Apple Görmesin: MacBook Neo’ya 1 TB SSD Taktılar!

Apple’nin yeni taşınabilir bilgisayarı MacBook Neo, sunduğu performansla dikkat çekse de depolama tarafında kullanıcıları kısıtlamaya devam ediyor. Cihazın 512GB SSD ile sınırlandırılmış olması, daha fazla alana ihtiyaç duyan kullanıcıları harici disk veya bulut depolama çözümlerine yönlendiriyor. Apple’ın donanım bileşenlerini anakarta sabitleme politikası, sonradan yükseltme yapmayı neredeyse imkansız hale getiriyor.

IBM’den Bilim Dünyasında Çığır Açan Keşif

IBM’den Bilim Dünyasında Çığır Açan Keşif

IBM, kuantum bilgisayarların gücüyle elektronları sarmal hareket eden, doğada bulunmayan ilk "yarım-Möbius" molekülünü sentezleyerek çığır açıcı bir keşfe imza attı.

MacBook Neo’nun 512GB SSD Sınırı İmkansız Bir Yöntemle Aşıldı!

Ancak bir içerik üreticisi, bu kısıtlamaları aşarak dünyadaki ilk 1TB SSD kapasiteli MacBook Neo modellerinden birini ortaya çıkardı. Bu işlem her ne kadar başarılı olsa da Apple’ın katı donanım yapısı nedeniyle son derece riskli ve maliyetli bir süreç olarak görülüyor. Depolama yükseltme süreci, yalnızca profesyonel ekipmanlara ve ileri derece teknik bilgiye sahip kişiler tarafından gerçekleştirilebiliyor.

Popüler içerik üreticisi DirectorFeng tarafından paylaşılan videoda, cihazın iç yapısının oldukça kompakt olduğu görülüyor. A18 Pro işlemciye ev sahipliği yapan anakart üzerindeki mevcut depolama birimi, özel ısı tabancaları ve cımbızlar yardımıyla sökülüyor. Alanın titizlikle temizlenmesinin ardından, 1TB kapasiteli NAND flash modülü hassas bir lehimleme işlemiyle anakarta yerleştiriliyor.

MacBook Neo, SSD yükseltme, Apple, 1TB SSD mod, A18 Pro, donanım modifikasyonu

Montajın ardından yapılan yazılım testlerinde cihazın yeni depolama birimini hatasız bir şekilde tanıdığı gözlemlendi. Ayrıca yapılan performans testlerinde, yeni 1TB modülün okuma ve yazma hızlarında az da olsa bir artış sağladığı ortaya çıktı. Ancak bu işlemin ardından çipin sabitlenmesi için uygulanan özel yapıştırıcılar ve anakartın fırınlanma süreci, işlemin ev ortamında yapılmasının imkansız olduğunu kanıtlıyor.

One UI 9 ile Samsung Browser Çok Daha Kullanışlı Olacak

One UI 9 ile Samsung Browser Çok Daha Kullanışlı Olacak

Yeni One UI 9 güncellemesi ile Samsung Browser uygulamasına çoklu pencere ve yapay zeka özellikleri ekleniyor.

Bu tarz bir modifikasyon, kullanıcıları Apple’ın yüksek depolama ücretlerinden kurtarsa da garantiyi tamamen devre dışı bırakıyor. En ufak bir hata cihazın kalıcı olarak bozulmasına neden olabiliyor. Sizce Apple’ın depolama kapasitesini anakarta sabitlemesi doğru bir strateji mi? Siz hangi depolama kapasitesine sahip bir bilgisayar kullanıyorsunuz?

IBM’den Bilim Dünyasında Çığır Açan Keşif

Teknoloji ve bilim dünyası, kimya ve fizik kurallarını yeniden yazabilecek tarihi bir gelişmeye sahne oldu. IBM liderliğinde; Manchester Üniversitesi, Oxford Üniversitesi, ETH Zürih, EPFL (Lozan Federal Teknoloji Enstitüsü) ve Regensburg Üniversitesi’nden araştırmacıların oluşturduğu uluslararası bir bilim heyeti, doğada bir benzeri daha bulunmayan yepyeni bir molekül yarattı. Prestijli bilim dergisi Science‘ta yayımlanan bu çığır açıcı çalışma, elektronları tirbuşon benzeri bir sarmal düzende hareket eden ve “yarım-Möbius” (half-Möbius) elektronik topolojisine sahip ilk molekülün deneysel olarak sentezlenmesi ve gözlemlenmesi anlamına geliyor.

IBM Yeni Süper Bilgisayar Mimarisini Tanıttı

IBM Yeni Süper Bilgisayar Mimarisini Tanıttı


IBM, kuantum işlemcilerin geleneksel CPU ve GPU'larla birlikte çalışarak en zorlu bilimsel problemleri çözmesini sağlayan kuantum merkezli süper bilgisayar mimarisini duyurdu.

Kimyanın Sınırlarını Zorlayan Tasarım: C₁₃Cl₂ Molekülü

Bilim insanlarının bugüne kadar sentezlemediği, gözlemlemediği ve hatta teorik olarak varlığını tam anlamıyla öngöremediği bu egzotik molekül, temel kimyasal davranışları kökünden değiştiriyor. C₁₃Cl₂ formülüne sahip olan bu yapı, Oxford Üniversitesi’nde özel olarak sentezlenen bir öncü maddeden yola çıkılarak laboratuvar ortamında atom atom inşa edildi.

Bu olağanüstü inşa süreci, mutlak sıfıra yakın (yaklaşık -273°C) dondurucu sıcaklıklarda ve ultra yüksek vakum altında, son derece hassas bir şekilde kalibre edilmiş voltaj darbeleriyle tek tek atomların yerinden oynatılmasıyla gerçekleştirildi. Klasik kimyada elektronlar görece tahmin edilebilir yörüngelerde hareket ederken, bu yeni moleküldeki elektronlar yapı boyunca 90 derecelik bir bükülme yaşıyor ve başlangıç fazına dönebilmek için tam dört tura ihtiyaç duyuyor.

IBM

İşin en büyüleyici kısmı ise bu topolojik yapının saat yönünde kıvrımlı, saat yönünün tersine kıvrımlı veya tamamen düz durumlar arasında tersinir (geri döndürülebilir) şekilde değiştirilebilmesi. Bu durum, elektronik topolojinin doğada şans eseri “bulunacak” bir özellik olmaktan çıkıp, artık laboratuvar ortamında “tasarlanabilir” ve “kontrol edilebilir” bir mühendislik parametresine dönüştüğünü kanıtlıyor.

Klasik Bilgisayarların Çaresiz Kaldığı An ve Kuantum Devrimi

Bilim insanları bu eşsiz molekülü yarattıktan sonra, onun nasıl ve neden bu şekilde davrandığını anlamak gibi devasa bir problemle karşı karşıya kaldılar. C₁₃Cl₂ içindeki elektronlar birbirleriyle öylesine derin ve karmaşık bir kuantum dolanıklığı (entanglement) içinde etkileşime giriyorlardı ki, her bir elektron diğerlerinin durumunu eşzamanlı olarak etkiliyordu. Bu davranış modelini klasik bilgisayarlarla simüle etmeye çalışmak, hesaplama yükünün eksponansiyel olarak artmasına ve dünyanın en güçlü geleneksel makinelerinin dahi bu yükün altında ezilmesine neden oluyordu.

İşte tam bu noktada, geleneksel hesaplama mimarilerinden tamamen farklı bir dille konuşan kuantum bilgisayarlar devreye girdi. Kuantum bilgisayarların temel yapı taşları olan kübitler, doğaları gereği moleküllerdeki elektronları yöneten aynı kuantum mekaniği yasalarıyla çalışır. Bu sayede, moleküler düzeydeki davranışları varsayımlar veya yaklaşımlarla değil, doğrudan temsil ederek kusursuz bir şekilde simüle edebilirler.

Kuantum merkezli süper bilgisayar iş akışlarını kullanan araştırmacılar, kuantum işlemcilerin (QPU) gücünü klasik CPU ve GPU’larla birleştirerek problemi parçalara ayırdı. Yapılan hesaplamalar sonucunda, bu sıradışı topolojinin arkasındaki temel mekanizmanın sarmal bir “sözde Jahn-Teller etkisi” (pseudo-Jahn-Teller effect) olduğu gün yüzüne çıkarıldı.

Maddenin Kontrolünde Yepyeni Bir Boyut

Araştırmanın ortak yazarlarından, Manchester Üniversitesi Hesaplamalı ve Teorik Kimya Öğretim Üyesi Dr. Igor Rončević, bu keşfin sadece bir başlangıç olduğunu vurguladı. Rončević, “Kimya ve katı hal fiziği, maddeyi kontrol etmenin yeni yollarını bularak ilerler. 20. yüzyılın sonlarında elektron spini, veri depolamayı dönüştüren yeni bir özgürlük derecesi (spintronik) olarak hayatımıza girmişti. Bugün yaptığımız çalışma ise topolojinin de değiştirilebilir bir özgürlük derecesi olarak kullanılabileceğini ve malzeme özelliklerini kontrol etmek için yeni, güçlü bir rota çizdiğini gösteriyor,” ifadelerini kullandı.

Ayrıca klasik bilgisayarlarla elektronları simüle etmenin zorluğuna dikkat çeken Rončević, on yıl önce ancak 16 elektronun tam olarak modellenebildiğini, bugün klasik sistemlerin 18 elektrona kadar çıkabildiğini belirtti. Ancak bu çalışmada, kuantum donanımı sayesinde tam 32 elektronun davranışları başarıyla keşfedildi.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Dr. Harry Anderson ise bu yapıların sadece mikroskop prob ucundan uygulanan voltaj darbeleriyle birbirine dönüştürülebilmesinin ne kadar büyüleyici olduğunu vurgularken; Regensburg Üniversitesi’nden Prof. Dr. Jascha Repp, kuantum donanımlarının sadece gösterişli demolar için değil, gerçek bilimsel atılımlar için kullanıldığı bir projenin parçası olmaktan büyük heyecan duyduğunu dile getirdi.

Bu tarihi atılım, ünlü fizikçi Richard Feynman’ın yıllar önce ortaya koyduğu “kuantum fiziğini simüle edebilen bilgisayarlar” vizyonunun gerçeğe dönüştüğünün en somut kanıtlarından biri. Elde edilen başarı, geleceğin ilaçlarını, yüksek teknolojili materyallerini ve kimyasal bileşiklerini tasarlamak için insanlığa yepyeni bir pencere aralıyor.

One UI 9 ile Samsung Browser Çok Daha Kullanışlı Olacak

Güney Koreli teknoloji devi, mobil internet tarayıcısını sessizce geliştirmeye devam ediyor. Merakla beklenen One UI 9 güncellemesi, uygulamanın ismini ve yeteneklerini baştan aşağı değiştiriyor. Eskiden Samsung Internet olarak bilinen uygulama, artık yola sadece Samsung Browser adıyla devam ediyor.

Katlanabilir Modeller için One UI 8.5 Beta Sürümü Çıktı

Katlanabilir Modeller için One UI 8.5 Beta Sürümü Çıktı


Galaxy Z Fold7 ve Z Flip7 için Android 16 tabanlı One UI 8.5 beta programı başladı. Yeni yapay zeka özellikleri ve tüm detaylar burada.

One UI 9 güncellemesi çoklu pencere desteği getiriyor

SammyGuru tarafından paylaşılan yeni bir rapora göre, tarayıcının gelecek sürümü aynı anda birden fazla pencere çalıştırmayı destekliyor. Kullanıcılar artık sekmeler arasında sürekli geçiş yapmak zorunda kalmıyor. Bunun yerine, ayrı tarayıcı pencerelerini tek bir ekranda aynı anda kolayca açabiliyorsunuz.

samsung internet güncelleme

Yayınlanan test görüntüleri, bu yeniliğin sadece katlanabilir cihazlara özel olmadığını açıkça gösteriyor. Özellik hem Galaxy Z Fold 7 hem de Galaxy S21 FE modellerinde sorunsuz bir şekilde çalışıyor. Özellikle büyük ekranlı cihazlarda, farklı tarama oturumlarını yan yana açık tutmak büyük bir pratiklik sağlıyor.

Yapay zeka asistanı ve gizli menüler ortaya çıktı

Aynı test sürümü, uygulamanın derinliklerinde çeşitli küçük değişiklikler de barındırıyor. Daha önce tespit edilen yapay zeka asistanı özelliği, artık resmi bir beta etiketiyle karşımıza çıkıyor. Ayrıca uygulamanın hata ayıklama menüsünde yeni bir cihazlar arası eşzamanlama düğmesi bulunuyor. Bu seçenek şu an için aktif çalışmasa da, gelecekteki işlevler için önemli ipuçları veriyor.

Tarayıcının bu özel sürümü, doğrudan yeni arayüz sürümüne bağlı olarak çalışıyor. Bu nedenle yeniliklerin son kullanıcıya ulaşması için şirketin bir sonraki büyük yazılım güncellemesini başlatması gerekiyor. Yeni arayüzün dağıtılmasına henüz aylar olduğu için, geliştirici ekip bu süre zarfında özellikleri çok daha kararlı hale getirecektir.

Peki, One UI 9 hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Baykar K2 Kamikaze İHA Gökyüzünde

Geleceğin muharebe konseptleri otonom sistemler ve yapay zekâ ekseninde hızla değişirken, Türkiye bu küresel dönüşümün merkezinde yer almaya devam ediyor. Baykar’ın tamamen kendi öz kaynaklarıyla milli ve özgün olarak geliştirdiği K2 Kamikaze İnsansız Hava Aracı (İHA), ezberleri bozacak akıllı sürü otonomisi testleriyle ilk kez sahneye çıktı. Gelişmiş yapay zekâ algoritmalarıyla donatılan platform, gerçekleştirilen çoklu operasyon testlerinde sergilediği yeteneklerle modern savaş alanlarının yeni kural koyucusu olacağının sinyallerini verdi.

Bilim Kurguyu Aratmayan Sürü Zekası

Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Saros Körfezi semalarında süzülen 5 adet K2 Kamikaze İHA, iki gün süren zorlu senaryoları sıfır hatayla tamamladı. Hava araçları birbirleriyle kesintisiz bir iletişim kurarak; “sağ kademe”, “çizgi” ve “V” dizilimli formasyon uçuşlarını gökyüzünde adeta bir senkronize uçuş ekibi gibi icra etti. Yapay zekâ, gelişmiş sensörler ve özel yazılımlar sayesinde filo içindeki konumlarını diğer araçlara göre milimetrik hassasiyetle koruyan K2, savunma literatürüne giren “Turan” ve “duvar” gibi kompleks taktiksel dizilimleri de kusursuz bir şekilde uygulayabiliyor.

Elektronik Harbe Karşı Görsel Hafıza Kalkanı

Günümüz savaş alanlarının en büyük tehditlerinden biri olan elektronik harp (EH) ve GPS/GNSS karıştırma sistemleri, K2 Kamikaze İHA için bir engel olmaktan çıkıyor. Küresel konumlama sistemlerinin tamamen körleştirildiği veya yoğun karıştırmaya maruz kaldığı ortamlarda sistem, gövde altında yer alan gece görüş destekli kamera sistemi ve gimbal kamerası ile yeryüzü şekillerini anlık olarak görsel haritalandırıyor.

Bu sayede platform, navigasyon sinyali olmasa dahi görsel tarama kabiliyetiyle hedefine otonom ve kesintisiz bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Üzerindeki EO/IR gimbal kamera, sadece keşif ve gözetleme yapmakla kalmıyor; hedefe görsel olarak kilitlenip koordinat tabanlı nokta atışı yapılmasını da sağlıyor. Ayrıca görüş hattı (LOS) ve görüş hattı ötesi (BLOS) uydu veri bağları, dünyanın her yerinden kesintisiz operasyonel esneklik sunuyor.

Sınıfının En Büyüğü: 2000 Kilometre Menzil, 200 Kilogram Patlayıcı

Sınıfının en büyük kamikaze platformu unvanını elinde bulunduran K2, teknik verileriyle de sınırları zorluyor. 800 kilogramlık azami kalkış ağırlığına sahip olan bu güçlü platform, 200 kilogramlık yüksek tahrip gücüne sahip harp başlığı taşıyabiliyor. 2.000 kilometreyi aşan menzili, saatte 200 kilometrenin üzerindeki hızı ve 13 saati bulan havada kalış süresiyle K2; kıtalararası stratejik derinlikteki görevler için biçilmiş kaftan. Ayrıca kısa pistlerden kalkış ve iniş yapabilmesi, sahada askeri birliklere muazzam bir lojistik esneklik kazandırıyor.

Baykar’ın bu projeyle hedeflediği bir diğer devrim ise savaşın maliyetini düşürmek. Yüksek maliyetli akıllı mühimmatların kullanımını minimize etmeyi amaçlayan K2, literatürdeki “feda edilebilir” (kamikaze) konseptine yepyeni bir soluk getiriyor. Ar-Ge ekiplerinin bir sonraki hedefi ise; mühimmatını düşman hedefine bıraktıktan sonra güvenli bir şekilde üsse dönebilen, yeniden kullanılabilir K2 versiyonlarını sahaya sürmek.

Küresel Pazarın Değişmez Lideri: Baykar

Tüm bu teknolojik atılımların arkasında, projelerini başından sonuna kadar kendi öz kaynaklarıyla finanse eden ve küresel pazarı domine eden bir başarı hikayesi yatıyor. 2025 yılı itibarıyla 2.2 milyar dolarlık devasa bir ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeleyen Baykar, dünya SİHA pazarındaki açık ara liderliğini koruyor.

Bayraktar TB2 SİHA için 36, AKINCI TİHA için 16 ülkeyle anlaşarak toplamda 37 ülkeye ihracat yapan şirket, gelirlerinin %90’ını yurt dışı satışlarından elde ederek Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının tartışmasız lokomotifi konumunda.

GDC 2026’da Oyun Dünyasında Yeni Bir Dönem Başladı

Oyun endüstrisinin rotasını belirleyen ve bu yıl yepyeni bir kimlikle karşımıza çıkan GDC Festival of Gaming (Oyun Geliştiricileri Konferansı), San Francisco’daki Moscone Center’da gerçekleşen beş günlük inovasyon ve kutlama maratonunun ardından kapılarını kapattı.

Dünyanın dört bir yanından gelen 20 bini aşkın katılımcıyla oyun dünyasının tüm ekosistemini aynı çatı altında toplayan etkinlik; devrim niteliğindeki donanım duyuruları, yapay zeka teknolojilerindeki son sıçramalar ve yılın en iyi oyunlarının taçlandırıldığı ödül törenleriyle hafızalara kazındı. Toplamda 85 farklı ülkeden gelen geliştiriciler, yatırımcılar ve teknoloji devleri, 700’den fazla disiplinler arası oturumda oyun dünyasının geleceğini masaya yatırdı.

Epic Games’ten Oyuncuları Sevindiren Ücretsiz Oyun Sürprizi

Epic Games’ten Oyuncuları Sevindiren Ücretsiz Oyun Sürprizi


Epic Games, yaşam simülasyonu Cozy Grove ve gerçekçi 1. Dünya Savaşı FPS'si Isonzo'yu tamamen ücretsiz olarak oyunculara sunuyor.

Microsoft Project Helix ve Google Genie 3 Şov Yaptı

Etkinliğin en çok konuşulan teknolojik gelişmelerinin başında hiç şüphesiz Microsoft’un, oyun konsolu ve PC arasındaki sınırları tamamen ortadan kaldıran yeni nesil Xbox platformu Project Helix geliyordu. Merakla beklenen bu yeni donanım ve yazılım ekosistemi, donanım bazlı gelişmiş ışın izleme (ray-tracing) ve makine öğrenimi yetenekleriyle dikkat çekerken, platform genelindeki “Play Anywhere” özelliği sayesinde cihazlar arası çapraz ilerleme sunarak kesintisiz ve birleşik bir oyun deneyimi vadediyor.

Diğer yandan, teknoloji devi Google’ın DeepMind mühendisleri tarafından sahnelenen Genie 3 demosu katılımcılardan büyük alkış topladı. Kullanıcıların yalnızca metin komutları girerek üç boyutlu ve içinde gezinilebilir devasa oyun dünyaları yaratmasına olanak tanıyan bu yeni nesil üretken yapay zeka teknolojisi, oyun geliştirme süreçlerinde devrim yaratacağının en büyük sinyali oldu.

Ayrıca PC oyunculuğunun kalesi Valve, yakında çıkacak Steam Machine cihazlarında hangi oyunların kusursuz bir performansla çalışacağını garanti altına alan “Steam Machine Verified” programının detaylarını ilk kez GDC sahnesinde paylaştı.

Yılın Oyunları ve Usta İsimlerin İlham Veren Vizyonu

GDC 2026, sadece teknoloji şovlarına değil, aynı zamanda yılın en başarılı yapımlarının kıyasıya rekabetine de sahne oldu. 26. kez düzenlenen prestijli Game Developers Choice Awards (GDCA) töreninde gecenin tartışmasız yıldızı, Sandfall Interactive ve Kepler Interactive imzalı Clair Obscur: Expedition 33 oldu.

“Yılın Oyunu” ödülü dahil olmak üzere toplam beş farklı kategoride zirveye oturan yapım, tüm zamanların en iyi rol yapma oyunlarından (RPG) biri olduğunu kanıtladı.

28. Bağımsız Oyunlar Festivali (IGF) Ödülleri’nde ise geliştirici AP Thomson’ın sürreal strateji oyunu Titanium Court, Seumas McNally Büyük Ödülü’nü kucaklayarak bağımsız oyun sahnesinin yaratıcılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Konferans boyunca ayrıca Ghost of Yotei, Death Stranding 2: On the Beach ve Donkey Kong Bananzagibi büyük prodüksiyonlu oyunların geliştirme süreçlerinin anlatıldığı oturumlar tıklım tıklım doldu.

Etkinliğin “Luminaries Speaker Series” adıyla Blue Shield of California Theater’da düzenlenen yeni liderlik oturumları; NVIDIA, SEGA, Universal Music Group ve Mattel gibi devlerin üst düzey yöneticilerini ağırlayarak yapay zekanın etik kullanımı ve küresel genişleme fırsatları üzerine ufuk açıcı tartışmalara ev sahipliği yaptı. Blizzard Entertainment’ın eski kreatif direktörü olan efsanevi isim Rob Pardo ise, yeni bağımsız stüdyosu Bonfire Studios’un kuruluş hikayesini ve geleceğin klasiklerini nasıl yaratacaklarını anlattığı vizyoner açılış konuşmasıyla katılımcılara ilham verdi.

Festivale Dönüşen Fuar Alanı ve 2027 Müjdesi

Bu yıl klasik fuar alanı algısını tamamen yıkan GDC; Festival Hall bölgesini Oyun Geliştirme, Geleceğin Teknolojisi, Bağımsız & Eğitim, Uluslararası ve Para Kazanma & Oyuncu Etkileşimi olmak üzere beş ayrı tematik “mahalle” konseptiyle tasarladı. Sony, Tencent, Meta, Google Cloud ve Roblox gibi 300’den fazla dev isim bu alanlarda yenilikçi teknolojilerini sergilerken, GDC Play ve alt.ctrl.GDC gibi alanlarda sergilenen yaratıcı bağımsız oyunlar festivalin eğlencesini zirveye taşıdı.

Oracle Park’ta düzenlenen Scott Pilgrim vs. the World gösterimi ve Grammy ödüllü besteci Austin Wintory’nin San Francisco Konservatuvarı ile gerçekleştirdiği büyüleyici 3. Yıllık Geliştirici Konseri, etkinliğin sadece bir iş konferansı değil, oyun kültürünün devasa bir kutlaması olduğunu kanıtladı.

GDC Başkanı Nina Brown ve İnovasyon & Büyüme İcra Direktörü Mark DeLoura’nın da altını çizdiği üzere, yeniden markalaşan ve doğrudan topluluk geri bildirimleriyle şekillenen bu yeni “Oyun Festivali” formatı, sektörün değişen dinamiklerine başarıyla ayak uydurdu.

Oyun dünyasının rotasını belirleyen GDC; 1-5 Mart 2027 tarihleri arasında yeniden San Francisco Moscone Center’da sektör devlerini bir araya getirmeye devam edecek. 2027 etkinliği için başvuru süreçleri ise Temmuz 2026’da başlayacak.

Spotify Yeni Özelliği ile Müzik Kontrolünü Size Bırakıyor

Popüler müzik platformu, algoritma destekli öneri sistemlerinde uzun süredir öncü bir rol üstleniyor. Şimdi ise Spotify, dinleyicilere öneriler üzerinde doğrudan kontrol imkanı sunan Taste Profile özelliğini aktif olarak test ediyor. Şu anda beta aşamasında olan bu yenilik, dinleme deneyimini tamamen değiştiriyor.

WhatsApp’ta Devrim Niteliğinde AI Değişikliği

WhatsApp’ta Devrim Niteliğinde AI Değişikliği


WhatsApp uygulamasının alt menüsüne ChatGPT benzeri özellikler, sesli görüşme ve görsel oluşturma imkanı sunan Meta AI sekmesi ekleniyor.

Spotify Taste Profile nasıl çalışıyor?

Eğer daha önce bir yapay zeka sohbet botunda özel tercihler oluşturduysanız, bu sistem size oldukça tanıdık gelecektir. Yeni özellik tam olarak bu mantıkla çalışıyor. Dinlemek istediğiniz tarzı veya aklınızdaki alışkanlıkları sisteme doğrudan iletiyorsunuz. Böylece uygulama, karşınıza çıkacak olan önerileri tamamen sizin yönlendirmelerinize göre anında şekillendiriyor.

Spotify aboneliği

Müzik ve podcast içeriklerinde tam kontrol

Şirket, yeni sistemin ana sayfada gördüğünüz içerikleri yönlendirme gücü verdiğini belirtiyor. Uygulama; müzik, podcast ve sesli kitap dinleme alışkanlıklarınızı tek bir merkezde birleştiriyor. Sevdiğiniz sanatçılardan gününüzü tanımlayan türlere kadar her detayı analiz ediyor. Örneğin, 90’ların alternatif rock müziğini keşfetmeye başladığınızı bu sistem üzerinden kolayca görebilirsiniz.

Önerileri anında geri bildirimle düzenleyin

Bununla birlikte, karşınıza çıkan önerilerden memnun kalmazsanız duruma hemen müdahale edebilirsiniz. Profilinizin isabetli olmadığını düşündüğünüzde sistemi anında uyarma şansına sahipsiniz. Belirli bir tarzdan daha fazla veya daha az isteyebilir, o anki ruh halinizi uygulamayla paylaşabilirsiniz. Girdiğiniz bu veriler, ana sayfanızda neyin ön plana çıkacağını doğrudan belirliyor.

Premium aboneler için beta testleri başlıyor

Yeni sistem henüz beta aşamasında olduğu için tüm kullanıcılara hemen açılmıyor. Bunun yerine platform, özelliği önümüzdeki haftalarda ilk olarak Yeni Zelanda’daki Premium abonelerle test etmeye başlıyor. Ayrıca şirket, son dönemde çalma listelerinin ses kalitesini artırma ve sesli kitap önerme gibi yenilikleri de tüm abonelerine başarıyla sundu.

Peki, Spotify Taste Profile özelliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

IBM Yeni Süper Bilgisayar Mimarisini Tanıttı

Teknoloji dünyasında uzun yıllardır üzerinde çalışılan kuantum bilgisayarlar, laboratuvar ortamlarından çıkarak gerçek dünya problemlerini çözmeye bir adım daha yaklaştı. Bilgi işlem devi IBM, endüstrinin ilk “kuantum merkezli süper bilgisayar referans mimarisini” resmi olarak duyurdu. Bu yeni yol haritası, kuantum işlemcilerin (QPU), geleneksel grafik işlem birimleri (GPU) ve merkezi işlem birimleri (CPU) ile modern süper bilgisayar ortamlarında nasıl entegre bir şekilde çalışabileceğini gözler önüne seriyor.

Günümüzün en karmaşık bilimsel zorlukları, artık tek bir hesaplama yöntemiyle çözülemeyecek kadar devasa boyutlara ulaşmış durumda. IBM’in 12 Mart 2026 tarihinde New York, Yorktown Heights’ta tanıttığı bu yeni mimari; şirket içi sistemler (on-premises), araştırma merkezleri ve bulut altyapıları arasında eşsiz bir köprü kurarak hibrit bir hesaplama gücü yaratmayı hedefliyor.

Açık Yazılımlar ve Ortak İş Akışları ile Kesintisiz Güç

Yeni mimari, sadece donanımları fiziksel olarak yan yana getirmekle kalmıyor; kuantum donanımlarını yüksek hızlı ağlar, paylaşımlı depolama sistemleri ve güçlü CPU/GPU kümeleriyle tek bir bütünleşik ekosistemde birleştiriyor.

IBM, bu devasa gücün yönetilebilmesi için açık yazılım çerçevelerini ve entegre orkestrasyon araçlarını kullanıma sunuyor. Qiskit gibi popüler çerçeveler sayesinde bilim insanları ve geliştiriciler, kuantum yeteneklerine halihazırda aşina oldukları araçlar üzerinden erişebilecek. Bu entegrasyon, kimya, malzeme bilimi ve optimizasyon gibi yoğun veri gerektiren alanlarda kuantum hesaplamanın uygulanmasını çok daha pratik ve verimli hale getiriyor.

IBM

Richard Feynman’ın Vizyonu Gerçeğe Dönüşüyor

IBM Research Direktörü ve IBM Üyesi Jay Gambetta, yapılan bu devrimsel duyuruyla ilgili oldukça çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gambetta, “Kırk yılı aşkın bir süre önce Richard Feynman, kuantum fiziğini simüle edebilen bilgisayarlar hayal etmişti. IBM olarak yıllarımızı bu vizyonu gerçeğe dönüştürmeye harcadık,” ifadelerini kullandı. Günümüzdeki kuantum işlemcilerin artık kuantum mekaniği tarafından yönetilen en zorlu bilimsel problemleri ele almaya başladığını belirten Gambetta, “Gelecek, kuantum işlemcilerin daha önce ulaşılamayan sorunları çözmek için klasik yüksek performanslı bilgi işlemle (HPC) birlikte çalıştığı kuantum merkezli süper hesaplamada yatmaktadır,” diyerek şirketin uzun vadeli vizyonunu net bir şekilde ortaya koydu.

Gerçek Dünyadan Somut Bilimsel Başarılar

IBM’in tanıttığı bu referans mimarisi sadece teorik bir plandan ibaret değil. Bilim insanları halihazırda bu altyapıyı kullanarak gerçek deneylerde son derece doğru ve çığır açan sonuçlar elde etmeye başladılar. Açıklanan verilere göre, kuantum ve klasik hesaplamanın birleşimi şimdiden şu büyük başarılara imza attı:

  • Yarım-Möbius Molekülünün Keşfi: IBM, Manchester Üniversitesi, Oxford, ETH Zürih, EPFL ve Regensburg Üniversitesi’nden oluşan dev bir araştırmacı grubu, türünün ilk örneği olan bir yarım-Möbius molekülü yarattı. Bu molekülün sıra dışı elektronik yapısı, kuantum merkezli bir süper bilgisayarla doğrulanarak saygın Sciencedergisinde yayımlandı.

  • Cleveland Clinic’ten Dev Simülasyon: Tıp dünyasının önemli isimlerinden Cleveland Clinic, 303 atomlu bir triptofan kafesli mini-proteini başarıyla simüle etti. Bu işlem, bugüne kadar kuantum merkezli bir süper bilgisayarda yürütülen en büyük moleküler modellerden biri olarak tarihe geçti.

  • Fugaku Süper Bilgisayarıyla Entegrasyon: RIKEN ve IBM bilim insanları, biyoloji ve kimyada temel bir molekül olan demir-sülfür kümelerinin en büyük kuantum simülasyonlarından birini gerçekleştirdi. Bu olağanüstü başarı, IBM Quantum Heron işlemcisi ile RIKEN’in ünlü Fugaku süper bilgisayarının tam 152.064 klasik işlem düğümü arasında kurulan eşzamanlı ve kapalı döngü veri alışverişi sayesinde mümkün oldu.

  • Kuantum Kaos Sistemlerinin Çözülmesi: Algorithmiq, Trinity College Dublin ve IBM işbirlikçileri, sistemdeki gürültü azaltma (noise mitigation) süreçleri için klasik bilgisayar kaynaklarını kullanarak, atom ve elektron koleksiyonları gibi çok cisimli kuantum kaos sistemlerini son derece doğru bir şekilde simüle etti ve bu başarı Nature Physics dergisinde bilim dünyasıyla paylaşıldı.

Geleceğin Teknolojik Kapıları Aralanıyor

Elde edilen tüm bu somut sonuçlar, kuantum bilgisayarların geleneksel sistemlerle koordineli çalıştığında bilimsel keşif süreçlerini ne kadar hızlandırabileceğini kanıtlıyor. Yeni kuantum algoritmaları ortaya çıktıkça, IBM’in küresel müşteri ve iş ortağı ekosistemi de bu donanım mimarisini sürekli olarak destekleyip büyütecek. Örneğin, IBM ve Rensselaer Polytechnic Institute (RPI), iş akışlarının devasa kuantum ve yüksek performanslı bilgi işlem kaynakları arasında nasıl daha pürüzsüz planlanıp yürütülebileceği üzerinde şimdiden çalışmalar yapıyor.

Geleneksel ve kuantum sistemlerin bir arada, tek bir orkestrasyonla çalışacağı bu yeni dönem; ilaç geliştirmeden yeni nesil materyallerin keşfine kadar pek çok alanda teknolojik bir sıçramanın habercisi niteliğini taşıyor.

Xbox Konsollarına Copilot Geliyor

Teknoloji devi Microsoft, oyuncuları heyecanlandıran yepyeni bir adım atıyor. Uzun süredir test edilen Xbox Copilot asistanı, bu yıl içinde mevcut nesil oyun konsollarında kullanıcılarla buluşacak. Bu yenilik, konsol deneyimini tamamen farklı bir boyuta taşıyacak.

PlayStation Store Mega Mart İndirimleri Başladı

PlayStation Store Mega Mart İndirimleri Başladı


PlayStation Store'da 'a varan "Mega Mart" indirimleri başladı! 4.000'den binden fazla oyundaki dev fırsatların tüm detayları haberimizde.

Xbox Copilot özellikleri ve çıkış detayları

GamesRadar tarafından paylaşılan rapora göre şirket, bu güçlü asistanı çok yakında oturma odalarımıza getirecek. Xbox oyun yapay zeka ürün müdürü Sonali Yadav, bu haberi Oyun Geliştiricileri Konferansı (GDC) sırasında doğruladı. Ayrıca yetkili, asistanın oyuncuların kullandığı diğer servislere de ekleneceğini müjdeledi. Bilindiği üzere şirket, bu sistemi Xbox mobil uygulaması, Windows 11 ve Xbox Ally el konsollarında aylardır beta sürümünde test ediyordu.

Microsoft Copilot, Yapay Zeka Güvenliği, Microsoft 365, Veri Gizliliği, CW1226324, Outlook

Yapay zeka asistanı oyunculara neler sunuyor?

Yeni sistem sayesinde oyuncular oyun içinde sıkıştıklarında sesli komutlarla asistandan yardım isteyebilecek. Sistem, bir sonraki adımda ne yapmanız gerektiği konusunda anında öneriler sunacak. Bununla birlikte asistan; oyun geçmişinizi özetleyecek, taktikler verecek ve yeni oyunlar önerecek. Örneğin, Minecraft oynarken bir kılıç yapmak için hangi malzemelere ihtiyacınız olduğunu doğrudan sorabileceksiniz. Hatta zorlu bir bölüm sonu canavarını nasıl yeneceğinizi bile kolayca öğrenebileceksiniz.

Yönetimdeki değişimler ve yeni konsol planları

Yadav asistanın hangi konsollara geleceğini net olarak açıklamadı. Ancak mevcut serinin Xbox Series X ve S modellerini kapsadığını biliyoruz. Öte yandan şirket, Project Helix kod adlı yeni nesil bir konsol üzerinde de çalışıyor. Bu yeni donanım, eski Xbox başkanı Phil Spencer olmadan piyasaya sürülen ilk büyük cihaz olacak. Sektör kaynakları, bilgisayar oyunlarını da çalıştıracak olan Project Helix modelinin 2027 yılına kadar alfa aşamasına geçmeyeceğini belirtiyor.

Microsoft Gaming cephesinde şubat ayında ciddi yönetim değişiklikleri de gerçekleşti. Eski Xbox başkanı Sarah Bond görevinden ayrıldı. Onun yerine kurumsal yapay zeka geliştirme müdürü Asha Sharma, yeni CEO olarak koltuğa oturdu. Şirket, yeni yönetimiyle birlikte yapay zeka entegrasyonlarını hızla artırmayı hedefliyor.

Peki, Xbox Copilot hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Instagram Uçtan Uca Şifreleme Özelliğini Tamamen Kaldırıyor

Sosyal medya devi Meta, direkt mesajlar için sunduğu Instagram uçtan uca şifreleme özelliğini kullanımdan kaldırıyor. Şirket, 8 Mayıs 2026 tarihinden itibaren bu güvenlik katmanını artık desteklemeyeceğini resmen duyurdu.

Instagram’a Yıllardır Beklenen Özellik Nihayet Geliyor

Instagram’a Yıllardır Beklenen Özellik Nihayet Geliyor


Instagram, yıllardır beklenen gönderi açıklamalarına tıklanabilir bağlantı yani link ekleme özelliğini test etmeye başladı.

Instagram uçtan uca şifreleme neden sona eriyor?

Firma sözcüsü, bu ani kararın arkasında yatan temel sebebin düşük kullanım oranları olduğunu belirtiyor. Çünkü kullanıcıların çok küçük bir kısmı sohbetlerinde bu ek güvenlik önlemini aktif olarak tercih ediyordu. Bu nedenle yetkililer, önümüzdeki aylarda söz konusu seçeneği platformdan tamamen çıkaracaklarını ifade ediyor. Mesajlarını şifrelemeye devam etmek isteyen kişilerin ise WhatsApp uygulamasına yönelmesi tavsiye ediliyor.

Messenger ve geçmişteki güvenlik adımları

İlginç bir şekilde, yapılan resmi açıklamada Messenger platformunun şifreleme durumu hakkında herhangi bir bilgi yer almıyor. Şirket, yıllar süren çalışmaların ardından 2023 yılında Messenger için bu özelliği varsayılan olarak sunmaya başlamıştı. Ayrıca Meta’nın şifreli mesajlaşma yaklaşımı yıllar içinde birçok kez değişikliğe uğradı. Mark Zuckerberg, 2019 yılında tüm özel iletişimler için bu sistemin uygulanmasının en doğru adım olduğunu savunmuştu.

Güvenlik endişeleri ve artan yasal baskılar

Teknoloji devinin şifreleme hamleleri, kolluk kuvvetleri ve çocuk güvenliği örgütleri tarafından sıkça eleştiriliyor. Uzmanlar, bu sistemin sosyal medyadaki kötü niyetli kişileri tespit etmeyi fazlasıyla zorlaştırdığını iddia ediyor. Hatta kısa süre önce New Mexico’da görülen bir davada bu yasal endişeler defalarca gündeme geldi. Mahkemeye sunulan iç yazışmalar, şirket yöneticilerinin güvenlik ve gizlilik arasındaki sınırları hararetli bir şekilde tartıştığını açıkça gösteriyor.

Peki, Instagram’ın yeni mesajlaşma politikası hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Prime Video’da Ultra Dönemi: Reklamsız İzlemenin Bedeli Artıyor!

Popüler yayın platformu, reklamsız izleme deneyimini değiştiren yeni bir abonelik katmanını duyurdu. Önümüzdeki ay kullanıma sunulacak olan Amazon Prime Video Ultra paketi, mevcut reklamsız planın yerini alacak. Ancak bu yeni paket, kullanıcılardan eskisinden daha yüksek bir ücret talep edecek.

Disney+’tan TikTok Benzeri Dikey Video Özelliği: Verts

Disney+’tan TikTok Benzeri Dikey Video Özelliği: Verts


Disney+, içerikleri TikTok formatında keşfetmenizi sağlayan dikey video akışı Verts'i tanıttı. Yeni Verts özelliğinin tüm detayları burada.

Amazon Prime Video Ultra paketinin özellikleri

Yeni abonelik katmanı, platformdaki tek reklamsız izleme alternatifi olarak öne çıkıyor. Şirket, yeni paketi ABD pazarındaki kullanıcılar için 10 Nisan tarihinde piyasaya sürüyor. Yetkililer, bu yeni reklamsız izleme deneyiminin aylık ücretini 4,99 dolar olarak belirledi.

Kullanıcılar bu yeni fiyatı, aylık 14,99 dolar veya yıllık 139 dolar olan standart abonelik ücretinin üzerine ekliyor. Mevcut 2,99 dolarlık reklamsız planla kıyaslandığında bu durum ciddi bir fiyat artışı anlamına geliyor. Bununla birlikte şirket, artan fiyatı haklı çıkarmak için kullanıcılara çeşitli ek özellikler sunuyor.

Yeni aboneliğin sunduğu ayrıcalıklar

Yeni paketle birlikte eşzamanlı yayın sınırı üç cihazdan beşe çıkıyor. Ayrıca aboneler, daha önce 25 olan indirme limitini artık 100 içeriğe kadar kullanabiliyor. En dikkat çekici yenilik ise 4K ve UHD çözünürlükteki yayınlara sadece bu pakete sahip olanların erişebilmesi oluyor. Bu özel 4K şartı, kalite arayan birçok standart kullanıcıyı üst pakete geçmeye zorlayabilir.

Fiyat artışının temel nedenleri

Şirket yönetimi, reklamsız ve premium özellikler sunmanın önemli bir teknolojik yatırım gerektirdiğini vurguluyor. Yeni yapı, diğer büyük yayın platformlarının fiyatlandırma stratejileriyle de doğrudan eşleşiyor. Öte yandan standart üyeler, HD ve HDR kalitesinde içerikleri izlemeye devam edebilecek. Hatta şirket, standart pakete ek ücret ödemeden Dolby Vision desteğini de dahil ediyor.

Şu an için şirket bu yeni Ultra paketini sadece ABD pazarında kullanıma açıyor. Fakat sistem başarılı olursa, bu yeniliğin küresel çapta diğer ülkelere de gelmesi bekleniyor. Sonuç olarak reklamsız bir izleme deneyimi arıyorsanız, artık bütçenizden çok daha fazlasını ayırmanız gerekiyor.

Peki, Amazon Prime Video Ultra paketi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Adobe Abonelik İptali için 150 Milyon Dolar Ödeyecek

Yazılım devi, uzun süredir devam eden yasal mücadelede önemli bir adım attı. Zorlu Adobe abonelik iptali süreçleri nedeniyle açılan davada şirket, ABD hükümetiyle nihayet uzlaşmaya vardı.

Disney+’tan TikTok Benzeri Dikey Video Özelliği: Verts

Disney+’tan TikTok Benzeri Dikey Video Özelliği: Verts


Disney+, içerikleri TikTok formatında keşfetmenizi sağlayan dikey video akışı Verts'i tanıttı. Yeni Verts özelliğinin tüm detayları burada.

Adobe Abonelik İptali Süreci Nasıl Değişecek?

ABD Adalet Bakanlığı (DOJ) ve Federal Ticaret Komisyonu (FTC), 2024 yılında şirkete ortak bir dava açmıştı. Yetkililer, şirketin abonelikleri sonlandırmayı kasıtlı olarak zorlaştırdığını iddia ediyordu. Ayrıca kurumlar, şirketin müşterilerden gizli erken iptal ücretleri kestiğini belirtiyordu.

Şirket tüm suçlamaları reddediyor

Adobe cephesi, hükümetin iddialarına katılmadıklarını ve herhangi bir yanlış yapmadıklarını savunuyor. Bununla birlikte şirket yetkilileri, konuyu hızlıca çözüme kavuşturmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade ediyor. Anlaşma kapsamında marka, Adalet Bakanlığına tam 75 milyon dolar nakit ceza ödeyecek.

Mağdur kullanıcılara ücretsiz hizmet sunacak

Buna ek olarak şirket, mağdur müşterilere 75 milyon dolar değerinde ücretsiz hizmet sağlayacak. Yetkililer, mahkeme onayının ardından yasal şartları taşıyan tüm etkilenen kullanıcılarla proaktif olarak iletişime geçecek. Böylece firma, müşteri memnuniyetini yeniden kazanmayı hedefliyor.

İptal işlemleri artık daha şeffaf

Yazılım devi, hem kayıt olma hem de abonelik sonlandırma süreçlerini artık daha akıcı hale getirdiğini vurguluyor. Orijinal şikayetin temel noktasını, ilk 14 günden sonra yapılan iptallerde istenen yüksek ücretler oluşturuyordu. Bu nedenle kullanıcılar, indirimli yazılımları kullanmaktan vazgeçtiklerinde ağır bedeller ödüyordu.

Davanın tamamen kapanması için yetkili mahkemenin önerilen bu anlaşmayı resmi olarak onaylaması gerekiyor. İlginç bir şekilde bu gelişme, şirketi abonelik modeline geçiren başarılı CEO Shantanu Narayen’in emeklilik kararının hemen ardından ortaya çıktı.

Peki, Adobe abonelik iptali süreçleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Meta’dan Haber Devlerine 50 Milyon Dolarlık Teklif!

Sosyal medya devi, yapay zeka asistanını geliştirmek amacıyla önemli adımlar atıyor. Şirket, yeni Meta AI haber anlaşmaları sayesinde kullanıcılara çok daha güncel ve doğru uluslararası bilgiler sunmayı hedefliyor.

Disney+’tan TikTok Benzeri Dikey Video Özelliği: Verts

Disney+’tan TikTok Benzeri Dikey Video Özelliği: Verts


Disney+, içerikleri TikTok formatında keşfetmenizi sağlayan dikey video akışı Verts'i tanıttı. Yeni Verts özelliğinin tüm detayları burada.

Meta AI anlaşmaları hangi yayıncıları kapsıyor?

Teknoloji devi, sistemini güçlendirmek için dünyanın önde gelen medya kuruluşlarıyla el sıkıştı. Bu yeni anlaşmalar kapsamında Fransız Le Figaro, İspanyol Prisa ve Alman Süddeutsche Zeitung gazeteleri sisteme dahil oluyor. Ayrıca Birleşik Krallık’ta birçok yayın organını yöneten News Corp da bu önemli iş birliğinin bir parçasını oluşturuyor. Wall Street Journal verilerine göre, News Corp ile yapılan sözleşmenin yıllık 50 milyon dolar değerinde olduğu tahmin ediliyor.

Yapay zeka asistanı kaynaklara bağlantı verecek

Şirket, bu entegrasyonların kullanıcıların bilgiye erişimini büyük ölçüde kolaylaştıracağını belirtiyor. Sistem, haber kaynaklarına doğrudan bağlantılar vererek okuyucuları orijinal makalelere yönlendirecek. Böylece yayıncılar, yapay zeka üzerinden yeni kitlelere ulaşma ve sitelerine organik trafik çekme fırsatı yakalayacak.

WhatsApp’ta Devrim Niteliğinde AI Değişikliği

WhatsApp’ta Devrim Niteliğinde AI Değişikliği


WhatsApp uygulamasının alt menüsüne ChatGPT benzeri özellikler, sesli görüşme ve görsel oluşturma imkanı sunan Meta AI sekmesi ekleniyor.

Geçmişteki sorunlar ve artan rekabet baskısı

Şirketin geçmişte yayıncılarla kurduğu ilişkiler oldukça dalgalı bir seyir izlemişti. Önceki yıllarda canlı video ve hızlı makaleler gibi projeler için büyük bütçeler ayıran platform, sonrasında haber içeriklerini arka plana itmişti. Ancak günümüzde rakiplerinin gerisinde kalmak istemeyen şirket, haber içeriklerine yeniden büyük bir ilgi duyuyor. Çünkü asistan, yakın geçmişte basit siyasi sorulara bile doğru yanıtlar vermekte zorlanıyordu.

Yayıncıların web trafiği endişeleri sürüyor

Bu yeni adımlar sayesinde yapay zekanın karmaşık soruları çok daha iyi yanıtlaması bekleniyor. Buna rağmen, söz konusu iş birliklerinin yayıncılara ne kadar fayda sağlayacağı belirsizliğini koruyor. Şirket orijinal kaynaklara bağlantı vereceğini söylese de, yapay zeka arama araçlarının web trafiği üzerindeki olumsuz etkileri pek çok uzmanı endişelendiriyor.

Peki, Meta’nın yeni haber stratejisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!