WhatsApp, mobilden sonra uzun ek olarak uzun süredir masaüstü sürümde de kullanıcılarına hizmet veriyor. Fakat uygulamanın mobil sürümde yer alan özelliklerinin tümü, masaüstünde aynı şekilde mevcut değil. Bu nedenle WhatsApp, web sürümü geliştirmek ve güçlendirmek adına eksikliklerini neredeyse günden güne tamamlıyor. Platform, şimdi bir özellik daha eklerken dikkat çekti. Peki, bu yenilik nedir ve ne işe yarayacak? Habere hep birlikte göz atalım.
WhatsApp, masaüstü sürümde kişileri paylaşmaya izin verecek!
Anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, artık masaüstü sürüm üzerinde kişileri paylaşmaya izin verecek. Bu sayede kullanıcılar, WhatsApp’ında var olan kişileri istedikleriyle paylaşacaklar. Paylaşılan kişiler, alıcı tarafından kolayca rehbere eklenecek.
Kişileri paylaşma özelliği, Microsoft Store’de bulunan Windows için WhatsApp beta 2.2247.2.0 güncellemesiyle bazı kullanıcılara sunuldu. Fakat kararlı sürüme ne zaman geleceği henüz belirsiz. Yenilik, aynı zamanda, WABetaInfo blog ve resmi Twitter hesabında paylaşıldı.
Gelen bilgilere göre içinde 20 milyon Türk hesabın da olduğu yarım milyar WhatsApp kullanıcısının bilgilerinin çalındığı ifade edildi.
WhatsApp, son zamanlarda yaptığı değişikliklerde masaüstü sürümü ön planda tutuyor. Platform, geçtiğimiz günlerde WhatsApp Web’e giriş yaparken şifre belirleyebileceğini açıkladı. Bu sayede hesabın açık kalması durumunda bile gizlilik açısından daha güvenli bir kullanım deneyimi oluşturacak.
Anlık haberleşme uygulaması, eksik olan Aramalar sekmesini de yakın zaman önce web için getirdiğini açıkladı. WhatsApp masaüstü için Aramalar sekmesi sayesinde daha önce yapılan görüşmeler masaüstünde görünecek. Aramalar, uygulamanın kenar çubuğunda Sohbetler ve Durum sekmesinin ortasında yer alacak.
Siz okuyucularımız bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin WhatsApp’tan beklediğiniz yenilikler neler? Görüşlerinizi Yorumlar kısmında belirtebilirsiniz.
Ülkemizde de popülerliği gün geçtikçe artan Xiaomi’nin alt markası Redmi’nin yeni telefonları yolda. Bu yıl karşımıza Note 11 serisi ile çıkan firma, bu sefer de K60 isimli telefon modellerini kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Karşınızda Snapdragon 8 Gen 2 kullanan yeni Redmi K60 serisi.
Snapdragon 8 Gen 2 ve dahası
Geçtiğimiz haftalarda Qualcomm’un teknoloji etkinlikleri düzenledi. Yapılan etkinliklerle birlikte yeni işlemcisi Snapdragon 8 Gen 2 resmi olarak duyuruldu. Anlaşılan Redmi de K60 serisi ile yeni platformu kullanan ilk marka olma yarışına dahil olmuş durumda.
Bu yılın Aralık ayı içerisinde tanıtılması beklenen seri Redmi K60, K60 Pro ve K60E olmak üzere üç modelden oluşacak. “Pro” eki olmayan normal model Snapdragon 8 Gen 2’den güç alacak.
Snapdragon 8 Gen 2 işlemcisinden güç alacak ilk oyuncu telefonu Red Magic 8 Pro ile ilgili yeni detaylar ortaya çıktı.
Redmi K60 serisinin özellikleri
Sebebi bilinmeyen bir şekilde düz model yeni işlemciyi kullanırken, K60 Pro modelinin bir önceki platform olan Snapdragon 8+ Gen 1 ile gelmesi bekleniyor. Cihazla ilgili sızıntı paylaşımlarını yapan Kacper Skrzypek bu kafa karıştırıcı durum hakkında “nedeni sormayın” diyor.
Serinin diğer bir üyesi olan K60E’nin ise MediaTek işlemci kullanması bekleniyor. Ancak bu platformun hangisi olacağı belli değil. Bütün bunlara rağmen Redmi K60’ın serideki en uygun fiyatlı model olacağı söyleniyor.
Redmi K60 6,67 inç boyutunda 2K çözünürlüğündeki ekrana sahip olacak. 12 GB’a kadar RAM seçeneği sunması beklenen cihazın depolama kısmı bilinmiyor. Optik imaj sabitleme destekli 64MP sensör, cihazın ana kamerası olacak. Ek olarak 8MP ultra geniş açı ve 2MP makro sensörleri arka tarafta yerini alacak. Ön tarafta ise 16MP çözünürlüğünde öz çekim kamerası kullanıcıya bakacak. Serinin ana model dışındaki diğer üyelerinin özellikleri hakkında ise net bir bilgi yok.
Yeni seri başka isimlerle de çağrılıyor. K60’ın kod adı socrates, K60 Pro’nun kod adı mondrian ve K60E’nin kod adı rembrant olacak. Son olarak telefonların hangi fiyatlarla duyurulacağı da bilinmiyor.
Peki siz yeni Redmi K60 serisini nasıl buldunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın!
God of War serisinin son oyunu olan Ragnarök daha ilk günden tüm zamanların rekorunu kırdı. PS4 ve PS5 için satışa sunulan God of War Ragnarök’un çıkış günü satışı, tüm GoW serisinin haftalık satışlarını geçti. İşte God of War: Ragnarök inceleme!
God of War: Ragnarök inceleme!
God of War Ragnarök ilk günden zirveye oturdu
9 Kasım tarihinde çıkış yapan God of War Ragnarök, satış konusunda Sony’nin yüzünü güldürmeyi başardı. Birleşik Krallık’taki satış verilerine göre, oldukça büyük bir başlangıç yaptı ve geliştiricisi Santa Monica Studio’yu bile şaşırttı.
Analiz firması GfK’nin açıklamasına göre Ragnarök fiziksel kopyasının çıkış günü satış sayısı, serinin diğer oyunlarının ilk haftalık satışlarını geçmeyi başardı. Ragnarök PlayStation 5 sürümünün, çıkış haftasındaki tüm PS5 oyunlarının yüzde 55’ini oluşturduğunu aktardı.
God of War serisinde toplamda 12 oyun bulunuyor. Bunlardan altısı ana hikaye; diğerleri ise taşınabilir, koleksiyon ve remake’i içeriyor. 2018’de çıkış yapan God of War ile oldukça büyük kitlelere ulaşmayı başaran seri, 14 Ocak’ta Windows’a sunulmasıyla yeniden gündeme gelmişti.
God of War 2018, Sony’nin en çok satan oyunlarından biriydi ve 2022 itibarıyla 23 milyon kopyaya ulaştı. Sony’nin son finansal raporu, Ragnarök’un 25 milyon satışı geçmesini beklediğini gösterdi. Yeni oyun, daha ilk iki günden God of War’ı (2018) kıskandırmış gibi görünüyor.
Ragnarök’un ilerleyen tarihlerde ne yapabileceğini bilmiyoruz, ancak oyunun oldukça beğenildiğini söylemek mümkün. PS4 ve PS5 için çıkış yapan aksiyon yapımı, Metacritic’te 94 puana sahip. Ayrıca şimdiden 2022’nin en iyi oyunu olmaya da aday.
Twitter, Elon Musk’a satılmasından itibaren birçok politika değişikliğine gitti. Öyle ki bazı değişiklikler, şirkete yarardan çok zarar verdi. Musk’ın tek taraflı kararları üzerine bazı çalışanlar, Twitter’ın iflas edebileceğini dahi söyledi. Uçuruma sürüklenen şirkete bir darbe de reklam verenlerden geldi.
Twitter’ın gelir kaynakları arasında reklam verenlerin önemi oldukça büyük. Bu da platformun ayakta kalabilmesi için firmalara bir güven sağlaması gerektiğine işaret ediyor. Şirket, yürüttüğü politikalarla bu güveni sağlayamıyor ve büyük kayıplar yaşıyor.
Şirketlerin Twitter’a olan güveni azalıyor!
Pathmatics tarafından sağlanan verilere göre, Twitter’a en fazla reklam veren 100 şirketin 50’si bundan vazgeçti. Öyle ki bu şirketler, 2020 yılından itibaren platforma yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde reklam harcaması yaptı.
Media Matters tarafından yapılan analizlere göre Twitter’a reklam vermeyi bırakan şirketler arasında CNN, Meta Platforms, Inc. ve LinkedIn Corporation gibi markalar da yer alıyor. Listedeki firmaların büyük kısmı, herhangi bir açıklama yapmadan Twitter ile olan reklam bağını koparttı. Diğer başlıca şirketler ise şu şekilde;
Elon Musk Twitter içerisinde genel af fikrini oylamaya sundu. 3 milyonun üzerinde katılım sağlanan ankette sonuç olumlu.
LinkedIn Corporation
Ford
MailChimp (The Rocket Science Group)
Nestle
Meta Platforms, Inc.
American Express Company
Hewlett-Packard (HP)
Twitter’ın şirketler tarafından hoş karşılanmayan bir diğer politikası ise ücretli şekilde satın alınabilen mavi tik ikonu oldu. Öyle ki normalde politikacı ve ünlü kişilere verilen doğrulanmış işareti, büyük felaketlerle yol açıyor. Geçtiğimiz haftalarda bir firma adına açılan sahte hesap, şirket adına yaptığı gerçekdışı paylaşımlar ile hisse senetlerinde düşüşe sebep oldu.
Elon Musk, yaşanan karışıklıklar üzerine ücretli mavi tik hizmetini duraklattı. Ancak 29 Kasım’da özelliğin tekrardan 7,99 dolar karşılığında satın alınabileceğini açıkladı. Uzmanlar tarafından yapılan açıklamalara göre bu hamle, Twitter üzerinde çeşitli dolandırıcılık ve marka taklitlerine yol açabilir.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce Twitter yolun sonuna mı yaklaşıyor? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Kasım 1998 tarihinde Valve tarafından yayınlanan Half-Life, oyuncular için gözde yapımlardan birisi oldu. Oyun o kadar beğenildi ki dünya üzerinde en çok satan oyunlar arasında yerini aldı. Bu başarının ardından Half-Life 2 çıkış yaptı ve yine sektörde büyük ses getirdi. 2020 yılında VR oyunu ile karşımıza çıkan seriye, bu gün yeni bir hikaye modu olan LEVITATION eklendi.
Karşınızda yeni Half-Life hikaye modu LEVITATION !
Half-Life: Alyx , Valve tarafından geliştirilen ve Half-Life 2’nin öncesinde yaşananlara değinen bir VR oyunu. Her ne kadar yıllardır serinin Half-Life 3’ü bekleyen hayranları için bir VR yapımı görmek hayal kırıklığı olsa da, Half-Life: Alyx buna rağmen genel anlamda olumlu eleştirilerle karşılaştı.
Half-Life: Alyx’i oynayan oyuncular yapımın çıkış tarihi olan 2020’den beri devamını görmek istiyorlardı. Beklenen en nihayetinde oldu. Haziran 2022’de fragmanı yayınlanan yeni mod, bu gün ise oynanışa sunuldu.
Oyun dünyasının Call of Duty: Modern Warfare serisiyle aşina olduğu Ghost'un maske altındaki yüzü ortaya çıktı.
Half-Life Alyx: LEVITATION ne anlatıyor?
Half-Life Alyx: LEVITATION , hikayeyi Sextor X of City 17 isimli bölgedeki garip olayları çözmeye çalışan Alyx Vance‘in gözünden aktarıyor. İki tane kayıp direniş üyesi ve yüzen bir yapının araştırılması görevi size düşüyor. Alyx’in gücü ve aletlerinden yararlanarak yer yer bulmaca çözeceğimiz, yer yer de çatışmalara katılacağımız bir yapım bizleri karşılıyor.
Yeni hikaye modu Half-Life Alyx: LEVITATION şuanda Steam’de mevcut. Half-Life Alyx sahipleri bu yeni hikaye modunu Steam Atölyesi üzerinden indirip ücretsiz bir şekilde deneyim edebilirler. FMPONE ve CoreyLadddo liderliğinde geliştirilen mod ile ilgili gelen geri dönüşler gayet başarılı duruyor. Oyuncuların genel söylemi yapımın Valve kalitesinde olduğu yönünde.
Peki siz Half-Life Alyx: LEVITATION hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce sektörde daha fazla VR oyunu görür müyüz? Düşüncelerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Binance sıcak ve soğuk cüzdan adreslerini açıklamasının ardından kullanıcı fonları hakkında şeffaflığın artırılması adına bir sonraki adımını attı. Yeni adım BTC için Rezerv İspatlarını (Proof-of-Reserves) ve BTC bakiyelerini ispatlamak için Merkle Tree veri yapısını kullanarak yapılan bir güncellemeyi içeriyor.
Söz konusu özelliğin ETH, USDT, USDC, BUSD ve BNB için doğrulama sağlayan ilk versiyonunun yakında gelmesi hedefleniyor. Binance, aynı zamanda sitenin finansal detaylarının doğrulanması için bağımsız bir üçüncü taraf denetleyicinin hizmetlerini alma konusunda da çalışmalar yürütüyor.
Son günlerde gündemden düşmeyen Twitter, kripto cüzdan girişimi ile adından söz ettiriyor. İşte ayrıntılar...
Binance CEO’su Changpeng Zhao: Bu devasa bir süreç
Binance CEO’su Changpeng Zhao, “Yakın zamanda gerçekleşen olayları göz önüne alarak, topluluğun kripto borsalarından daha fazlasını, özellikle geleneksel finansal kuruluşlardan beklenenden çok daha fazlasını beklemesi anlaşılır bir durum.
Bu nedenle kullanıcılarımızın fonlarını doğrulayabilmesi için bu yeni özelliği sunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Binance’in kullanıcı topluluğu, kendinden bir sonraki en büyük borsaya kıyasla katbekat daha büyük. Bu nedenle bu devasa bir süreç…
Dolayısıyla, emanetimiz altında olan varlıkların büyük çoğunluğu için verileri geliştirmek bir kaç hafta alacak. Topluluğumuzun beklentilerini karşılamak için bir sonraki güncellemeyi olabildiğince hızlı biçimde devreye almak için çalışıyoruz” dedi.
Rezerv İspatı
Yeni rezerv ispatı sitesi, Binance’in bir “emanetçi” olarak müşteri fonlarının tamamını rezervler ile birlikte koruduğunu göstermek üzere tasarlandı. Böylece; bir kullanıcı bir Bitcoin yatırdığında, Binance’in rezervleri de kullanıcı fonlarının tamamen destekli olmasını sağlamak adına en az bir Bitcoin artabiliyor.
Ayrıca kullanıcıların siteyi kontrol edebilmesine ve Binance’in rezerv oranının yanı sıra müşteri sorumluluklarını gösteren Binance’in Rezerv İspatını görebilmelerine de olanak sağlanıyor.
Fonları doğrulamanın iki yolu var
Tüm bunlarla birlikte sitede kullanıcıların işlemlerini Binance’in Merkle ağacı aracılığıyla kolaylıkla doğrulamasını sağlamak adına iki yeni yöntem sunuyor. Yöntemlerden ilkini, kullanıcıların BTC fonlarını Binance’in Merkle ağacı aracılığıyla bir kaç basit adımda doğrulayabileceği Binance’in resmi web sitesi.
Binance’in resmi web sitesinde oturum açtıktan sonra “cüzdan” seçeneğine tıklatılmasının ardından “denetle” seçeneğine tıklayın. Bu sayede kullanıcılar, varlıklarının kapsandığını göstermenin yanı sıra kullanıcıların denetleme sırasındaki varlık bakiyelerini doğrulayan özgün bir kayıt kimliği de oluşturabiliyor.
Konuyu bir adım öteye taşıyarak fonlarını bağımsız olarak denetlemek isteyen kullanıcılar, kaynak kodunu bir python uygulamasına kopyalayarak kendi karşıt referanslarını elde edebiliyor.
Sıradaki ne?
Binance, ilerleyen haftalarda ZK-SNARKs’ı tanıtmayı hedefliyor. ZK-SNARKs, rezerv ispatı ile sorumluluklara ek gizlilik ve basitlik faydaları getiren oldukça kuvvetli bir araçtır. Binance’in bunu yapmasının sebebi, Binance’in Marjin ve Borç Alma hizmetleri sunmasıdır.
Bu sebepten dolayı denetleme sonuçları her bir kullanıcının Net Bakiyesi, Özkaynağı ve Borcunu, Net Bakiye = Özkaynak – Borç denklemi ile gösterecektir ve bu durum bazı kullanıcıların negatif varlık bakiyeleri görmesiyle sonuçlanabilir.
Bu nedenle, fonları teminat ile kapsamak için yeterli miktarda diğer varlık bulunduğunu kullanıcılara kanıtlamak adına ZK-SNARKs’ın eklenmesi üzerinde çalışılıyor. Böylelikle, her bir kullanıcının toplam net bakiyesinin (USD) negatif olmadığı kanıtlanmış olacak.
Taahhütlerimiz değişmedi
Binance’in bu yeni güncellemesi, insanlara Binance’in tüm kullanıcı varlıklarını (ve rezervleri) 1:1 oranında sakladığının güvencesini vermeyi amaçlıyor. Binance, aynı zamanda sermaye yapısında sıfır borca ve ekstrem koşullarda kullanıcıları korumak için bir acil durum fonuna (SAFU Fonu) sahip.
Akıllı telefon üreticileri arasındaki kamera yarışını teknoloji severler olarak yakından takip ediyor, merakla izliyoruz. Yüksek Megapiksel değerine sahip sensörler ve iddialı kameralar ile karşımıza çıkan telefonlara bir yenisi daha ekleniyor. Samsung Galaxy S23 Ultra nasıl olacak?
Samsung Galaxy S23 Ultra nasıl olacak?
Samsung Galaxy S23 Ultra, 200 MP çözünürlüğünde ana sensör ile karşımıza çıkacak. Tahminlere göre ana kamera dışındaki diğer kamera sensörleri, kardeşi Galaxy S22 Ultra ile benzer olacak. Ancak bu konuda net bir bilgi bulunmuyor.
Yukarıdaki görsel Galaxy S23 Ultra ile S22 Ultra ve Pixel 7 Pro’nun kamera karşılaştırma görüntüleri. S23 Ultra, renk doygunluğunda S22 Ultra ile yakın sonuç gösteriyor. Google Pixel 7 Pro ile ise arada ciddi oranda ton farkı bulunuyor. Konu keskinliğe geldiğinde S23 Ultra’nın her iki cihazdan da daha iyi sonuç verdiğini görüyoruz. Bu keskinlik farkını 200 MP’lik sensöre borçlu olduğumuzu söylemek pek de yanlış olmaz.
Bu arada DXOMARK en iyi kameralı akıllı telefonlar sıralamasında Pixel 7 Pro’nun 147 puanla ikinci olduğunu belirtelim. Galaxy S22 Ultra ise 135 puan ile on üçüncü sırada yer alıyor. Yani S23 Ultra ile karşılaştırması yapılan telefonlar halihazırda en iyi kameralı Android telefonlar arasında.
Geçtiğimiz ay Galaxy S23 Ultra ile S22 Ultra’nın kıyaslandığı başka bir sızıntı ile karşılaşmıştık. Her iki cihazın da ana kameraları ile çekilen ve 16x büyütülen bu görüntüde S23 Ultra’nın S22 Ultra’ya ciddi oranda fark attığını görüyoruz. S23 Ultra çok daha keskin bir görüntü ile karşımıza çıkıyor. Yüksek megapikselli sensörün bir avantajı olarak kapılardaki çizgiler dahil detaylar gayet net.
Ek olarak Galaxy S23 Ultra, 200MP’in yanı sıra 50MP ve 12MP çekim modlarına da destek verecek. Bu sayede 12MP ve 50MP modları ile seri çekim yapmaya, yada 200MP modu ile detaylı fotoğraflar çekmeye izin verecek.
Görünüşe göre Samsung Galaxy S23 Ultra, Android telefonlar arasındaki en iyi kameraya sahip olmayı hedefliyor. Küçük kardeşi S22 Ultra’ya göre önemli bir fark mevcut gibi görünüyor. Pek tabii ki telefon piyasaya sürülmeden tam olarak ne ile karşılacağımızı bilemiyoruz. Tahminlere göre cihaz 2023’ün Şubat ayında piyasaya çıkacak.
İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropoller başta olmak üzere tüm Türkiye’de taksi rantı yüzünden plaka fiyatları ve kira geliri tavan yaptı. Tarihin en yüksek seviyesine ulaşmasına rağmen hala değerinin çok daha altında olduğu savunuluyor. Peki gerçekte durum nasıl?
Taksi plaka fiyatları ne kadar?
Taksi konusu son yıllarda özellikle İstanbul’da büyük tartışmalara neden oldu. Bir yanda yaptığı araştırmalar sonucu sayının ve hizmetin yetersiz olduğunu, bu yüzden belediye çatısı altında binlerce yeni taksiyi trafiğe katmak isteyen İBB, diğer yanda da asıl sorunun trafik ve verimlilik olduğunu, hatta plaka değeri bakımından zararda olduğunu söyleyen taksici odaları yer alıyor.
Tüm iddiaları, araştırmaları ve önerileri bir araya getirdiğimiz zaman tarafların kendilerince haklı olduklarını görüyoruz. Fakat işin bir de vatandaşa hizmet tarafı mevcut. Konunun detayına inmeden önce İllere göre taksi plaka fiyatları ve kira geliri düzeylerinin geldiği noktayı paylaşalım.
Martı TAG uygulaması ile gündeme gelen Oğuz Alper Öktem ile İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı arasındaki tartışma büyüdü.
İstanbul: 5.1 milyon TL
Ankara: 3.2 milyon TL
İzmir: 5 milyon TL
Bursa: 7 milyon TL
Antalya: 4 milyon TL
Konya: 2 milyon TL
Adana: 450 bin TL
Tekirdağ: 1.7 milyon TL
Edirne: 1.4 milyon TL
Trabzon: 700 bin TL
Not: Ortalama fiyatlar alınmıştır. Bölgeye ve durağa göre 2 milyon TL’ye kadar değişkenlik gösterebilir.
Taksi plaka kira geliri ne kadar?
Taksi plaka satışı yapan kişiler aynı zamanda aylık kira geliri karşılığında aracın olarak 2 veya 3 farklı şoför tarafından işletilmesini sağlıyor. İstanbul özelinde detayına baktığımız zaman, plaka sahibinin durak aidatı, trafik sigortası, lastik ve araç bakım maliyetleri ile çalışanların sigorta ödemelerinin aylık ortalama 10 bin TL civarında tuttuğunu görüyoruz.
Bu masraflarla birlikte çalışan maaşları da aylık kazançtan çıkarıldığı zaman taksi plaka sahibine 10 ila 15 bin TL arası net kira geliri kalıyor. Tabii kiraya vermek yerine kendisi işletmek isterse bu meblağ 2 katına kadar çıkabiliyor. Peki 2022 yılının sonuna geldiğimiz bu dönemde İstanbul’da yeni taksiye ihtiyaç var mı?
İstanbul’da neden taksi sorunu yaşanıyor?
İBB tarafından yapılan araştırmaya göre İstanbul’da taksi sorunu yaşanmasının temel nedeni yetersiz sayıda olmasından kaynaklanıyor. Öyle ki son olarak 1990 yılında yeni plaka satışı yapıldı. O günden beri toplam taksi plaka sayısı 17 bin 395.
Bu da 1990 yılında 7 milyon nüfusu olan İstanbul’un 32 yıl sonra 20 milyona yakın kişiye ev sahipliği yapmasına rağmen yeterli taksisinin olmadığı anlamına geliyor. Tabii bu süreçte metro ve metrobüs gibi toplu taşıma araçlarının sayısı ile kullanımı da arttı.
Toplu taşıma taksi ihtiyacını azalttı mı?
Dünyanın şehir içi en yüksek yolcu sayısına sahip olan metrobüs artık yetersiz kalıyor. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda HızRay benzeri projelerin yapılması bekleniyor. Fakat söylenildiği gibi taksi ihtiyacı azalmış durumda değil. Aksine giderek artıyor.
Taksi plaka satışı, kiralama ve araç alım satım ticareti,
Fakat taksi sayısı tek problem değil. Yukarıda paylaştığımız plaka fiyatlarını gören vatandaşlar bu taksilerin lüks otomobiller olduğunu sanıyor. Fakat tam aksine piyasada bulunan en ucuz otomobiller seçiliyor. Buna araçları kıyaslayarak farklı bir açıdan bakabiliriz.
Örneğin, İstanbul’un herhangi bir semtinde taksiye binmek isteyen turistler 2022 model Mercedes C serisine mi yoksa eski model, kazalı ve içi temiz olmayan bir Renault Clio veya Fiat Linea’ya mı binmek ister?
Plaka fiyatının 20’de 1’ine satılan 700 bin km’de taksi
Dolayısıyla taksi plaka fiyatları ile kullanılan araçların değeri arasındaki uçurum her geçen gün göze daha çok batıyor. Ayrıca günümüz ekonomik koşulları nedeniyle kısa mesafe almayan, güzergah uzatan, taksimetre açmayan ve yüksek fiyat isteyen taksiciler için her ay binlerce şikayet geliyor.
İBB ise 5 bin yeni taksi projesini hayata geçirerek belediye bünyesinde işletmek istiyor. Kullanılacak otomobiller ise özel tasarıma sahip tek tip araçlar olacak. Fakat bu teklif UKOME’de 15 kez reddedildi. Gerekçe ise olası gelir kaybı.
İstanbul’da satılan plakasız ucuz taksiler
Zira devletin yıllar önce tanıdığı hak karşılığı taksi plakası alan kişiler bunun aynı zamanda bir yatırım aracı olduğunu, taksi plakası yerine arsa veya mülk almış olsalar çok daha fazla değer kazanacağını, belediye işletse bile yeni plakaların ortaya çıkmasının zararı artıracağını savunuluyor.
Bu nedenle İBB eğer plaka satışı yaparsa kabul edip satın alacaklarını ve aynı düzeni devam ettireceklerini yoksa hayır diyeceklerini açıkça söylüyorlar. Belediye ise sistemi değiştirmeye çalıştığı için bu önerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını söylüyor.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Xiaomi, akıllı telefon piyasasına ilk girdiğinde yılda ancak bir veya iki model çıkarıyordu. Bu sayı zamanla giderek arttı. Günümüzde ise o kadar fazla cihaz üretiyor ki bunların bazılarını Redmi ve POCO şeklinde 2 farklı markanın adı altında satışa sunuyor. Peki 2022 yılında bir Xiaomi akıllı telefon almak istesek en mantıklı seçimler hangileri olurdu?
En iyi Xiaomi modelleri – 2022
Xiaomi, artık her yıl sayamayacağımız kadar akıllı telefon modeli tanıtıyor. Tabii bunların bir kısmı belirttiğimiz gibi başka markaların isimleri altında bazıları da yalnızca belirli ülkelere ve bölgelere özel olarak satışa sunuluyor.
Bu durumun hem avantajları hem de dezavantajları var. En büyük avantaj olarak neredeyse her fiyata ve bütçeye uygun ve de kendi içerisinde rekabet ortamı olan bir ürün gamı oluşunu verebiliriz. Örneğin orta segmentte performans için amiral gemisi işlemcili bir model ya da en iyi ekran deneyimini sunan başka bir versiyonu nu bulabilirsiniz.
Xiaomi Türkiye'deki Redmi 10 modelleri için MIUI 13 güncellemesi yayınladı. İşte en yeni sürümle ilgili ayrıntılar!
Fakat dezavantaj olarak da yine bu ürün sayısını veriyoruz. Zira Apple gibi 4 model yapmak yerine 20 ürünü birden piyasaya sürünce bunların tamamına hızlı güncelleme desteği vermek imkansız bir hal alıyor. Üstelik her yıl bir o kadar daha cihaz gelince işler çığırından çıkabiliyor. Bu nedenle her segmentten yalnızca bir cihazı belirledik. İşte en iyi Xiaomi modelleri…
Bireylerin, şirketlerin ve ülkelerin olmazsa olmazı haline gelen teknoloji ve bilişimin yol haritasının belirlenmesi, geliştirilmesi için her yıl düzenlenen Bilişim Zirvesi’nin 22.si, “Dünyayı Teknoloji Kurtaracak” temasıyla 24 Kasım Perşembe günü Fişekhane’deyapıldı.
Teknoloji uğruna kirlettiğimiz doğanın ancak teknoloji ile temizlenebileceği, doğru ve akıllı kullanımla pek çok sorunun teknoloji tarafından çözüleceğinin altının çizildiği zirve, bu sene fiziksel ortamda konuklarını ağırladı.
İş dünyasının sürdürülebilirlik çalışmalarına ışık tutan etkinlik, SAP Türkiye ana sponsorluğunda ve GlassHouse, Knowledge Club, Param, Roksit, Schneider Elektrik ve Turkcell Dijital İş Servisleri premium sponsorluğunda gerçekleştirildi.
Togg nasıl üretiliyor? Bugün sosyal medya hesapları üzerinden yapılan paylaşımda A'dan Z'ye tüm süreç gösterildi.
Açılış programı BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe’nin konuşması ile başladı. Zirve öncesi M2S Araştırma Şirketi’nin araştırmasının sonuçlarına değinen Göçe, “Araştırmaya katılan kişilerin yüzde 79’u dünyanın sürdürülebilir olması için en büyük etkenin teknoloji olduğunu söylüyor.
Bununla birlikte, araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu teknolojinin doğru kullanımının ekolojik denge ve karbon emisyonuna hızla etki edeceğini düşünüyor. Yani umut teknolojide!” diyen Murat Göçe katılımcılar ile gelecek yılın ana temasını da çok kısa paylaştı.
Göçe, “Cumhuriyetimizin 100.yılında, 23 Kasım 2023’te gerçekleşecek 23. Bilişim Zirvesi’ni, 1923’ten 2023’e 23 parantezinde ‘Enigma’ temasında gerçekleştireceğiz.” diyerek önümüzdeki yıla dair ipuçları verdi.
Teknoloji geleceğimizi kurtaracak
Bilişim Zirvesi’22’nin açılış programında konuşan T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, her sektör için dijital dünyadaki gelişmelere ayak uydurmanın bir zorunluluk olduğunun altını çizerek şunları söyledi;
“Teknoloji sadece geleceğimizi yapılandırmak için değil kurtarmak için de var. Günümüzde verinin depolanması, analiz edilmesi ve değere dönüşmesi konuları çok önemli bir pazar haline geldi. Bilişsel ve yapay zekâ sistemlerine yönelik küresel harcamanın 2025 yılında 190 milyar dolarlık bir hacme ulaşması bekleniyor.
Ülkelerin, başkaları tarafından üretilen ürünleri kullanarak uzun vadede söz sahibi olamayacağının bilinciyle özellikle haberleşme ve savunma gibi yüksek teknolojiye dayalı sektörlerimiz için üretim çalışmalarına devam ediyoruz. Dünya çapında dijital dönüşüm hizmetlerine yapılan harcamaların 2023’te 2.3 trilyon dolara ulaşacağı görülüyor.
Vatandaşlarımızın dijital teknolojiden tüm dünyayla birlikte faydalanabilmesi ve siber tehditlerden korunması için ulusal seviyede doğru politikaları uyguluyor, uluslararası seviyede ortak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Teknolojide doğa dostu çözümler ve sürdürülebilir çözümler bizim için çok önemli.”
Tasarrufların değişmesi, insan sermayesinin geliştirilmesi gerekiyor
Zirvede konuşan T.C. Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurul Üyesi Dr. Hakan Yurdakul girişimcilik açısındanTürkiye’nin ilginç bir ülke olduğunu belirterek şunları söyledi: “Yeni iş yoğunluğu diye bir kavram var. Yani 15-64 yaş arası çalışan nüfusundaki insanlar yeni iş kuruyorlar. Türkiye 1000 kişiye düşen şirket sayısı 1.8 şirketle OECD’de sonuncu sırada.
OECD ortalaması ise 6.3. Girişimcilik aslında bir ruh hali. Yani riski anlama, algılama, değerlendirme ve buna göre karar almayla ilgili bir hal. Ülkemizde risk alma konusunda muhafazakarlık mevcut. Asıl mesele bunun dönüştürülmesi. Bir değişim yaşıyoruz ama çok yavaş.
Sermaye birikiminin artması gerekiyor. İnsanların ve şirketlerin dolara, altına, gayrimenkule, arsaya ve üretime yatırım yapmaları gerekiyor. Tasarrufların değişmesi ve ayrıca insan sermayesinin geliştirilmesi gerekiyor.”
Sürdürülebilir bir dijital dönüşüm stratejisi kurumlar için kritik öneme sahip
Zirvenin premium sponsorlarından Turkcell Dijital İş Servisleri’nin Kurumsal Çözümler ve Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Alper Özkan yaptığı konuşmada, “Sürdürülebilir bir dijital dönüşüm stratejisi, dijitalleşmede gereken olgunluk seviyesine ulaşmak ve stratejik kararların doğru zamanda alınabilmesi adına kurumlar için kritik öneme sahip.
Kurumlar, dijital dönüşüm stratejisini kapsayıcı ve işletmenin bütününe uygulanacak, devamlılık gerektiren bir yolculuk olarak değerlendirmeli.” diyerek sürdürülebilirlik konusuna vurgu yaptı.
Yapay zekayla elektrik üretiminden yaratılacak dünyayı hayal ediyoruz
Artık her şeyin çok hızlı değiştiğini ve varlığımızı korumanın dahi bu değişime ayak uydurmaya bağlı olduğunu hatırlatan Schneider Electric Türkiye, Orta Asya ve Pakistan Strateji ve Dijital Transformasyon Direktörü Cemal Tosun, “Bizim hedefimiz, ayak uydurmanın ötesinde bu değişikliğin öncüsü olmak. Yapay zekayla elektrik üretimiyle yaratılacak dünyayı hayal ediyor ve bu hayali gerçekleştiriyoruz.
Gelecekte yaşayacağımız akıllı şehirlere hep birlikte şahit olacağız. Yeni iş modellerine ve henüz adını dahi duymadığımız mesleklere, kısacası akıllı bir dünyaya şimdiden her anlamda hazırlık yapıyoruz.” diyerek bu hikâyenin parçası olmak için çalıştıklarını ifade etti.
Saldırılar artık daha sofistike
DNS’in dijital dönüşümün omurgası olduğu söyleyen Roksit Global Pazarlar Çözüm Danışmanı Osman Karan yaptığı konuşmada, “Siber atakların evrimsel gelişimine baktığınızda çok ciddi bir şekilde karmaşık olduğunu görüyoruz. Bundan şunu anlıyoruz ki, saldırganlar bu genişleyen atak düzeyine karşı manipülasyon teknikleri geliştirmeye başladı.
Burada önemli olan bir protokol var: DNS. Domainlerin %80’den fazlasının IP kaydı yok. Bu durum saldırganların temel tekniklerinin başında geliyor. Bu yüzden domain sınıflandırma konusunda dinamik ve değişken takip çok önemli.
Bazı yeni nesil teknolojiler DNS tabanlı ataklar için maalesef kimi zaman yeterli olmuyor. Biz Roksit olarak 3 temel çözüm öneriyoruz: Secure DNS, DNS Visibility, Cyber X-Ray.” diyerek sundukları çözümleri katılımcılarla paylaştı.
Parayı dijitalleştirerek bir değer yaratmak istiyoruz
Paranın dijitalleşmesi ihtiyacının zorunluluktan öteye geçmeye başladığını belirten Param Grup CTO’su Bahadır Aktan, “Parayı dijitalleştirerek insanlar, şirketler ve dünyanın geleceği için bir değer yaratalım istiyoruz. Biz dünyayı teknoloji kurtaracak ve sürdürebilirliğe ihtiyacımız var diyoruz.
Paranın dijitalleşmesi de bu yolculukta çok önemli bir yer buluyor. Dünyayı kurtarmak gibi bir vizyona ortaklık ettiğimiz için sektörü de finansal teknolojileri de geliştirmeye çalışıyoruz. Bu işi yapmak isteyen herkese Param’ın bütün teknolojileri açık.
Amacımız, bu pazarı büyütmek. Bunu ne kadar hızlı ve ne kadar etkin yaparsak insanların ve şirketlerin sürdürülebilirliğine de o kadar katkı sağlayacağımızı düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.
Yapay zekâ teknolojisi hayat kolaylaştırıyor
Bilişim Zirvesi’22’de yapay zekâ uygulamalarının hayatımızı kolaylaştırma noktasında sağladığı faydaları anlatan Knowledge Club DevOps Ekip Lideri Erdeniz Ünvan, “Bunu yapabilmek için dünyanın ilk ve tek Türkçe Yapay Zeka API’ı (Uygulama Programlama Arayüzü) olan Ayşe’yi (aiSHE) geliştirdik.
Yapay zekâ asistanımız Ayşe bizlere; tarih, matematik, coğrafya, finans, hava durumu, haberler, kovid 19, popüler şarkılar hakkında bilgiler veriyor. Günlük hayatta birbirimizle yaptığımız sohbetleri aynen Ayşe ile yapabiliyoruz. Hatta Ayşe’nin bize fıkra anlatma, şaka yapma, internette arama yapma ve istediğimiz şarkıları çalma özelliği var.
Ayşe’nin yapay zekâ asistanı olarak en büyük özelliği ise İMKB’de faaliyet gösteren şirketlerimizin hisse senetleri için %99 başarı oranı ile gelecek tahminlemesi yapmasıdır.” diyerek geliştirdikleri uygulamaya ilişkin bilgiler paylaştı.
Bulut servisleri iş yükünü azaltıyor
Açılış programında konuşan GlassHouse Ülke Müdürü Özer Erdoğan, “GlassHouse Cloud’u müşterilerimize yönetilen servislerle sunuyoruz. Bulut servisimiz hem Türkiye’de kendi kurduğumuz yedekli bulut ortamını hem de Microsoft Azure üzerinde desteklediğimiz ortamları kapsıyor.
GlassHouse olarak tek bir çatı altında yönetilen bulut hizmetleri yetkinliği, SAP hizmetleri yetkinliği ve iş sürekliliği tecrübesini birleştiriyoruz. Bu sayede GlassHouse’la çalışan BT yöneticileri, işletmelerinin tüm BT altyapı ihtiyacını tek bir ortakla çalışarak giderebiliyorlar.” dedi.
İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan zirvede yaptığı konuşmada Telekom sektörünün sürekli yenilendiğini belirterek şunları söyledi: “Bilişim teknolojisi dünyayı kurtaracak yeteneğe sahip ama yanlış kullanılırsa ve yönlendirilirse aynı teknoloji dünyayı da mahvedebilir. Bundan sonraki savaşlar aslında siber güvenlik savaşları ve bu savaşların da en büyük silahı veridir.
Veriyi doğru üretebilen, doğru kullanabilen ülkeler, sektörler aslında dünyayı kurtaracak.
Her on yılda bir telefon sektörü kendini yeniledi ve sürdürülebilir bir hale geldi. Sesli haberleşme olarak başlayan bu sektörde insanlar birbirleriyle veri alıp vermeye başladı. Günümüzde 5G ile telekom sektörüne artık Telekom 1.0 diyebiliriz. Telekom sektörü haberleşmenin ötesine geçti. 6G ile biz bu misyonu daha da ilerletip teknolojileri buna uygun bir hale getirmeye çalışıyoruz.”
Verimli ve sürdürülebilir iş modeli için yazılımı doğru kullanma
Özak Global Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, “Sektörel verileri doğru analiz eden şirketler, gelecekte neler yapabileceklerini somut bir şekilde görüp buna göre stratejilerini belirliyorlar. Yazılımları doğru kullandığımız takdirde şirketler içerisinde verimli ve sürdürülebilir iş modelleri oluştururuz.” dedi.
Özak Global olarak sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacını görerek bilişim, yazılım ve tasarım üzerine sosyal sorumluluk projesi kapsamında yeni bir meslek okulu kurduklarının bilgisini paylaşan AhmetAkbalık, bu okulla birlikte bundan sonraki süreçte bilişim ve yazılım tarafında ülkemize önemli değerler kazandırmayı amaçladıklarını ifade etti.
Verinin değeri, kullanış şekline bağlı olarak katlanarak artıyorKonuşmasında küresel problemler arasında bulunan “şehirleşme, eğitim, sağlık ve güvenlik” konularına dikkat çeken SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan, bu sorunları çözmek için verinin kullanış şekline ve önemine vurgu yaptı.
Kod gerektirmeden uygulama geliştirmeyi sağlayan yazılımlarda 2021 yılında yüzde 23 artış olduğunu söyleyen Uğur Candan, Nesnelerin İnterneti, Blokzinciri, Makine Öğrenmesi, Yapay Zeka, Büyük Veri, Artırılmış Gerçeklik gibi akıllı teknolojilerin her geçen gün daha fazla gelişip yaygınlaşarak küresel sorunların çözümünde aktif bir rol üstlendiğini ifade etti.
Yakın zamanda pazara sundukları SAP Build çözümünden de bahseden Candan, “Kodlamayı bilmeyen, ileri teknolojilere erişimi olmayan kullanıcıları uygulama geliştirmek, süreç otomasyonu yapmak veya web sitelerini sürükle-bırak basitliğiyle tasarlamak gibi ihtiyaç duydukları alanlarda minimum uzmanlıkla daha yetkin hale getirmeyi hedefliyoruz.
SAP’nin birinci sınıf kurumsal teknolojisini iş kullanıcılarının ellerine teslim eden, az kod gerektiren bir çözüm olan SAP Build ile kullanıcılar, hızlı inovasyon için ihtiyaç duydukları veriye, kapsama ve uçtan uca iş süreçlerine doğrudan ve güvenli erişim sağlayacaklar. ”dedi.
E-spordaki gelişimin en büyük destekçilerinden biri olan Vodafone, gençlere özel olan markası Vodafone FreeZone altında, Türkiye’nin önde gelen e-spor kulüplerinden FUT Esports ile yeni bir işbirliğine imza attı. Dünyada ilk defa Metaverse’te hibrit basın toplantısına katıldık!
Dünyada ilk defa Metaverse’te hibrit basın toplantısına katıldık!
Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etmesinde önemli adımlar atan Vodafone, gençlik markası Vodafone FreeZone ile espor ve oyun pazarında gerçekleştirdiği işbirliklerine bir yenisini daha ekledi. Metaverse ortamında düzenlenen hibrit basın toplantısına SDN Editörü Furkan Karaca katıldı.
Vodafone, Türkiye’nin önde gelen espor kulüplerinden FUT Esports’un ana sponsoru oldu. Sponsorluk kapsamında Avrupa’nın en büyük gaming house’u FUTHOUSE’ta bir stüdyo açacak olan Vodafone, FUT Esports ile birlikte 2023’te 5G üzerinden oyun turnuvası da düzenleyecek.
Vodafone, e-spor alanında günümüze kadar pek çok sponsorluk gerçekleştirdi. 2017’de esporun güçlü takımlarından Bahçeşehir SuperMassive Esports iş ortaklığıyla ilk adımını atan Vodafone, 2018’de Riot Games ile daha kapsamlı ve büyük bir adım atarak, Türkiye’deki en büyük profesyonel espor ligi Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi’ne isim sponsoru oldu.
2019 sonunda Türkiye Espor Federasyonu’nun düzenlediği ilk resmi espor turnuvası TESFED Vodafone FreeZone Türkiye Kupası’na ismini veren Vodafone, 2021’de oyun portföyüne Riot Games’in mobil oyunu Wild Rift’i kattı. Aynı yıl Lokum Games ile beraber Zula FreeZone CUP 2021’i gerçekleştiren Vodafone, 2022’nin ilk aylarında ise Free Fire 5G Turnuvası’nı düzenledi.
Xiaomi, akıllı telefon ailesini genişletmeye devam ediyor. Yine de şirket, bu süreçte mevcut ürünlerini güncellemeyi ihmail etmiyor. Kullanıcılar için oldukça önemli olan bu güncellemer, cihazlara yeni özellikler kazandırırken, pek çok konuda performans iyileştirmelerini de beraberinde getiriyor. Son olarak ise Android 13 tabanlı MIUI 14 güncellemesi alacak ilk Xiaomi modelleri ortaya çıktı.
Android 13 tabanlı MIUI 14 güncellemesini ilk alacak Xiaomi telefonlar
Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki halihazırda Android 11’i çalıştıran modeller için yolun sonu göründü. Zira Xiaomi, yaklaşan MIUI 14 güncellemesini bu cihazlara göndermeyi planlamıyor. Yani kısaca Android 12 işletim sistemini çalıştıran akıllı telefonlar en yeni sürümü alacak. Bunun dışında MIUI 14’ün kasım ayında Xiaomi 13 serisiyle birlikte tanıtılması bekleniyor. Selefindeki gibi bir beta sürecinin ardından genel kullanıma açılacağını da belirtmekte fayda var. MIUI 14’ü ilk alacak Xiaomi telefonlar
Xiaomi 13 Pro: V14.0.4.0.TMBCNXM
Xiaomi 13: V14.0.4.0.TMCCNXM
Xiaomi 12S Ultra: V14.0.0.18.TLACNXM
Xiaomi 12S Pro: V14.0.0.19.TLECNXM
Xiaomi 12S: V14.0.0.21.TLTCNXM
Xiaomi 12 Pro Dimensity Edition: V14.0.0.6.TLGCNXM