Asus’tan devasa oyun bilgisayarı geliyor!

Dizüstü bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ile birlikte artık laptop modelleri de neredeyse masaüstü bilgisayarlar kadar performans gösteriyor. Bu konuda en önemli markalardan bir tanesi de Asus oluyor. Asus, özellikle ROG modelleri ile oyuncu dizüstü bilgisayarları konusunda oldukça iddialı. Asus şimdi bu iddiasını farklı bir boyuta taşıyor.

Asus, 18 inç ekranlı dizüstü bilgisayarını tanıtmaya hazırlanıyor

Asus, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir Twitter paylaşımında ‘BÜYÜK bir şey geliyor’ ifadelerini kullanmıştı. 3 Ocak’ta düzenlenecek olan CES fuarını işaret eden şirket, bu etkinlikte büyük ekranlı bir dizüstü bilgisayar tanıtacağının sinyallerini vermişti. Yapılan açıklamaya göre yeni büyük ekranlı oyun bilgisayarı 3 Ocak 2023 tarihinde, Türkiye saati ile 19.00’da bizlerle olacak.

https://twitter.com/ASUS_ROG/status/1603691414113513473

Tüm bu gelişmelerin ardından iddialar da artmış durumda. Yapılan iddialara göre Asus, CES 2023’te yepyeni bir 18 inçlik dizüstü bilgisayarını tanıtmayı planlıyor. Şimdiye kadar 17 inçten daha büyük ekranlı bir laptop üretmeyen marka için yeni oyun bilgisayarı da bir ilki oluşturacak.

Asus’un Ryzen 7000 ve RTX 40 kullanan oyuncu bilgisayarları göründü!

Asus’un Ryzen 7000 ve RTX 40 kullanan oyuncu bilgisayarları göründü!

Asus imzalı yeni Ryzen 7000 ve RTX 40 barındıran ROG bilgisayarlar göründü. İşte karşınızda yeni nesil Zephyrus G14 ve M16 modelleri!

Yeni dizüstü oyun bilgisayarının devasa ekranı ile birlikte performans konusunda da önemli bir seviyeye çıkacağı da belirtiliyor. Sonuçta büyüyen ekran ve gövde boyutları ile Asus’a performans sunmak için çok daha fazla alan kalacak. Şirketin bu alanı en verimli şekilde kullanacağını düşünüyoruz.

Asus 18 inç oyun bilgisayarı

Asus’un paylaştığı video ile bilgisayarın ilk görüntülerini de görmüş olduk. Karanlık ortamda çekilen videoda, dizüstü bilgisayarın RGB aydınlatması ön plana çıkıyor. Bilgisayarın ekranına odaklanan videoda ‘cesaret edenler için’ ve ‘Maxed Out’ ifadeleri öne çıkıyor. Son olarak ise bilgisayar ekranında beliren ‘N’ harfini görüyoruz.

Ekran sonunda beliren ‘N’ harfi ve bilgisayar hakkındaki detaylı bilgilere ise ancak tanıtım ile birlikte ulaşabileceğiz. Peki siz Asus ve 18 inç ekranlı oyuncu bilgisayarı hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Milyonlarca kişiyi tehdit eden kötü amaçlı yazılım geri döndü!

Bilgisayar ve internetin artık hayatımızın bir parçası durumunda. Hâl böyleyken kötü amaçlı yazılımlar da internet ortamında yerini alıyor. Bu programlardan biri olan ve Google’ın yaklaşık bir yıl önce çevrimdışı duruma getirmeyi başardığı Glupteba isimli kötü amaçlı yazılım geri döndü ve eskisinden daha dirençli görünüyor.

Glupteba 1 yıl aranın sonrasında geri dönmüş gibi görünüyor

Siber güvenlik uzmanları, TLS sertifika kayıtları, blockchain işlemlerinin yanı sıra tersine mühendislik uygulanmış Glupteba örnekleri bulduklarını açıkladı. Kötü amaçlı yazılımın bahar aylarından bu yana etkin olduğu tespit edilirken yine büyük bir projenin parçası olabileceği belirtiliyor.

Glupteba’nın asıl amacının, mümkün olduğu kadar çok cihaza bulaşmak ve bunları bir botnet oluşturmak için kullanmak olduğu biliniyor. Botnet’ler genellikle kripto madenciliği operasyonları, DDoS saldırıları ve çevrimiçi olarak bazı kötü amaçlı kişilere hizmet olarak kiralanmak için kullanılabiliyor.

Hackerlar, kötü amaçlı yazılım ile SSD içerisinde gizleniyor!

Hackerlar, kötü amaçlı yazılım ile SSD içerisinde gizleniyor!

Kore Üniversitesi'nin araştırmacılarının ortaya koyduğu verilere göre hackerlar, kötü amaçlı yazılım ile SSD'ye saklanabiliyor.

Kötü amaçlı yazılım genellikle kendisini özgür yazılım olarak gizliyor ve Bitcoin blok zinciri aracılığıyla güncellenmiş C2 sunucuları listesinde kendisine yer buluyor. Bir C2 sunucusu kurmak maddi açıdan oldukça kolay olmasının yanı sıra Bitcoin blok zincirinin değiştirilemez olması ile birlikte botnet’i çökertmek oldukça zor oluyor.

Bitcoin blok zincirindeki işlemlerin herkese açık olması ise bu işlemleri takip edilebilir kılıyor. Yapılan işlemler analiz edilerek her bir adresin veya işlemin arkasında kimin olduğu bulunabilir. Şimdiye kadar, Glupteba’nın operatörlerinin 15 Bitcoin adresi kullandığı ortaya çıkmış durumda. Son adresin ise Haziran 2022’de etkinleştirildiği belirtiliyor.

Glupteba’nın önceki kötü amaçlı botnet’i, Aralık 2021’de Google tarafından kaldırıldı. Şirket, botnet’in altyapısına el koymak için bir mahkeme emri almayı başarmıştı. O günden bu yana tehlikenin ortadan kalktığı düşünülse de Glupteba’nın perde arkasında çalışmaya devam etmesi korku yaratmış durumda.

Birçok alanda faaliyet gösteren kötü amaçlı yazılımların sayısı her geçen gün artıyor. Bu yazılımlara karşı oldukça dikkatli olmak gerektiğini söylemekte fayda var. Peki siz Glupteba hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

WhatsApp sildiğiniz mesajı geri getiriyor!

WhatsApp yanlışlıkla yazılan ya da attıktan sonra pişman olduğunuz mesajları silmeniz için bir süredir ‘Herkesten Sil’ özelliğini sunuyor. Kullanıcılar böylelikle oluşabilecek bazı durumlardan kaçabiliyor. Oldukça önemli olan bu özelliğin şimdiye kadar çokça kullanıldığını söyleyebiliriz.

WhatsApp’ta sildiğiniz mesajı geri alabileceksiniz

Herkesten sil‘ özelliğinin yanı sıra popüler mesajlaşma uygulamasında ‘Benden sil‘ seçeneği de bulunuyor. Bazen kimse tarafından görülmesini istemediğimiz bir mesajı yanlışlıkla sadece kendinizden sildiğinizde ise artık geri dönüşü olmuyordu.

WhatsApp silinen mesaj geri alma

WhatsApp bu durumu göz önünde bulundurarak artık ‘Benden sil‘ eylemini geri alma seçeneği sunuyor. Sunulan yeni özellik ile kullanıcılar artık bireysel veya grup sohbetlerinde kendi mesajlarını silme işlemini geri alabilecek ve herkes için silmek için beş saniyelik bir pencereye sahip olacak.

WhatsApp, beklenen özelliği test etmeye başladı

WhatsApp, beklenen özelliği test etmeye başladı

WhatsApp, Android 2.22.15.2 Beta güncellemesiyle kaybolan mesajlar özelliği için yeni işlevler ekledi. İşte detaylar...

Bu sayede, kullanıcıların hatalı olarak gönderilmiş mesajlarını silmek için ‘Herkesten sil‘ yerine yanlışlıkla ‘Benden sil‘ seçeneğine dokunmalarının ardından yaşanan sorun da ortadan kalkmış olacak. Şirketin getirdiği yeni özellik ile yaşanan bazı sıkıntıların ortadan kalkması bekleniyor.

WhatsApp yeni özelliğin Android ve iPhone kullanıcılarına sunulduğunu açıkladı. Kullanıcıların yaşadıkları sorunlar üzerine sunulan bu özellik, bir süredir bazı kullanıcılar tarafından test ediliyordu. Ağustos ayında test aşamasına sunulan özellik son güncelleme ile birlikte herkes tarafından kullanılabilir oldu.

Kullanıcıların bir sohbetteki tüm kişiler için bir mesajı silmesine olanak tanıyan ‘Herkesten sil‘ özelliği 2017 yılında kullanıma sunuldu. Bireysel ve grup sohbetlerinde yanlışlıkla mesaj gönderme sorununu çözmek için tasarlanan özellik başlangıçta yedi dakika ile sınırlıydı. Sonrasında ise mesajları geri alma özelliği geçtiğimiz aylarda 60 saate kadar uzatıldı.

WhatsApp sunduğu yeni özellik sayesinde kullanıcılarının bazı sıkıntılı durumlara düşmesinin önüne geçiyor. Peki siz popüler mesajlaşma platformunda sunulan yeni özellike hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz benzer sorunlarla karşılaşmış mıydınız? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Zorunlu e-Devlet Kira Sözleşmesi geliyor!

Son yıllarda enflasyona bağlı olarak ev fiyatları ve kiraları beklenmedik ölçüde yükseldi. Bununla birlikte taraflar arası anlaşmazlıklar ve yasallığı sorgulanan sözleşmelere bağlılık konusunda davaların sayısı tavan yaptı. Ayrıca kayıt dışı ekonomi adı verilen büyük bir vergi kaybı da söz konusu. e-Devlet Kira Sözleşmesi uygulaması ise tüm bunlara çözüm olabilir. Peki ne zaman geliyor?

e-Devlet Kira Sözleşmesi ne zaman geliyor?

Türkiye, 2022 yılında Arjantin’i geçerek enflasyonu en yüksek ülke oldu. Dolayısıyla markette satılan sakızdan fırındaki ekmeğe kadar birçok şeyin fiyatı yükseldi. Özellikle vergi oranı yüksek olan telefon ve araba gibi teknolojik cihazlarda bu artış daha fazla görüldü.

e-Devlet Kira Sözleşmesi

İşin içinde yüksek vergi olmasa da emlak piyasası dolar kuruna bağlı olarak hareket etme eyleminde olduğu için teknolojik cihazlar kadar olmasa da ev fiyatları ve kiralar da yükseldi. Tabii normal şartlarda bu alanda devletin elde ettiği gelirin de aynı şekilde artması gerekiyor.

e-Devlet’ten hayvan sahiplenme dönemi başladı!

e-Devlet’ten hayvan sahiplenme dönemi başladı!

Bugün e-Devlet üzerinde hayvan sahiplenme uygulaması başlatıldı. Peki bu sayfaya nasıl ulaşılır ve hayvan sahiplenilir?

Ancak Türkiye’de milyonlarca ev sahibi kira sözleşmesi yapmıyor. Her ne kadar evde oturan kiracı fatura adresleri üzerinden orada yaşadığını kanıtlayabilecek olsa da resmi bir sözleşme olmadığı için kira geliri üzerinden vergiler ödenmiyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati de 291 kurum ve kuruluşla işbirliği yaparak 900 öneriyi değerlendirdiklerini ve 2023-2025 dönemini kapsayan Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Eylem Planı’nı yürürlüğe koyduklarını açıkladı. Bu kapsamda 2025 sonuna kadar kayıt dışılığın önlenmesi için 44 farklı adım atılacak.

Buna göre, e-Devlet Kira Sözleşmesi uygulaması 2024 yılı sonuna kadar tamamlanarak vatandaşların kullanımına sunulacak. Ev sahibi ve kiracı arasındaki sözleşmeyi resmiyete dökmeye zorlayan bu uygulama hem taraflar arası çatışmanın hem de yüksek vergi kaybının önüne geçecek.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Türkiye’de ilk! Meta Quest Pro inceleme

Geçen yıl Meta çatısı altında birleşen Facebook, bu yıl teknoloji severleri heyecanlandıran yeni VR gözlüğünü tanıttı. Meta Quest Pro inceleme videosu sizlerle. AR/VR dünyasından gelinen son noktada neler var?

Türkiye’de ilk! Meta Quest Pro inceleme

Meta Quest Pro özellikleri

Meta Connect 2022 etkinliğinin sonuna doğru sahneye dönen Mark Zuckerberg, yeni Quest Pro VR başlığını tanıttı. Selefleri le kıyaslandığı zaman hem başlık hem de kontrolcüleri üzerinde çok sayıda geliştirme ve iyileştirme yapıldığını görüyoruz.

Tasarım tarafında diğer cihazlardan çok daha küçük boyuta sahip olan Meta Quest Pro özellikleri ile de bir adım öne çıkıyor. Panel tarafında yüzde 75 daha yüksek kontrast sunan ve inç başına düşen piksel sayısında yüzde 37 iyileştirme yapılmış LCD ekran bulunuyor.

Cihazın içerisinde ise Qualcomm partnerliği neticesinde ortaya çıkan Snapdragon XR2+ işlemcisi bulunuyor. Ayrıca hem cihazın hem de kontrolcülerin üzerinde çok sayıda kamera ve 360 derece algılama sensörleri yer alıyor.

Tabii bu nedenle kontrolcülerin üzerine düşen görev de artıyor. Zira artık çevremizi tarama görevi onlara ait. Aynı zamanda kullanan kişiyi de sürekli olarak izleyecek. Bu sayede biz güldüğümüzde veya yemek yerken ağzımızı açtığımızda avatarımız da aynı hareketleri yapacak. Bu da doğal olarak çoklu kullanım deneyimini artıracak.

Meta Quest Pro inceleme

Bu gelişmeler ile birlikte Mark Zuckerberg yeni bir özellikten daha bahsetti. Mixed Reality adı verilen özellik sayesinde cihazı kullandığımız odayı Horizon’a taşıyabileceğiz. Aşağıda yer alan görselde olduğu gibi masamızın üzerinde duran bir defter veya duvardaki tahtaya kontrolcünün arka tarafında bulunan kalem aparatı sayesinde 3D çizim yapabileceğiz. Tabii görebilmek için başlığın takılı olması gerekiyor.

Meta Quest Pro inceleme

Son olarak, Meta Quest Pro fiyatı 1,499 dolar olarak açıklandı. Önceki nesil cihazlarla kıyasladığımız zaman eklenen yeni özellikler, sensör ve kameralar nedeniyle 300 dolar civarı olan fiyat etiketinin 5 katına yükseldiğini görüyoruz.

Meta Quest Pro özellikleri:

  • İşlemci: Snapdragon XR2
  • Ekran: İki adet 1800×1920 ppe (göz başına piksel) LCD
  • Bellek: 12 GB RAM
  • Depolama: 256 GB hafıza
  • Fiyat: 1.499 dolar
  • Diğer:
    • Hareket izleme kameraları ve sensörleri
    • Şarj edilebilir, sensörlü kontrolcüler

Eski amiral gemisi vs yeni orta segment!

Akıllı telefon almak isteyen kişiler yeni nesil bir orta segment cihaz mı alayım yoksa geçmiş yılların amiral gemisi modellerini mi tercih etmeliyim ikileminde kalıyor. Zira artan teknoloji fiyatları düşünüldüğünde, pek çok kişi fiyatı 30 bin TL seviyelerini bulan üst segment cihazlardan bakışlarını bile kaçırıyor.

Öte yandan üst segment telefonlar ilk çıktıklarında pahalı olsalar da fiyatının zamanla düşeceğini ve yavaşça yeni modellere yer açmak için üretiminin durup nihayetinde piyasadan çekileceğini unutmamalıyız. Dolayısıyla satışı duran eski modelleri direkt elemeliyiz. Peki hangisini seçmek daha mantıklı?

Satın almadan önce bilmemiz gereken avantajlar ve dezavantajlar

Giriş veya orta segment bir cihaz almak istediğimiz zaman bu telefonda aradığımız tüm özellikleri bulamayabiliyoruz. Örneğin orta segmentte çok fazla para harcamadan en iyi performansı verecek cihazlardan birini almak isteyen kişi, yüksek işlem gücü sebebiyle Snapdragon 860 işlemcili ve Poco X3 Pro’yu satın alabilir.

orta segment amiral gemisi

Ancak bu cihazda 120hz ekran yenileme hızı olduğu halde Amoled ekran, kablosuz şarj ve 5G gibi özellikleri bulamayacaktır. Bu durum aslında oldukça normal. Çünkü giriş ve orta segment cihaz satın alırken tam da bu sebeple ihtiyaçlarımızı ve beklentilerimizi önceden belirlemeliyiz.

Dünyanın en yüksek fiyatlı telefonları

Dünyanın en yüksek fiyatlı telefonları

Yüksek fiyatlı telefonlar, teknoloji dünyasında hep gündem olmayı başarmıştır. Biz de bu yazımızda piyasadaki en pahalı modelleri inceledik.

Örneğin fotoğrafçılığı seviyorsanız iyi bir kameraya sahip akıllı telefon seçmeniz daha mantıklı olacaktır. Ancak devamlı seyahat eden biri için batarya kapasitesi yüksek veya 50W ile 100W arası bir güçte hızlı şarj olabilen cihazlara yönelmek daha mantıklı olacaktır.

İşte tam da bu sebepten dolayı amiral gemisi cihazlar alt segmentlerin önüne geçiyor. Ekranın, işlemcinin, kameranın kısacası her şeyin en iyisi bu telefonlara konuluyor. Bu sebeple fiyatları da daha pahalı oluyor. Ancak eski nesil amiral gemisi cihazlar ile yeni nesil orta segmentler bir araya geldiğinde işler değişebiliyor. Gelin birlikte bu iki klasmanda bulunan cihazların avantajlarına ve dezavantajlarına bakalım.

orta segment amiral gemisi

Ekran kalitesi

Bir iki yıl öncesinin amiral gemisi telefonları bile muhtemelen günümüzün orta segment cihazlarının pek çoğundan daha kaliteli bir ekrana sahip olacaktır. Örneğin 6 yaşında olan Samsung Galaxy S7 Edge bile 2K çözünürlüğe sahip AMOLED bir panel kullanıyor. Öte yandan günümüzün pek çok giriş ve orta segment telefonda hala IPS LCD veya düşük kalite AMOLED ekran görüyoruz.

Ancak ekran sadece çözünürlük ve panelden ibaret değil. Şu anda satışta olan pek çok telefon 90hz, 120hz ve hatta daha yüksek ekran tazeleme hızına sahip ekranları bizlere sunuyor. Bu teknoloji bir kaç yıl öncesine kadar hayatımızda yoktu.

orta segment amiral gemisi

Ancak şimdi orta segment cihazlar bile bu özelliği sunuyor. Aynı şekilde ekran boyutları da her geçen gün büyüyor ve çerçeveleri azalıyor. Bir kaç yıl öncesinde 6 inç cihazlar büyük sayılırken şu anda 6.7 inç ekranlar standart bir hale geldi. Üstelik boyutları da seleflerinden küçük.

Yapısal bütünlük

Üst segment cihazlar, orta segmentte bulunan rakiplerine göre, düşme, bükülme ve su geçirmezlik testlerinden daha yüksek puan almayı başarıyor. Bu durumun başlıca sebepleri arasında, yapım kaliteleri, kullanılan malzeme ve IP sertifikaları bulunuyor.

orta segment amiral gemisi

Orta segment cihazların kasaları genelde metal hissiyatı veren plastikten imal ediliyor. Yine arka kısımları da plastik veya cam hissiyatlı malzemelerden üretiliyor. Ancak amiral gemisi cihazların ön ve arka yüzeyi Gorilla Glass teknolojisiyle korunurken kasaları da paslanmaz çelik veya uçak yapımında kullanılan alüminyum malzemeden üretiliyor. Üstelik amiral gemisi cihazların pek çoğu IP sertifikasına sahip.

Kamera standartları

Kamera konusu neredeyse tartışmaya kapalı diyebiliriz. Eğer almak istediğiniz amiral gemisi cihaz 3-4 yaşında değilse, her konuda yeni nesil bir orta segment telefondan daha iyi olacaktır. Ancak kamera kalitesinin arkasında gizli bir işlemci gücünün yattığını da belirtmemiz lazım. Çünkü 4K video ve yazılımsal stabilizasyon gibi özellikleri güçlü bir işlemci performansı sayesinde verimli bir şekilde kullanabiliyoruz.

Amiral gemisi cihazlarda, lens kalitesi, lensten gelen görüntüyü işleyen sensörün boyutu, diyafram açıklığı ve optik imaj sabitleme gibi bazı önemli konularda kesenin ağzı açılmış durumda. Tabii yeni nesil orta segment cihazlarında avantajları yok değil.

Örneğin üç- dört sene önce çıkan bir amiral gemisi telefonda geniş açı, makro lens veya optik zoom kamerası gibi özellikler olmayabilir. Dolayısıyla yeni nesil orta segment telefonlar görüntü kalitesinde olmasa bile diğer kameralarıyla sizin için avantaj olabilir.

Dahili ve arttırılabilir hafıza

Konu hafıza olduğunda, burada kazanan net bir şekilde orta segment oluyor. Eski nesil amiral gemisi cihazlar belki döneminin orta segmentlerine göre 128GB, 256GB hatta 512GB’lık versiyonlarıyla avantaj sağlıyor olabilir.

sandisc extreme pro 1tb

Ancak günümüzde satılan orta segment cihazların pek çoğunda buna yakın seçenekler mevcut. Üstelik amiral gemisi cihazların bir kısmı uzunca bir süre hafıza kartı desteği olmadan satıldığı için, alacağınız modeli kontrol etmelisiniz.

Dolayısıyla eğer bugün bir akıllı telefon almak istiyorsanız, dahili veya arttırılabilir hafıza konusu kesinlikle dert edeceğiniz bir şey değil. Hatta günümüz teknolojisi sayesinde pek çok orta segment telefon 256GB ve 512GB’lık hafıza kartlarını standart olarak destekliyor.

İşlemci ve donanım

Amiral gemisi cihazlar için işlemci üreten yalnızca 5 firma var. Bunlar A serisi ile Apple, Exynos ile Samsung, Kirin ile Huawei, Snapdragon ile Qualcomm ve günümüzde en büyük rakibi olan Dimensity serisiyle MediaTek.

Bu şirketler devamlı olarak kimin en hızlı ve yüksek performansı veren işlemciyi yaptığının yarışı içerisindeler. Dolayısıyla en iyi işlemcileri üst segment telefonlarda kullanıyorlar. Fakat geçtiğimiz yıllarda orta segmente artan ilgiyle beraber -özellikle Çinli telefon üreticileri sayesinde- aradaki farkın kapanmaya başladığını söyleyebiliriz.

Orta segment cihazlara eğer 3-4 yaşında bir amiral gemisini rakip almıyorsak, işlem gücü olarak altında kalacaktır. Fakat orta segment telefonlar da yeni teknolojiye sahip olmanın avantajlarını bazı avantajlarını getirebiliyor. Örneğin 3-4 yıl öncesinin cihazlarında Wifi 6 yada 5G gibi bir teknolojiyi göremezken şu anda orta segment, hatta giriş sınıfında bile bu özellikleri görebiliyoruz.

Yazılım desteği

Yazılım konusunda bugüne kadar amiral gemisi telefonlar hep başta gelmiştir. Ancak son dönemde yapılan açıklamalardan anladığımız kadarıyla markalar, kullanıcı deneyimini ve olumlu geri dönüşü önemsedikleri için 3-4 yıla kadar yazılım ve 5 yıla kadar da güvenlik tarafında güncelleme desteği sözü veriyorlar.

Bu konuda avantaj amiral gemisi cihazlarda gibi gözükse de, bizim kıyaslamamız eski nesil amiral gemileriyle olduğu için, işler tam tersine dönüyor. Eğer eski bir amiral gemisi telefon alma niyetindeyseniz ve bu cihaz 2 yaşını geçmişse, muhtemelen güncelleme desteği olmayacaktır. Ancak kutusundan son Android sürümüyle çıkan ve en az iki üç yıl daha güncelleme alacak orta segment cihazlar bu konuda büyük bir avantaja sahip.

Gördüğünüz gibi iki grubunda kendine göre artıları ve eksileri mevcut. Dolayısıyla bir seçim yaparken cihazın özelliklerinden kadar ihtiyaçlarınıza uygun oluşunu da kontrol etmelisiniz.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Nvidia ekran kartlı televizyon geliyor!

Diğer sektörlerin aksine televizyon dünyasındaki gelişmeler genel olarak daha ufak çaplı yaşanıyor, yüzeysel kalıyor. Ancak bazı zamanlarda önemli gelişmeler ile de karşılaşabiliyoruz. Bu gelişmelerden birisi de en nihayetinde kendi içerisinde ekran kartı bulunduran bir televizyon görüyor olmamız. Displace tarafından üretilen bu televizyon, bir bilgisayar olarak da kullanılabiliyor.

Bilgisayar olarak kullanılabilen televizyon Displace TV!

CES 2023 fuarında tanıtımı yapılacak olan Displace TV, aslına bakılırsa şuanda konsept aşamasında olan bir ürün. Beraberinde AMD’nin işlemcisi ve Nvidia’nın ekran kartıyla gelen televizyonun öne çıkan özelliklerinden birisi de bilgisayar olarak kullanılabiliyor olması. İçerisinde işlemci ve ekran kartını barındıran ünite ile televizyon birbirine bağlandıktan sonra bir bilgisayar şeklinde çalışabiliyor.

Displace’in iddiasına göre bu ünite ile gelen pil sayesinde televizyon, ayrıca herhangi bir ihtiyacı duymadan günlük 6 saat kullanımla 1 aya kadar kullanılabiliyor. Örneğin prizsiz bir yerdeyseniz veya bu televizyonu bir karavanda kullanmayı düşünüyorsanız Displace, bu televizyonu 1 ay kadar kullanabileceğinizi söylüyor.

Ofise gelen en iyi Philips televizyonu inceledik!

Ofise gelen en iyi Philips televizyonu inceledik!

Bu videomuzda sizler için Philips‘in 65 inç, 4K 120 Hz TV’si Philips 65OLED807 modelini inceledik. TV özellikleri neler?

Konsept aşamasındaki bu televizyonun diğer bir özelliği ise üzerinde uydu girişinden tutun da HDMI portuna kadar hiçbir giriş bulundurmaması. Bütün cihazların kablosuz olarak bağlanacağı ve bu sayede kablo karmaşasının sıfıra indirileceği düşünülmüş. Kutu ile birlikte eklenen Wi-Fi 6E desteği de kablosuz bağlantı ve görüntü aktarımı için gecikmesiz bir deneyim vadediyor.

Displace, 55 inç boyutundaki ekrandan 4 adet yan yana koyup 110 inçlik dev bir televizyon elde edildiğini söylüyor. Aynı zamanda bu işlem ile birlikte 4K olan ekranları yan yana koyup toplamda 8K bir ekran elde edilmiş oluyor. Displace TV 5 Ocak 2023’de tanıtılacak ve ABD’de satışa sunulacak. Türkiye de dahil olmak üzere diğer pazarlara gelip gelmeyeceği konusunda ise net bir bilgi bulunmuyor.

Peki siz Displace TV konseptini nasıl buldunuz? Sizce başarılı olur mu? Fikirlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Elon Musk, Twitter sevdasından vazgeçti! CEO’luktan çekiliyor

Yaptığı hamleler ve attığı çılgınca adımlar nedeniyle neredeyse her gün gündeme gelmeyi başaran Elon Musk, bu gece Twitter üzerinde devasa katılımın sağlandığı bir oylama başlattı. Şirketin geleceğini düşünerek oy verilmesini, zira çıkan sonuçlara uyacağını söyledi.

Elon Musk, Twitter CEO’luğundan ayrılıyor!

Elon Musk tarafından başlatılan oylamaya toplamda 17 milyon 502 bin 391 kişi katılım sağladı. Oy dağılımına baktığımızda ise yüzde 57,5‘lik bir kesimin Musk’ın Twitter CEO’luğundan ayrılması gerektiğini söylediğini görüyoruz.

Elon Musk Twitter

Oylama öncesinde çıkan sonuçlara uyacağını söyleyen Musk “Ne dilediğinize dikkat edin, gerçek olabilir” diyerek oy veren kişilerin iki kere düşünmesi gerektiğini söyledi. Nitekim oylama kısa süre önce sona erdi ve Musk’ı üzen karar belirlendi.

Twitter sonunda çıldırdı! Rakiplerini resmen yasakladı

Twitter sonunda çıldırdı! Rakiplerini resmen yasakladı

Twitter, bu akşam saatlerinde link paylaşım yasağı kararını duyurdu. Artık rakip platformların bağlantıları kullanılamayacak.

Tabii bu oylamanın samimi olmadığını söyleyen insanlar da var. Örneğin Wall Street Silver isimli bir kullanıcı, Musk’ın çoktan yeni CEO’yu seçtiğini ve bu oylamanın göz boyama olduğunu söyledi. Musk ise “Twitter’ı ayakta tutacağını düşündüğüm kimse görevi kabul etmiyor, yani kimseyi seçmedim” şeklinde yanıtladı.

Ancak bu cevap ile istemeden de olsa oylamadan bağımsız bir şekilde ayrılmayı istediğini açık etmiş oldu. Oylamaya gelecek olursak; Elon Musk tarafından yapılan ilk paylaşımda şunlar söylendi:

“İleride, büyük politika değişiklikleri için bir oylama yapılacak. Özür dilerim. tekrar olmayacak”

Hemen ardından aşağıda yer alan Tweet’i paylaşarak bir oylama başlattı ve şunları söyledi:

“Twitter başkanı olarak istifa etmeli miyim? Bu anketin sonuçlarına uyacağım”

https://twitter.com/elonmusk/status/1604617643973124097?s=20&t=SdWaq_wS0SdhIKLqyFJ6XQ

Siz Elon Musk gerçekten Twitter CEO’luğundan ayrılır mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

CEO Lei Jun, Xiaomi 13 Pro eleştirilerine cevap verdi!

Xioami geçtiğimiz günlerde yeni amiral gemisi telefon modelleri ile karşımıza çıktı. Xiaomi 13 serisindeki her iki model de benzer bir şekilde üstün özelliklere sahip olsa da, ekran konusunda önemli bir ayrım noktaları bulunuyor. Bu da Xioami 13’ün düz ekranının karşısında Pro modelinin ekranının kavisli yapıda olması. Konu ile ilgili şirketin CEO’su Lei Jun sonunda açıklama yaptı!

Xiaomi 13 Pro’nun ekranı neden kavisli?

Bir akıllı telefonda kullanıcılar olarak genellikle kağıt üzerindeki değerlere bakarız. Ancak o telefonu gerçekten satın almayı düşündüğümüz zaman gidip yerinde görmek, buna göre kararımızı vermek isteriz. Bunun sebebi aslında çok açık, cihazı elimize aldığımız zaman ergonomik olmasını istiyoruz. Lei Jun da tam olarak bu noktaya dikkat çekiyor!

Xiaomi 13 pro

Düz yapıdaki ekranların telefonu çok kalın gösterdiğini düşünen Lei Jun, iPhone 14 serisindeki gibi bir düz ekran kullanımının telefonu çok kalın göstereceğini dile getirdi. Ayrıca bu tarz bir kalınlık hem görsel hem de ergonomik açıdan olumsuz karşılanabilirdi. Yani kullanıcılar genel anlamda Xiaomi 13 Pro’nun tasarımını beğenmeyebilirlerdi.

Samsung’un gelecek planları ortaya çıktı!

Samsung’un gelecek planları ortaya çıktı!

Teknoloji dünyasının en önemli isimlerinden Samsung, katlanabilir ekranlı modeller için büyük bir planla geliyor.

Bu tarz bir yaklaşımın neden normal Xiaomi 13 modelinde benimsenmediği ise bilinmiyor. Ancak tahminler, kullanıcılara seçenek sunma amacının yanı sıra Xiaomi 13’ün halihazırda çok da kalın olmaması yönünde. Seçenek sunma kısmına ufak bir parantez açmak lazım, zira Xiaomi 13 serisinden bir telefon almak isteyen kullanıcının günün sonunda düz ekranlı model seçeneği de olmuş oluyor. En nihayetinde telefon tercihi gibi tasarım dili de bir tercih kriteri.

Yeri gelmişken Xiaomi 13 Pro’nun ekran özelliklerinden de bahsedelim. Samsung’un E6 adındaki 1900nit parlaklığa kadar çıkabilen 10 bit panel, HDR10+ destekliyor. 6,73 inç boyutundaki ekran 3200×1440 piksel barındırıyor ve 1Hz ile 120Hz arasında dinamik tazeleme hızı sunuyor. 0,21 JDNC ve 0,28 Delta E renk aralığını kapsayan ekran, profesyonel renk işleriyle uğraşanları hedefliyor.

Peki siz Xiaomi 13 Pro hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce ekranın kavisli olması iyi bir tercih olmuş mu? Fikirlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Oppo ve OnePlus’tan dev ortaklık!

Akıllı telefon dünyasının son dönemdeki hızlı isimlerinden Oppo, 2022 yılını oldukça verimli geçirmişti. Şirket, planladığı ortaklıklarla bu yılı gücüne güç katarak bitirmek istiyor. Bu bağlamda atağa geçen Oppo, önemli bir ortaklığı daha duyurdu.

Oppo ve OnePlus 1,43 milyar dolarlık yatırım anlaşmasına vardı

OnePlus 9 yıllık serüvenini Cumartesi günü gerçekleştirdiği bir etkinlikle kutladı. Etkinlikteki en önemli haberlerden birisi de Oppo’nun gerçekleştirdiği yatırım oldu. Oppo’nun OnePlus’a önümüzdeki üç yıl içinde kademeli olarak 1,43 milyar dolarlık yatırım yapacak.

Oppo ve OnePlus

Yeni “çift marka” stratejisi, bir anlamda OnePlus’ın amiral gemisi modellerine yarayacak. Ortaklıkla birlikte OnePlus ürünleri Oppo servis merkezlerinde onarım hizmetlerinden faydalanabilecek. Ortaklığın ilk adımları Çin’de atılacak. Öte yandan bu anlaşma Oppo’nun son günlede gerçekleştirdiği tek anlaşma değil.

OPPO Find X6 iddialı kamera özellikleriyle geliyor

OPPO Find X6 iddialı kamera özellikleriyle geliyor

2023 yılının ilk çeyreğinde tanıtılacak OPPO Find X6 için kamera özellikleri belli oldu! İşte detaylar...

Bu yılki çıkışını sürdüren Oppo, bir başka Çinli şirket Huawei ile 5G, WiFi, ses ve video kodeklerini kapsayan bir anlaşma yoluna gitti. Huawei ve Oppo, bu konulardaki bilgi birikimlerini birbirlerine sunacaklarına dair çapraz lisans anlaşması imzaladıklarını duyurdu.

Oppo ve OnePlus

Anlaşmanın şartlarına göre Huawei, Oppo’ya bağlantı teknik bilgisi sağlayacak. Öte yandan Oppo’nun yüksek kaliteli ses ve video tüketici elektroniği alanlarında uzun bir tecrübesi bulunuyor. Huawei de anlaşma ile birlikte bu tecrübeden yararlanacak.

Samsung Galaxy serisini tercih etmeniz için 5 neden!

Akıllı telefondan tablete, buzdolabından televizyona kadar teknolojinin onlarca farklı kategorisinde hizmet vermekle sınırlı kalmayan Samsung yıllardır dünyanın en büyük telefon üreticisi. Geniş bir ürün gamına sahip olan Samsung’un en dikkat çekici modelleri, şüphesiz Galaxy serisi. Peki neden Galaxy?

Samsung’un mobil cihazlarını satın almayı düşenen veya kafasında soru işareti bulunan kişiler için Samsung Galaxy cihazların 5 yeteneği ile karşınızdayız!

Samsung Galaxy S22 Ultra ön inceleme

Samsung Galaxy S22 Ultra ön inceleme

Kullanıcıların merak ettiği Samsung Unpacked etkinliğinde tanıtılan Galaxy S22 Ultra modeli ne sunuyor? Özelliklerine yakından baktık!

Cihazları birbirine bağlayan güçlü ekosistem

Gayet iyi çalışan bir ekosistem oluşturan Samsung’un bir telefonunu satın aldığınızda, Galaxy Watch serisi saatiniz veya Buds kulaklıklarınız çok iyi bir uyumluluk sağlıyor. Akıllı telefondan tablete geçiş yaptığınızda veya tam tersi senaryoda kulaklığınızda otomatik olarak bağlı olduğu cihazı değiştiriyor.

Samsung hesabınızla giriş yaptığınız cihazlar arasında notlarından, fotoğraflarınıza kadar birçok veriye doğrudan ulaşabiliyorsunuz. Bunu bir örnek ile açıklamak gerekirse: tabletinizle çalışırken telefonunuzdan aldığınız bir notu görüntülemeniz gerektiğinde, telefona geçiş yapmanıza gerek yok. Eğer her iki cihazda da aynı Samsung hesabını kullanıyorsanız, tabletinizdeki Not uygulaması ile bunu görüntüleyebilirsiniz.

Kendinize göre özelleştirme imkanı

Kendinize özel bir tarzınız varsa teknolojik cihazlarınızı da özelleştirmek istemeniz kaçınılmaz. Sadede duvar kağıdının ve birkaç küçük detayın değişmesine izin veren rakiplerinin aksine Samsung Galaxy cihazlarınızın neredeyse tüm fonksiyonlarını özelleştirebiliyor, böylece bir ürünün keyfini kendinize özgü bir şekilde yaşayabiliyorsunuz.

One UI arayüzü ile iyi bir kullanıcı deneyimi

En iyi kullanıcı deneyimini elde etmeniz için tasarlanan One UI arayüzü, kişisel optimizasyonu en üst noktada tutuyor. Tüm cihazlarınızda rahatça çalışabilmeniz için günlük işlerinizi kolaylaştıran arayüzün en güncel versiyonu olan One UI 5 ile cihazınızı çok kolay bir şekilde kontrol edebiliyorsunuz.

Bunu bir örnek ile açıklamak gerekirse: Duvar kağıdı, saat stili ve bildirimi tek bir yerden kolayca ayarlamak için kilit ekranına basılı tutmanız yeterli. Videoları kesip kilit ekranınıza yerleştirerek anılarınızla canlı bir duvar kağıdı oluşturabiliyorsunuz.

Kilit ekranını ve ana ekranı hazır görüntüler, videolar, degrade renkli arka planlar ve filtrelerle istediğiniz gibi tasarlayabiliyorsunuz. Galaxy cihazlarınızla, Microsoft 365’i her zaman, her yerde çalıştırarak mobil cihanızı bir mobil ofise dönüştürebiliyorsunuz. Galaxy serisindeki amiral gemisi telefonların desteklediği çoklu pencere modu sayesinde birden fazla uygulamayı tek bir ekranda görüntülemek mümkün.

Gizliliğiniz ön planda

Sosyal medya platformlarının yaygınlaşması ve akıllı telefon kullanımının artması sonrasında gizlilik en çok tartışılan konulardan birisi haline geldi. Kullanıcıların gizliliğini korumak için birçok farklı çözüm geliştiren Samsung, Knox ile cihazlarınızı hem içeriden hem de dışarıdan gelecek saldırılara karşı koruyor.

Cihazınız çalındığında veya kaybolduğunda, ele geçiren kişilerin verilerinize erişmesi için şifrelerinizi bilmesi gerekiyor. Aksi takdirde cihazı sıfırlamak veya yeniden yazılım yüklemek bile fayda etmiyor.

Bunlara ek olarak cihazınızın konumunu takip etme ve uzaktan silme gibi seçeneklerde sunuluyor.

Bir uygulama sizin mikrofonunuzu veya kameranızı kullanıyorsa Samsung’un mobil cihazları bunu size bildiriyor. Tüm bunlara ek olarak uygulamaların konumunuza erişip erişemeyeceğini siz belirlerken, uygulamaların reklam göstermesi konusundaki kararı da siz veriyorsunuz.

İhtiyacınız olan özellikler güçlü bir şekilde sunuluyor

– Uzun pil ömrü sayesinde bir günü rahatlıkla çıkarabiliyorsunuz
– Dinamik AMOLED ekran sinema kalitesinde bir deneyim sunuyor.
– 5G desteği sayesinde çok yüksek indirme ve yükleme hızları
– IP68 sertifikası ile suya ve toza karşı dayanıklı telefon
– Akıcı ve doğal bir şekilde yazı yazmanızı sağlayan S Pen
– Vücut yapınızı anında analiz edebilen Galaxy Watch5

Ve çok daha fazlasına Samsung’un Galaxy serisi cihazları ile sahip olabiliyorsunuz. Daha fazla bilgi için buraya tıklamanız yeterli.

Yeni Apple Mac Pro planlandığı gibi olmayacak!

Bundan iki yıl öncesinde Silicon serisi işlemcilerini duyuran ve bütün ekosistemini bu işlemciler üzerine yeniden inşa eden Apple, Mac Pro bilgisayarlarında ise Intel işlemci kullanmaya devam ediyordu. Şirket bu yıl ise farklı, M2 tabanlı bir Mac üretecekti. Bloomberg’in raporuna göre bunun nedeni Apple’ın çok daha üstün bir Mac Pro üretmeyi hedeflemesi. Ancak planlanan olmadı, Mac Pro’nun geliştirilmesi sekteye uğradı. Peki ne değişti ki Apple geri adım atmak zorunda kaldı?

Apple tam 48 çekirdekli bir Mac Pro tasarlıyordu

Apple, bu yıl Mac Pro’yu tanıtmayı planladığı tarihi kaçırdı, yani ürün yetişmedi. Apple bu gecikme hakkında pek açıklama yapmadı. Şirket aslında Mac Pro modelini tanıtmayı planlıyordu, ancak diğer bilgisayarlarının piyasaya sürülmesi ardından Apple’ın teknoloji anlayışındaki değişimleri ve planlarının bu yönde yeniden şekillenmesi sebebiyle bu tanıtım yapılmadı.

Apple Mac Pro

Şirketin bir süredir M2 tabanlı Mac Pro modelini test ettiği biliniyor. Bu cihaz şuana kadar Intel kullanan Mac Pro ailesi için önemli bir gelişme olarak tasarlanıyordu. Ancak Apple, testler sırasında bu ürünün ulaşılamayacak kadar pahalı olduğuna karar verdi.

Yeni MacBook Pro modelleri için tarih belli oldu!

Yeni MacBook Pro modelleri için tarih belli oldu!

Teknoloji devi Apple'ın Ekim ayında tanıtacağı fakat ertelenen M2 Pro ve M2 Max işlemcili MacBook Pro modelleri için tarih belli oldu!

M2 tabanlı Mac Pro çok pahalı olacaktı!

Mac Studio modelinde de gördüğümüz M1 Ultra işlemcisi, aslında iki adet M1 Max’ın birleşiminden oluşuyor. Apple, yeni Mac Pro’da da benzeri bir anlayış ile yalnızca bu ürün özelinde bir işlemci geliştirecekti. İki farklı konfigürasyon seçeneği ile karşımıza çıkacak olan bu bilgisayarın isterseniz M2 Ultra versiyonunu, isterseniz de iki adet M2 Ultra’nın bir araya getirilerek yapıldığı özel çipli versiyonunu alabilecektiniz. Aradaki performans farkının daha rahat anlaşılması adına iki işlemcinin kağıt üzerindeki kıyaslamasından bahsedelim.

M2 Ultra, 24 işlemci ve 76 grafik çekirdeğine sahip. M2 Extreme olarak adlandırılması beklenen özel sürüm işlemci ise tam 48 adet işlemci ve 152 adet grafik çekirdeğine sahip olacaktı. Ancak ne yazık ki Apple bu işlemciden vaz geçti. Bunun sebebi aslında çok açık, M1 Ultra çipini kullanan Mac Studio bile 5,000 dolar fiyat etiketine sahip iken, M2 Extreme barındıran bir Mac Pro modelini satmak zor olacaktır. Şirketin mevcut fiyatlandırma politikası çerçevesinde böyle bir ürün 10,000 dolar seviyesinde fiyatlandırmaya sahip olur. Sonuç olarak bakıldığında ise Mac Pro niş bir kitleye hitap eder, satışlarıyla pek tatmin etmezdi.

Apple’ın bu bağlamda Mac Pro’da önemli değişiklikler yapması olası. Örneğin Mac Pro serisinin güçlü itibarını koruyabilmek adına, bu yıl da Intel Xeon işlemcili bir model görebiliriz.

Peki siz Mac Pro’daki bu değişiklik hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu yıl Silicon tabanlı bir Mac Pro görebilir miyiz? Fikirlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın!