Tesla iki yeni patent aldı: Dengeler değişecek

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, yalnızca kamera verilerini kullanarak LiDAR kalitesinde 3D algılama sağlayan yeni patentler aldı. US20250282344 ve US20250285372A1 numaralı bu patentler, cerrahi düzeyde hassasiyet getirirken bunu mevcut sistemlerden yüzde 90 daha az işlem gücüyle yapacak. Bu gelişmeler, Tesla’nın pahalı LiDAR sistemlerine ihtiyaç duymadan hem araçlarda hem de robotlarda yüksek çözünürlüklü çevre haritaları oluşturmasının yolunu açıyor.

Tesla, 3D algılama teknolojisini zirveye çıkarıyor

Tesla’nın aldığı ilk patent, araçların özellikle otopark gibi dar manevra alanlarında yaşadığı hassas derinlik algılama sorununa bir çözüm sunuyor. Sistem, sekiz kameradan gelen görüntüleri işleyerek işaretli mesafe alanları adı verilen 3D mesafe haritalarına dönüştürüyor.

Bu yöntem sayesinde Tesla araçları, kaldırım kenarı veya park çizgisi gibi küçük detayları dahi ayırt ediyor ve bunu mevcut sisteme kıyasla üç kat daha hassas bir şekilde gerçekleştiriyor.

Patent, sadece nesneleri değil, otopark çizgilerini, engelli park sembollerini ve yangın şeritlerini dahi üç boyutlu piksel seviyesinde tanıyor. Bu sayede araç, eksik ya da silinmiş çizgilerde bile doğru park kararları alabiliyor. Sistem, tespit ettiği park alanlarına uygunluk puanı vererek sürücüye seçenekler sunuyor.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

İkinci patent ise aynı altyapıyı çok daha verimli hale getiriyor. Geleneksel yöntemlerde çözünürlük arttıkça işlem yükü de katlanarak artar. Ancak Tesla’nın geliştirdiği trilinear interpolasyon yöntemi, sadece sekiz nokta üzerinden hesap yaparak sonsuz iç nokta çözünürlüğü elde ediyor.

Böylece sistem, santimetre hatta milimetre hassasiyetini korurken işlem gücünden yüzde doksan tasarruf sağlıyor. Bu yeni teknolojiler sadece Tesla’nın otomobilleri için değil, aynı zamanda Optimus insansı robotu için de tasarlandı. Yapay zeka mimarisi, farklı kamera dizilimlerine otomatik olarak uyum sağlıyor ve bir alanda öğrenilen tecrübelerin diğerine aktarılmasına imkan tanıyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Bu YouTube Music özelliği ücretli oluyor!

Popüler müzik platformu YouTube Music, kullanıcılarının en sevdiği özelliklerinden birini ücretli hale getirmeye hazırlanıyor. Gelen bilgilere göre, platformun ücretsiz sürümünde şarkı sözü görüntüleme özelliğine bir sınırlama geliyor. Bu kısıtlama, kullanıcıları YouTube Premium aboneliğine yönlendirecek gibi görünüyor.

Sevilen özellik ücretli hale gelecek

YouTube Music’te şarkı sözlerinin sınırsız erişimi, platformun en çok kullanılan özelliklerinden biriydi. Ancak bir Reddit kullanıcısının paylaştığı ekran görüntüsü, bu durumun değişeceğini gösteriyor. Uygulama, kullanıcılara belirli bir sayıda şarkı sözü görüntüledikten sonra bir uyarı veriyor ve sınırsız erişim için YouTube Premium’a geçmelerini tavsiye ediyor.

Paylaşılan ekran görüntüsünde, kullanıcının yalnızca üç şarkı sözü görüntüleme hakkı kaldığı belirtiliyor. Şimdilik bu sınırlama sadece belirli sayıda kullanıcıda test ediliyor. Ancak, eğer bu kısıtlama tüm kullanıcılara yayılırsa, ücretsiz YouTube Music kullananlar için önemli bir dezavantaj yaratacak.

Bu hamle, YouTube Music kullanıcıları tarafından tepkiyle karşılandı. Reddit’te yapılan yorumlarda, kullanıcılar bu durumu, platformun atlanamayan reklamlarına benzetiyor. Bazı kullanıcılar ise şarkı sözlerine ulaşmak için arama motorlarını kullanabileceğini söylerken, bir başkası ise YouTube Music’in şarkı sözü özelliğinin zaten düzgün çalışmadığını dile getirdi.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Eğer bu kısıtlama kalıcı hale gelirse, YouTube Music’te sınırsız şarkı sözü görmek isteyen kullanıcıların aylık 79,99 TL karşılığında YouTube Premium abonesi olmaları gerekecek. Bu abonelik, reklamsız video ve müzik izleme, indirme ve çevrim dışı oynatma gibi ek avantajlar sunuyor.

vivo X300 serisi için tarih belli oldu!

Android pazarında rekabet hızla artıyor. vivo, Çin’de X300 serisi için ön siparişleri almaya başladı. Ulusal tatil nedeniyle, serinin resmi tanıtımının Ekim ayına erteleneceği iddia ediliyordu ve şimdi de yeni seri için beklenen lansman tarihi sızdırıldı. İşte detaylar.

Güvenilir sızıntı kaynağı Digital Chat Station’a göre, vivo X300 serisinin Çin’de 13 Ekim’de piyasaya sürülmesi bekleniyor. X300 ve X300 Pro, Dimensity 9500 işlemcisini kullanan ilk telefonlar olarak teknoloji dünyasına giriş yapacak.

Lansman öncesinde vivo, telefonlarla ilgili bazı önemli bilgileri zaten doğrulamıştı. vivo X300, 6.31 inç büyüklüğünde 8T LTPO BOE Q10+ ekranla gelecek ve geçen yılki vivo X200 Pro Mini’nin halefi olarak konumlandırılacak. Bu yıl, geçen senenin aksine 6.67 inç ekran boyutunda bir telefon seride yer almayacak. vivo X300 Pro ise 6.78 inçlik daha büyük bir ekranla kullanıcılara sunulacak.

HBO Max platformu zamlanacak mı?

HBO Max platformu zamlanacak mı?

Son gelişmeler, HBO Max platformunun zamlanacağını gösteriyor. Bu durum, aboneler arasında endişe yarattı.

Her iki telefonun da ön tarafında 50 megapiksel çözünürlüğünde bir selfie kamerası bulunacak. Arka kamera kurulumu ise modeller arasında farklılık gösterecek:

  • vivo X300: 200 megapiksel Samsung HPB ana kamera ve 50 megapiksel Sony LYT-602 periskop telefoto kamera.
  • vivo X300 Pro: 50 megapiksel Sony LYT-828 ana kamera ve 200 megapiksel Samsung HPB periskop telefoto kamera.

Her iki modelin de Samsung JN5 ultra geniş açılı kameraya sahip olması bekleniyor.

vivo X300 serisi, OriginOS 6 tabanlı Android 15 ile çalışacak. Batarya boyutları henüz resmi olarak açıklanmamış olsa da, sızıntılar X300’de 6,000mAh, X300 Pro’da ise 6,500mAh batarya olacağını iddia ediyor. Her iki modelin de 90W kablolu ve kablosuz şarjı desteklemesi bekleniyor. Güvenlik için ise ekran altı ultrasonik parmak izi sensörü kullanılacak.

Peki siz bu seri hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

iPhone 11 hala alınır mı? İşte yanıtı

Yeni iPhone 17 serisinin çıkışıyla birlikte, eski nesil iPhone modellerinin fiyat-performans dengesi tekrar gündeme geldi. Özellikle 2019 yılında piyasaya sürülen ve uzun süre Apple’ın en çok satan modellerinden biri olan iPhone 11, günümüzde de birçok kullanıcı için cazip bir seçenek olarak değerlendiriliyor.

iPhone 11 almak mantıklı mı?

iPhone 11, 6,1 inç Liquid Retina ekranı, çift kamera sistemi ve A13 Bionic işlemcisiyle günlük kullanımda yeterli performansı sunuyor. Apple’ın güncel iOS 26 sürümünü de alacak olan model, yazılım desteği açısından da kullanıcıları memnun ediyor ve Apple ekosistemine giriş için mantıklı bir alternatif oluşturuyor.

Türkiye’de bazı perakendecilerde hala sıfır olarak bulunabilen iPhone 11’ler, 22 bin TL ile 34 bin TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyor. Bu fiyat aralığı, uygun fiyatlı bir iPhone deneyimi arayanlar için bir seçenek sunuyor.

Ancak, yeni iPhone 17 ailesi ile kıyaslandığında bazı önemli farklar öne çıkıyor. Yeni model, gelişmiş kamera teknolojileri, pil ömrü ve 5G bağlantısı ile en güncel deneyimi sunuyor. iPhone 14, acil durum uydu bağlantısı gibi güvenlik özellikleriyle dikkat çekerken, iPhone 13 ise A15 Bionic işlemcisiyle performans ve pil ömrü dengesini koruyor.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Bu modellerin aksine, iPhone 11’de LCD panel ve eski nesil kamera teknolojisi bulunuyor. iPhone 11’in 6 nesil geride kalması, onu yeni modeller karşısında teknolojik açıdan geride bırakıyor.

Bu senaryoda, iPhone 11’i satın almanın ne kadar mantıklı olduğu, tamamen kullanıcının bütçesine ve bir telefondan beklentilerine bağlı diyebiliriz. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Ünlü bilim kurgu dizisi geri dönüyor

Isaac Asimov’un kült bilim kurgu serisi Vakıf’tan uyarlanan ve Apple TV+’da yayımlanan Foundation dizisinin akıbeti belli oldu. Üçüncü sezonunu tamamlayan dizi, dördüncü sezon onayı aldı. Dizi hayranlarının merakla beklediği bu gelişme, yapımın devam edeceği yönündeki şüpheleri ortadan kaldırdı.

Foundation, yeni sezonu ile geliyor

Son gelen bilgilere göre, üçüncü sezonun yapım aşamasında ciddi sorunlar yaşandı. Hatta bu sorunlar, dizinin yaratıcısıyla yapım ekibinin yollarını ayırmasına kadar gitti. Bu durum, dizinin son sezonunun üçüncü sezon olabileceği söylentilerine yol açmıştı. Ancak Apple, bu söylentilere kulak asmadı ve dizinin devam edeceğini duyurdu.

Dördüncü sezon çekimleri 2026’nın ilk aylarında başlayacak. Bu da yeni sezonun izleyicilerle büyük ihtimalle 2027 yılında buluşacağı anlamına geliyor. Dizinin yeni sezonunda da Vakıf ve İmparatorluk arasındaki galaktik güç savaşının anlatılmaya devam edeceği belirtildi.

Foundation, uzak bir gelecekte galaksiyi kontrol eden imparatorluğun çöküşe doğru gittiğini öngören matematikçi Hari Seldon’ın, insanlığı kurtarmak için kurmaya çalıştığı Vakıf’ın hikayesini anlatıyor. Üçüncü sezonda, Hari Seldon ve genç yardımcısı Gaal Dornick, tehlikeli düşman The Mule’a karşı mücadele etmişlerdi.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Dizinin bu yeni gelişmeleri, bilim kurgu severler arasında büyük bir heyecan yarattı. Zira Foundation serisi sadece hikayesiyle değil;, aynı zamanda görsel kalitesi ve derin felsefesiyle de dikkat çekiyor. Uzun bir bekleyişten sonra bile olsa, dizinin devam edecek olması, bu eşsiz evrenin daha fazla keşfedileceği anlamına geliyor.

Türksat 7A için çalışmalar başladı!

Türkiye’nin uzaydaki varlığını güçlendirecek önemli bir adım atıldı. Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, Türksat Model Uydu Yarışması finalinde yaptığı açıklamayla, Türksat 7A uydusu için çalışmalara başladıklarını duyurdu. Yeni uydu, ömrünü tamamlamak üzere olan Türksat 3A’nın yerini alacak.

Türksat 7A resmen karşımıza çıkacak

Türksat ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı iş birliğiyle düzenlenen yarışmanın final atışlarında konuşan Ahmet Hamdi Atalay, uyduların belirli bir ömrü olduğunu ve bu ömrü dolan uyduların yerine yenisinin konması gerektiğini söyledi.

türksat 6a spacex

Bu kapsamda, 42 derece Doğu yörüngesinde görev yapan Türksat 3A’nın ömrünün sonuna yaklaştığını belirtti. Türkiye, uzaydaki mülkiyet haklarını korumak amacıyla Türksat 3A’nın yerine Türksat 7A’yı konumlandıracak. Uydunun, önümüzdeki 3-4 yıl içinde uzaydaki yerini alması hedefleniyor.

Atalay, Türksat 7A’nın, yakın zamanda hizmete giren Türksat 6A’dan daha yüksek kapasiteli ve daha gelişmiş teknolojiye sahip olacağını vurguladı. “7A uydusuyla devletimizin ve müşterilerimizin ihtiyaçlarını önemli ölçüde karşılayacağız” dedi.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla geliştirilen Türksat 6A, 9 Temmuz 2024’te fırlatılmış ve 21 Nisan 2025’te hizmete girmişti. Bu uydunun kritik bileşenleri dahil olmak üzere 84 ekipmanı yerli ve milli olarak üretilmişti. Türksat 6A tecrübesinin Türksat 7A geliştirme sürecinde kullanılacağı belirtildi. Türksat 7A’nın teknik özellikleri hakkında ise henüz bir bilgi paylaşılmadı.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Galaxy S26 Ultra şarj özellikleri sızdırıldı!

Samsung’un merakla beklenen amiral gemisi telefonunun şarj hızında beklenen atılımı yapmayacağı ortaya çıktı. Yeni bir sertifika belgesi, Galaxy S26 Ultra’nın kablolu şarj hızının bir kez daha 45W ile sınırlı kalacağını doğruladı. Bu durum, daha önce 60W’a yükseleceği yönündeki söylentileri boşa çıkardı. İşte detaylar.

Çin’in Kalite Sertifikasyon Merkezi’nde ortaya çıkan belge, cihazın 10V/4.5A veya 15V/3A şarjı desteklediğini gösteriyor. Bu rakamlar, Galaxy S25 Ultra ile tamamen aynı. Çin’de satılan modeller genellikle Samsung’un en üst özelliklerini taşıdığı için, global sürümlerde bir farklılık olması pek olası görünmüyor. Serinin diğer modelleri de benzer şekilde bir gelişme göstermeyecek ve Galaxy S26 Pro ve S26 Edge’in hala 25W şarj hızında kalması bekleniyor.

Bu durum, özellikle Xiaomi, Vivo, Oppo ve OnePlus gibi Çinli markaların amiral gemisi modellerinin 100W ve üzeri şarj hızlarını sunduğu bir pazarda Samsung’un geri kalmasına neden oluyor. Samsung, bu alanda “batarya sağlığı” ve kullanıcı güvenliği gibi faktörlere odaklanırken, rakipler hız konusunda sınırları zorluyor.

HBO Max platformu zamlanacak mı?

HBO Max platformu zamlanacak mı?

Son gelişmeler, HBO Max platformunun zamlanacağını gösteriyor. Bu durum, aboneler arasında endişe yarattı.

Galaxy S26 Ultra’nın 5,000 mAh’lik bataryasını koruyacağı düşünüldüğünde, şarj sürelerinde de bir değişiklik beklenmiyor.

Sızan bilgiler, S26 Ultra’nın 3x optik yakınlaştırma kamerasının, daha küçük bir sensörle bir adım geri gideceğini de işaret ediyor. Tüm bu bilgiler, S26 Ultra’nın önceki modelden çok da farklı olmayan, sadece yıllık döngüyü sürdürmek için çıkarılmış bir güncelleme gibi hissedilmesine yol açabilir.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Skoda Çinli markalara ateş püskürdü

Çinli otomobil üreticilerinin özellikle elektrikli araç pazarında izlediği agresif fiyat politikası, küresel otomotiv sektöründe dengeleri değiştiriyor. Batılı firmalar bu duruma tepki gösteriyor ve fiyat rekabetinin getirdiği sonuçları tartışmaya açıyor. Bu tartışmaya katılan son firma Skoda oldu. Şirket, Çinli rakiplerinin düşen fiyat etiketlerine dikkat çekerek kalitenin göz ardı edildiğini söylüyor.

Skoda, Çinli markaları hedef aldı

Skoda’nın Avustralya yöneticilerinden Kieran Merrigan, yeni SUV modeli Elroq’un tanıtımı sırasında bu konuyu gündeme getirdi. Merrigan, “Bir aracı ailem ve arkadaşlarımla birlikte güvenle kullanacaksam, o aracın kapsamlı bir Ar-Ge sürecinden geçmiş olmasını isterim. Piyasaya aceleyle sürülen modellerde atlanan noktalar olabiliyor. Sonuçta ne öderseniz onu alırsınız” ifadelerini kullandı.

Bu sözler, fiyatları düşürmek adına Ar-Ge süreçlerinden ve kaliteden taviz verildiği iddialarını taşıyor. Skoda, fiyat konusunda Çinli rakipleriyle doğrudan rekabet edemeyeceğini kabul ediyor. Bu durum, özellikle Avustralya pazarında daha net bir şekilde görülüyor.

Temmuz ayında BYD Sealion 7 modelinin 1400’den fazla satışı, Skoda’nın aynı dönemdeki toplam satışının neredeyse beş katına denk geliyor. Bu tablo karşısında Skoda, fiyat yerine kalite ve mühendislik kozlarını kullanmaya odaklanıyor.

Yeni Elroq, bu stratejinin bir parçası olarak “Avrupa mühendisliği ve 130 yıllık marka mirasıyla uygun fiyatlı ama güvenilir bir seçenek” olarak öne çıkıyor. Avustralya’da 54.990 dolardan başlayan fiyatlarla satışa sunulan Elroq, yedi yıl garanti ve sekiz yıl/160.000 kilometre batarya güvencesiyle geliyor.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Skoda, Elroq’un ardından daha uygun fiyatlı küçük SUV modeli Epiq ve yedi koltuklu Vision 7S’i de 2027 yılına kadar piyasaya süreceğini duyurdu. Şirket, bu modellerde de fiyat odaklı Çinli rakiplerine karşı kalite, mühendislik ve güvenilirliği vurguluyor.

Ancak, elektrikli otomobil pazarındaki genel eğilim ve kullanıcı tercihleri, Skoda’nın bu stratejisinin ne kadar başarılı olacağını sorgulatıyor. Temmuz ayında ortaya çıkan satış rakamları da bu sorgulamayı destekliyor.

iPhone 17 serisi ön siparişe açıldı!

Türkiye’deki Apple hayranları için beklenen gün geldi. Apple’ın merakla beklenen yeni telefon modelleri iPhone 17 ve iPhone 17 Pro Max için Türkiye’de ön siparişler başladı. Fiyatlar 78.000 TL’den başlıyor.

iPhone 17 serisinin ön siparişleri start aldı

Apple, geçtiğimiz günlerde tanıttığı yeni iPhone 17 serisinin ön siparişlerini Türkiye için başlattı. 12 Eylül saat 15.00 itibariyle tüketiciler, iPhone 17, iPhone Air, iPhone 17 Pro ve iPhone 17 Pro Max modelleri için ön sipariş verebiliyor.

Ön siparişler, Apple’ın kendi çevrimiçi mağazası, yetkili satış noktaları, mobil operatörler ve büyük e-ticaret platformları üzerinden alınıyor. Ön sipariş verirken, özellikle e-ticaret sitelerinde satıcıların Apple’ın belirlediği fiyata sadık kalıp kalmadığına dikkat etmek gerekiyor.

Renk seçeneklerine göre de fiyat farkları ortaya çıkabiliyor. Örneğin, iPhone 17 Pro Max’in lansman rengi olan Kozmik Turuncu’yu alırken, fiyatın resmi satış fiyatından yüksek olmamasına dikkat etmek önem taşıyor. Bu yıl Pro modellerde siyah renk seçeneği bulunmuyor.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Yeni iPhone modelleri Türkiye’de 19 Eylül‘de satışa çıkacak. Ancak, özellikle Pro modellerde stok sıkıntıları yaşanabilir. Apple, yoğun talep nedeniyle teslimat tarihlerini güncelleyebilir.

Yeni iPhone serisinin Türkiye fiyatları şu şekilde belirlendi:

  • iPhone 17: 78.000 TL’den başlıyor.
  • iPhone Air: 98.000 TL’den başlıyor.
  • iPhone 17 Pro: 108.000 TL’den başlıyor.
  • iPhone 17 Pro Max: 120.000 TL’den başlıyor.

Tüm modeller 256 GB depolama alanıyla geliyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Hibrit araçlar hakkında ilginç iddia!

Şarj edilebilir hibrit araçlar; çevre dostu alternatifler olarak tanıtılsa da, bu araçların gerçek emisyon değerleri endişe yaratıyor. Avrupa Çevre Ajansı (EEA) ve çevreci sivil toplum kuruluşu Transport & Environment (T&E) tarafından yayımlanan son veriler, durumun sanılandan çok daha kötü olduğunu ortaya koyuyor. Rapora göre, bu araçlar resmi testlerde belirtilenin tam beş katı kadar daha fazla karbon salıyor.

Hibrit araçlar, doğaya zarar mı veriyor?

2023 yılında trafiğe çıkan ve yakıt tüketim sayaçları ile takip edilen 127 binden fazla fişli hibrit otomobilin ortalama karbondioksit emisyonu kilometrede 139 gram olarak ölçüldü. Oysa bu araçların resmi WLTP testlerindeki değeri sadece 28 g/km.

Benzer bir tablo, 2022 ve 2021 yıllarında da gözlemlendi. 2022’de resmi değer 33 g/km iken gerçek tüketim 137 g/km, 2021’de ise resmi ortalama 38 g/km iken ölçülen değer 134 g/km oldu. Bu veriler, fişli hibrit araçların kağıt üzerinde sanıldığı gibi çevre dostu olmadığını gösteriyor.

Bu tutarsızlığın arkasında, laboratuvar ortamında yapılan ve gerçek hayat koşullarını yansıtmayan emisyon test yöntemleri yatıyor. Testlerde, aracın batarya ile ilerlemesi için gereken süre yüksek tutuluyor, bu da emisyon değerlerini yapay olarak düşük gösteriyor.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Ayrıca, kullanıcıların araçlarını düzenli şarj etmemesi de içten yanmalı motorun daha sık devreye girmesine ve emisyonların artmasına neden oluyor. Bu sorun, özellikle ani hızlanma ya da yokuş çıkma gibi durumlarda da kendini gösteriyor.

Güneş ağaçları ormanları kurtarabilir!

Yenilenebilir enerji alanında yapılan yeni bir çalışma, ormanları yok etmeden enerji üretmenin mümkün olabileceğini ortaya koydu. Bilim insanlarının “güneş ağacı” adını verdikleri bu dikey panelli yapılar, geleneksel güneş enerji santralleriyle aynı miktarda elektrik üretirken, orman kaybını yüzde 99’a kadar azaltıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, enerji üretimi ile doğa koruma arasındaki çatışmayı çözmek için umut verici bir çözüm sunuyor.

Bilim insanları güneş ağacı geliştirdi

Scientific Reports dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, dikey olarak tasarlanan güneş ağaçları, geleneksel enerji tesisleriyle eşdeğer bir verimlilik sağlıyor. Araştırmada yapılan simülasyonlar, 1 megavat (MW) elektrik üretmek için geleneksel bir santralin neredeyse tüm ormanı temizlemesi gerekirken, sadece 63 güneş ağacının aynı gücü üretebildiğini gösteriyor. Bu yapıların doğrusal bir şekilde yerleştirilmesiyle, orman örtüsünün yüzde 99’unun korunabildiği belirlendi.

Kore Denizcilik Enstitüsü’nden Dan-Bi Um liderliğinde yapılan araştırmada, Seul’deki bir tesis modeli kullanıldı. Modelde, 4,8 metre yüksekliğinde ve 4,1 metre genişliğinde olan ağaçların dallarında 35 güneş paneli bulunuyor.

Bu panellerin 330 W kapasiteli versiyonlarıyla 11,5 kW, 450 W kapasiteli versiyonlarıyla ise 15,8 kW enerji üretilebileceği hesaplandı. Dikey yapının en önemli avantajlarından biri, üst dallardaki panellerin enerji üretirken, alt katmanda kalan bitkilerin yeterli ışık almasını sağlaması.

Araştırma, 2014 yılında Güney Kore’nin Geoseong bölgesinde inşa edilen, 22.856 metrekarelik alana yayılan ve 4.347 panelle 1.000 kW güç üreten bir tesis üzerinde simülasyonlar gerçekleştirdi.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Bu tesisin güneş ağaçlarıyla değiştirilmesi durumunda, standart panellerle 87, yüksek verimli panellerle ise 63 ağaçla aynı miktarda enerjinin üretilebileceği ve ormanların neredeyse tamamının korunabileceği saptandı.

Pek çok ülke, artan yeşil enerji ihtiyacını karşılamak için arazi kullanımı sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. Daha az alana ihtiyaç duyan ve ekosistemi koruyan güneş ağaçları, bu sorunlara pratik bir çözüm sunuyor. Çalışma, bu yaklaşımın 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarma hedefleriyle orman koruma taahhütlerini uyumlu hale getirebileceğini belirtiyor.

Yapay Zeka ve Teknoloji Akademisi yeni dönem başvuruları açıldı

2021 yılında Teknofest’te “Oyun ve Uygulama Akademisi” adıyla başlayan program, geçen dört yılda binlerce gencin hayatına dokundu. Oyun ve mobil uygulama geliştirme odağından teknolojinin hızla gelişen alanlarına uzanan bu yolculuk; 2024’te “Yapay Zeka ve Teknoloji Akademisi”ne dönüşerek yapay zeka, veri bilimi ve otonom sistemler gibi geleceğin alanlarına odaklandı. Bu yıl, Akademi 5.0 dönemiyle daha kapsayıcı ve yenilikçi bir vizyonla ilerliyor.

Yeni dönemde üç ana bölüm gençleri bekliyor

  • Yapay Zeka ile Uygulama Geliştirme: Üretken yapay zeka, istatistik, Python temelleri ve web uygulamaları geliştirme.
  • Veri Bilimi: İleri veri analizi, tahmine dayalı modelleme, veri görselleştirme ve makine öğrenmesi.
  • Low-Code / No-Code: Kodlama bilgisi olmadan dijital ürün geliştirme, Yapay Zeka ajan tasarımı ve iş süreçlerine entegre edilebilecek çözümler üretme.

Akademi, Türkiye’de yapay zeka ajanı geliştirmeye odaklanan ilk Türkçe program olma özelliğini de taşıyor. Yazılım bilenler için derinleşme imkanı sunarken, ilk kez yazılım öğrenmek isteyenlere de temel yazılımcılık eğitimi sağlıyor.
Tamamen ücretsiz ve çevrimiçi olan program, 18-29 yaş arası üniversite öğrencisi ve mezun gençlere açık. Katılımcılar, 500 saati aşan teknik ve sektörel eğitimlerin yanı sıra proje tabanlı çalışmalar, mentorluk, sektörel buluşmalar, çevrimiçi atölyeler, kariyer buluşmaları, hackathonlar ve altı haftalık Bootcamp sürecinde yer alıyor. Akademi, mezuniyet sonrası öncü kurumlarda veya girişimlerde staj imkanı da sunuyor.

Yapay Zeka ve Teknoloji Akademisi yeni dönem başvuruları açıldı

Bugüne kadar 205 üniversiteden 108 bini aşkın başvuru alan Akademi; yüzde 50 kadın bursiyer katılımıyla teknoloji alanında fırsat eşitliği sağlıyor ve Türkiye’nin dört bir yanından gençleri aynı topluluk çatısı altında bir araya getiriyor.

Başvurular başladı!

Yapay Zeka ve Teknoloji Akademisi’nin beşinci yılı için başvurular 31 Ekim’e kadar devam edecek. Geleceğin teknolojilerini şekillendirmek, kendi ürünlerini geliştirmek ve güçlü bir kariyer yolculuğuna başlamak isteyen tüm gençler https://yapayzekaveteknolojiakademisi.com/ adresinden başvuru yapabilir.