X kullanıcı adı pazaryeri için ilk adımı atıyor

Sosyal medya devi X, platformdaki inaktif hesaplar için bir X kullanıcı adı pazaryeri oluşturma yönünde somut adımlar atıyor. Bu yeni girişim, uzun süredir kullanılmayan değerli kullanıcı adlarının tekrar dolaşıma girmesini sağlayabilir.

X kullanıcı adı pazaryeri nasıl çalışacak?

Edinilen bilgilere göre X, bu yeni sistemi bir “pazaryeri” olarak konumlandırıyor. Bu platform, belirli bir süredir aktif olmayan hesapların kullanıcı adlarını açık artırma veya doğrudan satış yoluyla yeni sahiplerine sunacak.

X kullanıcı adı pazaryeri

İnaktif hesaplar için yeni dönem

Elon Musk’ın platformu devralmasından bu yana birçok değişiklik gündeme geldi. İnaktif hesapların temizlenmesi ve bu adların serbest bırakılması, topluluk tarafından en çok talep edilen özelliklerden biriydi. Bu nedenle, yeni sistem büyük bir merakla bekleniyor.

X algoritması değişiyor: Grok karar verecek!

X algoritması değişiyor: Grok karar verecek!

X platforumunun mevcut algoritması rafa kalkıyor. İçerik akışı yakında tamamen Grok yapay zekası tarafından yönetilecek.

Kullanıcılar için ne anlama geliyor?

Bu yeni pazar yeri, hem markalar hem de bireysel kullanıcılar için önemli fırsatlar sunabilir. Uzun zamandır istedikleri ancak alamadıkları kullanıcı adlarına erişim şansı bulacaklar. Bununla birlikte, sistemin nasıl adil bir şekilde yönetileceği ve potansiyel kötüye kullanımların nasıl önleneceği de önemli soru işaretleri arasında yer alıyor.

Peki, X’in bu yeni kullanıcı adı pazaryeri hamlesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Arc Raiders oyuncu sayısı Call of Duty’yi geride bıraktı

The Finals’ın geliştiricisi Embark Studios‘un yeni oyunu, büyük bir sürprize imza attı. Düzenlenen sunucu testi sırasında Arc Raiders oyuncu sayısı, Steam listelerinde Call of Duty gibi devleri bile sollamayı başardı.

Arc Raiders oyuncu sayısı neden bu kadar yüksek?

Embark Studios, The Finals ile yakaladığı başarıyı yeni projesine de taşıyor gibi görünüyor. Arc Raiders, başlangıçta bir PvE oyunu olarak duyurulmuştu ancak daha sonra PvPvE odaklı bir extraction shooter oyununa dönüştü. Bu strateji değişikliği, oyuncuların ilgisini çekmişe benziyor.

Ayrıca, oyunun “Server Slam” olarak adlandırılan test etkinliği, 24 saat içinde 187 binden fazla oyuncuyu cezbetti. Bu rakamlar, oyunun doymuş bir pazarda bile ne kadar güçlü bir başlangıç yaptığını gösteriyor.

Arc Raiders oyuncu sayısı

Extraction türüne yeni bir soluk

Arc Raiders, türün diğer oyunlarından farklı olarak oyuncuların zamanına saygı duyan bir yapı vaat ediyor. Örneğin, oyunda zorunlu “wipe” (sıfırlama) sisteminin olmaması, oyuncuların ilerlemelerini kaybetme korkusu yaşamadan oyuna girip çıkabilmelerini sağlıyor.

Bununla birlikte, oyunun ses tasarımı ve çatışma mekanikleri de övgü topluyor. Oyuncular, hem robotlara hem de diğer oyunculara karşı mücadele ederken adrenalin dolu anlar yaşıyor. İttifaklar kurup birlikte kaçış yapma seçeneği de oyunun sosyal yönünü güçlendiriyor.

Microsoft, Windows cihazlar için Xbox emülatörü geliştiriyor

Microsoft, Windows cihazlar için Xbox emülatörü geliştiriyor

Microsoft, ROG Ally gibi el konsollarını hedefleyen yeni bir Xbox emülatörü Windows sürümü üzerinde çalışıyor.

Live service oyunlarının riski

Oyunun bu üç günlük test süresindeki başarısı etkileyici olsa da, live service modeli taşıdığı riskleri de beraberinde getiriyor. Yakın zamanda Concord gibi büyük bütçeli yapımların hızla başarısız olduğunu gördük. Bu nedenle Arc Raiders’ın uzun vadede bu ilgiyi koruyup koruyamayacağı merak konusu.

Ancak Embark Studios’un şeffaf iletişim politikası ve The Finals ile edindiği tecrübe, oyunun geleceği için umut veriyor.

Peki, Arc Raiders hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Glen Schofield Dead Space 4 için oldukça kararlı görünüyor

Dead Space serisinin yaratıcısı Glen Schofield, efsanevi korku serisine geri dönüp Glen Schofield Dead Space 4 oyununu geliştirmek için ne kadar istekli olduğunu açıkladı. Schofield, bu amaçla Electronic Arts (EA) ile görüştüğünü belirtti.

Glen Schofield Dead Space 4 için EA’ye başvurdu

IGN’e konuşan deneyimli oyun tasarımcısı, “yakın zamanda” EA’ye bir teklifte bulunduğunu ifade etti. Schofield, eski Visceral Games liderlerini geri getirebileceğini ve Motive Studio’nun 2023’teki remake için oluşturduğu varlıkları kullanarak şirkete 30 ila 40 milyon dolar tasarruf ettirebileceğini söyledi. Ancak EA, bu teklifi geri çevirdi.

Glen Schofield Dead Space 4

EA’in satışı yeni bir fırsat yaratabilir

Bununla birlikte Schofield, EA’in 55 milyar dolarlık bir yatırım konsorsiyumu tarafından satın alınmasının ardından umudunu kaybetmiş değil. Yeni sahiplerin borçları azaltmak için bazı stüdyo veya fikri mülkiyet (IP) satışları yapabileceğine inanıyor. Schofield, “Daha iyimserim, çünkü yeni biri IP’yi satın alabilir,” dedi ve bu fırsatı değerlendirmek için şimdiden “telefon görüşmeleri yaptığını” ekledi.

EA satışında ulusal güvenlik endişesi gündemde

EA satışında ulusal güvenlik endişesi gündemde

Electronic Arts'ın 55 milyar dolarlık olası satışı, sahip olduğu devasa kullanıcı verileri nedeniyle ulusal güvenlik riski taşıyor.

Serinin mevcut durumu ve The Callisto Protocol

Electronic Arts, Dead Space remake sürümünden beklediği kârı elde edemedi. Bu nedenle Motive Studio’nun ikinci oyun için yaptığı remake teklifi de reddedildi ve seri tekrar rafa kaldırıldı. Glen Schofield ise Dead Space’ten ilham alan ancak beklentileri karşılayamayan The Callisto Protocol sonrası Striking Distance Studios’tan ayrılmıştı.

Peki, Glen Schofield’ın seriye dönme ihtimali hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Devler oyun geliştirmede yapay zeka kullanmaya başlıyor

Sektörden gelen son raporlar, oyun dünyasının iki dev ismini işaret ediyor. Görünüşe göre PlayStation ve Xbox, tüm tartışmalara rağmen oyun geliştirmede yapay zeka teknolojilerini kullanmaya başladı. Bu durum, oyuncular arasında endişelere yol açsa da stüdyolar maliyetleri düşürmek ve verimliliği artırmak için bu teknolojilere yöneliyor.

Oyun geliştirmede yapay zeka dönemi mi başlıyor?

Oyun sektöründe üretken yapay zeka kullanımı hızla artıyor. Steam üzerinde yer alan her beş oyundan birinin bu teknolojiyi kullandığı belirtiliyor. Ancak, büyük oyuncular tepkilerden çekindikleri için bu konuyu açıkça dile getirmiyordu. Şimdi ise hem Sony hem de Microsoft tarafında önemli gelişmeler yaşanıyor.

Oyun geliştirmede yapay zeka

PlayStation yeni stüdyo için ilan verdi

Gelen bilgilere göre, Sony’nin yeni kurduğu birinci parti stüdyolarından Dark Outlaw Games, bir iş ilanı açtı. Bu ilanda Midjourney ve ChatGPT gibi üretken yapay zeka araçlarında deneyimli bir konsept sanatçısı arandığı fark edildi. Bu, PlayStation’ın teknolojiyi oyunlarına entegre etmeye hazırlandığını gösteriyor.

Xbox, Halo için yapay zekayı kullanıyor

Benzer bir durum Xbox kanadında da yaşanıyor. Sektör içinden kaynaklar, Xbox’ın Halo stüdyolarının iş akışına çoktan yapay zekayı dahil ettiğini iddia ediyor. İddialara göre bu teknoloji, özellikle dünya inşası ve yeni Halo oyunlarının sanatsal yönlerini iyileştirmek için kullanılıyor. Sıkışık teslim tarihleri de bu kararda etkili olmuş görünüyor.

Horizon Zero Dawn film oluyor

Horizon Zero Dawn film oluyor

Sony, Horizon Zero Dawn serisini film haline getirmeye hazırlanıyor. Bu gelişme, oyunun fanlarını heyecanlandırdı.

Geliştiriciler ‘cezbedici’ buluyor

Oyuncuların büyük bir kısmı yapay zekanın AAA oyunlarda kaliteyi düşüreceğinden endişe ediyor. Bununla birlikte, birçok geliştirici bu araçları “kullanışlı” ve “direnmesi zor” olarak tanımlıyor. Hatta bir Battlefield 6 lideri, bu teknolojiyi “cezbedici” olarak nitelendirdi. Microsoft’un yapay zekaya milyarlarca dolar yatırım yapması, bu sürecin daha da hızlanacağını gösteriyor.

Peki, oyunlarda yapay zeka kullanılması hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Microsoft, Windows cihazlar için Xbox emülatörü geliştiriyor

Microsoft’un oyun ekosistemini birleştirmek için büyük bir adım attığı iddia ediliyor. Güvenilir kaynaklara göre şirket, PC ve ROG Ally gibi el konsollarını hedefleyen yeni bir Xbox emülatörü Windows sürümü üzerinde çalışıyor. Bu hamle, eski Xbox oyunlarını PC’ye getirebilir.

Yeni Xbox emülatörü Windows için neler sunacak?

Gazeteci Jez Corden’in raporlarına göre, bu proje Microsoft’un bazı Xbox oyunlarının doğrudan Windows cihazlarda çalışmasını sağlayacak bir teknoloji içeriyor. Bu gelişme, özellikle Xbox 360 geriye dönük uyumluluk programına benzer şekilde, belirli oyunları PC platformuna taşıyabilir. Ayrıca projenin 2025 sonu veya 2026 başında hayata geçebileceği konuşuluyor.

Microsoft Xbox

El konsolları öncelikli hedef

Bu emülatör teknolojisinin ana hedeflerinden biri, ROG Ally gibi Windows tabanlı el konsollarının kullanıcı deneyimini iyileştirmek. Corden, bu cihazların mevcut durumda bir PC gibi manuel ayar gerektirdiğini belirtiyor. Ancak, yeni emülatör sayesinde bu cihazların “daha çok bir Xbox gibi” hissettirmesi amaçlanıyor.

BitLocker tehlikesi: Windows verilerinizi sizden habersiz silebilir!

BitLocker tehlikesi: Windows verilerinizi sizden habersiz silebilir!

Windows 11'in otomatik BitLocker özelliği, kullanıcıların haberi olmadan diskleri şifreleyerek büyük veri kayıplarına neden oluyor.

Lisans onayları gerekiyor

Raporlar heyecan verici olsa da, Corden bunun henüz bir söylenti olduğunun altını çiziyor. Microsoft’un bu oyunları Windows’a getirebilmesi için öncelikle yayıncılardan ve geliştiricilerden lisans onayı alması gerekecek. Bu nedenle, lansman sırasında tüm Xbox oyunlarının desteklenmesi beklenmiyor.

Peki, Microsoft’un bu emülatör hamlesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Apple çalışanları Siri için endişe duyuyor

iOS 26.4 Güncellemesi şirket içinde tartışma yarattı. Apple, iOS 26.4 ile birlikte uzun zamandır beklenen yenilenmiş Siri deneyimini sunmaya hazırlanıyor. Ancak şirket içinden gelen bilgilere göre, bu dönüşüm süreci herkesin içini rahatlatmış değil. Bloomberg’den Mark Gurman’ın haberine göre, Apple’daki bazı mühendisler yeni Siri’nin henüz beklentileri karşılayacak seviyede olmadığını düşünüyor. Özellikle doğruluk, kararlılık ve tepki süresi gibi temel alanlarda eksiklikler bulunduğu öne sürülüyor.

Yeni Siri Daha “Akıllı” Olacak

Apple, WWDC 2024’te tanıttığı yeni Siri versiyonunun yalnızca sesli komutları değil, bağlamsal anlamı da kavrayabilen bir yapıya kavuşacağını duyurmuştu. Yeni Siri, iPhone’un ekranında açık olan içeriği algılayarak, kullanıcının ne hakkında konuştuğunu anlayabilecek. Örneğin bir kullanıcı Mail veya Mesajlar uygulamasında ailesine dair bir plan hakkında konuşuyorsa, Siri o bilgilere dayanarak Annenin uçuşu saat kaçta? gibi sorulara yanıt verebilecek.

Ayrıca yeni sistem, uygulama içi işlemleri de doğrudan sesle yönetmeyi mümkün kılacak. Yani kullanıcılar Fotoğrafları düzenle ya da Notlara yeni madde ekle gibi komutlarla işlemlerini uygulama açmadan tamamlayabilecek. Apple, bu sayede Siri’yi yalnızca bir sanal asistan değil, cihazın iç zekası haline getirmeyi hedefliyor.

Çalışanlardan Performans Kaygısı

Buna karşın bazı Apple çalışanları, sistemin hâlâ gerçek kullanım senaryolarında yeterince istikrarlı çalışmadığını düşünüyor. Siri’nin derin bağlam anlama özelliği kimi durumlarda hatalı sonuçlar üretebiliyor. Bu da Apple içinde, güncellemenin planlandığı gibi 2026’nın ilkbaharında çıkıp çıkmayacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Yine de şirketin elinde hâlâ birkaç aylık geliştirme süresi var. iOS 26.4’ün Mart veya Nisan 2026 döneminde yayınlanması bekleniyor. Bu süre içinde Apple, test verilerini genişleterek Siri’nin hata oranını düşürmeyi ve kararlılığını artırmayı planlıyor.

MacBook Pro dokunmatik OLED ekranla gelebilir!

MacBook Pro dokunmatik OLED ekranla gelebilir!

Apple'ın bir sonraki MacBook Pro modelleri için planları sızdırıldı. Dokunmatik OLED ekran, M6 serisi işlemci ve daha ince bir tasarım yolda.

Yeni Siri, Apple Intelligence ekosisteminin kalbini oluşturacak. Dolayısıyla bu güncelleme sadece bir yazılım yeniliği değil, Apple’ın yapay zeka vizyonu için kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.

X algoritması değişiyor: Grok karar verecek!

X’in içerik sunma biçimi kökten değişiyor. Elon Musk, platformun mevcut algoritmasını devre dışı bırakarak içerik akışını tamamen Grok yapay zeka sistemine devredeceğini açıkladı. Musk’ın xAI şirketi tarafından geliştirilen Grok, bir süredir sohbet aracı olarak kullanılıyordu. Yeni dönemde ise sistem, X’in merkezine yerleşerek kullanıcı deneyimini baştan tasarlayacak.

Musk, değişimin önümüzdeki altı hafta içinde başlayacağını duyurdu. Şu anda X’te içerikler, kullanıcı davranışlarını önceden tanımlanmış kurallara göre analiz eden klasik bir algoritmayla belirleniyor.

Beğenilen veya paylaşılan gönderilere benzer içerikler öne çıkıyor, yüksek etkileşim alan hesaplar daha görünür hale geliyordu. Ancak bu sistem, kullanıcıların gerçek ilgi alanlarını derinlemesine anlamakta yetersiz kalıyordu. Grok, bu sorunu çözmek için geliştirilen yeni bir yapay zeka tabanlı model olacak.

Grok Öğrenen ve Kişiselleşen Bir Akış

Yeni dönemde Grok, milyonlarca kullanıcıdan gelen verileri derin öğrenme yöntemleriyle analiz ederek kişiye özel içerik akışları oluşturacak. Kullanıcının yazı dili, beğeni geçmişi, etkileşim süresi gibi detaylar sürekli değerlendirilecek. Böylece Grok, her gün 100 milyondan fazla gönderiyi tarayarak en uygun içerikleri öne çıkaracak. Kullanıcılar ayrıca Grok’a doğrudan komut verebilecek.

Daha Adil ve Etkileşimli Bir Sosyal Deneyim

Musk’a göre, özellikle yeni kullanıcılar ve az takipçili hesaplar için daha adil bir görünürlük sağlayacak. Geleneksel algoritmalar popüler hesapları öne çıkarırken, Grok ilgi çekici içerikleri objektif şekilde değerlendirerek özgün üreticilerin de fark edilmesini sağlayacak.

Elon Musk’ın beyin çipi için binlerce kişi sırada bekliyor

Elon Musk’ın beyin çipi için binlerce kişi sırada bekliyor

Elon Musk’ın beyin-bilgisayar arayüzü projesi Neuralink’e ilgi büyük. Deneme süreci için 10 binden fazla kişi başvuru yaptı.

Bu dönüşüm X’i yalnızca bir sosyal medya platformu olmaktan çıkarıp, yapay zeka destekli etkileşimli bir deneyim alanına dönüştürecek. Ancak uzmanlar, kendi kendine öğrenen yapının şeffaflık ve tarafsızlık konularında yeni tartışmalar doğurabileceğini belirtiyor.

Elon Musk’ın bu adımı, X’in geleceğini açıkça yapay zekaya bıraktığını işaret ediyor. Artık algoritmalar değil, yapay zekanın kendisi içerik akışını yönetecek.

OpenAI açıkladı: GPT-6 bu yıl çıkmayacak

OpenAI, son dönemde artan söylentilere noktayı koydu. Şirket, 2025 yılı içinde GPT-6 modelini piyasaya sürmeyi planlamadığını resmen açıkladı. Bunun yerine mevcut GPT-5 serisini derinleştirmeye ve optimize etmeye odaklanıyor.

OpenAI: GPT-5 Ailesi Genişliyor

Şirket, halihazırda GPT-5 Auto, GPT-5 Reasoning ve GPT-5 Instant gibi birden fazla varyant üzerinde çalışıyor.

GPT-5 Auto, sorgunun türüne göre farklı modeller arasında otomatik geçiş yaparak en uygun yanıtı üretiyor.

GPT-5 Instant ise hız odaklı tasarımıyla daha seri yanıtlar vermesiyle öne çıkıyor. Bu yapı, OpenAI’ın gelecekteki model stratejisinin temelini oluşturuyor.

GPT-6 Spekülasyonları: CNBC İddiası ve Açıklamalar

Sektörde GPT-6’ya yönelik beklentiler bir süredir gündemde. CNBC’ye konuşan analist Mark Mahaney, GPT-6’nın yıl sonuna kadar tanıtılabileceğini iddia etmişti. Ancak OpenAI cephesinden gelen açıklama bu söylentiyi hızla yalanladı.

Şirketin mühendisi olduğu bilinen ve X platformunda Roon takma adıyla paylaşımlar yapan bir kaynak, GPT-6’nın 2025 içinde çıkmayacağını kesin bir dille doğruladı. Bu açıklama, lansman takvimine dair belirsizlikleri büyük ölçüde giderdi.

Performans, Kararlılık ve Verimlilik

Uzmanlara göre, yeni bir model tanıtmak yerine GPT-5.5 gibi ara sürümler üzerinde yoğunlaşarak mevcut altyapıyı güçlendirmeyi hedefliyor. Bu strateji, modelin muhakeme (reasoning) kapasitesini, kararlılığını ve verimliliğini artırmaya odaklanıyor.

Yapılan son testlerde, GPT-5 Reasoning’in daha tutarlı ve güvenilir sonuçlar verdiği gözlemlendi. Bu da şirketin gelecekte tamamen mantıksal çıkarım ve bağlam anlama yeteneğini geliştirmeye yöneleceğini gösteriyor. OpenAI, GPT-6’yı bekleyen kullanıcıları şimdilik hayal kırıklığına uğratsa da stratejisini yeni model değil, daha akıllı model anlayışı üzerine kuruyor.

Kullanıcılar tarafından yoğun ilgi gören GPT-5 Auto modeli, sorgulara en uygun yanıtı seçebilme özelliğiyle öne çıkıyor.

ChatGPT sosyal medya mı oluyor?

ChatGPT sosyal medya mı oluyor?

ChatGPT, doğrudan mesajlaşma özelliği sunmaya hazırlanıyor. Bu gelişme, kullanıcıları oldukça heyecanlandırdı.

GPT-6 Ne Zaman Çıkacak?

OpenAI’ın bu yaklaşımı, yapay zeka sektöründe sürekli güncelleme yerine sürdürülebilir gelişim anlayışının yükseldiğini gösteriyor. Şirket, daha derin bağlam anlayışı, uzun süreli hafıza yönetimi ve kullanıcıya özel etkileşim alanlarında önemli yenilikler planlıyor. Uzmanlar, GPT-5 ailesinin bu şekilde büyümeye devam etmesinin, gelecekte GPT-6’ya zemin hazırlayan en güçlü adım olacağı görüşünde. GPT-6 için net bir tarihte henüz açıklanmadı. OpenAI, hızdan çok istikrara ve güvenilirliğe odaklanıyor.

BitLocker tehlikesi: Windows verilerinizi sizden habersiz silebilir!

Microsoft’un Windows işletim sistemi için güvenlik amacıyla geliştirdiği BitLocker şifreleme özelliği, bir kullanıcının kabusu oldu. Normalde verileri koruması gereken bu araç, Reddit’te bir kullanıcının paylaşımına göre tam 6 TB verinin kalıcı olarak kaybolmasına neden oldu. Bu olay, özellikle Windows 11 kullanıcıları için önemli bir tehlikeye işaret ediyor. Bu olay; güvenlik önlemi olarak sunulan bir özelliğin, nasıl aşılmaz bir engele dönüşebileceğini gözler önüne serdi.

Windows 11’deki BitLocker verilerinizi silebiliyor

Her şey, bir kullanıcının bilgisayarının yavaşladığını hissetmesi ve temiz bir Windows kurulumu yapmaya karar vermesiyle başladı. Sisteminde biri işletim sisteminin kurulu olduğu disk olmak üzere toplam altı adet sürücü bulunuyordu. Bu sürücülerden ikisi, her biri 3 TB kapasiteli önemli yedek dosyalarını içeren D: ve E: diskleriydi. Kullanıcı, Windows’u yeniden kurduktan sonra bu iki diskin BitLocker tarafından şifrelendiğini ve erişilemez hale geldiğini fark etti. İşin kötü yanı, kullanıcının BitLocker’ı daha önce hiç manuel olarak etkinleştirmemiş olmasıydı.

Sorunun temel kaynağı, Microsoft’un Windows 11 ile birlikte getirdiği yeni bir varsayılan ayar. Eğer Windows 11 kurulumu sırasında bir Microsoft hesabı ile oturum açarsanız, işletim sistemi otomatik olarak BitLocker disk şifrelemesini devreye sokuyor. Pek çok kullanıcı bu durumdan haberdar olmadığı için, şifreleme anahtarını bir yere kaydetme gereği duymuyor. Durum böyle olunca, sistem yeniden kurulduğunda veya diske başka bir bilgisayardan erişilmeye çalışıldığında, Windows’un istediği kurtarma anahtarı ortada olmuyor ve verilere erişim imkansız hale geliyor.

BitLocker Windows veriler

Mağdur kullanıcı, veri kurtarma yazılımları da dahil olmak üzere birçok yöntemi denese de başarılı olamadı. Çünkü BitLocker’ın temel amacı, verileri yetkisiz erişime karşı korumak ve bu şifrelemeyi kırmak neredeyse imkansız. Kullanıcı, çaresizce sistemi bir kez daha yeniden kurduğunda bu defa işletim sisteminin yüklü olduğu C: sürücüsünün de şifrelendiğini gördü. Neyse ki bu kez durumu fark edip yeni anahtarı kaydetmişti. Ancak eski disklerin anahtarlarına Microsoft hesabından da ulaşamadı ve 6 TB’lık arşiviyle baş başa kaldı.

Windows 10 kullanıcıları Linux’a geçmeye başladı

Windows 10 kullanıcıları Linux’a geçmeye başladı

Windows 10 kullanıcıları, Microsoft'un desteği kesmesinin ardından Windows 11 yerine doğrudan Linux'a geçmeye başladı. İşte detaylar..

Bu olay, BitLocker’ın tek sorununun veri kaybı riski olmadığını da gösteriyor. Yapılan testler, yazılım tabanlı BitLocker şifrelemesinin işlemciye ek yük bindirerek SSD’lerin rastgele okuma ve yazma hızlarını %45’e varan oranlarda düşürebildiğini ortaya koyuyor. Yani kullanıcının en başta bilgisayarının yavaşlamasından şikayet etmesinin sebebi de muhtemelen arka planda çalışan bu şifreleme işlemiydi. Bu bağlamda tüm Windows 11 kullanıcılarının disklerinin şifreleme durumunu kontrol etmesi ve eğer açıksa kurtarma anahtarını mutlaka güvenli bir yere kaydetmesi büyük önem taşıyor.

Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bilgisayarınızda BitLocker özelliğinin aktif olup olmadığını daha önce hiç kontrol etmiş miydiniz? Değerli verilerinizi korumak için hangi yedekleme yöntemlerini kullanıyorsunuz? Deneyimlerinizi ve görüşlerinizi yorumlar bölümünde bizimle paylaşın.

Dünyanın en hafif laptopu: Sadece 634 gram!

Japon teknoloji devi Fujitsu, dizüstü bilgisayar dünyasında taşınabilirliğin sınırlarını zorlayan yeni UX-K3 modelini tanıttı. Yalnızca 634 gram ağırlığındaki bu cihaz, “dünyanın en hafif dizüstü bilgisayarı” unvanını resmi olarak paylaşıyor. Bu rekoru, yine Fujitsu tarafından 2022’de tanıtılan Lifebook WU-X/G2 ve 2024 model Dynabook Lifebook WU5/J3 ile birlikte elinde tutuyor. Bu son lansmanla birlikte, üretilmiş en hafif üç dizüstü bilgisayarın da Japonya menşeli olması dikkat çekiyor.

Fujitsu laptopu hafifletmek için karbon fiber kullanıyor

Bu etkileyici hafifliğin sırrı, Fujitsu’nun malzeme mühendisliğindeki uzmanlığında yatıyor. Cihazın üst panelinde dayanıklılığıyla bilinen karbon fiber kullanılırken, klavye ve taban kısmında ise magnezyum-lityum alaşım tercih edilmiş. Bu özel malzeme kombinasyonu, cihaza ekstra kütle eklemeden sağlam bir yapı kazandırıyor. Fujitsu, taşınabilirliği artırmak adına sadece dizüstü bilgisayarı değil, adaptörünü de hafifletmiş. Eski modelde 280 gram olan AC adaptör, yeni modelde sadece 151 gram ağırlığında.

Laptop Fujitsu UX-K3 Intel Core Ultra 7

FMV UX-K3’ün kalbinde, Intel’in verimlilik odaklı Core Ultra 7 255U işlemcisi yer alıyor. 12 çekirdekli ve 14 iş parçacıklı bu işlemci, entegre Intel Graphics birimi ve yerleşik yapay zeka motoruyla hem gündelik hem de daha yoğun görevlerde dengeli bir performans sunuyor. Cihaz, 16 GB bellek ve 512 GB SSD depolama ile donatılmış olarak geliyor. Bu donanım, ofis uygulamaları ve çoklu görevler için akıcı bir deneyim vadediyor.

Cihazın 14 inçlik ekranı, 1920×1200 (WUXGA) çözünürlüğe ve 16:10 en-boy oranına sahip. Bu oran, standart 16:9 ekranlara göre daha fazla dikey çalışma alanı sağlıyor. IPS teknolojisi sayesinde geniş görüş açıları sunan panel, sRGB renk gamının tamamını kapsıyor ve 400 nit parlaklığa ulaşıyor. Mat yüzeyi sayesinde parlak ortamlarda yansımaları en aza indiriyor. Wi-Fi 7, Bluetooth 5.4, USB Type-C, HDMI ve Gigabit LAN gibi zengin bağlantı seçenekleri de sunuluyor. Ayrıca, Windows Hello uyumlu parmak izi okuyucu ve web kamerası için gizlilik kapağı gibi modern güvenlik özellikleri de unutulmamış.

Öğrenciler için en iyi fiyat/performans laptopları

Öğrenciler için en iyi fiyat/performans laptopları

Öğrenciler için en iyi fiyat performans laptopları 2025 listesiyle karşınızdayız. Hepsiburada'daki en güncel ve güçlü modelleri inceliyoruz.

Fujitsu, UX-K3 modelinin video oynatmada yaklaşık yedi saat, bekleme modunda ise 18 saate kadar pil ömrü sunduğunu belirtiyor. Yaklaşık $1,863 fiyat etiketine sahip olan bu model, ham performanstan çok ultra taşınabilirliğe öncelik veren profesyonelleri ve sürekli hareket halinde olan kullanıcıları hedefliyor. Şirket ayrıca, 869 gram ağırlığında fakat 35 saate varan pil ömrü sunan U77-K3 adında daha ağır bir versiyonu da tanıttı.

Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bir dizüstü bilgisayarda sizin için en önemli özellik ağırlık mı, yoksa performans ve pil ömrü mü? Yorumlarda fikirlerinizi bizimle paylaşın.

İlk katı hal pilli elektrikli otomobil 2027’de geliyor!

Otomotiv devi Toyota, elektrikli otomobil dünyasında kuralları yeniden yazacak bir duyuru yaptı. Şirket, 2027 veya 2028 yılında dünyanın ilk tam katı hal pilli elektrikli aracını piyasaya sürmeyi planladığını açıkladı. Bu hedef doğrultusunda Japonya merkezli Sumitomo Metal Mining şirketi ile katı hal pillerinin seri üretimi için gereken katot malzemeleri üzerine ortak bir anlaşma imzaladı. Bu gelişme, elektrikli araç pazarında heyecan verici yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

Toyota elektrikli otomobil piyasasına damga vurmaya hazırlanıyor

Mevcut elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon piller, enerjiyi depolamak için sıvı bir elektrolit kullanıyor. Katı hal teknolojisi ise bu sıvıyı katı bir malzeme ile değiştiriyor. Bu değişim sayesinde pillerin daha küçük boyutlu, daha yüksek çıkış gücüne sahip, çok daha hızlı şarj olabilen ve daha uzun ömürlü olması hedefleniyor. Uzmanlar, bu teknolojiyi yıllardır batarya geliştiricileri için “kutsal kase” olarak tanımlıyor ve son yıllarda seramik tabanlı malzemelerle önemli ilerlemeler kaydedildiği belirtiliyor.

Elektrikli otomobil Toyota katı hal pil

Toyota, bu alandaki çalışmalarını hızlandırmak için farklı ortaklıklar kuruyor. Sumitomo Metal Mining ile 2021’den beri yürüttüğü ortak araştırmalar sonucunda, katot malzemelerinde önemli atılımlar yapıldığı açıklandı. Ayrıca, teknolojinin diğer kritik bileşeni olan katı elektrolit için de Japon petrol devi Idemitsu Kosan ile iş birliği yapıyor. Toyota, bu ortaklıkların yeni nesil elektrikli araçlarının piyasaya çıkışını hızlandıracağına inanıyor.

Ancak Toyota bu yarışta yalnız değil. Elektrikli araç teknolojisinin öncüsü olan Çinli batarya üreticileri CATL ve BYD de kendi katı hal çözümleri üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor. Hatta Çin’deki bazı araştırma enstitülerinin, tek şarjla 600 milden (yaklaşık 965 km) fazla menzil sunabilecek pillerin önünü açacak çözümler bulduğu rapor ediliyor. Diğer yandan SAIC MG markası, MG 4 modelinde “yarı katı hal” olarak bilinen bir teknolojiyi kullanarak seri üretime geçen ilk marka oldu.

Elektrikli otomobil Toyota katı hal pil

Avrupalı üreticiler de rekabette oldukça iddialı. Mercedes-Benz, prototip EQS modeliyle tek şarjla 750 mil (yaklaşık 1200 km) gibi etkileyici bir menzile ulaşmayı başardı. BMW ise katı hal pilli i7 prototipiyle yüksek enerji yoğunluğu konusunda önemli bir başarıya imza attı. Volkswagen destekli QuantumScape, Honda ve Stellantis Grubu gibi devler de kendi teknolojileriyle bu yarışın çok gerisinde olmadıklarını belirtiyorlar.

Subaru yeni elektrikli efsane üzerinde çalışıyor!

Subaru yeni elektrikli efsane üzerinde çalışıyor!

Subaru tarafından yapılan açıklamalarla birlikte uzun süredir beklenen elektrikli efsane araç için sinyal verildi.

Uzmanlara göre teknolojinin laboratuvar ortamında çalışması ile milyonlarca adet seri üretilmesi arasında büyük bir fark var. Asıl zorluk, otomotiv standartlarına uygun pilleri uygun maliyetle ve yüksek adetlerde üretmek. Bu süreç, tahmin edilenden daha yavaş ve pahalı ilerliyor. Bu bağlamda Toyota’nın 2027’de ilk olması mümkün olsa da üretim zorlukları süreci yavaşlatabilir. Önümüzdeki 2-3 yıl, bu “kutsal kase” teknolojisinin kaderini belirleyecek gibi görünüyor.

Peki, siz bu teknoloji yarışı hakkında ne düşünüyorsunuz? Toyota’nın rakiplerini geride bırakıp ilk katı hal pilli aracı piyasaya sürebileceğine inanıyor musunuz? Yorumlarınızı bizimle paylaşın.

Bu hafta teknoloji gündeminde neler yaşandı? – 19 Ekim 2025

Teknoloji dünyasından en son haberleri ve gelişmeleri kaçırmak istemeyenler için hazırladığımız bu videoda, haftanın en önemli teknolojik gelişmelerini üç ana başlık altında inceliyoruz: Tüketici elektroniği, elektrikli otomobiller ve yapay zeka. 5G ihalesinden WhatsApp’a gelen yeni özelliklere, Apple’ın yeni M5 işlemcisinden Samsung’un merakla beklenen VR gözlüğüne kadar birçok konuyu ele alıyoruz.

Videomuzda, 5G teknolojisinin hayatımıza ne zaman tam olarak gireceğini ve kotalar üzerindeki etkilerini tartışıyoruz. Ayrıca, nadir toprak elementlerinin teknoloji dünyasındaki önemine ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyeline değiniyoruz. WhatsApp’a gelen ve spam mesajları engellemeyi amaçlayan yeni özelliği de sizler için inceliyoruz. Apple’ın M5 işlemcisinin getirdiği yenilikleri ve Vision Pro’nun geleceği hakkındaki son gelişmeleri de kaçırmayın.

Elektrikli otomobil dünyasındaki son gelişmeleri de mercek altına alıyoruz. Tesla’nın Cybertruck’ı ile evlere elektrik sağlama projesinden, otonom sürüş teknolojilerindeki son yeniliklere kadar birçok konuyu ele alıyoruz. Ayrıca, Çin’in elektrikli otomobil şarj altyapısına yaptığı devasa yatırımları ve Türkiye’nin bu alandaki durumunu karşılaştırıyoruz. Türkiye’nin yerli uçan otomobili Aircar’dan gelen sevindirici haberleri de sizlerle paylaşıyoruz.

https://shiftdelete.net/bu-hafta-teknoloji-gundeminde-neler-yasandi-12-ekim-2025

Yapay zeka alanındaki baş döndürücü gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Google’ın Gemini 3’ü, yapay zeka destekli tarayıcılar ve işletim sistemleri, füzyon enerjisi ve yapay zeka iş birliği gibi konuları detaylı bir şekilde inceliyoruz. Ayrıca, Türkiye’de geliştirilen yapay zeka dil modeli Kumru’yu ve teknoloji dünyasındaki bot hesap sorununu da ele alıyoruz. Nvidia’nın yeni yapay zeka ürünü DGX Spark’ı videomuzda bulabilirsiniz.