Sony, en çok indirilen PlayStation oyunları listesini güncelledi. PS Store’dan elde edilen veriler, mayıs ayını kapsıyor. PS4 ve PS5 oyunlarının ayrı ayrı sınıflandırıldığı listede STAR WARS Jedi: Survivor, Grand Theft Auto V ve FIFA 23 gibi yapımlar ön plana çıkıyor. Öte yandan şirket PS VR oyunlarını da ihmal etmedi.
En çok indirilen PlayStation oyunları
Mayıs ayında en çok indirilen PlayStation 5 oyunlarının zirvesinde STAR WARS Jedi: Survivor karşımıza çıkıyor. Sevilen oyunun hemen ardından ikinci sırada Dead Island 2 yer alıyor. Listenin devamında öne çıkan oyunların diğerleri ise Grand Theft Auto V, FIFA 23, Dead Island 2 ve Need For Speed Unbound oldu.
Sony, vlogger ve içerik üreticileri için, seleflerine kıyasla çok daha yüksek zoom kapasitesine sahip ZV-1 Mark II modelini tanıttı.
PS5
ABD/Kanada
Avrupa
Star Wars Jedi: Survivor
Star Wars Jedi: Survivor
Grand Theft Auto V
Grand Theft Auto V
Dead Island 2
FIFA 23
NBA 2K23
Dead Island 2
MLB The Show 23
Need For Speed Unbound
Mortal Kombat 11
NBA 2K23
Hogwarts Legacy
Hogwarts Legacy
FIFA 23
FAR CRY 6
Call of Duty: Modern Warfare II
Assassin’s Creed Valhalla
Need For Speed Unbound
Resident Evil 3
Madden NFL 23
Football Manager 2023
WWE 2K23
Call of Duty: Modern Warfare II
NHL 23
Space Engineers
Resident Evil 3
Mortal Kombat 11
Marvel’s Spider-Man Remastered
Alan Wake Remastered
FAR CRY 6
AFL 23
Gotham Knights
Among Us
Resident Evil 4
The Witcher 3: Wild Hunt
Alan Wake Remastered
Diablo II: Resurrected
Space Engineers
Resident Evil Village
PS4
ABD/Kanada
Avrupa
Hogwarts Legacy
Hogwarts Legacy
Minecraft
FIFA 23
FIFA 23
Minecraft
EA Sports UFC 4
Grand Theft Auto V
Red Dead Redemption 2
Red Dead Redemption 2
Grand Theft Auto V
EA Sports UFC 4
NBA 2K23
Dead Island: Definitive Edition
Dead Island: Definitive Edition
NBA 2K23
Batman: Arkham Knight
Star Wars Battlefront II
Star Wars Battlefront II
Gang Beasts
Mortal Kombat 11
Assassin’s Creed Origins
Gang Beasts
A Way Out
MLB The Show 23
The Last of Us Remastered
Call of Duty: Black Ops III
Tom Clancy’s The Division 2
Call of Duty: Modern Warfare II
Monopoly Plus
Tom Clancy’s The Division 2
The Forest
Madden NFL 23
The Crew 2
Injustice 2
Outlast
Mortal Kombat X
Crash Team Racing Nitro-Fueled
Dead Island 2
Gran Turismo Sport
PS VR2
ABD/Kanada
Avrupa
Beat Saber
Beat Saber
Walkabout Mini Golf
Red Matter 2
Red Matter 2
Walkabout Mini Golf
Pavlov
Pavlov
PISTOL WHIP
Kayak VR: Mirage
Creed: Rise to Glory – Championship Edition
Job Simulator
Job Simulator
Creed: Rise to Glory – Championship Edition
Kayak VR: Mirage
PISTOL WHIP
Star Wars: Tales from the Galaxy’s Edge
The Dark Pictures: Switchback
Swordsman VR
Star Wars: Tales from the Galaxy’s Edge
PSVR
ABD/Kanada
Avrupa
Beat Saber
Beat Saber
Job Simulator
Job Simulator
SUPERHOT VR
SUPERHOT VR
Astro Bot Rescue Mission
The Walking Dead Onslaught
The Walking Dead Onslaught
Sniper Elite VR
Vader Immortal
Batman: Arkham VR
The Elder Scrolls V: Skyrim VR
Vader Immortal
Paranormal Activity: The Lost Soul
Astro Bot Rescue Mission
Creed: Rise to Glory
PlayStation VR Worlds
PlayStation VR Worlds
Creed: Rise to Glory
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu listelerdeki hangi oyunları oynuyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Girişmcilik hikayeleri serimiz kapsamında ShiftDelete.Net olarak İzmir’deki bir girişim olan Qreal firmasının kurucusu Alper Güler ile röportaj yaptık. Ayrıca TurkNet’in desteğini de alan şirketin arttırılmış gerçeklik teknolojisi üzerine çalışmalarını dinledik.
Alper Güler, telekom sektöründe başladığı kariyeri hakkında konuştu ve internetin önemine değindi. Türkiye’deki internet alternatif altyapı sağlayıcılarının hayatımıza girdiği noktada çalışma fırsatı bulduğunu söylüyor. İnternet sağlayıcısı olan TurkNet’in kurucusu ve CEO’su Cem Bey ile tanışması onun için ilham verici olduğunu belirtti.
Alışveriş ve sosyal medyada artırılmış gerçeklik deneyimi
Alper Güler, Qreal firmasının 3 boyutlu modelleme teknolojisi kullanarak markaların online alışverişte satış deneyimlerini iyileştirdiğini söylüyor. Bu teknolojinin web sitelerinde, uygulamalarda ve sosyal medya platformlarında kullanıldığı belirtiliyor. Artırılmış gerçeklik ve üç boyutlu modellerin sanal gerçeklik teknolojisi ile insanların satın alma süreçlerine yardım edebileceği düşünülüyor.
Elon Musk, Apple Vision Pro hakkında ne düşünüyor? Twitter'dan yaptığı son paylaşımla, AR gözlüğünün fiyatını ti'ye aldı.
Qreal firması New York’ta da etkinliklere katılıp ürünlerini tanıtmaya başlamış durumda. Girişimcilik hikayesi zorluklarla dolu olsa da pes etmemek önemli. Güler, bu konuda tüm zorluklara rağmen çalışmaya devam etmenin önemine de vurgu yapıyor.
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte sanal ve artırılmış gerçeklik oldukça ön plana çıkmış durumda. Qreal firmasının teknolojileri de geleceğe yönelik oldukça büyük bir önem taşıyor. Şirket önümüzdeki süreçte teknolojilerinin tüm dünyada tanınması için çalışmalarını hızlandırdı.
Artırılmış gerçeklik çok kısa bir süre içerisinde hayatımızın çok önemli bir parçası olacak. Hayatımızı önemli oranda kolaylaştırması beklenen bu teknoloji hakkında siz neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
MIUI 14 güncellemesini uyumlu modelleri için dağıtan Xiaomi, yakında tanıtılması beklenenAndroid 14 öncesi mevcut sürümün dağıtımını tamamlamak istiyor. Bu noktada son dönemde daha çok giriş ve orta segmente odaklanıldığını görüyoruz. Son olarak Redmi 10 / 2022 Android 13 tabanlı MIUI 14 güncellemesi alacak.
Xiaomiui’nin haberine göre Redmi10 / 2022 çok yakında Android 13 tabanlı MIUI 14 güncellemesi almaya başlayacak. V14.0.0.27.TKUMIXM ve V14.0.0.8.TKUEUXM yapı numarasıyla gelen yeni sürüm, Global ROM çalıştıran varyantları yeni yapıya geçirecek.
Redmi 10 / 2022 için MIUI 14 sürümü ilk olarak Mi Pilot’lar için dağıtılacak. Herhangi bir sorun çıkmaması halindeyse genel dağıtım başlayacak. Son olarak henüz belli olmasa da önümüzdeki ayın sonlarına doğru kullanıcılara ulaşması bekleniyor.
Fiyat performans odaklı Xiaomi Civi 3 modeli kısa bir süre önce tanıtıldı. İşte Xiaomi Civi 3 özellikleri ve fiyatı!
MIUI 14 bizlere neler sunuyor?
Xiaomi’nin yaptığı etkinlik ile birlikte yeni arayüzün önemli detaylarına artık hakimiz. Öncelikle artık kullanmadığınız ama yine de sistem izin vermediği için kaldırılamayan temel uygulamaların bir çoğunu silebileceksiniz. Ayrıca Xiaomi, çok oyunculu oyunlar başta olmak üzere uygulamaların çalışmasını hafifleten foton motoru (foton engine) teknolojisi sayesinde, üçüncü parti uygulamaların güç tüketimlerinin yüzde 22 oranında azaltılacağına dikkat çekiyor.
Şirketin bir diğer iddiası ise sistem performansının ciddi oranda geliştiği yönünde. Öyle ki Android 13 ve MIUI 14 ikilisiyle birlikte sistem akıcılığı yüzde 88 oranında arttırıldı. Buna rağmen güç tüketiminde ise yüzde 16’lık bir iyileştirme mevcut. Her ne kadar sistem performansı yükseltilmiş olsa da Xiaomi’nin verileri MIUI 14’ün bir önceki sürümden yüzde 23 oranla daha az alan kapladığını gösteriyor.
Bu sonuç MIUI arayüzünün yeniden ele alınması ve baştan geliştirilmesi ile oluyor. Yeni MIUI 14 artık eski sürümlere göre daha hızlı olmasının yanında daha kararlı ve daha az alan kaplıyor. Yalnız Snapdragon 8 Gen 1, 8 Gen 1+ ve yeni Snapdragon 8 Gen 2 işlemcili modellerin bu yeniliklere odaklı optumize edildiğini hatırlatmakta fayda var.
MIUI 14 ile birlikte yeni “süper simgeler” adı verilen bir özellik daha sunuluyor. Ana ekrana farklı semboller ekleyebilmenize olana sağlayan bu özellik ile birlikte, daha canlı bir tema oluşturmak mümküne hale geliyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Güncelleme çalışmalarına son hız devam eden Xiaomi, yakında tanıtılması beklenen Android 14 öncesi mevcut Android 13’ü uyumlu tüm modellerine göndermek istiyor. Çinli üretici son olarak POCO M4 Pro 5G modeli için benzer bir karar aldı. POCO M4 Pro 5G Android 13 tabanlı MIUI 14 güncellemesi alacak.
POCO M4 Pro 5G MIUI 14 güncellemesi aldı
Xiaomi’nin 2022’de kullanıcıların beğenisine sunduğu POCO M4 Pro 5G modeli Xiaomiui‘nin haberine göre MIUI 14 güncellemesi almaya başladı. Yeni yapı şu anda ilgili telefonun Global ROM’unu çalıştıran varyantları için yayınlanırken, çok yakında diğer ROM’lar için de kullanıma sunulacak. Öte yandan MIUI-V14.0.1.0.TGBMIXM yapı numarasına sahip ve Haziran 2023 güvenlik yamasını bünyesinde barındırıyor.
MIUI 14 bizlere neler sunuyor?
Xiaomi’nin yaptığı etkinlik ile birlikte yeni arayüzün önemli detaylarına artık hakimiz. Öncelikle artık kullanmadığınız ama yine de sistem izin vermediği için kaldırılamayan temel uygulamaların bir çoğunu silebileceksiniz. Ayrıca Xiaomi, çok oyunculu oyunlar başta olmak üzere uygulamaların çalışmasını hafifleten foton motoru (foton engine) teknolojisi sayesinde, üçüncü parti uygulamaların güç tüketimlerinin yüzde 22 oranında azaltılacağına dikkat çekiyor.
Vivo Y36 4G, V2247 model numarasıyla Geekbench veri tabanında ortaya çıktı. İşte cihazla ilgili ayrıntılar!
Vivo Y36 4G, V2247 model numarasıyla Geekbench veri tabanında ortaya çıktı. İşte cihazla ilgili ayrıntılar!
Şirketin bir diğer iddiası ise sistem performansının ciddi oranda geliştiği yönünde. Öyle ki Android 13 ve MIUI 14 ikilisiyle birlikte sistem akıcılığı yüzde 88 oranında arttırıldı. Buna rağmen güç tüketiminde ise yüzde 16’lık bir iyileştirme mevcut. Her ne kadar sistem performansı yükseltilmiş olsa da Xiaomi’nin verileri MIUI 14’ün bir önceki sürümden yüzde 23 oranla daha az alan kapladığını gösteriyor.
Bu sonuç MIUI arayüzünün yeniden ele alınması ve baştan geliştirilmesi ile oluyor. Yeni MIUI 14 artık eski sürümlere göre daha hızlı olmasının yanında daha kararlı ve daha az alan kaplıyor. Yalnız Snapdragon 8 Gen 1, 8 Gen 1+ ve yeni Snapdragon 8 Gen 2 işlemcili modellerin bu yeniliklere odaklı optumize edildiğini hatırlatmakta fayda var.
MIUI 14 ile birlikte yeni “süper simgeler” adı verilen bir özellik daha sunuluyor. Ana ekrana farklı semboller ekleyebilmenize olana sağlayan bu özellik ile birlikte, daha canlı bir tema oluşturmak mümküne hale geliyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Geçtiğimiz günlerde WWDC etkinliği düzenleyen Apple, iOS 17 ile beraber konuşma güçlüğü yaşayan kişiler için yeni özelliklerini tanıttı. İşte iOS 17 işletim sisteminde karşımıza çıkacak Kişisel Ses ve Canlı Konuşma teknolojileri…
iOS 17, Canlı Konuşma ve Kişisel Ses için yapay zeka desteği sunacak
Bu yıl gelecek olan iOS 17 erişilebilirlik güncellemelerinin ön izlemesinin bir parçası olarak Apple, Canlı Konuşma ve Kişisel Ses adlı bir çift yeni özellik duyurdu. Canlı Konuşma, kullanıcıların söylemek istediklerini yazmalarına ve sesli olarak dile getirmelerine olanak tanıyacak.
Kişisel Ses ise konuşma yeteneklerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olan kişilerin kendilerine benzeyen bir ses oluşturup kaydetmelerine imkan tanıyan teknoloji olarak nitelendiriliyor. Apple, yakın zamanda ALS teşhisi konan kişiler gibi konuşma becerilerini kaybetme riski taşıyan kişiler için tasarlandığını söylüyor.
Bu hafta tanıtılan ve bir sürü yenilikle gelen iOS 17, TipKit sayesinde uygulamalarda kullanıcılara gizli özellikleri gösterecek.
Yeni özellikleri hakkında açıklama yapan şirket, “iPhone, iPad ve Mac’teki Canlı Konuşma ile kullanıcılar, telefon ve FaceTime aramalarının yanı sıra yüz yüze görüşmeler sırasında yüksek sesle söylenmesi için söylemek istediklerini yazabilirler. Kullanıcılar ayrıca, aile, arkadaşlar ve iş arkadaşlarıyla yapılan canlı sohbetler sırasında hızla araya girmek için yaygın olarak kullanılan ifadeleri kaydedebilir. Canlı Konuşma, dünya çapında konuşamayan veya zamanla konuşmasını kaybeden milyonlarca insanı desteklemek için tasarlanmıştır. Buna, yakın zamanda konuşma yeteneğini zaman içinde aşamalı olarak etkileyen bir hastalık olan ALS (amiyotrofik lateral skleroz) teşhisi konulan kişiler de dahildir.” ifadelerine yer verdi.
Kişisel Ses kullanılarak, kullanıcılardan iPhone veya iPad’de 15 dakikalık ses kaydı yapmak için rastgele bir dizi metin istemiyle birlikte okumaları istenecek. Ardından yapay zeka teknolojisi kullanarak, iPhone veya iPad kullanıcının sesine benzeyen bir ses oluşturacak.
Kişisel Ses özelliğinin Canlı Konuşma ile entegre olabildiğini belirten şirket, kullanıcıların FaceTime aramalarında ve yüz yüze görüşmeler esnasında kullanabileceğini açıkladı. Bazı analistler, bu teknolojilerin dolandırıcılık için de kullanılabileceğinin altını çizdi.
Siz yeni teknolojiler hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşabilirsiniz.
Vivo, orta segment pazarı için geliştirdiği yeni modellerinin çalışmalarını tamamladı. Fiyat/performans odaklı olan Vivo Y36 5G modelinin teknik özellikleri ortaya çıktı. İşte detaylar…
Vivo Y36 5G özellikleri
Vivo, Y36 ailesinde 4G ve 5G varyantlarıyla karşımıza çıkacak. Şirketin 5G varyantında MediaTek tarafından üretilen Dimensity 6020 işlemciye yer vereceği belirtiliyor. 7nm teknolojisiyle üretilen işlemcide 2 adet 2.27 GHz ARM Cortex-A76 ve 6 adet 2.0GHz ARM Cortex-A55 çekirdek bulunuyor. İşlemcinin grafik arabirimi tarafında ise Mali-G57 MC2 mevcut.
Her iki cihazın da aynı ekran özelliklerine sahip olacağı belirtiliyor. Vivo, Y36 ailesinde 6.64 inç boyuta sahip FullHD Plus IPS ekrana yer verecek.
Vivo Y27 5G modeli EEC veri tabanında ortaya çıktı. Peki akıllı telefon kullanıcılara neler sunacak? İşte ayrıntılar!
8 GB RAM VE 256 GB depolamayla tanıtılacağı belirtilen cihazda microSD kart desteği de sunulacak. Vivo Y36 serisinde orta segment cihazlarda sıkça karşımıza çıkan 8 GB sanal RAM desteğinin de olacağını belirtelim.
İkili kamera dizilimiyle tanıtılacak modellerde 50 Megapiksel ana kamera ve 2 Megapiksel bokeh kamerası bulunuyor. Öz çekim kamerasında ise 16 Megapiksel lense yer verilecek.
Vivo Y36 5G modeli, avrupa pazarında 227 euro fiyat etiketiyle piyasaya sürülecek. Cihazın 44W FlashCharge teknolojisine sahip 5.000 mAh batarya ile tanıtılacağı sızdırılan bilgiler arasında yer alıyor. Bununla birlikte, cihazların kutudan Android 13 ile çıkacağı tahmin ediliyor.
Siz yeni model hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşabilirsiniz.
Söylentilere göre Twitter, Google ile arasındaki ticari ilişkide duyanları şaşkına çevirecek bir tutum sergiliyor. Google’a ödemesi gereken borçları ödemeyi reddeden teknoloji devi, ikili ticari ilişkilerini sekteye uğratabilecek güven kırıcı bir karar almış gibi görünüyor. İşte detaylar
Twitter, maliyetlerini azaltmaya çalışıyor
Yayımlanan bir rapora göre Twitter, servislerinin bir kısmını Google’a ait olan Cloud hizmeti dahilindeki sunucularda barındırıyor. Bu ay itibarıyla sözleşmesini yenileyen sosyal medya şirketi, biriken fatura borçlarını ödemeyi reddederek söz konusu tutarı kasasında tutup maliyetlerinden sıyrılmaya çalışıyor. Bu durum, şirketin güven politikalarını zedeleyerek diğer ticari ilişkilerinde de soru işaretlerinin oluşmasına neden oluyor.
Elon Musk yönetimindeki benzer bir gerilimi Mart ayında Amazon ile yaşamıştı. Amazon’a olan borçlarını ödemeyi de reddeden şirket, Amazon’un keskin tutumu ve alacağı yaptırım kararı sonrasında borçlarını ödemek zorunda kaldı. Şirketin bu gerilimden sonra nasıl bir adım atacağı, herkesçe merak edilen detaylar arasında.
Twitter, yorum bölümüne reklam yerleştirmesi için bazı kullanıcılara ödeme yapacak? Peki kim bu kullanıcılar? Detaylar haberimizde...
Bilindiği üzere Twitter, Musk tarafından yönetilmeye başladıktan sonra maliyetleri azaltmak adına peş peşe kararlar almaya başladı. Altyapı tarafında yaptığı harcamalarda en az bir milyon dolarlık bir tasarruf değerine ulaşmak isteyen şirket, birçok kritik karara imza attı. İşten çıkarmalarıyla da gündem olan şirketin bu politikalarıyla ticari güvenilirliğinin azaldığı, yayımlanan raporlarda not alınan hususlar arasında yer alıyor.
Peki, sizler iki dev arasındaki bu gerilim hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce Twitter, ilerleyen süreçte nasıl bir adım atacak? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmından paylaşabilirsiniz.
Google, makine öğrenimi topluluğu için oldukça önemli bir gelişmeye imza attı. Şirketten gelen açıklamaya göre, 60’dan fazla yapay zeka modelini kapsayan Vertex AI’ın üretken yapay zeka desteği genel kullanıma sunuldu. Bu, büyük şirketlerden bireysel kullanıcılara kadar herkesin Google’ın modellerini deneyebileceği anlamına geliyor.
Google Vertex AI nedir ve ne işe yarar?
Vertex AI isimli platform; PaLM 2, Imagen ve Codey gibi dil öğrenimi modellerinden yararlanıyor. Üretken yapay zeka olarak çalışan bu platform, ChatGPT gibi sohbet botu olarak kullanılabilecek. Ayrıca şirketler, üretken yapay zeka yeteneklerini kendi hizmetlerine entegre edebilecek.
Google Cloud’a ilişkin bir etkinlikte yapılan duyuru, yapay zekanın daha fazla kişiye ve daha fazla alana yayılması için oldukça önemli. Artık birçok firma, yapay zeka uygulamaları oluşturmak için Google’ın dil modellerinden yararlanabilecek.
Google Bard kod yazma konusunda ne kadar başarılı? Sohbet botuna eklenen yeni bir yaklaşım, ChatGPT'nin önüne geçmesini sağladı.
Google’ın açıklamasına göre Vertex AI ile 60’dan fazla yapay zeka modeli hizmete sunuldu. Model Garden olarak adlandırılan bu araç, Generative AI Studio ile farklı sistemlere uyarlanabiliyor. Bu özellikler arasında çeviri, fotoğraf/video yaratma, kod tamamlama ve sohbet botu oluşturma gibi önemli yapay zeka araçları bulunuyor.
Google’ın dil modelini kullanan en büyük platformlardan birisi Canva oldu. Hazır şablonlarıyla bilinen şirket, İngilizce konuşmayan kullanıcılara daha iyi hizmet vermek için Vertex AI’ın çeviri hizmetini sistemine entegre etti. Canva ayrıca kısa videoları PaLM modeliyle daha uzun ve yaratıcı hale getirmek istiyor.
Yapay zeka hayatın her alanına dahil oldukça sektördeki rekabet de kaçınılmaz hale geldi. Google ise Vertex AI ile daha fazla şirketin kendi dil modellerini kullanmasını amaçlıyor.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
İstanbul’da oynanan Şampiyonlar Ligi final karşılaşmasının kazananı belli oldu. Manchester City, 2022-2023 Şampiyonlar Ligi kupasını kaldıran takım oldu. Atatürk Olimpiyat Stadı’nda yapılan maç M.City 1-0 Inter sonucuyla tamamlandı. İşte M. City’nin galibiyeti sonrasında sosyal medyada yapılan paylaşımlar.
Şampiyonlar Ligi finaline sosyal medyadan gelen tepkiler
Premier Lig’i ve FA Kupası’nı kazanan Manchester City, en sonunda Şampiyonlar Ligi’nin de zirvesine oturdu. Yıllardır finallere kadar yükselerek kupayı kaldırmayı başaramayan İngiliz kulüp, en sonunda bir yıl içerisinde üç kupayı birden evine götürdü.
Şampiyonlar Ligi ilk kez 1955 yılında başladı. Real Madrid 14 kez şampiyon olarak en çok kupa kaldıran kulüp oldu. Madrid’in hemen arkasında ise 7 kupayla Milan ve 6 kupayla Bayern Münih yer aldı. M. City’nin bu şampiyonluğu ise kupadaki ilk galibiyetini temsil ediyor.
Galatasaray, 2022-2023 sezonu Süper Lig şampiyonu oldu. 23. kez ligi lider bitiren sarı-kırmızılı kulüp, sosyal medyayı ayağa kaldırdı.
68. dakikada Rodri, M. City’yi öne geçiren golü attı. Bu golün ardından ise ağlar topla buluşmadı ve kupa İngiltere’ye gitti. Atatürk Olimpiyat Stadı’nda kupayı kaldıran Manchester City hakkında sosyal medyadan yapılan en iyi paylaşımlar şu şekilde:
Meta, hem Quest VR gözlüklerinin popüleritesini artırmak hem de Instagram kullanımını yaygınlaştırmak için yeni bir özelliği test ediyor. Şirketten gelen açıklamaya göre, Instagram Reels videoları Meta Quest gözlüklerinde izlenebilecek.
Meta Quest’te Reels dönemi başlıyor
Meta CEO’su Mark Zuckerberg tarafından yapılan açıklamaya göre Quest gözlükler, Instagram desteğini genişletiyor. Buna göre belirli kullanıcılar artık Quest 2 gözlüklerinde Reels videolarını deneyimleyebilecek. Bu hamle, sosyal medyayı VR dünyasına dahil edilmesinin de bir parçası.
Reels videolarının VR gözlüklere getirilme kararı, Meta’nın önümüzdeki sonbaharda Quest 3’ü piyasaya sürmesinden hemen önce geldi. Bu gelişme aynı zamanda Apple Vision Pro’nun pazarda yarattığı etkiyi de takip ediyor.
Popüler sosyal medya platformu Instagram, Twitter'a rakip olacak yeni bir uygulama geliştiriyor. İşte detaylar
Hem Meta hem de Vision Pro oldukça dikkat çeken özelliklere sahip. Ancak çok farklı fiyatları nedeniyle pazarda farklı kullanıcı tabanlarına hitap ediyorlar. Meta Quest 3 başlangıç fiyatı 499 dolarken; Vision Pro ise 3499 dolardan sunulacak.
Reels’in Meta Quest’e entegre edilmesiyle birlikte, VR kullanıcıları sanal gerçeklikte yeni bir içerik deneyimi yaşayacak. İçerik oluşturucular ayrıca sanal gerçeklikte dikey videolar hazırlayarak yeni bir akım başlatabilecek.
Quest üzerinden Instagram Reels izleyebilme özelliğinin şimdilik belirli kullanıcılara sunulduğunu hatırlatalım. Ancak ilerleyen dönemlerde tüm Quest gözlüklerinde erişilebilir olması mümkün görünüyor.
Peki, sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce Quest kullanıcıları bu özelliği kullanacak mı? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmından paylaşabilirsiniz.
Elon Musk, Apple tarafından geçtiğimiz günlerde duyurulan Vision Pro gözlüğünü kendine özgü tarzıyla eleştirdi. Twitter’dan yaptığı paylaşımda AR gözlüğünün fiyatına gönderme yaptı. Musk’ın viral hale gelen paylaşımı, gözlüklerin halüsinojenik mantarlar ile aynı etkiyi yaratacağını ima ediyor.
Elon Musk, Apple Vision Pro için ne dedi?
Apple Vision Pro, WWDC 2023 kapsamında tanıtıldı ve sanal+artırılmış gerçeklik deneyimi yaratmasıyla ön plana çıktı. Ancak Apple yöneticileri, lansman sırasında hem sanal hem de artırılmış gerçeklik ifadelerini kullanmaktan kaçındı. Gözlüğün 3499 dolarlık fiyatı ise Elon Musk’ın bile dikkatinden kaçmadı.
Elon Musk, Vision Pro hakkındaki görüşünü esprili bir fotoğrafla dile getirdi. Fotoğrafta Musk, Apple gözlüğünün 3499 dolar olduğunu ve halüsinojenik mantarların ise sadece 20 dolara satıldığına dikkat çekti. Mantarların paketinde ise “UFO ve uzaylılar ile iletişime geçin” ifadesinin yer alması gözlerden kaçmadı.
Apple Vision Pro, sonunda WWDC 2023 etkinliğiyle birlikte tanıtıldı. Bu yeni karma gerçeklik gözlüğü, sanal ve artırılmış gerçeklik alanına yenilikçi bir soluk getiriyor.
Tesla CEO’sunun Vision Pro eleştirisinin karşılıksız kalmadığını da belirtelim. Bazı kullanıcılar Neuralink beyin çiplerini hatırlatarak Musk’ın böyle bir yorum yapmasını ironik buldu.
Vision Pro’da kullanılan Mikro LED teknolojisi, yüksek performanslı göz takip sistemiyle birleşiyor. Apple, M2 işlemcinin yanı sıra R1 adında yeni bir işlemci de kullanarak en iyi görüntü kalitesini sunmayı hedefliyor. Gecikmeyi minimuma indiren R1 işlemci, oyunlar ve diğer uygulamalarda üst düzey bir deneyim sunuyor.
Musk’ın Apple Vision Pro hakkındaki gerçek görüşlerini şu anda bilmiyoruz. Ancak daha önce birçok defa Meta’nın Quest gözlüklerini eleştirmiş ve “gözünün önüne bir televizyon yerleştirmenin” mantıklı olmadığını söylemişti.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Son yıllarda yazılım sektörü, dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte önemli bir yükseliş gösteriyor. Günümüzde neredeyse her sektör, iş süreçlerini daha verimli hale getirmek ve rekabet avantajı elde etmek için yazılım çözümlerine ihtiyaç duyuyor.
Bu nedenle, yazılım geliştirme becerileri giderek daha fazla talep görüyor. Bizler de bu içeriğimizde yazılıma başlamak isteyen kişiler için “yazılım nedir?”, “yazılıma nasıl başlanır?” ve “yazılıma başlarken hangi dili tercih etmeliyim?” sorularını cevaplandıracağız. O halde öncelikle yazılımın ne olduğunu öğrenelim.
Yazılım nedir?
Yazılım, bilgisayarlarla iletişim kurmak, talimatlar vermek ve istenen görevleri gerçekleştirmek için kullanılan bir dizi kod bütünüdür. Bu kodlar, bilgisayar sistemlerinde verilerin işlenmesini, görevlerin gerçekleştirilmesini, uygulamaların çalıştırılmasını ve birçok farklı işlevin yerine getirilmesini sağlar.
Yazılımın temel amacı, bir bilgisayarın donanımını yönetmek ve bilgisayarın anladığı dilde talimatlar vermek için kullanılmasıdır. Bu talimatlar, belirli bir programlama dili kullanılarak yazılır. Programlama dilleri ise insanların anlayabileceği bir dilde yazılan kodları, bilgisayarın anlayacağı bir dile çevirir. O halde yazılıma başlamak isteyenler için “Yazılıma nasıl başlanır?” sorusunun cevabına geçelim.
Bu makalemizde ülkemizdeki yazılımcı maaşları ne kadar? sorunu yanıtladık. İşte Türkiye yazılım mühendisliği maaşları...
Yazılıma nasıl başlanır?
Yazılım sektöründe çalışmak isteyen pek çok kişi, nasıl başlayacağını bilmediği için bir adım atamıyor. Bu da bazı kararsızlıklara neden oluyor. O halde “yazılıma nasıl başlanır?” sorusunu adım adım cevaplandıralım.
1) Temel bilgisayar kavramlarını öğrenin
Yazılım öğrenmeye geçmeden önce temel bilgisayar kavramları hakkında bilgi sahibi olmanız, yazılımın mantığını anlamanız konusunda yardımcı olacaktır. Örneğin işlemci, RAM ve ekran kartı gibi donanımların nasıl çalıştığını anlayın. Bu, yazılım öğrendiğiniz sırada mantığı daha kolay kavramanızı sağlayacaktır.
2) Yazılıma başlamak için alan belirleyin
Kodlanabilen her şey birer yazılım olduğu için bu sektörde pek çok alan bulunuyor. Bunlar arasında son yıllarda en popülerleri web sitesi geliştirme, mobil uygulama geliştirme ve oyun geliştirme. Tabii yapay zeka ve DevOps gibi alanlar da var ancak bunlar yeni başlayan birisi için zor gelecektir.
Öncelikle kendinize yazılım ile ne yapmak istediğinizi sorun. Mesela bir web sitesi mi geliştirmek istiyorsunuz, yoksa mobil uygulama mı? Yani her şeyden önce, bu sektörde hangi alanda varlık göstereceğinizi belirlemelisiniz.
3) Back-end mi, Front-end mi yoksa Full-stack mi?
Alanı seçtikten sonra da yazılımın arka tarafında mı, ön tarafında mı yoksa her iki tarafta da mı çalışacağınızı belirlemelisiniz. Zira buna göre programlama dili öğreneceksiniz.
Peki bu üç taraf arasındaki fark ne?
Back-end
Bir yazılım projesinin arka planında gerçekleşen işlemlere denir. Bir örnek vermek gerekirse, bir web sitesinde iletişim formunu doldurduktan sonra “Gönder” düğmesine bastığınızda, formdaki bilgilerin web sitesinin veritabanına kaydedilmesi işlemi, back-end tarafında gerçekleşir. Bu alanda çalışan yazılımcıya ise Back-end geliştirici denir.
Front-end
Bir yazılım projesinin kullanıcı ile etkileşimde bulunduğu arayüze denir. Kullanıcının web sitesini veya uygulamayı görüntülediği kısım olarak düşünebilirsiniz. Örneğin, bir web sitesinin tasarımı, düğmeleri, menüler veya bir önceki maddedeki formun tasarımına front-end denir. Bu alanda çalışan yazılımcılara ise Front-end geliştirici denir.
Full-stack
Hem Front-end hem de Back-end tarafında çalışabilen ve her iki bölümde de becerilere sahip olan bir yazılım geliştiricisine denir. Bu kişiler, bir yazılım projesinin hem kullanıcı arayüzünü oluşturan front-end kısmında hem de arka planda gerçekleşen işlemleri kodlayan back-end kısmında çalışabilir.
Full-stack geliştiriciler, projenin tamamını anlayabilen ve geliştirebilen yeteneklere sahiptir. Bu, kullanıcı arayüzünün tasarımından başlayarak veri tabanı yönetimi ve sunucu tarafı programlamaya kadar geniş bir yelpazede çalışabilmeleri anlamına gelir.
İş
Full-stack geliştiriciler, iş bulma ve para kazanma konusunda kimi zaman daha öne çıkarlar. Çünkü her iki tarafta da çalışabilmeleri, işverenler için bir avantajdır. Zira iki taraf için iki yazılımcı ile çalışmak yerine tek bir yazılımcıyı tercih edebilirler.
Öte yandan Full-stack yazılımcılar, bir Front-end veya Back-end geliştiriciye ihtiyaç duymadıkları için, bir projeyi kendi başlarına inşaa edebilirler. Bu nedenle kendileri için de avantajlı olurlar. Tabii bu söylediklerimiz, Front-end veya Back-end yazılımcıların, Full-stack geliştiricilere karşı geride kaldığı anlamına gelmesin. Diğer iki taraftan yazılımcılara da ihtiyaç duyuluyor.
“Yazılıma hangi dil ile başlamalıyım?” sorusunun cevabına geçelim.
4) Yazılıma başlamak için dil seçimi
Yazılıma başlarken hangi programlama dilini tercih etmeniz gerektiği, seçtiğiniz alana ve hedeflerinize bağlıdır. Zira zaten bu nedenle dil seçimine geçmeden önce bunları belirledik. Ancak bunu bir kenara bırakarak, yazılıma, nesne yönelimli bir programlama dili olan C# ile başlamanızı tavsiye ederiz.
Bu dil ile yazılımın algoritma ve mantığını kavrayabilirsiniz. Nesne yönelimli olmayan bir programlama dili ile başladığınızda mantığı anlamayabilir, haliyle sıkılabilirsiniz. C#‘ı öğrendikten sonra ise alanınıza uygun bir dil ile devam edebilirsiniz.
İşte alanlara göre popüler ve tavsiye ettiğimiz diller:
Web geliştirme alanında front-end tarafında çalışırken, HTML ve CSS dillerini mutlaka bilmelisiniz. HTML (HyperText Markup Language), web sayfalarının yapısını ve içeriğini tanımlamak için kullanılan bir işaret dilidir. Sayfaların başlık, başlık, paragraf, resim, bağlantı gibi unsurlarını oluşturmak için HTML kullanılır.
CSS (Cascading Style Sheets) ise web sayfalarının görünümünü ve düzenini kontrol etmek için kullanılan bir stil dilidir. CSS sayesinde HTML elemanlarına renk, boyut, hizalama, kenarlık gibi özellikler vererek sayfaları görsel olarak tasarlayabilirsiniz.
Birçok girişim ve girişimcinin kendini geliştirmesi ve projelerini yönetmesi açısından destek olan YTÜ Startup House Bootcamp'e konuk olduk.
HTML ve CSS, bir web sayfasının temel taşıdır. Bu dilleri öğrenerek, kullanıcı arayüzlerini oluşturabilir ve web sayfalarını istediğiniz şekilde tasarlayabilirsiniz. Ayrıca, JavaScript’i de Front-end geliştirme sürecinde kullanarak etkileşimli özellikler de ekleyebilirsiniz.
Flutter ve React Native, birer cross-platform yazılım geliştirme kitidir. Flutter, Dart programlama dilini kullanıyorken, React Native ise JavaScript. Her iki SDK’nın arkasında, sırasıyla Google ve Meta var. Yani destek büyük.
Cross-platform Flutter ya da React Native SDK’sı ile bir mobil uygulama geliştirdiğinizde, bunu hem Android hem de iOS’ta çalıştırabilirsiniz. Yani iki ayrı platform için farklı bir kod yazmanıza gerek kalmaz. Bu sebepten ötürü yazılım şirketleri, son yıllarda Flutter ya da React Native geliştiriciler de aramaya başladı. Tabii Android ve iOS için ayrı yazılımcı arayan şirketlerin de sayısı bir hayli fazla.
Oyun Geliştirme:
Unity oyun motoru: C#
Unreal Engine oyun motoru: C++
5) Yazılıma başlamak için öğrenme kaynakları!
Yazılım öğrenmek için öncelikle bir kaynağa ihtiyacınız var. Öğrenme sürecinde, internet büyük bir kaynak sağlayıcısıdır. Seçtiğiniz dilin temellerini öğrenmek için binlerce ücretsiz içerik bulunmaktadır. Bu kaynaklardan bazıları şunlar;
“Yazılıma nasıl başlanır?” sorusunu cevaplandırdık. O halde bu süreçte mutlaka bilmeniz ve dikkat etmeniz gerekenlere geçelim.
Mutlaka aklınızda bulundurmanız gerekenler
Telefondan yazılım öğrenebilir miyim?
Telefondan bir yazılım dilinin temellerini öğrenebilirsiniz. Bunun için eğitim veren pek çok mobil uygulama var. Kod çalıştırabileceğiniz uygulamalar da yok değil. Ancak ne yazık ki yazılım alanında ilerlemek istiyorsanız, mutlaka bir bilgisayara ihtiyaç duyacaksınız.
Geç kaldım mı?
Yazılıma başlamak isteyen kişiler kimi zaman “geç kaldım” diyerek bundan vazgeçiyor. Bunun için şunu diyebiliriz ki; Bu iş için geç kalmak gibi bir unsur yok. Tabii ki 80 yaşındaki bir insan bunda zorluk yaşayabilir.
Ancak yine de, teknik olarak öğrenemez diyemeyiz. Sektörde yaş bakımından çok fazla çeşitlilik var. 12 yaştan 40 yaşa kadar yazılıma yeni başlayan pek çok kişiyle karşılaşabilirsiniz. Sorunun cevabına gelecek olursak, geç kalmadınız.
İngilizce
Yazılım dünyasında İngilizce’nin önemi büyüktür. İnternetteki kaynakların çoğu veya yazılım terimlerinin çoğunlu İngilizce olduğu için temel seviyede bilinmesi önemlidir. Bu dili öğrenerek, daha fazla kaynağa erişebilir, gelişmiş dökümantasyonları anlayabilir ve küresel yazılım topluluğuyla daha etkili bir şekilde iletişim kurabilirsiniz.
Bu sebepten ötürü belki de yazılıma başlamadan önce İngilizce’yi temel seviyede öğrenmeyi düşünebilirsiniz. Tabii bunun bir gereksinim olmadığını da belirtelim. Yazılım öğrendiğiniz süreçte internet üzerinden pek çok kaynak araştırması yapmanız gerekeceği için, zaten isteseniz de istemeseniz de temel seviyede İngilizce öğreneceksiniz.
Pes etmemek
Yazılım öğrenirken hatalarla karşılaşmanız kaçınılmazdır. Bu normaldir ve sizin gelişiminizin bir parçasıdır. Pes etmek yerine, hataları bir fırsat olarak görün. Çözüm odaklı düşünün, hataları analiz edin ve çözmek için internet üzerinden araştırma yapın. Yazılım geliştirme sürecinde sabırlı olmak ve azimle çalışmak önemlidir.
İnternette araştırma yeteneği
Yazılım öğrenirken veya proje geliştirirken karşılaşacağınız sorunları çözmek için internette araştırma yapmak büyük bir beceridir. Hata mesajlarını veya sorunları internette aramak bile basit bir araştırmadır.
Stack Overflow, GitHub gibi platformlar ve çeşitli forumlar, yazılım geliştirme topluluğunun büyük bir kaynağıdır. İnternet araştırma becerilerinizi geliştirerek sorunlarınıza daha hızlı ve etkili çözümler bulabilirsiniz.
Cep telefonundan yazılım öğrenmek eskisinden çok daha kolay. İşte karşınızda en iyi kodlama öğreten mobil uygulamalar listesi!
Aynısını geliştirmeye çalışın
Yazılım öğrendiğiniz sırada kendinizi geliştirmek ve bilginizi pekiştirmek için bir proje bulup, onun aynısını geliştirmeye çalışabilirsiniz. Örneğin bir web sitesinin veya mobil uygulamanın aynısını kodlamayı deneyebilirsiniz. Buna, yazılım sektöründe proje clone’u geliştirmek deniyor.
Projeler geliştirin
Sadece bir dilin temeli öğrenildiği zaman ne yazık ki hemen yazılımcı olunmaz. Projeler geliştirerek daha çok tecrübe edinmeli ve bilgi sahibi olmalısınız. Çünkü ileride yazılım ile ilgili bilmiş olduğunuz bilgilerin büyük çoğunluğunu, proje geliştirdiğiniz sırada öğreneceksiniz. Bu nedenle öğrenme aşamasında bunun için gerekli önemi gösterin.
Projelerinizi paylaşın
Öğrenme sürecinde geliştirdiğiniz bütün projerlnizi Github gibi yazılımcıların sosyal medyası olarak görülen platformda mutlaka paylaşın. Yazdığınız kodlar her ne kadar sizi acemi gibi gösterecek olsa da, ilerleyen zamanlarda yayınladığınız projeler, sizin gelişiminizi kanıtlar nitelikte olacak.
Aynı kodu yazmayın
Öğrenme aşamasında sizinle bilgi paylaşan bir eğitmen veya kişinin yazdığı kodu kullanmayın. Kendi kodunuzu yazmaya çalışın. Hata yapabilecek olsanız bile bundan çekinmeyin. Örneğin eğitmen, konsol üzerinde bir yapılacaklar listesi uygulaması geliştiriyse, siz de not defteri geliştirmeye çalışın.
Hedefiniz para kazanmak olmasın
Yazılıma başlamak isterken hedefiniz para kazanmak değil, iyi bir iş çıkarabilmek için kendinizi geliştirmek olmalı. Eğer para kazanma odaklı olursanız, başarılı olma ihtimaliniz düşük. Çünkü para, kendinizi geliştirmenin önüne geçecektir.
Yazılımı ne kadar sürede öğrenebilirim?
Yazılım öğrenmek asla bitmez. Sizler bir programlama dilinde profesyonel seviyede olsanız bile, her geçen gün yeni şeyler öğrenirsiniz. Haliyle bu da sizin aslında yazılımı halen tamamen öğrenmemiş olduğunuzu gösterir.
Yazılım için matematik gerekli mi?
Bu soruya internet üzerinde pek çok kez denk gelmiş olabilirsiniz. Öncelikle yazılım için matematiğin gerekli olup olmadığına cevap verebilmek için alana bakmalıyız. Eğer sadece bir mobil uygulama veya web site geliştiricisi olacaksanız, dört işlem matematik bilgisi yeterli olacaktır.
Ancak yapay zeka tarafına geldiğimizde aynı şeyi söyleyemeyiz. Çünkü yapay zeka, verilerden öğrenme ve kararlar alma yeteneğine sahiptir. Bu sistemlerin temelini oluşturan algoritmalar, matematiksel kavramlar ve işlemler üzerine kurulur.
Öte yandan Lineer cebir, yapay zekanın temelini oluşturan bir matematik dalıdır. Vektörler, matrisler ve doğrusal denklemler gibi kavramlar, yapay zekanın modelleme ve hesaplama süreçlerinde sıkça kullanılır. Bu sebeplerden ötürü yapay zeka alanında gelişmek için matematikte iyi olmanız gerekir.
Bir mobil uygulama geliştiricisi veya web geliştiricisi olacaksanız, bu süreçte dört işlemin ötesine çok nadir geçeceksiniz. Eğer ki matematik seviyeniz düşükse ve ileri seviye bir bilgiye ihtiyacınız olursa, internet üzerinden yapabileceğiniz basit bir araştırma ile istediğinize ulaşabilirsiniz.
Ne kadar sürede yazılımcı olurum?
Aslına bakacak olursak yazılımcı olmak için yazılım ile ilgilenilmesi gereken bir süre veya test formu yok. Eğer ki yazılım bilginiz ile ortaya bir ürün çıkarabiliyor ve bu üründen bir maddi kazanç sağlayabiliyorsanız, sizler bir yazılımcısınızdır.
Yazılımdan nasıl para kazanabilirim?
Bu soru için mantıktan yola çıkalım. Kendinizi web sitesine ihtiyacı olan ancak hiçbir şekilde kod bilgisi olmayan bir kişi olarak düşünün. Bu bağlamda, bir yazılımcıya ihtiyacınız var. Tam bu noktada karşınızda iki aday var; Birinci kişi size istediğiniz web sitesini geliştirecek ve taleplerinizi gerçekleştirecek.
İkinci kişi ise istediğiniz web sitesini geliştiremeyebilir. Çünkü bilgisi yetersizdir. Haliyle taleplerinizi de karşılayamaz. Burada mantığa göre cevap verecek olursanız, tabii ki birinci kişiyi seçerdiniz çünkü size yardımcı olabilecek tek kişi o.
Yani eğer ki bir kişiye istediği web sitesini, mobil uygulamayı veya alanınız her neyse sizden istenen sistemi geliştirebilecek bir seviyedeyseniz, müşteri bulduğunuz takdirde para kazanabilirsiniz. Fakat demin verdiğimiz örnekteki ikinci kişi gibi olursanız, kimse sizi tercih etmeyeceği için para kazanabilmeniz da neredeyse imkansızdır.
Müşteri bulmak içinse çeşitli freelancer web sitelerinde ilan listeleyebilir ve sosyal medya medya platformlarında aktif olarak paylaşımlar yaparak, insanların dikkatini çekmeye çalışabilirsiniz. Bu noktada çevrenizin ve geçmiş iş tecrübelerinin de önemli olduğunu belirtelim.
Zira bir kişiye yazılım geliştirdiğinizde, o kişi bu işten memnun kaldıysa, yüzde 85 ihtimalle sizi her fırsat bulduğunda tavsiye edecektir. Tavsiye ettiği kişi de sizin kapınızı çaldığında, sadık bir müşteri kitlesi oluşturacaksınız. Bu nedenle her işinizi kaliteli yapmaya çalışmalısınız. Mutlu bir müşteri bırakmak için çabalamak oldukça önemli.
Bu içeriğimizde yazılıma başlamak isteyenler için “yazılıma nasıl başlanır?” ve “yazılıma başlarken hangi dili tercih etmeliyim?” sorularına cevap verdik. Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.