Geçtiğimiz haftalarda vizyona giren X-Men ekip filmi Deadpool & Wolverine, dünya çapında 1 milyar dolar sınırını aştı. Bu da tüm zamanların en yüksek hasılat elde eden R-rated filmi olduğu anlamına geliyor. Ayrıca Joker gibi kült yapımları da geçerek merak uyandırdı.
Deadpool & Wolverine hasılatı 1 milyar doları geçti
Ryan Reynolds ve Hugh Jackman’in başrollerinde yer aldığı film, dünya çapında bilet satışlarında 1.14 milyar doları aştı. Bu rakam, bir önceki rekorun sahibi olan Joker’in 1 milyar 79 milyon dolarlık hasılatını geride bıraktığı anlamına geliyor.
Deadpool & Wolverine ayrıca açılış haftasında ABD’de 200 milyon doların üzerinde hasılat elde etti. Bu da açılış konusunda şimdiye kadarki en büyük R-rated filmi olduğu anlamına geliyor. Ayrıca Joker’den sonra dünya çapında 1 milyar doları geçen ikinci R-rated film olmayı da başardı.
vivo Y19s adlı yeni cihaz son olarak IMEI veritabanında görüldü. İşte detaylar.
Deadpool & Wolverine’in gişedeki üstünlüğü Marvel Studios için büyük bir kazanç anlamına geliyor. Ayrıca Marvel’ın 21st Century Fox’u satın almasından bu yana ilk X-Men filmi olmasıyla da dikkat çekiyor. Film, X-Men karakterlerini içeren önceki tüm filmleri de geride bırakmış durumda.
Deadpool & Wolverine, 1 milyar dolarlık dönüm noktasıyla dünya çapında yılın en çok hasılat yapan filmlerinden biri olacak gibi de duruyor. DC ve Warner Bros.’un dört filmine kıyasla Marvel’ın 1 milyar dolarlık on bir filmi bulunduğunu belirtmek gerekiyor.
Deadpool & Wolverine vizyondaki dördüncü hafta sonuna yaklaşıyor. Ryan Reynolds ve Hugh Jackman’in başrollerinde yer aldığı yapım bir süre daha ses getirmeye devam edecek gibi duruyor.
Apple, iOS 18 ile Mail uygulamasına önemli özellikler ekliyor. Yeni güncellemeyle kullanıcıların işini kolaylaştıracak 7 önemli önemli özellik eklenecek. Bu özellikler sayesinde, e-posta göndermek ve almak yapay zekayla beraber daha pratik olacak. İşte, iOS 18 ile gelen en dikkat çekici 7 yeni özellik…
iOS 18 ile Apple Mail uygulamasına gelen 7 yeni özellik
Kategorilere ayırma
Artık gelen kutusunda kaybolma derdi sona erebilir. Apple Mail uygulaması, e-postalarınızı akıllıca kategorilere ayıracak. Kişisel mesajlar Birincil, sipariş onayları ve makbuzlar İşlemler, bültenler ve bildirimler Güncellemeler, reklamlar ise Promosyonlar kategorisinde toplanacak.
Özet görünümü
E-postalar arasında istediğinizi bulmak kolaylaşıyor. Örneğin, gönderenine göre e-postalarınızı gruplayarak, tüm Turkish Airlines biletlerinizi tek bir tıklama ile bulabilirsiniz. Üstelik yanlış kategoriye düşen bir e-postayı kolayca doğru yere taşıyabilirsiniz.
Okunmamış e-postaların vurgulanması
Yeni kategoriler arasında, okunmamış e-postalar üst sıraya yerleşiyor. Böylece, önemli bir mesajı kaçırma derdi ortadan kalkmış oluyor. Eski e-postalar arkada kalırken, yeni gelenler daha fazla göz önünde olacak.
Akıllı yanıtlar
Burada yapay zeka devreye giriyor. Akıllı Yanıtlar özelliği sayesinde e-postalarınıza uygun ve hızlı yanıtlar oluşturabileceksiniz. Hatta Apple’ın yapay zekası, size yanıt verirken nelere dikkat etmeniz gerektiğini bile hatırlatacak.
E-posta özetleri
Uzun uzun e-postalarla uğraşmak istemeyenler için önemli bir yenilik. iOS 18 ile Mail uygulaması istediğiniz her e-postanın özetini sunacak. Liste görünümünde hızlı bir özetle zamandan tasarruf edebileceksiniz. Özellikle yoğun tempoda çalışanlar için hayat kurtarıcı olabilir.
Öncelikli mesajlar
Zaman duyarlı ve önemli e-postalarınız artık gözden kaçmayacak. Öncelikli Mesajlar bölümünde, uçuş check-in’leri, toplantı iptalleri gibi önemli bildirimler hep en üstte bulundurulacak.
Yazma araçları
Burada da yapay zeka sizin asistanınız olacak. Yeni Yazma Araçları sayesinde e-postalarınızı daha profesyonel, dostane (konuşma dilinde) veya kısa bir şekilde yazmanız mümkün olacak. Hatta dilerseniz metni gözden geçirip yeniden yazdırabilirsiniz.
Apple Mail uygulamasının yenilenen versiyonu ile, e-postaları yönetmek daha hızlı ve kullanışlı bir hale geldi.
Apple’ın iOS 18 ile sunacağı bu yenilikler, Mail uygulamasını kesinlikle sevdirecek cinsten. Peki, siz bu özellikler hakkında ne düşünüyorsunuz? Mail uygulamasının bu yeni hali, işinizi ne kadar kolaylaştırır? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında paylaşmayı unutmayın.
Oyun dünyası yıllardır çeşitli emülatörler aracılığıyla PlayStation oyunlarını PC’ye taşımaya çalışıyor. Sony birçok yapımı resmi olarak PC’ye getirmiş olsa da, bazı yapımların PlayStation’a özel kalmaya devam ettiğini belirtelim. Bu yapımlardan biri olan Bloodborne, yeni bir emülatörle PC’ye taşındı.
Bloodborne shadPS4 ile PC’ye geliyor
PlayStation 4 emülatörü olarak geliştirilen shadPS4, son olarak Bloodborne için kullanıldı. FromSoftware’in sevilen yapımı bu araç sayesinde Windows bilgisayarlarda oynanabildi.
shadPS4 Discord sunucusuna gönderilen bir videoda, Bloodborne’un 30 FPS sabit kare hızında açıldığı ve emülatörde çalıştığı görülüyor. Gözle görülü grafik sorunları ve takılmalar olsa da, oyunun PC’de çalıştırıldığını söylemek mümkün.
Microsoft ve Xbox, Activision Marvel oyunlarını geri getirmek istiyor. Şirket eski yapımlar için Marvel ile görüşüyor.
shadPS4 son aylarda hızla büyüdü. Daha önce Red Dead Redemption gibi PlayStation’a özel oyunların çalıştırabildiğini göstermişti. Şimdi de Bloodborne için shadPS4’ün kullanıldığını görüyoruz. Geliştirici ekip, tüm Sony oyunlarını Windows’a getirmek istediklerini söyledi.
Gelişmeler bu hızla devam etmesi halinde PS4’e özel oyunların bu yılın sonlarına kadar emülatör üzerinden PC’de oynanabilir olacağı düşünülüyor. Ancak shadPS4 ekibi, gösterilen yapının hala oynanabilir durumda olmadığı ve grafik konusunda yapılması gereken iş olduğunu belirtti.
FromSoftware, Bloodborne’un yeni bir kitleye açılmasından memnuniyet duyacağını söylemişti. Ancak oyunun resmi olarak PC’ye getirilme kararı Sony’ye bağlı olmaya devam ediyor.
Sızdırılan bilgilere göre, Intel’in yeni nesil masaüstü işlemcileri olan Arrow Lake serisi, çok yakında resmen tanıtılıyor. Yeni işlemciler, Intel, önceki Raptor Lake serisinde yaşadığı zorlukları geride bırakcak ve şirketin performans çıtasını yeniden yukarıya taşıyacak gibi görünüyor. Ancak, bu sefer işler biraz farklı; çünkü Intel, hiper iş parçacığı teknolojisini bu seride tamamen rafa kaldırıyor. İşte detaylar…
Intel’in yeni Arrow Lake işlemcileri 10 Ekim’de geliyor: Beklentiler tavan yaptı!
Yeni nesil Intel Arrow Lake serisi, 10 Ekim’de aramıza katılacak. İşlemciler, 12 farklı modelle geliyor ve her biri kendi alanında dikkat çekici özelliklere sahip. Mesela, Intel Core Ultra 9 285K modeli, 8 büyük ve 16 küçük çekirdeğiyle tam bir performans canavarı. 5.4 GHz’e kadar çıkabilen bu çip, özellikle oyuncular için biçilmiş kaftan. Üstelik, 125W TDP değeriyle yüksek performansı, dengeli bir güç tüketimiyle sunuyor.
Intel Arrow Lake serisi bu kadarla da kalmayacak. Intel Core Ultra 7 265 gibi modeller de 20 çekirdekli yapıları ve 5.2 GHz’e kadar çıkan hızlarıyla çok konuşulacak. Intel, bu seride enerji verimliliğine de büyük önem veriyor. Çünkü bu yeni çiplerin, 13. ve 14. nesil Raptor Lake işlemcilerinden çok daha az enerji harcayacağı söyleniyor.
Intel tarafından yeni Arc ekran kartı sürücüsü yayınlandı. Oyun performansını artırmanın yanı sıra grafik hataları giderildi.
Yeni işlemciler sadece kullanıcılar için değil, şirketin kendisi için de önemli. Son dönemde yaşadığı mali kayıplar ve Raptor Lake serisinin pek de parlak olmayan performansı, Intel’i zor durumda bırakmıştı. Ancak, Arrow Lake ile birlikte Intel’in yeniden pazarın lideri olma hedefi var. Şirket, bu yeni işlemcilerle hem oyuncuları hem de profesyonel kullanıcıları yeniden kendine çekmeyi planlıyor.
Çekirdekler
Base Clock (GHz)
Boost Clock (GHz)
Base TDP
Entegre GPU
Xe Sayısı
Intel Core Ultra 9 285K
8P + 16E (24)
3.7 / 3.2
5.4 / 4.6
125W
Evet
64
Intel Core Ultra 9 285
8P + 16E (24)
2.5 / 1.9
5.3 / 4.6
65W
Evet
64
Intel Core Ultra 9 285T
8P + 16E (24)
1.4 / 1.2
4.7 / 4.5
35W
Evet
64
Intel Core Ultra 7 265K
8P + 12E (20)
3.9 / 3.9
5.2 / 4.6
125W
Evet
64
Intel Core Ultra 7 265KF
8P + 12E (20)
3.3 / 3.3
5.2 / 4.6
125W
Evet
Belirsiz
Intel Core Ultra 7 265
8P + 12E (20)
2.4 / 1.8
5.1 / 4.6
65W
Evet
64
Intel Core Ultra 7 265F
8P + 12E (20)
1.5 / 1.2
4.6 / 4.5
65W
Evet
Belirsiz
Inel Core Ultra 7 265T
8P + 12E (20)
2.4 / 1.8
5.0 / 4.5
35W
Evet
64
Intel Core Ultra 5 245K
6P + 8E (14)
4.2 / 3.6
5.0 / 4.6
125W
Evet
64
Intel Core Ultra 5 245KF
6P + 8E (14)
4.2 / 3.6
5.0 / 4.6
125W
Hayır
Belirsiz
Intel Core Ultra 5 245
6P + 8E (14)
–
–
65W
–
–
Intel Core Ultra 5 235
6P + 8E (14)
–
–
65W
–
–
Intel Core Ultra 5 225
6P + 4E (10)
3.3 / 2.7
4.7 / 4.4
65W
Evet
32
Intel Core Ultra 5 225F
6P + 4E (10)
3.3 / 2.7
4.7 / 4.4
65W
Hayır
Belirsiz
Sizce şirket, Arrow Lake ile geri dönebilir mi? Yeni çiplerin performans ve enerji verimliliği açısından sundukları sizce yeterli mi? Bu konudaki düşüncelerinizi ve beklentilerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında paylaşmayı unutmayın.
Bilgisayar donanımı seçerken en yeni ve en hızlı parçaları tercih etmek doğal. Ancak SSD hızı konusunda bu mantığı tekrar gözden geçirme zamanı gelmiş olabilir. Günümüzde PCIe 5.0 gibi yüksek hızlar sunan SSD’ler, sıradan kullanıcılar için gereksiz bir lüks haline gelmeye başladı. Hangi SSD’yi seçerseniz seçin, günlük kullanımda neredeyse aynı performansı alacaksınız.
İşte SSD hızının artık neden o kadar da önemli olmadığını gösteren 3 önemli sebep
Oyunlar için SSD hızı sadece bir yere kadar önemli
Günümüzde oyunlar için SSD kullanımı büyük bir fark yaratıyor, özellikle de eski HDD’lerden geçiş yapanlar için. Ancak SSD hızı, oyun performansı üzerinde belirli bir noktadan sonra pek de büyük bir etkisi olmuyor. Oyunların daha hızlı yüklenmesi SSD’lerin en büyük avantajlarından biri olsa da PCIe 5.0 ile PCIe 4.0 SSD’ler arasındaki fark sadece birkaç saniyelik yükleme süresi ile sınırlı.
Bu fark, genellikle oyun deneyiminizi dönüştürecek boyutta değil. Ayrıca, DirectStorage gibi teknolojiler bile SSD hızını tam anlamıyla kullanmıyor. Dolayısıyla, oyunlar için en yeni SSD teknolojisine yatırım yapmak çoğu kullanıcı için gereksiz olabilir.
Bu durumda, PCIe Gen 3, Gen 4 ya da Gen 5 SSD’ler arasında günlük oyun deneyiminizde anlamlı bir fark görmeniz pek mümkün değil. Kendi bilgisayarımda Gen 4 ve Gen 5 SSD’ler arasında hiçbir fark hissetmedim. Aynı şekilde, Steam Deck gibi PCIe 3.0 arayüzü ile çalışan cihazlar ile Legion Go gibi PCIe 4.0 kullanan cihazlar arasında da oyun performansında kayda değer bir fark bulunmuyor. Dolayısıyla, daha hızlı SSD’lere büyük paralar harcamanız, günlük oyun deneyiminize çok az katkı sağlar.
Günlük kullanımda SSD hızı fark edilmiyor
Günlük kullanımda, SSD hızı farkı genellikle gözle görülür seviyede değil. Tarayıcı açmak, belgeler üzerinde çalışmak veya sunum hazırlamak gibi görevlerde, SATA SSD ile modern NVMe sürücüler arasında büyük bir fark hissetmezsiniz. İşletim sistemi ve uygulamalar hızlı açılır, arama işlemleri süratli gerçekleşir. En yeni PCIe 5.0 SSD’lerin sunduğu 14.000MB/s hızları cazip görünse de bu hızlar genellikle büyük dosya transferlerinde fark yaratır, günlük işlerde değil.
NVMe SSD’lerin SATA SSD’lere göre daha hızlı olduğunu inkâr edemeyiz. Ancak, günlük kullanımda bu hız farkı, sadece psikolojik bir avantaj sağlar. Eğer aynı fiyat aralığında NVMe SSD alabiliyorsanız, elbette tercih edebilirsiniz. Ancak, PCIe 5.0 SSD’lere fazladan para harcamanıza gerek yok. Gen 3 ya da Gen 4 SSD’ler, günlük kullanım için yeterince hızlıdır ve ek masrafları karşılamaz.
Video düzenleme gibi işlemler Bile SSD hızını tam kullanamıyor
Video düzenleme gibi özel görevler için SSD kullanımı büyük avantajlar sağlıyor. Ancak, en hızlı SSD hızı bile bu tür görevlerde tam anlamıyla fark yaratmıyor. 500-550MB/s hızlara sahip SATA SSD’ler, video düzenleme için genellikle yeterli oluyor. Burada kapasitenizin daha yüksek olması daha önemli Çünkü tüm çalışma dosyalarınızı bir SSD’de saklayabilmek, yüksek aktarım hızlarından daha önemlidir.
Video dosyalarını içe aktarırken ya da nihai ürünü dışa aktarırken SSD hızının bir miktar faydası olabilir. Ancak bu fark sadece düzenli olarak video düzenleyen profesyoneller için bu fark önemli olabilir. Günlük kullanıcılar ise daha yavaş SSD’lerle de rahatlıkla işlerini yapabilir.
Bu rehberimiz sayesinde kullandığınız SSD'nin sahte olup olmadığını öğrenebileceksiniz. İşte sahte SSD nasıl anlaşılır rehberimiz...
Sonuç olarak, günlük kullanımda SSD hızı eskisi kadar büyük bir fark yaratmıyor. İster oyun oynayın ister video düzenleyin, modern SSD’ler arasındaki hız farkları genellikle gözle görülür seviyede değil. Bu yüzden, daha fazla para harcamadan, bütçenize uygun bir SSD seçerek günlük bilgisayar deneyiminizi rahatlıkla iyileştirebilirsiniz.
Alien serisinin dokuzuncu filmi Alien: Romulus gişede oldukça iyi bir hafta sonu geçirdi. 16 Ağustos tarihinde vizyona giren ve seriye yeni bir soluk katan aksiyon yapımı, sadece bir günde 18 milyon dolar kazandı. Peki Alien serisi için bu ne anlama geliyor?
Alien: Romulus serinin en iyisi olabilir mi?
Fede Álvarez tarafından yönetilen Alien: Romulus vizyona girdiği ilk Cuma günü 18 milyon dolar hasılat elde etti. Aksiyon filminin Kuzey Amerika’da üç günlük süre boyunca 41 milyon dolar kazanması bekleniyor. Bu, Ridley Scott tarafından çekilen Prometheus’un ardından bir Alien filmi için ikinci en büyük çıkış olacak.
Aslında geçmiş Alien filmleriyle kıyaslandığında 41 milyon dolarlık açılış beklenen seviyede değil. Bu kapsamda Romulus, enflasyonla düzeltilmiş hafta sonları açısından serinin en alt sıralarına yerleşmiş durumda. Prometheus; Alien vs Predator, Alien 3 ve Alien: Covenant’ın gerisinde kalıyor.
Dünyanın en iyi savaş uçağı hangisi? İşte sizin için hazırladığımız dünyanın en iyi savaş uçakları listesi ve detayları...
Ancak ilk işaretler Romulus’un öncekilerden daha fazla kazanabileceğini gösteriyor. Eleştiriler Aliens sonrası diğer filmlerden daha iyi olduğunu gösterdi. Ayrıca Çin ve Japonya gibi ülkelerde de tahmini 25 milyon dolarlık bir açılış kazancını yakalayarak iyi bir performans sergileyeceği düşünülüyor.
Alien: Covenant’ın toplam 240 milyon dolarlık hasılat yaptığını belirtmek gerekiyor. Bu kapsamda Romulus bu rakamı geçebilirse 80 milyon dolarlık bütçesiyle gişede başarılı sayılacak.
Romulus 45 yıllık seri için çığır açıcı bir film olmasa da, uluslararası alanda beğenildiğini söylemek mümkün. Bu yüzden birkaç hafta içerisinde kendi bütçesini geçmesi ve bilim kurgu-korku serisine yeni bir soluk getirebileceği düşünülüyor.
vivo, orta seviye pazara hitap edecek yeni modeli için çalışmalarını hızlandırdı. vivo Y19s adlı yeni cihaz son olarak IMEI veritabanında görüldü. Peki Y19s neler vadediyor? İşte detaylar.
vivo Y19s için geri sayım
IMEI veritabanında görülen Y19s; V2419 model numarasını taşıyor. Tasarım tarafında Y18s ile benzer olması bekleniyor, ancak teknik özellik açısından Y18s’e kıyasla daha gelişmiş olması muhtemel. Ancak giriş-orta seviye pazara hitap edeceğini hatırlatalım.
Hatırlamayanlar için vivo Y18s; 90Hz yenileme hızına sahip 6,56 inç LCD ekranla geliyor. 6GB RAM ve 128GB depolama alanıyla birlikte MediaTek Helio G85 yonga setinden gücünü alıyor. Bellek kapasitesinin 4GB sanal RAM ile 10GB’a kadar genişletilebildiğini belirtelim.
vivo, çok yakında orta segmente hitap eden yeni modeli T3 Pro'yu tanıtacak. İşte karşınızda lansman öncesi tüm detayları ile vivo T3 Pro.
Kamera tarafında ise 50 Megapiksel ana sensörün öne çıktığı çift arka modül yer alıyor. Akıllı telefon, ön tarafında ise ekrana gömülü 8 Megapiksel selfie kamerasına yer veriyor. 15W hızlı şarj özelliğine sahip 5000mAh bataryadan beslendiğini de belirtmek gerekiyor.
vivo ayrıca son zamanlarda T3 Pro isimli orta seviye pazara hitap edecek bir model üzerinde çalışıyor. 120Hz yenileme hızına sahip AMOLED ekran ile gelmesi beklenilen vivo T3 Pro, ana kamera olarak 50 Megapiksellik bir sensör kullanıyor.
Y19s ve T3 Pro’nun benzer zamanlarda tanıtılması bekleniyor. vivo orta seviyeye hitap edecek yeni cihazlar ile pazarı karıştıracak gibi duruyor.
Artık Meta Quest 2, 3 ve Pro başlıkları, yeni HDMI Link uygulaması sayesinde harici bir ekran olarak kullanılabilecek. Gelen yenilik, özellikle kablosuz bağlantı konusunda sıkıntı yaşayan kullanıcılar için büyük nimet. Peki, bu yeni özellik tam olarak ne sunuyor? İşte detaylar…
Meta Quest 2/3/Pro için harici ekran özelliği: HDMI Link
Meta’nın yeni HDMI Link uygulaması, Quest başlıklarını bir PS5, PC veya başka bir cihazla bağlayarak harici bir ekran olarak kullanmanıza izin veriyor. Ancak, önemli bir ayrıntı var: Bu uygulamayı kullanabilmek için bir yakalama kartı gerekiyor.
Yani, Quest başlığınızı doğrudan bir HDMI kablosu ile cihazınıza bağlayamıyorsunuz; önce yakalama kartını başlığınıza, ardından cihazınızı bu karta bağlamanız gerekiyor. Bu yöntemle, VR başlığınızı 1080P 60FPS çözünürlükte bir ekrana dönüştürebiliyorsunuz.
Meta Quest 3 ve Quest Pro VR başlıklarına gelen yeni güncelleme ile kullanıcılar artık çoklu görev yapabilme yeteneğine sahip olacak.
Meta Quest başlıklar için gelen yeni HDMI Link uygulaması, oldukça işlevsel olsa da birkaç sınırlaması var. Örneğin, uygulama HDCP korumalı içerikleri görüntüleyemiyor. Yani, PS5’teki bazı içerikleri veya filmleri izlemek istiyorsanız, HDCP korumasını devre dışı bırakmanız gerekebilir. Ayrıca, uygulama sadece 1080P çözünürlükte çalışıyor, bu nedenle daha yüksek çözünürlükler bekleyenler için biraz hayal kırıklığı yaratabilir.
Kablolu bağlantı, genellikle daha düşük gecikme süreleri ve daha stabil bir performans sunduğu için tercih edilebilir. Ancak, yakalama kartı gereksinimi ve sadece 1080P çözünürlük desteği yüzünden uygulama herkese hitap etmeyebilir.
Siz, HDMI Link uygulaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Kablolu bağlantının sunduğu avantajlar, kablosuz seçeneklere göre cazip mi? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında paylaşmayı unutmayın.
GTA 6 fragmanı yayınlandığından bu yana oyun dünyasında sızıntıların ardı arkası kesilmiyor. Sosyal medyada paylaşılan yeni bir rapor ise oyunla ilgili birçok detayı gözler önüne serdi. Buna göre Rockstar’ın 2 milyar dolar bütçe ayırdığı ve GTA 5’in iki katı büyüklüğünde bir oyun yaptığı söyleniyor.
GTA 6, GTA 5’in iki katı olabilir
Rockstar Games’in yeni oyunuyla ilgili büyük sızıntı ortaya çıktı. X kullanıcısı “Rino” oyunla ilgili söylenti ve sızıntıları derledi. Bu kapsamda geliştirme, dünya, mekanik ve çıkış tarihiyle ilgili doğru olma ihtimali yüksek iddiaları bir araya getirdi.
Rapordaki iddiaya göre GTA 6 geliştirmesi 2014 yılında 2 milyar dolarlık bir bütçeyle başladı. PlayStation 5 ve Xbox Series X/S için 2025 yılının sonbahar döneminde piyasaya sürülmesi ve PC versiyonunun ise daha sonra çıkması planlanıyor. Bu kapsamda 2026’ya erteleme planı da hala düşünülüyor.
Yeni lazer teknolojisi, uzay ve dünya arasındaki iletişimi bin kat hızlandırarak yeni bir iletişim çağı başlatıyor. İşte detaylar!
Oyunun açık dünya haritası ise GTA 5’in yaklaşık 2 katı büyüklüğünde olacak. Buna göre Miami, Küba ve Bahamalar gibi turistik bölgelerden esinlenen üç büyük şehire yer verecek. Ayrıca oyunda dört küçük şehir olması da bekleniyor.
Golf kulüpleri, kumarhaneler ve tema parkları gibi binalar ve keşfedilebilir yerler olacak. Oyunda dinamik bir hava durumu sistemi ve çok daha gelişmiş su fiziği bulunacak. Yan karakterlerin kendi hayatları olacak ve gerçek zamanlı kararlar verebilecek.
Oyundaki ana kahramanlar olan Jason ve Lucia, oynanışı etkileyen dinamik bir ilişkiye sahip olacak. Soygunlar, uyuşturucu kaçakçılığı ve su aktiviteleri ise ana odak noktası olacak.
İkinci fragmanın Kasım ve Aralık ayında yayınlanacağı iddia ediliyor. Bu kapsamda oyunun bir yıl sonra çıkış yapacağın da düşünebiliriz.
Apple, Eylül ayında en yeni iPhone 16 ailesini tanıtacak. Tüm gözler yenilenmiş akıllı telefonlarda olacak. Ancak son sızıntılar, şirketin kablosuz kulaklıklarda da değişikliğe gideceğini gösterdi. Buna göre Apple; Airpods 4 serisinde iki model birden sunacak.
Eylül’de iki yeni Airpods 4 tanıtılacak
Bloomberg editörü Mark Gurman, Apple’ın önümüzdeki ayın başlarında iki yeni AirPods modelini tanıtacağını dile getirdi. Buna göre Apple; yeni AirPods modeliyle giriş ve orta seviye pazara hitap edecek. Böylece AirPods 2 ve AirPods 3’ü de emekliye ayırmış olacak.
Giriş seviyesi AirPods 4; klasik tasarımı koruyacak fakat aktif gürültü engelleme (ANC) gibi çeşitli özelliklere sahip olmayacak. Bu modelin AirPods 2’nin yerini alması ve nispeten uygun fiyatlı olması bekleniyor.
Apple iPhone modellerinde bulunan "kaza algılama özelliği" bu kez Türkiye'de bir kullanıcının hayatını kurtardı. İşte detaylar...
Orta seviye AirPods 4 ise aktif gürültü engelleme teknolojisini içererek daha üst seviyeye hitap edecek. Gurman, bu versiyonun AirPods 3’ün yerini almayı hedeflediğini dile getirdi. Ayrıca her iki AirPods’un da USB Type-C bağlantı noktasına geçmesi muhtemel.
Apple’ın ayrıca isimlendirme konusunda da bazı ayrımlar yapacağı belirtildi. Spekülasyonlar AirPods Lite ve AirPods 4 şeklinde adlandırılacağını ortaya koydu.
Daha ucuz versiyon kablosuz şarj desteğine yer vermeyecekken, orta seviye modelin ise kablosuz özelliğini sunacağı söyleniyor. Gürültü engellemenin ötesindeki ayrıntılar da şimdilik belirsiz. Etkinliğin Eylül ayında iPhone 16 lansmanıyla birlikte yapılması bekleniyor.
Microsoft ve Xbox, günümüzde satışta olmayan bazı Activision oyunları için harekete geçti. Bu kapsamda Activision’ın 10 yıldan daha eski Marvel oyunlarını geri getirmek için stüdyoyla görüşmeye başladı. Şirket, bu oyunları Xbox’a özel olarak yeniden tanıtabilir.
Microsoft, Activision Marvel oyunlarını geri getirmek istiyor
Deadpool & Wolverine filminin büyük ses getirmesinin ardından, Xbox’ta hareketlilik başladı. İddialara göre Microsoft, Activision tarafından yıllar önce geliştirilen bazı oyunları yeniden lisanslamak için çalışıyor. Şirket, Deadpool ve Marvel Ultimate Alliance’ı yeniden raflara sunmak istiyor.
Her iki oyun da Microsoft tarafından satın alınmadan önce Activision bünyesinde yayınlanmıştı. Ancak lisans haklarının bitmesi sonucunda Activision’ın satış yapması engellendi. Yani oyunların isim hakları Marvel’a geçmiş durumda.
Dünyanın en iyi savaş uçağı hangisi? İşte sizin için hazırladığımız dünyanın en iyi savaş uçakları listesi ve detayları...
Lisansların yeniden alınması, Xbox’ın oyunları PC ve Xbox Series konsollarda yeniden yayınlamasına olanak tanıyacak. Özellikle Deadpool, 2013 yılında üçüncü şahıs aksiyon oyunu olarak piyasaya sürüldüğünde büyük ses getirmişti. Ancak Activision’ın Marvel lisansını kaybetmesiyle birlikte, oyunlar satın alınamıyor.
İkonikleşmiş süper kahraman oyunlarının yeniden piyasaya sürülmesi ise pazarda yeni bir etki yaratabilir. Hatta Deadpool’un ikinci ele düşmüş kutuları 100 dolardan daha pahalıya alıcı bulabiliyor. Oyunların yeniden lisanslanması ise talebi karşılayabilir.
Tabii Microsoft’un bu oyunları sadece yeni nesil konsollara mı süreceği yoksa yeniden geliştirme sürecine mi sokacağı belirsiz. PS2 ve PS3 dönemine ait oyunlar olduğu için günümüz şartlarına ayak uydurması oldukça zor.
Apple, uzun zamandır, kendi hücresel modem çipini geliştirmek için büyük bir çaba içerisinde. Bloomberg’den Mark Gurman’ın verdiği bilgilere göre, Apple bu projeden vazgeçmiş değil. Aksine, şirket bu teknoloji için milyarlarca dolar yatırım yapıyor ve milyonlarca saatlik iş gücü harcıyor. Ancak bu, kolay bir süreç değil. Apple’ın karşısında büyük zorluklar var. Peki, bunca yatırım ve emek neden hala karşılığını bulamadı?
Apple hücresel modem teknolojisi için milyarlarca dolar ve sayısız saatlik emek harcadı
Şu anda Apple, iPhone’larında Qualcomm tarafından üretilen modem çiplerini kullanıyor. Ancak, bu bağımlılığı sona erdirmeye niyetli. Kendi modemini geliştirme hedefiyle yola çıkan şirket, bu alanda büyük yatırımlar yapıyor. Ancak işler her zaman planlandığı gibi gitmiyor. Apple’ın kendi geliştirdiği modemler, sinyal gücü ve aşırı ısınma gibi sorunlarla boğuşuyor.
Apple’ın amacı, iPhone’ların kalbinde yer alan çiplerin tamamen kendisine ait olması. Bu, hem maliyetleri düşürecek hem de şirketin ürünlerinde daha fazla kontrol sahibi olmasını sağlayacak. Ancak şu an için bu yolda bazı engeller var ve Apple’ın bu engelleri aşması zaman alacak gibi görünüyor.
Konsept tasarımcı Antonio De Rosa aşırı gerçek iPhone tasarlayınca, Apple avukatlarından kibar bir uyarı aldı.
Mark Gurman’a göre, Apple sadece bağımsız bir modem geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda mevcut SoC (System on Chip) tasarımını temel alarak, hücresel donanım işlevlerini entegre eden “daha birleşik” bir çip üzerinde de çalışıyor. Ancak bu çip hakkında şu an için fazla detay mevcut değil. Apple’ın bu projeyi ne zaman tamamlayacağı ve piyasaya süreceği konusunda da net bir bilgi bulunmuyor.
Apple’ın bu projeye milyarlarca dolar ve milyonlarca saatlik iş gücü yatırması, şirketin ne kadar ciddi olduğunun bir göstergesi. Bu çipin başarılı bir şekilde geliştirilmesi, Apple’ın sadece iPhone’lar için değil, diğer ürünlerinde de kendi modemlerini kullanmasını sağlayabilir. Ancak bu, uzun ve zorlu bir süreç olacak gibi görünüyor.
Peki, siz Apple’ın bu çabaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Şirketin kendi modem teknolojisini geliştirmesi, iPhone kullanıcıları için ne tür avantajlar sağlar? Apple’ın bu projeyi başarıyla tamamlayabileceğine inanıyor musunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında paylaşmayı unutmayın.