Remedy’de büyük kriz!

Remedy Entertainment satışları, 2025’in üçüncü çeyreğinde beklentilerin altında kaldı. Finansal raporlar, özellikle FBC: Firebreak oyununun başarısızlığı nedeniyle zorlu bir dönemi işaret ediyor. Buna rağmen Finli stüdyo, 2030 yılına kadar “önemli ticari başarı” elde etme konusunda iddialı.

Remedy Entertainment satışları ve FBC: Firebreak etkisi

Remedy Entertainment, bu sabah Q3 2025 mali raporunu yayınladı. Rapor, stüdyo için pek de iyi olmayan haberler içeriyordu. Bu ayın başlarında CEO Tero Virtala, FBC: Firebreak oyununun başarısız olduğunu yatırımcılara bildirdikten sonra görevinden ayrılmıştı. Şirketin 30. yılını kutladığı bu çeyrekte, mali göstergeler oldukça olumsuz geldi.

Geçici CEO’dan güven tazeleme

Şirketin nakit akışı 11.3 milyon euroya (önceki 8.0 milyon) yükseldi. Ancak geçici CEO Markus Mäki, yatırımcılara ve hayranlara güvence verdi. Mäki, FBC: Firebreak ile yaşanan zorluklara rağmen diğer projelerin plana göre ilerlediğini belirtti. Ayrıca, “Son mali performanstan memnun değiliz ancak kârlılığa döneceğimizden eminiz” dedi.

Ücretsiz Battlefield 6 görücüye çıktı

Ücretsiz Battlefield 6 görücüye çıktı

Ücretsiz Battlefield 6 resmen duyuruldu. Yeni sürüm, ilginç bir oyun deneyimi ile karşımıza çıktı.

Remedy’nin 2027 ve 2030 hedefleri

Remedy, geleceğe yönelik iddialı finansal hedefler belirledi. Şirket, 2027 yılına kadar geçen yılın iki katı gelir elde etmeyi hedefliyor. Bu dönüm noktasından sonra ise sürekli büyümeyi sürdürmeyi planlıyor. Ek olarak, 2027 yılına kadar en az %30’luk bir EBITDA marjına ulaşmak da hedefler arasında yer alıyor.

Peki, Remedy’nin gelecek hedefleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

GitHub Agent HQ tüm kodlama araçlarını bir araya getirdi

Microsoft’un sahip olduğu GitHub, ‘Agent HQ’ adını verdiği yeni merkezini tanıttı. Bu çığır açıcı girişim, farklı şirketler tarafından geliştirilen yapay zeka tabanlı kodlama ajanlarını ve yardımcılarını tek bir entegre merkezde bir araya getiriyor. Bu hamle, GitHub’ı sadece bir kod deposu olmaktan çıkarıp, bir ‘yapay zeka ajanları pazaryerine’ dönüştürerek yazılım geliştirme süreçlerini temelden değiştirmeyi hedefliyor.

Agent HQ Tam Olarak Nedir?

Agent HQ, özünde, geliştiricilerin farklı yapay zeka araçlarına erişebileceği, onları keşfedebileceği ve yönetebileceği merkezi bir platform olarak tasarlandı. Bugüne kadar geliştiriciler, genellikle GitHub’ın kendi Copilot’u veya spesifik rakiplerin araçları gibi tekil çözümlere yöneliyordu.

Ancak Agent HQ ile birlikte, üçüncü parti şirketlerin ve bağımsız geliştiricilerin de kendi özel yapay zeka kodlama ajanlarını (yardımcılarını) sunmalarına olanak tanınacak. Bu modeli, akıllı telefonlarımızdaki ‘App Store’ veya ‘Google Play Store’ gibi düşünebiliriz. Ancak bu kez uygulamalar yerine, kod yazma, test etme, güvenlik açığı bulma, dokümantasyon hazırlama veya veritabanı yönetimi gibi özel görevler için eğitilmiş yapay zeka ajanları bulunacak.

Geliştiriciler ve Ekipler İçin Anlamı: Seçim Özgürlüğü

Bu yeni platformun geliştiriciler için en büyük vaadi, ‘seçim özgürlüğü’ ve ‘özelleştirme’dir. Artık projelerinin ihtiyaçlarına en uygun yapay zeka aracını seçebilecekler. Örneğin, bir ekip proje için en iyi güvenlik taramasını yapan bir ajanı, bir diğeri ise en verimli kod optimizasyonunu sunan bir başka ajanı tercih edebilir.

Agent HQ, bu farklı ajanların GitHub iş akışına sorunsuz bir şekilde entegre olmasını sağlayacak. Bu durum, yapay zeka kodlama araçları pazarında rekabeti de kaçınılmaz olarak kızıştıracak. Daha iyi, daha hızlı ve daha niş çözümler sunan şirketler, bu platform sayesinde milyonlarca geliştiriciye anında ulaşma şansı yakalayacak. Rekabetin artması, inovasyonu hızlandıracak ve yapay zeka destekli araçların kalitesini yükseltecektir.

GitHub’ın Amacı Platform Olmak

Bu duyuru, GitHub ve dolayısıyla Microsoft için stratejik bir ‘platform hamlesi’ olarak öne çıkıyor. GitHub, sadece kendi yapay zeka ürünü olan Copilot’u sunan bir oyuncu olmak yerine, tüm yapay zeka kodlama ekosisteminin ‘üzerinde çalıştığı’ vazgeçilmez bir platform olmayı hedefliyor. Bu, şirketin pazardaki hakimiyetini pekiştirirken, aynı zamanda yapay zeka girişimleri için de yeni ve devasa bir pazar yaratıyor.

Kullanıcılar ChatGPT ile intiharı konuşuyor!

Kullanıcılar ChatGPT ile intiharı konuşuyor!

OpenAI'ın paylaştığı verilere göre, her hafta 1 milyondan fazla ChatGPT kullanıcısının yapay zeka ile intihar hakkında konuşuyor.

Sonuç olarak, GitHub’un Agent HQ duyurusu, yazılım geliştirmenin geleceğine dair net bir vizyon ortaya koyuyor. Geleceğin geliştirme ortamları, tek bir ‘her şeyi bilen’ yapay zekadan ziyade, birbiriyle konuşan, işbirliği yapan ve her biri kendi alanında uzmanlaşmış çoklu yapay zeka ajanlarından oluşacak. Agent HQ, bu yeni dönemin kapısını aralayan ilk ve en önemli adım olarak tarihe geçecek.

Suno AI ile ücretsiz ve aşırı kaliteli şarkılar üretin!

Suno AI tarafından yayınlanan bu güncelleme, özellikle platformun ücretsiz sürümünü kullanan milyonlarca içerik üreticisi ve müzik meraklısı için büyük bir müjde niteliğinde. Popüler yapay zeka müzik üreticisi Suno, ücretsiz modelini daha hızlı ve daha zengin çıktılar sunan v4.5 ile güncelledi. Bu stratejik hamle, Suno’nun pazardaki konumunu güçlendirirken, yapay zeka ile müzik üretiminin sınırlarını da yeniden çiziyor.

Daha Hızlı ve Daha Zengin Müzik Çıktıları

Suno’nun yeni v4.5 güncellemesi, temel olarak iki kritik alana odaklanıyor. Hız ve kalite. Bu iki iyileştirme, kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyerek yaratıcı süreci daha akıcı hale getiriyor.

Artırılmış Hız ve Verimlilik: Yaratıcı süreçte hız, ilhamın kaybolmaması için kritik öneme sahiptir. Suno v4.5, optimize edilen altyapısı sayesinde müzik oluşturma sürelerini belirgin ölçüde kısaltıyor. Kullanıcılar artık prompt (komut) girdikten sonra saniyeler içinde yüksek kaliteli müzik parçaları elde edebiliyor. Bu hızlanma, özellikle farklı fikirleri hızla denemek (iterasyon yapmak) isteyen prodüktörler ve sosyal medya için anlık içerik üretmesi gerekenler için büyük bir avantaj sağlıyor. Daha az beklemek, daha fazla üretkenlik anlamına geliyor.

Artan Ses Kalitesi ve Karmaşıklık: Güncellemenin belki de en heyecan verici kısmı “daha zengin çıktılar” vaadi. Suno v4.5, müzikal kompozisyon yeteneklerini bir üst seviyeye taşıyor. Bu zenginlik, kendini birkaç alanda gösteriyor:

  • Gelişmiş Aranjmanlar: Yeni model, daha karmaşık ve dinamik şarkı yapıları oluşturabiliyor. Enstrümanlar arasındaki uyum, geçişler ve katmanlaşma artık çok daha profesyonel bir düzeyde.
  • Net Yapay Zeka Vokalleri: Yapay zeka tarafından üretilen vokaller, v4.5 ile daha net, daha az robotik ve duygusal olarak daha zengin bir tınıya kavuşmuş durumda.
  • Yüksek Sadakatli Enstrümanlar: Model, farklı müzik türlerindeki enstrüman seslerini daha gerçekçi bir şekilde taklit ederek, üretilen parçaların genel ses kalitesini (audio fidelity) artırıyor.

Üretken Yapay Zeka Pazarında Stratejik Bir Hamle

Suno’nun bu güncellemeyi özellikle ücretsiz modeline odaklayarak sunması, yapay zeka müzik pazarındaki rekabetin ne kadar kızıştığını gösteriyor. Rakiplerinin çoğu benzer özellikleri ücretli katmanlarda sunarken, Suno’nun en son teknolojisini ücretsiz kullanıcılara açması, platformun “müzik üretimini demokratikleştirme” misyonunu pekiştiriyor.

Bu hamle, hobi amaçlı kullanıcılardan bağımsız film yapımcılarına kadar geniş bir kitlenin, pahalı yazılımlara veya stüdyo ekipmanlarına ihtiyaç duymadan, yayın kalitesinde müzikler üretmesine olanak tanıyor.

Sahte tatil fotoğrafları üreten yapay zeka uygulaması çıktı

Sahte tatil fotoğrafları üreten yapay zeka uygulaması çıktı

Sahte tatil fotoğrafları üreten Endless Summer uygulaması yayınlandı. Yapay zeka destekli uygulama, selfie'lerinizi tatile dönüştürüyor.

Müzik Üretimi Artacak

Suno AI’nin v4.5 güncellemesi, üretken yapay zeka alanında sadece küçük bir adım değil, aynı zamanda yaratıcılığın önündeki teknik engelleri kaldıran büyük bir sıçramadır. Daha hızlı ve daha kaliteli müzik üretimini herkes için erişilebilir kılan Suno, yapay zeka ve sanatın kesişim noktasında yeniliklere liderlik etmeye devam ediyor. Bu güncelleme, 2025 yılı bitmeden yapay zeka müzik kalitesinde nelerin mümkün olduğunu gösteren güçlü bir kanıt niteliğinde.

Adobe, Photoshop için yeni yapay zeka asistanını duyurdu

Adobe, içerik üretim dünyasını kökten değiştirecek yeni yapay zekâ hamlesini duyurdu. Şirket, popüler uygulamaları Photoshop ve Adobe Express için sohbet tabanlı yapay zeka asistanlarını kullanıma sundu. Bu yenilik sayesinde kullanıcılar, karmaşık tasarım araçlarına hâkim olmadan yalnızca metin komutlarıyla profesyonel görseller oluşturabilecek.

Yapay Zeka ile Sohbet Ederek Tasarım Yapma Dönemi

Yeni özellik, kullanıcıların doğal bir dil kullanarak tasarım oluşturmasını mümkün kılıyor. Örneğin, arka planı değiştir, metni büyüt, daha canlı renkler ekle veya afişe tropikal bir hava kat gibi komutlar verildiğinde, yapay zekâ asistanı bu isteği algılayarak anında uygun tasarımı oluşturabiliyor.

Adobe Express’teki bu sistem, özellikle tasarım deneyimi az olan kişiler için büyük kolaylık sağlıyor. Kullanıcılar, karmaşık düzenleme araçlarıyla uğraşmadan doğrudan yaratıcı sonuçlara ulaşabiliyor. Öte yandan Photoshop’a entegre edilen asistan, katmanları analiz edebiliyor, arka planları otomatik olarak kaldırabiliyor ve kullanıcı stiline göre öneriler sunabiliyor. Şu anda kapalı beta aşamasında olan bu özellik, yakın zamanda daha geniş bir kullanıcı kitlesine sunulacak.

Profesyoneller ve Yeni Başlayanlar İçin Aynı Platform

Adobe’nin bu adımı, hem profesyonel tasarımcıları hem de yeni başlayan kullanıcıları hedefliyor. Deneyimli grafik tasarımcılar, tekrarlayan görevleri yapay zeka asistanına devrederek zamandan tasarruf ederken, daha yaratıcı süreçlere odaklanabilecek. Tasarımla ilgilenmeyen kullanıcılar ise yalnızca birkaç cümleyle etkileyici afişler, sosyal medya görselleri veya sunum materyalleri hazırlayabilecek.

Bu sayede Adobe, yaratıcı süreci herkes için erişilebilir hâle getiriyor. Yapay zeka, tasarımın teknik yönlerini kullanıcı adına üstlenirken, estetik kararlar hâlâ kullanıcının kontrolünde kalıyor.

Adobe’nin bu yeniliği, yapay zekâ destekli içerik üretim pazarında yeni bir rekabet dalgası başlatacak gibi görünüyor. Şirket, Firefly modeliyle başlayan AI dönüşümünü şimdi doğrudan uygulamalarına entegre ediyor. Özellikle Express tarafındaki sohbet tabanlı arayüz, Canva gibi rakip platformlara güçlü bir alternatif oluşturuyor.

Ayrıca Adobe, sadece kendi modelleriyle sınırlı kalmayıp üçüncü taraf yapay zeka modelleriyle de entegrasyon sağlamayı planlıyor. Bu sayede kullanıcılar, ihtiyaçlarına göre farklı AI motorlarını seçebilecek.

Daha Hızlı, Daha Akıllı, Daha Erişilebilir

Adobe’nin yeni asistanları, içerik üretimini hızlandırırken tasarım süreçlerindeki teknik bariyerleri ortadan kaldırıyor. Artık bir sosyal medya yöneticisi, küçük işletme sahibi veya öğrenciler bile profesyonel kalitede görselleri dakikalar içinde oluşturabilecek.

Adobe Premiere Pro, artık iPhone ve iPad’de

Adobe Premiere Pro, artık iPhone ve iPad’de

Adobe, bugün video düzenleme aracı Premiere Pro’yu iPhone ve iPad için resmen ücretsiz bir şekilde kullanıma sundu.

Photoshop asistanının beta süreci tamamlandığında, bu sistemin video, ses ve üç boyutlu tasarım araçlarına da genişlemesi bekleniyor. Uzmanlara göre bu gelişme, gelecekte yapay zeka destekli tasarım asistanlarının standart hale gelmesinin önünü açacak.

ChatGPT ve PayPal ile doğrudan alışveriş başlıyor

OpenAI, PayPal ortaklığıyla ChatGPT kullanıcılarına sohbet ekranı üzerinden doğrudan alışveriş yapma imkanı sunan yeni bir dönemi başlatıyor. Artık kullanıcılar, konuşma esnasında yalnızca birkaç adımda ödeme yaparak satın alma işlemini tamamlayabilecek. Bu yenilik, dijital alışverişte yapay zeka destekli yeni bir çağın kapılarını aralıyor.

Yeni sistemde, kullanıcılar ChatGPT arayüzü içerisinde anında ödeme seçeneğini kullanarak istedikleri ürünü satın alabilecek. PayPal hesabı, banka hesabı ya da kredi kartı üzerinden ödeme yapılabilecek. Ayrıca:

  • Alışveriş geçmişi görüntülenebilecek
  • İade ve itiraz süreçleri ChatGPT üzerinden başlatılabilecek

Bu yapı sayesinde kullanıcı deneyimi daha akıcı ve tek merkezden yönetilebilir hale gelecek.

Satıcılara Önemli Kolaylık

Bu entegrasyon, satıcı tarafında da önemli kolaylıklar sunuyor. PayPal, ödeme doğrulama, yönlendirme ve işlem düzenlemeleri gibi altyapısal süreçleri üstlenecek. Bu sayede satıcılar finansal operasyonel detaylarla uğraşmak yerine ürün satışı ve müşteri deneyimine odaklanabilecek.

PayPal Türkiye’de Kullanılıyor mu?

Buy it in ChatGPT adı verilen proje öncelikli olarak ABD kullanıcılarına açılmış durumda. Şimdilik, Etsy satıcıları üzerinden ürün alışverişi yapılabiliyor. Türkiye’de ise henüz kullanımda değil. Ayrıca Türkiye’de paypal hizmet vermiyor. Öte yandan OpenAI, Glossier, SKIMS, Spanx, Vuori gibi markaların bulunduğu Shopify satıcılarıyla da birçok iş birliği görüşmesi yürütüyor. Bu sayede çok ürünlü sepet desteği (multi-item shopping cart) ChatGPT’ye entegre edilecek.

Bu çoklu ürün desteği için geliştirilen altyapı Agentic Commerce Protocol adıyla açık kaynak hâline getirildi. Böylece geliştiriciler de sisteme katkıda bulunabiliyor.

PayPal, bu iş birliğiyle yalnızca OpenAI ile sınırlı kalmıyor. Google, Perplexity gibi diğer şirketlerle de yapay zeka tabanlı alışveriş deneyimlerini yaygınlaştırmak için anlaşmalar yapıyor. PayPal Başkanı Alex Chriss, bu sistemi birkaç dokunuşla sohbetten ödemeye geçişe izin veren bir deneyim olarak özetliyor.

Kullanıcılar ChatGPT ile intiharı konuşuyor!

Kullanıcılar ChatGPT ile intiharı konuşuyor!

OpenAI'ın paylaştığı verilere göre, her hafta 1 milyondan fazla ChatGPT kullanıcısının yapay zeka ile intihar hakkında konuşuyor.

Bu gelişme, e-ticaretten yapay zeka temelli sohbet çözümlerine kadar birçok sektöre dönüştürücü bir ivme kazandırabilir. Kullanıcı tarafında deneyimin basitleşmesi ve hız kazanması, satıcı tarafında ise operasyonel yükün azalması bekleniyor. Ancak sistemin yaygınlaşma başarısı, altyapı güvenilirliği ve entegrasyonların etkinliğiyle doğrudan ilişkili olacak.

Peki siz ne düşünüyorsunuz? yapay zeka platformlarına güvenerek kart bilgilerinizi verir misiniz?

Tesla işi bitirmiş! Tesla FSD 14’ü ilk kez denedik!

Tesla, Full Self-Driving (FSD) 14 yazılımı ile otonom sürüş teknolojisinde çıtayı bir kez daha yükseltiyor. Bu detaylı incelememizde, Tesla FSD 14 sisteminin San Francisco yollarındaki gerçek hayat performansını test ettik. Ayrıca, araç kendi kendine sürme, park etme, U dönüşü yapma ve yoğun trafiği yönetme gibi zorlu görevlerin altından başarıyla kalkıyor.

Tesla FSD 14 ile gelen MadMax modu ve yenilikler

Yeni sürümün getirdiği en büyük yenilikler arasında “MadMax” modu ve gelişmiş park kabiliyeti bulunuyor. Tesla’nın yapay zekâ tabanlı bu sürüş sistemi, trafik akışını insan benzeri bir akıcılıkla yönetiyor. Önceki versiyonlara göre çok daha kararlı ve güvenilir bir deneyim sunuyor.

Sinir Ağı Tabanlı Karar Sistemi Fark Yaratıyor

FSD 14, artık kararlarını tamamen sinir ağı tabanında veriyor. Bu da aracın beklenmedik durumlara çok daha hızlı ve doğru tepki vermesini sağlıyor. Özellikle karmaşık San Francisco caddelerinde, şerit değiştirme ve kenara çekme gibi manevraları kusursuzca yerine getiriyor. Gelişmiş park yeteneği ise kullanıcılara büyük kolaylık sunuyor.

FSD Türkiye Yollarında Çalışabilir mi?

Sistem, yurt dışında harikalar yaratıyor olsa da Türkiye’deki potansiyeli merak konusu. Türkiye’deki değişken yol koşulları ve trafik dinamikleri, yapay zekâyı zorlayabilir. Ancak sinir ağı tabanlı karar sistemi, adaptasyon yeteneğinin yüksek olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, sisteme biraz daha öğrenme süresi verilmesi gerekebilir.

Peki, Tesla FSD 14’ün Türkiye’deki geleceği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Play Store beklenen özelliği sunuyor

Google, Play Store’da yeni bir yaş doğrulama sistemini uygulamaya başladı. Artık kullanıcılar, 18 yaş ve üstünde olduklarını doğrulamadıkları sürece Android uygulama mağazasındaki bazı uygulamaları indiremeyecek.

Play Store’a yaş doğrulama geliyor

Bu yeni gereksinim kapsamında, Google kullanıcıların uygulama indirebilmeleri için resmî kimlik, selfie fotoğraf veya diğer hizmetler aracılığıyla 18 yaş ve üstü olduklarını kanıtlamalarını istiyor.

Doğrulama sistemi, YouTube’daki sürece benziyor; kullanıcıların belirli uygulamaları indirmeden önce yaşlarını doğrulamaları zorunlu hale geliyor. Google, yaş doğrulama için çeşitli yollar sunuyor.

Bunlar arasında kimlik yükleme, selfie çekme, kredi kartı kullanma veya verifymy.io adlı üçüncü taraf hizmetleri kullanma seçenekleri yer alıyor. Kullanıcılar yaşlarını doğrulamazsa, birçok uygulamayı indirme imkanını kaybedecek.

Kullanılabilir doğrulama yöntemleri, kullanıcının bulunduğu ülkeye ve bölgeye göre farklılık gösterecek. Bazı kullanıcılar kimlik belgelerini yüklemek zorunda kalırken, diğerleri doğrulama için üçüncü taraf hizmetlerini kullanacak.

Xiaomi 17 Air geliyor!

Xiaomi 17 Air geliyor!

Xiaomi 17 Air, karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Cihaz, tasarımı ile büyük fark yaratabilir.

Google’ın hizmetlerine yaş doğrulama sistemi getirmesi, birkaç ülke ve ABD eyaletindeki yeni düzenlemeler nedeniyle zorunlu hale geldi. Amerika Birleşik Devletleri’nde Teksas, Utah ve Louisiana, kullanıcıların belirli çevrimiçi hizmetlere erişim sağlamadan önce yaşlarını doğrulamalarını talep eden yasalar çıkardı.

Bu düzenlemelerin bir kısmı henüz yürürlüğe girmedi. Örneğin, Teksas’ta yasa tasarısı 27 Mayıs 2025’te kabul edildi ve 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek. Kaliforniya’da ise 13 Ekim 2025’te onaylanan yasa tasarısı 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek.

Apple’dan birçok modele OLED ekran yükseltmesi!

Apple’ın tablet ve dizüstü bilgisayar serilerinde büyük bir ekran yükseltmesine hazırlandığı bildiriliyor. Bloomberg’den gelen yeni bir rapora göre, şirket şu anda iPad Air, iPad mini ve hatta MacBook Air modellerinin OLED panelli versiyonlarını test ediyor. Bu hamle, daha canlı renkler ve mükemmel kontrast anlamına gelen OLED teknolojisinin Apple’ın “Pro” olmayan cihazlarına da ineceği anlamına geliyor.

Kompakt tablet sevenlerin yüzünü güldürecek en önemli gelişme iPad mini cephesinde yaşanıyor. Apple’ın bu küçük tableti 2026 yılında OLED panelle piyasaya sürme planı olduğu belirtiliyor.

iPad mini’nin 2026’da OLED panele geçiş yapan ilk “Pro olmayan” iPad olması bekleniyor. Ekran yükseltmesine ek olarak, Apple’ın suya dayanıklılık özelliği ve geliştirilmiş bir hoparlör sistemi içeren, tamamen yeniden tasarlanmış bir kasa üzerinde çalıştığı da iddialar arasında.

Apple 4 trilyon dolar değerine ulaştı!

Apple 4 trilyon dolar değerine ulaştı!

Apple 4 trilyon dolar değerleme kilometre taşını aştı. iPhone 17 talebi, yeni gümrük vergilerine rağmen güçlü kalmayı sürdürüyor.

Bu önemli geliştirmeler, ne yazık ki bir maliyetle gelecek. Rapor, OLED’li iPad mini modelinin mevcut modele kıyasla 100 dolara kadar daha yüksek bir fiyata sahip olabileceğini öne sürüyor. Apple, sadece mini modeliyle kalmayıp, diğer popüler serilerinde de ekran kalitesini artırmayı hedefliyor.

iPad Air: Bu modelin de gelecek yıllarda OLED teknolojisini benimsemesi bekleniyor. Ancak bir sonraki iterasyonun, maliyetleri dengelemek adına şimdilik LCD panel kullanmaya devam edeceği bildiriliyor.

MacBook Air: Şirketin, MacBook Air için de bir OLED versiyonu geliştirdiği söyleniyor. Ancak bu dizüstü bilgisayar serisi için OLED yükseltmesinin yakın zamanda gelmesi beklenmiyor. Tahmini lansman takvimi ise 2028 yılı ve sonrası olarak gösteriliyor.

İnsansı robot ilginç bir rekor kırdı

Çinli insansı robot Unitree G1, Pekin Yapay Zeka Akademisi (BAAI) araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen bir testte 1.400 kilogram ağırlığındaki bir otomobili elleriyle çekerek büyük bir güç gösterisi yaptı. Çinli robotik şirketi Unitree’ye ait G1 modeli, yaklaşık 35 kilogram ağırlığında ve 132 santimetre boyunda olmasına rağmen, bu ağır kütleyi düz zeminde hareket ettirerek dikkatleri üzerine çekti.

İnsansı robot, 1.400 kilogramlık aracı çekti

Deneyin videosu BAAI’nin resmi X hesabında paylaşıldı. Görüntüler, G1 modelinin otomobili bir park alanından çıkarmak için çaba gösterdiğini ortaya koyuyor. Robot bu sırada, insan benzeri bir duruş sergileyip hafifçe çömelerek denge kazandı.

Unitree G1, bu süreç boyunca kontrolünü kaybetmeden ilerledi. Bu durum, ileri düzey dinamik denge sistemi ile yapay zeka destekli güç aktarımı ve denge algoritmalarının ulaştığı ilerlemeyi gösteriyor.

G1, daha önce de yürüme, zıplama ve geri takla gibi insan hareketlerini taklit edebilen yetenekleriyle biliniyordu. Robotun sergilediği son performans, yalnızca çevikliğini değil, aynı zamanda fiziksel dayanıklılığını da gözler önüne serdi.

Ancak uzmanlar, G1’in görsel olarak etkileyici bu performansının, günlük yaşam veya endüstriyel koşullar gibi gerçek dünya pratik kullanımı açısından halen tam bir ölçüt olmadığını belirtiyor. Uzmanlara göre, düz ve sert bir zeminde 1,4 tonluk bir aracı hareket ettirmek, sanıldığı kadar büyük bir güç gerektirmiyor.

Xiaomi 17 Air geliyor!

Xiaomi 17 Air geliyor!

Xiaomi 17 Air, karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Cihaz, tasarımı ile büyük fark yaratabilir.

Çekişte belirleyici olan ağırlık değil, tekerlek ile zemin arasındaki sürtünme katsayısıdır. Bu sebeple, insanlar da uygun açı ve dengeyi yakalayarak benzer bir aracı kolaylıkla çekebiliyor.

Dolayısıyla robotun bu gösterisi, teknik olarak etkileyici görünmesine rağmen, gerçek anlamda yüksek tork veya çekiş gücü testi sayılmaz. Yapılan deney, daha çok robotun denge, kuvvet aktarımı ve hareket koordinasyonu algoritmalarını sergileme amacını taşıyor.

Snapdragon 8 Elite Gen 6 2nm Üretimiyle Geliyor!

Mobil işlemci pazarında rekabet kızışırken, Qualcomm ve Samsung arasındaki teknoloji yarışı yeni bir aşamaya geçiyor. Snapdragon 8 Elite Gen 5’in Eylül ayındaki lansmanıyla 2026 model Android amiral gemilerinde yerini aldığını gördük, ancak bu çip hala 3nm üretim sürecine dayanıyor. Rakip Samsung ise, daha gelişmiş 2nm süreciyle üretilecek Exynos 2600 ile doğrudan meydan okumaya hazırlanıyor.

Samsung’un beklenen Exynos 2600 yonga setinin, tıpkı Snapdragon 8 Elite gibi, Galaxy S26 serisine güç vermesi bekleniyor. İlk çıkan söylentiler, Samsung’un 2nm tabanlı çipinin hem hız hem de verimlilik açısından Qualcomm’un mevcut Elite modelini geride bırakabileceğini öne sürüyor.

Qualcomm, bu meydan okumaya 2026 yılının sonlarında tanıtılması beklenen ilk 2nm tabanlı yonga setiyle karşılık vermeye hazırlanıyor: Snapdragon 8 Elite Gen 6. Güvenilir sızıntı kaynağı Digital Chat Station (DCS)’dan gelen son rapora göre:

  • Üretim Süreci: Yeni amiral gemisi SoC (Çip Üzerindeki Sistem), TSMC’nin 2nm N2P düğümü kullanılarak üretilecek. N2P, Apple’ın gelecekteki A20 ve A20 Pro çipleri için kullanılması beklenen ilk nesil N2 sürecinin daha rafine bir versiyonu olarak biliniyor.
  • Beklenen Kazanımlar: 2nm’ye geçiş, mevcut 3nm sürecine kıyasla daha iyi güç verimliliği ve daha yüksek performans yoğunluğu sağlayarak beklenen standart kazanımları getirecek.
  • Teknolojik Yükseltmeler: DCS, ayrıca Snapdragon 8 Elite Gen 6’nın yeni nesil LPDDR6 RAM ve UFS 5.0 depolama teknolojisi desteğini de beraberinde getireceğini iddia ediyor.
Toyota Corolla konsepti ile karşımızda

Toyota Corolla konsepti ile karşımızda

Japan Mobility Show 2025'te tanıtıldı. Bu konsept, Corolla'nın sportif, keskin hatlı ve elektrikli/hibrit geleceğini gözler önüne seriyor.

Teknolojik ilerlemeler nadiren ucuza gelir. Yeni üretim süreci, daha hızlı bellek ve yükseltilmiş depolama kombinasyonu, yonga setinin genel maliyetini önemli ölçüde artırabilir. Bu durum, Qualcomm’un bir sonraki amiral gemisi çipinin 2027 yılındaki her üst düzey telefonda görülmeyebileceği anlamına geliyor. Söylentilere göre, standart amiral gemisi modelleri Snapdragon 8 Gen 6’yı kullanırken, daha yüksek fiyatlı Ultra versiyonları bu daha güçlü Elite varyantına özel olarak ayrılabilir. Bu strateji, üreticilerin amiral gemisi serilerinde fiyat esnekliğini korumasına yardımcı olabilir.

Nothing Phone 3a Lite tanıtıldı: İşte özellikleri

Nothing, giriş segmentindeki yeni modeli Nothing Phone 3a Lite modelini resmi olarak tanıttı. Cihaz, serinin en uygun fiyatlı modeli olarak dikkat çekiyor. Güçlü özellikleri ve kendine has tasarımıyla öne çıkan bu telefon, 249 Euro fiyat etiketine sahip.

Nothing Phone 3a Lite teknik özellikleri

Telefonun kalbinde 4nm sürecinden geçen MediaTek Dimensity 7300 Pro 5G yonga seti bulunuyor. 8 çekirdekli bu işlemci 2.5 GHz hıza ulaşabiliyor. Nothing, bu çipin Phone 2a’daki MediaTek 7200’den yüzde 15 daha hızlı CPU ve yüzde 20 daha yüksek GPU (FPS) performansı sunduğunu belirtiyor. Ayrıca yapay zeka performansı da iki kat artırılmış.

Ekran ve batarya

Nothing Phone 3a Lite, bütçe dostu olmasına rağmen iddialı bir ekrana sahip. Cihazda 6.77 inçlik esnek AMOLED panel kullanılıyor. Bu ekran 120Hz adaptif yenileme hızı ve 1000Hz dokunmatik örnekleme oranı sunuyor. Ayrıca, 3.000 nit tepe HDR parlaklığına ulaşabiliyor. Güç tarafında ise 5.000 mAh kapasiteli dev bir batarya görüyoruz. Bu batarya 33W hızlı şarj desteği ile 20 dakikada yüzde 50 doluma ulaşıyor.

Üçlü kamera kurulumu

Kamera tarafında da iddialı olan telefon, üçlü bir kuruluma ev sahipliği yapıyor. Ana kamera 1/1.57 inçlik Samsung sensörlü 50MP çözünürlüğünde. Buna 8MP ultra geniş açılı lens ve bir makro lens eşlik ediyor. Arka kamera saniyede 30 kare 4K video çekebiliyor. Ön tarafta ise 16MP bir selfie kamerası yer alıyor.

OnePlus Pad 2 duyuruldu

OnePlus Pad 2 duyuruldu

OnePlus Pad 2 görücüye çıktı. Cihaz, yenilikçi özellikleri ile oldukça dikkat çekiyor.

Tasarım, soğutma ve can sıkıcı detay

Cihaz, alüminyum iç çerçeve üzerine Panda Glass kasa ile markanın alışık olduğumuz tasarım dilini koruyor. LED ışıklar, bildirimler ve kamera zamanlayıcısı için kullanılabiliyor. Yoğun oyun seansları için sıvı soğutma sistemine de yer verilmiş. Telefon ayrıca 8GB RAM ve 128GB/256GB depolama seçenekleriyle geliyor. Bununla birlikte, Nothing’in amiral gemisi olmayan cihazlara yakında kilit ekranı reklamları ve ön yüklü uygulamalar ekleyeceğini açıklaması, bu model için can sıkıcı bir detay olabilir.

Peki, Nothing Phone 3a Lite hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

PlayStation Portal için yeni özellik

Sony’nin Remote Play odaklı el konsolu PlayStation Portal yeni özellik kazanmaya hazırlanıyor. PS Uygulaması (PS App) üzerinden ortaya çıkan bir sızıntı, cihazın merakla beklenen bir işlevi yakında alacağını gösteriyor. Bu özellik, PS Plus Premium aboneleri için satın alınan dijital oyunların indirilmeye gerek kalmadan bulut üzerinden akışını sağlayacak.

Sızıntı PlayStation Portal yeni özellik ile geliyor

Reddit’teki PlayStation Portal subreddit’inde “GetTheWetsOn” adlı bir kullanıcı önemli bir ekran görüntüsü paylaştı. Bu görüntü, PlayStation uygulamasının “Deliver at All Costs” adlı oyunun mağaza sayfasından alındı. Sızıntı, PS Plus Premium abonelerinin satın aldıkları dijital oyunları bulut akışı ile oynayabileceğini açıkça belirtiyordu. Ayrıca aynı onay kısa bir süre sonra “Dead Space” yeniden yapımının mağaza sayfasında da görüldü. Paylaşımın ardından bu onaylar hızla kaldırıldı.

Sony’nin Genişletme Vaadi

Bu yeni akış seçeneğinin kesin olarak geleceğine dair resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Bununla birlikte, iki farklı oyunun mağaza sayfasında yer alan bu bilginin tesadüf olması oldukça düşük bir ihtimal. Cihazın 2023 yılında piyasaya sürülmesinden ve beklenmedik popülaritesinden bu yana Sony, sistemin işlevselliğini artırmak için sürekli çalıştığını yineliyor. Dijital olarak sahip olunan oyunların, PS5’e indirilmeden doğrudan buluttan oynanması tam da beklenen adım.

Portal’ın Mevcut İşlevi ve Beklentiler

PlayStation Portal, Remote Play odaklı bir el cihazı olacak. Cihaz, uzun zamandır beklenen PlayStation Vita’nın halefi olmasa da, kendi görevini son derece iyi bir şekilde yerine getiriyor. Dijital oyun kütüphanesini bulut akışı ile genişletmek, cihaza olan ilgiyi daha da artıracaktır. Bu sızıntının, kullanıcıların uzun süredir talep ettiği bir özelliği işaret etmesi güçlü bir olasılık.

Çıkacak en iyi grafikli oyunlar!

Çıkacak en iyi grafikli oyunlar!

Çıkacak en iyi grafikli oyunlar listesi. GTA 6 ve Resident Evil Requiem dışında Crimson Desert ve Saros da nefes kesecek.

Peki, PlayStation Portal’ın bulut akışı özelliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!