Karayip Korsanları serisi geri dönüyor! Johnny Depp olacak mı?

Sinema endüstrisinin kült yapımlarını oluşturan Karayip Korsanları serisi, uzun yıllardır sessizliğe gömülmüş durumda. Amber Heard ile yaşadığı olaylı mahkeme süreci sonrasında filmlerde yer alamayan Johnny Depp’in Karayip Korsanları serisiyle geri dönebileceği belirtildi.

Senarist ve yapımcı Terry Rossio’nun açıklamasına göre Karayip Korsanları serisinin yapımcıları Johnny Depp ile görüşmelere başladı. Buna göre ünlü oyuncunun, Kaptan Jack Sparrow rolünü yeniden canlandırması planlanıyor.

Konuyla ilgili verdiği bir röportajda Rossio, oyuncuya yönelik taciz iddialarına rağmen Depp’in sete dönebileceğini söyledi. Amber Heard ile yaşanan olaylar yüzünden beyaz perdeye uzak kalan ünlü oyuncu, Jack Sparrow olarak geri dönüş yapabilir.

Artık oyun içi NPC’leri NVIDIA’nın yapay zekası yapacak

Artık oyun içi NPC’leri NVIDIA’nın yapay zekası yapacak

NVIDIA DLSS teknolojisinin geleceği hakkında önemli açıklamalarda bulundu, Yapay zeka ile oyun içi dokular ve nesneler oluşturacak.

Depp, eski eşi Amber Heard’ün suçlamalarının ardından altıncı Karayip Korsanları filmindeki rolünü kaybetmişti. Ancak Rossio, Depp’in dava sonrasında davranışlarını düzelttiğine dikkat çekti. Serinin senaristi, Depp’in yeniden sete dönebileceğine inandığını belirtti.

Ayrıca doğru senaryoyu, finansmanı bulmanın ve doğru oyuncu kadrosunu bir araya getirmenin daha önemli olduğunu söyledi. Bu kapsamda Johnny Depp’in de başrolde olması oldukça önemli. Rossio, Orlando Bloom ve Keira Knightley gibi isimlerin filmde olabileceğini söyledi.

Buna göre ilk Karayip Korsanları filminin ana kadrosunun geri dönmesini ve yönetmen Gore Verbinski’nin yeni bir film hazırlamasını istedi. Açıklamasında, “O en iyi korsan filmiydi. İlk seferinde çok eğlenmiştik. Hadi tekrar yapalım” ifadelerini kullandı. Yapımcı şirket Disney ise herhangi bir projeyi doğrulamadı.

realme V60 serisi 8GB RAM ve iddialı fiyatıyla tanıtıldı!

realme; V60 ve V60s 5G olmak üzere giriş seviyesine hitap eden iki yeni akıllı telefonunu piyasaya sürdü. Şık bir tasarımla gelen realme V60 serisi, aynı zamanda günlük kullanıma hitap eden teknik özelliklere yer veriyor.

Her iki telefon da 120Hz yenileme hızına sahip 6,67 inç HD+ LCD ekranla geliyor. Gücünü 8GB’a kadar RAM ve 256GB depolama alanıyla birlikte MediaTek Dimensity 6300 yonga setinden alıyor. Cihazların 10W hızlı şarj destekli 5000mAh bataryadan beslendiğini belirtelim.

Kamera tarafında ise realme V60 serisinin ön tarafında 8 Megapiksel çözünürlüğünde bir kamera bulunuyor. Ayrıca arkada ise 32 Megapiksel ana kamera barındırdığını belirtelim. Android 14 tabanlı realme UI 5.0 yazılımıyla kutudan çıkacak.

Yeni Galaxy cihazlarının fiyatları sızdırıldı!

Yeni Galaxy cihazlarının fiyatları sızdırıldı!

Samsung Galaxy Buds 3 Pro, Watch 7 ve Watch Ultra fiyatları Avrupa'da sızdırıldı. Detaylar ve fiyat bilgileri burada.
ÖzellikRealme V60Realme V60s
Ekran6.67 inç HD+ (720×1604), 120Hz6.67 inç HD+ (720×1604), 120Hz, 625 nit
İşlemciMediaTek Dimensity 6300 MediaTek Dimensity 6300
RAM6GB, 8GB6GB, 8GB
Depolama128GB, 256GB128GB, 256GB
YazılımAndroid 14, Realme UI 5.0Android 14, Realme UI 5.0
Arka Kamera32MP32MP
Ön Kamera8MP8MP
Batarya5,000 mAh, 10W şarj5,000 mAh, 10W şarj
RenklerYıldız Altın, TurkuazYıldız Altın, Turkuaz
Fiyat6/128GB: 175 dolar
8/256GB: 205 dolar
6/128GB: 205 dolar
8/256GB: 265 dolar

realme V60; Yıldız Altın ve Turkuaz renklerinde satışa sunulacak. Fiyatlandırma ise 6GB/128GB model için 175 dolardan başlıyor ve 8GB/256GB için 205 dolara kadar çıkıyor. V60s’in 6GB/128GB versiyonu 205 dolardan başlayarak 265 dolara yükseliyor.

Oksijene ihtiyaç duymadan hayatta kalabilen ilk hayvan keşfedildi!

Bilim dünyası, oksijene ihtiyaç duymadan yaşayabilen ilk çok hücreli hayvanın keşfiyle sarsıldı. Bu ilginç keşif, hem dünyamızdaki yaşam anlayışımızı hem de uzayda yaşam arayışlarımızı değiştirebilir. Tel Aviv Üniversitesi’nden araştırmacılar, Henneguya salminicola adlı bu parazitin nasıl oksijensiz yaşayabildiğini ortaya çıkardı.

Bilim insanları, yaşamın oksijene bağımlı olduğuna inanıyordu. Ancak Henneguya salminicola adlı bir parazit, bu anlayışı tamamen değiştirdi. Bu küçük, jelatinimsi parazit, somon balıklarının etinde yaşamını sürdürürken oksijen kullanmıyor.

Araştırmalar, bu parazitin mitokondriyal genomunu kaybettiğini ve aerobik solunum yapma yeteneğini yitirdiğini gösterdi.

Tel Aviv Üniversitesi’nden Dayana Yahalomi liderliğindeki araştırma ekibi, H. salminicola’yı ve yakın akrabası olan Myxobolus squamalis’i incelemek için derin dizileme ve floresan mikroskopisi kullandı.

H. salminicola’nın mitokondriyal genomunu kaybettiğini ve neredeyse tüm nükleer genlerini yitirdiğini keşfettiler. Bu durum, parazitin oksijene ihtiyaç duymadan yaşamasını sağlıyor. H. salminicola’nın evrimi, özgür yaşayan bir denizanası atadan basit bir parazite dönüşmesini içeriyor.

H. salminicola’nın oksijensiz yaşama uyarlanması, sadece tek hücreli ökaryotlarla sınırlı kalmadığını, çok hücreli bir parazitik hayvanın da bu uyarlamayı yapabildiğini gösteriyor. Bu, oksijensiz ortamda yaşamın evrimi hakkında yeni anlayışlar sunuyor.

Sineklerle mücadele etmenin yeni yolu: Drone’lar

Sineklerle mücadele etmenin yeni yolu: Drone’lar

ABD’nin Florida eyaletinde yerel yönetimler, sinekleri ortadan kaldırmak için günümüz teknolojisine başvurmaya başladı.

Araştırmacılar, bu keşfin balıkçılık stratejilerini de etkileyebileceğini belirtiyor. H. salminicola, insanlar için zararsız olmasına rağmen, somon balıkları üzerinde yarattığı estetik bozulmalar nedeniyle istenmeyen bir parazit olarak kabul ediliyor.

Bu keşif, yaşamın sadece oksijene bağlı olmadığını ve çok hücreli organizmaların da oksijensiz ortamlarda yaşayabileceğini gösteriyor. Henneguya salminicola, oksijen kullanmayan çok hücreli ilk hayvan olarak, bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı ve evrimsel biyoloji hakkında yeni sorular doğurdu. Bu buluş, oksijen hayvan kavramını yeniden düşünmemize ve evrimin ne kadar esnek olabileceğini anlamamıza yardımcı oluyor.

Mercedes hatasını anladı! Geleneksel tasarıma dönüyor

Mercedes, Volkswagen’in ID serisi tarzında yeni bir elektrikli araç tasarımı denedi. Ancak, bu tasarımın tutmadığını biraz geç de olsa anladı. Yeni tasarımın, klasik Mercedes havasını yansıtmadığı ve müşteri beklentilerini karşılamadığı anlaşıldı. Mercedes, yeniden klasik ve tanıdık çizgilerine dönecek. Peki ızgaralı tasarım geri mi geliyor?

Lüks Mercedes modeli EQS, artık ikonik Mercedes yıldızını tekrar motor kaputunda taşıyacak. Bu yıldız, sadece bir logo değil, Mercedes’in lüks ve kalite sembolü. Efsanevi Mercedes yıldızı, EQS modellerinde tekrar parlayacak. Bu hareket, markanın sadık müşterilerini memnun etmek ve yeni tasarımı benimsetmek için atılmış büyük bir adım olarak görülüyor. Ama bununla da yetinmeyecek.

mercedes-eqs-elektrikli-arac-tasarimi-degisiyor

EQS’in ızgarası da yeniden tasarlanacak ve klasik Mercedes görünümüne daha yakın olacak. Elektrikli araçların radyatör ızgaralarına ihtiyacı yok, ancak bu estetik değişiklik, Mercedes’in kimliğini koruması açısından önemli. Markanın sadık müşterileri, bu klasik detayları görmeyi çok seviyor ve bu yüzden Mercedes bu unsurları geri getiriyor.

Mercedes geliştirilmiş elektrikli araç pillerine kavuştu

Mercedes geliştirilmiş elektrikli araç pillerine kavuştu

Mercedes, Factorial Energy'nin yeni nesil katı hal pil prototiplerini teslim aldı. Peki bu geliştirilmiş piller hangi özelliklere sahip?

Otomotiv dünyasında, geleneksel güçlü yönleri koruyarak yenilikleri benimsemek her zaman zordur. Mercedes-Benz, bu dengeyi sağlamak için büyük çaba sarf ediyor. Geleneksel tasarım unsurlarını koruyarak, elektrikli araçların daha geniş kabul görmesini hedefliyor. Bu, müşteri güvenini ve sadakatini artırmak için stratejik bir hamle olarak görülüyor.

Marka, elektrikli araç geleceği için yatırım yaparken, geçmişin ikonik detaylarını da koruyarak bir denge kurmayı amaçlıyor. Bu da gösteriyor ki, ilerleme ve gelenek bir arada yürüyebilir ve bu, markanın sürdürülebilir ve başarılı bir geleceği için önemli bir adım.

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Mercedes’in geleneksel tasarıma dönüş yapması mantıklı olur mu? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazmayı unutmayın…

Antarktika’da gizemli dağlar ortaya çıktı!

Güney Avustralya kıyılarında ortaya çıkan gizemli pembe kumlar, bilim insanlarına Antarktika’nın bilinmeyen dağlarına götüren önemli bir keşfin kapısını araladı. Petrel Cove plajında bulunan pembe kumların kaynağını araştıran bilim insanları, bu kumların Antarktika ‘da gizli kalmış bir dağ silsilesinden geldiğini ortaya çıkardı. Keşif, dünya üzerindeki jeolojik süreçlerin ne kadar karmaşık ve birbirine bağlı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Petrel Cove’da bulunan pembe kumlar bilim insanlarının dikkatini çektiğinde, bu kumların mineral yapısını incelemek için araştırmalar başladı. Bu kumların, garnet adı verilen ve genellikle yüksek sıcaklıklarda kristalize olan bir mineralden oluştuğu tespit edildi.

Garnet, büyük dağ silsilelerinin yükseldiği yerlerde bulunur ve bu nedenle dağ oluşum süreçlerinin anlaşılmasında önemli bir rol oynar. Avustralya’daki garnetlerin yaş ve kökeni üzerine yapılan araştırmalar, bu minerallerin yaklaşık 590 milyon yıl önce oluştuğunu ve Antarktika’daki Transantarktik Dağlar ile bağlantılı olduğunu gösterdi.

University of Adelaide’den jeolog Jacob Mulder ve ekibi, bu garnetlerin Avustralya’ya nasıl ulaştığını araştırdı. Yapılan araştırmalar, bu garnetlerin büyük olasılıkla Antarktika ‘daki Transantarktik Dağları’ndan geldiğini ve bu dağların buz tabakasının altında gizli kaldığını ortaya koydu.

Okyanusun derinliklerinde keşfedilen dev yumurtalar taşıyan gizemli yaratık!

Okyanusun derinliklerinde keşfedilen dev yumurtalar taşıyan gizemli yaratık!

Okyanus derinliklerinde keşfedilen dev yumurtalar taşıyan gizemli yaratık, bilim insanlarını şaşırttı. Detaylar burada!

Bu dağ silsilesi, Gondwana süper kıtasının bir parçasıyken, geç Palaeozoik Buzul Çağı sırasında kuzeybatıya hareket eden bir buz tabakası tarafından taşınmış olabilir. Bu süreçte garnet açısından zengin buzul kumları Güney Avustralya kıyılarında birikmiş ve dalgalar tarafından Petrel Cove plajına taşınmış olabilir. Keşif, Antarktika’nın jeolojik tarihini anlamamızda önemli bir adım olarak kabul ediliyor. Antarktika’daki gizli dağ silsileleri hakkında daha fazla bilgi edinmek, dünya üzerindeki kıtasal hareketlerin ve jeolojik süreçlerin anlaşılmasına katkı sağlayacak.

Artık oyun içi NPC’leri NVIDIA’nın yapay zekası yapacak

NVIDIA, Deep Learning Super Sampling (DLSS) teknolojisinin geleceğiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. NVIDIA CEO’su Jensen Huang, yaptığı bir konuşmada, DLSS teknolojisinin gelecekte yapay zeka kullanarak oyun içi dokular, karakterler ve nesneler oluşturabileceğini söyledi. Peki, bu ne anlama geliyor?

Şu anda DLSS, RTX GPU’lar üzerindeki tensor çekirdeklerini kullanarak oyun performansını artırıyor ve kare hızlarını yükseltiyor. Ancak, yeni nesil DLSS ile işler çok daha heyecan verici hale geliyor. Huang, DLSS’in gelecekte kendi başına doku ve nesneler oluşturabileceğini, tıpkı şu anda kareleri ölçeklendirdiği gibi, oyun içi varlıkları tamamen yapay zeka ile yaratabileceğini açıkladı. Bu, oyun performansının yanı sıra grafik kalitesinde de büyük bir sıçrama demek.

oyun-npc-nvidia-dlss-yapay-zeka

NVIDIA, ayrıca yeni bir doku sıkıştırma teknolojisi üzerinde çalışıyor. Bu teknoloji, eğitimli yapay zeka sinir ağlarını kullanarak oyun içi doku kalitesini artırırken, video belleği (VRAM) taleplerini mevcut seviyelerde tutuyor. Geleneksel doku sıkıştırma yöntemleri 8x sıkıştırma oranı ile sınırlıyken, NVIDIA’nın yeni teknolojisi bu oranı 16x’e çıkarabiliyor. Yani, oyunlar hem daha güzel görünecek hem de performanstan ödün vermeyecek.

NVIDIA’dan Microsoft’a yapay zeka resti! Ya bizle ya da…

NVIDIA’dan Microsoft’a yapay zeka resti! Ya bizle ya da…

NVIDIA ve Microsoft yapay zeka çipleri üzerinden birbirine girdi. Blackwell B200 çipleri iki şirket arasında karışıklığa yol açtı.

DLSS 3 ile NVIDIA, özgün çerçeveler arasına ek çerçeveler ekleyerek performansı artırıyordu. Ancak yeni DLSS, bir adım öteye gidiyor ve oyun içi varlıkları tamamen sıfırdan oluşturuyor. DLSS, oyun dünyasında varlıkların nerede bulunması gerektiğini ve hangi varlıkların render edilmesi gerektiğini öğrendikten sonra, bu varlıkları tamamen kendi başına yaratacak. Düşünün ki, bir oyun oynuyorsunuz ve gördüğünüz her şey yapay zeka tarafından anında oluşturuluyor.

Huang, DLSS’in sadece varlıkları değil, aynı zamanda NPC’leri (oyuncu olmayan karakterler) de oluşturabileceğini söyledi. Mesela, bir oyun içinde altı karakter varsa, bunların ikisi gerçek karakterler iken, diğer dört karakter tamamen yapay zeka tarafından oluşturulacak. NVIDIA ACE (Avatar Creation Engine) teknolojisi de bu işte devreye giriyor ve NPC’lere özgün diyaloglar ve yanıtlar vererek onları daha gerçekçi hale getiriyor. Yani, oyunlar sadece görsel olarak değil, aynı zamanda etkileşim açısından da bir devrim yaşayacak.

NVIDIA, gelecekte PC oyunlarının tamamen yapay zeka tarafından render edileceğini öngörüyor. Klasik 3D grafik renderleme yöntemleri yerini yapay zeka tabanlı yöntemlere bırakacak. Şu anda oyun içinde belirli varlıkların yapay zeka tarafından oluşturulması, NVIDIA’nın hayal ettiği bu geleceğe doğru atılan ilk adımlar olarak görülüyor.

Yani, oyun dünyasında inanılmaz yenilikler bizleri bekliyor. Siz bu gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazmayı unutmayın.

Otizmin en erken biyolojik sinyalleri bulundu!

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), sosyal, dil ve bilişsel becerilerde önemli zorluklar yaşayan bireyler için hayat boyu süren destekleyici bakımı gerektirebiliyor. Yeni bir çalışma, laboratuvar ortamında geliştirilen mini-beyinler kullanarak, otizmin biyolojik temellerine dair kritik bilgiler sunuyor. Bu bulgular, otizmin çeşitli alt tiplerini daha iyi anlamamıza ve yönetmemize yardımcı olacak.

Kaliforniya Üniversitesi San Diego’dan sinirbilimci Eric Courchesne ve uluslararası bir bilim ekibi, indüklenmiş pluripotent kök hücreler (iPSCs) kullanarak otizmin biyolojik kökenlerini araştırdı.

Bu hücreler, otizmli 10 bebek ve otizmli olmayan 6 kontrol grubundan alınan kan örneklerinden elde edilerek herhangi bir hücre türüne dönüştürülebiliyor. Araştırmacılar, iPSCs’yi beyin kortikal organoidleri (BCO’lar) adı verilen basitleştirilmiş 3B beyin modellerine dönüştürdü.

Çalışmanın en önemli bulgusu, otizmli çocuklardan alınan iPSCs’nin kullanıldığı mini-beyinlerin, nörotipik kontrollerle karşılaştırıldığında yaklaşık %40 daha büyük büyümesiydi. Ayrıca BCO’ların daha büyük boyutları ve daha hızlı büyümesi, daha şiddetli otizm türleriyle ilişkilendirildi ve bu da otizmin beyin oluşumunun çok erken aşamalarında nasıl geliştiğine dair önemli ipuçları sundu:

“Embriyonik BCO boyutu ne kadar büyükse, çocuğun daha sonraki otizm sosyal semptomları o kadar şiddetliydi. Derin otizmli çocuklar, embriyonik gelişim sırasında en büyük BCO büyümesine sahipti. Hafif otizm sosyal semptomlarına sahip olanlar ise yalnızca hafif büyüme gösterdi.”

Okyanusun derinliklerinde keşfedilen dev yumurtalar taşıyan gizemli yaratık!

Okyanusun derinliklerinde keşfedilen dev yumurtalar taşıyan gizemli yaratık!

Okyanus derinliklerinde keşfedilen dev yumurtalar taşıyan gizemli yaratık, bilim insanlarını şaşırttı. Detaylar burada!

Araştırmacılar, BCO’lardaki büyümenin, daha şiddetli otizme sahip çocukların sosyal beyin bölgelerindeki büyümeyle de uyumlu olduğunu buldular. Bu çocuklar, sosyal uyarana karşı daha az tepki gösterdi. Ayrıca derin otizme sahip çocukların, genişlemiş birincil işitsel ve somatosensoryel kortekslere sahip oldukları tespit edildi. Bu bulgu, duyusal ve sosyal dikkat sorunlarını açıklamaya yardımcı olabilir.

Otizme katkıda bulunan birçok karmaşık faktörle birlikte, embriyonik aşamada bile beyin büyümesinde aşırı uyarılma gibi bir durumun rol oynayabileceği öne sürüldü. Bu yeni araştırma, otizmin nasıl başladığını anlamamıza daha da yaklaştırıyor. “Embriyojenik süreçte, derin otizm ve hafif otizm alt tiplerinin biyolojik temelleri zaten mevcut ve ölçülebilir,” diyen araştırmacılar, gelecekteki daha büyük örneklem BCO çalışmalarının diğer alt tipleri de ortaya çıkaracağını belirtti.

Microsoft kritik Wi-Fi açığına acil müdahale etti!

Microsoft, en son Patch Tuesday güncelleme ile birlikte, ürünlerinde yer alan 49 CVE etiketli Wi-Fi güvenlik açığını kapattı. Bu güvenlik açıklarından biri, 10 üzerinden 9.8 CVSS şiddet derecesiyle kritik olarak değerlendirildi ve “en olası istismar” kategorisine giriyor. Bu kritik hata, aynı ortak Wi-Fi ağını kullanan herkesin uzaktan saldırı gerçekleştirmesine olanak tanıyor.

Bu güvenlik açığı, Microsoft Message Queuing (MSMQ) sistemindeki bir uzaktan kod yürütme (RCE) sorunundan kaynaklanıyor. Bir saldırgan, özel olarak hazırlanmış kötü niyetli bir MSMQ paketi göndererek, savunmasız bir Windows sisteminde (örneğin Windows Server kutusu) rastgele kod çalıştırabilir. Bu hata, Windows 11, Windows 10 ve Windows Server 2008 ve sonraki sürümleri etkiliyor.

windows-11-video-hatasi-microsoft-guncelleme-wi-fi

RCE güvenlik açıkları, fiziksel erişim gerektirmediği için tehlikeli. Bu durumda, saldırganların aynı Wi-Fi ağına bağlı olması yeterli oluyor. Saldırganlar, savunmasız bir cihaza özel olarak hazırlanmış bir ağ paketi göndererek kolayca bu hatayı kötüye kullanabilirler. Bu durum, özellikle kütüphane, kahve dükkanı veya havaalanı gibi halka açık yerlerde çalışmayı seven kişiler için tehlike arz ediyor.

NVIDIA’dan Microsoft’a yapay zeka resti! Ya bizle ya da…

NVIDIA’dan Microsoft’a yapay zeka resti! Ya bizle ya da…

NVIDIA ve Microsoft yapay zeka çipleri üzerinden birbirine girdi. Blackwell B200 çipleri iki şirket arasında karışıklığa yol açtı.

Microsoft, bu güvenlik açığının vahşi doğada istismar edildiğine dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtti. Ancak, bir güvenlik açığı yayınlandığında, kötü niyetli aktörlerin hızla harekete geçmesi olağan bir durum. Mayıs 2024’te yamalanan ve aktif olarak istismar edilen iki sıfır gün güvenlik açığına (CVE-2024-30040 ve CVE-2024-30051) kıyasla, bu açık için herhangi bir istismar tespit edilmedi.

Sokakta win 11 dizüstü bilgisayar laptop sokak güncelleme

Bu güncelleme, Microsoft için nispeten küçük bir yama olarak nitelendiriliyor. Zero Day Initiative’ten Dustin Childs’a göre, üçüncü parti CVE’ler de dahil edildiğinde, bu ay belgelenen CVE sayısı aslında 58’e ulaşıyor. Microsoft ayrıca Windows 11 Build 26241 beta sürümünü de kullanıma sundu. Bu sürüm, Dosya Gezgini’nde dosyaları taşımayı kolaylaştıran yeni bir özellik içeriyor.

Kullanıcılar, Dosya Gezgini Adres Çubuğu’ndaki kırıntılar arasında sürükle-bırak yöntemiyle dosya taşıyabilecekler. Ayrıca, Dosya Gezgini’nde seçili dosya veya klasörleri daha kolay görmek için ince bir sınır eklendi. Bu beta sürümü, Dosya Gezgini’nin Ana sayfasına gitme sırasında çökmesine neden olan temel bir sorunu da düzeltti.

Siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Dr. Strange aktöründen Avengers 5 açıklaması!

Benedict Cumberbatch, Marvel Sinematik Evreni’nin sevilen karakteri Doctor Strange hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yeni Netflix mini dizisi “Eric” için yaptığı bir video röportajda Cumberbatch, Doctor Strange’in Avengers 5 filminde yer alacağını ve çekimlerin yakında başlayacağını belirtti.

Benedict Cumberbatch, Doctor Strange karakterinin Avengers 5 filminde kesinlikle yer alacağını ve filmin çekimlerinin önümüzdeki yıl başlayacağını söyledi. Cumberbatch, “Gelecek yılki Avengers’ı dört gözle bekliyorum, gerçekten harika şeyler hazırlanıyor” dedi.

Açıklama, Doctor Strange’in Avengers 5’te olacağına dair en net doğrulamalardan biri oldu. Avengers 5’in 2026 yılında vizyona girmesi planlanıyor ve filmde 60 MCU karakterinin yer alacağı konuşuluyor.

Cumberbatch, Doctor Strange rolünün kendisine finansal özgürlük sağladığını ve bu sayede daha az ticari projelere de yer verebildiğini belirtti. “Doctor Strange’i oynamak, hikayeleri ve daha az ticari projeleri desteklememe olanak tanıyor” diyen Cumberbatch, bu karakterin hayatında birçok yönden hediye olduğunu ifade etti. Bu rol sayesinde, oyunculuk kariyerinde daha sanatsal ve bağımsız projelere de yer verebiliyor.

Avengers 5, ilk başta “The Kang Dynasty” olarak duyurulmuştu ancak Jonathan Majors’un yasal sorunları nedeniyle bu isimden vazgeçildi. Deadpool ve Wolverine filmlerinin yönetmeni Shawn Levy’nin, Shang-Chi yönetmeni Destin Daniel Cretton’un yerine geçeceği konuşuluyor.

Avengers 5 geliyor! Yönetmeni ve oyuncuları ortaya çıktı

Avengers 5 geliyor! Yönetmeni ve oyuncuları ortaya çıktı

Marvel Studios, Avengers 5 için Deadpool & Wolverine yönetmeni ile anlaşmış olabilir. İşte ortaya çıkan yeni iddialar.

Ayrıca Mark Ruffalo, Chris Hemsworth, Tom Hiddleston, Simu Liu ve Karen Gillian gibi isimlerin de geri döneceği belirtiliyor. Kate Bishop’un, Disney Plus serisinin sonunda Hawkeye rolünü devralmasının ardından Avengers takımına katılıp katılmayacağı da merak konusu.

Benedict Cumberbatch’in açıklamaları, Avengers 5 hakkındaki beklentileri daha da artırdı. Doctor Strange’in bu yeni filmde yer alacağı kesinleşirken, filmin ne zaman çıkacağı ve diğer sürprizlerin neler olacağı büyük bir merakla bekleniyor. Avengers 5, şu an için 2026 yılında vizyona girecek.

Minecraft hayranlarının beklediği PS5 sürümü geldi!

Minecraft, nihayet PS5 için yerel bir sürümle geliyor. Aylarca süren söylentilerin ardından PlayStation ve Mojang, bu renkli voxel dünyasının Sony’nin yeni nesil konsoluna geleceğini resmi olarak açıkladı. Şimdiye kadar, PS5’te sadece PS4 sürümünü geriye dönük uyumlulukla oynayabiliyorduk, ama artık işler değişiyor. Peki önizlemeye nasıl erişilir? İşte detaylar…

Mojang, PS4 sürümüne sahip olan oyunculara özel bir jest yaparak, PS5 yerel sürümüne önceden erişim imkanı sunuyor. PS4 sahipleri, PS5 sürümüne erken erişim sağlayarak yeni özellikleri deneme ve geri bildirimde bulunma şansına sahip olacak. Bugün aktif olan bu özelliğe erişmek için, menüden “Önizleme” seçeneğini seçerek bu maceraya atılabilirsiniz.

netflix-minecraft-animasyon-dizisi-oluyor

Önizleme sürümü, sadece yerel sürümle sınırlı kalmayacak. Aynı zamanda Minecraft “Tricky Trials” güncellemesiyle birlikte gelecek. Bu güncelleme, oyuna yeni dekoratif bloklar, düşman yaratıklar, eşyalar, silahlar ve tablolar ekleyecek. Dahası, tuzaklarla dolu hazine odaları içeren yeni yapılar da oyunda yerini alacak. Kısacası, Minecraft dünyası daha da zenginleşecek ve sizi yepyeni maceralar bekliyor olacak.

Google’dan Minecraft’ın 15.yılına özel sürpriz!

Google’dan Minecraft’ın 15.yılına özel sürpriz!

Minecraft 15.yılını kutlarken, Google tarafından da oyunculara bir sürpriz hazırlandı. İşte Google Minecraft sürprizi...

PS5 için Minecraft yerel sürümünün tam çıkış tarihi henüz açıklanmadı. Ancak, bu sürümün PS5’in gücünden tam anlamıyla yararlanarak, daha yüksek performans ve daha iyi grafikler sunması bekleniyor. Yani, Minecraft deneyiminiz hiç olmadığı kadar pürüzsüz ve görsel açıdan tatmin edici olacak.

Eğer hala PS4 sürümüne sahipseniz, “Önizleme” seçeneğini aktif etmeyi unutmayın. Oyunu yeni sürümle denedikten sonra görüşlerinizi ve beklentilerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında paylaşabilirsiniz.

Steam’i kasıp kavuran muz oyununa yeni skin’ler geldi!

Steam ‘de hızla popülerlik kazanan ve oyuncular arasında büyük ilgi gören muz oyunu, yeni skin’lerle güncellendi. Nisan ayında piyasaya sürülen bu tuhaf oyun, özellikle son dönemde oyuncu sayısını hızla artırarak dikkatleri üzerine çekiyor. Şimdi ise oyuncular, yeni güncelleme ile gelen Ultranana gibi yeni skin’lerle oyunun keyfini daha da çıkarabilecekler.

Muz oyunu, oyunculara sunduğu basit ama bağımlılık yaratan mekanikleriyle büyük bir kitleye ulaşmayı başardı. Oyuncular, sadece muzları tıklayarak daha fazla muz elde ediyorlar ve her üç ve 18 saatte bir muz düşüyor. Bu basit oyun mekanikleri, oyunun “psikolojik korku” etiketiyle Steam’de listelenmesiyle daha da ilginç hale geliyor.

Son güncelleme ile oyuncular artık Ultranana skin’ini item mağazasından satın alabilirken, Blackholenana skin’i oyundan kaldırıldı. Ayrıca, Hexagonana skin’i nadir, Knight’nana skin’i ise yaygın skin havuzuna eklendi. Buna karşılık, Spacenana ve Moainana skin’leri oyundan çıkarıldı. Bu değişiklikler, oyuncuların oyun deneyimini çeşitlendirmeyi ve oyunu daha ilgi çekici hale getirmeyi amaçlıyor.

Muz oyunu, son zamanlarda Elden Ring gibi büyük yapımları geride bırakarak Steam’de en çok oynanan oyunlar arasında yer almayı başardı. Elden Ring’in ücretli bir oyun olmasına karşın, muz oyununun ücretsiz olması bu başarıda önemli bir rol oynuyor. Ancak, Counter-Strike 2 hala Steam’de en çok oynanan oyun olma unvanını koruyor.

Ücretsiz ve garip muz oyunu Steam’de zirveye oynuyor!

Ücretsiz ve garip muz oyunu Steam’de zirveye oynuyor!

Banana oyunu Steam'de 800 bin oyuncuya yaklaştı. Ücretsiz bir yapım olarak büyüyen oyun neler sunuyor? İşte detaylar.

Bu ayın başlarında, muz oyunu aniden popülerleşerek 420,000 eşzamanlı oyuncuya ulaşmıştı. Şimdi ise bu sayı neredeyse iki katına çıkarak 800,000’in üzerine çıktı. Oyunun bu hızlı yükselişi, basit oyun mekanikleri ve ilginç temasıyla oyuncuların ilgisini nasıl çektiğini gösteriyor.

Steam’de hızla yükselen ve büyük bir oyuncu kitlesi edinen muz oyunu, yeni skin’lerle birlikte daha da heyecan verici bir hal aldı. Oyuncular, bu güncellemelerle oyun deneyimlerini çeşitlendirebilecek ve oyuna daha fazla bağlanabilecekler. Steam muz oyunu, oyuncuların ilgisini çekmeye devam ediyor ve bu popülerliğin gelecekte nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.

Bu teknoloji akıllı telefonları çöpe mi attıracak?

Elon Musk, her zamanki gibi, geleceğe dair iddialı bir öngörüyle karşımıza çıktı: Akıllı telefonlar yakında tarihe karışacak ve yerini beyin çipleri alacak. Musk, Neuralink şirketinin geliştirdiği beyin çiplerinin gelecekte telefonların yerini alacağını iddia etti. Bu ilginç iddia, bir parodi hesabının, Neuralink’in telefonları düşünce gücüyle kontrol etmeyi mümkün kılacak mı sorusuna verdiği esprili bir yanıtla gündeme geldi. Musk, “Gelecekte, telefon yok, sadece Neuralink” dedi ve hepimizi şaşkınlığa uğrattı. Peki gerçekten akıllı telefonların yerini alacak mı?

Neuralink, beyin ve bilgisayarlar arasında doğrudan bir bağlantı kurmayı amaçlayan bir şirket. Amaç, beynimizdeki sinyalleri okuyarak bilgisayarlara komut verebilmek. Bu yılın başlarında, Neuralink ilk beyin çipi implantasyonunu gerçekleştirdi ve 29 yaşında felçli olan Noland Arbaugh’a bu çip takıldı. Bu implantasyon sayesinde Arbaugh, sekiz yıl önce bir kaza sonucu bıraktığı satranç oyununa geri dönebildi. Biz de bundan oldukça etkilenmiştik.

neuralink-cip-teknolojisi-akilli-telefonlar-elon-musk

Neuralink beyin çipi oldukça karmaşık bir cihaz. Tam 1.024 elektrodu taşıyan 64 esnek filamentten oluşuyor. Bu filamentler, insan saçından daha ince ve beyne yerleştirilerek elektrik sinyallerini algılayabiliyor. Hastanın istediği eylemleri gerçekleştirmek için bu sinyaller kodlanabiliyor. Elbette bu karmaşık işlem, Neuralink’in özel cerrahi robotu tarafından gerçekleştiriliyor.

Neuralink ile beynine çip takılan ilk kullanıcıdan açıklama!

Neuralink ile beynine çip takılan ilk kullanıcıdan açıklama!

Neuralink'in bir çok teori üretilen beyin çipini ilk kez deneyimleyen Noland Arbaugh, bu süreçte yaşadıklarını anlattı.

Tabii, akıllı telefonlar yerine, Neuralink çipi kullanma fikrine gelen tepkiler de karışık oldu. Güvenlik ve gizlilik endişeleri had safhada. Beyin içine çip yerleştirme fikri, doğal olarak birçok insan için endişe verici ve şüphe uyandırıcı. İlk implantasyona yönelik tepkiler de oldukça çeşitliydi. Ancak Musk, beyin çiplerinin gelecekte normal bir uygulama olacağına inanıyor. Bu teknoloji, tıbbi yardımdan insan iletişimine kadar birçok alanda devrim yaratma potansiyeline sahip, orası doğru.

Elon Musk’ın vizyonu gerçek olacak mı? Zaman gösterecek. Ancak bir şey kesin: İnsan-makine etkileşiminin geleceği giderek daha şaşırtıcı ve olasılıklarla dolu bir hal alıyor. Belki de bir gün herkes Neuralink çipiyle dolaşacak. Kim bilir? Siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.