Telefonunuz yavaş mı açılıyor? İşte hızlandırma yöntemi!

Akıllı telefonların günlük hayatımıza daha fazla adapte olmasıyla, kullanma şeklimiz de değişti. Bankacılıktan iletişim kurmaya kadar çok çeşitli amaçlar için tercih edilebiliyor. Bundan dolayı akıllı telefonunuzu hızlandırmak, günlük işlerinizi daha kolay yapmanızı sağlayabilir. Peki Android için açılış süresi hızlandırma nasıl yapılır?

Android telefon açılış süresi hızlandırma nasıl yapılır?

Android cihazınızı belirli aralıklarla kapatıp açmak oldukça faydalı olabilir. Bu işlem, hem arka planda çalışan uygulamaları kapatır hem de ön belleği temizleyerek telefonu hızlandırabilir. Ancak telefonun başlatılması normalden uzun sürüyorsa, açılış süresini optimize etme zamanı gelmiş olabilir.

Android güncellemelerini kontrol edin

Android modellerinin en büyük sorunlarından biri, eski versiyonların destek almamasından kaynaklanıyor. Bundan dolayı eğer telefonunuza sunulmuş bir güncelleme varsa kurmanızı öneriyoruz.

  • Adım 1: Ayarlar uygulamasını açın.
  • Adım 2: Sistem > Sistem güncelleme’ye dokunun.
  • Adım 3: Güncelleme varsa ekranda gösterilir. İndirip kurabilirsiniz.
Android telefon ekranında yeşil dikey çizgi görünmesi sorunu nasıl çözülür?

Android telefon ekranında yeşil dikey çizgi görünmesi sorunu nasıl çözülür?

Telefon ekranında yeşil dikey çizgi çıkıyor sorunu nasıl çözülür? Donanım ve yazılımsal olarak yapabileceklerinizi listeledik.

Açılışta çalışan uygulamaların verilerini temizleyin

Android cihazınızda çeşitli uygulamaları kullandıkça geçici dosyalar birikir ve her açılışta cihazınızın yavaşlamasına neden olabilir. Bu yüzden RAM tüketen uygulamaların önbelleğini ve verilerini düzenli olarak temizlemeniz gerekir.

Ayarlar > Uygulamalar’a giderek başlangıçta çalışan uygulamaları tespit edin. Ardından “Önbelleği Temizle” veya “Verileri Temizle“ye dokunun. Bu; depolama alanını boşaltarak açılış süresini hızlandıracaktır. Ancak kayıtlı verilerinizin silineceğini de unutmayın.

Animasyonları Devre Dışı Bırakın

Animasyonlar, Android cihazınızı görsel olarak daha ilgi çekici hale getirebilir. Ancak işlemciyi de yoracağı için açılış süresinin uzamasına yol açabilir. Animasyonları azaltmak veya devre dışı bırakmak, önyükleme süresinde önemli bir artış sağlayabilir.

  • Adım 1: Ayarlar > Geliştirici Seçenekleri’ne gidin. (görünmüyorsa etkinleştirin)
  • Adım 2: “Çizim” bölümüne gidin.
  • Adım 3: Pencere ve geçiş animasyonlarını ayarlayın veya tamamen kapatın.

Gereksiz Uygulamaları Kaldırın

Kullanılmayan uygulamaları kaldırmak açılış süresini optimize etmenize yardımcı olacaktır. Bazı uygulamalar, önyükleme işlemini yavaşlatarak arka planda sürekli çalışabilir. Bunun için Ayarlar > Uygulamalar yolunu izleyin ve kaldırmak istediğiniz uygulamayı seçerek “Kaldır”a dokunun.

microsoft launcher

Android Launcher kullanırken bir daha düşünün

Android cihazınızda kullandığınız Launcher uygulamaları, başlangıç süresinde olumsuz etki yaratabilir. özellikle çok fazla animasyona ve renkli simgelere sahip Launcher uygulamaları, telefonunuzda daha fazla RAM’e ihtiyaç duyabilir.

Bu konuda ister akıllı telefonun kendi arayüzünü kullanabilir, isterseniz de Nova Launcher veya Microsoft Launcher gibi hafif uygulamaları tercih edebilirsiniz.

Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

Yürümüyor, koşuyor: Snapdragon 8 Gen 3 ortaya çıktı!

Mobil işlemci pazarında Android cihazlar için piyasanın en güçlü işlemcilerini üreten Qualcomm, yeni Snapdragon 8 Gen 3 üzerinde çalışmaya devam ediyor. Bugün de bu yonganın özel bir versiyonu ortaya çıktı. İşte Snapdragon 8 Gen 3 özellikleri ve performansı…

Snapdragon 8 Gen 3 özellikleri ve performansı ortaya çıktı!

Qualcomm’un Samsung ile olan anlaşması sayesinde geçtiğimiz yıl Snapdragon 8 Gen 2 işlemcisinin “for Galaxy” şeklinde özel ve çok daha performanslı bir versiyonunun Galaxy S23 modellerinde kullandığını gördük.

Snapdragon 8 Gen 3 özellikleri ve performansı

Bugün de Galaxy S24’te kullanılacak özel Snapdragon 8 Gen 3 özellikleri ve performansı ortaya çıktı. 1×3.30GHz Cortex X4, 3×3.15GHz Cortex A720, 2×2.96GHz Cortex A720 ve 2×2.27GHz Cortex A520 şeklinde 8 çekirdekten oluşan işlemci, grafik tarafında Adreno 750 GPU kullanıyor.

Snapdragon 8 Gen 3 ile akıllı telefonlar şahlanacak!

Snapdragon 8 Gen 3 ile akıllı telefonlar şahlanacak!

Sektörde sızıntılarıyla bilinen ''@NonxCirno'' yaklaşan Qualcomm yongasının AnTuTu v10 puanını paylaştı. İşte ayrıntılar!

Ayrıca yukarıda yer alan görseldeki test sonuçlarındaki sistemde 8 GB RAM ve Android 14 işletim sistemi kullanıldığı belirtiliyor. Geekbench testinde düz Snapdragon 8 Gen 3 tek çekirdekte 1700, çoklu çekirdekte 6 bin 600 puan almayı başarırken S24’te kullanılan versiyonu tek çekirdekte 2233, çokluda ise 6661 puan alıyor.

Aynı zamanda düz versiyonun AnTuTu v10 puanını da geçtiğimiz günlerde sızdırıldı. İşlemcinin, yapılan bu testte 1771106 puana ulaştığı görüldü. Fakat Samsung için geliştirilen ve daha sonra (Snapdragon 8 Gen 2’de olduğu gibi) diğer markalar tarafından kullanılacak versiyonunun çok daha yüksek sonuçlar alacağını söyleyebiliriz.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Gelecekteki AirPods modelleri beyin dalgalarını okuyabilecek!

Temmuz ayında verilen yeni bir Apple patenti, AirPods kulaklık serisine ekstra sağlık izleme özellikleri ekleme konusundaki düşünceleri ortaya koyuyor. Patent, çeşitli biyosinyalleri okuyacak olan kulakiçi kulaklıkların her tarafına dağılmış küçük elektrotların nihai kullanımını açıklıyor. Bu patente göre gelecekte çıkacak AirPods’lar beyin dalgalarını okuyabilecek ve buna göre işlem yapabilecek.

AirPods, beyin dalgaları gibi biyosinyalleri okuyabilecek

Sağlık alanında gelişmek isteyen Apple, “Giyilebilir elektronik cihaz tarafından ölçülen biyosinyaller, bunlarla sınırlı olmamak üzere, bir elektroensefalografiyi (EEG) içerebilir. Bazı düzenlemelerde, elektromiyografi (EMG), elektrookülografi (EOG), elektrokardiyogram (elektrokardiyogram) gibi diğer biyosinyaller ölçülebilir.” ifadelerini bu patentte kullanıyor.

Bir AirPods’un üzerine yerleştirilmiş elektrotlar. (Prototip)

Apple, söz konusu küçük elektrotların hem kablolu hem de kablosuz kulaklık muhafazasının her yerine yerleştirilmesinin patentini aldı. Açıklama ayrıca, hem aktif hem de referans elektrotların, bir kullanıcının kulak şekli özelliklerine göre ayrı ayrı yapılandırılması gerekebileceği hususunda da uyarıda bulunuyor.

Biyosinyal ölçüm cihazları, kulaklıkların ucuna da yerleştirilebilirken, Apple, kullanıcının elektroensefalografiyi veya diğer ölçüm oturumlarını başlatmak veya bitirmek için yan tarafa nasıl dokunabileceğini gösteriyor. Apple’ın kullanıcı beyin dalgalarını ve diğer biyosinyallerini nasıl ölçeceğini planlamak için çok çalışması gerekirken bunların hepsi şimdilik fikir alanında.

Çocukları etkileyebilir: Apple, tepki çeken hatayı düzeltmeye çalışıyor!

Çocukları etkileyebilir: Apple, tepki çeken hatayı düzeltmeye çalışıyor!

iOS 16.5 sürümünde çözüldüğü söylenen ekran süresi sorunu iOS 17'de tekrar bulundu. Apple bu hatayı düzeltmeye çalışıyor. İşte detaylar...

Ayrıca belirtmekte fayda var ki patentler genellikle tüm gerekçeleri kapsayacak ve ileriye dönük davalardan kaçınmak için mümkün olduğunca geniş dosyalanır. Nihai ürün genellikle onu açıklayan patentte dosyalanandan çok daha kısıtlı işlevselliğe sahip olur.

Apple, ünlü Mayo Clinic ve sağlık araştırmacılarıyla iş birliği yaparak ve Watch serisiyle ölçüm analizi kodunu kırmak için büyük veriler kullanarak FDA onaylı gerçek EKG takibini gerçekleştirmeyi başardı. Bununla birlikte, beyin dalgaları gibi biyosinyalleri okumak da yasal zorunluluktan geçmek zorunda kalacak, bu nedenle özelliği, gelecekteki bir AirPods sürümünde görmemiz biraz zaman alabilir.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşabilirsiniz.

7 otomobil devi elektrikli araçlar için bir araya geliyor: Şarj sorunu tarih oluyor!

Trafikte dolaşan elektrikli otomobil sayısı her geçen gün artarken, şarj istasyonlarına olan ihtiyaç da yükseliyor. Şarj istasyonları konusunda elektrikli otomobil üreticileri ise önemli çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmaların belki de en büyüğü ise bugün duyuruldu.

7 otomobil üreticisi elektrikli araçlar için güçlerini birleştiriyor

BMW, GM, Honda, Hyundai, Kia, Mercedes-Benz Group ve Stellantis yaptığı açıklama ile elektrikli otomobillerin benimsenmesinin hızlanması adına Kuzey Amerika’da şehirler ve otoyollarda yeni bir “yüksek güçlü” şarj cihazı ağı sunmak için güçlerini birleştirdiklerini duyurdu.

elektrikli otomobil şarj ortaklığı

Bu 7 dev otomobil şirketi, şarj cihazları ağını hızlı bir şekilde geliştirmek ve uygulamak için federal ve eyaletten de destek beklediğini ifade ediyor. Ortaklık sonucunda ortaya çıkacak olan şarj ağı sisteminin her markadan elektrikli otomobili desteklemesi hedefleniyor.

Elektrikli otomobil üreten Elon Musk’tan elektrik uyarısı!

Elektrikli otomobil üreten Elon Musk’tan elektrik uyarısı!

Elon Musk, elektrikli araçların yaygınlaşması ile 2045 yılında enerji ihtiyacının üçe katlanacağını vurguladı.

Son yapılan araştırmalara göre ABD’de 2,3 milyon elektrikli araç bulunuyor. Buna karşılık DC hızlı şarj istasyonu sayısı ise saece 32 bin. Bir başka deyişle, her 72 araç için 1 adet DC hızlı şarj sistemi bulunuyor. 2030 yılına gelindiğinde ise ABD’de elektrikli otomobil sayısının 30 milyonu aşacağı tahmin ediliyor. Bu yüzden gelecekte elektrikli otomobil şarj istasyonları çok daha büyük önem taşıyacak.

Elektrikli araçların gelecekte çok daha fazla yer alacağını ifade eden 7 otomobil şirketi ise şimdiden çalışmalara başlamış durumda. Elektrikli otomobil şarj istasyonu için bir araya gelen 7 şirket 2023 yılı bitmeden 30 bin DC hızlı şarj istasyonu kurma hedefinde.

Elektrikli otomobillerin şarj istasyonunda yaşadığı sıkıntıları çözmek isteyen şirketler ayrıca istasyonlara sağlanan elektriğin yüzde 100 oranında yenilenebilir enerji ile çalışacağını duyurdu. Şirketler böylece elektrkli araçların CO2 emisyonunu gerçek anlamda sıfıra düşürme hedefinde.

7 otomobil şirketinin birleşmesi ile elektrikli otomobillerin olası şarj sorunu da ortadan kalkacaktır. Şirketlerin ilerleyen dönemde bu ortaklıkları diğer ülkelere de taşıması bekleniyor. Peki siz elektrikli otomobil modelleri ve şarj istasyonu sorunu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Komşular çıldırdı: Twitter’ın merkez binasındaki X logosu sinir bozuyor!

Mavi kuş logosuyla tanıdığımız Twitter’ın hem logosunu hem de ismini değiştiren Elon Musk’ın başındaki belalar bir türlü bitmiyor. Uygulamada aldığı radikal değişikliklerin ardından pek çok tepki gören milyarder iş adamının şimdi de “X” logosu şikayet alıyor. Ancak bu şikayetler logoyu değiştirdiği için değil. San Francisco’daki merkez binasına çok parlak bir logo yerleştirip komşuları rahatsız ettiği için.

San Francisco’daki X logosu şikayet alıyor

Elon Musk’ın San Francisco’daki merkez binasına koyduğu “X” işareti, şehir tarafından hiçbir zaman onaylanmadı ve şimdi San Francisco’daki yetkililer araştırıyor. Musk’ın şirketinin bir binadaki harfleri veya bir sembolü değiştirirken gerekli olan bir izin başvurusunda bulunmadığı bildirildi. Güvenlik ve tasarım nedenleriyle incelemeye alınan logo, binanın etrafındaki sakinleri oldukça rahatsız ediyor.

Pazartesi günü polislerin şirketin Twitter logosunu ve ikonik mavi kuşu binanın yan tarafından kaldırmasına izin vermemesi üzerine cuma günü binanın tepesine “X” yerleştirildi. Polis, kaldırılırken işaretlerden birinin düşmesi ihtimaline karşı yayaları uzak tutmak için kaldırımı bantlamayı başaramadıkları için Musk’ın işcilerinin bu işaretleri kaldırmasını engelledi.

Tabela bir yerleşim bölgesine bakacak şekilde yerleştirildi. O kadar parlak ki X merkez binası etrafında yaşayan insanlar bundan çok şikayetçi. Tabela sadece parlak bir şekilde durmakla kalmıyor aynı zamanda adeta yanıp sönen bir disko topu gibi davranıyor. Bu da haliyle insanları hayli rahatsız ediyor. Twitter’da bir kullanıcı ışığın doğrudan yatak odasına girdiğinden duyduğu rahatsızlığını dile getirdi.

Musk’tan ünlü rapçinin Twitter (X) hesabı için tartışmalı karar!

Musk’tan ünlü rapçinin Twitter (X) hesabı için tartışmalı karar!

Twitter, rapçi Kanye West'in hesabını yeniden açtı. Hesap, geçtiğimiz aylarda nefret söylemiyle askıya alınmıştı.

Bina Teftiş Departmanı sözcüsü Patrick Hannan’a göre, değiştirilen tabelaların “binanın tarihi doğası” ile tutarlı olduğundan emin olmak için bir izin gerekiyor. Hannan bir e-postada, “Bu tabelanın yerleştirilmesi için planlama incelemesi ve onayı da gerekli. Belediye bu konu hakkında şikayette bulunuyor ve soruşturma başlatılıyor” dedi.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

Uzayda yaşam için önemli bir keşif daha yapıldı!

James Webb Uzay Teleskobu (JWST) geçtiğimiz yıl göreve başladığından bu yana birçok yeni keşif gerçekleştirdi. Şimdiye kadar üretilmiş en güçlü uzay teleskobu olan JWST, şimdi de yakın bir sistemde suyun varlığını ortaya koydu.

Yakın bir yıldız sisteminde su buharı keşfedildi

Gökbilimciler, yakındaki bir yıldızın etrafındaki toz bulutunda su buharı tespit ettiler. PDS 70 olarak bilinen genç gezegen sistemi, dünyamızdan 370 ışıkyılı uzaklıkta. Bu sistemin merkezindeki yaklaşık 5,4 milyon yaşında bir yıldız, güneşimizden ise oldukça soğuk. Yıldızın çevresinde ise iki gaz devi gezegen bulunuyor.

Sistemin içerisinde iki farklı gaz ve toz diski yıldızı çevreliyor. İç ve dış diskler, 8 milyar kilometre ile ayrılırken gaz devleri de bu boşlukta yer alıyor. Bilim insanları geçtiğimiz günde bu sistemde yer alan PDS 70b‘nin yörüngesini bir başka gezegenle paylaşıyor olabileceğini ortaya çıkarmıştı.

Uzaydaki bu uydu bilerek düşürüldü! İşte sebebi

Uzaydaki bu uydu bilerek düşürüldü! İşte sebebi

ESA, bir hava durumu uydusunu bilinçli şekilde Atlantik'e indirdi. Bu, uzay tarihinde bir ilki temsil ediyor. İşte detaylar.

Son dönemde gözünü PDS 70 sistemine çeviren bilim insanları James Webb teleskobunun Orta Kızılötesi Cihazı aracılığı ile yıldızdan 160 milyon kilometre daha az bir mesafede, iç diskte su buharı imzası tespit etti. Gökbilimciler, PDS 70’in ilerleyen zamanlarda güneş sistemimize benzer şekilde küçük, kayalık gezegenlere ev sahipliği yapabileceğine inanıyor.

Gökbilimciler, yaşı göz önüne alındığında yıldızın yakınında su buharı keşfettiklerine oldukça şaşırmış durumdalar. PDS 70’in gezegen oluşturan bir yıldız için nispeten oldukça yaşlı olduğunu söyleyebiliriz. Bu çağda gezegen oluşturan bir diskte daha önce su tespit edilmemişti. Son bulgularla birlikte uzayda su ve yaşam sorusu da yenide alevlenmiş oldu.

Bilim insanları iç diskte bir gezegen oluşması durumunda suyu da barındırabileceğini ifade ediyor. Ancak bu suyun yıldızın oluşturduğu radyasyona nasıl dayandığı henüz açıklanabilmiş değil. Bu yıldızın gerçekten yaşanabilir bir gezegen oluşturup oluşturmayacağını ise zaman gösterecek.

Su genel olarak yaşam kaynağı olarak kabul edildiği için oluşacak yeni gezegenlerdeki su varlığı oldukça büyük önem taşıyor. Peki sizce uzayda su bulmak yaşam için yeterli mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Fotoğraf sahteciliğine son: MIT’nin yazılımı yapay zekayı dizginliyor!

ChatGPT, OpenAI ürününü geçen yılın sonlarında piyasaya sürmesinden bu yana piyasaya sürülen pek çok benzer ürünle üretken yapay zekayı ana akım haline getirdi. Üretken yapay zeka, yalnızca birkaç satırlık diyalogla karmaşık soruların yanıtlarını vermiyor. Gerçek olamayacak kadar iyi görünen inanılmaz görüntüler de oluşturabiliyor. Bu da sahteciliğe yol açıyor. Bunun çözümü ise yeni MIT yazılımı!

MIT’nin yeni yazılımı: PhotoGuard

Artık AI ile inanılmaz görüntüler oluşturabildiğimize göre, fotoğraflarda yerleşik olan ve birinin onları sahte görüntüler oluşturmak için kullanmasını zorlaştıran korumalara da ihtiyacımız var. Bunun için ilk adımı MIT, PhotoGuard adlı bir yazılım çözümü sunarak attı. Bu özellik, AI’nın fotoğraflarınızı inandırıcı bir şekilde düzenlemesini engelleyebilir.

MIT CSAIL’den (MIT Bilgisayar Bilimleri ve Yapay Zeka Laboratuvarı) araştırmacılar, yeniliklerini bir araştırma makalesinde yayımladı. PhotoGuard, bir görüntüdeki belirli pikselleri değiştirerek yapay zekanın bunları görmesini imkansız hale getiriyor. Bu özellik, en azından insanlar için fotoğrafı görsel olarak değiştirmeyecek.

PhotoGuard aracılığıyla korumalı görüntülerden öğeler kullanarak sahte görüntüler oluşturmaya çalışıldığında yapay zeka piksel bozulmalarını okuyamaz. Bu sayede AI tarafından oluşturulan sahte görüntüler, kullanıcılara görüntünün değiştirildiğini bildiren bariz bölümlere sahip olacak. Aşağıdaki videoda programın nasıl çalıştığını görebilirsiniz.

Tarihi buluş: Telefonların, tabletlerin, akıllı saatlerin pil ömrü şahlanacak!

Tarihi buluş: Telefonların, tabletlerin, akıllı saatlerin pil ömrü şahlanacak!

Mühendisler tarafından yeni yapılan araştırmaya göre akıllı telefonların ve diğer lityum-iyon pillerle çalışan cihazların pil ömrü artacak.

Videoda gördüğünüz üzere PhotoGuard ile birlikte, sahte fotoğraf yapmaya çalışırken bariz piksel bozulmaları görülüyor. Bu da kullanıcıya fotoğrafın sahte olduğunu açık bir şekilde belli ediyor. Araştırmacılar, AI’nın çabalarını engelleyebilecek iki koruma yöntemi daha buldular. İkisi de PhotoGuard’a entegre biçimde. “Kodlayıcı” yöntemi, AI’nın görüntünün bölümlerini anlamasını imkansız hale getirir.

“Difüzyon” yöntemi, bir görüntünün bölümlerini yapay zeka için farklı bir görüntü olarak kamufle eder. Her iki durumda da yapay zeka kusursuz bir sahte fotoğraf üretemeyecektir. Makalenin baş yazarı Hadi Salman, bu teknolojiyi Apple ve Google’ın sırasıyla iPhone ve Android’deki stok kamera uygulamalarına eklemeyi düşünmesi gerektiğini söylüyor.

Peki siz bu haber hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

Çocukları etkileyebilir: Apple, tepki çeken hatayı düzeltmeye çalışıyor!

Çocukların cihazları istediği zaman kullanmalarına olanak tanıyan bir ekran süresi kısıtlaması hatası yüzünden birçok kullanıcı şikayet etti. Çocuklarının elektronik cihaz kullanımını kısıtlamaya çalışan ebeveynlerden tepki gören Apple, iOS 16.5 güncellemesi ile bu sorunu çözdüklerini belirtti. Ancak sorun, iOS 17 Beta sürümünde tekrar bulundu. Apple şimdi bu hatayı düzeltmeye çalışıyor.

Apple, ekran süresi sıfırlanması sorununu düzeltmeye çalışıyor

Sorun, iPhone, iPad ve iPod Touch cihazlarında baş gösteriyor. Ebeveynlerin, çocukların cihazlarını kullanamayacakları saatleri uzaktan ayarlamasına olanak tanıyan Atıl Süre adlı bir işlevi etkiler. Bir Apple sözcüsü, “Bazı kullanıcıların Ekran Süresi ayarlarının beklenmedik bir şekilde sıfırlandığı bir sorunla karşılaştığının farkındayız.” açıklamalarını yaptı.

Sözcüye göre Apple, bu raporları çok ciddiye alıyor ve durumu iyileştirmek için güncellemeler yapıyor ve yapmaya devam edecek. Özelliği kontrol eden ebeveynler, planlanan saatlerin ya eski ayarlara döndüğünü ya da tamamen kaldırıldığını ve çocukların cihazlarını istedikleri zaman kullanmalarına olanak tanıdığını gördü. Bu da onları epeyce rahatsız etmiş olacak ki binlercesi şikayette bulundu.

Bir kullanıcı, çocuklarının tahmin etmediğinden emin olmak için şifresini değiştirdi. Ancak özelliği “haftada iki veya üç kez” sıfırlaması gerektiğini fark etti. Tahmin edeceğiniz üzere çocuklar da bu sorunu zamanında bildirmek istemiyorlar. Bu nedenle sadece bazı dikkatli ebeveynler fark edebiliyor. Konuyla ilgili bir Apple tartışma sayfasında yaklaşık 2.300 kişi aynı hatayı yaşadıklarını söyledi.

iPhone 15 Pro için bir iyi bir de kötü haber!

iPhone 15 Pro için bir iyi bir de kötü haber!

Apple'ın merakla beklenen amiral gemisi iPhone 15 Pro, titanyum gövde ile gelebilir ancak bunun bir eksisi de var. İşte detaylar...

Apple, sorunu daha önce biliyordu. Öyle ki mayıs ayında iOS 16.5’in piyasaya sürülmesiyle sorunun çözüldüğünü bildirdi. Ancak bazı kullanıcılar, sorunu sonraki sürümlerde ve hatta iOS 17 Beta sürümünde buldu. Apple, bir sözcüsüne göre şimdi bu hatayı düzeltmeye çalışıyor. Yeni gelecek iOS 17 güncellemelerinde üstesinden gelinecek.

Ekran süresi, 2018’de Apple’ın geliştiriciler konferansında tanıtıldı ve ebeveynlerin çocuklarının Etkinlik Raporunu uzaktan kontrol etmelerine ve uygulama kullanım sürelerini yönetmelerine olanak sağladı. Belirli bir saat aralığında belli uygulamalar bile seçilebiliyor. Bu özellikler, günümüzde özellikle ebeveynler tarafından sıkça kullanılıyor.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

Elektrikli otomobil üreten Elon Musk’tan elektrik uyarısı!

Tesla markası ile elektrikli otomobillerin önünü açan Elon Musk, geçtiğimiz gün oldukça dikkat çekici bir açıklama yaptı. Enerji krizi konusunda tahminlerini paylaşan popüler iş insanı, elektrik konusunda çalışmaların hızlanması gerektiğine vurgu yapıyor.

Elon Musk, elektrik üretiminin üçe katlanması gerektiğini söylüyor

PG&E tarafından düzenlenen bir konferansta söz alan Elon Musk, elektrikli araçların yaygınlaşması ile 2045 yılında enerji ihtiyacının üçe katlanacağını vurguladı. Her geçen gün artan enerji ihtiyacının altını çizen Musk, geçtiğimiz günlerde de yapay zeka çalışmaları yüzünden iki yıl içersinde enerji krizinin yaşanacağını ifade etmişti.

elon musk

Çok daha fazla elektrik üretmeye ihtiyacımız olduğunu söyleyen Musk, bu konuda yapılan projelerin çok daha hızlı hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Tamamen elektrikli bir dünyayı savunan Musk, bunun için dünya genelinde altyapının ise uygun olmadığını dile getirdi.

Volkswagen Grubu’nun en çok satan elektrikli otomobilleri!

Volkswagen Grubu’nun en çok satan elektrikli otomobilleri!

İkinci çeyrek sonuçlarını açıklayan Volkswagen, özellikle elektrikli otomobil satışlarında önemli bir yükseliş yakaladı.

Şimdiye kadar enerji ihtiyacının düzenli bir şekilde arttığını söyleyen Tesla CEO’su elektrikli araç sayısının artması ve yapay zeka teknolojileri ile bu talebin hız kazanacağını söylüyor. Kısa süre içerisinde elektrik üretiminin üçe katlanması gerektiğiniz savunan Elon Musk, aksi takdirde bu durumun hayatı felç edebileceğini belirtiyor.

Bundan yıllar önce elektrikli otomobillere yatırım yaparak yeni bir çağın öncülerinden biri olan Musk, şimdi ise elektrik üretimi konusunda tüm dünyayı uyarıyor. Tesla’nın 2030 yılına kadar 20 milyon elektrikli otomobil üretme hedefi bulunuyor. Diğer markaları da hesaba kattığımızda karşımıza inanılmaz bir elektrik ihtiyacı doğuyor.

Elon Musk’ın bu durumu çözebilmek adına elektrik santrallerinin günün her saatinde çalıştırılması ve ihtiyaç duyulmayan elektriğin depolanarak daha verimli bir şebeke oluşturulmasını öneriyor. İlerleyen dönemde her şeyin elektrikli olacağına vurgu yapa Elon Musk, enerji üretiminde kısa sürede artışa gidilmesi gerektiğini savunuyor.

Elektrikli araçları dünyanın kurtuluşu olaarak gören Elon Musk, diğer yandan ise elektrik krizi konusunda da uyarıyor. Peki siz mevcut elektrik üretimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Tarihi buluş: Telefonların, tabletlerin, akıllı saatlerin pil ömrü şahlanacak!

Rice Üniversitesi’ndeki mühendisler, lityum iyon pilleri daha da verimli hale getirmenin bir yolunu bulmuş olabilir. Raporlara göre, araştırmacılar, lityum kaybını azaltmaya yardımcı olan ve bir pilin yaşam döngüsünü iyileştiren bir süreç olan gelişmiş “prelithiation” tekniğini geliştirdi. Bu yeni yöntem ile birlikte telefonların, tabletlerin ve diğer lityum-iyon pilli cihazların pil ömrü artacak.

Yeni yöntem ile teknolojik cihazların pil ömrü artacak

Optimize edilmiş prelithiation tekniğinde işlem, silikon anotların daha kararlı bir lityum metal parçacığı ile kaplanmasına dayanıyor. Geliştirme, Rice laboratuvarındaki bir kimya ve biyomoleküler mühendisinin anotların üzerine parçacık karışımından bir kat püskürtmesi ile yapıldı.

Mühendis Sibani Lisa Biswal, anotları aşağı püskürtmenin pil ömrünü yüzde 22 ila 44 arasında iyileştirdiğini buldu. Ayrıca, daha fazla miktarda kaplamaya sahip pil hücreleri daha yüksek verimlilik sağlayabilir. Bu gelişme gerçekten çok büyük ve pille çalışan nesneleri günlük hayatımızda kullanma şeklimizi tamamen değiştirebilir.

Telefonlar, akıllı saatler ve pille çalışan diğer çeşitli ürünler, ihtiyaç duydukları elektriği üretmek için lityumla çalışan pillere güvenir. Bu parçacıkları püskürterek bu lityum pillerin çalışma verimliliği artırılabilirse pil ömrü birçok alanda iyileştirilebilir. Bu gelişme eğer üreticilere de kabul ettirilirse en çok beklenen durumlardan biri olan akıllı telefonların pil ömrü artacak.

Bataryası dolu telefon kapanıyor: Nasıl çözülür?

Çalışmanın bu kadar çok avantajı olsa da dezavantajı yok değil. Tam kapasitede çalıştırıldığında (yüzde 100’e kadar şarj edildiğinde), piller aslında üzerlerindeki parçacıklarla sonraki döngülerde daha hızlı tükenmeye başladı. Tabii ki, diğer gelişmeler de pillerin daha verimli olmasına yardımcı olabilir. Lityum iyon pillerdeki grafiti silikonla değiştirmek, daha iyi bir enerji yoğunluğu sağlar.

Ancak lityum iyon pillerin verimliliğini artıran yeni parçacık spreyi gibi pillerdeki silikonun da bazı olumsuzlukları var. Buradaki en büyük sorun, silikonun, aslında lityumu tüketen ve dolayısıyla pili hızla tüketen katı elektrolit ara fazı oluşturabilmesidir. Ancak bu sorunun üstesinden gelinebilirse, bu yeni parçacık ve lityum iyon pillerde silikon kullanımı daha uzun ömürlü ve daha güvenilir piller sağlayabilir.

Peki siz bu haber hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

iPhone 15 Pro için bir iyi bir de kötü haber!

Apple, bu yılın eylül ayında iPhone 15 serisini piyasaya sürmeyi bekliyor. Ürünler daha tanıtılmadan güvenilir kaynaklardan gelen sızıntılar mevcut. Yani iPhone 15 serisinin nasıl olacağını az çok tahmin edebiliyoruz. Şimdi de bu sızıntılara bir yenisi daha eklendi. Öyle ki iPhone 15 Pro, titanyum gövde ile karşımıza çıkabilir. Bunun da kullanıcıya negatif bir etkisi olabilir. Peki nasıl?

iPhone 15 Pro, titanyum gövde ile gelecek

Apple, iPhone 15 Pro modellerinin çerçevesi için paslanmaz çeliği daha hafif, ancak daha pahalı olan titanyum lehine döndürebilir. Bununla birlikte sektörde sızıntılarıyla ün salmış isim Mark Gurman, iPhone 15 Pro modellerinin ‘düşük enjeksiyon basıncı aşırı kalıplama’ veya LIPO adı verilen yeni bir üretim teknolojisi sayesinde önceki modellere göre daha ince çerçevelere sahip olacağını da iddia etti.

Görünüşe göre bu yeni tekniğin iPhone 15 Pro ve Pro Max ekranlarının etrafındaki çerçeveleri mevcut modellerde 2,2 mm’den yaklaşık 1,5 mm’ye küçültmesi bekleniyor. Teknoloji, başlangıçta birkaç yıl önce Apple Watch Series 7 ile kullanıldı ve gelecekteki iPad’lerde de kullanılması bekleniyor. Pazar günkü haftalık bülteninde kullanıcılarla bu bilgileri paylaşan Gurman, kötü bir haber de verdi.

Apple’ın denizaşırı pazarlarda dört modelin de fiyatlarını artırmasını beklediğinden, bu değişikliklerin bir bedeli olabileceğinden bahsetti. ABD’de bile şirket, titanyuma geçişi ve iPhone 15 Pro Max’teki geliştirilmiş kamera sistemini telafi etmek için en azından “bazı pro modellerin” fiyatlarını artırabilir. Yani titanyum gövde ve ince çerçeveler, Avrupa ülkelerine biraz pahalıya mal olabilir.

iPhone 15 fiyatları astronomik seviyelerde olacak: İşte tahmini Türkiye fiyatı!

iPhone 15 fiyatları astronomik seviyelerde olacak: İşte tahmini Türkiye fiyatı!

Yeni iPhone serisine ilişkin fiyat sızıntıları artmaya başladı. Son gelen bilgilere göre iPhone 15, 200 dolar gibi bir zam görecek.

Gurman ayrıca dört iPhone 15 modelinin de bu yıl Dynamic Island’a (iPhone 14 Pro’da gördüğümüz ekrana gömülü hap şeklinde kamera sistemi) sahip olacağını ve temel iPhone 14 ve iPhone 14 Plus’ta hala mevcut olan çentiği kaldıracağını yineledi.

Son olarak, standart iPhone 15 ve iPhone 15 Plus, geçen yılın Pro modellerinden A16 yongası tarafından desteklenecek. iPhone 15 Pro ve Pro Max’in ise Gurman’ın “fark edilir derecede daha hızlı” olacağına inandığı 3 nanometrelik bir çip ile geleceği bildiriliyor.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

Volkswagen Grubu’nun en çok satan elektrikli otomobilleri!

Temmuz ayının son günlerinde Volkswagen de ikinci çeyrek sonuçlarını bizlerle paylaştı. Bünyesinde yer alan markalar ile birlikte geçtiğimiz yıla göre önemli satış başarıları yakalayan şirketin özellikle elektrikli otomobil satışlarındaki artış dikkat çekti.

Volkswagen, elektrikli otomobil satışlarını yüzde 53 artırdı

Volkswagen Grubu, 2023’ün ikinci çeyreğinde 2 milyon 331 bin 500 küresel araç satışı bildirdi. Bünyesinde Volkswagen, Audi, Porsche, Skoda, Seat, Cupra, Lamborghini, Bentley, Ducati, MAN ve Scania gibi markaları barındıran şirket, böylece satışlarını geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 18 artırmış oldu.

Audi Q4 e-tron

Ayrıca yılın ilk yarısında toplamda 4 milyon 372 bin 200 adet araç satışı yapan şirket, bu anlamda da 2022 yılına göre yüzde 12,8’lik bir gelişme gösterdi. Her anlamda geçtiğimiz yıla göre daha başarılı bir yıl geçiren Volkswagen’in elektrikli araç satışlarındaki artış ise oldukça dikkat çekici.

Kia’dan Tesla Model Y rakibi! İşte detaylar..

Kia’dan Tesla Model Y rakibi! İşte detaylar..

Sızdırılan bilgilere göre Kia, Tesla Model Y'yi hedefleyen kompakt elektrikli SUV modeli EV5 ile kullanıcıların karşısına çıkacak.

Volkswagen Grubu, ikinci çeyrekte 180 bin 600 adet tamamen elektrikli araç satışı gerçekleştirdi. Wolfsburg merkezli dev otomobil şirketi böylece geçtiğimiz yıl gerçekleşen satışları yüzde 53 oranında artırmış oldu. Şirket bu rakamlarla birlikte elektrikli araçlar konusunda en başarılı yılını geçirdi.

Toplamda 180 bini aşan bir rakama ulaşan şirkette en çok elektrikli otomobil satışını ise 94 bin 800 adet ile Volkswagen gösterdi. Volkswagen’i 41 bin 100 adet ile Audi ve 18 bin 900 satış ile Skoda takip ediyor. Seat/Cupra toplamda 9 bin 700 araç satarken, Porsche ise geçtiğimiz çeyrek 8 bin 839 satış gerçekleştirdi.

En çok satan elektrikli otomobiller:

  1. Volkswagen ID.4/ID.5 – 59,300
  2. Audi Q4 e-tron – 26,700
  3. Volkswagen ID.3 – 26,200
  4. Skoda Enyaq iV – 18,900
  5. Audi e-tron/Q8 e-tron – 9,800
  6. Cupra Born – 9,700
  7. Porsche Taycan – 8,839

Volkswagen, yakaladığı satış adedi ile elektrikli otomobil konusunda iddiasını ortaya koymuş durumda. Ancak Alman otomobil devi bu rakamların da üzerine çıkarak Tesla’yı geçmek istiyor. Peki siz Volkswagen Grubu ve elektrikli otomobil modelleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.