Yapay zeka ve sinema dünyası karşı karşıya geldi

Yapay zeka alanında öncü şirketlerden OpenAI, yeni video üretme aracı Sora 2’yi piyasaya sürdü. Ancak bu yeni teknoloji, Hollywood’un en güçlü kurumlarından birinin sert tepkisiyle karşılaştı. Eğlence dünyasının en büyük isimlerini temsil eden Creative Artists Agency (CAA), OpenAI’ın bu yeni aracının sanatçıların kişilik hakları ve kazançları için ciddi bir tehdit oluşturduğu konusunda uyarılarda bulundu.

Sora 2 telif haklarını ihlal mi ediyor?

CAA, yayımladığı bildiride Sora 2’yi “teknolojinin kötüye kullanımı” olarak nitelendirdi ve OpenAI’ı sanatçıların haklarını hiçe saymakla suçladı. Ajans, OpenAI’ın küresel telif hakkı ilkelerini görmezden gelerek sanatçıların, yazarların, yönetmenlerin ve diğer tüm yaratıcıların eserlerini izinsiz bir şekilde “çalmayı” mı planladığını sorguladı. Özellikle kullanıcıların ünlülerin görüntülerini yapay zeka kliplerinde kullanmasına olanak tanıyan özellikler, büyük bir endişe kaynağı olarak öne çıkıyor.

Sora 2 OpenAI Hollywood CAA

CAA bu tepkisinde yalnız değil. WME ve UTA gibi diğer büyük ajanslar da benzer endişelerini dile getirerek OpenAI’a karşı ortak bir duruş sergiledi. Bu durum, Silikon Vadisi’nin “önce yap, sonra düzelt” yaklaşımı ile Hollywood’un her adımı lisans ve izinlerle güvence altına alan katı kuralları arasındaki çatışmayı gözler önüne seriyor. Gelen tepkiler üzerine OpenAI, Sora 2’nin bazı ayarlarını düzenlemeye başladığını ve gelecekte yeni güvenlik önlemleri ile gelir paylaşımı modelleri üzerinde çalışacaklarının sinyalini verdi.

Yapay zekalı Hollywood yıldızı geliyor!

Yapay zekalı Hollywood yıldızı geliyor!

Yapay zekalı aktris Tilly Norwood, Hollywood'a büyük bir damga vurmaya hazırlanıyor.

OpenAI, ünlülerin izni olmadan görüntülerinin kullanılmasını engellemek için bazı önlemler aldığını belirtiyor. Şirkete göre, bir ünlünün Sora 2 tarafından kullanılabilmesi için o kişinin kendi dijital kimliğini sisteme bizzat yüklemesi ve halka açık hale getirmesi gerekiyor. Hayatını kaybetmiş ünlülerin mirasçıları ise kaldırma talebinde bulunabiliyor. Ancak bu önlemler, telif hakkı ihlallerini önlemenin yapay zeka şirketinin sorumluluğunda olduğunu belirten Sinema Filmleri Derneği (Motion Picture Association) gibi kurumlar için yeterli görülmüyor.

Tüm bu tartışmaların merkezinde ise Hollywood’un temel talebi yatıyor: kontrol, kullanım izni ve adil bir ücretlendirme. Ajanslara göre, sanatçıların bu temel hakları korunmadığı sürece hiçbir çözüm kabul edilemez. Yapay zeka ve eğlence endüstrisinin geleceğini şekillendirecek bu gelişmeler, teknoloji dünyasında yakından takip ediliyor. Peki, siz yapay zekanın ünlülerin görüntülerini kullanması hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu teknolojinin sanat ve eğlence dünyasına olumlu bir katkı sağlayacağına inanıyor musunuz?

Vision Pro rakibi Samsung Galaxy XR özellikleri sızdırıldı

Samsung’un uzun süredir üzerinde çalıştığı ve teknoloji dünyasında büyük bir merakla beklenen artırılmış gerçeklik başlığı Galaxy XR hakkındaki sis perdesi aralanıyor. Şirket, 2023 yılında bu alanda bir cihaz geliştireceğini duyurmuş, 2024’te ise Android XR işletim sistemini tanıtırken başlığın tasarımına dair ilk ipuçlarını vermişti. O zamandan beri “Project Moohan” olarak bilinen proje hakkında sessizliğini koruyan Samsung, yeni bir sızıntıyla tekrar gündeme geldi. Android Headlines tarafından paylaşılan bilgiler, cihazın adını, teknik özelliklerini ve kontrolcü aksesuarlarını gözler önüne seriyor.

Samsung Galaxy XR başlığının tüm özellikleri sızdırıldı

Sızıntıya göre cihazın resmi adı “Samsung Galaxy XR” olacak. Tasarım olarak, piyasadan çekilen Meta Quest Pro ile Apple Vision Pro’nun bir birleşimi gibi görünüyor. Ayarlanabilir bir kafa bandına sahip olan Galaxy XR, temel olarak dış dünyayı kameralar aracılığıyla görmenizi sağlayan bir yapıya sahip ve gücünü harici bir batarya paketinden alıyor. Samsung daha önceki tanıtımlarında cihazın sesli komut, göz ve el takibi yeteneklerine odaklansa da, yeni bilgiler Galaxy XR’ın Meta Quest 3’ün kontrolcülerine oldukça benzeyen iki adet fiziksel kontrolcüyü de destekleyeceğini gösteriyor.

Samsung Galaxy XR Vision Pro artırılmış gerçeklik

Cihazın teknik özellikleri ise beklentilerle büyük ölçüde örtüşüyor. Qualcomm’un 2024 yılında duyurduğu gibi, Galaxy XR gücünü Snapdragon XR2 Gen 2 yonga setinden alacak. Yazılım tarafında ise Samsung’un kendi One UI arayüzüyle özelleştirilmiş bir Android XR sürümü kullanılacak. Paylaşılan ekran görüntüleri, Samsung’un tarayıcı, fotoğraf ve kamera gibi kendi uygulamalarını eklediğini, ancak genel deneyimin Google’ın saf Android XR sürümüne oldukça yakın olduğunu gösteriyor. Bu durum, Samsung’un yazılım tarafında daha sade bir yaklaşım benimsediğine işaret ediyor.

Daha önce Koreli kaynaklar tarafından da iddia edildiği gibi, başlıkta her göz için bir adet yüksek çözünürlüklü 4K micro-OLED ekran bulunacak. Yaklaşık iki saatlik batarya ömrü sunması beklenen cihaz, bu konuda Apple Vision Pro ile benzer bir performans sergiliyor. Ancak önemli bir fark var: Galaxy XR çok daha hafif. Söylentilere göre başlık sadece 545 gram ağırlığında olacak. Bu değer, 600 gramı aşan Apple Vision Pro’ya kıyasla önemli bir kullanım kolaylığı sunabilir.

Yeni nesil Apple Vision Pro askıya alındı

Yeni nesil Apple Vision Pro askıya alındı

İddiaya göre üst düzey Apple Vision Pro projesi askıya alınarak odak AI destekli akıllı gözlüklere çevrildi.

Şu an için en büyük bilinmezlikler ise cihazın fiyatı ve kesin çıkış tarihi. Samsung, 2025’in ikinci çeyrek raporlarında başlığı bu yıl içinde piyasaya sürmeyi planladığını belirtmişti, ancak henüz resmi bir lansman tarihi açıklanmadı. Cihazın fiyatının ise oldukça yüksek olması bekleniyor. Ağustos 2025’te ortaya atılan iddialar, Galaxy XR’ın yaklaşık 1.700 ila 2.800 dolar arasında bir fiyat etiketine sahip olabileceğini öne sürmüştü.

Peki, siz Samsung’un yeni artırılmış gerçeklik başlığı hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Galaxy XR, Apple Vision Pro ve Meta Quest gibi güçlü rakiplerin karşısında başarılı bir yer edinebilir mi? Yorumlarda görüşlerinizi bizimle paylaşın.

iPhone 18 için radikal karar

Apple denince akla gelen ilk şeylerden biri, her sonbaharda düzenlenen o meşhur iPhone lansmanlarıdır. Yıllardır süregelen bu gelenek, teknoloji tutkunları için adeta bir ritüel haline geldi. Ancak son sızıntılara bakılırsa, bu alışkanlık iPhone 18 serisiyle birlikte kökünden değişebilir.

Herkes iPhone 17 serisinin ardından iPhone 18’in de benzer bir takvimle, yani 2026’nın Eylül ayında tanıtılmasını beklerken, kulislerde dolaşan bilgiler Apple’ın bu kez farklı bir strateji izleyeceğini gösteriyor. Görünen o ki, tüm iPhone 18 modellerini aynı anda göremeyebiliriz.

iPhone 18 Lansman Takvimi: Beklentiler Neler?

Sektörden gelen son raporlara göre Apple, lansman takvimini ikiye bölmeyi planlıyor. Bu, bazı modellerin alıştığımız sonbahar döneminde, bazılarının ise çok daha sonraki bir tarihte piyasaya sürüleceği anlamına geliyor. Hatta standart iPhone 18 modelinin tanıtımı 2027 baharına kalabilir.

Peki bu durumda hangi model ne zaman gelecek? Söylentilere göre ortaya çıkan tablo şu şekilde:

iPhone ModeliTahmini Tanıtım Tarihi
iPhone 18 Pro2026 Sonbaharı (Eylül)
iPhone 18 Pro Max2026 Sonbaharı (Eylül)
iPhone Air 2 (2026)2026 Sonbaharı (Eylül)
Katlanabilir iPhone2026 Sonbaharı (Eylül)
iPhone 18 (Standart Model)2027 Baharı
iPhone 18e2027 Baharı

Tabloda da gördüğünüz gibi, 2026 sonbaharında Pro modeller, yeni bir Air modeli ve hatta uzun zamandır beklenen katlanabilir iPhone sahne alabilir. Ancak serinin en çok satan modeli olması beklenen standart iPhone 18 ise birkaç ay rötar yapacak gibi duruyor.

Apple Neden Böyle Bir Değişikliğe Gidiyor?

Peki Apple, yıllardır tıkır tıkır işleyen bu sistemi neden değiştirsin ki? Bu sorunun birkaç olası cevabı var:

  • Satış Stratejisi: Standart iPhone modeli, genellikle daha uygun fiyatı ve yeterli özellikleriyle en çok tercih edilen model oluyor. Apple, bu modeli geciktirerek kullanıcıların bir kısmını sonbaharda çıkacak olan Air veya katlanabilir iPhone gibi diğer yeni modellere yönlendirmeyi hedefliyor olabilir.
  • Rekabet Zamanlaması: Rakip firmaların, özellikle Samsung’un Galaxy S serisini genellikle yılın ilk aylarında tanıttığını biliyoruz. Apple, standart iPhone 18’i 2027 baharında piyasaya sürerek, tam da o dönemde ilgiyi kendi üzerine çekmek ve rakibinin pazar payından çalmak isteyebilir.
  • Lansman Yoğunluğunu Azaltmak: 2026 sonbaharında Pro modeller, Air ve katlanabilir cihaz gibi pek çok yenilikle sahneye çıkacak olan Apple, standart modeli daha sakin bir döneme bırakarak her cihaza hak ettiği ilgiyi göstermeyi amaçlıyor olabilir.

Şimdilik Her Şey Söylentiden İbaret

Elbette tüm bunların şimdilik güçlü birer iddiadan ibaret olduğunu unutmamak gerek. Apple, planlarını son ana kadar gizli tutmasıyla meşhur bir şirket. Ancak bu sızıntılar, şirketin gelecekteki iPhone stratejileri hakkında bize önemli ipuçları veriyor.

iPhone Ultra geliyor!

iPhone Ultra geliyor!

Apple'ın ilk katlanabilir iPhone modeli için "iPhone Ultra" ismi gündemde. Peki Apple neden Fold yerine Ultra adını tercih edebilir?

Sonuç olarak, en güvenli tahmin yine de iPhone 18 serisinin ana gövdesinin önümüzdeki sonbaharda tanıtılacağı yönünde. Fakat standart modelin küçük bir bahar kaçamağı yapma ihtimali de oldukça yüksek. 2026 ve 2027, iPhone hayranları için oldukça hareketli geçeceğe benziyor!

Yapay zeka iş dünyasını nasıl etkileyecek? HP anlattı!

HP’nin 14 ülkeden toplam 18.200 çalışanın katılımı ile gerçekleştirdiği HP İş İlişkileri Endeksi’nin (WRI) üçüncüsünü yayımladı. Dünyanın dört bir yanındaki insanların işleriyle olan ilişkileri hakkında ne hissettiklerini inceleyen kapsamlı bir küresel araştırma olan HP İş İlişkileri Endeksi (WRI) verileri, iş yerinde tatmin seviyesinin tarihsel olarak en düşük noktaya gerilediğini gösteriyor. Bilgi çalışanlarının yalnızca %20’si işiyle sağlıklı bir bağ kurabildiğini belirtirken, bu oran 2024’e kıyasla 8 puanlık bir düşüş anlamına geliyor. En keskin gerileme iş dünyası liderleri arasında yaşanarak, en üst düzeyde ciddi bir güven ve bağlılık krizine işaret ediyor. Araştırma, işyerindeki tatmini artıracak şekilde düzenlemeler yapmak, gerekli değişim için BT departmanlarını karar süreçlerine dahil etmek ve değişime öncülük etmek ve daha sağlam iş ilişkileri kurmak konusunda önemli bir fırsatlar sunuyor.

Araştırmaya göre, işiyle sağlıklı bağ kurma noktasında dünya genelindeki %20 oranına karşılık HP Quant Survey Türkiye verilerine göre bu oran Türkiye’de %29 ile küresel ortalamaya yakın seyrediyor. Buna karşın çalışanların ciddi bir baskı altında olduğuna dair bulgular dikkat çekiyor. %67’si iş yerindeki beklenti ve taleplerin arttığını söylerken, %62’si şirketlerin insandan çok kâra öncelik verdiğini belirtmiş, bu oran globalde %45 oranında. Türkiye’de çalışanların %63 ise kurumların çalışan deneyimi yerine şirketin büyümesini önceliklendirildiğini düşünüyor. 

HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar, toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“ Bilgi çağında çalışanların işlerinden tatmin olmaları giderek zorlaşırken, liderlerinden değer görme ve bunu hissetme beklentileri artıyor. Türkiye’de yapılan araştırmalar, özellikle yetkinlik geliştirme ve kariyer ilerlemesinin ön plana çıktığını ayrıca çalışanların sorunsuz bir dijital deneyim arayışında da olduklarını gösteriyor. Dijital çalışma ortamımız yeni yetkinliklerle geliştikçe, daha bilinçli ve güvenli kararlar alabilecek, düşük etkili işleri teknolojiye devrederek yüksek etkili işlere odaklanabileceğiz.” 

Çalışanlar, mesleki tatmin, profesyonel gelişim ve liderlerinin kendilerini önceliklendirmesi ile ilgileniyor. Çalışılan saatlerin sayısı değil, nasıl geçtiği daha çok önemseniyor. Çalışanlar için tatmin, kendisi ve kurumu için gerçekten anlamlı bir işe vakit ayırmak, bu önemli vakitte birlikte çalışabilmek ve beceri edinme fırsatları yakalayarak gelişim göstermek, sorunları kendi kontrolü altında çözme özgürlüğüne sahip olmak, yaratıcılığı kullanarak anlamlı hedeflere ulaşabilme yetkinliği anlamına geliyor. Önceliklendirilen bu beş unsur arasında en çok ilk üçü vurgulanırken ne yazık ki çalışanlar vakitlerinin sadece %50’sini bunlara ayırabildiğini söylüyor. Bu beş unsurun tatmin düzeyine katkısı sorgulandığında, Türkiye’deki çalışanlar için yetkinlik (%27) ve gelişimi (%24) ilk iki sırayı alıyor. Türkiye’de çalışanların memnuniyet seviyelerinin düşük olduğu görülüyor. Katılımcıların %58’i katkılarının yeterince takdir edilmediğini, %67’si iş yerindeki teknolojinin gelişime ihtiyaç duyduğunu, %72’si ise rutin işlerin anlamlı çalışmaları gölgelediğini belirtti. 

İş liderlerinin yalnızca %37’si BT’yi çalışan deneyimi çalışmalarına dahil ediyor.  Teknolojinin profesyonel tatmini artırmadaki önemi göz önüne alındığında, BT ekiplerinin, çalışan deneyimi ve verimlilik üzerinde çok daha güçlü bir etki yaratabilir ve bugün olduğundan çok daha kritik bir rol üstlenebilir. BT profesyonellerinin %71’i çalışan deneyimini önemli ölçüde iyileştirebileceğine inanıyor.

AI teknolojisi çalışma deneyimini yeniden şekillendiriyor

Araştırmaya göre, dünya genelinde her 10 bilgi çalışanından 4’ü günlük işlerinde AI kullanıyor. Türkiye’deki toplantıda, bu trendi destekleyen HP’nin AI tabanlı iş çözümleri ve ürünleri de katılımcılarla buluştu. HP’nin sergilediği yeni nesil ürünler, çalışanların verimliliğini artırmayı ve iş-yaşam dengesi sağlamayı hedefleyen çözümleriyle öne çıktı.

Tesla Türkiye yine zam yaptı

Tesla, Türkiye pazarındaki en popüler modellerinden biri olan Model Y’nin fiyatlarında bir kez daha artışa giderek potansiyel alıcıları şaşırttı. Kısa süre önce yapılan zammın ardından gelen bu yeni güncelleme ile Model Y’nin başlangıç fiyatı 2.4 milyon TL barajını aştı. Bu artış, markanın Türkiye’deki fiyatlandırma stratejisi ve gelecekte sunulacak modeller hakkında da önemli ipuçları veriyor.

Standart Menzil Versiyonunda Peş Peşe Gelen Zamlar

Tesla’nın Türkiye’deki en ulaşılabilir modeli olan arkadan itişli Standart Menzil (SR) Model Y, son haftalarda adeta bir zam fırtınasının merkezinde yer alıyor. Yakın zaman önce 2.241.000 TL’den 2.305.500 TL’ye yükseltilen modelin fiyatı, bugün yapılan son artışla birlikte 2.420.625 TL‘ye ulaştı. Bu son zam, aracın giriş seviyesi fiyatının kısa bir süre içinde yaklaşık 200.000 TL artması anlamına geliyor ve Tesla sahibi olmak isteyenler için giriş maliyetini önemli ölçüde yükseltiyor.

Tesla Model Y Ailesi Etkilendi: İşte Güncel Fiyat Listesi

Yapılan bu güncelleme sadece başlangıç modelini değil, tüm Model Y serisini etkiledi. Performans ve menzil beklentisi daha yüksek olan kullanıcıları hedefleyen diğer versiyonların da fiyatları güncellendi. 10 Ekim 2025 itibarıyla Tesla Model Y ailesinin Türkiye’deki güncel fiyat listesi şu şekilde oluştu:

  • Model Y (Arkadan İtişli Uzun Menzil): 3.225.240 TL
  • Model Y Long Range (Dört Çeker Uzun Menzil): 3.998.400 TL
  • Model Y Performance (Dört Çeker Performans): 4.418.400 TL
Tesla Türkiye

Fiyat artışlarının yanı sıra, Tesla’nın Avrupa pazarındaki strateji değişikliği de Türkiye piyasasını yakından ilgilendiriyor. Almanya’da, mevcut Model Y SR versiyonunun yerini, donanım olarak biraz daha “kırpılmış” yeni bir “Model Y Standard” modelinin aldığı duyuruldu. Bu gelişme, Türkiye’ye de artık mevcut SR yerine bu yeni Standard versiyonun ithal edileceği beklentisini doğurdu.

Ucuz Tesla cacık çıktı! Model Y Standart Türkiye’ye gelir mi?

Ucuz Tesla cacık çıktı! Model Y Standart Türkiye’ye gelir mi?

Yeni uygun fiyatlı Tesla Model Y, 517 kilometre menzil sunarak ekonomiyi ve teknolojiyi bir araya getiriyor. Peki bu fiyata değer mi?

Henüz bu yeni versiyonun Türkiye fiyatı hakkında resmi bir bilgi bulunmuyor. Ancak sektördeki beklentiler, bu yeni giriş seviyesi modelin fiyatının, son zamla 2.4 milyon TL’yi aşan mevcut fiyattan önemli ölçüde düşük olmayacağı yönünde. Tüketiciler şimdi, hem bu yeni modelin donanım farklılıklarını hem de Türkiye’ye hangi fiyattan giriş yapacağını merakla bekliyor. Bu son zamlar, Tesla’nın Türkiye’deki erişilebilirliğini bir miktar zorlaştırırken, pazardaki rekabet dinamiklerini nasıl etkileyeceği ise zamanla görülecek.

PlayStation Store’da artık oyunlar için detaylı incelemeler yazılabilecek!

Sony, PlayStation Store’a getirdiği yeni bir güncellemeyle oyunculara kütüphanelerindeki oyunlar hakkında artık çok daha fazlasını söyleme imkanı tanıyor. Sadece yıldızla puan vermenin ötesine geçen yeni sistem, kullanıcılara tam 4.000 karaktere kadar detaylı yazılı incelemeler bırakma olanağı sunuyor. Bu özellik, oyuncuların deneyimlerini derinlemesine paylaşmasını hedeflerken, “review bombing” (inceleme bombardımanı) endişelerini de beraberinde getiriyor.

PlayStation oyun deneyimlerinizi paylaşın, ama şimdilik sadece Web’den

Push Square tarafından fark edilen bu yeni özellik, şu an için yalnızca PlayStation Store’un web sitesi üzerinden kullanılabiliyor. Konsol üzerinden henüz erişilemeyen bu sistem, muhtemelen bir kontrolcü ile uzun metinler yazmanın zorluğu göz önünde bulundurularak öncelikle web platformuna entegre edildi. Artık bir oyun hakkında söyleyecek çok sözünüz varsa, klavyenizin başına geçerek düşüncelerinizi diğer oyuncularla paylaşabilirsiniz.

Her kullanıcı inceleme sisteminde olduğu gibi, PlayStation’ın bu yeni adımında da en büyük endişe, organize bir şekilde bir oyunu karalamak veya haksız yere övmek için yapılan “inceleme bombardımanı”. Ancak Sony, bu riski en aza indirmek için bazı önemli önlemler almış görünüyor:

  1. Sahiplik Şartı: Bir oyuna inceleme yazabilmek için o oyuna PlayStation Store üzerinden dijital olarak sahip olmanız gerekiyor. Bu, oyunu oynamamış kişilerin yorum yapmasının önüne geçiyor. (Fiziksel kopya sahipleri şu an için sistemin dışında kalıyor.)
  2. Moderasyon Süreci: Yazılan her incelemenin, yayınlanmadan önce moderatör onayından geçtiği belirtiliyor. Bu, küfür, hakaret ve konu dışı yorumların filtrelenmesine yardımcı olacak.
  3. Ciddi Bir Platform Havası: İlk gözlemler, kullanıcıların sistemi Steam’deki mizahi veya alaycı yorumların aksine, daha ciddi ve amaca yönelik kullandığını gösteriyor.
En çok indirilen PlayStation oyunları belli oldu

En çok indirilen PlayStation oyunları belli oldu

En çok indirilen PlayStation oyunları açıklandı. Listede oldukça ilgi çeken yapımlar yer aldı.

Bu yeni özellik, doğru kullanıldığında bir oyunun gerçekten size göre olup olmadığını anlamak için sayısal bir puandan çok daha fazlasını sunma potansiyeli taşıyor. Sony’nin, Metacritic gibi platformlarda sıkça görülen toksik yorum kültüründen uzak, daha yapıcı bir topluluk alanı oluşturmayı hedeflediği anlaşılıyor.

Sora tartışmaların gölgesinde rekor kırdı!

OpenAI, metin tabanlı yapay zeka sohbet robotu ChatGPT ile kırdığı rekorların ardından şimdi de video üretim arenasında fırtına gibi esiyor. Şirketin yapay zeka tabanlı TikTok rakibi olarak konumlandırılan yeni uygulaması “Sora”, daha yalnızca davetiyeyle ve kısıtlı bir bölgede erişilebilir olmasına rağmen, beş günden kısa bir sürede bir milyon indirme sayısını aşarak inanılmaz bir başarıya imza attı. Sora başkanı Bill Peebles, bu hızın “ChatGPT’den bile daha süratli” olduğunu vurgulayarak platforma olan devasa ilgiyi gözler önüne serdi.

Sora, kullanıcılarına TikTok benzeri sonsuz bir dikey video akışı sunuyor, ancak burada temel bir fark var: içeriklerin tamamı yapay zeka tarafından üretiliyor. Kullanıcılar, OpenAI’nin gelişmiş “Sora 2” modeline bir komut yazarak saniyeler içinde 10 saniyelik özgün videolar yaratabiliyor. Platformun “Cameo” özelliği ise, kullanıcıların kendi veya izin veren başka kişilerin dijital benzerlerini kullanarak videolar oluşturmasına olanak tanıyor ve bu da kişiselleştirilmiş içerik potansiyelini arşa çıkarıyor.

Sora’nın hızlı büyümesi ve ilk kriz

Ancak Sora’nın bu baş döndürücü popülerliği, beraberinde ciddi tartışmaları da getirdi. Uygulamanın zayıf koruma önlemleri, Pikachu gibi dünyaca ünlü karakterlerin ve hatta OpenAI CEO’su Sam Altman’ın izinsiz kullanıldığı videoların hızla yayılmasına neden oldu. Bu durum, eğlence sektöründen büyük tepki çekerken, OpenAI’nin modelini hangi verilerle eğittiği konusunda da ciddi soru işaretleri doğurdu.

Eleştirilerin odağı haline gelen OpenAI, hızla harekete geçerek Sora’ya yeni güncellemeler getirdi. Artık kullanıcılar, dijital benzerliklerinin hangi videolarda kullanılabileceği konusunda daha fazla kontrole sahip. CEO Sam Altman ayrıca, telif hakkı sahiplerine de “karakterlerinin nasıl kullanılabileceğini (hiç kullanılmaması da dahil) belirleme olanağı” sunacaklarını açıkladı. Bu kontrollerin neden en başından beri mevcut olmadığı ise merak konusu.

OpenAI: ChatGPT bir işletim sistemine dönüşecek

OpenAI: ChatGPT bir işletim sistemine dönüşecek

OpenAI, ChatGPT'yi üçüncü taraf uygulamaların çalışacağı yeni bir işletim sistemine dönüştürme planını açıkladı.

Davetiye sistemi nedeniyle bir milyon indirmenin ne kadarının aktif kullanıcıya dönüştüğü belirsizliğini korusa da, ortada net bir gerçek var: OpenAI, yapay zeka tarafından üretilen video alanına yaptığı bu iddialı yatırımın ilk meyvelerini, tüm tartışmalara rağmen rekor bir ilgiyle toplamaya başladı.

PlayStation 6 ilk detaylar ve çıkış tarihi sinyali!

PlayStation 5, beşinci yaşını kutlamaya hazırlanırken, Sony ve teknoloji ortağı AMD, oyun dünyasının geleceğine dair ilk somut ipuçlarını verdi. PlayStation’un efsanevi mimarı Mark Cerny, merakla beklenen PlayStation 6’nın ne zaman gelebileceğine ve hangi devrimsel teknolojilerle donatılacağına dair önemli açıklamalarda bulundu.

Sony Interactive Entertainment (SIE) ve AMD’nin ortak projesi “Project Amethyst” üzerine yayınlanan yeni bir videoda sahne alan PS5’in baş mimarı Mark Cerny, yeni nesil konsol teknolojilerinin “birkaç yıl içinde” oyuncularla buluşacağını belirterek heyecanı doruğa çıkardı. Bu ifade, PS6’nın 2 ila 5 yıl arasında bir zaman diliminde piyasaya sürülebileceğine dair ilk resmi sinyal olarak yorumlandı.

PlayStation 6’nın barındırdığı teknolojiler

Mark Cerny ve AMD Kıdemli Başkan Yardımcısı Jack Huynh, PS6’nın temelini oluşturması beklenen üç çığır açıcı teknolojiyi detaylandırdı. Makine Öğrenimi (Machine Learning) odaklı bu teknolojiler, oyun deneyimini kökten değiştirmeyi vadediyor

  1. Sinir Dizileri (Neural Arrays): Bu sistem, işlemci birimlerinin tek bir yapay zeka motoru gibi verileri ortaklaşa işlemesini sağlıyor. Bu sayede çok daha akıllı ve verimli bir performans elde edilecek.
  2. Işıltı Çekirdekleri (Radiance Cores): Oyunculara daha önce görülmemiş bir gerçekçilik sunmak için tasarlanan bu özel donanım, yüksek performanslı ve gerçek zamanlı ışın izleme (ray tracing) teknolojisini standart hale getirecek.
  3. Evrensel Sıkıştırma (Universal Compression): GPU içindeki verileri akıllıca sıkıştırarak bellek bant genişliği kullanımını minimuma indiren bu sistem, hem enerji verimliliği sağlayacak hem de donanımın kağıt üzerindeki sınırlarını aşarak daha yüksek performans sunmasına olanak tanıyacak.

Cerny, bu üç teknolojinin birbiriyle sinerji içinde çalışarak oyunculara mümkün olan en iyi deneyimi sunacağını vurguladı. “Bu teknolojilerin henüz simülasyon aşamasında olmasına rağmen sonuçlar oldukça umut verici,” diyen Cerny, “Bunları birkaç yıl içinde gelecekteki bir konsola getirme konusunda gerçekten heyecanlıyım,” ifadelerini kullandı.

İptal edilen Assassin’s Creed oyunu ortaya çıktı

İptal edilen Assassin’s Creed oyunu ortaya çıktı

İddiaya göre Ubisoft, Amerikan İç Savaşı sonrasını işleyecek olan Assassin's Creed oyununu "fazla politik" olduğu gerekçesiyle iptal etti.

Bu açıklamalar, PS6’nın sadece daha güçlü bir konsol olmakla kalmayıp, yapay zeka ve donanım verimliliği alanlarında da bir nesil atlayışı hedeflediğini gözler önüne seriyor.

Elektriğin gücü: Tesla Mercedes’i geçti!

Otomotiv dünyasında son yılların en büyük haberi geldi desek yeridir! Elektrikli otomobil denince akla ilk gelen isim olan Tesla, 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan Alman devi Mercedes-Benz‘i küresel satış rakamlarında geride bırakarak tarihi bir başarıya imza attı. Bu gelişme, sektördeki elektrikli dönüşümün ne kadar hızlı ve köklü olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Rakamlarla Devlerin Savaşı: Tesla vs. Mercedes

Yılın üçüncü çeyreğine ait veriler, bu tarihi değişimi net bir şekilde ortaya koyuyor. Tesla, Temmuz-Eylül döneminde beklentilerin üzerine çıkarak rekor bir satış performansı sergiledi. Mercedes ise aynı dönemde beklentilerin altında kalarak hayal kırıklığı yarattı. Gelin, rakamlara daha yakından bakalım:

Marka2025 Üçüncü Çeyrek Satış Adedi
Tesla497.099
Mercedes441.500
Fark+55.599 (Tesla lehine)

Gördüğünüz gibi Tesla, ezeli rakibini 55 binden fazla araçla geride bırakmış durumda. Bu, sadece bir çeyreklik başarı değil, aynı zamanda otomotiv sektöründeki güç dengelerinin nasıl değiştiğinin de en net kanıtı.

Mercedes Cephesinde Neler Oluyor?

Peki koskoca Mercedes neden böyle bir düşüş yaşadı? Şirketin satışları, geçen yılın aynı dönemine göre %12’lik bir düşüş gösterdi. Bu düşüşün en büyük nedenleri olarak iki ana pazar gösteriliyor:

  • ABD Pazarı: Satışlarda %17 düşüş yaşandı.
  • Çin Pazarı: Satışlarda %27 gibi ciddi bir düşüş kaydedildi.

Şirket yetkilileri bu durumu, ABD’deki ithalat vergileri ve özellikle Çin’de BYD ve Xiaomi gibi yerli elektrikli otomobil üreticilerinin artan rekabetine bağlıyor. Anlaşılan o ki, geleneksel devler, yeni nesil teknoloji şirketlerinin rekabeti karşısında zorlanmaya başladı.

Bu Liderlik Kalıcı Olacak Mı? Tesla’yı Bekleyen Zorluklar

Tesla tarafında ise yüzler gülüyor. Şirket, bu çeyrekte bir önceki çeyreğe göre satışlarını %29, geçen yılın aynı dönemine göre ise %7.4 artırdı. Ancak bu parlak tablonun sürdürülebilirliği konusunda bazı soru işaretleri de yok değil.

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg, T10X ve T10F modelleriyle Almanya'ya doğru yola çıktı. Yerli otomobil devinin Avrupa hedefleri büyüyor.

Analistler, bu büyük yükselişin arkasındaki en önemli etkenlerden birinin, Eylül sonunda sona eren 7.500 dolarlık federal vergi teşviki olabileceğini belirtiyor. Birçok tüketicinin bu teşvikten yararlanmak için alımlarını öne çekmiş olabileceği düşünülüyor. Hatta Tesla CEO’su Elon Musk’ın kendisi bile önümüzdeki birkaç çeyreğin zorlu geçebileceğini ifade etmişti.

Tarih ve Piyasa Değeri Farkı Dudak Uçuklatıyor

Bu rekabeti daha da ilginç kılan ise iki şirketin geçmişi ve bugünkü değeri arasındaki devasa fark. Gelin bir de bu açıdan bakalım:

  • Mercedes: İlk aracını 1901 yılında üretti. Piyasa değeri yaklaşık 60.3 milyar dolar.
  • Tesla: Sadece 2004 yılında kuruldu. Piyasa değeri ise 1.37 trilyon dolar.

120 yılı aşkın bir maziye sahip bir otomotiv devi ile henüz 20’li yaşlarında olan bir teknoloji şirketinin bu yarışı, geleceğin otomotiv dünyası hakkında bize çok şey anlatıyor. Siz bu tarihi değişim hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda bizimle paylaşın!

Intel Panther Lake herkesi şaşırtabilir

Intel’in yeni nesil Panther Lake işlemci ailesiyle ilgili heyecan verici detaylar ortaya çıktı. Özellikle mobil platforma odaklanan bu çipler, watt başına yüksek performans değerleri sunacak. Edindiğimiz bilgilere göre, Panther Lake mobil işlemcileri, önceki nesil Lunar Lake’e kıyasla yüzde 30 daha yüksek enerji verimliliği ve veri yoğun iş yüklerinde yüzde 50 daha fazla hesaplama performansı sunuyor.

Panther Lake, performansta fark yaratacak

Şirketin PC ve mobil pazarlardaki payı son yıllarda düşüş yaşarken, Panther Lake bu durumu tersine çevirecek önemli bir ürün olarak konumlanıyor. Panther Lake ailesi, tüketici odaklı ürünler arasında ilk kez 18A üretim sürecini kullanacak.

Bu süreç, sadece teknolojik bir ilerleme değil, aynı zamanda Intel’in Amerikan yarı iletken stratejisini destekleyen kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. ABD, yarı iletken üretimini kendi sınırları içine çekmeye çalışırken, Intel bu alanda ABD’de üretim yapan tek Amerikan şirketi olma özelliğini koruyor.

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg, T10X ve T10F modelleriyle Almanya'ya doğru yola çıktı. Yerli otomobil devinin Avrupa hedefleri büyüyor.

Yeni mobil platforma dair ilk resmi önizlemenin yarın gerçekleşecek olan Intel Tech Tour etkinliğinde sunulması bekleniyor. Ayrıca, Panther Lake ve daha sonraki Clearwater Forrest projeleriyle ilgili teknik detayların da önümüzdeki günlerde açıklanması planlanıyor. Tüketiciler, bu yeni çiplerle dizüstü bilgisayarlarda hem daha uzun pil ömrü hem de önemli ölçüde artırılmış hız elde edecek.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Tron: Ares filmi beklentileri karşıladı mı?

Seksenli yılların akılda kalıcı bilim kurgu yapımlarından Tron serisinin yeni devam filmi Tron: Ares vizyon için gün sayıyor. Son olarak 2010 yılında Tron: Legacy ile izleyicilerin karşısına çıkan seri, 10 Ekim’de Türkiye dahil birçok ülkede beyaz perdeye geri dönüyor. Ancak gösterim öncesi yapılan basın gösterimlerinin ardından paylaşılan ilk eleştiriler, filmin hayranlarını üzecek bir tabloyu ortaya çıkardı.

Tron: Ares beklentilerin altında kaldı

Tron: Ares, eleştirmenlerden beklenen geçer notu alamadı. Bugün itibarıyla filmin puanları belirginleşti. Filmin MetaCritic puanı 50 olarak belirlendi, Rotten Tomatoes’taki onay puanı ise yüzde 54 seviyesinde kaldı.

Filmde genel olarak beğenilen unsurlar bulunuyor. Filmin görselliği ve Nine Inch Nails tarafından bestelenen müzikleri eleştirmenlerden olumlu yorumlar alırken, filmi olumsuz etkileyen en büyük faktörün son derece zayıf bulunan hikâye olduğu belirtiliyor. Eleştirmenlerin yorumları, filmin “gösterişli ama içi boş” olduğu noktasında birleşiyor.

Serinin önceki filmlerinin temelini oluşturan hikâyeden farklı bir yaklaşım sergileniyor. İlk Tron filmi Jeff Bridges’ın canlandırdığı Kevin Flynn’in dijital dünyaya çekilmesini anlatmış, 2010 yapımı Tron: Legacy ise aynı formülü Kevin’ın oğlu üzerinden uygulamıştı.

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg, T10X ve T10F modelleriyle Almanya'ya doğru yola çıktı. Yerli otomobil devinin Avrupa hedefleri büyüyor.

Tron: Ares ise bu dinamiği tersine çeviriyor. Film, gerçek hayattan bir kişinin dijital dünyaya girmesi yerine, Ares adlı bir yazılımın gerçek dünyaya ilk adımını atmasını konu ediniyor.

Filmin başrolünde ünlü oyuncu Jared Leto yer alıyor. Ona oyuncu kadrosunda Greta Lee, Evan Peters, Cameron Monaghan ve Jodie Turner-Smith eşlik ediyor. Yönetmen koltuğunda ise Karayip Korsanları 5‘in de yönetmenliğini yapan Joachim Rønning oturuyor. Film, gösterime girmesine sadece iki gün kala gelen bu düşük puanlarla, Disney için ummadığı bir sonuçla karşılaşıyor.

xAI yeni dönüşüm sürecine giriyor

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI, hem özsermaye hem de borç finansmanı yoluyla yaklaşık 20 milyar dolar toplamaya hazırlanıyor. Bu dev finansman sürecinde Nvidia, hem fon yapısında hem de kritik çip tedarikinde merkezi bir rol üstleniyor.

xAI, bütçesini büyütmeye hazırlanıyor

Finansmanın yaklaşık 7-8 milyar dolarlık kısmı yeni hisse ihracıyla, 12 milyar dolara kadar olan kısmıysa borçla sağlanacak. Borç finansmanı, Nvidia GPU’larını satın alıp xAI’e kiralayacak özel amaçlı bir şirket (SPV) üzerinden yönlendirilecek. Kaynaklar, Nvidia’nın bu özsermaye turuna 2 milyar dolara kadar doğrudan yatırım yapacağını da belirtiyor.

xAI

Bu karmaşık düzenleme, xAI’ın kritik GPU arzının sıkıştığı bir dönemde öncelikli tedarik hakkını garanti altına almasını sağlıyor. Aynı zamanda Nvidia, bu sayede kendi donanımlarının satışını finanse ediyor ve ABD’deki en büyük yapay zeka eğitim altyapılarından birinde stratejik bir konum elde ediyor.

Çipler, bu yıl başlarında faaliyete geçen Memphis’teki 100 MW’lık Colossus 2 tesisine yönlendirilecek. Musk, bu tesisteki GPU sayısını 200.000’e çıkarmayı planlıyor.

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg T10X ve T10F Almanya yolunda!

Togg, T10X ve T10F modelleriyle Almanya'ya doğru yola çıktı. Yerli otomobil devinin Avrupa hedefleri büyüyor.

xAI’ın kullanacağı çiplerin, kalıcı şebeke altyapısı tamamlanmadan önce teslim edilmesi bekleniyor. Şirketin enerji ihtiyacını karşılamak için büyük ölçekli türbin sistemleri kurduğu biliniyor. Ancak bu durum, izin sürecine tam uymadığı gerekçesiyle çevre gruplarının ve düzenleyicilerin tepkisini çekiyor.

Şirket, metan gazı türbinlerini gerekli izinleri almadan devreye soktuğu yönündeki iddiaları açıkça reddetmedi. Eğer Bloomberg’in bildirdiği büyüklükteki finansman tamamlanırsa, xAI yalnızca devasa GPU stoğunu güvence altına almakla kalmayacak, aynı zamanda bunları kendi koşullarıyla çalıştırma özgürlüğünü de elde ediyor.