Nissan’dan beklenmedik elektrikli hamlesi! Geri çekiliyor

Otomotiv şirketleri elektrikli modellere ağırlık verirken, büyük pazarlarda yeni stratejiler belirliyor. Bu kapsamda Nissan da ABD’de elektrikli araç portföyünü genişletmek ve yerel üretim yapmak istiyor. Ancak şirket, ABD’de üretilecek iki elektrikli sedanın planlarını durdurdu.

Nissan, ABD’deki fabrikalarını dönüştürerek elektrikli otomobillere yatırım yapacağını açıklamıştı. Hatta bu kapsamda yıl içerisinde iki elektrikli modelin tanıtılacağı ve ABD’de üretileceği belirtilmişti. Ancak şirketin planları değişti ve elektrikli otomobiller geri çekildi.

Bu kapsamda Nissan, 2026 yılına kadar crossover SUV segmentinden beş yeni elektrikli model tanıtmaya odaklanacak. Sedanlar, Nissan’ın uzun vadeli üretim planlamasında yer almaya devam edecek. Ancak şirket mevcut talep eğilimleri göz önüne alarak SUV’lerin pazara daha hızlı adapte olabileceğine inanıyor.

WhatsApp, bir arayüz güncellemesi daha alıyor

WhatsApp, bir arayüz güncellemesi daha alıyor

WhatsApp medya görüntüleyicisi, tepkilere odaklanan yeni bir arayüze kavuşuyor. Gelin detaylarına birlikte göz atalım!

Otomobil üreticileri son zamanlarda beklenenden daha az elektrikli otomobil satıyor. Nissan da bu zayıf pazarın halkasından birini oluşturuyor. ABD’de son yıllarda sedan yerine crossover SUV ve kamyonetleri daha fazla tercih edildiği belirtildi.

Nissan ilk olarak Mart ayında iddialı elektrifikasyon hedeflerini ortaya koydu. 2026 yılına kadar ABD’de yedi elektrikli araç üreteceğini açıkladı. Ancak kaynaklar, şirketin ilk yeni nesil elektrikli araçlarını ülkede üretme planlarını durdurduğunu bildirdi.

Öte yandan geçtiğimiz aylarda dört yeni enerji aracı (NEV) konseptini tanıtarak Çin’deki elektrikli araç pazarına olan iddiasını da ortaya koydu. Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın.

Elon Musk, yapay zekaya özel süper bilgisayar kuracak!

Elon Musk, ChatGPT ve Gemini gibi modellerle yarışmak için vites artırdı. xAI tarafından geliştirilen Grok’un çok daha güçlü olması için bir süper bilgisayar geliştireceği iddia edildi. Bu proje, şirketin yeteneklerini artırmada kullanılacak.

Geçtiğimiz haftalarda düzenlenen bir yatırımcı etkinliğinde konuşan Musk, xAI’ın Grok’u eğitmek için özel olarak tasarlanmış projesini ele aldı. Buna göre 100 bin kadar yapay zeka çipine ihtiyaç duyacağını söyledi. Bu çipler Musk’ın “bilgi işlemin süper fabrikası” olarak adlandırdığı projede birbirine bağlanacak.

NVIDIA H100 çipleri kullanarak oluşturulan süper bilgisayarın, şu anda var olan en büyük GPU yapılanmasından en az 4 kat daha büyük olacağı iddia edildi. Bu da Grok’un yeni bir zeka seviyesine ulaşmasına olanak tanıyacak gibi görünüyor.

Call of Duty geliştiricisi ve Meta, ciddi bir dava ile karşı karşıya

Call of Duty geliştiricisi ve Meta, ciddi bir dava ile karşı karşıya

Uvalde’deki trajik okul saldırısının ardından, kurbanların aileleri Meta ve Call of Duty geliştiricisi Activision Blizzard’a dava açtı.

İddialara göre Musk, süper bilgisayarın 2025 yılının sonbahar döneminde faaliyete geçmesini hedefliyor. Zaman çizelgesine uygun olarak teslim edilmesini de bizzat denetleyeceğini söyledi. Bu kapsamda xAI’deki çalışmaları hızlandıracak.

xAI’ın ilk modeli olan Grok, şu anda X Premium+ aboneliği kapsamında test edilebiliyor. Henüz GPT-4 veya Gemini 1.5 seviyesinde olmasa da, 100 bin çipli süper bilgisayar ile uçuşa geçebilir. Musk, genel yetenek açısından Google ve OpenAI gibi liderlerin gerisinde kaldığını kabul ediyor.

elon-musk-x-yenilik-1

xAI şu anda yapay zeka projelerini finanse etmek için kapsamlı bir finansman turu içerisinde. Musk, yatırımcılara bu turun tamamlandığında şirkete 24 milyar doların üzerinde bir değer biçebileceğini söyledi.

vivo S19 ve S19 Pro için tanıtıma gerek kalmadı! İşte özellikleri

vivo, amiral gemisi yelpazesine yeni cihazlar eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda vivo S19 ve S19 Pro modellerinin 30 Mayıs’ta piyasaya sürülmesi planlanıyor. Resmi duyuru öncesinde ise Çin’den gelen bilgiler cihazların tüm ayrıntılarını ortaya koydu.

vivo S19’un FHD+ çözünürlüğe ve 4500 nit tepe parlaklığa sahip 6,78 inçlik düz OLED ekrana sahip olduğu bildirildi. 80W hızlı şarjı destekleyen 6000mAh bataryadan beslenecek. Ayrıca gücünü Qualcomm Snapdragon 7 Gen 3 yonga setinden alacak.

Kamera tarafında ise S19; 8 Megapiksel ultra geniş lensin eşlik ettiği OIS destekli 50 Megapiksel ana kameraya yer verecek. Ayrıca kızılötesi sensörlere, NFC’ye ve IP64 su geçirmezliğe sahip olacağını da belirtelim.

Call of Duty hayranı PS4 ve Xbox One sahiplerine müjde!

Call of Duty hayranı PS4 ve Xbox One sahiplerine müjde!

Call of Duty: Black Ops 6 'nın, yeni nesil konsolların yanı sıra PS4 ve Xbox One'a da geleceği sızan bilgilerle ortaya çıktı.

S19 Pro’nun MediaTek Dimensity 9200+ yonga setini barındırdığı söyleniyor. Benzer şekilde 6,78 inçlik bir ekrana sahip olacak, ancak kavisli kenarlara yer verecek. Pil kapasitesinin ise 5500mAh olacağı ve 80W hızlı şarjı destekleyeceği belirtildi.

S19 Pro’nun kamerası ise daha iyi olacak. OIS destekli 50 Megapiksel Sony IMX971 birincil sensör, 50x dijital zoom sağlayan 50 Megapiksel telefoto lens ve 8 Megapiksel ultra geniş lens barındıracak. Ayrıca LED ışık halkası ile daha başarılı gece çekimleri yapabilecek.

vivo S19 serisinin 30 Mayıs’ta tanıtılacağını hatırlatalım. Amiral gemisi düzeyinde özelliklere rağmen uygun fiyatla sunulursa pazarı karıştırabilir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

WhatsApp, bir arayüz güncellemesi daha alıyor

Meta’nın sahibi olduğu WhatsApp, yaklaşık iki yıl önce Android, iOS ve web kullanıcıları için mesaj tepkilerini geniş çapta kullanıma sunmuştu. O zamandan beri bu özellik birkaç güncelleme aldı ve sohbetler, kanallar, topluluklar ve hatta durum güncellemeleri içinde kullanılabilir hale geldi. Şimdi de WhatsApp tepki arayüzü değişime uğruyor.

WhatsApp beta 2.24.10.7 sürümüyle uygulama, medya görüntüleyicisi ekranından medyaya tepki vermenin kolay bir yolunu ekledi. Şimdi de en son beta sürümüyle birlikte WhatsApp, özelliği daha da iyileştiriyor.

WhatsApp beta 2.24.11.18 sürümüyle, WhatsApp medya görüntüleyici ekranındaki tepki arayüzünü hafifçe değiştirdi. Beta 2.24.10.7’de, medya görüntüleyici ekran alt kısımda genişletilmiş bir Yanıt çubuğu sunuyordu ve tepkilere ilişkin bir simge sağ tarafta bulunuyordu.

Yanıt düğmesine tıkladığınızda, klavyeniz açılır ve içerik içi yanıtlar gönderilirken, emoji simgesine tıkladığınızda en çok kullandığınız altı emojiyi getiriyor. Bir emoji tepkisi seçtiğinizde, tepki simgesinin solunda görüntüleniyor.

Yenilenmiş deneyim hala beta aşamasında olduğundan ne zaman geniş çapta kullanıma sunulacağı belirsiz.

WhatsApp renkleri değişiyor! İşte yeni hali

WhatsApp renkleri değişiyor! İşte yeni hali

WhatsApp tasarımı renklenmeye devam ediyor. Uygulama son olarak sohbet baloncuklarının rengini değiştirmeye izin verecek.

WhatsApp, mesaj tepkilerini kolaylaştırmanın yanı sıra profil resimlerini de basitleştirmek istiyor. Beta sürümü 2.24.11.17’nin bir parçası olarak WhatsApp’ın, kullanıcıların yapay zeka kullanarak yeni profil resimleri oluşturmasına olanak tanıyan bir özellik üzerinde çalıştığı tespit edildi.

Şu anda yaygın olarak kullanılamayan araç, kişisel fotoğraf yüklemeyerek gizliliği korumak isteyenlerin işini kolaylaştıracak ve yine de kendi kişiliklerini ve seçimlerini yansıtan görüntüleri kullanma seçeneğine sahip olacaklar.

WhatsApp beta sürümünde görüntülenen bu yeni arayüzü siz nasıl buldunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Call of Duty geliştiricisi ve Meta, ciddi bir dava ile karşı karşıya

0

Uvalde, Teksas’ta iki yıl önce gerçekleşen toplu silahlı saldırıda, 21 kişi, çoğu ilkokul çocuğu, hayatını kaybetmişti. Bu olayın ardından kurbanların aileleri, Meta ve Call of Duty ‘nin yayıncısı Activision Blizzard’a karşı dava başlattı. Davada, Meta’ya ait Instagram ve popüler Call of Duty oyun serisinin, saldırıda kullanılan silahın pazarlanmasına yardımcı olduğu iddia ediliyor.

Davacılar, silah üreticisi Daniel Defense’ın Instagram’ı kullanarak gençlere ulaştığını, Activision’ın oyunlarının ise genç erkeklerde şiddet eğilimini teşvik ettiğini savunuyor. Meta, platformlarını uygun şekilde denetlememekle suçlanıyor.

Meta, doğrudan silah reklamlarına izin vermese de şirketlerin Facebook ve Instagram’da profil oluşturarak ürünleri hakkında olumlu içerikler paylaşmasına izin veriyor ve bu da kullanıcı etkileşimini artırıyor.

Bu tür davalar, video oyun şirketlerine karşı şiddet olayları nedeniyle açılan davaların nadiren başarılı olduğunu gösteriyor. Eleştirmenler, şiddet içeren oyunların oyuncuları duyarsızlaştırdığını ve gerçek dünyada şiddete eğilimli hale getirdiğini öne sürüyor.

Ancak araştırmacılar arasında bu tür iddiaların geçerliliği konusunda önemli bir tartışma var. Mahkemeler genellikle oyun geliştiricilerin lehine karar veriyor ve Birinci Değişiklik korumalarını ve oyun ile gerçek şiddet arasında doğrudan bir bağlantı bulunmadığını belirtiyor.

Call of Duty hayranı PS4 ve Xbox One sahiplerine müjde!

Call of Duty hayranı PS4 ve Xbox One sahiplerine müjde!

Call of Duty: Black Ops 6 'nın, yeni nesil konsolların yanı sıra PS4 ve Xbox One'a da geleceği sızan bilgilerle ortaya çıktı.

Davalarla birlikte teknoloji ve oyun şirketlerinin toplumsal olaylardaki sorumlulukları yeniden gündeme geldi. Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Google Mesajlar için Gemini güncellemesi yayılmaya başladı

Google’ın I/O 2024 etkinliğinde duyurulan Gemini, Google Mesajlar uygulamasına entegre edilerek kullanıcıların mesajlaşma deneyimini daha verimli hale getirmek amacıyla yaygın olarak kullanıma sunuldu.

Gemini, Google Mesajlar uygulamasında yeni bir sohbet yardımcısı olarak karşımıza çıkıyor. Kullanıcılar, yeni bir sohbet başlatmak istediklerinde ilk temas olarak Gemini’yi görecekler. Bazı şartları kabul ettikten sonra, kullanıcılar standart bir mesajlaşma arayüzüne yönlendiriliyor. Bu arayüzde emoji ve galeri seçenekleri mevcut, ancak sesli not gönderme seçeneği bulunmuyor.

Gemini, kullanıcıların mesaj taslakları oluşturmasına, beyin fırtınası yapmasına, etkinlikler planlamasına ve eğlenceli sohbetler gerçekleştirmesine olanak tanıyor. Özellikle daha özlü yanıtlar sunmak üzere Google Mesajlar için optimize edilen Gemini ile kullanıcılar doğrudan birebir sohbet edecekler ve bu sohbetler başka konuşmalara eklenemeyecek.

Gemini, Workspace (Gmail vb.), YouTube ve GoogleMaps gibi uzantılarla entegre çalışabiliyor. Kullanıcılar, bir yanıt üzerine uzun basarak beğenme veya beğenmeme geri bildirimi bırakabiliyor, yanıtları yıldızlayabiliyor ve iletebiliyorlar. Sohbetler RCS (yani internet bağlantısı gerekli) üzerinden gerçekleşiyor ancak uçtan uca şifreleme desteklenmiyor.

Apple, iPhone’da silinen fotoğrafların neden geri geldiğini açıkladı

Apple, iPhone’da silinen fotoğrafların neden geri geldiğini açıkladı

iPhone 'ların güncellemeden sonra silinen fotoğrafları geri getirmesi hakkında Apple'dan açıklama geldi ve gizem çözüldü.

Mart ayından bu yana beta kullanıcılarına sunulan bu özellik, şimdi AEA (Avrupa Ekonomik Alanı), Birleşik Krallık, İsviçre ve Hindistan hariç geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından deneyimlenebilecek. Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Bir nesil üzgün: ICQ, 28 yılın ardından kapatılıyor

Rusya merkezli VK şirketi, 2010 yılından bu yana ICQ’nun sahibi olarak hizmet veriyordu. Geçtiğimiz günlerde yayınladıkları bir mesajla ICQ ‘nun kapanıyor olduğunu duyurdular. Duyuruyla birlikte birçoğumuzun nostaljik anıları canlandı. ICQ, ilk olarak Mirabilis tarafından 1996 yılında piyasaya sürülmüştü ve kısa sürede geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmıştı.

ICQ, AOL tarafından 1998 yılında satın alındıktan sonra büyük bir büyüme yaşadı. 2001 yılına gelindiğinde, ICQ’nun 100 milyon kayıtlı kullanıcısı bulunuyordu.

ICQ’nun son hali böyle görünüyordu

Ancak zamanla diğer mesajlaşma uygulamalarının gerisinde kaldı ve 2010 yılında Digital Sky Technologies (şu anki VK) tarafından satın alındı. VK, ICQ’yu modern mesajlaşma uygulamalarına benzer bir şekilde güncellemeye çalışsa da bu çabalar ICQ’yu hiçbir zaman eski popülaritesine kavuşturamadı.

ICQ, kullanıcılarına diğer mesajlaşma uygulamalarından farklı olarak bir numara atayarak hizmet veriyordu. Ayrıca çevrimdışı kişilere mesaj gönderme ve SMS mesajlaşma gibi özelliklere sahipti. “Uh oh!” sesli bildirimi ile birçok kişinin hafızasında yer eden ICQ, bu benzersiz özellikleriyle dönemin sembolü haline gelmişti.

Apple’ın hiç yayınlamadığı iPod modeli ortaya çıktı!

Apple’ın hiç yayınlamadığı iPod modeli ortaya çıktı!

Apple’ın prototip iPod üçüncü nesil için tasarladığı Tetris klonu oyunu görünce şok olacaksınız! İşte detaylar.

ICQ, AOL Instant Messenger ve MSN Messenger gibi diğer anlık mesajlaşma servisleriyle birlikte internetin ilk dönemlerinde önemli bir rol oynamıştı. Kullanıcılarına sunduğu farklı özellikler ve basit arayüzü ile milyonlarca kişinin hayatında yer etmişti. Ancak, teknoloji dünyasındaki hızlı değişim ve yeni uygulamaların yükselişi, ICQ gibi eski servislerin zamanla geri planda kalmasına neden oldu.

ICQ zaten bir süredir kullanım dışıydı ve VK’nın bu kararı durumu sadece resmiyete döktü. ICQ’nun da resmen kapanmasıyla bir devir kapanmış oldu. Aşağıdaki yorumlar kısmından bizlere ICQ anılarınızı anlatmayı unutmayın.

OPPO Reno11F kutu açılımı!

OPPO Reno11F akıllı telefonunun kutu açılımı ve özellikleri inceledik. OPPO Reno11F ne sunuyor?

Kutu içerisinde 67 watt’lık SuperVOOC hızlı şarj adaptörü, tip C kablo, SIM çıkartma iğnesi ve şeffaf kılıf bulunuyor. Ayrıca, telefonun üzerindeki jelatin çıkarılarak kullanıcıya gösteriliyor. OPPO Reno11F, 7.5 mm inceliğinde ve 177 gram ağırlığında, oldukça şık ve hafif bir telefon olarak karşımıza çıkıyor. Telefonun rengi Palm Green olarak adlandırılıyor ve yeşil ile mavi tonlarının karışımı bir renge sahip. Bu renk seçeneği, telefonun estetik açıdan çekici olmasını sağlıyor.

Telefonun 6.7 inç AMOLED ekranı, 120 Hz tazeleme hızı ve 1100 nit maksimum parlaklık sunuyor. Ekran, 394 ppi piksel yoğunluğuna sahip ve Panda Glass ile korunuyor. Bu özellikler, ekran deneyiminin oldukça yüksek kalitede olmasını sağlıyor.

OPPO Reno11F, MediaTek Dimensity 750 işlemcisi ile donatılmıştır. 6 nm teknolojisiyle üretilen bu işlemci, orta segmentte güçlü bir performans sunmaktadır. Telefon, 8 GB RAM ve 256 GB depolama alanı ile desteklenmektedir. Bu kombinasyon, kullanıcıların günlük işlemlerini sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmesine olanak tanır.

Telefonun kamera özellikleri oldukça etkileyici. Arka kamerada 64 MP ana kamera, 8 MP ultra geniş açı ve 2 MP makro lens bulunuyor. Ön kamerada ise 32 MP çözünürlüğünde 4K video çekimi yapabilme özelliği mevcut. Kamera performansı, fotoğraf ve video çekimlerinde yüksek kaliteli sonuçlar elde edilmesini sağlıyor. OPPO Reno11F, 67 watt’lık SuperVOOC hızlı şarj adaptörü ile birlikte gelmektedir. 5000 mAh bataryası, 48 dakikada %100 şarj olabilmektedir. Bu, kullanıcılara uzun süreli kullanım ve hızlı şarj imkanı sunar.

Telefon, 5G desteği, NFC, WiFi 6 ve Bluetooth 5.2 teknolojileri ile donatılmıştır. Bu özellikler, hızlı ve sorunsuz bağlantı imkanları sunar.

OPPO Reno11F, orta segmentte güçlü performans ve yüksek kaliteli özellikler sunan bir akıllı telefon olarak karşımızda. 18.999 TL fiyat etiketi, sunulan özellikler göz önüne alındığında makul görünüyor.

12GB RAM’li PUBG canavarı Galaxy F55 geliyor! İşte fiyatı

Samsung, önümüzdeki günlerde bütçe dostu yeni modelini tanıtacak. Samsung Galaxy F55 5G olarak adlandırılacak cihazın temel özellikleri ve fiyatlandırması ortaya çıktı. Yeni söylentiler telefonun orta seviyede rekabeti artıracağını gösteriyor.

Hindistan’dan gelen son sızıntıya göre Galaxy F55 5G üç depolama alanı varyantıyla gelecek. 8GB RAM + 256GB depolama alanı 360 dolardan, bir üst seviye 12GB RAM + 256GB depolama alanı sürümü ise 400 dolardan sunulacak.

Galaxy F55, bazı pazarlarda Galaxy M55 olarak piyasaya sürüldü. Ancak sızan özellikler, Galaxy C55’in yeniden markalanmış bir versiyonu olabileceğini ortaya koydu. Hem C55 hem de M55 daha önce aynı bellek konfigürasyonlarıyla 300 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sunulmuştu.

Ubisoft’un korsan oyunu kısa süreliğine ücretsiz oluyor!

Ubisoft’un korsan oyunu kısa süreliğine ücretsiz oluyor!

Ubisoft’un oyun dünyasında tartışmalara yol açan oyunu Skull and Bones, kısa süreliğine ücretsiz oluyor. İşte detaylar!

Galaxy F55’in neredeyse tüm özellikleri elimizde. İlk olarak ekrandan başlamak gerekirse, cihaz 6,7 inç büyüklüğünde Super AMOLED bir panelle geliyor. 120Hz yenileme hızı sunan bu ekran FHD+ kalitesinde görüntüler aktarıyor. Ekranın üzerinde ise 50 Megapiksellik bir selfie kamerası yer alıyor.

Arka tarafta ana kamera olarak OIS’li 50 Megapiksellik bir sensör kullanan Samsung Galaxy F55, bunun yanında 8 Megapiksel geniş açılı kameraya ve 2 Megapiksel makro kameraya yer veriyor.

Gücünü Qualcomm tarafından geliştirilen Snapdragon 7 Gen 1 yonga setinden alan cihaz, kullanıcısına 12GB’a kadar RAM bellek seçeneği ve 256GB dahili depolama alanı tanıyor.

Sporcular dikkat: Testosteron takviyeleri çok tehlikeli! İşte nedeni

Sosyal medyada testosteron seviyelerini artırma yollarını tartışan binlerce gönderi ve bu sentetik hormonun faydalarını öven ünlü influencerlar, amatör sporcuları testosteron takviyeleri kullanmaya teşvik ediyor. Ancak, testosteronun doğal üretimini aşan miktarlarda sentetik olarak kullanmak, sağlığınıza ciddi zararlar verebilir.

Testosteron, hem erkeklerde hem de kadınlarda bulunan, cinsiyet gelişimi, kas kütlesi oluşturma ve kemik büyümesi gibi birçok önemli işlevi olan bir steroid hormondur. Doğal yollarla bu hormonun üretimini artırmak mümkün.

Egzersiz, stres yönetimi ve cinsel aktivite gibi faktörler bu hormonu artırabilir. Ancak, sentetik testosteron takviyeleri kullanmak, kısa vadede cinsel isteği artırabilir ve kas kütlesini artırabilir, ancak uzun vadede sağlık üzerinde ciddi yan etkilere neden olabilir.

Bilinç biz doğmadan önce verildi teorisi ortalığı karıştırdı! Bilmediğimiz bir güç var…

Bilinç biz doğmadan önce verildi teorisi ortalığı karıştırdı! Bilmediğimiz bir güç var…

Bilim insanları, bilinç olgusunun biz doğmadan önce geldiğini ve yaşamı mümkün kıldığını savunan sıra dışı bir teori ortaya attı.

Sentetik testosteron kullanımı, akne, kellik ve erkeklerde meme büyümesi gibi yan etkilere neden olabilirken, kadınlarda adet düzensizlikleri, vücut kıllarında artış, ses kalınlaşması ve klitoris büyümesi gibi etkiler gözlemlenebilir. Ancak bu yan etkiler, uzun süreli ve tekrarlanan kullanımın yol açabileceği ciddi sağlık sorunlarına kıyasla daha hafif kalıyor.

Steroid kötüye kullanımı, kalp üzerinde değişikliklere neden olabilir, bu da kalbin büyümesi, kan basıncının yükselmesi ve arterlerin elastikiyetini kaybetmesi gibi sonuçlara yol açabilir. Bu değişiklikler, kalbin performansını zorlaştırarak ani ölüm riskini artırıyor. Steroid kullananların çoğunda bu kardiyovasküler değişiklikler kalıcı hale geliyor.

Ayrıca steroidlerin uzun süreli kullanımı karaciğer ve böbrek hasarına neden olabiliyor. Testosteronun psikolojik etkileri arasında ise artan agresyon, depresyon ve anksiyete yer alıyor.

Testosteron takviyeleri, beynin doğal hormon üretimini durdurmasına neden olarak hipogonadizm adı verilen bir duruma yol açabiliyor. Bu durumda, testosteron üreten dokular küçülür ve erkeklerde sperm sayısı ve testis hacmi azalıyor.

Hipogonadizm, depresyon ve libido kaybı gibi bir dizi yoksunluk belirtisine de yol açıyor. Steroidleri kötüye kullanan birçok erkek, ömür boyu testosteron replasman tedavisine ihtiyaç duyuyor.

Kendine güven ve fiziksel görünümünü iyileştirmek isteyen sporcu olmayan bireyler arasında testosteronun kozmetik amaçlı kullanımı, anabolik steroid kötüye kullanımının kamu sağlığı sorunu haline gelmesine neden olmuştur.

Doğa harikası: Bitkilerin nasıl nefes alıp verdiği görüntülendi!

Doğa harikası: Bitkilerin nasıl nefes alıp verdiği görüntülendi!

Gerçek zamanlı olarak nefes alan bitkiler, doğanın ne kadar muhteşem olduğunu gözler önüne seriyor. İşte detaylar!

Peki bu kadar iyi bilinen riskler ve zararlar varken, neden bazı kişiler testosteron kullanmayı tercih ediyor ve ciddi sağlık sorunları yaşasalar bile kullanmaya devam ediyorlar? Uzmanlar yıllardır bu sorunun cevabını bulmaya çalışıyor.

Belki de kullanıcılar, sağlık sorunlarını gelecekteki bir problem olarak algılıyor ve bu sorunların kısa vadede daha iyi bir performans veya görünüm elde etmek için kabul edilebilir bir risk olduğunu düşünüyorlar.

Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Her gün tükettiğimiz içeceğin Parkinson hastalığından koruyabildiği ortaya çıktı!

Beslenme ve içecek tercihleri sağlığımız üzerinde büyük bir etkiye sahip. Yeni bir araştırmada kahve tüketimi ile Parkinson hastalığı arasında bir bağlantı buldu. 184.024 kişi üzerinde 13 yıl boyunca yapılan bu çalışma, kahve içenlerin Parkinson hastalığına yakalanma riskinin, kahve içmeyenlere göre daha düşük olduğunu ortaya koydu.

Uluslararası bir araştırma ekibi tarafından yürütülen çalışmada, Parkinson hastalığına sahip yüzlerce kişi üzerinde yapılan analizler sonucunda, kafeinin ana metabolitleri olan paraxanthine ve theophylline seviyelerinin Parkinson riskini azaltıcı bir etkisi olduğunu gösterdi.

Araştırmacılar, “Bu çalışma, 20 yılı aşkın bir süre boyunca takip edilen en büyük uzunlamasına kohortlardan birinde, kafeinli kahve tüketimi ile Parkinson hastalığı riski arasında ters bir ilişki olduğunu gösterdi” diye açıklama yaptı.

Daha önceki araştırmalar da kahve ve Parkinson arasında bir bağlantı bulmuştu, ancak bu çalışma, kafein alımının biyomarkörlerine odaklanarak daha ileriye gidiyor.

Kahve tüketiminin en üst yüzde 25’lik diliminde yer alan kişilerin, hiç kahve içmeyenlere göre Parkinson hastalığına yakalanma olasılıkları yüzde 40 daha düşük. Çalışma genelinde kahve tüketenler arasında risk azalması ülkeye göre yüzde 5 ile 63 arasında değişiklik gösteriyor.

Bilinç biz doğmadan önce verildi teorisi ortalığı karıştırdı! Bilmediğimiz bir güç var…

Bilinç biz doğmadan önce verildi teorisi ortalığı karıştırdı! Bilmediğimiz bir güç var…

Bilim insanları, bilinç olgusunun biz doğmadan önce geldiğini ve yaşamı mümkün kıldığını savunan sıra dışı bir teori ortaya attı.

Sigara ve alkol tüketimi gibi faktörler dikkate alındığında bile bu ilişki devam etse de doğrudan bir neden-sonuç ilişkisinin kanıtlanması için yeterli değil. Ancak kafein ve bileşenlerinin beyin üzerinde koruyucu bir etkisi olduğu görülüyor.

Önceki araştırmalara dayanarak, kafeinin beyinde dopamin akışını sürdürme şeklinin bu etkilerin nedeni olabileceği düşünülüyor. Parkinson hastalığı, substantia nigra adı verilen bölgedeki sinir hücrelerinin kaybı nedeniyle beyindeki dopaminin azalması ile biliniyor.

Araştırmacılar araştırma yazısında, “Bu nöroprotektif etkiler, kafein, paraxanthine ve theophylline ile Parkinson hastalığı insidansı arasında ters bir ilişki ortaya koyan bulgularımızla uyumludur” diye belirtiyorlar.

Kafeinin nöronlar üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, nörodejeneratif hastalıklarla bir ilişki olması şaşırtıcı değil. Ancak, Parkinson’un beyinde nasıl başladığı konusunda hala kesin bir bilgiye sahip olmadığımız için bu ilişkiyi tam olarak anlamak zor.

Parkinson hastalığının tetikleyicilerini, hastalık riskimizi etkileyen faktörleri ve nasıl durdurulabileceğini belirlemek için önemli çalışmalar devam ediyor. Sadece ABD’de, yaklaşık bir milyon insan Parkinson hastalığı ile yaşıyor ve bu hastalık titreme, normal hareket, denge ve uzuv sertliği ile ilgili sorunlara yol açıyor.

Araştırmacılar endişeli! Dünyanın en derin krateri alarm verdi

Araştırmacılar endişeli! Dünyanın en derin krateri alarm verdi

Sibirya'nın yeraltı dünyasına açılan kapısı Batagaika Krateri büyümeye devam ederek küresel ısınmanın etkilerini gözler önüne serdi.

Araştırmacılar, yazılarının sonunda “Kahve, dünya çapında en yaygın tüketilen psikoaktif içecektir. Kafeinin Parkinson hastalığı üzerindeki biyolojik etkilerini çözmek, sadece önemli halk sağlığı sonuçları taşımakla kalmaz, aynı zamanda Parkinson hastalığının etiyolojisini anlamamızı ve olası önleme stratejilerini teşvik eder” diye belirtiyorlar.

Dolayısıyla kahve tüketiyorsanız tüketmeye devam edin, tüketmiyorsanız tüketin. Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Doğa harikası: Bitkilerin nasıl nefes alıp verdiği görüntülendi!

Doğa, karşımıza çıkardığı her şeyde bizleri büyülemeyi başarıyor. Bitkiler karbondioksiti alıp oksijene dönüştürerek atmosfere geri salarlar. Bu süreç genellikle gözle görülmez, ancak bilim insanları görüntülemeyi başardı. Gerçek zamanlı olarak bir bitkinin nefes almasını izlemek hem büyüleyici hem de biraz ürkütücü.

Reddit’te paylaşılan ve hızla viral hale gelen bir videoda bir bitkinin stomasını yakından görüyoruz. Stomalar, yaprakların alt kısmında bulunan ve bitkinin karbondioksit ve oksijen almasını sağlayan küçük açıklıklardır. Bu arada bu video 2022 yılında yayımlanan bir bilimsel makalede ortaya çıktı, sadece şimdi viral oldu.

Videoda, bitkilerin karbondioksit gibi gazları nasıl soluduğu gösteriliyor. Bu gazlar, bitkinin hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu besini fotosentez yoluyla oluşturmasına yardımcı olur ve bu süreç sonucunda oksijen yan ürün olarak serbest bırakılır. Video, bu sürecin ilk aşamasını gözler önüne seriyor.

Sosyal medyada büyük ilgi gören video, kullanıcıların esprili yorumları ve bitkilerin nefes alışını yakından izleyerek ne kadar etkileyici olduğunu belirten paylaşmalarıyla dikkat çekiyor. Doğayı gerçekten gözlemlediğimizde ve nasıl çalıştığını daha yakından incelediğimizde ne kadar muhteşem olabileceğini hatırlatan harika bir örnek.

Bilinç biz doğmadan önce verildi teorisi ortalığı karıştırdı! Bilmediğimiz bir güç var…

Bilinç biz doğmadan önce verildi teorisi ortalığı karıştırdı! Bilmediğimiz bir güç var…

Bilim insanları, bilinç olgusunun biz doğmadan önce geldiğini ve yaşamı mümkün kıldığını savunan sıra dışı bir teori ortaya attı.

Ancak küçük bir bitki ağzının gazları alırken açılıp kapanması biraz ürkütücü görünüyor. Bu gözlem, bitkilerin nasıl nefes aldığı konusunda bize çok şey öğretti ve tüm stomaların her zaman açık olamayacağını ortaya koydu, çünkü öyle olsaydı bitki kururdu.

Bu nedenle bitkiler, tıpkı bizim ağızlarımızın kurumasını önlemek için açıp kapatmamız gibi, küçük ağızlarını sürekli açıp kapatmak zorundalar. Bu döngü, bitkilerin hayatta kalması için kritik öneme sahip ve bu videoyla bir kez daha doğanın ne kadar karmaşık ve harika olduğunu anlıyoruz.

Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.