Amazon Prime Video platformu, bu sefer olumsuz bir haberle gündeme geldi. Eğer Amazon Prime’ın ücretli olan reklamsız versiyonuna sahip değilseniz, artık Dolby Vision ve Dolby Atmos özellikleri için ekstra bedel ödemeniz gerekiyor. Şirketi bu ani kararı almaya iten finansal sebep tam olarak bilinmese de, platformu kullananlar bu durumdan pek hoşnut olmayacak gibi görünüyor.
Amazon Prime’da, Dolby Vision ve Atmos ücretli oldu!
Eğer normal bir Amazon Prime üyesiyseniz, Dolby Vision ve Atmos seçenekleri yerine sadece Dolby Digital 5.1’e erişim sağlayabileceksiniz. Ayrıca HDR10 desteği de normal kullanıcılar için mevcut olacak. Özellikle Amazon’un yine ücretsiz verdiği HDR10+’ın, Dolby Vision için iyi bir alternatif olduğu söyleniyor.
Bu değişimde en tepki çeken kısım ise, Amazon’un kullanıcı deneyimini böylesine etkileyecek bir şey için herhangi bir resmi açıklama ya da e-posta bildirimi yapmaması oldu. Gelen tepkilerin artması sonucunda Amazon basın sözcüsü Katie Barker yaptığı açıklamada, iddiaların doğru olduğunu ve artık Dolby özellikleri için kullanıcıların üyeliklerini yükseltmesi gerektiğini söyledi.
Amazon beklenmedik işten çıkarma kararını duyurdu. Sağlık alanında verim alamadığı iki şirketinden yüzlerce çalışanı kovacak. İşte detaylar...
Bu değişikliğin sebebinin ise, Dolby’nin oldukça artan lisans ücretleri olduğu konuşuluyor. Elbette bu artış, her zaman olduğu gibi kullanıcılara yansıtılacak. Durumun olumlu tarafı ise, Türkiye’deki kullanıcıların bu değişimden henüz etkilenmemiş olması.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Amazon’un yaptığı doğru mu? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için değerli.
Gelişen teknolojiyle birlikte, giyilebilir teknoloji alanında sürekli olarak yeni ve heyecan verici gelişmeler görüyoruz. İlk olarak akıllı saatlerle tanıştık, ardından akıllı yüzükler popülerlik kazanmaya başladı. Şimdi ise “akıllı küpe“nin geleceğini konuşuyoruz…
Akıllı küpe teknolojisi geliyor
Bugünlerde giyilebilir teknolojiler oldukça popüler olmaya başladı. Bu cihazlar artık sadece ajan filmi sahnelerinden değil, gerçek hayattan da tanıdık hale geliyor. Bu giyilebilir teknolojiyle donanmış olmak, sağlık bilgilerini kulağınıza küpe yapmak anlamına geliyor.
Piyasada fazlaca giyilebilir teknoloji var ancak, bu kadar teknolojik donanımın içinde kaybolmak yerine, gerçekten işe yarayan ve yaşamımızı kolaylaştıran ürünler arayışındayız. Bu arayışa cevap olarak, akıllı bilezikler ve akıllı yüzüklerin ardından, akıllı küpe konsepti karşımıza çıkıyor.
Apple Watch Series 9 ve Ultra 2 modellerinde hayalet dokunuş hatası can sıkıyor. Sorunu çözmeye çalışan Apple, geçici bir çözümün de peşinde.
Washington Üniversitesi tarafından geliştirilen akıllı küpe, sürekli olarak vücut sıcaklığını kulak memesi aracılığıyla okuyan bir cihaz. Tek bir pim ile donatılmış olan bu küpe, cilt sıcaklık sensörünü barındırırken, sallanan kısımdaki sensör ise çevre sıcaklığını izliyor.
Bilekliğe göre daha doğru sonuç veriyor
7 Şubat’ta yayımlanan üniversitenin bulgularına göre, bu veriler stres, ateş, egzersiz alışkanlıkları, beslenme alışkanlıkları veya kadın sağlık trendlerini izlemek için kullanılabilecek. Projenin ortak yazarı ve bilgisayar bilimi ve mühendislik alanında doktora öğrencisi olan Qiuyue Xue, bilekten değil de kulak memesi üzerinden cilt sıcaklığını izlemenin “çok daha isabetli” olduğunu belirtiyor.
Termal akıllı küpe’nin geliştiricileri, akıllı giyilebilir cihazı altı katılımcı üzerinde test etmiş ve raporlara göre küplerin, cilt sıcaklığını doğru bir şekilde tespit etmede akıllı saatlerden daha üstün olduğunu bulmuşlar. Akıllı küpe’nin maksimum pil ömrü 28 gün ve sıcaklık verilerini iletmek ve pil ömrünü korumak için düşük güçlü bluetooth iletimi kullanıyor.
Gelecekte akıllı küpelerin, giyen kişinin günlük aktiviteleri sırasında güneş veya kinetik enerji ile şarj edilme potansiyeli bulunuyor. Eğer bu futuristik tarz sizin için uygun değilse, küpeler reçine süsler veya değerli taşlar ile özelleştirilebilir.
Cevap verilmesi gereken çok soru bulunuyor
Akıllı küpe henüz geliştirme odaklı bir prototip aşamasında olduğu için, bu giyilebilir cihazın belirli yönleri hakkında bazı belirsizlikler bulunuyor. Ataş boyutundaki bir küpeyi nasıl şarj edersiniz? Sadece bir kulakta mı, yoksa her iki kulakta da aynı sıcaklık verilerini toplayan iki benzer akıllı küpe mi olacak? Bu küpe, akılsız bir süs mü olacak? Yoksa ileride sağdaki küpe sıcaklık verilerini okurken, soldaki farklı bir işlev mi görecek?
Vücut sıcaklığı ölçümlerinin en doğru yapıldığı bölge konusunda farklı bilgiler bulunuyor. Çoğu çalışma, kısa süreli ateş takibi için tasarlanmış tıbbi cihazlarla ilgili. Apple Watch’ların Seri 8 ailesi ve sonrası modelleri, sıcaklığı bilekten ölçüyor ve saatın doğruluğu konusunda etkileyici geri bildirimler mevcut.
Ancak akıllı küpe’nin geliştiricileri, akıllı saatler gibi giyilebilir cihazların, kadın sağlığı nedeniyle vücut sıcaklığını dakik bir doğrulukla ölçemediğini iddia ediyor. Bu iddiaları destekleyen veya reddeden diğer çalışmalar henüz oldukça sınırlı.
Ancak eğer doğruysa, akıllı küpe’ler, ovülasyon gibi kritik doğurganlık ve kadın sağlığı faktörlerini izlemek için bir umut simgesi olabilir. Peki siz ne düşünüyorsunuz? Aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Geçtiğimiz hafta Amerika’daki tam 2.2 milyon adet otomobilini uyarı lambası yeteri kadar büyük olmadığı için geri çağırmak zorunda kalan Tesla, 1 ay önce de Kızıldeniz’deki savaş durumu yüzünden materyal tedariği aksamış ve Almanya fabrikasındaki üretimini tamamen durdurmuştu. Görünen o ki şirket için pek de iyi başlamayan 2024 yılı, daha büyük felaketler için de bir potansiyel taşıyor.
Tesla ne yapacak?
Tesla, yıl başından beri S&P 500 endeksinin en kötü performans gösteren şirketi konumuna geldi. 5 Ocak’ta 754 milyar dolar olan toplam hisse değeri, 589 milyar dolara kadar gerilemiş durumda. Bu devasa düşüş, firmada büyük miktarda hissesi olan Elon Musk’ın dillere destan servetine de zarar verebilir.
Şirket bu kez de, Güney Kore’de bir bozguna uğradı. Ocak ayında Tesla’nın, tüm ülkede sadece 1 adet otomobil sattığı ortaya çıktı. Bu otomobil ise bir Model Y olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, Haziran 2022’den beri en düşük satış rakamı olarak kayıtlara geçti. Geçtiğimiz yıl Güney Kore’de büyük satış yapan Tesla’nın yaşadığı bu hezimetin sebebi olarak, ülkede kendini gösteren enflasyon dalgası ve yeteri kadar şarj istasyonu olmaması gösteriliyor.
Popüler girişimci Elon Musk, artık yalnızca X üzerinden sesli arama yapacağını söyledi. İşte tüm detaylar...
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Tesla ne yapmalı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için çok değerli.
Seattle’dan Dubai’ye yapılan uçuş sırasında, Microsoft Word’ün üst düzey yöneticisi Omar Shahine, Emirates’in Boeing 777 business class kabininde Apple’ın son teknoloji ürünü olan Vision Pro’yu deneyerek dikkat çekti. Bu deneyimin, uçak içi eğlence deneyimini kökten değiştirebilecek bir potansiyele sahip olduğunu açıkladı.
Apple Vision Pro ile uçakta sinema deneyimi
Shahine, Vision Pro’nun kabinde dev bir ekran oluşturduğunu, kişisel bir sinema salonu deneyimi yaşadığını paylaştı. Uçağın içindeki WiFi hizmetini kullanarak çevrimiçi içeriklere erişim sağladı. Cihazın sunduğu üç boyutlu deneyimi övmeyi de ihmal etmedi.
Apple Vision Pro’nun küresel lansmanı henüz yeni olmasına rağmen, Shahine’nin deneyimi birçok kişinin dikkatini çekti. Shaine, gelecekte bu tür teknolojilerin uçuş deneyimini nasıl değiştirebileceği konusunda heyecan yarattığını ifade etti.
Elon Musk, Twitter'da yaptığı son açıklamada Apple Vision Pro'yu test ettiğini açıkladı. Peki yeni gözlük hakkında ne düşünüyor?
Shahin’e göre Vision Pro’nun fiyatı yüksek. Bu da cihazın daha geniş kitlelere ulaşmasını engelleyecek. Şu anda 3 bin 499 Dolarlık fiyatıyla satışta olan cihaz, lüks bir ürün olarak konumlandırılıyor.
“Pahalı ve ağır bir cihaz”
Shahine, deneyimlerine ek olarak, Vision Pro’nun ağırlığı ve uzun süreli kullanımın göz yorgunluğu yaratabileceği konusunda endişeli. Ancak, cihazın sağladığı benzersiz deneyimin fiyatının karşılığını verdiğini savunuyor. Vision Pro’nun gelecekteki uçak içi eğlence standardı olabileceğini iddia etti.
Vision Pro’nun uçak içi eğlence sektöründe büyük bir değişim yaratabileceği ve teknolojinin daha geniş kitlelere ulaşması için fiyatının düşmesinin beklenmesiyle birlikte, bu deneyimlerin ilerleyen dönemlerde nasıl gelişeceği merak konusu.
Sizce Apple Vision Pro almaya değer bir ürün mü? Aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Kobo Libra 2, kitap okuma deneyimini bir üst seviyeye taşıyan özellikleri ve yenilikçi tasarımıyla dikkat çekiyor. İncelediğimiz bu cihazın sunduğu özellikler ve teknik detayları yakından inceleyelim.
Kobo Libra 2 inceleme!
D&R mağazalarında tüm Kobo E-Kitap okuyucularda SDN’ye özel %10 indirim kodu almak için: 4933’e DR KOBOSDN10 yazıp ücretsiz SMS gönderin, gelen kod ile 12 Mart 2024’e kadar D&R mağazalarından Kobo E-Kitap Okuyucu aldığınızda SDN’ye özel %10 indirim kazanabilirsiniz.
Kobo E-Kitap Okuyucu Alanlara E-Kitaplarda %50 İndirim Kampanyası: Kobo e-kitap okuyucu alışverişine tüm e-kitaplar %50 indirimli. (29 Şubat 2024 gün sonuna kadar dr.com.tr’den tek seferde yapılacak en fazla 1.000 TL’lik e-kitap alışverişinde geçerlidir.)
Libra 2’nin 7 inçlik E Ink Carta 1200 dokunmatik ekranı, muhteşem görüntü kalitesi ve hızlı sayfa çevirme özellikleri sunar. Bu ekran, parlama yapmaması ve daha derin kontrast sunmasıyla akıllı telefon veya tablet ekranlarından farklı bir deneyim sunar.
Karanlık Mod özelliği, siyah arka plan üzerinde beyaz metin seçeneği sunarak göz yorgunluğunu azaltır ve uzun süreli okuma seansları için ideal bir ortam yaratır. Ayrıca, TypeGenius özelliği sayesinde kullanıcılar 13 farklı yazı tipi ve 50’den fazla yazı karakteri stili arasından seçim yapabilir, okuma deneyimini kişiselleştirebilirler.
Kobo Libra 2, Bluetooth kablosuz teknolojisiyle Kobo Sesli Kitapları’nı destekler. Bu özellik, kullanıcılara kitap okurken veya iş yaparken sesli kitapları dinleme özgürlüğü sağlar.
Kobo Libra 2 teknik özellikleri
Ekran: 7″ HD E Ink Carta 1200 dokunmatik ekran, 300 PPI, 1264 x 1680 çözünürlük, Karanlık Mod
Depolama: 32 GB (24.000 adede kadar kitap depolanabilir)
CPU: 1 GHz
Bağlantı: WiFi 802.11 ac/b/g/n (çift bant), Bluetooth kablosuz teknolojisi, USB-C
Su Geçirmezlik: IPX8 – 2 metre derinliğindeki suda 60 dakikaya kadar dayanıklı
Ön Işık: Ayarlanabilir parlaklık ve mavi ışık azaltma teknolojisi
Popüler video konferans uygulaması Microsoft Teams, yeni bir özelliğiyle gündeme geldi. Kullanıcılarının şikayetlerine kulak veren uygulamaya, genel kanalları susturma özelliği eklenecek. Genel kanallardan gelen sürekli bildirimlerden rahatsız olan birçok kişi, Microsoft’a konu hakkında talepte bulunmuştu. Böylece kullanıcıların gereksiz bildirimlere maruz kalmadan, yaptıkları işe daha iyi konsantre olabileceği düşünülüyor.
Microsoft Teams için kanalları susturma özelliği geliyor!
Microsoft 365 güncellemesiyle birlikte gelecek yeni özellik, sadık Microsoft Teams kullanıcıları tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Windows, Mac ve mobil olmak üzere tüm platformlarda yayınlanacak bu güncellemenin, uzun dönemde uygulamanın kullanıcı sayısının artmasına bile yardımcı olacağı düşünülüyor. Microsoft’un böyle küçük bir yeniliği neden daha önce getirmediği merak konusu olurken, şirket kullanıcı deneyimini artıracak yenilikler getirmeyi sürdüreceklerini açıkladı.
Kullanıma sunulacak güncelleme, takvim bildirimlerini sabit bir düzene sokarak kullanıcıların rutin olarak karşılaştıkları bildirim sesinin azaltılmasını da sağlayacak. Diğer bir yenilik ise sesli çağrılarla ilgili olacak. Buna göre toplantı sırasında sesli olarak aranan bir kişi, bu aramayı cevaplandırmak zorunda kalmadan toplantısına konsantre olabilecek. Gergin bir online sunum sırasında en küçük dikkat dağınıklığının nelere mal olabileceğini hesaba katarsak, bu yeniliğin hayati önem taşıdığını söyleyebiliriz.
Yeni güncelleme Windows 11 için veri kaybına yol açıyor. Microsoft, kullanıcıların güncelleme yapmadan dikkat etmesini istedi.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Siz Microsoft Teams kullanmaktan keyif alıyor musunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
Yapay zeka teknolojisi sayesinde artık neredeyse her soruya cevap bulabilmek mümkün. Bu yazımızda yapay zeka chat botu olan ChatGPT’den, Sevgililer Günü için alınabilecek mantıklı hediye fikirleri vermesini istedik.
2024’ün en iyi Sevgililer Günü hediye fikirleri neler?
Öncelikle belirtmek gerekir ki verilen yanıtlar, yapay zekanın tamamen kendi fikirleri. Bu seçenekler arasında kolayca ulaşılabilecek hediyeler de var, çok pahalıya mal olacak olanlar da var. Umarız bütçenize göre bir seçenek bulabilirsiniz. Bakalım yapay zeka kutusundan ne gibi sürprizler çıkacak?
İşte ChatGPT’nin Sevgililer Günü hediye fikirlerine verdiği yanıtlar:
1.Sürdürülebilir ve çevre dostu hediyeler: Bu seçenekte, çevre dostu ürünlere odaklanmak önemlidir. Örneğin, kakao çiftçilerine adil ticaret sağlayan veya ormansızlaşmayı önleyen çikolataları tercih etmek, doğal kaynakları korumak ve çocuk işçilerin kullanıldığı ülkelerden gelen ürünleri engellemek için önemlidir.
Aynı şekilde, çevre dostu ambalajlama ve üretim sürecine önem veren çiçekler veya diğer hediyeler de tercih edilebilir.
Kullanıcıların alışveriş sırasında daha iyi seçimler yapmasını sağlayacak yapay zeka asistanı Rufus tanıtıldı.
2. Kişiselleştirilebilir hediyeler: Bu tür hediyeler ilişkinizin özel olduğunu ve sevgilinize, onu özel bir şekilde düşündüğünüzü gösterir. Örneğin, birlikte yaşadığınız anılardan oluşan bir fotoğraf albümü veya üzerine isim kazınmış bir kolye seçebilirsiniz. Bu tür hediyeler, duygusal bağınızı güçlendirebilir ve unutulmaz bir Sevgililer Günü deneyimi sunabilir.
3. Deneysel hediyeler: Deneyimsel hediyeler, rutinlerden sıyrılarak birlikte yeni şeyler denemenizi sağlar. Sıcak hava balonu yolculuğu veya bir yemek kursu gibi etkinlikler, birlikte geçirdiğiniz zamanı daha anlamlı hale getirebilir ve birlikte unutulmaz anılar oluşturmanıza yardımcı olabilir.
4. Abonelik hizmetleri: Abonelik hizmetleri, yalnızca Sevgililer Günü’nde değil, yıl boyunca devam eden bir hediye sunar. Örneğin, sevgilinizin ilgi alanlarına uygun olarak bir kitap kulübü aboneliği, spor salonu aboneliği veya bir dizi platformu aboneliği alabilirsiniz. Bu tür hizmetler, ilişkinizin devamlılığını ve birlikte geçirdiğiniz zamanı artırabilir.
5. Sağlık ve kişisel bakım ikramları: Bu tür hediyeler, sevgilinizi kendini şımartmaya teşvik eder. Bir spa günü veya masaj gibi rahatlatıcı bir deneyim, onların stresini azaltabilir ve ilişkinizi daha da güçlendirebilir. Aynı zamanda, kokulu mumlar veya banyo tuzları gibi küçük dokunuşlar da onlara özel hissettirebilir.
6. Teknolojik aletler: Eğer partneriniz teknolojiyi seviyorsa, onların ilgi alanlarına uygun bir teknolojik hediye seçebilirsiniz. Akıllı saatler, kablosuz kulaklıklar veya yeni bir tablet gibi cihazlar, onların hayatını kolaylaştırabilir ve onları mutlu edebilir.
7. Kendin yap ve el yapımı hediyeler: El yapımı hediyeler, kişisel bir dokunuş ve özen gösterdiğinizi gösterir. Örneğin, birlikte geçirdiğiniz anılardan oluşan bir albüm veya ilişkinizde özel anlam taşıyan bir hikaye kitabı oluşturabilirsiniz. Bu tür hediyeler, duygusal bağınızı güçlendirebilir ve sevgilinize özel hissettirebilir.
8. Fine dining deneyimi: Birlikte romantik bir akşam yemeği, ilişkinizi yeniden canlandırabilir ve özel hissettirebilir. Sevdiğiniz bir restoranda rezervasyon yapmak veya evde şefin hazırladığı özel bir menüyle sıcak bir akşam yemeği düzenlemek, romantizmi tazeleyebilir ve unutulmaz bir deneyim sunabilir.
9. Seyahat deneyimi: Birlikte yeni yerler keşfetmek, ilişkinizi daha da güçlendirebilir. Sevgililer Günü’nde beklentiyi ve heyecanı artırmak için sürpriz bir seyahat planlamak, birlikte unutulmaz anılar oluşturmanıza yardımcı olabilir.
Her bir hediye seçeneği, sevgilinizin ilgi alanlarına, kişiliğine ve ilişkinizin dinamiklerine göre özel olarak seçilmelidir. Bu şekilde, onlara gerçekten anlamlı ve özel bir Sevgililer Günü deneyimi sunabilirsiniz.
Yapay zekaya danışmamız sonucunda, Sevgililer Günü için kutudan anlamlı ve özel hediye fikirleri ortaya çıktı. Neyse ki, içlerinde ekonomik hediye seçenekleri de mevcut. Umarım, ChatGPT kafanızdaki: “Sevgilime ne hediye alacağım?” sorusuna mantıklı bir yanıt verebilmiştir. Siz olsanız hangisini seçerdiniz? Aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Avrupa Birliği hem Apple hem de Google’ın rakiplerine yer vermeyen çabalarına karşı önlemler almaya devam ediyor. Son olarak AB, DMA yani Dijital Piyasalar Yasası’nı yürürlüğe koydu. Bu anlamda Apple’ın uygulama marketi App Store ve tarayıcısı Safari için alternatiflere izin verme zorunluluğu ortaya çıktı. Apple, iOS 17.4 ile tarayıcı ve uygulama marketi alternatiflerini desteklemeye başlayacak. Ancak Apple’ın iPhone mesaj uygulaması iMessage için AB tarafından belirlenen DMA kurallarrının uygulanmayacağı ortaya çıktı.
iPhone iMessage uygulaması için neden AB DMA kuralı uygulanmıyor?
Apple’ın bir dönem sadece kendi iPhone’lar arasında mesajlaşmak için kullandığı iMessage, AB DMA kurallarından muaf oldu. Peki ama popüler mesajlaşma uygulaması nasıl bu kısıtlamalardan muaf olabildi? Ortaya çıkan detaylara bakılırsa iMessage özellikle ABD ve Kuzey Amerika bölgesinde yoğun olarak kullanılıyor.
Avrupa Birliği ülkelerinden ise iPhone kullanıcıları WhatsApp ve Telegram kullanmayı tercih ediyor. Özellikle AB ülkelerinde iMessage’ın yeterince popüler olmaması, uygulamanın bu kurallardan muaf olmasını sağladı.
Buna karşın Apple’ın iOS 17.4 ile iMessage alternatiflerine de yer verme ihtimali var. Bunun temel sebebi ise uygulamanın AB kurallarına tabi olup olmayacağının bugün netleşmesi. Bir dönem iPhone kullanıcılarının arasında kullandığı mesajlaşma uygulaması uzun süredir Android yani normal SMS desteğine de sahip. Eğer bir Android kullanıcısı iPhone kullanıcısına mesaj gönderirse bu yeşil renkli sohbet balonuyla karşı tarafa ulaşıyor.
Apple, iPhone 16 Pro Max pil ömrü için önemli bir değişime gidebilir. Ortaya çıkan sızıntıya bakılırsa 16 Pro Max bu konuda zirvede olacak.
Yine bir iPhone kullanıcısı da iMessage yerine SMS servisi kullanırsa bu da yeşil baloncukla karşı tarafa gidiyor. Google, Apple’ın bu renk ayrımını uzun süredir eleştiriyor. Apple ise bu ayrımı ise iMessage uygulamasının şifrelemesinin farklı olması nedeniyle, kullanıcıları korumak için yaptığını söylüyor.
Avrupa Birliği ise DMA ile birlik sınırları içinde tekelleşmenin önüne geçmeye çalışıyor. Apple ise bu nedenle uygulama marketi dışı uygulama yükleme gibi kurallarını kenara koymak zorunda kaldı. Ancak AB dışında bu katı uygulamaların devem edeceğini de bilmek gerekiyor.
Sony’nin PlayStation ve PC platformları için piyasaya sürdüğü aksiyon oyunu Helldivers 2, son günlerde sık sık gündeme geliyor. Oyuncuların yoğun ilgisiyle karşılaşan şirket, bu nedenle sunucu kapasitesini tam 2 katına çıkardı.
Ancak bu değişimin de mevcut oyuncu sayısı için yeterli olmadığı konuşuluyor. Eğer bu durum oyuncuların memnuniyetsizliğine yol açmaya devam ederse, çiçeği burnunda Helldivers 2 birçok oyuncusunu kaybedebilir.
Helldivers 2 çılgınlığı başladı!
Henüz geçtiğimiz hafta piyasaya sürülen Helldivers 2, beklendiğinden çok daha fazla ilgi çekti. Oyuncuların büyük ilgisi sunucuları kullanılamaz hale getirirken, birçok farklı sorun yaşandı. Oyunun yapımcıları oyunculara kendilerine gösterdikleri teveccüh için teşekkür ederken, yaşanan sorunlar üzerinde gece gündüz çalıştıklarını ve kısa süre içinde en ideal çözümü bulacaklarını söyledi.
Büyük uğraşlar sonucu, oyunun sunucu kapasitesi 250 binden 360 bine yükseldi. Bu rakam devasa gibi görünse de, yoğun talebe karşı yine yetersiz kalmış durumda. Ancak yine de birçok sorunun gözle görülür ölçüde azaldığı söyleniyor. İleriki günlerde ise, kapasite sorununun tamamen çözülerek oyunculara keyifli bir Helldivers 2 deneyimi sunulması amaçlanıyor.
NVIDIA GeForce RTX 4080 SUPER stokları ABD'de tükendi. RTX 4080'den daha ucuz olan ekran kartının fiyatı artışa geçti.
Üçüncü şahıs kamerasıyla oynanan oyun, ilk oyuna göre çok daha yüksek kaliteli bir grafik kalitesi ve oynanış sunuyor. 2020 yılında geliştirilmeye başlanan oyun, 8 Şubat tarihinde piyasaya sürülmüştü.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
Japon milyarder Masayoshi Son kurucusu olduğu Softbank’ın hisseleri 2024 başından beri büyük değer kazanınca, 40 gün içinde yaklaşık 4 milyar dolarlık bir kazanç elde etmiş oldu. Hisse değerindeki bu beklenmedik artışın sebebi olarak ise, şirketin alt kuruluşu olan çip üreticisi Arm firmasının borsada %192 değer kazanması gösteriliyor.
Japon milyarder Masayoshi Son kimdir?
Mevcut serveti 15 milyar doları aşan Masayoshi Son, dünyanın en zengin insanları arasında gösteriliyor. Radikal kişiliğiyle bilinen Son, özellikle teknoloji sektöründe yaptığı başarılı girişimlerle biliniyor. Japon milyarderin çoğunluk hissesini elinde bulundurduğu Softbank Arm’ı 2022 yılında 40 milyar dolara Nvidia’ya satmış, ancak Amerikan Federal Ticaret Komisyonu bu satışı çip sektöründe tekelleşmeye yol açacağı sebebiyle iptal etmişti.
Arm’ın yaşadığı büyük piyasa artışının temel nedeninin, şirketin çip üretimindeki kabiliyeti olduğunu söyleyebiliriz. Dünyanın en büyük çip üreticilerinden biri olan şirketin hisse değerinin, önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor. Eğer yapay zeka teknolojilerinin gelecek için barındırdığı potansiyeli düşünürsek, bu tahmin oldukça olası karşılanabilir. Çünkü firmanın tasarladığı, birçok farklı yapay zeka donanımında kullanılan özel çipler sektörde müthiş bir talep görüyor.
Samsung ve TSMC arasındaki 2nm çip rekabetinin kazananını Qualcomm belirlemiş olabilir. Gelin detaylara birlikte göz atalım.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Japon milyarder Masayoshi Son’un sıradaki hamlesi ne olacak? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için değerli.
Google’ın Bard ile başlayan yapay zeka serüveni Gemini ile zirveye ulaştı. Gemini Pro ile ChatGPT ile olan yarışa giren Google, önemli bir avantajını daha kullanmaya başlayacak. Sızıntıya bakılırsa kablosuz kulaklıklarda Google Asistan yerine Gemini yapay zeka uygulamasının kullanılma ihtimali doğdu.
Kablosuz kulaklıklar için Google Asistan yerine Gemini mi gelecek?
Yeni çıkan bir sızıntıya bakılırsa Google, Gemini yapay zekasını kablosuz kulaklıklarda da kullanma arayışında. Google Gemini uygulamasını bu hafta Türkiye’de dahil olmak üzere Asya-Pasifik ülkeleri, Afrika, Kuzey Amerika ve Latin Amerika ülkelerinde yayınlayacak.
Gemini uygulamasını Android için asistan olarak ayarlamanız da mümkün. Ancak kablosuz kulaklıklar halen Google Asistan’ı çalıştırmaya devam ediyor. Bunun nedeni ise Google Gemini’nin hali hazırda kablosuz kulaklıklara destek vermiyor olması.
Google'ın yapay zekası Google Gemini artık ABD dışında birçok ülkede kullanılabilir olacak? Peki hangi bölgelere geliyor?
Google uygulamasının 15.6 beta sürümünde bisto form faktörü için bir hata koduna ortaya çıktı. Kod satırı şu şekilde:
<string name=”assistant_onboarding_bisto_error_message”>Gemini mobile app is working on expanding availability to make it accessible on your headphones</string>
Kod dizisinde “Gemini mobil uygulaması, kulaklığınızdan erişilebilmesini sağlamak için kullanılabilirliği genişletme üzerinde çalışıyor” şeklinde bir ibare yer alıyor. Burada yer alan bisto, Google’ın 2017 yılında Google Asistan çalıştıran kablosuz kulaklıkları tarif etmek için kullandığı bir kavram. Bu anlama Gemini için kablosuz kulaklık desteği çalışması yapıldığı ortada.
Google’ın yakında kablosuz kulaklıklar için yapay zeka müjdesi vermesine ise kesin gözüyle bakılıyor. Bu anlamda Gemini uygulamasının tamamen Google Asistan yerine mi geçeceği ise belirsiz. Google Asistan uygulamasına Gemini desteği gelmesi de muhtemel. Bu anlamda kullanıcıların da Google Asistan ve Gemini arasında seçim yapma ihtimali de var. Ancak Google’ın başarılı Asistan uygulamasını kaldırmak yerine Gemini desteği sunması daha gerçekçi bir ihtimal.
Kablosuz kulaklıklar için yapay zeka desteği sunacak bu gelişme ile nasıl imkanların doğacağı ise merak konusu. Sizce kablosuz kulaklıklar için yapay zeka uygulaması Gemini başarılı olabilir mi? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Yatırım turu, erken aşama pazaryeri girişimlerine yaptığı yatırımlar ile bilinen Hollanda’nın en büyük fonlarından DFF(Dutch Founders Fund) liderliğinde gerçekleşirken, 212, TechOne VC, Logo Ventures ve Maxis ve Arya yatırımcılar arasında yer aldı. Yatırım Hollanda’dan Türkiye’ye bu ölçekte gelen en büyük tutara sahip olmasıyla dikkat çekerken, aynı zamanda DFF’in Türkiye’deki ilk yatırımı olarak göze çarpıyor. Yatırım sürecinde Getmobil’in danışmanlığını Height Partners üstlendi.
İlk olarak 2018’de Mehmet Uygun ve Zeynep Uygun tarafından telefon tamir dükkanı olarak kurulan Getmobil, sonraki süreçte ikinci el elektronik ürün alım satımı yapan küçük ve orta ölçekteki işletmeleri, Türk tüketicileri ile bir araya getiren bir pazaryeri platformuna dönüştü. Firma ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan Yenilenmiş Cihaz Yönetmeliği kapsamında Yenileme Merkezi olarak da faaliyet gösteriyor.
Şirketin kurucu ortaklarından Mehmet Uygun, “Bakanlık tarafından getirilen düzenleme sayesinde, yenilenmiş cihazların pazar payı ikinci el cihazlar arasında hızlı şekilde büyüdü. Ancak, yıllık yenilenmiş cihaz satış adetleri diğer ülkeler ile karşılaştırıldığında, Türkiye’de hala çok düşük seviyelerde, bakanlığın regülasyon desteği ve özel sektörün yaptığı yatırımlarla bu sektörün Dünya’ya göre çok daha hızlı ilerleyeceğini düşünüyoruz.” diye belirtti. “Pazaryeri platformumuz ülkemizde 35 bin civarında olduğunu bildiğimiz ikinci el elektronik esnafımız için hem alım hem de satım yönünden sağladığı fırsatlar ile, tüm sektörün kalkınmasını ve kurumsallaşmasını sağlıyor.”
Getmobil, kullanılmış cihazları direkt olarak son kullanıcıdan ya da iş ortaklarının takas programları üzerinden topluyor. Bunun yanı sıra firmanın sunduğu yazılım alt yapısı sayesinde, iş ortağı küçük işletmeler satın alacakları cihazların değerlemesini profesyonel şekilde yaparak cihaz satın alımı yapabiliyorlar. Cihazlar Getmobil’in bakanlık onaylı yenileme tesislerinde yenileme sürecinden geçtikten sonra, getmobil.com ve diğer offline, online platformlar üzerinde satışa açılıyor.
Döngüsel ekonomi, güçlü bir alternatif
Şirketin ana yatırımcılarından DFF’i temsil eden Sjoerd Nikkelen: “Döngüsel ekonomi son dönemde hem çevreye olan zararı azaltmak hem de tüketici tarafındaki erişilebilirliği artırmak açılarından, güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor.” diye belirtti. “DFF olarak, gelişmekte olan pazarlarda doğru teknolojik alt yapıyı sunması durumunda, döngüsel ekonomi üzerine faaliyet gösteren firmaların hızlı şekilde başarıya ulaştığını gözlemledik. Türkiye’nin nüfusu ve ekonomisi düşünüldüğünde bu konuda büyük bir potansiyeli var ve Getmobil, geliştirdiği teknolojik altyapı ve küçük işletmeleri öne çıkaran yapısı sayesinde bu potansiyeli ortaya çıkaracak doğru stratejilere sahip” diyerek sözlerine son verdi.
Her yıl 5 milyar elektronik cihazın çöpe atıldığını unutmamak gerekiyor. Diğer gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki davranışa benzer şekilde ülkemizde de, tüketicilerin çevre bilinci artıyor ve buna bağlı olarak kullanılmış cihazlar yeni cihazlar karşısında güçlü bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor.
Son olarak, şirketin daha önceki yatırım sürecine dahil olan Nevzat Aydın, Ömer Aras ve Ahmed Karslı gibi isimler bu turda yatırımlarını artırırken, sektörde önde gelen firmalardan Hindistan menşeili Cashify’in kurucu ortağı Mandeep Manocha da şirketin yeni ortakların arasında yer aldığını belirtelim.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın!