Tesla eski modelleri de unutmadı! Dev güncelleme

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, Intel tabanlı eski model araçlarına beklenen bir yazılım iyileştirmesi sunuyor. 2025.32.2 güncellemesiyle birlikte, bu araçlarda sürücü görselleştirmesi artık geri viteste de tam kapasite çalışacak.

Tesla, eski modellere yazılım iyileştirmesi getirdi

Şirket, daha önce ileri yönde detaylı vektör tabanlı görselleştirme sunarken, geri vitese geçildiğinde sistem basit gri çizgilere ve daha az detaylı bir gösterime sahipti. Intel Atom (MCU 2) işlemcili ve ultrasonik sensörlü araçlar için bu güncelleme, FSD (Full Self-Driving) görselleştirmesini geri viteste de eksiksiz hale getiriyor.

Yeni nesil AMD işlemcili Tesla modelleri bu işlevi uzun zamandır sorunsuz bir şekilde destekliyordu. Ancak MCU 2 araçlarda, işlem gücü sınırlılıkları nedeniyle bu özellik daha önce sunulmuyordu. Tesla, eski donanımlardaki bu eksikliği yazılımsal iyileştirmelerle giderdi.

Bu değişiklik, sadece görsel bir özellikten öte, Tesla’nın eski araçlara olan desteğini sürdürdüğünü gösteriyor. Güncelleme, Tesla’nın resmi sürüm notlarında belgelenmemiş bir değişiklik olmasına rağmen, kullanıcılar tarafından fark edildi ve ek dokümantasyonlarla paylaşıldı. Bu gelişme, Tesla’nın mevcut araç parkuruna olan bağlılığını ve yazılım odaklı yaklaşımını bir kez daha ortaya koyuyor.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Bu hamle, elektrikli araç sektöründe sadece yeni modellerle değil, mevcut araç sahiplerinin deneyimini de sürekli iyileştirme çabasının bir örneği olarak öne çıkıyor. Tesla, yazılım güncellemeleriyle donanım sınırlamalarını aşarak, eski araçlarına da modern özellikler getirebileceğini kanıtladı.

PDF fatura virüsüne dikkat

HP en son Tehdit Analizleri Raporu’nu yayımlayarak, eski living-off-the-land (LOTL) ve oltalama tekniklerinin geleneksel tespit tabanlı güvenlik araçlarını atlatacak şekilde nasıl evrildiğini ortaya koydu. Bir bilgisayarda yerleşik meşru araçların ve özelliklerin saldırılar için kullanıldığı LOTL teknikleri, uzun zamandır tehdit aktörlerinin araç setinin temel parçalarından biri olarak biliniyor. Ancak HP Tehdit Araştırmacıları, tek bir kampanyada birden fazla, çoğu zaman da alışılmadık ikili dosyanın kullanılmasının, kötü amaçlı faaliyetle meşru faaliyet arasındaki farkı ayırt etmeyi daha da zorlaştırdığı konusunda uyarıyor.

Rapor, gerçek dünyadaki siber saldırıların bir analizini sunarak, kurumların hızla değişen siber suç ortamında siber suçluların tespit edilmekten kaçınmak ve bilgisayarları ihlal etmek için kullandıkları en son teknikleri takip etmelerine yardımcı oluyor. HP Wolf Security1 çalıştıran milyonlarca uç noktaya dayanarak, HP Tehdit Araştırmacıları tarafından tespit edilen önemli saldırılar şunlar:

Sahte Adobe Reader Faturası, Ultra Parlak Sosyal Mühendislik Tuzaklarının Yeni Dalgasına İşaret Ediyor

Saldırganlar, saldırganlara kurbanın cihazı üzerinde kontrol sağlayan bir komut dosyası olan bir ters kabuk yerleştirdi. Komut dosyası, sahte yükleme çubuğu ile tamamlanan çok gerçekçi bir Adobe Acrobat Reader dosyası olarak gizlenmiş küçük bir SVG görüntüsüne gömüldü ve devam eden bir yükleme izlenimi vererek kurbanların dosyayı açma ve bir enfeksiyon zincirini tetikleme şansını artırdı. Saldırganlar ayrıca maruz kalmayı sınırlamak, otomatik analiz sistemlerini engellemek ve tespiti geciktirmek için indirmeyi Almanca konuşulan bölgelere coğrafi olarak sınırlandırdı.

Saldırganlar Piksel Görüntü Dosyalarında Zararlı Yazılım Gizliyor

Saldırganlar Microsoft Complied HTML Yardım dosyalarını görüntü pikselleri içinde kötü amaçlı kod gizlemek için kullandılar. Proje belgeleri olarak gizlenen dosyalar, piksel verilerine bir XWorm yükü gizledi ve bu yük daha sonra ayıklanarak birden fazla LOTL tekniği içeren çok adımlı bir bulaşma zincirini yürütmek için kullanıldı. PowerShell ayrıca indirildikten ve çalıştırıldıktan sonra dosyaların kanıtlarını silen bir CMD dosyasını çalıştırmak için de kullanıldı.

Yeniden Yükselişe Geçen Lumma Stealer IMG Arşivleri Aracılığıyla Yayılıyor

Lumma Stealer 2. çeyrekte gözlemlenen en aktif zararlı yazılım ailelerinden biriydi. Saldırganlar, güvenlik filtrelerini atlamak ve güvenilir sistemleri istismar etmek için LOTL tekniklerini kullanan IMG Arşiv ekleri de dahil olmak üzere birden fazla kanal aracılığıyla dağıttı. Mayıs 2025’teki kolluk kuvvetleri baskısına rağmen, saldırılar haziran ayında da devam etti ve grup şimdiden daha fazla alan adı kaydetmeye ve altyapı oluşturmaya başladı.

HP Güvenlik Laboratuvarı Baş Tehdit Araştırmacısı Alex Holland şu yorumu yapıyor: “Saldırganlar tekerleği yeniden icat etmiyorlarsa da tekniklerini geliştiriyorlar. Mevcut sistem araçlarını kötüye kullanma, ters kabuklar ve kimlik avı onlarca yıldır var, ancak günümüzün tehdit aktörleri bu yöntemleri keskinleştiriyor. Tespit edilmekten kaçınmak için arazide yaşama araçlarının daha fazla zincirlendiğini ve resimler gibi daha az belirgin dosya türlerinin kullanıldığını görüyoruz. Örnek olarak ters kabukları ele alalım: Basit, hafif bir komut dosyası aynı etkiyi yaratacaksa, tam teşekküllü bir RAT bırakmak zorunda değilsiniz. Kolay, hızlı ve çok basit olduğu için genellikle radarın altından kayıyor.”

Bu saldırılar, tehdit aktörlerinin ne kadar yaratıcı ve uyarlanabilir hale geldiğini gösteriyor. Kötü amaçlı kodları görüntülere gizleyerek, güvenilir sistem araçlarını kötüye kullanarak ve hatta saldırıları belirli bölgelere göre uyarlayarak, geleneksel tespit araçlarının tehditleri tespit etmesini zorlaştırıyorlar.

HP Wolf Security, bilgisayarlardaki algılama araçlarından kaçan tehditleri izole ederek (bunu yapmak için kötü amaçlı yazılımların güvenli kaplarda güvenli bir şekilde ortaya çıkmasına izin vererek) siber suçlular tarafından kullanılan en son teknikler hakkında özel bir içgörüye sahip. HP Wolf Security müşterileri bugüne kadar 55 milyardan fazla e-posta ekine, web sayfasına tıklamış ve hiçbir ihlal bildirilmeden dosya indirdi.

Nisan-Haziran 2025 verilerini inceleyen rapor, siber suçluların tespit etmeye dayalı güvenlik araçlarını atlamak için saldırı yöntemlerini nasıl çeşitlendirmeye devam ettiklerini detaylandırıyor:

  • HP Sure Click tarafından tespit edilen e-posta tehditlerinin en az %13’ü bir veya daha fazla e-posta ağ geçidi tarayıcısını atladı.
  • Arşiv dosyaları en popüler gönderim türü olurken (%40), bunu çalıştırılabilir dosyalar ve komut dosyaları (%35) takip etti.
  • Saldırganlar .rar arşiv dosyalarını kullanmaya devam ediyor (%26), bu da saldırganların şüphe uyandırmamak için WinRAR gibi güvenilir yazılımlardan faydalandığını gösteriyor.

HP Inc. Kişisel Sistemler Küresel Güvenlik Başkanı Dr. Ian Pratt şu yorumu yapıyor: “Mevcut sistem araçlarını kötüye kullanma teknikleri güvenlik ekipleri için oldukça zordur çünkü yeşil bayrakları kırmızılardan ayırmak zordur, yani bunlar meşru bir faaliyet aracılığıyla yapılan saldırılardır. İki arada bir derede kalıyorsunuz – ya faaliyetleri sıkı sıkıya kısıtlayarak kullanıcılar için zorluk ve SOC için iş yükü oluşturuyorsunuz ya da sistemi açık bırakıp bir saldırganın sızma riskini göze alıyorsunuz. En iyi tespit yöntemleri bile bazı tehditleri gözden kaçıracaktır, bu yüzden saldırılar zarar vermeden önce onları tuzağa düşürmek için katmanlı savunma ile sınırlama ve yalıtım hayati önem taşır.”

ASELSAN’ın Görünmeyen Gücü KORAL Modernize Edildi

ASELSAN, elektronik harpte çıtayı yükseltti. Operasyon sahasında değerini kanıtlayan KORAL Sistemi modernize edilerek güncel tehdit ortamında daha güçlü hâle getirildi.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterinde yıllardır önemli başarılara imza atan stratejik elektronik harp sisteminde, kapsamlı modernizasyon çalışmaları yürütüldü. Sistemin kritik altyapıları, ASELSAN’ın yeni nesil alt sistemleriyle geliştirilerek ordumuzun kullanımına sunuldu.

KORAL ile Sahada Mutlak Elektronik Üstünlük

Modern harp artık yalnızca fiziki unsurlarla değil, görünmeyen sinyaller ve elektromanyetik dalgalar üzerinden şekilleniyor. Hedef tespitinden haberleşmeye, radar algılamadan uydu navigasyonuna kadar birçok kritik alan, elektromanyetik spektrumun kontrolüne bağlı duruma geliyor. Gelişen tehditler, yalnızca tespit edilmekten kaçınan değil, aynı zamanda hızlı uyum sağlayan, karmaşık ve çok yönlü sistemlerle kendini gösteriyor.

Bu yeni ortamda üstünlük, yüksek çıkış gücü, gelişmiş anten teknolojileri ve çoklu hedeflere aynı anda müdahale kapasitesi gibi niteliklerle ölçülüyor. ASELSAN’ın harp sahasının yeni ihtiyaçlarına göre modernize ettiği KORAL, geniş frekans aralığında etkili karıştırma ve aldatma yetenekleri sayesinde görünmeyen cephede stratejik avantaj sağlıyor. Adaptif yapısı ve gelişmiş elektronik destek/taarruz kabiliyetleri, KORAL’ı yalnızca mevcut tehditlere karşı değil, geleceğin harp senaryolarına karşı da hazır hâle getiriyor.

ASELSAN KORAL yüksek çıkış gücü, aktif elektronik hüzme tarama sağlayan faz dizili anten yapısı ve modern teknolojisi ile modern harp sahasında büyük bir stratejik avantaj sunuyor. Kara konuşlu elektronik harp sistemi aynı zamanda çoklu hedef karıştırma ve aldatma yeteneğine sahip olmasıyla fark yaratıyor.

ÇELİKKUBBE Çok Katmanlı Hava Savunma Sisteminin temel bileşenlerinden biri olan KORAL, SEAD (Düşman Hava Savunmasının Bastırılması) görevlerinde benzersiz bir etkinlik sunarak harp sahasını kusursuz hassasiyet ve üstün güçle kontrol altına alıyor.

Görünmeyen cephede radarları etkisiz hâle getiren, dost kuvvetleri koruyan ve bilgi üstünlüğü sağlayan KORAL Uzaktan ED/ET Sistemi, yeni yetenekleri ile Türkiye’nin hava savunma gücünü ve elektronik harp alanındaki başarısını bir üst seviyeye taşımak için her zaman olduğu gibi göreve hazır.

Türk Telekom Prime ile ayrıcalıklı dünya sunuyor

Türkiye’nin dijital dönüşümünü insanı merkeze alan yaklaşımıyla sürdüren Türk Telekom, geleceği yeni teknolojilerle inşa ediyor. Yaptığı yatırımlar ve müşterilerine sunduğu kampanyalarla “değerli hissettiren” marka olmayı başaran Türk Telekom, bireyselden kurumsala kadar her türlü ihtiyaca yanıt vermeye ve hayatın her alanında faydalar sunmaya devam ediyor. Ayrıcalıklarla dolu Türk Telekom Prime; kahveden seyahate, e-ticaretten dijital servislere, bol GB’lı mobil tarifelerden yüksek hızlı fiber internet paketlerine kadar yaşamın her anına değer katıyor. Türk Telekom Prime, bu yıl 11’incisi düzenlenen İstanbul Coffee Festival’de katılımcılarla buluşuyor. Festival boyunca özel sanatçılar Prime sahnesinde yer alırken, Prime müşterileri indirimli bilet, özel festival giriş kapısı ve Prime Lounge alanındaki sürprizlerle festivali ayrıcalıklı bir şekilde deneyimliyor.

Türk Telekom’un mobildeki büyümesini ve sunduğu ayrıcalıkları değerlendiren Zeynep Özden, şunları ifade etti: “Türk Telekom olarak Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük etmeyi sürdürüyor, hayatın her alanında müşterilerimize fayda sağlıyoruz. Türk Telekom Prime ile sunduğumuz ayrıcalıklarla müşterilerimizin yaşamına değer katarken, fiber ve mobildeki gücümüze güç katmaya devam ediyoruz. Yılın ilk yarısında toplam abone sayımızı 54,2 milyona çıkarırken, mobil alanda 28,5 milyon aboneye ulaştık. Son on iki ayda 2,5 milyonu aşan faturalı net abone kazanımı ile yeni bir tarihi rekor seviyesine eriştik. Bu sonuçlar, güçlü altyapımız ve kararlılıkla hayata geçirdiğimiz müşteri deneyimi vizyonumuzun en somut göstergesidir. Özellikle faturalı segmentteki rekor büyüme, doğru stratejimizin sürdürülebilir değere dönüştüğünün en net kanıtıdır. Ağustos 2025 itibarıyla fiber uzunluğumuz 506 bin kilometreyi aştı. 5G ve yenilikçi teknolojiler için de büyük öneme sahip fiberi ülkemizin 81 ilinde uçtan uca sunmaya devam ediyoruz. Ayrıca 5G’ye geçişte gerekli olan fiberle bağlı 4.5G baz istasyonları oranımızı da dünyada 2030 için öngörülen hedefin üzerine çıkararak %55’e yükselttik.”

Türk Telekom Prime’ın ayrıcalıklarla dolu dünyası

Türk Telekom’un ayrıcalıklarla dolu markası Prime, müşterilerine hayatın her alanında fayda sağlıyor. Türk Telekom Prime, alışverişten seyahate geniş bir yelpazede sunduğu ayrıcalıklarla müşterilerinin yanında yer alıyor. Türk Telekom Prime hakkında bilgiler veren Özden sözlerini şöyle sürdürdü; “Türk Telekom Prime ile kahveden seyahate, e-ticaretten dijital servislere, bol GB’lı mobil tarifelerden yüksek hızlı fiber internet paketlerine kadar yaşamın her anına değer katan, ayrıcalıklı bir dünya sunuyoruz. Ayrıca bu yıl 11’ncisi düzenlenen 11-14 Eylül tarihleri arasında Tepe Nautilus’ta düzenlenen Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festival’de ayrıcalıklı bir deneyim ile kahveseverleri ağırlıyoruz. Türk Telekom Prime Sahnesi birbirinden değerli sanatçıları katılımcılarla buluşturuyor.”

default

Türk Telekom’un her ihtiyaca yönelik dijital servis dünyası

Dijital dönüşümde öncü rol oynayan Türk Telekom, müzik, oyun, yayıncılık gibi birçok alandaki farklı deneyimleri kullanıcılarına çevrim içi olarak sunuyor. Kullanıcılarının tüm ihtiyaçlarına yönelik 360 derecelik bir pazarlama evreni sunan Türk Telekom, ürün ve hizmetlerini zenginleştirmeyi sürdürüyor. Özden, “Tivibu ile dijital televizyon ve yeni nesil yayıncılık anlayışını farklı bir seviyeye taşıdık. Güncel ve zengin müzik arşivine sahip, müzik platformumuz Muud aynı zamanda birbirinden eğlenceli özellikleriyle dinleyicilerin müzik keyfini artırıyor. E-dergi uygulamamızla; modadan ekonomiye, teknolojiden magazine birçok kategoride yüzlerce dergi ve günlük gazeteyi okuyucularla buluşturuyoruz. Dijital oyun alışveriş platformumuz Playstore ile popüler PC ve Mobil oyun ile çeşitli oyun paketlerini dünya ile aynı anda, oyunseverlere sunuyoruz. GAMEON markamız dijital oyun sektörünün tüm gereksinimlerine yanıt veren ürün ve hizmetler içeriyor” dedi.

BIOSTAR’dan Uç Bilişim İçin Yapay Zeka Canavarı: EdgeComp MS-NANX

Anakart, ekran kartı ve depolama çözümleriyle tanınan lider üretici BIOSTAR, uç bilişim (edge computing) alanında çığır açacak yeni fansız yapay zeka sistemi EdgeComp MS-NANX 8G/16G modelini duyurdu. NVIDIA® Jetson Orin NX platformundan güç alan ve “Süper Mod” desteği sunan bu kompakt sistem, saniyede 157 trilyon işleme (TOPS) varan inanılmaz bir yapay zeka performansı vadediyor. Sağlam ve kompakt tasarımıyla akıllı perakende, endüstriyel otomasyon, ulaşım, akıllı şehir altyapıları ve modern tarım gibi birçok alanda gerçek zamanlı yapay zeka iş yüklerini hızlandırmak için geliştirildi.

Üst Düzey Donanım ve Genişletme Seçenekleri

Sistem entegratörleri ve yapay zeka yazılım geliştiricileri hedeflenerek tasarlanan EdgeComp MS-NANX, farklı ihtiyaçlara yönelik ölçeklenebilir bir performans sunuyor. Hem NVIDIA® Jetson Orin NX 16GB hem de 8GB modüllerini destekleyen cihaz, 32 Tensor Çekirdeğine sahip 1024 çekirdekli NVIDIA® Ampere Mimarili GPU ve 8 çekirdeğe kadar çıkabilen Arm Cortex-A78AE CPU ile donatılmış. Saniyede 102.4 GB/s bant genişliği sunan 128-bit LPDDR5 belleğe sahip olan sistem, donanım gücünü zengin genişletme seçenekleriyle birleştiriyor.

Cihaz üzerinde NVMe SSD’ler için M.2 yuvaları, Wi-Fi ve Bluetooth modülleri ve Nano SIM yuvası üzerinden 4G veya 5G bağlantı imkanı bulunuyor. Zengin giriş/çıkış portları arasında ise biri opsiyonel PoE (Power over Ethernet) destekli olmak üzere iki Ethernet portu (1 Gigabit ve 2.5 Gigabit), dört adet USB 3.2 Type-A, bir HDMI® 2.1, işletim sistemi yüklemesi için bir Micro USB, CAN arayüzlü bir RS232 ve bir adet de RS232/422/485 combo portu yer alıyor.

Akıllı Şehirlerden Tarlalara: Sınırsız Uygulama Alanı

EdgeComp MS-NANX, kompakt ve fansız yapısıyla en zorlu ortamlarda bile güvenilir bir şekilde çalışabiliyor. Bu güçlü sistemin kullanım alanları ise oldukça geniş:

  • Akıllı Perakende: Otomatik kasalar, envanter yönetimi, mağaza içi müşteri analizi.
  • Endüstriyel Otomasyon: Görsel denetim, kalite kontrol, robotik sistemler ve kestirimci bakım.
  • Akıllı Şehir Altyapıları: Trafik akışı yönetimi, plaka tanıma, çevre güvenliği ve akıllı otopark çözümleri.
  • Tarım: Otonom traktörler, seçici ilaçlama sistemleri, hayvancılık sağlığı takibi ve robotik hasat gibi hassas tarım uygulamaları.

Zorlu Koşullar İçin Tasarlandı

Sağlam ve fansız bir kasaya sahip olan EdgeComp MS-NANX 8G/16G, -20 ila 50°C arasındaki zorlu sıcaklıklarda dahi sorunsuz çalışacak şekilde üretilmiştir. 12V ila 20V DC güç girişini destekleyen sistem, saha ve gömülü uygulamalar için esnek kurulum seçenekleri sunuyor. Linux işletim sistemiyle çalışan ve NVIDIA® JetPack 6.2 ile tam uyumlu olan cihaz, geliştiricilerin en modern araçları kullanarak yapay zeka modellerini kolayca geliştirmesine ve dağıtmasına olanak tanıyor. BIOSTAR, bu ürünle uç bilişimde performansı, güvenilirliği ve esnekliği bir araya getirerek geleceğe dönük bir çözüm sunuyor.

Rekor kıran oyun 10 TL oldu!

Oyun dünyasının popüler yapımlarından Just Cause 4 Reloaded, Epic Games Store’da büyük bir indirimle yerini aldı. Normal fiyatı 69 TL olan oyun, yüzde 85’lik bir düşüşle 10,35 TL’den satılıyor. Bu özel kampanya 18 Eylül’de sona erecek.

Just Cause 4 Reloaded 10 TL’ye düştü

Square Enix tarafından yayınlanan ve Avalanche Studios tarafından geliştirilen Just Cause 4 Reloaded, oyuncuları eşi benzeri olmayan bir açık dünyaya sürüklüyor. Oyunun sunduğu kaos ortamı ve yıkım odaklı oynanış, adından söz ettiriyor.

Oyunseverler, haritada karşılarına çıkan hemen her şeyi yıkıp dağıtabiliyor. Bu özelliğiyle, Grand Theft Auto 5 benzeri bir deneyim sunduğu belirtiliyor. Oyun içinde bir yerden bir yere gitmek ise oldukça kolay. Kanca mekaniği sayesinde uzun yürüyüşlere gerek kalmıyor.

Just Cause 4 Reloaded’da oyuncular, ana karakter Rico Rodriguez’in en büyük düşmanı Gabriela Morales’e karşı verdiği mücadeleye katılıyor. Bu tehlikeli düşmanı alt etmek için adım adım ilerlemek ve onu etkisiz hale getirmek gerekiyor.

Oyunun sistem gereksinimleri de paylaşıldı. Just Cause 4 Reloaded’ı sorunsuz oynamak için bilgisayarınızda Windows 10 işletim sistemi (64-bit) bulunması gerekiyor. İşlemci olarak Intel Core i5-2400 3.1 GHz veya AMD FX-6300 3.5 GHz ve üzeri bir model öneriliyor.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Ekran kartı tarafında ise NVIDIA GeForce GTX 760 (2 GB VRAM) ya da AMD R9 270 (2 GB VRAM) veya daha üstü bir donanım yeterli oluyor. Oyun için 59 GB boş depolama alanı ve 8 GB RAM gerekiyor. DirectX sürümünün ise 11 olması isteniyor.

Söz konusu donanımlara sahip olanlar, bu indirimden faydalanarak oyunu deneyimleyebilir. Aynı platformda, 1.444 TL değerinde üç oyunun da ücretsiz olarak dağıtımı başladı.

Türk hackerlar İsrail Savunma Bakanı’nı zor duruma düşürdü!

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın cep telefonu numarası sosyal medyaya sızdırıldı. Numarasının paylaşılmasının ardından çok sayıda kişi bakanı görüntülü aradı. Arama yapanlar arasında Türk sosyal medya kullanıcıları da vardı. Bu gelişme İsrail basınında geniş yankı buldu.

Türk hacker grubu, Katz’ın telefonuna siber saldırı yaptı

İsrail devlet televizyonu KAN, “Türk hackerların” Savunma Bakanı’nı görüntülü aradığını ve Katz’ın aramayı cevaplayarak görüşmenin fotoğraflarının yayınlandığını duyurdu. Bakanın çok sayıda tehdit mesajı da aldığı öne sürüldü. Yedioth Ahronoth gazetesinde yer alan bir haberde ise Katz’ın cevapladığı görüntülü aramanın ekran görüntüsünün sosyal medyada paylaşıldığı belirtildi.

Bakan Yisrael Katz’ın uzun süredir aynı telefon numarasını kullandığı ve bu numaranın geçmişte farklı gruplarda da paylaşıldığı aktarıldı. Yisrael Katz ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, dünyanın çeşitli ülkelerinden organize bir şekilde telefonuna mesajlar ve aramalar geldiğini belirtti.

Aramaların ve mesajların dünyanın farklı ülkelerinden organize bir şekilde geldiğine dair bakanın açıklaması, olayın sadece bireysel bir merakın ötesinde, koordineli bir eylem olduğunu gösteriyor.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Sosyal medya platformları üzerinden yayılan bu tür bilgiler, saniyeler içinde uluslararası bir boyuta ulaşabiliyor ve diplomatik gerilime yol açabilecek sonuçlar doğurabiliyor. Yaşananlar, kişisel verilerin korunması ve siber güvenlik önlemlerinin, en üst düzeydeki devlet görevlileri için dahi hayati bir önem taşıdığını ortaya koydu.

Peki siz bu olay hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Bu ülke yapay zekalı bakan atadı!

Arnavutluk, yönetimde yapay zeka devrimine imza atarak, kamu ihalelerini denetlemesi için dünyanın ilk yapay zekalı bakanı Diella’yı kabineye aldı. Başbakan Edi Rama, dördüncü dönemi için kurduğu yeni hükümette, “güneş” anlamına gelen Diella’nın, yolsuzluğun olmadığı, tamamen şeffaf bir kamu yönetimi sağlayacağını söyledi.

Arnavutluk, yapay zekalı bakanı kabine alıyor

Mayıs ayında yapılan seçimleri kazanan Rama, Sosyalist Parti toplantısında yeni kabine üyelerini tanıttı ve bu üyeler arasında sanal bakan Diella da vardı. Diella, tüm kamu ihaleleriyle ilgili kararları almakla görevlendirildi. Bu hamleyle kamu fonlarının yolsuzluktan uzak ve şeffaf bir şekilde yönetilmesi amaçlanıyor.

Ocak ayından bu yana sanal asistan olarak kullanılan Diella, geleneksel bir Arnavut kostümü giyen kadın görüntüsüyle tasarlandı. O dönemde vatandaşların resmi e-Albania platformu üzerinden belge ve hizmetlere erişimini kolaylaştırıyordu. Resmi kayıtlara göre, bu sanal asistan o günden bu yana 36.600 dijital belge düzenledi ve yaklaşık 1.000 hizmet sundu.

Başbakan Edi Rama, yeni kabinesini parlamentoya sunmaya hazırlanıyor. 2.8 milyon nüfuslu Balkan ülkesi için yolsuzlukla mücadele ve kamu yönetiminde şeffaflık, Avrupa Birliği üyeliği sürecinde önemli bir kriter olarak duruyor.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Rama, ülkesini 2030 yılına kadar AB’ye üye yapmayı hedefliyor. Yapay zekanın siyasi baskılardan ve yolsuzluk risklerinden etkilenmeyeceği düşüncesi uzun süredir tartışılıyordu. Arnavutluk, bu düşünceyi gerçeğe dönüştürmek için somut bir adım atan ilk ülkelerden oldu.

Facebook’un yeni özelliği hiç beğenilmedi

Facebook’un rakip platform X’ten ilham alarak geliştirdiği “Topluluk Notları” özelliği, beklentileri karşılamaktan uzak kaldı. Mart ayında test edilmeye başlanan bu özellik, yanıltıcı veya yanlış bilgilere karşı bir önlem olarak düşünülmüştü ancak ilk sonuçlar hayal kırıklığı yarattı.

Topluluk Notları özelliği beklentileri karşılamadı

Meta’nın bilgi güvenliğinden sorumlu yöneticisi Guy Rosen, test sürecine dair verileri paylaştı. Buna göre, 15 binden fazla topluluk notu yazılmasına rağmen bunların yalnızca yüzde 6’sı yayınlandı. Bu rakamlar, özelliğin Facebook’ta X’teki kadar etkili olmadığını gösteriyor. Kullanıcıların bu yeni özellik ile sık sık karşılaşmasının pek mümkün olmadığı belirtiliyor.

Topluluk notları, bir gönderideki yanlış bilgileri düzeltmek amacıyla diğer kullanıcıların not eklemesine olanak tanıyan bir sistem üzerine kurulu. Notlar en fazla 500 karakterden oluşuyor ve bir bağlantı içerebiliyor.

Notların değerlendirilme süreci ise “faydalı” veya “faydasız” seçeneklerinin ötesinde karmaşık bir yapıya sahip. Meta, notların faydalılığını belirlemede kullanıcıların davranış eğilimlerini dikkate alıyor.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Şirketin verdiği örnek, aynı görüşe sahip kişilerin bile farklı durumlarda ortak bir karara varabildiğini gösteriyor. Ancak bu karmaşık sistemin, çoğunluğun etkisiyle birlikte notların belirlenmesinde yardımcı bir rol oynadığı belirtiliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz en çok hangi sosyal medya uygulamalarını kullanıyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

iPhone Air ve Galaxy S25 Edge karşılaştırıldı!

Teknoloji dünyası, akıllı telefon tasarımında yeni bir döneme girdi. Apple’ın uzun zamandır beklenen ultra ince modeli iPhone Air‘ı tanıtmasının ardından, piyasada aylar önce yerini alan Samsung Galaxy S25 Edge ile doğrudan bir rekabete girildi. Her iki cihaz da incelik ve hafiflik ortak noktasında buluşuyor. Ancak tasarım, kamera, performans ve batarya gibi temel konularda ciddi farklılıklar mevcut.

Tasarım

Apple’ın yeni iPhone Air’ı 5.65 mm‘lik kalınlığıyla dikkat çekerken, Samsung’un S25 Edge modeli 5.8 mm kalınlıkta geliyor. Her iki telefon da elde alışılagelmiş telefonlardan daha hafif bir his veriyor. Ağırlıkta da birbirlerine yakınlar; S25 Edge 163 gram, iPhone Air ise 165 gram.

Her ne kadar bu telefonlar tarihin en inceleri olmasalar da, teknolojik gelişimin ince tasarıma rağmen sağlamlığı ve performansı korumaya odaklandığını gösteriyorlar. Apple’ın iPhone 6 Plus dönemindeki bükülme skandalı hala akıllarda olsa da, günümüzde kullanılan alüminyum ve titanyum alaşımları bu tür sorunların önüne geçiyor.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Ekran

Ekran teknolojisinde Apple, parlaklıkta bir adım öne çıkıyor. iPhone Air 3.000 nit maksimum parlaklığa ulaşırken, Galaxy S25 Edge 2.600 nit‘te kalıyor. Bu fark, iPhone Air’ın güneş altında daha iyi bir okunabilirlik sunduğu anlamına geliyor.

Ekran boyutu olarak S25 Edge 6.7 inç ile daha geniş bir alan sunuyor, iPhone Air ise 6.5 inçlik kompakt bir panel kullanıyor. Biyometrik güvenlikte ise Samsung ekrana gömülü ultrasonik parmak izi okuyucusuyla gelirken, Apple Face ID sistemini tercih ediyor.

Performans

İşlemci ve yazılım tarafında iki dev kendi ekosistemlerini temsil ediyor. Samsung, Snapdragon 8 Elite işlemci ve 12 GB RAM ile güçlü bir Android deneyimi sunuyor. Apple ise 8 GB RAM ile gelen kendi A19 Pro işlemcisini kullanıyor.

RAM farkı olsa da, iOS’in optimizasyonları sayesinde bu durum günlük kullanımda büyük bir dezavantaj yaratmıyor. iPhone Air, iOS 26 işletim sistemiyle yeni görsel yenilikler ve güvenlik özelliklerini getiriyor. Samsung ise yapay zeka destekli Gemini araçlarıyla fotoğraf düzenleme ve canlı çeviri gibi güçlü alternatifler sunuyor.

Kamera ve Batarya

Kamera ve batarya, iki telefon arasındaki en belirgin farkları oluşturuyor. Galaxy S25 Edge, 200 MP ana kamera, 12 MP ultra geniş ve 12 MP ön kamera ile zengin bir çekim deneyimi sunuyor. iPhone Air ise 48 MP tek arka kamera ve 18 MP ön kamera ile geliyor. Apple’ın tek arka kamera tercihi, ultra geniş ve telefoto kamera eksikliği nedeniyle bazı kullanıcıları hayal kırıklığına uğratıyor.

Bataryada ise Samsung’un 3.900 mAh kapasitesi, iPhone Air’ın 2.800 mAh‘lik tahmini kapasitesine göre daha güçlü bir duruş sergiliyor. Şarj hızında ise kablolu şarjda Samsung 45 W ile öne çıkarken, kablosuz şarjda Apple’ın 20 W MagSafe teknolojisi daha hızlı bir seçenek sunuyor.

Fiyat

Türkiye fiyatlarına bakıldığında Galaxy S25 Edge 83.499 TL‘den başlarken, iPhone Air‘ın başlangıç fiyatı 97.999 TL olarak belirlenmiş. Aynı depolama seçeneklerinde Samsung, daha uygun bir fiyat sunarak rekabette öne çıkıyor.

Ancak tercih, kullanıcının beklentilerine göre değişiyor. Daha güçlü kamera, RAM ve hızlı şarj isteyenler için Galaxy S25 Edge; daha parlak ekran, ince tasarım ve iOS ekosistemi isteyenler için ise iPhone Air daha uygun bir seçenek olarak duruyor.

HBO Max platformu zamlanacak mı?

HBO Max abonelerini yakından ilgilendiren önemli gelişmeler yaşanıyor. Warner Bros. Discovery CEO’su David Zaslav, platformun abonelik ücretlerine zam yapılacağını duyurdu. Zaslav, HBO Max’in yüksek içerik kalitesine rağmen fiyatlarının düşük olduğunu ve bu durumun değişmesi gerektiğini belirtti. Bu açıklama, platformun yakın gelecekte bir fiyat artışına gideceğini gösteriyor.

HBO Max zamlanabilir

Zaslav, bir konferansta yaptığı konuşmada, HBO Max’in içerik kalitesiyle öne çıktığını ancak abonelik ücretlerinin bu kaliteyle orantılı olmadığını vurguladı. HBO Max’in 2026 yılına kadar 150 milyon haneye ulaşacağını öngören Zaslav, abonelik ücretlerini kademeli olarak artıracaklarını ifade etti. Bu fiyat artışıyla birlikte, kullanıcıların daha fazla ödeme yapmasını sağlayacak başka bir adım daha atılacak.

netflix içerikleri, hbo max, video içerik yayıncılığı

HBO Max, şifre paylaşımını engelleme kararı aldı. Artık platforma abone olmayanlar, bir arkadaşının hesabını kullanarak içerik izleyemeyecek. Bu uygulama, Netflix’in uzun zamandır yürüttüğü ve tartışmalara yol açan bir yöntemdi. Netflix, hesap sahibinin kendi evi dışında platforma erişmesini önlüyor, farklı bir konumdan erişim için doğrulama istiyor. Bu durum, kullanıcıların tepkisine neden olmuştu.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

HBO Max’in bu karara abonelerin nasıl bir tepki vereceği merak konusu oldu. Platformun, Netflix’e kıyasla kullanıcılara daha esnek bir politika sunup sunmayacağı ise zamanla netleşecek. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

iPhone Air bükülebiliyor mu?

Apple’ın 9 Eylül’deki lansmanının ardından en çok konuşulan ürünlerden biri, şüphesiz rekor inceliğiyle dikkat çeken iPhone Air oldu. Sadece 5,6 milimetrelik gövde kalınlığıyla Apple’ın bugüne kadar ürettiği en ince telefon unvanını alan model, beraberinde kaçınılmaz bir soruyu da getirdi: Bu kadar ince bir cihaz ne kadar dayanıklı olabilirdi? Teknoloji meraklılarının hafızalarında hala taze olan ve yıllar önce iPhone 6 Plus ile yaşanan “Bendgate” skandalı, bu endişeleri daha da haklı kılıyordu.

iPhone Air kolay kolay bükülmüyor!

Ancak Apple, bu kez dersine iyi çalışmış görünüyor. Şirket, iPhone Air’in tasarımında kullandığı güçlendirilmiş titanyum çerçeve ve özel iç mühendislik yapısı sayesinde incelikle dayanıklılığı bir araya getirdiğini iddia ediyor. Bu iddiasını kanıtlamak için ise oldukça cesur bir yola başvurdu.

Lansman sonrası Tom’s Guide’dan Mark Spoonauer ve TechRadar’dan Lance Ulanoff gibi sektörün deneyimli gazetecileriyle bir araya gelen Apple’ın Pazarlamadan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Greg Joswiak ve Donanım Mühendisliğinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı John Ternus, beklenmedik bir hamle yaptı. İkili, röportaj sırasında iPhone Air’i gazetecilere uzatarak cihazı bükmeyi denemelerini istedi.

iPhone Air beklenen ilgiyi gördü mü?

iPhone Air beklenen ilgiyi gördü mü?

Apple'ın yeni iPhone 17 ailesi, Çin pazarında büyük ilgi gördü. Ancak iPhone Air için işler hiç iyi başlamadı.

Paylaşılan videolarda, Mark Spoonauer’in telefonu iki eliyle kavrayarak ciddi bir güç uygulamasına rağmen iPhone Air’in en ufak bir esneme dahi göstermediği net bir şekilde görülüyor. Spoonauer’in şaşkınlığı yüzünden okunurken, ardından denemeyi yapan Lance Ulanoff da benzer bir sonuçla karşılaştı. Apple yöneticilerinin kendinden emin tavırları eşliğinde gerçekleştirilen bu canlı dayanıklılık testi, şirketin yeni modeline olan güvenini ve “Bendgate” travmasını tamamen geride bıraktıracak gibi görünüyor.