Apple‘ın ilk olarak 2021 yılında piyasaya sürdüğü ürünü AirTag, bugüne kadar akıllı telefonlardan evcil hayvanlara, valizlerden motosikletlere kadar binlerce değerli eşyanın bulunmasına yardımcı oldu. Bu bağlamda dünyanın dört bir yanında milyonlarca satıyor. Son olarak Apple AirTag sayesinde çalınan bir araç daha bulundu.
Apple AirTag sayesinde çalınan aracını buldu!
Apple AirTag, kullanıcıların çantaları ve anahtarları gibi önemli eşyaları kolayca takip etmelerine olanak tanıyan küçük bir elektronik cihaz. Bluetooth teknolojisi kullanan bu cihaz, yakındaki Apple cihazlar ile iletişim kurar ve konum bilgisini iCloud‘a gönderir. Böylelikle kullanıcı, AirTag‘in konumunu görerek onu taktığı eşyayı bulabilir.
Paul Conway (Resim: SWNS)
Aktarılan bilgilere göre İngiltere’nin Leeds şehrinde yaşayan Paul Conway adlı bir adam, işte olduğu sırada Nissan Pathfinder model SUV aracının çalındığını fark etti. İlk başta ne yapacağını bilemeyen Conway, araca AirTag taktığını hatırladı. Akabinde gelen konum bilgisine göre sinyali takip etmeye karar verdi. Tabii bu sırada polislere de haber verdi.
Apple AirTag sayesinde bir soygun daha önlendi! Hırsızlar 1.1 milyon dolar değerinde nakit parayı çalacaklardı! İşte detaylar...
Günün sonunda ise Conway, SUV’sine geri kavuştu. Kendisi, aracına olan derin bağlılığı nedeniyle çalındığını öğrendiğinde buna inanamadığını ve titremeye başladığını dile getirdi. Neyse ki gün, mutlu bitti.
Apple AirTag, hırsızlar için caydırıcı bir ürün haline geldi. Hatta Amerika Birleşik Devletleri’nde NYPD (New York Şehri Polis Departmanı), geçtiğimiz sene araç hırsızlığının artması üzerine araba sahiplerine ücretsiz şekilde Apple AirTag dağıtmaya başladı.
2023’ün sonlarında ise Florida eyaletinin Miami şehrinden Kuzey Carolina dağlarına seyahat eden Gavino ailesi, Charlotte Douglas Uluslararası Havaalanı’na iniş yaptıktan sonra çantalarından birinin kaybolduğunu fark etti. Ancak Apple AirTag sayesinde kısa bir süre içerisinde bulabildiler.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Nissan firmasının Avustralya ve Yeni Zelanda ülkelerinde faaliyet gösteren Oceania kolu, büyük bir veri hırsızlığı vakası yaşadı. İddialara göre, bu vakada tam 100 binden fazla müşterinin mahrem bilgileri kötü niyetli kişilerin eline geçti. Bölgede büyük bir şok etkisi yaratan bu durum, diğer araba üreticilerini de harekete geçirdi. Siber önlemlerin en üst seviyeye çıkarıldığı konuşulurken, bu alandaki cezaların da artırılması gündemde. İşte en önemli detaylar…
Nissan, veri hırsızlığı mağduru oldu
Saldırının 2023 yılının aralık ayında gerçekleştirildiği tespit edildi. Nissan yönetimi konuyla ilgili yaptığı açıklamada, tüm müşterilerinden özür dilediklerini ve yaşanan mağduriyeti gidermek adına ellerinden geleni yapacaklarını belirtti. Olayın faili olarak ise, Akira adı verilen bir hacker grubu gösteriliyor.
Son dönemde adından sıkça söz ettiren grubun, daha büyük çaplı bir siber saldırıya girişmesinden endişe ediliyor. Grup daha önce de Stanford Üniversitesi’ne bir hack saldırısı düzenlemişti. Ayrıca Akira’nın çaldığı verileri kendi web sitesinden de yayınladığı ortaya çıktı.
Nissan, siber saldırıyla sarsıldı!
Talihsiz vakada 4 bine yakın sağlık kartı verisinin çalındığı belirlenirken, yaklaşık 7 bin ehliyetin ve 200 pasaportun bilgileri de ele geçirildi. Bazılarının ise maaş ve ticari faaliyetlerini içeren oldukça kritik verileri açığa çıktı. Çalınan toplam verinin büyüklüğü ise, ilk etapta 100 GB olarak tespit edildi. Bu duruma isyan eden müşteriler ise, bir araya gelerek yasal yollar da dahil olmak üzere tüm haklarına başvuracaklarını söyledi. Mağdur kişilere çeşitli tazminatlar ödenebileceği iddia ediliyor.
BMW, elektrikli araç sektöründe sürpriz bir konuma yükseldi ve stratejisi sayesinde Tesla'ya karşı etkili bir rekabet sağladı.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Nissan’ın uyguladığı strateji doğru mu? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için çok değerli.
Milyonlarca oyuncunun saatlerini geçirdiği Minecraft evreni, bu kez de film olarak karşımıza çıkacak. Bu proje yıllardır konuşulmasına rağmen, hazırlanma sürecinde yaşanan aksilikler yapımcı Mojang Studios’u uzun bir kararsızlığa itmişti. İşte Minecraft filmi hakkındaki en önemli detaylar…
Dolayısıyla düşünülenden çok daha geç çıkış yapacak olan filmden, izleyicilerin beklentisi de oldukça büyük. Yapımın bu beklentiyi karşılayıp karşılayamayacağı henüz bilinmese de, oyunun fanları şimdiden heyecan yaşamaya başladı.
Minecraft film oluyor
İlk olarak 2011 yılında piyasaya sürülen Minecraft, oyunculara sunduğu özgür ortam ve geniş hareket kabiliyetiyle gönülleri kazanmıştı. Bu başarının ardından, oyunun yapımcısı Mojang Studios 2014 yılında Microsoft tarafından tam 2.5 milyar dolara satın alındı.
Sevilen yapım şimdiye dek 300 milyon adetten fazla satarak, tüm zamanların en çok satan oyunu unvanını elinde bulunduruyor. Sinema şirketleri de bu popülerlikten faydalanmak adına, Minecraft evrenini merkeze alan bir film çekmek için uzun süredir çaba gösteriyordu. Görünen o ki, beyaz perde nihayet amacına ulaşacak.
Minecraft filmi bizlerle olacak!
Çıkan son sızıntılar, dev projenin lisans anlaşmaları ve pazarlama politikası konusunda bir anlaşmaya varıldığını bizlere gösteriyor. Dağıtımını Warner Bros’un üstleneceği belirtilen filmin, yapımcılığı Legendary Pictures, Mojang Studios ve Vertigo işbirliğiyle gerçekleştirilecek. Yönetmen koltuğunda ise Jared Hess oturacak.
Minecraft'ta 10 milyon blok yürürseniz nasıl bir arazi ile karşılaşacağınızı merak ettiniz mi? Bir oyuncu, bunu denedi.
Filmin animasyon şeklinde değil, gerçek oyuncularla çekileceği söyleniyor. Fakat yapımın konusu hakkında şu an için kesin bir bilgi yok. Ayrıca filmde Jack Black, Jason Momoa, Danielle Brooks ve Emma Myers gibi önemli isimler rol alacak. Çıkış tarihi ise 4 Nisan 2025 olarak belirlendi.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Minecraft filmi güzel olacak mı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için çok değerli.
200’e yakın ülkede 400’den fazla markayla her gün 3.4 milyar insana hizmet veren, Londra borsasına kayıtlı, %100 halka açık, şeffaf, yüz binlerce hissedarı bulunan Unilever menşei Hollanda-İngiltere olan global bir şirkettir. Türkiye’de ise Unilever Türkiye adıyla bir Türk firması olarak hizmet veren şirketi gelin daha yakından tanıyalım.
Unilever’in Türkiye pazarındaki yeri ve önemi
Unilever’i yakından tanımak isteyen pek çok kişi, “Unilever hangi ülkenin markası?” sorusunun yanıtını merak edir. Unilever Türkiye, 100 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de kesintisiz bir şekilde faaliyet gösteren bir Türk firmasıdır. İlk fabrika yatırımı olan Sana yağı fabrikasının açılış kurdelesini 1952’de bizzat 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar kesmiştir.
Unilever Türkiye’deki fabrikaları aracılığıyla Türkiye’deki ürünlerinin yüzde 90’ından fazlasını üretir. Bu fabrikalarda 5000’den fazla çalışanıyla Türk istihdamına da katkıda bulunur. Unilever Konya ilinde iki fabrikaya sahiptir. Bunlardan biri 2013 yılında 95 milyon Euro yatırımla hayata geçirdiği Algida fabrikasıdır.
Son yıllarda, Çinli elektrikli araba markaları Türkiye piyasasında belirgin bir yükseliş yaşıyor. İşte tüm detaylar...
Diğeri ise 2017 yılında faaliyete geçen, Unilever’in tedarikçileriyle birlikte toplamda 350 milyon Euro’luk bir ekonomik değere ulaşarak Konya’da en büyük yatırım olma özelliğini taşıyan Ev ve Kişisel Bakım Ürünleri fabrikasıdır. Bu fabrika aynı zamanda Türkiye’de tüketici ürünleri sektöründe tek seferde yapılmış en büyük yabancı doğrudan sermaye yatırımı olmuştur.
1990 yılında faaliyete geçen Algida Çorlu Fabrikası, Trakya Bölgesi’nin sanayileşme süreci içerisindeki en büyük yatırımlarından biri olurken, bugün 200 milyon litrelik üretim kapasitesi ile dünyanın en büyük 3 Algida fabrikasından biri konumundadır. Çorlu Algida Fabrikası, Türk tüketicilerine en iyi ve kaliteli Unilever ürünleri sunmak için dünyaya öncülük eden dondurma teknolojilerini geliştirmeye devam etmektedir.
Unilever Algida markasında tamamını Türkiye’de ürettiği ürünlerde kullandığı ham maddelerin yüzde 97’lik bölümünü yine yerli kaynaklarda işlenmiş ham maddelerden sağlar. Unilever’in 7 bölgesel Ar-Ge merkezinden biri de İstanbul’da yer alır ve her sene onlarca yeni ürün üretebilmek için gerçekleştirilen 300’ün üzerinde deneme de bu merkezde yapılır.
Unilever Konya, Çorlu ve Tuzla’da üretilen ürünlerini 2022’de 32 ülkeye ihraç ederek son 5 yılda Türkiye ekonomisine 700 milyon doları aşan döviz kazandırmayı başarmıştır. Unilever Türkiye aynı zamanda Orta Doğu, İran ve Orta Asya ülkelerini kapsayan bölgenin yönetim, üretim ve AR-GE merkezi olarak da hizmet verir.
Unilever’in toplumsal destek ve sosyal sorumluluk projeleri
Güçlü iş performansının yanı sıra ürünleriyle Türkiye’de neredeyse her 10 hanenin 9’una ulaşan bir firmanın sorumluluğuyla hareket eden Unilever, uzun yıllardır toplumsal destek projeleriyle tüketicilerinin yanında olmaya devam etmektedir. Unilever markaları aracılığıyla pek çok konuda hassasiyetini gösteren özel projelere imza atmıştır.
6 Şubat depremi sonrası gerçekleştirilen destek ve yardım programları
Gıda, hijyen ve kişisel bakım ürünleriyle içme suyu da içeren, toplamda 26 tır içerisindeki yardım malzemesini, AFAD ve Türk Kızılay ekiplerinin yanı sıra bölgedeki diğer yardım organizasyonlarına ulaştırmıştır. Aynı zamanda yaşanan felaketten etkilenen bölge çalışanları, iş ortakları ve aileleri için kapsamlı bir destek programını da hayata geçirmiştir.
Afet durumlarına özel geliştirilen Knorr Mercimekli Erişte Aşı
Unilever’in Knorr markası ise afeti takip eden haftalar içerisinde Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerinden yola çıkılarak belirlenmiş beslenme kriterlerini gözeterek afet durumlarına özel Knorr Mercimekli Erişte Aşı’nı geliştirmiş ve depremin ilk günü itibarıyla 2 milyon porsiyon ürün desteğinde bulunmuştur. Afet durumlarına özel olarak geliştirilen Mercimekli Erişte Aşı yine AFAD koordinasyonuyla konteyner kentlere ulaştırılmıştır.
COVID 19 salgınında Domestos ile hijyene destek projesi
COVID 19 salgınında ise Türkiye’de ilk vakanın resmen açıklanmasının ardından kamu hastanelerinde çalışanlar ve sağlık hizmetlerinden yararlananlar için daha da önem kazanan hijyen gereksinimlerinin karşılanmasına katkıda bulunmak amacıyla harekete geçen Unilever, 2020 yılında 230 ton Domestos çamaşır suyunu T.C. Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü’ne ulaştırmıştır.
Domestos ile okul hijyen programı
Türkiye’de 25 yılı geride bırakan Unilever’in ev bakım markası Domestos ile 13 yıldır Okul Hijyen Programı isimli projesiyle şimdiye dek 81 ilde 34 binden fazla okulda 10 milyonun üzerinde öğrencinin hijyenik tuvaletlere erişimine katkı sağlamıştır.
Unilever markaları aracılığıyla gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projelerinin yanı sıra sürdürülebilirlik çalışmaları ile de doğayı ve geleceğimizi koruyan pek çok adım da atmıştır. Türkiye ekonomisine sağladığı katkıların yanı sıra Unilever kariyer imkanları ile farklı sektörlerde istihdam da sağlayan şirket, bugün Türkiye’nin en gözde şirketi konumundadır.
2017 yılında kaderine terk edilen el konsolu pazarına bir can suyu olarak satışa çıkan Nintendo Switch’in devam modeli için geri sayım resmen başladı. Sektör kaynakları konsol için artık geri sayımın başladığını ifade ederken, son gelen raporlar ürünle ilgili yeni ayrıntıları gözler önüne seriyor. İşte Nintendo Switch 2 bilinen özellikleri ve potansiyel çıkış tarihi!
Nintendo Switch 2 çoğu oyunda DLSS kullanacak
Nintendo’ya yakın kaynaklardan gelen bilgilere göre NintendoSwitch 2 çoğu oyunda DLSS teknolojisini destekleyecek. Bununla birlikte söz konusu özelliğin oyunlarda kullanılmasının ana nedeninin konsolun donanımsal yetersizliklerinin oyun deneyimini düşürmemesi olduğu ifade ediliyor. Bilindiği gibi Nintendo Switch 2’nin gücü mevcut neslin en zayıf sistemi olan Xbox Series S’in bile daha altında olacak.
Tabii, bu durum konsolun güçsüz olacağı şeklinde algılanmamalı. Yine de ilk çıkış yaptığı tarihten itibaren yüksek donanım gerektiren yapımları düzgün bir optimizasyonla herhangi bir sorun olmadan çalıştıracak donanıma sahip olacak. Oyunlardaki FPS ve çözünürlüğü artırabilen DLSS özelliği burada bir nevi önlem niteliğinde olacak.
Nintendo, yakın zamanda Switch 2 konsolunu piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Son olarak Nintendo Switch 2 çıkış tarihi ortaya çıktı.
Geçmiş raporlara baktığımızda Nintendo Switch 2, 8 inç boyutunda LCD ekranla gelecek. Öte yandan NVIDIA Tegra 239 işlemcisinden güç alacak. Grafik tarafındaysa Ray Tracing desteği mevcut olacak ve 1080p oyun oynama imkanı tanıyacak.
8 GB RAM ve 64 GB depolama alanıyla gelecek oyun konsolunun yukarıda da belirtildiği üzere NVIDIA‘nın görüntü ölçekleme teknolojisi olan DLSS için de desteğe sahip olması bekleniyor. Bununla birlikte cihazın fiziksel ve dijital olmak üzere iki versiyonla satışa çıkması söz konusu. Burada dijital sürümün 400, standart modelinse 449 dolarlık fiyatlardan satılacağı söyleniyor.
Japonyalı Nikkei tarafından paylaşılan rapora göre Nintendo Switch 2‘nin tanıtım lansmanı Mart 2025‘te gerçekleşecek
Beklenen Nintendo Switch 2 özellikleri şu şekilde sıralandı;
Özellik
Değer
Ekran
8 inç – LCD
İşlemci
Nvidia Tegra 239
Grafik
Ray Tracing desteği 1080p oyun oynama
RAM
8 GB – LPDDR5
Depolama
64 GB
DLSS
DLSS
Fiyat
400 dolar (Tahmini)
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Nintendo Switch 2 modelinden beklentileriniz neler? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Bir telefon satın almadan önce dikkat edilen birçok kriter bulunuyor. Kimileri kamera veya pile, kimileri ise işlemciye veya RAM kapasitesine daha çok dikkat eder. Neyse ki kullanıcıları bu dertten kurtaran ve güncel telefonları belirli standartlar altında testederek kıyaslayan DxOMark gibi platformlar sayesinde satın alım öncesi bilgi sahibi olabiliyoruz. İşte DxOMark‘a göre en iyi ekrana sahip akıllı telefon!
DxOMark’a göre en iyi ekrana sahip akıllı telefonlar
Kısa süre öncesine dek DxOMark’ta en iyi ekrana sahip akıllı telefon Galaxy S24 Ultra modeliydi. Ancak bu durum değişti. Zira kısa bir süre önce globalde tanıtılan Honor Magic 6 Pro; okunabilirlik, renk ve akıcılık gibi birçok konuda ortalama 157 puan alarak akıllı telefon işinin en iyi ekrana sahip modeli unvanını aldı. Listenin ikinci sırasında ise 155 puanla yukarıda da belirttiğimiz üzere Galaxy S24 Ultra karşımıza çıkıyor.
Üçüncü sırada geçen aylarda piyasaya sürülen Google Pixel 8 Pro bulunuyor. Ortalama 154 puan almayı başaran telefondan sonra yine 154 puanla rakip model Google Pixel 8 geliyor. Galaxy S24 Plus 154 ile beşinci ve Galaxy S24 ise 154 puanla ile altıncı sıradan kendine yer buldu.
İşte an itibariyle en iyi ekrana sahip akıllı telefonlar;
Yapay zeka sektörünün önde gelen şirketlerinden OpenAI, Mart 2023’te en gelişmiş büyük dil modeli olan GPT-4‘ü kullanıma sundu. Bunun akabinde şirket, teknoloji dünyasında tüm dikkatleri üstüne çekti. Kasım 2023’te de GPT-4 Turbo‘yu duyurarak bir kez daha tüm gözlerin odağı haline gelen OpenAI, önemli bir haberle daha gündeme geldi. Öyle ki firmanın GPT-4.5 Turbo üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. İşte ayrıntılar…
OpenAI, GPT-4‘ü bundan tam bir yıl önce yani 14 Mart‘ta duyurdu. Model, yapılan birçok testte yüksek puanlar aldı. Bu nedenle teknoloji dünyasında uzun bir süre unutulmadı. Bugün ise önemli bir gelişme yaşandı.
OpenAI‘ın resmi web sitesinde GPT-4.5 Turbo ile ilgili bir makale yayınladığı ortaya çıktı. “Yanlışlıkla” yayınlandığı söylenen bu makale, kısa bir süre sonra yayından kaldırılsa da gözden kaçmadı. İçerikte yeni dil modelinin yani GPT-4.5 Turbo‘nun GPT-4‘e kıyasla daha gelişmiş olduğu, buna göre hız, doğruluk ve ölçeklenebilirlik açısından öne çıktığı söyleniyordu.
İtalya Veri Koruma Kurumu (Italian Data Protection Authority), OpenAI için kullanıcı verileri ile ilgili bir sebepten ötürü inceleme başlattı.
Bu makalede yer alan en dikkat çeken detaylardan birisi de GPT-4.5 Turbo‘nun Haziran 2024‘e kadarki bilgilere sahip olacağı. Yani bu, 31 Mayıs tarihinde yaşanan herhangi bir olay hakkında bilgi verebileceği anlamına geliyor. Bu noktada GPT-4 bilgilerinin Nisan 2023 ile sınırlandığını belirtelim.
OpenAI tarafından bu konuyla ilgili bir açıklama gelmedi. Bu sızıntının GPT-4‘ün kullanıma sunulduğu günde yaşanmasının pek de tesadüf olmadığı düşünülüyor. Bu sebepten ötürü firmadan bir açıklama yapması bekleniyor.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? GPT-4.5 Turbo sürümünden beklentileriniz neler? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Elektrikli otomobil dünyasına hızlı bir giriş yapsa da bir süre stabil konumda devam eden Volkswagen yeni bir model daha tanıttı. Geçtiğimiz günlerde yenilenen Passat’ı tanıtan marka hemen arkasından 322 Hp güç üreten bir canavarı kullanıcılara sundu. Markanın ilk elektrikli hot hatch modeli Volkswagen ID.3 GTX özellikleri haberimizde…
İşte Volkswagen ID.3 GTX özellikleri ve fiyatı!
Elektrikli otomobilleri ile ön plana çıkmaya çalışan Volkswagen en sonunda hot hatch segmentine de adım attı. Golf R, Golf GTI, Polo GTI ile gönüllerde taht kuran marka bu birlikteliği elektrikli otomobil dünyasına da taşımak istiyor. Bununla birlikte 322 Hp güç üreten Volkswagen ID.3 GTX’de meydana çıkmış oldu.
Aslında otomobil geçtiğimiz günlerde tanıtılan Cupra Born VZ ile oldukça benzer. Aynı platformu kullanan otomobilin normal versiyonu (ID.3 GTX baz versiyonu) arka aksta 282 Hp güç üretiyor. Ancak otomobilin performans modeline yapacağınız eklemeler ile birlikte bu değer 322 Hp civarlarına çıkıyor.
Arkadan çekişli olan Volkswagen ID.3 GTX 0’dan 100’e (0-62 mph) 5,6 saniyede çıkıyor. Bu değer 322 Hp’lik güçlendirilmiş versiyon için geçerli. Baz ID.3 GTX 0’dan 100’e 6 saniyede çıkıyor. Araç 175 kilowatt’ta DC şarjı destekliyor ve böylece pil 26 dakika içinde yüzde 10 seviyesinden yüzde 80 seviyesine ulaşabiliyor. Tam şarj ile 373 mil (600 kilometre) menzil sunmakta.
Aracın iç ve dış tasarımına baktığımızdaysa bizleri klasikleşen elektrikli Volkswagen tasarımının karşıladığını söylemeliyiz. Yumurta şeklindeki ön görünüş, çizgi şeklinde logoya ulaşan gündüz farları oldukça şık. Arka tarafta ise Golf’e büyük oranda benzeyen bir tasarım yer almakta. Aracın tavan ve bagaj kapağı rengi ise siyah olarak geliyor.
Volkswagen Passat yenilenmiş versiyonuyla Türkiye'de sunuldu. Peki tasarımı ve motoru değişen yeni model neler sunuyor?
Yeni GTI olmaya aday olan modelin fiyatı henüz bilinmiyor. Bununla birlikte otomobilin Türkiye’de satışa sunulup sunulmayacağı da merak konusu. Peki siz Volkswagen ID.3 GTX özellikleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar bölümünde belirtmeyi unutmayın…
DJI Express, şehirler arası hızlı ve kolay taşımacılık yapmak için tasarlanmış bir İHA konsepti olarak görücüye çıktı. Bu İHA, kısa mesafeli şehirler arası yolculuklar için kargo ve malzeme teslimatını, sürücü ihtiyacı olmadan gerçekleştirebilecek.
DJI Express İHA: Şehirler arası kargo teslimatını kolaylaştıran yenilik
DJI Express, İHA havaalanı olan şehirlerden yararlanarak, teslimat ajanı rolünü üstlenecek ve böylece büyük mesafeleri hızlı ve kolayca katederek teslimatları tamamlayacak. Çinli tasarımcı Qingsheng Meng tarafından oluşturulan DJI Express İHA konsepti, mevcut İHA’lardan farklı bir formata sahip.
Çoğu quadkopter şeklindeki hava cihazlarının aksine, DJI Express, normal bir uçağın uçabileceği daha uzun mesafeleri katedebilen kanatlı bir eVTOL (elektrikle çalışan dikey kalkış ve iniş yapabilen araç) şeklinde tasarlanmış.
Black Hornet 4, armut büyüklüğünde bir İHA olarak askeri keşif ve savaş alanı gözetiminde yeni bir dönem başlatıyor. İşte özellikleri...
İnsansız olan bu hava aracı tamamen uzaktan kontrol ediliyor, rota haritalaması ve engel tespiti için bir dizi sensöre ve pilotun manevra yaparken etrafı görmesini sağlayan, uçağın ucunda bulunan oldukça büyük bir kamera ünitesine dayanıyor.
DJI Express İHA’nın özellikleri
İHA’nın tasarımı, birkaç farklı gruba ayrılabilir: Kanatlı bir uçak, her iki tarafta pervaneler, ön kısımda ‘görüş’ sağlayan 2 eksenli gimbal üzerine monte edilmiş yüksek tanımlı kamera ve uçağın gövdesinde üstte bir pil modülü ve altta kargo yükü.
Son olarak, yönlendirme ve stabilite için kuyrukta özel bir pervane bulunuyor. İHA’nın üst kısmındaki yakından görünüm, teslimat döngüsü sırasında pil hücrelerini değiştirmek için kolayca çıkarılabilen bir sap ile ayrılabilir pilini gösteriyor.
Ancak dronenin kendi şarj portu da var, bu da pil paketlerini şarj edebileceği bir özellik. DJI Express İHA’nın tasarımı ayrıca, uçuş sırasında motor ve pillerin hızla soğumasını sağlayan oldukça iyi havalandırılmış bir gövdeye sahip.
Soğuk hava, İHA’nın gövdesinden geçerek, uçuş sırasında optimal sıcaklıkların korunmasına ve daha uzun yolculuklar için pilin sağlıklı kalmasına yardımcı oluyor. Bununla birlikte, DJI’ın işletme portföyünde bir teslimat dronu var – Flycart 30.
Ancak, Flycart hala şehirler arası yolculuklarında kargo teslim etme yeteneğini sınırlayan bir quadkopter tarzı tasarıma sahip. DJI Express İHA, özellikle şehirler arası kısa mesafeli yolculuklar için kargo teslimatı alanında yeni bir çözüm sunuyor ve bu alanda geleneksel taşıma yöntemlerine alternatif bir yaklaşım getiriyor.
Sizin Kargo İHA’sı hakkındaki düşünceleriniz neler? Sizce bu İHA’ları gelecekte görme şansımız var mı? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Akıllı telefon işindeki payını artırmak için çalışmalarını sürdüren OnePlus, çok yakında Ace 3V modelini kullanıcıların beğenisine sunacak. Kısa bir süre önce kilit özellikleri belli olan modelin şimdi de tasarımı ortaya çıktı. İşte OnePlus Ace 3V özellikleri ve tasarımı!
OnePlus Ace 3V özellikleri ve tasarımı
OnePlus Ace 3V, sektör standartlarına kıyasla normal sayılabilecek bir ekran gövde oranına sahip. Bunun dışında cihazda delikli bir ekran tasarımı karşımıza çıkıyor. Arka tarafta ise iki adet sensörün yer aldığı çift kamera kurulumu mevcut olacak.
OnePlus Ace 3V, orta segmente hitap eden Snapdragon 7+ Gen 3 işlemcisinden güç alan ilk akıllı telefon olacak. Şu an için yonga setiyle ilgili net detaylar olmasa da selefi Snapdragon 7 Gen 3‘e göre daha güçlü bir kullanıcı deneyimi sunacağını söylemek mümkün.
Yeni orta segment canavarı OnePlus Nord CE 4 tanıtım tarihi belli oldu. Gelin tarihe ve cihazın bildiğimiz özelliklerine bir göz atalım!
Geçmiş sızıntılara göre OnePlus Ace 3V, 1.5k çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı sunan OLED bir panelle kullanıcı karşısına çıkacak. Bununla birlikte cihazda delikli bir ekran tasarımına yer verilecek.
Modelde 100W hızlarında şarj olabilen 5.500 mAh’lik bir bataryaya yer verilecek. Bunun dışında plastik bir çerçeveye ve cam bir arka panelle gelecek. Son olarak ürünün Nord 4’ün küresele yönelik yeniden markalanmış sürümü olacağı iddia ediliyor. Hatırlanacağı üzere cihazın selefi Ace 2V, Nord 3’ün yeniden markalanmış versiyonuydu. Son olarak ürünün önümüzdeki birkaç ay içinde tanıtılması bekleniyor.
Relic Entertainment ve World’s Edge, Age of Empires 4 için önemli bir güncelleme sağladı. İkonik strateji oyunu artık PC ve Xbox konsolları arasında çapraz oyun desteği sunacak. Bu destekle birlikte konsol ve PC oyuncuları karşı karşıya gelebilecek.
Age of Empires 4 çapraz platformu destekleyecek
Sezon 7 olarak adlandırılan güncelleme; Windows PC, Xbox Series X|S ve Xbox One oyuncularını ilk kez çok oyunculu modlarda bir araya getiriyor. Rakipler artık herhangi bir platform kısıtlaması olmadan, Team Deathmatch gibi modlarda takım kurabilecek ve kafa kafaya mücadele edebilecek.
Çapraz oyun desteği son yıllarda oldukça popüler hale geldi. Gerçek zamanlı strateji yapımı da bu yoldan giderek hem konsol hem de PC kullanıcıları tek çatı altında birleştiriyor. Buna ek olarak Sezon 7, Age of Empires 4’teki tüm uygarlıklar için önemli denge değişiklikleri sunuyor.
AMD ve Intel rekabeti ne durumda? Intel ve AMD 2023 işlemci sevkiyatı oranları belli oldu. Buna göre zirvede sürpriz yok.
Geliştiriciler, aylarca süren oynanış verilerine dayanarak birimler, teknolojiler ve ekonomiler üzerinde ince ayarlar yaptığını söyledi. Bu bağlantıda yer alan yama notları üzerinden her bir uygarlık için yapılan ayarlamaları inceleyebilirsiniz.
Çapraz oyun güncellemesi, Age of Empires 4’ün tüm platformlardaki oyuncu kitlesini artırmaya yardımcı olacak gibi duruyor. İlk olarak 2021’in sonlarında büyük beğeni toplayarak piyasaya sürülen yapım, Dawn of the Dukes gibi genişleme paketleriyle büyümeye devam ediyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Age of Empires 4 nasıl bir oyun? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için çok değerli.
Microsoft, DirectX Agility SDK’nın son sürümünü yayınladı ve bu, oyun geliştirme dünyasında yeni ve heyecan verici özellikler getiriyor. Agility SDK 1.613.0‘nın en dikkat çekici yeniliği, “Work Graphs” adı verilen ve geliştiricilere adanmış GPU’ların tam potansiyelini kullanma imkanı sunan, keskin bir API.
Microsoft yeni DirectX 12 SDK özelliği Work Graphs’i tanıttı
Work Graphs, sadece mevcut bir modelin yükseltilmiş bir sürümü değil, oyunlardaki 3D grafiklerle yapılan işlemleri tümüyle yeni bir şekilde yapmayı mümkün kılan tamamen yeni bir yaklaşım.
Bu API, daha verimli, esnek ve yaratıcı bir geliştirme ortamı sağlıyor ve yazılım mühendislerine, GPU iş yüklerini ana CPU’ya bağlı kalmadan anında oluşturup planlama yeteneği veriyor. Work Graphs, daha yüksek performans seviyeleri, düşük gecikme süreleri ve oyunla ilgili çeşitli programlama görevleri için daha büyük ölçeklenebilirlik sağlayabiliyor.
GPU Upload Heaps ve Non-Normalized örnekleme isimli iki yeni özellik ile DirectX 12 daha iyi oyun performansı vadediyor.
Microsoft’a göre, bu teknoloji, özellikle eski CPU‘lara sahip PC oyun sistemlerine yeni bir yaşam verebilir ve performans yükünü daha kolay değiştirilebilen ve yükseltilebilen GPU’lara kaydırabilir.
Agility SDK 1.613.0 ayrıca, daha verimli bir gölgeleme programlama ortamı sağlayan Shader Model 6.8 ve modern GPU’ların tartışmalı yeniden boyutlandırılabilir BAR özelliğinin verimliliğini artıran GPU Upload Heaps gibi ek özellikler de içeriyor.
Work Graphs desteği, Nvidia (RTX 30, RTX 40) ve AMD (RX 7000) GPU’larında da mevcut. Sizce Microsoft’un bu yenilikleri, özellikle eski donanımlı sistemlerde, oyun deneyimini iyileştirebilir mi? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.