OnePlus, 7 Şubat’ta düzenleyeceği Cloud 11 etkinliğinde OnePlus 11 ailesini, OnePlus Buds Pro TWS modelini ve OnePlus Pad tabletini tanıtacak. Şirketin ilk Android tableti olacağı belirtilen OnePlus Pad özellikleri sızdırıldı.
OnePlus Pad özellikleri
İlk olarak 2021 yılında sızıntılar ile gündeme gelen OnePlus Pad, pandemi süreci nedeniyle ertelenmişti. Tablet ile ilgili çalışmalarını tamamlayan şirket, OnePlus Pad’i kullanıcılar ile buluşturacak.
OnePlus Pad modeli, gücünü Snapdragon 865 işlemciden alacak. İşlemcide 1 adet 2.84GHz Kryo 585 Prime (Cortex-A77) 3 adet 2.42GHz Kryo 585 Gold (Cortex-A77) ve 4 adet 1.8GHz Kryo 585 Silver (Cortex-A55) çekirdek bulunuyor. 7nm teknolojisiyle üretilen işlemcinin grafik arabiriminde ise Adreno 650 yer alıyor.
Ünlü analist Mark Gurman'a göre Apple, dev boyutta bir iPad Pro modeli tanıtmak için hazırlanıyor! İşte ürün için ilk detaylar...
Cihazın ekranında ise 12.4 inç FullHD Plus OLED panel kullanıldı. Henüz açıklanmasada HDR10 Plus teknolojisinin de yer alacağı tahmin ediliyor.
Şirket, ilk tablet modeli olan OnePlus Pad’de 6 GB RAM kullanacak. Cihazın depolama kapasitesi henüz bilinmiyor.
İkili arka kamera dizilimine sahip olacağı belirtilen modelde 13 Megapiksel ana kamera ve 5 Megapiksel ultra geniş açılı kamera yer alacak. Bununla birlikte ön kamerada 8 Megapiksel lens kullanılacak.
Cihazın Android 12L işletim sistemiyle geleceği biliniyor. OnePlus Pad, Çin pazarında 2.999 yuan (yaklaşık 443 dolar) fiyat etiketine sahip olacak.
Siz yeni model hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşabilirsiniz.
1973 yılında icat edilmesiyle birlikte hayatımıza giren cep telefonları, günümüzde birçok marka tarafından üretiliyor. Piyasada şu anda binlerce model mevcut. Peki geçmişten bu yana en çok satılan cep telefonları neler?
Geçmişten bu yana en fazla satılan cep telefonları!
İlk cep telefonu, 1973’de Motorola’daki bir çalışan tarafından icat edildi. Sonraki yıllarda ise Nokia’nın da piyasaya girmesiyle birlikte yeni modeller ortaya çıktı. Günümüzde ise Apple, Samsung, Xiaomi ve Oppo gibi markalar, bu sektörün öncüleri durumunda.
Çinli teknoloji platformu Mydrivers tarafından paylaşılan listenin birinci sırasında Nokia 1100 bulunuyor. Tuşlu olan bu model, toplamda 150 milyon adet satışla geçmişten bu yana en fazla satılan telefon unvanını taşıyor. Hemen ardında ise 248 milyon adet satışla Nokia 1110 bulunuyor.
2022'nin dördüncü çeyreğine ilişkin akıllı telefon satışları belli oldu. Son zamanların en düşük satış rakamlarına ulaşıldı.
Telefon
Satış Adeti (Milyon)
Nokia 1100
250
Nokia 1110
248
iPhone 6
224
Nokia 105
200
iPhone 6S
174
iPhone 5S
167
Nokia 3210
164
iPhone 7
161
iPhone 11
160
Nokia 6600
157
Nokia 1200
153
Nokia 5230
152
Samsung E1100
150
iPhone 5
147
Nokia 2600
135
Motorola RAZR V3
131
Nokia 1600
130
Nokia 3310
126
iPhone 8
125
Nokia 1208
100
Listeye baktığımızda Nokia bir yana, Apple’ın iPhone 5/5S/6/6S/7/8 ve 11 modelleri ile adını yazdırdığını görüyoruz. Motorola ise RAZR V3 cihazı ile sıralamaya girdi. Öte yandan listenin, 1973 yılından günümüze kadar değerlendirilerek oluşturulduğunu belirtelim. Yani yalnızca eski cihazlar yer almıyor. Yeni modellerden, 2019 yılında piyasaya sürülen iPhone 11’i örnek verebiliriz.
Peki sizler tarihten bu yana en fazla satılan cep telefonları hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Windows 11, Microsoft tarafından geçtiğimiz yıllarda piyasaya sürüldü. Çıktığı ilk zamanlarda birçok hata nedeniyle kullanıcılar tarafından eleştiri yağmuruna tutuldu. Bunların büyük çoğunluğunu çözüme kavuşturan şirket, şu aralar yeni özellikler üzerinde çalışıyor. Microsoft, Windows 11 kullanıcıların merakla beklediği ekran kaydı özelliğini Insider kullanıcılarına sundu.
Ekran Kaydı özelliği, Windows 11 Insider kullanıcılarına sunuldu!
Windows kullanıcıları daha öncesinde ekran kaydı almak için OBS Studio veya Bandicam gibi üçüncü taraf yazılımlara başvurması gerekiyordu. Bu durum deneyimi oldukça kötü etkiliyordu ve bunu gören şirket, nihayet harekete geçti.
Windows 11’de Ekran Alıntısı Aracı üzerinden ekran kaydı alma özelliği, Daha öncesinde test amacıyla yalnızca Insider’daki Dev kanalına sunulmuştu. Şimdi ise 22621.1245 ve 22623.125 sürümleri ile tüm Windows Insider kullanıcıları için yayınlandı. Yeni özelliğe erişmek için Ekran Alıntısı aracının 11.2212.24.0 veya daha yüksek bir sürümü yüklü olmalı.
Ortaya atılan iddialara göre Microsoft, Windows 11'de yeni bir Dosya Gezgini tasarımı üzerinde çalışıyor. İşte yeni görünüm...
Ekran kaydı almak için ekranın tamamını veya belirli bir alanını seçebilmek mümkün. Bu sayede sonradan kırpma işlemi yapmanız gerekmez. Kayıt sırasında duraklatma yapabilirsiniz. Öte yandan video dosyası, MP4 formatında kaydedilir ve uyumlu bir oynatıcıdan izleyebilirsiniz.
Ekran kaydı özelliği ile en fazla kaç dakika kayıt alınabileceği henüz bilinmiyor. Öte yandan uygulamanın, daha düşük boyutlu video için arka planda dosya sıkıştırma yapıp yapmadığı hakkında net bir bilgi yok. Önümüzdeki günlerde daha ayrıntılı bilgi paylaşılacaktır.
Ekran kaydı özelliğine sahip Ekran Alıntısını aracının tüm Windows 11 kullanıcılarına sunulacağı tarih ise belirsizliğini koruyor. Ancak tahminler, önümüzdeki ayları işaret ediyor. Bunların yanı sıra 22621.1245 ve 22623.125 güncellemeleri ile birtakım sorunlar da çözüme kavuştu. Sürüm notları şu şekilde;
Görev Çubuğu
Hızlı Ayarlar ile etkileşime geçildiğinde gelen ShellExperienceHost hatası düzeltildi.
Görev Yöneticisi
Görev Yöneticisinin çökmesine neden olan birkaç sorun düzeltildi.
Gezinme bölmesi görünmeden önce Görev Yöneticisi’ni bu kadar geniş yapmak zorunda kalmamalısınız.
Metin boyutu yükseltildiğinde arama kutusuyla çakışma sorunu çözüldü.
Metin boyutu yükseltildiğinde iletişim kutularındaki metnin sığmama sorunu giderildi.
Peki sizler Windows 11’in ekran kaydı özelliği hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce gerekli miydi? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Kanada’da yaşanan son olaya göre iki kadın, iPhone’daki Acil SOS özelliği sayesinde dağlık bölgede kurtuldu. Kara saplanmış araçta mahsur kalan kadınlardan birinde iPhone 14 ile uydu bağlantısı kurabildiği aktarıldı. iPhone 14 sahibi, uydu bağlantısıyla kısa sürede arama kurtarma ekiplerine ulaşmayı başardı.
iPhone’un uydu bağlantısı destekli Acil SOS özelliğiyle iki kadın kurtuldu
Apple’ın, kullanıcıların uydu bağlantısı kullanarak acil durum servisleriyle iletişim kurmasına olanak tanıyan Acil SOS özelliği, dağlık bölgede mahsur kalan iki kadının hayatını kurtardı. Kanada’nın Britanya Kolumbiya eyaletinde yaşanan olaya göre kadınlar, telefon şebekesinin çekmediği bir bölgede kara saplandılar.
Aktarılan bilgilere göre araç içerisinde mahsur kalan kadınlardan birinin iPhone 14‘ü vardı ve Acil SOS özelliğini etkinleştirerek yardım çağırmayı başardı. Uydu bağlantısı sayesinde Robson Valley Arama Kurtarma ekiplerine ulaşan iPhone sahibi, kısa süre içerisinde bölgeye yardım ulaşmasını sağladı.
iPhone 14 uydu üzerinden acil durum bağlantısı ile acil durumlarda hayat kurtarabilir! Acil durum nedir, nasıl kullanılır?
Arama Kurtarma’dan bir üst düzey yönetici, Acil SOS özelliği olmadan ekibin kadınları bulmasının bir haftadan uzun sürebileceğini söyledi. Telefon şebekesinin çekmediği bu bölgede, helikopterle arama yapmak zorunda kalacaklarını ve her geçen gün arabayı tespit etmenin zorlaşacağını bildirdi.
Apple ve arama kurtarma ekipleri arasında bir iş birliğinin ürünü olan Acil SOS özelliği, iPhone aracılığıyla bölgedeki uydulara bağlanmayı mümkün kılıyor. Uydudan veri alan arama kurtarma ekipleri ise bölgeye hızlı bir şekilde yardım gönderebiliyor. Acil SOS’un her bölgede aktif olmadığını belirtelim.
Kanada’da yaşanan olay oldukça ilgi çekici olsa da, iPhone Acil SOS özelliği ilk kez birini kurtarmak için kullanılmıyor. Daha önce ABD’nin Alaska eyaletinde ve İsviçre’nin dağlık bölgelerinde benzer olaylar yaşanmış ve arama kurtarma ekipleriyle kısa sürede iletişim kurulabilmişti.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizimle paylaşmayı unutmayın!
Android ve iPhone sahiplerini tehlikeye atan yeni uygulamalar keşfedildi. Binlerce kullanıcı tarafından indirilen 200’den fazla uygulamanın, kart bilgilerini çaldığı ve kişisel hesapları ele geçirebileceği iddia edildi. İşte akıllı telefonunuzdan kaldırmanızı gereken o uygulamalar.
Android ve iPhone için 203 tehlikeli uygulama bulundu
Tayland Dijital Ekonomi ve Toplum Bakanlığı (DES) ve Ulusal Siber Güvenlik Ajansı (NCSA) tarafından yakın zamanda yapılan araştırma, Android ve iOS’ta 203 tehlikeli uygulamayı ortaya koydu.Kötü amaçlı yazılım bulaştığı tespit edilen bu uygulamalar, banka hesaplarını boşaltmak ve kişisel verileri çalmak için kullanılabilir.
Google Play Store ve App Store’da bulunan 203 uygulamanın; fotoğrafçılıktan kameraya, dosya uzantısı çeviriciden mesajlaşmaya kadar birden fazla kategoriye yayıldığı aktarıldı. DES Bakanı Chaiwut Thanakamanusorn, kullanıcıları bu uygulamalara karşı dikkatli olmaya ve telefonlarını güncellemeye çağırdı.
Apple, son zamanlarda TikTok'ta viral hale gelen iPod uygulamasını App Store'dan kaldırdı. Uygulama, iPhone'u iPod'a çeviriyordu.
Araştırmacılara göre 203 kötü amaçlı yazılım, kullanıcılara çeşitli yollardan saldırıyor. Kimlik avı saldırısına karşı Android ve iOS sahiplerini uyaran Bakan Thanakamanusorn, mobil bankacılık uygulamalarındaki hesapların tek bir cihazda kullanılması gerektiğini söyledi.
Cihazınızda bataryanın hızlı boşalması veya performansta yavaşlama gibi olağandışı bir durum fark ederseniz, bu 203 uygulamadan birini indirmiş olabilirsiniz. Yine de, paranızı ve kişisel verilerinizi çalabilecek kötü amaçlı yazılımların Play Store ve App Store’dan kaldırıldığını belirtmekte fayda var.
Bu tür uygulamalardan kaçınmanın en iyi yolu sadece güvenilir geliştiricilerin uygulamalarını yüklemekten geçiyor. Her ne kadar uygulamanın puanı ve yorumları önemli olsa da, kötü amaçlı uygulamalar bot yorum ve yıldızlar ile güvenilir olmaya çalışıyor.
Peki siz 203 tehlikeli uygulama hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Oppo’nun yeni orta-üst seviye cihazı Reno 8T için yeni bilgiler ortaya çıktı. Bir süre önce akıllı telefonun piyasaya çıkacağı tarihi onaylayan Oppo, şimdi de Reno 8T’nin fiyatının sızdırılmasına engel olamadı. İşte 100 Megapiksel kamerasıyla dikkat çeken Oppo Reno 8T’nin tüm detayları.
Oppo Reno 8T fiyatı ne kadar olacak?
OPPO’nun en yeni akıllı telefonu Reno 8T, 8 Şubat’ta piyasaya sürülecek. Resmi lansmandan önce, cihazın fiyatının 348 dolar (6550 TL) olacağını gösteren bir ilan sızdırıldı. Filipinler’de ortaya çıkan fiyatlandırma listesine göre akıllı telefon, Reno8 T olarak adlandırılıyor ve turuncu-siyah olmak üzere iki renk seçeneğine sahip.
Akıllı telefonun fiberglas deri arka panele sahip olacağı ve iki kamera halkasına yer vereceği belirtildi. Halihazırda Filipinler’de ön siparişe açılan model, Oppo Enco Buds kulaklıkla birlikte sunulacak. Sızdırılan ilandaki Reno 8T’nin 8GB/256GB varyantı olduğuna inanılıyor, ancak daha uygun fiyatlı 8GB/128GB’ın da satışa sunulacağını belirtelim.
Oppo yılın ilk modeli için geri sayımda. Şirket, Oppo Reno 8T modelinin sahne alacağı tarihi açıkladı. İşte ayrıntılar...
Reno 8T’nin hem 4G hem de 5G modeli olarak piyasaya sürülmesi bekleniyor. Daha önce akıllı telefonun 100 Megapiksel portre kamerasına ve 40x mikroskobik lense sahip olacağı iddia edilmişti. Ayrıca 6.43 inç AMOLED panele yer vermesi ve gücünü MediaTek HelioG99 yonga setinden alması bekleniyor.
30W hızlı şarjı destekleyen 5.000 mAh bataryadan beslenecek akıllı telefonun, orta-üst segment müşterilere hitap edeceğini söylemek mümkün. Teknik özelliklerine ek olarak 348 dolarlık fiyatı, kullanıcıları cezbetmek için yeterli.
Şirket, sızdırılan fiyatı henüz doğrulamadı ancak, Reno 8T’nin Şubat ayında resmi olarak piyasaya sürüleceğini hatırlatmak gerekiyor.
Peki siz Oppo Reno 8T fiyatı hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Geçtiğimiz aylarda Google’ın kullanıcı deneyimi açısından en alakalı ve kullanışlı bilgileri öne çıkaracağı hakkında söylentiler çıktı. Arama motoru, bunu yapabilmek için panelini yeniden tasarlarken, şimdi ise yeni bir güncelleme yapıldığı bildiriliyor. Öyle ki Google, ikinci el otomobiller için ayrı bir sekme hazırlıyor. İşte detaylar…
Google arabalar için yeni bir sekme oluşturacak!
SearchLab tarafından paylaşılan bilgiye göre Google, yeni bir güncelleme test ediyor. İlk olarak ABD’de kullanıma sunulacak olan güncelleme, kullanıcıların Google Araması’ndan çıkmadan yakın civarda satışa sunulan arabaları görmesine imkan sağlayacak. Google’da işletme profiline sahip bayiler, Araç Kimlik Numarası‘na sahip bütün taşıtları bu listelemeye ekleyebilecek.
Bu listelerde kamyonet, karavan, motosiklet gibi araçlar bulunuyor. Yani bu güncellemeyle birlikte Google üzerinden ikinci el otomobil arattığınızda karşınıza yakındaki bayilerin satışa sunduğu otomobiller listelenecek. Seçtiğiniz otomobilin ise özellikleri ve kullanım durumları ”Satılık” kısmının altında görebileceksiniz. Bu sayede ikinci el otomobil alırken Google’ın listelediği araçlardan yararlanabilirsiniz.
Google, mobil uygulamasının tasarımı belirgin bir şekilde değiştiriyor. Firma, Material You tasarımına geçiş yapacak işte görüntüler...
Google, arabalar güncellemesiyle birlikte kullanıcıların diğer sitelere girmek yerine kendi arama motoru dışına çıkmasını azaltmayı hedefliyor gibi gözüküyor. Yine de teknoloji devi, bulduğunuz araba hakkında daha detaylı bilgi alabilmeniz için sizi satış yapan bayiinin internet sitesine yönlendirecek. Bu güncelleme ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde uygulamaya geçecek ve henüz ülkemizde kullanılabilecek mi belli değil.
Geçtiğimiz günlerde ise Google, gizli sekme kullananlar için yeni bir özelliği devreye soktu. Google Chrome uygulamasını kullananlar için gizli sekmeye erişim parmak izini zorunlu kılma güncellemesi geldi. Gizliliği konusunda endişe duyan kullanıcılar için güvenlik problemi bu şekilde ortadan kalkmış oldu.
Peki siz bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Google Arabalar güncellemesi kullanışlı olacak mı? Görüşlerinizi Yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Audi, küre konsept model serisinin dördüncüsü olan Audi activesphere konsepti tanıttı. Markanın 2021 yılında tanıtıttığı Audi skysphere roadster, Nisan 2022’deki Audi grandsphere sedan ve Audi urbansphere konseptlerinin ardından, çok yönlü gövde tasarımına sahip dört kapılı crossover coupé modelini sunuyor.
4,98 metre uzunluğundaki otomobil, yerden yüksekliğini ve arazi yeteneğini gösteren 22 inçlik büyük tekerlekleri ile lüks sınıf bir spor otomobilden daha fazlası olduğunu gösteriyor.
Activesphere’in Sportback arka kısmı, bir düğmeye yardımıyla açık bir kargo alanına (“active back”) dönüşebiliyor. Bu sayede e-bisikletler veya su ve kış sporları ekipmanlarını taşımak için imkan sunuyor.
Audi, 2033 yılına kadar aşamalı olarak içten yanmalı motora sahip modellerin üretimini sonlandırmayı planlıyor.
SUV pratikliğini ve offroad yeteneklerini birleştiren crossover
Audi activesphere, hem yolda hem de arazide eşit derecede ustalık sağlayan bir tahrik sistemi ve süspansiyon ile çok yönlülükte standartların üzerinde olduğunu kanıtlıyor.
Direksiyon simidi ve pedallar, sürücünün otomobili aktif olarak kontrol etmesini sağlarken, aynı zamanda yolda daha rahat zaman geçirmek için otonom sürüş sunuyor.
Klasik orantıları ve çizgileriyle dinamik ve zarif bir coupé görünümüne sahip model yalnızca birkaç saniye içinde birinci sınıf bir pickupa dönüşebiliyor.
Activesphere, Malibu’daki Audi Design Studio‘daki bir Audi Sportback’in zarafetini, bir SUV’un pratikliğini ve gerçek offroad yeteneklerini birleştiren yeni bir crossover olarak tasarlandı.
Activesphere, 600 km’nin üzerinde menzili ve 800 volt teknolojisi sayesindeki son derece hızlı şarj süreleriyle, elektrikli araçların sürdürülebilirliğini, dinamiklerini ve uzun mesafe kabiliyetini bir araya getiriyor.
Uygun arazide otonom sürüş özelliği, sürücülere ve yolculara yeni ekran ve işletim teknolojisi sayesinde aktif alanda çeşitli şekillerde kullanılabilen yeni bir özgürlük seviyesi sunuyor.
Yenilikçi işletim konsepti Audi Dimensions, dijital içeriği yolcuların görüş alanlarında gerçek zamanlı olarak görüntüleyerek fiziksel ve sanal dünyaları birleştiriyor.
Araç içinde her şey gizli
Yüksek teknolojili Artırılmış Gerçeklik gözlükleri, gerçek ortamın ve rotanın bir görünümünü sunarken, aynı anda 3D içeriği ve etkileşimli öğeleri görüntülüyor, sürücüler ve yolcular için ayrı ayrı yapılandırılabiliyor.
Bu, sürüş durumu ve navigasyon gibi sürüşle ilgili bilgilerin sürücü tarafından görüntülenebileceği anlamına geliyor. İç kısımda kontrol panelleri ve diğer sanal ekranlar, çıplak gözle görülemeyecek şekilde gizli ve minimalist bir tasarımda.
Araç içindeki yolcular kontrol panelleri ve sanal ekranlar gibi dokunmaya duyarlı alanları çıplak gözle göremiyorlar ancak, Artırılmış Gerçeklik-AR optiği ve kulaklıkları sayesinde, bu alanlara dokunduklarında gerçek zamanlı olarak tepki alabiliyor ve işlevlerini yapıyor.
İlk bakışta zarafet
4,98 metre uzunluğunda, 2,07 metre genişliğinde ve 1,60 metre yüksekliğindeki boyutları, Audi activesphere konseptini premium segmentin bir üyesi yapıyor.
Bir elektrikli otomobilin akmesafesine (2,97 m) sahip model, yolcular için maksimum diz mesafesi sunuyor. Audi activesphere konsepti her açıdan tek bir kalıptan çıkmış gibi yekpare görünüyor.
Büyük 22 inç jantlar ve çarpıcı yerden yükseklik, Audi modellerine özgü düz kabin ve dinamik bir tavan kemeri, araca belirgin bir şekilde bir spor otomobil orantıları katıyor.
285/55 lastikler, her tür arazi için yeterli hacmi sahip ve konturlu sırtları sayesinde activesphere’in arazi kullanımı yeteneğini vurguluyor. Hareketli segmentlere sahipt tekerlekler arazide kullanımında optimum havalandırma için açılıyor ve yol sürüşlerinde optimum aerodinamik için kapanıyor.
İki ön kapıdaki kamera aynaları da sürtünmeyi en aza indirecek şekilde özel olarak tasarlanmış.
Cam yüzeyler aracın gövdesinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Activesphere’in ön bölgesi, yolculara aracın önünde geniş bir görüş sağlamak için şeffaf bir cam olarak tasarlanmış ve marka yüzü Singleframe’e sahip.
Kapıların alt kısmında yer alan cam yüzeyler, arazi modundayken doğal dünya ile iç mekan arasındaki sınırı ortadan kaldırıyor gibi görünüyor. Geniş, kavisli bagaj kapağındaki camlar optimum aydınlatmayı sağlarken, tavan da şeffaf olduğundan iç mekan son derece aydınlık oluyor.
Dış görünüm özellikle aracın arazi kabiliyetine işaret ediyor ve hacimli çamurluk çıkıntıları değişken, elektronik olarak kontrol edilen quattro dört tekerlekten çekişi canlandırıyor.
Audi activesphere’in yerden yüksekliği; arazi kullanımı sırasında, 208 milimetrelik temel yükseklikten 40 milimetre artırılabiliyor veya yol sürüşünde aynı miktarda alçaltılabiliyor.
Allroad yerine Active Sportback
Değişken yerden yükseklik özelliği bir Audi model ailesini anımsatıyor: 2000 yılından bu yana C ve sonraki B segmentlerinde sadık bir hayran kitlesine sahip Audi allroad.
Activesphere, sportback bir otomobilin bir allroad’ın tasarım öğelerini ve teknik ekipmanını bünyesinde barındıran ilk model. Bu nedenle Audi, allroad’ın aksine bu yeni gövde varyantını “Active Sportback” olarak adlandırıyor.
Sportback ve Active Back – değişken mimari
Audi activesphere konseptin özellikle arka bölümü, müşterilerinin aktif yaşam tarzını yansıtıyor ve Sportback siluetinin çekiciliğinden ve sportifliğinden ödün vermeden, spor ekipman ve malzemeleri gibi şeylerin taşınmasını mümkün kılıyor.
Gerekmesi halinde arka kısmın alt, dikey bölümü yatay olarak katlanıyor ve Aktive Back adı verilen geniş bir kargo alanı açılıyor.
Arka tarafın yanal yüzeyleri ve C sütunları, dinamik silueti korumak için sabit kalırken, kabini izole etmek için arka koltukların arkasından motorlu bir bölme açılıyor.
Artık hareket noktası iç mekan
Audi skysphere, grandsphere, urbansphere ve şimdi de activesphere’in ortak isim bileşeni, iç mekanı temsil ediyor.
Kilovat ve km/s veya yanal hızlanma artık bu yeni nesil otomobiller için tasarım özelliklerinin başında yer almıyor. Artık hareket noktasını, yolcuların seyahat ederken yaşadığı ve deneyimlediği iç mekan oluşturuyor.
İnsan odaklı, işlevsel ve minimalist iç mekan
Audi activesphere’in içindeki dikey ve yatay yüzeyler, dik açılarla birlikte mekanın mimarisine hakim. İç bölümler yatay kontrast renklere sahip ve merkezi bölgenin üstünde ve altında koyu renkler (siyah, antrasit ve koyu gri) ön planda yer alıyor. Dört ayrı koltuk, orta konsolun uzantıları gibi asılı duruyor.
Audi activesphere konsepti otonom modda sürüş yaparken gösterge paneli, direksiyon simidi ve pedallar görünmez bir konumda kayboluyor. Özellikle ilk koltuk sırasında, sürücünün önündeki aktif alanın ön ucundan itibaren uzanan geniş bir alan açılıyor.
Sürücü direksiyonu devralmak isterse, gösterge paneli direksiyon simidi ile birlikte ön camın altındaki düz konumundan dışarı doğru dönüyor.
Audi activesphere’deki mimari ve ferahlık hissi büyük ölçüde yüksek, tam boy orta konsol tarafından belirleniyor. Saklama alanları ve soğutmalı veya ısıtmalı araç içi bir bar da mevcut. Tavandayer alan bir konsolda AR sistemi için dört AR seti tüm yolcular için kolayca erişilebilir durumda tutuluyor.
Audi boyutları – dünyaları katetmek
Audi activesphere konsept modeli ilk kez, fiziksel gerçeklik ile dijital alanı birleştiriyor. Yeni sistemin en önemli parçası, her sürücü ve yolcu için ayrı ayrı sunulan yenilikçi AR gözlük ve kulaklığı.
Audi activesphere konseptinde sunulan benzersiz optik hassasiyet, en yüksek çözünürlük ve mükemmel kontrast, çıplak gözle görülemeyen kontrol yüzeylerini ve ekranları kullanıcının direksiyon simidinin başındayken görüş alanına getiriyor.
Başka bir deyişle, kullanıcı başlangıçta yalnızca bilgi amaçlı olan sanal içeriği görüntüleyebilir. Kullanıcı gözleriyle bilgiye odaklanırsa, sistem daha ayrıntılı bilgileri de görüntülüyor. Kullanıcı odaklandığında ve örneğin hareketlerle etkileşime geçtiğinde, içerik aktif ve etkileşimli bir öğe haline geliyor.
Kullanıcı arayüzü gerçek zamanlı olarak değişikliklere tepki verirken, işlevleri kontrol etmek için kullanıcının bakışını sezgisel olarak takip edebiliyor.
Audi activesphere’in düzenli, ferah iç mekanında ihtiyaç duyulan öğeler, yalnızca kullanıcıların ihtiyaç duydukları anda ortaya çıkıyor ve gerçek dünyada olduğu gibi sezgisel olarak çalıştırılabiliyor: klima kumandası ya da hoparlörün üzerindeki eğlence ve sesli etkileşimli panel gibi.
Bu teknolojinin olanakları oldukça fazla; örneğin arazi modunda, yüksek çözünürlüklü 3D topografya grafikleri gerçek araziye yansıtılabiliyor ve navigasyon ve varış noktası hakkında bilgiler görüntülenebiliyor.
AR seti kullanıcıları ile otomobil arasındaki bağlantı ve ekosistemi, otomobilin dışındayken bile sayısız olasılık sunuyor. Örneğin, bugün navigasyon rotaları veya araç bakımı oturma odanızdan bir dizüstü bilgisayar veya tablette hazırlanabilirken, gelecekte AR teknolojisi ve AR seti gerekli olan tek donanım olacak.
Bunun tersine, activesphere yolcusu, bisiklet parkurunda gezinmeye veya yokuş aşağı kayak yaparken ideal inişi bulmaya yardımcı olmak için kulaklığını arabadan çıkarıp kayak pistine çıkarabilir.
PPE – özelleştirilmiş tahrik teknolojisi
Boyutları ve performans düzeyi nedeniyle Audi activesphere konsepti, Audi’nin en yenilikçi elektrikli tahrik sisteminin kullanımına uygun: Premium Platform Electric veya kısaca PPE.
Audi grandsphere ve Audi urbansphere konsept otomobilleri gibi, activesphere konsepti de seri üretim için bu modüler sistemden yararlanır. PPE’ye dayalı ilk Audi üretim araçların, 2023 yılı sona ermeden birbiri ardına sunulması planlanıyor.
PPE, özellikle elektrikli tahrik sistemleri için tasarlanmış ve bu nedenle, otomobillerin sürüş özelliklerinin, ekonominin ve paket seçeneklerinin iyileştirilmesi için teknolojinin tüm avantajlarından tam olarak yararlanabiliyor.
Geleceğin PPE filosunun temel unsuru, akslar arasında bir pil modülüdür; Audi activesphere konseptinde yaklaşık 100 kWh enerji depoluyor. Tüm araç genişliğini akslar arasında kullanmak, batarya için nispeten düz bir düzen elde etmeyi mümkün kılıyor.
Dört tekerlekten çekişli Audi activesphere konseptinin ön ve arka akslarındaki elektrik motorları birlikte toplam 325 kW güç ve 720 Newton metrelik bir sistem torku sağlıyor. Ön ve arka tekerlekler, beş bağlantılı bir aks ile birbirine bağlı.
800 volt ile hızlı şarj
Gelecekteki tüm PPE modellerinde tahrik teknolojisinin kalbi, 800 voltluk şarj teknolojisi olacak. Bu, Audi e-tron GT quattro gibi pilin hızlı şarj istasyonlarında çok kısa sürede 270 kW’a kadar şarj edilebilmesini sağlıyor.
Bu devrim niteliğindeki teknoloji, PPE ile ilk kez yüksek hacimli orta sınıf ve lüks segmentlere girecek.
PPE teknolojisi, geleneksel bir yakıt ikmali süresine yaklaşan şarj sürelerine olanak tanıyor. Sadece 10 dakika, araca 300 kilometreden fazla güç sağlayacak enerjiyi almak için yeterli bir süre olacak.
Ve 25 dakikadan kısa bir sürede, 100 kWh pil yüzde 5’ten yüzde 80’e şarj oluyor. Audi activesphere, 600 kilometreyi aşan menziliyle, uzun mesafeler için son derece uygun.
Rusya’nın 22 Şubat 2022’de Ukrayna’ya askeri operasyon adı altında başlattığı saldırı, aslında 2014 yılında Kırım’ın ihlak edilmesinin devamı niteliğinde yeni bir cepheye dönüştü. ABD ve Avrupa ülkeleri de Ukrayna’ya askeri anlamda destek oluyor. Peki Türkiye bu güne kadar Ukrayna’ya neler sağladı?
Türkiye’nin Ukrayna destek paketinde neler var?
Türkiye’nin geçtiğimiz 1 yıllık süreçte Ukrayna’ya çok sayıda İHA ve zırhlı araç gönderdiği biliniyor. Buna karşılık Rusya satın almayı talep ettiği halde benzer araçlar ve mühimmatları Türkiye’den tedarik edemedi. Yani geçmiş yıllarda bazı ülkelerin yaptığının aksine savaştaki her iki cepheyi de besleyerek karlı çıkmaya değil, aksine arabulucu olarak savaşı sonlandırmayı hedefliyor.
Tabii bu süreçte Ukrayna, Türkiye’den çok sayıda İHA, SİHA, zırhlı araç, top mermisi, makineli silah, güdümlü füze, güdümlü bomba, kalk, zırh, jeneratör, havan ve hava ve kara araçlarına karşı elektronik harp yeteneğine sahip cihazları tedarik etti.
Türkiye'nin İHA ve SİHA gücü ne kadar? İşte bugüne kadar açıklanan, envanterde yer alan tüm Bayraktar TB2, Anka, Aksungur ve Akıncı sayısı...
Listenin ilk sırasında Bayraktar TB2 yer alıyor. Bu SİHA’dan Ukrayna’ya halihazırda 40 adetten fazla teslim edildi. Bunların 5 tanesini Avrupa ülkeleri para toplayarak Ukrayna’ya hibe etmek istese de Baykar toplanan meblağın Ukrayna halkına bağışlanması koşuluyla ücretsiz olarak verdi. Ayrıca 15 tane de kendisi bağışladı. Geri kalanlar da neredeyse yarı fiyatına satıldı.
Tabii bunların bir kısmı savaşın ilk aylarında Rusların lojistik hattını vurmak için sınır hattının ötesine uçurulduğu için düşürüldü. Fakat Ukrayna için üretim süreci devam ediyor. Kabaca bir tahminde bulunacak olursak bir bu kadar daha teslim edileceğini söyleyebiliriz. Ek olarak 30’a yakın sayıda da Bayraktar Mini İHA teslimi yapıldı.
İkinci sırada BMC Kirpi 4×4 yer alıyor. Cephe hattında askerlerin güvenliğini sağlayan bu aracın birinci önceliği mayınlara, kurşunlara ve belli düzeye kadar roketlere karşı korumak. Birçok kez pusuya düşen (özellikle sınır hattında) Ukrayna askerlerinin BMC Kirpi içerisinde oldukları için burunları bile kanamadan kurtulduğuna dair görüntüleri izledik.
Hatta Rusların ele geçirdikleri BMC Kirpi 4×4 zırhlılarını boyayıp dost ateşine maruz kalmamak için üzerine kendi logolarını bastıklarını dahi gördük. Şu ana kadar 200-250 adet arası teslimat sağlandı. Fakat bu araçların ne kadarının Kirpi 1 veya Kirpi 2 olduğu bilinmiyor. Yine de Kirpi 2’nin gelişmiş özellikleri olmasa dahi şimdiden yüzlerce hayat kurtardığını söyleyebiliriz.
Listenin devamında 100 bin adetlik 155mm topçu mühimmatı yer alıyor. Bu siparişin henüz teslimat sürecinde olduğunu belirtelim. Yani tamamı teslim edilmedi. Fakat yüzlerce makineli silah, TLRG-230 güdümlü füze, MAM-L ve MAM-C güdümlü bomba, Sungur ve havan teslim edildi.
Ek olarak bilinmeyen sayıda jeneratör ve kara konuşlu elektronik harp cihazları teslim edildi. Fakat en önemlisi bunlar olmayabilir. Zira cephede savaşan askerlerin zırhlı yelekleri ve kaskları da Garanti Kompozit tarafından Türkiye’de üretiliyor. Hatta yukarıda yer alan Zelenski’nin ekipmanı da onlardan biri.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Epic Games her hafta ücretsiz oyunlar vermeye devam ediyor. Güncel olarak Adios ve Hell is Others isimli oyunları veren şirket, şimdiden gelecek hafta ücretsiz verilecek oyunları açıkladı. Ayrıca bu hafta verilen iki oyunu 2 Şubat tarihine kadar kütüphanenize ekleyebilirsiniz. Gelecek hafta verilecek iki oyunun toplam değeri 320TL şeklinde. İşte o oyunlar…
Gelecek haftaki Epic Games ücretsiz oyunları belli oldu!
Arkane Studios tarafından geliştirilen Dishonored: Death of the Outsider, Dishonored 2 oynanışıyla farklı bir hikaye anlatıyor. Çokça gizlilik elementi bulunan oyunda, tarihin en önemli suikastini gerçekleştirmek üzere Billie Lurk’ü canlandırıyoruz. Oyunu Epic Games Store üzerinden 2 Şubat ile 9 Şubat tarihleri arasında ücretsiz alabilirsiniz.
Diğer oyunumuz ise City of Gangsters. Kasedo Games tarafından geliştirilen oyun, geçtiğimiz sene piyasaya sürüldü. Temel mekaniği olan yönetim simülasyonunda sıfırdan bir suç örgütü kurup yükseltmeye çalışıyoruz. Strateji oyunlarının son zamanlarda yükselişinin ardından bu oyuna şans vermek sizin elinizde. Bu oyunu da 2-9 Şubat tarihleri arasında ücretsiz şekilde kütüphanenize ekleyebilirsiniz.
Ekran Kartı: NVidia GeForce 10 serisi, AMD RX serisi
DirectX: Sürüm 11
Depolama: 1 GB kullanılabilir alan
Peki siz bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Epic Games ücretsiz oyunları sizi tatmin etti mi? Görüşlerinizi Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Ülkemizde kur ve enflasyon yüksek olmasına rağmen teknolojiye olan ilgi bir hayli yüksek. Bunun farkında olan perakende marketler de birçok ürünü kataloglarına ekliyor. Fakat bunun da dışına çıkmaya başladılar. A101 3. kez fiber tekne satışı yapıyor. Üstelik bu kez 2023 zamlarını fiyatlara eklemiş durumda.
A101 bir kez daha fiber tekne satıyor! Fiyatı ve özellikleri
Türkiye’nin gündelik alışveriş için en çok kullanılan marketlerinden A101, düzenli olarak gelen teknolojik ürünler için katalog paylaşıyor. Biz de içlerinde ilgi çeken veya piyasa fiyatının altında geldiğini gördüğümüz cihazları sizlerle paylaşıyoruz. 2 Şubat kataloğu ise kimsenin tahmin etmeyeceği bir ürüne ev sahipliği yapıyor. Tam 4,95 metre uzunluğunda fiber tekne.
Geçtiğimiz ağustos ayında A101 tarafından 79 bin 999 TL’ye satılan Marin Boat marka 4.95 m uzunluğundaki Samba Deluxe kamaralı fiber tekneyi paylaştık. Fiyatından dolayı uzun bir süre tartışmalara konu oldu. Bunun ardından ekim ayında 27 bin 999 TL fiyata sahip İsatek Aras 4.25 m fiber tekne satışa çıktı. Şimdiyse bir kez daha Marin Boat kataloğa eklendi.
Amazon Prime Gaming'in Şubat ayında vereceği tüm ücretsiz oyunlar açıklandı. Söz konusu yapımlar, toplamda 646 TL değerinde.
A101 tarafından yaklaşık 5 ay sonra tekrar satışa sunulan Marin Boat 4.95 m Samba Deluxe kamaralı fiber tekne bu sefer yüzde 37.5’lik fiyat zammıyla 79 bin 999 TL yerine 109 bin TL’ye karşımıza çıkıyor. Bu aracın özellikleri ise şu şekilde:
Tekne boyu: 4.95 m
Tekne genişliği: 2.15 m
Tekne küpeşte yüksekliği: 1 m
Tekne iç yüksekliği: 70 cm
Motorsuz ağırlık: 500 kg
Taşıma kapasitesi: 900 kg
Yolcu kapasitesi: 7 kişi
Dolap sayısı: 5
Su tankı kapasitesi: 50L
Kamara ölçüleri
Uzunluk: 185 cm
Genişlik: 165 cm
Yükseklik: 130 cm
Önerilen motor gücü: 30HP- 60HP
CE belgeli, AB standartlarına uygun
2 yıl garanti
A101’de satılan Marin Boat marka 4.95 m Samba Deluxe kamaralı fiber tekne incelememiz:
A101’de geçtiğimiz aylarda satılan uygun fiyatlı fiber tekne incelememiz:
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Ubisoft’un Assasin’s Creed’den sonra en büyük serisi Far Cry, uzun zamandır sessiz durumda. Geçmişe bakıldığında her sene veya iki senede bir yenisi gelen yapımdan, 2021 Ekim’de çıkış yapan Far Cry 6’dan beri yeni haber gelmedi. Şimdi ise birkaç kaynağa göre Ubisoft, Far Cry 7 için çalışmalar yapıyor. İşte detaylar…
İddiaya göre Far Cry 7 2025 yılında gelecek!
Geçmişte birçok kez Far Cry yapımlarının geliştirilme aşamasında bulunmuş bir çalışana göre Ubisoft, Far Cry 7 ve çok oyunculu bir Far Cry oyunu için çalışıyor. İddiaya göre hem Project Blackbird kod adlı Far Cry 7 hem de Project Maverick kod adlı bir Far Cry çok oyunculu projesi Ubisoft Toronto’da geliştiriliyor. Yıllardır Far Cry oyunu geliştiren Dan Hay, bu iki projeyi aslında bütün olarak başlattı fakat sonrasında Hay ayrılıp Blizzard’a geçince proje ikiye bölündü.
Söylentilere göre, Far Cry çok oyunculu projesi Tarkov sistemini kullanacak. Sırt çantası sistemi, kalıcı ölüm gibi özellikler barındıracak yapım, Far Cry 7 ile eş zamanlı geliştiriliyor. Ubisoft Montreal stüdyosu da bu oyunlarda büyük rol oynuyor. Ayrıca bu yapımın Alaska’nın vahşi doğasında geçeceği de söylentiler arasında.
Ubisoft çalışanları şirketteki baskı ve kötü yönetilen krizler nedeniyle greve gitmeye hazırlanıyor! Detaylar haberin devamında.
Son zamanlarda Tom Clancy’s Rainbow Six Siege dışında uzun vadeli oyunları rayına oturtamayan Ubisoft, bu oyunla birlikte amacına ulaşmaya çalışacak. Bununla birlikte Ubisoft, iki Far Cry 7 projesinde de mevcut Dumia motorundan, yaklaşan açık dünya Star Wars oyunu için kullanılan motor Snowdrop’a geçecek. Son olarak ise iki oyunun da 2025 yılında piyasaya sürülmesi bekleniyor.
Ubisoft son günlerde sıkıntılı zamanlar yaşıyor. Son olarak Ubisoft Paris stüdyosunun greviyle uğraşan şirket, pek çok oyunun beklenen satışlara ulaşmaması nedeniyle ekonomik olarak düşüşte. Ubisoft CEO’su Yves Guillemot, bu problemi çözebilmek için çalışanlarına daha özverili çalışmaları gerektiğini söyledi. Bunun ardından hiddetlenen tartışmanın sonu grevle bitti.
Peki siz bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Far Cry projeleri başarılı olabilecek mi? Görüşlerinizi Yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.