Twitter, Eylül ayında kullanıcıların NFT kimliğini doğrulaması için bir yol getireceğini açıkladı. Şimdi bu özellik kullanıma açıldı. Bunu kullanmak için bir Twitter Blue aboneliğinizin yanı sıra iOS cihazınızın olması gerekiyor. Bu şartları karşılıyorsanız siz de kullanmaya başlayabilirsiniz.
NFT profil resimleri, Twitter bünyesindeki doğrulanmış dijital öğeler için fayda sağlayan bir teknoloji entegrasyonu olarak görülüyor. Alternatif olarak, insanları bu alandaki satışları gerçekleştiren kişilerin onaylı olup olmadığını gösteriyor. Bu da güven açısından iyi bir rol oynuyor.
Günden güne popülerleşen NFT kavramı, sosyal medya platformları tarafından destek görüyor. Şimdi de Meta şirketi hazırlıklarına başladı.
Twitter, bazı kripto cüzdanlarını destekleyecek
Twitter, lansmanında kullanıcıların profillerine bağlanabilecekleri ve jetonlarının değiştirilemez çeşitlilikte olduğunu doğrulayabilecekleri birkaç kripto cüzdanını destekleyeceğini açıkladı. Bunlar arasında Argent, CoinbaseWallet, Ledger Live, MetaMask, Rainbow ve Trust Wallet yer alıyor.
Bununla birlikte, blok zinciri ile etkileşimini onaylamış kaynaklar listesiyle sıralamanın bir yan etkisi, merkezi olmayan bir şeye kimin sahip olduğu hakkında bilgi veriyor. Araştırmacı Jane Manchun Wong, Perşembe günü bir açıklama yaptı. Bu noktada OpenSea API‘sini birkaç saatliğine devredışı bırakan bir veritabanı kesintisinin, Twitter‘ın NFT toplama sayfalarının da bilgilerini kaybetmesine neden olduğunu belirtti.
Özel kripto cüzdanı altıgen şekli yerine ortak bir daire çerçevesinde dönüyor. Twitter‘da resimlerden birisini yanıp sönerken görürseniz ve öğeler ile alakalı daha fazla bilgi sahibi olmanız gerekiyorsa altıgen profil resmine tıklayabilirsiniz.
Sizler Twitter hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Samsung, gecikmeden sonra uzun süredir beklenen Exynos 2200 işlemcisini tanıttı. Firmanın bu tanıtımda geçtiğimiz yıllardan farklı olarak çekirdek hızlarını açıklamamış olması ise kafaları karıştırdı. Tüm bunların yanında Exynos 2200 hakkında spekülasyonlar devam ediyor. Buna göre işlemcinin çok daha az bölgede karşımıza çıkma ihtimali var. Bu anlamda Snapdragon 8 Gen 1 işlemcili Galaxy S22 serisi için Türkiye ihtimali doğdu.
Samsung Galaxy S22 Ultra modelinin tasarım detayları netleşiyor. Merakla beklenen akıllı telefondan yeni render görüntüleri sızdırıldı.
Galaxy S22 serisi daha fazla bölgede Snapdragon 8 Gen 1 kullanabilir
Aslında bu iddia ilk defa ortaya atılmadı. Daha önce de Ice Universe, Twitter paylaşımlarında Snapdragon 8 Gen 1 işlemcisinin Kuzey Amerika, Çin ve Japonya dışına da çıkabileceğini iddia etmişti. Samsung hakkında sızıntılar yapan Dohyun Kim adlı Twitter hesabı, bu anlamda bir liste paylaştı.
Galaxy S22 Series AP by Regions 1. Europe: Exynos 2. North America: Snapdragon 3. South America: Snapdragon 4. East Asia: Snapdragon 5. South East Asia/Oceania: Snapdragon 6. West Asia: Exynos & Snapdragon 7. Middle East Asia: Exynos & Snapdragon 8. Africa: Exynos & Snapdragon
Listeye bakılırsa Samsung, Avrupa bölgesine Exynos işlemciyi sunmanın peşinde. Bu anlamda Türkiye’nin durumu ise biraz karışık. Her ne kadar yönetimsel anlamda Türkiye Orta Doğu pazarına bağlı olsa da, şirketler pazarlama açısından Avrupa bölgesine göre de stratejiler oluşturabiliyor. Bu anlamda eğer sızdırılan liste doğruysa Snapdragon 8 Gen 1 işlemcisi yer alan S22 serisinin Türkiye pazarına çıkma ihtimali de var.
Samsung S22 serisinin bu yıl da Ocak ayında tanıtılması beklentiler arasındaydı. Ancak işlemci tarafında yaşanan gecikmeler Galaxy Unpacked 2022 lansmanını 8 Şubat tarihine kadar erteledi. Bu erteleme sonrası ise bazı kaynaklar, Exynos 2200 işlemcisi hakkında iptal edildiğine varan iddialar ortaya attı. İşlemcinin tanıtılması bu iddiaları ortadan kaldırsa da bu tanıtımda çekirdeklerin sayısı ve adları dışında teknik bilgi paylaşılmadı.
Galaxy S22 Ultra tasarımı ile Note serisini aratmayacak Kaynak: LetsGo Digital
Samsung, Exynos 2200 işlemcisini 4 nm fabrikasyon süreci ile üretti. Bu işlemci sekiz çekirdekli bir yapıda ve 1+3+4 şeklinde bir dizilime sahip. Bu mimarinin 2.59 GHz hızında bir Cortex-X2 süper çekirdeğini, 2.5 GHz hızında üç Cortex-A78 çekirdeğini ve 1.73 GHz hızında dört Cortex-A55 çekirdeğini içermesi beklentiler arasında.
Snapdragon 8 Gen 1 işlemcisi yine 4 nm mimariye sahip ancak çekirdek yapısı çok daha farklı yapıda. Buna göre işlemci, 1 adet Arm Cortex-X2 3.0GHz, 3 adet Arm Cortex-A710 2.5GHz, 4 adet Arm Cortex-A5101.8GHz olmak üzere toplanda 8 çekirdekli yeni Arm V9 mimarisiyle karşımıza çıkıyor.
MediaTek bugün, yakında çıkacak Wi-Fi 7 Filogic bağlantı portföyünün özelliklerini vurgulayarak, dünyanın ilk Wi-Fi 7 teknolojisi canlı demosunu duyurdu. Wi-Fi 7 teknolojisi, Wi-Fi 6’ya göre 2,4 kat daha hızlı olacak.
Wi-Fi 6 yaygınlaşmadan Wi-Fi 7 ortaya çıktı
MediaTek’te Akıllı Bağlantı işinin genel müdürü ve kurumsal başkan yardımcısı Alan Hsu, “Wi-Fi 7’nin piyasaya sürülmesi, Wi-Fi’nin süper yüksek bant genişliğine sahip uygulamalar için gerçek bir kablolu/ethernet alternatifi olabileceğini ilk kez gösterecek” dedi. MediaTek’in Wi-Fi 7 teknolojisi ev, ofis ve endüstriyel ağların belkemiği olacak ve çok oyunculu AR/VR uygulamalarından bulut oyunlarına, 4K aramalardan 8K akışa ve ötesine kadar her şey için kusursuz bağlantı sağlayacak.
MediaTek’in demosu, Wi-Fi 7 Filogic teknolojisinin IEEE 802.11be tarafından tanımlanan maksimum hıza nasıl ulaşabileceğini ve çoklu bağlantı işlemi (MLO) teknolojisini gösteriyor. MLO teknolojisi, bantlarda parazit veya tıkanıklık olsa bile ağ trafiğinin nasıl sorunsuz bir şekilde akabileceğini vurgulamak için aynı anda farklı frekans bantlarında birden fazla kanalı bir araya getirerek çalışıyor. Bu teknoloji ile, daha hızlı ve daha güvenilir video akışı, oyun oynama ve gerçek zamanlı akış gerektiren diğer her şey için kritik öneme sahip.
Wi-Fi 7; 2.4 GHz, 5 GHz ve 6 GHz dahil olmak üzere Wi-Fi kullanımları için mevcut tüm spektrumlarda tamamen yeni yetenekler sunması bakımından benzersiz olacak. Wi-Fi 7, aynı sayıda antene sahip bir vericide Wi-Fi 6’dan 2,4 kat daha yüksek hızlar sunacak. Çünkü Wi-Fi 7, 320 Mhz kanalları kullanacak ve 4K dörtlü genlik modülasyonu (QAM) teknolojisini destekleyecek. Wi-Fi 7’nin diğer dikkate değer özellikleri arasında, gelişmiş parazit önleme ve azaltma için çok kullanıcılı kaynak birimi (MRU) bulunuyor.
Henüz Wi-Fi 6 teknolojisine tam anlamıyla adapte olamamışken Wi-Fi 7 teknolojisinin ortaya çıkması ve test edilmesini nasıl buluyorsunuz? Yorumlarda belirtebilirsiniz..
Apple oldukça kısa bir beta test sürecinden geçti. Bunun ardından hem geliştiriciler hem de genel test kullanıcıları için macOS Monterey 12.2 sürümünün yeni adayını açıkladı. macOS 12.2 RC, şu anda Apple’ın geliştirici web sitesinde genel test kullanıcıları için açık görünüyor.
İlk macOS 12.2 beta, yerel bir Apple Music uygulamasıyla gelmişti. Buna ek olarak yeni MacBook Pro‘da ProMotion ile Safari‘de kaydırma özelliğini de iyileştiriyordu.
Geçtiğimiz yıl macOS Monterey sürümünü tanıtan Apple, bugün geliştiriciler için macOS 12.2 Beta 2 güncellemesi yayınladı.
macOS Monterey 12.2 beta sürümünde Evrensel Kontrol yok
Betaya kayıtlı geliştiriciler sürümü Apple Developer Center aracılığıyla indirme hakkına sahip. Uygun profilin yüklenmesinin ardından, Beta’lar Sistem Tercihleri bölümündeki Yazılım Güncelleme yoluyla kullanılabilir hale geliyor. Şu an itibariyle macOS Monterey‘in Evrensel Kontrol özelliğini eklemediğini de görüyoruz.
Evrensel Kontrol, tek bir fare ve trackpad’in birden fazla Mac ve iPad‘de kullanılmasına olanak tanıyor. Apple, bunun bahar ayında piyasaya çıkacağını belirtmişti.
Trackpad hareketleri daha duyarlı
Müzik uygulamasının bazı bölümleri zaten yereldi. Artık Mac kullanıcıları, sonuç sayfalarını web sayfası yerine yerel bir arayüzle görüntülediğinden Apple Music’te yeni şarkı arama oldukça hızlı gerçekleşiyor. Öğeler arasında gezinme de beta ile daha yumuşak bir hale geldi. Trackpad hareketleri artık daha duyarlı.
Her iki uygulama yan yana karşılaştırıldığında, beta Müzik uygulaması biraz eksik görünüyor. Çünkü şu anlık bazı arayüz efektleri yer almıyor. Bunun da nedeninin Apple‘ın her şeyi yeniden oluşturmasından geçtiği düşünülüyor. Bu noktada yerel sürümün tüm görsel efektleri geri alması biraz zaman alacaktır.
Apple, her yıl yeni ürünlerle karşımıza çıkıyor. Şirket, geçtiğimiz Eylül ayında yeni amiral gemisi telefonları iPhone 13’ü tanıtmıştı. Bunların yanında bizlerin karşısına 7. nesil Apple Watch ve iPad Mini’nin yeni nesli bizlerin karşısına çıkmıştı.
Ortaya çıkan iddialara göre şirket, önümüzdeki Nisan veya Mart ayında ilkbahar etkinliği düzenleyecek. Bu etkinlikte bizlerin karşısına birçok cihazın çıkacağı düşünülüyor. İddialara göre bu etkinlikte karşımıza iPad Air 5, iPhone SE+ 5G ve yeni Mac‘ler karşımıza çıkacak. Gelin tanıtılması beklenen cihazlarla ilgili iddialara göz gezdirelim.
Apple'ın yakın bir zaman sonra tanıtacağı iPhone SE+ 5G ve iPad Air 5'in EEC sertifikası aldığı ortaya çıktı.
iPad Air 5
Bu etkinlikte karşımıza yeni iPad Air 5. nesil çıkacak. Yeni iPad Air’da şirketin en yeni işlemcisi A15 bulunacak. Bunların yanı sıra Center Stage (Ana Sahne) özelliğine sahip 12 megapiksellik bir ön kamera ve hücresel modellerde 5G desteği bulunacak. iPad Air 5, bir önceki nesilde olduğu 10.9 inçlik bir ekrana sahip olacak ve arkada 1 adet kamera bulunacak.
Bunlara ek olarak yeni iPad’de USB-C girişi de kullanıcılara sunulacak. Uzay Grisi, Gümüş, Yeşil, Rose Altın ve Gök Mavisi renk seçenekleri bizlere sunulacak. Bir önceki nesilde olduğu gibi bu nesilde de Face ID teknolojisi bulunmayacak. Onun yerine eski modellerden alışık olduğumuz güç butonuna entegre Touch ID bulunacak.
iPhone SE+ 5G
Uzun zamandır beklenen iPhone SE+ 5G de bu etkinlikte bizlerin karşısına çıkacak. Diğer iPhone modellerine göre uygun fiyatlı olacak telefonda 4.7 inç boyutunda bir ekran bulunacak. Cihazın tasarımında bir değişiklik meydana gelmeyeceğinden dolayı cihazda kalın çerçeveler ve arkada 1 adet kamera kullanıcılara sunulacak.
Bu iPhone SE modelinin bir önceki cihazdan en büyük farkı 5G teknolojisine sahip olması olacak. Onun dışında iPhone 13 serisinde gördüğümüz A15 işlemcisi de bu cihazda yerine alacak. İddialara göre cihazdaki büyük tasarım değişikliği 2023 veya 2024 yılında piyasaya sürülecek iPhone SE modelinde gerçekleşecek.
27 inç iMac
Eski iMac tasarımına sahip 27 inç iMac, yeni etkinlikle birlikte yeni versiyonuna kavuşacak. Yeni modelde 120 Hz ekran yenileme hızı ve ProMotion teknolojisi kullanıcılara sunulacak. Ayrıca cihazda mini LED ekran kullanılması bekleniyor. Yeni iMac 27 inç’te yeni Apple Silicon işlemcilerinden M1 Max ve M1 Pro bulunacak. Ayrıca bilgisayarın tasarımı 24 inç iMac ile büyük oranda aynı olacak.
Mac Mini
Minik canavar Mac Mini’nin yeni versiyonları, 2022 yılının ilk etkinliğinde karşımıza çıkacak. Yeni versiyonlarında Apple Silicon’un yeni M1 Pro ve M1 Max işlemcileri yer alacak. 2020 yılında M1 işlemcisine geçse de üst versiyonlarında hala Intel işlemci kullanılan Mac Mini, yeni versiyonlarıyla birlikte tamamen Apple Silicon işlemcileriyle çalışmaya başlayacak.
Peki, sizin düşünceleriniz neler? Tanıtılması beklenen ürünlerle ilgili neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı ve görüşlerinizi aşağıda belirtmeyi unutmayın.
Microsoft geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla Activision Blizzard şirketini 68.7 milyar dolara satın alacağını duyurdu. 2023 yılına kadar tamamlanması beklenen satın alma işlemi oyun dünyasında ses getirdi. Teknoloji devinin bu hamlesi ile Tencent ve Sony’den sonra dünyanın en büyük üçüncü oyun firması olacağı tahmin ediliyor.
İhtiyaç sahibi ülkelere kredi gibi finansal fırsatlar sağlayarak yoksulluğun önüne geçmeyi amaçlayan Dünya Bankası’nın Başkanı David Malpass, Microsoft’un Activision hamlesine ilişkin açıklama yaptı. Malpass, dünyanın birçok ülkesinin borçlarla ve yoksullukla boğuştuğu bir zamanda böylesine büyük bir anlaşmayı tasvip etmediğini belirtti.
Microsoft gibi bir devin Activision'u satın alması dünyayı adeta sarstı. Xbox patronu Phil Spencer'dan ilk açıklama geldi.
Uluslararası Kalkınma Birliği’nin son bütçesinden daha fazla
Dünya Bankası Başkanı David Malpass, Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü’nde bir konuşma yaptı. Reuters’ın aktardığı bilgiye göre Malpass, Microsoft’un Activision Blizzard’ı satın almak için gözden çıkardığı 68.7 milyar doları, varlıklı ülkelerin yoksul ülkelere yardım etmek için ayırdığı bütçeyle karşılaştırdı.
Malpass, Microsoft’un Activision Blizzard’a sahip olmak için ödediği 68.7 milyar doların, varlıklı ülkelerin önümüzdeki üç yıl içinde Dünya Bankası’nın Uluslararası Kalkınma Birliği’ne bağışlamayı kabul ettiği 23.5 milyar dolardan önemli ölçüde yüksek olduğunu kaydetti.
Call of Duty, Warcraft gibi popüler oyunları bünyesinde barındıran Activison’a ödenen paranın, yoksul ülkelerin erişemeyeceği tahvil piyasasına gideceğini vurgulayan David Malpass, “Şunu sorgulamalısınız: Bu en iyi sermaye dağılımı mıdır?” ifadeleriyle endişesini dile getirdi.
“Gelişmekte olan ülkelere para akması gerekiyor”
2019’dan beri Dünya Bankası’nın başkanlığını yürüten David Malpass, bu anlaşmayla zenginlerin daha da zenginleşeceğini ve daha fazla fakir ülkeye para yardımında bulunulması gerektiğini söyledi. Malpass, “Mülteci akışını ve diğer sorunları çözebilmemiz için, gelişmekte olan ülkelere daha fazla para akışı sağlanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Peki ya sizler Dünya Bankası Başkanı’nın açıklaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorum alanında paylaşmayı unutmayın.
Akıllı ürünler hayatımızı kolaylaştırmaya devam ediyor. Son dönemlerde bunlardan en dikkat çekeni ise akıllı saat ve bileklik gibi giyilebilir teknolojiler. Söz konusu cihazlar arasında en çok öne çıkan ise kuşkusuz AppleWatch. Saat bileğinizde yer aldığı için diğer aygıtların yapamadığı şeyleri de yapabiliyor.
Apple Watch’u taktığınızda hem her türlü hareketinizi ölçen bir fitness aygıtına hem sağlığınız için önemli bilgiler taşıyan bir yol arkadaşına hem de en değer verdiğiniz şeylerle ve kişilerle bağlantı halinde kalma fırsatına sahip oluyorsunuz. Ancak cihaz, bunlardan çok daha fazlasını sağlıyor.
Apple, iOS 15 ile bir dizi güvenlik özelliği getirdiği işletim sisteminde bulunan kritik içi açığı giderdiğini açıkladı.
Apple Watch’un güvende olmanızı sağlayan 5 kritik özelliği
Tüm bunları yaparken Apple Watch düştüğünüz zaman acil arama kişilerinize ulaşıyor, ambulans çağırıyor, kalp sağlığınızda bir sorun tespit ediyorsa bunu size bildiriyor ya da kandaki oksijeninizi sizin uyurken dahi ölçerek sürekli sağlıklı ve güvende kalmanızı sağlıyor. Bu haber içeriğimizde sizleri Apple Watch’un daha güvende ve sağlıklı kalmamız için aldığı önlemlere ve aksiyonlara biraz daha yakından bakmanızı istedik.
Acil SOS bildirimleri
Acil SOS ile Apple Watch‘unuzdan hızla ve kolayca yardım çağırabilir ve acil durum kişilerinizi uyarabilirsiniz. Apple Watch, sert bir şekilde düşerseniz bunu algılayabiliyor ve hareket edemeyecek durumdaysanız sizi otomatik olarak acil çağrı merkezine bağlayabiliyor.
Üstelik acil durumlarda yan düğmeyi basılı tutarak anında yardım çağırabiliyorsunuz. Apple Watch’ta Acil SOS’i kullanmak için iPhone’unuzun saatinizin yakınında olması gerekir. iPhone’unuz yakınınızda değilse Apple Watch’unuzun bilinen bir Wi-Fi ağına bağlı olması ve Wi-Fi ile Arama’yı ayarlamış olmanız gerekir. Peki bu özellik nasıl kullanılır?
Acil SOS sürgüsü görünene kadar saatinizin yan düğmesini (Digital Crown’un altındaki düğme) basılı tutun.
Acil SOS sürgüsü görünene kadar saatinizin yan düğmesini (Digital Crown’un altındaki düğme) basılı tutun.
Arama sonlandığında, iptal etmediğiniz takdirde Apple Watch’unuz acil durum kişilerinize o anki konumunuzu içeren bir mesaj gönderir. Konum Servisleri kapalıysa geçici olarak açılır. Saatiniz, Acil SOS moduna girdikten sonra belirli bir süre boyunca konumunuz değiştiğinde acil durum kişilerinize konumunuzdaki değişiklikleri bildirir.
Apple Watch ile düşme algılamayı kullanma
Apple Watch SE ya da Apple Watch Series 4 veya sonraki modeller sert bir düşme algılarsa gerekli olması halinde acil servisle irtibat kurmanıza yardımcı olabilir. Apple Watch SE ya da Apple Watch Series 4 veya sonraki modeller, saatiniz takılıyken sert bir düşme algılarsa bileğinize dokunur, bir alarm çalar ve uyarı görüntüler.
Acil servisle irtibat kurulmasını seçebilir veya Digital Crown’a basıp sol üst köşedeki Kapat’a ya da “İyiyim.” seçeneğine dokunarak uyarıyı kapatabilirsiniz. Apple Watch‘unuz hareket ettiğinizi algılarsa uyarıyı yanıtlamanızı bekler ve acil servisi otomatik olarak aramaz. Saatiniz bir dakika boyunca hareketsiz kaldığınızı algılarsa aramayı otomatik olarak gerçekleştirir.
Arama bittikten sonra, saatiniz acil durumda aranacak kişilerinize konumunuzu içeren bir mesaj göndererek onlara sert bir düşme algıladığını ve acil servisi aradığını bildirir. Saatiniz Tıbbi Kimliğinizden acil durumda aranacak kişilerinize ulaşır. Bazı ülkelerde ve bölgelerde birden fazla acil servis numarası vardır. Bu ülkelerde Apple Watch, ambulans hizmetleriyle ilişkili numarayı arar. Apple Watch’unuz hareket etmediğinizi algılarsa neler olur?
Apple Watch’unuz yaklaşık bir dakika boyunca hareketsiz olduğunuzu algılarsa 30 saniyelik bir geri sayım başlatır ve düzenli aralıklarla bileğinize dokunarak bir uyarı sesi çıkarır. Sizin veya yakınlardaki birinin duyabilmesi için uyarının sesi giderek artar. Acil servisin aranmasını istemiyorsanız Vazgeç’e dokunun. Geri sayım bittiğinde Apple Watch’unuz otomatik olarak acil servisi arar.
Telefon bağlandığında, Apple Watch’unuz sesli bir mesaj çalarak acil servise Apple Watch’unuzun sert bir düşme algıladığını bildirir, ardından bulunduğunuz konumun enlem ve boylam koordinatlarını paylaşır. Daha önce Tıbbi Kimliğinizin altındaki Acil Arama Sırasında Paylaş ayarını açtıysanız Tıbbi Kimliğiniz otomatik olarak acil servisle de paylaşılır.
Mesaj önce en yüksek düzeyde çalınır, ardından sizin veya yakınınızdaki birinin hattın diğer ucundaki kişiyle konuşabilmesi için düşürülür. Siz Kaydedilen Mesajı Durdur’a dokunana veya arama sonlandırılana kadar mesaj çalınmaya devam eder.
Saatinizin acil servisi otomatik olarak araması için Bilek Algılama özelliğinin açık olması gerekir: Apple Watch’unuzda Ayarlar uygulamasını açın, Parola’ya dokunun, ardından Bilek Algılama özelliğinin açık olduğundan emin olun. Düşme olayları ne zaman kaydedilir?
Apple Watch’unuz sorduğunda düşmediğinizi belirtmediğiniz sürece düşme olayları otomatik olarak Sağlık uygulamasında kaydedilir. Düşme geçmişinizi kontrol etmek için iPhone’unuzdaki Sağlık uygulamasını açın, Sağlık Verileri sekmesine ve ardından Sonuçlar’a dokunun.
Apple Watch ile kandaki oksijen seviyenizi ölçün
Kanda Oksijen uygulaması sayesinde kanınızdaki oksijen düzeyini dilediğiniz zaman doğrudan bileğinizden ölçerek genel sağlık durumunuz hakkında bilgi edinebilirsiniz. Kanda Oksijen uygulamasının ölçümleri tıbbi kullanıma yönelik değildir; uygulama yalnızca genel sağlık ve zindelik amaçlarına yönelik olarak tasarlanmıştır.
Kanınızdaki oksijen düzeyi, akciğerlerinizden vücudunuzun geri kalanına alyuvarlar tarafından taşınan oksijen yüzdesini temsil eder. Vücudunuzdaki kanın, bu hayati görevi ne kadar etkili bir şekilde yerine getirebildiğini öğrenmek genel sağlık durumunuzu anlamanıza yardımcı olabilir.
Birçok insanın kanındaki oksijen düzeyi yüzde 95-100 aralığındadır. Ancak, kanındaki oksijen düzeyi %95’in altında olup hayatına normal bir şekilde devam eden insanlar da vardır. Uyurken yapılan ölçümlerde daha düşük değerler elde edilmesi normaldir ve bazı kullanıcıların değerleri yüzde 95’in altında olabilir. Bunun için yapmanız gerekenler ise basit.
Apple Watch’un bileğinize tam olarak oturduğundan ancak sizi rahatsız etmediğinden emin olun.
Apple Watch’unuzda Kanda Oksijen uygulamasını açın.
Bileğinizi Apple Watch yukarı bakacak şekilde düz tutarak hareketsiz durun.
Başlat’a dokunup kolunuzu 15 saniye boyunca sabit tutun.
Bekleyin. Ölçüm işlemi 15 saniye sürer. Ölçüm bittiğinde sonuçları alırsınız.
Bitti’ye dokunun.
Apple Watch’unuzda kalp sağlığı bildirimleri
Apple Watch’unuzdaki Kalp Atış Hızı uygulamasından sizi yüksek veya düşük kalp atış hızları ve düzensiz kalp ritimleri konusunda uyaran bildirimler almayı etkinleştirebilirsiniz. Kalp atış hızınızı nasıl kontrol edebilirsiniz? Kalp Atış Hızı uygulamasını kullanarak kalp atış hızınızı istediğiniz zaman kontrol edebilirsiniz. Uygulamayı açın ve Apple Watch’un kalp atış hızınızı ölçmesini bekleyin.
Ayrıca gün boyunca dinlenme, yürüme, nefes egzersizi, antrenman ve normal duruma dönme sırasındaki kalp atış hızınızı da görüntüleyebilirsiniz. Uygulamayı kolayca açmak için Kalp Atış Hızı komplikasyonunu saatinizin kadranına ekleyin veya Kalp Atış Hızı uygulamasını Dock’a ekleyin.
Ayrıca kalp atış hızı bildirimlerini açabilir, böylece kalp atış hızınızın belirlenen vuruş/dakika (v/dk.) oranının üzerinde veya altında seyredip seyretmediğini öğrenebilir ya da düzensiz kalp ritmi olup olmadığını zaman zaman kontrol edebilirsiniz.
Kalp atış hızınız belirlenen vuruş/dakika (v/dk.) oranının üzerinde veya altında seyrederse Apple Watch’unuz sizi uyarabilir. Bu bildirimler yalnızca Apple Watch Series 1 veya sonraki modellerde, 13 yaşında ve daha büyük kişiler için sunulur. Kalp atış hızı bildirimlerini Apple Watch’unuzda Kalp Atış Hızı uygulamasını ilk kez açtığınızda veya iPhone’unuzda dilediğiniz zaman açabilirsiniz:
iPhone’unuzda Apple Watch uygulamasını açın.
Saatim sekmesine, ardından Kalp’e dokunun.
Yüksek Kalp Atış Hızı’na dokunun ve ardından bir v/dk. değeri seçin. 4. Düşük Kalp Atış Hızı’na dokunun ve ardından bir v/dk. değeri seçin.
Apple Watch’unuzdaki düzensiz ritim bildirimleri özelliği, atriyal fibrilasyon anlamına gelebilecek düzensiz ritim olup olmadığını kontrol etmek için zaman zaman kalp atışınızı ölçer. Düzensiz ritim bildirimlerini etkinleştirmek için yapmanız gerekenler ise oldukça basit.
Düzensiz ritim bildirimlerinin ülkenizde veya bölgenizde kullanılabildiğinden emin olun. Düzensiz ritim bildirimlerinin hangi ülkelerde/bölgelerde kullanılabildiğini öğrenin.
iPhone’unuzu iOS’in en son sürümüne ve Apple Watch’unuzu watchOS’in en son sürümüne güncelleyin.
Bu bildirimler, atriyal fibrilasyon tanısı konulmuş kişiler için tasarlanmamıştır.
Bu bildirimler 22 yaşın altındaki kişilerin kullanımına uygun değildir.
Bir bildirim alırsanız Apple Watch’unuz atriyal fibrilasyon anlamına gelebilecek bir düzensiz ritim tespit etmiş ve bunu birden fazla okuma değeri ile doğrulamış demektir. Size bir doktor tarafından atriyal fibrilasyon tanısı konulmadıysa doktorunuzla görüşmeniz gerekir.
w
Apple Watch ile EKG her an her yerde bileğinizde
EKG uygulaması sayesinde Apple Watch Series 7 tek derivasyonlu elektrokardiyografiye benzer EKG sonuçları sunabiliyor. Bu, giyilebilir teknoloji alanında çok önemli bir başarı. Çünkü bu sayede doktorlar kritik verileri görebiliyor, sizin de içiniz rahat ediyor.
Elektrokardiyografi (EKG), kalbin atmasını sağlayan elektrik sinyallerinin zamanlamasını ve gücünü kaydeden bir testtir. Bir hekim EKG’ye bakarak kalp ritminiz hakkında fikir edinebilir ve düzensizlik olup olmadığını denetleyebilir.
EKG uygulaması, Apple Watch Series 4 ve daha yeni Apple Watch modellerinde (Apple Watch SE hariç), iOS ve watchOS’in en yeni sürümleriyle kullanılabilir. Uyumlulukla ilgili ayrıntılı bilgi için lütfen apple.com/tr/watch sayfasını inceleyin. EKG, 22 yaşın altındaki kişilerin kullanımına yönelik değildir. EKG uygulaması sayesinde Apple Watch tek derivasyonlu elektrokardiyografiye benzer EKG sonuçları sunabilmektedir.
Apple Watch’ta EKG uygulamasıyla EKG nasıl çekilir?
EKG’yi istediğiniz zaman, örneğin hızlı kalp atışı veya kalp atışlarında tekleme gibi belirtiler olduğunda, düzensiz ritim bildirimi aldığınızda veya kalp sağlığınızla ilgili diğer genel endişeleriniz olduğunda çekebilirsiniz.
gi
Apple Watch’unuzun Apple Watch uygulamasında seçtiğiniz bileğe tam olarak oturduğundan emin olun. Kontrol etmek için Apple Watch uygulamasını açın, Saatim sekmesine dokunun, ardından Genel > Saat Yönü’ne gidin.
Apple Watch’unuzda EKG uygulamasını açın.
Kollarınızı bir masaya veya kucağınıza dayayın.
Elinizi saatin takılı olduğu kolunuza götürüp parmağınızı Digital Crown’un üzerinde tutun. Kayıt sırasında Digital Crown’a basmanız gerekmez.
Bekleyin. Kayıt 30 saniye sürer. Kaydın sonunda bir sınıflandırma alırsınız. Bunun ardından, Belirti Ekle’ye dokunup belirtilerinizi seçebilirsiniz.
Belirtileri not etmek için Kaydet’e, ardından Bitti’ye dokunun.
Ancak belirtmekte yarar var ki EKG uygulaması kalp krizi gibi rahatsızlıkları saptayamaz ve teşhis yapamaz. Bu nedenle olası bir sorunda doktora gitmenizde fayda var.
Apple’ın üzerinde çalıştığı yeni AirPods modeliyle ilgili sızıntılar gelmeye devam ediyor. Şirketin yeni AirPods kullanıcıları için belirli kelimeler ile ANC (aktif gürültü engelleme) özelliğini devre dışı bırakmaya yarayan teknoloji üzerinde çalışma yürüttüğü ortaya çıktı.
Günümüzde birçok kullanıcı ANC özelliği olan kulaklıkları tercih ediyor. Apple, Samsung ve Huawei gibi şirketler, ANC teknolojisini yazılım ile destekleyerek bizlere daha iyi bir kullanım deneyimi sunuyor. Dış gürültüyü iyi bir şekilde engelleyen yeni nesil kulaklıkların en büyük sorunu insanların iletişime geçmesini de zorlaştırıyor olması.
Giyilebilir teknoloji ürünlerinin hayat kurtarması olaylarına bir yenisi eklendi. AirPods, kafa travması yaşayan bir kadının hayatını kurtardı.
Apple, yeni AirPods modellerinde ANC özelliğini bir üst seviyeye çıkaracak
Apple, “Görültü engelleyiciye sahip ses cihazları için kapatma” adı altında bir patent başvurusu yaptı. Sızdırılan patent içeriğinde, “Standart kulaklık ve kulakiçi kulaklık gibi ses cihazları, harici olarak üretilen seslerin cihaz tarafından algılandığında bu gürültüleri engelleyecek teknolojilere sahip. Ancak bu cihazlarda yer alan gürültü engelleme teknolojileri, kullanıcının duyması gereken sesleri de engellediği biliniyor.” ifadeleri yer alıyor.
Bu özelliğin belli koşullarda kısa süreliğine veya tamamen kapatılacağı bir teknoloji üzerinde çalıştıklarını belirten şirket, kullanıcı onayı ile oluşturulacak anahtar kelime belirlenebileceğini açıkladı. Belirlenen anahtar kelime, kulaklığın ANC özelliği aktif haldeyken söylendiğinde gürültü engelleme devre dışı bırakılacak.
Patent başvurusunda, bu özelliğin varsayılan olarak kullanıcı ismi şeklinde belirlenebileceği yer alıyor. Ancak aynı isme sahip kişilere seslenildiğinde bu teknolojinin ortamdaki tüm AirPods’lardaki ANC özelliğinin kapatabileceği detaylar arasında mevcut. Şirket, benzer karışıklıkların önüne geçebilmek için kullanıcıların belirleyeceği anahtar kelime ile ANC özelliğinin kapanacağını belirtiyor.
Geliştirilen teknoloji, anahtar kelimenin uzaklığını da hesaplayacak. ANC özelliğini devre dışı bırakmak için ses kaynağının uzaklığı kriterler arasında yer alacak.
Microsoft, dünyanın en büyük yazılım şirketleri arasında bulunuyor. Şirket, birçok alanda faaliyet gösteriyor ve kullanıcıların hayatını kolaylaştırabilecek hizmetler sunarak her geçen kendini geliştiriyor ve kullanıcı sayısını artırmayı başarıyor.
Microsoft OneDrive, şirketin bulut depolama hizmeti olarak karşımıza çıkıyor. OneDrive, son yıllarda eklediği yeni özellikler sayesinde Google Drive ile rekabet etmek istiyor. Bugün yapılan açıklamaya göre OneDrive, dosyalara erişim ile ilgili yeni bir güncelleme üzerinde çalışıyor.
Bilgisayar ile alakalı verileri görmeyi sağlayan Görev Yöneticisi, Windows 11 için yayınlanan güncellemeyle tepeden tırnağa yenileniyor.
OneDrive, dosyalara kişilerin erişimiyle ilgili yenilikler getirecek!
Microsoft tarafından yapılan açıklamaya göre OneDrive, dosyalara farklı kişiler tarafından erişimi daha da detaylı hale getirecek bir güncelleme üzerinde çalışıyor. Şirket tarafından yapılan açıklamalarda şu sözlere yer verildi: “Müşterilere yeni bir bağlantı oluşturup kendi seçtikleri uygulamaya yapıştırmadan önce bağlantı türlerini ve izinlerini değiştirme olanağı vermek için bağlantı kopyala komutunu güncelliyoruz.”
Yeni güncellemeyle birlikte kullanıcılar, dosyalarına kimlerin erişimi olduğunu daha rahat bir şekilde görebilecek. Ayrıca yeni güncellemeyle birlikte kullanıcıların bağlantı linkini paylaşmadan önce erişim izinlerini rahatlıkla kontrol edebilecekler. Bu güncelleme, şu an kullanıma sunulma sürecinde bulunuyor. Bu ayın sonunda bu özelliklerin kullanıcılara sunulması bekleniyor.
Aslına bakılırsa bu özelliğin bir benzeri yıllar önce Google Drive tarafından kullanıcılara sunulmuştu. OneDrive hizmetinin bu konuda geriden gelmesi onun popülerliğini düşürüyor. Yapılan anketlere göre OneDrive, kullanım oranına göre Google Drive ve iCloud‘dan geride kalıyor. Ayrıca kullanıcıların aynı bulut depolama hizmetlerini uzun yıllar boyunca kullanması OneDrive’ı biraz daha geriye düşürüyor.
Geçtiğimiz yıllarda sunduğu özelliklerin rakiplerinden geri kalması, kullanıcıların üzerinde negatif bir etki yaratıyor ve yeni özelliklere rağmen kullanıcı sayısı rakiplerine kıyasla daha az kalıyor. Hizmetin daha fazla kullanıcıya erişebilmesi için rakiplerinden daha iyi özellikleri kullanıcılarına sunması gerekiyor. Peki, sizin düşünceleriniz neler? Sizce OneDrive bulut depolama hizmeti nasıl? Yorumlarınızı ve görüşlerinizi aşağıda belirtmeyi unutmayın.
Epic Games platformunda haftanın ücretsiz oyun kampanyası belli oldu. Her Perşembe günü 1 hafta süreyle bedava oyun dağıtan şirket, bugün 31 TL değerindeki Relicta’yı hediye ediyor.
Fizik temelli birinci şahıs bulmaca oyunu olan Relicta ilk çıkışını 24 Ağustos 2020 tarihinde gerçekleştirdi. Mighty Polygon tarafından geliştirilen ve Ravenscourt tarafından yayınlanan oyun, “Relicta, Chandra Üssü’nün sırlarını açığa çıkarmak için manyetizma ile yer çekimini yaratıcı bir şekilde bir araya getirmen gereken birinci şahıs, fizik temelli bir bulmaca oyunudur.” cümleleriyle tanımlanıyor.
Popüler Battle Royale oyunu PUBG: Battlegrounds, Steam üzerinde süresiz olarak ücretsiz oldu. İşte detaylar...
31 TL’lik oyun Epic Games Store’da ücretsiz
Relicta oyununu ücretsiz yüklemek için Epic Games hesabına sahip olmanız gerekiyor. Hesabınız varsa oyunun Epic Games Store’daki sayfasına gidin ve yükle butonuna dokunun. Ardından şimdi sipariş ver düğmesine tıklayarak Relicta’yı kitaplığınıza ekleyin. Bir defa ekledikten sonra oyun ömür boyu sizde kalıyor.
Epic Games ücretsiz oyun kampanyası kapsamında Relicta’ya 27 Ocak Türkiye saatiyle 19:00’a kadar para ödemeden erişebilirsiniz. Oyunun özelliklerinden kısaca bahsetmek gerekirse;
Derin ve esrarengiz hikaye arka planı: İpuçlarını bulun ve Relicta anomalisi araştırmasının ayrıntılarını bir araya getirin.
Karmaşık fizik bulmacaları: Bu fiziksel bilmeceleri çözmek için yeteneklerinizi yaratıcı yöntemlerle harmanlayın.
Zihni allak bullak eden mekanikler: Yer çekimi ve manyetizma ile istediğiniz gibi oynayın.
Sistem gereksinimleri
Minimum
Önerilen
İşletim sistemi
Windows 7 64 bit
Windows 7 64 bit / Windows 8.1 64 bit / Windows 10
İşlemci
Intel Core i3 / AMD Athlon 64 X2 6400
Intel Core i7 / AMD A8-3870K veya üzeri
Bellek
4 GB RAM
8 GB RAM
Ekran kartı
NVIDIA GeForce GTX 560 / ATI Radeon HD 5770
NVIDIA GeForce GTX 970 / ATI Radeon R9 280 veya üzeri
Bilindiği üzere Battlefield serisinin en yeni oyunu Battlefield 2042, hem oyunculardan hem de profesyonel inceleme sitelerinden aldığı notlarla henüz bekleneni veremedi. Serinin Battlefield’ın son 10 yılında piyasaya çıkan ana oyunlarının en düşük satış rakamlarına ve puan ortalamasına sahip olması sonrası kolları sıvayan DICE Games, oyuncuların beklentilerini karşılamaya çalışıyor.
EA'in sevilen FPS oyunu Battlefield 2042, Microsoft Xbox sahipleri için hafta sonu boyunca ücretsiz olarak oynanabilecek.
Battlefield 2042 için yeni bir skor tabelası geliyor
Bugün itibarıyla Battlefield 2042’ye gelen küçük XP düzenleme güncellemesi sonrasında oyuna dair gelecek yeni ve daha büyük güncellemenin de detayları paylaşıldı. Yapımcı DICE, resmi Twitter sayfası aracılığıyla yaptığı açıklamada, bir süredir oyunun 3.3 yaması üzerinde çalışıldığını ve oyuna gelecek olan bu ilk büyük güncellemenin Şubat ayının ortalarında oyuncularla buluşacağı açıklandı.
Battlefield 2042, kişisel performansa odaklanan ve şerit ilerlemesini ve genellikle bir puan tablosuna ait olmayan diğer istatistikleri takip eden radikal bir tasarımla piyasaya sürülmüştü. Ancak bu tabloda ne takımın geri kalanının detaylı bir biçimde neler yaptığı ne de içinde bulunduğunuz sunucunun ne durumda olduğuna dair hiçbir şey göstermiyordu. Bu tür oyunlar için gayet standart olan bu tür bilgilerin paylaşılmaması oyuncuların tepkisini çekmişti.
Battlefield 2042 için tasarlanan yeni skor tabelası…
Battlefield 2042 yapımcısı DICE, bugün itibarıyla oyun için tasarlanan yeni skor tabelasını paylaşsa da oyunculardan pek de olumlu geri dönüşler alamadı.
Sosyal medyada yorum yapan Battlefield oyuncuları, yeni tasarımın eski oyunlara yeterince benzemediğinden ve takımların neler yaptığının -bir kez daha- belirgin bir biçimde gösterilmemesinden şikayetçi. Buna karşın DICE, bu yeniliğin henüz bir başlangıç olduğunu ve oyunculardan gelen geri dönüşlerle geliştirilmeye devam edeceğini söyledi.
Dünyanın en çok kullanılan bulut oyun platformlarından GeForce Now, yeni dönemde büyümeye ve güçlenmeye devam ediyor. İşte gelen haberler...
Oyunun 3.3 güncellemesiyle ilgili önümüzde günlerde daha detaylı açıklamalar geleceği de DICE tarafından resmen açıklandı. Peki sizler Battlefield 2042 ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.
Microsoft, Windows 11 işletim sistemiyle yenilediği sistem uygulamalarına bir yenisini daha ekledi. Şimdiye kadar Fotoğraflar, Media Player ve Denetim Masası gibi önemli uygulamaların tasarımının güncellenerek Windows 11’le uyumlu hale getirildiğine şahit olduk.
Teknoloji devi şimdi de Görev Yöneticisi’ne el attı. Bilgisayarda çalışan arka plan hizmetlerini, işlemci ve RAM kullanımını ve daha pek çok detayı görmemizi sağlayan Görev Yöneticisi’nin tasarımı ve arayüzü tepeden tırnağa değişiyor. Uygulamanın yeni hali henüz test aşamasında olsa da, erken erişim imkânı yakalayan bir kullanıcı ekran görüntüsünü paylaştı.
Yakın zamanda stabil sürümünü gördüğümüz Windows 11, yeni güncellemesi ile ses menüsünde değişime gidiyor.
Yeni Görev Yöneticisi nasıl olacak?
Yenilenen Görev Yöneticisi ile birlikte sekmeli arayüz tasarımı kaktı. Onun yerine Windows 11′ ile uyumlu kenar çubuğu sistemi kullanıma sunuldu. Önceden üst tarafta bulunan Performans, İşlemler, Uygulama Geçmişi gibi bölümlere artık sol taraftan ulaşılacak. Kullanıcı bir sekmeye tıkladığında onunla ilgili detayları tam ekranda sağ tarafta görecek.
Yeni Görev Yöneticisi, Windows 11 Insiders üyelerine açıldı. Fotoğraf: FireCube
Ek olarak Microsoft, Görev Yöneticisi’ne karanlık mod desteği de getirdi. Opsiyonel olarak sunulan karanlık mod yeni güncellemeyle artık Görev Yöneticisi’nde de kullanılabilecek. Tabii kullanıcılar uygulamayı siyah yerine beyaz görünümle de çalıştırabilecekler.
Windows Insiders üyeleri erişebiliyor
Yeni Görev Yöneticisi şimdilik Windows 11 Insiders üyeleri tarafından kullanılabiliyor. Test aşaması tamamlandığında ise genel kullanıma açılacak.
Sizler de erkenden deneyimlemek isterseniz, Ayarlar > Güncelleştirme ve Güvenlik > Windows Insider Programı bölümünden Dev Channel kanalına katılarak Görev Yöneticisi’nin yeni sürümünü bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz. Ancak test aşaması hala devam ettiği için birtakım sorunlar yaşayabileceğinizi unutmayın.