda Galaxy Z Fold6 Slim olarak da adlandırılabilir. Buradan, cihazın diğer katlanabilir Samsung modellerinden daha ince geleceğini varsayabiliyoruz. Samsung, S Pen’i kaldırmış olabilir ama cihazı yine de cazip hale getirmek için önceki modellerde olmayan seçenekler sunuyor.

Kısacası, W25 katlanabilir telefon, S Pen olmadan da etkileyici bir cihaz olmayı başarabilir. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Read this news article in English

vivo, Android 15 güncellemesini yayınlayan ilk firma oldu!

Google, Android 15’i yayınlamak için hala uğraşırken, kullanıcılar artık sabırsızlanmaya başladı. Henüz Samsung ve Google gibi üreticiler beta sürümlerinde testler yaparken, vivo bugün yaptığı duyuru ile birlikte Android 15 güncellemesini seçili amiral gemisi cihazlara duyurdu. İşte Android 15 güncellemesi yayınlanan ilk Android telefonlar…

Birçok yeniliği beraberinde getiren Android 15, Pixel 9’dan bile önce vivo modellere yayınlanmaya başladı. Henüz tam sürümün Ekim ortalarında duyurulması beklenirken, vivo tarafından böyle bir hamle gelmesi şaşırtıcı oldu. vivo, ilk Android 15 erişimini şimdilik yalnızca vivo X100 serisi, vivo X Fold 3 Pro, ve iQOO 12 gibi amiral gemilerine sundu.

Google sonrası ilk hamle genellikle Samsung’dan gelirken, vivo yaptığı hareketle Google’ın bile önüne geçmeyi başardı. Henüz Samsung için tarih bile belli değil. Firma, yeni Android güncellemesini Funtouch OS 15 ile beraber sunmaya başladı.

vivo X200 Pro Satellite Edition, AnTuTu rekoru kırdı!

vivo X200 Pro Satellite Edition, AnTuTu rekoru kırdı!

vivo tarafından geliştirilen ve önümüzdeki haftalarda tanıtılması beklenen vivo X200 Pro Satellite Edition, AnTuTu rekoru kırdı...

Funtouch OS 15 ile gelen özellikler arasında birçok yapay zeka özelliği de bulunuyor. Galeri uygulamasındaki AI silgi, Google Fotoğraflar’daki özelliğe benzer olarak geliyor. Bunun yanı sıra yeni güncelleme, çevredeki kişiler konuşurken telefon ekranına kelimeleri yansıtan Canlı Tercüme özelliğini de ekledi.

Android 15 de birçok özellik sunuyor ve bunlar arasında en dikkat çekenlerden biri de Özel Alan oldu. Güvenli bir şekilde kişisel uygulamalar düzenlenebiliyor ve ekran paylaşımı kısıtlanabiliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Read this news article in English

Güneş enerjisiyle şarj olan akıllı telefon geliyor!

Ulsan Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nden (UNIST) bir araştırma ekibi, güneş ışığıyla şarj olabilen akıllı telefon vizyonunu gerçeğe dönüştürmek üzere önemli bir adım attı. Geliştirdikleri şeffaf güneş hücreleri, akıllı telefonların ekranlarına, arabaların camlarına ve binaların yüzeylerine entegre edilebilecek.

Akıllı telefon, uzun dönem ekstra şarja ihtiyaç duymayabilir!

Profesör Kwanyong Seo liderliğindeki ekip, arka kontaklı bir tasarım kullanarak, güneş hücresinin tüm bileşenlerini arka panele yerleştirdi. Bu sayede ön yüzey tamamen şeffaf ve renksiz kalabildi. Ayrıca, hücreler arasındaki boşlukları ortadan kaldıran ve opak metal tellere olan ihtiyacı gideren ‘Dikişsiz Modülleştirme’ teknolojisini de geliştirdiler.

Ekibin 16 santimetre karelik şeffaf güneş hücresi modülü, yüzde 20 ile %14.7 arasında değişen geçirgenlik oranlarıyla verimlilik elde etti. Doğal güneş ışığı altında bir akıllı telefonu başarıyla şarj ederek, ekranların enerji kaynağı olarak kullanılabileceğini gösterdi.

Akıllı evlere akıllı temizlik: EZVIZ

Akıllı evlere akıllı temizlik: EZVIZ

Akıllı ev teknolojilerinin önde gelen isimlerinden EZVIZ, geliştirdiği akıllı robot süpürgelerle ev temizliğinde yeni bir dönem başlatıyor.

Bu gelişme, yenilenebilir enerjiyi günlük hayatımıza entegre etmenin yolunu açacak gibi görünüyor. Gelecekte, telefonlarımızı şarj etmek için prize bile ihtiyaç duymayabiliriz. Belki yine yakın geleccekte araç camları ve bina pencereleri de enerji üretebilecek. Bu teknoloji, enerji verimliliğini artırırken karbon ayak izimizi azaltmamıza da yardımcı olabilir.

Araştırmacılar, bu çalışmanın şeffaf silikon güneş hücrelerinin ticarileştirilmesi için önemli bir adım olduğunu vurguluyor. Gelecekte, bu teknolojinin daha da geliştirilerek çeşitli endüstrilerde kullanılması planlanıyor.

Read this news article in English

‘PlayStation’ın Babası’ndan konsol hakkında beklenmedik itiraf!

Ken Kutaragi, video oyun dünyasının efsane isimlerinden biri ve “PlayStation’ın Babası” olarak tanınıyor. PS1, PS2 ve PS3 konsollarının geliştirilmesine öncülük eden Kutaragi, 2024 Tokyo Oyun Fuarı’nda yaptığı konuşmada, PlayStation’ın doğuş hikayesini anlattı ve şaşırtıcı bir itirafta bulundu: Başlangıçta neredeyse hiç kimse PlayStation’ın başarılı olacağına inanmıyordu.

PS Babası Kutaragi’den beklenmedik açıklamalar…

Kutaragi, 1993 yılının başlarına, yani PlayStation 1’in Japonya’da piyasaya sürülmesinden yaklaşık iki yıl öncesine götürdü bizi. O dönemde, kendisi ve diğer kurucu üyeler, çeşitli geliştiricilerden görüş almak için dünya turuna çıkmışlar. Ancak aldıkları geri bildirimler hiç de umut verici değilmiş.

playstationin-babasi-konsol-hakkinda-beklenmedik-itiraf-2

PlayStation’ın Babası Kutaragi, konuyla ilgili şunları kaydetti:

“Onların beklentilerini ve beklemediklerini duymak istedik. Bu yüzden onlarca, belki yüzlerce şirketi ziyaret ettik. Çok sayıda oyun yapımcısıyla görüştük, bu harika bir anıydı… Ama hiç ilgilenmiyorlardı. Sadece ‘Yapmayın. Birçok şirket denedi ve hiçbiri başarılı olamadı. Siz de başarısız olacaksınız,’ dediler.”

Xbox CEO’sundan PlayStation eleştirisi: Yerleri yanlış…

Xbox CEO’sundan PlayStation eleştirisi: Yerleri yanlış…

Xbox patronu Phil Spencer, PlayStation DualSense kontrolcüsündeki "X" düğmesinin yerini beğenmedi. İşte detaylar.

Kutaragi ve ekibi, bu olumsuz görüşlere rağmen yollarına devam ettiler ve sonunda tüm şüphecileri haksız çıkardılar. Ancak PlayStation’ın ilk günlerinde bu kadar büyük bir direnişle karşılaşması gerçekten şaşırtıcı. Kutaragi, Sony içinde bile kimse başarılı olacağımıza inanmıyordu,” diyerek durumun ciddiyetini vurguladı.

Bu yıl 30. yaşını kutlamaya hazırlanan PlayStation, geçmişten bugüne inanılmaz bir yol kat etti. Yakın zamanda piyasaya sürülen PS5 Pro özel sürüm paketinin, fiyatına rağmen birkaç saatte tükenmesi, markanın halen ne kadar popüler olduğunu gösteriyor.

Kutaragi’nin bu açıklamaları, başarının her zaman kolay gelmediğini ve bazen herkes ‘olmaz’ dediğinde bile risk almanın önemini bir kez daha hatırlatıyor.

Read this news article in English

Sinema efsanesi Steven Spielberg’in Call of Duty sevdası şaşırttı!

Dünya sinemasının en büyük isimlerinden biri olan Steven Spielberg, pek çok kişiyi şaşırtacak şekilde Call of Duty oyunlarını çok seviyor. CoD serisinin bir hayranı olan Hollywood efsanesinin, bu oyunları klavye ve fare ile oynamayı tercih eden bir PC oyuncusu olduğu belirtiliyor.

Film yapımcısının hayatına dair bu detayı ortaya çıkaran kişi, Lynked: Banner of the Spark oyununda da çalışan oğlu Max Spielberg oldu. Max, babasının pek bilinmeyen bu ilgisini ilk kez ortaya çıkardı. İşte detaylar…

Steven Spielberg’in gizli hayranlığı ortaya çıktı

“Beni oyun sektörüne sokan oydu” diyen Max, babasının oyunlara oldukça ilgi gösterdiğini ve harika bir oyuncu olduğunu dile getiriyor. Steven Spielberg’in oyun konsolları ile arasının iyi olmasa da iyi bir PC oyuncusu olduğunu vurguluyor.

Steven Spielberg’in harika bir oyun bilgisayarı olduğunu dile getiren ve “bu bizim birlik noktamız” diyen Max, babasının kendisine “Hangi yeni Call of Duty’yi oynamalıyım? Bana en iyi beş nişancı oyununun listesini gönder, indireceğim ve sen eve geldiğinde onları birlikte oynayabiliriz” dediğini söylüyor.

Tarihin en iyi oyun serisi belli oldu! (GTA değil)

Tarihin en iyi oyun serisi belli oldu! (GTA değil)

Baldur's Gate en sevilen oyun serisi oldu Oyuncu puanlamalarına göre oyun tarihindeki en yükse puan bu yapımlara ait.

“Eski tarz” bir PC oyuncusu olan Steven Spielberg, kontrolcülerde pek iyi olmadığı için klavye ve fare kullanarak oyun oynamayı tercih ediyor. Hatta Max, Indiana Jones serisine benzettiği için onu Uncharted oynamaya ikna etmeye çalıştığını da söylüyor:

“Her zaman bir Call of Duty hayranıydı., CoD oynamayı çok seviyor. Hikaye oyunlarına gerçekten ilgi duyuyor. Ben her zaman ona Uncharted oynamasını söylüyorum. Bilirsiniz, Indiana Jones’a benzediği için bunu sevecektir.”

Max Spielberg, babasının da çok sayıda mobil oyun da oynadığını söyledi. Halihazırda oyun sektöründe çalışan Max, Steven Spielberg’in oyun geliştirme süreçlerini yakından takip ettiğini, konsept çizimlerini ve ilerlemeleri dikkatle izleyip bazen kendisine önemli fikirler de sunduğunu belirtti.

Read this news article in English

Joker’in yönetmeni, devam filmini çekme sebebini açıkladı

Joker: Folie à Deux, ilk filmde yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşen Arthur Fleck’in hikayesini anlatmaya devam ediyor. Devam filmi Joker’in büyük kritik ve ticari başarısından sonra gelse de yönetmen Todd Phillips, bu heyecanla beklenen devam filminin arkasındaki itici gücün ne olduğunu anlattı. İşte detaylar…

Todd Phillips, Arthur Fleck’e olan hayranlığını anlattı

Entertainment Weekly’ye konuşan Phillips, Arthur Fleck karakterine olan hayranlığının ona neden başka bir Joker filmi yapma konusunda ilham verdiğini açıkladı. Serinin yönetmenine göre kendisi ve başrol oyuncusu Joaquin Phoenix, orijinal filmin çekimleri bittiğinde çok büyük bir üzüntü yaşadı. İkili, karakter hakkında keşfedilecek daha çok şey olduğunu düşünerek karakterin hikayesini yarıda bırakmak istemedi.

Phillips, “İlk Joker’den sonra Joaquin ve ben gerçekten çok üzgündük. Gerçekten çok üzgündük… Bitmesini istemedik” dedi ve şunları ekledi: “Sadece birlikte çalışmayı sevdiğimiz için değil, Arthur’dan ayrılmak istemediğimiz için… Arthur’u sevdik ve o karaktere bağlandık. Basitçe söylemek gerekirse, onunla daha fazla zaman geçirmek istedik.

Netflix’te izlenmesi gereken en iyi filmler (2024)

Netflix’te izlenmesi gereken en iyi filmler (2024)

Netflix'te izlenmesi gereken filmler listesi ile karşınızdayız! İşte platformda yer alan en kaliteli ve ödüllü film önerileri...

Arthut Fleck karakteri filmde annesi Penny Fleck’i ve talk-show sunucusu Murray Franklin’i öldürmek de dahil olmak üzere bazı korkunç eylemler gerçekleştirmiş olsa da, Phillips karakterin kesinlikle cinayet eğiliminden daha fazlasına sahip olduğu konusunda ısrar etti.

Yönetmen, şiddet içeren bir yetiştirme tarzı, gerçek aşka olan arzusu ve onu her zaman dışlayan topluma karşı isyanı göz önüne alındığında, Arthur’un bazı kurtarıcı niteliklere sahip olduğuna dikkat çekti. Phillips’in açıklamalarının devamı şöyle oldu:

“Karakterin bazı sorunları vardı. Bu açık… Ama içinde bir ışık, bir güzellik ve romantizm var. Bu, Joaquin’le başından beri konuştuğumuz bir konu. Evet, o dünyaya ayak uyduramıyor. Ancak onun içinde müzik kadar romantizm de var.”

Peki sizin Joker: Folie à Deux filminden beklentileriniz neler?

Read this news article in English

Apple sınırları zorluyor: AirPods kalp hastalıklarını tespit edebilecek

Teknoloji devi Apple’ın AirPods kablosuz kulaklık serisine yönelik planları sanıldığından çok daha büyük görünüyor. Şirket, AirPods kulaklıkları işitme cihazı olarak çalıştırabilmenin yanı sıra şimdi eli daha da artırarak sağlık odaklı önemli bir yenilik getirmeye hazırlanıyor. Apple’ın gelecekteki bir kulaklık modelinin kalp hastalıklarını tespit edebilme yeteneğine sahip olabileceği belirtiliyor. İşte detaylar…

AirPods’un sağlık odaklı yeni patenti ortaya çıktı

İlk olarak iOS 18 işletim sisteminde, Apple’ın kalp atış hızını ölçmek için daha önce yayınlanmamış AirPods modellerini kullanabileceğine dair kanıtlar bulundu. Beklenen yeni özelliğin önümüzdeki yıl AirPods Pro 3 ve Powerbeats Pro’ya gelebileceğine dair söylentiler aktarıldı.

Şimdi ise şirketin aldığı yeni bir patent, AirPods cihazlarının yalnızca kalp atışlarını değil, aynı zamanda olası kardiyovasküler hastalıkların varlığını da tespit edebileceğini gösteriyor. Patently Apple web sitesinde paylaşılan yeni patent, kulak kanalına yönlendirilen mikrofonların kalp hastalığını tanımlamak için kullanılabileceğini vurguluyor.

Apple’ın uygun fiyatlı tableti iPad 11 beklenenleri!

Apple’ın uygun fiyatlı tableti iPad 11 beklenenleri!

Apple tarafından önümüzdeki ay düzenlenecek etkinlikte tanıtılması beklenen iPad 11, özellikleri ve uygun fiyatı ile dikkat çekebilir...

Mikrofon tarafından yayılan ve bir filtre tarafından işlenen bir sinyal, bir algoritma tarafından analiz edilecek. Bu farklı kalp aktivitelerinde yakalanan sinyalleri karşılaştırarak olası kalp patolojilerini gösterebilecek değişiklikleri tanımlayabilecek.

Başlangıçta bradikardi (anormal derecede düşük kalp hızı) ve taşikardi (anormal derecede yüksek kalp hızı) tespit edilebiliyordu. Ancak patent aynı zamanda daha karmaşık tespitlerin de yapılabileceğine işaret ediyor.

Peki siz Apple’ın bu önemli patentiyle ilgili neler düşünüyorsunuz?

Read this news article in English

Barry’nin yıldızı Bill Hader’dan HBO ile heyecanlandıran proje!

Bill Hader ve Duffy Boudreau, Barry dizisi ile elde ettiği büyük başarının ardından HBO için yeni bir komedi dizisi hazırlıyor. Başarılı ikili, heyecan veren projenin pilot bölümünün senaryosunu geliştirmek üzere yeniden bir araya geliyor. İşte detaylar…

Bill Hader’ın yeni dizisinin ilk detayları geldi

Başarılı oyuncu Bill Hader, henüz ismi belli olmayan projenin resmi senaryosunu şu cümle ile özetliyor: “Küçük bir kasabadaki bir kadının büyük bir sırrı ortaya çıkar ve olaylar gelişir…” Hader ve Boudreau ikilisinin projede ortak yazar ve yönetici yapımcı olarak görev yapacağı da ekleniyor.

Hader’in baş kahramanı ve ortak yaratıcısı olduğu HBO dizisi Barry üzerinde birlikte çalışma imkanı bulan Boudreau, dizide yazar ve yönetici yapımcı olarak görev yaptı. İkili aynı zamanda Documentary Now’un birkaç bölümünün ortak yazarlığını da yaptı.

Netflix’te izlenmesi gereken en iyi filmler (2024)

Netflix’te izlenmesi gereken en iyi filmler (2024)

Netflix'te izlenmesi gereken filmler listesi ile karşınızdayız! İşte platformda yer alan en kaliteli ve ödüllü film önerileri...

Boudreau’nun diğer çalışmaları arasında Netflix animasyon dizisi Big Mouth ve Hulu animasyon dizisi Hit-Monkey yer alıyor. Yazar, üçüncü sezonun “710N” bölümü için Hader ve Barry’nin ortak yaratıcısı Alec Berg ile birlikte Komedi Dizisi dalında En İyi Senaryo dalında Emmy adaylığı aldı.

Bill Hader, Barry dizisinde dört sezon boyunca rol aldı ve sevilen dizi 2023’te sona erdi. Hader’ın Barry’deki performansıyla 16 Emmy adaylığı aldığını da belirtelim. Bunlardan dördü “en iyi komedi” dizisine aday gösterildi. 2018 ve 2019’da ise komedi dalında “en iyi erkek oyuncu” dalında iki adaylık kazandı.

Peki siz HBO imzasıyla yayınlanacak bu projeyle ilgili neler düşünüyorsunuz?

Read this news article in English

Black Myth: Wukong bir ayda rekor satışa ulaştı!

Tokyo Game Show etkinliği sırasında Black Myth: Wukong oyununun yayınlandığı ilk ayda rekor satışa ulaştığı açıklandı. 20 Ağustos ile 20 Eylül arasında oyunun 20 milyon kopyaya ulaştığı belirtildi. Kısa süre içinde ilgi odağı haline gelen ve oyunseverlerin adeta gözdesi konumunda olan oyun, etkileyici satış başarısıyla dikkatleri üzerinde topladı. İşte detaylar…

Black Myth: Wukong oyun sektörüne damga vurdu

Black Myth: Wukong son yılların en büyük hitleri arasında yer alan Elden Ring, Hogwarts Legacy ve Zelda: Tears of the Kingdom gibi oyunlara adeta gözdağı verdi. İnanılmaz bir satış başarı yakalayan oyun, henüz bir ayda sektöre adeta damga vurmayı başardı.

FromSoftware’in hem konsol hem de PC nesli için piyasaya sürülen oyunu Elden Ring, yayınlandıktan bir yıl sonra 20 milyon kopyaya ulaştı. Warner Bros. Games’in geliştirdiği, 2023 yılının en çok satan oyunu olan Hogwarts Legacy, piyasaya sürüldükten 11 ay sonra 22 milyona ulaştı. Bu iki oyundan daha iyi bir satış grafiği yakalayan Zelda: Tears of the Kingdom ise Mayıs ayında Nintendo Switch kullanıcılarına sunularak altı ayda 20 milyon kopyaya ulaştı.

Tarihin en iyi oyun serisi belli oldu! (GTA değil)

Tarihin en iyi oyun serisi belli oldu! (GTA değil)

Baldur's Gate en sevilen oyun serisi oldu Oyuncu puanlamalarına göre oyun tarihindeki en yükse puan bu yapımlara ait.

Xbox sürümünün çıkış tarihi henüz açıklanmayan Black Myth: Wukong’un yalnızca PC ve PS5 için yayınlandığını da hatırlatalım. Dolayısıyla platform sayısının sınırlı olması ve kısa sürede satışların artması oyunun performansını daha da artıracak gibi görünüyor. Şimdiden 20 milyon kopyaya ulaşan oyun, son yıllarda ses getiren bu üç büyük oyundan daha çarpıcı bir başarı elde ediyor.

Black Myth: Wukong oyununun satışların çoğunun Çin’den geldiğini de hatırlatmakta fayda var. Çin pazarında PlayStation 5’in satışları bile artırmaya yardımcı olan oyun, dünya çapında şimdiden olağanüstü bir konuma ulaştı.

Peki siz bu oyunla ilgili neler düşünüyorsunuz?

Read this news article in English

Blizzard’ın kurucu ortağının şaşırtan istifa sebebi 6 yıl sonra ortaya çıktı

Blizzard’ı son yıllarda takip eden tüm oyunseverler, şirketin Activision bünyesine katıldıktan sonra çok büyük bir değişime uğradığını gözlemleyebilir. 6 yıl sonra ortaya çıkan gerçekler, şirketin kurucu ortağı Mike Morhaime’nin Blizard’dan neden istifa ettiğini ve şirketin nasıl bir dönüşüme uğradığını ortaya çıkardı.

Blizzard firmasını keskin bir dönüşüme uğratan bu süreç, kurucu ortak Mike Morhaime’nin artık şirketin CEO’su Bobby Kotick ile kavga etmeye etmeye dayanamaması ve şirketten ayrılma kararıyla birlikte hızlandı. İşte detaylar…

Blizzard nasıl kaosa sürüklendi?

Play Nice: The Rise and Fall of Blizzard Entertainment kitabından bir alıntıya göre şirketteki sorunlar, Blizzard ve Activision’ın güçlerini birleştirmesinden altı yıl sonra başladı. O zamanlar, uzun süre merakla beklenen MMORPG oyunu Titan, yıllar süren yatırımın ardından henüz iptal edilmişti ve üretilen malzemeyle ne yapılacağı hala belli değildi.

Bu durum, Kotick’in liderliğindeki şirketin, Mike Morhaime’nin kararlarını kontrol etmek için daha fazla baskı uygulamaya başlamasına neden oldu. Maliyetleri kontrol altında tutmak için işe alınan finans yöneticisi Armin Zerra’nın şirkete katılması ise olayları daha da içinden çıkılamaz bir noktaya getirdi.

Esasında deterjan ve şampuan gibi ürünlerin pazarlama ve dağıtımında çalışan Zerra’nın oyun dünyasına pek aşinalığı yoktu. Böylece Blizzard ekiplerinin desteklediği takımların aleyhine kararlar almaya başladı. Hatta öyle ki, bir noktada etkinliğin küçük kar marjları olacağı için BlizzCon’un iptal edilmesini bile önermişti.

Tarihin en iyi oyun serisi belli oldu! (GTA değil)

Tarihin en iyi oyun serisi belli oldu! (GTA değil)

Baldur's Gate en sevilen oyun serisi oldu Oyuncu puanlamalarına göre oyun tarihindeki en yükse puan bu yapımlara ait.

Mike Morhaime baskılar yüzünden görevine veda etti

Kitapta yer alan detaylar, Kotick’in de sorunlu olduğunu, çünkü bir oyun yaratmanın ne kadar zaman aldığını anlamadığını belirtiyor. Bu durumun kendisi ile teknik destek, sinema departmanı ve çalışan prim sistemi gibi alanların bakımını savunmaya devam eden Mike Morhaime arasında sürekli kavgalara yol açtığı iddia ediliyor.

Blizzard’ın kurucu ortağı Mike Morhaime stüdyo, Activision ve King arasında daha fazla entegrasyon öneren bir toplantıya katıldıktan sonra 2018 yılında şirketten ayrılmaya karar verdi. Morhaime’ye göre bu noktada hem stüdyoyu benzersiz kılan kültürü sürdürmek hem de çalışanlarına şirketin geleceğine güvenmeleri için nedenler olduğu konusunda güvence vermek artık tam anlamıyla imkansız bir hale gelmişti.

Morhaime’nin ayrılığı ile birlikte kaçınılmaz değişim artık tam manasıyla gerçekleşti. Bir dizi tartışmalı karar ile yoluna devam eden Blizzard, artık bazı oyunseverler için yalnızca “eski bir dost” olarak kalmıştı.

Peki siz Blizzard’ın geçirdiği bu dönüşüm ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Eski Blizzard ile ilgili düşüncelerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz!

Read this news article in English