Google Haritalar ve Fotoğraflar ikonları yenilendi

Google, yapay zeka çağını yansıtmak için ürün ikonlarını yenilemeye devam ediyor. Bu değişim rüzgarı ilk olarak ‘G’ harfi şeklindeki Google Arama ikonuyla başlamış, ardından Gemini logosuyla devam etmişti. Şimdi ise sırada Google Haritalar ve Google Fotoğraflar var. Bu iki popüler hizmetin ikonları da artık gradyan (renk geçişli) bir tasarıma kavuşuyor.

Google’da değişim rüzgarı: Haritalar ve Fotoğraflar yeni gradyan logolarına kavuşuyor

Google, bu yılın başlarında gradyan tasarıma geçişin arkasındaki felsefeyi açıklamıştı. Şirkete göre bu tasarım, Google’ın ikonik dört rengine sadık kalırken, aynı zamanda daha parlak tonlar kullanıyor. Renk geçişli bu yeni görünüm, ürünlerindeki ve teknolojisindeki yapay zeka odaklı yeniliklerin ve yaratıcı enerjinin yükselişini sembolize ediyor. Başlangıçta Arama uygulamasını temsil eden ‘G’ logosu, artık tüm Google markasını kapsayacak şekilde genişletildi. Teknoloji devi, bu güncellemenin önümüzdeki aylarda daha fazla ürün, platform ve hizmete yayılacağının sözünü vermişti.

Sızdırılan yeni görsellere göre, Google Haritalar ikonu temel şeklini koruyor. İkon, hala bir konum pini şeklinde olacak. Ancak tasarım modernize edilerek daha ince bir yapıya kavuşturulmuş. İkonun ortasındaki daire fark edilir şekilde büyütülmüş ve daha önce farklı mavi tonlarını ayıran çapraz bölümler kaldırılmış. Bu sadeleşme, Gemini yapay zeka özelliklerinin artık mekan listelemeleri içinde de kullanılabildiğini vurgulamayı amaçlıyor.

Google Haritalar beklenen özelliği sunuyor

Google Haritalar beklenen özelliği sunuyor

Google Haritalar uygulaması, yeni güç tasarrufu modu ile daha az pil tüketmeye hazırlanıyor.

Google Fotoğraflar ikonunda ise klasik fırıldak şekli korunuyor. Yeni tasarımda gradyan efekti, ikonun merkezinden dışarıya doğru yayılıyor. Bu yeni görünüm, hizmetin sunduğu yapay zeka destekli özellikleri temsil ediyor. Google Fotoğraflar artık Remix, fotoğraftan videoya (Veo) oluşturma, konuşarak düzenleme ve Gemini destekli “Fotoğraflara Sor” gibi gelişmiş yeteneklere sahip. Ayrıca “Nano Banana” adlı bir özelliğin de Google Fotoğraflar’a ekleneceği belirtiliyor.

Bu yeni gradyan ikonların kullanıcılara ne zaman sunulacağı henüz belirsiz. Ancak bahsi geçen yapay zeka özellikleri halihazırda uygulamalarda yer aldığı için güncellemenin her an yayınlanması bekleniyor. Siz Google’ın bu yeni gradyan tasarım dilini nasıl buldunuz? Yorumlarda düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.

Google Çeviri “Gelişmiş” modeli test ediyor

Google, popüler çeviri hizmeti Google Çeviri için yeni bir özellik sunmaya hazırlanıyor. Yapay zeka destekli canlı çeviri ve dil pratiği gibi yeteneklerin ardından, uygulama şimdi de kullanıcılara “Hızlı” ve “Gelişmiş” olmak üzere iki farklı çeviri modeli arasında seçim yapma imkanı tanıyacak. Bu yeni model seçici, uygulamanın üst kısmında, “Google Çeviri” logosunun hemen altında yer alacak şekilde tasarlandı.

Google Çeviri’ye yeni seçenek: “Hızlı” ve “Gelişmiş” çeviri modları geliyor

Kullanıcılar, “Gelişmiş” seçeneğinin varsayılan olarak ayarlandığı bu bölüme dokunduklarında, alttan açılan bir menü ile karşılaşacaklar. Bu menüde “Metin çevirisi modelini seçin” başlığı altında iki seçenek bulunacak. “Gelişmiş” mod, özellikle karmaşık çeviriler için yüksek doğruluk vaat ederken, “Hızlı” mod ise adından da anlaşılacağı gibi anlık ve seri çeviriler için ideal olacak.

Google, “Gelişmiş” seçeneğinin şimdilik sadece belirli dillerdeki metin çevirilerini desteklediğini belirtiyor. Bu yeni özelliğin tasarımının, Google’ın yapay zeka uygulaması Gemini’daki model seçiciye benzemesi de dikkat çekiyor. Hatırlatmak gerekirse, Google kısa süre önce Gemini uygulamasındaki bu seçiciyi komut istemi kutusuna taşımıştı.

Google Translate ile dil öğrenilebilecek! Duolingo üzgün!

Google Translate ile dil öğrenilebilecek! Duolingo üzgün!

Google Translate artık sadece bir çeviri aracı değil! Kişiselleştirilmiş pratik modu ile dil öğreniminizi destekliyor.

Bu yeni model seçme özelliğinin ücretsiz mi yoksa ücretli bir aboneliğin parçası mı olacağı henüz netlik kazanmadı. Arayüzde ücretli olduğuna dair bir ipucu bulunmasa da, diğer model seçiciler gibi Google AI Pro paketine dahil edilme ihtimali bulunuyor. Güncelleme, şu an için bazı iOS cihazlarında görülmeye başlandı ancak Android kullanıcıları için henüz dağıtıma çıkmadı.

Google, geçtiğimiz Ağustos ayında Gemini modellerinin Çeviri hizmetine entegre edilmesiyle çeviri kalitesi, çok modlu çeviri ve metin okuma yeteneklerinde büyük ilerlemeler kaydettiğini duyurmuştu. Ayrıca, Eylül ayının sonunda Google Çeviri’nin iOS sürümü, kilit ekranı araç takımlarına ek olarak Kamera, Metin Çevirisi, Dikte ve Konuşma modları için Kontrol Merkezi araç takımlarına da kavuşmuştu.

Google Çeviri’nin “Hızlı” ve “Gelişmiş” modlar arasında seçim sunacak olması, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre daha esnek bir deneyim yaşamasını sağlayabilir. Peki siz Google Çeviri’yi aktif olarak kullanıyor musunuz? Bu yeni model seçme özelliği hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

OnePlus mobil oyun deneyimini baştan yazıyor

Mobil oyun dünyasının önde gelen isimlerinden OnePlus, akıcı ve kesintisiz bir deneyim sunmak amacıyla geliştirdiği OnePlus oyun teknolojisini resmen tanıttı. Şirket, bu yeni mimarinin Android’de mobil oyunların uzun süredir devam eden performans kısıtlamalarını ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirtti. Bu gelişmiş sistem, ilk olarak yakında piyasaya sürülecek olan OnePlus 15 serisi cihazlarda yer alacak.

OnePlus oyun teknolojisi temelinde OP Gaming Core bulunuyor

Yeni teknolojinin kalbinde, OnePlus oyun teknolojisinin temelini oluşturan ve tamamen şirket içinde geliştirilen OP Gaming Core yer alıyor. Bu çip düzeyinde sistem, 20.000’den fazla özgün kod satırı ve 254 patentle destekleniyor. OP Gaming Core, oyunların sistem kaynaklarıyla etkileşimini yeniden yapılandırarak daha akıcı bir performans sağlamayı amaçlıyor.

Daha stabil kare hızı için özel CPU zamanlayıcı

OP Gaming Core’un önemli bir bileşeni de OnePlus CPU Zamanlayıcısıdır. Geleneksel zamanlayıcıları kendi geliştirdiği enerji tüketim modeliyle değiştiren bu araç, temel düzeyde kaynak çakışmalarını ortadan kaldırıyor. OnePlus, bu sayede CPU talimatlarını yüzde 22,74’e kadar azaltarak, güç tüketimini ve işlemci yükünü düşürdüğünü iddia ediyor. Bu optimizasyonlar, popüler oyunlarda istikrarlı bir 120 FPS deneyimini korumayı sağlıyor.

Üstün bağlantı ve tepki için üçlü çip mimarisi

OnePlus ayrıca, performansı, dokunmatik tepkiyi ve kablosuz bağlantıyı iyileştirmek üzere tasarlanan OP Performans Üçlü Çip (Tri-Chip) kurulumunu da duyurdu. Bu fiziksel üçlü çip; Performans Çipi, Dokunmatik Tepki Çipi ve Wi-Fi G2 Çipi’nden oluşuyor. Dokunmatik Tepki Çipi, 330 Hz örnekleme hızını ve 3200 Hz anlık tepkiyi destekleyerek oyuncuların girdilerini daha hızlı ve doğru şekilde algılıyor.

Epic Games ücretsiz oyunları açıkladı

Epic Games ücretsiz oyunları açıkladı

Epic Games Store, yeni ücretsiz oyunları belirledi. Bu yapımlar, birçok oyunseveri heyecanlandıracak.

HyperRendering ile GPU verimliliği artırıldı

Yeni teknolojinin bir diğer kritik özelliği ise Next-Gen HyperRendering’dir. Bu teknoloji, GPU işleme süreçlerini temel seviyede yeniden düzenleyerek kare başına işleme verimliliğini yüzde 80 oranında artırıyor. Bu yüksek verimlilik, özellikle görsel olarak yoğun oyun seanslarında bile termal dengeyi koruyarak tutarlı yüksek kare hızlarına olanak tanıyor.

Peki, OnePlus’ın bu yeni OnePlus oyun teknolojisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Perplexity’den patent alanında devrim gibi yenilik

Yapay zeka şirketi Perplexity, “Perplexity Patents” adını verdiği yeni bir aracını duyurdu. Bu araç, patent arama sürecini kökten değiştirmeyi hedefliyor. Geliştiriciler, yenilikçiler ve araştırmacılar için patent bulmak genellikle uzun, kapsamlı ve kusurlu bir süreçtir. Perplexity Patents ise bu süreci hızlandırmak ve daha erişilebilir hale getirmek için tasarlandı. Araç şu anda beta aşamasında ve tüm kullanıcılar için ücretsiz olarak sunuluyor.

Perplexity Patents tanıtıldı: Doğal dil ile ücretsiz patent arama dönemi başladı

Geleneksel patent arama yöntemleri oldukça zorludur. Bir araştırmacının belirli bir alandaki patentleri bulması için Google Patents veya Amerika Birleşik Devletleri Patent ve Ticari Marka Ofisi (USPTO) gibi birden fazla aracı kullanması gerekir. Ayrıca, bu platformlarda doğru sonuçlara ulaşmak için genellikle özel anahtar kelimeler, sınıflandırma kodları veya karmaşık sorgu dizileri kullanmak şarttır. Hatta tam doğruluk için çoğu zaman bir patent avukatına güvenmek gerekebilir.

Perplexity, Patents, patent

Perplexity Patents, bu zorlukları yapay zeka kullanarak aşıyor. Perplexity tarafından Perşembe günü piyasaya sürülen yapay zeka destekli veritabanı, kullanıcıların aradıkları patentleri bulmalarına yardımcı olmak için doğal dil kullanıyor. Bu, patent veritabanını herkes için daha demokratik hale getiriyor. Perplexity ekibi, bu yeni aracın patent zekasına herkesin erişebileceği ve hızlıca net cevaplar alabileceği yeni bir dönem başlattığını belirtiyor.

Perplexity Getty Images anlaşması görselleri lisansladı

Perplexity Getty Images anlaşması görselleri lisansladı

Yapay zeka arama motoru, Perplexity Getty Images anlaşması sayesinde platformuna lisanslı görseller ekleyecek. Detaylar haberimizde.

Kullanıcılar artık Perplexity Patents’e özel anahtar kelimelerle veya sınıflandırma kodlarıyla dolu karmaşık sorgular yerine, günlük konuşma dilinde sorular sorabiliyor. Örneğin, bir kullanıcı “Dil öğrenimi için yapay zeka üzerine patentler var mı?” şeklinde basit bir soru yöneltebilir. Benzer şekilde, “2024’ten bu yana öne çıkan kuantum bilişim patentleri neler?” gibi daha genel bir araştırma yaklaşımı da benimsenebilir. Yapay zeka, bu doğal dil sorularını anlayarak ilgili patentleri buluyor.

Perplexity’nin bu yeni ücretsiz aracı, özellikle girişimciler ve mucitler için patent araştırma sürecini ciddi anlamda kolaylaştıracak gibi görünüyor. Yapay zekanın karmaşık teknik süreçleri basitleştirmesi hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.

NotebookLM Türkçe desteği sonunda geldi

Google, üretken yapay zeka not aracı için çok beklenen güncellemesini yayınladı. NotebookLM Türkçe desteği artık tüm kullanıcılar için aktif hale getirildi. Bu gelişme, aracın Türkiye’deki potansiyelini önemli ölçüde artırıyor.

NotebookLM Türkçe desteği neler sunuyor?

Yeni güncelleme ile NotebookLM, Türkçe içerikler konusunda tam yetenek kazandı. Kullanıcılar artık Türkçe ders notlarını veya uzun metinleri sisteme kolayca yükleyebiliyor. Yapay zeka, bu belgeleri analiz ederek saniyeler içinde özetler çıkarabiliyor. Bu sayede karmaşık konuları anlamak çok daha kolay hale geliyor.

Video özetleme özelliği dikkat çekiyor

Güncellemenin en çarpıcı yanı ise video içeriklerine odaklanması oldu. NotebookLM, artık Türkçe videoların dökümünü alıp bu dökümler üzerinden özet hazırlayabiliyor. Kullanıcılar, uzun bir ders videosunu platforma yükleyerek yapay zekadan özet hazırlamasını isteyebiliyor. Bu özellik, özellikle öğrenciler ve akademisyenler için büyük bir zaman tasarrufu vadediyor.

Siri Google Gemini altyapısı ile güçlenecek

Siri Google Gemini altyapısı ile güçlenecek

Apple, yeni nesil Siri Google Gemini entegrasyonu ile güçlendiriyor. Yenilenen Siri, Mart 2026’da yapay zeka destekli web arama sunacak.

Kullanıcı deneyimi kişiselleşiyor

Google, bu adımın yapay zeka araçlarını yerelleştirme stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor. NotebookLM, sadece çeviri yapmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkçe dilinin yapısını anlıyor. Kullanıcılar, “Bu notlardan bana bir çalışma rehberi hazırla” gibi özel komutlar verebiliyor. Sonuç olarak, yapay zeka destekli üretkenlik araçları yerel kullanıcılar için çok daha erişilebilir hale geliyor.

Peki, NotebookLM’in yeni Türkçe özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Siri Google Gemini altyapısı ile güçlenecek

Apple’ın sesli asistanı Siri, yapay zeka çağında büyük bir dönüşüme hazırlanıyor. Şirket, yeni nesil Siri Google Gemini entegrasyonu ile güçlendirerek kullanıcı deneyimini kökten değiştirmeyi amaçlıyor. Bu stratejik hamle, asistanın yıllardır süregelen algısını tersine çevirebilir.

Siri Google Gemini modeli ile nasıl çalışacak?

Bloomberg’den teknoloji editörü Mark Gurman’ın aktardığı bilgilere göre Apple, Siri’nin temelinde Google’ın Gemini yapay zeka modelini kullanmayı planlıyor. Bu, direkt Google servislerinin entegrasyonu anlamına gelmiyor. Bunun yerine, Apple, özel olarak eğitilmiş Gemini tabanlı bir model için Google’a ödeme yapacak.

Yeni Siri 2026

Gemini, Apple’ın Özel Bulutunda Çalışacak

Önemli bir detay ise bu özel modelin Apple’ın kendi Private Cloud Compute sunucularında çalıştırılacak olmasıdır. Bu sayede Siri, kullanıcı arayüzü ve gizlilik beklentileri Apple standartlarında kalırken, arka planda gelişmiş bir Gemini işlem gücünden faydalanacak. Ayrıca Siri’nin bu yeni versiyonu, yapay zeka destekli bir web arama özelliğini de beraberinde getirecek.

Google’ın çatı şirketinden radikal karar

Google’ın çatı şirketinden radikal karar

Google'ın çatı şirketi olan Alphabet'in başkanı Astro Teller, 'moonshot' fabrikası X için, yeni stratejisini duyurdu.

Yayın Tarihi ve Yeni Ürünler

Yenilenen Siri’nin Mart 2026 civarında yayınlanması bekleniyor. Ayrıca bu lansman, Apple’ın yeni akıllı ev ekranı, Apple TV ve HomePod mini gibi ürünleriyle uyumlu olacak. Böylelikle bu cihazlar, yeni Siri ve Apple Intelligence özelliklerini sergilemeye yardımcı olacak bir vitrin görevi üstlenecek. Ancak Gurman, kullanıcıların bu yeni sistemi sorunsuz bir şekilde benimseyip benimsemeyeceği konusunda temkinli yaklaşıyor.

Peki, siri google gemini işbirliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Windows 10 senelik hatayı çözdü!

Microsoft, Windows kullanıcılarını on yıldır etkileyen ve en inatçı sorunlardan biri olan “Güncelle ve kapat” hatasını nihayet çözüme kavuşturdu. Windows 11’in yeni 25H2 Build 26200.7019 sürümüyle (veya 24H2 için 26100.7019) birlikte, kullanıcılar bu seçeneği kullandığında bilgisayar beklendiği gibi kapanıyor.

10 yıllık sorun tarihe karıştı

Bu durum, Windows 10’un piyasaya sürülmesinden bu yana süregelen ve milyonlarca kullanıcıyı etkileyen kronik bir problemin sona erdiğini gösteriyor. Daha önceki sürümlerde kullanıcılar, bu komutu verdiklerinde sistemin kapanmak yerine yeniden başlatıldığını ve oturum açma ekranına geri döndüğünü görüyordu.

Yaklaşık on yıl süren bu hatanın düzeltilmesi, son önizleme sürüm notlarında yer alan ifadeyle doğrulandı. Microsoft, güncelleme notlarında, “Güncelle ve kapat” seçeneğinin güncellemeden sonra bilgisayarınızı gerçekten kapatmamasına neden olabilecek temel sorunu giderildi” bilgisini paylaştı. Şirket, hatanın teknik nedenine dair detaylı bir açıklama yapmadı, ancak sorunun Windows Servicing Stack bileşeninden kaynaklandığı belirtiliyor.

Normal şartlarda “Güncelle ve kapat” basit gibi görünen iki aşamalı bir işlem gerektiriyor. Sistem, önce bekleyen güncellemeleri yüklüyor, ardından cihazı kapatıyor. Ancak Windows, kilitli sistem dosyalarını değiştirmek için bir aşamada “çevrimdışı bakım” moduna geçmek zorunda kalıyor ve bu sırada ekranda “Güncellemeler yükleniyor, bilgisayarınızı kapatmayın” mesajı beliriyor.

Xiaomi 17 Ultra İki Versiyonla Geliyor!

Xiaomi 17 Ultra İki Versiyonla Geliyor!

Xiaomi tarafından geliştirilen ve merakla beklenen amiral gemisi Xiaomi 17 Ultra sızıntılara göre iki versiyonla gelecek.

Uzmanlar, bu kritik aşama tamamlandıktan sonra bilgisayarın kapanması gerekirken, sistemin yeniden başlatılıp oturum ekranına geri döndüğünü tespit etti.

Sorunun temelinde, Servicing Stack’in kapanma komutunu ya hiç almaması ya da bu talimatın zamanlama çakışması nedeniyle kaybolması yatıyor. Ayrıca, Hızlı Başlatma gibi sistem özelliklerinin de bu hatanın dolaylı bir etkeni olması ihtimali bulunuyor. Bu son güncelleme ile kullanıcılar, nihayet bekledikleri kesin kapanma işlevine kavuştu.

Google’ın çatı şirketinden radikal karar

Google firmasının çatı şirketi Alphabet, “moonshot” olarak bilinen iddialı teknoloji projelerini hayata geçirme stratejisinde önemli bir değişikliğe gidiyor. Şirketin yenilikçi fikirler fabrikası olan “X”, projeleri Alphabet bünyesinde tutmak yerine artık bağımsız şirketler olarak yapılandırıyor. X’in başkanı Astro Teller, bu değişikliği bir etkinlikte duyurdu. Yeni yaklaşım, projelerin Alphabet kurumsal yapısının dışında daha hızlı büyümesini ve gelişmesini amaçlıyor.

Alphabet X’ten yeni dönem: Çılgın fikirler özel fon ile şirketleşiyor

Bu stratejinin merkezinde, sadece X’ten çıkan şirketlere yatırım yapmak için kurulan özel bir girişim fonu bulunuyor. Series X Capital adındaki bu fon, 500 milyon doların üzerinde sermaye topladı ve eski bir Facebook CFO’su olan Gideon Yu tarafından yönetiliyor. Alphabet, bu fonda bilinçli olarak yalnızca küçük bir yatırımcı konumunda. Teller, Alphabet’in büyük yatırımcı olması durumunda, şirketlerin yine Alphabet’in kontrolünde kalacağını ve bağımsızlık hedefine ulaşılamayacağını belirtti. Bu fon, Alphabet’in diğer yatırım kolları GV, CapitalG veya Gradient Ventures’tan farklı olarak, yasal olarak sadece X projelerine odaklanmak zorunda.

Alphabet, Google, moonshot, Astro Teller

Astro Teller, bazı projelerin Alphabet’in kaynaklarından faydalandığını, ancak bazılarının “çok farklı” oldukları için Alphabet’in bir parçası olmaktan yarar görmediğini ifade etti. Tarihsel olarak Waymo (otonom sürüş) ve Wing (drone teslimatı) gibi başarılı projeler Alphabet’in alt kuruluşları olmuştu. Ancak yeni modelde, projelerin Alphabet’in hemen dışında, stratejik işbirliği devam ederken kontrolün olmadığı bir yapıda daha hızlı ilerleyebileceği düşünülüyor.

Google Play Store yapay zeka kullanacak

Google Play Store yapay zeka kullanacak

Google Play Store, kullanıcı yorumlarını yapay zeka ile özetlemeye başlayacak. Bu yenilik, birçok kişiyi memnun etti.

X’in bu stratejisi, “acımasız bir entelektüel dürüstlük” kültürüyle destekleniyor. X için bir “moonshot” projesinin üç bileşeni olmalı: Dünyadaki çok büyük bir sorunu çözme girişimi, bu sorunu ortadan kaldırabilecek bir ürün veya hizmet önerisi ve bu sorunu çözebileceklerine dair “umut ışığı” yaratan çığır açan bir teknoloji. Teller’ın vurguladığı kritik nokta ise şu: “Eğer bir proje önerisi makul geliyorsa, şirket onunla ilgilenmez. Çünkü bu, tanım gereği bir ‘moonshot’ olmaz.”

Alphabet, Google, moonshot, Astro Teller

Yeni fikirler bu kriterleri karşıladığında, X ekibi onları acımasızca test etmeye başlıyor. Amaç, projeyi sonlandırmak için sebepler bulmak. Teller, projenin en zorlu kısımlarının her zaman önce test edildiğini belirtiyor. Eğer fikir, düşünülenden biraz daha “çılgın” çıkarsa, proje hemen sonlandırılıyor. Bu yaklaşım sonucunda projelerin sadece %2’si başarılı oluyor. Teller, bunu bir başarısızlık değil, sistemin bir özelliği olarak tanımlıyor. Fikirleri insanlardan ayırmak bu kültürün bir parçası. Teller, Waymo veya Wing gibi dev projeleri kimin başlattığını bilmediğini, böylece kişisel bağlılığın “entelektüel dürüstlüğün” önüne geçmesini engellediklerini söylüyor.

Alphabet (Google) 2024 son çeyrek gelirlerini açıkladı: %12 artış!

Alphabet (Google) 2024 son çeyrek gelirlerini açıkladı: %12 artış!

Google çatı şirketi Alphabet, 2024 yılının son çeyreğindeki gelirlerini açıkladı. Önceki yıla göre yüzde 12 büyüme gösterdi.

Bu sistem çalışanlar için de farklı bir model sunuyor. X çalışanları, projelerin erken aşamalarında hisse senedi almıyorlar; bunun yerine standart Google çalışanı gibi maaş alıyorlar. Teller’a göre bu, bir “şirket” değil, sadece “hakkında bir şeyler öğrenilmeye çalışılan bir fikir”. Bu durum, kurucuların kendi fikirlerini sonlandıramamasına neden olan finansal baskıyı ortadan kaldırıyor. Çalışanlar, kendi geleceklerini riske atmadıkları için bir projenin ilerlemediğini dürüstçe söyleyebiliyorlar.

Alphabet, Google, moonshot, Astro Teller

Eğer bir proje başarılı olur ve bağımsız bir şirkete dönüşürse, o projede çalışan ekip yeni şirketten önemli bir hisse payı alıyor. Bu pay, o finansman aşamasında projeyi kendi garajlarında başlatmış olsalardı alacakları paya benziyor, ancak bu süreçte hiçbir finansal risk almamış oluyorlar. X, 2025 yılı içinde Taara (kablosuz optik iletişim) ve Heritable Agriculture (tarım biyoteknolojisi) gibi şirketleri bu modelle bağımsız hale getirdi.

X’in duyurduğu en yeni “moonshot” şirketi ise Anori. Anori, gayrimenkul geliştiricileri ve inşaat endüstrisi için karmaşık bina projelerini çözen bir yapay zeka platformu olarak tanımlanıyor. Astro Teller, inşaat sektörünün küresel katı atıkların ve karbon emisyonlarının yaklaşık %25’inden sorumlu olduğunu ve bunun temel bir insan ihtiyacı olduğunu belirterek, bu alanın bir “moonshot” için ne kadar büyük bir fırsat sunduğunu vurguladı.

Alphabet’in iddialı projeleri bağımsız şirketlere dönüştürme stratejisi, teknoloji dünyasında yenilikçiliği teşvik etme biçimlerini de değiştiriyor. Peki siz, X’in projeleri acımasızca test etme ve dürüstlüğe dayalı bu yenilikçilik yaklaşımı hakkında ne düşünüyorsunuz?

DJI Osmo Action 6 Lansman Tarihi ve Özellikleri Sızdırıldı!

DJI’ın bu çeyrekteki alışılmadık yoğun ürün takvimi devam ediyor ve şirket yavaşlamaya niyetli değil. Yeni söylentiler, markanın merakla beklenen bir sonraki aksiyon kamerası olan Osmo Action 6 için küresel lansman tarihini işaret ediyor. Eğer sızıntılar doğru çıkarsa, bu model DJI’ın bugüne kadarki en büyük görüntüleme yükseltmesini getirebilir.

The New Camera’nın yeni raporuna göre, DJI, Osmo Action 6’yı 19 Kasım’da tanıtmayı planlıyor. Bu tarih, markanın Çin’de piyasaya sürdüğü DJI Neo 2 drone’dan sadece birkaç gün sonrasına denk geliyor.

Kaynak, iddiayı doğrulamak için herhangi bir ekran görüntüsü veya belge yayımlamamış olsa da, bir DJI “marka içerideni” tarafından YouTuber PhotoRabz’e gönderildiği iddia edilen e-postaya dayandırılıyor. Bu, önceki Ekim hedefine göre bir ertelemeyi işaret etse de, DJI’ın son küresel lansman düzenine oldukça uyuyor.

BMW ile Samsung ittifak kuruyor

BMW ile Samsung ittifak kuruyor

BMW ve Samsung, batarya tarafında kapsamlı bir iş birliği yapmaya hazırlanıyor.

DJI, son dönemde sadece drone ve kameralarla sınırlı kalmayıp Romo serisi robot süpürgeler ve yakında Çin dışına çıkması beklenen Osmo Mobile 8 gibi farklı ürün gruplarına odaklanıyor. Böylesine yoğun bir ürün akışı içinde, Osmo Action 6’nın Kasım sonundaki lansmanı pek de uzak bir ihtimal olarak görülmüyor.

Sızıntılar doğruysa, Osmo Action 6, DJI Osmo Action 4’ten bu yana en önemli görüntüleme sıçramasını sunabilir. Cihazda 1/1.1 inçlik CMOS sensör bulunacağı söyleniyor. Bu, hem Action 4 hem de Action 5 Pro’dan daha büyük bir sensör anlamına geliyor. Daha büyük bir sensör, düşük ışıkta daha iyi performans ve daha zengin detaylar vaat ediyor.

Aksiyon kameraları alanında nadir görülen bir özellik olan değişken diyafram sistemi (f/2.0 – f/4.0) dedikoduları da heyecanı artırıyor. Bu özellik, kullanıcılara parlak dış mekanlarda veya loş ışıklı ortamlarda pozlama üzerinde çok daha hassas kontrol imkanı tanıyacak.

Video yetenekleri de büyük bir sıçrama yapabilir. Action 6’nın 8K çözünürlükte 30 fps (kare/saniye) kayıt desteği sunması bekleniyor. Tüm bu önemli yükseltmelere rağmen, cihazın başlangıç fiyatının yine rekabetçi bir seviyede, 329 Dolar olarak kalacağı iddia ediliyor.

Xbox 360 oyunları sessizce geri dönüyor

Dijital mağazaların en can sıkıcı yanlarından biri, lisans sorunları nedeniyle oyunların zamanla yayından kaldırılması ve oyuncuların bu oyunlara erişiminin engellenmesidir. Ancak, ilginç bir gelişmeyle, daha önce yayından kaldırılan Xbox 360 oyunları Microsoft Store’da yeniden görünmeye başladı.

Xbox 360 oyunları neden yeniden eklendi?

Twitter kullanıcısı JB tarafından fark edildiği üzere, bazı bölgelerde, daha önce mağazadan kaldırılan Xbox 360 oyunları listelenirken bir anda “Yakında Geliyor” (Coming Soon) etiketiyle karşılaştı. Bu durum, oyuncuların bu klasik oyunları tekrar satın alma şansına sahip olabileceği yönünde büyük bir umut yarattı. Zira, bir oyunun dijital mağazadan kaldırılması, o oyuna gelecekte erişimi tamamen imkânsız hale getirebilir.

Bu durum teknik bir aksaklık mı, kasıtlı bir adım mı?

Şu an için, oyunların listeye kasıtlı olarak mı eklendiği yoksa bir teknik aksaklık sonucu mu ortaya çıktığı belli değil. Bu tür aksaklıklar geçmişte de yaşanmıştı. Örneğin, 2024 yılında sevilen 360 dönemi Transformers oyunlarının listeleri iki farklı olayda güncellenmiş, bu da hayranların yeniden lisanslanıp satışa sunulacağına inanmasına neden olmuştu. Ancak bu durum gerçekleşmedi.

GTA 6 çıkmaza girmiş olabilir!

GTA 6 çıkmaza girmiş olabilir!

GTA 6 olarak bildiğimiz Grand Theft Auto 6'nın geliştiricili Rockstar Games büyük bir suçlamayla karşı karşıya kaldı.

Xbox’ın Geriye Uyumluluk Stratejisi ve Dijital Yayıncılık

Bu gelişme, Microsoft’un dijital oyun yayıncılığı ve geriye uyumluluk hedefleri kapsamında daha büyük bir girişimin parçası olabilir. Xbox, elindeki donanıma erişimi olmayan oyuncuların sahip oldukları oyunları yayınlamasına olanak tanıyan streaming hedefleriyle dikkat çekiyor. Ayrıca, lisans sorunları nedeniyle kaldırılan oyunların geri getirilmesi nadir olsa da, imkânsız değildir. Geçmişte Scott Pilgrim vs The World ve Duck Tales gibi bazı oyunlar yayından kaldırılıp geri gelmişti.

Bu listelenen oyunların kalıcı olarak geri dönüp dönmeyeceği henüz kesinleşmedi. Ancak bu beklenmedik gelişme, klasik yayından kaldırılan Xbox 360 oyunlarını tekrar deneyimlemek isteyenler için heyecan verici bir sinyal oldu. Gelişmeler için Microsoft’tan resmi bir açıklama bekleniyor.

Peki, yeniden listelenen bu Xbox 360 oyunları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Redmi Turbo 5 9.000 mAh Dev Batarya İddiası!

Çinli akıllı telefon üreticileri, son yıllarda batarya teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde kapasite sınırlarını zorlamaya devam ediyor. Son bir söylenti ise Redmi’nin merakla beklenen yeni modeli Redmi Turbo 5’in, kullanıcılara günlerce yetebilecek şarj ömrü sunacak devasa bir batarya ile gelebileceğini ortaya çıkardı.

Daha önce cihazın yaklaşık 7.500 mAh kapasiteli bir pil taşıyacağı söylentileri dolaşırken, tanınan sızıntı kaynağı Digital Chat Station (DCS) Weibo üzerinden yaptığı son paylaşımla çıtayı çok daha yukarı taşıdı. Redmi Turbo 5, tam 9.000 mAh gibi muazzam bir bataryadan güç alabilir.

Aynı kaynağın daha önceki 7.500 mAh tahmini de göz önüne alındığında, 9.000 mAh kapasitenin Redmi Turbo 5 serisinin daha üst düzey bir modeli (belki Turbo 5 Pro) için geçerli olması ihtimali bulunuyor.

BMW ile Samsung ittifak kuruyor

BMW ile Samsung ittifak kuruyor

BMW ve Samsung, batarya tarafında kapsamlı bir iş birliği yapmaya hazırlanıyor.

7.500 mAh bile bir akıllı telefon için en büyük bataryalardan biri olsa da, bu uygun fiyatlı yüksek performans / bütçe dostu oyuncu telefonlarının, günümüzdeki 7.000 mAh sınırını zorlayan amiral gemisi cihazları bile geride bırakacağı anlaşılıyor. DCS ayrıca, 10.000 mAh bataryaya sahip bir akıllı telefonun da test edildiğini ekledi.

Redmi Turbo 5’in beklenen teknik özellikleri de cihazın genel performans odaklı yapısını destekliyor. Telefonun kalbinde Dimensity 8500 Ultra SoC’nin yer alması bekleniyor. Bu yonga seti, orta-üst segmentte güçlü bir performans deneyimi sunmayı hedefliyor.

Dev bataryaya rağmen kullanıcıların şarj süresi endişesi yaşamaması için, akıllı telefonun 100W kablolu hızlı şarj desteğiyle gelmesi bekleniyor. Cihazda IP6 seviyesinde toz ve suya karşı dayanıklılık, metal orta çerçeve ve modern bir özellik olan ekran altı parmak izi okuyucusu bulunacağı sızan detaylar arasında.

GTA 4 yeniden doğuyor

Rockstar Games’in klasikleşmiş ve en çok sevilen oyunlarından biri olan Grand Theft Auto 4, teknolojinin son harikası olan RTX Remix ve Path Tracing teknikleriyle adeta yeniden hayat buldu.

GTA 4, RTX Remix modu ile karşımızda

Bu yeni mod, oyunun görsel kalitesini kökten değiştirerek, özellikle ışıklandırma ve doku detaylarında muazzam bir ilerleme kaydedilmesini sağladı. Klasik oyunları modern ışın izleme (ray tracing) teknolojileriyle buluşturan RTX Remix platformu, bu defa Xoxor4D adlı geliştirici tarafından hazırlanan mod ile GTA 4’e uygulandı ve Rockstar’ın bu popüler yapımını neredeyse yeni nesil bir oyun seviyesine taşıdı.

MxBenchmarkPC tarafından hazırlanan karşılaştırma videosunda, GTA 4’ün orijinal hali ile RTX Remix ile yenilenmiş versiyonu yan yana gösterildiğinde, aradaki fark çarpıcı bir şekilde ortaya çıkıyor.

4K ve 1440p çözünürlüklerde yapılan testler, DLSS ve Frame Generation (Kare Üretimi) teknolojilerinin desteğiyle birlikte aydınlatmaların, gölgelerin ve yansımaların ne kadar geliştiğini gözler önüne seriyor. Bu modun en büyük başarısı, oyunun geçtiği kurgusal şehir olan Liberty City’nin özellikle gece atmosferini, gerçek zamanlı ışıklandırmalar sayesinde çok daha derin, inandırıcı ve sinematik bir görünüme kavuşturması oldu.

Xiaomi 17 Ultra İki Versiyonla Geliyor!

Xiaomi 17 Ultra İki Versiyonla Geliyor!

Xiaomi tarafından geliştirilen ve merakla beklenen amiral gemisi Xiaomi 17 Ultra sızıntılara göre iki versiyonla gelecek.

Öte yandan, modun getirdiği tüm bu görsel iyileştirmelere rağmen, karakter modelleri ve bazı düşük çözünürlüklü dokular ne yazık ki hala orijinal oyundan kalma durumda. Ayrıca, bu görsel şölenin bir bedeli var: Mod, performans açısından oldukça zorlayıcı bir yapıya sahip.

Öyle ki, Frame Generation özelliği kapalıyken bile en yüksek donanıma sahip sistemler dahi 60 FPS gibi sabit bir kare hızını korumakta güçlük çekebiliyor. Ancak, henüz genel kullanıma sunulmamış olsa da, bu GTA 4 RTX Remix modu, piyasaya sürüldüğünde oyun tarihinin en kapsamlı ve etkileyici görsel güncellemelerinden biri olarak anılmaya aday görünüyor.