YouTube, 2016 yılında hayata geçirdiği ‘YouTube Originals’ bölümünde küçültmeye gideceğini duyurdu. Netflix’e rakip olarak çıkan Originals, sadece YouTube’da bulunan senaryolu dizilere, eğitim videolarına ve ünlülerin talk show programlarına ev sahipliği yapıyordu.
YouTube’un Baş İşletme Sorumlusu Robert Kyncl, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada artık, siyahi içerik üreticilere destek amacıyla hayata geçirdikleri Black Voices ve YouTube Kids Fonu kapsamındaki içerikleri finanse edeceklerini belirtti.
YouTube, hem uygulama içi yenilikleriyle hem de ücretlendirme kolaylıklarıyla kullanıcıların platform deneyimlerini arttırmayı hedefliyor.
YouTube Originals Başkanı şirketten ayrılıyor
YouTube Originals Global Başkanı Susanne Daniels, Mart ayında şirketten ayrılacak. 2016’dan beri YouTube’un orijinal içerik operasyonlarının başında duran Daniels, komedi-gerilim dizisi Scare PewDiePie, Cobra Kai, 20 Years In The Desert gibi YouTube’a özgü içeriklere imza atmıştı. Cobra Kai dizisi sonradan Netflix’e geçti yayın hayatına burada devam ediyor.
YouTube’un Baş İşletme Sorumlusu Robert Kyncl yaptığı duyuruda Originals’in, YouTube’un içerik üretici ekonomisinin büyümesinde önemli rol oynadığını kaydetti. Şu anda YouTube İş Ortağı Programı’na 2 milyon içerik üreticinin dahil olduğunu belirten Kyncl, son üç yılda üreticilere, sanatçılara ve medya şirketlerine 30 milyar dolardan fazla ödediklerini aktardı.
Robert Kyncl, YouTube Originals bölümünü küçültme kararının sebebini, “Hızlı büyümeyle birlikte yepyeni fırsatlar doğuyor. Yatırımlarımızı Shorts Fonu, Black Voices Fonu ve canlı alışveriş programlarına yönelttiğimizde içerik üreticiler üzerinde daha fazla etki yaratabilir.”ifadeleriyle açıkladı.
Susanne Daniels’a da teşekkür eden Robert Kyncl, halihazırda sözleşmesi devam eden dizileri finanse etmeye devam edeceklerini; ancak bundan sonra yalnızca Black Voices Fonu ve YouTube Kids Fonu kapsamındaki içeriklere destek vereceklerini duyurdu.
Peki ya sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!
Dünyanın en popüler abonelik sistemine dayalı video akış hizmeti olan Netflix, kendine öz yapımları ile her geçen gün daha fazla insan tarafından tercih ediliyor. Platformda yer alan diziler ve filmler yıllardır milyonlarca insan tarafından izlenirken, ülkemizde de büyük bir kitle Netflix’i aktif olarak kullanıyor. Farklı projelerle hem platformu genişletmek, hem de her telden insana hitap etmek isteyen şirket, son olarak abonelik sistemi ile mobil oyun sektörüne giriş yapmıştı.
Yakın zamanda attığı adımla abonelerine minik bir oyun kütüphanesi sunan ve hitap ettiği kitleyi genişleten Netflix, Xbox Başkanı Phil Spencer’ın dahi övgüsünü kazanmıştı. Bu oyunlar var olan pakete dahil olurken, kullanıcıya herhangi bir masraf çıkarmıyor. Bu da şirketin pazar payını olumlu etkiliyor.
Netflix, uzun süredir devam eden geleneği Top10 listesine bu hafta girmeyi başaran en iyi yapımları paylaştı. İşte detaylar...
Netflix’ten Hearthstone tarzı bir oyun: Arcanium: Rise of Akhan
Bugün platforma yeni bir oyun ekleyen Netflix, oldukça doğru bir adım atmışa benziyor. Hearthstone tarzı bir kart oyununu kullanıcılara sunmaya başlayan şirket, ilerleyen zamanda kütüphanesini daha fazla genişleteceğini de gösterdi. Steam’de 27 TL’lik fiyat etiketi bulunan Arcanium: Rise of Akhan isimli oyun 8 Aralık 2020 tarihinden beri erken erişim aşamasında. Ayrıca Steam kullanıcıları bu oyun için olumlu yorumlar yapmış durumda. Nitekim oyun platformda “Çoğunlukla Olumlu” puan kategorisinde yer alıyor.
Dive into a fantasy world where good, evil, magic, and technology collide for the ultimate tale of fellowship and bravery. Arcanium, an open-world single-player strategy card game, is now on Netflix. pic.twitter.com/vWHgiIY8u4
Hem Android hem de iOS kullanıcılarının oynayabildiği Arcanium: Rise of Akhan, Türkçe arayüz ve altyazı desteğini de beraberinde getiriyor. Netflix üzerinden bu oyunu oynayabilmek için platformun paketlerinden herhangi birini seçip abone olmanız gerekiyor.
Ayrıca daha basit bir oyunu da yine bugün kullanıcılara sunan Netflix, oyun sayısını bir hayli arttırdı. Bugünün ikinci oyunu Krispee Street, yapımcı FrostyPop’un platforma kazandırdığı dördüncü oyun olurken “Where’s Waldo”nun dijital hali olduğu da söylenebilir. Bunların dışında oyun anlamında başka bir gelişme yaşanmadı. En azından, bugün…
Peki siz Netflix kullanıyor musunuz? Sizce mobil oyunlar, abonelik sürecine olumlu etki eder m? Görüşlerinizi yorumlarda belirtebilirsiniz…
Canalys raporuna göre yüzde 9’luk pazar payı ile dünyanın en büyük dördüncü akıllı telefon üreticisi konumunda bulunan OPPO, yakın zamanda Find X5 serisini kullanıcıların beğenisine sunmaya hazırlanıyor. Akıllı telefonların tanıtım tarihi yaklaştıkça ortaya çıkan sızıntıların ve raporların sayısında ciddi bir artış yaşanırken, kısa süre önce serinin standart modelinin işlemcisi belli oldu.
Akıllı telefon sektöründe güvenilir sızıntıları ile ön plana çıkan Digital Chat Station, yakında tanıtılması beklenen Find X5 serisi ile ilgili paylaşımlarına tüm hızıyla devam ediyor. Son olarak Station, serinin standart modelinin işlemcisi başta olmak üzere bazı teknik özelliklerini sızdırdı.
OPPO Find X5 sızdırılmış render görseli
Digital Chat Station’a göre, Find X5 modelinde MediaTek Dimensity 9000 işlemcisi kullanılacak. 4 nm fabrikasyon süreci ile üretilen yonga seti, bir adet 3.05 GHz hızında çalışan ARM Cortex-X2, üç adet 2.85 GHz ARM Cortex-A710 ve dört adet 1.8 GHz ARM Cortex-A510 çekirdeklerine ek olarak Mali-G710 MP10 grafik birimini bünyesinde barındırıyor.
Ön tarafta nokta şeklinde konumlandırılmış 13 Megapiksel selfie kamerası yer alırken, arka tarafta OIS destekli 50 Megapiksel ana kamera ve 50 Megapiksel ultra geniş açılı ve 13 Megapiksel derinlik sensöründen oluşan üçlü kamera kurulumu bizleri karşılıyor.
OPPO Find X5 sızdırılmış render görseli
80W kablolu, 50W kablosuz ve 10W ters kablosuz şarjı destekleyen 5.000 mAh’lik bataryadan beslenen cihazın kutudan çıkar çıkmaz Android 12 tabanlı ColorOS 12.1 arayüzünü çalıştırması bekleniyor.
OPPO Find X5’in sızıntılara göre serinin diğer üyeleri ile birlikte mart ayında düzenlenmesi beklenen Çin etkinliğinde kullanıcıların beğenisine sunulması bekleniyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce OPPO Find X5 serisi, kullanıcılara tasarım ve teknik özellik açısından neler sunmalı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Oyun ve eğlence sektörlerinin gelmiş geçmiş en büyük satın alımlarından biri bu hafta içerisinde gerçekleşti. Dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan Microsoft, oyun havuzundaki büyük yapımlarla adeta para basan Activision Blizzard firmasını resmen satın aldı.
68.7 milyar dolarlık inanılmaz bir rakamla tamamlanan anlaşma sonrası birden fazla soru işareti oluştu. İlk akla gelen, Microsoft’un Call of Duty ve Overwatch gibi marka yapımları PlayStation’dan çekip çekmeyeceği olmuştu. Xbox markasının patronu Phil Spencer, konuyla ilgili ilk resmi açıklamayı yaptı.
Sony, Xbox'ın Activision Blizzard hamlesinden olumsuz etkilendi. Şirketin Tokyo borasında hisselerinin düştüğü öğrenildi.
Microsoft cephesinden gelen açıklama kafa karıştırdı
Dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan Microsoft’un neredeyse 70 milyar dolarlık bir anlaşmayla Activison Blizzard’ı satın alması eğlence sektöründe adeta bomba etkisi yarattı. Rakibi Sony’nin hisselerinin yalnızca bir günde yüzde 13 oranında düşmesine sebep olan bu satın alımla ilgili sular durulmuyor.
Phil Spencer
Microsoft’un Activision hamlesinin Game Pass abonelerinde bir patlama yaratacağı şimdiden aşikar. Buna karşın Sony PlayStation sahiplerinin aklındaki en büyük soru işareti ise Call of Duty, Warcraft, Diablo, Overwatch ve Hearthstone gibi önemli yapımların artık Sony PS konsollarında satışa sunulup sunulmayacağı konusu oldu. Konuyla ilgili ilk açıklama, Microsoft’un Xbox departmanının patronu ve tüm operasyonlardan sorumlu ismi Phil Spencer cephesinden geldi.
Konuyla ilgili Bloomberg tarafından bir açıklama yapması istenen Phil Spencer, her ne kadar konuyla ilgili detaylı bir bilgilendirme yapmamış olsa da satır aralarında önemli bir bilgi paylaştı. Spencer, Activision Blizzard oyunlarını Sony platformlarında deneyimleyenleri bu oyunlardan uzak tutmak gibi bir niyetleri olmadığını belirtti.
İşte Spencer’ın açıklaması:
Sadece şunu söyleyebilirim ki an itibarıyla Activision Blizzard oyunlarını Sony’nin platformunda oynayan kitleyi platformdan koparmak gibi bir niyetimiz yok. Daha önce de bu konudaki presiplerimize bağlı kalmaya çalıştık.
Burada dikkat çeken ibare, oyunları halihazırda deneyimleyenler için bir değişiklik yapılmayacağı yönünde. Bu anlamda, Microsoft’un PlayStation konsollarına çıkmış olan Activision Blizzard oyunlarını satıştan çekmeyeceği, buna karşın yeni dönemde piyasaya çıkacak olan oyunları da bu platforma getirmeyeceği düşünülebilir.
Peki sizler bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşabilirsiniz.
Sosyal medya kullanımı yaygınlaşmaya devam ediyor. Bu platformlarda insanlar günlük yaşantılarından tutun yiyip içtiklerine kadar pek çok paylaşıyor. Ancak her ülke bu durumu hoş karşılamıyor. Bazı ülkeler, güvenlik ya da prensip gibi nedenleri öne sürerek sosyal medya kullanımını yasaklıyor. Biz de sizler için Twitter‘ı baz olarak sosyal medya karşıtı olan ülkeleri listeledik. İşte ayrıntılar…
Twitter Spaces, uzun zamandır beklenen özelliği için sonunda düğmeye bastı. Buna göre Twitter Spaces ses kayıt alma özelliği artık devrede.
Twitter’ı yasaklayan ülkeler
Twitter’a erişim engeli getiren ülkeler listesine baktığımızda ilk olarak Kuzey Kore‘yi görüyoruz. Saç kesiminden giyim tarzına kadar birçok özgürlüğün kısıtlı olduğu ülkede tabii ki Twitter da yasak. Sosyal medya platformlarının kontrolünü de her şey gibi ülkenin lideri Kim Jong-Un tarafından sağlanıyor.
Dünyanın fabrikası olan üretim ülkesi Çin, Twitter’ı ülkelerinde engelleyenler arasında bulunuyor. Aynı zamanda ülkede Twitter’ın yanında Facebook ve YouTube da engelli durumda. Halk bunlar yerine devlet kontrolünde olan Weibo, Renren ve Youku gibi yerel platformları kullanıyor. Hatta bu platformlarda da ünlülerin ve zenginlerin gösteriş yapması yasak. Bu durum halkın popüler kültürden bihaber şekilde yaşamasını sağlıyor.
Hindistan, Pakistan ve Bangladeş gibi az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer alan Asya ülkelerinde de durum aynı şekilde. Genellikle siyasi nedenlerden ya da popüler kültürden uzak tutmak için yapılan Twitter yasağı mevcut durumda.
Afrika ülkelerinde ise durum biraz karışık. Twitter, daha önce Nijerya‘da yasaklıydı. Ancak Nijerya hükümeti, sosyal medya özgürlüklerinin kısıtlandığı nedeniyle bu yasağı kaldırdı. Nijerya dışında on yedi tane Afrika ülkesinde Twitter yasaklı konumda. Fakat Nijerya’nın yasağı kaldırması diğer ülkeler için de yeşil ışık yaktı.
Twitter’ın yasak haritası
Siz ülkelerin Twitter’ı yasaklaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce ülkeler için gerekli mi yoksa özgürlüğe karşı bir uygulama mı? Yorum yaparak düşüncelerinizi bizimle paylaşabilirsiniz…
İşlemci dünyasında akıllara ilk olarak gelen Intel, yeni nesil işlemcileriyle adından söz ettirmeye devam ediyor. Şirket, yüksek performansa sahip işlemcileri ürettiğini göstermek adına bir dizi testleri gözler önüne seriyor. Son olarak Intel’in Core i3-12300’ü, Y-cruncher testine girdi.
Eğitimde kullanılması üzere tasarlanan, Snapdragon 7c işlemcili ve Windows 11 işletim sistemli Lenovo 10w Tablet tanıtıldı.
Rekor, Asus ROG Maximus Apex Z690 anakart ile geldi
Intel’in Core i3-12300, hız aşırtmacı olan Phantom K tarafından 5.442 MHz’e yükseltildi ve 33,3 saniyelik bir Y kırıcı süresiyle sonuçlandı. Böylece daha önce AMD Ryzen 5300G’in elinde bulundurduğu 52 saniyelik dört çekirdekli rekorunu geride bıraktı. Testin ardından işlemci, dünyanın en hızlı dört çekirdekli CPU’su unvanını eline aldı.
Rekor denemesinde kullanılan bilgisayar, bir Asus ROG Maximus Apex Z690 anakarta ve CL30 zamanlamalarına sahip 32GB DDR5-6736 RAM’e sahipti. Genellikle büyük hız aşırtmalarda CPU’yu soğutmak için sıvı nitrojen kullanılır. Fakat bu kez soğutma işlemi için kuru buz kullanıldı. Bu soğutma koşulları altında Core i3-12300, en yüksek sıcaklık olarak 90 dereceyi gördü.
Intel’in Alder Lake serisi etkilemeye devam ediyor. Son olarak düni ortaya çıkan en son kıyaslama Chromebook ve Windows 11 S-modu dizüstü bilgisayar hayranlarını heyecanlandırdı. Çift çekirdekli Alder Lake yongası olan Intel Celeron G6900 tek çekirdek performansında 1.403 ve Geekbench 5’in çok çekirdekli testlerinde 2.577 puan aldı. Bu bir rekor denemesi olmasa da oldukça etkileyici bir performans olarak göze çarpıyor.
Canalys raporuna göre yüzde 12’lik pazar payı ile dünyanın en büyük üçüncü akıllı telefon üreticisi konumunda bulunan Xiaomi, geçtiğimiz haftalarda tanıttığı MIUI 13 arayüzünün küresel sürümü için çalışmalarına başladı. Halihazırda yeni sürümü Çin’deki cihazlarına beta ve kararlı olmak üzere göndermeye devam eden şirket, son dönemde odağını küresel pazarlara çevirmeye başladı.
Xiaomi'nin alt markası POCO'nun sevilen modellerinden POCO F3'e MIUI 13 yükledik ve inceledik! İşte kurulum rehberi!
MIUI 13, küresel pazarlara ne zaman gelecek?
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yılın ekim ayında orta segmente hitap eden Redmi Note 11 serisi tanıtılmıştı. İlk etapta Çin’de satışa çıkan serinin küresel pazarlara gelmesi konusunda ileri bir tarih işaret edilmişti. Kısa süre önce de serinin küresel sürümlerinin 26 Ocak’ta düzenlenecek etkinlikte tanıtılacağı resmen açıklandı.
Bu açıklamadan hemen sonra MIUI resmi Twitter hesabından küresel pazarlardaki Xiaomi kullanıcılarını bir hayli heyecanlandıran şöyle bir paylaşım yapıldı;
Zamanı geldi. Harika bir şey olmak üzere. Bizi izlemeye devam edin. #MIUI13
Tabii bu paylaşımın Xiaomi’nin 26 Ocak’ta etkinlik düzenleyeceğini duyurmasının hemen ardından yapılması oldukça manidar. Durum böyle olunca MIUI 13 küresel sürümünün bu etkinlikte tanıtılacağı yönünde iddialar da ortaya çıktı. Hatta şirkete yakınlığıyla bilinen bazı kaynaklar söz konusu iddiaları resmen doğruladı.
Xiaomi’nin önümüzdeki hafta düzenlenecek etkinlikte MIUI 13’ün beraberinde getirdiği yenilikleri ve değişiklikleri duyurmasına ek olarak küresel pazarlardaki hangi cihazların yeni sürüme güncelleneceğini açıklaması bekleniyor. Bu doğrultuda ilk etapta amiral gemisi modelleri özelinde beta sürecinin başlaması ve belirli bir süre sonra son iki yılda çıkış yapan tüm modellere gönderilmesi bekleniyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? MIUI 13, iddia edildiği gibi 26 Ocak’ta düzenlenecek etkinlikte küresel olarak tanıtılabilir mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan ve 200 Megapiksel çözünürlükte arka kamerayla geleceği öğrenilen, Frontier kod adına sahip Motorola cihazı, yavaş yavaş netleşmeyi sürdürüyor. Bir zamanlar telefon sektörünün en güçlü üreticilerinden olan ancak akıllı telefonların yaygınlaşması ile kullanıcı kitlesini kaybetmiş ve yıllarca adeta unutulmuştu. Şirket, son birkaç senedir ise Android modeller ile tekrar güç kazanmaya çalışıyor.
Kısıtlı sayıda üreticinin bulunduğu katlanabilir telefonu pazarına en başından beri yatırım yapıp ürün kazandıran, ayrıca her segmentte telefon bulunduran Motorola, yeni Frontier modeli ile 2022 yılının en iddialılarından biri olacak. Nitekim telefonda 200 Megapiksel kamera ve Qualcomm cephesinin en güçlüsü olan Snapdragon 8 Gen 1 işlemci bulunacak.
Motorola'nın Frontier adını verdiği 200 Megapiksel kameralı amiral gemisi model için çalışmalara başladığı ortaya çıktı.
Motorola Frontier donanımsal anlamda çok iddialı
Ortaya atılan iddialara göre sadece Motorola değil, diğer üreticiler ve modeller için de bu yılın en tepe cihazı olacak olan Frontier, henüz birçok açıdan netleşmemesine rağmen büyük merak uyandırıyor. Gücünü 4nm üretim sürecinden geçen Snapdragon 8 Gen 1 işlemcisinden alması beklenen telefonda 6.67 inç büyüklüğünde FHD+ çözünürlükte 144Hz yenileme hızına sahip OLED bir ekran bulunacak. 120W kablolu ve 50W kablosuz hızlı şarj özelliğinin yanı sıra 4500 mAh-5000 mAh kapasiteli bir pili Motorola Frontier’da bekleyebiliriz
Özellikle kamera tarafında son derece iddialı olan amiral gemisi, Samsung HP1 sensörlü 200 Megapiksel çözünürlükte arka kamera ile yılın en iddialı fotoğraflarını çekecek. Tabi ki, kağıt üzerinde… Ayrıca 50 Megapiksel çözünürlükte Samsung JN1 sensörlü ultra geniş açılı ikinci ve 12 Megapiksel çözünürlükte telefoto üçüncü kamera Motorola Frontier’in arka tarafında dikkat çekecek.
Ön tarafta da yine Megapiksel şöleni yaşanacak. 60 Megapiksel çözünürlükte bir özçekim kamerasını kullanıcıya sunması beklenen amiral gemisinde daha hangi özellikler bulunacak bilinmiyor. Bu arada belirtmekte fayda var. Megapiksel değeri kamera için kendi başına bir hiçtir. Hatta ve hatta kamera tarafındaki yazılım ve lens kalitesi, Megapiksel değerinden çok daha önemlidir. Nitekim Google Pixel modelleri anlattıklarımız için oldukça iyi bir örnek temsil etmekte (Bu yıl tanıtılan Pixel 6 serisinde 12 Megapiksel çözünürlükte kameralar bulunuyordu.).
Bakalım Motorola, yeni telefonunu sadece sayılardan ibaret mi kılacak? Yoksa gerçekten yılın en iyi telefonu yolda mı? Bunu zaman gösterecek…
Akıllı telefonları altın gibi değerli madenlerle kaplayarak dudak uçuklatan fiyatlara satmasıyla bilinen aksesuar üreticisi Caviar, yine ilginç bir koleksiyonla gündemde. Firma, geçtiğimiz yılın eylül ayında tanıtılan iPhone 13 Pro ve Pro Max modellerini 2019 yılının sonlarına doğru patlak veren küresel pandemiyi farklı bir bakış açısıyla bir araya getirdi.
Bu yılın sonlarına doğru tanıtılması beklenen iPhone 14 serisinin teknik özelliklerinden bazıları sızdırıldı. İşte detaylar...
Caviar’dan altın kaplama QR kodlu iPhone 13 Pro koleksiyonu
Bilindiği üzere küresel pandeminin başlaması ile ülkemiz dahil tüm dünyada çeşitli önlemler alınmaya başlandı. Bunlara HES kodu, aşı sertifikası ve test sonuçlarını örnek gösterebiliriz. Bu konseptle yola çıkan Caviar, kısa süre önce arkasına 18 ayar altından QR kod işlenmiş iPhone 13 Pro ve Pro Max modellerini Digital Signature koleksiyonu adı altında satışa çıkardı. Böylelikle aşı sertifikası ve HES kodları, akıllı telefonların arka tarafına altından yapılmış bir QR kodla işlenebilecek.
Tabii Digital Signature koleksiyonu sadece HES kodu ve aşı sertifikasından ibaret değil. Kullanıcılar dilerse; kartvizit, web sitesi ve sosyal medya hesapları gibi akla gelebilecek birçok şeyi iPhone 13 Pro ve Pro Max modellerinin arkasına altından QR kodla işletebiliyor.
Digital Signature koleksiyonunun üç farklı lüks seçeneğiyle satışa çıktığını belirtelim. Bunlardan ilki ve en ucuzu, arka paneli titanyum PVD kaplamadan yapılmış ve sadece QR kodu altın malzemeden olan Phone 13 Pro ve Pro Max. Bu seçeneğin fiyatı 6 bin 220 dolardan başlıyor.
İkinci seçenek ise geçtiğimiz haftalarda vizyona giren The Matrix filminden ilham alan, altın motifleri ve QR kodu bulunan QR Matrix. Bunun fiyatı ise 6 bin 370 dolar.
Üçüncü ve en pahalı seçenek, QR kodu ve arka panelinin tamamı altınla kaplanmış olarak geliyor. Bu seçeneğin fiyatı da 35 bin 370 dolardan başlıyor. Son olarak tüm seçeneklerin farklı depolama opsiyonlarına sahip olduğunu ve bu nedenle fiyatlandırmanın değişebileceğini belirtelim.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Caviar’ın satışa çıkardığı Digital Signature koleksiyonu hakkındaki fikirlerinizi neler? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Türkiye’nin en köklü otomotiv şirketlerinden biri olan TEMSA, 2021’i başarılı bir finansal büyümeyle kapattı. Şirket, geçtiğimiz yıl içerisinde adet bazında satışlarını yüzde 90, ihracatını yüzde 144 artırdı. Tüm ürünlerde toplam satış adeti ise geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 122 yükseldi. Tarihinin ilk elektrikli otobüs satışını İsveç’e yapan TEMSA, yurtdışına 2021 yılı içinde de 50 elektrikli otobüs satışı gerçekleştirdi. İşte ayrıntılar…
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, pandemi döneminde 335 kişisel koruyucu donanımı denetlediğini, 41 güvensiz ürün tespit ettiğini açıkladı.
TEMSA, pandemiye rağmen büyüdü
2020 yılının sonundan itibaren Sabancı Holding ve Skoda Transportation’ın da hissedarı olan PPF Group ortaklığında faaliyetlerini sürdüren TEMSA, yeni ortaklık yapısı altındaki ilk yılını büyük başarılarla tamamladı. Şirket, dünyayı kasıp kavuran pandemi koşullarına rağmen büyük başarılara imza attı. Raporlara ilişkin detayları paylaşan şirketin CEO’su Tolga Kaan Doğancıoğlu şunları söyledi:
Otobüs, midibüs ve hafif kamyon segmentinde yaklaşık 2000 adetlik araç satışı gerçekleştirdik. 2021’in bizim için en büyük başarılarından biri ihracattaki güçlü konumumuzu pekiştirmemiz oldu. Bu alanda gerek yenilikçi ürünlerimiz gerekse güçlendirdiğimiz bayi ağımızla ihracatımızı da yine adetsel bazda yüzde 144 oranında artırdık ve 18 farklı ülkeye araç satışı yaptık. TEMSA’nın toplam satış adeti de geçtiğimiz yıla göre yüzde 122 yükseldi.
2021’in özellikle elektrikli araçlar konusunda yaşanan gelişmelerle TEMSA tarihine geçtiğini de sözlerine ekleyen Tolga Kaan Doğancıoğlu, “TEMSA’nın uzun yıllara dayanan elektrikli araç yolculuğunun ilk meyvesini geçtiğimiz yıl içinde aldık ve TEMSA tarihinin ilk elektrikli araç teslimatını geçtiğimiz yıl içinde İsveç’e gerçekleştirdik.
Diğer yandan, kardeş şirketimiz Skoda’nın logolarını taşıyan ilk elektrikli araçlarımızı da Adana’daki fabrikamızda üreterek Prag’a teslim ettik. Yine Romanya, Sırbistan, Buzau, Arad, Druskininkai ile yaptığımız anlaşmalarla TEMSA’nın elektrikli araçları bu ülkelerde de yollarda olacak.
Ayrıca şehirler arası yolculuk için tasarladığımız elektrikli aracımız bugün ABD’nin California eyaletinde, dünya teknoloji devlerine ev sahipliği yapan Silikon Vadisi’nde pilot uygulamalarına devam ediyor. Yurt dışında bunları yaparken, yurt içinde de ASELSAN ile birlikte geliştirdiğimiz Türkiye’nin ilk yüzde 100 yerli elektrikli otobüsünün yollara çıkması için Samsun Büyükşehir Belediyemiz ile imzaları attık.
2022 ve ötesi için de hedeflerini paylaşan Tolga Kaan Doğancıoğlu, sürdürülebilirlik ve teknoloji alanında ortaya konacak başarıların şirketlerin geleceklerinde belirleyici olacağını belirtti. Elektrikli araçların TEMSA’nın sürdürülebilirlik ve teknoloji vizyonunun en önemli göstergesi olduğunu ifade eden Tolga Kaan Doğancıoğlu şunları söyledi: “Bizim elektrikli araçlar konusundaki vizyonumuzun temelinde birkaç unsur var. dedi.
Çevreye karşı bir sorumluluğumuz var
2022 ve ötesi için de hedeflerini paylaşan Tolga Kaan Doğancıoğlu, sürdürülebilirlik ve teknoloji alanında ortaya konacak başarıların şirketlerin geleceklerinde belirleyici olacağını belirtti. Elektrikli araçların TEMSA’nın sürdürülebilirlik ve teknoloji vizyonunun en önemli göstergesi olduğunu ifade eden Tolga Kaan Doğancıoğlu şunları söyledi: “Bizim elektrikli araçlar konusundaki vizyonumuzun temelinde birkaç unsur var.
İlki çevreye karşı sorumluluğumuz. Uluslararası Enerji Ajansı’nın araştırmasına göre, yakıt kaynaklı global emisyonun yüzde 24’ünü ulaşım sektörü sağlıyor. Bunun yüzde 75’i de kara araçlarından kaynaklanıyor. Toplu taşıma araçları doğası itibariyle emisyonu azaltıyor. Bir de bunun üzerine elektriklenmeyi ve hidrojeni koyduğumuzda çarpan etkisi yaratıyor.
9 metrelik şehir içi otobüs ortalama 60 aracı trafikten kaldırıyor. Ya da 12 – 18 metrelik bir belediye otobüsü 90 ila 120 otomobili trafikten kaldırabiliyor. Örnek olarak; sadece bir tane Avenue Electron aracımız, yılda yaklaşık 528.000 litreye kadar yakıt tasarrufu sağlayabiliyor. Bu da yaklaşık 1.400 ton CO2 salınımının durdurulması anlamına geliyor.
TEMSA’nın teknolojik ürünleriyle, kendi sektöründe katma değerli ihracata da öncülük ettiğini vurgulayan Tolga Kaan Doğancıoğlu, “2021 yılı ülke ihracatımızın kilogram birim değeri yaklaşık 1,3 dolar. Bu bizim sektörümüzde 10-11 dolar civarında. TEMSA’nın ihracatına baktığımızda da konvansiyonel araçlarda bu rakam 20 dolar civarındayken elektrikli araçlarda bu 30 doların dahi üzerine çıkıyor.
Yani TEMSA bugün ülkemiz ihracatına da çok önemli katkılar sunuyor. Elektrikli araçların yaygınlaşması bu katkıyı ciddi şekilde pekiştirecektir. Burada en büyük avantajımız TEMSA’nın artık otomotiv odaklı bir teknoloji şirketine dönüşümünü tamamlamamış olmamız.
Her yıl cirosunun yaklaşık yüzde 4’ünü Ar-Ge’ye ayıran, inovasyonu bir şirket kültürü olarak benimsemiş, Adana’da bulunan TEMSATech yapılanmasıyla kendi batarya paketlerini dahi geliştirme kabiliyetine erişmiş ve teknolojisini her geçen gün geliştiren TEMSA, önümüzdeki dönemde de faaliyet gösterdiği tüm alanlarda sektöre öncülük etmeyi sürdürecektir” şeklinde konuştu.
Ülkemizde elektrikli araçlar konusunda topyekün bir seferberliği ihtiyaç olduğunu ifade eden Tolga Kaan Doğancıoğlu, “Biz teknolojimizle, altyapımızla, insan kaynağımızla buna hazırız. Türk sanayisi, Türk otomotiv sektörü buna hazır. Şu an elimizde çok büyük bir fırsat var. Hem ekonomik hem de çevresel kazanımları düşündüğümüzde elektrikli araçlar ülkemizin iktisadi kalkınmasına da ışık tutacak konulardan biri.
Elektrikli araçların ilk yatırım maliyeti konvansiyonel araçlara göre biraz daha yüksek. Ancak 5-6 yıllık kullanımda bunların dizel araçlardan çok daha ekonomik olduğunu da hepimiz biliyoruz. İlk yatırım maliyetindeki zorluğu aşmak, yerel yönetimlerin finansman zorluğunu giderebilecek bir teşvik sistemi ya da mali destek olursa elektrikli otobüslerin toplu ulaşımda kullanımı da hızla artacaktır. İfadelerini kullandı.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Xiaomi’nin alt markası POCO’nun sevilen modellerinden POCO F3’e MIUI 13 yükledik ve inceledik! İşte kurulum rehberi!
POCO F3’e MIUI 13 kurduk!
Dilerseniz sözü uzatmadan sizleri videomuz ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.
EU ROM indirmek için: https://xiaomi.eu/community/
Tüm modeller için ROM listesi: https://xiaomifirmwareupdater.com/
Minimal ADB ve FastBoot indirmek için: https://xiaomitools.com/minimal-adb-and-fastboot/
TWRP indirmek için: https://twrp.me/
MIUI 13 özellikleri
Özellikle tasarımsal anlamda ciddi yenilikler ile gelen MIUI 13, buna ek olarak optimizasyon ve performans anlamında da ciddi geliştirmelerle geliyor. İşte Xiaomi‘nin yeniAndroid 12 tabanlı arayüzünün sahip olduğu tüm yenilikler ve özellikler.
MIUI 13 ile performansa vurgu yapan Xiaomi, MIUI 12’ye kıyasla yaklaşık yüzde 52 daha verimli bir deneyim vaat ediyor. 12.5 ile kıyaslandığında ise bu oran yüzde yüzde 20 ila 26 arasında seyrediyor. Bu duruma rağmen optimizasyon kısmında iyileştirmeler ile pil tüketiminde denge sağlanmış durumda.
Konum ve saat gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak kullanmadığımız uygulamaları tespit eden arayüz, bunları kapatarak güç tüketiminin önüne geçiyor. Bunun dışında MIUI 13, daha iyi enerji tasarrufu modu, akıllı araçlar, Android 12 ve sanal ram uzantısını da Xiaomi telefonlara getirecek.
MIUI 13’ün akıcılığındaki en önemli etken ise Focus Computing 2.0’ın desteği. Sistem yalnızca tam ekran hareketleri gibi temel senaryoları algılamakla kalmıyor, aynı zamanda üçüncü parti uygulamalar hızlı optimizasyon sağlıyor. Bu da kullanımdaki akıcılığını büyük ölçüde artırır.
Güvenlik ile ilgili çalışmalar yürüten Xiaomi, “elektronik sahtekarlık koruması” adı verilen yeni sistemini tanıttı. Üç adımdan oluşan bu sistem, kullanıcıların sadece yüzünü değil, vücudunun üst kısmı gibi diğer fiziksel özelliklerini de kaydediyor. Böylelikle benzer yüze sahip olan insanlar bile telefonunuzu açamıyor.
Bu sayede şirket, hali hazırda sunduğu yüz tanıma teknolojisinde çok daha başarılı sonuçlar verebiliyor. Aynı zamanda yeni güvenlik özelliklerini tanıtan şirket, kimlik kartı fotoğrafları ve kredi kartı bilgileri gibi bilgiler gönderirken MIUI 12.5’ten daha güvenli olduğunu vaat ediyor. Son eklenen güvenlik özellikleri, özellikler Apple’ın iOS 15 ile getirdiği seçenekleri kullanıcılara anımsattı.
Dünyanın en büyük içerik platformlarından birisi olan YouTube, kullanıcılarına daha iyi hizmet verebilmek adına dönem dönem yenilikler getiriyor. Kullanışlı arayüzü ve yoğun içeriğiyle de kullanıcıların en büyük tercihi olan platform, abonelerine bu kez de ücretli üyeliklerde ödeme kolaylığı sunmak için kolları sıvadı.
Sık sık aldığı yeni güncellemelerle popülerliğini günden güne arttıran Microsoft'un Edge tarayıcısı, yeni bir özellikle geliyor.
Yıllık Aboneliklerde son indirim günü 23 Ocak
YouTube, yeni Premium abonelik ücretlerini açıkladı. Platform, ilk kez yıllık abonelik ücretlendirme hizmetini sundu. Ayrıca belirli ülkelerde 23 Ocak‘a kadar özel indirim bulunuyor. ABD, Kanada, Meksika, Brezilya, Rusya, Türkiye, Almanya, Tayland, Hindistan ve Japonya’da bu tarihe kadar ülkelere özel sunulan indirimli yıllık abonelikler geçerli olacak.
Türkiye’de abonelik şartları nedir? Nasıl abone olunur?
Özel yıllık abonelik teklifinden Türkiye de yararlanıyor. YouTube, 23 Ocak tarihine kadar yıllık abonelik ücretini 152,99 tl olarak belirledi. Platform, teklifleri hem yeni hem de mevcut kullanıcılar için geçerli kılıyor. Ayrıca sadece YouTube Musıc için yıllık üyelik isteyenlere yine 23 Ocak tarihine kadar 125,99 tl abonelik ücreti belirlendi.
Şu anda bazı akıllı telefonlarda YouTube’un mobil uygulamasından yıllık planın bulunduğu panele erişim sağlanamıyor. Ancak abone olmak için öncelikle youtube.com sitesinden hesabınızı açmalısınız. Ardından YouTube panelinde “YouTube’dan Daha Fazla İçerik” sekmesinde bulunan YouTube Premium seçeneğini tıklayınız. Buradan ödeme seçeneklerinin bulunduğu pencere açılıyor. “Yıllık plan, aile planı veya öğrenci planı ile tasarruf edin” yazılı cümleye tıklayınız. Seçenekler arasında Yıllık Plan ile üyeliğinizi oluşturabilirsiniz
Platformun aylık abonelik ücretlendirmesi ise 16,99 tl olarak sunuluyor. Bu abonelikte öncelikle ilk ay ücretsiz deneme süresi veriliyor. YouTube Premiumda aile programı kullanmak isteyen kullanıcıların aylık olarak 25,99 tl ücret vermeleri gerekiyor. Bu üyelik kapsamında da ilk ay ücretsiz olup, 5 kişiye kadar kullanıcı sayısı kabul ediliyor. Son olarak öğrenci programı kapsamında uygun kullanıcılar yine ilk ay ücretsiz olarak 9,99 tl aylık ödeme ücreti ile platformun içeriklerinden faydalanabilirler.