Hatırlarsanız geçtiğimiz yıllarda Steam, Bitcoin ile ödeme kabul ediyordu. Bir oyunu sepete ekleyip satın alma aşamasına gelmenizin ardından Bitcoin ile ödeme yapabiliyordunuz. Size verilen adrese, istenen tutarı yatırmanızla gerçekleşen işlem, platformdan aniden kaldırılmıştı. Bitcoin ile ödeme yapmak şu sıralar trend iken Steam’den bu ödeme seçeneğinin neden kaldırıldığı açıklandı.
Yakın zamanda PC Game Pass adını alarak reform geçiren oyun kütüphanesi, Steam ile bir ortaklığa imza atabilir.
Bitcoin, Steam için bir kabustu
Bir dönem Bitcoin ile ödeme yapmaya izin verenlerin öncüsü olan Steam’de Aralık 2017’den beri bu seçenek yok. PC Gamer editörlerinin sorusu üzerine Valve’ın başı Gaben Newell, bilinmezliğe bir açıklık getirdi. Açıklamasına göre Bitcoin seçeneğiyle yapılan işlemlerin yüzde 50’si sahteydi. Bu oran, sahte ödemeler için akıl almaz bir oran olduğundan kimse bu ödeme yönteminden hoşnut değildi.
İkincisi, Bitcoin’deki dalgalanmalar büyük bir sorundu. Eğer Bitcoin’i geçen yıllarda keşfedenlerdenseniz bir anda 18 bin dolardan nasıl 3 bin dolara kadar düştüğünü hatırlıyor olabilirsiniz. Şu anda büyük kuruluşlar ve hatta ülkeler tarafından Bitcoin destekleniyor olsa da, Steam’in BTC kullandığı dönemde bunlar yoktu.
Yani Bitcoin ile ödeme yapılması hem bir finansal zarardı, hem de güvenilirliği yoktu. Zaten Gaben’dan geleceğe yönelik bir açıklama da gelmedi. Muhtemelen önümüzdeki yıllarda da Steam’in Bitcoin desteklediğini görmeyeceğiz.
Steam ve Bitcoin
Bir ihtimal daha var, Tether gibi bazı kripto para birimlerinin fiyatı 1 dolar olarak sabittir. Üçkağıtçılık peşinde olmayan, sadece kripto para cüzdanındaki parayla oyun almak isteyenler için Tether gibi kripto paralarla ödemeye izin verilebilir. Bunun olmasıyla ilgili bir açıklama gelmese de bizim tahminimiz ve Valve’a önerimiz bu.
Teknoloji alanındaki gelişmeler, çeşitli sektörleri etkilemeye devam ediyor. Söz konusu sektörlerin başında gelen elektrikli otomobiller, her geçen gün biraz daha yaygınlaşıyor. Her ne kadar ülkemizde yüksek vergiler ve yetersiz altyapı nedeniyle yaşanan bazı aksaklıklar olsa da elektrik devrimi giderek yaygınlaşıyor.
Bunun son örneklerinden biri ise ülkemizde Ulu Motor ile iş birliği yapan elektrikli SUV üreticisi SKYWELL oldu. Ülkemizde beklenenden daha yoğun ilgi gören araç, sadece dört ay içerisinde yüzlerce sipariş alarak, beklentilerin üzerinde performans sergilemeyi başardı.
Huawei, Tesla'ya rakip olmak için yeni adımlar atıyor. Şirket, yeni bir elektrikli araç sistemi için patent aldığını duyurdu.
Elektrikli SUV SKYWELL ET5, dört ayda 270 adetten fazla sipariş aldı
Sunduğu 8 yıl ya da 150 bin km batarya garantisi, müşterilerinin ayağına gidecek servis ve mobil uygulama entegrasyonu ile adından söz ettiren, batarya teknolojisi, yüksek menzili ve Türkiye’de NFT olarak satılan ilk otomobil olması gibi yenilikleri bir arada toplayan SKYWELLET5, tanıtıldığı günden bu yana büyük talep görüyor.
Şubat ayı sonu itibariyle ilk müşteri teslimatlarına başladıklarını vurgulayan SKYWELL Türkiye CEO’su Mahmut Ulubaş, “Türkiye’nin ilk D segmenti yüzde 100 elektrikli SUV’u olan modelimize farklı kesimlerden çok büyük bir ilgi var. Tanıtımını gerçekleştirdiğimiz ilk günden bu yana 4 ay gibi kısa bir sürede 270 adetlik sipariş aldık.
Ankara, İzmir, İstanbul ve Kayseri gibi büyük şehirlerde SKYWELL showroom’larımızı devreye aldık. Bu noktalarda, sıradan bir otomobil showroom’undan çok daha farklı, üst düzey bir deneyimi müşterilerimize sunarken, hem test sürüşlerimize hem de teslimata başladık. Ulu Motor güvencesiyle teslimatlarına başladığımız araçlarımız ile Türkiye otomotiv pazarına ilkleri soktuk” şeklinde konuştu.
Otomotiv, bilişim, inşaat, gayrimenkul ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren Ulubaşlar Grubu’nun otomotiv şirketi Ulu Motor, Türkiye pazarında ilkleri sunan elektrikli araç markası SKYWELL’in ilk teslimatlarına başladı. Kasım 2021’de tanıtımı gerçekleştirilen ve çekici tasarımı, yüzde 100 elektrikli motoru ve üstün teknolojilerinin yanı sıra Türkiye’de sunduğu ilklerle adından söz ettiren SKYWELL ET5 modeli tanıtımından bu yana gördüğü ilgiyle de kendisini kanıtladı.
Yalnızca distribütör değil teknoloji ortağı olduk
Bütün bu ilklerin yanı sıra Ulu Motor olarak SKYWELL’in sadece bir distribütörü değil, aynı zamanda Ar-Ge süreçlerinde de birlikte çalışan bir iş ortağı da olduklarını vurgulayan Mahmut Ulubaş, “Bu kapsamda yazılım geliştirme tarafını burada sağlıyor ve teknolojimizi de ihraç ediyoruz.
Pek çok farklı global markayla yakın temasta olduğumuz halde, birlikte çalışarak yazılım geliştirdiğimiz ve bundan 10 yıl sonrasını hedefleyebileceğimiz bir vizyonla birlikte SKYWELL ile el sıkıştık” şeklinde konuştu.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Türkiye’deki elektrikli araç satışları sizce ne zaman içten yanmalı geleneksel motorları geçecek? Görüşlerinizi yorumlar kısmında ya da SDN Forum‘da bizimle paylaşabilirsiniz.
Son dönemde birçok aracının tasarımını baştan aşağı yenileyerek, otomobil üreticileri için sıkı bir rakip haline gelen Peugeot’un yoğun ilgi gören araçlarından birisi de, Yeni 308. 5 kapılı hatchback ve station wagon olmak üzere iki farklı gövde tipiyle üretilen Yeni Peugeot 308, “Avrupa’da Yılın Otomobili” ödüllerinde finale kalan 7 modelden biri olmayı başardı.
Bunun yanı sıra “Kadınlar Dünyasında Yılın Otomobili” jürisi tarafından “Yılın En İyi Şehirli Otomobili” seçilmesinin ardından 2022 Trophées de L’Argus’da “Şehirli ve Kompakt Otomobil” kategorisinde zorlu rakipleri geride bırakarak zafere ulaştı.
Yeni PEUGEOT 308 SW görücü karşısına çıktı. Station Wagon segmentine hitap eden yeni araç, tüm özellikleri ile tanıtıldı.
Yeni Peugeot 308: En iyi şehirli ve kompakt otomobil ödülü aldı!
Benzinli (110 ve 130 hp) veya dizel (130 hp) motorlar dışında şarj edilebilir hibrit (180 ve 225 hp) seçeneklerle kullanıcılara sunulan aracın, tamamen elektrikli bir versiyonu önümüzdeki sene ürün gamına dahil edilecek. Dış tasarımının yanı sıra iç mekanı da oldukça dikkat çeken araç, yeni nesil dijital arayüzler ve kompakt direksiyon simidi ile rakipleri karşısında dikkat çekiyor.
Trophées de L’Argus, 18 gazeteci, değerleme uzmanı ve teknik referans uzmanından oluşan bir jüri tarafından veriliyor. Araçlar; satın alma ve kullanım bütçesi, ikinci el değeri, tüketim, yenilikler ve kullanıcı faydası (kalite, konfor, sürüş keyfi ve tasarım) kriterlerine göre değerlendiriliyor.
Ödülü değerlendiren PEUGEOT Genel Müdürü Linda Jackson şu ifadeleri kullandı;
“Yeni Peugeot 308’in Argus Ödülü’nü almış olması bizler için büyük bir gurur. Otomobilleri nasıl değerlendireceğini bilen uzman gazetecilerin verdiği çok önemli bir ödülün sahibi olduk. 308’in baştan çıkarma gücü hiçbir şekilde şüpheye yer vermiyor.
Bu ödül aynı zamanda modelin pazara yön veren teknolojik özelliklere ve niteliklere sahip olduğunu teyit ediyor. Otomobil severler de bu konuda hemfikir. Bunun yanında yeni 308’imiz Ocak 2022’den itibaren Fransa pazarında C segmentinin lideri konumunda” şeklinde konuştu.
Hızla gelişmeye devam eden otomobil endüstrisinde, son dönemin parlayan markalarından DS yeni modeller duyurmaya devam ediyor. Fransa’ya giderek DS 9 E Tense modelini yerinde inceleme fırsatı bulmuştuk. Yakın zamanda duyurulan araçlardan birisi de, DS E-Tense Performance oldu.
2016 yılında duyurulan DS E-Tense konseptinin geliştirilmiş versiyonu olarak karşımıza çıkan E-Tense Performance, bir önceki model ile benzer şekilde konsept bir araç. Karbon monokok şasiye, 815 hp güce sahip çift elektrik motoruna ve dört tekerden çekiş sistemine sahip olan araç, iki yıl üst üste Formula E pilotlar ve takımlar şampiyonluğunu kazanan DS PERFORMANCE ekibi tarafından geliştirildi.
Kısa süre önce araçlarını ülkemizde satışa çıkaran DS, yakın zamanda DS 9 E Tense modelini tanıtmaya hazırlanıyor. Biz de aracı sizin için inceledik.
Formula E teknolojisi ve 815 hp güç: DS E-Tense Performance
2024 yılında tüm model ailesinin yüzde 100 elektrikli araçlardan oluşacağını açıklayan lüks otomobil üreticisi, ızgara yerine yeni bir ifade yüzeyi tasarlayarak aracın önüne dikkat çekici hale getirdi.
Aracın iki tarafında yer alan ve toplam 800 adet LED’den oluşan yeni gündüz farları, hem tasarımı hem de geniş aydınlatma aralığı ile öne çıkıyor. Yüksek teknolojiye sahip olan ve veri toplayacak şekilde tasarlanan kokpite ek olarak, yarışlardan esinlenilen çanak şeklinde koltuklar ve Formula E direksiyon simidi ile yüksek performans ve üstün teknoloji bu araç kullanılmaya başlandığı ilk anda kendini hissettiriyor.
Aracın ön tarafında 250 kW arka tarafında ise 350 kW güç üreten iki elektrik motoru yer alırken, bu motorlar ile tekerleklere 8.000 Nm tork değeri aktarılabiliyor. Araç güvenlik gerekçeleriyle fren diskli ve balatalı bir fren sistemini tutuyor olsa da, frenleme için yalnızca rejenerasyon sistemi kullanılabiliyor.
DS E-Tense Performance laboratuvarının temel parçalarından birisi de batarya. Kompakt boyutlara sahip akü DS Performance ekibi tarafından tasarlanan bir karbon-alüminyum kompozit kaplama içinde yer alıyor. Optimum ağırlık dağılımı için arka ortada yer alan bir alana yerleştirilmiş olan batarya, otomobilin geri kalanı gibi elektrikli araç yarışlarından ilham alınarak konumlandırıldı.
TotalEnergies ve yan kuruluşu Saft ile bağlı şirketi tarafından geliştirilerek, Quartz EV Fluid çözümünün özel tasarımı sayesinde, günümüz teknolojisinin çok üzerinde, yenilikçi bir kimyayı ve hücreler için kapsayıcı bir soğutma sistemini ortaya çıkartıyor.
Bu akü, 600 kW’a kadar hızlanma ve rejenerasyon aşamalarına fayda sağlamasının yanı sıra gelecek nesil seri üretim araçlar için yeni yolların keşfedilmesine de olanak sağlıyor.
Formula E şampiyonları testlere başladı
Şubat 2022 itibariyle DS PERFORMANCE ekibi, araç ile ilk testlerini düzenlemeye başladı. Formula E şampiyonları, E-TENSE’in temsilcisi Jean-Éric Vergne ve Antonio Felix da Costa, pistlerde ve açık yollarda testlere başlamadan önce tasarımın gelişimini tamamlamak için sırayla prototipin direksiyonuna geçiyor.
Son zamanlarda Microsoft ve Valve arasındaki ilişkiler gelişiyor. Elinin altındaki oyun stüdyosu sayısını artıran Microsoft, normal şartlarda PC oyunlarını Microsoft Store üzerinden yayınlasa da bazı istisnalar sonucu oyunların Steam’de de çıktığını görmüştük. Yine Microsoft’a ait olan Bethesda, kendi istemcisinin devre dışı kalarak kullanıcı verilerini Steam’e transfer edeceğini açıklamıştı. Yaşanan bu gelişmeler, Steam ve Xbox arasındaki samimiyetin geliştiğini göstermekteydi.
Valve’ın başındaki isim Gaben Newell, abonelik tabanlı oyun kütüphaneleri hakkında konuşurken Game Pass’in Steam’e gelip gelmeyeceğiyle ilgili soruyu açıkça cevapladı.
Ubisoft tarafından düzenlenen kampanya kapsamında, birkaç günlüğüne Assassin’s Creed Valhalla ücretsiz oldu. İşte yapmanız gerekenler!
Gaben, Steam’de Game Pass’i görmek istiyor
Gaben Newell, katıldığı röportajda abonelik tabanlı oyun kütüphaneleri hakkında konuştu. Newell’in açıklamasına göre Steam, yakın dönemde böyle bir sistem getirmeyi planlamıyor. Ancak Game Pass’i Steam’de görmekten mutluluk duyacaklarını söylüyorlar. Yani Steam Pass gibi bir servis geliştirmek yerine Game Pass için Microsoft ile işbirliği yapmaya açıklar.
Game Pass’e benzer bir sistem zaten Steam’de epeydir bulunuyor. Ülkemizde de aktif olan EA Play servisini satın alarak çoğu EA oyununa aylık tek bir abonelikle erişebiliyorsunuz. Steam’de bu abonelik için özel bir sayfa var. Ayrıca Xbox Game Pass Ultimate paketini satın aldığınızda EA Play kütüphanesindeki oyunlara da ek ücret ödemeden sahip olabiliyorsunuz.
Windows 10 ve Windows 11 kullanan her bilgisayarda Microsoft Store mevcut. Dolayısıyla her PC oyuncusu zaten Game Pass’e fazla zorlanmadan erişebilir. Ancak Steam, yıllardır kullanıcıları için güven ifade ediyor. Güçlü bir topluluk altyapısı var ve insanlar Steam’de birbirlerini arkadaş ekledikleri için Steam dışındaki platformlara pek çıkmamayı tercih ediyor.
İlerleyen zamanlarda Game Pass’in Steam’e geldiğini görmemiz son derece olasılık dahilinde. Bunun olması için Microsoft’un da onay vermesi gerekiyor. Steam ve Game Pass arasında kurulacak ortaklığın, PC oyuncuları için önemli bir gelişme olacağını söylemeden edemeyiz.
Elektrikli araç (Electric Vehicle – EV) denince akla ilk gelen isim Tesla olsa da onun en büyük rakiplerinden biri şüphesiz Huawei. 2021’in ikinci yarısında araba sektörüne girmeye karar verdi. Şimdi ise kilometre performansını ve esnekliği artıracak yeni bir elektrikli araç teknolojisi için patent aldığını duyurdu. İşte ayrıntılar…
Çin'deki iPhone satışları yeni bir rekor kırmış olabilir. Samsung devreye girmediği sürece, iPhone Çin'de popüler olmaya devam edecek.
Huawei, kolay sürülebilir bir elektrikli araba tasarlıyor
Huawei Digital Energy Technology Co Ltd adıyla kurulan şirket, Perşembe günü yeni bir elektrikli araç sürüş sistemi ve elektrikle araç için patent aldığını duyurdu. CN114083977A yayın numarasına sahip patent, Eylül 2021‘de dosyalanmıştı, ancak dün onaylandı ve halka açıldı.
Huawei AITO M5 EV
Şirket bu patent ile bir motor, bir bağlantı bileşeni ve bir elektrikli otomobilin sürüş esnekliği geliştiriyor. Bunların yanında kilometre performansını ve esnekliğini artıracak ince ayarlı bir diferansiyel üzerinde de çalışıyor.
Araç, bir adet birinci motor ve ikinci motor, bir adet taşıt motoru, bir adet birinci bağlantı montajı, ikinci bağlantı montajı ve üçüncü bağlantı montajı, bir adet diferansiyel ve ikinci diferansiyel alacak.
Huawei Auto COO’su Wang Jun, geçen ay sürekli gündeme gelen fakat uçan arabalar gibi her zaman yapılan yorumlardan ileri gidemeyen bir teknoloji hakkında konuştu. Jun’a göre sürücüsüz otomobillerin önümüzdeki beş ila on yıl içinde gerçek olacak. Bu teknolojinin gerçekleşmesi ise araçların mevcut durumunu sonsuza dek değiştirecek.
Bundan da önce Aralık 2021 tarihinde Huawei, Tesla Model Y ile rekabete girmek için HarmonyOS destekli AITO M5 EV‘yi piyasaya sürdü. Aracın şimdilik yalnızca Çin’de satışı yapılıyor.
Sizler Huawei’in yeni aldığı EV patenti ve geçtiğimiz aylarda çıkardığı AITO M5 EV hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce Tesla’ya rakip olabilir mi? Fikir ve görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın.
Huawei, geçtiğimiz haftalarda MatePad Pro, Watch Fit Mini ve Sound Joy modellerinin Türkiye lansmanını gerçekleştirdi. Tasarımı ve özellikleri ile dikkat çeken Huawei Sound Joy inceleme videosu ile karşınızdayız.
Ocak ayında lansmanı gerçekleşen Xiaomi’nin yeni telefonu Redmi Note 11 Pro 5G kutu açılışı ile karşınızdayız.
Beklentileri karşılıyor mu? Huawei Sound Joy inceleme
ShiftDelete YouTube kanalında farklı içerikler ile karşınıza çıkmaya devam ediyoruz. Bu videomuzda Huawei Sound Joy hoparlör modelini inceledik. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri videomuz ile baş başa bırakalım.
Devialet ile birlikte tasarlanan Sound Joy, dört adet hoparlöre sahip. 26 saat kullanım süresi sunabilen model, 79 dBA değeriyle dikkat çekiyor.
IP67 su geçirmezlik sertifikasına sahip olan model, 1 metre derinliğe sahip suda çalışabiliyor. Huawei Sound Joy, 10W Silk Dome Tweeter sayesinde yüksek ses seviyelerinde de beklentileri fazlasıyla karşılıyor.
Huawei marka akıllı telefon, bilgisayar, tablet ve akıllı saatler ile kolay bağlantı özelliği mevcut. Huawei Sound Joy’u akıllı cihazınızın yanına yaklaştırarak çıkan pencere üzerinden bağlantı kurabilirsiniz. Ayrıca akıllı saatiniz ile ses artırma/azaltma ve şarkı değiştirme gibi temel işlemleri gerçekleştirebilirsiniz.
Cihazda sesli asistan özelliği bulunuyor. Notlar, hatırlatıcılar ve bilgi sorgulamaları için, telefonunuzdaki akıllı sesli asistanı Sound Joy üzerinden etkinleştirebilirsiniz. Sound Joy modellerinde otomatik eşleştirme özelliği de mevcut. İki veya daha fazla Sound Joy’u biri birine bağlayarak daha iyi müzik deneyimi yaşayabilirsiniz. Sound Joy’ları biri birine bağlamak için tek yapmanız gereken cihazları sallamak.
Marvel filmleri dendiğinde akla Spider-Man, Avengers, Iron Man gibi Marvel Sinematik Evreniyle özdeşleşen seriler geliyor. Aralık’ta yayınlanan Spider-Man: No Way Home, 4 evreye ayrılan MCU’nun 27. filmiydi. Bununla birlikte Marvel, evreni yepyeni dizi ve filmlerle genişletmeye devam ediyor.
Marvel Sinematik Evreni’nin ilk filmi Iron Man, 2008 yılında vizyona girdi. Ancak Marvel filmlerini yalnızca MCU ile özdeşleştirmemek gerekiyor. Evrenin çok ötesinde, nispeten daha az kitlesi olan filmlerin sayısı azımsanamayacak kadar fazla. Bizler de, muhtemelen haberinizin bile olmadığı bazı Marvel filmlerini listeledik.
İzlememiş olabileceğiniz Marvel filmleri
The Incredible Hulk Returns (1988)
The Incredible Hulk Returns, 1978-1982 arası yayınlanan The Incredible Hulk dizisinin devamı niteliğinde olan ve Marvel Comics karakteri Hulk’a odaklanan bir süper kahraman filmi.
1988 yılında vizyona giren The Incredible Hulk Returns’ta; öfkelenince teni yeşile bürünerek insanüstü canavara dönüşen bilim adamı Dr. David Banner, yaşadığı bu durumu çözeceğine inandığı bir tedavi yöntemi geliştirmeye çalışır. Ancak kibirli savaşçı Thor’un birdenbire ortaya çıkışı, Banner’in çabalarını baltalıyor.
Kenneth Johnson tarafından yaratılan ve Bill Bixby, Lou Ferrigno, Jack Colvin, Eric Kramer, Steve Levitt gibi isimleri başrolde bir araya getiren yapım, az bilinen Marvel filmleri arasında yer alıyor.
Generation X (1996)
Pilot olması amaçlanan ancak televizyon filmi olarak kalan Generation X, X-Men serisinin yan ürünü olan aynı adlı Marvel çizgi roman serisine dayanıyor. New World Entertainment ve Marvel Entertainment Group ortaklığıyla üretilen filmin başrol kadrosunda Matt Frewer ve Finola Hughes yer alıyor.
Jubilee ve Skin, rüyaların gücüyle kafayı bozan çılgın bilim insanı Russel Tresh’in (Matt Frewer) kendilerinin rüyalarına musallat olduğunu keşfederler. Emma Frost ile birlikte insanların rüyalarına girebilmeyi amaçlayan bir “rüya makinesi” geliştirme projesinde araştırmacı olarak çalışan Tresh, etiğe aykırı davranışları nedeniyle Emma’yı ekipten kovmuştur.
Man-Thing (2005)
Aynı adla Marvel Comics karakterine dayanan Avustralya – Amerika ortak filmi Man-Thing, 2005 yılında yayınlandı. Brett Leonard’ın yönettiği filmin başrollerinde Matthew Le Nevez, Rachael Taylor ve Jack Thompson yer alırken; Conan Stevens da baş karakteri canlandırıyor.
Williams ve Fraser, bataklıkta yaşayan Laroque’u kanoyla takip etmeye çalışır. Diğer taraftan da Schist, belalı Thibadeux kardeşleri Laroque’u takip etmeleri ve öldürmeleri için gönderir. Bataklıktaki canavar Thibadeux’u bulur ve onları öldürür. Fraser, Laroque’a yardım etmeye çalışır ancak Man-Thing beklenmedik bir anda karşılarına çıkıp Fraser’ı öldürür.
The Fantastic Four (1994)
Marvel Comics’in aynı adlı süper kahramanlarına dayanan The Fantastic Four, 1994 yapımıydı. Ancak resmi olarak hiçbir yerde yayınlanmadı. Düşük bütçeli yapımlarıyla tanınan Roger Corman’ın ortak yürütücü yapımcısı olduğu filmin bütçesi ise sadece 1 milyon dolardı.
Başrol kadrosunda Alex Hyde-White, Jay Underwood, Rebecca Staab ve Michael Bailey Smith’i ağırlayan The Fantastic Four, fantastik dörtlünün kökenine iniyor ve ekibin Doctor Doom ile arasındaki savaşa odaklanıyor.
Dr. Strange (1978)
Marvel Sinematik Evreni’nin bir parçası olan Dr. Strange’e alışkınız. Ancak Dr. Strange’in büyük ihtimalle varlığından bile haberdar olmadığınız bir filmi daha var. Steve Ditko ve Stan Lee ortaklığıyla üretilen 1978 yapımı filmi Philip DeGuere yönetirken; yapımcılığını Alex Beaton ve Gregory Hoblit birlikte üstlendiler.
Tahmin edilebileceği üzere bu filmde Dr. Strange’i Benedict Cumberbatch değil, Peter Hooten canlandırıyor. Ünlü oyuncu Jessica Walter’i dünyayı istila etmeyi planlayan kötü kalpli büyücü Le Fay rolünde izlediğimiz filmde Dr. Strange, gezegeni Le Fay’in şerrinden korumaya çalışır. Ancak doktor, türlü belalarla mücadele etmektedir.
Apple, 2016 yılında Macbook modellerinde geçiş yaptığı kelebek klavye tasarımı nedeniyle oldukça eleştirilmiş ve hatta klavye değişim programları başlatılmış olsa da, son yıllarda piyasaya sürülen cihazların kullanım deneyimi oldukça iyi seviyede. Özellikle son iki yılda piyasaya sürülen Macbook modelleri gayet iyi bir yazma deneyimi sunarken, Apple klavyeli bilgisayar tasarımını patentledi.
Aslında buna tek başına bir klavye patenti demek doğru olmaz, klavyenin bilgisayarı var diyebiliriz 🙂
ABD ve AB tarafından Rusya'ya uygulanan yaptırımların ardından Apple ve Google gibi şirketler de bazı hizmetlerini durdurduğunu açıkladı.
Apple klavyeli bilgisayar tasarımı: Yeni Magic Keyboard patenti!
ABD Patent ve Ticari Marka Ofisi tarafından yayınlanan ve Ağustos 2020’de kayıtlara geçirilen patent, Mac için yerleşik Magic Keyboard fikrini benimsiyor. Daha rahat anlamak için: Mac Mini gibi taşıması kolay bir masaüstü bilgisayara klavyenin entegre edilmiş hali olarak düşünebilirsiniz.
İşlemci, pil, bellek ve depolama için ihtiyaç duyulan tüm donanımlar, klavyenin alt kısmında yer alacak. İzleme dörtgeninin de entegre bir şekilde gelebildiği bu klavye tasarımında, ısıyı ileten malzemelerin bolca tercih edilmesi sayesinde termal sorunların üstesinden kolayca gelinebildiği belirtiliyor.
Daha önceki patent paylaşımlarında da belirttiğimiz üzere: Apple’ın bu tasarımı patentlemiş olması böyle bir cihazın kesin piyasaya sürüleceği anlamına gelmiyor. Şirketler çeşitli fikirlerini bu şekilde patentleyerek güvence altına alıyor.
Siz Apple’ın bilgisayarlı klavye tasarımı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Dünyanın en popüler ve büyük akıllı telefon üreticisi firmaları arasında Apple, ilk sırada yer alıyor. Firma, her yıl amiral gemisi akıllı telefonları iPhone’ların yeni modellerini piyasaya sürüyor. Şimdi de üçüncü nesil bir iPhone SE 3 modelini piyasaya sürmeyi planlıyor. Mart 2022’de sunulması beklenen iPhone SE 3 ile ilgili yeni bir rapor paylaşıldı. Bu raporda, telefonun fiyatlandırılmasıyla ilgili özel ayrıntılar yer alıyor.
Dünyanın ilk USB-C girişli iPhone 12 Pro Max modeli, usbciphone şirketi tarafından eBay üzerinden satışa sunuldu.
iPhone SE 3 satışı, 300 dolardan başlayacak
Daha öncesinde 399 dolardan satışa çıkması beklenen iPhone SE 3, yeni bir fiyatlandırmayla karşı karşıya. Raporda, Loop Capital Markets analisti John Donovan‘ın, yeni 5G destekli iPhone SE 3’ün 300 dolardan başlayabileceğiyle ilgili söylentiler duyduğu iddia ediliyor.
Raporlar, Apple’ın iPhone SE 3 fiyatını düşürmesinin arkasında bir neden olduğunu söylüyor. JPMorgan analistleri, Apple’ın bu yeni iPhone modelini piyasaya sürerek daha fazla Android kullanıcısını, Apple kullanıcısı yapmak istediğini tahmin ediyor.
iPhone SE 3, Apple bahar etkinliğinde duyurulabilir
iPhone SE 3’ün özellikleriyle ilgili de fazla bir bilgi ortaya çıkmadı. Ancak raporlara göre, bu iPhone modeli, iPhone 13 serisinde yer alan A15 Bionic yonga setini destekleyecek. Tasarım olarak iPhone SE (2020) ile benzer olacak. Ayrıca aynı standart Touch ID ve alüminyum çerçeveden oluşacak.
Bu iPhone hakkında Apple’dan herhangi bir açıklama ve bilgi gelmezken, ipuçları ve sızıntılarla, birçok şey öne çıktı. İddialar, iPhone SE 3’ün, Apple’ın yıllık bahar etkinliğinde piyasaya sürüleceğini söylüyor. Bu etkinliğin ise 8 Mart ya da bu tarihe yakın bir zamanda başlayacağı hakkında tahminler yer alıyor.
Ayrıca Apple, Haziran ayında yeni yazılım ürünlerine yönelik geleneksel ‘Dünya Çapında Geliştiriciler Konferansı‘ (WWDC) düzenleyecek. Bu yılın sonbaharında şirket, tarihin en büyük sunumunu planladı.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Geçtiğimiz günlerde Felicity Ace gemisinde çıkan yangının faturası belli oldu. Volkswagen Group'un toplam zararı açıklandı.
Tüm modeller, 1,6 litrelik benzinli motora sahip olacak
Ülkemizde her ne kadar satışları uzun bir süre önce durdurulmuş olsa da Chery, Çin’in lider otomobil isimleri arasında yer alıyor. Acteco serisi motorlarıyla büyük başarı elde eden şirket, özellikle SUV sınıfındaki modelleriyle Çin pazarında hakimiyet elde etmişti.
Uzun yıllardır adından söz ettirmeyi başaran şirket, 3 yeni SUV modelini ülkemize getirecek. Bu modeller, 1,6 litre benzinli motorlarla donatılmış olacak.
Ülkemize gelecek modellerin arasında coupe SUV modeli olan Omoda 5, kompakt SUV Tiggo 7 ve orta boyutlarda bir SUV olan Tiggo 8 yer alacak.
Türkiye’de aktif olduğu dönemlerde Chery’nin ülke distribütörlüğünü Mermerler Otomotiv yapıyordu. Ancak marka 2022’nin son çeyreğinde ülkemize geri döndüğü zaman otomobil devinin distrübütörlüğünü kimin yapacağı henüz belli değil.
Sosyal medya platformları, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinde önemli cephelerinden biri haline geldi. Bu durumda da özellikle yanıltıcı bilgiler artmaya başladı. Bu durumun önüne geçmek için de Meta, önemli adımlar atmayı sürdürüyor. Bunlardan birisi de Rusya devlet medyası üzerine oluyor.
Facebook’un ana şirketi olan Meta, Rusya devlet medyasına platformda çeşitli yasaklama getirdi. Facebook’un güvenlik politikası başkanı Nathaniel Gleicher, Twitter’dan yaptığı paylaşımla yasağı duyurdu.
Meta, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sırasında ortaya atılan yanlış bilgilerle ilgili mücadele etmek için birçok önlem aldı.
Rusya devlet medyası, Meta’dan para kazanamayacak
Gleicher Twitter’da yapmış olduğu paylaşımda, “Artık Rus devlet medyasının dünyanın herhangi bir yerinde platformumuzda reklam yayınlamasını veya para kazanmasını yasaklıyoruz. Ayrıca ek Rus devlet medyasına etiketler uygulamaya devam ediyoruz. Bu değişiklikler halihazırda uygulanmaya başlandı ve hafta sonuna kadar devam edecek.” dedi. Ek olarak platformlarında korumak için attığı adımları paylaşmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi.
1/ We are now prohibiting Russian state media from running ads or monetizing on our platform anywhere in the world. We also continue to apply labels to additional Russian state media. These changes have already begun rolling out and will continue into the weekend.
— Nathaniel Gleicher @ngleicher@infosec.exchange (@ngleicher) February 26, 2022
Bir Meta sözcüsü ise Insider’a gönderdiği e-posta yoluyla şunları söyledi: “Bölgedeki hizmetlerimizle ilgili yanlış bilgilerin yayılmasıyla mücadele etmek için kapsamlı adımlar atıyoruz ve dış uzmanlara danışmaya devam ediyoruz.” Aynı zamanda sözcü, Meta politikalarını ihlal eden içerikleri kaldırdığını ve yanlış iddiaları çürütmek için üçüncü taraf kişilerle çalıştıklarını belirtti.
Bir içerik yanlış olarak değerlendirildiği zaman Meta, içeriği özet akılında daha aşağılara taşındığını söyledi. Bu sayede kullanıcılar, içeriği daha az kişi görecek.
Rusya’nın Facebook’a erişimi sınırlamasının ardından açıklama geldi
Yine Meta’dan Nick Glegg, yaptığı açıklamada, “Dün, Rus makamları bize dört Rus devlet medya kuruluşu tarafından Facebook’ta yayınlanan içeriğin bağımsız doğrulamasını ve etiketlenmesini durdurmamızı emretti. Biz reddettik.” dedi.
Glegg’in yaptığı açıklama, Rusya’nın medya düzenleyicisinin Facebook’a erişimi sınırladığını ve Rus vatandaşlarının haklarını ihlal ettiğini söylemesinden saatler sonra geldi.
Diğer büyük platformlar da artan çatışmanın nasıl ele alınacağıyla boğuşuyor. Twitter, Ukrayna’nın işgalinin görüntülerini paylaşan hesapları yanlışlıkla engellediğini ve hatalı blokları yanlış bilgilerle haklı çıkardığını söyledi.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!