Uygun fiyatlı Spotify planı ABD’de kullanıma sunuldu!

Tüm dünyada en çok kullanılan müzik ve podcast platformlarından birisi olan Spotify, geçtiğimiz günlerde şirketin merkezi Amerika’da, Premium paketine bir yıl içerisinde ikinci defa zam yaptı. Şirket, ikinci fiyat artışından birkaç hafta sonra şimdilik sadece Amerika’da mevcut olacak olan daha uygun uygun fiyatlı olan Temel planı kullanıcılara sunuyor.

fYeni tanıtılan uygun fiyatlı temel plan şu anda kullanıcılar tarafından 10.99 dolar fiyatından kullanılıyor. Temel planın Premium plan ile tek farkı sesli kitap dinlemelerine sınır gelecek olması. Premium planda sesli kitapları sınırsız dinlerken Temel planda ayda sadece 15 adet sesli kitap dinleyebileceksiniz. Yani bu plan çok fazla sesli kitap dinlemeyen kullanıcılar için bir düşürme olarak sunuluyor. Öte yandan müzik ve podcast servislerine hiçbir kısıtlama gelmiyor.

Spotify Premium paket için ödediği ücretten memnun olmayan kullanıcılar için uygun fiyatlı Temel planı tanıtıyor.

Kullanıcıları şaşırtan olay ise bu planın sadece uygun kullanıcılar için geçerli olması. Temel planı kullanabilmek için öncelikle bir Premium abonesi olunması lazım. Bu plan Spotfiy’ın abonelik sayfasında mevcut olmadığı için direkt Temel planı kullanamıyorsunuz. Bir şirket temsilcisi, zaten mevcut bir aboneyseniz ve masaüstü veya android telefonunuzda oturum açtıysanız seçenekleri görebileceğinizi söylüyor.

Spotify şaşırtmaya hazırlanıyor: Yüksek kaliteli ses ve daha fazlası yolda!

Spotify şaşırtmaya hazırlanıyor: Yüksek kaliteli ses ve daha fazlası yolda!

Spotify, yüksek kaliteli ses ve özel çalma listeleri gibi yeni özellikler üzerinde çalışıyor. İşte detaylar...

iPhone ve iPad sahipleri direkt uygulamadan bu plana geçiş yapamayacaklar. Geçiş yapabilmek için mobil tarayıcıdan ya da bir bilgisayardan Spotify hesaplarına giriş yapmaları gerekiyor. Bunun sebebi ise Spotify uygulamasının App Store politikaları ile ters düşmesi oluyor.

Peki bu yeni plan hakkında düşünceleriniz nedir? Sizce kısa zamanda bizim ülkemize gelir mi? Lütfen düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazmayı unutmayın.

Elektrikli araçlar üretim sırasında daha fazla emisyon üretiyor!

Elektrikli araçlar, son yıllarda hızla yaygınlaşan bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor. İlk bakışta, benzinli araçlara kıyasla çevre üzerinde daha az etkili oldukları düşünülse de elektrikli araç emisyonları konusundaki gerçekler daha karmaşık. Üretim süreçlerinde daha fazla emisyon üretmeleri nedeniyle eleştirilen elektrikli araçlar, kullanım sırasında bu farkı hızla telafi ediyor.

Elektrikli araçların üretimi, özellikle bataryalarının üretim süreci nedeniyle, benzinli araçlara kıyasla daha fazla emisyon üretiyor. 2023 Polestar ve Rivian Pathway Raporu’na göre, ortalama bir elektrikli araç üretimi 14 ton karbondioksite eşdeğer emisyon üretirken, benzinli araçlarda bu rakam 10 ton. Bu fark, üretim aşamasında %40 daha fazla emisyon ürettiğini gösteriyor.

Elektrikli araç emisyon

Ancak, bu durum batarya teknolojilerinin gelişmesi ve nadir bulunan toprak elementlerine olan bağımlılığın azalmasıyla değişebilir. Argonne National Laboratory’nin GREET modeli ise, elektrikli araç üretiminin benzinli araçlara kıyasla %80 daha fazla sera gazı ürettiğini belirtiyor. Yani, üretim hattından çıktıklarında elektrikli araçlar, benzinli araçlara kıyasla daha yüksek bir “karbon borcu” ile başlıyor.

Neyse ki, elektrikli araçlar bu karbon borcunu kısa sürede telafi ediyor. Bir elektrikli aracın benzinli bir araçla emisyon eşitliğine ulaşması, kullanılan enerji kaynağına bağlı olarak değişse de genellikle iki yıldan daha kısa bir süre alıyor.

yeni-tesla-model-3-performance-fiyati-ozellikleri

Örneğin, ABD’deki en kirli enerji şebekelerinden biri olan NYLI eGrid’de bile elektrikli araçların emisyon eşitliğine ulaşması sadece 1,9 yıl sürüyor. En temiz şebekelerden biri olan CAMX eGrid’de ise bu süre sadece 1,4 yıl.

Birçok kişi, evlerinde güneş panelleri ve ev bataryaları ile elektrikli araçlarını tamamen temiz enerji ile şarj ediyor. Bu durum emisyon farkını çok daha hızlı bir şekilde telafi etmelerini sağlıyor.

Elektrikli araç üretiminde kullanılan nadir toprak elementleri, çevresel ve sağlık açısından bazı sorunlara neden olabiliyor. Bu elementlerin madenciliği, göz ve cilt tahrişi gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor ve insan hakları ihlalleri ile ilişkilendirilebiliyor. Ancak, bataryalarda nadir toprak elementlerine olan bağımlılığı azaltan yeni teknolojiler geliştiriliyor.

Tesla Elon Musk dava

Batarya geri dönüşüm programları, elektrikli araç üretimi ile ilgili emisyonları azaltmanın yanı sıra nadir toprak elementlerinin yeniden kullanılmasını da sağlıyor. Bu gelişmeler, elektrikli araçların çevresel etkilerini daha da azaltıyor.

Elektrikli araçların üretiminde daha fazla emisyon üretilse de kullanım süreleri boyunca bu farkı hızla telafi ediyorlar. Ortalama olarak, 15 yıl boyunca kullanılan bir elektrikli araç, kilometre başına 30 gram karbondioksit emisyonu üretirken, benzinli araçlar 80 gram üretiyor.

BMW’den gençlere kıyak! Ucuz elektrikli araç geliyor

BMW’den gençlere kıyak! Ucuz elektrikli araç geliyor

BMW, genç alıcıları hedefleyen elektrikli araç atağına geçti. BMW 1 ve 2 Serisi uygun fiyatlarla satılacak.

Elektrikli araç emisyonlarının, benzinli araçlara kıyasla çok daha düşük olduğu ve çevre için daha iyi bir seçenek olduğu açıkça görülüyor. Elektrikli araçların çevresel etkileri hakkında yapılan eleştiriler, bu gerçekler ışığında değerlendirildiğinde, büyük ölçüde yanlış anlaşılmalara dayanıyor.

Microsoft’tan güncelleme yapmayanlar için son şans!

Microsoft, kullanıcılarını yeni yazılımlara geçmeleri konusunda zorlamaya devam ediyor. Eğer hala eski uygulamaları kullanıyorsanız, yakında bazı ciddi sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Microsoft yakında bu Windows uygulamaları için kısıtlama getirecek. İşte detaylar…

Dr.Windows‘un bildirdiğine göre Microsoft, popüler uygulamaları Windows Mail ve Takvim’i aşamalı olarak devre dışı bırakmayı planlıyor. Bu uygulamalar, 2024’ün sonunda tamamen işlevsiz hale gelecek. Microsoft, bu hizmetleri yeni Outlook ile değiştirmeyi hedefliyor. Yeni Outlook, Progressive Web App (PWA) olarak tasarlandığından, kullanıcıların IMAP oturum açma bilgilerini Microsoft sunucularında saklamaları gerekecek.

Yapılan bu değişiklikler Temmuz ayında kısıtlamalarla başlayacak ve Eylül 2024’e kadar tamamlanacak. O zamandan sonra, kullanıcılar sadece mevcut e-postaları ve takvim kayıtlarını görüntüleyebilecekler. Mail gönderme ve alma işlevleri devre dışı bırakılacak. Ayrıca, Windows Mail, Takvim ve Kişiler uygulamaları için destek de 31 Aralık’ta sona erecek.

Microsoft kritik Wi-Fi açığına acil müdahale etti!

Microsoft kritik Wi-Fi açığına acil müdahale etti!

Microsoft, Wi-Fi kaynaklı güvenlik açığını kapatan acil bir güncelleme yayınladı. Saldırganlar ağa bağlanarak bilgileri çalıyor.

Microsoft, bu planları ile kullanıcıları yeni Outlook’a geçmeye zorluyor. Eski Windows uygulamaları kullanmaya devam edenler, ciddi işlev kayıpları yaşayacak. Bu nedenle, eğer hala Windows Mail ve Takvim’i kullanıyorsanız, en kısa sürede yeni Outlook’a geçiş yapmanızı tavsiye ediyoruz.

Microsoft, eski Windows uygulamaları arasından yeni Outlook’a geçişi zorunlu hale getirerek kullanıcılarına önemli bir mesaj veriyor. Eğer bu geçişi yapmazsanız, çok yakında e-posta ve takvim hizmetlerinizde büyük sorunlar yaşayabilirsiniz. Siz bu değişiklik hakkında ne düşünüyorsunuz? Microsoft’un bu kararı doğru mu? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın…

50 Cent’in hesaplarını hackleyen dolandırıcılar milyonlarca dolar çaldı!

Ünlü rapçi 50 Cent’in sosyal medya hesapları, geçtiğimiz Cuma günü bir kripto dolandırıcılığına hedef oldu. Dolandırıcılar, 50 Cent’in milyonlarca takipçisini kandırarak büyük miktarda para kazandı. Gelin detaylara birlikte göz atalım.

50 Cent, milyonlarca sosyal medya takipçisi ile birlikte büyük bir kripto dolandırıcılığının kurbanı oldu. Dolandırıcılar, 50 Cent’in X (eski adıyla Twitter) hesabını ve Thisis50.com adlı web sitesini ele geçirerek GUNIT isimli sahte bir memecoin’i tanıttı. Bu olay, ünlü rapçinin sosyal medya platformlarında büyük yankı uyandırdı.

İlk başta 50 Cent, Instagram hesabında yaptığı bir paylaşımda dolandırıcıların 30 dakika içinde 300 milyon dolar kazandığını iddia etti. Ancak, daha sonra bu miktar 3 milyon dolar olarak güncellendi.

50 Cent, Instagram’da yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Twitter ve Thisis50.com hacklendi, bu kripto ile hiçbir ilgim yok. Twitter hesabımı hızla geri almayı başardı. Bu işi yapanlar 30 dakika içinde 3 milyon dolar kazandı.”

BtcTurk hacklendi: Kripto para cüzdanlarına siber saldırı gerçekleşti!

BtcTurk hacklendi: Kripto para cüzdanlarına siber saldırı gerçekleşti!

BtcTurk, 22 Haziran 2024'te hacklendi ve bazı sıcak cüzdanlarda kriptopara kayıpları yaşandı. Resmi açıklama da geldi.

50 Cent’in hesaplarının hacklenmesi, sosyal medyada güvenliğin sağlanmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Siz ne düşünüyorsunuz? Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

iPhone 16 kılıf tasarımı sızdırıldı: Detayları ortaya çıktı!

iOS 18 güncellemesi hakkında her şeyi duyduktan sonra, şimdi dikkatlerimizi donanıma çevirme zamanı geldi. 2024’te piyasaya çıkması beklenen iPhone 16’nın tasarımı, bir kılıf kalıbı aracılığıyla tekrar sızdırıldı. Sosyal medyada paylaşılan kısa bir video, bu yeni tasarım hakkında bazı ipuçları veriyor ve iPhone 16 kılıf tasarımına dair önemli detaylar ortaya çıkıyor.

Sosyal medyada @UniverseIce tarafından paylaşılan ve güvenilir kaynaklardan biri olarak bilinen bir video, iPhone 16 veya iPhone 16 Plus için olduğu düşünülen bir kılıf kalıbını gösteriyor. Videoda görülen kılıf kalıbı, önceki sızıntılarla büyük ölçüde uyumlu görünüyor ve Apple’ın yeni amiral gemisi hakkında daha fazla bilgi sağlıyor.

iPhone 16 Plus’ın ekran boyutu hala tartışma konusu olsa da, bu yıl her iPhone modelinin ekran boyutunda değişiklikler olabileceği konuşuluyor. iPhone 16 Pro Max modelinin ekranının 6.9 inç büyüklüğe ulaşabileceği bile söyleniyor. Kılıf kalıbında görülen dikey kamera hizalaması, iPhone 15 ve iPhone 15 Plus’taki çapraz düzenlemeden farklılık gösteriyor. Bu yeni düzenleme, yeni modellerin mekansal fotoğraf ve video kaydetme yeteneğini artırmak için tasarlanmış olabilir.

iPhone 16 Pro ile dört yeni kamera özelliği geliyor!

iPhone 16 Pro ile dört yeni kamera özelliği geliyor!

iPhone 16 Pro ile birlikte, dört yeni kamera özelliği geliyor. Gelişmiş ultra geniş kamera, yansıma önleyici kaplama ve daha fazlası...

Kılıf kalıbında görülen bir diğer önemli detay ise, tüm iPhone 16 modellerine gelmesi beklenen yeni Yakalama düğmesi için ayrılan alan. Söylentilere göre, bu yeni düğme kullanıcıların fotoğraf ve video çekiminde daha fazla kontrol sahibi olmalarını sağlayacak. Apple’ın bu yenilikle kullanıcı deneyimini daha da artırmayı hedeflediği anlaşılıyor. Eylül ayında iOS 18 ve Apple Intelligence ile birlikte piyasaya sürülmesi beklenen dört yeni iPhone modeliyle ilgili söylentiler ve sızıntılar, lansmana kadar devam edecek gibi görünüyor. iPhone 16 kılıf tasarımına dair ortaya çıkan bu yeni detayların resmi olmayabileceğini de hatırlatalım.

Uygun fiyatlı Tesla Model Y 2024’leri kim aldı?

2019’da Tesla’nın Kaliforniya, Hawthorne’daki tasarım stüdyosunda düzenlenen etkinlikte, Tesla Model Y’nin özellikleri tanıtıldı ve araç ilk kez kamuoyuna sunuldu. Bugün, Türkiye’de 15.000’den fazla kullanıcısı olan bu model, oldukça popüler bir hale geldi. Peki uygun fiyatlı Tesla Model Y 2024 modellerini kim aldı?

Peki Tesla Model Y ülkemizde ne kadar? Şu anda en uygun fiyatlı model olan Long Range dört çeker, 3 milyon 204 bin 307 TL’den satılıyor. Performans dört çeker modeli tercih ederseniz, 3 milyon 334 bin 733 TL ödemeniz gerekiyor. Bu fiyatlara aksesuarlar ve ek yazılımlar eklendiğinde toplam tutar değişiklik gösterebiliyor.

Tesla, Türkiye’deki Model Y fiyatında radikal bir değişiklik yaparak, fiyatları ciddi anlamda düşürdü. Peki bu nasıl mümkün oldu? ÖTV diliminde %10’un üzerinde olan bir otomobilin fiyatı nasıl yarı yarıya düştü? İşte detaylar…

Tesla CEO’su Elon Musk, büyüyen elektrikli otomobil pazarında Çinli rakiplerine karşı stratejik hamleler yaparak, bazı ülkelerde fiyat değişikliğine gitti. Türkiye’de elektrikli araçlardan alınan ÖTV, araç 160 kW’dan düşük bir güce sahipse %10 olarak belirleniyor. 160 kW ve üzeri araçlar ise %40 oranında vergiye tabi. Tesla mühendisleri, bu vergi oranını Türkiye’deki Model Y için değiştirecek bir adım attı.

Tesla, Türkiye’deki vergi dilimine uygun bir model üreterek, motor gücünü tam sınırda tutmayı başardı. Türkiye’deki Model Y, 160 kW motor gücü ile %40 yerine %10 ÖTV oranına giriyor. Bu sayede satış fiyatı da önemli ölçüde düştü. Bu hamle, Tesla Türkiye ekibi tarafından uzun süredir Tesla yönetimine iletiliyor ve Elon Musk’ın onayı ile uygulamaya konuluyor.

Şu anda arkadan çekişli Model Y, 220 kW’lık motor gücüne sahip. Tesla mühendisleri, bu motor gücünü yazılım ile 159 kW’a düşürerek Türkiye’deki Model Y fiyatlarını düşürdü. Ayrıca Türkiye’ye özel bir fiyatlandırma yapıldı ve bu sayede Model Y’nin Türkiye fiyatı yaklaşık 1 milyon 800 bin TL oldu. Bu değişiklikle birlikte, yakın zamanda Türkiye’nin birçok bölgesinde daha fazla Tesla Model Y göreceğiz.

Realme C61 4G özellikleri ve fiyatı ortaya çıktı!

Realme ’nin yeni Android telefonu Realme C61 4G sızıntıları bomba gibi gündeme düştü. Son sızıntılar, cihazın tasarımından donanım özelliklerine ve fiyatına kadar pek çok detayı ortaya koyuyor.

Realme C61 4G, HD+ 1600 x 720 piksel çözünürlüğe sahip bir ekranla geliyor. Ekranın piksel yoğunluğu ise 320 DPI olarak belirlenmiş. Cihazın kalbinde UNISOC Speedtrum T612 4G çipseti bulunuyor ve Android 14 işletim sistemi ile çalışıyor. Kullanıcılar, 4GB veya 6GB RAM ve 128GB’a kadar depolama seçenekleri arasından seçim yapabilecekler.

C61 4G, dikkat çekici bir arka kamera tasarımına sahip. iPhone 15’ten esinlenilen kamera adasında, 50MP ana kamera bulunuyor. Ayrıca cihaz, 5,000 mAh kapasiteli bataryası ve 45W hızlı şarj desteği ile uzun pil ömrü ve hızlı şarj imkanı sunuyor.

Realme C61 4G, IP54 suya ve toza dayanıklılık sertifikasına sahip. Bu, cihazın su sıçramalarına ve toza karşı koruma sağladığını gösteriyor. Ayrıca, yağmur hassasiyetine sahip akıllı dokunmatik ekran ve Realme Lab Yüksek Bağımlılık Sertifikasyonu gibi ekstra özellikler de sunuluyor. Cihazda, programlanabilir dinamik tuş ve hava hareketleri desteği de bulunuyor.

Realme V60s, 6,67 inç ekranı ve 120Hz yenileme hızıyla geliyor!

Realme V60s, 6,67 inç ekranı ve 120Hz yenileme hızıyla geliyor!

Realme V60s, 6,67 inç HD+ ekranı ve 120Hz yenileme hızı ile dikkat çekiyor. Fiyatı ve özellikleri hakkında detaylar burada!

Renk seçenekleri açısından, Hindistan’da Mermer Siyahı ve Safari Yeşili; uluslararası pazarda ise Koyu Yeşil ve Koyu Siyah seçenekleri sunulacak. C61 4G uluslararası pazarda yaklaşık 130 euro fiyat etiketiyle, satışa çıkacak.

Realme C61 4G, uygun fiyatı ve dikkat çekici özellikleriyle akıllı telefon pazarında rekabeti kızıştıracak gibi görünüyor. “Realme C61 4G” ile ilgili daha fazla bilgi ve gelişmeler için bizi takip etmeye devam edin. Yakında piyasaya sürülecek olan bu cihaz, kullanıcılarına hem performans hem de tasarım açısından tatmin edici bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Akıllı cihazları minyatür yapacak teknoloji geliştirildi

Elektronik cihazlar her geçen gün daha da küçülüyor. Bilim insanları ve mühendisler, artık elektriği minik bileşenlerde kullanarak yeni rekorlar kırıyorlar. İşte tam bu noktada antiferroelektrik malzemeler devreye giriyor. Rice Üniversitesi ve UC Berkeley’deki araştırmacılar, bu malzemelerin özellikle Blei-Zirkonat (kurşun zirkonat) gibi türlerinin, piezoelektrik malzemelere kıyasla çok daha yüksek elektromekanik tepkime verdiğini keşfettiler. İşte detaylar…

Antiferroelektrik malzemeler, sadece 100 nanometre kalınlığında olsalar bile, harika bir performans sergiliyorlar. Bu malzemeler, elektrik voltajını etkili bir şekilde mekanik enerjiye dönüştürebiliyor. Elektronik cihazların temelini oluşturan bu dönüşüm, daha küçük ve daha güçlü cihazların geliştirilmesine olanak tanıyor.

akilli-cihazlar-antiferroelektrik-malzemeler

Araştırmalar gösteriyor ki, bu malzemeler “clamping” olarak bilinen ve malzemelerin performansını düşüren bir problemi de ortadan kaldırabiliyor. Genelde, mini boyuttaki malzemeler alt tabakalarının etkisiyle performans kaybederler. Ancak, antiferroelektrik malzemeler bu durumdan etkilenmiyor ve hatta tam tersine, bu durum onların performansını artırıyor.

Elektronik atıkları yiyen bakteriler sayesinde çöplükler hazineye dönüşüyor!

Elektronik atıkları yiyen bakteriler sayesinde çöplükler hazineye dönüşüyor!

Elektronik atıkları yiyen bakteriler sayesinde çöplükler hazineye dönüşüyor. Peki bu nasıl gerçekleşiyor. Detaylar haberimizde...

Bu keşif, Mikroelektromekanik Sistemler (MEMS) ve Nanoelektromekanik Sistemler (NEMS) gibi daha küçük ve daha güçlü cihazların geliştirilmesini mümkün kılabilir. Bu cihazlar, daha az enerji tüketerek daha fazla iş yapabilirler ve bugüne kadar imkansız görünen işlevleri yerine getirebilirler.

akilli-cihazlar-antiferroelektrik-malzemeler

Bu keşif, yılların emeği ve çeşitli yeni tekniklerin geliştirilmesi sayesinde mümkün oldu. Araştırmacılar, bu malzemelerin kristal yapısını gerçek zamanlı olarak gözlemleyebildiler ve uygulanan elektrik voltajıyla nasıl şekil değiştirdiğini gördüler. Bu süreçte kullanılan gelişmiş elektronik mikroskoplar, bu alandaki bilgi birikimini de artırdı.

Antiferroelektrik malzemeler, geleceğin elektronik cihazlarını daha etkili ve güçlü hale getirecek. Bu malzemeler sayesinde, günlük hayatta kullandığımız cihazlar daha verimli çalışacak ve yeni teknolojik yenilikler hayatımıza girecek. Antiferroelektrik malzemeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında paylaşmayı unutmayın…

İnsanları aldatabilen yapay zeka: GPT-5!

GPT-5’in lansmanı yaklaşırken, yapay zeka sistemlerinin insanları ne kadar etkili bir şekilde taklit edebildiğine dair yeni bir testin sonuçları yayımlandı. Test, modern yapay zeka araçlarının insan benzeri metinler üretme ve dil görevlerinde ne kadar başarılı olduğunu gözler önüne seriyor. GPT-5 hakkında yapılan bu test, yapay zekanın gelişiminde bir dönüm noktası olabilir.

UC San Diego’daki Bilişsel Bilim Bölümü, GPT-4, GPT-3.5 ve 1960’ların basit kurallara dayalı sohbet botu ELIZA’yı içeren kontrollü bir Turing Testi gerçekleştirdi. Bu testte, katılımcılar beş dakikalık bir konuşmanın ardından sohbet ettikleri kişinin insan mı yoksa yapay zeka mı olduğunu tahmin etmeye çalıştılar.

Testte GPT-4, katılımcılar tarafından %54 oranında insan olarak tanımlandı, bu oran GPT-3.5 için %50 idi. Her iki model de ELIZA’dan (%22) çok daha iyi performans gösterdi, ancak gerçek insanların (%67) gerisinde kaldı. Bu sonuçlar, GPT-4’ün insanların AI’yı tespit etme konusunda şans eseri doğru tahminde bulunduğunu gösteriyor. Bu durum, günümüzdeki AI sistemlerinin insanları kandırma yeteneğine sahip olduğunu gösteriyor.

Analizler, katılımcıların insan mı yoksa AI ile mi konuştuklarını belirlemek için dil tarzı, sosyo-duygusal faktörler ve bilgiye dayalı sorulara başvurduklarını ortaya koydu. GPT-4 ve GPT-3.5, “genç bir kişi” personasını benimsemeleri ve argo kullanmaları, hatta ara sıra yazım hataları yapmaları talimatıyla programlandı. Bu, AI’nın daha insana benzer bir dil tarzı sergilemesini sağladı.

Testte kullanılan arayüz, tipik bir mesajlaşma uygulamasına benziyordu ve AI’nın mesajları karakter sayısına göre gecikmeli olarak göndermesi sağlandı. Bu yöntem, AI’nın çok hızlı yanıt vererek insan olmadığını ele vermesini engelledi.

GPT-5 doktora düzeyinde zekaya sahip olacak

GPT-5 doktora düzeyinde zekaya sahip olacak

OpenAI'ın Teknoloji Sorumlusu Mira Murati, GPT-5 ’in doktora düzeyinde zekaya sahip olacağını söyledi. İşte detaylar!

GPT-5’in lansmanı öncesinde elde edilen bu sonuçlar, yapay zeka teknolojisinin ne kadar ilerlediğini ve gelecekte ne gibi potansiyeller sunduğunu gösteriyor. Yapay zeka, insan-makine etkileşimlerinde daha da gelişerek, insanların dil ve davranışlarını taklit etme yeteneğini artırıyor.

GPT-5’in piyasaya sürülmesiyle, yapay zekanın insanlar üzerindeki etkisinin daha da artması bekleniyor. Bu son Turing Testi, yapay zekanın insanları aldatabilme kapasitesini bir kez daha gözler önüne serdi. “GPT-5” hakkındaki bu gelişmeler, yapay zekanın gelecekteki rolü ve potansiyeli hakkında önemli ipuçları veriyor. Yapay zekanın bu hızlı evrimi, insan-makine etkileşimlerinde devrim niteliğinde değişiklikler getirebilir.

Avrupa’nın insansız tankı Leopard 2 yetenekleriyle şov yaptı

Avrupa’nın en yeni insansız tankı Leopard 2 A-RC 3.0 yeteneklerini gösterdi. Leopard 2 A-RC 3.0’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, insansız bir kuleye sahip olması. Bu tank, gelecekte savaş bölgelerinde insana ihtiyaç duymayacak. İşte son teknoloji tankın detayları…

Bu tankta komutan koltuğu boş, çünkü tank tamamen uzaktan kumanda edilebiliyor. Bu özellik, askerlerin güvenliğini sağlarken, tankın daha çevik ve esnek hareket etmesine olanak tanıyor. Leopard 2 A-RC 3.0, otomatik drone savunma sistemi ile donatılmış. Bu sistem sayesinde, düşman drone’ları tespit edilip etkisiz hale getiriliyor. Yani, bu tankın etrafında uçan hiçbir şey güvenli değil. Drone’lara karşı tam koruma sağlayan bu özellik, tankı neredeyse dokunulmaz kılıyor.

avrupa-insansiz-tanki-leopard-2-yetenekleri

Bu tankın en büyük hedefi, gelecekte tamamen insansız operasyon yapabilmek. Şu an için bazı operasyonlar uzaktan kumanda ile yapılıyor, ancak ileride bu tanklar tamamen otonom hale gelecek. Askerler, güvenli bir üsten bu tankları kontrol ederek savaş sahasında risk almadan görevlerini yerine getirebilecekler.

Çin’in sır gibi sakladığı tank, İHA avcısı çıktı!

Çin’in sır gibi sakladığı tank, İHA avcısı çıktı!

Sızdırılan bilgilere göre Çin, 4. nesil tankında lazer radar ve AI destekli sistemler kullanıyor, işte İHA avcısı tankın özellikleri...

Leopard 2 A-RC 3.0, askere ihtiyaç duymayan teknolojide öncü olmak istiyor. İnsansız operasyonlar, asker kayıplarını minimize ederken, operasyonel verimliliği de artırıyor. Ayrıca, bu tür teknolojiler gelecekteki savaş stratejilerini kökten değiştirebilir. Bir gün, geleceğin savaşları tamamen robotlar arasında geçebilir.

Siz bu yeni insansız tank Leopard 2 hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu tür insansız askeri teknolojiler gelecekte savaş stratejilerini nasıl değiştirebilir? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında paylaşmayı unutmayın…

Elden Ring DLC’si Steam değerlendirmesi ‘karışık’ oldu!

Elden Ring ‘in merakla beklenen Shadow of the Erdtree DLC ‘si, Steam’de oyunculardan “karışık” incelemeler aldı. Oyuncular, DLC’nin zorluk seviyesinden ve PC versiyonundaki performans sorunlarından şikayetçi.

Shadow of the Erdtree DLC’si, yaklaşık 15.000 oyuncunun incelemesi sonucunda Steam’de “karışık” seviyesine düştü. Oyuncular, oyunun görsel sunumu ve dünya tasarımını överken, FPS sınırlamaları, takılmalar ve mantıksız hareketlere sahip bosslar gibi sorunları eleştiriyor. Özellikle büyük açık alanlarda 20 dakika boyunca hiçbir şey yapmadan koşmak ve zorlu boss savaşları, oyuncuları hayal kırıklığına uğratmış durumda.

Bir oyuncu, “20 dakika boyunca hiçbir şey yapmadan koşmayı ve asla kullanmayacağım rastgele tüketilebilir eşyaları toplamayı seviyorum. Patronlar ise savaşması son derece sıkıcı” şeklinde yorum yaparken, başka bir oyuncu ise oyunu başlatamama sorununu dile getirdi: “Oyunu açmaya çalışıyorum ama hiçbir şey işe yaramıyor. Aynı sorunu yaşayan birçok kişi var ve henüz kesin bir çözüm yok.”

Steam ‘de bazı oyuncular, Shadow of the Erdtree DLC ‘sinin, Elden Ring’in temel oyunundaki assetlerin bir karışımı gibi hissettirdiğini belirtiyor: “Bütün assetleri bir blenderda karıştırmışlar gibi hissettiriyor. Zorlukların üstesinden gelmek hala eğlenceli, ancak bu DLC’den daha fazla yenilik bekliyordum ve kesinlikle 40 dolar etmiyor.”

Deneyimli bir oyuncu, DLC’nin mevcut durumunu eleştirerek şunları ekliyor: “Dünya tasarımı ve renkler gerçekten güzel, ancak denge büyük bir sorun. 60 vigor ile bile, neredeyse her düşman tarafından iki vuruşta ölüyorum. DLC’deki düşman tasarımı, her düşmanın büyük zarar verdiği, çok sağlığa sahip olduğu ve neredeyse hiç boşluk bırakmayan sonsuz komboları olduğu bir felsefeyi takip ediyor.”

Elden Ring, yıllar sonra Witcher 3’ü solladı! Oyuncular birbirine girdi

Elden Ring, yıllar sonra Witcher 3’ü solladı! Oyuncular birbirine girdi

Elden Ring Shadow of the Erdtree tüm zamanların en iyi DLC'si oldu. Bu kapsamda The Witcher 3 Blood and Wine'ı geçti.

FromSoftware’in Soulsborne oyunları her zaman zorluğuyla tanınmıştır. Oyunun yaratıcısı Hidetaka Miyazaki, bu zorluk seviyesinin oyunun temel bir parçası olduğunu belirterek, “Zorluğu düşürmek, oyunu anlamsız kılar” demişti. Elden Ring’in başarısının, oyuncuların bu zorlukların üstesinden gelme hissinden kaynaklandığını vurguladı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Black Mirror bölümü gerçek oldu! İnsanları yapay zeka eşleştirecek

Bumble isimli bir uygulamanın kurucusu, flört dünyasında bilim kurgu filmi gibi bir yenilikle karşımıza çıkıyor: Yapay zeka destekli “dating concierge” (çöpçatanlık) hizmeti. Artık kullanıcılar, kiminle uyumlu olduğunu belirlemek için yapay zekaya güvenecek. Kimlerin birbiriyle daha uyumlu olduğuna yapay zeka karar verecek.

Bu yeni hizmet, flört uygulamalarını bir adım öteye taşıyor. Şimdiye kadar flört uygulamalarında kullanıcılar, profil bilgilerini doldurup uygun eşleşmeleri ararıyordu. Ancak, yapay zeka destekli “dating concierge” yani çöpçatanlık hizmeti ile bu süreç daha kolay hale geliyor. Yapay zeka, profil bilgilerinizi ve tercihlerinizi analiz ederek sizin için en uygun eşleşmeleri buluyor. Peki özellik nasıl çalışıyor?

black-mirror-bolumu-copcatanlik-yapay-zeka-hizmeti

Yapay zeka, profilinizdeki bilgileri, beğenilerinizi ve geçmişteki eşleşmelerinizi analiz ediyor. Daha sonra, sizin için en uygun olan profilleri yüzdenize göre buluyor ve onlarla iletişime geçmenizi sağlıyor. Hatta, yapay zeka sizin yerinize ilk mesajları bile atabiliyor.

Black Mirror hayranları müjde: 7. sezon duyuruldu!

Black Mirror hayranları müjde: 7. sezon duyuruldu!

Netflix, popüler bilim kurgu dizisi Black Mirror için yeni bölümlerin geleceğini duyurdu. İşte Black Mirror 7. sezon tarihi...

Tabii ki, her yenilik gibi bunun da düşündüren noktaları var. Öncelikle, kişisel bilgilerinizi yapay zeka ile paylaşmak, mahremiyet ve veri güvenliği konularında bazı endişelere yol açabilir. Ayrıca, flört sürecinde insan faktörünün önemi büyük. Yapay zeka, ne kadar gelişmiş olursa olsun, insan duygularını ve karmaşıklıklarını tamamen anlayabilir mi? Bu da ayrı bir soru işareti.

Özetleyecek olursak, Bumble isimli bu yapay zeka destekli uygulama, flört uygulamalarında büyük bir değişime yol açtı. Bu çöpçatanlık hizmeti şu an çoğumuza saçma gelebilir ama teknolojinin önünde kimse duramıyor. Biz olmasak da bir gün çocuklarımızın kiminle evleneceğine yapay zeka karar verebilir.

Siz bu yenilik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yapay zeka destekli bir “çöpçatanlık” hizmeti mantıklı mı? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın.