Apple, sesli asistanı Siri’yi çok daha yetenekli bir hale getirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Bloomberg tarafından yayınlanan yeni bir rapora göre şirket, Şubat ayının ikinci yarısında yenilenmiş Siri’yi görücüye çıkarmaya hazırlanıyor. Bu tanıtımda, merakla beklenen özelliklerin ilk gösterimlerinin yapılması planlanıyor.
Siri Yepyeni Bir Boyuta Geçiyor: iOS 26.4 ile Gemini Dönemi Başlıyor
Ortaya çıkan bilgilere göre yeni Siri, Google’ın güçlü yapay zeka modeli Gemini altyapısıyla parlayacak. Bloomberg yazarı Mark Gurman, Apple’ın Google ile yaptığı ortaklığın sonuçlarını bu tarihte duyurmak istediğini belirtiyor. Yapılacak demolar sayesinde, Gemini destekli yeteneklerin kullanıcılara neler sunacağı netleşmiş olacak.
Tanıtımın hemen ardından yeni Siri’nin, iOS 26.4 güncellemesiyle cihazlara gelmesi bekleniyor. Bu sürümün Şubat ayı içinde beta testlerine başlaması, Mart veya Nisan başı gibi ise herkese açık olarak yayınlanması hedefleniyor. Apple, WWDC 2024’ten beri yeni nesil Siri üzerinde çalışsa da, bu yeni versiyonun ChatGPT benzeri bir yapay zeka sohbet robotu gibi davranacağı ifade ediliyor.
Sürecin devamında ise Apple’ın yaz aylarında düzenleyeceği yıllık geliştirici konferansında daha büyük bir tanıtım yapacağı konuşuluyor. Şu anda “Campos” kod adıyla anılan yeni Siri ve eşlik eden Apple Intelligence özelliklerinin, iOS 27 ve macOS 27 gibi ana sürümlerle entegre edilmesi bekleniyor. Bu büyük güncellemelerin beta sürümlerinin de yine yaz aylarında erişime açılması öngörülüyor.
Apple, yeni nesil Siri sohbet botunu Google sunucularında çalıştırmayı planlıyor. iOS 27 ile gelecek bu büyük değişimin detayları haberimizde.
Teknoloji dünyasında yapay zeka rekabeti her geçen gün daha da artıyor. Peki, siz Apple ve Google arasındaki bu iş birliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Telefonunuzda yapay zeka destekli bir asistan kullanmak hayatınızı kolaylaştırır mı? Görüşlerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın.
Siber güvenlik dünyası, 2025 yılında yaşanan tehditlerin sadece bir başlangıç olduğu konusunda hemfikir. Uzmanlar, 2026 yılının siber saldırılar açısından çok daha zorlu geçeceği konusunda uyarıyor. Google’ın Mandiant ve Tehdit İstihbarat Grubu, kötü niyetli aktörlerin yapay zekayı artık bir istisna olarak değil, saldırıların merkezinde bir norm olarak kullanacağını belirtiyor. Yapay zeka destekli saldırılar, operasyonların hızını ve kapsamını daha önce görülmemiş seviyelere taşıyacak.
Yapay Zeka Destekli Siber Saldırılar: 2026’da Bizi Neler Bekliyor?
Saldırganlar, tespit edilmemek için sürekli şekil değiştiren ve “kendi varlığının farkında olan” kötü amaçlı yazılımlar geliştiriyor. Bu yazılımlar, güvenlik taramalarını atlattıktan sonra harekete geçmek üzere bekleme moduna geçebiliyor. Özellikle “Agentic AI” olarak adlandırılan otonom yapay zeka ajanları, insan müdahalesi olmadan ağlar içinde gezinebiliyor. Bu durum, şirketlerin farkında olmadan “gölge ajanlar” barındırmasına ve veri sızıntılarına yol açabilir.
Yapay zeka modellerinin kendisi de yeni bir saldırı yüzeyi haline geliyor. “Prompt injection” adı verilen yöntemle, saldırganlar yapay zekayı manipüle ederek güvenlik protokollerini aşmasını sağlıyor. Bu saldırılar düşük maliyetli olduğu için hızla yaygınlaşıyor. Ayrıca, saldırganlar teknolojiden ziyade insan zafiyetlerine odaklanmaya devam ediyor. Ses kopyalama ve deepfake teknolojileri, şirket yöneticilerini veya IT personeline taklit ederek çalışanları kandırmayı çok daha kolay hale getiriyor.
Clawdbot yapay zeka asistanı ile işlerinizi otomatiğe bağlayın. Kurulum rehberi ve tüm detaylar bu yazımızda sizi bekliyor.
Yazılım dünyasının yapı taşları olan API’ler de yapay zekanın hedefinde. Yapay zeka araçları, belgelenmemiş veya gizli kalmış bağlantı noktalarını keşfedip bu açıklardan faydalanabiliyor. Fidye yazılımı grupları ise taktik değiştiriyor. Artık sistemleri kilitlemek yerine sessizce veri çalmayı ve bu verilerle şantaj yapmayı tercih ediyorlar. Bu yöntem, saldırganların ağ içinde daha uzun süre fark edilmeden kalmasını sağlıyor.
Endüstriyel kontrol sistemleri ve tedarik zincirleri de büyük risk altında. Üretim hatlarının durdurulması, şirketlere milyonlarca dolara mal olabiliyor. Fiziksel dünyada ise “sahte çalışan” tehlikesi büyüyor. Özellikle Kuzey Kore kökenli operasyonlarda, sahte kimliklerle işe giren IT çalışanlarının şirket verilerini çaldığı ve gelirlerini yasa dışı silah programlarına aktardığı gözlemleniyor.
Hackerlar OpenAI davet sistemini kullanarak şirketlere sızıyor. Kaspersky, yeni siber dolandırıcılık yöntemine karşı kullanıcıları uyardı.
Devlet destekli siber casusluk faaliyetlerinin, özellikle seçim dönemlerinde dezenformasyon yaymak ve Batı’nın çıkarlarını zedelemek için artacağı öngörülüyor. Tüm bu karmaşanın ortasında, kimlik bilgisi güvenliği en kritik sorun olmaya devam ediyor. Saldırganlar artık sistemleri hacklemek yerine, çalınan şifreler ve oturum anahtarlarıyla (OAuth token) “giriş yapmayı” tercih ediyor.
Gelecek dönemde Bilgi Güvenliği Yöneticilerinin (CISO) sorumlulukları artacak. Siber güvenlik artık sadece bir IT sorunu değil, en kritik iş riski olarak kabul edilecek. Güvenlik liderlerinin, şirketleri bu karmaşık ve otonom tehditlere karşı dirençli hale getirmesi beklenecek.
Sizce şirketler bu kadar hızlı gelişen ve otonomlaşan yapay zeka tehditlerine karşı kendilerini korumakta başarılı olabilecek mi?
Amerika Birleşik Devletleri hükümeti ile teknoloji devleri arasındaki veri gizliliği savaşı yeni bir boyut kazandı. Microsoft, FBI tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında, müşteri verilerine ait şifreleme anahtarlarını hükümet yetkililerine teslim etti. Olay, Guam’daki COVID işsizlik yardımı programını içeren potansiyel bir dolandırıcılık soruşturmasının bir parçası olarak gerçekleşti. FBI, geçtiğimiz yıl Microsoft’a bir arama emri ile giderek, üç dizüstü bilgisayarda depolanan şifreli verilerin kilidini açmak için anahtarları talep etti ve Microsoft bu talebi yerine getirdi.
Microsoft’tan Tartışmalı Karar: BitLocker Anahtarları FBI’ın Elinde
Teknoloji dünyasında şirketler, genellikle şifreleme anahtarlarını yetkililere teslim etme konusunda direnç gösterirler. En bilinen örnek olarak, Apple 2016 yılında San Bernardino saldırganları tarafından kullanılan bir telefona FBI’ın erişim sağlamasını reddetmişti. FBI sonunda telefona girmek için üçüncü bir taraf bulmuş ancak davasını geri çekmek zorunda kalmıştı. O dönemde Google ve Facebook gibi büyük teknoloji şirketlerinin çoğu, FBI ile olan savaşında Apple’ı desteklemişti. Microsoft da Apple’ın pozisyonunu destekleyenler arasındaydı.
Ancak bu son olayda Microsoft, hükümetin taleplerine uyum sağlamaya karar vermiş görünüyor. Şirket, Forbes’a yaptığı açıklamada “geçerli bir yasal emir alması durumunda BitLocker kurtarma anahtarlarını sağladığını” doğruladı. Microsoft sözcüsü Charles Chamberlayne, The Verge’e verdiği demeçte, Microsoft’un sunucularında depolanan anahtarları üretmek için yasal bir zorunluluğu olduğunu belirtti.
149 milyon kullanıcıya ait Gmail ve Instagram şifrelerinin bulunduğu 96 GB'lık korumasız veritabanı keşfedildi. Detaylar haberimizde.
Chamberlayne konuyu daha da detaylandırarak müşterilerin şifreleme anahtarlarını yerel olarak saklama seçeneğine sahip olduğunu vurguladı. Kullanıcılar anahtarlarını Microsoft’un erişemeyeceği bir yerde veya Microsoft’un bulutunda saklamayı tercih edebiliyor. Şirket, bazı müşterilerin kolaylık sağladığı için bulut depolamayı tercih ettiğini kabul ediyor ancak bunun istenmeyen erişim riski taşıdığını da hatırlatıyor.
Oregon Senatörü Ron Wyden, şirketlerin kullanıcıların şifreleme anahtarlarını gizlice teslim etmesini “sorumsuzluk” olarak nitelendirdi. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) gibi gizlilik savunucularını endişelendiren asıl nokta ise bu durumun oluşturduğu emsal ve kötüye kullanım potansiyeli. Uzmanlar, insan hakları sicili şüpheli olan yabancı hükümetlerin de müşteri verilerine ulaşmak için Microsoft’tan anahtarları talep edebileceği konusunda uyarıyor.
Yapılan son araştırmalar, '123456' gibi zayıf parola tehlikesi nedeniyle milyonlarca hesabın risk altında olduğunu gösteriyor. Güvende misiniz?
Veri güvenliği ve mahremiyet tartışmaları, teknolojinin hayatımızdaki yeri arttıkça önem kazanmaya devam ediyor. Şirketlerin yasal zorunluluklar ile kullanıcı gizliliği arasında nasıl bir denge kurması gerektiği büyük bir soru işareti. Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Verilerinizi bulutta saklarken güvenlik endişesi taşıyor musunuz?
Samsung’un ürün yelpazesindeki en kritik serilerden biri olan Galaxy A5x ailesi, her yıl dünya genelinde on milyonlarca adet satarak inanılmaz bir başarıya imza atıyor. Şirket, geçtiğimiz yıllarda bu cihazların yeteneklerini önemli ölçüde geliştirdi ve yaklaşmakta olan Galaxy A57 modeliyle de bu çizgiyi koruyarak kullanıcılara yine iddialı bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.
Samsung Galaxy A57 Geliyor: İşte Tasarımı ve Teknik Detayları
Son birkaç aydır Galaxy A57 hakkında sızıntılar ve söylentiler giderek artıyordu. Samsung’un yeni premium orta segment temsilcileri olan Galaxy A57 ve Galaxy A37 modellerini önümüzdeki haftalarda resmen tanıtması bekleniyor. Bu nedenle, cihazın görsellerinin internete sızdırılmış olması teknoloji dünyasında pek de şaşırtıcı karşılanmadı.
Ortaya çıkan yeni görüntüler, Çin’deki bir düzenleyici kuruma yapılan başvuru dosyalarında yer aldı ve bu kaynak geçmişte de oldukça güvenilir bilgiler sağlamıştı. Sızan görsellere göre Samsung, cihazda bazı anlamlı tasarım değişikliklerine gidiyor. Telefonun selefine kıyasla daha ince olduğu, yenilenmiş bir kamera adasına sahip olduğu ve sağ taraftaki düğmelerin yer aldığı çerçevenin hafifçe çıkıntılı bir yapıya (Key Island) sahip olacağı bildiriliyor.
Teknik özellikler tarafına bakıldığında ise Samsung’un bu cihazı Exynos 1680 yonga seti ile donatması bekleniyor. Ayrıca telefonun 12 GB’a kadar RAM ve 256 GB dahili depolama alanı seçenekleri sunacağı tahmin ediliyor. Kamera donanımında büyük bir yükseltme beklenmezken, cihazın 5.000 mAh kapasiteli bir batarya ve 45W hızlı şarj desteği ile kutudan çıkacağı öngörülüyor.
Honor Magic 8 Pro Air özellikleri şaşırtıyor. 5500 mAh batarya, üçlü kamera ve ultra ince tasarım bir arada. Apple ve Samsung neden geride kaldı?
Samsung’un orta segmentteki bu yeni hamlesi, özellikle fiyat ve performans dengesini gözeten kullanıcılar için oldukça dikkat çekici olabilir. Peki, sızdırılan bu özellikler ve yeni tasarım detayları hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce Galaxy A57, orta segmentte beklenen etkiyi yaratabilecek mi?
Volkswagen Grubu, Amerika Birleşik Devletleri’nde son dönemlerin en önemli geri çağırma operasyonlarından birine imza attı. Federal düzenleyicilerin tespit ettiği ve geri görüş kamerası ekranlarının çalışmamasına neden olabilen bir yazılım hatası gerekçesiyle, yarım milyondan fazla araç geri çağrıldı. Bu teknik aksaklık, sürücülerin özellikle geri manevra yaparken kaza yapma riskini artırdığı için ciddi güvenlik endişelerine yol açıyor.
Yarım Milyon Araç Geri Çağrıldı: Volkswagen Yazılım Güncellemesi
Söz konusu yazılım hatası nedeniyle Volkswagen ve Audi markaları altında toplamda 356.649 araç geri çağrıldı. 2019 model yılından 2026 model yılına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsayan bu sorunun çözümü için kullanıcılara ücretsiz bir yazılım güncellemesi sunulacak. Ortaya çıkan bu durum, geri manevra esnasında güvenilir bir kamera görüntüsü sağlanmasını zorunlu kılan federal güvenlik standartlarını ihlal ettiği için üretici firma hızlıca harekete geçti.
Grubun lüks segmentteki temsilcisi Porsche de benzer bir sorunla karşı karşıya kaldı. Marka, 173.538 aracını kapsayan ayrı bir geri çağırma duyurusu yaptı. Bu durum, kamera yazılımındaki problemin farklı markalar arasında yaygın olduğunu ve grup genelinde daha geniş çaplı bir soruna işaret ettiğini gösteriyor.
Etkilenen araç sahiplerinin, resmi kurumlardan gelecek bir bildirim mektubu ile bilgilendirilmesi bekleniyor. Gerekli düzeltme hazır olduğunda, yetkili satıcılar sorunu gidermek için yazılım güncellemesini gerçekleştirecek. Araç sahiplerinin bildirim aldıktan sonra bir servis randevusu oluşturması ve güncelleme yüklenene kadar geri görüş kamerasına güvenerek hareket etmemeleri önemle tavsiye ediliyor.
Tesla Model S, FSD teknolojisiyle Los Angeles'tan New York'a hiç müdahale olmadan gitti. Otonom sürüş tarihine geçen yolculuğun detayları.
Günümüzün modern otomobilleri, güvenlik özellikleri konusunda dijital sistemlere ve kamera akışlarına giderek daha fazla bağımlı hale geliyor. Ancak bu sistemlerdeki yazılım hataları, kör nokta uyarılarından çarpışma önlemeye kadar sağlanan korumayı zayıflatabiliyor. Amerika’da 2018’den beri tüm yeni araçlarda zorunlu olan geri görüş kameralarının güvenilirliği, düşük hızdaki kazaları önlemek adına hayati önem taşıyor. Peki, siz otomobillerdeki bu artan yazılım bağımlılığı hakkında ne düşünüyorsunuz? Aracınızın teknolojik donanımlarına ne kadar güveniyorsunuz?
Vivo, rekabetin her geçen gün kızıştığı akıllı telefon pazarında orta segmente yönelik yeni hamlesini yapmaya hazırlanıyor. Şirketin önümüzdeki ay resmi olarak tanıtmayı planladığı Vivo V70 serisi, V70 ve V70 Elite olmak üzere iki farklı modelden oluşacak. Henüz resmi lansman gerçekleşmemiş olsa da, yayımlanan son raporlar serinin merak edilen tasarım detaylarını ve tüm teknik özelliklerini net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Orta Segmentte Dengeler Değişiyor: Vivo V70 ve V70 Elite Geliyor
Sızdırılan bilgilere göre, her iki model de arka tasarımda iPhone modellerini andıran simetrik bir kamera dizilimine sahip olacak. Yuvarlatılmış kare formundaki kamera modülü dikkat çekerken, ön tarafta ince çerçeveler ve küçük bir ekran deliği kullanıcıları karşılayacak. Ekran tarafında ise Vivo’nun 6,59 inç büyüklüğünde Full HD+ çözünürlük sunan AMOLED paneller kullanması bekleniyor. Ayrıca bu ekranların 120Hz yenileme hızı ile oldukça akıcı bir deneyim vaat edeceği belirtiliyor.
Performans tarafında modeller arasında işlemci farkı bulunuyor. Serinin daha güçlü üyesi olması beklenen V70 Elite modelinin Snapdragon 8s Gen 3 yonga setinden güç alacağı söyleniyor. Standart Vivo V70 modelinin ise Snapdragon 7 Gen 4 işlemci ile geleceği iddia ediliyor. Bu donanım tercihleri, cihazların orta-üst segmentte performans odaklı ciddi bir rekabete gireceğini gösteriyor.
Kamera yetenekleri konusunda her iki telefonun da benzer ve oldukça iddialı bir kuruluma sahip olması öngörülüyor. Cihazlarda 50 MP ana kamera, 8 MP ultra geniş açılı lens ve Zeiss imzalı 50 MP telefoto kameranın yer alacağı ifade ediliyor. Özellikle 3x optik yakınlaştırma desteği mobil fotoğrafçılık için önemli bir detay. Yazılım tarafında ise yapay zeka destekli AI Holi Festival Portre modu ve AI Magic Weather gibi çeşitli yeni özelliklerin sunulacağı belirtiliyor.
Vivo Y500i özellikleri ve fiyatı resmen netleşti. 7200 mAh devasa bataryasıyla dikkat çeken modelin detayları haberimizde.
Kullanıcıların en çok önem verdiği konulardan biri olan pil ömrü konusunda Vivo cömert davranacak gibi görünüyor. Rapora göre telefonlar, 6.500 mAh kapasiteli devasa bir batarya ve 90W hızlı şarj desteği ile kutudan çıkacak. İşletim sistemi tarafında ise cihazların OriginOS 6 arayüzü ile gelmesi bekleniyor. Vivo’nun yeni serisi, özellikle batarya kapasitesi ve Zeiss imzalı kameralarıyla kağıt üzerinde oldukça güçlü duruyor. Peki, siz bu özellikler hakkında ne düşünüyorsunuz; Vivo V70 serisi Türkiye pazarında başarılı olabilir mi?
EXCALIBUR E650 masaüstü oyun bilgisayarının tüm detaylarıyla inceliyoruz. Bugüne kadar daha çok güçlü dizüstü bilgisayarlarıyla tanıdığımız Excalibur, artık masaüstü serileriyle de çıtayı en tepeye taşıyor.
Teknik Özellikler ve Donanım Gücü
Bu bilgisayarın kalbinde, Intel’in en yeni teknolojilerinden biri olan 14. Nesil Intel® Core™ i7 14700F işlemci yer alıyor. Raptor Lake Refresh mimarisine dayanan, 20 çekirdek ve 28 iş parçacığına sahip bu işlemci, 5.4 GHz’e kadar çıkan turbo hızıyla hem en yoğun oyun seanslarında hem de profesyonel video kurgu süreçlerinde kusursuz bir performans sunuyor.
Grafik tarafında ise adeta bir devrim bizi karşılıyor: ASUS NVIDIA® GeForce® RTX 5070. 12GB GDDR7 belleği ve 196 bit veri yolu ile bu ekran kartı, DLSS ve Ray Tracing (Işın İzleme) teknolojilerini sonuna kadar kullanmanıza olanak tanıyor. Videomuzda gerçekleştirdiğimiz testlerde, en zorlu oyunlardan biri olan Cyberpunk 2077’de, tüm ayarlar en yüksekteyken 177 FPS gibi inanılmaz bir değere ulaştık!
Depolama: 1TB M.2 SSD PCIe 4.0 (3500MB/s okuma ve yazma hızları)
Güç Kaynağı: Casper Excalibur 700 Watt 80+ Bronz
Soğutma: 3 adet RGB Kasa Fanı ve 120mm İşlemci Hava Soğutucu
Sadece Oyun Değil, Tam Bir Prodüksiyon İstasyonu
Excalibur E650 sadece oyuncular için değil; Adobe Premiere, DaVinci Resolve veya CapCut gibi yazılımlarla profesyonel içerik üretenler için de biçilmiş kaftan. NVIDIA’nın donanımsal hızlandırma desteği sayesinde video render süreçlerini ışık hızında tamamlayabilirsiniz. Ayrıca kasanın içindeki RGB aydınlatmalar ve şık tasarım, çalışma masanıza ayrı bir hava katacak.
Casper Güvencesi ve Servis Ayrıcalıkları
Casper, Excalibur kullanıcılarına sadece güçlü bir donanım değil, aynı zamanda huzur da sunuyor. Türkiye genelinde yaygın servis ağı, Jet Servis ve Turbo Servis imkanlarıyla bilgisayarınızda bir sorun oluştuğunda çözüm çok yakın. İstanbul ve Ankara’da moto kurye ile hızlı teslimat avantajı ve 1 saat içinde servis desteği gibi ayrıcalıklar bu paketin bir parçası. Üstelik ürün 2 yıl garantili ve 5 yıl yedek parça bulundurma garantisiyle geliyor.
Siz de bu canavarı kendi ihtiyaçlarınıza göre Casper.com.tr üzerinden özelleştirebilir; RAM, SSD veya ekran kartı gibi bileşenleri dilediğiniz gibi seçebilirsiniz.
Siber güvenlik araştırmacıları, yapay zeka devi OpenAI’ın en popüler işbirliği özelliklerinden birinin bilgisayar korsanları tarafından kötüye kullanıldığını ortaya çıkardı. Kaspersky tarafından tespit edilen bu yeni ve karmaşık dolandırıcılık yöntemi, saldırganların OpenAI’ın “ekibini davet et” (invite your team) sistemini manipüle ederek işletmelere ve kullanıcılara sızmasını sağlıyor. Dolandırıcılar, kullanıcıların güvenini kazanmak için platformun kendi meşru altyapısını bir silah gibi kullanıyor ve güvenlik filtrelerini aşmayı hedefliyor.
Kaspersky Uyardı: Sahte OpenAI E-postalarına Dikkat Edin
Saldırganlar öncelikle platform üzerinde hesaplar oluşturuyor ve en kritik adım olarak organizasyon adı kısmına aldatıcı bağlantılar veya sahte telefon numaraları yerleştiriyor. Daha sonra “ekibini davet et” özelliğini kullanarak kurbanlara gerçek OpenAI adreslerinden e-postalar gönderiyorlar. Gönderilen mesajlar resmi kanallardan geldiği için tamamen güvenilir ve orijinal görünüyor, bu da kullanıcıların veya çalışanların tuzağa düşme ihtimalini ciddi oranda artırıyor.
Bu sahte e-postaların içerikleri değişkenlik gösterse de amaç her zaman kullanıcıyı kandırarak hassas verileri ele geçirmek oluyor. Bazı mesajlar, bir aboneliğin olağandışı yüksek bir tutarla yenilendiğini iddia ederek panik yaratırken, bazıları ise sahte teklifler sunuyor. Kaspersky, saldırganların e-posta ve sesli taktikleri birleştirdiğine dikkat çekiyor. Vishing (sesli kimlik avı) adı verilen yöntemle, alıcılar sahte numaraları aramaları ve hemen harekete geçmeleri için telefon üzerinden baskı altına alınıyor.
ABD Senatörü Ed Markey, ChatGPT ve diğer yapay zeka botlarına gelecek reklamlar için OpenAI ve teknoloji devlerini uyardı.
İşletmeler bu saldırılar için özellikle yüksek risk grubunda yer alıyor çünkü saldırganlar aynı anda birden fazla çalışana zararlı davetiyeler gönderebiliyor. Gönderilen e-posta metinlerinde bazen yapısal tutarsızlıklar olsa da, saldırganlar kullanıcıların panik anında bu düzensizlikleri gözden kaçırmasına güveniyor. Bir çalışanın dalgınlıkla tıkladığı tek bir bağlantı, tüm şirket verilerinin tehlikeye girmesine yol açabiliyor.
Uzmanlar, güvenilir platformlardan gelse bile beklenmedik davetlere şüpheyle yaklaşılmasını öneriyor. Kullanıcıların tıklamadan önce tüm bağlantıları dikkatlice incelemesi ve şüpheli mesajlardaki numaraları kesinlikle aramaması gerekiyor. Ayrıca, riski azaltmak için tüm hesaplarda çok faktörlü kimlik doğrulamanın etkinleştirilmesi, güçlü güvenlik duvarı kurulumları ve uç nokta korumasının sağlanması büyük önem taşıyor. Eğer bir etkileşim olduysa derhal kötü amaçlı yazılım taraması yapılması gerekiyor.
ChatGPT yaş tahmini özelliği ile gençleri koruyacak. OpenAI kısıtlanacak içeriklerin listesini ve detayları paylaştı.
Kaspersky Kıdemli Spam Analisti Anna Lazaricheva, bu durumun platform özelliklerinin sosyal mühendislik saldırıları için nasıl silah haline getirilebileceğini gösterdiğini belirtiyor. Dolandırıcılar, organizasyon isimleri gibi masum görünen alanlara aldatıcı unsurlar yerleştirerek geleneksel e-posta filtrelerini aşmaya çalışıyor. Bu tür tehditlerden korunmak için kuruluşların ve bireylerin her zaman tetikte olması ve gelen davetleri sorgulaması şart.
Dijital işbirliği araçlarının kullanımının arttığı bu dönemde, siber saldırganların yöntemleri de giderek daha kurnazca bir hal alıyor. Peki, sizin işletmeniz veya kişisel hesaplarınız daha önce güvenilir bir platform üzerinden gelen benzer bir oltalama girişimiyle karşılaştı mı? Siz şirket içi e-posta güvenliğini sağlamak adına hangi önlemleri alıyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın.
Watch Dogs serisinin geleceği, yayıncı Ubisoft’un son dönemdeki stratejik değişiklikleri ve proje iptalleri nedeniyle büyük bir soru işareti haline geldi. Hacker temalı açık dünya serisinin hayranları, yeni bir oyunun gelip gelmeyeceğini merak ederken, şirketten gelen çelişkili sinyaller ve sektör içi sızıntılar bu belirsizliği daha da artırıyor. Bir zamanlar Ubisoft’un en önemli markalarından biri olarak görülen serinin akıbeti, şu anda tamamen meçhul görünüyor.
Ubisoft’un Değişen Stratejisi ve Watch Dogs Serisinin Geleceği
Son birkaç yıldır Ubisoft, finansal zorluklar ve beklentileri karşılamayan oyunlar nedeniyle zorlu bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor. Şirket, maliyetleri düşürmek ve geliştirme süreçlerini daha verimli hale getirmek amacıyla birçok duyurulmamış projeyi iptal etti ve binlerce çalışanını işten çıkardı. Bu strateji değişikliği, şirketin odak noktasını daha çok Assassin’s Creed gibi devasa ve garantili gelir getiren markalara kaydırmasına neden oldu. Bu durum, Watch Dogs gibi daha niş veya son oyunlarıyla karışık tepkiler alan serilerin geleceğini tehlikeye atıyor.
Ubisoft’un bu yeni politikası, sadece küçük projeleri değil, aynı zamanda Prince of Persia: The Sands of Time Remake gibi uzun süredir beklenen yapımları bile etkiledi. Geliştirme sürecinde yaşanan aksaklıklar ve kalite endişeleri, şirketin artık risk almaktan kaçındığını ve beklentileri karşılamayan projeleri gözden çıkarmakta tereddüt etmediğini gösteriyor. İşte bu noktada, Watch Dogs serisinin geleceği de bu sert kalite kontrol sürecine takılmış olabilir. Serinin son oyunu olan Watch Dogs: Legion, yenilikçi “herkes olarak oyna” mekaniğine rağmen satış rakamları ve oyuncu etkileşimi açısından ilk iki oyunun gölgesinde kalmıştı.
Watch Dogs Legion Sonrası İptal Edilen Proje İddiaları
Sektördeki güvenilir kaynaklardan gelen bilgilere göre, Watch Dogs: Legion’ın ardından serinin geliştirici ekibi farklı bir projeye yönlendirildi. Ancak bu projenin de Ubisoft’un iptal dalgasından nasibini aldığı ve geliştirme sürecinin başlarındayken durdurulduğu iddia ediliyor. Bu iddia, Watch Dogs markasının Ubisoft’un öncelik listesinden çıkarıldığı yönündeki yorumları güçlendiriyor. Resmi bir açıklama olmasa da, şirketin mevcut odak noktası göz önüne alındığında, yeni bir Watch Dogs oyununun yakın zamanda duyurulması pek olası görünmüyor.
Bununla birlikte, bazı farklı kaynaklar serinin tamamen rafa kaldırılmadığını, fikir aşamasında hâlâ tartışıldığını belirtiyor. Ubisoft’un elindeki güçlü bir markayı tamamen terk etmesi düşük bir ihtimal olsa da, serinin ya uzun bir uyku dönemine gireceği ya da köklü bir değişiklikle yeniden tasarlanacağı düşünülüyor. Serinin ilk oyunu karanlık ve ciddi tonuyla, ikinci oyunu ise daha renkli ve eğlenceli yapısıyla farklı oyuncu kitlelerine hitap etmişti. Legion ise bu iki ton arasında bir denge kurmaya çalışsa da beklenen etkiyi yaratamamıştı. Dolayısıyla, olası bir yeni oyunun hangi yöne gideceği de büyük bir merak konusu.
Serinin Geleceği İçin Olası Senaryolar Neler?
Watch Dogs markası için masada birkaç olası senaryo bulunuyor. Bunlardan ilki ve en kötüsü, serinin belirsiz bir süre için tamamen askıya alınmasıdır. Ubisoft, kaynaklarını daha kârlı projelere aktarırken, Watch Dogs’u doğru zaman ve doğru konsept bulunana kadar bekletebilir. Bu durum, Splinter Cell serisinin yıllardır yaşadığı sessizliğe benzer bir süreci beraberinde getirebilir.
Bir diğer senaryo ise serinin tamamen yeniden başlatılmasıdır (reboot). Ubisoft, serinin temel hacker mekaniklerini koruyarak, yeni bir ana karakter, yeni bir şehir ve tamamen farklı bir hikaye anlatımıyla markayı tazeleyebilir. Bu yaklaşım, hem eski hayranları geri kazanma hem de yeni oyuncuları çekme potansiyeli taşıyor. Özellikle Watch Dogs 2’nin sevilen atmosferi ve karakter dinamikleri, gelecekteki bir oyun için ilham kaynağı olabilir.
Son olarak, Ubisoft’un seriyi daha küçük ölçekli veya farklı bir formatla geri getirme ihtimali de var. Örneğin, ana oyunlar yerine daha odaklı bir hikaye anlatan bir yan ürün (spin-off) veya mobil bir oyun geliştirilebilir. Ancak bu, serinin sadık hayranları için hayal kırıklığı yaratabilir. Şu anki durumda, tüm gözler Ubisoft’tan gelecek resmi bir açıklamada. Ancak şirketin mevcut sessizliği, yakın gelecekte DedSec ile yeni bir maceraya atılma ihtimalimizin düşük olduğunu gösteriyor.
Epic Games ücretsiz oyunu kampanyası, bu hafta da oyuncuları sevindirecek yeni bir yapımla hız kesmeden devam ediyor. Her hafta sunduğu bedava oyunlarla Steam’e karşı güçlü bir alternatif oluşturan ve milyonlarca oyuncuyu platformuna çeken Epic Games, bu haftanın hediyesini açıkladı. Oyuncular, Definitely Not Fried Chicken adlı ilginç yönetim simülasyonu oyununu hiçbir ücret ödemeden kalıcı olarak kütüphanelerine ekleyebilecekler. Bu kampanya, hem oyuncular için harika bir fırsat sunuyor hem de Epic Games’in pazardaki konumunu güçlendiriyor.
Oyun dünyasını yakından takip edenler için Epic Games’in Perşembe günleri artık bir ritüel haline geldi. Şirketin bu cömert stratejisi, özellikle bütçesi kısıtlı olan veya yeni türler denemek isteyen oyuncular için büyük bir nimet. Gelin, bu haftanın ücretsiz oyunu olan Definitely Not Fried Chicken’a ve bu kampanyanın detaylarına daha yakından bakalım.
Bu Haftanın Epic Games Ücretsiz Oyunu: Definitely Not Fried Chicken
Bu haftanın yıldızı, adıyla bile merak uyandıran Definitely Not Fried Chicken (DNFC). Dope Games tarafından geliştirilen ve Merge Games tarafından yayınlanan bu yapım, klasik bir işletme simülasyonu gibi görünse de aslında çok daha fazlasını vaat ediyor. Oyunda, paravan bir parça tavuk restoranı işletirken, arka planda yasa dışı ve oldukça kârlı bir uyuşturucu imparatorluğu kurup yönetiyorsunuz.
Oyunun temel mekaniği, iki farklı işi aynı anda dengelemek üzerine kurulu. Bir yandan restoranınızın yasal gerekliliklerini yerine getirip müşterileri memnun etmeye çalışırken, diğer yandan yasa dışı operasyonlarınızı büyütmeniz, yeni “ürünler” üretmeniz ve bunları dağıtmanız gerekiyor. Bu ikili yaşam, oyuna benzersiz bir stratejik derinlik katıyor. Steam platformunda aldığı %71 oranında olumlu geri bildirim de oyunun oyuncular tarafından beğenildiğini gösteriyor.
Definitely Not Fried Chicken, 29 Ocak Perşembe TSİ 19:00’dan itibaren 5 Şubat Perşembe TSİ 19:00’a kadar ücretsiz olarak talep edilebilecek. Bu tarihler arasında oyunu kütüphanenize eklediğinizde, kampanya bitse bile kalıcı olarak sizin olacak. Ayrıca, bu fırsatı değerlendirmeden önce, şu anki ücretsiz oyun olan ve orta çağ temalı bir açık dünya oyunu olan Rustler (Grand Theft Horse)‘u da kütüphanenize eklemeyi unutmayın. Rustler için son gün 29 Ocak!
Epic Games Ücretsiz Oyunları Nasıl Alınır?
Eğer Epic Games platformunda yeniyseniz, bu ücretsiz oyunları almak oldukça basit bir işlemdir. İşte adım adım yapmanız gerekenler:
Hesap Oluşturun: Eğer bir Epic Games hesabınız yoksa, resmi web sitesi üzerinden saniyeler içinde ücretsiz bir hesap oluşturabilirsiniz.
İki Faktörlü Kimlik Doğrulamayı (2FA) Etkinleştirin: Epic Games, hesap güvenliğini artırmak ve ücretsiz oyunları alabilmek için 2FA’yı zorunlu tutmaktadır. Hesap ayarlarınızdan bu özelliği kolayca aktif edebilirsiniz.
Mağazayı Ziyaret Edin: Epic Games Başlatıcısı’nı (Launcher) veya web sitesini açarak “Mağaza” bölümüne gidin.
Ücretsiz Oyunları Bulun: Genellikle ana sayfada büyük bir başlık altında “Ücretsiz Oyunlar” bölümü yer alır. Buradan Definitely Not Fried Chicken’ı bulun.
Oyunu Talep Edin: Oyunun sayfasına girdikten sonra “Yükle” veya “Al” butonuna tıklayın. Sipariş özeti ekranında fiyatın 0,00 TL olduğunu göreceksiniz. Siparişi tamamladığınızda oyun kalıcı olarak kütüphanenize eklenecektir.
Epic Games’in Ücretsiz Oyun Stratejisinin Arkasındaki Nedenler
Peki, Epic Games neden her hafta milyonlarca dolar değerindeki oyunları ücretsiz olarak dağıtıyor? Bu stratejinin arkasında oldukça zekice kurgulanmış bir iş modeli yatıyor. Birincil amaç, PC oyun pazarının lideri olan Steam ile rekabet edebilmek. Ücretsiz oyunlar, oyuncuları Epic Games platformuna çekmek için en etkili mıknatıs görevi görüyor. Platforma gelen kullanıcılar, sadece ücretsiz oyunları almakla kalmıyor, aynı zamanda mağazadaki diğer indirimleri ve özel oyunları da keşfediyorlar.
Bununla birlikte, bu kampanya sayesinde Epic Games, devasa bir kullanıcı veritabanı oluşturuyor. Milyonlarca aktif kullanıcı, gelecekteki satışlar ve pazarlama faaliyetleri için büyük bir potansiyel anlamına geliyor. Ayrıca, geliştiriciler için de oyunlarını milyonlarca potansiyel müşteriye tanıtma fırsatı sunuyor. Ücretsiz olarak dağıtılan bir oyun, popülerlik kazanarak ek paket (DLC) satışlarını veya serinin bir sonraki oyununa olan ilgiyi artırabiliyor.
Geçmişte Verilen Unutulmaz Ücretsiz Oyunlar
Epic Games, geçmişte de birçok AAA kalitesinde oyunu ücretsiz olarak sunarak oyuncuları şaşırtmıştı. Bu oyunlardan bazıları şunlardır:
Grand Theft Auto V: Belki de en çok ses getiren kampanya oldu. Milyonlarca oyuncu, bu efsanevi oyunu ücretsiz almak için mağazaya akın etti.
Civilization VI: Strateji oyunu denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Civilization VI da ücretsiz olarak dağıtıldı.
Control: Eleştirmenlerden tam not alan bu aksiyon-macera oyunu da Epic’in cömert hediyelerinden biriydi.
Tomb Raider Serisi: Modern Tomb Raider üçlemesi de belirli dönemlerde oyunculara ücretsiz olarak sunuldu.
Sonuç olarak, Epic Games’in ücretsiz oyun kampanyası tüm hızıyla devam ediyor ve bu hafta da oyunculara keyifli bir deneyim sunuyor. Definitely Not Fried Chicken, farklı ve eğlenceli bir konsept arayanlar için harika bir seçenek. 29 Ocak’tan itibaren oyunu kütüphanenize eklemeyi unutmayın.
Son zamanlarda popülaritesini artıran teknolojifinanskuruluşlarından birisi de Papara. Bir çok platform üzerinden para aktarma imkânı sunan mecranın yüzlerce firmayla iş birliği söz konusu. Bunun dışında bağlayıcılık konusunda da kullanıcılarını mağdur etmiyor. Hesap açmanın yanı sıra en çok merak edilen diğer konu: Papara hesap kapatma ve hesap silme işlemi nasıl yapılır? Adım adım anlattık!
Papara hesap kapatma nasıl yapılır?
Dijital dönüşümün lokomotifi konumundaki internetinbankacılık sektörüne etkisi fazlasıyla olumlu oldu.
Bundan yıllar önce bu alanda bir işlem yapmak istediğimizde içerisinde boğulduğumuz prosedürlerle uğraşmak zorunda kalıyorduk, ancak artık bu durum değişti ve internet sayesinde yerimizden kalkmadan tek bir tıkla tüm işlemleri kolaylıkla halledebiliyoruz.
Papara da son dönemde popüleritesi artan finans teknoloji şirketlerinden birisi. Platform, yukarıda da belirtildiği üzere hesap kapatma gibi işlemlerde de kullanıcıların işini zorlaştırmıyor.
Adım 1: Papara uygulamasına giriş yapın
Adım 2: Sağ üst kısımda yer alan Hesabım seçeneğine tıklayın
Adım 3: Açılan pencereden Ayarlar sekmesine dokunun
Adım 4: Ekranı aşağıya kaydırın ve alt kısımlarda yer alan Hesabı Kapat seçeneğine tıklayın
Adım 5: Bu adımda platform size hesabınızı kapatma konusundan emin olup olmadığınızı soracak. Bu noktada son kararınızı verdiyseniz, Devam Et diyerek Papara hesabınızı kalıcı olarak kapatabilirsiniz.
Papara hesap silme işlemi
Burada çok önemli bir detayın olduğunu belirtmekte fayda var. Zira Papara Card’larınız Papara hesabınıza bağlı olduğundan, hesabınızı kapatmanız durumunda tüm Papara Card’larınız da iptal edilir.
Öte yandan hesabınızı kapatmadan önce tüm bakiyeni çekmeniz, harcamanız ya da başka bir hesaba göndermeniz, kısacası bakiyenizi sıfırladığınız gerekiyor.
Bunun dışında eğer yukarıdaki adımlarla uğraşmak istemiyorum diyorsanız, Papara hesabınıza kayıtlı cep telefonunuzdan çağrı merkezini arayarak hesabınızın kapatılmasını talep edebilirsiniz.
Sosyal medya hayatımızın bir parçası olsa da dikkat bozukluğundan mutsuzluğa birçok soruna neden olduğu bilimsel olarak kanıtlandı. Bu kapsamda sosyal medyaya veda etmek isteyenler artıyor. İlk akla gelen platform olan Facebook için rehber hazırladık. Facebook hesap silme nasıl yapılır? İşte Facebook silme linki ve adım adım rehberimiz…
Facebook hesabını kalıcı olarak silme öncesinde bilmeniz gerekenler!
Facebook silme hesabınızın geri dönüşü olmayan bir şekilde kapatılmasına, tüm arkadaş listenizin ve paylaşımlarınızın kaybolmasına neden olacak. Eğer hesabı silmek yerine geçici olarak kapatmak istiyorsanız, buraya tıklayarak Facebook dondurma işlemini gerçekleştirebilirsiniz.
Facebook hesabımız ile çeşitli sayfaları ve grupları takip ediyor / yönetiyoruz. Bu kapsamda size ait sayfa / gruplar varsa ve bunların tek yöneticisi sizseniz, hesabınızı sildiğinde bunlarda silinecektir. Önüne geçmek için bu sayfa ve gruplara başka birini yönetici olarak ekleyebilirsiniz.
Profiliniz, fotoğraflarınız, gönderileriniz, videolarınız yani paylaştığınız her şey kalıcı olarak silinecek. Bu nedenle Facebook hesap silme işlemi öncesinde iki kere düşünün, işlemi gerçekleştirip pişman olduysanız sayfanın alt kısmında hesap silme işlemini nasıl iptal edebileceğinizi anlattık.
Hesabınızı sildiğinizde “Facebook ile Giriş Yap” seçeneğini kullanarak kayıt olduğunuz oyun, uygulama ve internet sitelerini kullanamayacaksınız. Bu kapsamda mağduriyet yaşamamak için uygulamaları hesabınızdan kaldırmanızı, aynı zamanda Facebook ile Giriş Yap seçeneğini kullandığınız hesapları e-posta ve şifre ile giriş yapacak şekilde değiştirmenizi şiddetle tavsiye ediyoruz.
Buraya tıklayarak Uygulamalar ve İnternet Siteleri sayfasına ulaşabilir ve Facebook ile giriş yaptığınız uygulamaların listesine ulaşabilirsiniz.
Facebook hesap silme nasıl yapılır? Facebook silme linki 2025
1 – Buraya veya aşağıdaki Facebook silme linkine tıklayarak ilgili sayfaya ulaşıyoruz. Bu işlemi tarayıcı üzerinden gerçekleştireceğimiz için kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapmanız gerekiyor.
2 – Açılan sayfada iki farklı seçenek bizleri karşılıyor. Biz hesabımıza geçiçi olarak veda etmek yerine tamamen silmek istediğimiz için “Hesabı Sil” seçeneğini tercih ediyor ve “Hesabı Silme İşlemine Devam Et” butonuna tıklayarak işleme devam ediyoruz.
3 – Sayfanın üst kısmında belirttiğimiz uyarıların bir kısmı burada sizleri karşılıyor. Facebook hesap kapatma işlemi öncesinde dilerseniz, bilgilerinizi indirebileceğinize dair uyarılarda bulunuluyor. İsteğe göre bunları tercih edebilirsiniz, işleme devam etmek için “Hesabı Sil” seçeneğine tıklıyoruz.
4 – İşlemi tamamlamak için tek yapmanız gereken şifrenizi girmek. Bu hesabın sana ait olduğunu onayla penceresine şifreyi girmeniz ve Devam butonuna tıklamanız yeterli.
5 – Facebook hesap silme işlemini başarıyla tamamladınız.
Facebook hesap silme iptal edilebilir mi?
Facebook hesabınızı sildiniz, ama pişman mı oldunuz? Bu işlem hesabınızı kalıcı olarak silme olarak adlandırılmış olsa da, sosyal medya platformu kullanıcıların bu durumu yaşayabileceğini göz önünde bulundurarak hesabı hemen yok etmiyor, yani geri döndürme şansınız bulunuyor.
Instagram hesap silme linki sosyal medyadan sıkılanların yardımına koşuyor. İşte Instagram silme yani Instagram hesap kapatma rehberi.
Burada en önemli kriter Facebook silme işleminin üzerinden 30 günden fazla süre geçmemesi. Yani hesabınızı sildikten sonra 1 ay içerisinde işlemi iptal etmeniz mümkün.
Hesabınızı sildikten sonraki 30 gün içerisinde Facebook hesabınıza giriş yapın.