İptal edilen Assassin’s Creed oyunu ortaya çıktı

Game File’dan Stephen Totilo’nun yeni bir raporuna göre, oyun dünyasının devlerinden Ubisoft, geçen yıl önemli bir Assassin’s Creed projesini sessiz sedasız iptal etti. Geliştirme aşamasındaki bu oyun, oyuncuları daha önce seride pek işlenmemiş bir döneme, 19. yüzyılda Amerikan İç Savaşı’nın hemen sonrasına götürecekti. Bu iddia, şirkette çalışan veya daha önce çalışmış olan beş farklı isimsiz kaynağa dayandırılıyor.

Ubisoft, “fazla politik” olduğu gerekçesiyle Assassin’s Creed oyununu iptal etti

Raporda yer alan bilgilere göre oyun, savaş öncesi Amerikan Güneyi’nde köleleştirilmiş, sonrasında ise ülkenin batı bölgelerinde kendisine yeni bir hayat kurmaya çalışan siyahi bir karakterin hikayesine odaklanacaktı. Ancak karakterin sakin hayatı, Suikastçı Kardeşliği tarafından göreve çağrılmasıyla son bulacaktı. Oyuncunun görevi, Güney’e geri dönerek yükselen bir Tapınakçı tehdidiyle yüzleşmek ve bu süreçte Ku Klux Klan gibi ırkçı bir örgütün ortaya çıkışıyla mücadele etmek olacaktı.

Assassin's Creed 19. yüzyıl Amerikan iç savaşı Ubisoft

Kaynaklara göre, projenin iptal edilmesinin arkasında iki ana neden yatıyor. İlk olarak Ubisoft yönetiminin, Assassin’s Creed Shadows’taki siyahi samuray Yasuke karakteri nedeniyle internette yaşadığı tartışmalı süreci tekrar yaşamak istememesi gösteriliyor. İkinci ve daha etkili olan neden ise yönetimin, bu temaları işleyen bir oyunun Amerika’daki mevcut politik atmosferde çok riskli olacağına inanmasıydı. Bir kaynak, durumu “çok istikrarsız bir ülkede fazla politik bir konu” olarak özetledi.

Assassin’s Creed Mirage Oyuncularına Müjde

Assassin’s Creed Mirage Oyuncularına Müjde

Assassin's Creed Mirage için ücretsiz 'Valley of Memory' genişleme paketi geliyor. Tarihi AlUla bölgesinde yeni görevler sizi bekliyor.

Aslında Ubisoft, bu tür hassas konulara tamamen yabancı değil. Şirket daha önce Assassin’s Creed IV: Black Flag’in ek paketi olan Freedom Cry’da, kölelikten kurtulup Suikastçı olan Adéwalé’nin hikayesini anlatarak benzer temaları başarıyla işlemişti. Yasuke tartışmalarına rağmen Assassin’s Creed Shadows’un hem eleştirel hem de ticari açıdan büyük bir başarı yakalaması, bu tür risklerin karşılığını verebileceğini de gösteriyor. Ancak görünen o ki şirket, bu kez daha temkinli davranmayı tercih etti.

Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Ubisoft’un böylesine potansiyeli yüksek ve önemli bir hikayeyi anlatacak bir projeyi politik hassasiyetler nedeniyle iptal etmesi doğru bir karar mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşın.

KIZILELMA ilk mühimmat atış testini tamamladı

Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, mühimmatlı uçuş testlerinde kritik bir eşiği geçti. Baykar tarafından geliştirilen KIZILELMA, yaptığı ilk atış denemelerinde TOLUN ve TEBER-82 mühimmatlarıyla hedefleri tam isabetle vurdu. Bu testlerle uçağın muharebe yetenekleri net bir şekilde sergilendi.

KIZILELMA ilk mühimmat atış testini yaptı

Baykar’dan yapılan açıklamaya göre KIZILELMA’nın muharebe kabiliyetleri test programı planlandığı şekilde ilerliyor. Tekirdağ Çorlu’daki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen denemelerde, projenin üçüncü prototipi olan PT-3 kullanıldı.

PT-3, iki farklı sorti yaptı. İlk uçuşta ASELSAN üretimi TOLUN mühimmatı, ikinci uçuşta ise ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER-82 Kanatlı Güdüm Kiti başarıyla test edildi. Her iki atışta da hedefler tam isabetle vuruldu. Açıklamada, iki mühimmatın da KIZILELMA’nın kanat altı istasyonlarından atıldığı bilgisi verildi.

KIZILELMA projesi kapsamında elde edilen önceki prototip deneyimlerinden yararlanılarak üretim prototipinde yapısal ve aviyonik iyileştirmeler yapıldı. Halihazırdaki en son prototip PT-5 olarak adlandırılıyor. Proje, Ukrayna’dan tedarik edilen art yakıcılı motor alternatifi entegre edilerek uçuşlar gerçekleştiriyor.

Bu yeni motor sayesinde ses hızına yaklaşacak olan KIZILELMA, aerodinamik tasarımındaki güncellemeler sayesinde yüksek hızlarda daha çevik manevralar yapabilecek. Ayrıca platforma entegre edilen AESA radar sistemi, uçağa yüksek düzeyde durumsal farkındalık kazandırıyor ve karmaşık görevlerin icrasını mümkün kılıyor.

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg, T10X ve T10F modelleriyle Almanya'ya doğru yola çıktı. Yerli otomobil devinin Avrupa hedefleri büyüyor.

KIZILELMA projesi 2021 yılında başladı. İlk prototip TC-ÖZB kuyruk numarasıyla 14 Kasım 2022’de üretim hattından çıktı ve kısa süre içinde Çorlu’daki test merkezine sevk edildi. Yer testlerini hızla tamamlayan uçak, 14 Aralık 2022’de ilk uçuşunu gerçekleştirdi.

Test süreci devam ederken Baykar seri üretim aşamasına da geçti. Şirketin açıklamasına göre Bayraktar KIZILELMA’nın 2026 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmesi hedefleniyor.

OpenAI: ChatGPT bir işletim sistemine dönüşecek

OpenAI, yapay zeka sohbet botu ChatGPT için oldukça iddialı bir gelecek planlıyor. Şirketin ChatGPT Başkanı Nick Turley, 2022’de OpenAI’a katıldığında temel görevi şirketin araştırmalarını ticarileştirmekti. Bu hedef doğrultusunda ürünü haftalık 800 milyon aktif kullanıcıya ulaştırarak büyük bir başarıya imza attı. Şimdi ise Turley, çok daha büyük bir adımla ChatGPT’yi üçüncü taraf uygulamalarla dolu yeni bir tür işletim sistemine dönüştürmeyi hedefliyor.

OpenAI, ChatGPT için tarayıcıların içinde çalışan uygulamalardan esinleniyor

Turley, bu dönüşüm için ilham kaynağı olarak web tarayıcılarını gösteriyor. Son on yılda tarayıcılar, macOS veya Windows gibi geleneksel anlamda olmasa da yeni bir tür işletim sistemi haline geldi. Çünkü web uygulamaları sayesinde insanların bilgisayarlarda çalıştığı ana merkez oldular. Turley, ChatGPT’nin de benzer bir şekilde evrimleşeceğini ve insanların yazılımlarla etkileşim kurma biçimini değiştirecek bir platform olacağını öngörüyor. OpenAI’ın bu vizyonu, şirketin daha önce denediği ve beklenen ilgiyi görmeyen GPT Store ve eklentiler gibi girişimlerden daha farklı bir yaklaşım sunuyor.

OpenAI ChatGPT işletim sistemi uygulama

Bu yeni strateji, OpenAI’ın ChatGPT’yi bir e-ticaret merkezine dönüştürme hedefiyle de örtüşüyor. Expedia, DoorDash ve Uber gibi hizmetlerin doğrudan ChatGPT içinde uygulama olarak yer alması, platform üzerinden daha fazla ticari işlemin gerçekleşmesini sağlayabilir. Bu durum, hem üçüncü taraf geliştiriciler hem de bu işlemlerden gelir elde edebilecek olan OpenAI için önemli bir iş modeli oluşturuyor. Geliştiriciler, artık ayrı bir mağazada değil, doğrudan 800 milyon kullanıcının günlük sohbet deneyiminin merkezinde yer alma fırsatı bulacaklar.

Elbette bir işletim sistemini yönetmek, beraberinde bazı zorlukları da getiriyor. Hangi uygulamaların diğerlerine göre öne çıkarılacağı gibi konular önemli soru işaretleri barındırıyor. Turley, bazı şirketlerin uygulamalarının öncelikli olarak gösterilmesi için ödeme yapma olasılığını göz ardı etmediklerini, ancak bunu kullanıcı deneyimine zarar vermeden nasıl yapacaklarını dikkatle değerlendirdiklerini belirtiyor. Öte yandan kullanıcı verilerinin gizliliği de kritik bir konu. OpenAI, geliştiricilerin yalnızca uygulamanın işlevi için gerekli minimum veriyi toplamasını şart koşuyor ve bu bağlamda kullanıcılara şeffaflık sözü veriyor.

ChatGPT, haftalık 800 milyon kullanıcıya ulaştı

ChatGPT, haftalık 800 milyon kullanıcıya ulaştı

OpenAI CEO’su Sam Altman, ChatGPT’nin haftada 800 milyon kullanıcı tarafından aktif bir şekilde kullanıldığını açıkladı.

Nick Turley’ye göre bu büyük dönüşüm, OpenAI’ın kâr amacı gütmeyen misyonunun en önemli parçası. ChatGPT, sadece şirketin araştırmalarını finanse eden bir araç değil, aynı zamanda yapay genel zekanın (AGI) faydalarını tüm insanlığa ulaştırmak için bir “dağıtım aracı” olarak görülüyor. Bu yeni işletim sistemi vizyonu, yapay zekanın gelecekteki rolünü yeniden şekillendirebilir.

Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? ChatGPT’nin uygulamalarla dolu bir işletim sistemine dönüşmesi fikri size nasıl geliyor? Bu gelişmenin günlük dijital alışkanlıklarınızı değiştirebileceğini düşünüyor musunuz? Yorumlarda görüşlerinizi bizimle paylaşın.

Ferrari Elettrica resmen duyuruldu

İtalyan spor otomobil üreticisi Ferrari, tarihindeki en büyük dönüşümü başlatan ilk tamamen elektrikli modeli Elettrica’yı duyurdu. Gelecek yıl piyasaya sürülmesi beklenen bu model, mevcut bir aracın elektrikli versiyonu değil, sıfırdan tasarlanmış yeni bir performans platformu üzerine inşa edildi. Ferrari, aracın net çıkış tarihini ve nihai tasarımını henüz açıklamadı, hatta model adının bile “şimdilik” geçerli olduğunu belirtti.

Ferrari Elettrica geliyor

Ferrari Elettrica, dört bağımsız elektrik motoruyla 1.000 beygirin üzerinde güç üretecek. Bu güç, 4WS, 48 voltluk aktif süspansiyon ve 800 voltluk özel mimariyle destekleniyor. Araç, markanın en gelişmiş mühendislik ürünü olarak tanımlanıyor ve “full active corners” adı verilen teknoloji sayesinde her bir tekerleği ayrı ayrı kontrol edebiliyor.

Bu sistem, aracın çekiş, süspansiyon ve direksiyon davranışlarını saniyede 200 kez ayarlıyor. Ön motorlar gerektiğinde tamamen devreden çıkarılabiliyor, bu sayede Elettrica arkadan itişli bir Ferrari gibi davranıyor. Ayrıca dış tekerlekler virajlarda fazla tork alarak dengeyi artırırken, arka tekerlekler yüksek hızlarda otomatik olarak içe doğru yönlenerek stabilite sağlıyor.

Elettrica, safkan bir süper spor olarak konumlandırılmasa da performans değerleri dikkat çekiyor. Araç, 0’dan 100 km/s hıza 2,5 saniyede ulaşıyor.

Elettrica’nın performansı, 122 kilovat-saatlik lityum-iyon batarya paketi ile sağlanıyor. Bataryanın enerji yoğunluğu 195 Wh/kg olarak belirtildi. Bu paket sayesinde araç, WLTP ölçümlerine göre 530 kilometre civarında menzil sunuyor.

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg, T10X ve T10F modelleriyle Almanya'ya doğru yola çıktı. Yerli otomobil devinin Avrupa hedefleri büyüyor.

800 voltluk sistem sayesinde 350 kW’a kadar hızlı şarj desteği sunuluyor. Ferrari mühendisleri, aracın 20 dakikada 70 kWh enerji (bataryanın yaklaşık yüzde 57’si) alabileceğini belirtiyor.

Ferrari, modelin segment tanımını paylaşmasa da, sunumda kullanılan bir slayt Elettrica’nın eski GTC4Lusso ile ilişkilendirildiğini gösteriyor. Bu durum, aracın bir shooting brake ile küçük crossover arasında kalan dört kapılı bir grand tourer olarak konumlanacağını düşündürüyor. Böylece Ferrari, Purosangue SUV ile birlikte tarihinde ilk kez aynı anda iki dört kapılı model satıyor olacak.

Marka, elektrikli geçiş sırasında Ferrari’nin ruhu olan ses endişesini gidermek için farklı bir yaklaşım sergiliyor. İçten yanmalı motoru taklit eden elektronik sesler yerine, elektrik motorunun doğal titreşimlerini özel bir algoritmayla yükseltecek.

Katlanabilir iPhone titanyum ve alüminyum gövdeyle geliyor!

Apple firmasının uzun süredir beklenen ilk katlanabilir iPhone modeli hakkında yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Analist Jeff Pu tarafından paylaşılan son bilgilere göre, “iPhone 18 Fold” olarak adlandırılması beklenen bu cihaz, hem dayanıklılığı hem de hafifliği bir arada sunmak için hibrit bir metal kasaya sahip olabilir. Bu özel tasarım, alüminyum ve titanyum malzemelerin en iyi özelliklerini bir araya getirerek mükemmel bir denge kurmayı hedefliyor.

Katlanabilir iPhone’un özellikleri netleşiyor

Apple, daha önce iPhone 15 Pro gibi premium modellerinde titanyum malzeme kullanmıştı. Ancak, ısı dağılımını iyileştirmek amacıyla iPhone 17 Pro modelinde alüminyuma geri dönüş yaptığı biliniyor. Katlanabilir iPhone için ise şirket, iki malzemenin avantajlarını birleştiren hibrit bir yaklaşım benimsiyor gibi görünüyor. Analist Pu’ya göre bu strateji, titanyumun yapısal sertliği ile alüminyumun hafifliğini birleştirerek, cihazın ağırlaşmasını önlerken dayanıklılık sorunlarının da önüne geçmeyi amaçlıyor.

katlanabilir iPhone Apple titanyum alüminyum fold ultra

Katlanabilir telefonların menteşeleri, standart bir telefona kıyasla çok daha fazla mekanik strese maruz kalabiliyor. Titanyum, tekrarlanan katlama hareketleri altında hizalamayı koruma yeteneğiyle bu noktada öne çıkıyor. Sektörün önde gelen analistlerinden Ming-Chi Kuo da daha önce Apple’ın menteşe bileşenleri için titanyum ve paslanmaz çelik kullanacağını belirtmişti. Kuo ayrıca, cihazın biyometrik kimlik doğrulama için Face ID yerine Touch ID sistemini tercih edebileceğini öne sürmüştü.

Cihazın üretim sürecine ilişkin bilgiler de netleşmeye başladı. Jeff Pu, katlanabilir iPhone’un Foxconn’da Yeni Ürün Tanıtım (NPI) aşamasına girdiğini iddia ediyor. Bu iddialara göre tam ölçekli üretimin 2026 yılının ikinci yarısında başlaması bekleniyor. Bu zaman çizelgesi, Apple’ın ilk katlanabilir cihazının 2026’nın sonlarında, muhtemelen iPhone 18 serisinin Eylül ayındaki lansmanından sonra tanıtılacağına dair önceki söylentilerle de uyumlu görünüyor.

iPhone Ultra geliyor!

iPhone Ultra geliyor!

Apple'ın ilk katlanabilir iPhone modeli için "iPhone Ultra" ismi gündemde. Peki Apple neden Fold yerine Ultra adını tercih edebilir?

Apple’ın 2026 yılındaki ürün gamı oldukça güçlü görünüyor. Analistlere göre, iPhone 17’ye olan talebin beklenenden daha güçlü olması, şirketin 2026’ya sağlam bir ivmeyle gireceğini gösteriyor. Bu durum, yılın sonlarına doğru piyasaya sürülecek olan iPhone 18 Fold’un çıkışını da destekleyebilir. Katlanabilir modelin, Apple’ın 2026 serisi için öncü bir ürün olması ve şirketin donanım serisinde önemli bir dönüm noktası oluşturması bekleniyor.

Apple’ın katlanabilir telefon pazarına titanyum ve alüminyum birleşimi bir tasarımla girmesi, rekabeti oldukça kızıştıracak gibi duruyor. Peki siz Apple’ın ilk katlanabilir telefonundan neler bekliyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar bölümünde bizimle paylaşmayı unutmayın.

Netflix Şampiyonlar Ligi maçlarını yayınlayabilir!

UEFA Şampiyonlar Ligi yayın hakları için yeni dönemde büyük bir sürpriz yaşanabilir. Dijital içerik platformu Netflix, yüksek ilgi gören Şampiyonlar Ligi maçlarının yayın hakları için düzenlenecek ihaleye katılmayı planlıyor. Uydu yayınlarından internet ortamına taşınan bu dev organizasyonun yarattığı milyar dolarlık gelir pastası, dijital içerik üreticilerinin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Netflix Şampiyonlar Ligi maçlarına talip oldu

Basına yansıyan bilgilere göre Netflix, yeni dönemde yapılacak UEFA Şampiyonlar Ligi yayın ihalesine girmek istiyor. Platform, tüm maçları satın almak yerine, abonelerine başlangıçta her turda bir maç yayınlama şeklinde bir model sunmayı hedefliyor.

Bu iddia, UEFA’nın 2027-2028 yılından itibaren Şampiyonlar Ligi yayın haklarında köklü değişiklikler yapmayı planladığı haberinin hemen ardından geldi. UEFA, artık sadece yerel TV ağlarına yayınları vermek yerine, global içerik platformlarını da oyuna dahil ederek yıllık yaklaşık 5 milyar Euro gelir elde etmeyi hedefliyor.

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg, T10X ve T10F modelleriyle Almanya'ya doğru yola çıktı. Yerli otomobil devinin Avrupa hedefleri büyüyor.

Netflix, spor yayınları konusunda önemli adımlar atmaya başladı. Platform, daha önce FIFA Kadınlar Dünya Kupası’nın 2027 ve 2031 ABD yayın haklarını satın almıştı. Şampiyonlar Ligi ihalesine girmesi, Netflix’in spor yayınları sektöründeki yerini daha da sağlamlaştıracağı anlamına geliyor. Şampiyonlar Ligi maçları, gelişen teknolojiyle birlikte artık internet üzerinden de izleniyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Mario’da 39 yıl sonra yeni bölüm keşfedildi!

Video oyunları tarihinin en ikonik serilerinden biri olan Super Mario, yıllara meydan okumaya devam ediyor. 1986 yılında piyasaya sürülen ve zorluğuyla oyuncuları terleten “Super Mario Bros: The Lost Levels” hakkında ortaya çıkan bir gerçek, tüm retro oyunseverleri şaşkına çevirdi. “Kosmic” kullanıcı adıyla bilinen ve Super Mario oyunları üzerine uzmanlaşmış bir YouTuber, 39 yıllık bu klasik oyunda gizlenmiş 20’den fazla yeni bölüm keşfettiğini duyurdu.

Uzmanlık ve Karmaşık Yöntemler Sır Perdesini Araladı

260 binden fazla takipçisi bulunan YouTube kanalıyla tanınan Kosmic, bu inanılmaz keşfi sıradan bir merakla değil, yılların birikimiyle gerçekleştirdi. Oyunun hatalarını (bug), açıklarını (glitch) ve manipülasyon tekniklerini derinlemesine bilen oyuncu, oldukça karmaşık yöntemler kullanarak oyunun normalde izin vermediği gizli bölümlere erişim sağladı. Bu süreç, Kosmic’in oyuna ne kadar hakim olduğunun da bir kanıtı niteliğinde.

Keşif Süreci Sorunsuz Geçmedi

Kosmic, gizli bölümlere ulaşma yolculuğunda bazı zorluklarla da karşılaştı. Eriştiği bazı bölümlerde beklenmedik hatalar meydana gelirken, keşfettiği seviyelerden bazılarının ise birbirinin tekrarı olduğunu fark etti. Ancak karşılaştığı tüm engellere rağmen, sonuç olarak Super Mario Bros: The Lost Levels’ın oynanabilir 20’den fazla yeni ve gizli bölümü oyun dünyasına kazandırılmış oldu.

Clair Obscur Expedition 33 Türkçe oluyor

Clair Obscur Expedition 33 Türkçe oluyor

Yılın oyununa aday olacak olan Clair Obscur Expedition 33 Türkçe dil desteğine resmi olarak çok yakında kavuşacak.

Gizli Bölümleri Kendiniz Denemek İster misiniz?

Bu tarihi keşfini tüm oyunseverlerle paylaşmak isteyen Kosmic, gizli bölümlere nasıl ulaştığını ve bu bölümlerin oynanışını gösteren kapsamlı bir video hazırlayarak YouTube kanalında yayınladı. Eğer siz de Super Mario efsanesine tutkun bir oyuncuysanız ve 39 yıldır saklı kalan bu bölümleri keşfetmek istiyorsanız, Kosmic’in hazırladığı rehber videoyu izleyerek bu nostaljik maceraya yeni bir boyut katabilirsiniz.

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Türkiye’nin yerli otomobil devi Togg, uluslararası pazarlara açılma hedefini somut bir adımla taçlandırdı. Şirket, sosyal medya hesaplarından yayınladığı bir video ile T10X ve T10F modellerinin Almanya’ya doğru yola çıktığını duyurdu. Bu stratejik hamle, markanın Avrupa pazarındaki varlığını güçlendirme niyetini açıkça ortaya koyuyor.

Bu Gurur Hepimizin

Togg’un resmi kanallarından yapılan paylaşımda, “Avrupa’nın en güvenli 3 aracından ikisi olan Togg T10X ve T10F Almanya’ya doğru yola çıktı. Bu gurur hepimizin” ifadelerine yer verildi. Bu gelişme, markanın sadece Türkiye’de değil, aynı zamanda dünyanın en rekabetçi otomobil pazarlarından birinde de iddialı olduğunu gösteriyor.

Türkiye Pazarına Performans Dopingi: Togg 4More Serisi Satışta

Togg’un Avrupa hamlesi, yurt içinde sunduğu yeni ve güçlü versiyonlarla aynı zamana denk geldi. Euro NCAP testlerinden 5 yıldız alarak güvenliğini kanıtlayan T10X ve T10F, şimdi de “4More” adını taşıyan çift motorlu ve dört çeker versiyonlarıyla yollara çıkıyor. 7 Ekim itibarıyla Trumore platformu üzerinden siparişe açılan bu yeni seri, performans tutkunlarını hedefliyor.

Togg Performans Verileri

“Bir otomobilden fazlası” sloganını güç, güvenlik ve tasarımla birleştiren 4More serisi, teknik özellikleriyle dikkat çekiyor:

  • Motor Gücü: Çift motorlu yapı, toplamda 435 beygir güç ve 700 Nm tork üretiyor.
  • Hızlanma (0-100 km/s):
    • T10F 4More: 4,1 saniye
    • T10X 4More: 4,8 saniye
  • Menzil:
    • T10F 4More: 523 km‘ye varan menzil
    • T10X 4More Obsidiyen: 468 km‘ye varan menzil

Özel Tasarım ve Premium Donanım: T10X “Obsidiyen”

Togg, T10X 4More modelini “Obsidiyen” adı verilen özel bir seriyle sunuyor. Adını Anadolu’nun değerli taşlarından obsidyenden alan bu versiyon, piano black detayları, derin siyah tonları ve yüksek kontrastlı yüzeyleriyle markanın en sofistike tasarımını temsil ediyor. Jantlardan ön panjura, tavan raylarından iç mekandaki karbon fiber görünümlü dekoratif parçalara kadar her noktada bu özel tasarım dili hakim.

Tesla Tekirdağ’da Supercharger istasyonu açtı

Tesla Tekirdağ’da Supercharger istasyonu açtı

Tesla, Tekirdağ'da yeni Supercharger istasyonunu açtı. Tüm elektrikli araçlar için hızlı şarj imkanı sunuyor.

Panoramik cam tavan ve Meridian ses sisteminin standart olarak sunulduğu 4More serisinin anahtar teslim fiyatları ise şöyle:

  • T10F 4More: 3.133.640 TL
  • T10X 4More Obsidiyen: 3.233.640 TL

2025 yılı için sınırlı sayıda üretileceği açıklanan 4More serisi, Togg’un premium segmentteki konumunu pekiştirirken, Almanya’ya gönderilen araçlar ise markanın küresel bir oyuncu olma yolundaki kararlılığını simgeliyor.

Türkiye’de Discord engelleneli 1 yıl oldu!

Türkiye’deki milyonlarca internet kullanıcısını doğrudan etkileyen ve dijital iletişim alışkanlıklarını değiştiren Discord erişim engelinin üzerinden tam bir yıl geçti. Oyuncular, öğrenciler, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli topluluklar için vazgeçilmez bir iletişim aracı haline gelen platforma yönelik yasak, 9 Ekim 2024 tarihinde ani bir kararla uygulanmaya başlanmıştı ve o günden bu yana belirsizlik devam ediyor.

Discord Türkiye’de neden engellendi?

Yasağın ilk günlerinde kamuoyunu aydınlatan dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, kararın arkasındaki temel nedenin Discord’un Türk makamlarıyla iş birliği yapmayı reddetmesi olduğunu açıklamıştı. Bakan Uraloğlu, platformun, talep edilen IP adresi gibi kritik kullanıcı bilgilerini paylaşmaması sebebiyle erişim engeli kararı alındığını belirtmişti. Türkiye’de faaliyet gösteren her platformu sürekli denetleme imkanlarının olmadığını, bu nedenle gelen şikayetler üzerine harekete geçtiklerini vurgulayan Uraloğlu, “Erişim engeli getirme kararlarından önce bizi muhatap almıyorlardı,” diyerek platformun iletişime kapalı tavrını eleştirmişti.

Bakan Uraloğlu, yasağın ardından Discord yönetiminin tutumunun değiştiğini ve bir diyalog sürecinin başladığını da şu sözlerle ifade etmişti: “Senin oyun portalında güzel şeyler de var ama istemediğimiz şeyler de var. Bunları Türkiye’de çıkarın; biz dünyayı disipline edecek değiliz. Eskiden muhatap almıyorlardı. Şimdi ise ‘Neleri çıkarmamızı istersiniz?’ diye muhatabımız oldular.” Bu açıklama, yasağın kalıcı olup olmayacağı ve taraflar arasında bir uzlaşma ihtimali konusunda umutları yeşertse de, aradan geçen bir yılda somut bir adım atılmadı.

discord veri sızıntısı

Hukuki Gerekçe: Çocukların Cinsel İstismarı ve Müstehcenlik

Yasağın hukuki dayanağını ise dönemin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla ortaya koymuştu. Bakan Tunç, kararın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verildiğini duyurmuştu.

Açıklamada, 5651 Sayılı ‘İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8/1 maddesi uyarınca, platformda “çocukların cinsel istismarı ve müstehcenlik” suçlarının işlendiğine dair yeterli şüphenin bulunduğu belirtilmişti. Bakan Tunç, “Geleceğimizin teminatı gençlerimizi ve çocuklarımızı sosyal medyanın ve internetin suç teşkil eden zararlı yayınlarından korumakta kararlıyız. Toplumsal yapımızın temelini sarsmaya yönelik girişimlere asla müsaade etmeyeceğiz,” ifadeleriyle devletin bu konudaki hassasiyetinin altını çizmişti.

iPhone 17 Samsung’un yüzünü güldürdü!

iPhone 17 Samsung’un yüzünü güldürdü!

iPhone 17 serisinin beklenmedik satış başarısı, Samsung'a oldukça yaramış gibi görünüyor.

Bir yıldır devam eden yasak, Türkiye’deki milyonlarca Discord kullanıcısını alternatif çözümler aramaya itti. Özellikle gençler ve oyun toplulukları başta olmak üzere birçok kullanıcı, VPN gibi servisler aracılığıyla platforma erişmeye devam ediyor. Ancak bu durum, hem internet hızında yavaşlamalara neden oluyor hem de ek maliyetler getiriyor. Kullanıcılar, platformun yasa dışı içeriklerden arındırılarak ve gerekli yasal düzenlemelere uyum sağlayarak yeniden erişime açılmasını talep ediyor. Yasağın birinci yılında, gözler yetkililer ile Discord yönetimi arasında devam ettiği belirtilen müzakerelerin sonucuna çevrilmiş durumda.

Önce adaptör şimdi de kablo! Kutudan telefon çıkarsa şükredeceğiz!

Telefon endüstrisinde maliyetleri düşürmek ve çevresel etkiyi azaltmak adına başlatılan kutudan aksesuar eksiltme akımı, Sony’nin radikal kararıyla yeni bir boyuta ulaştı. Apple’ın 2020 yılında iPhone 12 serisiyle başlattığı ve sektöre hızla yayılan şarj adaptörünü kutudan çıkarma hamlesi, bu kez Sony tarafından bir adım öteye taşındı. Şirketin merakla beklenen yeni modeli Xperia 10 VII, kutusundan ne şarj adaptörü ne de USB şarj kablosu olmadan çıkacak.

Apple Başlattı, Sony Zirveye Taşıdı

Dört yıl önce Apple, dünya genelinde milyonlarca kullanıcının evinde zaten bir şarj adaptörü bulunduğu ve bu kararın elektronik atık (e-atık) dağlarını küçülteceği teziyle şarj adaptörlerini iPhone kutularından kaldırmıştı. Bu karar, başlangıçta büyük tartışmalara yol açsa da Samsung ve Google gibi devlerin de aynı yolu izlemesiyle kısa sürede endüstri standardı haline geldi.

Ancak bugüne kadar tüm üreticiler, veri aktarımı ve şarj için temel bir gereklilik olan USB kablosunu kutu içeriğinde sunmaya devam ediyordu. Sony, Xperia 10 VII ile bu son kaleyi de yıkarak bir ilke imza attı ve kullanıcılara sadece “telefonun kendisini” sunan ilk büyük marka oldu.

Gerekçe Çevre mi? Maliyet mi?

Sony’nin bu kararının arkasındaki resmi gerekçe, yine “çevre dostu” politikalara ve e-atık azaltımına dayanıyor. Daha az aksesuar üretimi, daha küçük kutular, daha az nakliye maliyeti ve sonuç olarak daha düşük karbon ayak izi… Kağıt üzerinde bu argümanlar oldukça mantıklı görünüyor.

Fakat teknoloji kulislerinde ve tüketici cephesinde, asıl motivasyonun maliyetleri kısma stratejisi olduğu yüksek sesle dile getiriliyor. Milyonlarca adet üretilen bir cihazda, kutudan çıkarılan her bir adaptör ve kablo, şirket için milyonlarca dolarlık bir tasarruf anlamına geliyor. Üstelik küçülen kutu boyutları sayesinde lojistik ve depolama giderlerinden de ciddi oranda kar ediliyor. Eleştirilerin odak noktası ise, bu maliyet avantajının genellikle ürün fiyatlarına bir indirim olarak yansıtılmaması.

Sony’nin bu hamlesi, yeni bir Xperia 10 VII satın alacak bir kullanıcı için ek bir masraf ve zahmet anlamına gelebilir. Evinde uyumlu bir USB-C kablosu veya adaptörü olmayan kullanıcılar, bunları ayrıca satın almak zorunda kalacak. Bu durum, özellikle ilk kez o markanın ekosistemine giren veya eski tip şarj cihazlarına sahip olan tüketicileri doğrudan etkileyecek.

iPhone 17 Samsung’un yüzünü güldürdü!

iPhone 17 Samsung’un yüzünü güldürdü!

iPhone 17 serisinin beklenmedik satış başarısı, Samsung'a oldukça yaramış gibi görünüyor.

Sony’nin bu cesur adımının diğer üreticiler tarafından takip edilip edilmeyeceği ise merak konusu. Ancak kesin olan bir şey var ki, akıllı telefon kutuları her geçen gün daha da hafifliyor ve “aksesuarsız telefon” dönemi resmen başlamış gibi görünüyor.

Tesla Tekirdağ’da Supercharger istasyonu açtı

Kendi özel şarj ağını kurma konusunda rakiplerinden ayrışan Tesla, Türkiye’deki altyapı yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda hizmete sunulan en yeni Supercharger istasyonu, Tekirdağ’da “Yeşilçay Sk., No: 24, 59030” adresinde faaliyete başladı.

Yeni istasyon, sürücülere 250 kW’a kadar yüksek hızda şarj imkanı sunan toplam 8 adet üniteye ev sahipliği yapıyor. Bu sayede, özellikle uzun yolculuklarda araçların şarj süreleri önemli ölçüde kısalıyor.

Tesla Supercharger Tüm Elektrikli Araçlara Açık

Tesla’nın kapsayıcı politikası gereği, Tekirdağ’daki yeni istasyon sadece Tesla modellerine değil, diğer markaların elektrikli araçlarına da hizmet veriyor. Fiyatlandırmada ise farklı bir tarife uygulanıyor. Tesla kullanıcıları için şarj maliyeti 8,90 TL/kWh olarak belirlenirken, diğer marka elektrikli araç sahipleri 11,10 TL/kWh ücretle hizmetten faydalanabilecek. Bu yeni istasyon, şirketin Türkiye’deki kullanıcı deneyimini iyileştirme ve elektrikli araç ekosistemini güçlendirme kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor.

https://twitter.com/TeslaCharging/status/1975968503296557314

iPhone Ultra geliyor!

Apple, iPhone serisinde geçtiğimiz yıllarda yaptığı değişikliklerle ürün gamını yeniden şekillendiriyor. Özellikle Pro modellerini standart modellerden daha belirgin özelliklerle ayıran şirket, şimdi de teknoloji dünyasının merakla beklediği katlanabilir iPhone modeli üzerinde çalışıyor. Söylentilere göre önümüzdeki yıl tanıtılabilecek bu yeni cihaz, isimlendirme konusunda da bir ilke imza atabilir ve “iPhone Ultra” olarak adlandırılabilir.

Katlanabilir iPhone Ultra, iPhone Pro Max’in üstünde konumlanabilir

Bu isimlendirmenin en güçlü nedeni, Apple’ın kendi ürün hiyerarşisinde yatıyor. Şu anda en üst model “Pro Max” olarak biliniyor. Ancak katlanabilir bir iPhone, ekran boyutuyla “Max” isminin anlamını geride bırakabilir. Apple’ın M serisi işlemcilerinde kullandığı isimlendirme stratejisi bu duruma ışık tutuyor. M3 Ultra çipinin M3 Max’ten daha güçlü olması gibi, “Ultra” etiketi de “Max” üzerinde bir üstünlük belirtiyor. Bu nedenle Apple, yeni ve daha üstün bir modeli tanımlamak için “Ultra” ismini tercih edebilir.

Apple iPhone Ultra Fold katlanabilir

Apple’ın pazarlama stratejisi de “Ultra” ismini destekleyen bir diğer önemli faktör. Şirket, rakiplerinin popüler hale getirdiği isimlendirmeleri takip etmek yerine kendi yolunu çizmeyi tercih ediyor. Örneğin, VR gözlükler için “sanal gerçeklik” yerine “uzamsal bilgisayar” (Spatial Computer) tanımını kullandı. Benzer şekilde, yapay zeka özellikleri için “Apple Intelligence” markasını yarattı. Bu yaklaşıma bakıldığında, Samsung ve Google tarafından benimsenen “Fold” ismini kullanması pek olası görünmüyor. “iPhone Ultra” ismi, cihazı pazarda “yeni bir katlanabilir telefon” olarak değil, tamamen yeni bir kategori olarak konumlandıracaktır.

Katlanabilir iPhone geliyor: Ekran üretimi başladı

Katlanabilir iPhone geliyor: Ekran üretimi başladı

Katlanabilir iPhone, karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Samsung Display, cihazın ekranı için resmen üretime geçiyor.

Fiyatlandırma da bu isimlendirme stratejisini mantıklı kılan son parça olabilir. Katlanabilir iPhone modelinin 2.000 dolar veya üzerinde bir fiyat etiketine sahip olacağı konuşuluyor. Mevcut en pahalı iPhone modelinin başlangıç fiyatından çok daha yüksek olan bu rakamı haklı çıkarmak için güçlü bir markalaşmaya ihtiyaç var. Tıpkı Apple Watch Ultra’nın standart modellere göre yüksek fiyatını “Ultra” ismiyle meşrulaştırması gibi, katlanabilir bir model de bu isimle premium algısını güçlendirebilir. Psikolojik olarak, kullanıcılar için “iPhone Ultra” ismine sahip bir cihaza yüksek bir bedel ödemek, “iPhone Fold” ismindeki bir cihaza ödemekten daha kabul edilebilir olabilir.

Peki siz Apple’ın ilk katlanabilir telefonunda hangi ismi kullanmasını bekliyorsunuz? Sizce “iPhone Ultra” bu yeni model için doğru bir isimlendirme mi, yoksa şirket bizi tamamen farklı bir isimle mi şaşırtacak? Yorumlarda düşüncelerinizi bizimle paylaşın.