Honor’un yeni Magic 6 serisini önümüzdeki yılın başlarında piyasaya sürmesi bekleniyor. Ailenin üst seviye modeli Magic 6 Pro ise sızdırılan görüntülerde ortaya çıktı. Neredeyse çerçevesiz kavisli ekranıyla dikkat çeken cihaz, özellikleriyle de göz kamaştıracak.
Honor Magic 6 Pro 2024’te geliyor
Çin’den gelen Magic 6 Pro görüntüleri, Honor’un isteği üzerine kaldırıldı. Bu da cihazın gerçek prototipi olabileceği anlamına geliyor. Görüntülerdeki cihaz bir kılıf içinde gösteriliyor, ancak Magic 5 Pro’ya kıyasla tasarımda önemli değişiklikler yaşanacağını gözler önüne serdi.
Tasarımdaki en büyük değişikliklerden birisi, hap şeklindeki çentiğin ekranın sol tarafından ortaya taşınmış olması. Bu çentiğin, önceki modele benzer şekilde, 12 Megapiksel ultra geniş selfie kamerası ve 3D derinlik sensörlerini barındırması bekleniyor.
iPhone 15 ile dalga geçen Google, garip bir sorunla karşı karşıya. Google Pixel 8 serisi ön yükleyici kilidi yani bootloader açılmış geliyor.
Arka taraftaki kamera lensi ve flaş ışığı ise kılıfın yanından hafifçe görülebiliyor. Daha önceki söylentiler, Magic 6 Pro’nun ToF sensörü dahil olmak üzere üç kamera içeren yuvarlak kamera modülünü koruyacağını gösteriyor.
Magic 6 Pro’nun beklenen erken ortaya çıkması, Honor’un yeni seriyi beklenenden erken piyasaya sürebileceği anlamına geliyor. Seride Magic 6, 6 Pro ve 6 Ultimate’in yer alacağı ve hepsinin Snapdragon 8 Gen 3 yonga setinden güç alması bekleniyor.
Honor’un Magic 6 modellerini Ocak veya Şubat’ta tanıtacağı söyleniyor. Sızdırılan fotoğraflar, Magic 6 Pro’nun nasıl göreceğine dair ilk bakışı sağlıyor, ancak son ürünü yansıtmadığını hatırlatalım.
SpaceX, Starlink’e ait internet takımyıldızının ağını genişletmek istiyor. Bu doğrultuda 2024 yılında fırlatılacak roket sayısı neredeyse iki katına çıkacak. Uzay şirketi, 144 roketle neredeyse her üç günde bir misyon yürütmüş olacak.
SpaceX 2024’te 144 fırlatış yapmak istiyor
Bir SpaceX yetkilisinden gelen bilgilere göre, şirketin önümüzdeki yıl için fırlatma hedefleri belli oldu. Elon Musk’ın uzay firması, yaklaşık 100 görevle bitirilecek 2023’e kıyasla büyük bir artış yaratacaklarını ifade etti.
2024’te planlanan fırlatmalarının çoğu, yörüngeye yeni Starlink uyduları yerleştirmeyi içerecek. Bunun haricinde diğer uzay firmalarıyla yürütülecek misyonlar, Uluslararası Uzay İstasyonu görevleri ve Starship gibi diğer fırlatışlar gerçekleştirilecek.
NASA tarihinde bir ilk yaşandı. İlk kez Psyche uzay aracı SpaceX'in Falcon Heavy roketiyle fırlatıldı. Üstelik tüm aksiliklere rağmen.
Her ay 12 fırlatma temposuna ulaşmak için SpaceX’in operasyonlarında çok sayıda optimizasyon yapılması gerekiyor. Şirketin fırlatma tesislerinde geri dönüş sürelerini kısaltma konusunda önemli adımlar attığı belirtildi. Mühendisler ayrıca daha fazla kalite güvencesiylr güvenilirliği artırmaya odaklanmış durumda.
SpaceX’in Falcon 9’daki roket güçlendiricilerini geri kazanma ve yeniden kullanma becerisi, 20 defaya kadar kullanılabilir olmasıyla dikkat çekiyor. Şirketin bu sürdürülebilirliği, diğer fırlatma sistemlerine kıyasla hem maliyetleri hem de üretim ihtiyaçlarını azaltıyor.
SpaceX ayrıca 2024 yılında doğrudan akıllı telefonlara “Starlink Direct to Cell” hizmeti sunmak istiyor. İlerleyen yıllarda ise ses ve veri hizmetlerine genişleyerek GSM operatörü olarak hizmet vermeyi planlıyor. Bakalım önümüzdeki yıl şirket için nasıl geçecek.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Apple’ın bu sene dört iPad modeli geliştirdiği ve bunlardan birinin de dev iPad Air olabileceği iddiaları herkesi heyecanlandırdı. Ancak son ortaya çıkan raporlara bakılırsa Apple, çok sevilen iPad Pro özelliği için gemileri yaktı. Buna göre iPad Pro için OLED günleri geride kalmış olabilir.
OLED ekran yeni iPad Pro hayalleri suya mı düştü?
Aslında Apple’ın çoktan Samsung ve LG ile OLED panel üretimi için anlaştığı biliniyor. Bu anlamda herkesin beklentisi OLED ekran iPad Pro modeli ile karşılaşmaktı. Ancak son ortaya çıkan güvenilir bir rapora göre Apple, OLED iPad Pro modelinden vazgeçti.
Firmanın bu anlamda Micro-LED tercihi yapmadığını da belirtelim. Apple, bu anlamda arkadan aydınlatmalı LCD ekrana geri dönüş yapıyor. Burada firmanın maliyet hesapları yaptığı ortaya çıktı. Bildiğiniz gibi OLED pahalı bir teknoloji ve maliyetleri çok yüksek. Kalite anlamında OLED’in en büyük rakibi olan Micro-LED ekranlar da maliyet açısından halen yüksek seviyelerde.
Bu anlamda Apple, bu yüksek maliyeti iPad Pro’ya yansıtmamak istiyor. Bu anlamda altıncı nesil iPad Pro üretimi de 2024 başına kadar kalabilir. Tabii ki bu durumda yeni iPad lansmanı için yıl ortasına kadar beklememize neden olacağa benziyor.
1. nesil Apple Pencil mı yoksa 2. nesil mi veya USB-C'li model mi? Hangi Apple Pencil size göre? Rehberimiz haberimizde...
Peki ama Apple, OLED ekranlı iPad fikrinden vaz mı geçti? Aslında firmanın asıl amacı OLED panel değil, Micro-LED panele geçiş yapmak. Ancak Apple’ın bu sene için altıncı nesil iPad Pro modelinde sınırları aşması bekleniyordu. Bu anlamda depolamada karşımıza çıkan 32 GB RAM ve 4 TB depolama bunun örneği.
Bununla birlikte Apple hali hazırda canlı renklere sahip ekranlar üretiyor. Yine OLED, çok daha parlak renklere sahip olsa da pil ömrü konusunda da pek de kullanıcı dostu sayılmaz. Tahminler Micro-LED maliyetleri düşene kadar Apple’ın LED ekranda devam edeceği yönünde. Bu anlamda Apple, iPad Pro için Micro-LED kullanma kararı aldığında OLED ayarında bir parlaklık sağlamış olacak. Hem de Micro-LED ekranlar bu anlamda çok tasarruflu.
Apple’ın iiPhone 15 serisinde yüzü gülmedi. Ancak Google için de işler pek iyi gitmiyor gibi. Daha önce iPhone 15 ile dalga geçen Google, garip bir sorunla karşı karşıya. Buna göre Google Pixel 8 serisinde ön yükleyici kilidi yani bootloader açık geldi.
Ön yükleyici kilidi açılmış Pixel 8 serisi modellere ne olacak?
Bildiğiniz gibi bootloader ya da ön yükleyici modu Android telefon modellerinde kilitli geliyor. Bu kilidin açılması ise telefonu garanti kapsamı dışında bırakıyor. Tabii ki Google telefonları için de bu durum geçerli.
Özellikle Reddit üzerinde paylaşılan yorumlarda, bazı kullanıcılar Pixel 8 ve 8 Pro modellerinde ön yükleyici kilidi açık geldiğini rapor etti. Google ise, bu sorunun çok kısıtlı sayıdaki modelde görüldüğünü açıkladı. Bu anlamda Google, bootloader yani ön yükleyici kilidi açık gelen Pixel 8 ve Pro modellerinde koşulsuz değişim yapacak.
Peki ama nedir bu ön yükleyici ya da bootloader? Özellikle Android kullanıcıları telefonlarını daha sınırsız bir şekilde özelleştirebilmek için Root atmayı tercih edebiliyor. Ancak bunun için akıllı telefonunuzda bootloader yani ön yükleyici kilidi açık olmalı.
En popüler sosyal medya uygulaması Instagram 'a Sticker Oluşturma özelliği geliyor. iPhone'larda da var olan bu özellik yakında sunulacak.
Bu kilidin açık olması ise yukarıda da açıkladığımız gibi telefonun garanti kapsamı dışında kalmasına neden oluyor. Tabii ki bu ayar aynı zamanda akıllı telefonun arayüzünden memnun kalmadığınızda da başvurulan yöntemler arasında.
Bildiğiniz gibi stok Android sürümü dışında kalan tüm arayüzler belirli bir süre sonra telefonda yavaşlamaya neden oluyor. Ancak Google akıllı telefon modelleri zaten stok Android sürümüne sahip. Bu anlamda da ayrıca depolama tarafına yük olan bir arayüz yazılımı yer almıyor. İşte bu yüzden de Pixel modellerine root atan kullanıcı sayısı çok fazla değil.
Ön Yükleyici kilidi ayarı Android’in neredeyse ilk başından beri hayatımızda yer alıyor. Her ne kadar telefonun garantisini bozsa da özellikle yurtdışında oldukça rağbet gören yöntemler arasında. Genelde açık kaynak kodlu bu yazılımların en ünlüsü ise Cynogenemod.
Peki siz akıllı telefonunuza root atmayı mı yoksa mevcut haliyle kullanmayı mı tercih ediyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Akıllı telefon pazarının önemli isimlerinden Huawei, yakın zamanda yeni Mate 60 Pro modelini tanıttı. Marka, bu yeni modeli ana vatanı Çin’de piyasaya sürdü. Özellikleri ile pazara ivme katan Mate 60 Pro, iPhone 15 Pro Max’i geride bıraktı. İşte ayrıntılar…
Huawei Mate 60 Pro, iPhone 15 Pro Max’ten daha çok sattı!
Huawei, uzun bir süredir Amerika Birleşik Devletleri tarafından geçtiğimiz yıllarda uygulanmaya başlanan yaptırımlar ile boğuşuyordu. Telefon pazarında önemli bir kayıp yaşayan marka, kendi üretimine önem göstermeye başlayarak bu yaptırımların üstesinden gelmeye çalışıyor. Son dönemlerde ise Huawei, tekrardan eski günlerine dönüyor gibi görünüyor.
Huawei Mate 60 Pro
Araştırma şirketi Counterpoint‘in verilerine göre Huawei, 1.5 ay içerisinde ana vatanı Çin’de 1,6 milyon adet Mate 60 Pro sattı. Bu satışın 400 binden fazlası, son iki haftada gerçekleşti. Böylelikle Mate 60 Pro, Apple‘ın iPhone 15 Pro Max modelinden yüzde 10 daha fazla satarak ABD’li şirketi geride bıraktı.
İki BMW'nin çarpıştığı ciddi kazada iPhone 14 serisi ile birlikte gelen kaza algılama özelliği hayat kurtardı. İşte detaylar...
Üstelik teknoloji devi, Mate 60 Pro için tedarik sorunları çekiyor. Bu, stokların yetersiz kaldığı anlamına geliyor. Yani stok sorunu yaşanmasına rağmen en çok satanlar arasına giren bu telefon, tedarik problemleri çözüldükten sonra pazarın altını üstüne getirebilir. Zira veriler de bunu gösteriyor.
Huawei, Çin‘de Apple‘ı geride bırakmış durumda. Bu noktada Huawei‘nin biraz şanslı olduğunu da belirtmek gerekiyor. Zira tüketicilere göre iPhone 15 serisi, geçtiğimiz yıl tanıtılan iPhone 14 serisine göre pek de heyecan yaratmadı. Mate 60 serisi ise tam tersi etki yarattı.
Huawei‘nin Çin’de Apple‘ı geride bırakması, iki marka arasındaki büyük rekabeti daha da alevlendirecek. Zira bu rekabet, küreselde de ivme kazanacak gibi görünüyor. Bunu hep birlikte önümüzdeki dönemlerde göreceğiz.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
iPhone 13 ekran değişimi için servis tavsiyesi, işçilik ücreti nedir, en ucuz ekran fiyatları, yan sanayi ekran iyi midir, en güvenilir teknik servis, kargo ile ekran değişimi gibi konularda araştırma yapıyorsanız muhtemelen iPhone 13 ekran değişimi gerektirecek bir konu ile karşı karşıyasınız demektir.
Öncelikle yazımızın başında cihazın ön yüzeyinde olan her çatlağın mutlaka ekran değişimi gerektirmediğini söyleyerek başlamak istiyoruz. Normal şartlarda ön cam ve ekran birbirine bütün bir parçadır ve ön camın kırılması durumunda ekranın da yenilenmesi gerekir.
Apple servisi ile görüşme sağladığınızda kendisinden de aynı şekilde bilgi alabilir ve sadece ön cam çatlaması gibi sorunlar için tüm ekranın değiştirilmesi gerektiği bilgisini doğrulayabilirsiniz. Bir kullanıcı olarak öncelikle ekranınızın mı yoksa ön camın mı kırık olduğunu tespit edebilmeniz gerekir.
Bazı durumlarda bu güç olsa da yakınınızda bir uzmandan destek alabilirsiniz. Ekranı değiştirmeden ön cam değişimi yapmak çok daha uygun fiyatlı bir işlem olduğundan aklınızın bir tarafında bulunmasında fayda var.
Konumuz iPhone 13 ekran değişimi. Oldukça sağlam olan Apple telefonlarda ekran değişimi genelde ekran kırıldı, ekran çatladı, ekrana görüntü gelmiyor, görüntü gelip gidiyor, ekranda titreme sorunu gibi şikayetlerden kaynaklı bir ihtiyaç. Ekran değişimi yapılabilmesi için ekranın fiziksel bütünlüğünün bozulması gibi bir durumu da genellemek doğru olmayacaktır.
Kullanılan yan sanayi düşük kalite batarya, düşük kalite powerbank ve şarj aletleri, profesyonel olmayan teknik servis müdahaleleri sonucu cihazın sıvı direncinin azalmasına bağlı sıvı teması gibi durumlar da ekran değişimi ihtiyacı doğurabilir. Ekran değişimi yapıldığında ön cam da tamamen değişmektedir; bahsettiğimiz gibi bu parçalar birbirine entegredir.
Ancak yine de akıllı telefonunuzun tam anlamıyla nasıl bir teknik müdahale ihtiyacı olduğunu anlayabilmeniz için uzman bir servise arıza tespiti yaptırmalı ve servis için ne kadar ödemeniz gerektiğini öğrenmelisiniz. Bugün Apple servisi iPhone 13 ekran değişimi fiyatı 10.168 TL’dir. Piyasada elbette çok daha uygun fiyatlara bu işlemi yaptırabilirsiniz.
iPhone 13 Ekran Değişimi Ücreti Kaç TL?
Bir Apple telefonun en önemli özelliklerinden birisi hiç şüphesiz ekranıdır ve dolayısıyla Apple Yetkili Servisi’nde bu fiyatları görmeyi de normal karşılamak gerekiyor. Günümüzün en ileri düzey ekranlarından birinden bahsediyoruz ve en başında OLED teknolojisi bile bunun temel nedenleri arasında.
Apple Yetkili Servisi elbette işçilik ve yedek parça kalitesi olarak gerekeni sağlayacaktır ancak zaman zaman servislerin yoğunluğu nedeniyle telefonunuzdan uzak kalma süresi bazen kullanıcıları farklı alternatiflere yönlendirebiliyor.
Bugün aynı profesyonellikte hizmet veren Teknoway gibi özel iPhone servislerinde aynı gün iPhone 13 ekran değişimi işlemi sadece birkaç saat içerisinde gerçekleştirilebilmekte ve garantili olarak hizmet sunulmaktadır.
Teknoway’de dilerseniz orijinal iPhone 13 ekran değişimi fiyatı öğrenebilir, eğer stoklarda mevcutsa orijinal çıkma iPhone 13 ekranı veya A kalite yan sanayi GX OLED iPhone 13 ekranı gibi farklı ve kaliteli alternatifler için de bilgi alabilirsiniz. Özellikle GX OLED ekran neredeyse ayırt edilemez bir görüntü kalitesi sunar ve kat kat daha uygun fiyata temin edilebilir.
Teknoway’de iPhone 13 ekran değişimi ücreti 2800 TL’dir. Teknoway ile iletişime geçmek için teknoway.com.tr bağlantısını ziyaret edebilirsiniz.
iPhone 13 ekran değişimi işleminde öncelikle cihazın ekranının hangi sebeple hasar aldığı tespit edilmelidir. Darbe sonucu oluşan ekran kırılması veya ekran çatlaması, yerine profesyonel teknik servis işçiliği ile takılacak yeni bir ekranla sorunsuz şekilde çözülebilmektedir. Ancak sıvı teması veya kısa devre gibi sorunlar yüzünden arızalanan bir ekranın yenilenmesi, kısa süre sonra sorunun yeniden tekrar etmesine neden olabilir.
Dolayısıyla öncelikle iyi bir arıza tespiti yapılmalı ve esas sorunun çözüme kavuşturulmasından sonra ekran değişimi işlemi gerçekleştirilmelidir. İstanbul’da ekran değişimi konusunda en iyi servis noktalarından biri olan Teknoway’de işlemler aynı gün birkaç saat içerisinde gerçekleştirilmekte ve yeni ekrana geçiş sonrası renk doğruluğunu sağlayan True Tone teknolojisinin yeni ekrana kodlanması gibi işlemler yapılarak müşteriye eksiksiz ve garantili bir hizmet sunulmaktadır.
Sıvı temasına karşı dirençli bir telefon olan iPhone 13’ün teknik servis müdahaleleri sonrasında yine sıvıya karşı dayanıklı şekilde kapatılması gerekmektedir. Aksi halde başınıza daha büyük sorunlar gelebilmesi de mümkün.
iPhone Ekran Değişimi Servis Tavsiyesi
Telefonu ile ilgili sıkıntı yaşayan kullanıcılar bir yandan internetten araştırma yaparken, diğer yandan da çevresine “güvenilir teknik servis” soruları soruyor. Teknoway’in hizmet kalitesini internet üzerinden de araştırma yaparak kolaylıkla görebilirsiniz.
Müşteri memnuniyetini önemseyen firmada profesyonel teknik servis kadrosu ve ileri düzey ekipmanlarla her gün onlarca ekran değişimi işlemi gerçekleştirilmektedir. İstanbul Anadolu Yakası, Kadıköy bölgesinde beş katlı bir binada hizmet veren Teknoway’e cihazınızı getirme şansınız yoksa müşteri hizmetleri ile görüşerek ücretsiz kargo ile de iPhone 13 ekran değişimi işlemini gerçekleştirebilirsiniz.
Servis merkezine gelen tüm telefonların onarımı aynı gün içerisinde gerçekleştirilmekte ve müşteriye gönderilmek üzere yine aynı gün kargoya teslimi yapılmaktadır. iPhone 13 ekran değişimi teknik servis ücretleri konusunda dilerseniz müşteri hizmetleri ile görüşme sağlayarak bilgi alabilir ve elde bulunan ekran çeşitlerine göre farklı teklifler alabilirsiniz.
Size tavsiyemiz iPhone 13 gibi ileri düzey bir cihaz için her zaman orijinal veya orijinale yakın kalite sunan A kalite ekranları tercih etmeniz. Düşük kalite yan sanayi ekranlarda renk sorunu, dokunmatik algılamıyor, ekran parlaklığı eskisi gibi değil tarzında şikayetler meydana gelecektir.
Ekran kalitesi dışında iPhone 13 ekran değişimi konusunda üzerinde durulması gereken bir diğer konu da teknik servis işçiliğidir. Oldukça komplike bir cihaz olan iPhone 13’ün ekranının ön sensör grubu ve kamera bağlantılarına zarar vermeden oldukça dikkatli şekilde sökmek gerekir.
Ayrıca bahsettiğimiz True Tone konusu da çok önemli bir konudur. True Tone ekranların içine kayıtlı bir koddur ve yeni ekrana özel ekipmanlar kullanılarak aktarılmaktadır. Bu işlemin yapılmaması veya teknik serviste bu cihazın bulunmaması, montaj sonrası True Tone aktifleşmiyor, iPhone 13 True Tone çalışmıyor veya renk sorunu gibi sıkıntıların ortaya çıkmasına neden olacaktır.
Teknoway’de iPhone 13 ekran değişimi işlemleri detaylı testler sonrasında son bulur ve müşterilere cihazlar parça ve işçilik garantili olarak teslim edilir. Çoğu işletme teknik servis işlemleri için sözlü bir garanti sunarken Teknoway’de yapılan onarım için bir garanti belgesi alırsınız ve bu süre boyunca da parça ile ilgili çıkabilecek sorunlarda cihazınız garanti altına alınmış olur. İstanbul’un en büyük telefoncusu olan Teknoway’de iPhone 13 ekran değişimi hizmetleri dışında ikinci el cep telefonu alımı-satımı, telefon değeri hesaplama, elektrikli scooter servisi, ikinci el elektrikli scooter satışı, sıfır elektrikli scooter’lar, elektrikli scooter tamir ve bakımı gibi hizmetlere de yer verilmektedir.
iPhone 13 ekran değişimi ihtiyacı nedeniyle Türkiye’nin en iyi iPhone servisi Teknoway’e ulaşmak için 0 (537) 958 02 02 no’lu telefonu kullanabilir, dilerseniz WhatsApp üzerinden erişim sağlayabilirsiniz.
Apple’ın iPhone’ları günümüz akıllı telefon pazarında önemli bir paya sahip. Dünyada iPhone kullanıcısı her geçen gün artıyorken pek çok kişi telefonu ilk satın aldığında hangi ayarları yapması gerektiğini bilmiyor. Bizler de bu içeriğimizde yeni bir iPhone sahibi olduysanız sizin için ilk yapılması gerekenleri sıraladık.
Yeni bir iPhone ‘da ilk yapılması gerekenler
iPhone’lar, kullanıcılar için kullanışlı olan pek çok özelliğe sahip. Bu özellikler arasında bazıları diğerlerine göre daha fazla önem arz eder. Bu nedenle mutlaka gözden geçirilmesi gerekir. İşte yeni bir iPhone satın alınca ilk yapılması gerekenler…
Sırasıyla tüm önerilerimizi görmek için diğer sayfaya geçebilirsiniz.
Kendinize biraz vakit ayırmak istediğinizde bunun için dizi izlemek en iyi seçeneklerden birisi. Sinema dünyasında birbirinden farklı evrenlerde geçen binlerce dizi bulunuyor. Bu yapımlar arasında bazıları var ki ele aldığı konular ile izleyenlerde derin bir etki bırakıyorlar. Bizler de bu içeriğimizde izledikten sonra bir süre etkisinden çıkamayacağınız en iyi dizileri bir araya getirdik. İşte 10 tane dizi önerisi…
Mutlaka İzlemeniz Gereken En İyi Diziler! İşte En İyi 10 Dizi
İçeriğe geçmeden önce söz konusu en iyi dizileri belirlerken IMDb puanları bir yana izleyicilerin yorumlarını da değerlendirdiğimizi belirtelim. Yani yalnızca izleyenlerde etki bırakan yapımları listeye dahil ettik. O halde lafı çok uzatmadan en iyi 10 dizi önerisine geçelim.
Prison Break
Dünyanın en iyi dizileri arasında yer alan Prison Break, ilk olarak 2005 yılında yayınlanmaya başladı ve 5. sezona geldiğinde seyirciye veda etti. Paul Scheuring tarafından yaratılan dizide ABD’li ünlü aktör Wentworth Miller da oynuyor.
Prison Breakkonusu ise Lincoln Burrows adlı bir adamın işlemediği bir suç yüzünden idam cezasına çarptırılmasının üzerine kardeşi Michael Scofield‘ın onu kurtarmaya çalışmasını anlatıyor. Michael’ın büyük kaçış planı, aksiyon dolu olaylara sahne olur.
Bu içeriğimizde IMDb'ye göre dünyanın en iyi dizilerini sizler için bir araya getirdik. İşte en iyi 100 dizi...
The Man in the High Castle
Philip K. Dick‘in aynı adlı romanından uyarlanan The Man in the High Castle dizisi, 2. Dünya Savaşı‘nda Mihver devletlerinin kazanmasıyla ve Müttefik devletlerinin kaybetmesiyle sonuçlanan paralel bir evrende geçiyor.
Özellikle geçmiş tarihi araştırmaya ilgi duyan kişilerin mutlaka izlemesi gereken The Man in the High Castle, toplamda 4 sezon / 40 bölümden oluşuyor. Söz konusu yapımı Amazon Prime Video üzerinden izleyebilmek mümkün.
Hell On Wheels
Joe ve Tony Gayton tarafından kurgulanan Hell On Wheels, 1865 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan iç savaşın sonrasında geçiyor. İlk kıtalar arası demir yolu inşaatı olan Transcontinental Demiryolu’nu merkezine alan dizi, ana karakter Cullen Bohannon’ın başından geçenleri anlatıyor.
İlk olarak 2011 yılında çekilmeye başlanan ve 2016 yılında final yaparak ekranlara veda eden dizi, izleyenlerde derin bir etki bırakıyor ve kişiyi düşünmeye itiyor. Dünyada çok popüler olmasa da en sevilen yapımlar arasında yer alıyor.
Dexter
Dexter dizisi, Darkly Dreaming Dexter adlı romandan uyarlanan bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Psikolojik gerilim türündeki sevilen dizi, Miami Metro Polis Departmanı’nda adli tıp uzmanı olarak çalışan Dexter Morgan’ı merkezine alıyor.
Dexter Morgan, gündüzleri işini yapıyorken geceleri ise kan örneklerini analiz ederek bulduğu suçluları öldürerek adalet dağıtıyor. Yani gizli bir katil olarak hayat sürüyor. Dünyanın en iyi dizileri arasında yer alan yapım, konusu ile izleyen kişilerin bir süre kendisinden bahsetmesini sağlıyor.
Lie To Me
Samuel Baum tarafından yaratılan Lie To Me, Dr. Cal Lightman ve başında olduğu ekibin, insanların yüz ifadelerini ve vücut hareketlerini dikkatle seyrederek yalanlarını ortaya çıkartması üzerine kurulu. Mikro ifade uzmanları, suçluların gizli niyetlerini ortaya çıkarmaya çalışır.
Ekipteki kişilerin kişisel hayatlarına da yer vererek başarılı bir drama ve polisiye dizisi olan Lie To Me, 2009 yılında yayınlanmaya başlamış olup 2011 yılında final yaptı. Toplamda 3 sezon / 48 bölümden oluşuyor.
The Last Man On Earth
Türkçe adı Dünya’daki Son İnsan olan The Last Man On Earth, 2015 ile 2018 yılları arasında yayınlanan post-apokaliptik bir dizi. Will Forte tarafından yaratılan yapım, izleyen kişilerde önemli bir etki bırakmayı başarıyor.
The Last Man On Earth, adından da anlaşılabileceği üzere dünyada yalnız başına kalan son insan olan bir adamı anlatıyor. Büyük bir virüs salgınının ardından hayatta kalmayı başaran Phil Miller adlı bu adam, eski dünyanın anıları ile yüzleşerek psikolojik olarak çeşitli zorluklar çekiyor.
13 Reasons Why
Bir gençlik draması olan 13 Reasons Why, Jay Asher‘ın aynı ada sahip romanından uyarlandı. Dizi, ana karakter Hannah Baker‘ın intihar etmeden önce yaşadığı zorbalık ve çeşitli problemleri anlatır. Hanner, ardında birkaç kaset bırakır.
Gençler arasındaki zorbalığa dikkat çekmeyi hedefleyen dizi, ele aldığı konu nedeniyle zorbalığı artırdığı söylenerek çeşitli kesimlerden tepki topladı. Tabii öte taraftan olumlu eleştiriler de almayı başardı. 13 Reasons Why da en iyi diziler sıralamasında.
The Terror
Antoloji dizisi olan The Terror, gerçek bir hikayeden uyarlanarak seyircinin karşısına çıktı. Söz konusu yapım, Kraliyet Donanması’nın Northwest Passage’ı bulmak için sınırlı koşullar ile atıldığı tehlikeli yolculuğu anlatır.
Kraliyet Donanması’ndaki karakterler; doğaüstü yaratıklar, hastalıklar ile mücadele ederken aynı zamanda kendi aralarındaki tartışmalar nedeniyle de oldukça gergindirler. Son olarak dizinin aynı ada sahip romandan uyarlandığını belirtmek gerekiyor
Travelers
Günümüzden yüzlerce yıl sonrasında geçen Travelers dizisi, zaman yolculuğu yaparak 21. yüzyıla geri gönderilen bir grup insanı merkezine alıyor. Bilinçlerini o yılların insanlarına aktaran bu kişiler, insanlığın geleceğini kurtarmak için mücadele verirler.
Bilim kurgu ve aksiyon unsurlarını bir araya getiren Travelers dizisi, Brad Wright tarafından yaratıldı. Yapımın başrollerinde ise Eric McCormack, MacKenzie Porter, Reilly Dolman ve Nesta Cooper gibi ünlü oyuncular yer alıyor.
Atlanta
Amerikan komedi-drama dizisi olan Atlanta, ABD’li rap sanatçısı Donald Glover tarafından yaratıldı. Dizi, Atlanta’nın rap dünyasında ün kazanmaya çalışan iki kuzeni konu alıyor. Daha iyi bir hayat için çabalayan ikilinin başına gelenler anlatılır.
2016 – 2022 yılları arasında yayınlanan Atlanta, 41 bölümden oluşuyor. İzleyen kişilerin büyük çoğunluğundan olumlu yorumlar almayı başardı. Bu nedenle dünyanın en iyi dizilerinden birisi olarak bu listede bulunuyor.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz. Ayrıca dilerseniz sizler de en iyi dizi tavsiyesinde bulunabilirsiniz.
Gelişen teknoloji ile birlikte elektrikli otomobilleri yollarda daha fazla görmeye başladık. Bu noktada öne çıkan araçlardan birisi de Mercedes’in en bilinen modellerinden Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+. Oldukça sevilen bu modeli ShiftDelete.Net Editörü Samet Jankovic deneyimledi.
Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+ ilk sürüş testi
ShiftDelete.Net Kurucusu Hakkı Alkan, Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+ modelini ekip arkadaşı Samet Jankovic’in ellerine emanet etti. Elektrikli otomobillerin sürdürülebilir bir geleceğin kapılarını aralayan bir devrim olduğunu düşünen Samet Jankovic, Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+ modelini sürdü. İşte Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+ sürüş testi;
Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+ modeli; dokunmatik ekranlar, sesli asistan, adaptif sürüş modları ve yüksek kaliteli malzemeler ile donatılmış bir iç tasarıma sahip. Tamamen elektrikli olan araç, yollardaki sessizliği ile gözleri kendine çekiyor.
Yeni Corsa, hem benzinli hem de elektrikli versiyonlarıyla mevcut. Yeni Elektrikli Opel Corsa E inceleme sizlerle.
Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+ özellikleri
574 kilometre menzile sahip olan Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+, 32 dakikada yüzde 80‘e kadar şarj edilebiliyor. 15 dakika şarj ile 250 kilometre menzil sunan elektrikli otomobil modeli sıfır emisyon ile çalışıyor.
Araç, çift elektrik motoru ile birlikte 625 beygir güç ve 950 Nm tork üretebiliyor. Bununla beraber 0’dan100 km/s hıza yalnızca3,5 saniyede çıkabiliyor. Öte yandan Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+, 90.56 kWh kapasiteli batarya ile geliyor.
Özellik
Değer
Menzil:
574 kilometre
Şarj Süresi (Yüzde 80):
32 dakika
Motor:
Çift elektrik motoru
Güç:
625 beygir
Tork:
950 Nm
Hızlanma (0-100 km/s):
3.5 saniye
Batarya:
90.56 kWh
Not: Özellikler, modellere ve paket seçimlerine göre farklılık gösterebiliyor.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+ modelini nasıl buldunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Huawei FreeBuds Pro’nun 3. nesil modeliyle karşınızdayız. Bakalım ses yetenekleriyle dikkat çeken Huawei FreeBuds Pro 3 bizlere neler sunuyor?
Huawei FreeBuds Pro 3 inceleme
Huawei FreeBuds Pro 3, 4.999 TL fiyatla Huawei Online Mağaza üzerinden satışa sunuluyor. 399 TL değerinde 1 yıl kayıp kulaklık desteği, AFBPRO300 kupon koduyla 300 TL ekstra indirim ve vade farksız 3 taksit avantajları da tüketicilere sunulan Huawei fırsatları arasında.
Dilerseniz şimdi sizi inceleme videomuzla baş başa bırakalım. İncelememizi yazılı olarak okumak istiyorsanız, yazımıza devam edebilirsiniz. İyi seyirler…
Huawei FreeBuds Pro 3 incelememize tasarımla başlayalım. Bir önceki modele göre FreeBuds Pro 3’ün şarj kutusu yüzde 4.5 daha az yer kaplıyor. Kulaklıklar, kutudan daha rahat çıkması için ise, içerideki boş alan miktarı da artırılmış. Huawei, yüzde 5 seviyesinde de her bir kulaklığın ağırlığını hafifletmiş.
100.000’den daha fazla açıp kapamaya dayanabilen Huawei FreeBuds Pro 3, Nano Cam malzeme ile beraber aşınma ve yıpranmalara karşı yüzde 32 daha dayanıklı. IP54 desteği sayesinde su ve toza karşı dayanıklılığı bulunan FreeBuds Pro 3, yağmurlu günlerde ya da yoğun terlenen antremanlarda sorunsuz bir şekilde kullanılabiliyor.
Pil ömrü
Huawei FreeBuds Pro 3 ile, gürültü engelleme kapalıyken, tek bir şarj ile 6,5 saate kadar dinleme süresi ve şarj kutusuyla birlikte kullanıldığında 31 saate kadar dinleme süresi sunuyor.
ANC açıkken ise tek kulaklıkta 4.5 saat dinleme süresi, şarj kutusuyla beraber de 22 saat dinleme süresi sunuyor. Kulaklıklarda 55 mAh, şarj kutusunda ise 580 mAh bataryanın kullanıldığı Huawei FreeBuds Pro 3’te, kulaklıkları 40 dakikada kutusunda şarj edebiliyorsunuz. Kablo ile Huawei FreeBuds Pro 3’ün şarj kutusunu ise 1 saatte tam şarj edebiliyorsunuz. Kablosuz şarj desteğine sahip olan Huawei FreeBuds Pro 3’ün şarj kutusunu ayrıca 150 dakikada kablosuz olarak şarj edebiliyor.
Huawei FreeBuds Pro 3 özellikleri
Nano cam malzemenin kullanıldığı tek parça gövdeye yer verilen Freebuds Pro 3, en iyi ses deneyimi için çift ses sürücüsüyle beraber geliyor. Huawei bu sürücünün daha güçlü bass’lar ve daha net tizler sağlayacağını ifade ediyor. Kablosuz kulaklık ayrıca daha iyi ses kalitesi için uyarlanabilir üçlü ekolayzere sahip.
11 mm boyutunda 4 mıknatıslı Dinamik Sürücü, 14 Hz’e kadar bas sesleri, 48 KHz’e kadar da tiz sesleri verebiliyor. Yüksek çözünürlüklü ses iletimini yani HiRes desteğine sahip olan Huawei FreeBuds Pro 3, yeni yüksek kaliteli Bluetooth ses formatı sayesinde, ses iletim hızı 990 kbps’e kadar çıkıyor.
Bluetooth 5.2 arabirimini destekleyen üründe gecikme değerleri ise 90 ms’in altında. Şarj kutusuyla birlikte 31 saate kadar kullanım vadeden FreeBuds Pro 3, gürültü engelleme konusunda ise Pure Voice 2.0 ve ANC 3.0 desteğine yer veriyor.
Akıllı ANC 3.0’ın güncellenmiş AI uyarlanabilir gürültü engelleme algoritması, kulağın içindeki ve dışındaki sesleri gerçek zamanlı olarak doğru bir şekilde tanımlamak ve hesaplamak için tri-mic hibrit gürültü engelleme sistemi ile birlikte çalışır ve böylece gürültü engelleme etkilerini gerçek zamanlı koşullara göre uyarlar.
ANC özelliği, HUAWEI FreeBuds Pro 3’te %50 oranında iyileştirilerek uçuşlar ve tren yolculukları için ideal bir dinleme arkadaşı haline gelir. Yeni ANC 3.0 ile beraber dinamik, rahat, genel ve ultra ayarlarıyla beraber, gürültü engellemeyi ortam şartlarına uygun bir şekilde kullanabiliyorsunuz.
Huawei FreeBuds Pro 3, aynı anda 2 cihaza bağlanabilecek yapıda. Huawei AI Life uygulamasıyla beraber Android ve iOS’te kullanabiliyorsunuz.
Ayrıca doğrudan Huawei Watch GT4 gibi akıllı saatinize doğrudan bağlayabilirsiniz. Böylece spor yaparken telefona ihtiyaç duymadan, FreeBuds Pro 3’ün üzerinde bulunan tuşları üzerinden Watch GT 4 ile beraber de kullanabilirsiniz.
Türkiye’nin en büyük zincir marketleri arasında yer alan A101, geçtiğimiz yıllarda birbirinden ilginç ürünler ile tüketici karşısına çıktı. Bir dönem tekne satışı bile yapan, yakın zamanda ise Apple ürünleri ile tüketici karşısına çıkan A101, şimdi ise çekme karavan satacak.
A101’e çekme karavan geliyor!
A101 tarafından paylaşılan 26 Ekim Perşembe broşürüne baktığımızda ERBA markasına ait 4.0 Çekme Karavan geleceğini görüyoruz. Aynı markaya ait farklı bir çekme karavanı geçtiğimiz yıl da görmüştük. Peki ERBA 4.0 Çekme Karavan özellikleri neler?
750 kilo altında olan ERBA 4.0 Çekme Karavan, dünyanın her yerinde geçerli olan O1 Tip Onay belgesine sahip. 4 kişilik olan karavanda ranza, 2 kişilik yatak olan masalı oturma grubu da mevcut. Bununla beraber termostatlı, 2 ocaklı ve krom lavabolu mutfak sistemi ve duş bölümü de bulunuyor. 205 watt güneş paneli ile enerji toplayan karavanda 12 volt orijinal buzdolabı yer alıyor.
30 litre temiz su deposu ve 12 litre hidrofor, 12 volt LED aydınlatmalar, voltmetre ve 2 adet USB şarjı da olan ERBA 4.0 Çekme Karavan fiyatı ise 199 bin 990 TL. A101 için özel olarak üretildiği belirtilen karavan 26 Ekim tarihinden itibaren satışa sunulacak.
ERBA 4.0 Çekme Karavan özellikleri;
750 kilo
O1 Tip Onay belgeli
4 kişilik
Ranza ve 2 kişilik oturma grubu
Termostatlı, 2 ocaklı, krom lavabolu mutfak sistemi ve duş bölümü
205 watt güneş paneli
30 amper MPTT
Sürekli çalışan 12 volt orijinal buzdolabı
100 amper Jegel jel akü monteli
Yukarı açılır sineklikli camlar ve tavan havalandırması
30 litre temiz su deposu ve 12 volt hidrofor
12 volt LED aydınlatmalar, voltmetre ve 2 adet USB şarj
Knot muadili dingil, frenli ön çeki grubu ve dengeleme ayakları
Duvarlar ve tavan yekpare fiberglas sandviç sistemli
Ticaret Bakanı Ömer Bolat'tan son dakika 2. el otomobil açıklaması! İşte konuyla ilgili detaylar ve Bakan'ın açıklaması...
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? A101’e gelecek çekme karavanı nasıl buldunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
A101’in geçtiğimiz yıl sattığı farklı model karavanın inceleme videosuna aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Bildiğiniz gibi bu hafta içerisinde sürpriz bir şekilde USB-C’li 3. nesil Apple Pencil satışa çıktı. iPad’ler ile beraber gelmesini beklediğimiz Apple Pencil serisinin yeni modeli USB-C şarj soketi ile birlikte geldi. Peki bu yeni model sahip olduğu eksiklikler sebebiyle bir hayal kırıklığı mı? Hangi Apple Pencil’ı almak sizin için daha mantıklı? İşte hem Apple Pencil nesillerini karşılaştırdığımız hem de satın alma konusunda bir rehber niteliğine sahip haberimiz ve detayları…
Hangi Apple Pencil size göre? İşte Apple Pencil satın alma rehberi!
Haber içerisinde hem sizin hangi özellikler yönünden kıyasladığımızı daha rahat anlamanız hem de haber sonundaki fiyat listesinden fiyat-performans kıyaslamasını daha rahat yapabilmeniz açısından bölümler şeklinde ilerleyeceğiz. İlk etapta 1. nesil, 2. nesil ve USB-C’li (şimdilik 3. nesil diyebileceğimiz) modellerin ortak özelliklerini sıralayalım.
Apple tarafından “Mükemmel Piksel Hassasiyeti, Düşük Gecikme Süresi, Eğime Duyarlılık” özellikleri 3 nesil için de ortak olarak tutulmuş. Buradan sonra belirteceğimiz özellikler genel olarak 2 modelde var olup birinde olmayan özellikler. Bu sebeple “kullanıcı alanları” şeklinde bir sıralama yapmamız da gerektiğinden alan ve özellik odaklı yorumlayacağız.
Apple Pencil serisinin 1. ve 2 nesli “Kuvvete Duyarlılık” özelliklerine sahip. Bu özellikle çizim yapan kullanıcılar için önemli çünkü bu özellik sayesinde hafif bir dokunuştan güçlü bir basma hareketine kadar uygulanan tüm kuvvet oranlarına duyarlı şekilde çizim tepkileri alıyoruz. Ayrıca gölgelendirme esnasında eğim hassasiyeti ile birlikte kullanılabiliyor. Bu özellik USB-C’li modelde maalesef yer almıyor.
Bir diğer özellik ise kullanıcıların “ya gerçekten gerekli mi” diyerek önemsemediği bir durum. Fakat kullanmaya başladıkça fark edeceksiniz ki gerekli. Apple Pencil ailesinin 2. ve USB-C’li nesli kullanmadığınız zamanlarda iPad’inize yapışarak kaybolma tehlikesi geçirmeden bekliyor. 1. nesil içinse bu özellik mevcut değil. Burada bu özellik ile birlikte gelen temassız şarj ise sadece 2. nesil kalemlerde var. 1. nesil kalem yapışmadığı için şarj olmuyor bu kabul edilebilir fakat USB-C’li nesil yapışmasına rağmen şarj olmuyor.
Ayrıca hem 1. nesil hem de USB-C’li nesil de kablosuz eşleme özelliğinden de mahrum. Bunların yanında bir de bu iki nesil “Çift Dokunuşla Araçlar Arası Geçiş” özelliğinden de muaf. Bunu bir tablo haline getirmemiz gerekirse tablo şu şekilde oluyor:
Özellik
1. Nesil
2. Nesil
USB-C’li (3.) Nesil
Mükemmel piksel hassasiyeti
Var
Var
Var
Düşük gecikme süresi
Var
Var
Var
Eğime duyarlılık
Var
Var
Var
Kuvvete duyarlılık
Var
Var
Yok
Manyetik yapışma özelliği
Yok
Var
Var
Kablosuz eşleşme ve şarj
Yok
Var
Yok
iPad Pro’da Apple Pencil ile dokunmadan algılama özelliği