Apple, merakla beklenen iPhone 17 serisini piyasaya sürerken, bir önceki model iPhone 16’nın satış stratejisinde önemli bir değişikliğe gitti. Şirket, internet sitesini güncelleyerek iPhone 16’nın 256 GB ve 512 GB depolama seçeneklerini sessizce kaldırdı.
256 GB ve 512 GB iPhone 16’lar satıştan kalkıyor
Artık standart iPhone 16 modeli yalnızca 128 GB’lık versiyonuyla satışta. Bu değişiklik, tüketicileri daha yüksek depolama alanına sahip iPhone 16 Plus ya da yeni iPhone 17 modellerine yöneltiyor.
iPhone 17’yi 77.999 TL’den başlayan fiyatlarla satışa çıkaran Apple, aynı zamanda iPhone 16’nın 128 GB modelini 65.999 TL’den satmaya devam ediyor. Bu kararın, farklı depolama seçenekleri arasındaki fiyat dengesini korumak için alındığı belirtiliyor.
iPhone 16 Plus’ın 256 GB versiyonu 82.999 TL’ye, iPhone 17’nin 256 GB’lık versiyonu ise 77.999 TL’den başlayan fiyatlarla alıcı buluyor. Bu fiyatlandırma, iPhone 17’yi daha cazip kılıyor.
iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.
Apple’ın bu stratejisi, iPhone 17’ye olan talebi artırma hedefiyle açıklanıyor. Şirket, iPhone 16 serisindeki depolama seçeneklerini sadeleştirerek, yeni amiral gemisi modelini öne çıkarıyor. Bu kararın ardında, stok sorunları gibi operasyonel nedenler de olabileceği konuşuluyor. Ancak Apple, stokları yenilemek yerine seçenekleri tamamen kaldırmayı tercih etti.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz günlük hayatınızda hangi akıllı telefonu kullanıyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Apple’ın 9 Eylül’de tanıttığı yeni iPhone 17 ailesi, Çin pazarında benzeri görülmemiş bir ilgiyle karşılandı. Lansmanın üzerinden geçen kısa süreye rağmen, ülkenin önde gelen e-ticaret platformlarından gelen ilk veriler, talebin beklentilerin çok ötesinde olduğunu ve özellikle standart iPhone 17 modeline yönelik şaşırtıcı bir yönelim olduğunu gösteriyor. Bu durum, Apple’ın bir önceki yıl yaşadığı pazar payı zorluklarının ardından Çin’deki konumunu yeniden güçlendirebileceğine dair güçlü bir sinyal olarak yorumlanıyor.
iPhone 17 çok sevildi ama iPhone Air?
Çin’in en büyük online perakendecilerinden JD.com, iPhone 17 serisi için ön siparişlerin açılmasından sonraki ilk bir gün içinde yaklaşık 6 milyon adetlik devasa bir rakama ulaştığını duyurdu. Bu rakamlar, Apple’ın Çin’deki en sadık müşteri kitlesini koruduğunu ve yeni serinin tüketicilerde heyecan yarattığını kanıtlıyor. Bir diğer dev platform olan Tmall ise iPhone 17 serisine gelen ön siparişlerin, geçen seneki iPhone 16 modellerine kıyasla üç kat daha fazla olduğunu bildirdi.
Ancak bu etkileyici tablonun en dikkat çekici detayı, siparişlerin modellere göre dağılımında ortaya çıkıyor. Geleneksel olarak Pro modellerinin domine ettiği üst segmentte bu yıl bir ilk yaşanıyor.
JD.com verilerine göre, yaklaşık 2,7 milyon adetle en çok sipariş edilen model, serinin giriş seviyesi telefonu olan standart iPhone 17 oldu. Onu 1,74 milyon adetle serinin zirvesindeki iPhone 17 Pro Max ve 1,4 milyon adetle iPhone 17 Pro takip etti. Bu tablo, Çinli tüketicilerin satın alma alışkanlıklarında önemli bir değişim yaşandığına işaret ediyor.
Apple'ın ultra ince telefonu iPhone Air almaya değer mi? Bu sorunun cevabını diğer modeller ile karşılaştırarak arıyoruz.
Pazar analistleri, standart iPhone 17’nin bu beklenmedik popülaritesini birkaç temel faktöre bağlıyor. İlk olarak, Apple’ın bu yılki fiyatlandırma stratejisi öne çıkıyor. Pro modellerindeki artan maliyetler ve potansiyel gümrük vergilerinin yansıtıldığı fiyat etiketleri, tüketicilerin daha bütçe dostu bir seçenek olan standart modele yönelmesinde etkili olmuş olabilir.
İkinci olarak, standart iPhone 17’nin sunduğu özelliklerin artık “fazlasıyla yeterli” görülmesi önemli bir etken. Apple’ın A19 çipi, geliştirilmiş ana kamera sistemi ve artan batarya ömrü gibi temel iyileştirmeleri standart modele de entegre etmesi, birçok kullanıcı için Pro modellerindeki ekstra özelliklerin yarattığı fiyat farkını anlamsız kılıyor. Özellikle Çin’deki ekonomik belirsizlikler ve tüketicilerin daha bilinçli harcama eğilimi, “fiyat-performans” dengesi daha iyi olan standart modelin cazibesini artırıyor.
iPhone Air’a ilgi düşük
Serinin en çok konuşulan üyelerinden biri olan ultra ince tasarımlı iPhone Air ise Çin pazarında beklentilerin oldukça altında bir başlangıç yaptı. Yaklaşık 260 bin adetle en az ön sipariş alan model olan iPhone Air’ın bu durumunun arkasındaki temel neden, cihazın sadece eSIM teknolojisini desteklemesi.
Çin’de fiziksel SIM kartların halen yaygın olarak kullanılması ve devlet düzenlemelerinin kimlik doğrulaması için fiziksel SIM’i zorunlu kılması, eSIM’in yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel. Apple, bu sorunu aşmak için China Unicom ile bir iş birliğine gitmiş olsa da, bu ortaklığın henüz tüm operatörleri ve kullanıcıları kapsamaması, iPhone Air’in potansiyelini büyük ölçüde kısıtlıyor. Analistler, bu teknolojik ve bürokratik engeller aşılmadığı sürece iPhone Air’ın Çin’de niş bir ürün olarak kalmaya devam edeceğini öngörüyor.
Sonuç olarak, iPhone 17 serisinin Çin’deki güçlü başlangıcı Apple için büyük bir moral kaynağı oldu. Ancak standart modelin Pro modellere karşı kazandığı bu üstünlük ve iPhone Air’in karşılaştığı zorluklar, Çin pazarının ne kadar dinamik ve kendine özgü koşullara sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yerli otomobil üreticisi Togg’un T10F modeli için halka açık test sürüşleri başladı. Yakın zamanda Almanya’da tanıtımı yapılan otomobil, Türkiye’nin farklı şehirlerindeki Togg Deneyim Merkezleri’nde test ediliyor. Otomobilin satışa çıkış tarihi de belli oldu.
Togg T10F için halka açık test sürüşleri start aldı
Togg T10F, Türkiye’de 15 Eylül’de, Avrupa’da ise 29 Eylül’de ön siparişe açılıyor. Aracın fiyatı bu tarihte açıklanacak. Togg Deneyim Merkezleri’nde test sürüşüne katılmak isteyenler için adresler şu şekilde sıralanıyor:
Togg T10F, EuroNCAP’ten 5 yıldız alarak güvenliğini kanıtladı. 2025 yılı testlerinde yetişkin yolcu korumasında 100 üzerinden 95 puan alarak en güvenli ikinci araç oldu. Otomobilde dört farklı paket seçeneği bulunuyor: V1 Standart Menzil, V1 Uzun Menzil, V2 Uzun Menzil ve V2 AWD (Çift Motorlu). Bu paketlere ek olarak “Teknoloji ve Konfor Paketi”, “Kış Paketi”, “Akıllı Destek Paketi” ve “Meridian Ses Sistemi” gibi dört ayrı ek paket de alınabiliyor.
iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.
Aracın tek motorlu versiyonu 160 kW, çift motorlu versiyonu ise 320 kW güç üretiyor. Tork değerleri ise tek motorlu versiyonda 350 Nm, çift motorlu versiyonda ise 700 Nm olarak belirlendi. T10F’in V2 AWD versiyonu 0’dan 100 km/s hıza 4,1 saniyede çıkarken, V2 Uzun Menzil versiyonunda bu süre 7,5 saniye olarak ölçüldü. Otomobilin bagaj hacmi 505 litre, koltuklar yatırıldığında ise 1.350 litreye kadar ulaşıyor.
T10F’in V1 standart menzil versiyonunda 52,4 kWh, uzun menzil versiyonlarında ise 88,5 kWh batarya yer alıyor. WLTP karma tüketim verilerine göre V1 Standart Menzil 335 km, V1 Uzun Menzil 623 km, V2 Uzun Menzil 610 km ve V2 AWD 523 km menzil sunuyor.
V1 Uzun Menzil’in 19 inç jantlı versiyonunun WLTP şehir içi menzili 786 km olarak belirtiliyor. Tüm T10F versiyonları 180 kW hızlı şarj özelliğine sahip. Bu sayede araç 28 dakikada yüzde 20’den yüzde 80’e şarj olabiliyor. AC şarj hızı ise 11 kW olarak açıklandı.
Ford, Avrupa pazarındaki stratejisini yeniden şekillendirerek, Kasım 2025’te üretimi sona erecek olan ikonik modeli Ford Focus’un yerini alacak yeni bir orta boy crossover’ı piyasaya sürmeye hazırlanıyor. İspanya’nın Valensiya kentindeki fabrikada yıllık 300.000 adetlik önemli bir üretim kapasitesiyle hayata geçirilecek bu yeni model, markanın benzinli, hibrit ve tam elektrikli motor seçenekleriyle pazardaki konumunu güçlendirme hedefini yansıtıyor.
Ford Focus yerini Crossover’a bırakıyor
Yeni crossover, Ford’un mevcut dördüncü nesil Focus da dahil olmak üzere birçok C segmenti modelinde başarısını kanıtlamış olan C2 platformu üzerine inşa edilecek. Bu esnek platform, yeni modelin benzinli ve hibrit versiyonlarına ev sahipliği yapacak. Bu hamle, Ford’un elektrikli araçlara geçiş sürecinde müşterilerin farklı taleplerine cevap verme ve daha geniş bir kitleye ulaşma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Ancak, yeni modelin tam elektrikli versiyonu için kullanılacak platform konusu, Ford’un küresel EV stratejisiyle ilgili daha geniş bir tabloya işaret ediyor. Şirket, ABD’de daha uygun fiyatlı elektrikli araçlar üretmek üzere “Evrensel EV Platformu” (UEVP) adını verdiği yeni bir mimari geliştiriyor. Valensiya’da üretilecek tam elektrikli crossover’ın bu yeni platformu mu kullanacağı, yoksa C2 platformunun tam elektrikli bir versiyona mı uyarlanacağı henüz netlik kazanmış değil. Bu karar, Ford’un Avrupa’daki elektrifikasyon yol haritasının geleceği açısından kritik bir öneme sahip.
Focus’un üretiminin Kasım 2025’te durdurulması ile yeni crossover modelinin 2027’de üretime başlaması arasında yaklaşık bir yıllık bir boşluk olması dikkat çekiyor. Bu geçiş dönemi, Valensiya fabrikası ve iş gücü için bir belirsizlik sürecini de beraberinde getiriyor. Ford’un bu aradaki süreyi fabrikanın yeniden yapılandırılması ve modernizasyonu için nasıl değerlendireceği ve bu süreçte iş gücünü nasıl yöneteceği, markanın Avrupa’daki üretim taahhütleri açısından yakından izleniyor.
TOGG T8X, yakında resmen karşımıza çıkıyor. Model, özellikle performans tarafında büyük bir fark yaratabilir.
Ford’un Focus’u bir crossover ile değiştirme kararı, Avrupa pazarında değişen tüketici tercihlerine ve SUV segmentinin artan popülaritesine doğrudan bir yanıt niteliği taşıyor. Şirket, bu yeni modelle birlikte uygun fiyatlı ve çok yönlü araç seçenekleri sunarak, rekabetin yoğun olduğu Avrupa pazarında yeniden iddialı bir konuma gelmeyi hedefliyor. Bu stratejik dönüşümün başarısı, Ford’un önümüzdeki yıllardaki pazar payını ve karlılığını doğrudan etkileyecek.
Sony, orta segmentteki yeni telefonu SonyXperia 10 VII ile karşımıza çıktı. Önceki nesle kıyasla önemli geliştirmelerle gelen yeni model, Google Pixel’i andıran kamera tasarımı, 120 Hz’lik akıcı OLED ekranı, 50 megapiksel ana kamerası ve güncel Snapdragon 6 Gen 3 yonga setiyle dikkat çekiyor.
SonyXperia 10 VII neler vadediyor?
Sony Xperia 10 VII, 6,1 inç boyutunda, Full HD+ çözünürlüklü ve 120 Hz yenileme hızına sahip bir OLED ekrana ev sahipliği yapıyor. Gücünü verimliliği artırılmış Snapdragon 6 Gen 3 platformundan alan cihaz, 8 GB RAM ve 128 GB dahili depolama ile geliyor.
Ayrıca, günümüzde birçok telefonda bulunmayan microSD kart desteği sayesinde hafıza 2 TB’a kadar artırılabiliyor. Cihaz, 5.000 mAh kapasiteli bataryasıyla uzun bir kullanım ömrü vaat ederken, Sony’nin özel şarj teknolojileriyle pil sağlığını korumayı hedefliyor.
Kamera Yetenekleri ve Diğer Özellikler
Fotoğrafçılık tarafında iddialı olan telefon, arka kısmında çok yönlü bir üçlü kamera kurulumu sunuyor. Bu kurulumda 2x optik yakınlaştırma yeteneğine sahip 50 megapiksellik ana sensör, 13 megapiksellik ultra geniş açılı lens ve 12 megapiksellik bir telefoto lens bulunuyor. Ön tarafta ise selfieler için 8 megapiksellik bir kamera yer alıyor.
Apple, dün yaptığı duyurularla yeni iPhone 17 serisini yansıma önleyici ekran ile tanıttı ve bu özelliği Samsung'u geçti.
Yazılım tarafında ise kutusundan Android 15 ile çıkan Xperia 10 VII, dört ana işletim sistemi güncellemesi ve altı yıllık güvenlik yaması garantisiyle rakiplerinden ayrılıyor. Ultrasonik parmak izi sensörü, stereo hoparlörler ve 3.5 mm kulaklık girişi gibi sevilen özelliklerini koruyan telefon, IPX5/IPX8 suya ve IP6X toza karşı dayanıklılık sertifikalarına da sahip.
Fiyat ve Renk Seçenekleri
Beyaz, Turkuaz ve Kömür Siyahı olmak üzere üç farklı renk seçeneğiyle sunulan Xperia 10 VII’nin Avrupa fiyatı yaklaşık 449 Euro olarak açıklandı. Telefonun hangi pazarlarda ve ne zaman satışa çıkacağı ise henüz Sony tarafından netleştirilmedi.
Teknoloji dünyasının yenilikçi markası Nothing, merakla beklenen yeni kablosuz kulaklık modeli Nothing Ear 3 hakkında heyecan verici detayları paylaştı. 18 Eylül’de resmi olarak tanıtılacak olan kulaklık, özellikle şarj kutusuna entegre edilen benzersiz özelliklerle dikkat çekiyor. Kulak içi form faktörünü koruyan model, telefon görüşmesi deneyimini yeniden tanımlamaya hazırlanıyor.
Nothing Ear 3 yakında geliyor
Nothing’in yaptığı son paylaşıma göre, Nothing Ear 3’ün şarj kutusu üzerinde “Super Mic” olarak adlandırılan bir mikrofon ve özel bir “TALK” düğmesi bulunacak. Bu yenilik sayesinde kullanıcılar, telefonlarını ceplerinden çıkarmadan doğrudan şarj kutusu üzerinden telefon görüşmeleri yapabilecek.
Şirket ayrıca, sürdürülebilirlik anlayışı doğrultusunda, şarj kutusunun belirli bölümlerinde yüzde 100 geri dönüştürülmüş anodize alüminyum kullanıldığını belirtti. Tasarım dilinde büyük bir sürpriz barındırmayan Nothing Ear 3, küresel lansmanının ardından Türkiye pazarında da teknoloji tutkunlarıyla buluşacak.
Apple’ın yeni kulaklığı AirPods Pro 3 ön siparişe açıldı. 19 Eylül’de kullanıcılarla buluşacak olan ürün, beraberinde ilginç bir ayrıntıyı da getiriyor. Önceki model AirPods Pro 2’nin kutusunda şarj kablosu bulunurken, AirPods Pro 3 kutusundan şarj kablosu çıkmıyor ve kablo ayrı satılıyor.
AirPods Pro 3, kutusunda şarj kablosu sunmuyor
Teknik özellik sayfasında yer alan bilgilere göre, AirPods Pro 3’ün kutusundan USB-C MagSafe şarj kutusu ve beş boy silikon kulaklık ucu çıkıyor. USB-C şarj kablosu ise kutuya dahil değil. Apple Store’da bu kablonun fiyatı 870 TL olarak belirlendi.
1 metre uzunluğundaki kablo 60 watt’a kadar şarjı destekliyor ve USB 2 hızında veri transferi yapıyor. Apple’ın geçen yıl AirPods Pro 4 modelleriyle başlattığı bu uygulama, yeni modelde de devam ediyor.
Şirket, ürünlerin kutusundan şarj kablosu ve güç adaptörü gibi aksesuarları çıkarma kararını çevresel nedenlere dayandırıyor. AirPods Pro 3 kutusunun önceki modele göre daha küçük tasarlandığı belirtiliyor.
iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.
Bu sayede her sevkiyatta %25 daha fazla ürün gönderildiği ifade ediliyor. Ayrıca, AirPods Pro 3’ün %40 oranında geri dönüştürülmüş malzemelerden üretildiği ve üretiminde kullanılan elektriğin %40’ının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığı bildiriliyor. Ancak bu hamlenin ardındaki çevresel gerekçeler tartışılmaya devam ediyor.
Son çıkan modele yönelik bu karar, Apple’ın sadece telefonlar için değil, kulaklık gibi diğer ürünleri için de aynı stratejiyi sürdürdüğünü gösteriyor. Şirketin bu yaklaşımı, kullanıcıları ekstra maliyetlerle karşı karşıya bırakıyor.
Türkiye’de elektrik üretimi ve tüketimi rekor kırdı. Temmuz ayında yaşanan yoğun talep, elektrik tüketimini zirveye taşıdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İzmir’de düzenlenen Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi’nde bu durumu açıkladı.
Temmuz ayında elektrik talebi rekora koştu
Bayraktar, Türkiye’nin temmuz ayında toplam 36,7 milyar kWh elektrik üreterek aylık bazda en yüksek değere ulaştığını söyledi. Ayrıca, 29 Temmuz’da da günlük elektrik üretiminin 1 milyon 250 bin 178 kWh ile zirve yaptığını belirtti. Bakan, 2024 yılında dünya genelindeki 30 bin TWh’in üzerindeki elektrik üretiminin yüzde 1,1’ini Türkiye’nin 349 TWh üretimle karşıladığını kaydetti.
Bakan Bayraktar, eskiden kış aylarında artan elektrik tüketiminin, artık klima kullanımının yaygınlaşmasıyla yaz aylarında rekor kırdığını söyledi. Bayraktar’ın açıklamasına göre, Türkiye’nin elektrik talebi önümüzdeki 30 yıl içinde üç katına çıkarak 1000 TWh seviyesine ulaşacak.
Bu artışı karşılamak için yenilenebilir enerjiye ek olarak Karadeniz gazı ve nükleer enerji gibi kaynaklara da ihtiyaç duyuluyor. Bu kapsamda, önümüzdeki 30 yıl içinde en az 5 GW kapasiteli küçük modüler reaktörler inşa edilmesi hedefleniyor.
Elektrikte kurulu güç, temmuz sonu itibarıyla 120 bin megavatı aştı. Bunun yüzde 61’i, yani 73 bin 477 megavatlık kısmı yenilenebilir enerji kaynaklarından geliyor. Bayraktar, 2002’de neredeyse sıfır olan rüzgar ve güneş enerjisi kurulu gücünün bugün 37 bin 118 megavata ulaştığını ve kurulu güç içindeki payının yüzde 31’e çıktığını söyledi.
iPhone 17 Türkiye fiyatı belli oldu. Peki, Apple'ın yeni gözdesi ülkemizde ne kadara satılacak? İşte tüm detaylar.
Geçtiğimiz mayıs ayında 81 ilde toplam 6 bin 182 elektrik üretim santrali devreye alındı. Bu yatırımlar sayesinde her yıl 12,5 milyon ton karbondioksit salınımı engelleniyor ve doğal gaz ithalatından yaklaşık 1,3 milyar dolar tasarruf sağlanıyor.
Karadeniz’de beş yıl önce keşfedilen doğal gaz sahasından üretim yapılıyor ve bu gazla 4 milyon hanenin ihtiyacı karşılanıyor. Bayraktar, üretimi artırma planlarının olduğunu söyledi. Türkiye’nin gaz altyapısına yapılan yatırımlarla, 2030 yılına kadar yıllık ihtiyacın yüzde 20’sine denk gelen 12 milyar metreküp gazın depolanması ve yeniden gazlaştırma kapasitesinin beş katına çıkarılması hedefleniyor.
Yapay zeka destekli sohbet robotları, sınıflardan ofislere ve günlük hayatımıza kadar her yerde karşımıza çıkıyor. Ancak bu araçların can sıkıcı bir sorunu var: Bazen tamamen asılsız, uydurma bilgiler üretebiliyorlar. Bu duruma “halüsinasyon” adı veriliyor. OpenAI, bu sorunun nedenini çözdüğünü ve gelecekteki yapay zeka araçlarını çok daha güvenilir hale getirecek bir çözüm bulduğuna inanıyor. İşte detaylar.
Sorun yapay zekanın değerlendirme yönteminde
OpenAI, Georgia Tech’ten Santosh Vempala ve diğer araştırmacılarla birlikte yayımladığı 36 sayfalık makalede, bu konuyu derinlemesine inceledi. Araştırmacılar, halüsinasyonların model tasarımındaki bir eksiklikten değil, yapay zekâ sistemlerinin test edilme ve sıralanma biçiminden kaynaklandığını öne sürüyor.
Mevcut değerlendirme yöntemleri, bir sohbet robotunu her soruya cevap verdiği için ödüllendirirken, emin olmadığı zamanlarda sessiz kalan modelleri cezalandırıyor. Bunu, bilmediği soruları boş bırakmak yerine, rastgele cevap veren bir öğrenciyi ödüllendiren çoktan seçmeli bir sınava benzetebiliriz.
OpenAI ve Oracle, yapay zeka alanında kapsamlı bir iş birliğine gidiyor. Bu hamle, sektördeki dengeleri değiştirebilir.
Bu sorunu çözmek için yapılan açıklamada puanlama sisteminin tam tersine çevrilmesini öneriyor: Yanlış olduğu halde kendinden emin bir şekilde verilen cevaplar, modele karşı güçlü bir şekilde cezalandırılmalı. Bunun yanı sıra, dikkatli davranıp belirsizliğini belirten veya “bilmiyorum” diyen modeller ödüllendirilmeli.
Bu yeni yaklaşımın farkını gösteren ilk örnekler oldukça aydınlatıcı. Bir testte, temkinli bir model soruların sadece yarısına cevap veriyor ancak bu cevapların yüzde 74’ü doğru çıkıyor. Diğer bir model ise neredeyse tüm soruları cevaplıyor ancak her dört cevaptan üçünde halüsinasyon görüyor.
Bu yaklaşım kabul edilirse, yapay zekâ asistanlarının günlük davranışları tamamen değişebilir. Artık uydurma bir kaynak veya istatistik üretmek yerine, “Bu konuda emin değilim” ya da “Bilmiyorum” gibi cevaplar vermeleri daha olası hale gelecek.
Bu, ilk bakışta daha az etkileyici görünse de, kullanıcıların cevapları sürekli kontrol etme zorunluluğunu ortadan kaldırarak çok daha güvenilir bir deneyim sunabilir. OpenAI için bu araştırma, gösterişli ama güvenilmez bir özgüven yerine, doğruluğa ve güvene değer veren bir yapay zekâya doğru atılan önemli bir adım.
Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), yapay zekanın gelecekte yol açabileceği potansiyel tehlikeleri incelediği “Yapay Zeka Risk Raporu”nu yayımladı. Raporda, yapay zekanın sağlık, eğitim, tarım ve güvenlik gibi birçok alanda sunduğu fırsatların yanı sıra, hızlı gelişim ve denetimsizliğin getirdiği temel risklere dikkat çekiliyor.
TRAI, Yapay Zeka Risk Raporu’nu paylaştı
TRAI’a göre insanlığın geleceğini etkileyecek bu riskler arasında insan müdahalesi olmadan karar alan otonom silahlar ve askeri kullanım, otomasyonun iş gücü piyasasına etkileriyle ortaya çıkan işsizlik ve ekonomik dengesizlikler öne çıkıyor.
Veri gizliliği ve mahremiyetin ihlali, önyargılı verilerle eğitilen sistemlerin yol açtığı adaletsizlik ve yanlılık sorunları, algoritmaların şeffaf olmamasıyla ortaya çıkan hesap verebilirlik problemleri de raporda yer alıyor.
Bununla birlikte, deepfake gibi sahte içerik ve bilgi kirliliğinin yayılması, kendi kendini geliştiren yapay zekanın yönetilemez hale gelmesi, teknolojiye aşırı bağımlılık yüzünden insan yeteneklerinin zayıflaması da temel riskler arasında.
iPhone 17 Türkiye fiyatı belli oldu. Peki, Apple'ın yeni gözdesi ülkemizde ne kadara satılacak? İşte tüm detaylar.
Raporda ayrıca, yapay zeka tabanlı siber saldırıların kritik altyapıları hedef alması ve yapay zeka modellerinin yüksek enerji tüketiminin çevresel etkileri de vurgulanıyor.
Yayımlanan raporda, risklerin teknik konulardan çok sosyal, hukuki ve etik sorunlar taşıdığı belirtiliyor. TRAI, güvenilir bir yapay zeka ekosistemi için güçlü düzenlemeler yapılması, etik ve şeffaflığın önemsenmesi gerektiğini söylüyor. Kurum, ulusal düzeyde etik ilkelerin belirlenmesini, uluslararası iş birliklerinin artırılmasını ve sorumlu yapay zeka kültürünün geliştirilmesini öneriyor.
Samsung, 2026 yılı için amiral gemisi telefon serisini yeniden şekillendiriyor ve yeni isimlendirme stratejisi hayranlar arasında tartışma yaratıyor. Sızan son bilgilere göre, Galaxy S26 Pro modelinin “Pro” takısını hak edip etmediği sorgulanıyor. Cihazın özellikleri kullanıcılar tarafından beğenilmeyebilir. İşte detaylar.
Galaxy S26 Pro adı gibi “Pro” Mu?
Ortaya çıkan raporlara göre, Samsung’un Galaxy S26 Pro, S26 Edge ve S26 Ultra olmak üzere üç yeni model piyasaya süreceği iddia ediliyor. Ancak güvenilir sızıntı kaynağı Ice Universe, bu “Pro” isminin hakkını vermediğini savunuyor. X platformunda yaptığı bir paylaşımda, S26 Pro’nun bu unvanı taşıması için yeterli yenilik sunmadığını belirtti.
Cihazda dikkat çeken tek iki değişikliğin, ana kameradaki yeni sensör (aynı sensör boyutunda) ve S25’teki 12 megapiksellik kameranın yerine gelen yeni 50 megapiksel ultra geniş açılı sensör olduğunu söyledi. Eleştirinin sebebi ise 50 megapiksel sensörün gerçekte sadece marjinal olarak daha büyük bir sensör alanına sahip olması.
Leapmotor B05 modeli, resmen Avrupa pazarına sunulacak. Araç, Volkswagen Golf'e olan benzerliği ile dikkat çekiyor.
10MP telefoto lens ve Full HD+ ekran gibi diğer özelliklerin değişmeden kalacağı söyleniyor. Bu durum, S26 Pro’nun “gerçek bir ilerlemeden” çok, sadece bir yenileme olduğu yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Ancak telefonun tamamen yeniliklerden yoksun olmayacağı da biliniyor. Cihazın bölgeye bağlı olarak Qualcomm’un yakında çıkacak olan “Snapdragon 8 Elite Gen 5” veya Samsung’un kendi Exynos 2600 işlemcisini taşıması bekleniyor. Ayrıca bataryanın da biraz daha büyük olacağı söyleniyor.
Galaxy S26 Pro, yükseltme arayan Galaxy hayranları için yine de yeterli amiral gemisi donanımına sahip olabilir. Periskop telefoto lensin olmaması, “Pro” ve Ultra modeller arasındaki temel ayrım noktasını oluşturmaya devam ediyor ve Ultra’yı Samsung’un fotoğrafçılık vitrini olarak konumlandırıyor.
Peki siz bu telefon hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.
X’in yapay zekası Grok, Türkiye’den erişime kapandı. Verileriyle gündemde kalmaya devam eden Grok’a yönelik mahkeme kararıyla X hesabı erişime kapatıldı. Karar, Türkiye’deki kullanıcıların Grok’a ait X hesabını görmesini de engelliyor.
Grok resmen erişime kapatıldı
Tartışma konusu olan yapay zeka Grok’un Türkiye’deki erişim yasağının nedeni de ortaya çıktı. İfade Özgürlüğü Derneği, Grok’un X hesabının 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişime engellendiğini belirtti. Bu karar, internet servis sağlayıcılarına ve X platformuna bildirildi.
Grok'un X hesabı, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle erişime engellendi. Hangi sulh ceza hâkimliğinin kararı verdiği bilinmezken, hesap henüz X tarafından Türkiye'den görünmez kılınmadı. https://t.co/AR6IeDmVkRpic.twitter.com/6dA3IGFYw9
Kararın ardından Türkiye’deki X kullanıcıları Grok’a soru sorabiliyor ancak yapay zekanın verdiği yanıtları görüntüleyemiyor. Ancak Grok’un mobil uygulamasına veya doğrudan x.com/i/grok adresine yönelik bir erişim engeli kararı bulunmuyor. Grok’un eleştirel, agresif ve sert dille verdiği yanıtlar bir süredir gündemi meşgul ediyordu.
Bu durum, yapay zekanın Türkiye’deki erişim yasağını getiren sebeplerden biri oldu. Karar, Türkiye’de yapay zeka platformlarına yönelik ilk erişim engellerinden biri olma özelliğini taşıyor.
iPhone 17 Türkiye fiyatı belli oldu. Peki, Apple'ın yeni gözdesi ülkemizde ne kadara satılacak? İşte tüm detaylar.
Meydana gelen olay, yapay zeka teknolojilerinin hukuki denetimi ve düzenlemesi konusunda yeni bir tartışma başlatabilir. Özellikle kamu düzeni ve milli güvenlik gibi kavramlar çerçevesinde yapay zekaların nasıl değerlendirileceği ve bu platformlara nasıl bir yaklaşım gösterileceği merak konusu.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.