PODA Özgür Ofisler, modern çalışma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tasarlanmış, halka açık ve gizliliği ön planda tutan bir çalışma alanı konsepti. Bu yenilikçi ofisler, 1,4 metrekarelik alanlar sunarak kullanıcılara verimli bir çalışma deneyimi sunuyor. İşte PODA Özgür Ofisler hakkında merak edilenler.
Özgürce çalışmak isteyenlere! PODA nedir?
PODA Özgür Ofis, hızlı ve güvenilir bir internet bağlantısıyla donatılmış. Kullanıcılar, 4.5G hızında Poda internet bağlantısı sayesinde kesintisiz bir çalışma deneyimi yaşıyor. Ayrıca, kullanıcılar için özel olarak tasarlanmış çalışma masası ve rahat bir sandalye sağlıyor.
Bu ofisler, temizlik ve hijyen konularına da büyük önem veriyor. Her kullanım sonrasında UV-C teknolojisi kullanılarak kabin içindeki hava sterilize edilir, böylece kullanıcılar hijyenik bir çalışma ortamına sahip oluyor. Ayrıca, klimalı ve sessiz bir atmosferde çalışma imkanı sunuluyor.
PODA Özgür Ofislerin iki temel çeşidi mevcut. Birincisi, “PODA Kabin“, ses izolasyonu, kişiye özel internet erişimi, havalandırma, UV-C ile sterilizasyon, ofis standardında masa ve çalışma koltuğu gibi özellikler sunuyor. İkincisi ise “PODA Platform“, bu platform üzerinden ofis seçimi, rezervasyon sistemi, kredi kartı ile ödeme gibi kolaylıklar sağlanıyor ve çeşitli kampanyalar sunuluyor.
PODA Özgür Ofislerin popülerliği her geçen gün artıyor. PODA Platform, 127 bin mobil uygulama indirmesi, 10,5 bin üye ve 11,5 bin kullanım adedine ulaştı. Ayrıca, 27 kabin ve 13 kurulu kabin ile 9 farklı lokasyonda hizmet veriyor. PODA Kabin lokasyonları arasında Emaar Square AVM, Akasya AVM, 42 Maslak, Kanyon AVM, Zorlu Center AVM, Trump AVM, Gloria Jean’s Coffee-Cennet, Esenboğa Havalimanı ve CoBodrum gibi çeşitli seçenekler bulunuyor.
PODA Özgür Ofisler, modern iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap verirken aynı zamanda kullanıcılarına konforlu ve verimli bir çalışma alanı sunmayı hedefliyor.
Çok yakında tanıtılması beklenen OnePlus 12 için geri sayım resmen başladı. Akıllı telefonun özelliklerinin büyük bir bölümü bugüne dek ortaya çıkan sızıntılar sayesinde biliniyor. Bugün paylaşılan yeni bir rapor ise modelin ekran tarafında neler sunacağını gözler önüne seriyor.
OnePlus 12 kullanıcılara neler sunacak?
Sektörde sızıntılarıyla bilinen Digital Chat Station, yaklaşan OnePlus 12 modelinin ekran özelliklerini gözler önüne serdi. Buna göre akıllı telefon BOE tarafından üretimi gerçekleştirilen 6,82 inç OLEDkavislibirpanelle kullanıcıların karşısına çıkacak. Bununla birlikte 3168 x 1440p çözünürlük ve 12 0Hz LTPO ekran yenileme hızı sunacak.
İşlemci koltuğunda Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 oturacak. Raporlara göre önemli bir performans yükseltmesi sunacak yonga 3.7GHz hıza sahip Cortex-X4 çekirdeğe ev sahipliği yapacak. İşlemcinin çekirdek mimarisinde de değişikliklerin olması bekleniyor.
Vivo'nun uygun fiyatlı olacak Android akıllı telefonu Vivo Y200 Google Play Console'da görüntülendi. İşte Vivo Y200 özellikleri...
Pil tarafındaysa 150W kablolu ve 50W kablosuz şarjı destekleyen muhtelemen 5.000 mAh’lik bir batarya yer alacak. Oyunlarda ısınmayı minimum düzeyde tutacak VC sıvı soğutma da üründe mevcut olacak. Öte yandan 24 GB RAM ve bir 1 TB’a a kadar dahili depolama sunması bekleniyor.
Günümüzde kullanılan en güncel yonga seti Snadpragon 8 Gen 2’de Cortex-X3 mimarisi bulunuyor ve 3.2 GHz’de çalışıyor. Bu, günlük kullanımda performansın doğrudan etkileneceği anlamına geliyor. Ayrıca yeni işlemcide bir “süper büyük” çekirdek, beş “büyük” çekirdek ve iki “küçük” çekirdek olmak üzere 1 + 5 + 2 mimarisi olması bekleniyor.
Sektörde sızıntılarıyla bilinen Max Jambor, geçtiğimiz haftalarda OnePlus 12‘nin ne zaman tanıtılacağını gözler önüne serdi. Buna göre akıllı telefon aralık ayında kullanıcıların beğenisine sunulacak. Şu an için spesifik bir tarih verilmese de ilk etapta Çin’de satışa çıkması ve daha sonra globale gelmesi söz konusu.
Tüm insanların aklını karıştıran bir soru var: Evrende Dünya dışında başka bir gezegende hayat olup olmadığı. Araştırmacılar ise bu gizemi çözmek için ellerinden geleni yapıyorlar. James Webb uzay teleskobu başka gezegenlerde hayat olup olmadığını araştırıyor. Uzay teleskopları, gezegenlerin atmosferlerini inceliyor. James Webb uzay teleskobu, bazı ipuçları yakaladı. İşte detaylar…
James Webb uzay teleskobu, başka gezegenlerde hayat olup olmadığını araştırıyor!
Haziran ayında gökbilimciler hayal kırıklığı yaratan bir keşif bildirdiler. James Webb Uzay Teleskobu, uzaylı yaşamı arayışında gezegenleri inceliyor. En heyecan verici gezegen sistemlerinden birinde yer alan bir ötegezegen olan TRAPPIST-1 C’nin çevresinde kalın bir atmosfer bulamadı. Ancak araştırmalar devam ediyor.
Bu bulgu, TRAPPIST-1 sisteminde yaşayan başka bir gezegenden geldi. James Webb teleskobu komşu gezegen TRAPPIST-1 B’de henüz bir atmosfer bulamadı. Atmosferleri incelenen gezegenlerden birkaçı yaşanabilir bölgede. Yıldızlardan uzakta, yüzeylerinde sıvı suyun var olabileceği ve diğer dünyaya ait yaşamın gelişebileceği bir mesafede keşiflerine devam ediyor.
James Webb Teleskobu'ndan nefes kesen bir keşif daha. Şimdiye kadar çekilmiş en net görüntüleriyle Orion Bulutsusu karşınızda.
Önümüzdeki birkaç yıl içinde bu teleskop, uzak yıldızların etrafında dönen gezegenlerin atmosferlerini görüntüleyebilecek. Bu atmosferlerin kimyasında saklı olan, gizemleri çözmede epey yardımcı olacak. Ayrıca bu atmosferlerin içeriğinde güneş sistemimizin ötesinde yaşamın ilk ipuçları olabilir. Bu da çözülmesi gereken başka bir gizemi ortaya çıkarıyor. Yaşamın gerçek kimyasal imzası nedir?
Biyolojik imza aramanın en sezgisel yolu, bariz bir şekilde yaşam tarafından üretilen bir gazı bulmaktır. Bir süre bilim insanları, oksijenin tek başına biyoimza olabileceğini düşündü. Çünkü oksijen, fotosentez nedeniyle Dünya’da bol miktarda bulunuyor. Ancak oksijen başka süreçlerden de ortaya çıkabilir. Örneğin güneş ışığı, gezegenin atmosferindeki suyu parçalayabilir.
Hem canlılar hem de cansız varlıklar metan üretir. Bu yüzden tek başına ikna edici bir biyoimza olamaz. Ancak Harvard Üniversitesi’nden gezegen bilimci Robin Wordsworth, metan ve oksijeni bir arada bulmanın bu durumu değiştireceğini söylüyor. Bu kombinasyonu, hayat olmadan üretmek çok zordur. Benzer şekilde, Krissansen-Totton ve meslektaşlarının yakın zamanda yaptığı çalışma, diğer gazların da önemine dikkat çekti. Metanın yanı sıra karbondioksit gibi diğer gazları doğru miktarlarını bulunursa bu durum yaşama ait birer ipucu olabilir.
Krissansen-Totton, elbette, “Eğer oksijen veya metan gibi bireysel gazları arıyorsanız, o zaman bunların içinde başka yerlerde ne tür bir yaşam olduğuna dair varsayımlar da vardır” diyor. Bu nedenle bazı bilim insanları, uzaylı biyokimyasının Dünya biyokimyasına benzeyeceğini varsaymayan agnostik biyoimzalar geliştiriyorlar.
Ayrıca gelişen teknolojiyle birlikte James Webb uzay teleskobu ötegezegenlerin atmosferleri üzerindeki değişimi kolaylıkla inceleyecek. Bu gözlemler sonucunda ise araştırmacılar, gazların oranını tespit edip yaşamın ipuçlarına odaklanacak.
Valve, kısa süre önce yılın en beklenen oyunlarından Counter-Strike 2 ya da kısa adıyla CS2‘yi piyasaya sürdü. Oyun dünyasında adeta kült haline gelmiş Counter-Strike: Global Offensive oyunu da bununla birlikte ölmüş oldu. Ancak oyun, selefinin bıraktığı yerden devam edemedi.
CS2, “Smooth Criminal” hatasını düzeltti
2012 yılında çıkış yapan Counter-Strike: Global Offensive oyunu üzerinden güncelleme ile oyunculara sunulan Counter-Strike 2; birçok değişikliğe sahne oldu. Gelmeden önce bile oyuncuları ikiye bölen oyunun ilk günlerinde bazı hatalar boy gösterdi.
Counter-Strike 2 ( CS2 ) oyununda rastlanılan en büyük hatalardan birisi de “Smooth Criminal” bug’ı oldu. Valve, bu ve benzeri hatalar için hemen harekete geçti. Yayınlanan güncelleme ile birlikte yeniliklerin yanı sıra CS2 Smooth Criminal hatası da düzeltildi.
Bu içeriğimizde CS2 oyununda FPS gösterme nasıl yapılır? sorusunu cevaplandırdık. İşte CS2 FPS gösterme kodu...
İşte yeni güncellemeden bazı notlar;
Oyuncuların tavanlardan geçebildiği bir durum düzeltildi
Oyuncu görünürlüğünü iyileştirmek için karakter gölgelendirmelerinde ayarlamalar yapıldı
“Smooth Criminal” ayak sabitleme hatası düzeltildi
Takım seçme ve takım giriş bıçağı animasyonları Gölge Hançerler ile çalışacak şekilde ayarlandı
Inferno, Mirage, Nuke, Overpass ve Vertigo’da çeşitli hata düzeltmeleri ve ince ayarlar
Rekabetçi modlarda HUD’ın sizin veya izleyici hedefinizin oyuncu rengiyle eşleşmesini sağlayacak “HUD Rengi” ayarına “Oyuncu Rengi” seçeneği eklendi
“Takım Kimliğinde Oyuncu Renklerini Kullan” varsayılanı “Evet” olarak değiştirildi
Turların aktif kısmı sırasında mini skor tahtasında oyuncu avatarlarını takım oyuncu sayısıyla değiştirmek için “Büyük Oyuncu Sayısı” ayarı eklendi
Maç ortasında grafiti değişikliklerinin gecikmesine neden olan bir hata düzeltildi
Silah kaplamalarında ve çıkartmalarda çeşitli hata düzeltmeleri ve ince ayarlar
Yeni Ekran Görüntüsü düğmesi
Inferno ve Ancient önizleme haritaları eklendi
Atölye Öğesi Düzenleyici – Entegre yardım sistemi, araç ipucunda (Daha Fazla Yardım: Shift+F1) gördüğünüzde ayrıntılı kılavuzlar içerir. Bu ayrıntılı kılavuzlar PBR renk aralıkları, aşınma/dayanıklılık maskeleme alfa değerleri ve çok daha fazlası hakkında önemli bilgiler içerir
2010 yılının Ekim ayında yayın hayatına başlayan ve o günden bu yana büyük bir hayran kitlesine ulaşan The Walking Dead, 11 sezonun ardından geçtiğimiz yılın kasım ayında sona erdi. Ancak dizinin oluşturduğu evren artarak devam ediyor.
The Walking Dead: The Ones Who Live, Şubat 2024’te geliyor
Yarattığı evrenle önemli bir kitle yakalayan The Walking Dead, geçen 11 sezonun sonunda birbirinden özgün karakterlere de ev sahipliği yaptı. Dizinin başrol oyuncusu Rick Grimes, bu süreçte en sevilen karakterlerden birisi haline geldi.
Ancak Rick Grimes karakteri, 9. sezonda diziden ayrıldı. Dizide nehre kapılarak kaybolan Rick Grimes’tan daha sonra hiç bahsedilmedi. Ancak kaybolduğu sahnede bir kadının onun baygın haliyle karşılaşması, karakterin devam edeceğine işaretti. Nitekim öyle de oldu.
The Walking Dead (TWD) yaratıcısı Robert Kirkman ne kadar gurur duysa da bazı detaylar yüzünden pişman. İşte ayrıntılar...
Final bölümünün son sahnesinde görülen Rick Grimes ve Michonne karakterlerine odaklanan yeni bir dizinin çekimi bir süredir devam ediyordu. Dizinin yapımcısı AMC, paylaşım yaparak dizinin çıkış tarihini açıkladı. Buna göre The Walking Dead: The Ones Who Live, Şubat 2024’te sahne alacak.
Öte yandan dizinin hali hazırda birçok spin-off’u (yan ürün) bulunuyor. Dizinin bir başka önemli karakterlerinden Maggie ve Negan karakterlerine odaklanan The Walking Dead: Dead City’nin ilk sezonu final yaptı. Diğer önemli karakter olan Dixon’a odaklanan The Walking Dead: Daryl Dixon’ın ilk sezonu ise devam ediyor.
Ek olarak ana dizide bulunmayan karakterlere sahip, sadece The Walking Dead evreninde geçen yan diziler de devam ediyor. İlk yan dizi olan Fear the Walking Dead 2015 yılında sahne aldı. Geçtiğimiz Ağustos ayında yayınlanan Tales of The Walking Dead ise bir antoloji dizisi olarak karşımıza çıkıyor.
Artık Netflix, sadece film ve dizi izlenebilen bir platform olmaktan daha fazlasına imza atacak. Dijital platformun ötesine geçecek. Şirket, insanların en sevdikleri film ve TV şovlarıyla bağlantılı diğer etkinliklerin tadını çıkarabilecekleri eğlence odaklı mağazalar açmayı planlıyor. Hatta daha da ileri giderek insanların, alışveriş yapabilmelerine , yemek yiyebilmelerine imkan tanıyacak.
Netflix, eğlence odaklı mağazalar ile dijital evrenin dışına çıkmayı planlıyor!
Netflix’in tüketici ürünlerinden sorumlu başkan yardımcısı Josh Simon, bu konuda bir açıklama yaptı. Mağazanın ismi ise Netflix House olacak. Joshh Simon’a göre ilk iki site, 2025’te ABD’de açılacak. Ardından dünyanın diğer yerlerine dağılacak. Şirket ise Hollywood’u bariz bir hedef olarak görüyor. Ancak şirket ilk tesislerin yerleri henüz açıklamadı.
Dev platformun tüketici ürünlerinden sorumlu başkan yardımcısı Josh Simon konuyla ilgili yorumlarını dile getirdi: “Hayranların kendilerini filmlerimizin ve TV şovlarımızın dünyasına kaptırmayı ne kadar sevdiklerini gördük ve bunu bir sonraki aşamaya nasıl taşıyacağımız hakkında çok düşündük.”
Dev platform, çeşitli şehirlere götürülen hit Netflix dizisi Brigerton’a dayanan parti bazlı bir etkinlikler yapmayı planlıyor. Belirli programların hayranları için halihazırda yüz yüze deneyimler hazırlıyor. Bazıları bu hamleyi şirketin oyun sektörüne geçişi gibi değerlendirdi. Sosyal medya kültürünün büyümesiyle bu çalışma platformun gelirini arttırması için bir fırsat niteliğinde. Ancak bu aşamada şirket, girişimin kârlılığını artırmak yerine içeriğini tanıtmaya odaklanacak.
Netflix House’taki her şey, Netflix içerikleriyle bağlantılı olacak. Platformun dünya çapında 238 milyon abonesi mevcut. Yükselen yıldız film ve dizileri ise sosyal medya mecralarında oldukça popüler. Dizilerde giyilen markalı kıyafetlerden diğer ürünlere kadar her şey içeriklerine bağlı kalacak. Ayrıca popüler yemek programlarından yemeklerin yer aldığı restoran menülerini de içerecek.
11 Eylül’de 2019 yılından beri görevin başında olan Murat Erkan, aldığı karar ile CEO’luk görevini bırakmıştı. Aradan geçen 1 ayın ardından şirketin yeni CEO’su belli oldu. Aktarılan bilgiye göre Turkcell’in yeni CEO’su Dr. Ali Taha Koç oldu. Bu karar ile birlikte Koç, Turkcell’in 6. Genel Müdürü oldu.
Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in yeni CEO’su oldu
2018’de Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı’na atanan Dr. Ali Taha Koç, aynı zamanda TÜRKSAT Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş. yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Koç şu anda Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde yüksek lisans ve doktora dersleri veriyor.
Turkcell’den yapılan açıklama ise şu şekilde;
Turkcell’de genel müdürlük görevine Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi eski Başkanı Dr. Ali Taha Koç getirildi. Yönetim Kurulu kararıyla ataması onaylanan Dr. Ali Taha Koç bugünden itibaren göreve başladı.
2019 yılında görevinin başına geçen Turkcell CEO'su Murat Erkan, aldığı karar neticesiyle şirketten ayrılıyor. İşte ayrıntılar...
Bilkent Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünü bitirip yurt dışına giden Koç, 2014 yılında Türkiye’ye dönerek Başbakanlık Başmüşaviri görevini aldı. Aynı yıl Cumhurbaşkanlığı Bilgi Teknolojileri Başkanlığı’na atan Koç, eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanlığı Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezi’nin kurulum sürecini yönetti. Ardından 2018’de Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı’na atandı.
Türk Telekom, ana destekçisi olduğu ve teknoloji ile kültür sanatın buluşma noktası Atatürk Kültür Merkezi’nde, yenilikçi girişim fikirlerini desteklemek ve girişim ekosistemine değer yaratmaya devam etmek üzere Türk Telekom Ventures Girişimcilik Merkezi’ni kurdu. Girişimcilerin her ihtiyacına cevap veren merkezde, ortak çalışma alanı içinde paylaşımlı ofis, toplantı odası, demo alanı ve etkinlik alanı yer alıyor. Ayrıca, girişimcilere ücretsiz ve fiber hızında internet hizmeti sunuluyor.
Gençlere fikirlerini Türkiye ve Dünya’ya yayma imkanı sağlamayı hedefleyen merkezi adım adım gezdik, öne çıkan girişimlerle konuştuk. Girişimcilik Merkezinin sunduğu tüm imkanlar, videomuzda.
Sanatın kalbi AKM’de bir girişimcilik merkezi!
İnovasyon ve girişimcilik alanındaki öncü yaklaşımı ile girişimcilere, geleceğe yön verecek ve dünyaya açılacak birçok fikri hayata geçirmelerini sağlayacak yeni bir çalışma ortamı sunan Türk Telekom, Türk Telekom Ventures Girişimcilik Merkezi ile girişim ekosistemi güçlendirmeye devam ediyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy açılışta yaptığı konuşmada, “Ülkemizde kültür ve sanatın gelişimine de ciddi katkılar sağlayan Türk Telekom’un, AKM Girişimcilik Merkezi’nde yenilikçi fikirlerin oluşumuna, gençlerin dünya ile rekabetine de çok anlamlı destekler sağlayacağına inanıyorum.
AKM’deki Türk Telekom Ventures Girişimcilik Merkezi ile girişimciler; hayallerini teknoloji ile birleştirip, değer yaratacak fikir ve projelerini bu mekânda geliştirme fırsatı yakalayacaklardır” dedi. Türk Telekom CEO’su Ümit Önal ise, “Yenilikçi girişim fikirlerini teknolojik ve sosyal imkânlarla desteklemek ve girişim ekosistemine değer katmak amacıyla İstanbul’un kalbinde, Atatürk Kültür Merkezi’nde kurduğumuz Girişimcilik Merkezi’nin, ülkemizi gururla temsil edecek birçok fikre ilham olacağına inanıyoruz” dedi.
Türk Telekom, yüksek teknoloji deneyimi ve yenilikçi ürün hizmetleri kapsamında; kurumsal girişim sermayesi şirketi Türk Telekom Ventures ile girişimcilik faaliyetlerine destek olacak çalışmalarını sürdürüyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Beyoğlu Kültür Yolu Festivali devam ederken, Türk Telekom, ana destekçisi olarak teknoloji ve kültür sanatı buluşturduğu Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM), girişimciler için bir deneyim ve buluşma alanı olan Türk Telekom Ventures Girişimcilik Merkezi’ni hayata geçirdi.
Türk Telekom Ventures Girişimcilik Merkezi’nin açılışı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katılımıyla, Türk Telekom CEO’su Ümit Önal’ın ev sahipliğinde gerçekleşti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yaptığı konuşmada, “Bilindiği gibi dünyanın en dinamik genç nüfusuna sahip ülkelerinden biriyiz. Türk gençliği kendisine sunulan imkanları nasıl başarıya dönüştürdüğünü her seferinde göstermektedir.
Son yıllarda kültür, sanat, eğitim ve spor başta olmak üzere özellikle teknoloji alanında ortaya konan başarılar geleceğe daha güvenle bakmamıza imkân sağlıyor. Örneğin, Teknofest’lerde gördüğümüz heyecan, enerji ve hepsinden daha önemlisi gençlerin vatanımız için sahip olduğu üretme azmi gençlere güvenmemizin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Kim ne dersin desin, biz Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak gençlerimize sonuna kadar inanıyoruz ve güveniyoruz. Onlardan aldığımız güçle geleceğe güvenle bakıyoruz. Bu kapsamda oluşturduğu programlar ve yaptığı yatırımlarla Türkiye’de girişimciliğin gelişmesine destek olan Türk Telekom’u tebrik ediyorum.
Türk Telekom’un ortaya koyduğu bu vizyonun, yenilikçi fikirlerin gelişimine sağladığı katkının ve özellikle Türk gençlerine olan güveninin diğer kurumlar için de örnek alınacak bir durum olduğunu belirtmek isterim. Türkiye’de girişimciliğin gelişmesine dönük Türk Telekom tarafından oluşturulan girişimcilik programı tamamlayan gençlerin bugün dünyanın dört bir yanında faaliyet göstermesi ülkemiz açısından gurur duyulacak bir gelişmedir.
Birbirinden farklı alanlarda ortaya konan başarı, Türk Telekom’un ne kadar doğru bir planlama içinde olduğunu gösteriyor. Ülkemizde kültür ve sanatın gelişimine de ciddi katkılar sağlayan Türk Telekom’un, AKM Girişimcilik Merkezi’nde yenilikçi fikirlerin oluşumuna, gençlerin dünya ile rekabetine de çok anlamlı destekler sağlayacağına inanıyorum.
AKM’deki Türk Telekom Ventures Girişimcilik Merkezi ile girişimciler; hayallerini teknoloji ile birleştirip, değer yaratacak fikir ve projelerini bu mekânda geliştirme fırsatı yakalayacaklardır. Girişimcilerin ihtiyaçlarının büyük oranda karşılanacağı bu merkezde gençlerimiz aynı zamanda Türk Telekom’un teknoloji alanındaki deneyim ve tecrübesinden de faydalanacaklardır.
AKM’deki Türk Telekom Girişimcilik Merkezi’nin hayırlı olmasını diliyor, Türk insanına, gençlerine güvenlerinden ötürü Türk Telekom’u ve projede emeği geçen herkesi kutlayarak, hepinize saygılarımı sunuyorum” dedi.
Apple, 12 Eylül’de tanıttığı iPhone 15 serisiyle yine sektörün gündemine oturmayı başardı. Akıllı telefon dünyasının en güçlü cihazlarını ortaya çıkaran teknoloji devi, önümüzdeki yıl piyasaya süreceği seri ile ciddi bir yükseltme planlıyor.
iPhone 16 Pro modelleri, Wi-Fi 7 ile donatılacak
Önümüzdeki yıl sahne alacak iPhone serisiyle ilgili detaylar gelmeye başladı. Sızıntı haberleriyle bilinen Jeff Pu, önemli bilgiler paylaştı. Bilindiği üzere iPhone 15 Pro modellerinde Wi-Fi 6e özelliği yer alıyor. iPhone 16 Pro modelleri ise Wi-Fi 7 ile sahne alacak.
Kaynağın paylaştığı tek yükseltme bu değil. Cihazlar, daha yüksek 5G indirme hızları sunacak. İki model de Qualcomm Snapdragon X75 modemini kullanacak. Ek olarak her iki 16 Pro modeli de güncellenmiş 48 Megapiksel ultra geniş kameralara sahip olacak. Cihazlar, iPhone 15 Pro Max’te bulunan 12 Megapiksel tetra prizma lensini 5x optik yakınlaştırma özelliğiyle birlikte kullanacak.
Birçok sorunla karşı karşıya kalan iPhone 15, ekran yanması gibi bazı sorunlarla karşı karşıya. İşte görseller...
Yaşanacak bir diğer yükseltme de ekran tarafında olacak. 6,1 inç olan iPhone 15 Pro ekranı, iPhone 16 Pro’da 6,3 inç olacak. 6,7 inç olan iPhone 15 Pro Max ekranı ise iPhone 16 Pro Max ile birlikte 6,9 inç boyutuna çıkacak. Bazı iddialara göre Apple, iPhone 16 ve iPhone 16 Pro Max modellerinin Face ID sensörünü ekran altına gizleyecek.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Lütfen görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşınız.
Nihayet NASA ilk mürettebatlı Starliner uçuşu için hedeflediği tarihi açıkladı. Bu uçuş, Boeing’in CST-100 Starliner uzay aracıyla yapılacak. Uzay ajansı, önümüzdeki yıl nisan ayında ilk mürettebatlı uçuşunu gerçekleştirmeyi hedefliyor. Ancak sevinmek için henüz daha çok erken. Bu yalnızca hedef bir tarih. Dolayısıyla ayrıntılı lansman programının resmi onayını beklemeye devam ediyoruz.
İlk mürettebatlı Starliner uçuşu için NASA, takvimde tarih işaretledi!
Boeing başkan yardımcısı ve Starliner müdürü Mark Nappi, ekibin uzay aracını mart ayında hazır hale getirmeyi hedeflediğini söyledi. Ancak o sırada olası bir fırlatma tarihinden bahsetmedi. Bu görev NASA için oldukça önemli. Çünkü geçmişte bazı görevler umulduğu gibi gitmedi. Boeing, Starliner’ı ilk mürettebatlı uçuşuna hazır hale getirmekte epey zorlandı. İlk insansız test uçuşunun 2017’de yapılması planlanıyordu. Ancak çeşitli sorunlar nedeniyle program ertelemek zorunda kaldı.
Kapsül sonunda 2019’da uzaya gitmeyi başardı. Ne yazık ki olaylar kontrolden çıktı. Kapsül, Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) ulaşmak için doğru yörüngeye ulaşamadı. Görev tüm çabalara rağmen olumsuzluk ile sonuçlandı. 3 yıllık bir çalışmanın ardından tüm sorunlar çözüme kavuştu. Starliner sonunda 2022’de mürettebatsız bir test uçuşuyla uzay istasyonuna ulaştı. Sırada tek bir test kalmıştı. O da bu görevin asıl misyonu olan mürettebatlı yolculuk.
NASA ilk defa yüzeyinde yoğun miktarda metal bulunan bir asteroiti incelemek için Psyche uzay aracını gönderecek. Hava koşulları izin verirse
Yetkililer ilk mürettebatlı uçuşu bu yılın nisan ayında başlatmayı umuyordu. Ancak çeşitli sorunlar nedeniyle görev Temmuz ayına kadar ertelendi. Ayrıca bu ertelemelerin ardı arkası bir türlü kesilmedi. NASA bu sefer kendinden oldukça emin. Ancak daha önce olup bitenleri göz önünde bulundurursak, görev tarihi yine ertelenebilir.
NASA, perşembe günü web sitesinde yayınlanan bir gönderide, “NASA’nın Boeing Mürettebat Uçuş Testi (CFT) adı verilen Starliner uzay aracının ilk mürettebatlı uçuşunun Nisan ortasından önce planlanmaması planlanıyor.” ifadelerine yer verdi. Uzay ajansı, CFT’nin Starliner sisteminin yeteneklerini doğrulamak için testlere başladı. NASA, astronotlarını ve test pilotları Butch Wilmore ve Suni Williams’ı bir gösteri uçuşuna göndereceğini söyledi.
Her şey yolunda gittiği taktirde Starliner uzay aracı, Florida’daki Cape Canaveral’dan United Launch Alliance (ULA) Atlas V roketinin üzerinde fırlatılacak. Mürettebat ve uzay aracı, batı ABD’ye paraşüt ve hava yastığı destekli çöle iniş gerçekleştirecek. Dünya’ya dönmeden önce uzay istasyonunda yaklaşık sekiz gün geçirecek.
Baykar Savunma tarafından geliştirilen Bayraktar insansız hava araçları arasına yeni bir üye katılıyor. Bayraktar TB3 ismiyle çıkacak olan SİHA, gelecek dönemde hizmete girecek TCG Anadolu amfibi hücum gemisi üzerinde bulunan kısa pistten kalkış yapabilecek. Üstelik her ne kadar ABD de bu alanda çalışıyor olsa da bu özelliğiyle dünyada ilk olacak. Bugün ise ilk koşu testini tamamladı.
Bayraktar TB3, ilk koşu testini tamamladı!
TCG Anadolu amfibi hücum gemisi, geçtiğimiz yıl suya indirildi. Bu yılın ilk çeyreğinde de son test süreci başladı. Ardından kabul testleri tamamlanıp envantere alındı. Hatta İstanbul sahilinde üzerinde Bayraktar TB3 ve Kızılelma prototipleri konumlanmış şekilde ziyarete de açıldı. Şu anda ise verilen görevleri yerine getiriyor.
Bu gemide F-35 kullanılması planlanıyordu. Fakat ABD ambargosu nedeniyle F-35 satışları süresiz rafa kaldırıldı. Yani Türkiye artık proje içerisinde değil. Ayrıca değil F-35, F-16 satışı bile yapılmıyor. Bu nedenle Türkiye, TCG Anadolu’yu SİHA ve helikopter gemisine çevirme kararı aldı.
Dün MSB tarafından yapılan paylaşımda "TCG Anadolu Gemisi ilk görevine doğru yola çıktı!" ibaresi yer aldı. İşte konuyla ilgili detaylar...
Bu talebe karşılık geliştirme sürecine şekil verilen Bayraktar TB3 ise Bayraktar TB2’nin daha uzun, geniş, yüksek ve katlanabilen kanat yapısına sahip bir versiyonunu olarak karşımıza çıkıyor. Tabii gelecekte sabit kanatlı 2. bir versiyonu görmemiz mümkün.
Bayraktar TB3’ün getirdiği bir diğer önemli yenilik de fiyat-performans erkinliğini koruyarak Bayraktar TB2’nin neredeyse 2 katı kadar yük taşıyabilecek oluşu. Tabii bu durum tasarıma da etki ediyor. Fakat yalnızca mühimmat değil. Farklı görevlere göre podların takılmasına olanak sağlayacak.
Baykar, ABD ile yarışta!
Bu alanda Baykar’ın yalnız olmadığını belirtelim. ABD’nin en ünlü SİHA’larından MQ-9 Reaper’ı geliştiren General Atomics de TB2-TB3 örneğinde olduğu gibi MQ-9’un katlanır kanatlı, kısa veya uzun pistli gemilerden kalkabilecek modeli üzerinde çalışıyor. Bu araca da MQ-9B STOL isimlendirmesi yapılacak.
Her ne kadar katlanır kanatlı uçak gemisi (amfibi dahil pistli gemiler) için özel üretilen ilk SİHA’yı Baykar tanıtmış olsa da General Atomics ilk uçuran ve envantere gireni yaparak tarihe geçmek istiyor. Fakat Baykar CTO’su Selçuk Bayraktar her alanda dünyada ilk olacaklarını söyledi. Nitekim ilk koşu testini başarıyla tamamladı.
Akıllı telefon dünyasının son yıllardaki yükselen ismi Oppo, katlanabilir alanında güçlü cihazlar çıkarmaya devam ediyor. Henüz yolun başında diyebileceğimiz katlanabilir akıllı telefon sektörünün en güçlüsü olmak isteyen teknoloji şirketi, en büyük rakibine göndermeli bir video paylaştı.
Oppo, paylaştığı video ile cihazların hafifliğine odaklanıyor
Oppo, katlanabilir akıllı telefonların kronik sorunlarından birisi olan ağırlık problemini çözdüğünü iddia ediyor. Şirket, bu amaç doğrultusunda Oppo Find N3 ve N3 Flip ile ilgili çalışmalarını sürdürüyor. Şimdi de sosyal medya üzerinden bir paylaşım yaptı.
Oppo, Samsung’un ağır olduğunu iddia ederek gönderme yapmış 😅 Bu modeli çok merak ediyorum. Yakında detaylı inceleme videosunu paylaşacağım 🙌🏻 pic.twitter.com/XA9WbSIsv9
Videodan da anlaşılacağı üzere Oppo, Find N3 modelini sektörün en hafif ve en zarif telefonlarından birisi olarak tanıtmak istiyor. 19 Ekim‘de küresel pazara çıkmaya hazırlanan model hakkında birçok sızıntı gün yüzüne çıktı.
Ön tarafında 6,31 inç büyüklüğünde AMOLED ekranla gelen Find N3, aynı zamanda 120Hz yenileme hızına sahip 7,82 inç büyüklüğünde ikinci AMOLED ekranı iç kısmında taşıyor. Kasanın arkasında üçlü kamera grubuna yer veren N3 Fold, ana kamera olarak 48 Megapiksellik bir sensör kullanıyor. Bu kameranın yanında 64 Megapiksel telefoto kamera ve 48 Megapiksel ultra geniş açılı kamera da yer alıyor.
Snapdragon 8 Gen 2 yonga setinden güç alması beklenilen Oppo Find N3 Fold, 16 GB RAM bellek ile işlemcisini destekliyor. Android 13 işletim sistemi ile çalışan cihaz, kasanın içerisinde 4805 mAh’lik bir batarya barındırıyor. Tüm bunlara ek olarak 100W hızlı şarj desteği de Find N3 Fold bünyesinde bulunuyor.