Elon Musk amacına ulaştı! Volkswagen’de Tesla imzası

Otomotiv pazarındaki elektriklenme hız kesmeden devam ediyor. Bugüne dek içten yanmalı motorlarıyla karşımıza çıkan üreticilerin büyük bir kısmı akıma ayak uydurarak bu dönemde elektrikli araçlar piyasaya sürerken, uzun vadede fosil yakıtlara sahip modellerin üretimine son vermek için de kolları sıvadılar. Tabii, pazardaki elektrikli otomobillerin sayısının artmasıyla şarj çözümleri konusunda da çalışmalara ağırlık verildi. Son olarak Volkswagen grubu Tesla’nın Tesla NACS konektörünü kullanacağını açıkladı.

Volkswagen Tesla NACS şarj konektörü kullanacağını açıkladı

The Verge tarafından paylaşılan rapora göre Volkswagen grubu da Tesla’nın NACS konektörünü (Kuzey Amerika Şarj Standardı) kullanacak otomobil üreticilerin arasına katılıyor. Şirket kısa bir süre önce yaptığı açıklamada mevcut elektrikli otomobil sahiplerinin Tesla’nın Supercharger ağına erişebilmesi için adaptör çözümleri araştırdığını ve 2025’e kadar konuyla ilgili önemli gelişmelerin yaşanabileceğini söyledi.

Volkswagen Tesla NACS şarj konektörü kullanacağını açıkladı

Bunun yanı sıra 2025 yılından itibaren üretilecek modeller üretim bandından direkt olarak Tesla uyumlu şarj portlarıyla inecek. Böylelikle Volkswagen, Porsche ve Audi gibi Volkswagen grubu markalarında Elon Musk’ın Tesla’sının imzasını göreceğiz.

Tesla’dan park sorununa kökten çözüm!

Tesla’dan park sorununa kökten çözüm!

Tesla, park sorunlarını çözmek için 3D modellemeye geçiyor. Artık park sırasında otoparkı kuş bakışı görmek mümkün olacak.

Tesla’nın 2012 yılında geliştirdiği ve NACS adıyla tescillediği bu konektör tasarımını benimseyen tek firma Volkswagen değil. Zira daha önce Ford ve General Motors gibi birçok otomobil üreticisi 2025’ten itibaren üretilen elektrikli araçlarında Tesla NACS konektörünü kullanacaklarını açıkladılar.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşabilirsiniz.

Canlı akıllı saat gerçek oldu! Kullanmak için beslemeniz gerekiyor

Teknoloji, hayatımızı kolaylaştıran bir dizi cihazla sürekli olarak evrim geçirirken, Chicago Üniversitesi’nde yürütülen son bir araştırma, bu evrimin çok ötesine geçerek kullanıcılarla etkileşimde bulunan canlı bir cihazın ortaya çıkışını gösteriyor.

Elektriksel olarak iletken balçık küfünü temel alan bu akıllı saat, Physarum polycephalum adlı organizma ile çalışarak sadece bakımı yapıldığında aktif hale gelen benzersiz bir özellik sunuyor. Geleneksel cihazların aksine bu canlı saat, kullanıcılarına sadece zamanı göstermekle kalmayıp, aynı zamanda onunla etkileşimde bulunmalarını ve ona düzenli bakım yapmalarını gerektiriyor.

Tüketim alışkanlıklarını değiştiren teknoloji

Günümüzde cep telefonları ve akıllı saatler gibi teknolojik cihazlar, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Ancak bu cihazlar bozulduğunda veya yeni modeller piyasaya sürüldüğünde, pek çok kişi eski cihazlarını düşünmeden atıyor veya değiştiriyor. Bu durum, her yıl üretilen 40 milyon ton elektronik atığın hızla artmasına neden oluyor.

Chicago Üniversitesi’ndeki İnsan-Bilgisayar Entegrasyonu Laboratuvarı’nda çalışan araştırmacılar, bu tüketim alışkanlıklarını değiştirmeyi hedefliyor. Öğrenci Jasmine Lu ve yardımcı doçent Pedro Lopes, canlı bir organizma olan balçık küfünü kullanarak bu akıllı saati geliştirmeyi başardı. Bu saat, kullanıcının aktif olarak ilgilenmesini gerektiriyor.

Tarihi buluş: Telefonların, tabletlerin, akıllı saatlerin pil ömrü şahlanacak!

Tarihi buluş: Telefonların, tabletlerin, akıllı saatlerin pil ömrü şahlanacak!

Mühendisler tarafından yeni yapılan araştırmaya göre akıllı telefonların ve diğer lityum-iyon pillerle çalışan cihazların pil ömrü artacak.

Balçık küfü nedir?

Balçık küfü, Physarum polycephalum adlı tek hücreli bir organizmadır. Bu organizma, tropikal bölgelerde ve çürümüş bitki malzemesinin bulunduğu ortamlarda yaşıyor. Genellikle yarı saydam ve sarı renkte olan bir hücre kümesinden oluşuyor.

Çevresindeki ortama tepki gösterme yeteneğine sahip ve karmaşık labirent benzeri yapıları çözebiliyor. Ayrıca, elektriksel olarak iletken özelliklere de sahip olduğu için bilim ve araştırma alanlarında çeşitli deneylerde kullanılıyor.

Balçık küfü saatinizi beslemeniz gerekiyor

Saat, Physarum polycephalum adlı balçık küfünü içeriyor. Bu organizmanın saati çalıştırması için düzenli olarak su ve yulaf karışımıyla beslenmesi gerekiyor. Balçık küfü, muhafazadan geçtiğinde bir elektrik devresi oluşturarak kalp atış hızı monitörünü etkinleştiriyor. Ayrıca, organizmanın beslenmemesi durumunda uyku moduna geçerek uzun süre canlı kalabiliyor.

Araştırmacılar, saati test etmek için beş katılımcıyla iki haftalık bir çalışma yaptı. İlk hafta boyunca kullanıcılar, balçık küfünün kalp atış hızını izleme özelliğini etkinleştirebilmek için organizmayı besledi. İkinci haftada ise araştırmacılar, katılımcılardan organizmayı beslemeyi bırakmalarını isteyerek saatin kurumasına neden oldular. Çalışma sonucunda, katılımcılar saate yüksek düzeyde bağlılık geliştirdiklerini ve ona evcil hayvan gibi davrandıklarını ifade ettiler.

Tasarımcılara ilham: Daha insancıl teknoloji yaklaşımı

Araştırmacılar, balçık küfü gücüyle çalışan bu yaratıcı cihazın, tasarımcılara bağlılık ve karşılıklı fayda sağlayan teknolojiler yaratma konusunda ilham vermesini umuyor. Bununla birlikte, cihazların sadece tüketilmek yerine özen gösterilmesi, tasarımın önemli bir unsuru olmalı. Bu yaklaşım, cihazların tek kullanımlık araçlar gibi değil, ortaklar gibi hissettirmesiyle mümkün olabilir.

Peki sizin bu teknoloji hakkındaki fikirleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda belirtebilirsiniz.

Steam’in enleri belli oldu! İşte en çok indirilen oyunlar

Oyuncu sayısı bir oyunun başarılı olup olmadığını gösteren en büyük kriterlerden birisi. Bu nedenle çoğu zaman bir yapımı deneyimlemeden önce onun kitlesine, kısacası popülaritesini kontrol ediyoruz. Peki geçen ay satın alımlarda TL kullanmayı durduran ve dolar kuruna geçiş yapan Steam’de en çok indirilen oyunlar hangileri? İşte ayrıntılar!

Steam en çok indirilen oyunlar belli oldu

Steam hakkında paylaştığı verilerle bilinen SteamDB, haftanın en çok satanları listesini güncelledi. Geçen haftanın en popüler oyunlarına baktığımızda zirvede bir değişikliğin olmadığını görebiliyoruz. Zira burada yine Valve’ın el konsolu Steam Deck karşımıza çıkyor. Firmanın konsolunun oyunlarla birlikte sıralamaya sokulma nedeniyle ilgili herhangi bir bilgi söz konusu değil.

Steam en çok indirilen oyunlar belli oldu

Listenin ikincisi Counter-Strike 2 olurken, üçüncüsü Lethal Company oluyor. Bunun yanı sıra dördüncü sırada Call of Duty yer alırken, Baldur’s Gate 3 beşinci sıradan kendine yer buluyor.

Steam, en çok oynadığınız oyunu gösteren Yılın Özetini yayınladı! Nasıl bakılır?

Steam, en çok oynadığınız oyunu gösteren Yılın Özetini yayınladı! Nasıl bakılır?

Dijital oyun mağazası Steam, kısa süre önce 2023 için Yılın Özetini yayınladı. Oyuncular, bu sene ne yaptıklarını özet olarak görebilir.

Steam geçen haftanın en çok indirilen (12 Aralık – 19 Aralık) arasındaki satışları ele alıyor) oyunlar listesi şöyle;

  1. Steam Deck
  2. Counter-Strike 2
  3. Lethal Company
  4. Call of Duty
  5. Baldur’s Gate 3
  6. THE FINALS
  7. Dota 2
  8. House Flipper 2
  9. PUBG: BATTLEGROUNDS
  10. Granblue Fantasy Versus: Rising

Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Listede görmeyi beklediğiniz bir oyun var mıydı? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz

NASA’nın Asteroit Avlama Teleskobu, yolun sonuna geldi!

Birçok görevin altından başarıyla kalkan NASA’nın asteroit avlama teleskobu NEOWISE ömrünün son demlerini yaşıyor. NEOWISE, geçtiğimiz 10 yılda Dünya’ya yakın 200’den fazla nesneyi keşfetti. Ardından kızılötesi astronomideki dikkate değer rekora imza attı. Ancak ne yazık ki bu rekor onu sona yaklaştırıyor. İşte detaylar…

Güneş, NASA’nın Asteroit Avlama Teleskobu NEOWISE’ı yörüngeden atacak!

Acı haberi NASA verdi. Uzay ajansının Yakın Dünya Nesnesi Geniş Alan Kızılötesi Araştırma Gezgini yani kısa ismiyle NEOWISE artan güneş aktivitesi nedeniyle 2025’in başlarında kullanılamaz hale gelecek. Teleskobun yörüngesi zaman içinde kademeli olarak alçalacak.

Peki neden uzay ajansının asteroit avlama teleskobu bu durumdan etkilenecek? Bunun temel nedeni, Güneş’in Dünya atmosferini ısıtması ve bunun sonucunda ise atmosferin genişlemesidir. Sonuç olarak, NEOWISE dahil olmak üzere yörüngedeki uydular artan atmosferik sürüklenmeye maruz kalıyor. Bu durum da uyduların yüksekliklerinin azalmasına neden oluyor.

NASA’dan büyük başarı! Orion eve döndü

NASA’dan büyük başarı! Orion eve döndü

NASA, Artemis I projesini başarıya ulaştıran Orion Uzay Aracı'nın Dünya atmosferine girişini gösteren videoyu paylaştı.

Güneş, solar maksimum noktasına yaklaşıyor. Bu dönemde güneş patlamaları ve patlayıcı koronal kütle püskürmeleri yoğun olarak gözlemleniyor. Güneş’in 11 yıllık döngüsünün bu döneminde atmosferik gazlar NEOWISE’ı yavaşlatacak. Bu da NEOWISE’ı Dünya atmosferinin daha aşağısına çekecektir. Sonuç olarak teleskop gezegenimizin etrafındaki yörüngesini koruyamayacak.

NEOWISE misyonunun baş araştırmacı yardımcısı Joseph Masiero, yaptığı açıklamada, “Birkaç yıl süren sakinliğin ardından Güneş yeniden uyanıyor. Güneş aktivitesinin insafına kaldık. Yörüngede tutmanın hiçbir yolu olmayan NEOWISE artık yavaş yavaş Dünya’ya geri dönüyor.” dedi.

NEOWISE, yeniden etkinleştirilen görevinin son 10 yılı boyunca Güneş’in gazabından kaçmayı başarmıştı. Uzay teleskobunun görevleri arasında kızılötesi ışıkta gökyüzünde bir araştırma yapmak vardı. Ayrıca uzak galaksileri, soğuk yıldızları ve patlayan beyaz cüce yıldızları diğer araştırmalara göre çok daha fazla hassasiyetle yakalıyordu.

NASA’nın asteroit avcısı NEOWİSE görevine 2009 yılında başladı. Başlarda yalnızca WISE (Geniş Alan Kızılötesi Araştırma Gezgini) olarak biliniyordu. Teleskop, kriyojenik soğutucusu bitmeden önce gökyüzünün haritasını iki kez çıkarmayı başardı. Bu, uzay aracının kendisinden gelen ısı gözlemlerine müdahale etmeden kızılötesi dalga boylarını gözlemlemesini sağladı. Daha sonra WISE, Şubat 2011’de kış uykusuna yattı. Şimdilerde ise Güneş patlamalarının etkisiyle ölümünü bekliyor.

iPad’lerde kablosuz şarj dönemi başlıyor! Ne zaman gelecek?

0

Apple kısa bir zaman önce yeni teknolojik cihazlarını duyurduğu bir etkinlik düzenledi. Ancak iPad bu etkinlikte ön plana çıkmadı. Apple kullanıcıları bu duruma pek alışkın değiller. En uygun fiyatlı model bile bir güncelleme almadı. Sızıntılara göre gelecek yıl iPad serisinde büyük değişiklikler görülecek. İşte detaylar…

Yeni iPad Pro MagSafe şarj özelliği ile karşımıza gelebilir!

OLED ekranlı iPad Pro biraz daha büyük ekrana ve M3 çipine sahip olacak. Apple iPad Air’ı M2 işlemciyle donatacak. Ayrıca iPad Air ve şu anda daha büyük olan Pro için ayrılan 12,9 inçlik versiyon da dahil olmak üzere iki boyutta sunulacak.

Bununla birlikte Apple iPad Mini için bir çip yükseltmesi yapacak. Bununla birlikte şirket altıncı nesli etkileyen ekran yenileme takılmalarına yönelik bir düzeltme yapmayı öngörüyor. Son olarak ise uygun fiyatlı iPad daha iyi özelliklere sahip olacak. Ayrıca 9. nesil modelin üretimi ise muhtemelen durdurulacak.

Katlanabilir iPad modelleri ne zaman gelecek?

Katlanabilir iPad modelleri ne zaman gelecek?

Apple katlanabilir iPad modellerini ne zaman piyasaya sürecek? OLED, hayalleri suya mı düşürdü? İşte detaylar...

Apple yeni iPad yenilemelerinden bazılarını 2024’ün başlarında duyuracak. Ayrıca Apple, iPad Pro için bir özelliği yeniden gün yüzüne çıkaracak. Bu yeni sızıntıya göre şirket iPad Pro’ya MagSafe şarj özelliğini getirecek.

MagSafe özelliği nedir?

Apple MagSafe şarj aygıtını, cihazınızı kablosuz olarak hızlı ve güvenli bir şekilde şarj etmek için tasarladı. Sistem, akıllı bir şekilde koşullara uyum sağlıyor. Ayrıca şarj işlemini 15 W’a kadar maksimum gücü verecek şekilde optimize ediyor. Mümkün olan en yüksek kablosuz şarj hızını sunmak için kablosuz şarj cihazını yerinde tutan bir mıknatıs halkası içeriyor.

Apple uzun süredir iPad için MagSafe şarjını araştırıyordu. Apple ürünleri için mıknatıs üreten şirketlere aşina olan bir kaynak, 2024 yılında iPad Pro’nun MagSafe şarjını destekleyeceğini duyurdu.

AirPods güncelleme yayınlandı! Nasıl güncellenir?

Apple bugün üçüncü nesil AirPods için yeni bir ürün yazılımı güncellemesini tanıttı. Yeni aygıt yazılımı, Eylül ayında tanıtılan 6A300 aygıt yazılımından daha yüksek olan 6A317 sürümü olarak karşımıza çıktı. Bu sayede AirPods 3 uzun bir aradan sonra güncelleme aldı. Peki AirPods nasıl güncellenir? Kullanıcıların ekstra olarak bir işlem yapmasına gerek var mıdır?

AirPods 3 güncelleme aldı! AirPods nasıl güncellenir?

Apple’ın AirPods donanım yazılımı güncellemeleri yeni özelliklerle ilgili ayrıntılarla birlikte gelmiyor. Bu nedenle yazılıma nelerin dahil olabileceği belli değil. Yani kullanıcıların deneyip görmekten başka bir çaresi yok. Belki de sadece bazı hataların çözümünden oluşan bir güncellemedir.

Apple ayrıca AirPods yazılımının nasıl yükseltileceğine ilişkin talimatlar da sunmuyor. Ancak aygıt yazılımı genellikle ‌‌AirPods‌‌ bir iOS cihazına bağlıyken kablosuz olarak yüklenir. AirPods‌‌‌‌‌’u kutuya koyma, ‌‌‌‌‌ardından AirPods‌‌‌‌‌’u bir güç kaynağına bağlama ve ardından ‌‌‌‌‌AirPods‌‌‌‌’u bir iOS cihazı veya Mac ile eşlemek güncellemeyi zorunlu kılmaktadır.

Apple’da yaprak dökümü! Bir efsaneyi daha kaybetti

Apple’da yaprak dökümü! Bir efsaneyi daha kaybetti

Efsane Apple tasarımcısı Peter Russell-Clarke, şirketten ayrıldığını açıkladı. 20 yıldır Apple'da çalışan Clarke'ın yeni hedefi belli oldu.

Aşağıdaki adımları izleyerek ‌‌‌AirPods‌‌ veya ‌‌‌‌‌‌AirPods Pro‌‌‌‌‌‌‌ donanım yazılımınızı kontrol edebilirsiniz:

  • AirPods’unuzu iOS aygıtınıza bağlayın.
  • Ayarlar uygulamasını açın.
  • Genel’e dokunun.
  • Hakkında’ya dokunun.
  • ‌‌‌‌‌AirPods‌‌‌‌‌’a dokunun.
  • “Ürün Yazılımı Sürümü”nün yanındaki sayıya bakın.

Apple ayrıca yakın zamanda “AirPods Pro”, AirPods 2, AirPods 3 ve AirPods Max için 6A307 beta donanım yazılımını da yayınladı. Bu güncellemeler daha çok AirPods’unuzun daha kararlı çalışması ve olası hataların çözümü için yayınlanan güncellemelerdir. Ancak yeni özellik ekleme durumunda bile Apple, herhangi bir AirPods güncellemesinin sürüm notlarında bunu belirtmiyor.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

Global yolundaki Redmi Note 13 Pro+’ın fiyatı belli oldu!

Geçtiğimiz aylarda Çin’de vitrine çıkan Redmi Note 13 serisinin global macerası için geri sayım resmen başladı. Akıllı telefonların yakın zamanda Avrupa’da satışa çıkması beklenirken, kısa süre önce ortaya çıkan yeni bir rapor serinin üst düzey özelliklere sahip Redmi Note 13 Pro+ modelinin fiyat etiketini gözler önüne seriyor.

Redmi Note 13 Pro+ fiyatı

Yaklaşan Redmi Note 13 Pro+ modeli tanıtım öncesi Amazon’da listelenmeye başladı. Buna göre cihazın 8 GB + 256 GB depolamalı versiyonu İspanya ve İtalya’da 449, Fransa ve Hollanda’da ise 499 euroluk bir fiyatla satışa sunulacak.

Note 13 Pro+, 6,67 inç büyüklüğünde kavisli AMOLED ekrana sahip. MediaTek Dimensity 7200 Ultra işlemciden güç alan akıllı telefonda 12/16 GB RAM ve 256/512 GB dahili depolama mevcut. Bunun dışında 120W hızlarında şarj olabilen 5.000 mAh’lik bir pilden besleniyor.

A101’e vergisiz Redmi telefon geliyor! İşte çarpıcı fiyatı

A101’e vergisiz Redmi telefon geliyor! İşte çarpıcı fiyatı

A101, önümüzdeki günlerde satacağı teknolojik ürünleri paylaştı. Bunlar arasında vergisiz Android modeli Redmi 12C de yer aldı. İşte fiyatı!

Akıllı telefonun tüm teknik özelliklerine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

İşlemciMediaTek Dimensity 7200 Ultra
RAM12GB / 16 GB
Depolama256 GB / 512 GB
Ekran6,67 inç, AMOLED, 120Hz yenileme hızı, 1,5K çözünürlük, 1800 nit parlaklık ve HDR10
Ön Kamera16 Megapiksel
Arka Kamera200 Megapiksel Samsung ISOCELL HP3
8 Megapiksel ultra geniş açılı
2 Megapiksel
İşletim SistemiAndroid 13 tabanlı MIUI 14
Batarya5000 mAh, 120WHızlı Şarj Desteği
Diğer ÖzelliklerParmak izi sensörü, 3,5mm jak girişi, NFC, Bluetooth 5.3, Wi-Fi 6, 5G, IR Blaster, Dolby Vision, IP68

Uydu bağlantılı Honor Magic 6’nın özellikleri ortaya çıktı!

Honor’un şubat ayında tanıttığı Honor Magic 5 serisi önemli satış rakamlarına ulaştı. Çinli marka zaman kaybetmeden serinin devam modelleriüzerinde çalışmaya başlarken, son gelen raporlar Honor Magic 6 ailesinin artık son düzlüğe girdiği yönünde. Ocak 2024’te tanıtılacağı iddia edilen seriyle ilgili yeni detaylar ortaya çıktı.

Honor Magic 6 özellikleri ortaya çıktı

Yaklaşan Honor Magic 6 modelinin teknik özellikleri şirkete yakın kaynaklar tarafından sızdırıldı. Buna göre akıllı telefonda 3840Hz PWM karartma sunan kavisli OLED bir panel kullanılacak. Dahası, ekranın Magic 5 Pro’dakinden daha iyi olduğu söylenen Oasis göz koruma özelliğiyle donatılacağı söyleniyor.

Honor Magic 6 özellikleri ortaya çıktı

Modelde Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 işlemcisi mevcut olacak. Qualcomm, yeni işlemcisi için TSMC ile iş birliğine devam ediyor. 4 nm teknolojisiyle üretilen işlemcide 1 adet 3.3 GHz ARM Cortex-X4, 3 adet 3.2 GHz ARM Cortex-A720, 2 adet 3.0 GHz ARM Cortex-A720 ve 2 adet 2.3 GHz ARM Cortex-A520 çekirdekleri mevcut. Firma yeni yongasında Ray Tracing destekli Adreno 750 grafik birimine yer veriyor.

24 GB RAM’li Honor 90 GT’nin tasarımında ‘iPhone 15’ detayı!

24 GB RAM’li Honor 90 GT’nin tasarımında ‘iPhone 15’ detayı!

21 Aralık'ta tanıtılacağı duyurulan Honor 90 GT modelinin tasarımına ilişkin detaylar gelmeye devam ediyor.

Akıllı telefonda 66W hızlı şarjı destekleyen 5.800 mAh’lik bir pil kullanılacak. Kablosuz şarj özelliğini de desteklemesi beklenen modelde uydu iletişimi gibi kullanışlı özellikler de karşımıza çıkacak.

Cihazda değişken diyafram açıklığı ve OIS desteğine sahip 50 Megapiksel ana, 50 Megapiksel ultra geniş ve 50 megapiksel periskop telefoto sensörlerinden oluşan üçlü kamera kurulumu yer alacak. Android 14 tabanlı Magic 8.0 arayüzünü çalıştıracak akıllı telefonun IP68 dereceli toza ve suya dayanıklı bir kasaya sahip olacağını da söyleyebiliriz.

Peki bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

Mercedes’teki bu yeni turkuaz ışık ne anlama geliyor?

Otomobil dünyasındaki yenilikleriyle ortaya çıkan Mercedes, bir yeniliğe daha imza atmaya hazırlanıyor. Kaliforniya ve Nevada’daki yetkililer, Mercedes-Benz’e yeni bir arabadan insana iletişim fikrini test etme izni verdi. Konsept bir Mercedes araçta denenen bu yeni iletişim yöntemi ise bir turkuaz ışık. Peki bu yeni turkuaz ışığın yanması ne anlama gelecek?

Mercedes turkuaz ışık sistemini resmileştirmek istiyor

Geçtiğimiz birkaç yılda gördüğümüz bazı konseptler dışında duygu ifade eden otomobillerden hâlâ biraz uzakta olsak da, Mercedes, gelişmiş kısmen otomatikleştirilmiş sürücü destek özelliğinin çalıştığını belirtmek için turkuaz renkli işaret ışıkları kullanacak. Yani araç otonom bir şekilde seyrederken sinyal verdiğinde turkuaz ışık, diğer araçlara otonom sürüşü belirtecek.

Mercedes’in Drive Pilot sistemi, SAE International’ın sınıflandırma sistemine göre Seviye 3 veya koşullu otomatik sürücü asistanı olarak bilinen sistemdir. Bu sistem, önceden haritalanmış sınırlı erişimli otoyollarda çalışmasına izin veren, sıkı bir şekilde kontrol edilen operasyonel tasarım alanına sahiptir.

Drive Pilot, ellerinizi ve gözlerinizi yoldan ayırmanıza olanak tanır. Bunun nedeni yalnızca 65 km/saat’e kadar hızlarda çalışabilmesidir; yüksek hızda seyir için tasarlanmamıştır. Daha düşük hız zarfı, Drive Pilot’un direksiyonundaki sürücüyü sürüş hakkında düşünme ve kontrolü devralma zamanı konusunda uyarması için yeterli süre olduğu anlamına gelir.

Huawei, Audi ve Mercedes ile güçlerini birleştirebilir!

Huawei, Audi ve Mercedes ile güçlerini birleştirebilir!

Huawei, Audi ve Mercedes ile görüşerek akıllı otomobil yazılımlarında ortak olmak istediğini açıkladı. İşte detaylar.

Araçlar bu şekilde daha fazla otonomluk kazandıkça diğer sürücülere niyetlerini bildirecek bir iletişim yöntemlerinin olması yararlı olacaktır. Konsept otomobiller bir süredir bu fikri araştırıyordu; yaya geçitlerini yansıtmak için farlarını kullanan veya otomobilin onları gördüğünü bir bisikletçiyle iletişim kurmak için dış panelleri kullanan veya sadece yakındaki herkese ifade veren otomobil demolarını gördük.

Bir fikir konseptten gerçeğe dönüştüğünde çoğu zaman olduğu gibi, uygulamadaki sonuç biraz daha az fütüristtir. Mercedes, far ve arka lamba gruplarındaki işaret lambaları ile yan ayna için turkuaz rengini seçtiğini çünkü rengin yol kullanıcılarının sürüş sırasında karşılaşabileceği diğer renkli ışıklardan yeterince farklı olduğunu söylüyor; araştırmalarla da en uygun rengin turkuaz olduğuna karar verildi.

Otomotiv endüstrisi, rengi bir arabanın otonom sürüş yaptığını göstermenin bir yolu olarak resmi anlamda benimsemedi. Ancak SAE endüstrisi tarafından önerilen bir uygulamada tanımlanıyor. Mercedes, bir otomobilin otonom modda çalıştığını gösterecek şekilde rengi standartlaştırmaya kararlı olduğunu söylüyor.

Kaliforniya, ilk olarak önümüzdeki iki yıl boyunca Mercedes’e turkuaz ışıkları kendi test araçları filosunda kullanma izni verdi. Bunun yanında Nevada, otomobil üreticisinin bunları EQS ve S-Serisi sedanlar için 2026 model yılından itibaren araçlara eklemesine izin verdi.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

İmzalar atıldı! Türkiye’de yerli küp uydu üretilecek

Türkiye, uzay yarışında vites artırmaya devam ediyor. 5 firmanın bir araya gelerek kurduğu Küpsat AŞ, yerli küp uydu üretimine başlıyor. Dünyanın önde gelen uydu üreticileriyle çalışacak firma, 2024 yılına kadar fırlatılabilecek küp uydu geliştirmeyi hedefliyor.

Yerli küp uydu üretecek Küpsat AŞ kuruldu

Telekomünikasyon Uydu ve Elektronik Sanayicileri Derneği (TUYAD) Başkanı Hayrettin Özaydın, Türkiye’nin yerli küp uydu üretimi için hazır olduğunu söyledi. Buna göre QSTC ve Küpsat ortaklığında üretilecek ilk uyduların 2024 yılında fırlatılacağını açıkladı.

Özaydın’ın açıklamasına göre; Hedef Elektronik, Skytech, NETA, Profen gibi 5 yerli firma Küpsat AŞ adında ortak bir şirket kuracak. Bu şirket aracılığıyla Türkiye seri küp uydu üretimi ve araştırması gerçekleştirecek. Bu firmanın nin İTÜ Teknopark’ta kurulacağı dile getirildi.

Spider-Man 2’nin geliştiricisine ne kadara mal olduğu ortaya çıktı!

Spider-Man 2’nin geliştiricisine ne kadara mal olduğu ortaya çıktı!

Verileri sızdırılan Insomniac Games’in Spider-Man 2 için ne kadar bütçe harcadığı da ortaya çıktı. İşte detaylar…

İlk etapta haberleşme ve gözlem amaçlı küçük uydular üretilecek. Ancak zaman içinde savunma amaçlı uyduların da geliştirilmesi söz konusu olacak. İmzalanan hedeflere göre Küpsat, ilk 6 ayda kendi uydusunu imal edecek. 2024 yılında ise SpaceX gibi bir ortakla bu uyduyu uzaya fırlatacak.

Tech Inside’ın haberine göre Skytech CEO’su Uğur Ünsal, “Ankara Elmadağ’da 25 dönüm alana sahip bir fabrika inşa edilecek. Fabrikayı seri üretim için en kısa sürede hazır hale getirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin kendi uydularını üretip uzaya gönderebilme kabiliyeti kazanmasının stratejik önemi de oldukça yüksek. Küpsat’ın gelecekte neler başaracağını zamanla göreceğiz.

Siz yerli küp uydu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

İnsan beyninin gizli sırları çözülebilir! Yapay zeka bunu da başardı

Tıp bilimi ne kadar ilerlemiş olursa olsun henüz insan beyninin birçok sırrı, çözülememiş durumda. Dünya genelinde birçok bilim çevresince sürdürülen araştırma çalışmaları, gelinen nokta itibarıyla ziyadesiyle önem arz ediyor. Avusturya’dan bir grup araştırmacının üzerinde çalıştığı yeni bir proje, yapay zeka teknolojisinin ve süper bilgisayarların insan beyninin gizemlerini açığa çıkarabileceğini gösteriyor. İşte detaylar

Yapay zeka, beyin biliminin sınırını zorluyor!

Araştırmacıların geliştirmiş olduğu DeepSouth isimli bir süper bilgisayar, saniyede 228 trilyonluk bir işlem kapasitesiyle tüm dikkatleri üzerine çekti. Yapay zeka teknolojisinin ve bilim üzerine yapılan çalışmaların sınırlarını zorlayan bu makine, insan beyninin biyolojik süreçlerini taklit etmeyi amaçlayan nöromorfik hesaplama yaklaşımına dayanıyor.

DeepSouth

Batı Sidney Üniversitesi dahilinde Uluslararası Nöromorfik Sistemler Merkezi’nde yönetilecek olan bilgisayarın Nisan 2024 döneminde faaliyete geçirilmesi planlanıyor. Şu ana dek geliştirilmiş olan süper bilgisayarlardan farklı olarak nöron ve sinaps ağlarını yapay zeka teknolojisi sayesinde simüle edebilme yeteneğine sahip olan teknoloji harikası, insanlığa beynin gizemlerini çözebilme yetkinliği sağlıyor.

Google, ChatGPT-4 rakibi Gemini’nin gelişmiş ve ücretli versiyonunu duyurdu!

Google, ChatGPT-4 rakibi Gemini’nin gelişmiş ve ücretli versiyonunu duyurdu!

Google, geçen hafta duyurduğu yapay zeka modeli Gemini'nin gelişmiş ve ücretli sürümünü tanıttı. İşte Google Gemini Pro özellikleri!

İnsan beyni, bir yandan dünyanın en güçlü süper bilgisayarlarıyla rekabet edebilirken diğer yandan yalnızca bir küçük bir lamba kadar enerji tüketiyor. İnsan beyninin bu olağanüstü verimliliği örnek alınarak geliştirilen DeepSouth, devasa bir boyuta sahip olup onlarca megavat elektrik kullanan süper bilgisayarlardan daha gelişmiş ve verimli bir yapıya sahip olmayı amaçlıyor.

DeepSouth ve benzeri sistemlerin, yapay zeka ve beyin biliminin geleceğini şekillendirerek bilim dünyasına yeni bir soluk kazandırmaları bekleniyor. Peki, sizler bu gelişmeyle ilgili olarak neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmından paylaşabilirsiniz.

Beklenmedik sonuçlar! 3 yaşındaki Huawei işlemcisi, yenisini solladı

ABD yaptırımları, Huawei’yi zor durumda bıraksa da şirket pes etmiyor. Son haber ise akıllara durgunluk verecek cinsten. 2020 yılında üretilen Huawei Kirin 9000 işlemcisi, 2023’ün yeni gözdesi Kirin 9000s’i performans testlerinde geride bıraktı. İşte sonuçlar…..

Huawei Kirin 9000, yeni Kirin 9000s’i geride bırakıyor

ABD yaptırımları nedeniyle Huawei, 2022’de P50 ve Mate 50 serilerini, 2023’te de P60’ı 4G olarak piyasaya sürmek zorunda kaldı. Ancak Ağustos 2023’te sürpriz bir hamleyle Mate 60 serisini Çin’in en büyük çip üreticisi SMIC tarafından geliştirilen 7nm Kirin 9000s 5G işlemcili olarak sundu. Bu işlemci nasıl üretildi, kimse tam olarak bilmiyor.

Huawei’nin yaptırımlara rağmen SMIC ile birlikte bu başarımı nasıl elde ettiği ise büyük bir gizem. Ancak meraklı kullanıcılar boş durmadı ve her iki çipin performansını kıyaslayan çeşitli testler gerçekleştirdi. Sonuçlar ise beklenmedik şekilde herkesi şaşırttı. Daha yeni olmasına rağmen Huawei Kirin 9000s, birçok kritik testlerde, eski Kirin 9000’in gerisinde kaldı.

Can sıkan sorunlara elveda! iOS 17.2.1 yayınlandı

Can sıkan sorunlara elveda! iOS 17.2.1 yayınlandı

iOS 17.2.1 güncellemesi dağıtıma çıktı. Önemli hata düzeltmeleri içeren bu paketi tüm iOS 17 sahiplerinin yüklemesi öneriliyor.

Geekbench 6 testinde yeni Huawei Kirin 9000s işlemcisi tek çekirdekte 1315, çoklu çekirdekte 4078 puan aldı. 2020 Kirin 9000 ise sırasıyla 1259 ve 3486 puanla öne geçti. AnTuTu 10’da iki işlemci de benzer performans gösterdi.

Ancak grafik işlemcisinde (GPU) eski çip büyük fark attı. Yeni Huawei Kirin 9000s 200 bin 982 puan alırken, 2020’nin Kirin 9000’i 315 bin 801 puanla fark attı. Üstelik 3DMark Wild Life testinde de eski çip yüzde 20 daha hızlı çıktı.

Bu performans farkı, iki işlemcinin üretim süreçleriyle yakından ilişkili. Kirin 9000, TSMC’nin 5nm teknolojisiyle imal edilirken, Huawei Kirin 9000s SMIC’nin ikinci nesil 7nm teknolojisiyle üretilmiş durumda. Görünüşe göre ABD yaptırımları nedeniyle Huawei ve SMIC, derin ultraviyole litografi (DUV) cihazları ile ancak bu kadarını başarabiliyor.

Peki gelecek ne getirecek? ABD, Çin’e EUV litografi cihazlarının satışını yasakladı. Ancak geçtiğimiz ekim ayında Canon’un yeni nanoimprint litografi (NIL) teknolojisi üretim açmazını kapatabilir mi? Bu teknoloji ile 5nm, hatta gelecekte 2nm çipler bile üretilebilir hale gelme durumu var.

Peki daha da korkutucu haber ne? Bir yıl önce Huawei’nin EUV bileşenleri ve bu teknolojiyi kullanma süreci ile ilgili patent başvuruları yaptığı ortaya çıktı. Şu an SMIC’nin Kirin 9000s’i üretmek için bu teknolojiyi kullanıp kullanmadığı bilinmiyor. Ancak Huawei yaptırımlara rağmen kendi EUV litografi teknolojisini geliştirirse, sonuçlar ABD yasaları için çok daha endişe verici olacaktır.

Huawei’nin yeni çipinin eski çipten geride kalması herkes için beklenmedik bir gelişme ve bu durum teknoloji dünyasını şaşırtmış durumda. Gelecekte ise ABD yaptırımlarının Huawei’nin inovasyon gücünü ne kadar köreltebileceği ve şirketin kendi EUV teknolojisini geliştirip geliştiremeyeceği merakla bekleniyoruz.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın…