Yapay zekanın gelişimiyle beraber geliştiriciler ve yazılımcılar oyun sektörünü yükseltmeye devam ediyor. Bu sektörün arkasında yer alan, girişimcilere destek veren Merkeziyetsiz Otonom Kuruluşlar (DAO) yer alıyor. İçeriğimizde DAO nedir sorusunu cevapladık.
DAO nedir?
DAO terimini kısaca topluluk tarafından yönetilen ve merkezi bir otoriteye sahip olmayan oluşumlar olarak ifade edilebilir. Kripto para meraklıları ve blockchain teknolojisi aracılığıyla popüler hale geldi. Terim olarak DAO, token sahiplerinin bir varlığın yönetimine kısmen katıldığı bir yapı olarak karşımıza çıkıyor.
Günümüz dünyasında popüleritesi artmış olan programlamada bazı diller yüksek meblağlar kazandırıyor. İşte en çok kazandıran yazılım dilleri!
Fikir, ilk olarak 2016’da ortaya atıldı. Kripto para birimlerinin merkezi olmamasından ilham alan bir grup Merkeziyetsiz Otonom Kuruluşlar (DAO) kavramını ortaya attı. DAO’nun çalışma şekline bakacak olursak büyük ölçüde akıllı sözleşmelere güvendiğini görebiliriz.
İlk DAO projesi ise aynı isimden gelen The DAO oldu. Christoph Jentzsch tarafından açık kaynak kodu yazıldı. Token satışıyla kendini fonlamayı planlayan oluşum, satın alanları projenin yatırımcısı olarak gördü. Proje, 150 milyon dolara denk gelen Ethereum yatırım alsa da hackerlar, bir açık yakalayarak sistemi çökertti.
Tesla’nın mevcut ürün gamında Model 3, Model S, Model X ve Model Y’nin yanı sıra Semi bulunuyor. Bunun yanı sıra şirketin Cybertruck adı verilen elektrikli bir pick-up modeli de yakın zamanda yollara çıkacak. Tüm bunlardan ayrı olarak ABD’li üreticinin bir süredir elektrikli bir toplu taşıma planları olduğu da uzun zamandır biliniyor. Ortaya çıkan bir video ise Tesla’nın otonom aracını ilk defa ortaya çıkardTesla’nın uzun zamandır beklenen arracı
Tesla’nın uzun zamandır beklenen otonom aracı ilk defa görüldü
Tesla bünyesinde hizmet veren Boring Company, daha önce toplu taşıma araçları için bir görsel yayınlamış sonrasında ise bu araç hakkında bir bilgi paylaşılmamıştı. Jacob Orth isimli bir Twittter kullanıcısının paylaştığı video ise bu gizemli araç hakkında ilk çalışmaları gözler önüner serdi.
Leaked video of the secret Tesla van prototype designed for Elon Musk's Vegas Loop, from inside The Boring Company's Las Vegas headquarters pic.twitter.com/A3A3XJ0UTx
Üretim görselleri paylaşılan bu prototip, daha önce eskizleri paylaşılan araç ile benzerliği ile dikkat çekiyor. Ayrıca araçta markanın diğer modellerinden görmeye alışık olduğumuz Tesla logolu bir direksiyon da bulunuyor. Görünen o ki, Tesla’nın toplu taşıma aracı ilk etapta bir insan kontrolüne ihtiyaç duyacak.
Globalde elektriklenme yolunda ilkleri barındıran Renault, elektrikli otomobillere tamamen zıt bir yola girdi. İşte Renault Horse!
Boring Company bilindiği gibi yer altında açılan tüneller ile birlikte taşımacılıkta bir çığır açmaya hazırlanıyor. Bu tünellerde yüksek hızlarda hareket edecek olan araçlar ile şehirler arası yolculuk sürelerinin büyü oranda azaltılması hedefleniyor.
Şirket tarafından planları paylaşılan görseldeki araç ise bu hedefin ilk parçasını oluşturuyor. Ancak henüz şirketin tüneller ile inşa edeceği hızlı seyahat planı gerçeğe dönüşebilmiş değil. The Boring Company tarafından açılan tüneller şu anda Las Vegas’ta sadece Model X ve Model Y araçları ile hizmet veriyor.
Tesla, uzun zamandır planlarını yaptığı otonom araç teknolojisi konusunda henüz istediği seviyeye ulaşabilmiş değil. Sızdırılan bu görseller ise şirketin bu konuda çalışmalarını sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Peki siz Tesla ve otonom araç teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Twitter, Elon Musk tarafından satın alındığından beri birçok değişikliğe sahne oldu. Fenoman iş insanının platform için aldığı kararlar birçok kullanıcı tarafından tartışma konusu oldu. Özellikle geçtiğimiz günlerde Tweet görüntüleme sınırı hamlesi, kullanıcılarda büyük bir tepki yarattı.
Twitter CEO’su: “Platformun beş ayın en büyük kullanım gününü yaşadı”
Twitter son dönemde tepki topladığı dönemde Instagram, Facebook ve WhatsApp’ın çatı şirketi Meta, Twitter rakibi olarak Threads platformunu yayınladı. Hal böyle olunca Twitter’ın dalgalı sürecinden yorulan birçok kişi, platforma akın etti.
Öyle ki Threads, 5 gün gibi kısa bir süre içinde 100 milyondan fazla kullanıcı sayısına ulaşarak rekor kırdı. Cloudflare grafiklerine göre bu durum, Twitter etkileşimlerini olumsuz etkiledi. Ancak Twitter CEO’su Linda Yaccarino, aynı fikirde değil.
Linda Yaccarino, geçtiğimiz günlerde son 5 aydaki en büyük kullanım gününü yaşadıklarını söyledi. Ancak grafiklere göre Twitter trafiği, Threads yayınlandıktan iki gün içinde yüzde 5 azaldı. İşte Twitter CEO’sunun attığı Tweet;
Sizi bir ileti dizisinde asılı bırakmak istemem… ama Twitter, gerçekten kendinizi aştınız! Geçen hafta Şubat ayından bu yana en büyük kullanım günümüzü yaşadık. Sadece BİR Twitter var.
Bunun üzerine Elon Musk, “kullanım günü” ifadesine açıklık getiren bir cevap verdi. Musk, ekran süresine işaret etti ve şu ifadeleri kullandı;
iOS ve Android tarafından bildirildiği üzere, telefon ekran süresinin günlük kümülatif kullanıcı-saniyesi, oynaması en zor olanıdır. Bence bu hafta tüm zamanların rekorunu kırabiliriz.
Threads’ten önce 100 milyon kullanıcı sayısına ulaşan en hızlı platform ChatGPT olmuştu. Diğer yandan TikTok 100 milyona ulaşmak içi 9 ay beklerken, Instagram’ın bu seviyeye ulaşması yaklaşık 2 buçuk yıl sürmüştü. Sizce Threads’ın bu hızlı yükselişinin ardından, başarısını devam ettirebilir mi? Yoksa Twitter, yeni bir hamleyle bu alandaki eski gücünü tekrar kazanır mı?
Apple, dün gece iOS 16.5.1, iPadOS 16.5.1 ve macOS Ventura 13.4.1 için acil bir güvenlik güncellemesi yayınlamıştı. Ancak bu güvenlik güncellemesinin yayınlanmasından sadece kısa bir süre sonra geri çekildiği açıklandı.
Apple’ın güvenlik güncellemesi hataları da beraberinde getirdi
Apple tarafından yayınlanan acil güvenlik güncellemesinin Facebook dahil bazı web sitelerinde sorunlara neden olduğu belirtilirken, şirket kısa süre içerisinde sürümü geri çekti. Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformları dahil olmak üzere bazı internet sitelerinin güncellemeyi tanımadığı ve Safari uygulamasında bazı sorunların olduğu ifade edildi.
Apple’ın Hızlı Güvenlik Yanıtı (RSR), şirketin güvenlik güncellemeleri sisteminin bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Bu güncellemeler sayesinde, büyük sürümlerin beklenmesine gerek kalmadan Apple yazılımında tespit edilen önemli güvenlik açıkları hızlı bir şekilde giderilebiliyor.
Apple, iOS 16.5.1'den kısa bir süre sonra ortaya çıkan açığın ardından hızlı bir şekilde bir güvenlik güncellemesi yayınladı.
ABD’li tekknoloji devi ortaya çıkan güvenlik açıklarını kapatmak üzere yayınladığı acil güvenlik güncellemesini ise kısa sürede geri çekti. Ancak bazı kullanıcıların bu güncellemeyi almış olabileceği ifade ediliyor.
Yeni sürümü alan iOS ve iPadOS kullanıcıları aşağıdaki adımları izleyerek güncellemeyi geri çekebilir:
Ayarlar>Genel>Hakkında
IOS Sürümü
Güvenlik Yanıtını Kaldır
Mac kullanıcılarının izlemesi gereken adımlar:
Açık Sistem Ayarları> Genel> Hakkında
macOS> ‘i’ bilgi butonuna tıklayın
Son Güvenlik Yanıtı
‘Kaldır ve Yeniden Başlat’ kısmına tıklayın
Seçiminizi onaylayın
Apple, dün gece yayınlanan güncellemenin kaldırılması hakkında herhangir açıklama yapmış değil. Şirketin güvenlik güncellemesini kısa süre içerisinde düzenleyip tekrar yayınlaması bekleniyor. Yeni güncelleme yayınlandığında biz de sizleri bilgilendireceğiz.
Peki siz Apple’ın güvenlik güncellemesi ve ardından geri çekilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Rekabetin üst düzeyde olduğu akıllı telefon dünyasının hızla büyüme nedenlerinden birisi olarak da işlemci tarafındaki gelişim gösterilebilir. İşlemci sektörünün en önemli isimlerinden MediaTek, amiral gemisi modellerin yanı sıra alt-orta seviyedeki telefonlar için de işlemci üretmeye devam ediyor. Bu doğrultuda şirket, performansıyla dikkatleri çekecek Dimensity 6100+ işlemcisini tanıttı.
Dimensity 6100+, 5G modeme sahip
MediaTek, alt-orta sınıf Dimensity 6000 serisine nispeten daha güçlü bir oyuncu daha kazandırdı. Dimensity 6100+, 2x Cortex-A76 büyük çekirdeğe ve 6x Cortex-A55 verimli çekirdeğe sahip 6nm üretim sürecine dayalı sekiz çekirdekli bir mimariye sahip. 108 megapiksel kamera sensörleri desteği sunan işlemci, 2K 30 FPS’ye kadar video çekimi sunuyor.
Rakiplerinde bulunan aynı sınıftaki işlemcilere göre yüzde 20 daha etkili aşağı bağlantı hızları sağlamayı hedefleyen işlemci, 5G modem kullanıyor. Ayrıca bir milyar renk ve 90 Hz ila 120 Hz yenileme hızına sahip 10 bitlik ekranları destekliyor. MediaTek, Dimensity 6100+ destekli telefonların 2023’ün üçüncü çeyreğinde satışa sunulacağını belirtti.
Nintendo Swith, 3 Mart 2017 tarihinde tanıtılmış ve oyunseverler tarafından büyük bir ilgi ile karşılanmıştı. Oyun konsolunun gösterdiği başarının ardından gözler Nintendo Switch 2’ye çevrilmiş durumda. Oyunseverler merakla Nintendo Switch 2’yi beklerken, yeni oyun konsolu ile ilgili önemli bir iddia ortaya atıldı.
Nintendo, akıllı telefonları oyun konsoluna dönüştürecek
Nintendo’nun yeni oyun konsolu hakkında ortaya çıkan patent, oyunseverleri heyecanlandırmış durumda. Buna göre Nintendo’nun yeni nesil oyun konsolu akıllı telefon entegrasyonuna sahip olacak. Son dönemde akıllı telefonların oyun dünyasındaki etkisi düşünüldüğünde bu fikir akla oldukça mantıklı geliyor.
Paylaşılan patent görseline baktığımızda ise akıllı telefonu konsola ile birleştiren yapıyı görüyoruz. Buna göre mandal benzeri bir yapı aracılığı ile akıllı telefo tutulacak ve 100 numara ile gösterilen kayış ile Nintendo’nun yeni oyun konsoluna bağlanacak.
Oyun dünyasından gelen son haberler Nintendo Switch 2 bekleyenleri sevindirecek gibi görünüyor. İşte detaylar:
Patent yeni oyun konsolu hakkında çok fazla bir detay barındırmıyor ancak ekran olarak akıllı telefon ya da tabletlerin kullanılabileceği bu yapı oldukça mantıklı olabilir. Ayrıca Nintendo’nun Switch’i birden fazla oyun alanına uyumlu olarak tasarladığı göz önüne alındığında, böyle bir özellik tam da da bu amaca hizmet edecektir.
Nintendo daha önce de konsollar ve akıllı telefon bağlantısına yönelik adımlar atmıştı. Orijinal Nintendo Switch’in çevrimiçi sesli sohbete, konsoldan uzaktayken bile arkadaşlık isteklerine, eşleştirmeye, oyun randevularına ve hatta daha genç oyuncular için sezgisel ebeveyn denetimlerine izin veren bir mobil uygulama ile birlikte sunulduğunu hatırlatalım.
Nintende yıllar geçtikte akıllı telefonlar ve oyun konsolları arasındaki sınırı biraz daha kaldırıyor. Peki siz akıllı telefonların oyun konsollarına dönüşmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Programlama ve dolayısıyla yazılım dilleri her geçen gün popüleritesi artan ve asla ihtiyacı azalmayan bir alandır. Öyle ki gittikçe dijitalleşen dünyamızda yazılımcılara olan ihtiyaç sürekli artıyor. Ancak yazılımcı olmak için öğreneceğiniz dilleri amacınıza uygun ve doğru seçmek önemli. Eğer yüksek meblağlar kazanmak istiyorsanız öne çıkan bazı diller var. Peki en çok kazandıran yazılım dilleri hangileri?
En çok kazandıran yazılım dilleri!
1-) Java
Java, yazılım geliştirme kariyerleri için çok popüler bir dildir. Bu dili web uygulamaları, genel hizmet uygulama programlama arabirimleri (API’ler) ve back-end dediğimiz sistemin mimarisini oluşturan, veri tabanı yönetimini planlayan, sunucu ayarlamalarından sorumlu, sistemin maksimum seviyede verimli ve hızlı çalışmasını sağlayan alan için kullanabilirsiniz.
Java güçlü bir şekilde yazılmış bir dildir, bu nedenle öğrenirken zorluk yaşamanız muhtemel. Ancak sabırla çalışmanızı sürdürürseniz başarılı olacağınız da su götürmez bir gerçek.Performans ve karmaşıklık dengesi, özellikle kodun ağır veri işleme veya karmaşık matematik işlemleri yürütmesi, Java’yı web geliştirmede back-end kısmında kullanmanız için mükemmel bir dil haline getirir. Ayrıca birçok geliştirici, mobil cihazlar için uygulamalar oluşturmak üzere Java’yı kullanır.
Fransa yeni yasayla birlikte casus yazılım kullanımının önünü açıyor. Artık polis suçluları daha hızlı yakalayacak. İşte ayrıntılar.
2-) C#
C#, C programlama dilleri ailesindeki modern bir programlama dilidir. C, C++ ve Java ile pek çok benzerliği olan C#, öğrenmesi kolay bir dildir. Geliştiriciler için okuması kolay, üst düzey bir programlama dilidir. C# nesne yönelimlidir (OOP), dolayısıyla bulut tabanlı uygulamalar, web siteleri, programlar ve oyunlar oluşturmak için kullanışlıdır.
En yaygın olarak oyunların oluşturulması ve web sitesi geliştirme için kullanılır. Bu nedenle bu alanlarda üretim yapmak istiyorsanız C# sizin için adeta biçilmiş bir kaftan. Dili öğrenip CV’nize ekledikten sonra ilgili alanlarda güzel meblağlar kazanabilirsiniz.
3-) JavaScript
JavaScript’te programlama, endüstri standardı araçlarla daha kolay hale geldi. HTML ve CSS şu anda mevcut birçok teknolojik sistemin temelidir, ancak bu kullanıcı arayüzlerinin çoğundan sorumlu ana dil JavaScript’tir. Kullanıcı deneyimine odaklanan veya front-end dediğimiz web sitesinin görsel tarafını oluşturan kişilerce çok yaygın olarak kullanılır. Ayrıca back-end kısmında da kullanılabilen bu dil çok yönlü olmasından dolayı birçok alanda çalışabileceğiniz dolayısıyla iyi paralar kazanabileceğiniz anlamına geliyor.
iPhone fiyatları günümüzde bu kadar zamlanmışken ülke ülke asgari ücret ve iPhone 14 Pro Max fiyatlarını karşılaştırdık!
4-) Python
Python, okunması ve yazılması en kolay dillerden biri olup temiz kod kullanan popüler bir kodlama dilidir. Kolay öğrenilmesinin aksine çok yönlü ve donanımlı bir dildir. Çok yönlülüğü, onu web uygulaması geliştirmeden video oyunlarına kadar uzanan projeler için etkili bir araç haline getirir. Günümüzde veri bilimi ve makine öğrenimi alanlarında da popüler hale geldi. Bu nedenle birçok işi bir dili öğrenerek yapmak da doğal olarak size güzel bir gelir ve zaman sağlayacaktır.
5-) C++
C++, C’nin gelişmiş, geliştirilmiş bir versiyonudur. Düşük seviyeli bir dil olarak, bu programlama dili, temel bilgisayar donanımı bilgisi gerektirir. Bu ek bilgi ile C++ öğrenmek, diğer dilleri öğrenmeyi kolaylaştırır ve bu da yeni başlayanlar için iyi bir seçimdir. Çünkü bilgisayarın çalışma ve kod çalıştırma mantığını öğrenirsiniz. Uygulamalar, oyunlar, film özel efektleri veya işletim sistemleri için kullanılır. Dolayısıyla çok fazla çalışma alanı vardır. C’yi biliyorsanız kolaylıkla C++’a geçebilirsiniz.
Google, aldığı yeni patent ile birlikte telefonlarımızda kullandığımız uçak moduna yeni bir soluk getirecek. İşte detaylar...
6-) SQL
Program yazmak için tasarlanmış bu listedeki diğer dillerin aksine, SQL (Structured Query Language) veri sorgulamak içindir. Programcılar, istenen bilgileri döndüren bir sunucuya SQL veri sorguları gönderir. Standartlaştırılmış olsa da, birçok değişken vardır. Değişkenler benzer olduğundan, bir değişkeni öğrenmek diğerlerini öğrenmeyi önemli ölçüde kolaylaştırır.
SQL veritabanı sunucuları, kullanıcı profilleri ve gönderiler gibi bilgileri depolayarak birçok web sitesine ve uygulamaya güç sağlar. SQL yalnızca verilere odaklandığından, kariyer fırsatları web veya mobil uygulama programlamanın önüne geçer. İş zekası analisti veya veri bilimciliği gibi yüksek ücretli, talep gören kariyer yolları, günlük görevleri için SQL bilgisi gerektirir. Bu alanda çalışanlar da diğer dillere göre daha azdır.
7-) Rust
Rust, kod içindeki bellek güvenliğini vurgulayan genel amaçlı bir programlama dilidir. Geliştiriciler, sistem programlama ve fonksiyonel programlama için bu çoklu paradigma dilini kullanır. Rust, geliştiricilere kodun işlevini geliştirebilecek düşük düzeyli ayrıntılara odaklanma yeteneği sağlar. Genellikle kurum içi yazılım geliştirme için kullanılır ve C veya C++’ya bir alternatif olarak kabul edilir.
Rust, karmaşık bir sözdizimine sahip olduğu için öğrenmesi zordur, bu nedenle bu dil, kariyerlerini genişletmek isteyen deneyimli geliştiriciler için daha uygundur. Rust bilen kişi sayısı daha az olduğu için de sizi diğer yazılımcıların önüne atar ve iş olanağınız önemli ölçüde artar.
2021'den beri piyasaya yenisi sürülmeyen iMac'ler için sevindirici haber geldi. Yeni dev ekranlı iMac geliyor. Hem de M3 çip ile!
8 -) Scala
Geliştiriciler, yüksek hacimli veri içeren uygulamalar ve sistemler için genel amaçlı bir dil olan Scala’yı kullanır. Web hizmetleri oluşturmak veya çeşitli projeler için back-end kodu yazma konusunda fayda sağlar. Scala nesne yönelimli programlama ile işlevsel programlamayı birleştirdiği için üst düzey ve karmaşık bir dildir. Ancak bu iki özelliğinden dolayı sizi işverenlerin gözünde bir cevhere dönüştürebilir.
9-) Elixir
Elixir, büyük hacimli veriler için tasarlanmış genel amaçlı bir programlama dilidir. Elixir’i web sitelerinin ve uygulamaların back-end tarafını geliştirmek için kullanabilirsiniz. Üst düzey bir dildir ve geliştiricilerin yüksek kaliteli kodları diğer dillerden daha hızlı yazmasına olanak tanır. Bu da fark yaratan detaydır. Her gün sitelerini ve uygulamalarını ziyaret eden çok sayıda müşterisi veya kullanıcısı olan telekomünikasyon, e-ticaret veya bankacılık sektörlerindeki şirketler için harika bir seçimdir.
Elixir, Ruby ve Erlang adlı iki dilin ortak kümesi gibidir ve geliştiricilerin öğrenmesi kolaydır. Bu da onu yeni başlayanlar için iyi bir seçim haline getirir. Üstte bahsettiğimiz şirketlerin bu dili tercih etmesi ve bu şirketlerin de yazılımcılarına güzel paralar önerdiğini bildiğimiz için bu dil yazılımcılara güzel paralar kazandırabilir.
TIOBE Index tarafından yapılan sıralamaya göre Java artık en popüler üç programlama dili arasındaki yerini kaybetti.
Peki siz en çok kazandıran yazılım dilleri listemiz hakkında neler düşünüyorsunuz? Siz hangi dilleri biliyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşabilirsiniz.
Ticaret Bakanlığı’ndan en sonunda ikinci el otomobil ithalatıyla ilgili açıklama geldi. Merak edilen ve sıkça gündeme gelen ucuz ikinci el ithal otomobil konusu netliğe kavuşuyor. Peki 2. el otomobil ithalatı başlayacak mı? Kullanıcılara satışına başlanacak mı? İşte detaylar…
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’tan 2. el otomobil ithalatı açıklaması!
Türkiye’de özellikle son 2 yıldır otomobil piyasası aldı başını gitti desek yeridir. Artan kur ve vergi oranları, fırsatçı galericiler, sıfır otomobil stokçuları ve yaşanan pandemiyle birlikte gelen çip krizi ile birlikte sıfır otomobil fiyatları tavan yapmaya başladı. Araç kıtlığını da fırsata çeviren fırsatçılar satın aldıkları sıfır otomobilleri garajlarında stoklamaya ve fahiş fiyattan satmaya başladı.
Konuyla ilgili olarak hükümet ve Ticaret Bakanlığı 6 ay 6 bin kilometre, ilan sitelerinin denetimi vb. şekillerde önlemler almaya çalıştı. Fırsatçı bayiler ve galeriler tespit edilerek gerekli cezai işlemler uygulandı. Yapılan uygulamaları değerlendiren Ticaret Bakanı Ömer Bolat ikinci el otomobil ithalatına da değindi.
Türkiye'nin yerli otomobili Togg yine Türklerin yerli tarım makinesi icatlarından olan "patpat" ile çarpıştı! İşte detaylar...
Bakan yaptığı açıklamada 2. el piyasasının şu an durgunlaştığını belirtti. Konuyla ilgili olarak alınan önlemlerin meyve verdiğini ve otomobil satışlarının azaldığını belirtti. Bu sebeple fiyatların normal seviyelere gelmesinin beklendiğini belirten Bakan, 2. el otomobil ithalatı yapılmasına da gerek olmadığını bu sebeple şu an için gündemde olmadığını belirtti.
Ayrıca otomotiv ithalatında geçen yıla göre yüzde 75 artış olduğunu ve veri olarak geçen yılın aynı dönemine göre 11 milyar dolar artış olduğunu belirtti. Açıklamasına ek olarak fahiş fiyat artışı ve stokçulukla kararlı bir şekilde mücadele edildiğini, saha denetimlerini aralıksız sürdüğünü ve fahiş fiyat artışı ya da stokçuluk yapan 1920 işletmeye toplam 198,2 milyon TL para cezası uygulandığını belirtti.
Peki siz neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar bölümünde belirtmeyi unutmayın…
Uçak modu, telefonlarda uçağa binilmeyen zamanlarda bile sıkça kullanılan bir özelliktir. Ancak uçak modunu hem manuel olarak açmak hem de açtığınız zaman bazı özelliklerden feragat etmek durumundasınız. Google ise bu durumları ele alarak uçak modunu revize etmeyi planlıyor. Bu yeni özelliğin ismi bile belli oldu. Yeni özellik, “Bağlantılı Uçuş Modu olarak” adlandırılacak.
Google’ın yeni uçak modu!
Google, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) aracılığıyla “Bağlantılı Uçuş Modunu Etkinleştirme” başlıklı bir patent başvurusunda bulundu. Google’ın burada yaptığı, Uçak Modu’nu başka bir düzeye taşımak. Muhtemelen telefonunuzda Uçak Modunu nasıl etkinleştireceğinizi biliyorsunuzdur. Ancak Google, yeni teknolojisiyle birlikte bunu otomatik olarak halletmeyi planlıyor.
Otomatik nasıl olacak diye düşünebilirsiniz. Patente göre Bağlantılı Uçuş Modu, hızlanma ve hızdaki değişiklikleri, basınç düşüşünü izleyerek ve belirli sesleri dinleyerek uçup uçmadığınızı belirlemek için cihazdaki sensörleri kullanacak. Bu sayede uçtuğunuzu anlayan cihaz sizin uğraşmanıza gerek kalmadan Uçuş Modunu (Yeni adıyla Bağlantılı Uçuş Modu) açacak.
Patent başvurusuna göre, Bağlantılı Uçuş Modu’nu etkinleştirecek tetikleyiciler arasında basınç düşüşü, hızlanma ve hız değişiklikleri gibi çevresel faktörler; uçuş motorunun gürültüsü ve irtifa sesi gibi kabin sesleri, ultrasonik uçak işaret sinyalleri, çeşitli radyo sinyalleri (GPS, Hücresel Kimlik, Wi-Fi sinyali), seyahat rezervasyonu etkinliği ve check-in durumu gibi bağlamsal faktörler bulunuyor.
Debashis Chanda'nın liderliğini yürüttüğü ekibin geliştirdiği plazmonik boya ile 1,4 kilogram kullanarak Boeing 747 uçağını kaplamak mümkün.
Cihaz uçtuğunuzu belirlediğinde, Bağlantılı Uçuş Modu otomatik olarak etkinleştirilecektir. Buradaki amaç, sizi Bluetooth ve uçağın Wi-Fi sinyallerine bağlı tutarken mobil cihazınızdaki sinyalleri devre dışı bırakmaktır. Şu anda, telefonunuzda Uçak Modunu etkinleştirirseniz, Wi-Fi ve Bluetooth dahil tüm bağlantılar kapatılır. Ancak Uçak Modu’nu etkinleştirdikten sonra Bluetooth ve Wi-Fi’yi ayrı ayrı açarak erişebilirsiniz. Bu hem Android hem de iOS için geçerlidir.
Bu özellik, Wi-Fi’ye bağlı cihazın, yerde kullandığınız Wi-Fi ile aynı “yüksek bant genişliği özelliklerine ve ölçülmemiş kullanıma” bağlıymış gibi çalışmasına da olanak tanır. Böylece, uçak içi Wi-Fi, diğer Wi-Fi ağlarıyla aynı şekilde ele alınır. Google’ın Bağlantılı Uçuş Modu olarak tanıttığı bu yeni uçak modunun Android cihazlara ne zaman geleceği bilinmiyor.
Peki siz bu haber hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Amazon.com.tr’de seçili ürünlerde yılın bugüne kadarki en iyi indirim oranlarını sunacak Prime Day 11 Temmuz’da başladı. Amazon.com.tr indirimde kuralları tersine çevirdi ve Prime Day’de indirime girecek ürün ve markaları müşteriler ile birlikte belirledi! İşte ayrıntılar…
Prime Day 11 – 17 Temmuz arasında Amazon.com.tr’de!
PC’den telefonlara, kablosuz ürünlerden kamera ve fotoğraf makinelerine binlerce üründe eşsiz indirimler Prime Day boyunca Amazon.com.tr’de. Amazon’un 2015 yılından bu yana her yıl tüm dünyada gerçekleştirdiği, Prime üyelerine özel kaçırılmayacak indirimler, ürünler ve fırsatlar sunan Prime Day, bu yıl Türkiye’de 11 – 17 Temmuz tarihleri arasında düzenleniyor. Prime Day boyunca Prime üyeleri, teknolojiden modaya, güzellikten elektrikli ev aletlerine yüz binlerce üründe kaçırılmayacak indirimlerden faydalanabilecek.
Bu yıl Amazon Türkiye’nin Prime Day için başka bir sürprizi daha var. Bu yıl Amazon.com.tr, indirim kampanyasının kurgusunda kuralları tersine çevirdi ve indirime girecek ürün ve markaları müşteriler ile birlikte belirledi. Dünyada müşteri odaklılığıyla tanınan Amazon, Prime Day kampanyasında yenilikçi bir dokunuşla müşterilerinin indirim taleplerini toplamak için Prime İndirim Avcıları’nı görevlendirdi.
Amazon, Prime servisine abone olan kullanıcılara ücretsiz şekilde oyun dağıtmaya devam ediyor. İşte önümüzdeki ay bedava verilecek yapımlar!
Türkiye’nin en çok takip edilen influencer’larından olan ve bugüne kadar kaçırılmayacak indirimleri takipçileriyle paylaşan isimlerden oluşan Prime İndirim Avcıları, Prime Day’e kadar takipçilerinden indirim istedikleri marka ve ürün tercihlerini topladı ve Prime Day indirimleri belirlenirken de bu ürünlerin önceliklendirilmesi sağlandı.
11 – 17 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek Prime Day süresince indirim ve fırsatlardan yararlanmak, ayrıcalıklı alışveriş ve eğlence deneyimini yaşamak için Prime üyesi olmak yeterli. Üstelik alışveriş ve eğlencenin en iyilerini tüm vergiler dahil 39TL’ye sunan Prime üyeliğini bir ay boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz. İşte sayısız Prime avantajlarından bazıları:
Hızlı ve ücretsiz teslimat: Amazon Prime üyeleri herhangi bir sepet tutarı gözetmeksizin aynı gün, ertesi gün, iki günde veya randevulu teslimat seçeneklerinin keyfini çıkarıyor.
Prime’a özel indirimler: Prime üyeleri, sınırlı süreli fırsatlara erken erişim ayrıcalığı ve yalnızca Prime üyelerine özel ek indirimler de kazanıyor. Prime üyeleri aynı zamanda Çok Al & Az Öde ile seçili ürünlerde 250 TL ve üzerindeki alışverişlerinde yüzde 10 indirim kazanıyor.
Seçili ürünlerde indirim oranı tutarında ücret iadesi garantisi: Prime Day boyunca Amazon.com.tr ve Amazon mobil uygulamasından satın alınan seçili ürünlerde ürünün fiyatı düşerse, aradaki fark hediye kartı olarak Amazon hesabına tanımlanıyor.
Prime Video: Amazon Prime üyeleri, ücretsiz Prime Video üyeliğiyle ile aralarında “Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri” ve “Rüyanda Görürsün” de dahil birçok yerli ve yabancı Amazon Originals film ve dizisinin de bulunduğu içeriklere ek ücret ödemeden primevideo.com ya da Prime Video uygulaması aracılığıyla erişebiliyorlar.
Prime Gaming: Prime Gaming ile tüm Prime üyeleri önde gelen oyunlarda oyun içi ayrıcalıklar, her ay yenilenen ücretsiz oyunlar ve Twitch.tv’de sevdikleri bir yayıncıya aylık abonelik hakkıyla bütünsel bir oyun deneyiminin keyfini çıkarabiliyor.
Henüz Prime üyesi değilseniz buraya tıklayarak adresinden hemen üye olup Prime ayrıcalıklarından ve Prime Day fırsatlarından yararlanabilirsiniz.
Uygulama dağıtımının Apple tarafındaki platformu olan App Store, son vergi değişikliklerine uyum sağlamak ve mağazalar arasında fiyat eşitliğini korumak amacıyla belirli bölgelerde fiyat güncellemesi yapmaya hazırlanıyor. Türkiye ile birlikte birkaç ülkeyi daha kapsayan App Store zam haberi ile ilgili detaylar…
Artan vergi oranları App Store’a zam olarak yansıdı!
Bugün itibariyle birçok App Store kullanıcısına bir mail geldi. Gelen mailin içeriğinde yakın tarihlerde App Store fiyatlarında güncellemeler yapılacağı belirtildi. Apple konuyla ilgili olarak global çapta 44 farklı para birimi ile 175 ülkede faaliyet gösterdiğini ancak yeni vergi düzenlemeleri ve döviz kurlarındaki dalgalanmaların App Store fiyatlarına da etki ettiğini belirtti.
Apple her ülkedeki ve mağazadaki fiyatlandırmanın eşitlenmesi gerektiği sebebiyle App Store üzerindeki uygulama ve abonelik ücretlerine belirli oranlarda zam yapılacağını belirtti. Konuyla ilgili olarak bu zamların “25 Temmuz tarihinde, Mısır, Nijerya, Tanzanya ve Türkiye mağazalarında uygulamaların ve uygulama içi satın almaların (otomatik yenilenebilir abonelikler hariç) fiyatları güncellenecektir.” şeklinde uygulanacağını bildirdi.
Bu gece gelen son zamlar sonrasında iPhone 14 50 bin, iPhone 14 Pro Max 90 bin TL fiyat etiketine yaklaştı! Peki iPhone 14 yerine ne alınabilir?
Apple mailin devamındaysa Türkiye, Mısır, Nijerya ve Tanzanya’da yapılacak olan zamların ana sebeplerini şu şekilde açıklamış:
Mısır’da %14 oranında bir değer katma vergisi (KDV) tanıtılacak,
Tanzanya’da %18 oranında bir KDV ve %2 oranında bir dijital hizmet vergisi tanıtılacak,
Türkiye’de KDV oranı %18’den %20’ye yükseltilecektir.
25 Temmuz’da yeni fiyatlar üzerinden işlemler devam edecek. Önceden fiyatlandırma sistemini ve yeni fiyatları öğrenmek isterseniz App Store Connect’teki “Uygulamalarım” bölümünde yer alan “Fiyatlandırma ve Kullanılabilirlik” bölümü, bu yaklaşan fiyat değişikliklerini göstermek üzere güncellendi. Yani herhangi bir ücretli abonelik veya aylık uygulamanız varsa yeni fiyatlandırmayı şimdiden görebilir ve bütçenize uymuyorsa uygulamayı iptal edebilirsiniz.
Peki siz Apple ürünlerine yapılan zam ardından App Store zammı hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın…
Eskiden çok uzak bir teknolojiymiş gibi gelse de günümüzde katlanabilir telefonlar giderek çoğaldı. Birçok marka bu katlanabilir telefon furyasına katıldı ve kendi katlanabilir telefonlarını piyasaya sürdü. Bu bir tren etkisi yarattı. Ancak Nothing CEO’su Carl Pei herkes gibi düşünmüyor. Öyle ki Nothing şirketinin bir süre daha katlanabilir telefon dünyasından uzak kalacağını söyledi ve ilginç açıklamalarda bulundu.
Nothing CEO’su katlanabilir telefonlar hakkında konuştu: Hepsi aynı!
2023 kesinlikle katlanabilir telefonların yılı oldu. Google, OnePlus, OPPO, Motorola, Xiaomi ve Samsung arasında, bu yıl katlanabilir bir cihaz piyasaya sürmeyen bir akıllı telefon markası neredeyse yok. Ancak Nothing’in çoğunluğa katılmaya niyeti yok gibi gözüküyor. Öyle ki Carl Pei, yakın zamanda böyle bir girişimlerinin olmayacağını bizzat kendisi açıkladı.
Yakın zamanda yapılan bir röportajda Nothing CEO’su Carl Pei, böyle bir cihazın varlığına dair bazı söylentilere rağmen, şirketin katlanabilir bir telefon piyasaya sürmekle ilgilenmediğinden açıkça bahsetti. Pei’ye göre katlanabilir telefonlar gereksiz ve tüketiciye dayatılmış ürünler.
Pei, “Bazı insanların bunu yapıyor olması iyi, ancak katlanabilir telefonların nasıl geliştiğine bakarsanız, hepsi aynı,” dedi. “Artık logoyu görmüyorsanız, logoyu katlanabilir telefonların üzerine saklıyorsunuz, bir tüketicinin onları gerçekten ayırt edebileceğini sanmıyorum” diye ekledi. Yani ünlü girişimci, katlanabilir akıllı telefonların hepsinin benzer olduğunu ve ayırt edilemeyeceğini düşünüyor.
Nothing Phone (2) için geri sayım başladı. Telefonun yakında tanıtılması beklenirken, tasarım, özellikleri ve fiyatı gibi detaylar belli oldu.
Pei, Nothing’in katlanabilir bir telefon piyasaya sürmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda, “Yakında değil” yanıtını verdi. “Tüketicilerin etrafta dolaşıp keşke telefonum katlanabilseydi dediğini düşünmüyorum. Bence bu, üreticilerin tüketiciye dayattığı bir yenilik.” ifadelerini de kullanmaktan çekinmedi.
Bu arada yaklaşmakta olan Nothing Phone 2 hakkında da konuşan Pei, telefonun Phone 1 ile aynı sayıda satması durumunda şirketin mutlu olacağını söyledi. Şirket, ilk akıllı telefonundan 750.000’e yakın sattı. Elbette Carl Pei’nin bu açıklamaları, Nothing ileride kesinlikle bir katlanabilir telefon üretmeyecek anlamına gelmiyor. Ancak şu an için yakın zamanda bunun olmayacağı kesin.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşabilirsiniz.