Oppo’nun üzerinde çalıştığı iddia edilen kompakt amiral gemisi tablet ile ilgili yeni bir sızıntı ortaya çıktı. Başlangıçta en üst düzey işlemciyle gelmesi beklenen bu cihazın, daha uygun fiyatlı olması adına işlemci tercihini değiştirdiği bildirildi. İşte detaylar.
OPPO tablet Snapdragon 8 Gen 5 ile gelecek
Güvenilir sızıntı kaynağı Digital Chat Station, hafta başında yaptığı açıklamada, 8.8 inç OLED ekrana sahip bu tabletin Snapdragon 8 Elite Gen 5 yonga setiyle geleceğini öne sürmüştü. Ancak kaynak, yeni bir güncelleme yaparak tabletin artık Snapdragon 8 Gen 5 işlemcisini kullanacağını iddia etti. Bu değişikliğin temel sebebinin, cihazın maliyetini düşürerek daha uygun fiyatlı bir seçenek sunmak olduğu belirtiliyor.
Digital Chat Station ayrıca cihazın ince bir gövdeye ve orta büyüklükte bir bataryaya sahip olacağını ekledi. Sızıntı kaynağı, tabletin adını veya diğer teknik özelliklerini paylaşmadı.
NVIDIA GTC 2025 duyuruları Blackwell için 500 milyar dolar talep, Nokia ile 6G ve Uber ile robotaksi ortaklığını ortaya koydu.
Daha önceki iddialar, bu kompakt tabletin Oppo’nun bir sonraki kompakt amiral gemisi telefonuyla birlikte piyasaya sürülebileceğini gösteriyordu. Söylentilere göre, Oppo’nun Find X9S modelini 2026’nın 2. çeyreğinin başlarında Çin’de tanıtması bekleniyor. Bu zaman çizelgesi doğruysa, adı henüz belli olmayan bu kompakt tablet de Find X9s’e eşlik ederek teknoloji sahnesine çıkabilir.
Battlefield serisinin yeni oyunu Battlefield 6’nın oynaması ücretsiz olarak sunulan Battle Royale oyun modu Battlefield REDSEC çıktı. Oyun, dün itibarıyla tüm PC ve konsol oyuncularına erişime açıldı ve CoD Warzone ile PUBG gibi dev rakiplere karşı iddialı bir alternatif olarak öne çıkıyor. Yayınlanan tanıtım fragmanı oldukça etkileyici duruyor.
Ücretsiz Battlefield 6 neler sunuyor?
REDSEC, satış rekorları kıran ana oyun Battlefield 6’nın tüm dinamiklerini içeriyor. Görsel ve teknik anlamda ana oyundan herhangi bir eksiği bulunmuyor. Oyuncular, REDSEC’te iki ayrı oyun moduyla karşılaşıyor: Battle Royale ve Gauntlet.
Battle Royale modunda yüz oyuncu paraşütle haritaya atlıyor ve ayakta kalan son kişi olmak için mücadele ediyor. Gauntlet modunda ise oyuncular, çeşitli görevleri tamamlayarak rakip takımları elemeye ve zafere ulaşmaya çalışıyor.
Gauntlet’te şifre çözme, bölgeyi koruma, hedefi imha etme ve patlayıcı taşıma gibi farklı görev türleri mevcut. Her iki oyun türünde de belirli bir sürenin ardından harita küçülüyor ve rekabetin seviyesi yükseliyor. Oyunda, tank, helikopter ve insansız mini kara aracı gibi çeşitli araçlar kullanılabiliyor.
Xiaomi 17 Air, karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Cihaz, tasarımı ile büyük fark yaratabilir.
REDSEC, ayrıca Battlefield 6’nın Portal moduna ücretsiz erişim imkânı sunuyor. Portal’da oyuncular tarafından oluşturulmuş haritalar ve özel oyun modları oynanabiliyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
İnternet devi Google, dünya genelinde milyonlarca kullanıcısı bulunan elektronik posta servisi Gmail ile ilgili olarak ortaya çıkan güvenlik ihlali haberlerinin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Yapılan resmi açıklamada, Gmail güvenlik önlemlerinin son derece güçlü olduğu ve kullanıcıların güvende olduğu vurgulandı.
Gmail güvenlik ihlali iddialarının kaynağı ne?
Google’dan gelen açıklamaya göre, milyonlarca kullanıcıyı etkilediği iddia edilen bir Gmail güvenlik ihlalinin yaşandığı yönündeki haberler doğru değil. Bununla birlikte, ortaya çıkan bu yanlış haberler, internetteki veritabanlarının hatalı anlaşılmasından kaynaklanıyor. Bu veritabanları, web genelinde gerçekleşen çeşitli kimlik hırsızlıklarını bir araya getiriyor.
Yanlış anlaşılmaların asıl nedeni
Şirket, bu durumun herhangi bir kişiye, araca veya platforma yönelik yeni bir siber saldırının göstergesi olmadığını ifade etti. Daha önce de Gmail kullanıcılarına geniş çaplı bir güvenlik uyarısı yapıldığına dair iddialar ortaya çıkmış, Google bu iddiaların da asılsız olduğunu belirtmişti.
Google’dan kullanıcılara güvenlik güvencesi
Google, tüm Gmail kullanıcılarının içlerinin rahat olmasını istiyor. Firma, güvenlik sistemlerinin güçlü ve etkili bir şekilde çalıştığını belirtti. Sistemleri, kimlik avcılarının e-posta hesaplarına sızma girişimlerinin %99,9’undan fazlasını durduruyor. Dolayısıyla, kullanıcıların büyük çoğunluğu bu tehditlerden başarıyla korunuyor.
Kullanıcılara ekstra koruma tavsiyeleri
Google, güvenliğin kendileri için çok ciddi bir konu olduğunu ve ekiplerin bu alana sürekli yatırım yaptığını ekledi. Ayrıca, kullanıcılarına ekstra koruma sağlamak için şifre yerine daha güvenli bir alternatif olan Passkeys’i denemelerini tavsiye ediyor. Kimlik avı girişimlerini fark edip rapor etmeleri için önerilen adımların takip edilmesi de önerilen ek önlemler arasında yer alıyor.
OnePlus, üst seviye akıllı telefonları OnePlus 15 ve OnePlus Ace 6 ile birlikte, güçlü özelliklere sahip yeni tableti OnePlus Pad 2’yi tanıttı. Şirket, küresel pazarda halihazırda Snapdragon 8 Elite işlemcili Pad 3’ü piyasaya sürmüştü ve bu model, Snapdragon 8 Gen 3 işlemcili 2024 Pad 2’nin yerini almıştı.
OnePlus Pad 2 tanıtıldı
Ancak, Çin’de tabletin numaralandırması farklı ilerliyor; yeni tanıtılan OnePlus Pad 2, Çin dışındaki ülkelere Çin kültüründe dört rakamının uğursuz sayılması nedeniyle muhtemelen Pad 4 veya Pad 5 gibi farklı bir isimle gelecek.
OnePlus Pad 2, 3K çözünürlüklü (3000 × 2120) 12.1 inçlik bir ekranla geliyor. Bu ekran, 144 Hz dinamik yenileme hızı ve 900 nit maksimum parlaklık sunuyor. OnePlus, tabletin belirli mobil oyunlarda 144 FPS’e kadar çıkabildiğini söylüyor.
Tablete gücünü, 3 milyonun üzerinde AnTuTu puanına sahip amiral gemisi seviyesinde bir işlemci olan MediaTek Dimensity 9400+ veriyor. Tablet, ısınmayı kontrol altında tutmak için 46000 mm²’den fazla alanı kaplayan ultra büyük bir buhar soğutma sistemi barındırıyor.
Cihaz, 5,99 mm inceliğinde ve 579 gram ağırlığında bir tasarıma sahip. 67W hızlı şarj desteği bulunan 10.420 mAh bataryadan güç alıyor. OnePlus, sistemin beş yıl boyunca kesintisiz akıcılık için optimize edildiğini belirtiyor.
Tablet, hem oyuncular hem de öğrenciler için faydalı uygulamalar içeren ColorOS 16 işletim sistemiyle kutudan çıkıyor. Yeni Game Camera özelliği, kullanıcıların ultra net hareketli ekran görüntüleri almasına veya 30 saniyeye kadar oyun tekrarı oynatmasına imkân tanıyor.
Xiaomi 17 Air, karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Cihaz, tasarımı ile büyük fark yaratabilir.
Ayrıca, not tutanlar için el yazısını güzelleştirme ve akıllı içerik çıkarma araçlarıyla online dersler sırasındaki deneyimi iyileştiriyor. Kullanıcılar ekranda aynı anda yan yana üç uygulama açıp çalıştırabiliyor.
OnePlus Pad 2, 2799 yuan (393 dolar) başlangıç fiyatıyla satışa sunuldu. Bellek ve depolama seçeneklerine göre fiyatlandırma ise şöyle belirlendi: 8 GB RAM ve 256 GB depolama seçeneği 2799 yuan (393 dolar), 12 GB RAM ve 256 GB depolama seçeneği 3099 yuan (435 dolar) ve en üst seçenek olan 16 GB RAM ile 512 GB depolama ise 3599 yuan (506 dolar) fiyat etiketi taşıyor.
OpenAI, yapay zeka sohbet robotu ChatGPT’nin kullanımıyla ilgili endişe verici veriler paylaştı. Şirketin tahminlerine göre, haftalık 800 milyondan fazla aktif kullanıcısı bulunan ChatGPT ile her hafta 1 milyondan fazla kişi intihar düşünceleri veya planları hakkında konuşuyor. Bu rakam, toplam haftalık kullanıcı tabanının yaklaşık %0.15’ine denk geliyor. Bu hassas sohbetlerin oranı düşük görünse de, ChatGPT’nin devasa kullanıcı sayısı nedeniyle bu rakam oldukça önemli bir seviyeye ulaşıyor.
ChatGPT ve ruh sağlığı krizi: OpenAI raporu endişe verici
ChatGPT, başlangıçta teknolojik bir eğlence aracı olarak görülüyordu. Ancak şimdi yüz milyonlarca insan, hayatın zorluklarıyla başa çıkmak için yapay zeka sohbet aracına güveniyor. Tarihte ilk kez bu kadar çok sayıda insan, duygularını konuşan bir makineye açmaya başladı. OpenAI, benzer bir oranda kullanıcının (%0.15) ChatGPT’ye karşı “yüksek düzeyde duygusal bağlılık” gösterdiğini tahmin ediyor. Ayrıca, yüz binlerce insanın (yaklaşık %0.07) sohbet botuyla yaptıkları haftalık konuşmalarda psikoz veya mani belirtileri gösterdiği belirtiliyor.
OpenAI bu verileri, yapay zeka modellerinin ruh sağlığı sorunları yaşayan kullanıcılara verdiği yanıtları iyileştirme çabaları kapsamında duyurdu. Şirket, modele sıkıntıyı daha iyi tanımasını, konuşmaları yatıştırmasını ve gerektiğinde insanları profesyonel bakıma yönlendirmesini öğrettiğini belirtti. Bu çalışma için 170’den fazla ruh sağlığı uzmanıyla istişare edildiği ifade edildi. Klinik uzmanlar, ChatGPT’nin en son sürümünün önceki sürümlere göre “daha uygun ve tutarlı” yanıtlar verdiğini gözlemledi.
İddialara göre OpenAI, metin ve ses komutlarından müzik üreten ve Sora'ya entegre olacak yeni bir yapay zeka aracı geliştiriyor.
Savunmasız kullanıcılardan gelen girdilerin doğru yönetilmesi, OpenAI için kritik bir sorun haline geldi. Araştırmacılar, sohbet robotlarının kullanıcıların tehlikeli inançlarını pekiştirerek (aşırı pohpohlama ve dalkavukça davranışlarla) onları sanrılı düşüncelere yönlendirebileceğini bulmuştu. Şirket şu anda, intiharından önceki haftalarda düşüncelerini ChatGPT’ye açan 16 yaşındaki bir çocuğun ailesi tarafından dava ediliyor. Bu davanın ardından 45 eyalet başsavcısı, OpenAI’ye ürünlerini kullanan gençleri koruması gerektiği yönünde bir uyarıda bulundu.
Bu endişeleri gidermek için şirket, yakın zamanda bir “sağlıklı yaşam konseyi” kurduğunu duyurdu. Ancak eleştirmenler, konseyde bir intihar önleme uzmanının bulunmadığına dikkat çekti. OpenAI ayrıca ChatGPT kullanan çocuklar için ebeveyn denetimlerini kullanıma sundu. Şirket, çocukları otomatik olarak tespit etmek ve yaşa bağlı daha katı güvenlik önlemleri uygulamak için bir yaş tahmin sistemi geliştirdiğini söylüyor.
Audi yenilenen myAudi uygulamasıyla birlikte araçlarına ChatGPT entegrasyonu sağlamaya başladı. İşte detaylar.
OpenAI, yeni GPT-5 modelinin ruh sağlığıyla ilgili 1.000’den fazla zorlu konuşma değerlendirmesinde, istenen davranışlara %92 oranında uyum sağladığını iddia etti. Bu oran, 15 Ağustos’ta piyasaya sürülen önceki GPT-5 modelinde sadece %27 idi. Şirket ayrıca, temel güvenlik testlerine artık duygusal bağımlılık ve intihar dışı ruhsal sağlık acil durumları için kriterler eklediğini belirtti. Bu endişelere rağmen CEO Sam Altman, Aralık ayından itibaren doğrulanmış yetişkin kullanıcıların ChatGPT ile erotik sohbetler yapmasına izin verileceğini duyurdu. Altman, ruh sağlığı konusunda dikkatli olmak için robotu “oldukça kısıtlayıcı” yaptıklarını, ancak bunun diğer kullanıcılar için “daha az kullanışlı” olduğunu kabul etti.
Yapay zekanın ruh sağlığı üzerindeki bu derin etkisi, teknoloji dünyasında tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor. Peki siz ChatGPT gibi yapay zeka araçlarının bu tür hassas konuları yönetebileceğini düşünüyor musunuz?
Norveç merkezli robot girişimi 1X, büyük ilgi gören 1X Neo insansı robot modelini ön siparişe sunduğunu resmi olarak duyurdu. Geçtiğimiz aylarda tanıtılan Neo, özellikle ev yaşamına entegre edilmek üzere tasarlanmış özel bir seçenek olarak dikkatleri üzerine çekmişti.
1X Neo insansı robot evde hangi işleri yapabiliyor?
Ev içi görevler için tasarlanan bu robot, gerçekçi senaryolarda sergilendi. Yayınlanan videolarda Neo, kahve servisi yapıyor, yerleri süpürüyor, eşyaları taşıyor, tezgâh temizliği yapıyor ve camları siliyor. Ayrıca, evdeki ufak dağınıklıkları da kolayca toplayabiliyor.
Yapay zeka sistemi ve gizlilik endişesi
Neo, özel olarak geliştirilen entegre bir yapay zekâ modeli sayesinde çevresine zarar vermeden hareket etme yeteneğine sahip. Robotu sesli komutlarla yönetmek mümkün. Bununla birlikte, 1X CEO’su Bernt Børnich, robotun öğrenme süreciyle ilgili önemli bir koşulu dile getirdi.
Børnich, robotun yapay zekâ sisteminin hâlâ gerçek dünya deneyimlerinden öğrenmeye ihtiyaç duyduğunu belirtti. Bu nedenle, ürünü satın alan kişilerin, robotun kamerası aracılığıyla evlerinin içinin insan operatörler tarafından görülmesini kabul etmeleri gerekiyor. Şirket, bu zorunluluğun, ürünün geliştirilmesi için gerekli eğitim verilerinin toplanması amacıyla şart olduğunu vurguluyor.
Neo’nun fiyatı ve teslimat tarihi belli oldu
Merakla beklenen insansı robot, 29 Ekim itibarıyla ön siparişe açıldı. Neo’nun başlangıç fiyatı 20.000 dolar olarak belirlendi. Şirket, ön sipariş veren müşterilere Neo insansı robotun teslimatlarına 2026 yılında başlamayı planlıyor.
Popüler mesajlaşma platformu WhatsApp, Android beta sürümü 2.25.32.2 ile birlikte yeni bir profil özelleştirme özelliği üzerinde çalıştığını gösterdi. Artık kişisel hesaplar için de WhatsApp Kapak Fotoğrafı ekleme özelliği yakında kullanıma sunulacak. Bu işlevsellik, şu anda sadece WhatsApp Business hesaplarında mevcut durumdaydı.
WhatsApp kapak fotoğrafı özelliği nasıl çalışacak?
Şirket, normal kullanıcıların da profillerini görsel olarak kişiselleştirmesine olanak tanımayı amaçlıyor. Gelecekteki bir güncelleme ile yayınlanması beklenen bu özellik, kullanıcılara kimliklerini görsel öğelerle sergileme imkânı sunacak. Kapak fotoğrafı, profil sayfasının en üstünde büyük bir görsel şerit olarak görünecek.
Profil özelleştirme ve yeni gizlilik kontrolleri
Kapak fotoğrafı belirleme işlemi, tıpkı işletme hesaplarında olduğu gibi sezgisel ve basit olacak. Kullanıcılar, görseli doğrudan profil ayarları içerisinden seçebilecekler. Ayrıca, kullanıcılar için gizlilik ve kontrolü ön planda tutan WhatsApp, Kapak Fotoğrafı için yeni gizlilik ayarları da geliştiriyor.
Kimler kapak fotoğrafını görebilecek?
Yeni gizlilik seçenekleri; “Herkes”, “Kişilerim” ve “Hiç Kimse” şeklinde üç farklı ayardan oluşacak. Bu ayarlar sayesinde kullanıcılar, Kapak Fotoğrafını kimlerin göreceğine kendileri karar verebilecekler. Örneğin, “Herkes” seçeneği, rehberinizde kayıtlı olmayan kişilerin bile fotoğrafı görmesini sağlayacak.
Yeni özellik ne zaman kullanıma sunulacak?
Şu anda geliştirme aşamasında olan ve beta test kullanıcılarına henüz açılmayan bu özellik, iç testlerin ve optimizasyonların tamamlanmasının ardından ilerleyen haftalarda genel kullanıma sunulacak. Bu adım, WhatsApp profillerini daha dinamik ve yaratıcı bir alana dönüştürme stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Suudi Arabistan destekli elektrikli araç üreticisi Lucid, tüketiciye yönelik otonom araçlar geliştirmek için Nvidia ile yeni bir iş birliği yaptığını duyurdu. Şirket, bu hedef doğrultusunda Nvidia’nın donanım ve yazılım teknolojilerinden faydalanacak. Anlaşma sadece araçları değil, aynı zamanda Lucid’in üretim hatlarının yapay zeka kullanılarak tasarlanmasını da kapsıyor.
Lucid ve Nvidia güçlerini birleştirdi: Tüketiciler için otonom araç geliyor
Eski Tesla çalışanları tarafından kurulan Lucid, halihazırda Kuzey Amerika’daki en verimli elektrikli araç olarak bilinen Air sedan modeliyle tanınıyor. Şirket, bu yıl ürün gamına Gravity SUV modelini de ekledi. Kârlılığa ulaşmak için satış adetlerini on binlere çıkarması gereken Lucid, 2027 yılında 50.000 doların altında bir fiyata sahip olması hedeflenen, daha uygun fiyatlı orta boy bir crossover model piyasaya sürmeyi planlıyor.
Lucid, yeni araçlarında “gerçek anlamda gözler, eller ve zihin serbest” bir otonom sürüş sistemi sunmak için Nvidia GPU’larını kullanacak. Şirketin geçici CEO’su Marc Winterhoff, “Yapay zekayı Lucid’in mühendislik mükemmelliğiyle birleştirerek yollardaki en akıllı ve en güvenli otonom araçları sunacağız” şeklinde bir açıklama yaptı. Winterhoff, Nvidia ile ortaklığın, otonom mobilite arayışında Amerikan inovasyon liderliğini güçlendirmeye devam ettiğini belirtti.
NVIDIA, kuantum ve GPU bilişimini birleştiren yeni NVIDIA NVQLink teknolojisi ile hibrit süper bilgisayar çağını başlatıyor.
İlk aşamada, Gravity SUV modeli “Nvidia Drive AV ile güçlendirilmiş” daha gelişmiş bir kısmi otomatik sürüş asistanına sahip olacak. Sonraki adım ise “Seviye 4” otonom sürüş sistemini hayata geçirmek. Bu sistem, belirli coğrafi sınırlar içinde veya sınırlı operasyonel alanlarda, insan müdahalesi olmadan aracın A noktasından B noktasına kendi kendine gitmesini sağlayacak.
Bu hedef, Tesla’nın “Seviye 5” (her yere git) hayalinden daha sınırlı ancak ulaşılması daha mümkün bir hedef olarak görülüyor. Waymo ve Zoox gibi şirketler de Seviye 4 teknolojiler geliştiriyor, ancak bu sistemler genellikle filo yönetimi için tasarlanıyor. Lucid ise bu teknolojiyi doğrudan son tüketiciye sunmayı amaçlıyor. Yeni orta boy EV platformunda Nvidia’nın iki adet Drive AGX Thor bilgisayarı yer alacak. Nvidia’nın yazılım altyapısını kullanmak, Lucid’i sürekli güncelleme yapma zorunluluğundan da kurtaracak.
Nvidia kurucusu ve CEO’su Jensen Huang, araçların “tekerlekli yazılım tanımlı süper bilgisayarlara” dönüştüğünü vurguladı. Müşteriler halihazırda General Motors’un Super Cruise gibi gelişmiş sürüş destek sistemlerine ücret ödemeye alışmış durumda. Lucid, çok daha gelişmiş bir otonom sistem sunarak önemli bir gelir modeli oluşturmayı umuyor.
Lucid tarafından geliştirilen Gravity isimli SUV elektrikli otomobil, paylaşılanlara göre iki farklı şarj portu ile gelecek. İşte detaylar.
Anlaşmanın bir diğer önemli boyutu ise üretim süreçleriyle ilgili. Lucid, Nvidia’nın endüstriyel platformunu kullanarak üretim hatlarını fiziksel olarak kurmadan önce dijital ortamda modelleyecek. Bu “dijital ikiz” yaklaşımı sayesinde robotik kolların yolları optimize edilecek, güvenlik artırılacak ve üretim hatlarının devreye alınma süresi kısaltılacak.
Lucid ve Nvidia iş birliği, otonom sürüş teknolojilerinin son kullanıcıya ulaşması konusunda önemli bir adım olarak dikkat çekiyor. Peki siz, yakın gelecekte Seviye 4 otonom araçların yaygınlaşacağını düşünüyor musunuz?
Otomotiv dünyasının devlerinden Toyota, merakla beklenen yeni Toyota Corolla konsepti ile geleceğe dair güçlü bir gösterim yaptı. Efsanevi Corolla modelinin geleceği için hazırlanan bu konsept, Japan Mobility Show 2025 etkinliğinde tam olarak görücüye çıktı.
Toyota corolla konsepti hangi detaylarla geldi?
Corolla’nın geleceğine ışık tutan bu çarpıcı konsept, keskin hatlara sahip son derece sportif bir tasarım dilini benimsiyor. Ayrıca aracın ön ve arka kısımlarında geniş ışık barları dikkat çekiyor. Toyota, üretime yakın versiyon için temel oluşturacak bu konsept modele 21 inç büyüklüğünde jantlar yerleştiriyor.
Elektrikli ve hibrit seçenekler yolda
Yeni nesil Corolla’nın hem tamamen elektrikli (EV) hem de hibrit motor seçenekleriyle sunulacağı belirtiliyor. Bununla birlikte, konseptin yaşam alanı seri üretime taşınması pek olası durmayan fütüristik çizgiler taşıyor. Ancak bu model, Toyota’nın yeni tasarım dilini ve Corolla efsanesinin gelecekteki duruşunu başarılı şekilde yansıtıyor.
Toyota’dan Avrupa’ya büyük elektrikli araç yatırımı
Toyota ayrıca, yeni bir elektrikli araç modeli için Avrupa’da önemli bir yatırım yapacağını duyurdu. Çek Cumhuriyeti’ndeki Kolin fabrikasında tamamen elektrikli yeni bir modelin üretimine başlanacak. Bu araç, Toyota’nın Avrupa’da üreteceği ilk tamamen elektrikli model olma özelliğini taşıyor.
Şirket, yeni elektrikli araç üretimi için yaklaşık 680 milyon avro yatırım yapacak. Yeni boya ve kaynak atölyeleri eklenerek tesis alanı genişletilecek. Bu yatırım, Toyota’nın 2040 yılına kadar Avrupa’da karbon nötr olma hedefi için atılmış kritik bir adım olacak.
Netflix, izleyici etkileşimini artırmak ve daha sürükleyici deneyimler sunmak için yeni bir döneme giriyor. Şirket, canlı yayınlanan içeriklerinde gerçek zamanlı oylama özelliğini kullanıma sunacağını duyurdu. Bu önemli açıklama, Netflix CTO’su Elizabeth Stone tarafından bir konferansta yapıldı. Bu hamle, yayın platformunun izleyici katılımını artırmak için bulduğu yeni bir yolu temsil ediyor. Yeni özellik, canlı şovları izleyenlerin gerçek zamanlı olarak etkileşime girmesine ve hatta içeriğin gidişatını etkilemesine olanak tanıyacak.
Netflix’ten büyük yenilik: Canlı yayınlarda gerçek zamanlı oylama dönemi başlıyor
İzleyiciler, canlı içerikleri TV veya mobil cihazlarından izlerken oy kullanabilecek ve izledikleri programın sonucuna doğrudan etki edebilecekler. Netflix, bu özelliği ilk olarak Ağustos ayında canlı yemek programı “Dinner Time Live with David Chang” ile test etmeye başladı. Bu denemelerde izleyicilere ton balığı ile kaşarlı tost arasında veya çorba ile salata arasında seçim yapmaları gibi sorular yöneltildi. Oylama sonuçları anlık olarak ekranda gösterildi.
Şirket, gerçek zamanlı oylama özelliğini daha kapsamlı olarak “Star Search” adlı yetenek yarışmasında kullanıma sunacak. Bu program, 20 yıl aradan sonra Netflix tarafından yeniden hayata geçiriliyor ve gelecek yıl yayınlanacak. CTO Elizabeth Stone, izleyicilerin evlerinden TV veya telefon aracılığıyla oy kullanarak yarışmacıların bir üst tura geçip geçmemesi konusunda karar verebileceğini belirtti. Stone, bunun içeriğin zamanla nasıl daha interaktif hale gelebileceğine dair sadece bir başlangıç örneği olduğunu ifade etti.
Netflix artık reklam kampanyaları ve abonelerine film önerilerinde yapay zeka desteğini kullanacak. İşte detaylar..
Oylama sırasında izleyicilerin ekranında bir uyarı belirecek ve performansları değerlendirmeleri için onlara sınırlı bir süre tanınacak. Eğer bir izleyici yayını geri sararsa veya canlı akışın gerisinde kalırsa, oylama penceresini kaçırma ihtimali bulunuyor. Netflix’e göre bu özellik, abonelerin kendilerini hikayenin bir parçası gibi hissetmelerini ve hikayeyi etkileyebilmelerini sağlayacak.
Yapılan ilk testler, bölümler arasında tutarlı bir izleyici katılımı olduğunu ortaya koydu. Netflix, bu sonuçların gelecekteki interaktif eğlence potansiyelinin güçlü bir sinyali olduğuna inanıyor. Yayın devi, diğer platformlarla artan rekabetin yaşandığı bu dönemde, yeni interaktif işlevselliğin üyeleri için topluluk odaklı bir izleme deneyimi yaratmasını umuyor.
Bu, Netflix’in etkileşimi ilk denemesi değil. Şirket daha önce “Too Hot to Handle” ve “Love Is Blind” gibi realite şovlarında izleyici anketlerini test etmişti. Ancak yeni duyuru, bu etkileşimin canlı yayınlar ve diğer formatlarda çok daha kapsamlı hale geleceğini gösteriyor. Netflix, bu adımlarla izleyicilerin izledikleri şovlara daha fazla dahil olmalarını hedefliyor.
Netflix ve Spotify, içerik dünyasını değiştirecek bir podcast iş birliğine imza attı. Yayınlar, 2026'dan itibaren Netflix'e ekleniyor.
Netflix, canlı yayınların yanı sıra TV için geliştirdiği “Parti Oyunları” (Party Games) ve ilerleyen dönemde podcast’ler için de gerçek zamanlı etkileşim üzerinde duruyor. Stone, bulut oyunlarının da benzer bir etkileşim deseni sunduğunu belirtti. Örneğin, “Boggle” gibi oyunlar bu yılın son çeyreğinde TV’lerde yer alacak. Ayrıca ana sayfada animasyonlar ve dinamik özel efektler içeren sürükleyici deneyimler de başlatılıyor. Cadılar Bayramı Koleksiyonu ile başlayan bu yeniliği, Aralık ayında Tatil Koleksiyonu ve gelecekte “Bridgerton” gibi özel temalar takip edecek.
Netflix’in canlı yayınlarda izleyiciye kontrol vermesi, platformdaki pasif izleme alışkanlıklarını değiştirebilir. Platformun bulut oyunları ve interaktif şovlara yönelik bu adımları, eğlence sektöründeki rekabeti de artıracak gibi görünüyor. Peki siz Netflix’in canlı yayınlar için getirdiği bu yeni interaktif oylama özelliği hakkında ne düşünüyorsunuz?
CEO Jensen Huang, Washington D.C.’de düzenlenen GTC etkinliğinde NVIDIA GTC 2025 duyuruları ile adeta teknoloji dünyasını sarstı. Huang, yapay zekanın yeni bir endüstriyel devrim olduğunu belirterek, bu devrimin merkezinde yer alacak yeni nesil teknolojileri, platformları ve çığır açan ortaklıkları tek tek açıkladı.
Tüm NVIDIA GTC 2025 duyuruları ve yapay zeka devrimi
Jensen Huang, konuşmasına bilişim dünyasındaki temel bir değişime dikkat çekerek başladı. Moore Yasası’nın artık sona erdiğini ve Dennard ölçeklemesinin on yıl önce durduğunu belirten Huang, geleceğin “hızlandırılmış bilişim” olduğunu vurguladı. Bu yeni dönemin anahtarının ise basitçe daha fazla transistör değil, tüm sistemi baştan tasarlamak olduğunu söyledi.
NVIDIA’nın ‘hazinesi’: CUDA X kütüphaneleri
Huang, NVIDIA’nın başarısının sadece GPU donanımından ibaret olmadığını, asıl “hazine”nin CUDA yazılım platformu olduğunu belirtti. Bu ekosistem, geliştiricilerin hızlandırılmış bilişimden faydalanmasını sağlıyor. Şirketin şu anda 350’den fazla CUDA X kütüphanesi bulunuyor.
Bu kütüphaneler arasında çip üretimi için TSMC ve Samsung’un kullandığı cuLitho, lojistik optimizasyonu için cuOpt, veri bilimi için cuDF, yapay zeka için cuDNN, sağlık ve medikal görüntüleme için Monai ve kuantum bilişim için cuQuantum gibi kritik teknolojiler yer alıyor.
Telekomünikasyonda dev adım: Nokia ile 6G ortaklığı
Huang, telekomünikasyonun bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu ve ABD’nin bu alanda liderliği geri alması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, dünyanın en büyük telekomünikasyon üreticilerinden Nokia ile dev bir ortaklık duyuruldu. Bu ortaklık, 6G teknolojisinin temelini yeniden yazmayı hedefliyor.
NVIDIA, ‘NVIDIA Arc’ (Aerial Radio Network Computer) adında yeni bir ürün hattı tanıttı. Grace CPU, Blackwell GPU ve ConnectX ağ teknolojilerini birleştiren bu platform, ‘Aerial’ kütüphanesi ile çalışacak. Bu sayede, baz istasyonları yazılım tanımlı ve yapay zeka destekli hale gelecek.
Bu teknoloji iki temel fayda sağlayacak: Birincisi, ‘AI for RAN’ ile radyo spektral verimliliğini artırarak enerji tüketimini düşürmek. İkincisi ise ‘AI on RAN’ ile baz istasyonlarını endüstriyel robotik gibi alanlar için birer uç (edge) bilişim merkezi haline getirmek.
Kuantum bilişim ve GPU’lar birleşiyor: NVQLink
Richard Feynman’ın 40 yıl önceki hayali olan kuantum bilişimde, nihayet stabil bir mantıksal qubit üretme konusunda atılım yaşandı. Ancak Huang, bu hassas sistemlerin çalışması için klasik süper bilgisayarlara ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Kuantum işlemcilerin (QPU) hata düzeltme ve kalibrasyon için GPU’lara bağlanması gerekiyor.
Bu ihtiyacı karşılamak için NVIDIA, ‘NVQLink’ adını verdiği yeni bir ara bağlantı mimarisini duyurdu. NVQLink, QPU’lar ve GPU’lar arasında terabaytlarca veriyi mikrosaniyeler içinde taşıyacak. CUDA-Q platformu ise bu hibrit sistemin yazılım temelini oluşturacak.
ABD bilimi için 7 yeni yapay zeka süper bilgisayarı
Huang, ABD Enerji Bakanlığı (DOE) ile büyük bir ortaklık yapıldığını açıkladı. Berkeley, Oak Ridge ve Los Alamos dahil 8 farklı DOE laboratuvarı, kuantum araştırmaları ve temel bilim için NVQLink ve CUDA-Q platformlarını benimseyecek. Bununla birlikte, ulusal bilimi ilerletmek amacıyla 7 yeni yapay zeka süper bilgisayarı inşa edilecek.
Yapay zeka nedir: Araç değil, ‘iş’
Konuşmanın en önemli bölümlerinden biri, yapay zekanın tanımına ilişkindi. Huang, yapay zekanın bir sohbet robotundan çok daha fazlası olduğunu belirtti. Yapay zeka, bilişim yığınını temelden yeniden icat etti. Artık her şey ‘tokenizasyon’ üzerine kurulu; metinler, kimyasallar, proteinler, genler ve hatta robot eylemleri bile ‘token’ haline getirilebiliyor.
Huang, “AI bir araç (tool) değildir, AI iştir (work)” diyerek çok önemli bir ayrım yaptı. Geçmişin yazılımları (Excel, Word) bizim kullandığımız araçlardı. Günümüzün yapay zekası ise (Cursor gibi) bizim adımıza araçları kullanan ‘ajan’ (agentic) sistemlerdir. Bu nedenle yapay zeka, 100 trilyon dolarlık küresel ekonomiye doğrudan etki edecek.
Blackwell için 500 milyar dolarlık rekor talep
Yapay zeka modelleri artık ‘para ödemeye değer’ bir noktaya ulaştı. Bu durum, ‘erdemli bir döngü’ (virtuous cycle) başlattı: Daha akıllı AI, daha fazla kullanıcı; daha fazla kullanıcı, daha fazla gelir; daha fazla gelir, daha fazla işlem gücü; daha fazla işlem gücü, daha akıllı AI.
Moore Yasası’nın bittiği bir dünyada bu döngüyü sürdürmenin tek yolu ‘aşırı birlikte tasarım’ (extreme co-design) olarak açıklandı. NVIDIA artık sadece çip değil, tüm sistemi bir bütün olarak tasarlıyor. Bunun son ürünü ise devrim niteliğindeki Blackwell platformu.
Yeni ‘MVLink 72’ mimarisi, 72 GPU’yu tek bir devasa GPU olarak çalıştırabilen bir ‘fabric’ (doku) oluşturuyor. Bu tasarım sayesinde Blackwell, H200’e kıyasla 10 kat daha fazla performans sunuyor. Daha da önemlisi, dünyanın en düşük maliyetli token üretimini mümkün kılıyor.
Bu performans farkı, pazara da yansıdı. Huang, NVIDIA’nın 2026’ya kadar Blackwell ve Reuben platformları için kümülatif olarak yarım trilyon (500 milyar) dolarlık bir talep görünürlüğüne ulaştığını açıkladı. Bu, Hopper’ın tüm ömründeki büyümenin 5 katı anlamına geliyor.
‘Made in America’: Üretim Arizona’da
Huang, Blackwell üretiminin ABD’ye döndüğünü de müjdeledi. Blackwell çipleri, Arizona’daki tesislerde tam kapasiteyle üretilmeye başlandı. Bu hamle, ABD’nin yeniden sanayileşmesi ve ulusal güvenlik için kritik bir adım olarak vurgulandı.
Gelecek nesil: Kablosuz ‘Reuben’ mimarisi
NVIDIA, Blackwell’in sevkiyatı devam ederken bir sonraki nesil olan ‘Reuben’ platformunu da tanıttı. Üçüncü nesil rack ölçekli sistem olan Reuben, tamamen kablosuz ve sıvı soğutmalı bir tasarıma sahip. Bu sistemin gelecek yıl bu zamanlarda üretime girmesi planlanıyor.
Omniverse DSX: Geleceğin dijital ikiz fabrikaları
NVIDIA artık sadece çip değil, tüm AI fabrikalarını tasarlıyor. Bu amaçla ‘Omniverse DSX’ duyuruldu. DSX, gigawatt ölçekli devasa yapay zeka fabrikalarını inşa etmeden önce onları dijital bir ikizde tasarlamak, simüle etmek ve optimize etmek için bir plan (blueprint) sunuyor.
Stratejik kurumsal ortaklıklar: Palantir ve CrowdStrike
NVIDIA’nın sadece bulut (AWS, Google, Azure) ve SaaS (SAP, ServiceNow) devleriyle değil, aynı zamanda stratejik yazılım şirketleriyle de çalıştığı belirtildi. İki yeni ortaklık öne çıktı. Birincisi, siber güvenlik devi CrowdStrike; bu ortaklık, siber tehditleri ışık hızında tespit edecek yapay zeka ajanları yaratacak. İkincisi ise veri analizi devi Palantir; Palantir’in Ontology platformu, NVIDIA ile hızlandırılarak hükümetler ve şirketler için devasa ölçekte veri işleme kapasitesi sunacak.
Fiziksel AI: Robotlar ve Uber duyurusu
Konuşmanın son bölümü ‘Fiziksel AI’ yani robotlara ayrıldı. Fiziksel bir yapay zekayı çalıştırmak için 3 bilgisayar gerekiyor: Blackwell (eğitim), Omniverse (simülasyon) ve Jetson Thor (operasyon). Bu platform, Foxconn’un Teksas’ta kurduğu robotik fabrikadan, Figure gibi insansı robotlara ve hatta Disney’in sevimli ‘Blue’ robotuna kadar her şeyi kapsıyor.
Ancak en büyük duyuru robotaksi alanında geldi. ‘NVIDIA Drive Hyperion’ platformu, Lucid, Mercedes-Benz ve Stellantis gibi üreticiler tarafından standart olarak benimsendi. Gecenin son bombası ise Uber ile yapılan ortaklık oldu. Hyperion platformunu kullanan tüm robotaksiler, Uber’in küresel ulaşım ağına bağlanarak devasa bir pazar oluşturacak.
Peki, NVIDIA GTC 2025 duyuruları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Android Auto, “Earth” kod adlı yeni bir güncelleme ile araç içi bilgi-eğlence sistemi deneyimini önemli ölçüde değiştirmeye hazırlanıyor. Bu yeni özellik, Android telefonlardan alışkın olduğumuz ana ekran widget’larını doğrudan araçların panosuna taşıyacak. “Earth”, kullanıcıların telefonlarındaki uygulamalara ait widget’ları Android Auto ana ekranına eklemelerine izin verecek şekilde tasarlandı. Özellik henüz geliştirme aşamasında ve 5.6.154404-release.daily (beta) sürümünde keşfedildi, ancak gelecekteki kişiselleştirme seçeneklerine dair ilk ipuçlarını sunuyor.
Android Auto yenileniyor: Ana ekrana Widget desteği geliyor
Mevcut Android Auto sistemi, kullanıcıların medya oynatma gibi hızlı kontroller için “Görev Çubuğu Widget’ları” eklemesine zaten izin veriyor. Bu mevcut kontroller, etkinleştirildiğinde ekranın alt kısmındaki uygulama simgelerinin yerini alıyor. Ayrıca, bir kişiyi aramak veya Google Asistan komutunu tetiklemek gibi eylemler için “Başlatıcıyı özelleştir” ayarlarından özel kısayollar da eklenebiliyor. Ancak yeni “Earth” özelliği, bu mevcut sistemlerden tamamen farklı bir şekilde çalışacak.
Yeni ana ekran widget sistemi, mevcut test versiyonunda Android Auto ekranını ikiye bölüyor. Widget’ın eklendiği panel, ekran genişliğinin yaklaşık %35-40’ını kaplıyor. Geri kalan %60-65’lik kısım ise diğer uygulamalar ve içerikler için ayrılıyor. Kullanıcılar, Android Auto ayarlarında “Customize Earth” (Earth’ü Özelleştir) olarak adlandırılan bir menü üzerinden bu widget’ları seçebiliyor. Bu “Widget companion” (Widget yardımcısı) ekranında, uyumlu uygulamalar listeleniyor ve bir widget seçilip eklenebiliyor.
Android Auto uygulaması, iki yeni özellik sunmaya başlıyor. Bu yenilikler, kullanıcı deneyimini oldukça iyileştirecek.
Kullanıcılar bu ekrandan yalnızca bir widget seçebiliyor. Yeni bir widget eklendiğinde, bir önceki widget’ın yerini alıyor. Yani, aynı anda birden fazla widget kullanmak şu an için mümkün değil. Ayrıca widget’ın boyutu sadece ayar menüsünde bulunan bir ölçek kaydırıcısı ile sınırlı bir şekilde ayarlanabiliyor; serbest konumlandırma veya yeniden boyutlandırma seçenekleri bulunmuyor.
Test edilen sürümde, birçok widget’ın henüz Android Auto için optimize edilmediği gözlemlendi. Örneğin, Spotify widget’ı yatay düzen için tasarlandığından ekranda tam olarak düzgün görünmüyor. Oynatma kontrolleri çalışsa da, albüm kapağına dokunmak bir uyarı mesajı çıkarıyor. Bu durum, widget’ın Android Auto içinde çalışmak yerine telefondaki ana uygulamayı açmaya çalışmasından kaynaklanıyor. Benzer şekilde, Gemini ve Google Keep widget’ları da dokunulduğunda aynı uyarıyı vererek düzgün çalışmıyor.
Google tarafından sunulan Android Auto için GameSnack kaldırılma iddiası ortaya atıldı. İşte detaylar ve dahası.
Öte yandan bazı widget’ların mevcut sürümde bile iyi performans gösterdiği tespit edildi. Pixel Hava Durumu widget’ı, konum erişimi etkinleştirildiğinde gerçek zamanlı bilgileri sorunsuz bir şekilde gösteriyor. Saat uygulamasının Kronometre widget’ı da normal şekilde çalışıyor. Google Takvim widget’ı ise aylar arasında geçiş yapılmasına izin veriyor, ancak belirli bir tarihe veya etkinliğe dokunmak yine de uyarı mesajını tetikliyor.
Bu özelliklerin tümü, Google’ın Android Auto deneyimini daha kişisel ve işlevsel hale getirme niyetini açıkça ortaya koyuyor. Geliştirme süreci henüz çok erken bir aşamada olduğundan, gelecekteki güncellemelerde daha fazla uygulamanın uyumlu hale gelmesi ve mevcut kısıtlamaların kaldırılması bekleniyor. Peki siz aracınızda Android Auto kullanıyor musunuz ve bu yeni widget özelliğinden beklentileriniz neler? Düşüncelerinizi bizimle paylaşın.