Orijinal Modern Warfare 2 Game Pass yolunda olabilir!

Xbox, yeni bir reklamda ikonik oyunu sızdırmış görünüyor. Bu sızıntı, efsanevi orijinal Modern Warfare 2 oyununun Game Pass servisine ekleneceği yönündeki beklentileri artırdı. Microsoft daha önce de benzer sızıntılar yapmıştı.

Orijinal Modern Warfare 2 reklamda nasıl göründü?

Microsoft, Game Pass Premium için 1 dolarlık deneme sürümünü tanıtan yeni bir reklam yayınladı. Bir Reddit kullanıcısı (TypicalNarr), bu reklamda ilginç bir detay fark etti. Reklamın arka planındaki kolajda, 2009 yapımı orijinal Modern Warfare 2’nin kapak fotoğrafı yer alıyordu. Bu görselin 2020’de çıkan Remastered sürümü değil, orijinal oyun olması dikkat çekti.

Sızıntı iddiaları yeni değil

Aslında bu, ikonik nişancı oyununun hizmete geleceğine dair ilk işaret değil. Bu yılın başlarında XboxEra, Microsoft’a yakın kaynaklara dayandırdığı bir haber yapmıştı. Raporda, orijinal MW2’nin Mart-Nisan 2025’te Game Pass’e ekleneceği öne sürülmüştü. Bu tarih aralığı gerçeğe dönüşmedi. Ancak, Mayıs ayında 2009 yapımı yerine 2022 tarihli yeniden çevrim (reboot) oyunu hizmete eklendi. Yeni reklam doğruysa, XboxEra’nın raporu sadece zamanlama konusunda yanılmış olabilir.

https://shiftdelete.net/xbox-yeni-ucretsiz-oyunlari-belirledi

Oyunun tamamı gelmeyebilir

Eğer Modern Warfare 2 (2009) kütüphaneye eklenirse, bu altıncı Call of Duty oyunu olacak. Black Ops 7’nin 14 Kasım’da hizmete girmesi bekleniyor. Bununla birlikte, oyunun tam içeriğiyle gelip gelmeyeceği belirsizliğini koruyor. Microsoft’un, oyuncuları en son CoD sürümünden uzaklaştırmamak için yalnızca tek oyunculu hikaye modunu sunması daha yüksek bir ihtimal olarak görülüyor. Bu hamle, eski hayranların klasik görevleri tekrar ziyaret etmesine de olanak tanıyacaktır.

Peki, orijinal Modern Warfare 2’nin Game Pass’e gelmesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

GTA 4 neden bu kadar karanlıktı?

Grand Theft Auto 4 (GTA 4), serinin önceki ve sonraki oyunlarına kıyasla belirgin şekilde daha karanlık ve kasvetli bir atmosfere sahip. Bu karamsar tonun arkasındaki neden, Rockstar Games’in kurucu ortağı ve oyunun baş yazarı Dan Houser’ın o dönemdeki kişisel yaşantısıydı. Houser, katıldığı bir podcast yayınında, bu sevilen açık dünya oyununun neden bu kadar hüzünlü olduğuna dair bir açıklama getirdi.

Rockstar kurucusu itiraf etti: “GTA 4’ü yaparken bekar ve mutsuzdum”

Niko Bellic’in hikayesini yazdığı dönemi hatırlayan Dan Houser, “Birkaç yıldır New York’ta yaşıyordum ve mutlu olup olmadığımdan emin değildim,” ifadelerini kullandı. Her zamanki gibi çok fazla kişisel drama yaşadığını belirten Houser, bu durumun oyunun senaryosuna doğrudan etki ettiğini vurguladı.

GTA 4, Rockstar, karanlık, Dan Houser

Houser, yakın zamanda GTA 4’ü tekrar incelediğini ve oyunun ne kadar karanlık olduğunu fark ettiğini söyledi. O an bunun nedenini anladığını belirten yazar, “Bekardım ve mutsuzdum. Amerika’da kalmak isteyip istemediğimden emin değildim,” şeklinde konuştu. Hayatının büyük bir belirsizlik içinde olduğunu ve bu duygunun oyuna geçtiğini belirtti.

GTA 4 yeniden doğuyor

GTA 4 yeniden doğuyor

GTA 4, RTX Remix modu ile evrim geçirdi. Bu büyük değişim, oyunseverleri şaşkınlığa uğrattı.

Ancak oyunun kasvetli yapısının tek nedeni Houser’ın kişisel sorunları değildi. Şirket olarak da zorlu bir dönemden geçiyorlardı. Özellikle “Hot Coffee” skandalı nedeniyle büyük bir baskı altındaydılar. Houser, “GTA 4’ü yaparken her an kapatılabileceğimizi düşünüyorduk,” diyerek o dönemki endişelerini dile getirdi.

GTA 4, Rockstar, karanlık, Dan Houser

Hot Coffee tartışması, GTA: San Andreas oyununda keşfedilen gizli bir seks mini oyunundan kaynaklanmıştı. Bu içerik, stüdyo için büyük bir skandala yol açtı. Oyun mağaza raflarından çekildi ve Rockstar, bu mini oyunu kısıtlayan yeni bir sürüm yayınlamak zorunda kaldı. Hatta oyunun yaş derecelendirmesi “Sadece Yetişkinler İçin” olarak yeniden belirlendi.

Dan Houser, GTA 3, Vice City ve San Andreas ile elde ettikleri başarı ve göreceli kişisel istikrarın ardından hayatın aniden çok belirsiz hissettirdiğini sözlerine ekledi. Tüm bu kargaşanın ve belirsizliğin bir şekilde GTA 4’ün dokusuna “sızdığını” ve oyunun nihai tonunu belirlediğini ifade etti.

GTA 4’ün bu karanlık atmosferi, serinin diğer oyunlarından farklı bir yere koyulmasını sağlıyor. Peki siz GTA 4’ün hikayesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Serideki favori oyununuz hangisi?

Amazon artık Temu’ya rakip: Bazaar platformu duyuruldu!

E-ticaret devi Amazon, ucuz alışveriş uygulamaları Temu ve Shein’e karşı yeni Amazon Bazaar platformu ile rekabete katılıyor. Bu yeni platform, küresel pazarda dengeleri değiştirmeyi hedefliyor. Amazon, bu hamlesiyle daha geniş bir kitleye ulaşmayı amaçlıyor.

Amazon Bazaar platformu hangi ülkelerde açıldı?

Amazon, yeni pazar yerini şimdiden birkaç ülkede test etmeye başladı. Gelen bilgilere göre, Amazon Bazaar platformu şu anda Hong Kong, Filipinler, Tayvan, Peru ve Nijerya gibi ülkelerde kullanıma sunuldu. Bu durum, platformun öncelikle gelişmekte olan pazarlara odaklandığını gösteriyor.

Türkiye’ye ne zaman gelecek?

Platformun uluslararası lansmanı büyük merak konusu olurken, Türkiye’deki kullanıcılar da tarihi bekliyor. Ancak Amazon, platformun Türkiye’ye ne zaman geleceği konusunda henüz resmi bir açıklama yapmadı. Konuyla ilgili yeni gelişmeler oldukça sizleri bilgilendireceğiz.

Samsung insansı robot üretecek!

Samsung insansı robot üretecek!

Samsung, insansı robot projesi ile karşımıza çıkacak. Bu hamle, sektördeki dengeleri değiştirebilir.

Temu için güçlü bir rakip

Amazon Bazaar, özellikle fiyat rekabetiyle öne çıkan Temu gibi devlere karşı konumlanıyor. Amazon’un güçlü lojistik ağı ve müşteri hizmetleri deneyimi, bu yeni platformu rakiplerinden ayırabilir. Pazar analistleri, bu rekabetin tüketicilere daha uygun fiyatlar olarak yansıyacağını öngörüyor.

Peki, Amazon’un bu yeni girişimi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Samsung insansı robot üretecek!

Samsung Electronics, uzun süredir gündemde olan insansı robot geliştirme çalışmalarını resmen doğruladı. Şirket, kendi ürettiği bu insansı robotları üretim hatlarında ve lojistik süreçlerinde kullanmaya hazırlanıyor.

Samsung, insansı robot projesi ile geliyor

Samsung, bu robotları özellikle akıllı telefon montajı, yarı iletken üretimi ve lojistik gibi kritik süreçlerde kullanmayı planlıyor. Bu hamle sayesinde Samsung, üretim hattındaki verimliliği artıracak ve yeni nesil teknolojileri doğrudan kendi operasyonel ortamında test etme imkânı bulacak.

Güney Kore’nin Goyang kentinde gerçekleşen Uluslararası Robotik Sempozyumu’nda konuyla ilgili açıklama yapan Geleceğin Robotlarını Geliştirme Ekibi başkanı Oh Jun-ho, insansı robot pazarının henüz başlangıç aşamasında olduğunu ancak endüstride bu tür çözümlere olan ihtiyacın sürekli arttığını belirtti.

Jun-ho, Samsung’un hem bir teknoloji üreticisi hem de bu robotların kullanıcısı konumunda olmasının, şirkete bu alanda önemli bir avantaj sağladığını vurguladı. Fabrikalarda insansı robot döneminin yakında başlayacağına işaret eden bu gelişmeler, Samsung’un projeye ne kadar ciddiyetle yaklaştığını gösteriyor.

iPhone 18 kamerası ile şaşırtacak

iPhone 18 kamerası ile şaşırtacak

iPhone 18 serisi, ön kamera tarafında büyük fark yaratmaya hazırlanıyor.

Şirket, insansı robotların temel bileşenlerini kendi bünyesinde geliştiriyor. Bu bileşenler arasında motorlar, robot kolları ve yazılım sistemleri bulunuyor.

Ayrıca, Samsung’un robotik alanında sektörün öncü şirketlerinden biri olan NVIDIA ile de iş birliği yaptığı ifade edildi. Samsung Electronics’in insansı robot prototipini yakın zamanda kamuoyuna tanıtması bekleniyor. Bu bilgi, projenin geliştirme sürecinde ileri bir aşamaya ulaştığını ve şirketin somut sonuçlar elde etmeye yakın olduğunu gösteriyor.

Türk Hava Yolları Boeing 787 Filosu için GE Aerospace GEnx Motorlarını Seçti

0

Türk Hava Yolları ve GE Aerospace (NYSE:GE), kısa süre önce imzalanan 50 adet Boeing 787 uçak siparişine (25 ek uçak için opsiyonla birlikte) güç verecek 100’ün üzerinde GEnx motoru satın alımına ilişkin bir anlaşma imzaladığını duyurdu. Anlaşma ayrıca yedek motorları ve 15 yıllık TrueChoice hizmet anlaşmasını da kapsıyor. 

Bu anlaşma, iki şirket arasındaki uzun soluklu ortaklıkta önemli bir dönüm noktasını temsil ederken Türk Hava Yolları’nın geniş gövdeli filosunu ve küresel büyüme planını destekliyor. Türkiye’nin bayrak taşıyıcısı ve dünyada en fazla ülkeye uçan havayolu olan Türk Hava Yolları, 504 uçaktan oluşan genç ve büyümeye devam eden filosuyla dünya çapında 131 ülkede 355 noktaya uçmaktadır. 

Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, “Türk Hava Yolları olarak, 2033 yılına kadar 800’ün üzerinde uçağa ulaşma hedefimiz doğrultusunda bayrak taşıyıcı hava yolu şirketimiz için önemli bir adım teşkil eden bu anlaşma aynı zamanda Türkiye’nin küresel bir havacılık merkezi olarak üstlendiği kritik rolü güçlendiriyor. Operasyonel mükemmeliyet ve yolcu güvenliğinde en yüksek standartları korurken GE Aerospace ile iş birliğimizi sürdürmekten mutluluk duyuyoruz.” dedi.

En son teknoloji materyalleri ve ileri tasarım teknikleriyle geliştirilen GEnx, itki teknolojisinde önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor. 2011’de hizmete girişinden bu yana GEnx motor ailesi 69 milyonun üzerinde uçuş saatine ulaştı. Bugüne kadar GEnx, hizmet ve siparişte 3.900’ü aşarak GE Aerospace’in en hızlı satılan yüksek itişli motoru olmuştur. Tüm GE Aerospace motorlarında olduğu gibi GEnx de onaylı Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) karışımlarıyla çalışabilmektedir.

Russell Stokes, GE Aerospace Ticari Motorlar ve Hizmetler Birimi Başkanı ve CEO’su, “GE Aerospace olarak, Türk Hava Yolları’nın filo genişlemesinin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Gelişmiş GEnx motorumuzla güçlendirilen bu anlaşma; olağanüstü verimlilik, güvenilirlik ve daha sessiz bir yolcu deneyimi sunma taahhüdümüzün göstergesidir. GE Aerospace olarak Türk Hava Yolları’nın dünyayı birbirine bağlama hedefini desteklemekten mutluyuz.” dedi.

Türk Hava Yolları

GE Aerospace, Türkiye ile yaklaşık 60 yıllık güçlü bir iş ortaklığına sahiptir. İstanbul, Ankara ve Gebze’de bulunan ofis ve tesisleriyle GE Aerospace’in Türkiye’deki 500’ü aşkın çalışanı, ülke genelinde 2.500’ün üzerinde ticari ve savunma motorundan oluşan kurulu altyapısını desteklenmektedir. Türkiye Teknoloji Merkezi’ndeki yüksek nitelikli mühendisler, yeni motor programları, yazılım geliştirme ve katmanlı imalat alanlarındaki GE Aerospace’in küresel mühendislik çalışmalarında yer alarak Türkiye’nin gelişmiş bir havacılık üssü olma konumunu güçlendirmektedir. GE Aerospace’in Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ile kurduğu ortak girişimi TEI, GE Aerospace ve iş ortakları için yüzlerce motor bileşeni üreterek küresel tedarik zincirine katkıda bulunmaktadır. 

WAT Mobilite ve Pegasus’tan Kasım fırsatları

0

Koç Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren WAT Mobilite ile Pegasus Hava Yolları ortaklığıyla hayata geçirilen kampanya, elektrikli araç kullanıcılarına özel ek bir seyahat değeri sunuyor.

1–30 Kasım tarihleri arasında geçerli olacak kampanya kapsamında, bireysel WAT Mobilite kullanıcıları, mobil uygulama üzerinden WAT Mobilite şarj istasyonlarında, toplam 300 kWh ve üzeri dolum gerçekleştirdiklerinde, Pegasus BolBol hesabı üzerinden kış dönemi seyahatlerinde 1 adet yurt dışı biletine karşılık gelen 10.000 BolPuan kazanıyor.

WAT Mobilite ve Pegasus hesaplarındaki üyeliklerin aynı cep telefonu ile oluşturulma şartı ile birlikte kampanyaya dahil olan kullanıcıların BolPuan’ları, şarj işlemini takip eden ay içinde Pegasus BolBol hesaplarına tanımlanıyor. Kampanya detayları WAT Mobilite ve Pegasus sayfalarında yer alıyor.

WAT Mobilite, elektrikli araç kullanıcılarına sunduğu kapsamlı dijital çözümler ve yaygın şarj ağıyla Türkiye’de e-mobilite dönüşümünün öncü markaları arasında yer alıyor.

Mediatek Dimensity 9600 için yeni sızıntı!

Yeni bir sızıntı, MediaTek’in yeni amiral gemisi işlemcisi Dimensity 9600’ün performans açısından Qualcomm’un piyasaya süreceği Snapdragon 8 Elite Gen 6’nın standart ve Pro versiyonları arasında konumlanacağını ortaya çıkardı.

Dimensity 9600, performansı ile dikkat çekecek

Tipster Digital Chat Station (DCS) tarafından paylaşılan bu bilgiler, Qualcomm’un yeni amiral gemisi yonga setinin biri standart Snapdragon 8 Elite Gen 6, diğeri ise Pro versiyonu olmak üzere iki farklı modelde piyasaya sürüleceğini doğruluyor.

Sızıntılara göre MediaTek Dimensity 9600, performans açısından bu iki Snapdragon modelinin tam aralığında yer alacak. Bu durum, Dimensity 9600’ün standart 8 Elite Gen 6 modelinden daha iyi bir performans sergileyeceği, ancak Pro versiyonun performans seviyesine ulaşamayacağı anlamına geliyor. MediaTek’in amiral gemisi yonga setinin ise şu an için farklı versiyonlarla gelmeyeceği ve güvenilir ARM CPU mimarisini kullanmaya devam edeceği belirtildi.

DCS, Dimensity 9600’ün büyük ihtimalle Qualcomm’un yeni yongalarında kullanılan 2 nm TSMC üretim sürecini kullanacağını doğruladı. Bu üretim süreci sayesinde MediaTek, performans açısından Snapdragon modellerine daha yakın bir noktada rekabet edebilecek. Ancak Dimensity 9600’ün tam performans konfigürasyonu ve GPU özellikleri henüz netleşmiş değil.

iPhone 18 kamerası ile şaşırtacak

iPhone 18 kamerası ile şaşırtacak

iPhone 18 serisi, ön kamera tarafında büyük fark yaratmaya hazırlanıyor.

Qualcomm tarafında ise standart ve Pro modeller arasındaki temel fark, GPU performansı ve bellek desteği üzerinde ortaya çıkıyor. Pro versiyonun LPDDR6 bellek desteği sunması beklenirken, standart model daha sınırlı bir bellek yapısıyla gelecek. Her iki Qualcomm yongası da 2+3+3 çekirdek düzenine sahip üçüncü nesil özel CPU mimarisiyle tasarlanıyor.

Karsan Otonom e-JEST ile Amerika’dan Siparişini Aldı!

Dünyanın önde gelen toplu ulaşım aracı markalarından Karsan, ekim ayı başında Busworld Europe 2025 fuarında Avrupa lansmanını gerçekleştirdiği Otonom e-JEST’in Amerika lansmanını da kasım ayı başında Orlando’da yaptı. Özel bir etkinlikle ilk kez Kuzey Amerika pazarının beğenisine sunulan Otonom e-JEST, Amerika’nın farklı bölgelerinden gelen müşteri, distribütör ve basın mensupları tarafından test edilerek büyük ilgi gördü. Etkinliğin hemen ardından, 5–7 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Florida Autonomous Vehicle Summit (FAV Summit) kapsamında da sergilenen araç, zirve katılımcılarına dış alanda otonom yolculuk deneyimi yaşatarak Amerika’daki ilk gösteriminde yoğun ilgi topladı.

Bu güçlü ilgi, Karsan’ın otonom mobilite alanındaki yenilikçi vizyonunu ve küresel ölçekteki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Bu vizyonu kısa sürede somut bir başarı ile taçlandıran Karsan, Amerika’dan 10 adet Otonom e-JEST siparişi alarak global arenada yeni bir dönüm noktasına imza attı. Bu sipariş, yalnızca ticari bir başarı değil; teknoloji partneri ADASTEC, Kuzey Amerika distribütörü Damera ve otonom araç orkestrasyon partneri Beep ile birlikte kurulan güçlü iş birliği ekosisteminin de bir göstergesi oldu. Karsan, bu iş birlikleri sayesinde yalnızca bir araç sunmuyor; üretim hattından açık trafikte operasyona kadar uzanan uçtan uca bir otonom mobilite deneyimi yaratıyor. 2026 yılında Atlanta bölgesi ve Florida merkezinde açık trafikte hizmete girmesi planlanan Otonom e-JEST’ler, Amerika’da ilk elektrikli ve otonom şehir içi toplu ulaşım minibüsleri olarak yollara çıkacak. Böylece Karsan, Avrupa’daki başarı hikayesini Amerika’ya taşıyarak, otonom toplu taşımada iki kıtada da öncü marka konumunu güçlendiriyor.

Konu hakkında değerlendirme yapan Karsan CEO’su Okan Baş, “Bu adımla birlikte, Avrupa’daki başarılarımızın ardından Amerika’daki otonom varlığımızı da güçlendirmiş oluyoruz. Kuzey Amerika’ya 2022’de giriş yaptığımız e-JEST modelimiz kısa sürede büyük bir ilgiyle karşılandı ve ‘Cute Bus’, yani Sevimli Otobüs olarak anılmaya başladı. Şimdi ise bu sevilen modelimizin, en son otonom teknolojisiyle donatılmış versiyonu olan Otonom e-JEST ile pazardaki yerimizi bir adım öteye taşıyoruz. Amerika’dan gelen 10 adetlik Otonom e-JEST siparişi, Karsan’ın otonom mobilitedeki teknolojik gücüne ve kurduğu güçlü iş birliklerine duyulan güvenin en somut göstergesi. e-JEST’in çevik ve verimli yapısı, e-ATAK modelimizde kanıtlanan otonom teknolojimizle birleşerek şehir içi mobilitede yeni bir dönemin kapılarını açıyor. Bu yeni hamlemizle, Kuzey Amerika pazarında da markamızın elektrikli, otonom ve geleceğin şehirlerine hazır çözümler sunabilir hale geldiğini bir kez daha kanıtlamış oluyoruz” dedi.

Dünyada toplu ulaşımın elektrikli ve otonom araçlara dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, kısa bir süre önce tanıttığı yeni Otonom e-JEST ile yeni pazarlara açılmaya devam ediyor. Şehir içi mobilite çözümlerinde öncü rolünü sürdüren Karsan, Busworld Europe 2025 fuarındaki Avrupa lansmanının ardından şimdi de Amerika’da gerçekleştirdiği tanıtımla otonom dönüşüm yolculuğunda yeni bir sayfa açıyor. Otonom e-JEST, Karsan’ın teknoloji partneri ADASTEC, Kuzey Amerika distribütörü Damera ve otonom servis orkestrasyonu partneri Beep iş birliğiyle Amerika’da operasyonlara başlamaya hazırlanıyor. Amerika’dan alınan 10 adetlik Otonom e-JEST siparişi, Karsan’ın yalnızca teknoloji gücünü değil, aynı zamanda global ölçekte kurduğu güven temelli iş birliklerinin başarısını da ortaya koyuyor. Bu iş birlikleri kapsamında, ilk Otonom e-JEST’lerin 2026 yılında Atlanta bölgesi ve Florida merkezinde açık trafikte hizmete başlaması planlanıyor.

JEST ailesi güvenin ve başarının simgesi oldu!

Karsan’ın Amerika pazarındaki varlığını güçlendirmeye devam ettiğini söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, “Bu adımla birlikte, Avrupa’daki başarılarımızın ardından Amerika’daki otonom varlığımızı da güçlendirmiş oluyoruz. Kuzey Amerika’ya 2022’de giriş yaptığımız e-JEST modelimiz kısa sürede büyük bir ilgiyle karşılandı ve ‘Cute Bus’, yani Sevimli Otobüs olarak anılmaya başladı. Şimdi ise bu sevilen modelimizin, en son otonom teknolojisiyle donatılmış versiyonu olan Otonom e-JEST ile pazardaki yerimizi bir adım öteye taşıyoruz” dedi.

Karsan’ın küçük elektrikli otobüs platformuyla kendini kanıtlamış bir dünya markası olduğunu vurgulayan Okan Baş şöyle devam etti: “2016 yılında doğan JEST model ailesi, kısa sürede şehir içi toplu taşımada güvenin ve başarının simgesi haline geldi. 10 bini aşkın üretim adediyle Avrupa ve diğer pazarlarda güçlü satış başarıları elde eden JEST modelimiz, 6 metrelik (19ft) elektrikli segmentinde sınıfının lideri konumunda. Kompakt tasarımı, çevre dostu yapısı ve yüksek manevra kabiliyetiyle JEST, toplu taşımada gerçek bir ‘gamechanger’ oldu. Öte yandan, Otonom e-ATAK modeliyle 4 yılı aşkın süredir gerçek operasyonel deneyim kazandık ve farklı pazarlarda başarıyla test ettik. Bu süreçte elde ettiğimiz deneyim, Karsan’ın otonom toplu taşımadaki liderliğini daha da pekiştirdi. Artık bu bilgi birikimini e-JEST platformuna taşıyoruz. Amerika lansmanıyla birlikte, e-JEST’in çevik ve verimli yapısı, Otonom e-ATAK’ta kanıtlanmış otonom teknolojiyle birleşiyor ve şehir içi mobilitede yeni bir dönemin kapılarını açıyor. Bu yeni hamlemizle, Kuzey Amerika pazarında da markamızın elektrikli, otonom ve geleceğin şehirlerine hazır çözümler sunabilir hale geldiğini en güçlü şekilde ortaya koyuyoruz. Karsan Otonom e-JEST, başarısını kanıtladıkça yalnızca yeni pazarlara değil, şehir içi mobilitenin geleceğine de yön vermeye devam edecek.”

Amerika’daki İlk Otonom e-JEST Operasyonları İçin Hazırlıklar Başladı!

Karsan, Amerika’da otonom ekosistemini birlikte şekillendirdiği teknoloji partneri ADASTEC, Kuzey Amerika distribütörü Damera ve otonom servis orkestrasyonu partneri Beep ile Amerika’da 2026 yılında Florida ve Georgia’da operasyona girmesi planlanan ilk 10 adetlik Otonom e-JEST projelerinin devreye alınması için hazırlık sürecini başlattı. 

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Karsan Global Ticari İşler Genel Müdür Yardımcısı Deniz Çetin, “Amerika’daki ilk Otonom e-JEST projeleri, Karsan’ın global vizyonunun somut bir yansıması. Otonom mobilite konusunda yıllardır açık trafikte, otonom sürüş modunda biletli yolcu taşıyarak edindiğimiz deneyimi şimdi Amerika’ya taşıyacak olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu iş birlikleri, markamızın küresel ölçekteki dönüşüm gücünü pekiştiren çok değerli bir adım” dedi. ADASTEC CEO’su Dr. Ali Peker ise: “Gerçek yol koşullarında kamuya açık yollarda 150.000 kilometreden fazla otonom sürüşü başarıyla tamamladıktan ve 60.000 yolcuyu güvenli bir şekilde taşıdıktan sonra ADASTEC’in teknolojisi bir sonraki adıma hazır. ADASTEC tarafından otonom hale getirilen, Karsan’ın resmi distribütörü Damera Corp aracılığıyla sunulan ve Beep’in Servis Orkestratörü Partnerliğiyle desteklenen yeni Otonom e-JEST modeliyle, Atlanta bölgesi ve Florida’daki uygulamalarımızla ABD toplu taşımacılığına gerçek bir katkı sağlayacak ve güvenli ve üretim düzeyinde otonom mobiliteyi geliştireceğiz” dedi. Beep CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Kevin Reid şunları söyledi: “Bu dönüm noktası, ABD genelinde ve küresel çapta paylaşımlı otonom mobilitenin evriminde önemli bir anı temsil ediyor. Karsan, Damera ve ADASTEC ile iş birliğimiz sayesinde, ölçeklenebilir ve güvenilir otonom çözümler arayan ulaşım operatörlerinin taleplerini karşılamaya hazır, kanıtlanmış, otomotiv sınıfı bir platform sunduk.”

Karsan Otonom e-JEST: Şehir İçi Ulaşımda Yeni Bir Dönem!

Karsan, son 5 yıldır aralıksız olarak Avrupa’nın en fazla tercih edilen elektrikli minibüsü e-JEST’in Seviye-4 otonom sürüş teknolojisine sahip versiyonu Otonom e-JEST, insanı, şehri, gezegeni ve geleceği odağına alan tasarımıyla dikkat çekiyor. Dar sokaklar ve tarihi şehir merkezleri için özel olarak geliştirilen model, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisiyle güvenli, çevreci ve verimli bir toplu ulaşım çözümü sunuyor. Yüksek manevra kabiliyeti ve kompakt boyutları sayesinde şehir içi ulaşıma yeni bir standart getiren Otonom e-JEST, Otonom e-ATAK’ın 150.000 km’lik otonom yol deneyiminden de beslenerek Karsan’ın mobilite vizyonunun en güncel yansıması olarak öne çıkıyor.

Karsan Otonom e-JEST: Şehir İçi Ulaşımda Yeni Bir Deneyim

Karsan’ın şehir içi mobilitedeki en akıllı çözümü Otonom e-JEST, kompakt boyutları ve ileri teknolojisiyle şehir yaşamına geleceğin standartlarını getiriyor. 19 ft (6 m) uzunluğunda ve 135 kW motor gücüne sahip model, Amerika pazarına özel versiyonunda 16 yolcu kapasitesi, 88 kWh bataryası, 130 mil (210 km) menzili ve sadece 1 saat 25 dakikada tamamlanan hızlı şarj özelliğiyle dikkat çekiyor. Bağımsız süspansiyon sistemi sayesinde otomobil konforunda bir sürüş deneyimi sunan Otonom e-JEST, şehir içi ulaşımda konfor ve teknolojiyi bir araya getiriyor.

Otonom e-JEST, çevresini 360 derece tarayan 23 sensörden oluşan gelişmiş algılama paketiyle güvenliği en üst düzeye taşıyor. LiDAR, radar, GNSS ve kameralardan oluşan bu sistem, aracın her yönden gelen verilerini analiz ederek şerit takibinden dönüş zamanlamasına kadar her kararı yapay zekâ destekli bir hassasiyetle veriyor. Kör noktalarda dahi tam görüş sağlayan sistem, yayaları, bisikletlileri veya ani hareketleri anında algılayarak tepki veriyor; böylece insan hatasına yer bırakmayan bir güvenlik kalkanı oluşturuyor. Yoğun şehir trafiğinde hiçbir detay gözden kaçmıyor, çünkü artık yol güvenliği Otonom e-JEST’in kontrolünde.

Amerika pazarı için FMVSS ve ADA standartlarına tam uyumlu olan Karsan Otonom e-JEST, zorlu Altoona testlerini başarıyla tamamlayarak seri üretime hazır bir OEM modeli olarak sunuluyor. Bugüne kadar 10 binden fazla JEST üretildi; bunların 1.000’den fazlası elektrikli versiyon olarak Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya yollarında hizmet veriyor. Bu köklü üretim mirası ve global deneyim, Otonom e-JEST’in gerçek koşullarda kanıtlanmış güvenilirliğini, yüksek servis verimliliğini ve uzun ömürlü performansını temsil ediyor.

TCL NXTPAPER gözlerinizi nasıl koruyor?

Gün içinde ekran başında geçirdiğimiz süre, uykuda geçirdiğimiz zamanı bile aşabiliyor. İş, okul ya da eğlence fark etmiyor; çoğu kişi her gün yedi saatten fazla dijital ekranlara bakıyor ve bunun faturasını da genellikle gözlerimiz ödüyor. TCL’in NXTPAPER 4.0 teknolojisi ise ekran karşısında geçen bu zamanı gözleriniz için daha rahat, sağlıklı ve konforlu hale getirmek amacıyla tasarlanan bir teknoloji olarak dikkatleri üzerine çekiyor.

Peki bu teknoloji nasıl çalışıyor? TCL yayımladığı son raporda bu teknolojinin göz korumasına yardımcı olan yedi temel özelliğini şu şekilde sıraladı:

  1. Mavi Işığı Kaynağında Filtreleyen Donanım: Çoğu cihaz, mavi ışığı azaltmak için genellikle yazılımsal filtreler ya da renkli ekran kaplamaları kullanır. NXTPAPER ise zararlı mavi ışık dalga boylarını doğrudan donanımda filtreleyerek bu alanda fark yaratıyor. Bu sayede renkler doğal kalırken göz yorgunluğu azalıyor ve ister ders çalışın ister kitap okuyun ya da sosyal medyada gezinin, uzun süreli ekran kullanımında çok daha rahat bir deneyim yaşayabiliyorsunuz.
  2. Parlama Engelleyici Mat Ekran: NXTPAPER’ın mat yüzeyli ekranı, yansımaları gözlerinize ulaşmadan dağıtarak parlamayı önlüyor. İster güneş ışığında ister sınıf ya da ofis ışığında çalışıyor olun, ekrana bakarken gözlerinizi kısmak zorunda kalmazsınız ve rahatsız edici parlamalar ortadan kalkar.
  3. Titreşimsiz Ekran Işığı: Arkadan aydınlatmalı birçok ekran, parlaklık düşükken titreme yaparak baş ağrısı ve göz yorgunluğuna yol açabilir. NXTPAPER ise her ortamda sabit, titreşimsiz bir aydınlatma sunarak bu sorunu tamamen ortadan kaldırıyor.
  4. Otomatik Parlaklık ve Renk Sıcaklığı Ayarı: Ekranınız size uyum sağlar. NXTPAPER cihazlar, bulunduğunuz ortama göre parlaklık ve renk sıcaklığını otomatik olarak ayarlar. Böylece ister açık havadan kapalı bir ortama geçin, ister gece geç saatlere kadar çalışın, gözleriniz gereksiz yorgunluktan korunur.
  5. Çok Katmanlı Göz Dostu Tasarım: NXTPAPER ekranlarının altında birden fazla özel katman yer alıyor; bu katmanlar ışığı filtreliyor, yayıyor ve yumuşatıyor. Böylece ekrana uzun süre bakıldığında bile görüntü hem dengeli hem de doğal görünüyor.
  6. Kâğıt Hissi Veren Yüzey Dokusu: TCL NXTPAPER’ın mat ve hafif dokulu ekranı, ışığı yumuşatırken okuma ve yazma deneyimini adeta bir kitap sayfası gibi hissettirir. Bu yapı hem parlamayı engeller hem de kalem* kullanırken daha doğal ve akıcı bir hareket sağlar; böylece not almak ya da çizim yapmak çok daha keyifli hale gelir.
  7. TÜV Rheinland Onaylı Göz Sağlığı Sertifikası: Bağımsız testler, NXTPAPER’ın düşük mavi ışık ve titreşimsiz çalışma konusunda sıkı uluslararası standartlara uygun olduğunu garanti ediyor. Bu sertifikalar, hissettiğiniz konforun yalnızca tasarıma değil, verilere de dayandığını gösterir.

NXTPAPER neden göz sağlığı açısından önemli?

Özellikle eğitim ve uzaktan çalışma esnasında dijital cihaz kullananların,  en sık yaşadığı sorunlar arasında göz yorgunluğu, baş ağrısı ve genel halsizlik geliyor. NXTPAPER ise bu problemlerin belirtilerini değil, asıl nedenlerini ortadan kaldırmayı hedefliyor. Yani TCL için mesele yalnızca ekrana bir filtre eklemek değil; ekranın ışık, renk ve insan gözüyle etkileşimini baştan tasarlamak.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ Avrupa) 44 ülkede ergenlik çağındaki kişilerle yaptığı bir araştırmaya göre, 2022 yılında gençlerin yüzde 11’i problemli sosyal medya kullanımı belirtileri gösteriyor; bu oran 2018’de yüzde 7’ydi. Avrupa Komisyonu’nun NESET raporu da uzun süre ekrana bakmanın uyku kalitesini ve genel ruh halini olumsuz etkilediğini gösteriyor. Tüm bunlar, göz sağlığını ön plana çıkaran ekran teknolojilerinin artık her zamankinden daha önemli hale geldiğini ortaya koyuyor.

TCL NXTPAPER 2025 Akıllı Telefon ve Tablet Serisi
TCL’in genişleyen ürün gamında, farklı NXTPAPER 3.0 ve 4.0 modelleriyle donatılmış akıllı telefon ve tablet seçenekleri yer alıyor. Bunlardan bazıları şunlar:

  • TCL NXTPAPER Junior Phone – Ergenlik öncesi çocuklar için özel olarak geliştirilen ilk akıllı telefon. Ebeveyn kontrolü, Saf Odak Modu ve konum takibi özellikleriyle, çocukların güvenli dijital alışkanlıklar edinmesini sağlıyor.
  • TCL 60 SE NXTPAPER 5G – Göz konforundan ödün vermeden uygun fiyatla 5G performansı sunan, gençler ve genç yetişkinler için ideal NXTPAPER modeli.
  • TCL NXTPAPER 60 Ultra Phone – 6,8 inçlik FHD+ ekranı, yapay zekâ destekli verimlilik araçları ve Max Ink Modu sayesinde renkli ekran ile kâğıt benzeri okuma arasında kolay geçiş imkânı sunan TCL’in amiral gemisi NXTPAPER telefonu.
  • TCL NXTPAPER 14 Tablet – Kreatif, eğitim ve eğlence için tasarlanmış, 14,3 inçlik 2.4K ekranı ve farklı göz koruma modlarıyla öne çıkan büyük boy tablet.
  • TCL NXTPAPER 11 Plus Tablet – Ders çalışma, not alma ve konforlu içerik izleme için ideal, NXTPAPER 4.0 teknolojili, orta boy bir tablet.

ROG Falchion Ace HFX ZywOo Edition duyuruldu

ASUS Republic of Gamers (ROG), marka elçisi Mathieu ‘ZywOo’ Herbaut’nun tercihi olan Falchion Ace HFX ZywOo Edition klavyeyi duyurdu. Bu kompakt %65 oyun klavyesi, önceden kayganlaştırılmış ROG HFX manyetik anahtarlar, Hızlı Tetikleme geçiş düğmesi, 8000 Hz yenileme hızı, entegre beş katmanlı sönümleme ve gelişmiş yazma deneyimi için silikon conta montajı gibi özelliklerle donatıldı. Klavyede ayrıca ZywOo’nun odaklanmış zihniyetini ve rekabetçi ruhunu yansıtan özel bir tasarım kullanılıyor.

Tüm zamanların en iyi Counter-Strike oyuncularından biri olarak kabul edilen ZywOo, soğukkanlı karar verme yeteneği, isabetli nişan alma becerisi ve baskı altında gösterdiği performansıyla tanınıyor. Birden fazla HLTV #1 unvanı, iki Major MVP’si ve iki Counter-Strike Major Şampiyonluğu ile şimdiden muhteşem bir kariyeri olan ZywOo, için bunlar sadece başlangıç. 

ROG HFX manyetik anahtarlar

ROG HFX manyetik anahtarlar, yıldırım hızında, ultra hassas performans ve 100 milyon tuş basma ömrü ile sağlam bir his için tasarlandı ve önceden kayganlaştırıldı. Pürüzsüz tuş vuruşları için tasarlanan anahtar gövdesi ve alt muhafaza POM plastikten, üst muhafaza ise polikarbonattan üretildi. Ayrıca, duvarlı gövde tasarımı stabiliteyi artırır ve tozu dışarıda tutar. Korumalı kök tasarımı ise tuşun dayanıklılığını artırıp toz girmesini önler.

0,1–4,0 mm arasında ayarlanabilir çalıştırma aralığı, her kullanıcının yazı yazma tercihine uygun çözüm sunar. Çalıştırma noktası; çok işlevli düğme ve dokunmatik panel veya Gear Link yazılımı aracılığıyla ayarlanabilir. 

Hızlı Dokunuş modunda, sistem iki tuşa basıldığını (örn. A ve D) algıladığında son basışa öncelik verir ve öncekini otomatik olarak bırakır. Bu da FPS oyunları sırasında iki zıt yön tuşuna basıldığında karakterin hareket etmeyi durdurmayacağı anlamına gelir. Bunun yerine, yön değişiklikleri artık önceki tuşu bırakarak anında yapılabilir, böylece karşı saldırı için zaman farkı ortadan kalkar ve her seferinde hassas nişan alma sağlanır.

Hızlı Tetikleme geçişi

Geleneksel mekanik anahtarlar, bir sonraki tıklama kaydedilmeden önce sıfırlama noktasına geri dönülmesini gerektirir. ROG HFX manyetik anahtarlar ve Hızlı Tetikleme özelliği ile anahtar yukarı doğru hareket ederken anında sıfırlanır ve minimum çabayla maksimum hareket potansiyeli sağlar. Kullanıcının Hızlı Tetik modunu etkinleştirmek veya devre dışı bırakmak için klavye yazılımı menülerine erişmesini gerektiren çoğu rakip klavyenin aksine, Falchion Ace HFX ZywOo Edition en hızlı yazma tepkisi ve hızlı tuş tekrarı için normal yazma modu ile Hızlı Tetikleme modu arasında rahatça geçiş yapmak için yerleşik bir anahtara sahip.

8000 Hz yenileme hızı

Falchion Ace HFX ZywOo Edition’ın 8000 Hz yenileme hızı 0,125 ms tepki süresi sağlar, bu da rakip klavyelerden 8 kata kadar daha hızlıdır.

Gelişmiş yazma deneyimleri

Entegre beş katmanlı sönümleme ve silikon contalı yapı ping seslerini emer ve gelişmiş yazma deneyimleri için daha yastıklı bir yazma hissi sağlar. Rakip oyun klavyeleri ve analog anahtarlı klavyeler, Falchion Ace HFX ZywOo Edition’ın tuş vuruşu akustiğine yetişemez.

Ek özellikler

Falchion Ace HFX ZywOo Edition, klavyenin arka kenarının her iki yanında iki adet USB-C® bağlantı noktasına sahip, böylece kullanıcılar iki bilgisayarı aynı anda bağlayabilir ve aralarında hızlıca geçiş yapabilir. Bağlantı noktalarının yerleşimi ayrıca daha esnek ve tertipli sistemlere olanak tanır.

Birlikte verilen klavye kapağı, Falchion Ace HFX ZywOo Edition kullanılmadığında onu tozdan korur. Ayrıca klavyenin altına tepsi olarak da yerleştirilebilir.

Falchion Ace HFX ZywOo Edition, farklı yükseklikte iki çift klavye ayağına sahip. Ürün ayrıca oyuncuların tercihlerine uygun üç ergonomik eğim açısı sunar.

Breaking Bad’in yaratıcısı yine şaşırttı

Televizyon tarihine damga vuran “Breaking Bad” ve “Better Call Saul” dizilerinin yaratıcısı olarak tanınan Vince Gilligan’ın yeni projesi Pluribus, bu hafta Apple TV’de izleyicilerle buluştu ve yayın platformunda zirveye yerleşti. Bilim-kurgu türündeki dizi, ilk iki bölümüyle hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden tam not aldı. Pluribus’un elde ettiği başarı, Apple’ın yüzünü güldürüyor.

Pluribus dizisi oldukça beğenildi

Vince Gilligan imzasını taşıyan dizinin beklentileri karşıladığı, yayınlanan ilk verilerle netleşti. Pluribus’un Rotten Tomatoes’taki eleştirmen puanı 100 üzerinden 100 olarak belirlendi.

İzleyicilerin verdiği puan ise 85 seviyesinde. Ayrıca dizinin IMDb’deki izleyici puanı bugün itibarıyla 9 olarak kayıtlara geçti. Bu yüksek puanlar, Pluribus’un hem eleştirmenleri hem de izleyicileri etkilemeyi başardığını gösteriyor. Eleştirmen puanı, diziyi şu anda tüm Apple TV dizileri arasında ilk sıraya taşıdı.

Tahmin edildiği gibi izleyicilerden büyük ilgi gören Pluribus, haftalık izlenme tablosunda da ilk sıraya oturdu. Şu an için sadece ilk iki bölümü yayınlanan dizi, Apple TV’de yayımlanan Ted Lasso, Severance ve The Last Frontier gibi popüler yapımları geride bıraktı. Apple henüz dizinin izlenme sayılarını paylaşmamış olsa da başka kaynaklardan gelen ilk veriler, Pluribus’un oldukça etkileyici bir çıkış yaptığına işaret ediyor.

iPhone 18 kamerası ile şaşırtacak

iPhone 18 kamerası ile şaşırtacak

iPhone 18 serisi, ön kamera tarafında büyük fark yaratmaya hazırlanıyor.

Pluribus’un ana karakteri ünlü bir yazar olan Carol Sturka. Yeni kitabının tanıtımı için tura çıkan Carol, New Mexico eyaletinin Albuquerque şehrine geldiğinde kendini tuhaf bir salgının ortasında buluyor.

Şehirde hızla yayılan bir virüs, herkesi bir anda mutlu ve hoşnut bireylere dönüştürüyor. Ancak bir tek Carol bu durumdan etkilenmeyerek “normal” kalıyor. Apple, diziyi şu sözlerle tanımladı: “Farklı türleri harmanlayan bu özgün dizide dünyanın en mutsuz insanı, dünyayı mutluluktan kurtarmak zorundadır.”

Mercedes PHEV batarya ömründe zirvede!

Batarya uzun ömrü söz konusu olduğunda, markanın gerçekten önemli olduğu ortaya çıktı. Almanya’nın otomobil kulübü ADAC tarafından yayımlanan yeni bir çalışma, şarj edilebilir hibrit elektrikli araçların (PHEV) yüksek voltajlı bataryalarının üreticiler arasında nasıl yaşlandığına dair somut, gerçek dünya farklılıklarını ortaya koydu.

Alman motorlu taşıt grubu ADAC (Amerika’daki AAA’nın Almanya’daki karşılığı olarak düşünülebilir) ve Avusturyalı batarya firması AVILOO’daki veri analistleri tarafından yürütülen çalışma, altı yıl boyunca çeşitli araç markalarına ait plug-in hibrit araçlardan alınan 28.500’den fazla batarya sağlık durumu (SoH) ölçümünü analiz etti.

Çalışma, çoğu markanın batarya degradasyonunun, ortalama bir araç ömrüyle tutarlı bir aralıkta kaldığını gösterse de, batarya uzun ömrünün en güçlü belirleyicilerinden birinin test edilen aracın markası olduğu anlaşıldı.

WhatsApp çok istenen özelliği getiriyor

WhatsApp çok istenen özelliği getiriyor

WhatsApp, size kimin mesaj atacağını seçebilmenize olanak veriyor. Bu yenilik, kullanıcıları oldukça sevindirdi.

Başka bir deyişle, tüm hibrit bataryalar eşit yaratılmamıştır. Mercedes-Benz, BMW ve Volvo gibi geleneksel olarak daha pahalı markaların bataryaları, VW, Ford ve Mitsubishi gibi ana akım otomobil markalarının bataryalarından daha iyi performans gösteriyor gibi görünüyor.

ADAC’ın markalar arası karşılaştırmadan çıkardığı temel sonuçlar şunlar:

  • Mercedes-Benz: Modelleri, genellikle 200.000 kilometreye kadar çok stabil batarya performansı sergiliyor.
  • Mitsubishi: PHEV’leri ise düşük kilometrelerde bile önemli ölçüde degradasyon gösteriyor; ancak bu durum, aracın ömrü boyunca bir miktar dengeleniyor.
  • Volkswagen Grubu ve Volvo: Bu markaların araçlarındaki batarya degradasyonu, yüksek elektrikli sürüş oranlarında bile olağan bir aralıkta kalıyor.
  • BMW: Modelleri ise, elektrikli kullanım miktarına bağlı olarak tüm alanda fark edilir bir değişkenlik gösteriyor.
  • Ford: Modellerinde batarya kapasitesi, kullanıcı grubuna bakılmaksızın oldukça erken azalmaya başlıyor. Ancak, sınırlı test sayısı nedeniyle daha yüksek kilometrelerdeki batarya durumu hakkında kesin tahminler yapılamıyor.

Çalışmanın en büyük çıkarımı, daha pahalı ürünlerin genellikle daha ucuz olanlardan daha iyi yapıldığı fikrinin ötesinde. PHEV’lerin çoğu, 200.000 km’den (yaklaşık 120.000 mil) sonra bataryalarının Sağlık Durumunun (SoH) yüzde 80’inden fazlasını koruyor ve daha yüksek performanslı bataryalara sahip bazı markalar bu eşiğin oldukça üzerinde kalıyor.