Elden Ring: Shadow of the Erdtree DLC ‘sini sorunsuz bir şekilde co-op modunda oynamak isteyenler için sevindirici bir haber var: Mod, nihayet güncellendi. Gelin detaylarına birlikte bir göz atalım.
Shadow of the Erdtree DLC ‘si İçin co-op modu güncellendi
Geçtiğimiz hafta merakla beklenen Shadow of the Erdtree DLC’si yayımlandı ve bununla birlikte oyunun yeni bir versiyonu da ortaya çıktı. Güncellemeler genellikle modların da güncellenmesini gerektiryoir, aksi takdirde uyumsuz olabiliyorlar. Seamless co-op modu bugün güncellendi, bu da Shadow of the Erdtree’yi arkadaşlarınızla daha kolay oynayabileceğiniz anlamına geliyor.
Seamless Co-op modunun Discord sunucusunun moderatörlerinde Dalvik “Her ne kadar mükemmel olmasa da Elden Ring ve DLC ‘sini co-op modunda oynamak için kullanılabilir bir duruma ulaştı” açıklamasında bulundu. Bu gece modu oynamayı denerseniz bazı FPS düşüşleriyle karşılaşabilirsiniz. Modun güncellemesi oldukça kapsamlı çünkü bir önceki co-op oyunlarınızdan kaydettiğiniz ilerlemeleri korumanıza olanak tanıyor.
Güncellemeyle birlikte ilk kez istilalar da modda yer alacak, böylece klasik çevrimiçi deneyimin tadını çıkarabilirsiniz. Düşmanların seviyelerini ölçeklendirme, konuşmalarda kazanılan eşyaların tüm oyunculara verilmesi ve düşmanların zeminin altına düşmesi gibi eski hataların ortadan kaldırılması gibi diğer kullanışlı eklemeler de mevcut.
Geçtiğimiz hafta piyasaya çıkan ve zorluğuyla oyuncuları çileden çıkaran Elden Ring DLC'si, ilk denge güncellemesini aldı.
Oyunun yönetmeni Hidetaka Miyazaki’nin yakın zamanda yaptığı açıklamada, insanların bu tür modları kullanmasında bir sakınca görmediğini ve hatta gelecekte benzer özellikleri oyunlarına ekleyebileceklerini belirtti. Dolayısıyla “Modlar kaldırılır mı acaba?” diye düşünmenize gerek yok.
Elden Ring Shadow of the Erdtree DLC ‘si için güncellenen Seamless co-op modu, oyunculara arkadaşlarıyla birlikte daha keyifli bir oyun deneyimi sunuyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.
Otomotiv endüstrisi hızla değişiyor ve çevre bilinci her geçen gün daha da artıyor. Elektrikli araçlar (EV’ler) herkesin dilinde olsa da, Toyota ve Çin’in Guangzhou Otomobil Grubu (GAC) iş birliği ile ortaya çıkan yeni bir alternatif, geleceğin motor teknolojisi konusunda kafaları karıştırdı. Peki içten yanmalı amonyak motor, hidrojen motorun yerini mi alacak?
Japonya’dan yeni yakıt ve motor teknolojisi: Hidrojen yerine amonyak
Toyota ve GAC, fosil yakıtlarla çalışan motorların yerini alabilecek çevre dostu bir motor geliştirdi. Bu motor, amonyak kullanarak çalışıyor ve yandığında çok az miktarda karbondioksit salıyor. Yani çevreye zararı neredeyse yok denecek kadar az. 2.0 litrelik elektronik kontrollü dört silindirli motor, 161 beygir gücü üretiyor ve sıradan benzinli motorlara göre yüzde 90 daha az zararlı.
Amonyak, bir nitrojen atomu ve üç hidrojen atomundan oluşuyor (NH3), bu da onu karbonu ikame etmek için mükemmel bir bileşik haline getiriyor. Ayrıca, tarım ve imalat sanayilerinde yaygın olarak kullanılması, üretim altyapısının büyük ölçüde hazır olduğu anlamına geliyor. Ancak, amonyağın kişisel araçlarda yakıt olarak kullanılması bazı zorlukları beraberinde getiriyor.
Tesla Model Y dünyanın en çok satan aracı ünvanını elde etti ve Toyota markasını geride bırakarak büyük bir zafer kutladı.
Öncelikle, amonyak sentezi enerji yoğun bir süreç ve çevresel etkileri ancak rüzgar veya güneş enerjisi gibi temiz enerji kaynakları kullanılarak azaltılabilir. Ayrıca, amonyak toksik bir kimyasal ve yanma potansiyeline sahip. Son olarak, oldukça korozif olduğundan uzun süre taşınması veya depolanması güvenli değil.
Japonlara göre, tüm bu zorlukların üstesinden gelinebilirse, amonyak geleceğin yakıtı olabilir. Toyota, hibrit ve hidrojen yakıt hücresi teknolojilerindeki geçmiş başarılarıyla uyumlu olarak, batarya ile çalışan elektrikli araçlar dışında da yeni çözümler aramaktan vazgeçmediğini gösteriyor.
Elektrikli araçların pazar kabulü önemli ölçüde artmış olsa da, amonyak motoru konsepti, içten yanmalı motorların düşük karbonlu bir çevrede bile önemini koruyabileceğini gösteriyor. Ancak, amonyak üretimi, taşınması ve gerekli altyapının oluşturulması konularındaki sorunlar çözülmeden, amonyağın binek otomobiller için yaygın bir yakıt haline gelmesi kısa vadede mümkün gibi durmuyor.
Toyota ve GAC’nin birlikte geliştirdiği amonyak motor, çok daha düşük CO2 seviyelerine ulaşma vaadini taşısa da, şu anda EV’lere veya geleneksel içten yanmalı motor teknolojilerine tam anlamıyla alternatif olamayacak gibi görünüyor.
Siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Google Chrome, Android kullanıcıları için kullanışlı bir özellik getiriyor. Artık makaleleri arka planda sesli kitap gibi dinleyebileceksiniz, hem de uygulama kapalıyken veya telefonunuz kilitliyken. Chrome’un kodlarında keşfedilen bu özellik “Arka Planda Sesli Okuma” olarak adlandırılıyor. Peki bu özellik bize hangi kolaylığı sağlayacak?
Google Chrome Android’e arka planda ses çalma özelliği getiriyor
Aslında, Chrome’da “Bu Sayfayı Dinle” seçeneği ile makaleleri sesli olarak dinlemek mümkün. Ancak, bu sesi dinlemeye devam etmek için uygulamanın açık ve aktif olması gerekiyor. Yeni güncelleme ile, artık makaleyi dinlerken başka işler yapabilecek veya telefonunuzun ekranını kilitleyebileceksiniz.
Chrome’un masaüstü sürümünde bir süredir bu arka planda oynatma işlevi mevcut. Android uygulamasının da nihayet bu özelliği kazanması, mobil kullanıcılar için güzel bir yenilik olacak. Artık makaleyi dinlerken başka bir sekmeye geçmek veya farklı bir uygulamayı kullanmak mümkün olacak. Bu özellik, özellikle hareket halindeyken içerik tüketmeyi sevenler için büyük bir avantaj.
Google Chrome, gelen yeni güncellemeyle internette zaman geçirirken kullanabileceğiniz 5 yeni özelliği tanıttı.
Ayrıca Google Chrome Android uygulaması için gelen yeni özellik, görme engelli veya okuma zorluğu çeken kişiler için de oldukça faydalı. Daha önce erişemedikleri bilgi ve eğlence içeriklerine ulaşmalarını kolaylaştıracak. Ancak, bu özelliğin hala geliştirilme aşamasında olduğunu ve resmi olarak ne zaman yayınlanacağına dair net bir bilgi olmadığını belirtmekte fayda var.
Yine de, Google’ın bu özelliği aktif olarak test etmesi, yakında kullanıma sunulabileceğini gösteriyor. Şimdiye kadar gördüğümüz kadarıyla, bu güncelleme kullanıcı deneyimini oldukça iyileştirecek gibi görünüyor. Hem multitasking yaparken makaleleri dinleyebilecek hem de ekran kilitliyken bile içeriklere erişebileceksiniz.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce kullanışlı mı? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Apple, iPhone’u bir oyun platformu olarak tanıtmak için büyük adımlar atıyor. A17 Pro çipi sayesinde Apple iPhone 15, Assassin’s Creed Mirage gibi AAA oyunlar çalıştırabiliyor. Ama görünen o ki, iPhone kullanıcıları bu oyunlara pek ilgi göstermiyor.
Apple iPhone kullanıcıları AAA oyunlara ilgi göstermiyor
Apple iPhone 15 kullanıcılarına AAA oyunlar satma konusunda oldukça başarısız oldu. Örneğin, Assassin’s Creed Mirage 6 Haziran’da iPhone’da yayınlandıktan sonra sadece 3 bin kez indirilmiş ve oyun içi satın alımlarla birlikte sadece 138 bin dolar gelir elde etmiş.
Ücretsiz olarak oyunu deneyen 123 bin kullanıcı bile bu rakamları artırmaya yetmemiş. Bu, mobil oyun dünyasında oldukça düşük bir sayı. Aynı dönemde, Assassin’s Creed Rebellion gibi mobil cihazlar için özel olarak geliştirilen oyunlar çok daha yüksek gelirler elde etti.
2024'ün ilk çeyreğinde Samsung'un en çok satan telefonu Galaxy S24 Ultra oldu, Apple'ın iPhone 15 modelini de geride bıraktı.
Bu durumun nedeni, iPhone kullanıcılarının oyun tercihleriyle ilgili. Başarılı mobil oyunlar genellikle basit kontrolleri, benzersiz sanat tarzları ve kısa oyun seanslarına uygun olmaları ile öne çıkıyor. Ancak, iPhone’daki AAA oyunlar, genellikle bu kriterleri karşılamıyor.
Bir diğer sorun da fiyatlar. Apple iPhone 15 için AAA oyunlar oldukça pahalı. Assassin’s Creed Mirage 49,99 dolar, Death Stranding ise 39,99 dolar. Bu fiyatlar mobil oyunlar için alışılmışın dışında yüksek. Üst düzey mobil cihazlara ve pahalı oyunlara harcama yapabilen oyuncular, genellikle PC ve konsol oyunlarını tercih ediyor. Öte yandan, bu tür cihazlara bütçesi yetmeyen oyuncular, bu kadar yüksek bir tutarda tek seferlik satın alım yapmaktan kaçınıyor.
Apple, bu duruma rağmen AAA oyunları iPhone’a getirmeye devam ediyor. Gelecek olan Assassin’s Creed Shadows da iPhone Pro sahipleri için erişilebilir olacak. Ancak, mevcut oyunların satış rakamları, Apple’ın bu hamlesinin daha çok dikkat çekmek ve iPhone Pro satışlarını artırmak için olduğunu gösteriyor. Oyunların kendisinden elde edilen gelir, Apple için öncelikli bir kazanç kaynağı değil.
Siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Android telefon piyasası günden güne büyüdükçe her marka pazar payını artırmayı hedefliyor. Infinix de Note 40 serisi ile güzel bir ivme yakalamışken firma, yeni bir modeli daha seriye eklemek için çalışmalara başlamıştı. Şimdi ortaya çıkan bilgilere göre Infinix’in resmi sitesinde Infinix Note 40s özellikleri ve tüm detayları görüntülendi. İşte Infinix Note 40s özellikleri…
Infinix Note 40s, MediaTek Helio G99 işlemci ile geliyor
Resmi sitede görüntülenen özelliklere baktığımızda giriş-orta segment rakibi olacağını söyleyebiliriz. Note 40s, Dimensity 7020 yerine 2,2 GHz’de çalışan 2 ARM Cortex-A76 çekirdeği ile 2,0 GHz’de çalışan 6 ARM Cortex-A55 çekirdeğine sahip olan MediaTek Helio G99 işlemciden gücünü alıyor. Bu işlemciye ise 8GB RAM ve 256GB depolama eşlik ediyor.
Beklendiği gibi Note 40s de serinin geri kalanları Note 40, Note 40 Pro ve Note 40 Pro+ modellerine benzer özellikler ile geliyor. Ekran tarafında 6.7 inçlik FHD ve 120Hz yenileme hızına sahip 3D kavisli AMOLED bir panel bizleri karşılıyor. Cihazda Corning Gorilla Glass koruması kullanan firma, ekrana gömülü parmak izi okuyucuya yer vermeyi de ihmal etmemiş.
Oyun canavarı Infinix GT 20 Pro, daha iyi bir ekran ve yeni LED ekranıyla piyasaya çıktı! İşte teknik özellikleri.
Kamera özellikleri açısından ise Pro+ modelindeki sistemin bu cihazda da yer aldığını görebiliyoruz. 108 megapiksel f/1.9 diyafram açıklığına sahip ana kamera ve 2 megapiksel makro kamera arkada yer alırken, ön tarafta 32 megapiksel f/2.2 diyafram açıklığına sahip selfie kamerası bulunuyor.
33W hızlı şarj desteğine sahip 5,000mAh batarya ile gelen Infinix Note 40s, JBL destekli hoparlör ile geliyor. Infinix Note 40s, Vintage Yeşil ve Obsidyen Siyahı renk seçenekleri ile görüntülenirken, henüz tanıtım tarihi veya fiyatı hakkında herhangi bir detay bulunmuyor. Peki ya siz Infinix Note 40s özellikleri ve tasarımı hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda bizlerle paylaşabilirsiniz.
Son zamanlarda orta segment telefonlara olan ilgi arttı ve piyasadaki orta segment telefonların 20.000 – 25.000 TL bandında olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda bu fiyatlara amiral gemisi üst segment telefonlar alabilirken artık orta segment telefonların fiyatı da bir hayli artmış durumda. Biz de sizler için 5G destekli kavisli ekranıyla dikkatleri üzerine çeken Honor X9b 5G modelini inceledik. Honor X9b inceleme sizlerle.
İlk olarak kutu içeriğinden başlamak istiyorum. Zengin bir kutu içeriğiyle geliyor. Çünkü bu telefonun kutusunda ekstradan kulaklık da geliyor. Jack girişli bir kulaklığı var, ayrıca Type-C’den bir adet dönüştürücü çıkıyor. 35 watt’lık hızlı şarj adaptörü ve güç kablosu da yine bu kutunun içerisinde bizleri karşılıyor. Kutu içeriğinde şeffaf silikon bir kılıf da bulunuyor.
Kulaklıktan bahsetmişken ilk olarak kulaklığı yorumlamak istiyorum. Malzeme kalitesi ortalama bir düzeyde ve bir akıllı telefonun kutu içeriğinden çıkan kulaklığa göre normal bir kaliteye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Tabii ki bu kulaklıkta yüksek bas ve tiz sesleri aramamak lazım. Genel olarak kutu içeriğini yorumlayacak olursam, kulaklığın çıkması bence büyük bir avantaj. Çünkü bu segmentte artık adaptör ve kılıf çıkıyor ve Honor X9b bu anlamda bizi memnun ediyor.
Tasarım
Telefonun tasarımına gelelim. Elime aldığım zaman arka tarafında daire biçiminde konumlandırılmış bir kamera kurulumu yer alıyor. Honor modellerinde bu tasarımı sıklıkla görüyoruz. Tam ortasında ise “Matrix AI Vision Kamera” yazısı alıyor. Üçlü kamera kurulumunun çıkıntısının çok az olduğunu söyleyebiliriz. Bu da telefonun ince bir yapıya sahip olmasını sağlamış. Çünkü burada 108 megapiksellik bir ana kameradan bahsediyoruz ve buna rağmen kamera çıkıntısı yok denecek kadar az.
Arka tarafında turuncu vegan deri yapı karşımıza çıkıyor. Bununla beraber yeşil ve siyah olmak üzere iki farklı renk seçeneği daha bulunuyor. Telefonun ön tarafında kavisli bir panel bulunuyor. Sağında kilit tuşu, ses açma ve kısma tuşu yer alırken, alt tarafında bir adet hoparlör, SIM tepsisi ve USB Type-C girişi bulunuyor. Üst tarafında ikinci bir mikrofon daha bulunuyor ve bu da gürültü engellemeyi amaçlıyor. Ne yazık ki kızılötesi ve ikincil hoparlör bulunmuyor. Sol tarafında ise herhangi bir tuş bulunmuyor.
Telefonun kavisli bir ekrana sahip olması ve alt-üst çerçevelerinin ince olması, üst segment hissiyatı vermesinde rol oynayan faktörler arasında yer alıyor. 6.7 inçlik, 120 Hz tazeleme oranına sahip bir panel bizleri karşılıyor. Ayrıca 1200 nit maksimum parlaklık sunduğunu da belirtelim. Bu parlaklık değeri güneş altında bile ekranın rahatça görülebilmesini sağlıyor.
Ekran
Honor X9b, kavisli ekranı ile dikkat çekiyor. Bu panel, 6.7 inç boyutunda ve 120 Hz tazeleme oranına sahip. Aynı zamanda 1220 x 2652 piksel çözünürlükte, Ultra net bir ekran sunuyor. Oyun oynarken, dizi-film izlerken veya YouTube videolarını izlerken güzel bir ekran deneyimi sunmayı amaçlıyor. Kavisli ekranın sağladığı yüksek ekran-gövde oranı ile bu telefon video izleme ve oyun oynama deneyimini daha da zevkli hale getiriyor. Honor’un Ultra sağlam ekran darbe koruma teknolojisi ile telefonun ekranının darbelere karşı oldukça dayanıklı olduğunu belirtelim. İsviçre merkezli kalite kontrol merkezi SGS’den 5 yıldızlı dayanıklılık sertifikasına sahip bu teknoloji ile telefon 1,5 metreden dahi düştüğünde ekranın kırılmaması amaçlanıyor.
Honor X9b, Snapdragon 6 Gen 1 yonga setinden güç alıyor. Bu işlemci 4 nanometre mimarili ve Qualcomm’un orta segmentte kullanılan transistörler arası mesafesi düşük, haliyle güç tarafında da verimli bir yonga setine sahip. Ayrıca bu telefonda 5G desteği de bulunuyor. Yakın zamanda ülkemizin 5G desteğine geçeceğine dair birçok haber bulunuyor. Eğer gerçekten 5G desteğine geçersek, 5G telefonları tercih etmek mantıklı olacaktır.
Bu işlemci 12 GB RAM ve 256 GB’lık dahili depolama alanıyla destekleniyor. 12 GB RAM’e ek olarak 8 GB’lık sanal RAM teknolojisi de bulunuyor. Yani toplamda 20 GB’lık RAM bellek Honor X9b 5G modelinde bizleri karşılıyor. PUBG Mobile ve Call of Duty Mobile gibi oyunları orta ayarlarda donma ve kasma olmaksızın oynatabiliyor.
AnTuTu testinde 512.751 puan, Geekbench testinde tek çekirdekte 919, çok çekirdekte ise 2696 puan aldı. 3DMark Wildlife testinde 2392 puan, Wildlife stres testinde ise 2386 ile 2391 puan arasında değerler aldık. Bu da işlemcinin uzun süreli kullanımda hala aynı stabiliteyi koruduğunu gösteriyor.
Kamera
Honor X9b, 108 megapiksellik bir ana kamera ile geliyor. Bu kamera 4K 30 kare videolar çekebiliyor. 5 megapiksel ultra geniş açılı kamera ve 2 megapiksel makro lensi bulunuyor. Ön kamerada ise 16 megapiksel çözünürlüğünde, 1080p 30 kare videolar çekebilen bir lens bulunuyor. Hem gece hem de gündüz fotoğraf ve videolar çektik. 4K videolar çektiğimizde telefonu sabit tutmak daha iyi sonuçlar veriyor. Gece fotoğraflarını çekerken ise sabit durduğumuz takdirde daha kaliteli fotoğraflar elde edebiliyoruz.
Pil Performansı
5800 mAh batarya kapasitesi ile Honor X9b, yoğun kullanımda bile iki günü rahatlıkla çıkarabiliyor. Android 13 ve MagicOS 7.2’nin pil optimizasyonu sayesinde 3 günlük bir kullanım sunabiliyor. 35 watt’lık hızlı şarj adaptörü ile telefon hızlı bir şekilde şarj edilebiliyor. 1000 şarj döngüsünden sonra bile %80’in üzerinde pil sağlığını hedefleyen Honor X9b, uzun ömürlü bir pil performansı sunuyor.
Eğer son dönemlerde orta segmentte satın alınabilecek bir telefon arıyorsanız, Honor X9b modeli tercih edilebilecek bir telefon. Pil ömrü uzun, işlemcisi verimli ve yeni nesil, ekranı kavisli ve dayanıklı, aynı zamanda 5G desteği bulunuyor. Bu özellikleriyle Honor X9b, orta segmentte dikkat çeken bir model olarak karşımıza çıkıyor.
Vatikan’ın güneş paneli ile enerji ihtiyacını karşılamak için agrivoltaik teknolojisini kullanılmasına Hristiyan dünyasının Katolik lideri Papa Francesco karar verdi. Agrivoltaik nedir diye soracak olursanız, tarım alanlarına güneş panelleri yerleştirerek hem enerji üretimini hem de tarımsal verimliliği artırmayı hedefleyen bir yöntem. Peki Papa’nın güneş paneliyle ne alakası var? Aslında bir mektup her şeyi açıklıyor.
Vatikan, Papa’nın kararıyla agrivoltaik güneş paneli kullanacak
Papa, bu kararıyla hükümet içindeki tartışmalara kulak asmadan doğrudan aksiyon alıyor. Bu teknolojinin tarım sektörü ve biyoçeşitlilik için elbette birçok faydası var. Özellikle arı ve diğer tozlayıcı böcekler için harika bir yaşam alanı oluşturuyor.
Papa Francesco, iklim değişikliğiyle mücadelede oldukça kararlı bir din adamı olarak biliniyor. 2015 yılında yayımladığı “Laudato Si” adlı mektubunda, tüm insanlığı yaşam, üretim ve tüketim tarzlarını değiştirerek küresel ısınmayı durdurmaya çağırmıştı. O mektupta fosil yakıtların yaygın kullanımının iklim değişikliğinin başlıca nedenlerinden biri olduğuna dikkat çekmişti.
Fransa'da 1992 yılında kurulan bir güneş paneli performans olarak, 31 yıl sonra bile yüzde 79.5 verimlilikle çalışmaya devam ediyor.
Bu güneş paneli kararını ise “Fratello Sole” adlı yeni mektubuyla duyurdu. Vatikan bu kararla, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne katılımını onayladı ve şimdi Santa Maria di Galeria bölgesinde bir agrivoltaik tesis kurmayı planlıyor. Bu tesis, sadece mevcut radyo istasyonunun enerji ihtiyacını karşılamakla kalmayacak, aynı zamanda Vatikan Devleti’nin tüm enerji ihtiyacını da sağlayacak.
Papa Francesco gibi bir din adamının bu kararıyla, sadece Vatikan’ın enerji ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadelede diğer devletlere de örnek olacağı belirtiliyor. Siz bu karar hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Apple, sözünü tuttu ve Vision Pro’yu uluslararası piyasaya sürdü. 27 Haziran itibarıyla artık Apple Vision Pro sadece ABD’de değil, Çin, Hong Kong, Japonya ve Singapur gibi uluslararası pazarlarda da satışta. Apple’ın Perakende Kıdemli Başkan Yardımcısı Deirdre O’Brien, Pekin’deki Apple mağazasını ziyaret ederek beklenen açıklamayı yaptı. Peki Türkiye’ye ne zaman geliyor?
Apple Vision Pro, dünya genelinde piyasaya sürülmeye başladı
WWDC 2024 etkinliğinde duyurulan Vision Pro’nun uluslararası pazara genişlemesi, aslında beklenen bir haberdi. 27 Haziran’dan itibaren Avustralya, Kanada, Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ta da ön siparişler başladı. Bu ülkelerdeki resmi lansman ise 12 Temmuz’da yapılacak. Ne yazık ki, şu an için Vision Pro’nun Türkiye’de satışa sunulması planlanmıyor.
Vision Pro, Apple’ın deneysel bir ürünü olarak piyasaya sürüldü. Asıl amacı büyük satış rakamları elde etmekten ziyade, yeni bir pazar yaratmak ve bu pazarı keşfetmek. Ancak, analist Ming-Chi Kuo’ya göre, yüksek fiyatı ve sınırlı uygulama desteği nedeniyle uluslararası alanda da talebin düşük olabileceği öngörülüyor.
Meta Quest yine en büyük rakibi olan Apple Vision Pro özelliğini test ediyor. Kullanıcıların en çok beklediği özellik geliyor.
Ayrıca, cihazın ağırlığı ve ısınma sorunları, özellikle uzun süreli kullanımlarda konforu olumsuz etkileyebilir. Özellikle yaz aylarında cihazın ısınma sorunu önemli bir problem olabilir. Apple, Vision Pro için daha uygun fiyatlı ve hafif bir versiyonunu da piyasaya sürmeyi planlıyor. Bu versiyon, bağımsız bir cihaz olmaktan ziyade bir iPhone’a bağlanarak çalışacak. Bu şekilde uygun fiyatıyla, daha geniş bir kitleye hitap edecek.
Vision Pro’nun uluslararası lansmanı ve sonbaharda çıkacak olan visionOS2 ile birlikte, bu yeni cihazın uluslararası pazarda nasıl bir etki yaratacağını hep birlikte göreceğiz. Siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Microsoft’un kurucu ortağı ve dünyanın en zengin 10 insanından biri olan Bill Gates, geçtiğimiz hafta yaptığı bir röportajda, yapay zeka hakkında gerçek düşüncelerini açıkladı. Gates, yapay zekaların ‘iyi insanların’ elinde oldukça kıymetli bir metaya dönüşebileceğini belirtirken, aynı zamanda taşıdığı endişelerden de bahsetti. İşte detaylar…
Bill Gates: “Yapay zeka insanlığın iyiliği için kullanılmalı”
Teknoloji devi Microsoft’un kurucusu Bill Gates, geçmişte kronik hastalıkların tedavisi için yaptığı bağışlar ve yatırımlarla biliniyor. Ünlü iş insanı, yapay zeka alanındaki gelişmeleri de bu eksende değerlendirdi. Gates, yapay zekanın tüm dünyadaki iklim değişikliklerine ve hastalıklara çözüm üretebilmek için mükemmel bir teknoloji olduğunu söyledi.
Bill Gates'in de desteklediği yeni bir girişim, yapay zeka kullanarak orman yangınlarıyla mücadeleyi kolaylaştırmayı hedefliyor.
Bill Gates, her zaman savunmanın hücumdan çok daha zeki olması gerektiğini belirterek, her iki cephe için de yapay zekanın kullanılması gerektiğini belirtti.
Ünlü iş insanı sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yapay zeka teknolojileri o kadar önemli ki, bunun iyi niyetli insanlar tarafından kullanıldığından emin olmak zorundayız. Ne zaman yeni bir teknoloji üretilse, bu en çok doktorlar, öğretmenler ve bilim insanlarının daha üretken olabilmesi için kullanılıyor. Bir de bunun siber saldırılar ve politik amaçlarla kullanıldığını hayal edin. Bu sebeple iyi niyetli ve iyi insanlar tarafından kullanıldığından emin olmalıyız.”
Business Insider cephesinden son haftalarda gelen bilgilere göre Gates, Microsoft’un yapay zeka alanında yaptığı ve yapacağı bütün gelişimleri sessizce orkestre ediyor. Her ne kadar son yıllarda çok ön planda görünmese de Copilot gibi yeni nesil teknolojilerin arkasında da ünlü iş insanının bulunduğu iddia ediliyor.
Peki sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz? Microsoft kurucusunun görüşlerine katılıyor musunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.
Otomotiv dünyasında yaşanan geri çağırma uyarılarına bir yenisi eklendi. Porsche, fren bölümünde görülen bir hata sonrasında 80 bine yakın Taycan elektrikli aracını geri çağırdı. Hata yüzünden kullanıcıların kaza yapabileceği bildirildi.
Elektrikli Porsche Taycan modelleri geri çağrıldı
Porsche, ön fren hortumundaki bir arıza nedeniyle 79 bini aşkın Taycan elektrikli aracını geri çağırdığını açıkladı. Otomobil güvenlik düzenleyicilerine sunulan raporlarda Porsche mühendisleri, devam eden saha incelemeleri ve testlerde olası fren sorunlarının yaşanabileceğini dile getirdi.
Porsche, ön fren kısmında tekrarlanan esneme ve bükülme gerilimleri nedeniyle fren hortumlarının zamanla kademeli olarak yıpranabileceğini ortaya çıkardı. Bu sorun ise hortumun kırılmasına ve sıvı sızıntısına yol açabilir.
Porsche K1 elektrikli SUV modelinin casus görüntüleri yayınladı. Yeni model şmdiden otomotiv dünyasında büyük bir merak uyandırdı.
Şirketin açıklamasına göre fren hortumunun arızalanması, aracın durma mesafesini önemli ölçüde artırarak sürücüleri ve diğer yolcuları kaza riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Bu sorunu çözmek için Porsche, fren hortumlarını değiştirmeyi planlıyor.
Mühendisler, değiştirilmiş bu parçanın sürtünmeyi azalttığını ve aracın ömrü boyunca darboğaz yaşama olasılığının daha düşük olduğunu söylüyor.
Geri çağırma, 2020 ile 2022 arasında üretilen arkadan çekişli Taycan ve üst seviye Taycan Turbo ve Turbo S versiyonlarını etkiliyor. Bu kapsamda 80 bine yakın aracın toplatılacağı belirtildi.
Tamir işleminin yaklaşık iki saat süreceği ve ücretsiz olarak yapılacağı dile getirildi. Şirket önümüzdeki günlerde müşterileriyle iletişime geçecek.
Orta segment telefonların hızla çoğaldığı bir dönemde Honor, 19.000 TL civarındaki X9b 5G modeliyle dikkat çekiyor. Bugün sizlerle Honor X9b 5G’nin kutu açılışını ve ilk izlenimlerini paylaştık. Honor X9b kutu açılışı sizlerle
Honor X9b 5G’nin kutusunu açtığımızda, ilk olarak telefonun kendisi karşımıza çıkıyor. Telefon, kavisli ekranı ve vegan deri arka kapak tasarımıyla üst segment bir hava katıyor. Hafifliği ve ele oturuşu oldukça hoş. Telefonu açıp kurulum işlemlerine başlarken kutu içeriğine göz atalım.
Kutudan neler çıkıyor?
Silikon Kılıf: Kavisli ekranı ve kamera çıkıntısını koruyan bir silikon kılıf.
Süperşarj Adaptörü: 35W hızlı şarj adaptörü.
Kablo: 1 metrelik Tip A’dan Tip C’ye kablo.
Kulaklık ve Çevirici: 3.5 mm jak girişli kulaklık ve Tip C’den 3.5 mm jak adaptörü.
Bu zengin kutu içeriği, telefonun fiyatına göre büyük bir artı. Özellikle kulaklığın kutudan çıkması sevindirici olsa da, performans açısından ortalama düzeyde olduğunu belirtmeliyim.
Telefonun tasarımı oldukça şık. 6.7 inç büyüklüğünde, 120Hz tazeleme oranına sahip kavisli bir ekran bulunuyor. İnce çerçeveleri sayesinde %91.2 ekran/gövde oranı sunuyor. Alt ve üst çerçevelerin de ince olması, tek elle kullanım ve video izleme deneyimini olumlu etkiliyor.
Honor X9b 5G, Qualcomm Snapdragon 6 Gen 1 işlemcisi ile geliyor. 4 nanometre mimarili bu işlemci, Adreno 710 GPU ile destekleniyor. Telefon, 12 GB RAM ve 8 GB sanal RAM desteği ile toplamda 20 GB RAM sunuyor. Depolama alanı ise 256 GB.
Kamera tarafında, 108 megapiksel ana kamera, 5 megapiksel geniş açılı lens ve 2 megapiksel makro lens bulunuyor. 4K 30fps video çekim desteği sunan ana kamera, 1080p 60fps video çekim yapabiliyor. Ön kamera ise 16 megapiksel ve 1080p 30fps video çekim desteğine sahip.
5800 mAh bataryası ile uzun bir kullanım süresi sunan telefon, 35W hızlı şarj desteği ile kısa sürede şarj olabiliyor. 185 gram ağırlığa sahip olan telefon, Bluetooth 5.1, NFC ve UFS 3.1 depolama teknolojisi ile güncel özellikler sunuyor. Ayrıca, IP53 sertifikası ile suya ve toza karşı dayanıklı.
Honor X9b 5G, fiyatına göre sunduğu özelliklerle dikkat çekiyor. Zengin kutu içeriği, şık tasarımı, güçlü işlemcisi ve geniş depolama alanı ile orta segmentte iddialı bir model. Önümüzdeki günlerde yapacağımız detaylı incelemelerde, telefonun performansını ve kamera kalitesini daha yakından değerlendireceğiz.
DS Automobiles, DS 8 adında tamamen elektrikli model üzerinde çalışıyor. Stellantis’in STLA Medium platformunu kullanacak olan bu araç, 2024’ten itibaren İtalya’nın Melfi fabrikasında üretilecek. Şimdiye kadar Fransız otomobil üreticisi bu projeyle ilgili fazla detay vermedi, ancak son casus fotoğraflar bazı detayları açığa çıkardı.
DS automobiles’in yeni elektrikli amiral gemisi DS 8 fastback yola çıktı
Güney Avrupa yollarında test edilirken görüntülenen DS 8, şimdiden dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Yeni modelin, Peugeot 408’in çizgilerini andıran bir fastback tasarıma sahip olduğu görülüyor. Tasarımda, DS Aero Sport Lounge konseptinden ilham alınmış ve ön tarafta ince yapılı farlar dikkat çekiyor.
İç mekanda ise teknoloji adeta ben buradayım diyor. Hem gösterge paneli hem de bilgi-eğlence sistemi için büyük ekranlar yer alacak. DS markasının yeni elektrikli amiral gemisi olarak konumlandırılacak bu modelde, yüksek kaliteli döşemeler ve lüks detaylar da eksik olmayacak.
DS 7 Vauban hibrit SUV modeli, sınırlı sayıda üretilecek kurşun geçirmez özellikleri ile dikkatleri çekti. İşte fiyatı...
Motor seçeneklerine gelince, henüz kesin bilgiler olmasa da STLA Medium platformunun bazı tahminler yapmamıza olanak tanıyor. Mesela, yeni Peugeot e-3008’de sunulan özellikler göz önüne alındığında, DS 8 modelinin tek veya çift elektrikli motorlu versiyonları olabileceğini ve böylece dört tekerlekten çekiş seçeneği sunabileceğini söyleyebiliriz.
98 kWh’ye kadar batarya kapasitesi sayesinde, WLTP döngüsüne göre yaklaşık 700 km menzil sunması bekleniyor. Çift motorlu versiyonun yaklaşık 240 kW (326 HP) gücünde olabileceği düşünülüyor. DS 8 modelinin sadece elektrikli bir model olarak sunulması bekleniyor. Ancak platform, hibrit motor seçeneklerine de izin verebilir.
Yani gelecekte hibrit bir versiyonun da çıkması olası. Yeni detaylar geldikçe sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. Siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.