Sony firmasının son nesil konsolu PlayStation 5 üzerindeki güvenlik duvarlarını aşma çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan ve Star Wars Racer Revenge oyunu üzerinden gerçekleştirilen save dosyası açığı büyük ses getirmişti. Ancak geliştiricilerden gelen son bilgilere göre bu açık sadece tek bir oyunla sınırlı kalmayabilir. Ortaya çıkan yeni liste kırma işlemi için kullanılabilecek alternatif kapıların olduğunu gösteriyor.
PS5 jailbreak uyumlu oyunlar listesi sızdırıldı
Güvenlik araştırmacısı DesignerLeake tarafından paylaşılan bilgilere göre yakın zamanda keşfedilen açık aslında PS2 dönemi oyunlarındaki bellek taşması hatalarına dayanıyor. Bu da sistemin sadece Star Wars oyunuyla değil benzer altyapıya ve hataya sahip diğer PS2 klasikleriyle de manipüle edilebileceği anlamına geliyor. Özellikle 12.00 sürüm numaralı yazılımı kullanan diskli konsollarda çalışan bu yöntem için potansiyel adaylar arasında dünyaca ünlü yapımlar yer alıyor.
İşte o potansiyel oyunlar
Geliştiricilerin üzerinde durduğu ve geçmişte benzer save dosyası açıklarına sahip olduğu bilinen oyunlar listesi oldukça dikkat çekici. Bu oyunların kayıt dosyalarında yer alan karakter isimleri veya profil verileri üzerinden belleğe sızmak mümkün olabiliyor. Henüz hepsi doğrulanmasa da üzerinde çalışılan liste şu şekilde:
ARC Raiders eşleştirme sistemi oyun tarzınıza göre değişiyor. Artık saldırganlık seviyenize göre rakiplerle karşılaşacaksınız.
Açığın çalışma mantığı nedir
Bu yöntem mast1c0re olarak bilinen ve PS2 oyunlarının save dosyalarındaki açıkları kullanarak imzasız kod yürütülmesine olanak tanıyan bir sisteme dayanıyor. Saldırganlar oyun içindeki kontrol edilmeyen veri girişlerini kullanarak sistem belleğine kendi kodlarını enjekte edebiliyor. Star Wars Racer Revenge bu yöntemin çalıştığı ilk doğrulanmış oyun olsa da listedeki diğer oyunların da geçmişte benzer zayıflıklar gösterdiği biliniyor. Dijital sürüm konsolların bu yöntemden şimdilik faydalanamadığını da belirtmek gerek.
Peki siz konsol kırma işlemleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Güvenlik açıklarının bu kadar eski oyunlardan kaynaklanması sizce de ilginç değil mi? Yorumlarda tartışalım!
Teknoloji dünyasının kalbinin attığı CES 2026 fuarı çip üreticileri için yine gövde gösterisine dönüştü. Mobil işlemci pazarının lideri Qualcomm eylül ayında tanıttığı amiral gemisi X2 Elite modelinin ardından şimdi de daha ulaşılabilir ve verimlilik odaklı yeni modelini duyurdu. Şirket dizüstü bilgisayar pazarındaki iddiasını artırarak Windows ekosistemindeki ARM dönüşümünü hızlandırmayı hedefliyor.
Snapdragon X2 Plus işlemcisi yapay zeka performansıyla fark yaratıyor
Tanıtılan yeni yonga seti özellikle yeni nesil Windows 11 Copilot+ bilgisayarların kalbinde yer alacak. İşlemcinin en dikkat çeken yanı bünyesinde barındırdığı entegre Hexagon NPU birimi oldu. Bu birim yapay zeka işlemlerinde 80 TOPS gibi etkileyici bir performans değeri sunarak rakiplerine gözdağı veriyor. Üçüncü nesil Qualcomm Oryon mimarisi üzerine inşa edilen işlemci kullanıcılara altı veya on çekirdekli olmak üzere iki farklı varyasyonla sunulacak. Elite modelindeki 12 ve 18 çekirdekli yapıya kıyasla daha mütevazı olan bu model fiyat performans dengesini gözetiyor.
Önceki nesle göre ciddi performans artışı
Qualcomm mühendisleri yeni modelde verimliliği artırırken performanstan ödün vermemeye özen göstermiş. Açıklanan verilere göre yeni işlemci tek çekirdek performansında önceki nesle kıyasla yüzde 35 oranında bir artış vadediyor. Çoklu çekirdek tarafında ise altı çekirdekli modelde yüzde 10 on çekirdekli modelde ise yüzde 17 seviyelerinde bir iyileştirme söz konusu. Grafik tarafında ise Adreno GPU birimi önceki jenerasyona göre yüzde 29 daha yüksek performans sunarak oyun ve multimedya deneyimini iyileştiriyor.
Las Vegas'ta CES 2026 etkinliğindeyiz. Elektrikli motosikletler ve otonom robotlar gibi heyecan verici teknolojilerle tanışın.
Windows ekosistemi için yeni bir dönem
Qualcomm bu hamlesiyle sadece üst segment değil orta ve üst segment dizüstü bilgisayarlarda da ARM mimarisinin yaygınlaşmasını amaçlıyor. Özellikle pil ömrü ve yapay zeka yetenekleri konusunda iddialı olan Snapdragon X2 Plus, Intel ve AMD rekabetinde elini güçlendirmiş durumda. Kullanıcılar artık daha ince daha hafif ve daha uzun pil ömrüne sahip cihazlarda yüksek yapay zeka performansına erişebilecek.
Peki siz Windows işletim sistemli bir bilgisayarda Qualcomm işlemci kullanmayı tercih eder misiniz? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz.
Microsoft, uzun yıllardır kullanılan ve internet bağlantısı olmayan kullanıcılar için kritik bir çözüm olan telefonla Windows çevrimdışı aktivasyon yöntemini sessizce sona erdirdi. Bu gelişme, artık Windows işletim sistemini kurmak ve etkinleştirmek için internet bağlantısının zorunlu hale geldiği anlamına geliyor.
Windows Çevrimdışı Aktivasyon Süreci Neden Önemliydi?
Eskiden kullanıcılar, internet bağlantıları olmadığında veya sorun yaşadıklarında Microsoft’un destek hattını arayarak Windows’u etkinleştirebiliyorlardı. Otomatik sistem, kullanıcıya özel bir kurulum kimliği soruyor ve karşılığında bir onay kimliği veriyordu. Bu sayede, internete bağlı olmayan bilgisayarlarda bile lisanslı Windows kullanımı mümkün oluyordu. Ancak, son raporlar bu sistemin artık çalışmadığını ve kullanıcıların bir destek temsilcisine yönlendirildiğini, onların da aktivasyon için internetin şart olduğunu belirttiğini gösteriyor.
İnternet Zorunluluğunun Getireceği Zorluklar
Bu değişikliğin en çok etkileyeceği kesim, kısıtlı internet erişimine sahip olan veya güvenlik nedeniyle tamamen çevrimdışı çalışan sistemler kuran kullanıcılar ve sistem yöneticileri olacak. Özellikle eski donanımlara temiz kurulum yapmak isteyen veya altyapı sorunları yaşayan bölgelerdeki kullanıcılar için bu durum ciddi bir engel teşkil edebilir.
Microsoft’un bu kararı, şirketin bulut ve internet tabanlı hizmetlere olan odağını bir kez daha gözler önüne seriyor. Artık Windows’u etkinleştirmek isteyen herkesin, kurulum sırasında en az bir defa internete bağlanması gerekiyor.
2026 yılı, oyun dünyası için şimdiden heyecan verici görünüyor ve bu heyecanın merkezinde elbette Grand Theft Auto 6 yer alıyor. Ancak 2026 açık dünya oyunları yalnızca Rockstar’ın dev yapımından ibaret olmayacak. Ufukta, en az GTA 6 kadar merak uyandıran ve kendi türlerinde iddialı olan birçok devam oyunu bulunuyor. Bu oyunlar, oyunculara fantastik diyarlardan uzayın derinliklerine uzanan yepyeni maceralar vaat ediyor.
İşte Merakla Beklenen 2026 Yılı Açık Dünya Oyunları
GTA 6’nın gölgesinde kalmaması gereken, 2026’da piyasaya sürülmesi beklenen birbirinden iddialı ve özgün açık dünya devam oyunlarını sizler için derledik. İşte o liste:
Nioh 3: “Açık Alan” Tasarımıyla Geliyor
Listemize bir istisna ile başlıyoruz. Nioh 3, tam anlamıyla bir açık dünya oyunu olmasa da seriyi “açık alan” (open-field) konseptiyle tanıştırarak çok daha geniş ve özgür bir yapı sunacak. Team Ninja tarafından geliştirilen bu zorlu aksiyon RPG’si, önceki oyunların çizgisel yapısını terk ederek oyunculara keşfedilecek birden fazla rota ve daha fazla özgürlük sunmayı hedefliyor. Dikey keşfi mümkün kılan zıplama mekaniği ile Nioh 3, serinin hayranlarına yepyeni bir deneyim yaşatacak.
Streets of Rogue 2: 2D Kaos Geri Dönüyor
İlk oyunuyla büyük beğeni toplayan Streets of Rogue 2, bu kez tamamen açık bir dünya ile karşımıza çıkıyor. Prosedürel olarak oluşturulan devasa bir haritada geçen oyun, GTA serisinin ilk oyunlarını andıran izometrik kamera açısı ve kaosu teşvik eden yapısıyla dikkat çekiyor. Roguelike ve RPG öğelerini birleştiren bu yapımda, kendi gücünüze giden yolu dilediğiniz gibi çizebileceksiniz.
Outward 2: Hayatta Kalma ve Macera Bir Arada
Outward 2, sıradan bir maceracı olarak başladığınız, zorlu ve bir o kadar da güzel bir fantezi dünyasında hayatta kalma mücadelesi verdiğiniz bir RPG. İlk oyunun benzersiz kimliğini koruyan yapım, bu kez daha cilalanmış mekanikler ve geliştirilmiş bir savaş sistemi vaat ediyor. Açlık, yorgunluk ve hava koşulları gibi unsurları dikkate almanız gereken bu oyunda, sadece düşmanlarla değil, doğanın kendisiyle de savaşacaksınız.
Mortal Shell 2: Soulslike Türü Açık Dünyaya Taşınıyor
Indie bir yapım olmasına rağmen Soulslike türüne getirdiği yeniliklerle adından söz ettiren Mortal Shell, ikinci oyunuyla çok daha iddialı geliyor. Mortal Shell 2, seriyi kompakt ama birbirine bağlı bir açık dünyaya taşıyor. Düşmüş savaşçıların kabuklarına bürünerek onların yeteneklerini kullandığınız bu karanlık fantezi dünyasında, zindanlar, mezarlıklar ve ormanlarla dolu tekinsiz bir bölgeyi keşfedeceksiniz.
Breathedge 2: Uzayda Hayatta Kalma Macerası
İlk oyunuyla mizahi tonu ve hayatta kalma mekanikleriyle öne çıkan Breathedge 2, bu kez çok daha büyük bir evren sunuyor. Kendi uzay geminizle yıldızlar arasında seyahat edip farklı ekosistemlere sahip gezegenleri keşfedeceğiniz bu oyunda, kaynak toplama, üretim ve mürettebat yönetimi gibi unsurlar ön planda olacak. Bilim kurgu ve hayatta kalma türünü sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım.
Farklı Dünyalar, Ortak Heyecan
Bu liste, 2026’nın açık dünya oyunları açısından ne kadar zengin ve çeşitli olacağını gösteriyor. Soulslike’dan hayatta kalmaya, 2D izometrik kaostan fantezi maceralarına kadar her türden oyuncuya hitap eden bir yapım bulmak mümkün. GTA 6’nın yarattığı devasa beklenti bir yana, bu oyunlar da kendi başlarına büyük bir heyecan dalgası yaratmayı hak ediyor.
Merhaba arkadaşlar, bugün teknoloji dünyasının kalbinin attığı Las Vegas’tayız. CES 2026 fuarında birbirinden ilginç teknolojileri yerinde inceliyoruz. Bu yıl bizim için ekstra özel çünkü Türkiye’den ilk kez bir jüri üyesi olarak bu muazzam etkinlikte yer alıyor ve buradaki inovatif ürünleri oyluyoruz. İlk dakikalardan itibaren adeta geleceğe ışınlanmış gibi hissediyoruz ve her köşede bizi şaşırtan bir yenilik karşılıyor.
Gezimize günlük hayatı ve mobiliteyi kolaylaştıran ürünlerle başlıyoruz. Standart bir bisikleti dakikalar içinde elektrikli hale getiren aparat sisteminden, 0’dan 100’e sadece 3.5 saniyede çıkan sessiz ama çok güçlü elektrikli motosikletlere kadar ulaşım teknolojileri göz kamaştırıyor. Ayrıca bahçe işlerini tamamen otonom hale getiren, kar küreyen, çim biçen ve yaprak toplayan çok fonksiyonlu Yarbo gibi robotlar da fuarın en çok dikkat çekenleri arasında yer alıyor.
Yapay zeka ve robotik alanındaki gelişmeler ise gerçekten inanılmaz bir noktaya ulaşmış durumda. Engelliler için geliştirilen, LiDAR sensörleri sayesinde kaza yapması imkansız olan ve yapay zeka desteğiyle çalışan yardımcı robotlardan, sesinize ve dokunuşlarınıza tepki veren Miroobee gibi evcil robotlara kadar pek çok ürünü deneyimledik. Sağlık tarafında ise üzerindeki QR kod sayesinde dozajını ve kullanım zamanını yapay zekalı asistan aracılığıyla hatırlatan akıllı ilaç sistemleri ile vücudunuzdaki tüm verileri saniyeler içinde tarayan Withings basküller teknolojinin ulaştığı boyutu kanıtlıyor.
CES 2026’da neler gösterildi?
Ev yaşamına ve eğlenceye dokunan teknolojiler de bu yıl oldukça iddialı. Roborock’un yeni nesil süpürgeleri, Govee’nin piksellerle donatılmış yaratıcı aydınlatma ürünleri ve vücudunuzu tanıyıp size özel masaj programı çıkaran Bodyfriend koltuklar fuarın gözdeleri arasında. Kuşlar için tasarlanan kameralı ve güneş enerjili banyolardan, hem karada hem havada gidebilen hibrit dronelara ve suyun üzerinde hareket edebilen HoverAir Aqua modellerine kadar her detay titizlikle düşünülmüş. İçerik üreticileri için geliştirilen Shure marka yeni nesil mikrofon sistemleri de yine profesyonellerin ilgisini çekecek türden.
ShiftDelete.Net ekibi olarak yaklaşık 20 yıldır bu fuarı yerinde takip ediyor ve teknolojideki bu devasa değişimi sizlere aktarıyoruz. CES 2026 serüvenimizde gördüğümüz tüm bu cihazlar gelecekteki yaşam standartlarımızı belirleyecek nitelikte. Videomuzu beğenerek heyecanımıza ortak olabilir ve bu teknolojik cihazlar arasından en çok hangisinin ilginizi çektiğini yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
NVIDIA, oyuncular için heyecan verici bir duyuru yaptı ve yeni nesil NVIDIA DLSS 4.5 teknolojisi hakkında ilk bilgileri paylaştı. Bu yeni sürüm, özellikle Süper Çözünürlük ve “Dinamik Çoklu Kare Oluşturma” adı verilen yenilikçi bir özellikle oyun performansını ve görüntü kalitesini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.
NVIDIA DLSS 4.5 Teknolojisi Neler Sunuyor?
DLSS 4.5’in kalbinde, görüntü kalitesini artırmaya odaklanan Süper Çözünürlük (Super Resolution) özelliği yatıyor. NVIDIA, bu sürümde “2. nesil transformer” modeline geçiş yaptığını belirtiyor. Daha geniş bir veri setiyle eğitilen bu yeni model, özellikle hareketli sahnelerde daha az gölgelenme (ghosting), daha iyi kenar yumuşatma ve genel olarak daha kararlı bir görüntü sunmayı amaçlıyor.
Bununla birlikte, teknolojinin en dikkat çekici yeniliklerinden biri ise Dinamik Çoklu Kare Oluşturma (Dynamic Multi Frame Generation). Bu özellik, sabit bir çarpanla çalışmak yerine, ayarlara bağlı olarak kare hızını 3 ila 6 kat arasında artırabiliyor. NVIDIA’ya göre bu gelişme, özellikle 240Hz gibi yüksek yenileme hızına sahip monitörlerde çok daha akıcı bir oyun deneyimi sağlayacak. Kullanıcılar, NVIDIA App üzerinden hedef FPS değerini belirleyebilecek ve teknoloji bu hedefe ulaşmak için dinamik olarak kare üretecek.
Hangi Ekran Kartları DLSS 4.5 Destekleyecek?
NVIDIA, DLSS 4.5’in Süper Çözünürlük özelliğinin geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşacağını müjdeledi. Bu özellik, tüm RTX ekran kartları (20, 30, 40 ve 50 serisi) tarafından desteklenecek. Ancak, en büyük yenilik olan Dinamik Çoklu Kare Oluşturma özelliği için durum farklı.
Yapılan açıklamaya göre bu devrimsel teknoloji, yalnızca RTX 50 serisi ekran kartlarına özel olacak ve 2026’nın bahar aylarında kullanıma sunulacak. Bu durum, yeni nesil ekran kartlarını oyuncular için daha da cazip hale getirebilir.
Realtek, CES 2026'da yapay zeka destekli yeni teknolojilerini sergiliyor. Akıllı TV'lerden otomotiv çözümlerine kadar öne çıkan tüm yenilikler haberimizde.
Peki, NVIDIA’nın yeni DLSS 4.5 teknolojisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Elektrikli araç dünyasında ezberleri bozan bir gelişme yaşandı. Teknoloji şirketi Verge Motorcycles, dünyanın ilk katı hal bataryalı motosiklet modelini satışa sunarak bir ilke imza attı. Bu yenilikçi teknoloji, elektrikli motosikletler için en büyük sorunlardan olan menzil ve şarj süresini ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Katı Hal Bataryalı Motosiklet Teknolojisi Neler Sunuyor?
Verge’in Donut Lab iş birliğiyle geliştirdiği katı hal batarya teknolojisi, mevcut lityum-iyon pillere göre çok daha güvenli ve verimli bir yapı sunuyor. Sıvı veya jel yerine katı bir elektrolit kullanan bu piller, sürüş deneyimini kökten değiştiriyor. Bu teknolojinin getirdiği en büyük avantajlar şunlardır:
Ultra Hızlı Şarj: Sadece 10 dakikalık bir şarj ile yaklaşık 300 kilometre (186 mil) ek menzil elde edilebiliyor.
Artırılmış Menzil: Standart model 350 km (217 mil) menzil sunarken, opsiyonel olarak sunulan genişletilmiş menzil paketiyle bu değer tek şarjla 600 kilometreye (370 mil) kadar çıkıyor.
Üst Düzey Güvenlik: Geleneksel pillerin aksine, katı hal bataryalar alev alma riski taşımaz. Bu da onları hem kullanıcılar hem de şarj noktaları için çok daha güvenli kılar.
Uzun Ömür: Bu yeni nesil bataryalar, motosikletin tüm kullanım ömrü boyunca dayanacak şekilde tasarlanmıştır.
Bu yenilikçi batarya paketi, Verge TS Pro modelinin fiyatını etkilemiyor ve bu da onu müşteriler için oldukça uygun maliyetli bir seçenek haline getiriyor.
Otomotiv Sektöründe Bir İlk: Verge Öncülük Ediyor
Katı hal bataryalar son yıllarda otomotiv endüstrisinin gündeminde olsa da, Verge bu teknolojiyi seri üretime taşıyan ilk marka olarak bir adım öne çıkıyor. Şirketin CEO’su Tuomo Lehtimäki, bu gelişmeyi “tüm otomotiv endüstrisini sarsan tarihi bir atılım” olarak nitelendiriyor. Lehtimäki, “Donut Lab ile yürüttüğümüz geliştirme ve test çalışmaları, bu teknolojiyi halihazırda üretimde olan Verge TS Pro modeline entegre edebileceğimiz noktaya ulaştı” dedi.
Verge TS Pro sadece bataryasıyla değil, performansıyla da dikkat çekiyor. Göbeksiz tekerlek içi motoruyla tanınan model, 1000 Nm tork üretiyor ve 0’dan 100 km/s hıza sadece 3.5 saniyede ulaşıyor. Bu teknoloji, yalnızca motosikletler için değil, gelecekte otomobillerden kamyonlara kadar geniş bir alanda kullanılabilecek potansiyele sahip.
Peki, bu yeni katı hal bataryalı motosiklet teknolojisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Samsung Electronics, Wynn Las Vegas Latour Ballroom’da düzenlenen, CES® 2026’ya özel hazırladığı etkinliği The First Look’ta “Hayatınıza Eşlik Eden Yapay Zekâ Dostu” vizyonunu paylaştı. Tanıtımın odak noktasında Samsung’un felsefesini yansıtan yapay zekâ yer aldı. Bu felsefe, Samsung’un Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmalarını, operasyonlarını ve kullanıcı deneyimini birbirine bağlıyor.
“The First Look” etkinliğinin açılışını Samsung CEO’su, Başkan Yardımcısı ve Cihaz Deneyimi İş Birimi Başkanı TM Roh yaptı. Şirketin yapay zekâ liderliğini aktaran TM Roh, geniş, yapay zekâ destekli ve bağlantılı ekosistemi sayesinde Samsung’un kullanıcılara gerçek bir yapay zekâ dostu deneyimini nasıl sunduğunu anlattı. Samsung, günlük yaşamda kullanıcılara gerçek yapay zekâ dostu deneyimler sunabiliyor. Bu yaklaşımla kullanıcılar, teknolojilerin temel hizmetlerinden faydalanmanın ötesine geçip her yerde anlamlı anlar yaşayabiliyor.
Başkan Yardımcısı TM Roh konuşmasında, “Samsung, mobil cihazlar, görsel ekranlar, ev aletleri ve hizmetler arasında birleşmiş ve kişisel deneyimler oluşturuyor. Samsung olarak, bağlantılı global ekosistemimizle ve yapay zekâ entegre ettiğimiz tüm kategorilerle, anlamlı günlük yapay zekâ deneyimleri sunmaya önem veriyoruz.” dedi.
Eğlenceye eşlik eden yapay zeka dostu izleme deneyimini ileri taşıyor
Samsung Electronics Başkanı ve Görsel Ekran İş Birimi Başkanı SW Yong ile Samsung Electronics America Görsel Ekran İş Birimi Pazarlama ve Ortaklıklar Direktörü Sukhmani Mohta, sahneye çıkarak Samsung ekranlarının, eğlenceye eşlik eden yapay zekâ dostu bir deneyim sunmak için üstün donanımı ve görsel zekâyı nasıl bir araya getirdiğini anlattı. TV sektöründe 19 yıldır liderkonumda olmanın getirdiği deneyimle Samsung, kullanıcıların TV’leriyle tamamen yeni bir yöntemle etkileşim kurması için bir yapay zekâ TV serisi geliştirdi.
Serinin merkezinde, boyut ve görüntü kalitesinde devasa bir sıçrama niteliğindeki 130 inç Micro RGB yer alıyor. Samsung TV’lerde şimdiye kadarki en geniş ve en detaylı spektrumu sunarak renklerde yeni bir çağ başlatan130 inç Micro RGB, Timeless Frame tasarımıyla kullanıcının daha iyi odaklanmasını sağlıyor ve görüntülerin zarif bir şekilde ve sadelikle ön plana çıkmasını sağlıyor. Mikro boyutlu RGB ışık kaynağı, sıra dışı bir görüntü kalitesi sunuyor. Her bir mikroskobik kırmızı, yeşil ve mavi diyot, birbirinden bağımsız olarak yanarak en saf ve en doğal renkleri üretiyor. RGB renklerinin hassas kontrolünü sağlayan Micro RGB AI Engine Pro, her sahnede etkileyici canlılıkta görüntü kalitesi oluşturuyor.
Sıra dışı izleme deneyimini bir sonraki adıma taşıyan Vision AI Companion (VAC), yapay zekâ teknolojilerini kullanarak eğlenceye eşlik eden yapay zekâ dostu olarak çalışıyor ve evin her yerinde kullanıcıların izleme ve yemek yeme deneyimlerine eşlik ediyor. Bu teknoloji sayesinde ne izleyecekleri, ne yiyecekleri ve hangi müziği dinleyecekleri konusunda rehberlik alabilen kullanıcılar, yalnızca izleme deneyiminin çok daha ötesine geçerek bütüncül bir TV deneyimi yaşayabiliyor.
Samsung ayrıca izleme deneyimini kişiselleştirmek için sezgisel modlar da sunuyor. AI Soccer Mode Pro, futbol severler için yapay zekâ destekli görüntü ve ses ayarlamaları yaparak kullanıcıların kendini adeta stadyumda hissetmesini sağlıyor ve heyecanlı bir maç deneyimi yaşatıyor. AI Sound Controller Pro ise kalabalıkların, yorumların veya arka plan müziğinin sesinin açılıp kısılmasına imkan tanıyarak TV programlarında ve filmlerde kişiselleştirilmiş dinleme deneyimleri sunuyor. Micro LED, Micro RGB,OLED, Neo QLED, Mini LED ve UHD TV dahil VAC teknolojisiyle donatılan tüm TV’ler, kullanıcıların sözlü ifade ettiği istekleri bağlamsal olarak yerine getiriyor.
VAC teknolojisi, farklı program türlerinde genel yaşam tarzı deneyimini de geliştiriyor. Örneğin kullanıcılar, televizyonda gördükleri yemeklerin tarifini sorup kolayca bulabiliyor ve en güncel bilgilerle zindelik ve fitness hedeflerine uygun öneriler alabiliyor. Çoklu cihaz işlevselliği de sunan VAC, önerilen tarifleri, yeni tanıtılan The Movingstyle gibi diğer cihazlara doğrudan gönderebiliyor. Ev ve mutfak aletleri arasında kolayca hareket edebilecek şekilde tasarlanan The Movingstyle, tam bir ekosistem entegrasyonu sağlayarak çoklu cihaz deneyimi sunuyor.
Samsung, 11 yıldır üst üste soundbar pazarında dünya lideri konumunu sürdürüyor. Bu yıl, entegre ekosistemini daha da genişletmek için şirket, iki yeni Wi-Fi hoparlör, Music Studio 5 ve Music Studio 7’yi piyasaya sürüyor. Daha geniş ses sistemi kombinasyonlarını destekleyen bu modeller, görsel-işitsel kaliteyi artırırken her türlü mekanın estetiğini üst seviyelere taşıyor. Her model, ünlü tasarımcı Erwan Bouroullec’in müzik ve sanatın evrensel sembolünden ilham alan ve Samsung’un tasarım dilini sürdüren zamansız nokta tasarım konseptini paylaşıyor.
Samsung ayrıca, kullanıcıların evleriyle ve estetik anlayışlarıyla pürüzsüz uyum sağlayan bir dizi yeni ürün de tanıttı. Ultra ince yeni OLED S95H, sanat galerilerinin zarafetini yansıtan zarif bir çerçeveye sahip. VAC teknolojisiyle çalışan Samsung’un yeni taşınabilir projektörü The Freestyle+, duvarlar ve tavanların yanı sıra köşeler ve perdeler gibi düz olmayan yüzeylerde de kullanıcıların içerikleri görüntülemesine imkan tanıyor.
2026 TV serisi, HDR10+ ADVANCED’i destekleyerek gelişmiş parlaklık, içerik türüne göre optimizasyon, akıllı hareket yumuşatma, gelişmiş yerel ton eşleştirme ve iyileştirilmiş oyun deneyimi sunuyor.
Büyük OTT sağlayıcıları arasında HDR10+ özelliğinin yaygınlaşmasıyla birlikte Samsung, 2026 TV serisiyle HDR10+ ADVANCED teknolojisini ilk kez pazara sunacak. Samsung ayrıca, 2026 model tüm TV’lerde yeni uzamsal ses sistemi Eclipsa Audio’yu da tanıtıyor.
Samsung ayrıca, çözünürlük, yenileme hızı ve sürükleyici görsel performansın sınırlarını zorlayan beş yeni modelle birlikte şimdiye kadarki en gelişmiş Odyssey oyun monitörü serisini tanıttı. Samsung’un ilk 6K 3D Odyssey G9 modelinin öne çıktığı 2026 serisi, yeni nesil Odyssey G6 ve üç yeni Odyssey G8 modelinin dahil olduğu ürünlerle, oyuncuları ve içerik üreticilerini Samsung’un ilk kez sunduğu ekran teknolojileriyle tanıştırıyor.
Tüm bu ekran inovasyonlarının kalbine, şimdiye kadarki en güçlü Tizen OS yer alıyor. Kullanıcılar artık 7 yıl boyunca Tizen OS güncellemelerinin keyfini çıkarabilecek ve evlerine girdikten uzun süre sonra bile televiyonlarının gelişmeye devam etmesini sağlayabilecek.
Eve eşlik eden yapay zeka dostu bağlantılı akıllı ev aletleri, günlük yaşama rehberlik ediyor
Samsung Electronics Başkan Yardımcısı ve Dijital Ev Aletleri İş Birimi Başkanı Cheolgi Kim ile Samsung Electronics America Dijital Ev Aletleri Entegre Pazarlama Başkanı Elizabeth Anderson, yaptıkları sunumda,
Samsung’un vizyonunun ev aletleri sunmanın ötesine geçip günlük işlerin yükünü hafifletmek için çalışan ve eve eşlik eden yapay zekâ dostuna nasıl dönüştüğünü özetledi. Cheolgi Kim ayrıca, SmartThings‘in Aralık 2025 itibarıyla 430 milyondan fazla kullanıcıya hizmet verdiğini, bunun Samsung’u n başarısına dikkat çektiğini ve şirkete derin içgörüler sağladığını belirtti.
Bu içgörüler, Family Hub ile hayat buluyor. Evin merkezinde yer alan yapay zekâ özellikli buzdolabı, şimdi, Google Gemini ile geliştirilen AI Vision güncellemesiyle, yapay zekâyla şekillenecek gelecekte günlük yaşamı yeniden tanımlıyor. Bu güncellemeyle gıdaları tanıma konusunda mevcut sınırlamaları ortadan kaldıran AI Vision, buzdolabına konanları ve çıkarılanları akıcı bir şekilde takip ediyor, yemek planlamayı ve gıda yönetimini her zamankinden daha kolay hale getiriyor. Family Hub, şu ana kadar toplam 10 CES İnovasyon Ödülü kazandı ve Samsung’un yapay zekâ özellikli buzdolapları son üç yıldır bu ödülün sahibi oldu.
Yeni “Bugün yemekte ne var?” adlı özellik sayesindeSamsung’un seçili buzdolapları, dolapta bulunanlara göre yemek tarifi önerileri veya rastgele öneriler sunuyor ve ne hazırlanacağına karar vermenin yarattığı stresi azaltıyor. Tarifler, SmartThings Food’da gösteriliyor ve kullanıcılar, hemen başlayabilmek için adım adım destek alabiliyor. Seçilen tarif, bağlantılı pişirme cihazlarına da gönderilebiliyor ve adımlar akıcı bir şekilde başlatılabiliyor. Video to Recipe özelliği ise kullanıcılara yemek hazırlamakla ilgili video önerileri sunarak ve bu videoları takip etmesi kolay adımlara dönüştürerek daha da fazla kolaylık sağlıyor. Bu sayede kullanıcılar, yemeklerini hazırlarken videoyu duraklatmadan veya geri sarmadan takip edebiliyor.
Samsung ayrıca, en çok kullanılan malzemeleri, tarif önerilerini ve yeniden stoklanması gereken ürünleri içeren, kullanıcıların beslenme alışkanlıklarını özetleyen yeni bir haftalık rapor sunan FoodNote özelliğini de tanıttı. Now Brief, Family Hub ekranında daha fazla widget içeriyor ve Voice ID aile üyelerini ayırt ederek her birine uygun içerik sunabiliyor. Sonuç olarak, bu özellikler bir araya gelerek hafta boyunca çeşitli yararlı bilgiler ve içgörüler sağlanıyor.
Çamaşır makinesi kategorisinde, Bespoke AI Kurutmalı Çamaşır Makinesi, çamaşırları kurutma için başka bir yere aktarma ihtiyacını ortadan kaldırarak evlerdeki büyük bir soruna çözüm getiriyor. Bu yılın modeli, daha hızlı Super Speed programı ve gelişmiş kurutma performansı gibi özelliklerle donatıldı. Ayrıca, giysilerle ilgili başka bir yaygın sorunu çözmek için geliştirilen Samsung’un yeni Bespoke AI AirDresser ürünü, gömlekleri düzeltmek için güçlü hava veren ve buhar püskürten Auto Wrinkle Care özelliğine sahip. Kullanıcıların tek yapması gereken gömleklerini asıp beklemek. Böylece yoğun sabahların yükü azalıyor.
Qualcomm Dragonwing™ işlemci ile çalışan Bespoke AI Jet Bot Steam Ultra, evlerdeki kahve, meyve suyu ve hatta su gibi şeffaf sıvıları tanıyabilen Aktif Stereo 3D Sensör özelliğine sahip. Robot süpürgenin navigasyonuna yardımcı olan kamerası, kullanıcılar evden uzaktayken bir izleme cihazı görevi de görüyor, evcil hayvanlar ve olası şüpheli durumlar hakkında bilgi veriyor. Ayrıca, daha akıllı hale gelen Bixby ile kullanıcılar, sohbet şeklinde iletişim kurdukları robot süpürgelerine komutlar vererek görevleri kolaylıkla yerine getirebiliyor. Kapsayıcı ve yapay zekâ destekli bir deneyimin temelini oluşturan güçlü bağlantı ve entegrasyon sayesinde, Samsung’un Bespoke AI cihazları CES İnovasyon Ödülü aldı.
Yeniliklerin sunduğu faydalarla ilgili olarak, akıllı ev deneyiminde gerçek ve anlamlı tasarrufları mümkün kılmak için Hartford Steam Boiler (HSB) ile türünün ilk örneği olarak gerçekleştirilen iş birliği de yer alıyor. HSB Başkanı ve CEO’su Greg M. Barats, sunuma katılarak bu iş birliği hakkında bilgiler verdi ve SmartThings’e bağlı akıllı cihazların sigorta primlerini düşürmedeki potansiyel avantajlarını açıkladı. Kullanıcıları daha fazla koruyan ve maliyetleri düşüren bu avantajlar, yapay zekâ çağının en faydalı yanı olarak ele alındı. 2025 yılında ABD’de başarıyla gerçekleştirilen pilot uygulamanın ardından, bu iş birliği ABD’de daha fazla eyalete ve dünyanın diğer bölgelerde önde gelen konut sigortası şirketlerine genişliyor.
Kişisel bakımınıza eşlik eden yapay zeka dostu ile reaktif bakımdan proaktif bakıma geçiliyor
Etkinlikte son olarak, Samsung Research America Başkan Yardımcısı ve Dijital Sağlık Başkanı Praveen Raja, Samsung’un entegre cihaz ekosistemiyle mümkün hale gelen akıllı bakım konusunda Samsung’un uzun vadeli vizyonunu aktardı ve bakımın reaktif bir ihtiyaçtan çıkıp proaktif bir fırsata nasıl dönüştüğünü anlattı. Yapay zekâ sayesinde, telefonlar, ev aletleri, giyilebilir cihazlar ve diğer bağlantılı cihazlar, kullanıcıların potansiyel zindelik sorunları ortaya çıkmadan önlenmesine yardımcı olacak.
Örneğin Samsung, kişiselleştirilmiş sağlık koçluğu sunmayı hedefliyor. Bu koçluk, önemli kronik hastalıkların riskini azaltmaya yardımcı olacak etkili egzersiz ve uyku koçluğu sunmanın yanı sıra bağlantılı buzdolaplarında bulunan malzemelere göre uygun tarifler öneriyor. Ayrıca, herhangi bir anormal belirti veya alışkanlık tespit edildiğinde, kullanıcıları uyaran bu hizmet, zindeliğe dayalı ölçümlerinin Xealth platformu aracılığıyla sağlayıcılarla paylaşılmasını ve sanal profesyonel muayenelerin kolaylaştırılmasını sağlıyor.
Önleyici sağlığın öneminin farkındalığıyla ve giyilebilir cihazların uzun vadeli bilişsel değişikliklerin göstergesi olabilecek, hareket, konuşma ve etkileşimlerdeki ince değişiklikleri kaydedebilmesinden yola çıkarak Samsung, araştırmaya alanındaki iş ortaklıklarının desteğiyle devam ediyor.
Hiper kişiselleştirilmiş bu ekosistemin temelini oluşturarak Samsung Knox ve Knox Matrix, kullanıcı verilerini her aşamada koruyor. Yapay zekâ sürekli gelişirken, Knox ve Knox Matrix da aynı şekilde gelişmeye devam ediyor. Samsung’un güvenlik sistemleri, süregelen değişime rağmen güvenliği sağlamak, yapay zekâ özelliklerinin eğitim süreçlerinde verileri korumak ve Red Team analizi yoluyla modelleri onaylamak için gelişerek yapay zekâya dayalı riskleri sürekli olarak tespit ediyor.
Samsung, görüntü teknolojilerindeki rekabeti bir üst seviyeye taşıyarak Dolby Vision 2’ye doğrudan rakip olan yeni formatı Samsung HDR10+ Advanced‘i duyurdu. Bu yeni teknoloji, yapay zeka destekli optimizasyonlar, daha canlı renkler ve gelişmiş ton haritalama özellikleriyle televizyon izleme deneyimini kökten değiştirmeyi vadediyor.
Samsung HDR10+ Advanced Neler Sunuyor?
Mevcut HDR10+ Adaptive teknolojisinin bir iyileştirmesi olan Samsung HDR10+ Advanced, özellikle parlaklık ve renk doğruluğu konusunda önemli yenilikler getiriyor. Bu yeni format sayesinde içerik üreticileri, filmleri ve dizileri 10.000 nit’e varan parlaklıkta hazırlayabilecek. Bu, ekranlardaki en parlak ve en karanlık sahneler arasında çok daha belirgin bir kontrast anlamına geliyor.
Ayrıca, teknolojinin öne çıkan diğer özellikleri şunlardır:
Geniş Renk Desteği: 10-bit’ten 16-bit’e kadar renk derinliğini destekleyerek daha doğru ve zengin renk geçişleri sağlar.
Gelişmiş Yerel Ton Haritalama: Film yapımcılarına aynı kare içindeki farklı alanların parlaklığı üzerinde daha fazla kontrol imkanı tanır.
İçerik Türüne Göre Optimizasyon: Televizyonun, izlenen içeriğin türüne (film, spor, oyun vb.) göre görüntü ayarlarını otomatik olarak optimize etmesini sağlar.
Akıcılığı Artıran Metadata: Yeni metadata yapısı, uyumlu TV’lerin hareketli sahnelerdeki titremeyi (judder) azaltmasına ve daha akıcı bir görüntü sunmasına yardımcı olur.
Bulut Oyun Deneyimi de Gelişiyor
HDR10+ Advanced, bulut tabanlı oyun servisleri için de destek sunuyor. Bu özellik, TV’deki ortam ışığı sensöründen gelen verileri kullanarak oyunların parlaklığını gerçek zamanlı olarak ayarlıyor ve her koşulda en ideal oyun deneyimini sunuyor. Hangi oyun platformlarının bu teknolojiyi destekleyeceği ise merakla bekleniyor.
HDR10+ Advanced Destekli İlk Samsung TV’ler
Samsung, CES 2026 fuarında bu yeni teknolojiye sahip ilk televizyon modellerini de tanıttı. HDR10+ Advanced sertifikasına sahip ilk TV’ler arasında Samsung’un yeni üst düzey Micro RGB, Neo QLED, OLED ve The Frame serisi modelleri yer alıyor. İşte o modellerden bazıları:
Neo QLED TV’ler: QN80H, QN990H
Micro RGB TV’ler: R90H, R95H
OLED TV’ler: S85H, S90H, S95H
Lifestyle TV’ler: The Frame 2026 (LS03H), The Frame Pro 2026 (LS03HW)
Bu gelişme, hem içerik üreticilerinin hem de izleyicilerin en zorlu beklentilerini bile karşılayacak üst düzey bir video deneyiminin kapılarını aralıyor. Teknoloji meraklıları, bu yeni standardın yaygınlaşmasını heyecanla bekliyor.
Geçtiğimiz yılın sonlarında çıkış yaparak oyun dünyasında fırtınalar estiren ARC Raiders başarısını sürdürmeye devam ediyor. Battlefield 6 gibi dev rakiplerin oyuncu kaybettiği bir dönemde kitlesini korumayı başaran yapım şimdi de çok konuşulacak bir teknolojik hamleyle gündemde. Geliştirici ekip Embark Studios oyunun eşleştirme algoritmasına oyuncuların davranışlarını analiz eden yepyeni bir katman eklediğini resmen duyurdu.
ARC Raiders eşleştirme sistemi artık oyun tarzına bakıyor
Embark Studios CEO’su Patrick Söderlund verdiği röportajda sistemin detaylarını ilk kez paylaştı. Yapılan açıklamaya göre oyun artık sadece yetenek seviyesine veya grup büyüklüğüne bakmıyor. Yeni sistem oyuncuların PvP yani oyuncuya karşı oyuncu savaşlarına mı yoksa PvE yani yapay zekaya karşı mücadeleye mi daha yatkın olduğunu analiz ediyor. Eğer çatışmadan kaçınan ve görev odaklı oynayan biriyseniz sistem sizi benzer düşüncedeki barışçıl oyuncularla eşleştirmeye çalışıyor.
Saldırgan oyuncular birbirini bulacak
Bu yeni mekanizma sayesinde sürekli çatışma arayan ve diğer oyunculara saldıran kişiler de kendileri gibi agresif oyuncularla aynı lobilere düşecek. Söderlund bunun kesin bir bilim olmadığını ve her zaman yüzde yüz çalışmayabileceğini belirtse de amacın her iki tarafı da mutlu etmek olduğunu vurguluyor. Böylece hayatta kalma odaklı oynayanların deneyimi zehir olmaktan çıkarken aksiyon arayanlar da dişine göre rakipler bulabilecek.
2025 Steam Ödülleri kazananları açıklandı! Hollow Knight Silksong yılın oyunu seçilirken, törene bağımsız yapımlar damga vurdu.
Rakiplerine fark atıyor
Black Ops 7 gibi oyunların yetenek bazlı eşleştirmeyi kaldırdığı Battlefield 6 yapımının ise oyuncu kaybı yaşadığı şu günlerde ARC Raiders bu hamlesiyle öne çıkıyor. İstatistiklere göre oyun çıkışından bu yana oyuncu kitlesinin yüzde 91 gibi inanılmaz bir oranını korumayı başardı. Canlı servis oyunlarında görmeye alışık olmadığımız bu başarı yeni eşleştirme sisteminin de katkısıyla uzun soluklu olacak gibi görünüyor.
Peki siz oyunlarda bu tarz davranış odaklı eşleştirme sistemlerini adil buluyor musunuz? Yorumlarda görüşlerinizi bekliyoruz.
Teknoloji devi Samsung, CES 2026 etkinliğinde depolama dünyasında çığır açan yeni ürünü Samsung Portable SSD P9 modelini tanıttı. USB4 teknolojisini destekleyen bu harici SSD, tam 8 TB‘lık devasa kapasitesi ve inanılmaz transfer hızlarıyla profesyonellerin yeni gözdesi olmaya aday.
Samsung Portable SSD P9 Teknik Özellikleri Neler?
Portable SSD P9 adıyla tanıtılan bu yeni nesil depolama çözümü, sunduğu özelliklerle dikkat çekiyor. Cihaz, saniyede 4.000 MB/s gibi etkileyici transfer hızlarına ulaşabiliyor. Samsung’un açıklamasına göre bu hız, önceki nesil modellere kıyasla okuma verimliliğinde %333, yazma verimliliğinde ise %405 oranında devasa bir artış anlamına geliyor.
Bu yüksek kapasite ve hız, özellikle içerik üreticileri ve büyük dosyalarla çalışan profesyoneller için büyük kolaylık sağlıyor. 8 TB’lık depolama alanına yaklaşık 3.720 adet HD video veya 2 milyondan fazla yüksek çözünürlüklü fotoğraf sığdırılabiliyor. Bununla birlikte P9, 12K çözünürlüğe kadar gerçek zamanlı video düzenleme işlemlerini destekleyerek iş akışlarını önemli ölçüde hızlandırıyor. Geniş uyumluluğu sayesinde hemen her platformda sorunsuzca kullanılabiliyor.
Fiyatı ve Çıkış Tarihi Henüz Belirsiz
Samsung, bu heyecan verici ürünün tüm teknik detaylarını paylaşsa da henüz en çok merak edilen konulara açıklık getirmedi. Portable SSD P9’un piyasaya çıkış tarihi, fiyatı ve 8 TB dışında başka depolama seçenekleri sunulup sunulmayacağı şu an için belirsizliğini koruyor. Teknoloji dünyası, Samsung’dan gelecek resmi duyuruyu bekliyor.
Peki, Samsung’un yeni 8 TB harici SSD’si hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinden SanDisk, CES 2026 fuarında yaptığı duyuruyla depolama çözümlerinde yeni bir sayfa açtığını ilan etti. Şirket, oyuncular ve profesyoneller arasında oldukça popüler olan WD_BLACK™ ve WD Blue® NVMe™ SSD serilerini tek bir çatı altında toplayarak yeni SANDISK Optimus SSD markasını tanıttı. Bu stratejik hamle, ürün gamını sadeleştirerek kullanıcılara daha net bir yol haritası sunmayı amaçlıyor.
SANDISK Optimus SSD Serisi Neler Sunuyor?
SanDisk tarafından yapılan açıklamaya göre, bu yeniden markalaşma kararı, şirketin flash bellek alanındaki köklü mirasını ve mühendislik gücünü tek bir isim altında birleştirme hedefinin bir yansıması. WD markaları altında sunulan yüksek performans ve güvenilirlik, artık SANDISK Optimus™ kimliğiyle devam edecek. Böylece kullanıcılar, ihtiyaçlarına en uygun ürünü çok daha kolay bir şekilde seçebilecekler.
Yeni ürün ailesi, farklı kullanıcı profillerine hitap etmek üzere üç ana seriye ayrılıyor. Bu segmentasyon, performansa göre daha sezgisel bir seçim yapma olanağı tanıyor. İşte yeni seriler:
SANDISK Optimus™: Eski WD Blue® serisinin yerini alan bu seri, içerik üreticileri için tasarlandı. Hız ve uygun fiyat arasında ideal bir denge kurarak daha akıcı bir çalışma deneyimi vadediyor.
SANDISK Optimus™ GX: Oyunculara odaklanan bu seri, eski WD_BLACK™ markasının mirasını devralıyor. Işık hızında yükleme süreleri, geniş kapasite ve yüksek enerji verimliliği arayan oyuncular için geliştirildi.
SANDISK Optimus™ GX PRO: Ailenin amiral gemisi olan bu seri, performansta zirveyi temsil ediyor. Yapay zeka destekli bilgisayarlar veya yüksek performanslı iş istasyonları kuran geliştiriciler, profesyoneller ve en üst düzey performansı arayan oyuncular hedefleniyor.
Yeni Tasarım ve Piyasaya Çıkış Tarihi
SANDISK Optimus™ serisi, sadece isim olarak değil, aynı zamanda yeni ve modern bir ambalaj tasarımıyla da geliyor. Bu yeni görünüm, markanın cesur ve yenilikçi kimliğini yansıtıyor. Ürünlerin kalitesi ve güvenilirliği ise SanDisk’in yıllara dayanan tecrübesiyle güvence altına alınıyor.
Teknoloji meraklılarının heyecanla beklediği SANDISK Optimus™ markalı yeni SSD’lerin, 2026 yılının ilk yarısında dünya genelindeki belirli perakendecilerde satışa sunulması planlanıyor.
Peki, SanDisk’in bu yeni marka stratejisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!