Günümüzde sosyal medyanın gücü yadsınamaz. Dijital ortam üzerinden içerik üretenlerin sayısı da bu güç işe birlikte gün geçtikçe artıyor. Nikon’un yeni piyasaya sürülen Z30 fotoğraf makinesi de direkt olarak bu kişileri hedef alıyor. Şirket, yeni modellerinde vloggerlar için birçok önemli özellik sunuyor.
Nikon Z30 vloggerlar için birçok farklı özellik sunuyor
Nikon Z30, Z serisi ürün yelpazesindeki en küçük ve en hafif tasarıma sahip fotoğraf makinesi olarak öne çıkıyor. Dokunmatik ekran, 4K UHD video, göz ve yüz izleme, yerleşik stereo, harici mikrofon girişi ve 125 dakikaya kadar kesintisiz video kayıt süresi ile bu cihaz birçok vlogger dostu özelliğe sahip.
En iyi Vlog kameraları listesiyle karşınızdayız. Vlog içerik üretmek isteyenler için öne çıkan modelleri bir araya getirdik.
Ayrıca farklı lenslerle de çalışabilen fotoğraf makinesi böylece farklı ihtiyaçlara da karşılık verebiliyor. Bunun yanı sıra Nikon’un ücretsiz Webcam Utility yazılımı ile kullanarak canlı yayınlar için Z30’u bir kamera olarak kullanmak da mümkün.
Yeni Z30, 20 megapiksel APS-C boyutunda/DX biçimli kırpma sensörü de içeriyor. Sadece fotoğraf makinesi olarak kullanıldığında ise Z30, EN-EL25 pili ile 330 çekim yapabiliyor. Nikon yöneticisi Jay Vannatter’ın yaptığı açıklamalar da Z30’un vlogger ihtiyaçları için tasarlanan bir kamera olduğunu kanıtlar nitelikte:
Değiştirilebilir lenslere sahip gerçek bir kamera, bir içerik oluşturucularının evriminde önemli bir adım. İçerik oluşturucularının, yaratıcılıklarını daha da ileri götürmelerine ve topluluklarını büyütmelerine yardımcı olmak için en iyi içerikleri nasıl elde edeceklerine dair varsayımları ortadan kaldırarak desteklemek istiyoruz.
Nikon Z 30, Temmuz ortasında mağazalardaki yerini alacak. Yeni modelin yurt dışı başlangıç fiyatı 799 avro olarak açıklandı. Vloggerlar hedeflenerek tasarlanan bu kameranın fiyatı farklı lenslerle birlikte artıyor. Nikon ayrıca yeni vloggerlar için, SmallRig tripod, Nikon ML-L7 Bluetooth uzaktan kumandası ve Rode VideoMicro mikrofonu içeren Creators Aksesuar Paketi sunuyor. Bu paketin fiyatı ise 150 avro.
Peki siz vloggerlar ve Nikon’un onlar için hazırladığı bu kamera hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
TUA ve ESEN Sistem, ABD’nin ünlü havacılık, uzay sistemleri ve ticari yörünge taşımacılığı şirketi Sierra Space ile İşbirliği Mutabakat Zaptı imzaladı. Bu doğrultuda LEO (Alçak Dünya yörüngesi) Ay ve astronot programları konusunda işbirliği yapılacak.
TUA ve ESEN Sistem, Sierra Space ile anlaştı!
TUA ve ESEN sistem ile anlaşma sağlayan ve 1963 yılında kurulan Sierra Space, 1994 yılında Türk kökenli Fatih Özmen ve Eren Özmen tarafından satın alındı. Su anda ise ABD ordusundan NASA’ya kadar birçok kurumla ortak proje geliştiriyor.
Son yıllarda ise astronotları yerküre alçak yörüngesine uçuracak ticari personel taşıma yeteneğini geliştirmesi için NASA tarafından seçilen 3 şirket arasında yer aldığı için tüm dünya tarafından tanınır bir hale geldi.
NASA, Mars'ın atmosferiyle ilgili gizemi çözmek için sizlerden yardım istiyor. NASA, yardım sayesinde birçok ipucuna ulaşacak.
Türkiye Uzay Ajansı ve ESEN Sistem ile imzalanan mutabakata göre ise alçak Dünya yörüngesine ve Ay’a yük gönderme başta olmak üzere uzaktan algılama, sevk sistemleri, mürettebatlı uzay sistemi ve uzay iletişimi gibi uzay teknolojileri ve uygulamaları konusunda işbirliği yapılacak.
Bununla birlikte Sierra Space ve ESEN’in önümüzdeki beş yıl boyunca Dream Chaser isimli uzay uçağı ve LIFE habitatı da dahil olmak üzere birçok uzay teknolojisi ve uygulamaları üzerinde TUA ile ortaklaşa çalışacak. Ayrıca gelecekteki LEO planları da yine birlikte yapılacak.
Anlaşma dahilinde bilinen 4 madde ise şu şekilde:
Uzaktan algılama, sevk sistemleri, mürettebatlı uzay sistemi ve uzay iletişimi gibi alanlardaki uzay teknolojileri ve uygulamaları
Sierra Space’in LIFE uzay habitat modülünün kullanımı dahil olmak üzere, LEO yörüngesinde uzay ortamı kullanımı
Yükleri LEO’ya (alçak Dünya yörüngesi) ve aya gönderme
Uzayla ilgili ticari girişimler, Ar-Ge, teknoloji inovasyonu ve bilim kampanyalarında Türk sanayisi ve akademisinin katılımı
Sierra Space CEO’su Tom Vice tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada şunlar söylendi:
Türk Uzay Ajansı ve ESEN ile yapılan bu anlaşma, LEO’da bir teknoloji ve iş platformu inşa ettiğimiz ve de bunu yaparken uzaya ekonomik erişim sağlayarak ticari uzay ekonomisini dünyaya açtığımız için Sierra Space için önemli bir adımdır.
İnsan uygarlığını ilerletmek için yaptığımız iş hiç bu kadar önemli olmamıştı. Yeni nesil uzay taşımacılığına, destinasyonlara ve uygulama çözümlerine öncülük etmek için dünyanın dört bir yanından insanları bir araya getirmek için uzayda eşsiz bir fırsata sahibiz.
TUA Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada şunlar söylendi:
Türk Uzay Ajansı, Dream Chaser uzay uçağı, LIFE Habitat ve bir dizi uzay uygulaması dahil olmak üzere Sierra Space’in çeşitli projelerinin ve uzay teknolojilerinin geliştirilmesine ve yürütülmesine katılmak için Sierra Space ve ESEN ile ortak olmaktan gurur duyuyor.
Sierra Space’in yetenekleri ve teknolojilerinden yararlanarak endüstrilerimiz ve gelecekteki uzay projelerimiz için muazzam faydalar sağlayacağız. Ticari alan altyapısının ve ekonomisinin geleceğinde aktif katılımcılar olabileceğimiz ek fırsatları belirlemek için Sierra Space ile daha fazla işbirliği yapmayı dört gözle bekliyoruz.
ESEN Genel Müdürü Cem Uğur tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada şunlar söylendi:
Sierra Space, ticari uzay ekonomisinde bir endüstri lideridir ve şirketle birlikte Türk uzay ekonomisinin inşasına yardımcı olmak için çabalarımızı sürdürmekten mutluluk duyuyoruz. Sierra Space’in ileri teknolojilerini ve ticari uzay projelerini daha da ilerletmek için ortaklaşa çalışırken, dünyanın her yeri için ticari alan gelişimini ilerletebiliriz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Piyasaya çıktığından bu yana birçok kullanıcıya ulaşan Pokemon Go, 6. yılını özel etkinliklerle kutluyor. 6 Temmuz’da başlayacak olan etkinlikler, özel şapkalı Pikachu, Charizard ve birçok özel içerik sunacak. İşte Pokemon Go’nun 6. yıldönümü için hazırladığı içerikler.
Pikachu ve Charizard yeni şapkalarıyla 6. yılı kutluyor
Pokemon Go‘nun yıldönümü etkinlikleri, 6 Temmuz‘da saat 10.00’da başlıyor. Etkinliklerin sona eriş tarihi ise 12 Temmuz saat 20.00 olarak belirtildi. Bu süreçte oyuncular özel etkinlikler ile karşılaşacak. Pokemon serisinin olmazsa olmazı Pikachu tabi ki yine başrolde ancak bu sefer ona Charmander eşlik ediyor.
Niantic, Campfire isimli sosyal medya uygulaması ile bundan böyle Pokemon Go oyuncuları için kendi iletişim çözümünü sunuyor.
Etkinlik boyunca pasta kostümlü Pikachu yakalayabileceksiniz. Pasta kostümlü Pikachu’lar Raid’lerde ya da doğada yakalanabilecek. 6. yıl etkinlikleri ile birlikte parti şapkalı Charmander da geri dönüyor. Hem de bu sefer Charmander, Charmeleon ve Charizard’a dönüştürülebilecek.
Pokemon 6. yıl etkinliklerinde yakalayabileceğiniz Pokemon’lar
Yürürken karşımıza çıkabilecek Pokemon’lar
Bulbasaur
Parti şapkalı Charmander
Squirtle
Pasta kostümlü Pikachu
Machop
Ledyba
Ralts
Buneary
Gabite
Venipede
Chespin
Fennekin
Froakie
Bunnelby
Litleo
Clauncher
Helioptile
Pikipek
1 Yıldızlı Raid
Pasta kostümlü Pikachu
Dratini
3 Yıldızlı Raid
Venusaur
Parti şapkalı Charizard
Blastoise
Tyranitar
Metagross
5 Yıldızlı Raid
Zapdos
Mega Raid
Mega Charizard X
Mega Charizard Y
Araştırma Görevi
Bulbasaur
Charmander
Squirtle
Chikorita
Cyndaquil
Totodile
Treecko
Torchic
Mudkip
Turtwig
Chimchar
Piplup
Snivy
Tepig
Oshawott
Chespin
Fennekin
Froakie
Rowlet
Litten
Popplio
Öne çıkan Pokemon’lara ek olarak Pokemon Go, yıldönümü etkinliği sırasında bir dizi yeni avatar seçeneği de sunuyor. Bunlar etkinlik sona erdikten sonra bile satın alınabilecek. Bunun da ötesinde, PokeStop‘lardan yeni yıl dönümü çıkartmaları ve hediyeleri toplayabileceksiniz.
Roket Takımı 6. yıl kutlamalarına gölge düşürmeye çalışıyor!
Roket Takımı, 9 Temmuz ile 10 Temmuz arasında düzenlenecek mini bir Battle Weekend etkinliği sırasında partiye katılacak. Bu hafta sonu, Roket Takımı daha sık görünecek ve yeni Shadow Pokemon‘ları olacak. Aynı zamanda Roket Takımı’nın patronu Giovanni de emrinde yeni bir Shadow efsanevi Pokemon ile ortaya çıkacak. Kötü eğiticiyi savaşta yenerseniz, Shadow Latios‘unu kurtarma şansınız olacak.
Pokemon Go’nun öne çıkan 6. yıl etkinlikleri bu şekilde. Peki siz Pokemon Go oynuyor musunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Akıllı telefonları, tabletleri, bilgisayarları ve hatta konsolları evde kendi başımıza garanti dışı kalmadan tamir ederek zamandan ve paradan tasarruf etmek son dönemin yeni modası oldu. Samsung, Apple ve Microsoft’un ardından şimdi de Google, iFixit’in Onarımı Kendin Yap hizmetini sunmaya başladı.
Google, Pixel modelleri için Onarımı Kendin Yap hizmetini sundu!
Google, aslında geçtiğimin Nisan ayında Onarımı Kendin Yap hizmetini getireceğini duyurmuştu. Fakat geçtiğimiz 2 ay içerisinde yaprak kımıldamadı. Şimdi ise ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve AB ülkeleri için projenin faaliyete geçtiğini sosyal medya hesapları üzerinden duyurdu.
Yapılan açıklamaya göre bugünden itibaren Pixel 2, Pixel 3, Pixel 4, Pixel 5 ve Pixel 6 serilerine ait tüm cihazlar, bu program kapsamında onarılabilecek. Google, iFixit’e tüm orijinal yedek parçaları sağladığını ve güvenle değişim ile onarım kitlerini alabileceğimizi söylüyor. Peki bu işlemleri belirtildiği gibi evde kendi başımıza yapmak sanıldığı kadar kolay mı ve fiyat anlamında avantaj sağlıyor mu?
Gittikçe popülerleşen TikTok platformunu zor günler bekliyor. FCC, Apple ve Google'ı TikTok'u kaldırma talimatı verdi.
Apple tarafından hayata geçirilen hizmete baktığımızda, şuan için yalnızca güncel satışı devam eden modellerin desteklendiğini görüyoruz. Ayrıca tüm onarım türlerini kapsamıyor. Örneğin pil, alt hoparlör, kamera, ekran, SIM tepsisi ve Taptic Engine motorunu değiştirebiliyoruz.
Yani diğer parçalar için bir destek sunulmuyor. Bunun sebebi ise anakart değişimi gerektiği zaman bu hem daha zordur ve parçalara zarar verme ihtimali artar hem de IMEI ataması veya ROM yüklenmesi gibi evde yapamayacağımız farklı işlemlere de ihtiyaç vardır.
Bir iPhone’u tamir etmek istediğinizde işlem uygun tornavida modeliyle başlar. Fakat daha sonra ısı tabancası, ekran yapışkanlarını aralama aracı, onarım tepsisi ve ekran yapıştırıcı gibi farklı aletlere ihtiyaç olacaktır.
Apple ise 19 farklı ürün ile hizmet verdiği tüm cihazlara uyan bir paketi satışa sunuyor. Fakat 1.272 dolarlık fiyat etiketine sahip olan bu kitin oldukça pahalı olduğunu belirtelim. Zira gidip yeni bir cihaz almak daha mantıklı olabilir.
Fakat bu noktada iFixit, satın alım yerine cüzi bir miktara kiralama yapmanıza olanak sağlıyor. Ayrıca dışarıdan da benzer kitleri alabileceğinizi veya halihazırda sahip olduğunuz araçları da kullanabileceğinizi belirtelim.
Bir iPhone 13 kullanıcısı pil değişimi için yetkili servise gittiğinde eğer cihazı garanti kapsamında değilse 69 dolarlık bir ücreti ödemesi gerekiyor. Onarımını kendin yap programında ise bu pilin satış ücreti 70.99 dolar. Fakat eski bataryanızı Apple’a geri gönderdiğiniz zaman 24.15 dolarlık bir para iadesi yapılıyor.
Dolayısıyla kargo ücretlerini çıkardığımızda aslında 46.84 dolara denk geliyor. Yani yüzde 30’luk bir fiyat farkı cebinizde kalabilir. Fakat gerekli malzemeleriniz yoksa ve bunu Apple’dan temin etmek istiyorsanız pil iadesiyle birlikte 95 dolarlık bir ücreti vermeniz gerekir. Yani 1.272 dolarlık setin kiralama ücreti 49 dolar.
Cihazınız eğer garanti dışıysa yetkili serviste hoparlör değişimi için 449 dolar ödemeniz gerekiyor. Çünkü bu işlem diğerlerine göre biraz daha fazla vakit alıyor. Bu sebeple Apple’da işçilik ücretini oldukça yüksek tutuyor.
Fakat hoparlörünüzü kendiniz değiştirmeyi seçerseniz yalnızca 43.64 dolar ödemeniz gerekecek. Tabii gerekli aletlere sahip değilseniz bahsetmiş olduğumuz tamir kitini yine 49 dolarlık bir ücretle kiralayabilirsiniz. Fakat toplamda ödeyeceğiniz 92.64 dolar, 350 dolarlık işçilik ücretinden kaçınmak için oldukça iyi bir fırsat olacaktır.
iPhone 13 kamera değişimi
iPhone 13 kamera modülünün yetkili serviste garanti dışı değişimi de yine hoparlörde olduğu gibi yüksek işçilik ücreti gerektiriyor. Bu sebeple Apple, 449 dolar bir hizmet bedeli istiyor. Fakat bunun yerine 117 dolara satın alabilir ve 49 dolara tamir kitini kiralayarak eski bozuk kamera modülünü de Apple’a gönderirseniz size maliyeti toplamda 113 dolar olacaktır.
iPhone 13 için garanti dışı ekran değişim ücreti güncel olarak 279 dolar tutuyor. Fakat Onarımını Kendin Yap programı dahilinde bu parça 269 dolara satılıyor. Eski ekranı iade ederseniz de 33.60 dolarlık bir indirimden faydalanabilirsiniz.
Yani gerekli araçları kiraladığınızı varsayarsak, iade sonrasında toplam maliyet 285.35 dolar olacaktır. Bu sebeple Apple’ın istemiş olduğu 10 dolarlık işçilik ücretini ödemek çok daha karlı olacaktır. Üstelik değişim sırasında meydana gelebilecek olası arızalardan da şirket sorumlu olacak.
iPhone 13 Taptic Engine değişimi
Taptic Engine değişimi de yine Apple servisleri tarafından oldukça yüksek bir tutara yapılıyor. Tam olarak 449 dolar ödemeniz gerekiyor. Fakat kendiniz onarmak için sipariş ettiğinizde parçanın asıl fiyatının 43.64 dolar olduğunu göreceksiniz.
Bu fiyata onarım kitini de eklerseniz sizden toplamda 92.64 dolar gibi bir ücret istenecektir. Dolayısıyla basit bir parçanın değişimi için Apple’a iPhone SE fiyatı ödemek istemeyen kullanıcılar kendileri tamir etmek isteyecektir.
Buna ek olarak SIM tepsisinde olası bir kaybolma veya hasar gelme durumu yaşanırsa 7.20 dolara yenisini sipariş edebilirsiniz. Tüm bu paketler düşünüldüğünde kendi onarımını yapma fikri oldukça mantıklı gelecektir diye tahmin ediyoruz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
NASA, bilim adamlarının uzayda yaşam arayışları devam ediyor. Mars’ta çekilen bu görüntünün ise dünya dışındaki eski mikrobiyal yaşamın ilk kanıtının olabileceği yeri gösteriyor. NASA’nın Perseverance aracından çekilen bu görüntüdeki alana uzmanlar tarafından “Enchanted Lake” (Büyülü Göl) adı verildi.
Mars’ta yer alan Büyülü Göl uzayda yaşama ev sahipliği yapmış olabilir
Herhangi bir su birikintisinin olmadığı bu alana göl adı verilmiş olması şaşırtıcı gelebilir. Ancak Mars yüzeyindeki suyun milyarlarca yıl önce yok olduğu düşünülüyor. Ve gezegende su varken, bu bölgenin de bir göl olduğuna inanılıyor. Bu göl milyarlarca yıl önce uzayda yaşam kaynaklarından biri olabilir.
NASA, Mars'ın atmosferiyle ilgili gizemi çözmek için sizlerden yardım istiyor. NASA, yardım sayesinde birçok ipucuna ulaşacak.
Büyülü Göl, bilim insanlarının milyarlarca yıl önce suyla dolu olduğuna inandığı Jezero Krateri‘nin batı ucundaki bir deltada yer alıyor. Delta, ince tortul kaya katmanları içeren, yelpaze şeklinde devasa bir alanı kapsıyor. Bölgenin bu jeolojik özelliği bilim insanlarını Mars’ta su olduğuna inandırıyor.
Bu kayaların krater gölüne akan nehirden gelen çamur, silt ve kumdan oluştuğu düşünülüyor. Göl çevresindeki organizmaların da fosilleşmiş bir şekilde katmalar arasında sıkışmış olabileceğine inanılıyor. Bu yüzden Perseverance araştırmalarına göl çevresinde devam ediyor.
Paylaşılan görüntünün Nisan ayında çekildiği belirtiliyor. Perseverance bu tarihten beri deltada ilerlemesini sürdürüyor. Uzay aracı şuanda görev ekibinin “Hogwallow Flats” adını verdiği tortul kayalar alanında çalışmaya devam ediyor. Önümüzdeki haftalarda, Perseverance yakındaki bazı kayalardan örnek alacak.
Toplanan örnekler, ayrı bir görev ile birlikte Dünya’ya gönderilecek. Bilim insanları ise nihayet, Mars’ta yaşamın var olup olmadığını belirlemek için toplanan örnekleri analiz etme fırsatı yakalayacak. Olası bir yaşam kalıntısı uzayda yalnız olmadığımıza kanıt olabilir.
Bu kalıntılar aynı zamanda Dünya’da yaşamın nasıl geliştiğine dair bazı sırların çözülmesine de ışık tutabilir. Peki siz uzayda yaşam olduğuna inanıyor musunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Apple, bu ayın başında Apple Worldwide Developer Conference (WWDC) ya da ülkemizde bilinen adıyla Apple Dünya Geliştiriciler Konferansı’nın ilk etabını düzenledi. Burada işletim sistemlerinin yeni sürümleri ve 2 yeni MacBook modeli tanıtıldı. Bir süredir de bu cihazların satışa çıkması bekleniyordu. Bugün ise M2 MacBook Air için ön sipariş tarihi belli oldu.
M2 MacBook Air ABD’de 8 Temmuz’da ön siparişe açılıyor!
MacRumors ile iletişime geçen bir perakende market yöneticisinin iddiasına göre, Apple 8 Temmuz’dan itibaren ABD başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde M2 MacBook Air modelleri için ön sipariş almaya başlayacak.
Bu ürünlerin raflara yerleşmesi, yani satışa çıkması için bir hafta daha beklememiz gerekecek. Fakat 15 Temmuz itibariyle, yine ABD dahil birçok bölgede Apple Store ve diğer anlaşmalı marketler üzerinden erişilebilir olacak. Ülkemizde bu tarih henüz doğrulanmamış olsa da yine önümüzdeki ay içerisinde ön siparişe açılması bekleniyor.
Apple, M2 ile birlikte performansını yukarı çekiyor. M2 MacBook Pro testleri de bu bu çabayı gözler önüne seriyor
Cihazın özelliklerine gelecek olursak, M2 işlemci, selefi olan M1’e kıyasla aynı Watt değerlerinde CPU’da yüzde 18, GPU’da yüzde 25 (GPU, yüzde 35’e kadar çıkıyor) ve Neural Engine’de yüzde 40 daha yüksek performans sunuyor. Fakat M1 Pro, M1 Ultra ve M1 Max çipleriyle yarışacak düzeyde değil.
Zaten Apple’ın yeni M2 işlemcisi, TSMC’nin 5 nm sürecinin geliştirilmiş bir versiyonu olan 2. nesil 5 nm teknolojisi ile üretiliyor. Dolayısıyla bizlere asıl sunduğu şey, selefinden daha güçlü olduğu halde düşük güç tüketebiliyor olması.
M2’nin bellek denetleyicisi M1’in yüzde 50 üzerine çıkarak 100 GB/s birleşik bant genişliğine ulaşıyor. Ayrıca selefinden yüzde 25 daha fazla transistöre sahip. Bu da yaklaşık olarak 20 milyardan fazla olduğu anlamına geliyor.
M2 MacBook Air özelliklerine baktığımızda ise 2021 model MacBook Pro 14 inç ve MacBook Pro 16 inç’e benzeyen daha ince çerçeveler ve çentikli bir ekran ile birlikte geldiğini görüyoruz. 13,6 inçlik Liquid Retina paneli, 500 nit parlaklığa çıkabiliyor. Ayrıca yeni MagSafe şarj konektörü sayesinde 30 dakikada yüzde 50 şarj olabiliyor.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Yarı iletken piyasasında rekabet her zaman olduğu gibi başa baş geçiyor. Samsung ise 3 nm üretim sürecini resmen başlattığını açıkladı. Tabii beklenenden erken gerçekleşen bu ilerleyiş meyvesini de vermiş gibi gözüküyor. Zira Qualcomm şimdiden 3nm işlemciler için rezervasyon yaptırdı. Ayrıca Çin Bitcoin madenciliği şirketi Pansemi de ilk siparişi veren oldu.
Samsung, 3nm üretim teknolojisiyle hem performans hem de enerji verimliliği vadediyor!
Samsun, TSMC ve Intel arasındaki yarış giderek kızışıyor. Samsung ise 3nm üretim teknolojisiyle birçok yeniliği beraberinde getirerek bir adım öne geçmeyi başardı. Zira şirketin yaptığı açıklamaya göre 5nm’ye kıyasla hem performans hem verimlilik hem de boyut anlamında büyük bir ilerleme kat edildi.
Samsung’un söylediğine göre bu yeni süreç ile birlikte artık işlemciler yüzde 45 ila yüzde 50 arasında daha verimli olacak. Yani selefleri ile aynı performansı onların yarısı kadar güç tüketerek yapabilecek. Bu da hem termal anlamda hem de bataryalı cihazlarda pil ömrü bakımından büyük bir avantaj sağlayacaktır.
Apple, M2 ile birlikte performansını yukarı çekiyor. M2 MacBook Pro testleri de bu bu çabayı gözler önüne seriyor
Bir diğer yenilik ise yüzde 23 ila 30 arasında bir performans artışı bekleniyor. Bu da seleflerinden ve rakiplerinden daha az güç tüketmesine rağmen daha güçlü olacağı anlamına geliyor. Özellikle mobil tarafta bunun etkilerini çok daha net göreceğiz.
Son olarak ise boyut avantajı sağlıyor. Dolayısıyla Samsung, bu üretim teknolojisi ile birlikte işlemcilerin ve diğer çiplerin boyutlarını yüzde 16 civarında küçültebilecek. Bunun da sistem içerisinde büyük bir avantaj sağlayacağını biliyoruz.
Tabii bir diğer iyi yanı ise işlemci boyutunu aynı tutarak boş kalan alana daha fazla CPU ve GPU veya yapay zeka işlem birimi koyulabilir. Bu noktada ipler tamamen tasarımı yapan ve işlemcinin sahibi olan Qualcomm gibi şirketlerin elinde.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Inzone serisi yeni oyuncu donanımlarının tanıtımını gerçekleştiren Sony iki yeni monitör ve üç kulaklık ile karşımıza çıktı. Tanıtımı gerçekleştirilen kulaklıklar arasında en gelişmiş model olan Sony Inzone H9’un incelemesini sizler ile paylaşmıştık. İşte hem PC hem de PlayStation 5 ile sürükleyici oyun deneyimi sunmayı hedefleyen Inzone serisi monitörlerin detayları: Sony Inzone M9 ve M3.
Sony Inzone M9 ve M3 özellikleri
Her iki monitör 27 inç büyüklüğünde IPS LCD panel ile karşımıza çıkıyor. Inzone M9, 4K çözünürlük ve 144 Hz yenileme hızı sunuyor. HDMI üzerinden bağlantı sağladığınızda maksimum 120 Hz yenileme hızına çıkılabilirken, 600 nit parlaklık sunan bu monitör VESA DisplayHDR 600 sertifikasına sahip. Ek olarak DCI-P3 renk gamutunun yüzde 95’ini destekliyor.
Inzone M3’te Full HD çözünürlük sunuyor, ancak yenileme hızı 240 Hz seviyesine çıkıyor. Üstelik bu hızı doğrudan HDMI üzerinden elde etmek mümkün. Kenardan aydınlatmaya sahip olan ve 400 nit parlaklığa ulaşabilen panel, sRGB renk gamutunun yüzde 99’una ev sahipliği yapıyor.
1 ms griden griye geçiş sürelerine sahip olan monitörler, renk doğruluğu konusunda en iyisini sunmak için fabrikada kalibre ediliyor. HDR10 ve HLG desteğine sahip olan monitörler, G-Sync ve HDMI 2.1 VRR teknolojilerini yani değişken yenileme hızlarını destekliyor.
PS oyuncuları için kulaklık yapan Sony, oyuncuların sözünü dinleyerek yeni kulaklıklarını tanıttı. Sony INZONE H9 inceleme videomuz sizlerle!
Her iki monitör de iki HDMI ve bir DisplayPort 1.4 girişi yer alıyor. Ek olarak bir adet USB-B ve üç adet USB-A bağlantısına imkan tanıyan monitör, yerleşik KVM özelliği ile dikkat çekiyor.
Monitörlerin ayakları, maksimum konfor için yüksekliği ve eğimi ayarlamanıza olanak tanıyor. Merkezi sütun, işleri düzenli tutmak için bir kablo kanalı görevi görüyor. M9’un arka tarafında aydınlatma kurulumunuza uygun bir RGB LED şeridi de yer alıyor.
Sony Inzone M9 fiyatı 1100 Euro olarak belirlenirken, Inzone M3 fiyatı 530 dolar olarak belirlendi. Her iki monitör ilerleyen aylarda siparişe açılacak.
NASA, Mars’ta yaptığı çeşitli araştırmalarla geleceğe ışık tutuyor. Araştırmacılar genellikle Mars’ın yüzeyi ile ilgili araştırmalar gerçekleştiriyor. Ancak, bazen gezegenin gökyüzündeki bulutlarda geçmişe dair ipuçlarına ulaşmak da mümkün. Bu kez NASA, yardım istiyor. Ajans, vatandaş bilim platformu Zooniverse‘i kullanarak insanları Mars’ta bulut bulmaya yardıma çağırıyor.
Uzay ajansı, Mars bulutlarını belirlemek için verilere bakmanızı istiyor
Yeni bir proje, ilgili olan insanları NASA bilim insanlarının Mars’ın atmosferinin neden Dünya’nınki kadar yoğun olduğunu anlamalarını yardım etmeye davet ediyor. 2006 yılından itibaren Mars incelemesi yapan uzay aracı MRO (Mars Reconnaissance Orbiter), çeşitli veriler topluyor.
Help @nasa scientists find clouds on Mars! We're asking citizen scientists to help us identify clouds in Mars Reconnaissance Orbiter data. This may aid researchers in figuring out why the Red Planet’s atmosphere is just 1% as dense as Earth’s. Join here: https://t.co/Bk96EMIm1Hpic.twitter.com/E5EnDRc1R6
İlgili kişilerden istenen ise verilerdeki bulutları tanımlamak. Bu da, bilim insanlarını Kızıl Gezegen’in atmosferi hakkındaki anlayışı artırmaya yardımcı olmaları oluyor. Mars’ta hem su buzu hem de karbondioksit-buz bulutları yer alır.
NASA'nın Psyche uzay aracı ile değerli metalleri barındıran bir asteroidi incelemek için başlattığı proje ertelendi.
Bilim insanları, bu bulutların nerede ve nasıl ortaya çıktığını anlayarak gezegenin orta atmosferinin yapısını daha iyi anlamayı amaçlıyor. NASA’ya yardım etmek, konuyla ilgili herhangi bir karmaşık bilimsel teoriyi ortaya atmayı gerektirmiyor. Bunun yerine bilim insanları, Cloudspotting on Mars projesine katılmanızı ve Mars bulutlarını belirlemek için verilere göz atmanızı istiyor.
Zooniverse’e göre bu bulutları belirlemek, bulutların nerede oluştuklarına dair haritalar oluşturmaya, neyden yapıldığını belirlemeyi kolaylaştıracak. Bu da, Mars bulutlarını nasıl oluştuğunu ve gezegenin iklimini nasıl etkilediğini anlamamıza yardımcı olacak.
Mars bulutları
NASA, konuyla ilgili açıklama yaptı. “Hava basıncı o kadar düşük ki, sıvı su gezegenin yüzeyinden atmosfere buharlaşıyor. Ama milyarlarca yıl önce, göller ve nehirler Mars’ı kapladı, bu da atmosferin o zamanlar daha kalın olması gerektiğini gösteriyor.”
Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce NASA, yardım konusunda bir etki görecek mi? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Sektörün başarılı isimlerinden biri olan Xiaomi, ürün seçeneğini genişletiyor. Kısa süre önce 4 Temmuz tarihinde Xiaomi 12S serisinin tanıtılacağı açıklandı. Seride, Xiaomi 12S, Xiaomi 12S Pro ve Xiaomi 12S Ultra olmak üzere üç telefon yer alıyor. Ancak, Xiaomi 12S serisinin küresel çapta satışa çıkmama ihtimali yer alıyor.
Xiaomi 12S Ultra küresel olarak satışta olmayacak
4 Temmuz’da gerçekleşmesi beklenen Xiaomi etkinliğinde şirketin, Xiaomi 12S, Xiaomi 12S Pro ve Xiaomi 12S Ultra’yı bekleniyordu. Ancak yeni bir rapora göre, Xiaomi 12S serisinin küresel olarak satışta olmayabilir. Bu haber, özellikle Xiaomi 12S Ultra’nın kamera tarafında neler sunacağını merak eden pek çok kişiyi üzecek.
12S Ultra’nın ana kamerasında Sony’nin 50 Megapiksel çözünürlüğünde olan IMX989 görüntü sensörü yer alacak. 1 inç büyüklüğünde olan bu sensör ilk kez bir akıllı telefonda olacak.
Xiaomi tarafından 4 Temmuz'da tanıtılacak 12S Ultra modeli, kamera özellikleri ile dünyada bir ilki getirecek.
Twitter’da etkinlik duyurusunun bir gönderisinde takipçiler, Xiaomi12S Ultra ile Xiaomi 12 Ultra arasındaki farkı sordu. Bununla birlikte Lei Jun bir açıklama yaptı. “Mi 12 Ultra, başlangıçta Mart ve Nisan aylarında piyasaya sürülmesi planlanan ancak, iptal edilen Qualcomm Snapdragon 8+ Gen 1 ile donatılmıştır. Daha iyi bir deneyim için Qualcomm Snapdragon 8+ Gen 1 SoC’yi yükselttik. Qualcomm ile Leica aylardır kamera ve yazılımı geliştiriyor. Ardından 12S Ultra ile daha iyi bir deneyim elde edeceğiz.”
Tüm bunların yanı sıra Xiaomi 12S serisinin denizaşırı ülkelerde de satışta olmayacağı iddia ediliyor. Bir başka söylenti ise şirketin, Leica destekli bu ilk telefonları sadece Çinli kullanıcılarla buluşturacağı yönünde. Xiaomi 12S serisi yerine küresel olarak Xiomi 12T serisinin satışa sunulacağı düşünülüyor.
Özelliklere baktığımızda telefonda, 4800 mAh batarya yer alacak. Aynı zamanda ekran kısmında 6.7 inç büyüklüğünde 120 Hz yenileme hızına ek olarak QHD+ çözünürlük sunan AMOLED LTPO panelin olması bekleniyor. Kamera tarafında ise önde 20 Megapiksel arkada ise 50 Megapiksel yer alacak.
Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Riot Games, Valorant’ı duyurduğundan beri CS:GO ve Valorant arasındaki kıyaslama uzun süre bitmedi. Valorant henüz beta haldeyken bile CS:GO ile pek çok konuda kıyaslandı ve hangisinin daha iyi olduğuna dair bir sonuça varılmaya çalışıldı. Elbette bunun kesin bir cevabı olmasa da son zamanlarda Türk oyuncular Valorant oynayarak vakit geçiriyor. Tartışmalar tam kesildi derken iki profesyonel oyuncu tarafından yapılan paylaşımlar tekrar kıvılcım oldu.
Valorant, yeni güncelleme ile birlikte nefret ve tacize karşı önlemler alacağını, bir yapay zekanın oyuncuları dinleyeceğini söyledi.
CS:GO mu Valorant mı? eSporcu’dan Valorant’a tepki
İki oyun arasındaki en büyük fark, Valorant’taki büyülerdir. Bu büyüler oyunun oynanışına farklı bir hava katıyor ve kimi zaman oyunun en iyi yanı olabiliyor. Ancak profesyonel Valorant oyuncusu Nismo’nun itirazı da haksız değil. Nismo’nun paylaştığı videoda rakibin kullandığı büyüler nedeniyle ekranı dahi göremediği, tek kurşun sıkamadan oyundan koparıldığını izliyoruz.
CS:GO eSpor’da aktif olarak yer alan HooXi de bu paylaşıma yanıt verenlerden oldu. CS:GO’daki Nuke haritasını ya da Mirage haritasını oynamanın, Valorant’tan çok daha iyi olduğunu söyledi. Bununla birlikte Valorant’ta oyuncunun Spike’ı kurduktan sonra kaldığı durumun da korkunç olduğundan bahsetti. Söz konusu videoyu izlediğimiz zaman HooXi’nin de bu açıklamalarına hak verebiliyoruz.
Ancak burada göz önünde bulundurmamız gerekenlerden biri, Valorant’ın nispeten yeni olduğu. Elbette bir online oyun için ikinci yaş hiç küçük değil, ancak FPS oyunlarındaki dengelemelerin yerine oturması zaman alıyor. CS:GO’da da durum bazen farklı olmuyor. 2017’de oyuna eklenen güncellenmiş Dust II haritasının 2021’de bile önemli değişiklikler aldığını görüyoruz. Oyunun dengeli olabilmesi bu yüzden zaman alıyor.
Umuyoruz ki Riot Games, Nismo’nun ve diğer Valorant oyuncularının çağrılarına kulak asar ve oyundaki büyü karmaşasına bir çözüm getirir. Bu gibi sinir bozucu oynanışlar, Valorant’a yakın gelecekte ciddi kan kaybettirebilir.
Kesin bir cevaba varmak mümkün olmasa da sizin fikirlerinizi merak ediyoruz. CS:GO mu Valorant mı? Siz hangisini oynuyorsunuz?
Dünya çapında 2 milyardan fazla kullanıcıya sahip olan mesajlaşma platformu WhatsApp, sınırları genişletiyor. Metin mesajının yanı sıra fotoğraf, video, belge, ses dosyası, görüntülü ve sesli arama imkanları sunan uygulama yeni bir adım atıyor. Son olarak şirket, kullanıcılarının emoji ile yapabileceklerinin sınırlarını artırıyor. WhatsApp, avatar ile görüntülü aramalarda katılım sağlamanıza izin verecek.
WhatsApp, görüntülü arama sırasında Avatar seçeneği getiriyor
Meta, Snapchat’in Bitmoji’si ve Apple’ın Memoji’sine rakip olarak Avatar’ı tanıttı. İlk olarak Facebook için duyurulmuş olan Avatarlar, sonrasında Instagram’da da ortaya çıktı. Şimdi ise bu özellik WhatsApp’a geliyor. Son yayınlanan beta güncellemesi de Avatarlar’la ilgili yeni bir özelliği gösteriyor.
Yeni özellik sayesinde kullanıcıları, görüntülü arama sırasında ‘Avatar’a Geç’ adlı bir seçeneğe sahip olacak. Görüşme anında da karşıdaki kişiyle Avatar aracılığıyla sohbete devam edebileceksiniz. Bu özellik, kullanıcıların arama sırasında düz kamera görüntüsü ya da profil resmi kullanmak yerine alternatif olarak Avatarlar’ı kullanabileceği anlamına geliyor.
WhatsApp için fotoğraf bulanıklaştırma özelliği nihayet geliyor. Artık fotoğraflarınızı farklı uygulama kullanmadan düzenleyebilirsiniz.
Ekran görüntüsünde, kullanıcıların Avatar’ına geçmek için basması gereken düğme yer alıyor. Şu anda test aşamasında olan özelliğin gelmesinin bir başka nedeni de var. Kullanıcılar, Instagram ve Facebook’ta olduğu gibi grup ya da bireysel sohbetlerde Avatar çıkartmaları da gönderebilecek. Ek olarak, ‘Avatarı Düzelt’ seçeneğinin olacağı da söylentiler arasında yer alıyor.
Bu özellik hem Android hem de iOS kullanıcılarına sunulacak. WABetaInfo özellikle ilgili bir açıklama yaptı. “Görüntülü arama ekranında, gelecekteki bir güncelleme düştüğünde hemen avatarımıza geçmemizi sağlayan yeni bir seçenek olacak.”
Bunların yanı sıra, ‘Avatar Editörü’ adlı yeni bir bölüm olacağını da söyledi. Bu bölümde kullanıcılar, kendi avatarlarını oluşturacak veya avatarlarını özelleştirecek. Merakla beklenen WhatsApp avatar özelliğinin ne zaman kullanıcılara sunulacağı hakkındaysa herhangi bir bilgi yer almıyor.
Peki, siz WhatsApp Avatar özelliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu özelliğin nasıl etkisi olacak? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.