Arda Güler ve Kenan Yıldız Apple’a konuk oldu

Apple, Vision Pro başlığı için içerik kütüphanesini hızla büyütmeye devam ediyor. Şirket son olarak Real Madrid’in efsanevi Santiago Bernabéu stadyumu odaklı harika bir belgesel yayınladı. Bu belgeselde ülkemizin gururları Arda Güler ve Kenan Yıldız da yer alıyor.

Santiago Bernabéu stadyumu evinizde

Teknoloji devi, Real Madrid ile dikkat çeken bir iş birliğine imza attı. Bu ortaklık sayesinde tarihi stadyum en ince detayına kadar sanal ortama taşındı. Kullanıcılar artık evlerinin konforunda İspanya’ya gerçekçi bir sanal yolculuk yapıyor.

Etkileyici 360 derece görüntüler

Hazırlanan içerik, izleyicilere stadyumun daha önce görülmemiş noktalarını sunuyor. Soyunma odalarından yedek kulübelerine kadar birçok alanı detaylıca inceleyebilirsiniz. Ayrıca Apple Immersive Video teknolojisi sayesinde çimlere ayak basma hissini 8K çözünürlükle yaşayabilirsiniz.

Santiago Bernabeu

Ücretsiz erişim imkanı

“Hala Madrid: The Stadium” isimli bu özel video serisi tamamen ücretsiz olarak sunuluyor. Apple, uzamsal video teknolojisi ile özellikle spor tutkunlarını hedefliyor. İlerleyen dönemde farklı kulüplerle de benzer anlaşmaların yapılması bekleniyor.

Yeni Android virüsü WhatsApp mesajlarına erişiyor!

Yeni Android virüsü WhatsApp mesajlarına erişiyor!

Android ekosistemini hedef alan ve oldukça gelişmiş yeteneklere sahip Sturnus adı verilen yeni bir virüs keşfedildi.

Peki, Santiago Bernabéu stadyumu hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Şarj edilebilir hibrit araçlar ÖTV teşvikini kaybedebilir

Avrupa’da devreye giren yeni emisyon standartları Türkiye otomobil pazarını doğrudan etkiliyor. Özellikle şarj edilebilir hibrit modeller için uygulanan ÖTV teşviki büyük bir risk altına girdi. Hürriyet’ten Taylan Özgür Dil’in haberine göre; yeni düzenleme ile birlikte bu araçların ülkeye girişi zorlaşıyor.

Şarj edilebilir hibrit araçlar neden zora girdi?

Avrupa Birliği, 1 Ocak itibarıyla Euro 6e-bis emisyon standardını zorunlu kılıyor. Bu yeni standart, çevreci araçların emisyon hesaplamalarını tamamen değiştiriyor. Hesaplama eğrisinin (Utility Factor) sertleştirilmesi sonucunda araçların kağıt üzerindeki verileri farklılaşıyor. Çünkü yetkililer, bu araçların gerçek hayatta içten yanmalı motoru daha sık kullandığını varsayıyor.

Emisyon değerleri iki katına çıkıyor

Yapılan yeni hesaplamalar sonucunda araçların karbondioksit emisyon değerleri neredeyse iki kat artıyor. Bu durum Türkiye’deki vergi avantajını imkansız hale getiriyor. Türkiye, ÖTV teşviki için 25 gram/km emisyon sınırını şart koşuyor. Ancak yeni standartlarla üretilen araçlar artık bu düşük değeri tutturamıyor.

Markalar sevkiyatı durdurdu

Avrupalı üreticiler Kasım ayından itibaren yeni standartlara göre üretim yapmaya başladı. Bu nedenle birçok marka, teşvik sınırını aşan modellerinin Türkiye’ye gelişini askıya aldı. Ayrıca yeni gelen araçlar teşvik kapsamına girmediği için içten yanmalı motorlu araçlar gibi vergilendiriliyor.

Yatırımlar ve gelecek beklentisi

Bu gelişme, yatırım sürecindeki BYD gibi dev markaları da yakından ilgilendiriyor. Mevcut durumda markalar ya bu modelleri yüksek vergi ile satacak ya da modelleri piyasadan çekecek. Sektör temsilcileri, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren mevcut dönemin tamamen kapanacağını belirtiyor.

Çözüm için güncelleme şart

Pazarın canlılığını koruması için Türkiye’nin 25 gram/km şartını güncellemesi gerekiyor. Bununla birlikte stoktaki araçlar için belirli bir süre tanınması da beklentiler arasında yer alıyor. Aksi takdirde maliyetli bir teknoloji olan bu araçların dönemi sona erebilir.

iPhone’un AirDrop’ı Android’e geldi!

iPhone’un AirDrop’ı Android’e geldi!

AirDrop ve Quickshare platformlarının entegrasyonu, iOS ile Android arasında dosya paylaşımını kolaylaştıracak.

Peki, şarj edilebilir hibrit araçlar hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Google dolandırıcılara yapay zekayla meydan okuyor!

Teknoloji devi Google, Hindistan’da giderek artan dijital dolandırıcılık vakalarına karşı mücadelesini bir üst seviyeye taşıyor. Şirket, Pixel 9 cihazları için cihaz içi dolandırıcılık tespiti ve finansal uygulamalar için yeni ekran paylaşımı uyarılarını kullanıma sunarak yapay zeka destekli güvenlik önlemlerini genişletiyor. Hindistan’da internete ilk kez bağlanan kullanıcı sayısının artması ve akıllı telefonların ödemeler, alışveriş ve devlet hizmetleri için birincil araç haline gelmesiyle birlikte dijital dolandırıcılık olaylarında da ciddi bir artış gözlemleniyor.

Google Gemini Nano ile telefon dolandırıcılığını bitirmeyi hedefliyor

Hindistan Merkez Bankası (RBI) verilerine göre, 2024 yılında banka dolandırıcılığı vakalarının yarısından fazlası dijital işlemlerden kaynaklandı ve bu durum yaklaşık 58,61 milyon dolarlık bir kayba yol açtı. İçişleri Bakanlığı verileri ise 2025’in ilk beş ayında çevrimiçi dolandırıcılıkların yaklaşık 789 milyon dolarlık zarara neden olduğunu ortaya koyuyor.

Google, dolandırıcılık, yapay zeka, telefon, Hindistan

Google, Perşembe günü yaptığı duyuruda, aramaları cihaz üzerinde analiz etmek ve ses kaydı yapmadan veya sunuculara veri göndermeden potansiyel dolandırıcılıkları işaretlemek için Gemini Nano modelini kullanan gerçek zamanlı dolandırıcılık tespiti özelliğini genişlettiğini açıkladı. Varsayılan olarak kapalı gelen bu özellik, yalnızca bilinmeyen numaralardan gelen aramalar için geçerli oluyor ve konuşma sırasında katılımcıları uyarmak için bir bip sesi çıkarıyor. Ancak Google, bu özelliğin başlangıçta yalnızca Pixel 9 ve sonraki modellerde çalışacağını ve sadece İngilizce konuşan kullanıcılarla sınırlı olacağını doğruladı. İstatistiklere göre Android’in pazarın %96’sına hakim olduğu, ancak Pixel cihazların %1’den az paya sahip olduğu bir ülkede, bu donanım ve dil sınırlaması özelliğin erişimini şimdilik kısıtlıyor.

Google, dolandırıcılık, yapay zeka, telefon, Hindistan

Şirket ayrıca, dolandırıcıların kurbanları tek kullanımlık şifreleri veya PIN kodlarını ele geçirmek amacıyla ekranlarını paylaşmaya ikna ettiği senaryoları engellemek için Navi, Paytm ve Google Pay gibi finansal uygulamalarla bir pilot çalışma başlattığını duyurdu. Android 11 veya üzeri işletim sistemine sahip cihazlarda çalışacak olan bu özellik, kullanıcıların aramayı sonlandırması ve ekran paylaşımını durdurması için tek dokunuşla erişilebilen uyarılar sunacak. Google, bu özelliğin Hint yerel dillerinde de uyarılar göstereceğini ve sisteme daha fazla uygulama ortağı eklemeyi planladığını belirtti.

Google ucuz uçak bileti bulmak artık daha kolay

Google ucuz uçak bileti bulmak artık daha kolay

Google Flights yeni özelliğini duyurdu. Google ucuz uçak bileti arayanlar için en ucuz sekmesi geliyor. İşte detaylar.

Tüm bu önlemlere ek olarak Google, hassas izinler isteyen üçüncü taraf uygulamaların dışarıdan yüklenmesini engellemek için Play Protect hizmetini aktif olarak kullanıyor. Şirket, bu yıl 115 milyondan fazla zararlı yükleme girişimini engellediğini ve Google Pay üzerinden her hafta şüpheli görülen bir milyondan fazla işlem için uyarı yayınladığını açıkladı. Ancak alınan tüm bu önlemlere rağmen, sahte ve yanıltıcı uygulamaların inceleme süreçlerini aşarak uygulama mağazasında yer almaya devam etmesi, Google’ın Apple gibi diğer devlerle birlikte eleştirilmesine neden oluyor. Polis ve güvenlik araştırmacıları, müdahale edilene kadar mağazada kalan ve dolandırıcılıkta kullanılan uygulamaları işaretlemeye devam ediyor.

Google’ın dolandırıcılıkla mücadele için yapay zeka araçlarını devreye sokması önemli bir adım olsa da, ekosistemi tamamen temizlemek adına atılması gereken daha çok adım olduğu görülüyor. Peki siz akıllı telefonunuzda bu tarz gelişmiş güvenlik önlemlerinin varsayılan olarak açık gelmesini ister miydiniz?

Yeni Android virüsü WhatsApp mesajlarına erişiyor!

Siber güvenlik araştırmacıları, Android ekosistemini hedef alan ve oldukça gelişmiş yeteneklere sahip yeni bir zararlı yazılım keşfetti. “Sturnus” adı verilen bu bankacılık Truva Atı, bugüne kadar güvenli kabul edilen WhatsApp, Signal ve Telegram gibi uygulamaların şifreleme kalkanını, doğrudan cihaz ekranını okuyarak aşmayı başarıyor.

Siber suçluların mobil cihazlara yönelik saldırı teknikleri her geçen gün daha karmaşık ve tespit edilmesi zor bir hale geliyor. Siber güvenlik firması ThreatFabric tarafından yayınlanan yeni bir rapora göre, Android kullanıcılarını hedef alan Sturnus isimli yeni bir bankacılık Truva Atı (Banking Trojan) keşfedildi. Henüz geliştirilme aşamasında olduğu düşünülen ancak halihazırda son derece tehlikeli yetenekler sergileyen bu zararlı yazılım, kullanıcıların finansal verilerini ve mahremiyetini ciddi şekilde tehdit ediyor.

Sturnus’u diğer zararlı yazılımlardan ayıran en korkutucu özellik ise, genellikle “aşılamaz” olarak görülen uçtan uca şifreli mesajlaşma uygulamalarını hedef alabilmesi. Geleneksel virüslerin aksine, Sturnus şifrelemeyi kırmakla uğraşmıyor; bunun yerine çok daha kurnazca bir yöntem izliyor.

Şifreli Sohbetleriniz Artık Gizli Kalmayabilir

Sturnus virüsünün çalışma prensibi, Android işletim sisteminin engelli kullanıcılar için geliştirdiği Erişilebilirlik Servislerini (Accessibility Services) kötüye kullanmasına dayanıyor. Kullanıcı, zararlı bir uygulamayı yükleyip bu izni verdiğinde, virüs cihaz üzerinde tam yetki kazanıyor.

Normal şartlarda WhatsApp, Telegram ve Signal gibi uygulamalar, mesajlarınızı ağ üzerinde şifreleyerek iletir. Ancak Sturnus, ağ trafiğini dinlemek yerine, mesajın şifresi çözülüp ekrana yansıdığı anda devreye giriyor. Zararlı yazılım, Keylogging (tuş kaydetme) ve ekran içeriğini okuma yetenekleri sayesinde, siz mesajı okurken veya yazarken o da arka planda her şeyi kaydediyor. Bu yöntem, “uçtan uca şifreleme” teknolojisini pratikte etkisiz hale getiriyor çünkü saldırgan, veriyi şifrelenmeden önce veya şifresi çözüldükten sonra ele geçirmiş oluyor.

Sahte Bankacılık Ekranları ve Cihazı Ele Geçirme

Sturnus’un tek marifeti mesaj okumak değil; asıl amacı finansal dolandırıcılık. Zararlı yazılım, kurbanın telefonunda yüklü olan bankacılık uygulamalarını tespit edebiliyor. Kullanıcı banka uygulamasını açtığında, Sturnus gerçek uygulamanın üzerine sahte bir giriş penceresi (overlay attack) bindiriyor. Kullanıcı, bankasının uygulamasına giriş yaptığını sanarken aslında kullanıcı adını ve şifresini doğrudan siber suçlulara teslim etmiş oluyor.

Araştırmacılar, Sturnus’un yeteneklerinin bunlarla da sınırlı olmadığını belirtiyor. Yazılım, siber saldırganlara enfekte olmuş cihaza uzaktan bağlanma ve yönetme imkanı da tanıyor (VNC – Virtual Network Computing). Bu sayede saldırganlar, kurbanın haberi olmadan cihazın ekranını karartıp arka planda para transferi gerçekleştirebiliyor, SMS onay kodlarını okuyup silebiliyor ve hatta güvenlik yazılımlarının çalışmasını engelleyebiliyor.

WhatsApp’ın 3.5 Milyar Kullanıcısı için tehlike yakındı!

WhatsApp’ın 3.5 Milyar Kullanıcısı için tehlike yakındı!

WhatsApp 3.5 milyar kullanıcısı ile oldukça büyük bir veri havuzu ve telefon numaraları kolayca erişilebilirmiş. İşte detaylar.

Bu Yeni Tehditten Nasıl Korunabilirsiniz?

Sturnus ve benzeri gelişmiş Android zararlılarından korunmak için dijital hijyen kurallarına sıkı sıkıya uymak gerekiyor. Uzmanların bu konudaki önerileri ise şöyle:

  • Resmi Mağazalar Dışına Çıkmayın: Uygulamaları yalnızca Google Play Store gibi resmi kaynaklardan indirin. Sturnus gibi virüsler genellikle sahte APK dosyaları veya üçüncü parti mağazalar aracılığıyla yayılıyor.
  • İzinlere Dikkat Edin: Bir hesap makinesi veya fener uygulaması sizden “Erişilebilirlik” (Accessibility) izni istiyorsa, bu kesinlikle şüpheli bir durumdur. Bu tür hassas izinleri verirken iki kez düşünün.
  • Güvenlik Yazılımı Kullanın: Android cihazınızda güncel ve güvenilir bir antivirüs/anti-malware uygulaması bulundurmak, bu tür tehditlerin yüklenme aşamasında tespit edilmesini sağlayabilir.
  • Google Play Protect: Cihazınızda “Google Play Protect” özelliğinin aktif olduğundan emin olun. Bu özellik, zararlı uygulamaları tarayarak sizi uyarabilir.

ChatGPT’ye grup sohbeti geldi!

OpenAI, yapay zeka dünyasında dengeleri değiştirecek yeni bir hamle yaparak ChatGPT için geliştirdiği grup sohbeti özelliğini küresel çapta kullanıma sunduğunu duyurdu. Geçtiğimiz hafta Japonya, Yeni Zelanda, Güney Kore ve Tayvan’da pilot uygulama olarak başlatılan ve test kullanıcılarından büyük beğeni toplayan bu özellik, artık dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılar için erişilebilir hale geliyor. 20 kişiye kadar katılımcının tek bir ortak sohbet penceresinde yapay zeka ile etkileşime girmesine olanak tanıyan bu sistem, bireysel kullanımdan kolektif üretkenliğe geçişte önemli bir adım olarak görülüyor.

ChatGPT artık grup sohbetlerinde: 20 kişiye kadar ortak kullanım başladı

Bu yeni deneyimin merkezinde, OpenAI’nın en gelişmiş modellerinden biri olan GPT-5.1 Auto teknolojisi yer alıyor. Sistem, sorulan sorunun karmaşıklığına göre en uygun modeli otomatik olarak seçerek kullanıcılara yanıt veriyor. Özellik şu an için web ve mobil platformlar üzerinden giriş yapmış tüm Free, Go, Plus ve Pro kullanıcılarına ücretsiz olarak sunuluyor. Henüz ekranınızda bu özelliği göremiyorsanız endişelenmeyin; şirket, dağıtımın önümüzdeki günlerde kademeli olarak tamamlanacağını belirtiyor. Kullanıcılar, ekranın sağ üst köşesindeki, omzunda artı işareti bulunan insan simgesine tıklayarak sohbeti başlatabiliyor ve paylaşılan bir bağlantı ile arkadaşlarını davet edebiliyor.

Grup sohbetlerinin kullanım alanı sadece eğlenceyle sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. Arkadaş grubunuzla hiç gitmediğiniz bir şehre tatil planı yaparken veya iş arkadaşlarınızla önemli bir sunum öncesi beyin fırtınası gerçekleştirirken ChatGPT, süreci hızlandıran bir asistan rolü üstleniyor. Ancak gizlilik konusunda hassas olanlar için önemli bir detay var: Kişisel sohbetlerinizde yapay zekanın sizin hakkınızda öğrendiği “hafıza” bilgileri grup sohbetlerine taşınmıyor. Yani iş arkadaşlarınızla proje tartışırken özel hayatınıza dair hassas bir bilginin yanlışlıkla ortaya çıkma riski bulunmuyor. Ayrıca sohbete 18 yaşından küçük biri katıldığında sistem otomatik olarak hassas içerikleri filtreliyor.

ChatGPT, OpenAI, grup

Yapay zekanın grup içindeki davranışları da sosyal dinamiklere uygun şekilde tasarlanmış durumda. ChatGPT, konuşmanın akışını takip ederek ne zaman sessiz kalması gerektiğini ve ne zaman devreye girmesi gerektiğini analiz ediyor. Eğer doğrudan ona hitap etmek isterseniz ismini geçirmeniz yeterli oluyor. OpenAI, bu özelliğin şu an deneysel bir aşamada olduğunu ve ilerleyen dönemde yapay zekanın sadece sorulduğunda konuşan bir gözlemci olmaktan çıkıp, sohbeti başlatan proaktif bir üyeye dönüşebileceğinin sinyallerini veriyor.

Öğretmenler için ChatGPT geliyor!

Öğretmenler için ChatGPT geliyor!

OpenAI, tamamen ücretsiz olan "ChatGPT for Teachers" sürümünü duyurdu.

Teknoloji devlerinin mesajlaşma alışkanlıklarımızı değiştirmeye yönelik bu adımları, dijital iletişimin geleceğinin çok daha interaktif olacağını gösteriyor. Peki, siz arkadaş grubunuzla yapacağınız bir sonraki tatil planını veya akşam yemeği organizasyonunu ChatGPT’ye emanet etmeyi düşünür müydünüz, yoksa klasik mesajlaşma yöntemlerinden vazgeçmem diyenlerden misiniz?

Spotify’da playlist taşıma derdi tarih oluyor

Spotify, rakiplerinden geçiş yapmak isteyen kullanıcılar için işleri kolaylaştırıyor. Yeni güncelleme ile Spotify playlist taşıma özelliği, doğrudan mobil uygulamaya entegre ediliyor. Artık başka uygulamalarla uğraşmanıza gerek kalmayacak.

Spotify’da playlist taşıma nasıl yapılır?

Şirket, bu süreç için popüler servis TuneMyMusic ile işbirliği yaptı. Kullanıcılar, kütüphane sekmesindeki yeni bir bağlantıya tıklayarak işlemi başlatabiliyor. Böylece tarayıcı açmadan veya harici sitelerde kaybolmadan listelerinizi transfer edebilirsiniz. Spotify bu stratejik hamleyle, özellikle YouTube Music kullanıcılarını platforma çekmeyi hedefliyor.

Kullanıcılar neden geri kazanılmak isteniyor?

Platform, son dönemde kurucu Daniel Ek nedeniyle bazı protestolarla ve kullanıcı kayıplarıyla karşılaştı. Şirket, bu pratik özellik sayesinde taze bir başlangıç yapmak istiyor. Tidal veya Apple Music’te yıllardır arşiv biriktirenler, artık veri kaybı yaşamadan kolayca geçiş yapabilecek.

YouTube’dan yayıncılar için dev yenilik!

YouTube’dan yayıncılar için dev yenilik!

YouTube, aynı anda yatay ve dikey canlı yayın, masaüstü Topluluk sekmesi ve yenilenen TV arayüzünü duyurdu. Tüm yenilikler haberimizde.

Özelliği nerede bulacaksınız?

“Müziğinizi içe aktarın” seçeneği, uygulamanın “Kitaplığım” sekmesinin en alt kısmında yer alıyor. Buraya tıkladığınızda uygulama içi bir pencere açılıyor. Hesaplarınızı bağlayıp listelerinizi seçmeniz yeterli oluyor. Ayrıca bu yerleşik araç, üçüncü taraf uygulamalardaki can sıkıcı şarkı aktarım limitlerine de takılmıyor.

Peki, bu özellik hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Xiaomi F8 serisi geliyor: İşte özellikleri

Poco, bir süredir sızıntılarla gündemde olan F8 serisine ait iki model üzerindeki hazırlıklarını hızlandırdı ve seride yer alacak F8 Ultra ile F8 Pro’nun bazı temel özellikleri netleşti. Daha önce cihazların tasarım görselleri ortaya çıkmıştı. Şimdi ise şirket, bu iki modelin ekran boyutlarını ve Ultra modelinin bazı kamera özelliklerini paylaştı. Ayrıca güvenilir kaynaklar, Ultra modelin tüm teknik detaylarını doğruladı.

Xiaomi F8 Pro ve F8 Ultra karşımıza çıkıyor

Poco’nun yaptığı açıklamaya göre, F8 Ultra modeli 6,9 inçlik LTPO OLED ekran ile geliyor. Serinin diğer modeli olan F8 Pro’nun ise 6,59 inçlik bir panel ile piyasaya sürülmesi bekleniyor.

Ultra model, Denim Blue ve Black olmak üzere iki farklı renk seçeneği sunacak. Denim Blue kapak tasarımında üçüncü nesil nano teknolojisi ve fiberglas malzeme kullanılırken, Black seçeneğinde ise mat doku ile parlak yüzeyin birleştiği cam fiber malzeme bulunuyor.

Kamera sistemine gelindiğinde, F8 Ultra üçlü bir arka kamera kurulumuyla piyasaya çıkacak. Bu kurulumda 50 MP ana kamera, 5x yakınlaştırma yapabilen 50 MP periskop telefoto lens ve 50 MP ultra geniş açılı lens yer alıyor. Cihazın ön tarafında ise 32 MP çözünürlüğünde bir selfie kamerası bulunacak.

F8 Ultra’nın donanım özellikleri de netleşti. Model, Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemci ile güçlendiriliyor ve 6.500 mAh kapasiteli bir bataryaya sahip. Cihaz, 100W kablolu ve 50W kablosuz hızlı şarj desteği sunuyor.

YouTube direkt mesaj özelliği geri dönüyor

YouTube direkt mesaj özelliği geri dönüyor

YouTube direkt mesaj özelliği geri dönüyor. Platform, video paylaşımını kolaylaştıracak yeni sistemi test ediyor.

Ayrıca ultrasonik parmak izi okuyucusu, metal çerçeve, IP69 sertifikası ve Android 16 tabanlı HyperOS 3 arayüzü de doğrulanan diğer özellikler arasında yer alıyor. Serinin diğer modeli olan F8 Pro’da ise Snapdragon 8 Elite işlemci ve 6.210 mAh batarya kullanılacak.

Poco F8 serisi, global pazarda 26 Kasım’da tanıtılacak. Serinin fiyatlandırması henüz paylaşılmadı ancak Ultra modelin konumlandırması amiral gemisi sınıfında yer alacağını gösteriyor.

Öğretmenler için ChatGPT geliyor!

OpenAI, eğitim sektörüne yönelik önemli bir adım attı ve öğretmenler için ücretsiz bir ChatGPT sürümünün duyurusunu yaptı. “ChatGPT for Teachers” olarak adlandırılan bu özel versiyon, kullanıcılarına GPT-5.1 Auto ile sınırsız mesajlaşma imkanı sunuyor ve Haziran 2027’ye kadar kullanıma açık olacak.

ChatGPT for Teachers duyuruldu

Şirket, bu sürümü özellikle K-12 seviyesindeki okullarda güvenle kullanılabilecek şekilde tasarladı. ChatGPT for Teachers şu an için sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde kullanılabiliyor.

Öğrencilerin sıklıkla ödevlerini ChatGPT üzerinden yapması gerçeğinden yola çıkan şirket, şimdi öğretmenlerin de yapay zekayı sınıf materyali hazırlama ve eğitim süreçlerinde aktif olarak kullanmasına olanak sağlıyor. Yeni sürüm, öğretmenlerin kendi koşullarına uygun olarak yapay zekayı deneyimlemelerine ve ders materyali üretmelerine fırsat veriyor.

ChatGPT for Teachers, tüketici sürümünde olduğu gibi diğer uygulamalarla entegrasyon, dosya yükleme, görsel oluşturma ve hafıza özelliklerini bünyesinde barındırıyor. Ancak bu versiyonun en önemli farkı, öğrenci eğitim kayıtlarının gizliliğini korumayı amaçlayan FERPA ile uyumlu olması.

YouTube direkt mesaj özelliği geri dönüyor

YouTube direkt mesaj özelliği geri dönüyor

YouTube direkt mesaj özelliği geri dönüyor. Platform, video paylaşımını kolaylaştıracak yeni sistemi test ediyor.

Bu özel sürümde öğretmenler, meslektaşlarıyla sohbetlerini paylaşabiliyor ve sistem, diğer öğretmenlerin ChatGPT’yi nasıl kullandığına dair önerilerle yeni sohbetleri zenginleştiriyor. OpenAI, öğretmenlere yönelik bu özel sürümden önce, öğrencilerin yapay zeka modellerini daha fazla kullanmasını sağlamaya yönelik adımlar attı.

Örneğin ChatGPT Edu, kurumlara ChatGPT’ye erişimi tıpkı bir e-posta hesabı gibi sunma imkanı veriyor. Ayrıca tüm ChatGPT sürümlerinde bulunan Öğrenme Modu (Study Mode), yanıtları adım adım açıklamaya odaklanarak öğrencilerin öğrenme sürecini destekliyor.

YouTube’dan yayıncılar için dev yenilik!

Dünyanın en popüler video paylaşım platformu YouTube, içerik üreticilerinin topluluklarıyla daha etkili iletişim kurmasını sağlayacak yeni araçlarını resmen duyurdu. Bugün paylaşılan güncelleme paketi, canlı yayın yapan kullanıcıları doğrudan ilgilendiriyor. Yayıncılar artık hem yatay hem de dikey formatta aynı anda canlı yayın yapabilme özelliğine kavuştu.

YouTube’un duyurduğu yenilikler yayıncılar ve kullanıcıları ilgilendiriyor

Bu yeni “formatlar arası yayın” özelliği sayesinde, izleyiciler yayını hangi cihazdan veya hangi pozisyonda izlerse izlesin, tüm sohbet akışı tek bir pencerede birleştirilecek. Şirket ayrıca kullanıcıların dikey yayın düzenlerinde daha fazla kontrol istediğinin farkında olduklarını ve yakında özelleştirilebilir dikey şablonların da sisteme ekleneceğini belirtti.

Platformdaki sosyal etkileşimi canlı tutan Topluluk özelliği için de uzun zamandır beklenen yenilikler hayata geçirildi. Kullanıcılardan gelen yoğun talepleri değerlendiren YouTube, Topluluk özelliğini artık masaüstü sürümüne de getirdiğini açıkladı. Yenilikler sadece bilgisayar kullanımıyla sınırlı kalmadı; mobil cihazlardaki deneyim de geliştirildi. İçerik üreticileri artık mobil uygulama üzerinden önemli bir gönderiyi en üste sabitleyebilecek, gönderileri filtreleyebilecek ve Topluluk sekmesinin bağlantısını takipçileriyle çok daha kolay bir şekilde paylaşabilecek. Bu hamle, platformun sadece video odaklı değil, sosyal bir ağ gibi kullanılmasını da teşvik etmeyi amaçlıyor.

YouTube, yayın, tv, topluluk

İçerik üreticilerine sunulan bu araçların yanı sıra, izleyicilerin televizyon başındaki deneyimi de unutulmadı. YouTube, televizyonlar için hazırladığı izleme sayfasını güncelleyerek arayüzü çok daha sade ve kullanışlı bir hale getirdi. Yapılan iyileştirmelerle birlikte navigasyon sistemi basitleştirilirken, Abone Ol butonu da ekranda çok daha belirgin bir konuma yerleştirildi. Böylece büyük ekranda içerik tüketen kullanıcılar, karmaşık menülerle uğraşmadan sevdikleri kanallara abone olabilecek ve aradıkları videolara daha hızlı ulaşabilecekler.

YouTube direkt mesaj özelliği geri dönüyor

YouTube direkt mesaj özelliği geri dönüyor

YouTube direkt mesaj özelliği geri dönüyor. Platform, video paylaşımını kolaylaştıracak yeni sistemi test ediyor.

Son olarak, içerik üreticilerinin YouTube Studio içindeki en büyük yardımcısı olması planlanan yapay zeka destekli özellik hakkında da bilgi verildi. Yaratıcı süreçlerde kullanıcılara destek sunan Ask Studio özelliği, şu an için Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Yeni Zelanda ve Hindistan’daki içerik üreticileri için İngilizce dilinde kullanıma sunuldu.

Platformun hem yayıncılar hem de izleyiciler için getirdiği bu kapsamlı özellikler, YouTube ekosisteminin her geçen gün genişlediğini gösteriyor. Peki siz YouTube’un sunduğu bu yeni özellikler hakkında ne düşünüyorsunuz, özellikle aynı anda hem dikey hem yatay yayın yapabilme özelliği sizce yayıncılar için pratik olacak mı? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Microsoft Office yapay zeka evrimi geçiriyor

Microsoft, Office uygulamaları kullanıcılarına yönelik önemli bir kararla, yapay zeka özelliklerini ek ücret almadan kullanıma sunuyor. Daha önce yalnızca Microsoft 365 Copilot aboneleri için erişilebilir olan birçok gelişmiş yapay zeka yeteneği, 2026 yılının başından itibaren ekstra ücret ödemeden tüm kullanıcıların erişimine açılıyor.

Microsoft Office, ücretsiz yapay zeka sunuyor

Bu sayede Outlook, Word, Excel ve PowerPoint uygulamaları, aylık 30 dolarlık Copilot lisansına gerek kalmadan Copilot Chat ve Agent Mode gibi özellikleri kullanabilecek.

Şirket, bu adımla birlikte özellikle Outlook’taki chatbot deneyimini geliştirmeyi amaçlıyor. Daha önce Eylül ayında Microsoft 365 uygulamalarına Copilot Chat’in ücretsiz bir sürümü eklenmişti.

Yeni güncelleme ile Copilot Chat, tüm Outlook gelen kutusunu, takvim etkinliklerini ve toplantıları görebilecek. Bu yetenek sayesinde kullanıcılar, gelen kutusunu sıralama, toplantıları planlama ve hazırlık yapma gibi işlemleri ücretsiz olarak gerçekleştirebilecek.

Ücretsiz kullanıma açılan bir diğer önemli özellik ise Agent Mode. Bu mod, Eylül ayında sadece ücretli Microsoft 365 Copilot abonelerine sunulmuştu. Artık Word, Excel ve PowerPoint kullanıcıları da Agent Mode’a erişim sağlıyor. Excel ve Word’de Agent Mode, kullanıcının tek bir komutuyla karmaşık tablolar ve belgeler oluşturabiliyor.

Ekran kartı fiyatları artabilir!

Ekran kartı fiyatları artabilir!

DRAM maliyetlerindeki yükseliş, ekran fiyatlarında da artışa sebep olacak gibi görünüyor.

Ayrıca, Excel kullanıcıları bu süreçte Anthropic ve OpenAI mantık modelleri arasında seçim yapabilecek. PowerPoint uygulamasında ise Agent Mode, mevcut sunumları firmanın şablonuna uygun olarak güncelleyebiliyor, yeni slaytlar oluşturabiliyor, metinleri yeniden yazıp formatlayabiliyor ve görseller ekleyebiliyor.

Microsoft, bu ücretsiz yapay zekâ eklemelerinin Microsoft 365 abonelerine yönelik ön izleme sürümünü Mart 2026 itibarıyla sunmayı hedeflediğini belirtiyor. Bu büyük güncellemelere ek olarak, Microsoft önümüzdeki ay küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik yeni bir hizmet olan Microsoft 365 Copilot Business’ı piyasaya sürmeyi planlıyor. Bu özel hizmet, 300 kullanıcıdan az işletmeler için tasarlanıyor ve abonelere aylık 21 dolar fiyatla ulaştırılacak.

Amazon robot ordusu kuruyor

Yapay zekâ alanında yaşanan hızlı ilerleme, uzmanların uzun süredir endişeyle yaklaştığı dev bir işsizlik krizine yol açıyor. Bu hafta Amazon cephesinden gelen kritik açıklamalar, yaklaşan bu dönüşümün artık somut planlara dönüştüğünü gösteriyor. Yakın bir gelecekte milyonlarca insanın işini otomasyona kaptırdığı bir gerçekliğin arifesinde bulunuluyor.

Amazon robot sayısını artırıyor

Amazon Robotics’in teknoloji şefi Tye Brady, Web Summit 2025’te yaptığı konuşmada şirketin iş gücüne yönelik stratejisini net bir şekilde ortaya koydu. Brady, vizyonlarının her türlü sıradan, tekrar eden ve monoton işi ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Bu açıklama, Amazon’daki “vasıfsız” olarak adlandırılan işlerin tamamının çok yakın bir gelecekte robotlara ve otomasyona devredileceği anlamına geliyor.

Şirket içi yazışmalara dayandırılan öngörülere göre, sadece Amazon’da 600 bine yakın potansiyel işe alımın yapay zekâ ve robotlar sebebiyle iptal edileceği belirtiliyor. Bu yazışmalar, ABD’de 2027 yılına kadar 160.000 potansiyel işe alımın gereksiz hale gelebileceğini, 2033’e gelindiğinde ise bu sayının 600.000’i aşabileceğini ortaya koyuyor.

Amazon’un Florida’daki 650.000 metrekarelik yeni robotik depo merkezi, iş gücündeki bu dönüşümün somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Bu tesiste, ürün toplama, paketleme ve sevkiyat süreçlerinin büyük bölümü robotlar tarafından yürütülüyor.

Blue Jay ve Vulcan gibi yeni nesil robotlar, depo içi işlerin yaklaşık yüzde 75’ini otomatik olarak gerçekleştirme yeteneğine sahip. Ayrıca Project Eluna AI modeli, karar alma süreçlerini gerçek zamanlı olarak optimize ederek insan müdahalesini minimuma indiriyor.

Ekran kartı fiyatları artabilir!

Ekran kartı fiyatları artabilir!

DRAM maliyetlerindeki yükseliş, ekran fiyatlarında da artışa sebep olacak gibi görünüyor.

Amazon, iş kaybını dengelemek amacıyla Future Ready 2030 girişimini başlattı. 2,5 milyar dolarlık bu program, 2030 yılına kadar 50 milyon kişiye eğitim ve beceri kazandırmayı amaçlıyor. Şirket, bu programın işleri ortadan kalkan insanlara yeni imkânlar yaratabileceğini savunuyor.

Ancak uzmanlar, kitlesel otomasyonun hızını dikkate alarak, mevcut eğitim programlarının kitlesel iş kaybını telafi etme konusunda yetersiz kalabileceğini belirtiyor. İşin daha kritik kısmı, bu dönüşümün sadece Amazon ve lojistik sektörüyle sınırlı kalmayıp, neredeyse tüm iş kollarında ciddi bir işsizlik sorununa yol açması kaçınılmaz görünüyor.

iPhone’un AirDrop’ı Android’e geldi!

Teknoloji dünyasının iki devi Apple ve Google, cihazlar arası dosya paylaşımında uzun süredir devam eden engeli ortadan kaldıran yeni bir çapraz platform özelliğini kullanıma sundu.

iPhone ve Android arasında dosya paylaşımı kolaylaşıyor

iPhone kullanıcıları, artık Android cihaz sahipleriyle zahmetsizce dosya alışverişi yapabiliyor. Apple’ın AirDrop ve Google’ın Pixel 10 cihazlarındaki Quick Share özelliği arasında kurulan bu yeni işlev, platformlar arası dosya transferini mümkün kılıyor.

Dosya paylaşım seçeneği; iPhone, iPad ve Mac gibi tüm Apple cihazlarında, ayrıca Pixel 10, Pixel 10 Pro, Pixel 10 Pro XL ve Pixel 10 Fold modellerini kapsayan Google cihazlarında çalışıyor.

Google’ın açıklamasına göre, bir Pixel 10 cihazdan dosya almak isteyen Apple kullanıcılarının, AirDrop görünürlük ayarını “Herkes 10 Dakika Boyunca” olarak değiştirmesi gerekiyor. Bu ayar etkinleştirildiğinde, bir Android kullanıcıdan gelen dosya, tıpkı başka bir iPhone kullanıcıdan geliyormuş gibi aynı bildirimle ve kabul etme seçeneğiyle ekrana düşüyor.

Apple cihazlarından dosya alabilmek için ise Pixel 10 kullanıcılarının aynı şekilde “Herkes 10 Dakika Boyunca” ayarını açması veya Quick Share sayfasında “Alım Modu”na girmesi gerekiyor. Alınan tüm dosyalar, Pixel cihazın “Dosyalar” uygulamasında kaydediliyor.

YouTube direkt mesaj özelliği geri dönüyor

YouTube direkt mesaj özelliği geri dönüyor

YouTube direkt mesaj özelliği geri dönüyor. Platform, video paylaşımını kolaylaştıracak yeni sistemi test ediyor.

Google, Quick Share ve AirDrop arasındaki bu birlikte çalışabilirlik özelliğini platform fark etmeksizin güvenli bir paylaşım deneyimi sağlamak amacıyla çok katmanlı bir güvenlik yaklaşımıyla tasarladığını belirtiyor. Sistem, güvenli bir paylaşım kanalı, Android ve iOS için yerleşik platform korumaları ve bir dosya alınmadan önce gerekli olan onay şartını içeriyor.

iPhone ve Android arasında dosya paylaşımı kolaylaşıyor

Cihazlar arasındaki bağlantılar doğrudan ve eşler arası yapıda gerçekleşiyor, böylece hiçbir veri bir sunucu üzerinden yönlendirilmiyor. Her iki yöndeki dosya transferlerinde de, Apple veya Pixel 10 cihazı, doğrulama amacıyla karşıdaki kişinin cihaz adını ekranda gösteriyor.

Bu özellik şu an için sadece “Herkes 10 Dakika Boyunca” AirDrop paylaşım modunda çalışıyor ancak Google, gelecekte Apple ile işbirliği yaparak “Sadece Kişiler” modunu da desteklemeyi istediğini bildiriyor. AirDrop ve Quick Share’in çapraz platform uyumluluğu an itibarıyla kullanıma açıldı.